Dünya Kaynak: Şarkul Avsat 14.06.2026 16:52

Trump, G7 Zirvesi'ne kendi gündemini ve ruh halini mi dayatacak?

Avrupalılar bir yandan en iyisini umarken diğer yandan en kötüsüne hazırlanmayı öğrendi
Trump, G7 Zirvesi'ne kendi gündemini ve ruh halini mi dayatacak?

ABD Başkanı Donald Trump'ın gelecek hafta Fransa'da düzenlenmesi planlanan G7 Zirvesi’ndeki niyetleri hakkındaki bilinmezlikle birlikte, toplantıya kendi gündemini ve ruh halini dayatacağına şüphe yok.

Trump’ın ruh hali büyük ölçüde Ortadoğu'daki gelişmelerin seyrine bağlı olacak. Tahran, Washington ve arabulucu Pakistan, cuma günü haftalarca süren zorlu müzakereler ve hayal kırıklıklarının ardından ABD ile İran arasında savaşı sona erdirecek bir anlaşma yapılabileceğine dair iyimserliklerini dile getirdi.

ABD, Fransa, Almanya, Kanada, İtalya, Japonya ve Birleşik Krallık'ı bir araya getirecek zirveden birkaç gün önce Washington merkezli Dış İlişkiler Konseyi’nde (CFR) ortak araştırmacı olan Liana Fix, Fransız Haber Ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, “Trump'a birinci dönemindeki gibi yaklaşmak artık mümkün değil” ifadelerini kullandı.

Zirvenin katılımcısı olan diğer altı ülke, kimi zaman ağır gümrük tarifeleri, kimi zaman da yoğun diplomatik baskı yoluyla Trump'ın öfkesiyle karşı karşıya kaldı.

Trump'ın büyük saygı duyduğu Japonya Başbakanı Sanae Takaichi'nin dışında bu ülkelerin tüm liderleri, bir noktada Cumhuriyetçi milyarderin saldırılarına, eleştirilerine ya da alayına muhatap oldu.

Taviz yok

Trump'ın uluslararası ortaklarına karşı özellikle ABD Yüksek Mahkemesi'nin genel gümrük tarifelerini iptal etmesinin ve anketlerin onun popülaritesindeki gerilemeyi ortaya koymasının ardından yumuşak bir tutum sergilemesi beklenmiyor. Trump’ın popülaritesindeki bu düşüş, önümüzdeki kasım ayında yapılması planlanan seçimlerde ABD Kongresi’ndeki çoğunluğunu yitirmesine neden olabilir.

Liana Fix durumu şöyle özetledi:

“Avrupalılar, bir yandan en iyisini umarken diğer yandan en kötüsüne hazırlanmayı öğrendi.”

Trump'ın ‘Önce Amerika’ sloganını somutlaştırır bir gelişme olarak ABD, New York Times (NYT) gazetesinin haberine göre Avrupalıları Avrupa'daki NATO bünyesinde konuşlu uçak ve savaş gemisi sayısını önemli ölçüde azaltma niyetinden haberdar etti.

"Alman Marshall Fonu"ndan uzman Jackson Janes, AFP'ye şunları söyledi: "Gücü zayıflamış bir başkan göreceğimizi sanmıyorum. Oraya gidecek ve her zaman yaptığı şeyi yapacak; son derece karmaşık sorunları aşmak için baskıyla kendi görüşünü dayatmaya ve Amerika'nın gündemini kendi yorumladığı şekliyle hayata geçirmeye çalışacak."

Washington DC merkezli düşünce kuruluşu Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi’nden (CSIS) Uzman Victor Cha ise bir basın toplantısında Trump'ın ‘bu çok taraflı toplantıları sevmediğini söylediğine’ ancak ‘dünya liderlerinin kendisi olmadan bir araya gelmesine katlanamadığına’ dikkati çekti.

Bu yüzden Trump’ın bu tür toplantılara gelip erken ayrıldığını belirten Cha, Trump'ın son G7 Zirvesi’nde de aynı şekilde davrandığını hatırlattı.

Öte yandan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, sabırsız olan Trump'ı çarşamba akşamı Versailles Sarayı'nda düzenlenecek akşam yemeğine katılmaya ikna etmeyi umuyor. Bunun için Trump'ın görkemli dekorlara ve monarşi geleneğine duyduğu hayranlığa güveniyor.

Fransa, ABD Başkanı’nı memnun etmek adına Trump'ın sekseninci doğum günü vesilesiyle pazar günü Beyaz Saray'da düzenlenecek karma dövüş sanatları turnuvasıyla çakışmaması için zirvenin tarihini de değiştirdi.

Bazı uzmanlar ise Güney Afrika'nın zirveye davet edilmemesini Washington'a yapılan bir taviz olarak yorumladı.

Diğer taraftan Paris, Trump’ın kanıtsız biçimde ‘beyaz vatandaşlarına zulmetmekle’ suçladığı bu ülkenin davetinin geri çekilmesi yönünde herhangi bir baskıyla karşılaşmadığını vurguluyor.

Bir kısım analist ise Trump'ın değişken karakterinden bağımsız olarak Paris'in gündeme taşıdığı konuların, başta Çin'le ticari ilişkiler meselesi olmak üzere Trump'ın öncelikleriyle büyük ölçüde örtüştüğüne dikkat çekti.

Ukrayna savaşı

Trump ile ülkesinin geleneksel müttefiki sayılan ülkelerin liderleri arasındaki güç dengesi geçen yıldan bu yana genel itibarıyla pek değişmemiş olsa da Ukrayna söz konusu olduğunda tablo biraz farklılaşmış durumda.

CSIS’ten Uzman Max Bergmann, gazetecilerle yaptığı açıklamada, “Avrupalılar 2025 yılında bir bakıma Ukrayna nedeniyle Trump'a boyun eğmek zorunda kaldıklarını kabul etti. Çünkü Ukrayna'nın ABD'nin askeri desteğine ihtiyacı vardı. Ancak bugün farklı bir dinamik olarak Ukrayna’nın artık ABD'ye çok daha az bağımlı olduğu gerçeğinin içindeyiz” ifadelerini kullandı.

Bu arada Beyaz Saray'daki çalkantılı görüşmesinin ardından Trump'la her buluşmanın kolaylıkla kontrolden çıkabileceğini herkesten iyi bilen Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Evian'daki bir oturuma davet edildi.