<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">

<channel>
<title><![CDATA[Birleşik Basın]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com]]></link>
<description><![CDATA[Son 100 Haber Rss - Kültür &amp; Sanat]]></description>
<language>tr-tr</language>
<generator>Birleşik Basın</generator>
<lastBuildDate><![CDATA[Wed, 30 Sep 2026 13:36:40 +0300]]></lastBuildDate>
<item>
<title><![CDATA[Sahnenin Işığında Bir Efsane: "Afife"]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/sahnenin-isiginda-bir-efsane-afife-1714/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/sahnenin-isiginda-bir-efsane-afife-1714/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_23CCC7-1454AA-A65B47-506D50-4E5EA2-ACF3AF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nin sahneleyeceği modern bale "Afife", 10 Ekim 2026 Cumartesi akşamı, Atatürk Kültür Merkezi – Türk Telekom Opera Salonu'nda prömiyer yapıyor&hellip;Afife, yalnızca bir modern bale gösterisi değil; tutkuyu, özgürlüğü ve sahnede var olma cesaretini&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_23CCC7-1454AA-A65B47-506D50-4E5EA2-ACF3AF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nin sahneleyeceği modern bale "Afife", 10 Ekim 2026 Cumartesi akşamı, Atatürk Kültür Merkezi – Türk Telekom Opera Salonu'nda prömiyer yapıyor&hellip;Afife, yalnızca bir modern bale gösterisi değil; tutkuyu, özgürlüğü ve sahnede var olma cesaretini anlatan büyüleyici bir yolculuk. Zarafetin ve gücün aynı bedende buluştuğu bu etkileyici eser, izleyiciyi Afife'nin dünyasına davet ediyor.1919 yılında Müslüman Türk kadınlarının sahneye çıkması yasak olan bir dönemde bütün olumsuzluklara karşın sahneye çıkan ilk Müslüman Türk kadını olan Afife Jale'nin hayatı üzerine kurulu olan ve modern bale prodüksiyonu olarak sahnelenecek eserin bestecisi Turgay Erdener.&nbsp;Beyhan Murphy'nin libretto ve koreografisi ile sahnelenecek olan "Afife" nin, bir kadının cesaretiyle başlayan, sanatın gücüyle büyüyen etkileyici hikâyesi şöyle;Hayatını yitirmeden önce Bakırköy Akıl hastanesinde geçirdiği son dönemde, tüm yetilerini kaybetmiş, yıpranmış bir durumda; 'gölgeler' olarak nitelendirilen hasta bakıcıları tarafından bakılıp, tedavi edilmekte ve hayatının dört dönemini hatırlamaktadır. Her dönemin bir rüyası vardır. En son dönemde bu rüya bir kabusa; bitmekte olan hayatı artık bir trajediye dönüşmüştür ve seyirci Afife'yi, sefalet ve yalnızlık içinde, ilk aşkı Ziya'nın kollarında hayata veda ederken bulur.&nbsp;Afife Jale, dünya sahnesinden çekilmiş olsa da başardığı eylem, günümüze kadar yüzlerce belki binlerce kadını etkilemiş ve Türkiye'nin 'sahne' tarihinde bir mihenk taşı olmuştur.Afife'nin hayatındaki dört ayrı dönem, dört farklı dansçı tarafından canlandırılıyor. Eser, izleyiciyi heyecan, zorluklar ve aşkla örülü bir 'geçmişe dönüş' yolculuğuna çıkarıyor.ilk defa 1998&#39;de Ankara Devlet Opera ve Balesi tarafından AKM'de sahnelenen "Afife" balesi, İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nin sahneleyeceği yeni prodüksiyon ile yeniden hayat buluyor. Prömiyerin ardından eser, 14, 15, 17, 29 Ekim 2026 tarihlerinde de sahnede olacak.İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası'nı İbrahim Yazıcı'nın yöneteceği eserin dekor tasarımı Efter Tunç, kostüm tasarımı Bahar Korçan, Işık Tasarımı Cem Yılmazer, video tasarımı ise Aisha Hajiyeva imzalı.&nbsp;Eserde dönüşümlü sahnede olacak dansçılar;&nbsp;Afife&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; 		&nbsp; &nbsp; &nbsp; : İlke KODAL – Melike MANAV3 Gölge&nbsp; (Bakıcılar)		&nbsp; &nbsp; &nbsp; : Emre KARACA, Ahmet ŞAHİN, Taner GÜNGÖR –&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Mert AKSU, Tuğrul SAVAŞÇIAltın Afife			&nbsp; &nbsp; &nbsp; : Berin GÜNAY - Aslı ULUKırmızı Afife&nbsp; &nbsp;		&nbsp; &nbsp; &nbsp; : Gizem ATİK TUNCAY – Büşra AY – Nisa Deniz EKMEKÇİMor Afife			&nbsp; &nbsp; &nbsp; : Deniz KILINÇ TUNÇELİ – Büşra AY- Aslı ULUGümüş Afife			&nbsp; &nbsp; &nbsp; : Berfu ELMAS – Berin GÜNAY – Naz KURTULUŞZiya (Kuzeni)			&nbsp; &nbsp; &nbsp; : Berkay GÜNAY – Matthew SOLOVIEFFMehmet Ali (Nazır)		&nbsp; &nbsp; &nbsp; : Mustafa ÖZMEN – Alican GÜÇOĞLU – Oliver SPENCEDr.Suat (Doktor)		&nbsp; &nbsp; &nbsp; : Arda ERKARA – Berkay GÜNAYSelahattin Pınar (Eşi)	&nbsp; &nbsp; &nbsp; : Batur BÜKLÜ - Arda ERKARAMethiye (Anne)		&nbsp; &nbsp; &nbsp; : Ayşe KIRAN&nbsp;Hidayet (Baba)		&nbsp; &nbsp; &nbsp; : M. Nuri ARKANElisa Binemeciyen (Aktris)	&nbsp; &nbsp; &nbsp; : Zuhal KARACA – Şeyda DURAN – Eda Y. DÜRÜMBehiye (Abla )&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; : Eda Y. DÜRÜM - Melis GÜLMEN&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 30 Sep 2026 13:36:40 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ünlü oyuncu Ali Hürol yaşamını yitirdi]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/unlu-oyuncu-ali-hurol-yasamini-yitirdi-6668/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/unlu-oyuncu-ali-hurol-yasamini-yitirdi-6668/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3699EA-44C932-AAB929-609F7D-6E8A96-78557C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sanat dünyası bir isminden daha oldu. Tiyatro sahnesinden seslendirme stüdyolarına uzanan yıllarıyla tanınan Ali Hürol, 76 yaşında aramızdan ayrıldı. Kalp rahatsızlığı ve sağlık sorunları olduğu belirtilen sanatçının vefat haberi, yakın dostu Sezai Aydın&#39;ın oğlu Arda&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3699EA-44C932-AAB929-609F7D-6E8A96-78557C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sanat dünyası bir isminden daha oldu. Tiyatro sahnesinden seslendirme stüdyolarına uzanan yıllarıyla tanınan Ali Hürol, 76 yaşında aramızdan ayrıldı. Kalp rahatsızlığı ve sağlık sorunları olduğu belirtilen sanatçının vefat haberi, yakın dostu Sezai Aydın&#39;ın oğlu Arda Aydın&#39;dan geldi. Duygusal veda mesajı ise yürekleri burktu.Vefat haberini duyuran Arda Aydın, Ali Hürol&#39;ü amcası gibi gördüğünü söyledi. 2021&#39;de aramızdan ayrılan usta oyuncu Sezai Aydın&#39;ın oğlu olan Aydın, mesajında Hürol&#39;ü &#39;Mert&#39;in ve Zeyno&#39;nun babası, Ferhunde Teyzemin 52 yıllık hayat arkadaşı yoldaşı, babamın en yakın dostlarından biri&#39; diye anlattı.&#39;Üstümde çok emeği hakkı var, ödenmez&#39; diyen Aydın, şöyle devam etti: &#39;Nasıl bir tiyatrocu olduğunu çocukları ve tüm birlikte çalıştığı rol arkadaşlarının çocuklarının bu mesleğe tutkuyla bağlanmasından anlarsınız. Hepimizi korur kollar, kendi çocuklarından ayırt etmezdi. Yattığı yerde huzur bulsun.&#39;Aydın, Hürol&#39;ü en son Antalya&#39;daki seslendirme sergisinde, Serdal Güzel&#39;in çektiği kendi fotoğrafının önünde görüntülediğini de paylaştı. Mesajını &#39;Hoşçakal Amca. Babama ve tüm amcalarıma selam&hellip;&#39; sözleriyle bitiren Aydın&#39;ın paylaşımı sosyal medyada duygulandırdı. Ali Hürol&#39;ün cenaze töreniyle ilgili bilgi ise henüz paylaşılmadı.Ali Hürol Kimdir?Ali Hürol, 17 Temmuz 1950&#39;de Ankara&#39;da doğdu. Babası tiyatro oyuncusu Ekmel Hürol, annesi opera sanatçısı Meserret Soyak&#39;tı; yani sahne, daha küçük yaşından beri hayatının tam ortasındaydı. Ankara Devlet Konservatuvarı Yüksek Bölümü&#39;nden mezun olan Hürol, profesyonel tiyatro yaşamına 1968-69 sezonunda Ankara Mithatpaşa Tiyatrosu&#39;nda adım attı.Devlet Tiyatroları&#39;ndan 1980&#39;de ayrılınca kendi tiyatrosunu kurdu. Kırk yılı aşan sanat hayatında yüze yakın oyunda rol aldı, otuz civarında yetişkin oyununu sahneledi, çok sayıda çocuk oyununun da yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlendi. &#39;Tatlı Çarşamba&#39; ve &#39;Komşu Köyün Delisi&#39; rol aldığı oyunlar arasındaydı.Sahneyle de yetinmedi. TRT&#39;nin çeşitli yapımlarında seslendirme sanatçısı ve rejisör olarak çalıştı, 2001-2014 yılları arasında bazı dizilerde de kamera karşısına geçti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 29 Sep 2026 17:37:20 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali başladı]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/33-uluslararasi-adana-altin-koza-film-festivali-basladi-5399/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/33-uluslararasi-adana-altin-koza-film-festivali-basladi-5399/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_40BAF1-128D5F-577E70-9CE799-ADAC43-496FE4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali kapsamında açılış ve &#34;Orhan Kemal Emek Ödülleri&#34; gecesi Merkez Park Amfi Tiyatro&#39;da gerçekleştirildi.Sunuculuğunu Ali İhsan Varol&#39;un yaptığı törende festivale katılan filmler tanıtıldı.Büyükşehir Belediye Başkan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_40BAF1-128D5F-577E70-9CE799-ADAC43-496FE4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali kapsamında açılış ve &#34;Orhan Kemal Emek Ödülleri&#34; gecesi Merkez Park Amfi Tiyatro&#39;da gerçekleştirildi.Sunuculuğunu Ali İhsan Varol&#39;un yaptığı törende festivale katılan filmler tanıtıldı.Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer, törende, festivalin açılışını yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.Sinemanın yıllara yayılan emeği içinde barındırdığını belirten Geçer, &#34;Ödül alan tüm sanatçılarımızı yürekten kutluyorum. Sinemamıza verdikleri emek için kendilerine minnet ve şükranlarımı sunuyorum. Festivalimizin geri kalan günlerinde de sizleri salonlarımıza bekliyoruz.&#34; dedi.Festival Yürütme Kurulu Başkanı Menderes Samancılar da festivali daha ileriye taşımak için her yıl ellerinden geldiğince çalıştıklarını dile getirdi.Organizasyonun gerçekleşmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Samancılar, &#34;Film karanlıkta, hayat aydınlıkta yaşanır. Biz aydınlığa doğru gidiyoruz. Hemen yanı başımızda bir Filistin, Gazze acısı var. Çocuklar ölüyor. İnsanlar yollara dökülmüş, aç ve susuz. Zulmedenleri başta İsrail olmak üzere kınıyor ve lanetliyoruz Altın Koza ekibi olarak.&#34; diye konuştu.Konuşmanın ardından &#34;Orhan Kemal Emek Ödülleri&#34; yönetmen ve yapımcı Aydın Sayman, oyuncu ve senarist Macit Koper ile oyuncu Suna Selen&#39;e verildi.Ödül töreninin ardından Nükhet Duru konser verdi.Törene festivalde görev alan jüri üyeleri, davetliler ve vatandaşlar katıldı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 27 Sep 2026 10:23:45 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gürcistan Devlet Balesi "Kuğu Gölü" ile Türkiye'ye geliyor]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/gurcistan-devlet-balesi-kugu-golu-ile-turkiyeye-geliyor-9356/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/gurcistan-devlet-balesi-kugu-golu-ile-turkiyeye-geliyor-9356/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8D2C0E-1B436B-72C1B5-F2B3C6-1156B8-4BB956.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tchaikovsky'nin müzikleriyle klasik bale repertuvarının en önemli eserlerinden biri haline gelen Kuğu Gölü, Gürcistan Devlet Balesi'nin yorumuyla Türkiye'ye geliyor. Piu Entertainment organizasyonuyla gerçekleşecek gösteriler, İstanbul ve Ankara'da sanatseverlerle buluşacak.İlk kez 1877&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8D2C0E-1B436B-72C1B5-F2B3C6-1156B8-4BB956.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tchaikovsky'nin müzikleriyle klasik bale repertuvarının en önemli eserlerinden biri haline gelen Kuğu Gölü, Gürcistan Devlet Balesi'nin yorumuyla Türkiye'ye geliyor. Piu Entertainment organizasyonuyla gerçekleşecek gösteriler, İstanbul ve Ankara'da sanatseverlerle buluşacak.İlk kez 1877 yılında Moskova'daki Bolshoi Tiyatrosu'nda sahnelenen Kuğu Gölü; aşk, büyü, ihanet ve kaderi bir araya getiren hikayesiyle yaklaşık 150 yıldır dünya sahnelerinde yer alıyor.Kötü büyücü Rothbart'ın lanetiyle kuğuya dönüştürülen Prenses Odette ile Prens Siegfried'in aşkını merkezine alan eser, Odette'in karanlık yansıması Odile'in ortaya çıkışıyla değişen bir hikayeye dönüşüyor. Beyaz Kuğu Odette ile Siyah Kuğu Odile arasındaki karşıtlık ise Tchaikovsky'nin müziği ve klasik balenin en ikonik koreografileriyle sahneye taşınıyor.Nina Ananiashvili imzalı Kuğu GölüKöklü bale geleneğini dünyanın farklı sahnelerine taşıyan Gürcistan Devlet Balesi, 2004 yılından bu yana dünyaca ünlü prima balerin Nina Ananiashvili'nin sanat yönetiminde çalışmalarını sürdürüyor.Bolshoi Ballet ve American Ballet Theatre'ın eski baş balerinlerinden Ananiashvili, The Daily Telegraph tarafından "gelmiş geçmiş en büyük 12 balerin" arasında gösterildi. Kuğu Gölü'nün Türkiye'de sahnelenecek prodüksiyonunun libretto uyarlamasını üstlenen Ananiashvili, eserin koreografik versiyonu ve sahnelemesini Alexey Fadeechev ile birlikte hazırladı. Prodüksiyon, Marius Petipa ve Lev Ivanov'un klasik koreografisini temel alıyor.Uluslararası turneleriyle dünyanın önemli sahnelerinde izleyici karşısına çıkan Gürcistan Devlet Balesi, 2008 Edinburgh Uluslararası Festivali'nde Herald Angels Ödülü'ne layık görüldü. Topluluk, Kuğu Gölü prodüksiyonunu 2024 yılında London Coliseum'da da sahneledi.İstanbul'da bale ve senfoni aynı sahnedeKuğu Gölü'nün İstanbul gösterilerinde Tchaikovsky'nin müziği canlı orkestra eşliğinde seslendirilecek. Şef Levan Jagaev yönetimindeki Piu Senfoni Orkestrası'nın eşlik edeceği gösterilerde klasik bale ve senfoni aynı sahnede buluşacak.Elle boyanan dekorları, kostümleri ve klasik koreografisiyle Gürcistan Devlet Balesi'nin Kuğu Gölü prodüksiyonu, Piu Entertainment organizasyonuyla İstanbul ve Ankara'da sahnelenecek.Konser biletlerine Biletinial, Bubilet, Biletix üzerinden ulaşılabiliyor.Gösterim Takvimiİstanbul16 Ocak 2027 Cumartesi – 14.3016 Ocak 2027 Cumartesi – 19.30Zorlu PSM Turkcell SahnesiAnkara17 Ocak 2027 Pazar – 20.00ATO Congresium Kongre ve Sergi Merkezi]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 23 Sep 2026 10:06:04 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yeni Bond kitaplarının yazarından favori 007 adayına veto]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/yeni-bond-kitaplarinin-yazarindan-favori-007-adayina-veto-5876/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/yeni-bond-kitaplarinin-yazarindan-favori-007-adayina-veto-5876/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_98C618-1D3E6B-A239FA-F564AD-51AC3C-C03C97.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />En son James Bond kitabını kaleme alan Charlie Higson, kurgusal Britanyalı casus rolünü Daniel Craig&#39;den devralma yarışında öne çıkan son isimler hakkındaki görüşlerini paylaşarak hiçbirini martini içen casus rolünde hayal edemediğini açıkladı.Halihazırda Bond rolünü oynama&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_98C618-1D3E6B-A239FA-F564AD-51AC3C-C03C97.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />En son James Bond kitabını kaleme alan Charlie Higson, kurgusal Britanyalı casus rolünü Daniel Craig&#39;den devralma yarışında öne çıkan son isimler hakkındaki görüşlerini paylaşarak hiçbirini martini içen casus rolünde hayal edemediğini açıkladı.Halihazırda Bond rolünü oynama ihtimali en yüksek aktör İskoç yıldız Jack Lowden olsa da Masters of the Air&#39;dan Callum Turner ve Uğultulu Tepeler&#39;in (Wuthering Heights) yıldızı Jacob Elordi&#39;nin de adaylar arasında yer aldığı söyleniyor.Higson verdiği yeni röportajda, Lowden&#39;ın Bond&#39;u canlandırmak için gereken özellikleri taşıdığından &#34;emin olmadığını&#34; söyledi. &#34;Onu seviyorum ama tıpkı Tom Hiddleston&#39;ın adaylar arasında olduğu zamanki gibi bir durum sözkonusu; ikna edici bir yakın dövüşçü değil&#34; dedi.The Times&#39;a konuşan yazar, &#34;Daniel Craig&#39;in birinin canına okuduğuna inanabiliyorsunuz&#34; ifadelerini kullandı.&nbsp;Bond&#39;u canlandıran oyuncuda da buna inanabilmemiz gerekiyor.Yazar ayrıca Elordi&#39;nin bu role &#34;fazla uzun&#34; kaçacağını düşündüğünü, Turner&#39;ın ise &#34;alışılmadık bir görünüşe&#34; sahip olduğunu ve bunun &#34;kötü bir şey olmadığını&#34; belirtti.Higson, ne yazık ki oyuncu seçimi süreciyle ilgili içeriden herhangi bir bilgi veremedi. Sözlerine, &#34;Çok daha genç bir Bond mu seçecekler?&#34; diye devam etti.Tanınmış bir ismi mi seçecekler, yoksa daha önce adını duymadığımız birini mi? İlginç olacak. Çok heyecan verici.BBC Two&#39;nun The Fast Show programının eski yazarı ve oyuncusu Higson, en çok Genç Bond (Young Bond) kitap serisini yazmasıyla tanınıyor. Ian Fleming&#39;in ilk romanlarından doğan bu yan seri, Eton Koleji&#39;nde okuyan ergen James Bond&#39;u konu alıyor.Higson bu seride 5 kitap yazdıktan sonra 1964&#39;te Fleming&#39;in ölümünden bu yana yetişkin Bond romanlarını kaleme alan 8. yazar oldu. Higson&#39;ın On His Majesty&#39;s Secret Service&#39;i 2023&#39;te yayımlanırken, son romanı King Zero ise bu ay okuyucuyla buluşacak.Ian Fleming Publications, Fleming&#39;in ölümünden sonra Kingsley Amis, John Gardner, Raymond Benson, Sebastian Faulks, Jeffery Deaver, William Boyd, Anthony Horowitz ve Higson tarafından yazılan 29 Bond romanı yayımladı.26. Bond filminin senaristi Steven Knight önceki haftalarda, yapımcıların bir sonraki Bond&#39;u kimin oynayacağına karar verdiğini ve casusu kimin canlandıracağını artık bildiği için senaryo üzerinde çalışmanın &#34;biraz daha kolaylaştığını&#34; açıklamıştı.Bu açıklama, Lowden&#39;ın Slow Horses&#39;taki rol arkadaşı Gary Oldman&#39;ın, yapımcıların kararını çoktan verdiğini iddia ederek çıkmasını istediği bir isme &#34;şans dilediğini&#34; söylemesinden kısa süre sonra gelmişti.Daniel Craig&#39;in son Bond filmi Ölmek için Zaman Yok (No Time to Die), 2021&#39;de vizyona girdiğinden beri serinin hayranları, Dune: Çöl Gezegeni&#39;yle (Dune) bilinen Denis Villeneuve&#39;nin yöneteceği bir sonraki filmde onun yerini kimin alacağını öğrenmek için sabırsızlanıyor. Bu, seriyi geçen yıl ortak sahibi Barbara Broccoli&#39;den devralan, Amazon&#39;a ait MGM şirketinin yaratıcı kontrolü altındaki ilk film olacak.Yapımcı Amy Pascal, sıradaki Bond&#39;la ilgili haberlerin muhtemelen &#34;yıl sonuna kadar&#34; açıklanacağını geçen ay söylemişti.Pascal, &#34;Gerçekten çok titiz davranıyoruz. Barbara Broccoli&#39;yle stüdyo tarafında çalışmış biri olarak şunu söyleyebilirim ki, Daniel Craig&#39;in yerini doldurmak hiç de kolay değil&#34; demişti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 21 Sep 2026 08:52:39 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yeni sezonun perdesi Beethoven'le açıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/yeni-sezonun-perdesi-beethovenle-acildi-7052/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/yeni-sezonun-perdesi-beethovenle-acildi-7052/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6889CC-5943AB-CB6899-C528B8-4435CE-8F66A7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ludwig van Beethoven'ın yaşamının son döneminde bestelediği ve ilk kez 1824 yılında seslendirilen 9. Senfoni, müzik tarihinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak kabul edilirken, insanlık, kardeşlik ve umut duygularını güçlü müziğiyle bir kez daha dinleyicilerle buluşturdu. Senfoni&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6889CC-5943AB-CB6899-C528B8-4435CE-8F66A7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ludwig van Beethoven'ın yaşamının son döneminde bestelediği ve ilk kez 1824 yılında seslendirilen 9. Senfoni, müzik tarihinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak kabul edilirken, insanlık, kardeşlik ve umut duygularını güçlü müziğiyle bir kez daha dinleyicilerle buluşturdu.




	Senfoni tarihinde insan sesini bu ölçekte ve merkezi bir biçimde kullanan ilk büyük örneklerden biri olan Beethoven'ın 9. Senfonisi, güçlü orkestral yapısı ve final bölümünde yükselen "Neşeye Övgü" korosuyla konserin en etkileyici anlarına imza attı.




	İstanbul Devlet Opera ve Balesi solistleri, orkestrası ve korosunu aynı sahnede buluşturan konser, dinleyicilere Beethoven'ın müziğinde hayat bulan karanlıktan aydınlığa, mücadeleden kardeşliğe ve umuda uzanan güçlü bir yolculuk sundu.




	İDOB Orkestrası'nın İbrahim Yazıcı, İDOB Korosu'nun ise Paolo Villa yönetiminde sahne aldığı konserde; soprano Dilruba Bilgi, mezzosoprano Aylin Ateş, tenor Berk Dalkılıç ve bas Burak Bilgili solist olarak yer aldı.




	Eser, 23 Eylül'de bir kez daha Atatürk Kültür Merkezi – Türk Telekom Opera Salonu'nda seslendirilecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 20 Sep 2026 09:57:07 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Celine Dion altı yıl sonra Paris'te sahneye döndü]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/celine-dion-alti-yil-sonra-pariste-sahneye-dondu-5485/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/celine-dion-alti-yil-sonra-pariste-sahneye-dondu-5485/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_17793F-35BC13-19CB6A-20F4ED-C2EFB7-7F90B6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sony Music&#39;ten yapılan açıklamaya göre, mücadele ettiği nadir görülen nörolojik hastalık nedeniyle 6 yıldır sahnelerden uzak kalan Dion&#39;un dönüşüne, konser alanını dolduran 35 bin hayranı tanıklık etti.Sanatçı, kariyerinin farklı dönemlerinden Fransızca ve İngilizce&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_17793F-35BC13-19CB6A-20F4ED-C2EFB7-7F90B6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sony Music&#39;ten yapılan açıklamaya göre, mücadele ettiği nadir görülen nörolojik hastalık nedeniyle 6 yıldır sahnelerden uzak kalan Dion&#39;un dönüşüne, konser alanını dolduran 35 bin hayranı tanıklık etti.Sanatçı, kariyerinin farklı dönemlerinden Fransızca ve İngilizce eserleri seslendirdiği konserde, müzik kariyerinde iz bırakan parçalarının yanı sıra bu yıl yayımladığı &#34;Dansons&#34; adlı çalışmasına da yer verdi.Konser, Quebec listelerinde bir numaraya yükselen Fransızca klasiği &#34;On ne change pas&#34; ile başladı. Ayrıca Dion, &#34;Because You Loved Me&#34;, &#34;Dans un autre monde&#34;, &#34;Courage&#34; ve &#34;It&#39;s All Coming Back to Me Now&#34;un arasında olduğu sevilen eserlerini söyledi.- Sahne tasarımında opera ve teatral unsurlar öne çıktıÜnlü kreatif direktör Willo Perron tarafından tasarlanan prodüksiyonda, Perron Studios&#39;un tasarım yönetimiyle hazırlanan sahne Dion&#39;un teatral sahne kimliğini opera estetiğiyle buluşturdu.Performans boyunca açılıp kapanan ve farklı biçimlere dönüşen büyük ölçekli sahne yapıları, sanatçının kariyerindeki farklı dönemlere gönderme yaparken, yıllar sonra Paris&#39;te yeniden seyirci karşısına çıkışını da görsel olarak yansıttı.Dört bölümden oluşan konserin merkezinde Dion&#39;un vokal performansı yer alırken, sanatçı son 15 yıldır sahne çalışmalarında kendisine eşlik eden müzik direktörü Scott Price yönetimindeki grupla sahne aldı.Açıklamada görüşlerine yer verilen sanatçı, konserde duygularını seyircilerle paylaşarak, &#34;Sonunda yeniden hep birlikte olmak inanılmaz. Geri döneceğime ve yeniden sahnede olacağıma söz vermiştim. İşte buradayım, sizin için, kendim için, hayat için şarkı söylüyorum.&#34; ifadelerini kullandı.Konser boyunca seyirciler, sanatçının performansına alkış ve tezahüratlarla eşlik etti.Concerts West, AEG Presents ve Inter Concerts prodüksiyonuyla gerçekleştirilen &#34;Celine Dion Paris 2026-2027&#34; konser serisinin ekim ortasına kadar devam etmesi, ardından Mayıs 2027&#39;de 10 ek performansla sürmesi planlanıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 15 Sep 2026 09:01:11 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[78. Emmy Ödüllerinin adayları kimler?]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/78-emmy-odullerinin-adaylari-kimler-2956/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/78-emmy-odullerinin-adaylari-kimler-2956/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5B4768-6FAEF9-09E2B3-EBB098-C3696B-C1BDDC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Beef, Hacks, Pluribus ve The Pitt, bu yılki Emmy Ödülleri&#39;nde aday gösterilen televizyon programlarından bazıları.Widow&#39;s Bay, DTF St Louis, Slow Horses, The Bear ve Abbott Elementary de ABD televizyon sektörünün en prestijli etkinliği olarak kabul edilen törende ödüller için&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5B4768-6FAEF9-09E2B3-EBB098-C3696B-C1BDDC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Beef, Hacks, Pluribus ve The Pitt, bu yılki Emmy Ödülleri&#39;nde aday gösterilen televizyon programlarından bazıları.Widow&#39;s Bay, DTF St Louis, Slow Horses, The Bear ve Abbott Elementary de ABD televizyon sektörünün en prestijli etkinliği olarak kabul edilen törende ödüller için yarışıyor.Ödüllere aday gösterilen oyuncular arasında Zendaya, Noah Wyle, Sarah Snook ve Colman Domingo yer alırken, İngiliz adaylar arasında ise Matthew Rhys, Carey Mulligan ve Jack Lowden bulunuyor.Ancak birçok büyük yapım temsil edilmiyor: Büyük sansasyon yaratan Heated Rivalry Emmy ödüllerine aday değilken, Euphoria ve Stranger Things&#39;in final sezonlarının temsili de daha zayıf.Bu yılki Emmy Ödülleri hakkında bilmeniz gerekenleri derledik.En çok izlenme bekleyen TV dizileri hangileri?Emmy Ödülleri adaylıklarını üç ana kategoriye ayırdı: Komedi, drama ve mini dizi veya antoloji dizileri.En iyi drama ödülü genellikle gecenin en prestijli ödülü olarak kabul ediliyor ve geçen yılın kazananı The Pitt, ikinci sezonunun ardından unvanını korumak için geri döndü.Beğeni toplayan tıp draması, başrol oyuncusu Noah Wyle da dahil olmak üzere sekiz ayrı oyunculuk dalında aday gösterildi.Aday gösterilen diğer diziler arasında Pluribus, Slow Horses, The Diplomat ve Game of Thrones&#39;un öncesini anlatan A Knight Of The Seven Kingdoms yer alıyor.Komedi kategorilerinde ise, Hollywood hicvi Hacks&#39;in beşinci ve son sezonunun ardından Emmy ödüllerindeki büyük başarısını sürdüreceği birçok kişi tarafından tahmin ediliyor.Programın beklenen başarıları arasında, başrol oyuncuları Jean Smart ve Hannah Einbinder için oyunculuk ödülleri de yer alabilir.Smart, Hacks dizisindeki performansıyla zaten dört Emmy ödülü almıştı ve önceki dört sezonda da hiç boş geçmedi.Bir ödül daha kazanırsa, toplam Emmy sayısı sekize ulaşarak Julia Louis-Dreyfus ve Cloris Leachman&#39;ın sahip olduğu rekoru egale edecek.Komedi kategorisindeki muhtemel rakipler arasında Widow&#39;s Bay, Shrinking, Abbott Elementary ve Nobody Wants This yer alıyor.Öte yandan Netflix&#39;in Beef dizisinin ikinci sezonu, mini dizi veya antoloji dizi kategorisinde güçlü bir aday ve başrol oyuncuları Carey Mulligan ve Oscar Isaac&#39;e oyunculuk ödülleri kazandırabilir.Ancak All Her Fault, The Beast in Me ve özellikle geçen haftaki Yaratıcı Sanatlar Emmy Ödülleri&#39;nde güçlü bir performans sergileyen DTF St Louis gibi yapımlardan büyük bir rekabetle karşı karşıya.Mulligan&#39;ın yanı sıra İngiliz adaylar arasında Riz Ahmed (Bait), Rufus Sewell (The Diplomat), Kate O&#39;Flynn (Widow&#39;s Bay) ve Gary Oldman ile Jack Lowden (her ikisi de Slow Horses filmiyle) yer alıyor.Birçok kişi özellikle Galli yıldız Matthew Rhys&#39;i yakından takip ediyor: Rhys, komedi dizisi Widow&#39;s Bay ve mini dizi The Beast in Me&#39;deki rolleriyle iki farklı başrol erkek oyuncu kategorisinde aday gösterildi.Heated Rivalry neden aday gösterilmedi?Geçtiğimiz yılın en çok konuşulan dizisi, Connor Storrie ve Hudson Williams&#39;ın başrollerini paylaştığı Heated Rivalry, bu yılki Emmy adaylıkları arasında yer almıyor.Buz hokeyi temalı romantik dizi, Emmy ödüllerine aday gösterilmek için gerekli olan ABD katılımı olmadan, tamamen Kanada yapımı olarak finanse edildiği için değerlendirmeye alınmadı.Kanada&#39;ya özgü bir dizi olan Schitt&#39;s Creek&#39;in 2021 Emmy ödüllerine damgasını vurduğunu hatırlayan birçok kişi, bu dizinin aday olamamasına şaşırdı.Ancak bu, dizinin ABD&#39;deki finansal ve yayın ortaklıkları, özellikle de yaratıcısı ve başrol oyuncusu Dan Levy&#39;nin Amerika merkezli yapım şirketi sayesinde yeterlilik kazanmıştı.Heated Rivalry, bunun yerine Kasım ayında New York&#39;ta düzenlenecek olan bir sonraki Uluslararası Emmy Ödülleri&#39;nde yarışmaya hak kazanacak.Bu arada, ABD ödül törenine katılmaya hak kazanan ve genç izleyiciler arasında popüler olan diğer iki popüler dizi, aday listesinde beklenenden daha düşük bir performans sergiledi.Stranger Things&#39;in final sezonu bu yıl en önemli kategorilerde yer almıyor ve sadece teknik kategorilerde yedi adaylık elde etti.Ve yıldızlarla dolu kadrosuna rağmen Euphoria&#39;nın son sezonu, yalnızca önceki ödül sahibi Zendaya için bir oyunculuk adaylığı elde etti.Törende ne gibi değişiklikler yapıldı?Bu yıl iki kategori birleştirildi: En iyi talk show serisi ve en iyi senaryolu varyete serisi artık tek bir kategori altında toplandı: Olağanüstü varyete serisi.Bu da Jimmy Kimmel gibi talk show sunucularının, Saturday Night Live ve Last Week Tonight With John Oliver gibi güncel konuları ele alan varyete şovlarıyla rekabet edeceği anlamına geliyor.Töreni canlandırmak ve eğlenceye daha fazla zaman ayırmak amacıyla, bu yıl yayın programından çıkarılan bazı diğer kategorilerin ödülleri de çoktan sahiplerini buldu.Örneğin genellikle ana törende verilen sınırlı dizi dalındaki en iyi yardımcı erkek ve kadın oyuncu ödülleri, bu yıl daha önceki Yaratıcı Sanatlar Emmy Ödülleri törenine alındı.Akademi ödül gecesinde verilecek toplam ödül sayısının 26&#39;dan 19&#39;a düşürüldüğünü, bunun da daha fazla müzik performansı, komedi skeçleri ve beklenmedik teşekkür konuşmalarına yer açmak amacıyla yapıldığını belirtti.Ödül töreni nasıl izlenebilir?Tören, 14 Eylül Pazartesi günü Pasifik saatiyle 17.00 / Doğu saatiyle 20.00&#39;de (TSİ Salı 03.00) başlayacak ve Los Angeles&#39;taki Peacock Tiyatrosu&#39;ndan canlı olarak yayınlanacak.Daha önce kimler kazandı?Geçen haftasonu düzenlenen Yaratıcı Sanatlar Emmy Ödülleri&#39;nde, DTF St Louis dizisinin yıldızları Linda Cardellini ve David Harbour, sınırlı dizi dalında en iyi yardımcı kadın ve erkek oyuncu ödüllerini kazandı.Betty Gilpin (Dul Körfezi), Ernest Harden Jr (Çukur), Shailene Woodley (Cennet) ve merhum Rob Reiner (Ayı) konuk oyunculuk rolleriyle ödül kazanırken, İngiliz yıldız Julie Andrews ise Bridgerton&#39;daki seslendirme performansıyla en iyi seslendirme ödülünü aldı.Diğer İngiliz kazananlar arasında, The Traitors&#39;ın ABD versiyonundaki sunuculuğuyla en iyi reality şov sunucusu ödülünü kazanan Alan Cumming de yer aldı.Sally Field ve Lewis Pullman&#39;ın başrollerini paylaştığı, akvaryumundaki personeli gözlemleyen zeki bir ahtapotu konu alan &#34;Remarkably Bright Creatures&#34; adlı drama filmi en iyi film ödülünü kazandı.South Park en iyi animasyon dizisi ödülünü, Mr. Scorsese en iyi belgesel dizisi ödülünü, Love on the Spectrum en iyi yapılandırılmamış gerçeklik programı ödülünü ve Bad Bunny&#39;nin başrolünde olduğu Super Bowl Devre Arası Gösterisi en iyi varyete özel programı ödülünü kazandı.Töreni kim sunacak?ABD&#39;li oyuncu Mariska Hargitay, &#34;Law and Order: Special Victims Unit&#34; dizisinin yıldızı, bu yılki Primetime Emmy Ödülleri törenine ev sahipliği yapacak.SVU olarak bilinen ve büyük başarı yakalayan polisiye dizisi 1999&#39;dan beri yayınlanıyor ve yayın platformlarında keşfeden genç izleyiciler arasında popülerliğini koruyor.Hargitay, Olivia Benson rolüyle sekiz kez Emmy&#39;ye aday gösterilmiş ve 2006&#39;da drama dizisi başrol oyuncusu ödülünü kazanmıştı.SVU, tüm zamanların en uzun soluklu televizyon dizilerinden biri ve bu sonbaharda 28. sezonu yayınlandığında 600. bölümüne ulaşacak.Geçtiğimiz hafta sonu düzenlenen Yaratıcı Sanatlar Emmy Ödülleri&#39;nde Hargitay, annesi oyuncu Jayne Mansfield&#39;in (Hargitay üç yaşındayken) hayatını kaybettiği &#34;My Mom Jayne&#34; adlı belgeseliyle iki ödül daha kazandı.Orijinali İngilizce olan bu makalenin çevirisinde yapay zekadan yararlandık. Yayınlanmadan önce çeviriyi bir BBC gazetecisi kontrol etti. Yapay zekayı nasıl kullandığımız hakkında daha fazla bilgi burada.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 14 Sep 2026 14:46:51 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Venedik'te büyük ödül Mısır asıllı  yönetmenin filmine verildi]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/venedikte-buyuk-odul-misir-asilli-yenitmenin-filmine-veildi-5510/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/venedikte-buyuk-odul-misir-asilli-yenitmenin-filmine-veildi-5510/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B69A57-D846C4-91DE1F-D04BCF-32B1A1-2CA2BD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Venedik kentinin Lido Adası&#39;nda 2 Eylül&#39;de başlayan dünyanın en eski sinema festivali, bu akşamki ödül töreniyle sona erdi. Festivalin en iyi filmine verilen büyük ödül &#34;Altın Aslan&#34;ı, yönetmenliğini Mısır asıllı Danimarkalı May el-Toukhy&#39;nin üstlendiği &#34;Kvinde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B69A57-D846C4-91DE1F-D04BCF-32B1A1-2CA2BD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Venedik kentinin Lido Adası&#39;nda 2 Eylül&#39;de başlayan dünyanın en eski sinema festivali, bu akşamki ödül töreniyle sona erdi.




