
Almanya'da 2027 federal bütçe taslağına ve gelecek yıllar için hesaplanan gelir-gider dengesine bakan herkes kaygı verici rakamlarla karşılaşıyor. Yaklaşık 555 milyar euroluk harcama öngörülüyor ve Almanya'nın gelecek yıl yaklaşık 200 milyar euro borçlanması bekleniyor. Sonraki yıllar için de tablo iyi görünmüyor.
Alman hükümetinin bu nedenle yüksek gelirler üzerinde ciddi biçimde düşünmesi sürpriz değil. İlk göze çarpan kalem, devletin her yıl vergi ve mali suçlar nedeniyle kaybettiği milyarlar. Kesin rakamlar yok. Ancak uzmanlar yıllık kaybın 100 ila 200 milyar euro arasında olduğunu tahmin ediyor.
Bunun yalnızca bir bölümü bile daha etkili denetimler ve daha yüksek cezalarla tahsil edilebilse Almanya'da federal hükümet, eyaletler ve belediyeler bundan yararlanabilir.

Vergi kaçakçılığı ve kara para aklama, Almanya'da yalnızca bütçe açığı değil, adalet tartışması da oluşturuyor. Hükümet, yeni planla şüpheli servetlerin, nakit akışlarının ve karmaşık şirket ağlarının daha sıkı izlenmesini hedefliyor
Vergi suçlarını araştırmak için 1500 yeni personel
Adalet Bakanı Stefanie Hubig vergi adaletinin önemini şöyle vurguluyor:
"Bu ülkedeki yurttaşların büyük çoğunluğu vergilerini ödüyor. Hem de bunu olağan, güvenilir ve gösterişsiz biçimde yapıyor. Ama gelirlerini vergi idaresinden kaçıranlar da var."
Bunun kayıt dışı çalışmadan yurt dışına vergi kaçırmaya, paravan şirketlerden gizli kasalara ve çeşitli hilelere kadar uzandığını belirten Hubig, bu tür uygulamaların özünü şöyle tanımladı:
"Tek bir amaca hizmet eden bir düzenleme: Vergi dairesini yanıltmak."
Hubig, Maliye Bakanı Lars Klingbeil ile vergi kaçakçılığı ve kara para aklamayla daha etkili mücadele için 26 maddelik bir eylem planı hazırladı. Gümrük idaresi bünyesinde "Vergi ve Mali Suçlarla Mücadele Ortak Merkezi" kurulacak. Kara para aklama ve vergi suçlarına ilişkin soruşturma, analiz ve kovuşturma süreçlerini bir araya getirmek için bin 500 yeni kadro planlanıyor.

Almanya Adalet Bakanı Stefanie Hubig (solda) ve Maliye Bakanı Lars Klingbeil, başkent Berlin'de vergi suçları ve kara para aklamayla mücadele için 26 maddelik eylem planını tanıttı. Plan, daha sıkı denetim, yeni soruşturma birimleri ve şüpheli varlıklara daha hızlı el koyma imkânı öngörüyor
Paravan kişilere karşı yapay zeka
Klingbeil, kurulacak ortak merkezin temel unsurlarından birinin yeni bir veri analiz merkezi olacağını şöyle anlattı:
"Yapay zeka büyük veri yığınlarının taranmasına karmaşık şirket ağlarının çözülmesine ve paravan kişilerin daha iyi tespit edilmesine yardımcı olacak."
Eyaletlerdeki vergi müfettişleri, Federal Kriminal Dairesi ve gümrüğün mali soruşturmacıları önemli dosyalarda daha yakın işbirliği yapacak.
Klingbeil, hükümetin ana hedefini şu sözlerle anlattı:
"Kimse, yakalanmayacağına güvenememeli. Dürüst olanlar enayi yerine konmamalı. Suç yöntemleriyle ceplerini dolduran vergi kaçakçıları bunun yanlarına kâr kalacağını düşünmemeli."
Almanya'da uzun süre tam da bu yaşandı. Bunun örneklerinden biri "Cum-Ex" skandalı. Devlet, 10 yılı aşkın süre boyunca hisse senedi temettüleri üzerinden yalnızca bir kez ödenen ya da hiç ödenmeyen sermaye kazancı vergilerinin birden fazla kez iade edilmesine izin verdi. Skandal ancak 2011'den itibaren çok sayıda soruşturmaya, dava sürecine ve bankaların, yatırımcıların ve denetim kurumlarının sorumluluğuna ilişkin siyasi tartışmalara yol açtı.

