
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) yaptığı açıklamada, saldırıların "meşru müdafaa" kapsamında gerçekleştirdiğini ve "İran güçlerinin oluşturduğu tehditlere karşı birlikleri korumayı" amaçladığını belirtti.
Merkez Komutanlığı Sözcüsü Yüzbaşı Tim Hawkins, ABD ordusunun "sürmekte olan ateşkes sırasında itidalli davranırken birliklerini savunmaya devam ettiğini" söyledi.
Saldırılar, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi'nin ABD ile yapılan görüşmelerde bazı ilerlemeler kaydedildiğini ancak çatışmayı sona erdirecek bir anlaşmanın "yakın olmadığını" ifade etmesinin ardından geldi.
New York Times'a göre Yüzbaşı Hawkins saldırıların güneydeki liman kenti ve Hürmüz Boğazı üzerinde bulunan İran deniz üssüne ev sahipliği yapan Bandar Abbas yakınlarında bir bölgeyi hedef aldığını söyledi.
İran devlet medyası daha önce Bandar Abbas'taki yerel yetkililerin patlama sesleri duyulmasının ardından inceleme başlattığını bildirmişti.
İran, ABD'nin son saldırılarına henüz yanıt vermedi.
Bu saldırıların ABD ile İran arasında olası bir barış anlaşması üzerindeki etkisinin ne olacağı ise belirsiz.
Hafta sonunda Başkan Donald Trump tarafların anlaşmaya yakın olduğunu öne sürmüş, ancak daha sonra müzakerecilere bir anlaşma konusunda "acele etmemeleri" talimatı verdiğini söylemişti.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da bir anlaşmaya Pazartesi günü ulaşılabileceğini ifade etmişti.
Bekayi ise "Görüşülen konuların büyük bir bölümünde sonuca ulaştığımızı söylemek doğru olur" dedi ve ekledi:
"Ancak bunun bir anlaşmanın yakında imzalanacağı anlamına geldiğini söylemek... Kimse böyle bir iddiada bulunamaz."
Görüşülen mutabakat zaptının, ateşkesin 60 gün uzatılmasını, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını ve İran'ın nükleer programı üzerine daha fazla müzakere yapılmasına yönelik bir planı içerdiği bildiriliyor.
BBC'nin ABD'deki ortağı CBS News ABD istihbaratının, savaşın ilk gününde İsrail saldırısında babası öldürülürken yaralanan İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney'in açıklanmayan bir yerde saklandığına inandığını; bu durumun temsilcileriyle iletişimi zorlaştırarak ABD ile görüşmelerin ilerleme hızını yavaşlattığını aktardı.
ABD medyasına göre görüşmeler derhal nihai bir uzlaşmaya yol açmayacak.
İran'a yönelik yaptırımların kaldırılmasının ayrıntıları, dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması ve ABD'nin İran'ın nükleer hedeflerini sınırlaması yönündeki talepleri gibi tartışmalı konuların daha sonra ele alınması muhtemel.
Savaşın başında İran'ın yaklaşık 440 kg. (%60 saflık derecesine kadar zenginleştirilmiş) uranyuma sahip olduğu düşünülüyordu — bu da teorik olarak nükleer silah seviyesine (%90) ulaşmaya kısa bir adım mesafede bulunuyordu.
25 Mayıs akşamı Trump, zenginleştirilmiş uranyumun ya "derhal" ABD'ye teslim edileceğini ya da "tercihen, İran İslam Cumhuriyeti ile birlikte ve koordinasyon içinde yerinde imha edileceğini" söyledi.
Üst düzey yetkililerin önemli bir ilerleme olmadığı yönündeki açıklamalarına rağmen, İran'ın baş müzakerecisi ve dışişleri bakanının ABD ile olası bir anlaşma için Katar başbakanı ile görüşmeler yapmak üzere Doha'da bulunduğu Reuters tarafından bildirildi.
ABD ve İran güçleri 8 Nisan'dan bu yana ateşkese uyuyor.
İran, Hürmüz Boğazı üzerinden Körfez'deki deniz taşımacılığı üzerindeki kontrolünü sürdürürken, ABD donanması ise İran limanlarını abluka altına almaya çalışıyor.
ABD ve İsrail 28 Şubat'ta İran'a geniş çaplı saldırılar başlatarak Orta Doğu genelinde çatışmayı tetikledi.
İran buna İsrail'i ve Körfez'deki ABD müttefiki ülkeleri hedef alarak karşılık verdi ve fiilen Hürmüz Boğazı'nı kapattı.
Bu adım küresel ölçekte petrol fiyatlarının hızla yükselmesine yol açtı.