Kültür & Sanat Kaynak: BBC 22.02.2026 08:15

Berlin Film Festivali'nde büyük ödüller Türklerin

Bu yıl 76'ncısı düzenlenen Berlin Uluslararası Film Festivali, diğer adıyla Berlinale'de İlker Çatak'ın yönettiği Sarı Zarflar, En İyi Film seçilerek Altın Ayı ödülünü aldı.
Berlin Film Festivali'nde büyük ödüller Türklerin

Türkiye'den festivale katılan yönetmen Emin Alper'in Kurtuluş filmi de Gümüş Ayı Jüri Büyük Ödülü'ne layık görüldü.

Sarı Zarflar, siyasi görüşleri nedeniyle işinden edilen bir Türk yönetmen ve oyuncu eşinin hikayesini anlatıyor.

Jüri başkanı yönetmen Wim Wenders, filmi "korkunç bir önsezi, ülkelerimizde de yaşanabilecek yakın geleceğe bir bakış" olarak nitelendirdi.

Wenders, "Bu film, sinemanın empatik dilinin aksine, totalitarizmin siyasi dilini çok açık bir şekilde ortaya koyuyor" dedi.

Çatak, ödülü alırken, Wenders'ı "öğretmenlerimden biri" olarak nitelendirerek, "Bu ödülü sizden almak inanılmaz bir şey" ifadelerini kullandı.

Kurtuluş filmiyle ödülü kabul eden Emin Alper ise konuşmasında, aralarında Eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, film yapımcısı Çiğdem Mater, avukat Can Atalay ve iş insanı Osman Kavala'nın olduğu birçok tutuklu isimle dayanışma içinde olduğunu belirtti.

Alper ayrıca, "zulüm altında acı çeken İran halkı", "en korkunç koşullar altında yaşayan ve ölen Gazze'deki Filistinliler", "Rojava'da ve Orta Doğu'da neredeyse bir asırdır hakları için mücadele eden Kürtler" için de yalnız olmadıklarını söyledi.

Çatak, Fatih Akın'dan sonra Berlin'de Altın Ayı ödülünü kazanan ilk Alman yönetmen oldu.

Çatak gibi Türkiye'den göçen anne babanın çocuğu olan Alman yönetmen Akın, 2004 yılında Duvara Karşı filmiyle bu ödülü almıştı.

28c7b840-0f6f-11f1-b048-c9424b2cf5fd.jpg

Berlin'de Altın Ayı ödülünü alan Sarı Zarflar'ın yönetmeni Çatak (en sağda) oyuncularıyla birlikte kırmızı halıda

İlker Çatak, bundan önce 2023 yapımı Öğretmenler Odası (Das Lehrerzimmer) filmiyle 96. Akademi Ödülleri'nde En İyi Uluslararası Film dalında Oscar'a aday olmuştu.

Film aynı zamanda Almanya'da çok sayıda ödül topladı

Öte yandan Emin Alper, 2015'te Abluka filmiyle Venedik Film Festivali Ana Yarışma'da Jüri Özel Ödülünü almıştı.

Türkiye'den sanatçılar bu sene Berlin'de yapımlarıyla birlikte yaptıkları açıklamalarla da gündeme geldi.

Sarı Zarflar filminin başrol oyunculuğunu üstlenen Özgü Namal, bir gazetecinin "Türkiye'de bu öyküyü anlatabilseydiniz performansınız değişir miydi?" sorusuna verdiği cevapla gündeme gelmişti.

Filmin Almanya'da çekilmesinin "bir tercih" olduğunu belirten Namal "Biz bunu Türkiye'de çekemediğimiz için burada çekmiş değiliz. Biz kaçındığımız için değil, hikaye bunu gerektirdiği için buradayız" dedi.

Bu sene Gazze tartışmalarının gölgesinde başlayan festivalde her iki yönetmene de bu konudaki fikirleri soruldu.

"Her sanatçı kendi kararını vermeli" cevabını veren Çatak, "Festival yönetimi de baskı altında olsa da biz sanatçılara bunu yansıtmamak için elinden geleni yapıyor" dedi.

Emin Alper ise Kurtuluş filminin gösterimi ardından yaptığı açıklamada "Bugün, İsrail'in Gazze'de gerçekleştirdiği soykırıma şahit oluyoruz" dedi.

Bu yılki festivalde Türkiye'den iki film yer aldı. Türkiye'de Berlinale festivaline iki temel farklı eleştiri yöneltildi.

