Dünya Kaynak: BBC 19.04.2026 07:52

Bulgaristan yine sandık başında

Bulgaristan'da halk, son beş yılda sekizinci kez parlamento seçimleri için sandık başında. Eski Cumhurbaşkanı Rumen Radev'in zaferiyle sonuçlanması beklenen bu seçimler ülkeye istikrar getirecek mi?
Bulgaristan yine sandık başında

Avrupa Birliği (AB) üyesi Bulgaristan'da seçmenler, ülkeyi uzun süredir kitleyen siyasi çıkmazın aşılması umuduyla bugün, son beş yılda sekizinci kez sandık başında.

Bugünkü erken seçim, geçen Aralık ayındaki yolsuzluk karşıtı gösteriler sonrası muhafazakâr hükümetin istifasını izliyor.

6,5 milyon nüfuslu ülke 2021'den bu yana zayıf hükümetlerle yönetiliyor. Bu iktidarların hiçbiri bir yıldan fazla ayakta kalamadı; ya sokak protestolarıyla ya da parlamentodaki kulis anlaşmalarıyla düştü. Sürekli değişen hükümetler, kamuoyunda yaygın güvensizlik, seçmen ilgisizliği ve seçimlere katılım oranında düşüş yarattı.

Buna rağmen bugünkü seçim önemli görülüyor. Çünkü seçimler, sol eğilimli ve Rusya'ya yakın eski cumhurbaşkanını iktidara taşıyabilir. Bu durum, Macar seçmenlerin Rusya yanlısı Viktor Orban'ı 16 yıl sonra iktidardan indirmesinden birkaç gün sonra yaşanıyor.

Anketler ne diyor?

Seçimin favorisi, eski Cumhurbaşkanı Rumen Radev. Radev Ocak ayında, ikinci döneminin bitmesine birkaç ay kala büyük ölçüde sembolik yetkilere sahip cumhurbaşkanlığı görevinden ayrılarak başbakanlık yarışına girdi.

62 yaşındaki eski savaş pilotu ve hava kuvvetleri komutanı, Bulgaristan'ın en popüler siyasetçisi olarak görülüyor ve ülkeye yeni bir başlangıç vaat ediyor.  Radev, kampanya boyunca "Yolsuz, oligark yönetim modelini siyasi iktidardan temizleyeceğim" dedi.

Kamuoyu yoklamaları, Radev'in koalisyonunun oyların yüzde 30'dan fazlasını alabileceğini ve en yakın rakibi merkez sağ GERB partisinin yaklaşık 10 puan önünde olduğunu gösteriyor. 

Seçime ilginin arttığı da belirtiliyor. Sofya merkezli Alpha Research şirketine göre katılım oranı yaklaşık yüzde 60 olabilir. Bu oran, Haziran 2024'teki seçimde kaydedilen yüzde 34'lük katılımın neredeyse iki katı.

Oy kullanma işlemi yerel saatle sabah 7'de başarken sandıklar 20'de kapanacak. Sonuçların ise yarın netleşmesi bekleniyor.

Viktor Orban'ın hayranı

Ülkenin eski cumhurbaşkanı Rumen Radev ve yeni kurduğu İlerici Bulgaristan partisinin reklam panoları ve afişleri, kampanya dönemi boyunca ülke genelindeki görsel manzaraya hâkim durumdaydı. Diğer partiler, geleneksel olarak kampanyalarında geniş bir kadroya yer verirken onun partisinin kampanyası tamamen lider etrafında şekillendi.

Macaristan'daki son seçimlerde mağlup olan Viktor Orban'ın hayranı olan eski savaş pilotu Radev, 2016 ve 2021'de iki kez cumhurbaşkanı seçildi.

bulgar-1

Eski Cumhurbaşkanı Rumen Radev seçimlerin favorisi

Bulgaristan'ın euroya geçmesine karşı olan Radev, cumhurbaşkanlığı döneminde ardı ardına gelen koalisyon hükümetlerini sık sık eleştirdi ve yüksek oranda bir halk desteğine ulaştı.

Rusya yanlısı yönetim mi?

Bütçe yasasına yönelik ülke geneline yayılan protestoların ardından hükümetin geçen Aralık'ta dağılmasıyla tetiklenen yarışa, Cumhurbaşkanı Radev'in görev süresinin dolmasını beklemeden istifa ederek aday olması damgasını vurdu. Radev, "Hedefimiz açık: Oligarşiyi devirmek. Ülkemizi geri alalım ki Avrupalı Bulgaristan'da yoksul insan kalmasın" sözleriyle kampanyasını başlattı.

Yerleşik partilerin "yolsuzluk modelini tersine çevirme" vaadi, cumhurbaşkanlığı döneminde benimsediği Rusya yanlısı tutumu ve net siyasi ortaklarının bulunmaması anketlerde önde giden Radev'in zaferinin ülkenin iç ve dış politikasında köklü bir değişim yaratıp yaratmayacağı ve bunun AB açısından ne anlama geleceği konusunda soru işaretleri doğuruyor.

Ülkenin "son umudu" mu?

Seçimler öncesinde ülkeyi dolaşarak konuştuğumuz seçmenlerin büyük çoğunluğu Radev hakkında olumlu görüşler dile getirdi. Birçok Bulgar seçmen, son beş yıldaki siyasi istikrarsızlık ortamında onu "ülkenin son umudu" olarak nitelendiriyor.

Öte yandan, özellikle gençlerin aralarında bulunduğu bazı seçmenler ise siyasi ufukta beliren ve "yeni bir mesih figürü" olarak tanımladıkları Radev'e temkinli yaklaşıyor.