	Festivalin en iyi filmine verilen büyük ödül &#34;Altın Aslan&#34;ı, yönetmenliğini Mısır asıllı Danimarkalı May el-Toukhy&#39;nin üstlendiği &#34;Kvinde Ukendt (Women Unknown)&#34; filmi kazandı.




	Festivalde en iyi yönetmene verilen &#34;Gümüş Aslan&#34; ödülüne de &#34;Dau&#34; filmiyle Rus asıllı İngiliz vatandaşı Ilya Khrzhanovsky layık görüldü.




	İsrail&#39;in Gazze&#39;deki sivil katliamını belgeleyen &#34;NAZA&#34; filmi de &#34;Jüri Özel Ödülü&#34;nü aldı.




	Ödül töreninde, en iyi erkek oyuncu ödülünü (Coppa Volpi) &#34;Wild Horse Nine&#34; filminde gösterdiği performansla ABD&#39;li aktör John Malkovich alırken, en iyi kadın oyuncu ödülüne (Coppa Volpi) &#34;Kvinde Ukendt&#34; filmindeki rolüyle Danimarkalı aktris Mathilde Arcel layık görüldü.




	Festivalde ana yarışma kategorisinde en iyi senaryo ödülü ise &#34;Un bon Petit Soldat&#34; filminin senaristleri Stephane Brize, Coralie Amedeo, Olivier Gorce&#39;a verildi.




	- Filistin bayraklarından uçurtmalar Lido Adası semalarında uçuruldu




	Filistin destekçilerinden oluşan bir grup, ödül gecesi öncesinde köklü festivalin yapıldığı Lido Adası&#39;nın sahillerinde, Filistin bayraklarından yapılan uçurtmaları uçurarak festival yönetimine, gelecek yıl Filistin bayrağının da festival kapsamında diğer ülkelerinki gibi göndere çekilmesi talebini dile getirdi.




	Bu arada, 84. Uluslararası Venedik Film Festivali&#39;nin 1-11 Eylül 2027 tarihlerinde yapılacağı açıklandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 13 Sep 2026 08:16:30 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Oyuncu Serhat Kılıç evinde ölü bulundu]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/oyuncu-serhat-kilic-evinde-olu-bulundu-3216/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/oyuncu-serhat-kilic-evinde-olu-bulundu-3216/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C63B68-65A263-EE0207-F06C21-8336FF-D6A6C0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />yuncu Serhat Mustafa Kılıç, Kağıthane&#39;deki evinde ölü bulundu.Nurtepe Mahallesi Görkemli Sokak&#39;taki evinde ikamet eden 51 yaşındaki Kılıç&#39;ın arkadaşları, kendisinden iki gündür haber alamamaları üzerine evine gitti.Kılıç&#39;ı salonundaki koltuk üzerinde hareketsiz&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C63B68-65A263-EE0207-F06C21-8336FF-D6A6C0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />yuncu Serhat Mustafa Kılıç, Kağıthane&#39;deki evinde ölü bulundu.Nurtepe Mahallesi Görkemli Sokak&#39;taki evinde ikamet eden 51 yaşındaki Kılıç&#39;ın arkadaşları, kendisinden iki gündür haber alamamaları üzerine evine gitti.Kılıç&#39;ı salonundaki koltuk üzerinde hareketsiz bulunan arkadaşları, durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi.Sağlık ekiplerince yapılan incelemede Kılıç&#39;ın hayatını kaybettiği belirlendi.Teşkilat dizinde oynayan Kılıç&#39;ın, önceki gün diziden ayrıldığı duyurulmuştu.Serhat Kılıç kimdir?Serhat Kılıç, 8 Temmuz 1975'te Ankara'da doğdu. Aslen Malatyalı olan Kılıç, 1994 yılında Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Tiyatro Bölümü'nü burslu olarak kazandı ve 1998'de yüksek şeref öğrencisi olarak mezun oldu.Kariyerine tiyatroyla başlayan Kılıç, Ankara Sanat Tiyatrosu, Diyarbakır Devlet Tiyatrosu ve Erzurum Devlet Tiyatrosu'nda görev yaptı. 2005 yılında Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı'nda reji üzerine yüksek lisansını tamamladı ve Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro Bölümü'nde öğretim görevlisi olarak ders verdi.2008'de Devlet Tiyatroları'ndan ayrılarak İstanbul'da çalışmalarını sürdüren Kılıç, aralarında Tiyatro DOT, BKM ve İstanbul Şehir Tiyatroları'nın da bulunduğu çeşitli tiyatrolarda rol aldı. &#39;İntiharın Genel Provası&#39; oyunundaki performansıyla Afife Tiyatro Ödülleri'nde aday gösterildi.Kılıç, sinemada ise Nuri Bilge Ceylan'ın 2014 yapımı &#39;Kış Uykusu&#39; filminde İmam Hamdi karakterini canlandırdı. Filmdeki performansıyla SİYAD Ödülleri'nde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında aday oldu.2012 yılında Cats&amp;Dogs (Soho İstanbul) adlı prodüksiyon şirketini kuran Kılıç, 2014'te oyunculuk, yazarlık, dans ve şan eğitimi veren Okul Serhat Kılıç&#39;ı hayata geçirdi. Serhat Kılıç, 5 Eylül 2026'da İstanbul'un Kağıthane ilçesindeki evinde ölü bulundu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 06 Sep 2026 09:23:51 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Fındıkkıran'ın bildiğimiz masalı bu kez değişiyor]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/findikkiranin-bildigimiz-masali-bu-kez-degisiyor-9521/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/findikkiranin-bildigimiz-masali-bu-kez-degisiyor-9521/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6C0608-4F0988-7B759D-6F07A8-7094A1-93DCC6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çaykovski'nin 1892'de ilk kez sahnelenen ve bugün klasik balenin en tanınan eserlerinden biri olan Fındıkkıran, bu kez alışılmış masal dünyasının oldukça uzağında bir yorumla İstanbul seyircisinin karşısına çıkıyor.Geçtiğimiz şubat ayında Moskova'da prömiyerini yapan "Fındıkkıran:&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6C0608-4F0988-7B759D-6F07A8-7094A1-93DCC6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çaykovski'nin 1892'de ilk kez sahnelenen ve bugün klasik balenin en tanınan eserlerinden biri olan Fındıkkıran, bu kez alışılmış masal dünyasının oldukça uzağında bir yorumla İstanbul seyircisinin karşısına çıkıyor.Geçtiğimiz şubat ayında Moskova'da prömiyerini yapan "Fındıkkıran: Bu Bir Masal Değil" (The Nutcracker. Not a Fairytale), hikâyeyi I. Dünya Savaşı yıllarına taşıyor. Oyuncak askerler ve masal kahramanlarının yerini savaşın izlerini taşıyan insanlar alırken, anlatının merkezinde cepheden sağ dönen ancak yaşadıklarının etkisinden kurtulamayan genç asker Nataniel bulunuyor.Değişen müzik değil, hikâyeye bakışYapımın en dikkat çekici tercihlerinden biri, Çaykovski'nin dünyaca ünlü partisyonuna hiç müdahale edilmemesi. Eser, herhangi bir kesinti ya da tempo değişikliği yapılmadan canlı olarak seslendirilirken, Pavel Glukhov'un çağdaş koreografisi aynı müziğin içinden savaş, kayıp, hafıza, aşk ve yeniden hayata tutunma üzerine tamamen farklı bir hikâye çıkarıyor.Geçmişin anıları ve geri dönüşleri arasında yaşayan Nataniel'in hafızasını takip eden seyirci; bir oyuncak bebek ustasının atölyesinden Noel için süslenmiş bir Fransız kasabasına, oradan savaş meydanına uzanan bir dünyanın içine giriyor. Savaşın gölgesinde yaşama sevincini ve ilk aşkın heyecanını kaybeden Nataniel'in yeniden hayata bağlanmasında ise sevgilisi Clara ile kurduğu bağ belirleyici oluyor.Pavel Glukhov "Fındıkkıran benim için bir kayıp hissi"Klasik eserin neden böylesine farklı bir dünyaya taşındığını anlatan koreograf ve yönetmen Pavel Glukhov, Fındıkkıran'ın kendisi için her şeyden önce zaman ve kayıp duygusuyla ilişkili olduğunu söylüyor:"'Fındıkkıran' benim için bir kayıp hissi, geri dönüşü olmayan bir şeye duyulan histir. Güçlü bir zaman duygusu, zamanın durmaksızın akışı zaten bu müziğin kendine özgü bir parçasıdır. Biz doğar, büyür, yaşlanır ve hayatı tüm kırılmalarıyla yaşarız. Ve bu hayatın bir sonu vardır."Glukhov, yeni yorumunun çıkış noktasını ise şöyle anlatıyor:"'Fındıkkıran'ın yeni yorumunda zamanın geri dönüşsüzlüğünün trajedisini yeniden ele almak ve canlandırmak istiyorum. Farklı zaman akışlarına ait olay örgüleri tek bir sahnede gelişiyor, kesişiyor ve birbirini dönüştürüyor."Klasik baleden çağdaş dansa uzanan bir sahne diliİki perde, bir prolog ve bir epilogdan oluşan yapımda Glukhov, çağdaş dansın anlatım olanaklarından yararlanarak Nataniel'in psikolojik dönüşümünü koreografiye taşıyor. Dansçı olarak başladığı kariyerinin ardından dünyaca ünlü Mikhail Lavrovsky ile koreografi eğitimi alan Glukhov, sözlere ihtiyaç duymadan güçlü psikolojik karakterler yaratmasıyla tanınıyor. 2022 yılında Altın Maske Ödülü'nde Yılın En İyi Koreografı seçilen Glukhov, aynı zamanda Diana Vishneva. Context Çağdaş Dans Festivali'nin küratörlüğünü yürütüyor.Yapımın görsel dünyasında da bu dönüşüm izleniyor. Larisa Lomakina'nın sahne tasarımı geçmiş ile bugünü, anılar ile düşleri aynı sahnede buluştururken; Svetlana Tegin'in kostüm tasarımında başlangıçtaki eski fotoğrafları çağrıştıran sepya tonları, hikâye ilerledikçe yerini baharın canlı renklerine bırakıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 02 Sep 2026 16:22:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Orta Doğulu yıldız oyuncular İstanbul'da]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/orta-dogulu-yildiz-oyuncular-istanbulda-9707/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/orta-dogulu-yildiz-oyuncular-istanbulda-9707/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_38E2CC-36E009-19B4A8-242659-D1E372-80286D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yapımcılığını Nida Karabol, Semih Hakyemez ve Senem Bay'ın üstlendiği "Harabe" filmi sete çıkıyor. Senaryosu Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı SinemaDestek Fonu tarafından desteklenen, ayrıca 12 Punto TRT Ön Alım Ödülü'nün de sahibi olan "Harabe"nin okuma provası,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_38E2CC-36E009-19B4A8-242659-D1E372-80286D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yapımcılığını Nida Karabol, Semih Hakyemez ve Senem Bay'ın üstlendiği "Harabe" filmi sete çıkıyor. Senaryosu Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı SinemaDestek Fonu tarafından desteklenen, ayrıca 12 Punto TRT Ön Alım Ödülü'nün de sahibi olan "Harabe"nin okuma provası, 27 Ağustos Perşembe günü İstanbul-Şişli'deki Sürmeli Otel'de yapıldı. İlk kez bir araya gelen film ekibi, prova sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtladı.BİR İSTANBUL HİKÂYESİFilmin yönetmen koltuğunda oturan, aynı zamanda senaryosunu da kaleme alan Senem Bay, konuşmasında "Dünyanın her yerinde bağımsız film yapmanın, sanat üretmenin gittikçe zorlaştığı bir dönemde yanımda gördüğünüz bu güzel ekip sayesinde çok heyecan verici bir serüvene çıkıyoruz. Hayalime destek oldukları için hem oyuncu ekibimize hem de bu işe inanan ve yüreğini koyan herkese teşekkür ederim. Bittiği zaman sizlerle güzel bir film paylaşmış olacağız" dedi. Bay, çekim takvimini de paylaştı: "Bu bir İstanbul hikâyesi. Değerli oyuncularımız Maisa Abd Elhadi ve Josef Akiki ile çekeceğimiz Orta Doğu set-up'ımız da olacak."İLK DEFA KAMERA ARKASINDA DA OLMAK İSTEDİMFilmin hem başrolünü hem de yardımcı yapımcılığını üstlenen Burcu Biricik, heyecanını şu sözlerle dile getirdi: "Aslında ben şahane tasarlanmış ve her şeyi düşünülmüş bir filmin son düzlüğünde bu yola katılmış bulunmaktayım. Senem'in hayaline yoldaşlık ederek çıktığım yolda, şahane bir senaryo gördüm. Ve ilk defa bir işin sadece içinde değil, arkasında da durabilmeyi istedim. Çok heyecanlıyım."Canlandıracağı Selin karakterini anlatan Biricik, "Deli bir karakter. İtalya'da yaşayan, insan hakları için çalışan biraktivist. Kendisini çok güçlü zanneden ama sonra iç dünyasında aslında o kadar güçlü olmadığını ve en büyük meselesinin de güven olduğunu gören bir kadın" ifadelerini kullandı.DAHA ÖNCE TECRÜBE ETMEDİĞİM BİR KARAKTER"Harabe"nin diğer başrol oyuncusu Burak Dakak, projenin başından beri hikâyeye katkı sunma motivasyonuyla çalıştığını belirterek "Çok heyecanlıyım, çok da mutluyum. Ekipte çok sevdiğim büyük aktörler ve aktrisler var. Bugüne kadarki yolculuğumuz çok güzeldi, eminim set de öyle olacak" diye konuştu.Dakak, canlandırdığı Fatih karakteri için de şunları söyledi: "Senaryoyu ilk okuduğumdan beri çok sevdim Fatih'i. Hayallerinin peşinden gitmeyi çok istemiş ama önüne birçok engel çıkmış. Yolu diğer önemli karakterlerle kesişiyor ve bir yolculuğa çıkıyor. Benim daha önce tecrübe etmediğim türde bir karakter, onun için ekstra mutluyum."HARABE'NİN ULUSLARARASI OYUNCU KADROSUTürkçe-Arapça çekilmesi planlanan "Harabe"nin büyük sürprizleri de okuma provasında ortaya çıktı. Filistinli ünlü oyuncu Maisa Abd Elhadi ile Lübnanlı ödüllü sinema, dizi ve tiyatro oyuncusu Josef Akiki'nin de projede yer alacağı ilk kez açıklandı. Okuma provasında kameraların karşısına geçen iki ünlü oyuncu, "Harabe"de rol alacak olmaktan mutluluk ve heyecan duyduklarını dile getirdi.&nbsp;Hem uluslararası sinema dünyasındaki başarılı projeleriyle hem de Filistin haklarına yönelik aktivizmi ile tanınan Maisa Abd Elhadi, filmde 'Havva' rolünde seyirci karşısına çıkacak.Maisa Abd Elhadi, Nasıra doğumlu Filistinli oyuncu, Arap sineması ve uluslararası sinemadaki başarılarıyla tanınmaktadır. Eleştirmenlerce beğenilen filmlerde üstlendiği başroller arasında, Personal Affairs, Gaza Mon ve Habibi performansları bulunmakta.&nbsp;Kariyeri boyunca Dubai Uluslararası Film Festivali, Dakka Uluslararası Film Festivali ve Annaba Film Festivali başta olmak üzere birçok uluslararası festival ve platformda oyunculuk performanslarıyla ödüllere layık görüldü. Cannes Film Festivali kapsamında gösterilen Huda's Salondaki başrolüyle de Arap Filmleri Eleştirmenler Ödülü'nü kazandı.2021 yılında Toronto Uluslararası Film Festivali'ndeki performansıyla Entertainment Weekly tarafından Jessica Chastain ve Naomi Watts gibi isimlerle birlikte "mutlaka izlenmesi gereken beş performans" arasında gösterildi. Sinema kariyerinin yanı sıra The State ve Baghdad Central gibi İngiliz televizyon yapımlarında da rol aldı.Uluslararası sinema dünyasında adından övgüyle söz ettiren Josef Akiki de projede 'Adem' karakterine hayat verecek. Orta Doğu sinemasının en prestijli etkinliklerinden Red Sea International Film Festival kapsamında geleceğin en parlak sinemacılarına verilen "Arab Stars of Tomorrow" (Yarının Arap Yıldızları) listesine seçilen oyuncu, Amerikalı yönetmen Charlie Kaufman'ın yönettiği How to Shoot a Ghost (2025) filminde Jessie Buckley ile başrolü paylaştı.Akiki, kariyeri boyunca çeşitli uluslararası sinema ve televizyon yapımlarında rol almakla birlikte tiyatro kariyerini de sürdürmekte. 2019 İskenderiye Tiyatro Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'nü kazan oyuncu, aynı zamanda The Savages Improv doğaçlama topluluğunun kurucuları arasında yer alıyor.BİRBİRİNDEN BAŞARILI İSİMLER KADRODASenaryosu gerçek olaylardan esinlenilerek kaleme alınan "Harabe"nin oyuncu kadrosunda Benian Dönmez, Eda Akalın, Erol Erarslan, Fatih Al, Gönül Ürer, Hakan Bulut, İbrahim Aköz, İlknur Bay Fırat, Laçin Ceylan, Maral Çizmeciyan, Melih Ekener, Muharrem Bayrak, Murat Çelik, Müge Özer, Osman İskender, Ozan Can Bozkurt, Seyran Aksoy ve Umut Kurt da yer alıyor.&nbsp;"Harabe", İstanbul'da yolları beklenmedik biçimde kesişen üç yabancının hikâyesini kara mizahın eşlik ettiği bir anlatıyla beyazperdeye taşıyacak.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 29 Aug 2026 10:07:18 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Yoldan Çıkan Oyun" Harbiye'de izleyicilerle buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/yoldan-cikan-oyun-harbiyede-izleyicilerle-bulustu-8043/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/yoldan-cikan-oyun-harbiyede-izleyicilerle-bulustu-8043/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E2252B-C982C3-CFE20B-E0FD38-151131-B29440.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Henry Lewis, Jonathan Sayer ve Henry Shields&#39;in kaleme aldığı, yönetmenliğini Lerzan Pamir&#39;in üstlendiği oyunda Serdar Orçin, Berfu Aydoğan, Hasip Tuz, Tarık Köksal, Hüseyin Tuncel, Onur Demircan, Selen Nur Sarıyan ve Volkan Köksal rol alıyor.Bol ödüllü komedi oyunu olan yapım,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E2252B-C982C3-CFE20B-E0FD38-151131-B29440.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Henry Lewis, Jonathan Sayer ve Henry Shields&#39;in kaleme aldığı, yönetmenliğini Lerzan Pamir&#39;in üstlendiği oyunda Serdar Orçin, Berfu Aydoğan, Hasip Tuz, Tarık Köksal, Hüseyin Tuncel, Onur Demircan, Selen Nur Sarıyan ve Volkan Köksal rol alıyor.Bol ödüllü komedi oyunu olan yapım, tiyatro sahnesinde yaşanabilecek en büyük aksilikleri, bol kahkaha ve sürprizlerle seyirciye sunuyor. Yapımın hikayesinde amatör bir tiyatro topluluğu, büyük bir hevesle klasik bir cinayet oyununu sahnelemeye hazırlanıyor. Ancak daha perde açıldığı anda yanlış giden olaylar zinciri durdurulamaz hale geliyor.- &#34;Oyun, kelimenin tam anlamıyla kendi yolundan çıkıyor&#34;Oyunun yönetmeni Lerzan Pamir, gösteri öncesi AA muhabirine yaptığı açıklamada, &#34;Yoldan Çıkan Oyun&#34;un kendisi için özel bir yere sahip olduğunu belirterek, eseri ilk okuduğu andan itibaren çok eğlenceli bulduğunu söyledi.Oyunu sahnelemenin zorluğunun kendisi için aynı zamanda keyifli ve öğretici bir sürece dönüştüğünü ifade eden Pamir, yapımın bu yönüyle kendisine önemli bir deneyim sunduğunu kaydetti.Pamir, oyunun &#34;bir yoldan çıkış&#34; hikayesine odaklandığına işaret ederek, şunları anlattı:&#34;Aslında oyun daha ilk dakikasından itibaren &#39;yolunda gitmemeye&#39; başlıyor. Seyirci bir tiyatro oyunu izlemek için geliyor ama sahnede gördüğü şey, giderek kontrolden çıkan bir tiyatro oyunu oluyor. Dekor bozuluyor, oyuncular repliklerini unutuyor, sahnede olmaması gereken şeyler oluyor, oyuncular bütün bunları toparlamaya çalışırken yeni bir aksilik ortaya çıkıyor. Yani oyun, kelimenin tam anlamıyla kendi yolundan çıkıyor.&#34;Oyunun temel olarak &#34;doğru&#34; ile &#34;yanlış&#34; arasındaki farka odaklandığını dile getiren Pamir, &#34;Bu oyunun en büyük özelliği, &#39;yanlış&#39; giden her şeyin kusursuz bir şekilde planlanmasını gerektirmesi. Prova sürecinde herhalde en çok zorlandığımız kısım, oyuncuların başlarına gelecek tüm kazaları hayal etmeleri ve sonra da onlarla sahnede gerçekten yüzleşmeleri oldu.&#34; dedi.- &#34;Oyunumuz izleyiciyi her anı sürprizlerle dolu bir eğlence vadediyor&#34;Lerzan Pamir, oyunun teknik açıdan zorlu bir hazırlık süreci gerektirdiğini belirterek, sahnedeki her aksiliğin yüksek teknik titizlik ve oyuncular arasında güçlü bir uyum gerektirdiğini söyledi.Oyuncuların birbirlerine güvenmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Pamir, oyunun ancak birlikte eğlenip dayanışma içinde oynanabileceğini kaydetti.Pamir, oyundan seyirciyi aslında iki ayrı oyun beklediğini aktararak, &#34;Birincisi izlemeye geldiği oyun, ikincisi ise o oyunun sahne üzerinde parçalanışını ve oyuncular tarafından yeniden bir arada tutulmaya çalışılmasını izliyoruz. Bu yüzden seyirci sadece bir hikayeyi takip etmiyor, tiyatronun kendisini de izliyor. Dolayısıyla oyunumuz izleyiciyi her anı sürprizlerle dolu bir eğlence vadediyor.&#34; ifadelerini sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 28 Aug 2026 09:42:18 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ünlü yıldız Dolly Parton yaşamını yitirdi]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/unlu-yildiz-dolly-parton-yasamini-yitirdi-5764/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/unlu-yildiz-dolly-parton-yasamini-yitirdi-5764/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0688DB-083816-84AA71-E65281-8D2AA3-4580A9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şarkıcı, oyuncu ve besteci olarak sanat dünyasında önemli bir sükse yapan Dolly Parton bir süredir tedavi görmekteydi.Dolly Parton kimdir?19 Ocak 1946&#39;da&nbsp;Sevierville, Tennessee&#39;de doğdu. Dolly Rebecca Parton Amerikan şarkıcı, söz yazarı, çok enstrümantalist, plak yapımcısı,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0688DB-083816-84AA71-E65281-8D2AA3-4580A9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şarkıcı, oyuncu ve besteci olarak sanat dünyasında önemli bir sükse yapan Dolly Parton bir süredir tedavi görmekteydi.Dolly Parton kimdir?19 Ocak 1946&#39;da&nbsp;Sevierville, Tennessee&#39;de doğdu. Dolly Rebecca Parton Amerikan şarkıcı, söz yazarı, çok enstrümantalist, plak yapımcısı, oyuncu, yazar, iş insanı ve insani, öncelikle ülke müziğindeki çalışmaları ile tanındı.1999 yılında Parton Country Müzik Onur Listesi&#39;ne girdi. &#34;Ben Her Zaman Seni Seveceğim&#34;, &#34;Jolene&#34;, &#34;Coat of Many Colours&#34; ve 3.000&#39;den fazla şarkı besteledi. &#34;9&#39;dan 5&#39;e&#34;. Ayrıca Akademi Ödülleri, Grammy Ödülleri, Tony Ödülleri ve Emmy Ödülleri&#39;nden en az bir kez aday gösterilen birkaç kişiden biridir.[2]Dolly Rebecca Parton, 19 Ocak 1946&#39;da Doğu Tennessee&#39;nin Büyük Dumanlı Dağları&#39;ndaki Pittman Center&#39;daki Küçük Güvercin Nehri&#39;nin yanındaki bir kabinde doğdu. Avie Lee Caroline ve Robert Lee Parton Sr &#39;de doğan 12 çocuğun dördüncüsüdür. &#34;Lee&#34; olarak bilinen babası, Doğu Tennessee dağlarında çiftçi olarak çalıştı. Ayrıca çiftliğin küçük gelirini desteklemek için inşaat işleri yaptı.[kaynak belirtilmeli]İlk halka açık gösterileri altı yaşındayken kilisede yapıldı. Yedi yaşında ev yapımı bir gitar çalmaya başladı. Sekiz yaşındayken amcası ilk gerçek gitarını satın aldı.[kaynak belirtilmeli]Parton çocukken performans göstermeye başladı, Doğu Tennessee bölgesindeki yerel radyo ve televizyon programlarında şarkı söyledi. On yaşındayken, Knoxville, Tennessee&#39;deki WIVK Radyosu ve WBIR-TV&#39;de Cas Walker Show&#39;da rol aldı. 13 yaşında, küçük bir Louisiana etiketi olan Goldband Records&#39;a kayıt yaptı (tek &#34;Puppy Love&#34;) ve Grand Ole Opry&#39;de ortaya çıktı ve burada Johnny Cash ile tanıştı.[kaynak belirtilmeli]İlk başarısı, bir şarkı yazarı olarak geldi ve gelişinden kısa bir süre sonra Combine Publishing ile imzaladı.[kaynak belirtilmeli]Şarkıları bu dönemde Kitty Wells ve Hank Williams Jr da dahil olmak üzere birçok sanatçı tarafından kaydedildi. 1965&#39;te 19 yaşındayken &#34;Monument Records&#34; ile imzaladı.[kaynak belirtilmeli]1967&#39;de müzisyen ve country müzik şovmen Porter Waggoner, Parton&#39;u haftalık sendikasyon televizyon programı The Porter Wagoner Show&#39;a ve roadshow&#39;a davet etti.[kaynak belirtilmeli]Solo şarkıları ve Wagoner düetleri başarılı oldu. Bu dönemin en büyük çıkışı &#34;Jolene&#34; idi. 1973 sonlarında piyasaya sürüldü ve Şubat 1974&#39;te ülke tablosunu geçti.[kaynak belirtilmeli]1978&#39;de Parton, Here You Come Again albümü için En İyi Kadın Ülke Vokal Performansı dalında Grammy Ödülü kazandı.[kaynak belirtilmeli]Başarısı 1980&#39;de büyüdü ve ülke listelerinde üç numaralı hit oldu: Donna Summer tarafından yazılan &#34;Tekrar Başlamak&#34;, &#34;Eski Alevler Size Mum Tutamaz&#34; ve &#34;9 ila 5&#34;.[3]Parton 25 Ağustos 2026&#39;da 80 yaşında hayatını kaybetti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 25 Aug 2026 21:18:28 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Prof. Dr. Gülten Kazgan hayatını kaybetti]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/prof-dr-gulten-kazgan-hayatini-kaybetti-6669/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/prof-dr-gulten-kazgan-hayatini-kaybetti-6669/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_940587-D31375-F8DD8E-9CE67A-F24A8D-F5DC46.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi&#39;nin duayen akademisyenlerinden, iktisatçı ve yazar Prof. Dr. Gülten Kazgan hayatını kaybetti.Kazgan&#39;ın vefatına ilişkin İÜ İktisat Fakültesi Mezunları Cemiyeti&#39;nin sosyal medya hesabından yapılan duyuruda, &#34;İstanbul Üniversitesi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_940587-D31375-F8DD8E-9CE67A-F24A8D-F5DC46.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi&#39;nin duayen akademisyenlerinden, iktisatçı ve yazar Prof. Dr. Gülten Kazgan hayatını kaybetti.Kazgan&#39;ın vefatına ilişkin İÜ İktisat Fakültesi Mezunları Cemiyeti&#39;nin sosyal medya hesabından yapılan duyuruda, &#34;İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nin duayen akademisyenlerinden, değerli bilim insanı, sevgili hocamız, hocaların hocası Prof. Dr. Gülten Kazgan'ı kaybetmenin üzüntüsü içindeyiz. Değerli hocamızın cenazesi ile ilgili bilgiler daha sonra paylaşılacaktır&#34; ifadelerine yer verildi.Prof. Dr. Gülten Kazgan kimdir?5 Haziran 1927&#39;de İstanbul&#39;da doğan Gülten Kazgan, Amerikan Kız Koleji&#39;nin ardından İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi&#39;nden 1950 yılında mezun oldu. Aynı fakültede doktorasını tamamlayan Kazgan, Rockefeller bursuyla ABD&#39;ye giderek Chicago Üniversitesi&#39;nde, daha sonra Nobel Ekonomi Ödülü&#39;nü kazanacak Theodore W. Schultz ile çalıştı.Türkiye&#39;ye döndükten sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi&#39;ndeki akademik kariyerini sürdüren Kazgan, 1961 yılında doçent oldu ve daha sonra profesörlüğe yükseldi. Akademik çalışmalarında özellikle tarım ekonomisi, kalkınma, Türkiye ekonomisi, iktisadi düşünce ve küreselleşme konularına yoğunlaştı.Uzun yıllar İstanbul Üniversitesi&#39;nde öğretim üyeliği yapan Kazgan, 1994 yılında emekli oldu. Akademik yaşamını daha sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi&#39;nde sürdüren Kazgan, üniversitenin kuruluşunda önemli rol oynadı ve İstanbul Bilgi Üniversitesi&#39;nin Kurucu Rektörü olarak görev yaptı. 2010 yılında ise Emeritus Profesör unvanını aldı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 21 Aug 2026 08:42:30 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Erika Silgoner'in sıradışı  eseri "Pinokyo.exe" Bodrum'a geliyor]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/erika-silgonerin-siradisi-eseri-pinokyoexe-bodruma-geliyor-9334/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/erika-silgonerin-siradisi-eseri-pinokyoexe-bodruma-geliyor-9334/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_47BD3D-B3B6EF-91D736-F82D01-C145F1-4FD3CB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul'da sahnelenen temsilleri ile büyük yankı uyandıran ve yoğun ilgi gören, Erika Silgoner'ın koreografisini yaptığı "Pinokyo.exe: Çarpık Zamanlar için Bir Kukla", Carlo Collodi'nin klasik hikâyesini teknolojik, gölgeli ve çağdaş bir dünyada yeniden kurguluyor.&nbsp;Yalnız&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_47BD3D-B3B6EF-91D736-F82D01-C145F1-4FD3CB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul'da sahnelenen temsilleri ile büyük yankı uyandıran ve yoğun ilgi gören, Erika Silgoner'ın koreografisini yaptığı "Pinokyo.exe: Çarpık Zamanlar için Bir Kukla", Carlo Collodi'nin klasik hikâyesini teknolojik, gölgeli ve çağdaş bir dünyada yeniden kurguluyor.&nbsp;Yalnız günlerini eski bir televizyonun karşısında geçiren yaşlı bir adam ile ona getirilen gizemli "sentetik çocuk" arasında doğan beklenmedik bağ, bambaşka bir evrenin kapılarını aralıyor. Devreler ve kodlanmış anılarla yaratılan bu yeni Pinokyo, durağan yaşam ritmini bozarak hem şiirsel hem de tedirginlik uyandıran bir dönüşüm yaratıyor. Garip, gizemli ve hayali varlıkların yaşadığı bir dünyada, gerçeklik, kaçınılmaz, parlak ve distopik bir biçime dönüşüyor.Koreograf Erika Silgoner'in sahneye koyduğu eserin müzik tasarımı Murat Gökçe Özücoşkun'a, dekor ve kostüm tasarımı Gülden Sayıl'a, ışık tasarımı ise Yasin Gültepe'ye ait.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 07 Aug 2026 02:58:40 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Kuğu Gölü" balesi Pamukkale'de sanatseverlerle buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/kugu-golu-balesi-pamukkalede-sanatseverlerle-bulustu-1042/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/kugu-golu-balesi-pamukkalede-sanatseverlerle-bulustu-1042/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3B663D-8CBC06-BCAF0D-70359A-E9EA92-20F4A2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Denizli Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğünün işbirliğiyle UNESCO Dünya Mirası Listesi&#39;ndeki Pamukkale&#39;de yer alan Hierapolis Antik Tiyatrosu&#39;nda dünya bale repertuvarının başyapıtlarından &#34;Kuğu&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3B663D-8CBC06-BCAF0D-70359A-E9EA92-20F4A2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Denizli Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğünün işbirliğiyle UNESCO Dünya Mirası Listesi&#39;ndeki Pamukkale&#39;de yer alan Hierapolis Antik Tiyatrosu&#39;nda dünya bale repertuvarının başyapıtlarından &#34;Kuğu Gölü&#34; sahnelendi.Sanatseverler, Pyotr Ilyich Tchaikovsky&#39;nin unutulmaz müzikleri eşliğindeki &#34;Kuğu Gölü&#34; balesine ilgi gösterdi.Antik tiyatronun tarihi atmosferinde sanatçıların performansı beğeniyle takip edildi.Mayıs ayında &#34;Troya&#34; operasıyla başlayan etkinlik, &#34;Zorba&#34; balesi ve Ludwig van Beethoven&#39;ın 9. Senfonisi ile devam edecek.Etkinlik, 21 Kasım&#39;da Nihat Zeybekci Kongre ve Kültür Merkezi&#39;nde sahnelenecek &#34;Carmen&#34; operasıyla sona erecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 06 Aug 2026 08:55:15 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tiyatro yazarı Bilgesu Erenus hayatını kaybetti]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/tiyatro-yazari-bilgesu-erenus-hayatini-kaybetti-1529/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/tiyatro-yazari-bilgesu-erenus-hayatini-kaybetti-1529/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_29BD4D-410559-75AADC-DFCD05-D0E3E2-CB3DF3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatrolarının, sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamada, Erenus&#39;un yakınlarına başsağlığı dilenerek, şunlar kaydedildi:&#34;Türk tiyatrosunun ve edebiyatının değerli isimlerinden Bilgesu Erenus&#39;un vefatını derin bir üzüntüyle&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_29BD4D-410559-75AADC-DFCD05-D0E3E2-CB3DF3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatrolarının, sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamada, Erenus&#39;un yakınlarına başsağlığı dilenerek, şunlar kaydedildi:&#34;Türk tiyatrosunun ve edebiyatının değerli isimlerinden Bilgesu Erenus&#39;un vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Kaleme aldığı eserlerle tiyatro edebiyatında derin izler bırakan, repertuvarımızda yer alan &#39;Yaftalı Tabut&#39; oyununun yazarı Bilgesu Erenus&#39;u saygı ve rahmetle anıyoruz.