Toplantının altı yıl aradan sonra ilk kez yapılıyor olması AB'nin Türkiye'ye 2019'dan bu yana uyguladığı yaptırımlardan çıkış süreci açısından önemli bir sinyal olarak algılanıyor.
AB, Kıbrıs açıklarındaki sondaj çalışmaları nedeniyle 15 Temmuz 2019'da Türkiye'ye yönelik bazı önlemleri devreye soktu.
Bu çerçevede, ekonomi, enerji ve ulaştırma alanlarındaki yüksek seviyeli diyalog toplantıları askıya alındı. Ortaklık Konseyi düzenlenmemesine karar verildi. Katılım öncesi mali yardıma kısıtlama getirildi.
Avrupa Yatırım Bankası'ndan Türkiye'deki kredi faaliyetlerini gözden geçirmesini isteyen AB, Kapsamlı Hava Taşımacılığı Anlaşması müzakerelerini de askıya aldı.
AB, 2024 başından bu yana ise değişen uluslararası konjonktürün de etkisiyle, Türkiye'yle angajmanı kademeli olarak artırma politikası uyguluyor.
AB, aralarında ticaretin de olduğu bazı alanlarda yeni diyalog mekanizmalarını devreye soktu.
Bu bağlamda kısıtlamalara ilişkin bazı esnemeler gündeme geldiyse de süreçte tamamen sona gelinmedi.
Türkiye son dönemde AB ile temaslarında, 2019'da askıya alınmış olan yerleşik diyalog mekanizmalarının tekrar işletilmesi gerektiğini sıkça ve her seviyede vurguladı.
Türkiye'yi Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in temsil edeceği toplantının yapılması AB'nin Türkiye'nin çağrılarına somut cevabı niteliğinde.
BBC Türkçe'ye konuşan üst düzey bir yetkili, "Toplantının içeriği önemli ancak sembolik boyutu daha ön planda. Kısıtlama sürecinden çıkış açısından önemli bir sinyal" dedi.
Bir AB yetkilisi ise "Türkiye'yle ilişkiler konusunda bir yol haritası var. Angajmanı sürdürmeyi istiyoruz. Bir dizi ortak fayda alanında aşamalı, orantılı ve geri döndürülebilir bir ilişki yaklaşımını koruyoruz. Uzun bir aradan sonra toplantının yapılıyor olması önemli" ifadelerini kullandı.
Zamanlama uygun mu?
Türkiye'de yaşanan son gelişmelerden AB'nin pek memnun olmadığı sır değil.
Bu çerçevede özellikle Türkiye'nin yapılması için ısrarcı olduğu toplantının zamanlamasını sorgulayanlara rastlamak mümkün.
Toplantının yapılmasına geçen yıl karar verildi. Tarihi de son gelişmelerden önce belirlendi.
Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanması ve sonrasında yaşananlar ışığında olası bir erteleme Brüksel'de tartışıldıysa da AB kanadı, yapılan değerlendirmeler sonrasında bu opsiyonu devreye sokmama kararı aldı.
Toplantıda Ekonomi Komiseri Valdis Dombrovskis'le birlikte AB kanadını temsil edecek olan Genişleme Komiseri Marta Kos'un 1 Nisan'da Avrupa Parlamentosu'nda (AP) yaptığı açıklama Brüksel'in tavrını açıklar nitelikte:
"Türkiye Avrupa'nın stratejik bir ortağıdır. İşbirliği kanallarımızı ve alanlarımızı kapatmak hiç kimseye, en azından temel özgürlüklere ve değerlere saygı gösterilmesini, Türkiye'nin AB'ye yönelmesini isteyen Türk halkına fayda sağlamayacaktır."
Genişleme Komiseri'nden iki farklı tavır
Marta Kos, Avrupa Parlamentosu'nda, Türkiye'de yaşanan gelişmeler ışığında 11-13 Nisan'da yapılacak Antalya Diplomasi Forumu'na katılmama kararı aldığını ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'la yapmayı öngördüğü görüşmenin gerçekleşmeyeceğini söyledi.
Bununla birlikte Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog Toplantısı'na katılma kararını değiştirmedi.
Türkiye'nin AB adayı bir ülke ve Avrupa Konseyi üyesi olarak demokratik ilke ve değerlere sahip çıkması gerektiğini ve ilişkilerin geleceğinin demokratik norm ve uygulamalara bağlılıkla ölçüleceğini söyleyen Kos tavrını şu sözlerle özetledi:
"Açık konuşayım, sesimi yükseltmekten ve angajmanımızı yeniden ayarlamaktan asla kaçınmayacağım. Aday bir ülkede demokrasi tehlikedeyken insan hakları pazarlık konusu yapılamaz."
Türkiye'nin mesajı ne olacak?
Peki Türkiye'nin mesajı ne olacak?
Toplantıda Türkiye ve AB'nin makroekonomik görünümleri, rekabetçilik alanında atılabilecek adımlar ve yapısal reformlar gündemde olacak.
Türkiye'nin AB'den öncelikli beklentileri arasında yer alan Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve Türk vatandaşlarına vize kolaylığı da Şimşek tarafından masaya taşınacak.
Batı'nın kural tabanlı sisteminin ülke çıkarlarına daha iyi hizmet ettiği görüşünde olan Şimşek, Brüksel'de, Türkiye'nin AB'ye demirlemesi ve bunun sıkı şekilde yapılması gerektiğine inanan bir isim olarak tanınıyor.
Şimşek'in toplantıda vereceği ana mesajın da "AB'yle daha güçlü ve stratejik işbirliğine hazırız" olması bekleniyor.
Toplantının altı yıl aradan sonra yeniden yapılmasını Türkiye-AB ilişkilerinin canlanması adına çok değerli bir adım olarak gördüğünün altını çizen Şimşek şunları söyledi:
"Gümrük Birliği'nin kamu alımları, hizmetler ve tarım sektörlerini kapsayacak şekilde güncellenmesi, iş insanları ile öğrencilere vize kolaylığı sağlanması ve üçüncü ülkelerde ortak projeler geliştirilmesi, Türkiye-AB işbirliği açısından önemli fırsatlar barındırıyor.
"Savunmadan enerjiye, tarımdan imalat sanayisine uzanan geniş bir alanda sahip olduğumuz yetkinlik ve kabiliyetlerle AB ile daha güçlü ve çok boyutlu işbirliklerine hazırız."
Türkiye'deki son gelişmelere ve bunların ekonomiye etkisine de vurgu yapması öngörülen AB kanadının, reform beklentisini ve bazı alanlarda adım atılması gerektiği mesajını işlemesi öngörülüyor.
Türkiye, ihracatının yaklaşık yüzde 42'sini AB ülkelerine yapıyor. AB, Türkiye'nin birinci, Türkiye ise AB'nin beşinci ticaret ortağı konumunda. İki taraf arasındaki ticaret hacmi 218 milyar dolar seviyesinde.