Piyasa ve sosyal araştırma şirketi Alpha Research'ün yönetici ortağı Boryana Dimitrova, Radev'in kampanyasının büyük şehirlerdeki salonları doldurduğunu ve eski cumhurbaşkanını farklı toplumsal grupları bir araya getiren birleştirici bir figür olarak sunduğunu belirtiyor. 

Dimitrova'ya göre bu diğer partileri mevcut seçmenini konsolide etmeye odaklanmaya itiyor. Dimitrova, "Siyasi sahnede ortaya çıkan yeni aktör seçmenleri neredeyse tüm partilerden kendine çekerken, diğerleri en azından elde kalan kesin desteği korumaya yöneldi" dedi.

Alpha Research'ün son anketi Radev'in partisinin seçimleri yüzde 34'lük oy oranıyla kazanacağını öngörüyor. Onu oy oranı yüzde 19'a gerileyen merkez sağ GERB takip ediyor. 

Bulgar seçmenin önceliği ne?

Net bir çoğunluğun ufukta görünmediği parçalanmış siyasi atmosferde partiler geçmişteki başarılara odaklanıyor. Örneğin, GERB için Bulgaristan'ın Avrupa Birliği'ne entegrasyonu ve Avrupa yanlısı liberal PP-DB ittifakı için de yargı reformu ve yolsuzlukla mücadele öne çıkıyor.

Ancak bunlar Bulgar vatandaşlarının günlük kaygılarıyla keskin bir tezat oluşturuyor. Bulgaristan Ulusal Radyosu için Alpha Research tarafından yapılan bir ankete göre, Bulgarlar her şeyden çok artan enflasyondan endişeli. 1 Ocak'ta resmen euro kullanmaya başlayan ülkede Ortadoğu'daki savaş nedeniyle enerji fiyatları yükseliyor.

Dimitrova, 1997'deki hiper enflasyon krizinden bu yana, 2008'deki finansal kriz de dahil, enflasyon korkusunun anketlere yansımadığına dikkat çekti. Radev'in kampanyasının ana odağı haline getirdiği yolsuzlukla mücadelenin de seçmenler için ikinci en acil mesele olduğunu sözlerine ekledi.

Radev'in bilinçli muğlaklığı

Sofya Aziz Kliment Ohridski Üniversitesi'nden siyaset bilimci Daniel Smilov, Radev’in seçmen kitlesinin neredeyse eşit biçimde ikiye bölünmüş olduğuna dikkat çekiyor. DW'ye konuşan Smilov, "Bir tarafta Rusya yanlısı olanlar var; diğer tarafta ise yolsuzluktan endişe duyanlar" dedi.

Bu nedenle Radev, mesajlarında fazla açık olmaktan kaçınıyor. Smilov, eski cumhurbaşkanının aksi taktirde "birbirine zıt bu iki gruptan birini kızdırma ve bunun sonucunda desteğini kaybetme riski" bulunduğunu belirtiyor.

Boryana Dimitrova'ya göre ise Radev destekçilerinin çoğu açık bir Rusya yanlısı eğilime sahip ve güç kaybeden aşırı sağın yanı sıra bazı muhafazakâr ve sol partilerden geliyor.

bulgar-2

Sofya'da seçim afişleri

Radev, Rusya yanlısı tutumunu her zaman açıkça ortaya koydu, Ukrayna'daki savaşta Putin'i saldırgan olarak nitelendirmeyi reddetmesi büyük tepki topladı.

Radev hiçbir zaman Bulgaristan'ın AB'den ayrılmasını savunmamış olsa da, sıklıkla Macaristan'ın birkaç gün önce seçim kaybeden lideri Viktor Orban ve Slovakya Başbakanı Robert Fico'yla örtüşen görüşleri benimsediği görüldü. Radev, Ukrayna'ya destek verilmesine karşı çıktı ve Rusya'ya uygulanan yaptırımları etkisiz bulduğunu söyledi.

Bulgaristan'ı nasıl bir "ilericilik" bekliyor?

Muhafazakâr Sırp İlerici Partisi'ne gönderme yapan Smilov, "İlerici Bulgaristan ve Radev'in 'ilerici' derken ABD'deki sol anlamını mı yoksa Sırbistan lideri Aleksandar Vucic'in kullandığı anlamı mı kastettiği net değil" dedi. Bu sorunun yanıtı büyük olasılıkla İlerici Bulgaristan'ın ulusal düzeyde kurmaya gönüllü olduğu ittifaklarda gizli.

Şu ana kadar parti üyeleri, "yolsuzluğa sıfır tolerans" gibi ortak politikalar etrafında ittifaklar kurmaya açık olduklarını söyledi; bu da Avrupa yanlısı PP-DB ile olası bir ortaklığın kapısını aralıyor.

Ancak iki partinin dış politikadaki farklılıkları, özellikle her ikisinin de GERB'i içeren herhangi bir koalisyonu dışlamış olması göz önüne alındığında, istikrarlı bir hükümet kurulmasının önünde ciddi bir engel oluşturabilir.

Diğer partiler de Radev ile bir koalisyona girip girmeyeceklerini teyit etmeyi reddediyor.

Smilov'a göre bu durum ve seçim sonrası net bir çoğunluğun ortaya çıkmaması ihtimali, kampanyanın son günlerinde iki temel soruyu gündeme getiriyor: "Bulgaristan, yirmi yılı aşkın sürenin ardından ilk kez Avrupa yanlısı olmayan bir çoğunluğa mı sahip olacak?" Bir diğer önemli soru ise ülkedeki yolsuzluk modelinin nihayet ortadan kaldırılıp kaldırılamayacağı.