Berlinale'nin gerekli siyasi tutumu göstermediğini düşünenler var.

Bir taraftan ise festival, Türkiye'yi siyasi olarak eleştiri altında tutan yapımları ön plana çıkardığı eleştirileriyle karşılaştı.

Bu sebeple festivale katılan sinemacılar da iki farklı eleştiriye maruz kaldı.

BBC Türkçe'ye değerlendirmede bulunan ancak isminin açıklanmasını istemeyen bir sinemacı, Türkiye'de pek çok bağımsız yönetmen için bu tür festivallerin tek yaşam kaynağı haline geldiğini söyledi.

Wenders tartışma yarattı, Roy çekildi

12-22 Şubat tarihleri arasında Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenen festival, açılış gecesinde jüri başkanı Alman yönetmen Wim Wenders'in Gazze ile ilgili verdiği cevabın ardından siyasi tartışmaların gölgesinde kaldı.

Wenders'in "sinemacılar olarak siyasetin dışında kalmalıyız" sözleri eleştirilere sebep olurken dünyaca ünlü Hindistanlı yazar Arundhati Roy festival etkinliklerinden çekildiğini duyurdu.

Tunuslu film yapımcısı ve "Hind Rajab'ın Sesi" filminin yönetmeni Kaouther Ben Hania festival tarafından verilen ödülü reddetti. Film, Gazze'de öldürülen beş yaşındaki bir kız çocuğunun hikayesini anlatıyor.

Berlinale'ye katılmış 80'den fazla oyuncu, yönetmen ve yazar, Filistin konusunda festivalin "kurumsal bir sessizliği" olduğunu öne sürerek kınama mektubu yayımladı.

BBC Türkçe'ye Berlinale'deki atmosferi değerlendiren sinema yazarı Zekican Sarısoy, "siyasetin dışında kalmak mümkün mü?" sorusunun bu yıl festivale damgasını vurduğunu söyledi.

353a9410-0d8c-11f1-ab35-e1029910cb11.jpg

Bu yıl 76'ncısı düzenlenen Berlin Film Festivali'nin jüri başkanı Wim Wenders'in Gazze ile ilgili bir soruya "sinemacılar siyasete karışmamalı" yanıtını vermesi festivalin siyasi tartışmaların gölgesinde kalmasına neden oldu. Fotoğrafta Berlinale jüri üyeleri ve festival direktörü bulunuyor.

Alman hükümeti tarafından finanse edilen Berlinale'de son iki yıldır festival yönetimi bazı sinemacılar tarafından boykot ediliyor.

2024 yılında Filistin-Norveç ortak yapımı "No Other's Land" filmi sonrasında başlayan tartışmaların ardından geçtiğimiz yıl Hong Kong'lu sinemacı Jun Li hakkında Filistin'e destek açıklaması sebebiyle soruşturma açıldı.

Festival yönetimi, Almanya hükümetinin Filistin konusundaki sert tutumuna karşı sessiz kalmak ve konuklarını korumamakla eleştiriliyor.

05f74460-0b56-11f1-b5e2-dd58fc65f0f6.jpg

Ünlü Alman yönetmen Wim Wenders, Gazze ile ilgili soruya "sinemacılar siyasetin dışında kalmalı" sözleriyle cevap verdi.

Bu yıl açılış günü yapılan basın toplantısında gazeteci Jung, jüri üyelerine bu tartışmaları sordu.

Wenders "Sinemacılar olarak bizler siyasetin dışında kalmalıyız. Biz siyasetin karşı ağırlığıyız" dedi.

Ünlü yazar Arundhati Roy, Wenders'in sözlerinin ardından "şok oldum ve tiksindim" diyerek festivalden çekildiğini duyurdu.

Wenders'in yorumunu "vicdansızca" olarak nitelendiren Roy, "Bu, insanlığa karşı işlenen suç hakkında yapılan bir konuşmayı susturmanın bir yolu" dedi.

538a94c0-0b56-11f1-b5e2-dd58fc65f0f6.jpg

Arundhati Roy, Wenders'in sözleri üzerine Berlinale'den çekildi

Berlinale yönetimi, pek çok oyuncu ve yönetmenin sorulara verdikleri yanıtlar sebebiyle eleştirilmesinin ifade özgürlüğünü kısıtladığını söylüyor.