&#34;Erenus için 8 Ağustos&#39;ta Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi&#39;nde saat 10.30&#39;da tören düzenlenecek.Usta yazar, Bilecik&#39;te 1943&#39;te doğdu. Kadıköy Kız Koleji sonrası, bir süre hukuk ve konservatuvar eğitimi gördü ve İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü&#39;nü bitirdi.TRT&#39;de 1965-1973 yılları arasında çalışan Erenus, tiyatro, roman ve öykü alanında kaleme aldığı eserlerle tanındı. Toplumsal meseleleri, emek, göç, kadın ve insan hakları gibi konuları sahneye taşıyan Erenus&#39;un oyunları, Türkiye&#39;nin yanı sıra yurt dışında da çeşitli tiyatrolarda sahnelendi ve farklı dillere çevrildi.Uzun yıllar yazarlık çalışmalarını sürdüren Erenus&#39;un eserleri arasında &#34;Yaftalı Tabut&#34;, &#34;İkili Oyun&#34;, &#34;Misafir&#34;, &#34;Aydınlıkevler&#34; ve &#34;Güneyli Bayan&#34; gibi oyunlar bulunuyor.Tiyatro yazarlığının yanı sıra roman ve öyküleriyle de edebiyat dünyasında yer edinen Erenus, üretimleriyle çağdaş Türk tiyatrosunun önemli isimleri arasında gösteriliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 05 Aug 2026 17:43:11 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bodrum Bale Festivali "Zorba" balesi ile devam etti]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/bodrum-bale-festivali-zorba-balesi-ile-devam-etti-8458/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/bodrum-bale-festivali-zorba-balesi-ile-devam-etti-8458/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5BCA47-36E23C-D6C228-C64625-79CD19-AFB70A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü (DOB) tarafından düzenlenen festivalde, &#34;Zorba&#34; balesi Bodrum Kalesi Kuzey Hendeği&#39;nde sanatseverlerle buluştu.Ankara Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenen, müziğini Mikis Theodorakis&#39;in, koreografisini Lorca Massine&#39;nin yaptığı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5BCA47-36E23C-D6C228-C64625-79CD19-AFB70A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü (DOB) tarafından düzenlenen festivalde, &#34;Zorba&#34; balesi Bodrum Kalesi Kuzey Hendeği&#39;nde sanatseverlerle buluştu.Ankara Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenen, müziğini Mikis Theodorakis&#39;in, koreografisini Lorca Massine&#39;nin yaptığı gösteri beğeni topladı.Nikos Kazancakis&#39;in aynı adlı romanından uyarlanan eseri, Bodrum Kalesi&#39;nin tarihi atmosferinde sahneleyen sanatçıların performansı ilgiyle takip edildi.Yerli ve yabancı turistlerin de ilgi gösterdiği gösteriyi, çok sayıda sanatsever izledi.17 Ağustos&#39;ta sona erecek festival, yarın &#34;Zorba&#34;nın ikinci temsili ile devam edecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 05 Aug 2026 08:26:37 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanatın yaz seçkisi İstanbul'da]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/sanatin-yaz-sseckisi-istanbulda-3385/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/sanatin-yaz-sseckisi-istanbulda-3385/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2595FC-83D033-5CEDC3-6E29B1-97581C-FE6B0A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Resim, seramik ve heykel başta olmak üzere farklı tekniklerde üretilen eserlerden oluşan sergi, koleksiyonerler ve sanat izleyicilerine çağdaş sanatın güncel üretimlerini bir arada görme fırsatı sunuyor. Geniş sanatçı yelpazesiyle dikkat çeken seçki, farklı anlatım dillerini aynı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2595FC-83D033-5CEDC3-6E29B1-97581C-FE6B0A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Resim, seramik ve heykel başta olmak üzere farklı tekniklerde üretilen eserlerden oluşan sergi, koleksiyonerler ve sanat izleyicilerine çağdaş sanatın güncel üretimlerini bir arada görme fırsatı sunuyor. Geniş sanatçı yelpazesiyle dikkat çeken seçki, farklı anlatım dillerini aynı çatı altında buluşturarak yaz sezonuna zengin bir sanat deneyimi kazandırıyor.Sergide eserleri yer alan sanatçılar arasında Aysu Koçak, Mümin Candaş, Soner Çakmak, Günsu Saraçoğlu, Bayram Muz, Vladimir Topal, Mesut Eren, Sema Sevgen, Funda Tarakçıoğlu, Mustafa Vural, Gamze Gökçen, Nurgül Dökmecier, Işıl Dural, Bahar Kılıç, Gülsün Yılmaz, Saim Altuncu, Batuhan Seyhan, Bengü Toksöz, Mahmut Özdemir, Ömer Koçağ, Dünya Dural, Beklan Murat, Seda Mit, Mehmet Arif Ölmez, Fulya Akçagüner, Nesrin Sağlam, Eser Ege Güray, Ecevit Üresin, Asuman Tuncay, Elif Nazlı Duran, Mehtab Kardaş, Aydan Baktır, Fehim Güler, Neslihan Demircioğlu, Dilek Işıksel, Mert Ulcay, Ahmet Öcal ve Seyit Mehmet Buçukoğlu yer alıyor.Evrim Sanat Galerisi&#39;nin kurucusu ve yöneticisi Betül Ketenci, yaz koleksiyonuna ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:&#34;Yaz sezonunda koleksiyonumuzdan hazırladığımız özel bir seçkiyi sanatseverlerle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Galerimizi ziyaret eden sanat izleyicilerinin yanı sıra koleksiyonumuzu incelemek isteyenler, dijital kataloğumuzu talep ederek eserleri detaylı biçimde değerlendirebilir. Tüm sanatseverleri Evrim Sanat Galerisi&#39;ne bekliyoruz.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 03 Aug 2026 10:35:38 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Soprano" dizisinin ünlü oyuncusu Pastore hayatını kaybetti]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/soprano-dizisinin-unlu-oyuncusu-pastore-hayatini-kaybetti-3213/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/soprano-dizisinin-unlu-oyuncusu-pastore-hayatini-kaybetti-3213/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5B5134-3C17FD-6A3D0F-B4253C-5ACCEF-39A72F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />HBO'nun kült mafya dizisi The Sopranos'ta canlandırdığı Salvatore "Big Pussy" Bonpensiero karakteriyle hafızalara kazınan ABD'li oyuncu Vincent Pastore, 80 yaşında yaşamını yitirdi.&nbsp;Amerikan basınında yer alan haberlere göre Pastore, New York'un Bronx bölgesindeki evinde ölü bulundu.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5B5134-3C17FD-6A3D0F-B4253C-5ACCEF-39A72F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />HBO'nun kült mafya dizisi The Sopranos'ta canlandırdığı Salvatore "Big Pussy" Bonpensiero karakteriyle hafızalara kazınan ABD'li oyuncu Vincent Pastore, 80 yaşında yaşamını yitirdi.&nbsp;Amerikan basınında yer alan haberlere göre Pastore, New York'un Bronx bölgesindeki evinde ölü bulundu. Oyuncudan birkaç gündür haber alınamaması üzerine yapılan kontrollerin ardından cansız bedenine ulaşıldığı belirtildi. Ölüm nedeninin henüz netleşmediği, olayla ilgili inceleme başlatıldığı aktarıldı.&nbsp;1946 yılında New York'ta doğan Vincent Pastore, kariyeri boyunca çoğunlukla mafya karakterlerini canlandırdı. En büyük çıkışını ise 1999-2000 yıllarında yayımlanan The Sopranos dizisinde Tony Soprano'nun yakın dostu "Big Pussy" Bonpensiero rolüyle yaptı.&nbsp;Pastore ayrıca Goodfellas, Carlito's Way, Gotti, Shark Tale ve Revolver gibi yapımlarda da rol alarak sinema ve televizyon dünyasında uzun yıllar boyunca aktif kariyerini sürdürdü.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 02 Aug 2026 09:12:41 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bodrum Bale Festivali "Kuğu Gölü" balesiyle başladı]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/bodrum-bale-festivali-kugu-golu-balesiyle-basladi-5375/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/bodrum-bale-festivali-kugu-golu-balesiyle-basladi-5375/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_86B7DA-342DBF-504651-BB453C-C0E0A2-56E0BF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü (DOB) tarafından düzenlenen festivalin açılış temsili, İzmir Devlet Opera ve Balesi tarafından Bodrum Kalesi Kuzey Hendeği&#39;nde sahnelendi.Sanatseverler, Pyotr Ilyich Tchaikovsky&#39;nin unutulmaz müzikleri eşliğindeki &#34;Kuğu Gölü&#34;&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_86B7DA-342DBF-504651-BB453C-C0E0A2-56E0BF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü (DOB) tarafından düzenlenen festivalin açılış temsili, İzmir Devlet Opera ve Balesi tarafından Bodrum Kalesi Kuzey Hendeği&#39;nde sahnelendi.Sanatseverler, Pyotr Ilyich Tchaikovsky&#39;nin unutulmaz müzikleri eşliğindeki &#34;Kuğu Gölü&#34; balesine ilgi gösterdi.Bodrum Kalesi&#39;nin tarihi atmosferinde sanatçıların performansı beğeniyle takip edildi.Gösteriyi, Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı, DOB Genel Müdürü ve Genel Sanat Yönetmeni Vekili Barış Salcan ve Bodrum Belediyesi Koordinatörü Emel Çakaloğlu&#39;nun da aralarında olduğu çok sayıda sanatsever izledi.Etkinlikte, iki yıl önce tedavi gördüğü hastanede 46 yaşında yaşamını yitiren Ankara Devlet Opera ve Balesi bale başkoreografı Almula Özlem de anıldı.Seçkin eserlerle 17 Ağustos&#39;a kadar sanatseverleri ağırlayacak festival, bugün &#34;Kuğu Gölü&#34;nün ikinci temsili ile devam edecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 01 Aug 2026 09:25:39 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası 'nın 20. yıl konseri]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/turkiye-genclik-filarmoni-orkestrasi-nin-20-yil-konseri-4201/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/turkiye-genclik-filarmoni-orkestrasi-nin-20-yil-konseri-4201/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_72E3A5-369290-54302F-ABFE3D-DC5B2C-BCBB54.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gençleri sanata teşvik etmek amacıyla pek çok çalışma gerçekleştiren Sabancı Vakfı'nın desteği ve Rönesans Sağlık Yatırım'ın Öncü Sponsorluğunda, Sevda-Cenap And Müzik Vakfı çatısı altında faaliyet gösteren Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası (TUGFO), 20'nci yılını&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_72E3A5-369290-54302F-ABFE3D-DC5B2C-BCBB54.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gençleri sanata teşvik etmek amacıyla pek çok çalışma gerçekleştiren Sabancı Vakfı'nın desteği ve Rönesans Sağlık Yatırım'ın Öncü Sponsorluğunda, Sevda-Cenap And Müzik Vakfı çatısı altında faaliyet gösteren Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası (TUGFO), 20'nci yılını 1 Ağustos'ta Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlenecek özel konserle kutlamaya hazırlanıyor.&nbsp;Şef Cem Mansur yönetiminde sihir ve masal dünyasından ilham alan renkli bir repertuvarla sahne alacak olan TUGFO, Hansel ve Gretel Uvertürü'nden Sihirbazın Çırağı'na, Ravel'in Kaz Ana'sından Çaykovski'nin romantik konçertosuna uzanan zengin bir seçkiyi sanatseverlerle buluşturacak. Türkiye'nin genç bestecilerini uluslararası sahnelere taşıma misyonuyla bu yıl 26 yaşındaki besteci Emre Şener&#39;in "Je Ne Sais Quoi" adlı eserini repertuvarına alan TUGFO, yıl dönümü konserinde Moskova Konservatuvarı'nın son yıllarda yetiştirdiği en parlak piyanistlerden Özgür Ünaldı ile sahneyi paylaşacak.TUGFO'nun 20. Yıl Turnesi Avrupa Konseriyle Devam Edecek"Müziğin Sihri" temalı 20'nci yıl turnesini yurt dışı konserleriyle sürdürecek olan TUGFO, 12 Ağustos'a kadar Avrupa'nın önemli konser salonlarında ve festivallerinde sahne alacak.&nbsp;İlk olarak Almanya'da müzik severlerle buluşacak TUGFO, 4, 5 ve 7 Ağustos tarihlerinde dünyanın dört bir yanından genç müzisyenleri ve orkestraları bir araya getiren Young Artists Festival Bayreuth'ta, 8 Ağustos'ta ise Berlin Young Euro Classic Festivali'nde konser verecek. 11 Ağustos'ta Romanya'nın önemli kültür etkinliklerinden Sinaia Festivali'nde sahneye çıkacak olan orkestra, sezonun son konserini 12 Ağustos'ta Bükreş'in simge yapılarından Romanian Athenaeum'da verecek. Turne boyunca orkestraya başarılı piyanist Özgür Ünaldı solist olarak eşlik edecek.Konser Programı:&nbsp;1 Ağustos 2026İstanbul Konseri / Lütfi Kırdar Anadolu Auditorium Salonu4 Ağustos 2026Almanya / Young Artists Festival Bayreuth Konseri5 Ağustos 2026Almanya / Young Artists Festival Bayreuth Konseri7 Ağustos 2026Almanya / Young Artists Festival Bayreuth Konseri8 Ağustos 2026Almanya / Berlin Young Euro Classic Festival Konseri11 Ağustos 2026Romanya / Sinaia Festivali Konseri12 Ağustos 2026Romanya / Bükreş Romanian Athenaeum&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 29 Jul 2026 09:28:20 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bodrum bale festivali sanatseverlerle buluşuyor]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/bodrum-bale-festivali-sanatseverlerle-bulusuyor--8595/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/bodrum-bale-festivali-sanatseverlerle-bulusuyor--8595/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4E9097-5C2B21-950CA9-FDA1E9-36DC5E-307765.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Festival kapsamında tüm temsiller, 31 Temmuz – 17 Ağustos 2026 tarihleri arasında Bodrum Kalesi Kuzey Hendeği Sahnesi'nde saat 21.45'te gerçekleştirilecek. Festival Perdesi "Kuğu Gölü" Balesi ile Aralanıyor!&nbsp;&nbsp;Festivalin perdeleri, 31 Temmuz Cuma ve 1 Ağustos Cumartesi günü&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4E9097-5C2B21-950CA9-FDA1E9-36DC5E-307765.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Festival kapsamında tüm temsiller, 31 Temmuz – 17 Ağustos 2026 tarihleri arasında Bodrum Kalesi Kuzey Hendeği Sahnesi'nde saat 21.45'te gerçekleştirilecek. Festival Perdesi "Kuğu Gölü" Balesi ile Aralanıyor!&nbsp;&nbsp;Festivalin perdeleri, 31 Temmuz Cuma ve 1 Ağustos Cumartesi günü İzmir Devlet Opera ve Balesi sanatçıları tarafından sahnelenecek olan Pyotr Ilyich Tchaikovsky'nin ölümsüz eseri "Kuğu Gölü" balesi ile açılacak.&nbsp; Bestecinin unutulmaz müzikleri eşliğinde sahnelenecek eser, ünlü koreograflar Marius Petipa ve Lev Ivanov'dan sonra G. Armağan Davran ve A. Volkan Ersoy'un yorumuyla izleyiciyle buluşacak. Aşk, sadakat ve iyiliğin kötülüğe karşı mücadelesini konu alan bu başyapıt, zarafeti ve görkemli sahne diliyle Bodrum Kalesi'nin tarihî atmosferinde festivalin açılışına unutulmaz bir başlangıç yapacak.&nbsp;&nbsp;Sirtakinin Ritmiyle Unutulmaz Bir Gece: "Zorba"&nbsp;4 Ağustos Salı ve 5 Ağustos Çarşamba günü, Ankara Devlet Opera ve Balesi, Mikis Theodorakis'in unutulmaz müzikleri eşliğinde Lorca Massine'in koreografisini üstlendiği "Zorba" balesini sanatseverlerle buluşturacak. Nikos Kazancakis'in aynı adlı romanından uyarlanan eser, yaşamın acılarını ve sevinçlerini sirtaki ritmiyle harmanlayarak insanın özgür ruhunu ve yaşama tutkusunu etkileyici bir dille anlatan eser festivalin dikkat çeken yapımları arasında yer alacak.&nbsp;Kaderin ve Yaşamın Dansı: "Carmina Burana"&nbsp;8 Ağustos Cumartesi ve 9 Ağustos Pazar günü Antalya Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenecek "Carmina Burana" balesi, Carl Orff'un ölümsüz müziğini etkileyici koreografi ve görsel anlatımla sanatseverlerle buluşacak. A. Volkan Ersoy, G. Armağan Davran, Deniz Özaydın, Alper Marangoz, Ferhat Güneş, Özgür Adam İnanç, Kürşat Kılıç, Yağızhan Danış ve Didem Ertan'ın ortak koreografisiyle hayat bulan eser; kader, aşk, doğa ve insan yaşamının değişken döngüsünü dansın evrensel diliyle yorumlayarak izleyicilere güçlü bir görsel ve duygusal deneyim sunacak. O Fortuna&#34;nın görkemli ezgileriyle başlayan eser, baharın uyanışından aşkın coşkusuna, insan yaşamının iniş çıkışlarından insan ruhunun kırılganlığına uzanan güçlü anlatımıyla izleyicileri etkileyici bir bale yolculuğuna davet ederken, festivalin en görkemli yapımları arasında yer alacak.&nbsp;&nbsp;Kosova Ulusal Balesi Bodrum Seyircisiyle Buluşuyor&nbsp;&nbsp;23.Uluslararası Bodrum Bale Festivali, 12 Ağustos Çarşamba ve 13 Ağustos Perşembe günü dünyanın önemli bale topluluklarından Kosova Ulusal Balesi'ni ağırlayacak. Uluslararası alandaki başarılı performansları ve özgün repertuvarıyla dikkat çeken topluluk, Bodrum Kalesi Kuzey Hendeği Sahnesi'nde iki özel eserle sanatseverlerin karşısına çıkacak.&nbsp;&nbsp;Gecenin ilk bölümünde, Maurice Ravel'in dünyaca ünlü bestesi üzerine Koreograf Mehmet Balkan'ın yorumuyla hazırlanan "Boléro" sahnelenecek. Tekrarlayan ritmik yapısı ve giderek yükselen dramatik kurgusuyla eser, dansın enerjisini adım adım zirveye taşıyan etkileyici bir performans sunacak.&nbsp;İkinci bölümde sahnelenecek olan, koreografisi Daniel Cardoso'ya ait "Correr o Fado",&nbsp;Portekiz'in en önemli kültürel miraslarından biri olan Fado geleneğinden ilham alıyor. Melankoli, aşk, özlem ve yaşamın kaçınılmaz akışını güçlü bir şekilde yansıtan bu geleneksel müzik türü, Portekiz kültürünün en güçlü simgelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Bu köklü mirası çağdaş dansın estetik diliyle yeniden yorumlayan "Correr o Fado", insan ruhunun derinliklerine uzanan etkileyici anlatımıyla izleyicileri duygusal bir yolculuğa çıkarırken festivale güçlü ve unutulmaz bir sanatsal boyut kazandıracak.&nbsp;&nbsp;Bodrumda Bir Kuklanın Dijital Uyanışı: "PİNOKYO.EXE"&nbsp;&nbsp;23.Uluslararası Bodrum Bale Festivali kapsamında İstanbul Devlet Opera ve Balesi Modern Dans Topluluğu (MDTistanbul) tarafından sahnelenecek olan modern dans eseri&nbsp;PİNOKYO.EXE, 16 Ağustos Pazar ve 17 Ağustos Pazartesi günü sanatseverlerle buluşacak.&nbsp;&nbsp;Erika Silgoner'ın koreografisini yaptığı "Pinokyo.exe: Çarpık Zamanlar için Bir Kukla", Carlo Collodi'nin klasik Pinokyo hikâyesini teknolojik, gölgeli ve çağdaş bir dünyada yeniden yorumluyor. Yalnız günlerini eski bir televizyonun karşısında geçiren yaşlı bir adam ile Devreler ve kodlanmış anılarla yaratılan yeni Pinokyo'nun arasında kurulan beklenmedik bağ, modern dansın etkileyici anlatım diliyle izleyiciyi gerçeklik ile hayal arasındaki sınırların giderek silikleştiği distopik bir evrene taşıyor.&nbsp;Tek perdelik eserin müzikleri Gökçe Özücoşkun'a, dekor ve kostüm tasarımı Gülden Sayıl'a, ışık tasarımı ise Yasin Gültepe'ye ait. Güçlü görsel atmosferi, çağdaş koreografik yaklaşımı ve düşündürücü hikâyesiyle PİNOKYO.EXE, festivalin finaline damga vuracak bir yapım olarak dikkat çekiyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 22 Jul 2026 09:14:03 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dünya Kupası finalindeki gösteri yerden yere vuruldu]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/dunya-kupasi-finalindeki-gosteri-yerden-yere-vuruldu-9884/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/dunya-kupasi-finalindeki-gosteri-yerden-yere-vuruldu-9884/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E82274-A8A535-CCA329-1781A7-74838F-DBFC69.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />FIFA Dünya Kupası finalinde ilk kez düzenlenen devre arası gösterisi, interneti kelimenin tam anlamıyla ikiye böldü.Birbirinden farklı performansları bir araya getiren gösteri, 2000&#39;de yayımladığı hit şarkısı Music&#39;i, 2002&#39;de birlikte Dünya Kupası&#39;nı kazanan Brezilyalı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E82274-A8A535-CCA329-1781A7-74838F-DBFC69.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />FIFA Dünya Kupası finalinde ilk kez düzenlenen devre arası gösterisi, interneti kelimenin tam anlamıyla ikiye böldü.Birbirinden farklı performansları bir araya getiren gösteri, 2000&#39;de yayımladığı hit şarkısı Music&#39;i, 2002&#39;de birlikte Dünya Kupası&#39;nı kazanan Brezilyalı futbol efsaneleri Ronaldinho ve Ronaldo eşliğinde seslendiren Madonna&#39;yla başladı.Ardından The Muppets ve Los Angeles Filarmoni Orkestrası şefi Gustavo Dudamel, The White Stripes&#39;ın Seven Nation Army parçasını yeniden yorumladı. K-pop grubu BTS, 2020 tarihli single&#39;ları Dynamite&#39;ı söyledi. Jason Sudeikis, Ted Lasso; Brendan Hunt ise Koç Beard karakteriyle kısa süreliğine sahneye çıktı. Justin Bieber, 2025 tarihli single&#39;ı Everything Hallelujah&#39;nın akustik versiyonunu seslendirdi. Shakira ve Burna Boy, Dünya Kupası marşı Dai Dai&#39;yi seslendirdi ve son olarak Coldplay, çocuk korosu eşliğinde sahne aldı.Devre arası toplamda 27 dakika 19 saniye sürdü ve Arjantin&#39;le İspanya arasındaki maçın yeniden başlamasını geciktirerek birçok taraftarı öfkelendirdi. IFAB (Uluslararası Futbol Birliği Kurulu) tarafından yönetilen oyunun kurallarında, devre aralarının &#34;15 dakikayı geçmemesi&#34; gerektiği belirtiliyor.Gösteriyi eleştiren birçok X kullanıcısından biri, Baba (The Godfather) filminden bir mim paylaştı. &#34;Dünya Kupası finalinde devre arası gösterisi. Güzel oyunumu nasıl katlettiklerine bakın&#34; diyerek Don Corleone&#39;nin en büyük oğlu Sonny&#39;nin kurşun yağmurunda vurulduktan sonra söylediği sözleri taklit etti.Oasis grubunun solisti Liam Gallagher da yorum yapanlar arasındaydı:İyi ki kendimi sabırlı olmaya hazırlamışım, yoksa o devre arası eğlencesi beni çıldırtabilirdi.Bazıları gösterinin futbolcuları olumsuz etkileyebileceğini savundu; bir kullanıcı şöyle yazdı:Oyuncular buna katlanmamalıydı. Bu, kariyerlerinin en büyük maçı ve rutinlerini yaklaşık yarım saatlik devre arası gösterilerine göre değiştirmemeliler.Ancak gösteriyi etkileyici bulan izleyiciler de vardı. Bir kişi şöyle yazdı:Dünya Kupası&#39;nda devre arası gösterisi düzenlendiğini bile bilmiyordum. Üstelik bu, bugüne kadar izlediğim bütün Super Bowl devre arası gösterilerinden daha iyi.Bazılarıysa bu fırsatı kimi futbolcularla alay etmek için kullandı; bir kişi şöyle dedi:Madonna, Cristiano Ronaldo&#39;dan daha fazla Dünya Kupası Finali&#39;ne çıktı.Eski İngiltere oyuncusu Wayne Rooney, BBC&#39;nin yayınında gösteriyi &#34;berbat&#34; diye nitelerken, Gary Neville &#34;keyif aldığını&#34; söyledi. ITV Sport&#39;tan meslektaşı Wright, Burna Boy&#39;un Shakira&#39;yla birlikte sergilediği performansla &#34;gösteriyi kurtardığını&#34; iddia etti.Ancak Roy Keane de pek etkilenmemişti:Biraz hayal kırıklığı oldu ama bakın, Shakira&#39;yı görmek çok güzeldi.Devre arası gösterisi, turnuva boyunca futbolun geleneksel yapısında değişikliklere giden FIFA&#39;yı tartışmaların odağına taşıdı. Bu değişiklikler arasında Amerikan sporlarına benzer şekilde, her devreyi ikiye bölmek için su molaları getirmek de var.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 20 Jul 2026 18:51:20 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["İrade Bizim, Zafer Bizim" konseri AKM'de gerçekleşti]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/irade-bizim-zafer-bizim-konseri-akmde-gerceklesti-3120/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/irade-bizim-zafer-bizim-konseri-akmde-gerceklesti-3120/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FEEFBB-4C00E3-BF78F9-6FE390-7FD543-3C7837.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />VATAN UĞRUNA "İrade Bizim, Zafer Bizim" adlı özel konser, 15 Temmuz 2026 akşamı,&nbsp; Atatürk Kültür Merkezi Tiyatro Salonu'nda gerçekleşti.Genç ve deneyimli sanatçıların aynı sahnede bir araya getiren bu özel konser, demokrasi, özgürlük, birlik ve beraberlik gibi ortak değerlerin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FEEFBB-4C00E3-BF78F9-6FE390-7FD543-3C7837.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />VATAN UĞRUNA "İrade Bizim, Zafer Bizim" adlı özel konser, 15 Temmuz 2026 akşamı,&nbsp; Atatürk Kültür Merkezi Tiyatro Salonu'nda gerçekleşti.Genç ve deneyimli sanatçıların aynı sahnede bir araya getiren bu özel konser, demokrasi, özgürlük, birlik ve beraberlik gibi ortak değerlerin önemini, sanatın birleştirici gücüyle bir kez daha hatırlatmayı vurguladı.&nbsp;Konserde; Ahmed Adnan Saygun, Nevit Kodallı, İlhan Baran, Béla Bartók, Turgay Erdener, İlke Karcılıoğlu'nun bestelerinin de bulunduğu program solistler; Aslı Ayan, Efe Doğrukul, Uğur Etiler, Nesrin Gönüldağ, Berke Tükenmez piyanoda Gizem Dalkılıç eşliğinde ve Yaylı Çalgılar Dörtlüsü: Nice Özbay, Aylin İdil İrey, Alara Açıkbaş, Fernur Topçu tarafından sunuldu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 16 Jul 2026 10:03:05 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Yüzen Adalar" sergisi 2 milyon 750 bin ziyaretçiyi ağırladı]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/yuzen-adalar-sergisi-2-milyon-750-bin-ziyaretciyi-agirladi-7159/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/yuzen-adalar-sergisi-2-milyon-750-bin-ziyaretciyi-agirladi-7159/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0B56ED-7614C1-F1ECF6-F69BBC-7928A6-B10904.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />1945'ten günümüze Türkiye sanatındaki gelişim ve dönüşümü İstanbul Modern Koleksiyonu'nda yer alan yapıtlar üzerinden ele alan "Yüzen Adalar" sergisi, farklı dönemlerden sanatçıların üretimlerini bir araya getirerek Türkiye sanatındaki değişen yaklaşımlara odaklandı.İstanbul&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0B56ED-7614C1-F1ECF6-F69BBC-7928A6-B10904.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />1945'ten günümüze Türkiye sanatındaki gelişim ve dönüşümü İstanbul Modern Koleksiyonu'nda yer alan yapıtlar üzerinden ele alan "Yüzen Adalar" sergisi, farklı dönemlerden sanatçıların üretimlerini bir araya getirerek Türkiye sanatındaki değişen yaklaşımlara odaklandı.İstanbul Modern'in eylül ayında açılması planlanan yeni uluslararası koleksiyon sergisi için hazırlıkları devam ederken, müzenin giriş katında ücretsiz olarak ziyaret edilebilen koleksiyondaki yapıtlar ise sanatseverlerle buluşmaya devam ediyor.&nbsp;Müze binasının önünde yer alan Bettina Pousttchi&#39;nin &#34;Dikey Otoyollar V02&#34; ve Anthony Cragg&#39;in &#34;Koşucu&#34; adlı heykellerinin yanı sıra Adrián Villar Rojas&#39;ın &#34;Tüm Annelerin En Güzeli (I)&#34;, Anselm Reyle&#39;nin &#34;Yeraltı Dünyasının Üstünde&#34; ve &#34;Toz Çökerken&#34;, Koray Ariş&#39;in &#34;Devinim ve Denge Serisi I ve II&#34;, Olafur Eliasson&#39;un &#34;Senin Beklenmedik Seyahatin&#34;, Selma Gürbüz&#39;ün &#34;Kırmızı Gölge&#34;, Richard Deacon&#39;ın &#34;Ev Modeli&#34;, Richard Wentworth&#39;ün &#34;Sahte Tavan&#34;, Yılmaz Zenger&#39;in &#34;Bence Ayça&#34; ve Zhan Wang&#39;ın &#34;Jia Shan Shi 121# (Yapay Kaya)&#34; adlı yapıtları ziyaretçilerle buluşmayı sürdürüyor."Yüzen Adalar" sergisini ziyaret edemeyenler için serginin sanal turu İstanbul Modern'in internet sitesi üzerinden erişilebilir.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 13 Jul 2026 10:19:43 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ünlü sanatçı Bonnie Tyler hayatını kaybetti]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/unlu-sanatci-bonnie-tyler-hayatini-kaybetti-701/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/unlu-sanatci-bonnie-tyler-hayatini-kaybetti-701/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_028829-38A1B5-DA499C-38C939-4B9FBD-DA4307.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tyler&#39;ın resmi hesabından yapılan açıklamada sanatçının Portekiz&#39;de tedavi gördüğü hastanede, tedavi edildiği hastalığa bağlı olarak yaşamını yitirdiği bildirildi.Açıklamada, &#34;Bonnie&#39;nin ailesi ve ekibi, Bonnie&#39;nin dün gece Portekiz&#39;deki hastanede tedavi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_028829-38A1B5-DA499C-38C939-4B9FBD-DA4307.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tyler&#39;ın resmi hesabından yapılan açıklamada sanatçının Portekiz&#39;de tedavi gördüğü hastanede, tedavi edildiği hastalığa bağlı olarak yaşamını yitirdiği bildirildi.Açıklamada, &#34;Bonnie&#39;nin ailesi ve ekibi, Bonnie&#39;nin dün gece Portekiz&#39;deki hastanede tedavi gördüğü hastalık nedeniyle beklenmedik şekilde hayatını kaybettiğini büyük bir üzüntüyle duyuruyor. Daha kapsamlı bir açıklama kısa süre içinde yapılacak. Bu zor süreçte mahremiyetimize saygı gösterilmesini rica ediyoruz.&#34; ifadelerine yer verildi.Kendine özgü sesi bir kazanın ardından oluştuBonnie Tyler&#39;ın dünya çapında tanınmasını sağlayan çatallı ve boğuk ses tonunun, 1977 yılında geçirdiği bir ses teli nodülü ameliyatının ardından yaşanan talihsiz bir olay sonucu oluştuğu biliniyor.Ameliyat sonrasında doktorları tarafından sesini dinlendirmesi istenen Tyler&#39;ın, bir gün öfkeyle bağırması sonucu sesi kalıcı olarak değişti. Bu olay, sanatçının kariyeri boyunca ayırt edici özelliği haline gelen vokal tarzını ortaya çıkardı.&#34;Total Eclipse of the Heart&#34; ile dünya çapında ün kazandıAmeliyattan altı yıl sonra yayımlanan &#34;Total Eclipse of the Heart&#34;, Bonnie Tyler&#39;ın kariyerindeki en büyük çıkışı oldu. Kendine has sesiyle seslendirdiği parça, Grammy Ödülleri&#39;ne aday gösterildi ve dünya çapında büyük başarı yakaladı.Kısa süre sonra yayımlanan &#34;Holding Out for a Hero&#34; da sanatçının en ikonik eserleri arasında yer aldı. Her iki şarkı da yıllar boyunca birçok filmde, televizyon programında ve reklam kampanyasında kullanıldı.Bonnie Tyler&#39;ın kariyerinde ayrıca &#34;It&#39;s a Heartache&#34; ve &#34;Lost in France&#34; gibi unutulmaz eserler de bulunuyor.Sanatçı, güçlü yorumu ve kendine özgü sesiyle pop ve rock müzik tarihinin en tanınan isimlerinden biri olarak hafızalarda yer edindi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 10 Jul 2026 08:13:58 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Efes'te "Carmina Burana" seslendirildi]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/efeste-carmina-burana-seslendirildi-4304/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/efeste-carmina-burana-seslendirildi-4304/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_DA049F-2BC4C9-0A3079-6C53F2-9B5B2A-DE9E6C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen ve 8 Temmuz'a kadar sürecek 9. Uluslararası Efes Opera ve Bale Festivali'nde, Alman besteci Carl Orff'un Trionfi (Zaferler) üçlemesinin ilk eseri "Carmina Burana", 30 Haziran Salı akşamı saat 21.00'de Efes Antik Tiyatrosu'nda&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_DA049F-2BC4C9-0A3079-6C53F2-9B5B2A-DE9E6C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen ve 8 Temmuz'a kadar sürecek 9. Uluslararası Efes Opera ve Bale Festivali'nde, Alman besteci Carl Orff'un Trionfi (Zaferler) üçlemesinin ilk eseri "Carmina Burana", 30 Haziran Salı akşamı saat 21.00'de Efes Antik Tiyatrosu'nda sahnelendi. Tarihî mekânın basamaklarını dolduran yaklaşık iki bin izleyici, geçmişin taşlarıyla yüksek sanatın aynı sahnede buluştuğu bir geceye tanıklık etti.Münih yakınlarındaki bir manastırda keşfedilen 200 kadar Orta Çağ şiir ve şarkısından esinlenerek bestelenen eser, ağırlıklı olarak Orta Çağ Latincesi, bir bölümüyle de Orta Çağ Almancasıyla yazılmış metinlerini, coşkulu koro ve orkestra performansıyla bir araya getirdi. Yazgının dönen çarkını betimleyen ünlü "O Fortuna" bölümüyle açılan kantat; doğanın uyanışını, gençliği ve aşkın coşkusunu işleyen ezgileriyle, antik tiyatronun akustiğinde etkileyici bir bütünlüğe ulaştı.İzmir Devlet Opera ve Balesi Orkestrası, Korosu, Solistleri ve Çocuk Korosu; Orkestra Şefi Vladimir Lungu, Koro Şefi Orhan Öner Özcan ve Çocuk Koro Şefi Başar Ünal yönetiminde sahne aldı. Eserde soprano Ayşe Şenogul, tenor Burak Dabakoğlu ve bariton Nejad Beğde solist olarak yer aldı. Eserin ışık tasarımını Emre Yürekli, konzertmeisterliğini ise Ruşen Muzaffer üstlendi."Carmina Burana" 2 Temmuz'da İkinci Kez SahnelenecekEser, 2 Temmuz Perşembe akşamı saat 21.00'de Efes Antik Tiyatrosu'nda yeniden sanatseverlerle buluşacak.Sırada "Zorba" Balesi VarFestivalin bir sonraki durağı, Ankara Devlet Opera ve Balesi'nin sahneleyeceği "Zorba" balesi olacak. Nikos Kazancakis'in ünlü romanından uyarlanan, koreografisi ve librettosu Lorca Massine'e ait iki perdelik eser, 4-5 Temmuz tarihlerinde Efes Antik Tiyatrosu'nda izleyiciyle buluşacak.Eser, küçük bir Yunan kasabasına gelen Amerikalı John'un, güzel dul Marina'ya duyduğu aşkın çevresinde gelişir. Yabancı birine gönül veren Marina'yı dışlayan köylülerin öfkesi karşısında çifte, John'un özgür ruhlu dostu Zorba sahip çıkar; ancak hikâye, Marina'nın bu öfkeli kalabalığın kurbanı olmasıyla trajik bir dönüş yaşar. Yaşama küsen Zorba'nın tesellisini sirtaki dansında bulduğu final, yası ve yaşama tutunma gücünü iç içe geçirir. Mikis Theodorakis imzalı müzik eşliğinde sahnelenecek yapıtın dekor ve oryantal kostüm tasarımı Gürcan Kubilay, kostüm tasarımı Tülay Şimşek, ışık tasarımı ise Fuat Gök imzası taşıyor.Final Gecesi Puccini'nin "Tosca"sıylaFestival, dünya opera repertuvarının en çarpıcı yapıtlarından biri olan Giacomo Puccini'nin "Tosca" operasıyla 8 Temmuz Çarşamba akşamı sona erecek. İzmir Devlet Opera ve Balesi'nin sahneleyeceği üç perdelik eser, saat 21.00'de Efes Antik Tiyatrosu'nda perdelerini açacak.1800'lerin Roma'sında geçen opera; mevkisini kişisel hırsları uğruna kullanmaktan çekinmeyen polis müdürü Scarpia, baskıcı rejime karşı duran ressam Cavaradossi ve hayatını aşkına ve sanatına adamış opera şarkıcısı Tosca arasındaki politik ve duygusal çatışmayı sahneye taşıyor. Aşkın, ihanetin ve iktidar mücadelesinin iç içe geçtiği yapıt, Orkestra Şefi Roberto Gianola yönetiminde ve Yiğit Günsoy'un rejisiyle seyirciyle buluşacak. Eserin dekor ve kostüm tasarımı Gülden Sayıl'a, ışık tasarımı İnan Sefer'e ait.Final gecesine özel bir konuk damga vuracak: Cavaradossi rolünde, Luciano Pavarotti'nin öğrencilerinden Catania doğumlu İtalyan tenor Ivan Magrì konuk solist olarak sahne alacak. Dünyanın önde gelen opera sahnelerinde rol alan Magrì, festivalin finaline uluslararası bir yorum katacak.Festival biletleri www.biletinial.com.tr ile İzmir Devlet Opera ve Balesi, Bornova Kültür ve Sanat Merkezi ve Efes Antik Tiyatrosu gişelerinden temin edilebilir.