Rusya- Ukrayna harbi neden daha tehlikeli
Felaket tellalı olmak istemem ama Rusya-Ukrayna savaşının gidişatı beni ürkütüyor.
Savaşın son 10 günde iki ülkenin birbirine karşı yaptığı şiddetli saldırılarla el yükseltme üzerinden öldürücü bir kapana dönüştüğü algısı var. El yükseltme, bu savaşta hiçbir zaman ortadan kalkmadı zira nükleer caydırıcılık ve nükleer tehditler tam olarak işe yaramıyor. Ayrıca taraflar, resmî açıklamalarında kimi zaman savaşın bitmesini arzu ederiz ifadesine yakın bazı şeyler söyleseler de sahada savaşı uzatmanın yollarını arıyorlar.
Rusya’nın savaşı uzatmak istemesinin altında yatan mantığı anlamak zor değil. Ukrayna ve Batı’nın Rusya’yı sahadaki kazançlarından şu an için çekip geriye püskürtmesi mümkün değil gibi gözüküyor. Zaten bu nedenle Ukrayna, savaşı Rusya’ya taşıma stratejisini oldukça başarılı bir biçimde uyguluyor. Savaşı Rus sokakları için uzakta bir savaş olmaktan çıkararak Kremlin üzerinde baskıyı artırmak gibi bir planı var Kiev’in. Fakat Ukrayna üzerindeki baskı da had safhada, Ukrayna’nın derin vuruş kapasitesi ve dron teknolojisindeki tüm gelişmelere rağmen.
Ukrayna’nın üzerindeki baskı
Bir kere yaz bitiyor. Ukrayna yeniden alt yapısı vurulmuş bir halde, enerji açısından büyük zorluklar yaşayacağı bir kışa giriyor. Rusya’nın Ukrayna savaşının konvansiyonel ayağını destekleyecek ek kapasiteyi Kuzey Kore’den temin ettiği (hem füze hem insan gücü açısından) haberleri Güney Kore ve Batı basınına yansıdı. Ukrayna’nın elinde Rus balistik vuruşlarını durduracak hava savunma sistemleri şu an için yok. Dolayısıyla savaşın Rusya’ya taşınmasının azımsanmayacak başarısı Ukrayna için çok değerli olan kısa vadede bir sonuç vermeyebilir. Kiev’in işini kolaylaştırabilecek Rus petrolü taşıyan gemilere el koyma, kargo ve yakıtını satma gibi kararlara izin veren AB’nin yeni yaptırım paketi sahada bir sonuç verecek mi tam bilmiyoruz. Putin, çok yakınlarda Avrupalılara böyle bir şeye asla niyetlenmemeleri konusunda uyardı. İran savaşının uzaması petrol fiyatlarını yukarıya doğru taşıyor ve Ukrayna’nın savaşı Rusya’ya taşıma stratejisinin bir ayağı da Rusya’nın enerji gücünü yani petrolden kaynak yaratma kapasitesini kırmak. Avrupalılar yaptırımlar aracılığıyla sadece Rus enerjisini kıta dışında tutmaya çalışmıyorlar aynı zamanda küresel Rusya’nın gölge filosunu da engellemek istiyorlar. Son kabul edilen yaptırım paketinin en önemli hedefi de bu. Gerçi AB bu kararı alabilmek için Yunanistan deniz taşımacılığının Rus petrolü ile gölgede süregiden ilişkisine yeşil ışık yakmak zorunda kaldı. Bu bile Rusya’nın küresel ekonomik ayağını kesmenin ne kadar zor olduğunu gösteriyor.
Rusya’ya taşınan savaş
Ukrayna’nın savaşı Rusya’ya taşıma stratejisinin temel amacı Rus savaş ekonomisini felce uğratmaktı ama bu amaçla pareler seyreden bir yan amaçtan bahsetmek de mümkün. Rus sokaklarını etkilemek ve Rusya’da savaşa karşı çıkan bir kamuoyu baskısı yaratmak. Ukrayna’nın Rus online Alışveriş sitesi Wildberries’in depolarına yönelik saldırıları çift teknoloji kullanımı bağlamında meşrulaştırılsa da asıl hedefin Rus taşrasında küçük kapitalist zevklerle (küçük işletmelerin mallarını sattığı, Rus ninelerin ıvır zıvır almaktan hoşlandığı bir siteden bahsediyoruz) kendini oyalayan halkı şok etmek olduğunu anlıyoruz. Savaşın milliyetçi (hem savunmacı hem de saldırgan milliyetçi) kodlarla beslendiği Rusya’da tüm zorluklara rağmen savaş karşıtı bir cephe yaratmak son derece zor. Fakat Parlamento seçimleri yaklaşıyor ve Putin’in Yeni Muhafazakarlığına yönelik herhangi bir eleştirinin yükselebileceğini görmek bile belli bir etki gücüne sahip olabilir. Bu noktada Rus elitinin işi oldukça sıkı tutarak çok marjinal bir desteğe sahip liberal ama şu an için “savaş karşıtı” Yabloko Partisinin tüm adaylarının Parlamento Seçimlerine girmesinin yasaklandığını görüyoruz. Özellikle gençlerin katıldığı kısmi protestolar olsa da bu kararın dağı-taşı sarsmadığı bir gerçek. İnsanlar Rus uzak doğusunda yerel Wildberries deposunun yasını yasaklanan partiden daha fazla tutuyor. Bu şu demek, Rus toplumu hala, 4.5’uncu yıllında bu savaşın meşru olduğunu ve kazanabileceğini düşünüyor. Batı’dan ayrı bir dünyaya dönüşmek konusunda da büyük bir sorunları yok.
