
Shakhsanam KURBANOVA
Araştırmalarıma göre Kongo hükümetin verilerinde ülkenin beş eyaletinde toplam 4.381 doğrulanmış vaka ve 2.011 ölüm kaydedildi. The National gazetesinin bir gün sonraki güncellemesinde bu rakamlar 4.449 vaka ve 2.061 ölüme yükseldi. BM Haberlerinin aktardığına göre ölümlerin yarısı son 20 gün içinde meydana geldi; bu da salgının ivme kazandığının açık göstergesi.
Karşılaştırma çarpıcı: Wikipedia’nın derlediği verilere göre 2018-2020’deki önceki DR Kongo salgınında ölüm sayısının 1.000’den 2.000’e çıkması yaklaşık 12 ay sürmüştü; bu kez aynı artış bir aydan kısa sürede gerçekleşti. Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi’nin (ECDC) 5 Ağustos verilerine göre vaka ölüm oranı yüzde 45,7 olarak hesaplandı.
NEDEN BU KADAR HIZLI YAYILDI
Salgına, daha önce yalnızca Zaire türü Ebola virüsü için onaylanmış tedavi ve aşıların işe yaramadığı Bundibugyo ebola virüsü neden oluyor. Sınır Tanımayan Doktorlar örgütü 15 Temmuz’da yaptığı açıklamada salgının "iki ayda tarihin üçüncü en büyük ve en hızlı büyüyen Ebola salgınına" dönüştüğünü, büyük kentler dışındaki toplulukların yeterli destekten yoksun kaldığını belirtti.
The National’ın haberine göre çatışma ortamı, gecikmeli teşhis ve zayıflamış sağlık hizmetleri; temas takibini, hasta izolasyonunu ve bulaşın önlenmesini büyük ölçüde zorlaştırdı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), salgını 16-17 Mayıs 2026’da uluslararası kamu sağlığı acil durumu (PHEIC) ilan etti bu, 2005’teki modern çerçevenin kabulünden bu yana yapılan sekizinci PHEIC ilanı.
SINIR ÖTESİ YAYILMA
ECDC’nin raporuna göre virüs Uganda’ya da sıçradı; 28 Temmuz itibarıyla ülkede 20 doğrulanmış vaka ve iki ölüm kaydedildi, ancak son vaka 21 Haziran’dan bu yana bildirilmedi. Ayrıca DR Kongo’da görev yapan bir ABD vatandaşı hastalığa yakalanarak Almanya’ya tıbbi tahliyeyle nakledildi, Fransa’da da bir ithal vaka rapor edildi. DSÖ, mevcut bilgiler ışığında etkilenen ülkelere yönelik herhangi bir seyahat veya ticaret kısıtlaması önermediğini açıkladı.