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 02 Jul 2026 07:28:39 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Game of Thrones çılgınlığı bitiyor mu?]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/game-of-thrones-cilginligi-bitiyor-mu-3442/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/game-of-thrones-cilginligi-bitiyor-mu-3442/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_ECAAED-24317E-0BFC1A-D4E9F7-12B1DA-1DDD81.jpeg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Aynı süre zarfında 2. sezonun 23,4 milyon seyirciye eriştiği düşünüldüğünde bu yüzde 8&#39;lik bir düşüş anlamına geliyor.&nbsp;Deadline, Game of Thrones öncülünün ilk sezonuyla 2. sezonu arasında da izleyici kaybına uğradığını hatırlatıyor.&nbsp;İlk sezonun seyircilerle&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_ECAAED-24317E-0BFC1A-D4E9F7-12B1DA-1DDD81.jpeg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Aynı süre zarfında 2. sezonun 23,4 milyon seyirciye eriştiği düşünüldüğünde bu yüzde 8&#39;lik bir düşüş anlamına geliyor.&nbsp;Deadline, Game of Thrones öncülünün ilk sezonuyla 2. sezonu arasında da izleyici kaybına uğradığını hatırlatıyor.&nbsp;İlk sezonun seyircilerle buluştuğu gün 10 milyon kişi diziyi izlerken, 2. sezon 7,8 milyonluk bir açılış yapmıştı.&nbsp;Bu durum, Game of Thrones çılgınlığının azalarak bittiği yorumlarını kuvvetlendiriyor.Variety, Dünya Kupası maçlarının dizinin eskisi kadar ilgi görmemesinde etkili olabileceğini bildiriyor.Dizi sorumlusu Ryan Condal, geçen ay verdiği bir röportajda, sezonu açan Gullet Savaşı (The Battle of the Gullet) için son derece iddialı bir yorumda bulunarak, bunun &#34;televizyon tarihinde çekilmiş tartışmasız en çılgın bölüm&#34; olduğunu öne sürmüştü.Rhaenyra Targaryen karakterini canlandıran Emma D&#39;Arcy de &#34;Bu sezon dizi son sürat başlıyor. İki sezondur ilmek ilmek örülen bir savaşın artık tüm şiddetiyle patlak verdiğini izleyeceğiz&#34; sözleriyle beklentiyi yükseltmişti.3. sezon Aemond Targaryen&#39;in Demir Taht&#39;ta oturduğu, Rhaenyra&#39;nın ise ordusuna yeni ejderhalar katarak güçlendiği bir tabloda başlıyor. Savaşın dengelerini değiştirecek olan Gullet Savaşı&#39;nda, Amiral Sharako Lohar komutasındaki Triarchy filosu, Velaryon ablukasını kırmak için harekete geçerken, Rhaenyra&#39;nın oğlu Jace, ejderhasıyla donanmaya karşı gökyüzündeki yerini alıyor.George R.R. Martin imzalı Ateş ve Kan&#39;dan (Fire &amp; Blood) uyarlanan ve Game of Thrones&#39;tan 200 yıl öncesini anlatan dizide Gullet Savaşı, kritik bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor.4 sezonda tamamlanması beklenen House of the Dragon&#39;un 8 bölümlük 3. sezonu, Türkiye&#39;de HBO Max ve TV+&#39;ta 22 Haziran&#39;da gösterilmeye başlandı. Her hafta yeni bir bölüm gelecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 26 Jun 2026 13:46:03 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[2 korku filmi Hollywood'u nasıl karıştırdı]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/2-korku-filmi-hollywoodu-nasil-karistirdi-630/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/2-korku-filmi-hollywoodu-nasil-karistirdi-630/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7F16FC-0BE8CA-5D50CD-7A7533-F7DF23-17596A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çok yakın zamana kadar çoğumuz paramızı ilk seçeneğe yatırırdık.Ancak bu yaz tablo farklı görünüyor. Düşük bütçeli korku filmleri zafer kazanmış gibi duruyor. İki bağımsız yapım olan Backrooms ve Obsession, dev bütçeli Masters of the Universe ile Star Wars: The Mandalorian&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7F16FC-0BE8CA-5D50CD-7A7533-F7DF23-17596A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çok yakın zamana kadar çoğumuz paramızı ilk seçeneğe yatırırdık.Ancak bu yaz tablo farklı görünüyor. Düşük bütçeli korku filmleri zafer kazanmış gibi duruyor. İki bağımsız yapım olan Backrooms ve Obsession, dev bütçeli Masters of the Universe ile Star Wars: The Mandalorian and Grogu&#39;yu geride bıraktı.Hollywood&#39;un temellerinin sarsıldığını hissedebilirsiniz.The Wrap&#39;ın kıdemli muhabiri Kayla Cobb, BBC&#39;ye yaptığı değerlendirmede, &#34;Bu, eğlence sektörü için dönüm noktası niteliğinde bir an&#34; diyor.&#34;Geleneksel film endüstrisi aynı yıpranmış fikrî mülkiyetleri yeniden ısıtıp sunmaya odaklandı. Ancak izleyiciler, özellikle de Z Kuşağı, daha özgün filmler istiyor.&#34;Yıpranmış eserler ile özgün filmler arasındaki çekim farkı, geçen hafta sonlarında ABD gişe rakamlarında açıkça görüldü.1980&#39;lerdeki Mattel oyuncak serisi ve çizgi filminden uyarlanan, peştamal benzeri kıyafetler giyen bronz tenli savaşçı prensin hikâyesini anlatan Masters of the Universe, yeni vizyona girmesine rağmen 8 Haziran haftasında yalnızca 29 milyon dolar hasılat elde etti.Mayıs ayında gösterime giren The Mandalorian and Grogu ise bir Star Wars filmi için oldukça zayıf performans gösteriyor. Film aynı hafta sonu sadece 10 milyon dolar kazandı.Buna karşılık elimizde Backrooms ve Obsession var.Her ikisi de son derece karanlık ve rahatsız edici filmler. Son derece düşük bütçelerle çekildiler. Buna rağmen ikisi de olağanüstü başarı yakaladı.Chiwetel Ejiofor ve Renate Reinsve&#39;nin rol aldığı Backrooms, loş ışıklı odalar ve koridorlardan oluşan bir labirentin içine yapılan, kâbus gibi ve bilinçli olarak kafa karıştırıcı bir yolculuk sunuyor.İlk bakışta büyük bir gişe başarısı vadeden bir film gibi görünmüyor.Ancak bağımsız ve alternatif yapımlarıyla tanınan A24 tarafından dağıtılan film, ABD&#39;de açılış haftasında 81 milyon dolar hasılat yaptı. Film 8 Haziran haftasında ABD&#39;de toplam 135 milyon dolar kazandı.Focus Features tarafından dağıtılan Obsession ise yazın hit filmi olmaya daha da uzak bir aday gibi görünüyor.Filmde tanınmış hiçbir oyuncu yer almıyor. Hikâye, güzel arkadaşının kendisini dünyadaki herkesten daha çok sevmesini isteyen utangaç bir adamın kanlı ve ürkütücü öyküsünü anlatıyor.Film sadece güçlü bir açılış yapmakla kalmadı; aynı zamanda 1982 tarihli ET the Extra-Terrestrial&#39;dan bu yana ikinci ve üçüncü hafta sonlarında gişe gelirlerini düşürmek yerine artırmayı başaran ilk film oldu.ABD&#39;de 152 milyon dolar, dünya genelinde ise 225 milyon dolar hasılata ulaştı.8 Haziran haftasında hem Backrooms hem de Obsession, ABD gişesinde yaklaşık 25&#39;er milyon dolar kazandı. Bu rakam Masters of the Universe&#39;un biraz gerisinde, ancak The Mandalorian and Grogu&#39;nun oldukça önünde.Üstelik her iki film de mayıs ayında vizyona girmiş olmasına rağmen.Şimdi Obsession&#39;ın dünya çapındaki toplam gişesinin, geleneksel bilimkurgu gişe filmlerinin her ikisini de geride bırakacağı tahmin ediliyor.Ancak Hollywood genelinde acil durum toplantılarına yol açan şey yalnızca gişe rakamları değil.Asıl dikkat çekici olan, harcanan para ile kazanılan para arasındaki fark.The Mandalorian and Grogu&#39;nun bütçesinin 165 milyon dolar, Masters of the Universe&#39;un bütçesinin ise 200 milyon dolar olduğu bildiriliyor.Pazarlama giderleri de eklendiğinde bu filmlerin yalnızca başa baş noktasına ulaşabilmesi için 300 ila 400 milyon dolar arasında gelir elde etmeleri gerekiyor.Joker: Folie à Deux ve The Flash ile birlikte bu yapımlar, aşırı pahalı Hollywood markalarına dayalı filmlerin oluşturduğu başarısızlık eğiliminin bir parçası hâline geldi.Öte yandan Backrooms&#39;un bütçesi yalnızca 10 milyon dolar.Peki ya Obsession?En fazla 1 milyon dolar.Bir servet harcayarak servet kazanma formülü artık eskisi kadar güvenilir görünmüyor.Gençler kârları nasıl yönlendiriyor?Pek çok devrimde olduğu gibi bunun da itici gücü gençlik.Obsession&#39;ın yönetmeni Curry Barker henüz 26 yaşında.Backrooms&#39;un yönetmeni Kane Parsons ise 18 Haziran&#39;da 21 yaşına girdi.Bu da ilk uzun metraj filmini çekerken hâlâ bir genç olduğunu gösteriyor.İnanması güç ama gerçek.Her iki Z Kuşağı yönetmeni de mesleklerini YouTube kısa filmleri çekerek öğrendi.Bu yöntem onlara film okuluna başvurmadan, hatta bir stüdyoda çalışmadan önce yıllarca film çekme, kurgu yapma, geri bildirim alma ve kendi takipçi kitlesini oluşturma imkânı sundu.Parsons, Backrooms internet dizisini yalnızca 16 yaşındayken hazırladı.İlk bölüm 81 milyon kez izlendi.Film yapımcılığı açısından bakıldığında, o zaten kendi evreninin ustası sayılabilir.Ancak kritik olan yalnızca yaratıcıların gençliği değil.İzleyicilerin gençliği de aynı derecede önemli.Star Wars 1977&#39;den beri varlığını sürdürüyor.Masters of the Universe ise en değerli dönemini 1980&#39;lerin ortalarında yaşamış bir marka.Dolayısıyla bu serilerin yeni filmleri büyük ölçüde nostalji duygusuyla hareket eden orta yaşlı hayranları hedefliyor.Bu da yapımcılarının yaptığı ölümcül hata olabilir.Nisan ayında Fandango tarafından yapılan bir araştırmaya göre, Z Kuşağı&#39;nın yüzde 87&#39;si ve milenyum kuşağının yüzde 82&#39;si son bir yıl içinde sinemada en az bir film izledi.Bu oran X Kuşağı&#39;nda yüzde 70, baby boomer kuşağında ise yüzde 58.Z Kuşağı ve milenyum kuşağı sinemaya daha sık gidiyor.Yıllık ortalama ziyaret sayısı yaklaşık yedi iken, bu rakam X Kuşağı için 6,1, baby boomer kuşağı için ise 5,7.Dolayısıyla Star Wars ve Masters of the Universe için hazır bekleyen çok büyük bir izleyici kitlesi yoktu.Buna karşılık sinemaya gitmeyi seven genç bir nesil, Backrooms ve Obsession için hazır bekliyordu.The Guardian&#39;da yakın zamanda yayımlanan bir makaleye göre filmler, Z Kuşağı&#39;na sürekli kötü haber ve içerik tüketme döngüsünden uzaklaşma fırsatı sunuyor.Sinemalar ise arkadaşlarla vakit geçirilebilecek bir mekân işlevi görüyor.Makalede şu ifadeler yer alıyordu:&#34;Z Kuşağı&#39;nın aradığı şey bir &#39;üçüncü mekân&#39;. Yani ev ve iş dışında bir sosyal ortam. Birçok kişi için sinema bu ihtiyacı karşılayabiliyor.&#34;Bu filmleri başarılı kılan ne?İşte bu nedenle her iki filmin de korku türünde olması mantıklı görünüyor.Geçen yıl Sinners ve Weapons&#39;ın başarısının da gösterdiği gibi, korku filmleri pandemi sonrası dönemde olağanüstü kârlı hâle geldi.Düşük bütçelerle çekilebiliyorlar, ancak yine de kalabalık bir salonda birlikte çığlık atma ve heyecan yaşama deneyimini seven izleyicileri çekebiliyorlar.Bir başka örnek de 2022 yapımı ürkütücü Talk To Me.Film, Avustralyalı YouTuber kardeşler Danny ve Michael Philippou tarafından yirmili yaşlarındayken çekilmişti.Peki Z Kuşağı sinemadan başka ne bekliyor?Sosyal medyadaki tartışmalara bakılırsa, genç izleyiciler konuşabilecekleri ve analiz edebilecekleri filmler istiyor.Bunun bir örneği de The Drama.Yaklaşık 28 milyon dolara mal olan film, bu rakamın yaklaşık 100 milyon dolar üzerinde gelir elde etti.Bir korku filmi değil, komedi filmi.Ayrıca iki popüler oyuncu, Zendaya ve Robert Pattinson&#39;u da başrollerde bulunduruyor.Ancak Obsession gibi o da bir ilişki sorununu rahatsız edici boyutlara taşıyor.Film gerçekten bir şeyler söylemeye çalışıyormuş hissi veriyor.İzleyiciler karakterlerin ahlaki tercihlerini tartışabiliyor; tıpkı internette kendi ilişki meselelerini tartıştıkları gibi.Backrooms örneğinde ise insanlar filmde gerçekte neler yaşandığını tartışabiliyor.Buna karşılık Masters of the Universe ya da The Mandalorian and Grogu, izleyicilere film sonrasında aynı ölçüde analiz alanı bırakmıyor.Bu durum, geleneksel büyük bütçeli filmlerin tamamen ortadan kalkacağı anlamına gelmiyor.2026&#39;nın en büyük gişe başarıları arasında Spider-Man: Brand New Day ve Toy Story 5 gibi marka gücüne dayalı devam filmlerinin ve yeniden çevrimlerin yer alacağı kesin gibi görünüyor.Benzer yapımlar da üretim hattından çıkmaya devam edecek.Screen International&#39;ın ABD editörü Jeremy Kay BBC&#39;ye yaptığı açıklamada şöyle diyor:&#34;Hollywood risk almaktan kaçınan ve tepkisel hareket eden bir sektör. Stüdyolar artık fırsatçı bir şekilde YouTube&#39;u ve interneti tarayarak yeni markalar ve geniş hayran kitlelerine sahip içerik üreticileri arayacak. Ancak genel olarak eski büyük stüdyolar yine de büyük bütçeli ana projelerine bağlı kalacaktır.&#34;Fakat bu stüdyolar artık bu tür filmlerin milyonlarca kişiyi sinemaya çekeceğini ve lisanslı ürünlerden gelir sağlayacağını varsayamaz.Ayrıca genç yönetmenlerin genç izleyiciler için çektiği daha küçük filmlerin, kendi büyük bütçeli yapımlarını geride bırakabileceği ihtimalini de görmezden gelemezler.Kay, özellikle A24, Focus Features ve Neon gibi daha genç ve çevik Hollywood stüdyolarının &#34;sinemaya giden Z Kuşağı kitlesine hitap eden genç odaklı filmlere daha fazla önem vereceğini&#34; öngörüyor.Yaratıcılarının tutkuyla geliştirdiği, ekonomik açıdan sürdürülebilir ve aynı zamanda istekli bir izleyici kitlesine hitap eden yenilikçi filmler...Bu kulağa çılgınca bir fikir gibi gelebilir.Ama belki de sinemayı kurtaracak olan tam olarak budur.Orijinali İngilizce olan bu makalenin çevirisinde yapay zekadan yararlandık. Yayınlanmadan önce çeviriyi bir BBC gazetecisi kontrol etti. Yapay zekayı nasıl kullandığımız hakkında daha fazla bilgi burada.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 23 Jun 2026 12:56:41 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Cannes'da Noémie Merlant ile yakından bir görüşme.]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/cannesda-noemie-merlant-ile-yakindan-bir-gorusme-5029/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/cannesda-noemie-merlant-ile-yakindan-bir-gorusme-5029/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B478B3-F10F59-4FA553-A0222C-B94801-E2D810.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu yıl, oyuncu ve film yapımcısı Noémie Merlant, Bertrand Mandico&#39;nun dördüncü uzun metraj filmi olan Roma Elastica ile Cannes&#39;a geri döndü ve film, Marion Cotillard ile birlikte Gece Yarısı Gösterimleri bölümünde sunuldu. Croisette&#39;e çok yakın bir mesafede, Al Majalla,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B478B3-F10F59-4FA553-A0222C-B94801-E2D810.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu yıl, oyuncu ve film yapımcısı Noémie Merlant, Bertrand Mandico&#39;nun dördüncü uzun metraj filmi olan Roma Elastica ile Cannes&#39;a geri döndü ve film, Marion Cotillard ile birlikte Gece Yarısı Gösterimleri bölümünde sunuldu. Croisette&#39;e çok yakın bir mesafede, Al Majalla, festivalin çılgınlığından çok farklı bir ortamda Fransız yönetmen ve oyuncuyla buluştu.Madonna ValentinasÇürüyen bir Cinecittà&#39;da geçen bu barok bilim kurgu masalında Merlant, Marion Cotillard tarafından canlandırılan yaşlanan film yıldızı Eddie&#39;nin sadık asistanı ve makyaj sanatçısı Valentina&#39;yı oynuyor. Valentina aynı zamanda Merlant&#39;ın röportaj sırasında annesinin kollarında huzur içinde uyuyan 2 aylık kızının da adı.Merlant, &#34;Aklımda hiç isim yoktu,&#34; diye hatırlıyor. &#34;Partnerimle bir isim ararken, &#39;Valentina çok güzel olurdu&#39; diye düşündük. Sonra Roma Elastica&#39;daki karakterimin de adının Valentina olduğunu fark ettim. Sanırım film bilinçaltımda bir yerlerde kalmış olmalı.&#34;Merlant için çekimler hem heyecan verici hem de keyifliydi."İnanılmaz bir özgürlük hissi vardı," diyor. "Çekimler aslında çok hızlıydı ama inanılmaz derecede keyifliydi. Hızlı, yoğun ama tamamen baskıdan uzak. Her şey oyun, deneme, karakter çalışmasıyla ilgiliydi. Sınırları aşmamıza izin verildi."Bu özgürlük, onun geleneklere meydan okuyan karakterlere duyduğu ilgiyle mükemmel bir şekilde örtüşüyor.&#34;Gerçekten ileri gidebildiğinizde, bayağı veya önemsiz bir şeyi benimseyebildiğinizde çok hoşuma gidiyor. Kadınların sadece bir imajdan ibaret olmaktan öteye geçmelerine izin verildiğinde.&#34;Merlant, kısmen Fransız film yapımcısı Bertrand Mandico&#39;ya duyduğu uzun süreli hayranlık nedeniyle projeyi hiç tereddüt etmeden kabul etti.&#34;Menajerim onun filmlerinin büyük bir hayranı olduğumu bile bilmiyordu,&#34; diye gülüyor. &#34;Bana göre sinema budur. Onun gibi çok az film yapımcısı var, belki Almodovar? O tamamen sistemin dışında. Uyum sağlamayı umursamıyor. Samimiyet ve özgünlük arıyor.&#34;Mandico&#39;dan neredeyse çocuksu bir coşkuyla bahsediyor."Onun kadar özgür olamam asla, oysa ben zaten oldukça özgürüm. O, saf, tam anlamıyla bir sanatçı. Onun filmlerinden birine rastlasanız bile, onun imzasını hemen tanırsınız."Onu en çok büyüleyen şey, onun dünyalarını kurma biçimi."Her şeyi çiziyor: kostümleri, setleri, çekimleri. Her şey önceden hazırlanmış. Ama paradoksal olarak, bu oyunculara muazzam bir özgürlük sağlıyor. Çok güçlü bir çerçeve içinde çalışıyorsunuz ve bu da tam olarak çok daha ileri gitmenizi sağlıyor. Bir oyuncu olarak bu inanılmaz derecede güven verici."Merlant, başlangıçta onun filmlerindeki abartılı enerjiye çok daha yakın birini hayal ettiğini itiraf ediyor."Onun oldukça vahşi, belki de sert biri olacağını düşünmüştüm. Gerçekte ise inanılmaz derecede nazik ve son derece dengeli biri. Bu da bana eserlerinde bir tür arınma olduğunu düşündürüyor. Tüm çılgınlığını, şiddetini ve takıntılarını filmlerine döküyor, oysa hayatta tamamen huzurlu."Fransız yönetmen Bertrand Mandico ve Fransız oyuncular Noemie Merlant ve Marion Cotillard, 20 Mayıs 2026&#39;da Fransa&#39;nın güneyindeki Cannes Film Festivali&#39;nde &#34;Roma Elastica&#34; filminin gösterimine geliyorlar.Roma ElasticaRoma Elastica filmi , Merlant&#39;ı Lee filminde birlikte çalışırken tanıştığı Fransız oyuncu Marion Cotillard ile yeniden bir araya getirdi. İlişkileri kısa sürede basit bir profesyonel iş birliğinin ötesine geçti."Başka gidecek yerin olmadığı bir yerde 15 gün birlikte geçirdik. Sürekli birbirimizi gördük. Su kenarında akşam yemekleri yedik. Büyülü bir his verdi, o gerçekten büyülü."İki oyuncu kısa sürede derin bir bağ kurdu."Yaşam öykülerimizi çok doğal ve kendiliğinden paylaştık. O inanılmaz derecede cana yakın, günlük hayatta çok sade ve harika bir dinleyici. Oyuncuları çok seviyor ve harika tavsiyeler veriyor."Fransız ve uluslararası birçok aktris de benzer duyguları dile getirerek, Cotillard&#39;ın cömertlik konusundaki ününün oyunculuk performanslarının çok ötesine uzandığını öne sürdü.Merlant, bu karşılaşmanın ne kadar önemli hale geldiğini anlatmaktan çekinmiyor."Onunla tanıştığımda çok zor bir dönemden geçiyordum. Ona adeta tutundum. Boğulurken o benim oksijen maskemdi."Efsanevi bir aktrise derinden bağlı bir kadını canlandırdığı Roma Elastica filminde , kurgu ve gerçeklik arasındaki çizgi zaman zaman bulanıklaşıyor."Ona hayran olan, onu seven ve ona bağlı birini canlandırıyordum. Sonuçta her şey oldukça doğal gelişti."Noémie Merlant, Céline Sciamma ve Adele Haenel, 4 Ocak 2020&#39;de Kaliforniya, West Hollywood&#39;daki BOA Steakhouse&#39;da düzenlenen 2020 Film Independent Spirit Awards Adayları Brunch&#39;ına katıldı.Croisette&#39;den Hollywood&#39;aCannes&#39;daki bu son görünüm, festivalle uzun ve verimli bir ilişkinin parçası. Céline Sciamma&#39;nın &#34;Portrait of a Lady on Fire&#34; filminden Jacques Audiard&#39;ın &#34; Paris, 13th District&#34; filmine ve kendi yönetmenlik denemesi &#34;The Balconettes&#34; e kadar Merlant, Cannes&#39;ın en tanıdık yüzlerinden biri haline geldi.Hem oyuncu olarak hem de kendi başına tanınan bir film yapımcısı olarak büyük ilgi gören sanatçı, türler, formatlar ve sanatsal disiplinler arasındaki sınırları aşan bir kariyer inşa etmeye devam ediyor.Cannes onun ana üssü olmaya devam etse de, Merlant&#39;ın kariyeri giderek uluslararası bir boyut kazanmıştır. Fransa, İtalya, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri&#39;nde çalışmış olması, onu farklı film yapım kültürlerine özellikle dikkat etmeye yöneltmiştir.&#34;Sinemanın evrensel bir yanı var,&#34; diyor. &#34;Değişen şey, insanların ona yaklaşım biçimi.&#34;Amerikan yapımlarının önemli ölçüde daha yapılandırılmış olduğunu belirtiyor."Amerika Birleşik Devletleri&#39;nde her şey sıkı bir şekilde kontrol ediliyor. Kimse belirlenen çerçevenin dışına çıkmıyor. Programlar, hazırlık, organizasyon; her şey son derece yapılandırılmış."İtalya ise bunun tam tersini temsil ediyor ve daha içgüdüsel ve esnek bir yaklaşım sergiliyor.Ancak o, bir sistemi diğerinden üstün tutmayı reddediyor.&#34;Sinema söz konusu olduğunda her ülkenin kendine özgü bir cazibesi var,&#34; diyor. &#34;Farklılıklar çoğunlukla kültürel; çalışma alışkanlıkları, programlar, setteki insan ilişkileri. Fransa&#39;da normal kabul ettiğimiz şeyler başka yerlerde şok edici olabilir ve bunun tersi de geçerli.&#34;Gözlemleri sıklıkla bu çalışma ortamlarındaki kadınların yerine odaklanmaktadır."İnsanların kadınlarla konuşma biçimi ülkeden ülkeye farklılık gösteriyor."Bu, hem kamera önünde hem de kamera arkasında yaptığı çalışmaların çoğunda yer alan feminist kaygılarla doğal olarak bağlantı kuran bir yansıma.Ataerkilliğe meydan okumak2021&#39;deki Shakira da dahil olmak üzere ilk kısa filmlerinden The Balconettes&#39;e kadar Merlant, kendi sözleriyle &#34;ataerkilliği küçük parçalara ayırabilen&#34; bir sinemayı sürekli olarak savundu.Bu konuların bu yıl Cannes&#39;da gösterilen filmlerin çoğunda yankı bulmasından memnuniyet duyuyor."Sonunda insanların bizi dinlediğini hissediyoruz. Artık daha az korkuyoruz."Ancak onun feminizmi asla teorik değildir. Karakterler, bedenler, arzular, çelişkiler ve kusurlar aracılığıyla ifade edilir. Kadınlara aşırı, kusurlu, şehvetli, kaba, şiirsel olma özgürlüğünü –ya da bunların hepsini birden– vererek ifade edilir.Aynı şeyi Mandico&#39;nun sinemasında da fark ediyor."Kadınları tasvir etme biçimine bayılıyorum. Kaba, şiirsel, zarif, çelişkili. Her şey aynı anda."Oyunculuk kariyerinin yanı sıra, Merlant birkaç yıldır ailesi hakkında bir belgesel üzerinde çalışıyor. Engellilik, bakım verme ve annesinin bir bakıcı olarak deneyimlerine odaklanan son derece kişisel bir proje."Babam engelli ve annem onun bakıcısı. Bu çok büyük bir konu. Projenin sonunda ne şekil alacağını –uzun metrajlı bir film mi, yoksa başka bir şey mi– hala bilmiyorum ama yıllardır aklımda."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 20 Jun 2026 11:22:24 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Küçük ekrandan beyazperdeye: Hollywood'un yeni jönleri]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/kucuk-ekrandan-beyazperdeye-hollywoodun-yeni-jonleri-895/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/kucuk-ekrandan-beyazperdeye-hollywoodun-yeni-jonleri-895/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_655458-EC4709-3AF24B-F703A8-567D36-11F331.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hollywood&#39;un şatafatlı dünyasında zirveye tırmanmanın yolu, sanılanın aksine her zaman dev bütçeli sinema filmlerinden geçmiyor. Geçmişe dönüp baktığımızda ER&#39;ın acil servisinden fırlayıp Hollywood&#39;un belki de en karizmatik jönüne dönüşen George Clooney&#39;yi,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_655458-EC4709-3AF24B-F703A8-567D36-11F331.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hollywood&#39;un şatafatlı dünyasında zirveye tırmanmanın yolu, sanılanın aksine her zaman dev bütçeli sinema filmlerinden geçmiyor. Geçmişe dönüp baktığımızda ER&#39;ın acil servisinden fırlayıp Hollywood&#39;un belki de en karizmatik jönüne dönüşen George Clooney&#39;yi, komedi dizisi Bosom Buddies&#39;le televizyonda rüştünü ispatlayıp sinema tarihinin en saygın isimlerinden biri olan Tom Hanks&#39;i ya da bir sitcom yıldızıyken gişe canavarına dönüşen Will Smith&#39;i görmek bu kadim geleneğin en büyük kanıtı. Hatta bugün Marvel evreninde Thor rolünde çekiç sallayan Chris Hemsworth&#39;ün bile bir zamanlar Avustralya pembe dizilerinde ter döktüğünü düşünürsek, küçük ekranın nasıl bir yıldız fabrikası olduğu daha iyi anlaşılıyor.Günümüzde ise dijital platformların küresel gücü sayesinde bu geçiş süreci çok daha hızlı. Diziler artık sinemaya geçmeden önceki &#34;ısınma turu&#34; gibi görülmüyor.&nbsp; Birkaç bölüm içinde milyonlarca izleyiciye ulaşan genç oyuncular, kısa sürede stüdyoların en çok aradığı yüzlere dönüşebiliyor.&nbsp;Euphoria, Normal People, Skins, Stranger Things ve Sex Education gibi diziler de bu yıldız fabrikasının en güçlü örnekleri arasında. Jacob Elordi&#39;den Paul Mescal&#39;a, Nicholas Hoult&#39;tan Finn Wolfhard ve Asa Butterfield&#39;a uzanan bu kuşak, gençlik dizilerinin konforlu alanından çıkıp prestijli yönetmenlerin, büyük stüdyo filmlerinin ve ödül sezonlarının merkezine yerleşti.&nbsp;Üstelik onları ilginç kılan yalnızca dış görünüşleri ya da sosyal medyadaki popülerlikleri değil; riskli rol seçimleri, türler arasında rahatça gezebilmeleri ve çocuk yıldızlıktan yetişkin oyunculuğa geçerken kimliklerini yeniden kurmaları...&nbsp;Biz de bu başarı hikayelerini yakından incelemek ve kuşağın en dikkat çeken isimlerine göz atmak istedik. İşte dizilerin konforlu dünyasında parlayıp, basamakları hızla tırmanarak Hollywood arenasında güç dengelerini değiştiren yeni nesil aktörler...Jacob ElordiHeath Ledger ve Marlon Brando gibi isimleri örnek alan Jacob Elordi, öfkeli ve manipülatif Nate Jacobs performansıyla&nbsp; sadece &#34;yakışıklı genç oyuncu&#34; olmadığını kanıtladı.Doğum tarihi: 26 Haziran 1997Hollywood kapısını açan dizi: EuphoriaSıçrama yaptığı Hollywood filmleri: Priscilla, Saltburn, FrankensteinBugün: Euphoria&#39;daki tekinsiz ve toksik Nate Jacobs rolüyle yeteneğini tüm sektöre kanıtlayan Elordi, jenerasyonunun en karizmatik oyuncularından biri olarak Sofia Coppola gibi rejisörlerin vazgeçilmez başrolü haline geldi.Avustralya&#39;nın Brisbane kentinde büyüyen Jacob Elordi, lise yıllarında okul tiyatrosunda oyunculuğa adım attığında, boyunun 1.96 metreye ulaşması nedeniyle &#34;çok uzun olduğu için asla rol alamayacağı&#34; eleştirilerine maruz kalsa da bu fiziksel özelliğini zamanla ekrandaki en büyük avantajına dönüştürmeyi başardı. Sinemaya olan tutkusunu küçük yaşta keşfeden ve Heath Ledger&#39;ın Kara Şövalye&#39;deki (The Dark Knight) Joker performansını izledikten sonra oyuncu olmaya karar veren Elordi, Hollywood&#39;a tutunmaya çalıştığı dönemde cebindeki son birkaç yüz dolarla arabasında yaşamak zorunda kaldı.&nbsp;Karayip Korsanları: Salazar&#39;ın İntikamı&#39;nda (Pirates of the Caribbean: Dead Men Tell No Tales) figüran olarak kamera karşısına geçen Elordi, gençlik üçlemesi The Kissing Booth&#39;la geniş bir hayran kitlesi kazansa da bu dönemde yaptığı işin kendisini tatmin etmediğini söyledi. 28 yaşındaki yıldız, daha sonra GQ&#39;ya verdiği bir röportajda The Kissing Booth hakkında, &#34;O filmleri çekmeden önce de yapmak istemiyordum. Saçmalar. Evrensel değiller, sadece bir kaçış&#34; sözleriyle Hollywood&#39;da nadir görülen bir açıksözlülüğe imza attı.Kariyerindeki asıl dönüm noktasıysa HBO dizisi Euphoria&#39;daki Nate Jacobs rolü oldu. Elordi, seçmeler sırasında repliklerinin bir kısmını unuttuğunu daha sonra kendisi anlatacaktı. Elordi, &#34;Euphoria seçmeleri olmasaydı eve dönmek zorunda kalacaktım. Banka hesabımda sadece birkaç yüz dolar kalmıştı&#34; diyerek o dönemde yaşadığı belirsizliği anlatmıştı.Canlandırdığı karakterinin karanlık ve manipülatif dünyasına girebilmek için set boyunca çekim aralarında bile insanlardan uzak durup yalnız kalmayı tercih eden Elordi, bu tekniğiyle Hollywood&#39;un radarına bir karakter oyuncusu olarak girmeyi başardı.Sektörün dayattığı &#34;romantik jön&#34; kalıplarını yıkmak için bilinçli olarak riskli ve bağımsız projelere yönelen Avustralyalı aktör, Sofia Coppola imzalı Priscilla&#39;da Elvis Presley&#39;yi canlandırırken, karakterin ses tonunu yakalayabilmek için günde iki paket pastırma yiyerek ses tellerini kalınlaştırmaya çalıştı. Oscar ödüllü Emerald Fennell imzalı Saltburn&#39;de aristokrat Felix rolüyle popüler kültürde adeta bir fenomene dönüşen Elordi, oyunculuk anlayışını klasik sinema geleneğinden ve eski kuşak oyunculardan beslediğini söylüyor.&nbsp;Magazin basını ve sosyal medya kültürüne mesafeli duran Elordi, dijital dünyanın oyuncular üzerindeki etkisini şu sözlerle özetliyor:Sosyal medyada sürekli bir vitrin oluşturmak ve insanların sizin hakkınızda ne düşündüğünü umursamak zorunda kalmak, oyunculuğun doğasındaki o özgür ve yaratıcı ruhu tamamen öldüren korkunç bir zehir.Kırmızı halılarda benimsediği 1970&#39;ler esintili eforsuz retro stili, vintage çanta koleksiyonuna olan merakı ve entelektüel duruşuyla Z kuşağının en dikkat çeken moda ikonlarından biri kabul ediliyor. Klasik edebiyata, senaryo yazımına ve analog fotoğrafçılığa karşı tutku besleyen, set aralarında elinden kitap düşürmeyen oyuncu, kariyerini sadece kamera önüyle sınırlamak istemediğini her fırsatta dile getiriyor.&nbsp;Guillermo del Toro&#39;nun Frankenstein uyarlamasından Uğultulu Tepeler&#39;e (Wuthering Heights) uzanan projeleriyle Elordi, doğal karizmasını minimalist oyunculuk tekniğiyle harmanlayarak Hollywood sinemasının geleceğini kendi sanatsal kurallarıyla şekillendiriyor.Paul MescalPaul Mescal, 2020 yapımı Normal People&#39;da sessiz, popüler ancak içe kapanık ve duygusal olarak karmaşık Connell Waldron&#39;ı canlandırıyorDoğum tarihi: 2 Şubat 1996Hollywood kapısını açan dizi: Normal PeopleSıçrama yaptığı Hollywood filmleri: Güneş Sonrası (Aftersun), All of Us Strangers, Gladyatör 2 (Gladiator II)Bugün: Normal People&#39;daki Connell rolüyle adeta bir gecede küresel bir fenomene dönüşen Mescal, bağımsız sinemada kazandığı Oscar adaylığının ardından Ridley Scott imzalı Gladyatör 2&#39;de başrolü kaparak Hollywood&#39;un en saygın aktörleri arasına yerleşti.