Tırmandırma kapanı felakete işaret ederse
Dolayısıyla Ukrayna’nın elinde bu baskılar altında savaşın boyut ve şiddetini artırmak dışında fazla bir seçenek kalmıyor. Çok fazla beklenirse Rusya’nın savaş sahasını dönüştürecek teknolojik bir atılım yapması imkânı da var. Nitekim geçtiğimiz hafta Rusların kendi Starlink (uydu haberleşme) projelerinde sona doğru yaklaştıkları haberleri basına sızdı. Kiev, Rusya’nın Kuzey Kore’den konvansiyonel takviyeyi boşuna yapmadığını da düşünüyordur. Dolayısıyla Kiev adına saat korkutucu biçimde ilerliyor. Ama elinde teknoloji ve insan kaynağı olan, dron savaşında büyük bir atılım yapan ve ulusal savunma gerçekleştiren bir aktörden bahsediyoruz. Avrupa’nın silahlanması, nükleer caydırıcılığın işlememesi Kiev’i cesaretlendiriyor. Savaşı bırakmayacak, tırmandıracaktır.
Zaten geçtiğimiz hafta Karadeniz’de sivil taşımacılığı tehlikeye atan saldırılar Türkiye’nin uyarılarına neden oldu, Bulgaristan semalarında Ukrayna’nın ilişkilendirmeyi reddettiği dronlar avlandı. Avrupa Rus ve Ukrayna dronlarının savaş ile doğrudan ilişkili olmasa da savaşın gidişatını etkileyebileceği hesaplanan hedefler etrafında kıtada dolaşmasını büyük bir huzursuzluk ile izliyor. Ukrayna, Rusya’ya yönelik derin vuruş gücünü askeri alt yapı kadar doğrudan sivil alt yapıya yönelik artırma gibi bir seçeneğe doğru ilerleyebilir. Yeterli hava savunma kabiliyetine sahip olmadan bu seçeneğe gitmek bir nevi kamikaze stratejisi olduğundan ABD üzerinde baskıyı artırıp hava savunma sistemleriyle ilgili bir ilerleme kaydetmek istiyor. ABD’nin İran savaşında sonuca ulaşamaması Ukrayna gibi hatları beslemesinde bir zorluk yaratıyor muhakkak. Ayrıca ABD, Ukrayna’ya hava savunma sistemleri sağlamasının, bu silahlar temelde savunma silahları bile olsa, savaşta şiddetin dozunun artırılması gibi bir etki yaratacağının farkında. Trump Yönetimi Ukrayna konusunda NATO zirvesi esnasında verdiği olumlu mesajlarla ve İran’a yönelik sıkıştırmayı sürdürerek Moskova’yı masaya yaklaştırabileceğini umuyor fakat şu ana kadar bu ön görüsü tutmadı.
Rusya ise orta vadede Trumpizmin kaybetmesi riski ile karşı karşıya. Üstelik Trumpizm Avrupa’yı dönüştürmüşken ve Avrupa’da silahlanmanın kapısı Trump yönetiminin sonu ne olursa olsun kapanmayacakken. Savaşı çok uzatarak sürdürmenin, böyle bir ortamda, Rusya için riskleri de açık. Kısaca her iki aktör de kısa vadede savaşı bırakmak, masayı zorlamak için bir motivasyona sahip değiller ama savaş çok uzarsa da bugün ortada ancak potansiyel olarak görülen bazı risklerle karşı karşıya kalabileceklerini biliyorlar. Bu, bizi çok tehlikeli bir noktaya doğru itiyor. Savaşı geleceğe doğru yayarlarsa kaybetme riski olduğunu hissederlerse aktörler bugün düşünemediğimiz tırmandırmaları yapmaya hazır hale gelirler. Batı, Rusya’nın bu tür bir tırmandırmayı yapmayacağını düşünüyor, Rusya ise Batı’nın en nihayetinde korkacağını. Bugüne kadar bu çıkarsamalarında Brüksel de Moskova da yanıldı. Bu yanılgı, birbirini karşılıklı yanlış okuma savaşta tırmandırmayı daha da tehlikeli hale getiriyor. Dediğim gibi felaket tellalı olmak istemem ama Rusya-Ukrayna harbi giderek çok tehlikeli bir harp halini alıyor.