Dünya 11.07.2026 02:34 Güncelleme: 10.07.2026 19:36

Çin, yeşil enerji ihracatında dünyanın lokomotifi

Petrole bağımlı gelişmekte olan ülkeler, Hürmüz Boğazı'ndaki arz kesintisinin ardından enerji güvenliği arayışına girerken Çin'in güneş paneli ve batarya ihracatı tarihi seviyelere ulaştı
Çin, yeşil enerji ihracatında dünyanın lokomotifi

Shakhsanam KURBANOVA

2026 Şubat’ta başlayan İran savaşı ve bunun tetiklediği Hürmüz Boğazı'ndaki arz kesintisi, dünya petrol ticaretinin beşte birini geçen bir güzergâhı felç ederken, petrole bağımlı düzinelerce ülkeyi hızla yenilenebilir enerjiye yöneltti. Bu yönelimden en çok kazançlı çıkan ülke ise küresel güneş paneli tedarik zincirinin yüzde 80'inden fazlasını elinde bulunduran Çin oldu.

Enerji araştırma kuruluşu Ember'ın verilerine göre Çin, savaşın en şiddetli olduğu mart ayında toplam 68 gigavatlık güneş paneli ihraç etti. Bu rakam şubat ayının iki katına, önceki rekor olan Ağustos 2025 seviyesinin ise yüzde 49 üzerine denk geliyor. İhracatın 39 gigavatlık bölümü Asya'ya, 10 gigavatlık bölümü ise Afrika'ya yönlendirildi ve her iki kıta için de bu rakamlar birer rekor oluşturdu. Toplamda 50 ülke, Çin'den yaptığı güneş paneli ithalatında tarihi bir zirveye ulaştı.

EN SERT ARTIŞ AFRİKA VE GÜNEYDOĞU ASYA'DA

Yüzdesel bazda en çarpıcı artışlar Nijerya, Kenya, Etiyopya ve Malezya'da görüldü; Nijerya'da ithalat bir ay içinde yüzde 519 sıçradı. Mutlak rakamlarda ise Hindistan, mart ayında ithal ettiği 6,6 gigavatlık kapasiteyle listenin başında yer aldı. Güneydoğu Asya'da durum daha da belirgin: Filipinler, dört ay içinde 4.000 megavatı aşan alımla Çin'in ikinci büyük güneş paneli pazarı hâline geldi. Enerji krizi bölgede o denli ağır hissedildi ki Filipinler mart ayında ulusal enerji acil durumu ilan etti, hükûmetler enerji kısıtlamasına, evden çalışma zorunluluğuna ve hatta dört günlük çalışma haftasına başvurdu.

"YENİ ÜÇLÜ" TÜRKİYE'DE DEĞİL, DÜNYADA BÜYÜYOR

Güneş paneli, batarya ve elektrikli araçtan oluşan ve Çin'de "yeni üçlü" olarak adlandırılan ihracat kalemlerinin toplamı, mart ayında yıllık bazda yüzde 70 arttı. Batarya ihracatı tek başına 10 milyar dolara ulaşırken bu artışın en güçlü kaynağı Avrupa Birliği, Avustralya ve Hindistan oldu. Enerji depolama sistemlerinin kilit bileşeni olan invertörlerin ihracat değeri ise yapay zekâ altyapısı talebinin de etkisiyle yıllık bazda yüzde 57 yükseldi. Ember’dan kıdemli analist Euan Graham, fosil yakıt fiyatlarındaki oynaklığın güneş enerjisine geçişi hızlandıran asıl etken olduğunu belirtiyor.

TEDARİK ZİNCİRİNDEKİ KIRILGANLIK DA ORTAYA ÇIKTI

Ancak kriz, Çin'in stratejisindeki bir zayıflığı da gözler önüne serdi. Boston Üniversitesi Küresel Kalkınma Politikası Merkezi'nin analizine göre, Orta Doğu'nun kendisi mart ayındaki küresel talep patlamasından yeterince pay alamadı; çünkü bölgedeki Çin destekli üretim tesislerinin bir kısmı henüz tam kapasiteyle çalışmıyor ve polisilikon ile güneş hücresi gibi ana bileşenler hâlâ Çin'den deniz yoluyla taşınmak zorunda. Hürmüz Boğazı'ndaki blokaj bu nakliyeyi doğrudan aksattığı için Çin, kendi ürününe olan talebin en yüksek olduğu dönemde bölgeye tam kapasite arz sağlayamadı.

KALICI BİR YÖNELİM Mİ?

ABD-İran ateşkesi Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmış olsa da BOĞAZ çevresindeki gerilimler zaman zaman sürüyor ve analistler, krizin tetiklediği enerji bağımsızlığı arayışının geri dönmeyeceği görüşünde birleşiyor. Uluslararası Enerji Ajansı'nın verilerine göre Çin, 2023 itibarıyla küresel güneş gofret üretiminin yüzde 98'ini, hücre üretiminin yüzde 92'sini ve panel üretiminin yüzde 85'ini elinde bulunduruyordu; savaşın ardından bu payların daha da büyümesi bekleniyor. 2019-2025 döneminde Çin, dünya genelindeki 1,1 trilyon dolarlık temiz enerji yatırımının yarısından fazlasını tek başına gerçekleştirmişti.