Dünya 31.05.2026 06:40 Güncelleme: 30.05.2026 16:10

Bolivya'da yerli halkın isyanı başkenti kuşattı

Bolivya'nın başkenti La Paz, haftalar önce başlayan ve her geçen gün derinleşen bir halk isyanıyla kuşatılmış durumda.
Bolivya'da yerli halkın isyanı başkenti kuşattı

Yerli halkın, madencilerin, köylülerin ve işçi sendikalarının öncülük ettiği bu ayaklanma yalnızca bir hükümetin kaderini değil, Latin Amerika’nın tüm siyasi kaderini sorgulatır hale geldi.

Bolivya Cumhurbaşkanı Rodrigo Paz Pereira, 28 Mayıs’ta ülkenin “kırılma noktasına geldiği” uyarısını yaptı. Yaklaşık bir aydır süren protestolar yiyecek, yakıt ve hayat kurtaran ilaçlarda ciddi kıtlığa yol açtı. ABD destekli Paz, altı ay önce göreve başladığında ülke zaten kırk yılın en ağır ekonomik krizinin ortasındaydı ve orta sağ politikalarına duyulan öfkenin üzerine oturdu. 

“Çer-Çöp Benzin” skandalından isyana

Cumhurbaşkanı Rodrigo Paz Pereira, göreve gelir gelmez akaryakıt sübvansiyonlarını kaldırdı. Bu hamle başlangıçta büyük bir protesto dalgası yaratmadı zira halk, yıllarca yaşanan yakıt kıtlığından bıkmıştı. Ancak hükümetin ardından düşük kaliteli benzin ithal etmesi bardağı taşırdı. “Çer-çöp benzin” skandalı adıyla anılan bu olay, araçlarına zarar gelen taşımacıların başlattığı grevlerle büyük bir protesto dalgasına dönüştü ve devlet petrol şirketindeki iki üst düzey yetkilinin istifasına yol açtı. 

Mayıs ayının başında ise ikinci bir kıvılcım çaktı. Hükümetin çıkardığı 1720 Sayılı Yasa, küçük tarım arazilerinin banka kredileri karşılığında ipotek edilmesinin önünü açıyordu. Yerli örgütler ve köylü birlikleri bu yasayı topraklarına el koymanın resmi kılıfı olarak gördü ve ülke genelinde 67 karayolu abluka altına alındı. Cumhurbaşkanı Rodrigo Paz Pereira yasayı 13 Mayıs’ta geri çekti; ancak bu adım protestocuları durdurmaya yetmedi. Ateş artık çok daha büyük bir alana yayıldı.

Pazarlar boş, hastaneler oksijensiz

Bolivya İşçi Merkezi COB, köylü sendikaları ve madencilerin öncülük ettiği iki haftayı aşan yol kapatmalar, La Paz’ın pazarlarını boşalttı ve hastane oksijen depolarını tüketti. Hükümet, acil araçların tıbbi merkezlere ulaşmasının engellenmesi nedeniyle en az üç kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. 

Cumhurbaşkanı Rodrigo Paz Pereira en köklü ve büyük devlet hastanesi olan Clinicas de La Paz’daki doktorlar AFP’ye yaptıkları açıklamada yalnızca birkaç günlük oksijenleri kaldığını söyledi. “İlaçlar pahalanıyor, bir kısmı tükenmeye başladı” dedi. Astım ve kalp sorunu olan 13 yaşındaki oğlu için derin bir kaygı taşıdığını belirtti. 

İş dünyası kuruluşlarına göre protestolar ve yol kapatmalar Bolivya ekonomisinden günde 50 milyon dolar çalıyor; yaklaşık 5.000 araç karayollarında mahsur kalmış durumda. Cumhurbaşkanı Rodrigo Paz Pereira’nın hesabına göre toplam kayıp ise 600 milyon doları aştı.

19 yıllık birikmiş öfke

Bu isyan tek bir yasaya ya da tek bir gruba ait değil. Çarşıların önünde bekleten kadınlar, dinamit taşıyan madenciler, okul önlerinde direnen öğretmenler ve yüzlerce kilometre yürüyen yerli köylüler hepsi farklı bir dertle aynı noktada buluştu. 60 yaşındaki çiftçi Ivan Alarcon, 90 kilometre uzaktaki Caquiaviri’den kalkıp La Paz’a geldi ve “Onun istifa etmesini istiyoruz çünkü yetersiz. Bolivya kaos içinde” dedi. 

Cochabamba’daki Andean Information Network’ün direktörü Kathryn Ledebur durumu şöyle özetledi, “Bolivya, 19 yıl boyunca yerli halkların ve sosyal hareketlerin eşit haklara ve siyasi temsile sahip olduğu bir ülkeydi. Cumhurbaşkanı Rodrigo Paz Pereira’nın vaat ettikleriyle uyguladıkları arasında derin bir uçurum var.” dedi.

Sahneye eski Cumhurbaşkanı Evo Morales giriyor

Eski Cumhurbaşkanı Evo Morales, Bolivya’nın ilk yerli kökenli lideri, ülkeyi üç ardı ardına dönem boyunca yönetmiş ve neredeyse tartışmasız bir otorite kurmuş biri uzaktaki tropikal bölgedeki sığınağından 190 kilometrelik bir yürüyüşü organize ederek La Paz’a doğru harekete geçti. Ancak Morales’in dönüşü de tartışmasız değil. Kendisi Cumhurbaşkanlığı döneminde reşit olmayan bir kıza istismar iddiasıyla suçlanıyor ve hakkında yakalama kararı bulunuyor. Yine de Morales’in destekçileri bu iddiaları siyasi komplo olarak nitelendiriyor ve yürüyüşe katılmaya devam ediyor. 

Latin Amerika’nın büyük sınavı

Bolivya’da tutuşan bu ateş, bölgenin tamamını sınıyor. Arjantin’de Milei, Şili’de Kast benzer neoliberal reformları hayata geçirirken Bolivya’daki isyan onlar için de bir uyarı işareti niteliği taşıyor. Brezilya’da ise sol eğilimli Lula hükümetine rağmen São Paulo’da üniversite öğrencileri ve öğretmenler eyaletin aşırı sağcı valisinin kemer sıkma politikalarına karşı greve gitti. Bolivya’nın 2024’te BRICS ortağı olan ülke olduğu hatırlandığında bu isyan yalnızca bir iç siyasi kriz değil, küresel güç dengelerini de ilgilendiren bir kırılma noktasına dönüşüyor. 

Bu haber Türkiye için ne kadar önemli?

Bolivya uzak bir ülke gibi görünebilir. Ama tabloya daha geniş bir açıdan bakıldığında tablo farklılaşıyor. Türkiye’nin yakından tanıdığı enflasyon, yakıt zamları, asgari ücret baskısı ve yerli halkların toprak talepleri bu isyanın tam merkezinde yer alıyor. Kemer sıkma politikalarına halkın nasıl tepki verdiğini gözlemlemek için Bolivya, bugün dünyanın en çarpıcı laboratuvarlarından biri.