İrlanda&#39;nın Maynooth kasabasında büyüyen Paul Mescal, gençlik yıllarında ülkenin geleneksel sporu olan Gal futbolunda profesyonel bir savunma oyuncusuyken, geçirdiği ciddi sakatlık nedeniyle spor kariyerine veda etmek zorunda kaldı. Bu dönüm noktasının ardından oyunculuğa yönelen ve Dublin&#39;deki prestijli Lir Akademisi&#39;nden mezun olan Mescal, kariyerinin henüz başındayken ilk kez kamera karşısına geçtiği, Sally Rooney&#39;nin çok satan romanından uyarlanan Normal People&#39;daki Connell Waldron performansıyla Emmy adaylığına uzanarak tüm sektörü şaşkına çevirdi. İlginçtir ki Mescal seçmeler sırasında Connell rolünü alacağından hiç emin olmadığını, hatta son tur görüşmeden çıktığında işin başkasına gideceğini düşündüğünü söylemişti.Dizide canlandırdığı karakterin simgesi haline gelen gümüş zincir kolye, beklenmedik şekilde bir popüler kültür fenomenine dönüştü. Mescal ise hayranların bu kolye adına sosyal medya hesabı açmasını hem komik hem de şaşırtıcı bulduğunu dile getirmişti.Şöhret patlaması yaşamasına rağmen süper kahraman filmleri yerine bağımsız sinemaya yönelen Mescal, düşük bütçeli ilk film Güneş Sonrası&#39;ndaki melankolik genç baba Calum rolüyle ilk Oscar adaylığını kucaklayarak kariyerindeki yükselişi farklı bir seviyeye taşıdı. Henüz 26 yaşındayken Oscar&#39;a aday gösterilince, Peter O&#39;Toole ve James Dean gibi isimlerin ardından bu kategoriye aday olan en genç oyuncular arasına girdi.Tiyatro sahnesine olan tutkusundan hiçbir zaman vazgeçmeyen ve Londra&#39;da kapalı gişe oynadığı Arzu Tramvayı&#39;nın (A Streetcar Named Desire) kulisindeyken usta yönetmen Ridley Scott&#39;tan kariyerinin en önemli tekliflerinden birini aldı.Canlandıracağı karakterleri inşa ederken fiziksel dönüşüme de büyük önem veren İrlandalı yıldız, antik Roma arenalarında dövüşecek bir gladyatöre dönüşmek için aylarca çalışsa da Hollywood&#39;un tek tipleştirilmiş &#34;kaslı jön&#34; imajına karşı mesafeli duruşunu her zaman korudu. GQ&#39;ya verdiği bir röportajda, &#34;İnsanların bir karakteri oynadığımı unutup sadece onu izlemelerini istiyorum&#34; sözleriyle oyunculuğa yaklaşımını özetlemişti.Şöhretin getirdiği yoğun ilgiden, magazin dünyasından ve sosyal medyadan bilinçli olarak uzak duran Mescal, sektörün yıpratıcı doğasını Guardian&#39;a verdiği röportajda şu sözlerle özetlemişti:Oyunculuğu sadece bir iş, karakter yaratmayı ise kutsal bir zanaat olarak görüyorum. Bu yüzden sosyal medyadaki takipçi sayılarının ya da popülarite çılgınlığının bir oyuncunun sanatsal değerini belirlemesine izin verilmesini tamamen saçmalık olarak buluyorum.Piyano çalabilen, şarkı sözü yazan ve müzikal geçmişi olan çok yönlü sanatçı, Ridley Scott&#39;la gerçekleştirdiği ilk tanışma toplantısında usta yönetmenle yarım saat boyunca oyunculuk yerine sadece Gal futbolu üzerine sohbet ederek rolü kapacak kadar samimi ve eforsuz bir duruşa sahip. Setlerden uzak olduğu zamanlarda kitap okumayı, analog fotoğraf çekmeyi ve memleketi İrlanda&#39;daki dostlarıyla vakit geçirmeyi seçen genç yıldız, kariyeri büyüse de özel hayatını ve üretim biçimini göz önünde yaşamamayı tercih ediyor.&nbsp;Son olarak Hamnet&#39;te izlediğimiz Paul Mescal, bakışlarındaki hüzünlü derinliği güçlü bir ekran karizmasıyla harmanlayarak, hem bağımsız sinemada hem de büyük stüdyo yapımlarında aranan oyuncular arasında yer alıyor.Nicholas HoultNicholas Hoult, Skins&#39;de zeki, manipülatif, popüler ve karizmatik lise öğrencisi Tony Stonem rolündeydiDoğum tarihi: 7 Aralık 1989Hollywood kapısını açan dizi: SkinsSıçrama yaptığı Hollywood filmleri: Mad Max: Fury Road, X-Men serisi, The Favourite, Superman: LegacyBugün: Gençlik fenomeni Skins&#39;deki Tony Stonem karakteriyle adeta bir jenerasyonun çehresini değiştiren Hoult, çocuk yıldız lanetini kırarak Hollywood&#39;un en eksantrik karakter oyuncularına ve James Gunn&#39;ın yeni DC evrenindeki Lex Luthor gibi devasa başrollere uzanan muazzam bir kariyer inşa etti.Birleşik Krallık&#39;ın Berkshire kontluğunda büyüyen Nicholas Hoult, henüz 11 yaşındayken Nick Hornby uyarlaması Bir Erkek Hakkında&#39;da (About a Boy) Hugh Grant&#39;le paylaştığı başrolle çocuk yaşta büyük bir şöhret yakalasa da asıl küresel çıkışını, ikonik gençlik draması Skins&#39;deki manipülatif ve karizmatik Tony Stonem rolüyle gerçekleştirdi.&nbsp;Ergenlik döneminin karmaşıklığını ekrana taşıyan Hoult, dizinin başarısının ardından Hollywood&#39;un dikkatini çekerek çocuk yıldız imajını tamamen yıkan nadir aktörlerden biri olmayı başardı. Yakışıklı bir jön olarak kariyerine çok daha konforlu bir yoldan devam edebilecekken tekinsiz, tuhaf ve fiziksel olarak tanınmayacak hale geldiği rollere çekilen ünlü aktör, X-Men serisinin tüylü mavi canavarı Beast&#39;e, Mad Max: Fury Road&#39;daysa yüzü tamamen beyaza boyanmış, çılgın savaş çocuğu Nux&#39;a hayat vererek farklı türlerdeki performanslarıyla dikkat çekti.Guardian&#39;a verdiği bir röportajda &#34;Kariyerimde en çok hata yapmaktan korktuğum zamanlar, genellikle en doğru kararları verdiğim zamanlar oldu&#34; sözleriyle kariyerinde güvenli tercihler yerine risk almayı seçtiğini anlatmıştı.Ekran süresi kısa olsa bile yer aldığı her sahnede tüm dikkatleri üzerine çekme becerisiyle tanınan oyuncu, Sarayın Gözdesi&#39;ndeki (The Favourite)&nbsp; peruklu, pudralı aristokrat Robert Harley rolüyle ve hiciv dehası The Great dizisindeki absürt Rus İmparatoru Peter performansıyla komedi ve dramı harmanlamadaki yeteneğini tüm dünyaya ilan etti.Kariyeri boyunca disiplinli çalışmasıyla tanınan Hoult, rollerine hazırlanırken ayrıntılara büyük önem veriyor. Buna rağmen sinema sektörünün yalnızca dış görünüşe ve popülariteye odaklanan yönlerine her zaman mesafeli yaklaşmayı tercih etti.Hollywood&#39;un dayattığı pırıltılı ama bir o kadar da yıpratıcı şöhret kültürüyle kurduğu ilişkiyi GQ&#39;ya verdiği bir röportajda şu sözlerle özetlemişti:Eğer aynaya baktığınızda sadece Hollywood&#39;un sizin hakkınızda ne düşündüğünü görüyorsanız, bu meslekte çok çabuk delirirsiniz. Benim için önemli olan tek şey kamera &#39;kayıt&#39; dediğinde tamamen başka birine dönüşebilmenin verdiği o çocukça heyecan.Çocukluğunda bale eğitimi alan, trombon çalabilen ve motor sporlarında profesyonel yarış lisansına sahip olan çok yönlü aktör, James Gunn imzalı Superman&#39;de meşhur kötü adam Lex Luthor rolünü kaparak kariyer zirvelerinden birine ulaştı.&nbsp;Özel hayatını gözlerden uzak yaşamayı tercih eden oyuncu, sosyal medyanın yarattığı sürekli görünür olma baskısından da uzak duruyor. Set dışındaki zamanını ailesiyle vakit geçirerek ve doğayla iç içe yaşayarak değerlendiren Hoult, klasik İngiliz beyefendisi duruşunu sıradışı karakter seçimleriyle birleştirerek kuşağının en dikkat çekici oyuncuları arasında yer almayı sürdürüyor.Finn WolfhardStranger Things&#39;de Finn Wolfhard, arkadaşlarına düşkünlüğü ve olayları çözmedeki kilit rolüyle dizinin ana karakterlerinden Mike Wheeler&#39;ı canlandırmıştıDoğum tarihi: 23 Aralık 2002Hollywood kapısını açan dizi: Stranger ThingsSıçrama yaptığı Hollywood filmleri: O (It) serisi, Hayalet Avcıları: Öteki Dünya (Ghostbusters: Afterlife) ve Saturday NightBugün: Stranger Things&#39;de canlandırdığı Mike Wheeler karakteriyle henüz 13 yaşındayken küresel şöhrete kavuşan Wolfhard, çocuk yıldız olarak başladığı kariyerini popüler sinema projeleriyle sağlamlaştırırken, müzisyen ve yönetmen kimlikleriyle de çok yönlü bir sanatçıya dönüştü.Kanada&#39;nın Vancouver şehrinde büyüyen Finn Wolfhard, senarist babasının etkisiyle daha bebekken arka planda sürekli filmlerin döndüğü bir ev ortamında büyüdü. Henüz 9 yaşındayken yönetmen olmak istediğini fark eden Wolfhard, film setlerini yakından tanıyabilmek için Craigslist&#39;teki ilanlara başvurarak oyunculuğa adım attı. Kısa süre içinde kamera önünde olmayı da en az yönetmenlik kadar sevdiğini keşfetti.İlk ciddi deneyimini The 100&#39;daki konuk rolüyle kazanan genç yetenek, her sabah karakterinin protez makyajı için saatlerce katlandığı zorlu süreci kariyerinin ilk ciddi sınavlarından biri diye anımsıyor. Daha ergenliğe bile adım atmadan dahil olduğu Stranger Things&#39;in bir dünya fenomenine dönüşmesiyle spot ışıklarının merkezine yerleşen Wolfhard, bu popülariteyi Stephen King&#39;in 2017 yapımı O (It) uyarlamasında geveze Richie Tozier rolündeki başarısıyla taçlandırdı. Küçük bir çocukken bile Nintendo oyunları oynayan ve plak biriktiren tam bir retro kültürü hayranı oyuncu, bu nostaljik eğiliminin kendisini Stranger Things ve Hayalet Avcıları (Ghostbusters) gibi dönem işlerine doğal olarak çektiğine inanıyor.Kamera önündeki özgüvenli duruşuna rağmen aslında röportajlarda ve topluluk önünde son derece gergin hissettiğini belirten içe dönük aktör, sosyal medyaya mesafeli yaklaşırken vaktini yakın çevresiyle geçirmeyi tercih ediyor. Şöhret baskısını çok erken yaşta göğüsleyen genç yıldız, spot ışıkları altındaki hassas dengeyi bir röportajında şu sözlerle özetlemişti:Eğer biri ünlü olmaktan tamamen memnun ve rahat olduğunu söylüyorsa, o kişi psikopattır. Kameralar önünde büyürken sınırları test etme veya hata yapma şansınız olmuyor. Bu yüzden odağımı sadece nihai hedefime, yani film çekmeye ve işimi hakkıyla yapmaya yönlendiriyorum.Oyunculuğun yanı sıra müzik dünyasında da aktif bir kariyer sürdüren, Calpurnia ve The Aubreys gruplarıyla indie rock sahnesinde gitarist ve solist olarak adından söz ettiren Wolfhard, solo albüm projeleriyle de üretimlerine hız kesmeden devam ediyor. NME&#39;ye verdiği röportajda, &#34;Müzik ve oyunculuk arasında seçim yapmak istemiyorum çünkü ikisi de kimliğimin bir parçası&#34; sözleriyle yaratıcı yaklaşımını özetlemişti.Henüz 20&#39;lerinin başında olmasına rağmen kısa filmler çeken, senaryolar yazan ve Hell of a Summer gibi bağımsız yapımlarda yönetmen koltuğuna oturarak çocukluk hayalini gerçeğe dönüştüren Wolfhard, kariyerini yalnızca oyunculukla sınırlamak istemediğini gösterdi.Kendini popüler kültüre tamamen kaptırmadan müzik stüdyolarıyla film setleri arasında köprü kurmayı başaran genç aktör, kendi kuşağının dinamik ve vizyoner yaratıcılarından biri.Asa ButterfieldAsa Butterfield, Netflix&#39;in kült gençlik dizisi Sex Education&#39;da sosyal açıdan çekingen ama duygusal zekası yüksek Otis Milburn&#39;ü canlandırmıştı&nbsp;Doğum tarihi: 1 Nisan 1997Hollywood kapısını açan dizi: Sex EducationSıçrama yaptığı Hollywood filmleri: Çizgili Pijamalı Çocuk (The Boy in the Striped Pyjamas), Hugo, Our Hero, BalthazarBugün: Sex Education dizisindeki Otis Milburn rolüyle yetişkinlik kariyerinde küresel bir fenomene dönüşen Butterfield, çocuk yaşta adım attığı Hollywood dünyasındaki yerini perçinleyerek jenerasyonunun en popüler ve saygın İngiliz aktörlerinden biri olmayı başardı.Londra&#39;da büyüyen Asa Butterfield, oyunculuğa ilkokul yıllarında başladı ve henüz 10 yaşındayken rol aldığı Çizgili Pijamalı Çocuk&#39;la geniş kitlelerin dikkatini çekti. Martin Scorsese&#39;nin Oscar ödüllü filmi Hugo&#39;da başrolü kaparak Hollywood&#39;un parlak çocuk yıldızlarından birine dönüşen Butterfield, Netflix&#39;in hit gençlik dizisi Sex Education&#39;daki Otis Milburn karakteriyle dünya çapında tanınan bir yıldıza dönüştü.NME&#39;ye verdiği bir röportajda, &#34;Her zaman biraz inek ve içe dönük biri oldum, bu yüzden Otis&#39;in bazı yönlerini anlamak benim için çok kolaydı&#34; sözleriyle karakterle kurduğu bağı anlatmıştı.&nbsp;Butterfield, bir dönem Marvel Sinematik Evreni&#39;nin yeni Örümcek Adam&#39;ı olmaya en yakın isimlerden biri olarak görülüyordu. Ancak rol son anda Tom Holland&#39;a gitti. Oyuncu daha sonra bu hayal kırıklığının kariyerinde beklenmedik kapılar açtığını söyleyecekti. Kaybettiği rolün kariyerini nasıl farklı bir yöne taşıdığını anlatırken şu sözleri kullanmıştı:Bazen çok istediğiniz bir rol olur, senaryoyu çok seversiniz ve tüm kalbinizi ortaya koyarsınız ama yine de seçilemezsiniz. Bu durum gerçekten çok can sıkıcı olsa da sonunda hep çok daha iyi bir şeyin çıkacağını fark ettim ve nitekim Örümcek Adam rolünü kaybetmem sayesinde Sex Education dizisinde oynayabildim.Kamera önündeki çekingen ve melankolik duruşunun aksine gerçek hayatta büyük bir bilgisayar oyunu tutkunu olan Butterfield, espora olan ilgisiyle de tanınıyor. İnternette &#34;Stimpy&#34; takma adıyla bilinen oyuncu, Super Smash Bros. turnuvalarında da yarıştı. Oyunculuğun yanı sıra müzik yapımcılığıyla ilgilenen Butterfield, yaratıcı yönünü farklı alanlarda geliştirmeyi sürdürüyor.Çocuk yaşta gelen şöhrete rağmen göz önünde yaşamayı hiçbir zaman çok sevmediğini söyleyen oyuncu, boş zamanlarında kitap okumayı ve uzay bilimleriyle ilgili içerikleri takip etmeyi seviyor. Şöhretin ve sosyal medyanın yarattığı gürültüden uzak kalmaya çalışan Butterfield, özel hayatını mümkün olduğunca gözlerden uzak yaşamayı tercih ediyor.Oyuncu son yıllarda kariyerini farklı türlerdeki projelerle çeşitlendirmeyi sürdürüyor. Netflix&#39;in psikolojik gerilim dizisi Unchosen ve prömiyerini Tribeca Film Festivali&#39;nde yapan bağımsız kara komedi Our Hero, Balthazar gibi yapımlarda rol alan Butterfield, ayrıca Duncan Jones&#39;un çizgi roman uyarlaması animasyon bilimkurgu Rogue Trooper&#39;ın seslendirme kadrosunda da yer alıyor.Çocuk yıldızlıktan yetişkin oyunculuğa geçişi başarıyla tamamlayan Asa Butterfield, bugün hem bağımsız yapımlarda hem de büyük stüdyo projelerinde yer alırken, kuşağının en istikrarlı ve en sevilen Britanyalı oyuncularından biri olarak kariyerine devam ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 19 Jun 2026 15:14:58 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ulusal Müziğimiz Konseri, "Semiha Berksoy Anısına"  gerçekleşti…]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/ulusal-muzigimiz-konseri-semiha-berksoy-anisina-gerceklesti-4853/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/ulusal-muzigimiz-konseri-semiha-berksoy-anisina-gerceklesti-4853/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E0F9B3-C34EDE-0F123A-C5D7CF-8B2908-2B4648.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi'nde gerçekleşen konser öncesinde; Semiha Berksoy'un kızı akademisyen, yönetmen , tiyatro ve sinema sanatçısı Zeliha Berksoy ve İDOB Müdür ve Sanat Yönetmeni Caner Akgün, bu anlamlı geceye dair konuşmalar gerçekleştirdi.Semiha Berksoy, yalnızca&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E0F9B3-C34EDE-0F123A-C5D7CF-8B2908-2B4648.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi'nde gerçekleşen konser öncesinde; Semiha Berksoy'un kızı akademisyen, yönetmen , tiyatro ve sinema sanatçısı Zeliha Berksoy ve İDOB Müdür ve Sanat Yönetmeni Caner Akgün, bu anlamlı geceye dair konuşmalar gerçekleştirdi.Semiha Berksoy, yalnızca Türkiye'nin değil, Cumhuriyet'in kültür politikalarının şekillendirdiği modern sanat vizyonunun da en güçlü sembollerinden biri olarak; opera, tiyatro, resim ve edebiyat arasında kurduğu özgün bağlarla çok yönlü bir sanatçı kimliği inşa etmiş; hem Türkiye'de hem Avrupa'da birçok ilke imza atan Berksoy, Avrupa opera sahnesine çıkan ilk Türk soprano olarak sanat tarihine adını yazdırmıştır.&nbsp;İlk konserini Cemal Reşit Rey ile birlikte veren sanatçı, profesyonel opera kariyerindeki ilk büyük temsillerini Tosca ve Madama Butterfly ile gerçekleştirmiş, 1984 yılında, Türk kadınının seçme ve seçilme hakkını kazanmasının 50. yılı kapsamında, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı tarafından kendisine "İlk Kadın Opera Sanatçısı" unvanıyla "Atatürk Opera Ödülü" verilmiştir.Konser programında; Gioachino Rossini, Vincenzo Bellini, Giuseppe Verdi, Giacomo Puccini, Ulvi Cemal Erkin, Ahmet Adnan Saygun, Serdar Yalçın, Turgay Erdener, İlhan Baran'ın eserleri; İDOB solistleri Emre Güngör, Asude Karayavuz, Bülent Külekçi, Hande Soner Ürben, piyanoda Hüseyin Kaya eşliğinde ve Yaylı Çalgılar Dörtlüsü: Yonca Sülün, Ozan Bıkım, Verda Gül, Seren Karabey tarafından seslendirildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 17 Jun 2026 07:32:41 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["54. İstanbul Müzik Festivali" açılış konseriyle başladı]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/54-istanbul-muzik-festivali-acilis-konseriyle-basladi-5939/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/54-istanbul-muzik-festivali-acilis-konseriyle-basladi-5939/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0F1F2D-26EE9E-0C62ED-658D67-F4F520-B61BFF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Müzik Festivali Direktörü Efruz Çakırkaya, konser öncesinde yaptığı açıklamada, bu yıl festival boyunca 14 farklı mekanda konserler sunacaklarını ve İstanbul&#39;da 80&#39;in üzerinde sanatçı ile topluluğu ağırlayacaklarını belirtti.Festivali bu yıl &#34;Anın İçinde&#34;&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0F1F2D-26EE9E-0C62ED-658D67-F4F520-B61BFF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Müzik Festivali Direktörü Efruz Çakırkaya, konser öncesinde yaptığı açıklamada, bu yıl festival boyunca 14 farklı mekanda konserler sunacaklarını ve İstanbul&#39;da 80&#39;in üzerinde sanatçı ile topluluğu ağırlayacaklarını belirtti.Festivali bu yıl &#34;Anın İçinde&#34; teması etrafında kurguladıklarını dile getiren Çakırkaya, şunları kaydetti:&#34;Bu temayla biraz aslında zamanın geçiciliğine vurgu yapmak istedik. Hayatta her şeyin bir başlangıcı ve sonu var. Müzik de aslında bunun en saf, en güzel ifadesi. O da tıpkı hayat gibi anın içinde doğuyor, büyüyor ve sonsuzluğa karışıyor ancak bizim kalplerimizde ve zihnimizde unutamayacağımız anlar, dakikalar bırakıyor. Biz de biraz izleyicilerimizi bu farkındalığa çekmek istedik ve bize sunulan en güzel hediye olan yaşamı müzikle anın içerisinde kutlayalım istedik.&#34;Festivalin programıyla ilgili bilgi veren Çakırkaya, &#34;Bu 22 konserin içerisinde ücretsiz etkinliklerimiz de var, 14 Haziran&#39;da Kadıköy Belediyesi Yoğurtçu Parkı&#39;nda ve 20 Haziran&#39;da Beşiktaş&#39;taki Yıldız Parkı&#39;nda saat beşte başlayacak ücretsiz halk konserlerimiz var. Tüm müzikseverleri bu konserlere davet ediyoruz. Festivalde dünyanın her yerinden büyük orkestralar, sanatçılar, farklı janrlara ait müzikler de yer alacak.&#34; dedi.Çakırkaya, &#34;İzleyicilerimizin &#39;muzik.iksv.org&#39; adresinden festivalin programını incelemesini ve bilhassa ücretsiz park konserlerimizde bizimle festivalin coşkusunu yaşamasını arzu ediyoruz.&#34; ifadesini kullandı.- &#34;Etkinliklerimizin kapsayıcılığını artırmaya önem veriyoruz&#34;Törende konuşma yapan İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, festivali 1973&#39;ten bu yana kesintisiz olarak sürdürdüklerini belirterek, &#34;Zamanla ve yaşamla derin bir bağ kurmamızı sağlayan klasik müziğin birbirinden nitelikli 22 konserin yanı sıra heyecan verici atölyeler ve söyleşilerle kutlanacağı, üç dünya prömiyerine ev sahipliği yapacak festivalimiz, 11-25 Haziran arasında gerçekleştirilecek.&#34; dedi.Festival mekanlarına ve konserlere ilişkin bilgiler paylaşan Eczacıbaşı, &#34;İKSV olarak etkinliklerimizin kapsayıcılığını artırmaya büyük önem veriyor, bu yaklaşımı İstanbul Müzik Festivali&#39;nde de benimsiyoruz. Türkiye&#39;den ve dünyadan önde gelen solist ve orkestraları İstanbul izleyicisiyle bir araya getirirken etkinliklerimizin çeşitliliğini artırmaya, programımızda farklı beğenilere alan açmaya özen gösteriyoruz.&#34; değerlendirmesini yaptı.Borusan Grup CEO&#39;su Özgür Günaydın da festivalin şehre nefes aldıran, ruhunu besleyen en özel organizasyonların başında geldiğine işaret ederek, &#34;Biz de Borusan olarak &#39;Bu Şehir Müzikle Yaşıyor&#39; diyerek, ilk notadan beri desteklediğimiz bu köklü festivalin 54. yılında sponsorluğunu bir kez daha üstlenmekten büyük onur duyuyoruz.&#34; ifadesini kullandı.- Ödüller sahiplerini bulduGecede ayrıca besteci Turgay Erdener&#39;e &#34;Onur Ödülü&#34;, Portekizli piyanist Maria Joao Pires&#39;e ise &#34;Yaşam Boyu Başarı Ödülü&#34; verildi.Törende 2025 Aydın Gün Teşvik Ödülü ise genç orkestra şefi, besteci ve keman sanatçısı Kerem Tunçer&#39;e takdim edildi.Açılış konserinde Özbek piyanist Behzod Abduraimov ile Aziz Shokhakimov yönetimindeki Tekfen Filarmoni Orkestrası, Sergey Rahmaninov ile Igor Stravinsky&#39;nin eserlerini seslendirdi.Seçkin orkestraları ve önemli solistleri ağırlayacak 54. İstanbul Müzik Festivali&#39;nde Viyana Senfoni Orkestrası, Kammerakademie Potsdam, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası, Tekfen Filarmoni Orkestrası, CCN/Aterballetto gibi önemli toplulukların yanı sıra Bruce Liu, Kian Soltani, Lucas ve Arthur Jussen, Behzod Abduraimov, Ian Bostridge, Iestyn Davies, Sara Correia gibi solistlerin aralarında olduğu 80&#39;in üzerinde sanatçı ve topluluk izleyiciyle buluşacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 12 Jun 2026 08:32:28 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Opera ve Bale Festivali sona erdi]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/opera-ve-bale-festivali-sona-erdi-6467/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/opera-ve-bale-festivali-sona-erdi-6467/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_44D7E4-B2D64B-2C30D3-CEB47E-D8E852-A8FB6B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Festivalde, operadan baleye, modern danstan konserlere geniş yelpazede 13 eser, 22 temsil ile sunuldu. Yabancı ve yerli konuk sanatçıların da dahil olduğu festival İstanbul'u bir kez daha uluslararası bir kültür-sanat merkezi haline getirdi.Festival, İtalyan romantik operasının en önemli&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_44D7E4-B2D64B-2C30D3-CEB47E-D8E852-A8FB6B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Festivalde, operadan baleye, modern danstan konserlere geniş yelpazede 13 eser, 22 temsil ile sunuldu. Yabancı ve yerli konuk sanatçıların da dahil olduğu festival İstanbul'u bir kez daha uluslararası bir kültür-sanat merkezi haline getirdi.Festival, İtalyan romantik operasının en önemli eserlerinden biri olan "Lucia di Lammermoor" ile açıldı. İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenen eser, dünyaca ünlü rejisör Jean-Louis Grinda yorumuyla prömiyer yaptı."La Traviata" Operası, İstanbul Devlet Opera ve Balesi ile Azerbaycan Devlet Akademik Opera ve Bale Tiyatrosu sanatçılarının sahlenelemesi ile ve güçlü dramatik anlatımıyla öne çıktı. Verdi&#39;nin müziğinin hikâyeye evrensel bir ruh kazandırdığı eserin rejisi Recep Ayyılmaz&#39;a ait.Wolfgang Amadeus Mozart'ın Doğu ve Batı arasında hayat bulan ölümsüz eseri,&nbsp; "Saraydan Kız Kaçırma" Operası, İDOB sanatçıları ve Caner Akın rejisi ile&nbsp; Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi'nde sahnelenerek festivalin klasik opera seçkisini tamamladı.&#34;Kuğu Gölü&#34; balesi, İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından, ünlü koreograf Ricardo Amarante&#39;nin prodüksiyonu ile sahnelendi. Eserde, göl kenarında lanetlenmiş bir prensesin kader ve aşk arasındaki dramatik yolculuğu muhteşem müzik, etkileyici koreografi ile sahnelendi. İlk temsilde ADOB başdansçıları konuk sanatçı olarak sahnedeydi.Festival kapsamında gerçekleştirilen 7. İstanbul Uluslararası Bale Yarışması final gecesi, ödül töreni ve gala programı, genç dansçılara uluslararası bir platform sundu.Festivalin dikkat çeken yapımlarından "Pinokyo.exe: Çarpık Zamanlar için Bir Kukla", Carlo Collodi'nin klasik hikâyesini distopik ve teknolojik bir dünyada yeniden yorumladı. MDTİst tarafından sahnelenen eser, koreograf Erica Silgoner imzası taşıdı.Modern dans programı kapsamında ayrıca: Aslı Öztürk koreografisi ile "Kız Doğdu / III" (MDTİst) kadınların bireysel ve kolektif varoluşunu sahneye taşıdı. İlk kez festivalde izleyiciyle buluşan Ferhat Güneş koreografisi ile&nbsp; "Hiç Kuş Yok", kadına yönelik şiddet ve toplumsal duyarlılık temalarını ele alan modern dans eseri dramatik diliyle dikkat çekti.İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nin Sedat–Güzin Gürel Sanat ve Bilim Vakfı iş birliğiyle yürüttüğü "Opera Studio İstanbul Projesi" kapsamında yetişen genç solistler,&nbsp; "Opera Studio Sezon Finali" konserinde sahne alarak izleyiciyle buluştu.Festival programında yer alan tematik konserler de ilgi gördü:"Altın Çağın Kadınları", antik dünyadan kadın figürlerini müzikle buluşturdu.&nbsp;Goethe'nin Doğu-Batı Divanından ilham alan "Suleika Lied Akşamı", romantik lied repertuvarına odaklandı.&nbsp;Devlet Çok Sesli Korosu ile ortak sunulan "Aurora", farklı coğrafyaların müzikal miraslarını bir araya getirerek doğanın sesleri ile insanın içsel yolculuğunu sahnede buluşturdu.&nbsp;"Küçük Prens" Çocuk Operası , dünya prömiyeriyle minik izleyicilerle buluştu. Ahmet Sait Karabulut'un bestelediği, Şahan Gürkan rejisiyle sahnelenen eser, çocuklara dostluk, sorumluluk ve sevgi temalarını sahne diliyle aktardı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 11 Jun 2026 09:04:00 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Doğu ile Batı arasında bir Mozart klasiği]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/dogu-ile-bati-arasinda-bir-mozart-klasigi-621/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/dogu-ile-bati-arasinda-bir-mozart-klasigi-621/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_31BADE-E1ECC6-B8CF3D-DF6B72-6F0822-5F874B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Wolfgang Amadeus Mozart&#39;ın başyapıtlarından, libretttosu Johann Gottlieb Stephanie'ye ait&nbsp; "Saraydan Kız Kaçırma" operası,&nbsp; İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelendi. Sahnelendiği ilk günden beri kapalı gişe oynayan eser, hem komik hem de derinlikli bir yapıt&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_31BADE-E1ECC6-B8CF3D-DF6B72-6F0822-5F874B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Wolfgang Amadeus Mozart&#39;ın başyapıtlarından, libretttosu Johann Gottlieb Stephanie'ye ait&nbsp; "Saraydan Kız Kaçırma" operası,&nbsp; İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelendi. Sahnelendiği ilk günden beri kapalı gişe oynayan eser, hem komik hem de derinlikli bir yapıt olarak; kahramanlık, aşk, özgürlük ve onur gibi evrensel temaları işlerken, dönemin sosyal sınıf yapıları ve harem kültürü hakkında da önemli izlenimler sundu.Eserde, klasik konunun en önemli unsurlarından biri olan Türklerin kin tutmak yerine merhamete önem vermesi vurgulanıyor. 18. yüzyılın sonlarında Osmanlı İmparatorluğu&#39;nda geçen eser, İspanyol soylusu Belmonte&#39;nin, korsanlar tarafından kaçırılarak Paşa Selim&#39;in sarayına getirilen sevgilisi Konstanze&#39;yi kurtarma mücadelesini anlatır. Belmonte ve uşağı Pedrillo&#39;nun hazırladığı kaçış planı, sarayın bekçisi Osmin&#39;in engelleriyle karşılaşırken hikâye aşk, sadakat ve özgürlük temaları etrafında gelişir. Operanın en etkileyici yönlerinden biri ise, finalde Paşa Selim&#39;in intikam yerine affetmeyi seçmesidir. Bu beklenmedik son, hoşgörü ve merhametin öne çıktığı hümanist bir mesaj vererek eserin evrensel değerini güçlendirir. Eserde, 1918 İspanyol Gribi ile günümüz salgınları arasındaki benzerliklere dikkat çekilerek tarihin tekerrür eden yönü vurgulanıyor.Rejisör Caner Akın'ın sahneye koyduğu eserde, İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası'nı Zdravko Lazarov yönetti. Eserin dekor ve kostüm tasarımı Olcay Engin Kaymaz'a, ışık tasarımı ise Taner Aydın'a ait. Paolo Villa'nın koro şefliğini üstlendiği eserin koreografisi ise Tan Sağtürk'e ait.Festivalde sahnelenen temsillerde; Erdem Erdoğan "Belmonte"; Tuncay Kurtoğlu, "Osmin"; Eylem Demirhan "Konstanze"; Ecem Arıcasoy Yazoğlu "Blonde"; Berk Dalkılıç "Pedrillo"; Caner Akın "Selim Paşa"; Efe Onur Kardeş&nbsp; ve Mehmet Mazhar Elgin "çocuk" rolünde sahnedeydiler.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 10 Jun 2026 08:53:42 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Doğanın sesleri festival sahnesinde]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/doganin-sesleri-festival-sahnesinde-9816/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/doganin-sesleri-festival-sahnesinde-9816/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_87F2D7-0FBCA3-316DC0-9B1598-D60C6A-4A1C6F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Atatürk Kültür Merkezi Opera Salonu'nda gerçekleşen ve adını kuzey ışıklarından alan konser, farklı coğrafyaların müzikal miraslarını bir araya getirerek doğanın sesleri ile insanın içsel yolculuğunu aynı sahnede buluşturdu.İsveç, Estonya, Letonya, Norveç ve Amerika'dan bestecilerin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_87F2D7-0FBCA3-316DC0-9B1598-D60C6A-4A1C6F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Atatürk Kültür Merkezi Opera Salonu'nda gerçekleşen ve adını kuzey ışıklarından alan konser, farklı coğrafyaların müzikal miraslarını bir araya getirerek doğanın sesleri ile insanın içsel yolculuğunu aynı sahnede buluşturdu.İsveç, Estonya, Letonya, Norveç ve Amerika'dan bestecilerin eserlerinden oluşan program, dinleyicileri tarihsel, kültürel ve duygusal katmanlar arasında dolaştıran bütünlüklü bir anlatı sundu. Doğanın sesleri, insan sesiyle yeniden şekillenirken; ışık ve karanlık, yaşam ve yıkım, yalnızlık ve aidiyet gibi temalar müzik aracılığıyla sahneye taşındı.Konserde Henriette Renié, Ēriks Ešenvalds, Raimund Tiguls, Eric Whitacre, Bodvar Moe ve Veljo Tormis'in eserleri seslendirildi. Her biri doğadan ve insanın doğayla kurduğu ilişkiden beslenen bu eserler, dinleyicilere hem duyusal hem de düşünsel bir deneyim sundu.Programın öne çıkan anlarından biri, Ēriks Ešenvalds'ın Stars adlı eserinde kullanılan cam bardak rezonansları oldu. Eserin saydam ses dokusu, gökyüzünün sonsuzluğunu ve yıldızların ışığını çağrıştıran etkileyici bir atmosfer yarattı. Kuzey ışıklarından ilham alan sahne ve ışık tasarımı da konserin anlatımını güçlendiren önemli unsurlar arasında yer aldı.Veljo Tormis'in Curse Upon Iron (Demire Lanet) adlı Kalevala geleneğinden beslenen eser, Devlet Çoksesli Korosu tarafından Türkçe çevirisiyle seslendirilerek dinleyicilerle buluştu. İnsanlığın savaş ve şiddetle olan ilişkisini sorgulayan eser, konserin dramatik zirvelerinden biri olarak dikkat çekti.Eric Whitacre'ın Cloudburst adlı eseri ise yağmur fırtınasının atmosferini insan sesi, alkış ve beden ritimleri aracılığıyla sahneye taşıdı. Koro, eserde adeta doğanın kendisine dönüşerek dinleyicilere etkileyici bir işitsel deneyim sundu. Bodvar Moe düzenlemesiyle seslendirilen İsveç halk ezgisi Trilo ise yalın anlatımı ve doğal vokal akışıyla programda yer aldı.AURORA, yalnızca kuzey ışıklarının görsel etkisini konu alan bir konser olmanın ötesine geçerek, insanın doğa ile kurduğu ilişkinin farklı boyutlarını müzik aracılığıyla ele aldı. Arkaik seslerden çağdaş koro edebiyatına uzanan program, kültürel hafızanın izlerini günümüz yorumuyla buluşturdu. Konser, Devlet Çoksesli Korosu Şefi Burak Onur Erdem yönetiminde gerçekleştirildi. Programda piyanoda Gülce Sevgen, arpta İlayda Sezen, perküsyonda ise Miraç Biçer ve Mehmet Çınar Yılmaz yer aldı]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 09 Jun 2026 10:45:35 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Modern dansın farklı sesleri festival sahnesinde yankılandı]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/modern-dansin-farkli-sesleri-festival-sahnesinde-yankilandi-1983/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/modern-dansin-farkli-sesleri-festival-sahnesinde-yankilandi-1983/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8E49CD-1662D7-2D2212-041E6B-67CC88-31BE22.