
Shakhsanam KURBANOVA
AGOA, 2000 yılında yürürlüğe giren ve uygun görülen Sahra altı Afrika ülkelerinin binlerce ürününü ABD pazarına gümrük vergisi ödemeden satabilmesini sağlayan bir ticaret tercihi programı. Programa uygunluk her yıl kurumlar arası bir incelemeyle gözden geçiriliyor; USTR de bu yılki incelemenin Güney Afrika ve Ruanda'yı uygunluk kurallarıyla çelişen uygulamalar içinde bulduğunu bildirdi.
Trump'ın Kongre'ye ve her iki hükümete gönderdiği bildirim, ayrıcalıkların 1 Ocak 2027'de sona ermesini öngörüyor. Güney Afrikalı Ticaret Bakanı Parks Tau'ya göre Pretoria'nın ABD'nin kaygılarını gidermek için 60 günlük süresi var. Yani karar kesinleşmiş değil; ancak aktarılan çerçeve, bir değişiklik olmazsa varsayılan sonucun ayrıcalıkların sona ermesi olduğunu gösteriyor. Rakamlarla etki
Rakamlar iki ülke arasındaki asimetriyi açık biçimde ortaya koyuyor. Güney Afrika programın en büyük yararlanıcısı ve otomotiv ile tarım ihracatı doğrudan risk altında; Ruanda'nın ABD'ye toplam satışı ise görece çok küçük, dolayısıyla ekonomik darbe sınırlı kalabilir. Öte yandan Pretoria'nın tarafı, AGOA'nın ülkenin toplam ihracatının yalnızca yaklaşık yüzde 1'ini oluşturduğunu vurgulayarak kararı “talihsiz” bulsa da ekonomik açıdan yönetilebilir göstermeye çalışıyor. Bu yüzde 1'lik pay ülke geneli için küçük olsa da etkilenen sektörlerde, özellikle otomotiv ve narenciyede, yoğunlaşmış bir kayba işaret edebilir; bu çıkarım kaynaklardaki verilerden yapılan bir değerlendirmedir.
GÜNEY AFRİKA VE RUANDA İÇİN FARKLI DOSYALAR
Güney Afrika dosyası; ABD ticaret ve yatırımına yönelik engeller, yolsuzluk ve ABD'nin ulusal güvenlik ile dış politika çıkarlarına yönelik tehditler başlıklarında toplanıyor. Trump'ın değerlendirmesinde Güney Afrika'nın ticarette yüksek tarife ve tarife dışı engelleri bulunuyor ve bunları azaltmak için adım atmış değil.
Ruanda için gerekçe listesi daha geniş: ticaret ve yatırım engellerinin yanı sıra hukuk devleti eksiklikleri, siyasi çoğulculuğun kısıtlanması, uluslararası kabul görmüş işçi haklarının ihlali ve insan hakları kaygıları sayılıyor. BigGo Finance'in aktardığına göre ABD Hazinesi ayrıca Ruanda'nın bir tür desteğinin geçen yıl Kongo ile imzaladığı barış anlaşmasını ihlal ettiğini belirtti; Trump bu anlaşmayı bir diplomatik başarı olarak sunmuştu. Kaynakta söz konusu desteğin ayrıntıları yer almıyor.
BU GERİLİM YENİ DEĞİL
Karar, Washington ile Pretoria arasındaki bir dizi anlaşmazlığın devamı niteliğinde. Trump'ın beyaz Güney Afrikalılara yönelik “soykırım” iddiasını uzmanlar reddediyor; ABD bunun yanı sıra ülkeye yönelik PEPFAR yardımını da sonlandırıyor. [2] Güney Afrika, kritik mineral kaynaklarını ticaret görüşmelerinde koz olarak kullanmayı umuyordu. Ayrıca ABD yönetimi Güney Afrika'yı Atlanta'daki yakın tarihli bir G20 dışişleri bakanları toplantısından dışarıda bıraktı.
Ruanda'nın AGOA'da yaşadığı ilk tartışma da bu değil. 2018'de Trump yönetimi, Ruanda'nın ikinci el giysi ithalatını yasaklaması üzerine ülkenin giyim ürünlerindeki gümrüksüz ihracat hakkını askıya almıştı. Kenya, Uganda, Tanzanya ve Ruanda'ya yönelik tehdit sonucu Ruanda dışındaki ülkeler Doğu Afrika Topluluğu'nun ortak girişiminden geri çekilmişti. AGOA'nın siyasi koşulluluğunun ticaret politikasında baskı aracı olarak kullanılması, bu nedenle yeni bir olgu değil.
PRETORİA’NIN YANITI VE ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEM
Bakan Tau, kararın iki ülke arasındaki geniş ilişkiyi tanımlamadığını söyledi ve Güney Afrika'nın ABD ile ticaret, yatırım ve ortak ekonomik fırsatlar peşinde koşmaya devam edeceğini belirtti. [2] ABD'nin Pretoria Büyükelçiliği ise Güney Afrika'nın politikalarının AGOA'nın sonlandırılmasına yol açtığını “üzücü” bulduğunu paylaştı.
Bloomberg'in Next Africa bülteni, kararı Trump'ın Güney Afrika ve Ruanda üzerindeki ticaret baskısının bir adımı olarak okuyor. BigGo Finance'in analizi ise AGOA uygunluğunun yıllık olarak gözden geçirilmesi nedeniyle diğer yararlanıcı ülkelerin de programın siyasi ölçütlerinin nasıl uygulandığı konusunda yeni bir incelemeyle karşılaşabileceğini, bunun da duty-free erişime dayalı tedarik zincirlerini tedirgin edebileceğini not ediyor. Kısa vadede izlenecek üç başlık var: Güney Afrika'nın 60 günlük süre içindeki diplomatik hamleleri, ABD'nin kararı geri alıp almayacağı ve etkilenecek sektörlerin alternatif pazar arayışı.