Cum-Ex, Almanya'nın en büyük vergi skandallarından biri olarak görülüyor. 2007-2013 yılları arasında hisse temettüleri üzerinden haksız vergi iadeleriyle devlete milyarlarca euroluk zarar veren bu tür yöntemlerin, yeni eylem planıyla daha erken tespit edilmesi ve paravan yapılar üzerinden gizlenmesinin önlenmesi hedefleniyor
Ceza muafiyetine son
Vergi kaçakçılığında ceza muafiyeti sağlayan kendiliğinden bildirim imkânı da sürekli tartışılıyor. Bu uygulama Almanya'da 1919'dan bu yana var. Arkasındaki düşünce şu: Vergi mükelleflerini şimdiye kadar gizledikleri gelirleri gönüllü olarak açıklamaya yöneltmek ve böylece devletin kaybettiği vergileri sonradan tahsil edebilmesini sağlamak.
Bu düzenleme, 2008'den itibaren yurt dışında vergilendirilmemiş varlıklar bulunan anonim banka hesaplarına sahip çok sayıda Alman'ın ortaya çıkarılmasıyla büyük önem kazandı.
Alman mali makamlarının, İsviçre bankalarındaki Alman müşterilerin verilerini içeren birkaç vergi CD'si satın almasının ardından yalnızca 2011 ve 2012'de yaklaşık 30 bin kendiliğinden bildirim yapıldı. Yakalanmaktan endişe edenler, önce vergi dairesine gidip hesaplarını açıkladı ve ödenmemiş vergileri sonradan ödedi.
Ceza muafiyeti sağlayan kendiliğinden bildirim uygulaması Sosyal Demokratların her zaman rahatsız olduğu bir konuydu. Klingbeil bu yaklaşımı şöyle özetledi:
"Suç işleyenler artık kendilerini bu kadar kolay satın alarak kurtaramamalı."
"Porsche ve Rolex'e el konacak"
Klingbeil, Hubig ile birlikte özellikle ağır suçların daha sert cezalandırılması için de bastırıyor. Organize çete biçiminde işlenen vergi suçları için ceza üst sınırı 10 yıldan 15 yıl hapis cezasına çıkarılacak. Ayrıca vergi suçlarının ağır biçimleri yeniden "ağır suç" sayılacak; bu durumda asgari ceza bir yıl hapis olacak.
Klingbeil ve Hubig'in eylem planı, şüpheli yollarla elde edilen varlıklara el konulması için daha fazla imkân da öngörüyor. Şimdiye kadar bu ancak kara para aklama gibi somut bir suçun kanıtlanması ve ceza mahkumiyeti sonrasında mümkün oluyordu.
Gelecekte gümrüğün varlıklara 180 gün süreyle el koyabilmesi hedefleniyor. Klingbeil bu düzenlemenin etkisini şöyle anlattı:
"Bu durumda önce Porsche ve Rolex'e el konacak. Bu, faillerin gerçekten canını yakacak."
İlgili kişilerin daha sonra bu varlıkları yasal yoldan edindiklerini kanıtlaması gerekecek.

Rolex gibi lüks saatler, vergi kaçakçılığı ve kara para aklama soruşturmalarında kolay saklanabilen, değeri yüksek varlıklar arasında sayılıyor. Yeni düzenleme, kaynağı açıklanamayan bu tür servet unsurlarının önce el konulup daha sonra yasal kökeninin kanıtlanmasını öngörüyor
Dijital ve analog alanda daha sıkı denetim
Kripto para alım satımı da yeniden düzenlenecek. Şimdiye kadar kripto paralar, alım ile satış arasında bir yıldan fazla süre geçtiğinde vergiden muaf tutuluyor. Bu değişecek. Klingbeil dijital alandaki yeni denetim araçlarına şöyle işaret etti:
"Blok zinciri analizlerini de yerleştireceğiz. Dijital alandaki vergi suçları klasik soruşturma yöntemlerinden giderek daha fazla kaçıyor ve buna tepki vermemiz gerekiyor."
Ancak devlet analog ticari hayatta da daha yakından bakmak istiyor. Özellikle büyük miktarda nakdin tezgâh üzerinden geçtiği alanlarda. Yıllık cirosu 100 bin euronun üzerinde olanların 2028'den itibaren zorunlu olarak yazar kasa kullanması gerekecek. Örneğin mücevher ve antika satıcıları bundan etkilenecek.

Kripto paralar, vergi kaçakçılığı ve kara para aklama soruşturmalarında giderek daha önemli bir iz sürme alanına dönüşüyor. Hükümet, blok zinciri analizleriyle dijital işlemleri daha görünür kılmayı ve suç gelirlerinin kripto varlıklar üzerinden gizlenmesini zorlaştırmayı hedefliyor
2027 için bir milyar euro ek gelir planlanıyor
Açıklanan eylem planının mümkün olan en kısa sürede yasama sürecine aktarılması hedefleniyor. İlk sonuçların ağustos ayında alınması bekleniyor. Klingbeil, önlemlerin büyük ölçüde koalisyon ortağı CDU/CSU ile görüşüldüğünü söyledi. Koalisyon içinde bu konuda farklı görüş bulunmadığını şöyle vurguladı:
"Buna kesinlikle inanıyorum, koalisyonda hepimiz bunu böyle görüyoruz. Bu nedenle burada hiçbir uyumsuzluk yok."
Federal Maliye Bakanı, 2027 bütçe planlamasında ilk gelirleri şimdiden kesin biçimde hesaba katıyor. Vergi suçlarıyla mücadeleden bir milyar euro ek gelir öngördü. Ancak bu miktarın çok daha yüksek olabileceğini düşünüyor.
Olumlu tepkiler
Finanzwende adlı sivil toplum kuruluşu, SPD'li bakanların planlarını memnuniyetle karşıladı. Kuruluşun basın açıklamasında, vergi kaçakçılığıyla mücadelenin artık görünüşe göre daha ciddiye alındığı ve daha güçlü biçimde ilerletildiği belirtildi. Şimdi planların eyleme dönüşmesi gerektiği vurgulandı.
Muhalefetteki Yeşiller de olumlu görüş bildirdi. Hükümetin büyük bir hamle yaptığı belirtildi. Ancak CDU/CSU'nun ve eyaletlerin, yakında ortaya çıkması muhtemel lobi talepleriyle bu paketi yumuşatma eğilimine kapılmaması gerektiği uyarısı yapıldı.