Festival Başkanı Tuttle, "Sanatçılar istemedikleri sürece onlardan kendilerine yöneltilen her siyasi konuda konuşmaları da beklenmemelidir" dedi.

Festival yönetiminin bu açıklamasıyla "Böyle bir festivalde siyasetin dışında kalmak mümkün mü?" sorusu gündeme geldi.

Sarısoy'a göre yönetim bu açıklamaların ardından, daha önce "Ukrayna savaşı, İranlı sinemacılar, sürgün yönetmenler konusunda açık tavır alırken" "Filistin konusunda sessiz kaldığı" eleştirisiyle de karşı karşıya kaldı.

Sarısoy geçen yıl Gazze ve yönetim ile ilgili protestoların daha fazla olduğunu bu yıl festivalin ilk günlerinde sinemacıların ve sanatçıların daha sessiz olduğunu söyledi.

Wenders'in sözleri üzerine Berlin'de European Film Market (EFM) önünde bir protesto düzenlediklerini anlatan Sarısoy, protestoya katılımın çok düşük olduğunu aktardı.

Sarısoy bunu, "geçen seneki bu soruşturmalar ve Alman hükümetin sertliği karşısında insanlar biraz çekiniyorlar" sözleriyle açıkladı.

Festival süresince ufak çaplı protestolar da oldu.

Yunan-Alman ortak yapımı Uchronia filminin gösterimi sonrasında film ekibi Wenders'e küfür de içeren "Sinema Politiktir" yazılı pankart açtı.

80 sanatçıdan ortak bildiri

Aralarında İngiliz oyuncu Tilda Swinton, İspanyol oyuncu Javier Bardem, ABD'li oyuncu Mark Ruffalo gibi dünyaca ünlü isimlerin bulunduğu 80'i aşkın oyuncu, yönetmen ve yazar 17 Şubat'ta ABD'li Variety dergisinde yayımlanan ortak bir bildiriye imza attı.

Açıklamada Wenders'in sözleri eleştirildi.

Festival yönetimini Filistin konusunda sanatçıları sansürlemekle suçlayan sanatçılar ifade özgürlüğü konusunda Almanya hükümetini eleştirdi.

d7b39ff0-0d89-11f1-b7e1-afb6d0884c18.png


Mark Ruffalo, Tilda Swinton ve Javier Bardem gibi dünyaca ünlü oyuncuların da aralarında bulunduğu 80 sanatçı Berlinale yönetimini eleştiren ortak bir bildiriye imza attı.

Sanatçılar, BM İfade ve Düşünce Özgürlüğü Özel Rapörtörü İrene Khan'ın yakın zamanda Almanya'yı ifade özgürlüğü konusunda eleştiren açıklamasına referans verdi.

Khan 6 Şubat'ta ülkeye yaptığı ziyaretin ardından Almanya'daki terörle mücadele yasalarının "Filistinlilerin haklarını savunmayı kısıtlamak, kamuoyunun katılımını engellemek ve akademi ile sanattaki söylemi daraltmak için kullanıldığını" savundu.

Sanatçılar festivalin bu duruma "yardımcı olmasından derin endişe duyduklarını" söyledi.

Berlinale başkanı Tuttle, sansür açıklamalarını reddetti.

Tuttle Alman ajansı DPA'ya verdiği demeçte festivalin sinemacıları susturduğu veya korkuttuğu iddialarının doğru olmadığını söyledi.

Tunuslu yönetmen ödülü reddetti

"Hind Rajab'ın Sesi" filminin yönetmeni, Tunuslu film yapımcısı Kaouther Ben Hania, festivalle birlikte düzenlenen "Barış için Sinema" etkiliğinde "En Değerli Film" ödülünü reddetti.

d93e3cf0-0d9c-11f1-8168-03d32f3820eb.jpg

Tunuslu film yapımcısı Kaouther Ben Hania, festivalle birlikte düzenlenen "Barış için Sinema" etkiliğinde "En Değerli Film" ödülünü reddetti.

18 Şubat'taki tören sırasında ödülü almayan Hania, konuşmasında, "minnetten çok sorumluluk" hissettiğini söyledi.

Hania'nın filmi 2024 yılında Gazze'de öldürülen beş yaşındaki Filistinli kız çocuğu Hind Rajab'ın gerçek hikayesine dayanıyor.

Yönetmen, "bu gece bu ödülü eve götürmeyeceğim. Bunu bir hatırlatma olarak burada bırakıyorum" dedi.