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bir ortamda sessizlik olduğunda 'kız doğdu' denir bazen..."Doğumu hüzünle özdeşleştirilen tüm kadınlara ithafen sahnelenen "Kız Doğdu / III", altı kadın dansçının fiziksel sınırlarını uç noktalara taşıdığı performans, kadın bedeninin alışılmış temsillerinin ötesine&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8E49CD-1662D7-2D2212-041E6B-67CC88-31BE22.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bir ortamda sessizlik olduğunda 'kız doğdu' denir bazen..."Doğumu hüzünle özdeşleştirilen tüm kadınlara ithafen sahnelenen "Kız Doğdu / III", altı kadın dansçının fiziksel sınırlarını uç noktalara taşıdığı performans, kadın bedeninin alışılmış temsillerinin ötesine geçerek gücü, direnişi, dayanıklılığı ve dayanışmayı sahneye taşıdı.Eser boyunca izleyiciler, kadınların bireysel ve kolektif varoluşlarına dair güçlü bir anlatıya tanıklık etti. Hareketin dönüştürücü diliyle şekillenen performans, kadına yönelik toplumsal önyargılara, eşitsizliklere ve şiddete karşı güçlü bir duruş sergilerken; kadınların dayanışma içinde ürettikleri gücü görünür kıldı.Konsept ve koreografisi Aslı Öztürk'e, müziği Başak Günak, Kemal Yiğitcan, Utku Kara'ya (Ah! Kosmos); ışık tasarımı Kemal Yiğitcan ve Utku Kara'ya ait performansda dansçılar Ayyüce Uzunlular, Beste Demir, Ece Gül, Eylül Doğan, İlayda Kolaylı, Nil Saraçoğlu sahnedeydi.HİÇ KUŞ YOK&nbsp;Kadına yönelik şiddet ve toplumsal duyarlılık temalarını ele alan modern dans eseri, izleyicilerle güçlü ve düşündürücü bir buluşma gerçekleştirdi.Eser, giderek artan şiddet vakalarının toplumda yarattığı yorgunluk ve duyarsızlaşma hissine dikkat çekerken, bu durumun bireyler ve toplum üzerindeki etkilerini hareket dili aracılığıyla görünür kıldı. Sahnedeki anlatı, kayıpların ve korkunun sıradanlaşmasına karşı bir farkındalık çağrısı niteliği taşıdı.Dansçıların performanslarıyla şekillenen eser, karanlığın karşısına umudu, dayanışmayı ve birlikte hareket etmenin gücünü koydu. Bedenlerin ortak ritmi ve kolektif hareketleri, zorluklar karşısında bir arada kalabilmenin ve birbirine tutunabilmenin önemini vurguladı.Eserin konsept ve koreografisi Ferhat Güneş imzası taşırken, müzik konsepti, canlı ses performansı Özge Arslan tarafından gerçekleştirildi. Kostüm tasarımını Nilsu Baldan, metin tasarımını Murat Güneş üstlendi.Dansçılar; Anna Zasekes, Demet Aksular, Beril Şenöz, Destan Taştan, Gökçe Aksu, Gül Batırbaygil, Miray Bacı, Özge Arslan, Seçil Yenigün, Tuğçe Ceylan sahnedeydi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 07 Jun 2026 09:26:25 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[La Traviata festival sahnesindeydi]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/la-traviata-festival-sahnesindeydi-5026/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/la-traviata-festival-sahnesindeydi-5026/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_43B2B8-32267B-4C3872-136E70-99E7F2-87F6B6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Atatürk Kültür Merkezi – Türk Telekom Opera Salonu'nda, sahnelenen "La Traviata", hem müziği hem de hikâyesinin derin trajedisi ve karakterlerinin unutulmazlığıyla, bir kez daha sanatseverlere sunuldu.Azerbaycan Devlet Akademik Opera ve Bale Tiyatrosu'nun sanatçıları arasında yer alan,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_43B2B8-32267B-4C3872-136E70-99E7F2-87F6B6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Atatürk Kültür Merkezi – Türk Telekom Opera Salonu'nda, sahnelenen "La Traviata", hem müziği hem de hikâyesinin derin trajedisi ve karakterlerinin unutulmazlığıyla, bir kez daha sanatseverlere sunuldu.Azerbaycan Devlet Akademik Opera ve Bale Tiyatrosu'nun sanatçıları arasında yer alan, Azerbaycan klasik müzik ve opera dünyasının uluslararası alanda tanınan başarılı isimleri; orkestra şefi Eyyub Guliyev, soprano İnara Babayeva gecede konuk sanatçı olarak yer aldı.Alexandre Dumas (oğul)'nun ölümsüz eseri "Kamelyalı Kadın"dan ilham alan Giuseppe Verdi'nin "La Traviata" operası, aşk ve fedakârlığın dokunaklı hikâyesini etkileyici müziğiyle buluşturarak opera tarihinin en sevilen ve en çok sahnelenen başyapıtlarından biri olarak izleyicileri büyülemeye devam ediyor.Francesco Maria Piave'nin yazdığı libretto, Alexandre Dumas&#39;nın (oğul) romanının özünü kusursuz bir şekilde sahneye taşımaktadır.&nbsp; Verdi'nin müziği, bu hikâyeye evrensel bir ruh kazandırırken; Violetta'nın melankolisi, Alfredo'nun tutkusu ve Germont ailesinin toplumsal baskıları, her biri ayrı ayrı, müzikal olarak canlandırılarak her notada ve her melodide, karakterlerin yaşadığı duygusal fırtınalar gözler önüne serilmektedir. La Traviata, sadece bir aşk hikâyesi değil, aynı zamanda dönemin toplumuna tutulan bir eleştiri aynasıdır. Paris'in eğlence dolu yüzeyinin altında, toplumsal tabular, kadınlara biçilen roller ve aşkın özgürleştirici gücü sorgulanmaktadır.&nbsp;İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası'nı, Eyup Guliyev yönettiği, Recep Ayyılmaz'ın sahneye koyduğu ve dramaturjisini üstlendiği La Traviata'nın dekor tasarımı Çağda Çitkaya, kostüm tasarımı Gizem Betil, ışık tasarımı Yakup Çartık imzalı. İstanbul Devlet Opera ve Balesi Korosu'nu Paolo Villa'nın yönettiği eserde koreografi Kürşat Kılıç'a ait.&nbsp;Temsilde rol dağılımı şöyleydi;Violetta Valéry: Inara Babayeva; Alfredo Germont: Mert Süngü; Giorgio Germont: Murat Güney; Flora Bervoix: Barbora F. Hitay; Gastone: Çağrı Köktekin; Barone Douphol: Burak Kul; Marchese d'Obigny: Erencan Karadi; Dottore Grenvil: Emre Güngör; Annina: Seda Taşpınar; Giuseppe: Anıl Önder; Commissionario: Berke Tükenmez; Alexandre Dumas (fils): Tuğrul Savaşcı; Giuseppe Verdi: Cem Cüneyt Çelik.6 Haziran'da bir kez daha seyirci ile buluşacak olan eserde; Violetta Valéry rolünde Evren Işık Yasemin; Alfredo Germont rolünde Azerbaycan Devlet Akademik Opera ve Bale Tiyatrosu'ndan konuk sanatçı Ramil Qasimov ve Giorgio Germont rolünde Caner Akgün sahnede olacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 06 Jun 2026 10:58:14 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Kuğu Gölü" festival seyircisiyle buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/kugu-golu-festival-seyircisiyle-bulustu-8340/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/kugu-golu-festival-seyircisiyle-bulustu-8340/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D93A23-427D58-7758F6-B33AA4-62E8A5-EDB038.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bir yüzyılı aşkın süredir dünyanın en sevilen klasik bale eseri olan "Kuğu Gölü", benzersiz bir virtüözlük içeren koreografisi ve Çaykovski'nin zamana yenik düşmeyen müziğinin aracılığıyla anlatılan destansı bir peri masalıdır. Prenses Odette'e aşık olan genç Prens Siegfried'in&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D93A23-427D58-7758F6-B33AA4-62E8A5-EDB038.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bir yüzyılı aşkın süredir dünyanın en sevilen klasik bale eseri olan "Kuğu Gölü", benzersiz bir virtüözlük içeren koreografisi ve Çaykovski'nin zamana yenik düşmeyen müziğinin aracılığıyla anlatılan destansı bir peri masalıdır. Prenses Odette'e aşık olan genç Prens Siegfried'in hikâyesini konu alır. Kötü kalpli büyücü Baron von Rothbart, yaptığı büyüyle Odette ve arkadaşlarını kuğuya dönüştürür. Gündüzleri hep birlikte bir gölde yüzerek zaman geçirir ve sadece geceleri insan formuna geri dönerler. Yalnızca gerçek aşk bu büyüyü bozabilecektir ve Rothbart bunu engellemek için tüm gücünü kullanacaktır.&nbsp;&nbsp;Çaykovski'nin 1875-76 yıllarında bestelediği, dört perdeden oluşan "Kuğu Gölü" balesi dünyada ilk kez Julius Reisinger'in koreografisiyle Moskova'daki Bolşoy Tiyatrosu'nda sahnelendikten sonra, 15 Ocak 1895 tarihinde Marius Petipa ve Lev Ivanov'un özgün koreografisiyle St.Petersburg'daki Mariinsky Tiyatrosu'nda seyirciyle buluşmuştur. Bu yeni versiyon, büyük başarı kazanarak Kuğu Gölü'nü dünya bale repertuvarının en önemli yapıtlarından biri hâline getirmiştir. Özellikle "Beyaz Kuğu" (Odette) ve "Siyah Kuğu" (Odile) rollerinin zıtlığı, balenin en çarpıcı unsurlarındandır. Romantik ve dramatik unsurları bir araya getiren bu başyapıt, iyiyle kötünün çatışmasını, aşkın kurtarıcı gücünü ve kaderin değiştirilemez oluşunu gözler önüne sermektedir.&nbsp;&nbsp;Petipa ve Ivanov'un versiyonundan hareketle, Ricardo Amarante'nin koreografisiyle sahnelenen, Çaykovski'nin duygusal ve görkemli müziği eşliğinde izleyiciye unutulmaz anlar yaşatan eserde, İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası'nı İbrahim Yazıcı yönetti. Eserin dekor Tasarımı Ferhat Karakaya, Kostüm Tasarımı Serdar Başbuğ, Işık Tasarımı Ahmet Defne imzalı.Odette- Odile rolünde; Sultan Erol, Prens Siegfried rolünde; İlhan Durgut, Rothbart rolünde; Mehmet Nuri Arkan, Benno rolünde; Yılmaz Berkay Günay, 2 Kız Arkadaş rolünde; Berin Günay ve Merve Erdier, Soytarı rolünde; Can Bezirganoğlu, Kraliçe rolünde; Şeyda Duran, Wolfgang rolünde; Alper Akalın, Eşlikçi rolünde; Alkış Peker sahnedeydi.Eser, festival kapsamında 10 Haziran'da bir kez daha seyirci ile buluşacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 04 Jun 2026 09:08:26 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Opera Studio" konser serisinin sezon finali,  seyirci ile buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/opera-studio-konser-serisinin-sezon-finali-seyirci-ile-bulustu-4678/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/opera-studio-konser-serisinin-sezon-finali-seyirci-ile-bulustu-4678/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_AD9663-2345CB-45898B-64E13C-63D497-4C9294.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />2025–2026 sanat sezonunda İstanbul Devlet Opera ve Balesi bünyesinde, Sedat – Güzin Gürel Sanat ve Bilim Vakfı iş birliğiyle Opera Studio İstanbul Projesi hayata geçirilmişti.Projede genç opera şarkıcıları; uluslararası düzeyde önemli kariyerlere sahip orkestra şefi, opera sanatçısı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_AD9663-2345CB-45898B-64E13C-63D497-4C9294.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />2025–2026 sanat sezonunda İstanbul Devlet Opera ve Balesi bünyesinde, Sedat – Güzin Gürel Sanat ve Bilim Vakfı iş birliğiyle Opera Studio İstanbul Projesi hayata geçirilmişti.Projede genç opera şarkıcıları; uluslararası düzeyde önemli kariyerlere sahip orkestra şefi, opera sanatçısı ve pedagoglar eşliğinde düzenlenen ustalık atölyelerinde repertuvar gelişimi, vokal tekniği, reji, dramaturji, kariyer yönetimi ve opera sanatının tarihsel stillerinin yorumlanması gibi konularda eğitim aldı. Genç yeteneklerin, sezon boyunca İDOB bünyesinde konserlerde ve opera eserlerinde sahneye de çıktığı Opera Studio İstanbul Projesi kapsamındaki yoğun ve ilham verici eğitim süreci, genç sanatçıların sahne üzerindeki gelişimlerini izleyiciyle buluşturan özel bir sezon finali konseriyle taçlandı.&nbsp;İDOB Müdür ve Sanat Yönetmeni Caner Akgün'ün emekleri ve katkıları nedeni ile Prof. Güzin Gürel'e plaket sunduğu gecede; Ambroise Thomas, Gustave Charpentier, Léo Delibes, Georg Friedrich Händel, Gaetano Donizetti, Vincenzo Bellini, Giuseppe Verdi, Wolfgang Amadeus Mozart, Gioachino Rossini, Richard Wagner, Carl Orff ve Otto Nicolai bestecilerden eserler, genç sesler; Derin Akdeniz ,Sinem Güç, İpek Zehra Evre, İrem Büşra Bayır ,Efe Doğrukul, Erencan Karadi , Uğur Etiler, Arda Durgut,Talip Savranbaşı, T. Berke Tükenmez, piyanoda Gizem Dalkılıç eşliğinde seslendirildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 03 Jun 2026 08:58:48 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Altın Çağın Kadınları Konseri, Seyirci ile Buluştu…]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/altin-cagin-kadinlari-konseri-seyirci-ile-bulustu-7222/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/altin-cagin-kadinlari-konseri-seyirci-ile-bulustu-7222/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_AD078E-6B19FB-5C682B-3EEC4B-126227-210666.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tarih çoğu zaman kralların, savaşların ve imparatorlukların hikâyesi olarak anlatılsa da, uygarlıkların belleğinde kadınların sesi her zaman güçlü bir yer edinmiştir. Antik dünyanın altın çağlarında kadınlar, mitolojiden tragedyalara uzanan anlatılarda; aşkı, bilgeliği, direnci&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_AD078E-6B19FB-5C682B-3EEC4B-126227-210666.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tarih çoğu zaman kralların, savaşların ve imparatorlukların hikâyesi olarak anlatılsa da, uygarlıkların belleğinde kadınların sesi her zaman güçlü bir yer edinmiştir. Antik dünyanın altın çağlarında kadınlar, mitolojiden tragedyalara uzanan anlatılarda; aşkı, bilgeliği, direnci ve insan ruhunun en derin duygularını kuşaklar boyunca taşımayı sürdürmüştür.17. Uluslararası İstanbul Opera ve Bale Festivali kapsamında sanatseverlerle buluşan "Altın Çağın Kadınları" konseri, izleyicileri antik dünyanın büyüleyici atmosferinde etkileyici bir yolculuğa çıkardı. Konser repertuvarı, altın çağın kadın figürlerini kimi zaman bir tanrıçanın kudretiyle, kimi zaman bir âşığın kırılganlığıyla, kimi zaman da kaderine meydan okuyan bir kahramanın cesaretiyle sahneye taşıdı. Sanatseverlerin ilgiyle takip ettiği konser, festivalin dikkat çeken etkinliklerinden biri oldu.İstanbul Devlet Opera ve Balesi Oda Orkestrası'nı Şef Giulio Prandi'nin yönettiği konserde, klavsende Paolo Villa solistlere eşlik etti.Besteciler; George Frideric Handel, Antonio Vivaldi, Henry Purcell, Claudio Monteverdi, Christoph Willibald Gluck, Jean-Philippe Rameau'un eserleri solistler; Ceren Aydın, Esra Çetiner, Otilia İpek, Ayşe Şener ve Esen Demirci tarafından seslendirildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 02 Jun 2026 11:39:28 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[7. İstanbul Bale Yarışması,  sona erdi]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/7-istanbul-bale-yarismasi-sona-erdi-4072/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/7-istanbul-bale-yarismasi-sona-erdi-4072/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2A0C80-8B05FC-BC021C-6676AB-1B0747-E954FD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />28 Mayıs'da Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası Sahnesi'nde başlayan yarışma süreci, 1 Haziran 2026 akşamı Atatürk Kültür Merkezi Opera Salonu'nda düzenlenen Gala Gecesi ve Ödül Töreni ile sona erdi.&nbsp;Profesyonel kariyerlerinin eşiğinde olan genç dansçılar, uluslararası deneyime&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2A0C80-8B05FC-BC021C-6676AB-1B0747-E954FD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />28 Mayıs'da Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası Sahnesi'nde başlayan yarışma süreci, 1 Haziran 2026 akşamı Atatürk Kültür Merkezi Opera Salonu'nda düzenlenen Gala Gecesi ve Ödül Töreni ile sona erdi.&nbsp;Profesyonel kariyerlerinin eşiğinde olan genç dansçılar, uluslararası deneyime sahip jüri üyelerinin değerlendirmeleri eşliğinde performanslarını sergilerken, aynı zamanda sanatsal gelişimlerine katkı sağlayacak önemli bir platformda yer aldılar. Yarışmaya katılmaya hak kazanan genç dansçılar; Büyük Kızlar, Büyük Erkekler, Küçük Kızlar ve Küçük Erkekler olmak üzere dört kategoride yarı final ve final aşamalarında yeteneklerini sergiledi.Bale sanatının uluslararası gelişimine katkı sunan yarışmada, klasik bale repertuvarı ve modern dans eserlerinden oluşan program, uluslararası arenada kendi dallarında büyük başarılar elde etmiş değerli jüri üyeleri tarafından değerlendirildi.Jüri Başkanlığını; Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakanlık Müşaviri B. Tan Sağtürk üstlendi.Jüri Başkan Yardımcılıklarını ise Uluslararası Bale Yarışmaları Federasyonu (IFBC) Genel Müdürü, Rusya (1996) ve Polonya (1999) Onur Sanatçısı Sergey Usanov ile dans akademisyeni, profesör ve Seul Bale Topluluğu Sanat Yönetmeni Jae Keun Park yürüttü.Jüri üyeleri arasında Meriç Sümen (Türkiye Cumhuriyeti Devlet Sanatçısı ve Devlet Opera ve Balesi (E.) Genel Müdürü), Özkan Arslan, Serhat Güdül, İlke Kodal, Marek Różycki (Berlin Devlet Bale Okulu Vekil Sanat Yönetmeni), Gulzhan Tutkibaeva (KazNTOP Bale Topluluğu Sanat Yönetmeni ve profesörü), Mihaela Vieru (Dance For You Magazine (Almanya) CEO ve Genel Müdürü)&nbsp; ile Joy Womack&nbsp; (Joy Womack Bale Topluluğu ve Joy Womack Bale Akademisi'nin kurucusu) yer aldı.&nbsp;Yarışma, Görkemli Bir Sanat Şöleni ile Sona ErdiAtatürk Kültür Merkezi (AKM) Türk Telekom Opera Salonu'nda gerçekleştirilen Ödül Töreni ve Gala Gecesi, adeta bir yıldızlar geçidine sahne oldu.Gecede, yarışmanın öne çıkan genç dansçıları en başarılı performanslarını sergilerken, ödüller sahiplerini buldu.Dünya bale sahnesinin seçkin isimlerini aynı sahnede buluşturan gala gecesinde dünya sahnelerinin yıldızları Daniil Simkin'in yanı sıra, Macaristan Devlet Operası'nın baş dansçısı Tatyjana Melnyik, Hollanda Ulusal Balesi'nin baş dansçıları Anna Tsygankova ve Giorgi Potskhishvili ile Béjart Ballet Lausanne'ın baş dansçısı Efe Burak, izleyicilerle unutulmaz performanslarını paylaştı.Onur konukları Hollanda Ulusal Balesi Müdürü Ted Brandsen, Türkiye'nin ilk koreografı, baş dansçı, eğitmen ve sanat yöneticisi Sait Sökmen, Azerbaycan Halk Sanatçısı ve Bakü Koreografi Akademisi Rektör Yardımcısı Tarana Muradova'nın katılımıyla gece, uluslararası sanat dünyasının seçkin buluşmalarından biri haline geldi.Küçük Kızlar kategorisinde; Kore'den Seo Yun Lee 1., Türkiye'den Mey Ece Yenici&nbsp; &nbsp; ve Mavisu Tuğrul 2., Türkiye'den Derin Yazici ve Nehir Uslu 3.;&nbsp;Küçük Erkekler kategorisinde; Kore'den Dowon Byun 1., Türkiye'den Memduh Sumakiya 2., Türkiye'den Cinar Karçkay 3.;&nbsp;Büyük Kızlar kategorisinde; Kazakistan'dan Adiya Manabassova 1., Türkiye'den Doğa Su Aktaş ve Milina Fidan 2.,&nbsp; &nbsp;Japonya'dan Miharu Sugahara 3.,&nbsp;Büyük Erkekler kategorisinde; Rusya'dan Iskandar Anvarov 1., Japonya'dan Hideki Yasamuro 2.oldu. (3.'lük ödülü verilmedi)"Nilay Yeşiltepe" özel ödülü ise Türkiye'den Kuzey Bostancı'ya verildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 02 Jun 2026 08:41:24 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Sarı Zarflar" yapımcısından Alman Kültür Bakanı'na gönderme]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/sari-zarflar-yapimcisindan-alman-kultur-bakanina-gonderme-49/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/sari-zarflar-yapimcisindan-alman-kultur-bakanina-gonderme-49/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_471056-836B83-3C0AD0-B58362-EC9628-08453A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İlker Çatak&#39;ın yönettiği Sarı Zarflar (Gelbe Briefe), Alman Film Ödülleri&#39;nde (Lola) en iyi ikinci filme verilen Gümüş Lola Ödülü&#39;ne layık görüldü. Almanya, Fransa ve Türkiye ortak yapımı olan film, Marvin Miller&#39;ın besteleriyle En İyi Film Müziği Ödülü&#39;nün&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_471056-836B83-3C0AD0-B58362-EC9628-08453A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İlker Çatak&#39;ın yönettiği Sarı Zarflar (Gelbe Briefe), Alman Film Ödülleri&#39;nde (Lola) en iyi ikinci filme verilen Gümüş Lola Ödülü&#39;ne layık görüldü. Almanya, Fransa ve Türkiye ortak yapımı olan film, Marvin Miller&#39;ın besteleriyle En İyi Film Müziği Ödülü&#39;nün de sahibi oldu.En İyi Film dâhil toplam dokuz dalda ödüle aday gösterilen Sarı Zarflar&#39;ın başrollerinde oynayan Özgü Namal ve Tansu Biçer, En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Erkek Oyuncu kategorilerinde adaylar arasındaydı.Hamburg doğumlu ünlü yönetmen Fatih Akın&#39;ın &#34;Amrum&#34; filminin de yarıştığı En İyi Film kategorisinde, Mascha Schilinski&#39;nin yönettiği &#34;In die Sonne schauen&#34; filmi birinci olarak Altın Lola kazandı.Hamburg doğumlu yönetmen Fatih Akın&#39;ın filmi &#34;Amrum&#34; da Altın Lola için yarıştı.Kültür Bakanı&#39;na göndermeAlmanya&#39;nın başkenti Berlin&#39;deki törende Sarı Zarflar filminin yapımcısı Ingo Fliess, ödülü alırken yaptığı konuşmayla salondan büyük alkış aldı. &#34;Bu ülkede yaşayabilmeyi ve çalışabilmeyi seviyorum&#34; diyen Fliess, &#34;Biz özgürüz. Örneğin, Kültür Bakanı&#39;nın huzurunda Kitapçılık Ödülü&#39;yle ilgili olaylar karşısında herhangi bir yaptırımdan korkmadan şaşkınlığımı ve hayretimi dile getirebilirim&#34; diye konuştu.Geçen Mart ayında Leipzig Kitap Fuarı kapsamında düzenlenecek Alman Kitapçılık Ödülü&#39;nün iptal kararı tartışmalara neden olmuştu.Ödül töreninde &#34;Sarı Zarflar&#34; filminin yönetmeni İlker Çatak (sağda) sahnede Almanya Kültür ve Medyadan Sorumlu Devlet Bakanı Wolfram Weimer&#39;la konuşuyor.Almanya Kültür ve Medyadan Sorumlu Devlet Bakanı Wolfram Weimer&#39;ın &#34;anayasayı korumayla ilgili endişelere&#34; atıfta bulunarak, &#34;solcu&#34; olduğu iddia edilen üç kitapçıyı ödül listesinden çıkarttırması büyük tartışma yaratmış ve tören iptal edilmişti. Bakan&#39;ı, sanat özgürlüğünü kısıtlamakla ve konuyu siyasi amaçlarla kullanmakla suçlayanlar Weimer&#39;ın istifasını talep etmişti.Geceye damga vuran bir diğer olay da En İyi Erkek Oyuncu Ödülü için konuşma yapan yönetmen Leander Haussmann&#39;ın Çatak&#39;ın adını defalarca yanlış telaffuz etmesi oldu. Haussmann&#39;ın bu durumu &#34;Almanların Türk isimlerini telaffuz etme konusundaki korkusu&#34; olarak yorumlaması da Alman basınında eleştiri konusu oldu.Mascha Schilinski&#39;nin yönettiği &#34;In die Sonne schauen&#34; filmi birinci olarak Altın Lola&#39;nın sahibi oldu.Sarı Zarflar&#39;ın uluslararası başarısıBerlinale olarak bilinen Berlin Film Festivali&#39;nde bu yıl Altın Ayı kazanan Sarı Zarflar, Türkiye&#39;de siyasi baskılar nedeniyle işlerini, evlerin ve dostlarını kaybeden tiyatro oyuncusu Derya ile yazar Aziz&#39;in hikâyesini anlatıyor. Muhalif sanatçı ve akademisyenler üzerinde artan baskıların konu edildiği filmde, çiftin idealleri ile yaşamın gereklilikleri arasında denge kurma arayışı işleniyor.Sarı Zarflar yapımcısı Ingo Fliess sahnede konuşma yaparken arkasında film ekibi, dev ekranda ise filmin başrol oyuncuları Özgü Namal ve Tansu Biçer&#39;in göründüğü bir kare var.Sarı Zarflar&#39;ın Berlin doğumlu yönetmeni İlker Çatak&#39;ın imzasını taşıyan bir başka film olan &#34;Öğretmenler Odası&#34; da 2023 yılında Altın Lola kazanmış ve Almanya&#39;nın Oscar adayı olmuştu. Çatak kısa filmi &#34;Sadakat&#34; ile de ABD&#39;de &#34;Altın Öğrenci Oscarı&#34;nı kazanmıştı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 01 Jun 2026 09:33:17 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bale Yarışması, bu yıl 7. kez sanatseverlerle buluşuyor]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/bale-yarismasi-bu-yil-7-kez-sanatseverlerle-bulusuyor-8288/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/bale-yarismasi-bu-yil-7-kez-sanatseverlerle-bulusuyor-8288/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FDF784-05977D-6F3077-FABE2B-E3591F-6D00C3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />7.İstanbul Uluslararası Bale Yarışması, 27 Mayıs Çarşamba günü, yarışmacı adaylarının İstanbul'a gelişi ve Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası Sahnesi'nde yapılacak bir bilgilendirme ve tanışma toplantısı ile başlayacak.&nbsp;&nbsp;Genç Dansçılar Uluslararası Sahnede Yeteneklerini&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FDF784-05977D-6F3077-FABE2B-E3591F-6D00C3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />7.İstanbul Uluslararası Bale Yarışması, 27 Mayıs Çarşamba günü, yarışmacı adaylarının İstanbul'a gelişi ve Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası Sahnesi'nde yapılacak bir bilgilendirme ve tanışma toplantısı ile başlayacak.&nbsp;&nbsp;Genç Dansçılar Uluslararası Sahnede Yeteneklerini SergileyecekProfesyonel kariyerlerinin eşiğinde olan genç dansçılar, uluslararası deneyime sahip jüri üyelerinin değerlendirmeleri eşliğinde performanslarını sergilerken, aynı zamanda sanatsal gelişimlerine katkı sağlayacak önemli bir platformda yer alacak. Yarışmaya katılmaya hak kazanan genç dansçılar; Büyük Kızlar, Büyük Erkekler, Küçük Kızlar ve Küçük Erkekler olmak üzere dört kategoride yarı final ve final aşamalarında yeteneklerini sergileyecek.28 Mayıs Perşembe günü gerçekleştirilecek Küçükler Yarı Finali ile 29 Mayıs Cuma günü düzenlenecek Büyükler Yarı Finali, Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası Sahnesi'nde halka açık olarak ücretsiz izlenebilecek.30 Mayıs'ta gerçekleştirilecek finaller ile devam edecek yarışma, Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası Sahnesi'nde sanatseverlerle buluşacak. Yarışma, 1 Haziran 2026 akşamı saat 20.00'de Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu'nda düzenlenecek Gala Gecesi ve Ödül Töreni ile sona erecek.&nbsp;Dünya Çapında Jüri Kadrosu, Genç Dansçıları DeğerlendirecekBale sanatının uluslararası gelişimine katkı sunan yarışmada, klasik bale repertuvarı ve modern dans eserlerinden oluşan program, uluslararası arenada kendi dallarında büyük başarılar elde etmiş değerli jüri üyeleri tarafından değerlendirilecek.Jüri Başkanlığını; Uluslararası Bale Yarışmaları Federasyonu (IFBC) Başkan Yardımcısı B. Tan Sağtürk üstlenecek.Jüri Başkan Yardımcılıklarını ise Uluslararası Bale Yarışmaları Federasyonu (IFBC) Genel Müdürü, Rusya (1996) ve Polonya (1999) Onur Sanatçısı Sergey Usanov ile dans akademisyeni, profesör ve Seul Bale Topluluğu Sanat Yönetmeni Jae Keun Park yürütecek.&nbsp;&nbsp;Jüri üyeleri arasında Meriç Sümen (Türkiye Cumhuriyeti Devlet Sanatçısı ve Devlet Opera ve Balesi (E.) Genel Müdürü), Özkan Arslan, Serhat Güdül, İlke Kodal, Marek Różycki (Berlin Devlet Bale Okulu Vekil Sanat Yönetmeni), Gulzhan Tutkibaeva (KazNTOP Bale Topluluğu Sanat Yönetmeni ve profesörü), Mihaela Vieru (Dance For You Magazine (Almanya) CEO ve Genel Müdürü)&nbsp; ile Joy Womack&nbsp; (Joy Womack Bale Topluluğu ve Joy Womack Bale Akademisi'nin kurucusu) yer almaktadır. Alanlarında uluslararası saygınlığa sahip isimlerden oluşan güçlü jüri kadrosu, dünyanın dört bir yanından gelen genç dansçıların performanslarını değerlendirerek onların uluslararası kariyer yolculuklarına önemli katkılar sunacaktır.&nbsp;"Ödül Töreni ve Gala Gecesi" Görkemli Bir Sanat Şölenine Dönüşecek1 Haziran Pazartesi günü saat 20.00'de Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Türk Telekom Opera Salonu'nda gerçekleştirilecek Ödül Töreni ve Gala Gecesi, adeta bir yıldızlar geçidine sahne olacak. Gecede, yarışmanın öne çıkan genç dansçıları en başarılı performanslarını sergilerken, ödüller sahiplerini bulacak.Bale Yarışması Ödül Töreni ve Gala Gecesi, yalnızca bir ödül töreni olmanın ötesinde, dünya bale sahnesinin seçkin isimlerini aynı sahnede buluşturacak özel bir gala gecesine dönüşecek. Dünya sahnelerinin yıldızları Daniil Simkin'in yanı sıra, Macaristan Devlet Operası'nın baş dansçısı Tatyjana Melnyik, Hollanda Ulusal Balesi'nin baş dansçıları Anna Tsygankova ve Giorgi Potskhishvili ile Béjart Ballet Lausanne'ın baş dansçısı Efe Burak, izleyicilerle unutulmaz performanslarını paylaşacak.Onur konukları Hollanda Ulusal Balesi Müdürü Ted Brandsen, Türkiye'nin ilk koreografı, baş dansçı, eğitmen ve sanat yöneticisi Sait Sökmen, Azerbaycan Halk Sanatçısı ve Bakü Koreografi Akademisi Rektör Yardımcısı Tarana Muradova'nın katılımıyla gece, uluslararası sanat dünyasının seçkin buluşmalarından biri haline gelecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 25 May 2026 10:30:30 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Opera ve Bale Festivali "Lucia di Lammermoor" ile açıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/opera-ve-bale-festivali-lucia-di-lammermoor-ile-acildi-7333/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/opera-ve-bale-festivali-lucia-di-lammermoor-ile-acildi-7333/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_580721-33C369-EE09A6-F203B8-C5F674-10CAE8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nin, Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu'nda sahnelediği "Lucia di Lammermoor" operasının prömiyeri gerçekleşti. İtalyan besteci Gaetano Donizetti'nin romantik operanın başyapıtlarından sayılan "Lucia di Lammermoor", rejisör Jean-Louis Grinda&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_580721-33C369-EE09A6-F203B8-C5F674-10CAE8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nin, Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu'nda sahnelediği "Lucia di Lammermoor" operasının prömiyeri gerçekleşti. İtalyan besteci Gaetano Donizetti'nin romantik operanın başyapıtlarından sayılan "Lucia di Lammermoor", rejisör Jean-Louis Grinda tarafından sahneye konuldu.Librettosu Sir Walter Scott&#39;un &#34;Lammermoor Gelini&#34; adlı romanından hareketle Salvadore Cammarano&#39;ya ait eser; 1912'de, İskoçya'nın sisli ve kasvetli atmosferinde geçer ve düşman aileler arasında sıkışmış genç bir kadın olan Lucia'nın trajik aşk hikâyesini konu alır. Lucia, gizlice sevdiği Edgardo'ya sadıktır; ancak ailesi onu siyasi çıkarlar uğruna başka biriyle evlenmeye zorlar. İmzalamaya mecbur bırakıldığı evlilik sözleşmesi ve Edgardo ile yaşadığı yıkıcı yüzleşme, Lucia'nın akıl sağlığını kaybetmesine yol açar. Eserin en çarpıcı bölümü, Lucia'nın zihinsel çöküş yaşadığı meşhur "delirme sahnesi"dir. Bu sahne, soprano repertuvarının en zorlayıcı ve etkileyici bölümlerindendir. Dramatik yapısı, melodik zenginliği ve başrole yüklediği güçlü oyunculuk ve vokal performansıyla "Lucia di Lammermoor", belcanto geleneğinin en dokunaklı örneklerinden biridir.Festival temsilleri, dönüşümlü olarak orkestra şefleri Antonio Pirolli ve Zdravko Lazarov yönetimindeki İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası ile koro şefi Paolo Villa yönetimindeki İstanbul Devlet Opera ve Balesi Korosu eşliğinde sahneleniyor. Operanın dekor tasarımı Ferhat Karakaya, kostüm tasarımı Serdar Başbuğ, ışık tasarımı Laurent Castaingt imzası taşıyor.Prömiyerde; "Lucia&#34; rolünde Hale Soner, &#34;Sir Edgardo di Ravenswood&#34; rolünde Ufuk Toker, &#34;Lord Enrico Asthon&#34; rolünde Caner Akgün, &#34;Lord Arturo Bucklaw&#34; rolünde Berk Dalkılıç, &#34;Raimondo Bidebent&#34; rolünde Burak Bilgili, &#34;Alisa&#34; rolünde İpek Zehra Evre, &#34;Normanno&#34; rolünde Emre Parlar sahnedeydiler.Festival temsillerinde ilgili rollerde; Nazlı Deniz Süren, Burak Dabakoğlu, Nejat Işık Belen, Efe Doğrukul, Zafer Erdaş ve Uğur Etiler sahnede olacak. Eser, 23 ve 30 Mayıs Cumartesi günleri, AKM Türk Telekom Opera Sahnesi&#39;nde tekrar seyirci ile buluşacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 23 May 2026 07:59:49 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Antalya 16. Uluslararası Tiyatro Festivali başladı]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/antalya-16-uluslararasi-tiyatro-festivali-basladi-3414/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/antalya-16-uluslararasi-tiyatro-festivali-basladi-3414/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_CE4510-475507-1E9393-E1D00D-0B670F-0ABBCE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />&#34;Tiyatro Varsa Antalya Bir Sahnedir&#34; sloganıyla düzenlenen festival kapsamında, Atatürk Parkı&#39;ndan Cumhuriyet Meydanı&#39;na kortej yürüyüşü düzenlendi.Vatandaşlar, renkli görüntülerin oluştuğu Hollanda Close Act Tiyatrosu&#39;nun gösterisini ilgiyle izledi. Kortej yürüyüşüne,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_CE4510-475507-1E9393-E1D00D-0B670F-0ABBCE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />&#34;Tiyatro Varsa Antalya Bir Sahnedir&#34; sloganıyla düzenlenen festival kapsamında, Atatürk Parkı&#39;ndan Cumhuriyet Meydanı&#39;na kortej yürüyüşü düzenlendi.Vatandaşlar, renkli görüntülerin oluştuğu Hollanda Close Act Tiyatrosu&#39;nun gösterisini ilgiyle izledi. Kortej yürüyüşüne, Vali Hulusi Şahin, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, Antalya Devlet Tiyatrosu Müdürü Gökhan Tüzün de katıldı.Hollanda, Hindistan, İspanya, Romanya ve Tunus tiyatro topluluklarının yanında Türkiye&#39;den de İstanbul, Ankara, Diyarbakır, Bursa, İzmir, Erzurum ve Kayseri devlet tiyatrolarının eserlerinin sahneleneceği festivalde, 23 farklı oyun ve 50 temsil izleyiciyle buluşacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 09 May 2026 07:50:05 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ünlü soprano Alis Manukyan yaşamını yitirdi]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/unlu-soprano-alis-manukyan-yasamini-yitirdi-829/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/unlu-soprano-alis-manukyan-yasamini-yitirdi-829/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2A76FD-8A87E3-6A2396-03E1F6-9EA5A5-30E19F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Alis Manukyan, 1933 yılında İstanbul'da doğdu.1959'da İstanbul Belediye Konservatuvarı'ndan mezun olduktan sonra, özel bir bursla ABD'ye giderek eğitimini Miami Üniversitesinde tamamladı. Dora Lyon ve Otto Freuhljch gibi öğretmenlerle şan çalıştı.1962'de İstanbul Devlet Operasına&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2A76FD-8A87E3-6A2396-03E1F6-9EA5A5-30E19F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Alis Manukyan, 1933 yılında İstanbul'da doğdu.1959'da İstanbul Belediye Konservatuvarı'ndan mezun olduktan sonra, özel bir bursla ABD'ye giderek eğitimini Miami Üniversitesinde tamamladı. Dora Lyon ve Otto Freuhljch gibi öğretmenlerle şan çalıştı.1962'de İstanbul Devlet Operasına girdi. Yurt içinde ve dışında birçok konser verdi. Bulgaristan ve Romanya'da çeşitli operaların başrollerinde sahneye çıktı. Rigoletto, Lucia di Lammermoor, La Boheme, Aşk İksiri gibi birçok yapıtta başrol oynadı.Ayrıca, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ve İzmir Devlet Senfoni Orkestrası eşliğinde konserler verdi.Manukyan için 18 Şubat 2026&#39;da 'Onur Gecesi' düzenlenmiş, Manukyan da geceye katılmıştı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 07 May 2026 08:41:52 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Öğrenciler, Demet Evgâr ve Tuluğ Tırpan ile aynı sahnede buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/ogrenciler-demet-evgar-ve-tulug-tirpan-ile-ayni-sahnede-bulustu-9982/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/ogrenciler-demet-evgar-ve-tulug-tirpan-ile-ayni-sahnede-bulustu-9982/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_89E455-0C8D63-344586-61B1D9-602423-DA4F73.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />30. yıl kapsamında düzenlenen bu özel konserde öğrencilerden oluşan koro, Demet Evgâr'ın sahne performansına konser boyunca eşlik etti. Genç müzisyenlerin Evgâr ile birlikte sergilediği enerji ve uyum izleyicilerden büyük alkış aldı. Tuluğ Tırpan'ın müzikal yönetimiyle sahnelenen&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_89E455-0C8D63-344586-61B1D9-602423-DA4F73.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />30. yıl kapsamında düzenlenen bu özel konserde öğrencilerden oluşan koro, Demet Evgâr'ın sahne performansına konser boyunca eşlik etti. Genç müzisyenlerin Evgâr ile birlikte sergilediği enerji ve uyum izleyicilerden büyük alkış aldı. Tuluğ Tırpan'ın müzikal yönetimiyle sahnelenen konser boyunca salonu dolduran seyirciler performansa yoğun ilgi gösterdi ve etkinlik büyük beğeni topladı.Sanatın kuşaklar arası aktarımına güçlü bir örnek sunan bu buluşma, genç sanatçıların gelişim yolculuğunda ilham verici bir deneyim olarak öne çıktı. Hisar Okulları'nın eğitim yaklaşımını ve öğrencilerin sanatsal üretimlerini görünür kılan etkinlik, aynı zamanda kurumun 30 yıllık birikimini ve sanatla kurduğu güçlü bağı yansıtan anlamlı bir geceye dönüştü.Hisar Okulları'nın eğitim yaklaşımını ve öğrencilerin sanatsal üretimlerini görünür kılan bu özel etkinlik, aynı zamanda kurumun 30 yıllık birikimini ve sanatla kurduğu güçlü bağı yansıtan anlamlı bir buluşma niteliği taşıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 05 May 2026 09:04:51 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İstanbul Modern'de Hip Hop rüzgarı]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/istanbul-modernde-hip-hop-ruzgari-5709/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/istanbul-modernde-hip-hop-ruzgari-5709/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_840B12-22AE8C-7D323E-A3A4C1-3D1E80-C1B7BA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Program kapsamında 8 Mayıs Cuma günü, Türkiye'nin ilk bağımsız kadın hip hop dans topluluğu olan Hip Hop Ladies Turkey, İstanbul Modern'de enerjik bir atölye gerçekleştirecek. Eğitmenliğini Duygu Etikan'ın üstlendiği atölyede katılımcılar, hip hop kültürüyle tanışırken,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_840B12-22AE8C-7D323E-A3A4C1-3D1E80-C1B7BA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Program kapsamında 8 Mayıs Cuma günü, Türkiye'nin ilk bağımsız kadın hip hop dans topluluğu olan Hip Hop Ladies Turkey, İstanbul Modern'de enerjik bir atölye gerçekleştirecek. Eğitmenliğini Duygu Etikan'ın üstlendiği atölyede katılımcılar, hip hop kültürüyle tanışırken, müzik eşliğinde temel dans adımlarını öğrenme ve yaratıcılıklarını özgürce ifade etme imkânı bulacak.Türkiye'nin farklı şehirlerinde kız çocukları ve kadınları önceliklendirerek eğitimler ve performanslar düzenleyen Hip Hop Ladies Turkey, bu özel akşamda müze atmosferine hareket katacak.İGA ART sponsorluğunda "Uzun Cuma" etkinlikleriİki ayda bir cuma akşamlarını hareketlendiren "Uzun Cuma" atölyeleri; caz, blues, pop, swing, funk ve hip hop gibi çeşitli türlerde müzik ve dansı bir araya getiriyor. İGA ART desteğiyle hayata geçirilen bu etkinlik serisi, ziyaretçileri cuma akşamları sanatın farklı disiplinlerini keşfetmeye ve müze deneyimini sıra dışı bir atmosferde yaşamaya davet ediyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 03 May 2026 16:24:35 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tülay Özer yaşamını yitirdi]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/tulay-ozer-yasamini-yitirdi-2922/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/tulay-ozer-yasamini-yitirdi-2922/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2CD087-8755E0-067963-9BE914-B10C1F-3F9009.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türk müziğinin 1970'li yıllarına damga vuran isimlerinden Tülay Özer'in vefat haberi sanat dünyasını yasa boğdu. Acı haberi, sanat camiasında uzun yıllardır organizasyon ve arşiv çalışmalarıyla tanınan Hakan Eren sosyal medya hesabından duyurdu.Eren, paylaşımında, "Sabah sabah&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2CD087-8755E0-067963-9BE914-B10C1F-3F9009.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türk müziğinin 1970'li yıllarına damga vuran isimlerinden Tülay Özer'in vefat haberi sanat dünyasını yasa boğdu. Acı haberi, sanat camiasında uzun yıllardır organizasyon ve arşiv çalışmalarıyla tanınan Hakan Eren sosyal medya hesabından duyurdu.Eren, paylaşımında, "Sabah sabah kötü haber almak&hellip; Canım Tülay Özer ablamı kaybettik. Mekânı cennet olsun. Şu anda inanılmaz üzgünüm. Ne çok konser yaptık, ne anılarımız geride kaldı" ifadelerine yer verdi.Özellikle 1970'li yıllarda çıkardığı plaklarla geniş kitlelere ulaşan Tülay Özer, dönemin en çok dinlenen kadın seslerinden biri olarak dikkat çekti. "İkimiz Bir Fidanız" başta olmak üzere seslendirdiği eserlerle müzik listelerinde üst sıralarda yer alan sanatçı, güçlü yorumuyla hafızalara kazındı.Kent Plak etiketiyle çıkardığı 45'likler ve albümlerle müzik piyasasında önemli bir yer edinen Özer, sahne performanslarıyla da uzun yıllar adından söz ettirdi.Sanatçının vefat haberi kısa sürede yayılırken, müzik dünyasından birçok isim ve dinleyici sosyal medya üzerinden taziye mesajları paylaştı. Uzun yıllar sahnelerde yer alan ve geniş bir repertuvara sahip olan Özer'in kaybı, Türk müziğinde önemli bir boşluk olarak değerlendiriliyor.TÜLAY ÖZER KİMDİR?Tülay Özer, 10 Aralık 1946'da Erzincan'ın Kemaliye ilçesinde dünyaya geldi.Türk müziğinin önemli isimlerinden Zerrin Özer'in ablası olan sanatçı, Nilgün ve Songül isimli kardeşleriyle birlikte dört kız kardeşin en büyüğüdür.Asıl mesleği muhasebecilik olan Özer, profesyonel müzik kariyerine 1972 yılında adım attı.1974 yılında "Gel Artık – Niye Çattın Kaşlarını" adlı ilk 45'liğini çıkaran sanatçı, 1975 yılında yayımlanan "İkimiz Bir Fidanız – Son Ümit" plağıyla büyük çıkış yakaladı.Müzik kariyeri boyunca birçok plak ve albüme imza atan Tülay Özer'in öne çıkan albümleri arasında Tülay (1976), Seven Ağlatılmaz (1978), Kalbimdeki Sevgili (1981), Özleyiş (1989), Olmalı Olacak (1993) yer aldı.Pop-folk ve arabesk tarzında eserler seslendiren sanatçı, özellikle 1970'li yıllarda yakaladığı çıkışla Türk müzik tarihinde kendine özgü bir yer edindi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 01 May 2026 10:24:24 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Dünya Dans Günü", 5 farklı koreografi ile kutlandı…]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/dunya-dans-gunu-5-farkli-koreografi-ile-kutlandi-4388/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/dunya-dans-gunu-5-farkli-koreografi-ile-kutlandi-4388/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6828BA-73D4B3-1FD95F-5CA424-C54EA7-11A4B0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünya Dans Günü, Uluslararası Tiyatro Enstitüsü (ITI) ve UNESCO ortağı Uluslararası Dans Komitesi tarafından ilk kez 1982 yılında tanınmıştır. Bu özel günün hedefi; bütün siyasi, kültürel ve etnik engelleri aşarak ortak dil olan dans aracılığıyla insanları bir araya getirmek,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6828BA-73D4B3-1FD95F-5CA424-C54EA7-11A4B0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünya Dans Günü, Uluslararası Tiyatro Enstitüsü (ITI) ve UNESCO ortağı Uluslararası Dans Komitesi tarafından ilk kez 1982 yılında tanınmıştır. Bu özel günün hedefi; bütün siyasi, kültürel ve etnik engelleri aşarak ortak dil olan dans aracılığıyla insanları bir araya getirmek, bu sanatın evrenselliği içerisinde eğlenmek ve kutlamaktır.&nbsp;UNESCO'ya bağlı Uluslararası Tiyatro Enstitüsü'nün her yıl yayımladığı dansın evrensel ve birleştirici gücünü vurgulayan Dünya Dans Günü bildirgesinin, bu yıl Kanadalı koreograf Crystal Pite tarafından yazılan metni,&nbsp; etkinlik öncesinde bale sanatçısı Deniz Kılınç Tunçeli tarafından okundu.İstanbul Devlet Opera ve Balesi dansçılarının sahnede olduğu kutlamada, 5 farklı koreografi ile zengin bir program sunuldu.Etkinlik programında; Dong Kyu Kim'in koreografisi ve Jiho Jang'in müziği ile "Heyecan"; Ebru Cansız'ın koreografisi ve Camille Saint-Saëns'ın müziği ile&nbsp; &#34;Unison&#34;;&nbsp; Deniz Özaydın'ın koreografisi ve Antonín Dvořák'ın müziği ile &#34;Interwoven&#34;; Çiğdem Erkaya Öztürk'ün koreografisi ve Antonio Vivaldi - Johann Sebastian Bach'ın müzikleri ile &#34;Kurgu&#34;; Alper Marangoz'un koreografisi ve Ulvi Cemal Erkin'in müziği ile &#34;Köçekçe: Bir Rapsodi&#34; sanatseverlerle buluştu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 30 Apr 2026 12:00:38 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Bozkır" sezonun dikkat çeken oyunları arasında]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/-bozkir-sezonun-dikkat-ceken-oyunlari-arasinda--2305/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/-bozkir-sezonun-dikkat-ceken-oyunlari-arasinda--2305/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_326A43-F9DA09-8533B3-70AB14-7C472C-37E3C5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bozkır, bireyin toplum baskısı ve iktidar arzusuyla dönüşümünü anlatan, tek kişilik, güçlü oyunculuk performansına dayalı bir oyun. Payidar Muhtar, ailesinin yıllardır sürdürdüğü gücü devam ettiremeyen bir adamdır. Kaybettiği iktidarı geri kazanmak için Cumhurbaşkanı adayı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_326A43-F9DA09-8533B3-70AB14-7C472C-37E3C5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bozkır, bireyin toplum baskısı ve iktidar arzusuyla dönüşümünü anlatan, tek kişilik, güçlü oyunculuk performansına dayalı bir oyun. Payidar Muhtar, ailesinin yıllardır sürdürdüğü gücü devam ettiremeyen bir adamdır. Kaybettiği iktidarı geri kazanmak için Cumhurbaşkanı adayı olmaya karar verir. Ancak bu yolculuk, onun aslında kim olduğunu sorgulamasına neden olur.Peş peşe sahnelediği oyunlarla adından söz ettiren yönetmen Sertaç Sayın'ın yazıp yönettiği Bozkır oyununun yönetmen yardımcıları Fatih Sevdi ve Tanıl Yöntem'dir.Işık tasarımı Eren Uğurhan'a; afiş ve dekor tasarımı Rabia Kip Telek'e; dekor uygulaması Serkan Kavurt'a aittir. Kostüm tasarımı R. Dilara Akalın tarafından gerçekleştirilirken, hareket tasarımı Seda Özgiş imzası taşımaktadır.Repetitörlüğünü Ozan Demir üstlenirken, afiş fotoğrafları Mürsel Çoban tarafından çekilmiştir. Müzik danışmanlığı Cem Erdost'a aittir.Oyunun reji asistanlığını Seçil Aras ve Özlem Göksu Dura üstlenmektedir. Yapım ekibinin başında Salih Ronayi Gültekin yer alırken, yapım koordinatörlüğü Ece Şahin ve R. Dilara Akalın tarafından yürütülmektedir. Video çekim ve kurgu Berkan Karadede ve Renas Gültekin'e aittir. Oyunun yapımcısı ise Mehmet Küçükgünaydın'dır.Bozkır'ın sahneleneceği salonlar;Mayıs ayı içerisinde:İstanbul prömiyeri öncesinde,&nbsp;07.05.2026 / 20.00 Ast ve 08.05.2026 / 20.30 Sakarya Kale Sahne'de iki oyunla izleyiciyle buluşacaktır.11.05.2026'da Baba Sahne'de gerçekleşecek prömiyer sonrasında ise;12.05.2026 / 20.30 Akatlar KM'nde,13.05.2026 / 20.30 Hop Sahne'de,14.05.2026 / 20.30 DasDas Açık Sahne'de,18.05.2026 / 20.30 Claphall'da,16.05.206 / 20.30 Kartal Sanat Tiyatrosu'nda,21.05.2026 / 20.30 Alternaif Sahne'de oynayacaktır.&nbsp;Haziran ayı içerisinde:02.06.2026 / 20.30 Dragos Sahne'de,07.06.2026 / 20.30 Podyum Sanat Mahal'de,09.06.2026 / 20.30 Bostanlı Suat Taşer Tiyatrosu'nda,10.06.2026 / 20.30 Salihli Belediyesi KM'nde,12.06.2026 / 20.30 Çankaya Sahne'de,19.06.2026 / 20.30 Küçükçekmece Cennet KM'nde,21.06.2026 / 20.30 Kadıköy Eğitim Sahnesi'nde oynayacaktır.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 29 Apr 2026 09:13:23 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Kanlı Nigar"tiyatro oyunu büyük ilgi gördü]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/kanli-nigartiyatro-oyunu-buyuk-ilgi-gordu-4242/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/kanli-nigartiyatro-oyunu-buyuk-ilgi-gordu-4242/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E96E5B-782534-1D636D-2BC125-EAB4BC-3107CA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Otistik bireyler ve aileleri için ücretsiz olarak sahnelenen "Kanlı Nigar" adlı tiyatro oyunu, özel bireylerden ve ailelerinden büyük ilgi gördü.Sanatın birleştirici gücünü bir kez daha gözler önüne seren gecede, özel bireyler ve aileleri salonu doldurarak oyunu büyük bir beğeniyle&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E96E5B-782534-1D636D-2BC125-EAB4BC-3107CA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Otistik bireyler ve aileleri için ücretsiz olarak sahnelenen "Kanlı Nigar" adlı tiyatro oyunu, özel bireylerden ve ailelerinden büyük ilgi gördü.Sanatın birleştirici gücünü bir kez daha gözler önüne seren gecede, özel bireyler ve aileleri salonu doldurarak oyunu büyük bir beğeniyle takip etti. Çiğdem Tunç'un başarılı performansı ve oyuncu kadrosunun etkileyici sahne enerjisi, izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı.Oyun sonunda ODED-DER Genel Başkanı Tolga Gökçe sahneye çıkarak, başarılı sanatçıya ve tiyatro ekibine teşekkür plaketi takdim etti. Çiğdem Tunç, otizmli bireylerin sosyal yaşamda daha fazla yer almasının önemine dikkat çekerek, bu anlamlı organizasyonda yer almaktan onur duyduğunu ifade etti.&nbsp;&nbsp;Plaket töreni sırasında duygu dolu anlar yaşanırken, aileler ve özel bireyler sanatçılarla bir araya gelerek mutluluklarını paylaştı. Gece, hem sanatın hem de dayanışmanın en güzel örneklerinden biri olarak hafızalarda yer etti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 27 Apr 2026 10:25:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[45. İstanbul Film Festivali'nde ödüller sahiplerini buldu]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/45-istanbul-film-festivalinde-oduller-sahiplerini-buldu-1374/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/45-istanbul-film-festivalinde-oduller-sahiplerini-buldu-1374/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3CC306-A9A649-6684B6-DA0688-0E1C84-ADA64D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sinemaseverleri İstanbul&#39;un iki yakasındaki yedi salonda 9-19 Nisan&#39;da dünya sinemasından örneklerle buluşturan festivalde kısa ve uzun metrajlı toplam 39 film yarıştı.Festival kapsamında David Mackenzie başkanlığındaki Altın Lale Yarışması jürisi, Damien Hauser&#39;in yönettiği&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3CC306-A9A649-6684B6-DA0688-0E1C84-ADA64D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sinemaseverleri İstanbul&#39;un iki yakasındaki yedi salonda 9-19 Nisan&#39;da dünya sinemasından örneklerle buluşturan festivalde kısa ve uzun metrajlı toplam 39 film yarıştı.Festival kapsamında David Mackenzie başkanlığındaki Altın Lale Yarışması jürisi, Damien Hauser&#39;in yönettiği &#34;Prenses Mumbi&#34; filmini, festivalin büyük ödülü olan Altın Lale&#39;ye değer gördü.Yarışmada Jüri Özel Ödülü Bi Gan&#39;ın yönettiği &#34;Diriliş&#34; filmine, En İyi Yönetmen Ödülü &#34;Yaz Kampı&#34; filmiyle Lise Akoka ve Romane Gueret&#39;ye verildi.En İyi Senaryo Ödülü&#39;nü &#34;Rose&#34; filmiyle Markus Schleinzer ve Alexander Brom alırken, En İyi Kadın Oyuncu Ödülü&#39;nü &#34;Karanlıkta Islık Çalanlar&#34; filmindeki rolüyle İnci Sefa Cingöz, En İyi Erkek Oyuncu Ödülü&#39;nü ise &#34;Ölü Köpekler Isırmaz&#34; ile Kemal Burak Alper kazandı. Jüri, György Palfi&#39;nin &#34;Tavuk&#34; filmini ise mansiyon ödülüne layık gördü.Kısa Film Yarışması&#39;nda Dalya Keleş&#39;in &#34;Yerçekimi&#34; filminin En İyi Kısa Film seçildiği yarışmada, Berna Sitera Değirmen&#39;in &#34;Aşk ve Diğerleri&#34; filmi mansiyon ödülüne değer bulundu.Yeni Bakışlar bölümünde, Seyfi Teoman En İyi Film Ödülü&#39;nü Morteza Atabaki&#39;nin yönettiği &#34;32 Metre&#34; filmi kazanırken, Atabaki aynı filmle En İyi Kurgu Ödülü&#39;nün de sahibi oldu.&#34;En Güzel Cenaze Şarkıları&#34; filmiyle Ziya Demirel ve Yusuf Tan Demirel En İyi Senaryo, Esra Dermancıoğlu En İyi Kadın Oyuncu, Çağdaş Ekin Şişman En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ve Özer Keçeci En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödüllerine layık görüldü.&#34;İsimsiz Eserler Mezarlığı&#34; filmiyle Elif Öner En İyi Sanat Yönetimi, Efe Demiral ise En İyi Müzik ödülünü alırken, &#34;Keçi501&#34; filmiyle Reşat Okan Candemir En İyi Görüntü Yönetmeni, &#34;Annem Hakkında&#34; filmiyle Burak Dakak ise En İyi Erkek Oyuncu seçildi.- FIPRESCI Ödülü &#34;Rose of Nevada&#34; filmine verildiJürinin değerlendirmelerinde FIPRESCI Ödülü Mark Jenkin&#39;in &#34;Rose of Nevada&#34; filmine, Film-Yön En İyi Yönetmen Ödülü Osman Sınav anısına &#34;Bağlar, Kökler ve Tutkular&#34; filmiyle Sunay Terzioğlu&#39;na, SİYAD En İyi Film Ödülü Melik Kuru&#39;nun &#34;İsimsiz Eserler Mezarlığı&#34; filmine ve BSB En İyi Belgesel Ödülü Volkan Üce&#39;nin &#34;2m2&#34; filmine verildi.Ödül töreninde sahneye gelen yarışma jürileri ve ödül alanlar, festivale ilişkin duygu ve düşüncelerini ifade etti.Öte yandan festival kapsamında düzenlenen Köprüde Buluşmalar&#39;ın 21. yılında, 31 ülkeden sinema profesyonelleri Pera Müzesi&#39;nde bir araya gelerek seçilen projelere ödüllerini takdim etti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 20 Apr 2026 08:03:58 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çağdaş dansa dört farklı vizyon; Momentum]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/cagdas-dansa-dort-farkli-vizyon-momentum-2109/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/cagdas-dansa-dort-farkli-vizyon-momentum-2109/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_AB80B6-EC0EFD-38EE3A-44D02C-42C34C-191134.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ebru Cansız'ın koreografisi ve Camille Saint-Saëns'in müziği ile "Unison"; Deniz Özaydın'ın koreografisi ve Antonín Dvořák'ın müziği ile "Interwoven"; Çiğdem Erkaya Öztürk'ün koreografisi ve Antonio Vivaldi ile Johann Sebastian Bach'ın müzikleri ile "Kurgu"; Alper Marangoz'un koreografisi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_AB80B6-EC0EFD-38EE3A-44D02C-42C34C-191134.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ebru Cansız'ın koreografisi ve Camille Saint-Saëns'in müziği ile "Unison"; Deniz Özaydın'ın koreografisi ve Antonín Dvořák'ın müziği ile "Interwoven"; Çiğdem Erkaya Öztürk'ün koreografisi ve Antonio Vivaldi ile Johann Sebastian Bach'ın müzikleri ile "Kurgu"; Alper Marangoz'un koreografisi ve Ulvi Cemal Erkin'in müziği ile &#34;Köçekçe: Bir Rapsodi&#34; ile prömiyer yapan bu özel program, dört farklı koreografın, çağdaş dansa dair özgün bakışlarını bir araya getiriyor. Eserlerin kostüm tasarımları Gizem Betil, ışık tasarımları Bersan Baş imzalı.4 FARKLI VİZYON SAHNEDE;&nbsp;Bireylerin ortak bir ritimde buluştuğu ve birlikte hareket etmenin gücünü merkeze alan "Unison"da, dayanışma, uyum ve kolektif bilinç ön plandadır. Dansçılar zaman zaman tek bir nefes gibi birlikte hareket ederken, zaman zaman da kendi bireysel varlıkları ile ortak bir akış yaratır. "Unison" yani aynı anda, birlikte hareket etme hali, eserin görsel ve düşünsel merkezini oluşturur. Farklı bedenlerin ve hikâyelerin bir araya gelerek ortak bir dil kurduğu eser, bireyselliği koruyarak birlikte olmanın yarattığı dengeyi ve gücü görünür kılar.Yaşamın akışında uyum, zorlayarak oluşan bir düzen değil, sezilerin de yön verdiği bir denge arayışıdır. Her ilişki karşısındakinin varlığı ve katılımıyla anlam kazanır. Hiçbir varlık tümüyle yok olmaz; dönüşür, başkalaşır. Bu süreç, diğer yaşamlarla bütünleşerek yeni dengeler oluşturan bir arayış ve devinimdir. "Interwoven", bu yaklaşımın sahnedeki yansımasıdır.Hayal ve bilinç arasında bir yolculuğun hikayesi olan, fantastik bir anlatım aracılığıyla insan ruhunun derinliklerine inmeyi hedefleyen "Kurgu"da, hem görsel hem de duygusal bir yolculuk sunulurken, bilinç dışı bir dünyada farkındalık yaratan, zamanın yavaşladığı; gerçek, hayal ve masalların var olduğu bir dünyaya kapı açılır.Geleneksel Köçek ritimlerinden beslenen çağdaş bir sahne çalışması olan,&nbsp; "Köçekçe: Bir Rapsodi"de, çok katmanlı müzikal doku ile beden arasındaki ilişki, sürekli dönüşen bir akış yaratır. Eserde her hareket, geleneğin bugün nasıl nefes aldığını yansıtırken; zaman zaman kesişen, çatışan ve uyumlanan bedenler, kolektif varoluşun coşkusunu sahneye taşır.Momentum, 19 - 24 - 27 Nisan 2026 tarihlerinde de sahnelenmeye devam edecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 19 Apr 2026 10:47:12 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Denizlerin lanetli efsanesi sahneye taşınıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/denizlerin-lanetli-efsanesi-sahneye-tasiniyor-7061/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/denizlerin-lanetli-efsanesi-sahneye-tasiniyor-7061/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1C7FD5-6EA631-92CA14-D22E0F-C7334F-9F8C17.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Opera repertuvarının en etkileyici eserlerinden biri olan "Uçan Hollandalı", Wagner'in müzikal dilinin şekillenmeye başladığı dönemi temsil ederken, leitmotif (ana tema) kullanımının güçlü örneklerini de barındırıyor. Bestecinin dramatik anlatımı müzikle bütünleştiren yaklaşımı,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1C7FD5-6EA631-92CA14-D22E0F-C7334F-9F8C17.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Opera repertuvarının en etkileyici eserlerinden biri olan "Uçan Hollandalı", Wagner'in müzikal dilinin şekillenmeye başladığı dönemi temsil ederken, leitmotif (ana tema) kullanımının güçlü örneklerini de barındırıyor. Bestecinin dramatik anlatımı müzikle bütünleştiren yaklaşımı, bu eserde kendini belirgin biçimde gösteriyor. Sebastian Welker'in rejisi, eserin karanlık atmosferini çağdaş bir sahne diliyle yeniden yorumlarken, izleyiciyi zamansız bir hikâyenin içine çekiyor. Görsel tasarım, ışık kullanımı ve sahne estetiği, müziğin dramatik gücünü tamamlayan önemli unsurlar arasında yer alıyor.Tutkunun, kaderin ve kurtuluşun iç içe geçtiği bu güçlü eser, hem müzikal hem de dramatik açıdan izleyicisine unutulmaz bir gece vaat ediyor&hellip;Fırtınalı denizlerde geçen hikâyede, bir zamanlar Tanrı'ya meydan okuduğu için lanetlenmiş , doğaüstü bir Hollandalı, sonsuza dek denizlerde dolaşmaya mahkûm edilmiştir. Ona yalnızca yedi yılda bir karaya çıkma izni verilir ve bu kısa sürede, kendisine sonsuza dek sadık kalacak bir kadının aşkını bulabilirse lanetten kurtulabilecektir. Bu umutsuz arayış sırasında yolu, Norveçli denizci Daland ve onun kızı Senta ile kesişir. Senta, Hollandalı'nın efsanesini yıllardır tutkuyla dinlemiş, onun trajedisine derin bir bağ kurmuştur. Onunla karşılaştığında, bu hikâyenin bir parçası olmayı ve onu kurtarmayı adeta kaderi olarak benimser. Dünyevi bir aşk ile lanetlenmiş bir ruhu kurtarma ideali arasında kalan Senta'nın kararı, hem kendi kaderini hem de Hollandalı'nın yazgısını belirleyecektir.İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası'nı İbrahim Yazıcı'nın yöneteceği eserin dekor tasarımı Efter Tunç, kostüm tasarımı Serdar Başbuğ, ışık tasarımı Yakup Çartık, koreografisi Emre Karaca imzalı. İDOB Koro Şefi ise Paolo Villa. Temsillerde; "Der Holländer" rolünde; Alper Göçeri / Murat Güney; "Senta" rolünde Mine Kurtoğlu / Evren Ekşi; "Daland" rolünde Tuncay Kurtoğlu /Göktuğ Alpaşar, "Erik" rolünde Efe Kışlalı / Hüseyin Likos, "Mary" rolünde Aylin Ateş / Deniz Likos, "Der Steuermann" rolünde Yoel Keşap / Efe Doğrukul sahnede olacak.Eser, 23 -&nbsp; 25 - 29 Nisan ve 2 Mayıs 2026 tarihlerinde AKM Opera Sahnesi'nde sahnelenecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 14 Apr 2026 09:17:04 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bursa'da "Bernarda" oyunu sahnelendi]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/bursada-bernarda-oyunu-sahnelendi-3638/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/bursada-bernarda-oyunu-sahnelendi-3638/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_AAE293-6CE860-A83C1A-FAA0C6-437DD8-0B3DDC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bursa Devlet Tiyatrosu Ahmet Vefik Paşa Sahnesi&#39;nde, Federico Garcia Lorca tarafından kaleme alınan oyunu Sibel Erdenk yönetti.Oyunda Başak Atalay Poyraz, Cemre Buse Akkaya, Burçin Yel, Beyza Topuz, Simge Uzun Ocak, Elmira Tuana Akçay, Ersen Ocak, Elif Arman, Şendal Yıldız, Doğu Kaan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_AAE293-6CE860-A83C1A-FAA0C6-437DD8-0B3DDC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bursa Devlet Tiyatrosu Ahmet Vefik Paşa Sahnesi&#39;nde, Federico Garcia Lorca tarafından kaleme alınan oyunu Sibel Erdenk yönetti.Oyunda Başak Atalay Poyraz, Cemre Buse Akkaya, Burçin Yel, Beyza Topuz, Simge Uzun Ocak, Elmira Tuana Akçay, Ersen Ocak, Elif Arman, Şendal Yıldız, Doğu Kaan Daldı, Hacı Yusuf Alkan ve Efe Can Varol gibi oyuncular karakter rollerini üstlendi.Gecenin sonunda oyuncu kadrosu ve yönetmen, Bursalı sanatseverler tarafından alkışlandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 11 Apr 2026 10:07:02 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çağdaş dansa dört farklı vizyon; Momentum]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/cagdas-dansa-dort-farkli-vizyon-momentum-6571/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/cagdas-dansa-dort-farkli-vizyon-momentum-6571/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_88926A-7E6FAD-777B49-8DC004-92A131-0BFB62.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Deniz Özaydın'ın koreografisi ve Antonín Dvořák'ın müziği ile "Interwoven"; Ebru Cansız'ın koreografisi ve Camille Saint-Saëns'in müziği ile "Unison"; Çiğdem Erkaya Öztürk'ün koreografisi ve Antonio Vivaldi ile Johann Sebastian Bach'ın müzikleri ile "Kurgu"; Alper Marangoz'un koreografisi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_88926A-7E6FAD-777B49-8DC004-92A131-0BFB62.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Deniz Özaydın'ın koreografisi ve Antonín Dvořák'ın müziği ile "Interwoven"; Ebru Cansız'ın koreografisi ve Camille Saint-Saëns'in müziği ile "Unison"; Çiğdem Erkaya Öztürk'ün koreografisi ve Antonio Vivaldi ile Johann Sebastian Bach'ın müzikleri ile "Kurgu"; Alper Marangoz'un koreografisi ve Ulvi Cemal Erkin'in müziği ile &#34;Köçekçe: Bir Rapsodi&#34; ile prömiyer yapacak bu özel program, dört farklı koreografın, çağdaş dansa dair özgün bakışlarını bir araya getiriyor. Eserlerin kostüm tasarımları Gizem Betil, ışık tasarımları Bersan Baş imzalı.4 FARKLI VİZYON SAHNEDEYaşamın akışında uyum, zorlayarak oluşan bir düzen değil, sezilerin de yön verdiği bir denge arayışıdır. Her ilişki karşısındakinin varlığı ve katılımıyla anlam kazanır. Hiçbir varlık tümüyle yok olmaz; dönüşür, başkalaşır. Bu süreç, diğer yaşamlarla bütünleşerek yeni dengeler oluşturan bir arayış ve devinimdir. "Interwoven", bu yaklaşımın sahnedeki yansımasıdır.Hayal ve bilinç arasında bir yolculuğun hikayesi olan, fantastik bir anlatım aracılığıyla insan ruhunun derinliklerine inmeyi hedefleyen "Kurgu"da, hem görsel hem de duygusal bir yolculuk sunulurken, bilinç dışı bir dünyada farkındalık yaratan, zamanın yavaşladığı; gerçek, hayal ve masalların var olduğu bir dünyaya kapı açılır.Geleneksel Köçek ritimlerinden beslenen çağdaş bir sahne çalışması olan,&nbsp; "Köçekçe: Bir Rapsodi"de, çok katmanlı müzikal doku ile beden arasındaki ilişki, sürekli dönüşen bir akış yaratır. Eserde her hareket, geleneğin bugün nasıl nefes aldığını yansıtırken; zaman zaman kesişen, çatışan ve uyumlanan bedenler, kolektif varoluşun coşkusunu sahneye taşır.Bireylerin ortak bir ritimde buluştuğu ve birlikte hareket etmenin gücünü merkeze alan "Unison"da, dayanışma, uyum ve kolektif bilinç ön plandadır. Dansçılar zaman zaman tek bir nefes gibi birlikte hareket ederken, zaman zaman da kendi bireysel varlıkları ile ortak bir akış yaratır. "Unison" yani aynı anda, birlikte hareket etme hali, eserin görsel ve düşünsel merkezini oluşturur. Farklı bedenlerin ve hikâyelerin bir araya gelerek ortak bir dil kurduğu eser, bireyselliği koruyarak birlikte olmanın yarattığı dengeyi ve gücü görünür kılar.Momentum, 19 - 24 - 27 Nisan 2026 tarihlerinde de sahnelenmeye devam edecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 10 Apr 2026 10:35:59 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İstanbul Devlet Tiyatrosu Bursa Festivali'nde]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/istanbul-devlet-tiyatrosu-bursa-festivalinde-9511/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/istanbul-devlet-tiyatrosu-bursa-festivalinde-9511/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_329E3D-85B5D5-08571B-A81B41-4A665A-FE28E7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çeksanat Görükle Kültür Merkezi'nde sahnelenecek olan oyunlarımız, hem görsel dilleri hem de derinlikli hikâyeleriyle festivalin en çok konuşulan yapımları olmaya aday.Masalsı Bir Görsel Şölen: &#34;Park&#34;Candan Seda Balaban ve Özge Midilli'nin kaleminden çıkan, yönetmenliğini&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_329E3D-85B5D5-08571B-A81B41-4A665A-FE28E7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çeksanat Görükle Kültür Merkezi'nde sahnelenecek olan oyunlarımız, hem görsel dilleri hem de derinlikli hikâyeleriyle festivalin en çok konuşulan yapımları olmaya aday.Masalsı Bir Görsel Şölen: &#34;Park&#34;Candan Seda Balaban ve Özge Midilli'nin kaleminden çıkan, yönetmenliğini yine Candan Seda Balaban'ın üstlendiği &#34;Park&#34;, kelimelerin sustuğu, duyguların maskeler ve hareketlerle konuştuğu eşsiz bir seyir deneyimi sunuyor. Bir parkın bankında kesişen hayatları, aile bağlarını ve zamanın akışını masalsı bir dille anlatan oyun; izleyiciyi gerçeklikten koparıp hayal gücünün sınırlarına taşıyor.&#34;Park, sadece bir oyun değil; her anı titizlikle işlenmiş bir tablo gibi izleyicinin ruhuna dokunan, sessizliğin gücünü en saf haliyle sahnede devleştiren büyüleyici bir atmosfer.&#34;Sahnede Devleşenler: Deniz Arna, Handan Ölçener, İsmail Nadir Bilgili, Can Emrah Yaman, İrem Alnıaçık ve Özge Özdemir. Yaratıcı ve Teknik Güç: Nur Sinem Mete (Dekor), Dilek Kaplan (Kostüm), Önder Ay (Işık), Emrah Can Yaylı (Müzik), Özge Midilli (Koreografi) ve maskelerin ardındaki sihirli el Candan Seda Balaban. Ceren Narinoğlu (Yön. Yard.), Adem Yıldırım ve Özen Çağla Akın (Asistanlar). Sahne arkasında; Emre Kaynak, Merve Akgül, Oğuzhan Çelik, Serkan Yıldız, Taner Şavşat, Öznur Turan ve Erkan Akarslan.Hüzün ve Kahkahanın İç İçe Geçtiği Bir TrajikomediModern tiyatronun dâhilerinden Matei Visniec'in yazdığı, Ahmet Güngören'in çevirdiği ve Gökhan Kocaoğlu'nun rejisiyle hayat bulan bu kült yapım, eski üç palyaço dostun hüzünlü ve bir o kadar da komik &#34;hayatta kalma&#34; mücadelesini konu alıyor. Rekabetin, dostluğun ve yaşlanmanın getirdiği o buruk ama kahkahası bol hikâye, ustalara yakışır bir performansla sahneleniyor.&#34;Oyunculuğun zirve yaptığı bu yapım, palyaçoların renkli dünyasının ardındaki hüzünlü gerçekliği tokat gibi çarpan, her saniyesi yüksek gerilim ve mizahla örülü bir başyapıt.&#34;Sahnede Devleşenler: Tolga Tekin (Niccolo), Cüneyt Mete (Filippo) ve Turan Günay (Peppino). Yaratıcı ve Teknik Güç: Şirin Dağtekin Yenen (Dekor), Burcu Melek Bozan (Kostüm), Akın Yılmaz (Işık), Efe Ünal (Müzik) ve İzmir Tenim (Koreografi). Turan Günay (Yön. Yard.), Ozan Berk Ekinciel ve Gamze Cankara (Asistanlar). Teknik ekipte; Neslihan Eman, Ersin Sönmez, Seda Yılmaz, Yusuf Şahin, Yoldaş Boztepe, Serkan Dürser, Nuri Sezer ve Zeynep Bolkısık Bağ.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 09 Apr 2026 09:52:44 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Devlet Tiyatroları'nda bahar coşkusu!]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/devlet-tiyatrolarinda-bahar-coskusu-2971/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/devlet-tiyatrolarinda-bahar-coskusu-2971/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_39CCCD-A9BA54-EAAB59-663CB1-4E1586-A5E955.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />7-11 Nisan haftası, tiyatroseverleri nostaljiden çevreci masallara, hüzünlü kahkahalardan çocuksu heyecanlara uzanan bir serüvene davet ediyor.Ankara'da Müzikli Bir Şölen: &#34;Rumuz Goncagül&#34;Türk tiyatrosunun en sevilen klasiklerinden biri olan &#34;Rumuz Goncagül&#34;, Ankara sahnelerinde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_39CCCD-A9BA54-EAAB59-663CB1-4E1586-A5E955.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />7-11 Nisan haftası, tiyatroseverleri nostaljiden çevreci masallara, hüzünlü kahkahalardan çocuksu heyecanlara uzanan bir serüvene davet ediyor.Ankara'da Müzikli Bir Şölen: &#34;Rumuz Goncagül&#34;Türk tiyatrosunun en sevilen klasiklerinden biri olan &#34;Rumuz Goncagül&#34;, Ankara sahnelerinde nostalji rüzgârları estirmeye devam ediyor. Timur Selçuk'un unutulmaz müzikleriyle hayat bulan bu trajikomik öykü; 7, 8, 10 ve 11 Nisan tarihlerinde saat 20:00'de Başkentli sanatseverlerle buluşuyor. Yoğun ilgi gören yapım, 11 Nisan Cumartesi günü saat 15:00'te gerçekleşecek matine gösterimiyle de izleyicisine bir kez daha merhaba diyor.Geleceğin Sanatseverlerine: &#34;Çöp Canavarı&#34;Çocuklara çevre bilincini eğlendirerek aşılayan &#34;Çöp Canavarı&#34; oyunu, Ankara'da minik izleyicilerini bekliyor. Okul saatlerine uygun olarak kurgulanan bu keyifli ve öğretici macera, 7, 8, 9 ve 10 Nisan tarihlerinde her sabah saat 11:30'da sahne alarak çocukların hayal dünyasını zenginleştiriyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 07 Apr 2026 09:12:12 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yalçın Küçük hayatını kaybetti]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/yalcin-kucuk-hayatini-kaybetti-2524/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/yalcin-kucuk-hayatini-kaybetti-2524/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6BFB94-7CF9C8-E583C3-5CCFB9-BD95D2-A3F034.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Araştırmacı, yazar Prof. Dr. Yalçın Küçük, bir süredir mücadele ettiği sağlık sorunları nedeniyle 87 yaşında hayatını kaybetti.Küçük&#39;ün bir süredir sağlık sorunları nedeniyle tedavi gördüğü öğrenildi.Yalçın Küçük kimdir?Yalçın Küçük 1938 yılında İskenderun&#39;da&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6BFB94-7CF9C8-E583C3-5CCFB9-BD95D2-A3F034.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Araştırmacı, yazar Prof. Dr. Yalçın Küçük, bir süredir mücadele ettiği sağlık sorunları nedeniyle 87 yaşında hayatını kaybetti.Küçük&#39;ün bir süredir sağlık sorunları nedeniyle tedavi gördüğü öğrenildi.Yalçın Küçük kimdir?Yalçın Küçük 1938 yılında İskenderun&#39;da doğdu. Prof. Dr. Yalçın Küçük, İskenderun&#39;a Halep&#39;ten gelip yerleşmiş bir ailenin çocuğudur. Baba tarafından Türkmen, anne tarafından ise Kafkasyalı bir aileye mensuptur.Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi&#39;ndeki öğrencilik hayatı boyunca, Fikir Kulüpleri Federasyonu, ardından Sosyalist Fikir Kulüpleri Federasyonu, Dev-Genç ve Türkiye Halk Kurtuluş Partisi olan Fikir Kulübü Başkanlığı&#39;nı yaptı. Siyasal Bilgiler Fakültesi&#39;ni 1960 senesinde birincilikle bitiren Küçük, 27 Mayıs ihtilalinde, büyük öğrenci eylemlerinin başında yer aldı.60 ihtilalinden sonra Devlet Planlama Teşkilatı&#39;na girdi. Burada bir süre çalıştıktan sonra ABD&#39;ye giderek Yale&#39;de lisans eğitimi aldı. 1966&#39;da ODTÜ&#39;de çalışmaya başladı. 1968-70 yılları arasında Sovyetoloji araştırmalarını kitaplaştırdı. Bu kitaptan dolayı sekiz yıla mahkum edildi. 1970&#39;lerde, İşçi Partisi&#39;nin ikinci kez kuruluşu için çalışmalara katıldı.1973 yılı sonlarında askere alındı. Kıbrıs Barış Harekatı&#39;na katıldı. 12 Eylül 1980&#39;den sonra ise 1402&#39;liklerden biri olarak üniversiteden uzaklaştırıldı.1983&#39;te Sultanahmet Cezaevi&#39;ne girdi. 1993&#39;te Süleyman Demirel&#39;in Cumhurbaşkanı olmasını öne sürerek Paris&#39;e gitti. Çeşitli sol dergiler çıkarttı.Türkiye&#39;ye 1998&#39;de döndü ve iki yıl hapis cezasına çarptırıldı. 2000&#39;de tahliye oldu. Son dönemde özellikle Sabetayistler&#39;le ilgili yaptığı çalışmalarla adından sözettirdi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 06 Apr 2026 15:37:46 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Semiha Berksoy'un sanatına akademik bir bakış]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/semiha-berksoyun-sanatina-akademik-bir-bakis-1025/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/semiha-berksoyun-sanatina-akademik-bir-bakis-1025/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F57BE7-C5CBDF-C987FF-826591-B5A449-51011A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Modern, Semiha Berksoy'un "Tüm Renklerin Aryası" sergisi çerçevesinde, sanatseverleri akademik bir keşfe davet ediyor. 9 Nisan 2026 Perşembe günü saat 18.00'de gerçekleşecek olan &#34;Tuvalde Özne ve Benlik: Semiha Berksoy'un Resimlerinde Kendilik Temsili ve İnşası&#34; başlıklı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F57BE7-C5CBDF-C987FF-826591-B5A449-51011A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Modern, Semiha Berksoy'un "Tüm Renklerin Aryası" sergisi çerçevesinde, sanatseverleri akademik bir keşfe davet ediyor. 9 Nisan 2026 Perşembe günü saat 18.00'de gerçekleşecek olan &#34;Tuvalde Özne ve Benlik: Semiha Berksoy'un Resimlerinde Kendilik Temsili ve İnşası&#34; başlıklı söyleşide, sanat tarihçisi Prof. Dr. Esra Aliçavuşoğlu konuk edilecek.İstanbul Modern Şef Küratörü Öykü Özsoy Sağnak ve Küratör Deniz Pehlivaner'in moderatörlüğündeki söyleşi, Berksoy'un resimlerine sanat tarihsel bir perspektiften yaklaşarak sanatçının tuvalinde ortaya çıkan figürleri özne, benlik ve temsil ilişkileri çerçevesinde ele alıyor.Opera sahnesindeki dramatik varlığıyla tanınan Berksoy'un resimleri, otoportre ile performans, kamusal kimlik ile kişisel bellek arasında kurulan çok katmanlı bir özne inşasına işaret ediyor. Etkinlik, sanatçının resimlerinde temsil ve inşa arasındaki bu ikili yapıya odaklanarak Berksoy'un pratiğine yeni bir bakış açısı sunmayı amaçlıyor.Esra Aliçavuşoğlu kimdir?Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi olan Prof. Dr. Esra Aliçavuşoğlu, lisans ve lisansüstü eğitimlerini İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü'nde tamamladı. London Central Saint Martins'de küratöryel çalışmalar eğitimi alan Aliçavuşoğlu, 2016 ve 2022 yıllarında TÜBİTAK bursuyla New York'ta (Pratt Institute) çağdaş sanat müzeleri üzerine araştırmalar yürüttü. AICA üyesi olan yazarın, pek çok makale, eleştiri yazısı ve monografisi bulunmaktadır. Ali Artun ile Bauhaus: Modernleşmenin Tasarımı kitabının, Ayşe Köksal ile Türkiye'de Sanatın Tarihi dizisinin editörlüğünü üstlenen Aliçavuşoğlu, aynı zamanda İstanbul Modern Koleksiyon Danışma Kurulu ve Uluslararası Mardin Bienali danışma kadrosunda yer almaktadır.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 03 Apr 2026 10:00:43 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bellek, Vicdan ve Sevda Rüzgârı İstanbul'u sarıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/bellek-vicdan-ve-sevda-ruzgari-istanbulu-sariyor-38/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/bellek-vicdan-ve-sevda-ruzgari-istanbulu-sariyor-38/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0CD947-49AB24-D3123D-9760F2-D03900-8198AB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mecidiyeköy'de Felsefi Bir Sorgulama ve İnsancıl Bir YolculukMecidiyeköy Büyük Sahne'de bu hafta perde açan Juan Mayorga'nın sarsıcı eseri &#34;Ebedi Barış&#34;, izleyiciyi alışılagelmedik bir dünya üzerinden etik ve sadakat sınavına sokuyor. Hemen yan tarafta, Mecidiyeköy Stüdyo&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0CD947-49AB24-D3123D-9760F2-D03900-8198AB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mecidiyeköy'de Felsefi Bir Sorgulama ve İnsancıl Bir YolculukMecidiyeköy Büyük Sahne'de bu hafta perde açan Juan Mayorga'nın sarsıcı eseri &#34;Ebedi Barış&#34;, izleyiciyi alışılagelmedik bir dünya üzerinden etik ve sadakat sınavına sokuyor. Hemen yan tarafta, Mecidiyeköy Stüdyo Sahne'de ise demansla eksilen kelimelerin yerine sevgiyi koyan duygusal bir baba-oğul hikâyesi, &#34;Babamın Kelimeleriyle&#34; ile yüreklere dokunuyor. Hatıralar tamamen yitirilmeden önce verilen bu sıcacık mücadele, iletişimin gücünü yeniden hatırlatıyor.Küçükçekmece'de Müzikli Bir Klasik: &#34;Rumuz Goncagül&#34;Türk tiyatrosunun mihenk taşlarından Oktay Arayıcı'nın kaleme aldığı ve Timur Selçuk'un unutulmaz müzikleriyle hayat bulan &#34;Rumuz Goncagül&#34;, bu hafta Küçükçekmece Cennet Kültür Sanat Merkezi (CKSM) sahnesinde şenleniyor. 70'li yılların sonunda değişen sosyal yapının ortasında çaresizliğine çözüm arayan kadınların hikâyesini müzikli bir orta oyunu diliyle anlatan eser, izleyiciyi hem güldürecek hem de düşündürecek nostaljik bir şölen sunuyor.Pazar Gününe Özel Masalsı Bir Durak: &#34;Park&#34;Haftayı kapatırken minik sanatseverlerimizi de unutmuyoruz. Sadece Pazar günü Mecidiyeköy Büyük Sahne'de sahnelenecek olan &#34;Park&#34; adlı çocuk oyunumuz, sözsüz ve maskeli diliyle çocukları hayal gücünün zirvesine çıkaracak.İstanbul Devlet Tiyatrosu'nun bu zengin programı, belleğin derinliklerinden sevdanın türkülerine uzanan bir yolculuk vaat ederken, tüm sanatseverleri bu eşsiz buluşmanın bir parçası olmaya davet ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 01 Apr 2026 16:34:25 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanat yolculuğunda 50 yıl "Suat Arıkan" Konseri]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/sanat-yolculugunda-50-yil-suat-arikan-konseri-6890/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/sanat-yolculugunda-50-yil-suat-arikan-konseri-6890/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6A06B6-36EFB1-BB1BA2-0BF7A6-608387-BF0FA3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Suat Arıkan, sanatı yalnızca estetik bir uğraş olarak değil; psikolojik, sosyolojik ve ekonomik boyutları olan uzun soluklu bir yaşam pratiği olarak ele almaktadır. Yarım asrı aşan üretim sürecinde pek çok zorlukla karşılaşan sanatçı; toplumsal önyargılar, sanatın meslek olarak&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6A06B6-36EFB1-BB1BA2-0BF7A6-608387-BF0FA3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Suat Arıkan, sanatı yalnızca estetik bir uğraş olarak değil; psikolojik, sosyolojik ve ekonomik boyutları olan uzun soluklu bir yaşam pratiği olarak ele almaktadır. Yarım asrı aşan üretim sürecinde pek çok zorlukla karşılaşan sanatçı; toplumsal önyargılar, sanatın meslek olarak yeterince kabul görmemesi, rekabet ve gruplaşmalar gibi unsurlarla şekillenen bir sosyolojik zeminde üretimini sürdürmüştür.Bu üretim sürecinin 50. yılında, Atatürk Kültür Merkezi – Tiyatro Sahnesi'nde gerçekleşen konserde, Suat Arıkan'ın yanısıra, İDOB solistleri; soprano Ceren Aydın, mezzosoprano Aylin Ateş, tenor Caner Akın, tenor Mert Süngü, bariton Caner Akgün sahnedeydiler. İstanbul Devlet Opera ve Balesİ Oda Orkestrası, klavsende Paolo Villa, piyanoda ise Olena Şenol solistlere eşlik etti.Konser programında G. Giordani, G. F. Handel, A. Caldara, A.Vivaldi, C. W. Gluck, G. Puccini, W.A. Mozart, G. Rossini, G.Bizet, G.Donizetti, J.Offenbach, G.Verdi, M.Leigh gibi değerli bestecilerden eserler seslendirildi.&nbsp;Suat Arıkan, sanat yolculuğunun 50. yılında, 2 Nisan'a kadar AKM Sanat Galerisi'nde süren sergisiyle; özgün üslubu ve istikrarlı üretiminin oluşturduğu birikimi sanatseverlerle paylaşmaya devam ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 31 Mar 2026 08:22:26 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bir Anadolu hikâyesi dünya sahnesine çıkıyor:]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/bir-anadolu-hikayesi-dunya-sahnesine-cikiyor-edusa-6052/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/bir-anadolu-hikayesi-dunya-sahnesine-cikiyor-edusa-6052/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1EF20D-63BF56-13D55A-8DEFEC-5F60B6-5D1806.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Anadolu, tarih boyunca Hititler, Frigler, Urartular ve İyonlar gibi güçlü uygarlıklara ev sahipliği yapmış ve zengin bir kültürel miras biriktirmiştir. Lidya Krallığı, M.Ö. 6. yüzyılda ekonomik gücü ve siyasal etkisiyle öne çıkmış; başkenti Sard (bugünkü Manisa'nın Salihli&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1EF20D-63BF56-13D55A-8DEFEC-5F60B6-5D1806.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Anadolu, tarih boyunca Hititler, Frigler, Urartular ve İyonlar gibi güçlü uygarlıklara ev sahipliği yapmış ve zengin bir kültürel miras biriktirmiştir. Lidya Krallığı, M.Ö. 6. yüzyılda ekonomik gücü ve siyasal etkisiyle öne çıkmış; başkenti Sard (bugünkü Manisa'nın Salihli ilçesi), ticaret yollarının kesiştiği, canlı ve zengin bir kent olarak dikkat çekmiştir. Krallığın doğu sınırı, dönemin önemli doğal ve siyasal sınırı olan Kızılırmak Nehri'ne kadar uzanıyordu.Opera eseri sahnelenecek olan&nbsp; ilk Türk kadın besteci Güldiyar Tanrıdağlı'nın bestelediği ve Prof.Dr. İskender Pala'nın librettosunu kaleme aldığı Edusa, tarih boyunca medeniyetlerin kesişme noktası olmuş olan bu coğrafyada, Lidya'nın zenginliği, siyasi gerilimleri ve insan hikâyeleriyle örülü dünyasında hayat bulmaktadır. Eser süresince geçen olaylar, yalnızca bir dönemin değil, Anadolu'nun binlerce yıllık hafızasının sahneye taşınan yankısı olarak işlenmiştir.Edusa operasında bir toplumun gerçek gücünün toprak ya da maddi zenginlikten değil, kuşaktan kuşağa aktarılan kültüründen doğduğunu vurgulanır. Tarih boyunca altın, para ve iktidar el değiştirmiş; imparatorluklar yıkılmış, sınırlar değişmiştir. Ancak kültürünü koruyan toplumlar varlıklarını sürdürmeyi başarmıştır. Kalıcı adalet ise yalnızca güç sahiplerinin iradesine değil; kültürel değerler, etik anlayış ve toplumsal hafızaya dayanır. Edusa'da anlatılan hikâye de bu gerçeği geçmişten bugüne hatırlatan güçlü bir anlatıdır.Gilgameş ile opera sahnelerinde yenilikçi yaklaşımıyla öne çıkan rejisör Caner Akın, yeni bir dünya prömiyeriyle izleyici karşısına çıkıyor. Geleneksel opera anlatısını çağdaş ve deneysel sahneleme olanaklarıyla buluşturan Akın, bu prodüksiyonunda da alışılmış sınırların ötesine geçen bir sahne dili ve güçlü bir görsel evren sunuyor. Bu yeni yapım, sezonun dikkat çeken ve merak uyandıran prodüksiyonları arasında yer alıyor.İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrasını İbrahim Yazıcı'nın yöneteceği eserin dekor ve görsel tasarımı Efter Tunç'a, kostüm tasarımı Olcay Engin Kaymaz'a, ışık tasarımı Cem Yılmazer'e, video tasarımı Aisha Hajiyeva'ya, koreografisi&nbsp; Berk Sarıbay'a ait. İDOB korosununun şefi ise Anıl Aydın.Temsillerde; Edusa rolünde Gülbin Günay, Evren Işık Yasemin; Halludas rolünde Mert Süngü, Ufuk Toker; Krezüs rolünde Göktuğ Alpaşar, Gökhan Ürben; Namirek rolünde Nesrin Gönüldağ, Asude Karayavuz; Kyros rolünde Yoel Keşap, Hüseyin Likos; Solon rolünde Caner Akgün, Kevork Tavityan; Karuna rolünde Barbora Hitay, Deniz Likos; Kufu rolünde Berk Dalkılıç, Bülent Külekçi; Aryan rolünde Alper Göçeri, Murat Güney; Nakata rolünde Kenan Dağaşan, Emre Güngör; Mehte rolünde Erencan Karadi, Burak Kul; Sandanis rolünde Arda Durgut, Ufuk Karakoç; Aryenis rolünde Efe Doğrukul, Bahadır Özkoca; Soytarı rolünde Uğur Etiler, Okan Fidan; Muhafız rolünde Mehmet Tükel Acar, Talip Savranbaşı; Ulak rolünde Kılıç Aslan, Emre Parlar dönüşümlü olarak sahnede olacaklar. İDOB bale ve modern dans sanatçıları da eserin kalabalık kadrosunda yer alıyorlar.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 28 Mar 2026 02:58:28 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Aşık Veysel'in Hikâyesi İstanbul'da]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/asik-veyselin-hikayesi-istanbulda-8848/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/asik-veyselin-hikayesi-istanbulda-8848/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A2EFAA-87D05E-537DE2-B3F21C-C09617-7510F4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Karşılaştığı tüm engelleri sarsılmaz bir yaşam sevgisiyle aşan Veysel'in hikayesi; içindeki sevgi, hoşgörü ve insana duyduğu derin saygıyı sahneye taşıyor. Oyun, yalnızca bir ozanın hayatını değil, inanç ve azimle nelerin başarılabileceğini anlatan ilham verici bir mücadeleyi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A2EFAA-87D05E-537DE2-B3F21C-C09617-7510F4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Karşılaştığı tüm engelleri sarsılmaz bir yaşam sevgisiyle aşan Veysel'in hikayesi; içindeki sevgi, hoşgörü ve insana duyduğu derin saygıyı sahneye taşıyor. Oyun, yalnızca bir ozanın hayatını değil, inanç ve azimle nelerin başarılabileceğini anlatan ilham verici bir mücadeleyi gözler önüne seriyor. Vatan sevgisinin güçlü bir şekilde işlendiği yapımda, gözleri görmediği için askere gidemese de Milli Mücadele'ye katılma arzusuyla dolu olan Veysel'in Cumhuriyet ve Atatürk sevgisi derinden hissediliyor.Metni yazan ve sahnede Veysel'e hayat veren Osman Nuri Ercan ve yönetmen Alpay Ulusoy'un modern yorumuyla hayat bulan eser; her yaştan izleyiciye vazgeçmemenin anlamını hatırlatıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 27 Mar 2026 02:18:22 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İstanbul Devlet Tiyatrosundan Çocuklara 23 Nisan Armağanı]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/istanbul-devlet-tiyatrosundan-cocuklara-23-nisan-armagani-6369/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/istanbul-devlet-tiyatrosundan-cocuklara-23-nisan-armagani-6369/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9808D0-C38BC0-F87C22-611391-74491C-FDE804.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında prömiyer yapacak olan &#34;Oh Ne Âlâ Memleket&#34;, çocukları sahnenin büyüsüyle tanıştıracak.Romandan Sahneye Projesi kapsamında, çocuk edebiyatının sevilen ismi Şermin Yaşar'ın aynı adlı romanından, Cenk Türkkanı tarafından&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9808D0-C38BC0-F87C22-611391-74491C-FDE804.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında prömiyer yapacak olan &#34;Oh Ne Âlâ Memleket&#34;, çocukları sahnenin büyüsüyle tanıştıracak.Romandan Sahneye Projesi kapsamında, çocuk edebiyatının sevilen ismi Şermin Yaşar'ın aynı adlı romanından, Cenk Türkkanı tarafından oyunlaştırılan eser, paranın değerini ve hayallerin peşinden koşarken dürüst kalmanın önemini anlatıyor. Rejisör Elif Erdal, oyunu modern bir sahne diliyle kurgulayarak çocukların hikâyeye interaktif biçimde dahil olmasını sağlıyor.Her yaştan çocuğun kendinden bir parça bulabileceği oyunumuz, aileler için de keyifli bir hafta sonu etkinliği olacak ve 23 Nisan'daki prömiyerin ardından, sezon boyunca İstanbul'un farklı sahnelerinde çocuklarla buluşmaya devam edecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 26 Mar 2026 02:39:30 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yeni Yüzüklerin Efendisi filmi yolda]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/yeni-yuzuklerin-efendisi-filmi-yolda-5849/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/yeni-yuzuklerin-efendisi-filmi-yolda-5849/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_859A56-A3A47A-B80C85-77C1AD-716D96-E668FA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Stüdyo, Orta Dünya hayranlarını heyecanlandıran yeni bir işbirliğini duyurdu. Ünlü gece kuşağı sunucusu ve sıkı bir Tolkien hayranı olan Stephen Colbert, oğluyla birlikte yeni bir Yüzüklerin Efendisi (Lord of the Rings) filmi geliştiriyor.Yapılan açıklamaya göre seri, Colbert&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_859A56-A3A47A-B80C85-77C1AD-716D96-E668FA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Stüdyo, Orta Dünya hayranlarını heyecanlandıran yeni bir işbirliğini duyurdu. Ünlü gece kuşağı sunucusu ve sıkı bir Tolkien hayranı olan Stephen Colbert, oğluyla birlikte yeni bir Yüzüklerin Efendisi (Lord of the Rings) filmi geliştiriyor.Yapılan açıklamaya göre seri, Colbert ve senarist oğlu Peter McGee&#39;nin imzasını taşıyacak yeni bir filmle genişlemeye devam edecek.Duyuru videosunda ilk sözü alan Peter Jackson, 2027&#39;de vizyona girmesi planlanan, Andy Serkis imzalı The Hunt for Gollum hakkında güncel bilgiler paylaştı. Serkis&#39;in müthiş bir iş çıkardığını belirten Jackson, ardından sözü &#34;çok özel ortağım&#34; diye nitelediği Stephen Colbert&#39;a bıraktı.Kitabın &#34;unutulan&#34; bölümleri beyazperdeye taşınıyorVideo konferans yoluyla duyuruya katılan Colbert, yeni filmin isminin The Lord of the Rings: Shadows of the Past olacağını açıkladı. Yeni film, J.R.R. Tolkien&#39;in Yüzük Kardeşliği (The Fellowship of the Ring) kitabının başında yer alan ancak Jackson&#39;ın 2001&#39;de başlayan üçlemesine dahil edilmeyen bölümlere odaklanacak.Colbert, projenin çıkış noktasını şu sözlerle anlattı:Kitapların ve filmlerin benim için ne ifade ettiğini biliyorsunuz. Defalarca okuduğum ama ilk filmde işlenmeyen o 6 bölüm hep aklımdaydı. Kendi içinde bir hikaye olabileceğini ve hem kitaplara hem de Peter&#39;ın kurduğu o muazzam sinematik evrene sadık kalarak anlatılabileceğini düşündüm.Frodo&#39;nun gidişinden 14 yıl sonrasıFilmin resmi özeti, hayranları duygusal ve gizem dolu bir yolculuğun beklediğine işaret ediyor:Frodo&#39;nun gidişinden 14 yıl sonra Sam, Merry ve Pippin, eski maceralarının ilk adımlarını yeniden izlemek üzere yola çıkar. Bu esnada Sam&#39;in kızı Elanor, toprağın derinliklerine gömülmüş bir sırrı keşfeder. Elanor, Yüzük Savaşı&#39;nın daha başlamadan neden neredeyse kaybedilme noktasına geldiğinin peşine düşer.Projenin yaratıcı ekibi şekilleniyorStephen Colbert, bu projenin senaryosu üzerinde son iki yıldır oğlu Peter McGee ve Oscar ödüllü senarist Philippa Boyens&#39;la birlikte çalışıyor. Peter McGee; Star Wars: Skywalker&#39;ın Yükselişi (Star Wars: The Rise of Skywalker) ve Outer Banks gibi yapımlardaki tecrübesiyle dikkat çekerken, Boyens ise Jackson&#39;ın tüm Orta Dünya filmlerinin mutfağındaki kilit isimlerden biri.Colbert için yeni bir kariyer dönümüCBS&#39;teki meşhur programı The Late Show&#39;un mayısta sona erecek olmasıyla birlikte 61 yaşındaki Colbert, rotasını tamamen sinemaya kırmış görünüyor.&nbsp;Daha önce Hobbit serisinde küçük bir rol alan ve oyuncu kadrosuyla kısa bir Orta Dünya filmi yöneten Colbert, bu kez dev bütçeli bir yapımın mutfağında yer alarak Tolkien tutkusunu en üst seviyeye taşıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 25 Mar 2026 11:25:00 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yapımcı Erol Köse 16. kattan düşüp hayatını kaybetti]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/yapimci-erol-kose-16-kattan-dusup-hayatini-kaybetti-1609/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/yapimci-erol-kose-16-kattan-dusup-hayatini-kaybetti-1609/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_36ACFD-8FDA09-E0AB5D-8AD425-7BF504-A48960.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ünlü yapımcı Erol Köse 61 yaşında hayatını kaybetti. Sarıyer Maslak Ağaoğlu 1453 Konutları&#39;nda 16. kattan düşen Köse&#39;nin intihar ettiği ya da düştüğü incelemeler sonucu belli olacak.ARKADAŞI KONUŞTUOlay, saat 15.00 sıralarında Maslak Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_36ACFD-8FDA09-E0AB5D-8AD425-7BF504-A48960.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ünlü yapımcı Erol Köse 61 yaşında hayatını kaybetti. Sarıyer Maslak Ağaoğlu 1453 Konutları&#39;nda 16. kattan düşen Köse&#39;nin intihar ettiği ya da düştüğü incelemeler sonucu belli olacak.ARKADAŞI KONUŞTUOlay, saat 15.00 sıralarında Maslak Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 16 katlı binanın önünde bir kişinin yerde hareketsiz yattığını görenler durumu polis ve sağlık ekiplerine bildirdi.İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, yerde yatan yapımcı Erol Köse'nin hayatını kaybettiğini belirledi. Olay yerinde bulunan ve Köse'nin arkadaşı olduğu öğrenilen Mevlüt Y. (64) ile görüşen polis ekipleri, Mevlüt Y.&#39;nin, Köse ile birlikte yaşadıklarını öğrendi.YAKLAŞIK 3 AYDIR EVDEN ÇIKMAMIŞPolis ekipleri tarafından ilk ifadesi alınan Mevlüt Y. ifadesinde, Köse'nin psikolojik rahatsızlıkları ile kalp hastalığı bulunduğunu, yaklaşık 3 aydır evden çıkmadığını ve kendisinin zaman zaman bakımına yardımcı olduğunu belirtti.Mevlüt Y., binanın lobisine indiği sırada Köse'nin evde yalnız olduğunu, geri döndüğünde arkadaşını aşağıda yerde gördüğünü ifade etti. Köse'nin, binanın 16'ncı katındaki kiralık ofis olarak kullanılan bölümde bulunduğu sırada düşmüş olabileceği değerlendirildi. Köse&#39;nin ölümüne ilişkin olay yerinde incelemeler sürüyor.SORUŞTURMA BAŞLATILDIOlaya ilişkin soruşturma başlatıldığını belirten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, &#34;Yapımcı Erol Köse'nin hayatını kaybetmesine ilişkin olayla ilgili olarak cumhuriyet başsavcılığımızca re'sen soruşturma işlemlerine başlanılmış olup, yapılacak tahkikat ve otopsi işlemleri sonucunda ayrıntılı olarak bilgi verilecektir&#34; ifadeleri kullanıldı.EROL KÖSE KİMDİR?21 Eylül 1965 yılında Elazığ&#39;da doğan Erol Köse, Türkiye&#39;nin en tanınmış yapımcı ve eski şarkıcılarından biri. Müzik hayatına &#34;Komedi Dans Üçlüsü&#34; adlı grupla başlamış, sahne performansları ve albüm çalışmalarıyla adını duyurmuş olan Köse, Deniz Arcak&#39;ın kendisi için albüm yapma teklifiyle yapımcılık kariyerine başladı.Asker emeklisi Abdülkadir ile Zülfi&#39;nin çocuğu olan Köse, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi&#39;nde okurken müzik sektörüne girmişti. 2000&#39;li yıllarda yapımcılık kariyerini pekiştirerek Tarkan, Gülşen ve Sertab Erener gibi dönemin en popüler sanatçılarıyla projelerde yer alan Köse, pek çok sanatçının ekibinde yer aldı.Çalıştığı kişilerin ünlü olmasıyla Yeşim Salkım, eşi Hakan Uzan ile Köse&#39;yi tanıştırdı. İkilinin anlaşmasıyla Köse, Uzan&#39;ın müzik şirketinin ortağı oldu. Yüzde 51 pay sahibi olan Köse, Rumeli konserlerini yapmaya başladı. Bu ortaklık sürecinde de Köse, Cem Uzan ile tanıştı. Cem Uzan, Köse&#39;ye Genç Parti milletvekilliği adaylığı önerdi. Fakat seçimler sonrası partinin yeterli oy sayısı alamamasıyla Köse, milletvekili olamadı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 23 Mar 2026 18:22:26 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Aktör Chuck Norris hayatını kaybetti]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/aktor-chuck-norris-hayatini-kaybetti-2161/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/aktor-chuck-norris-hayatini-kaybetti-2161/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FB1A73-318CC1-AF567F-CEB115-0CE108-A9E91A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Aksiyon filmlerinin efsanevi yüzü ve internet dünyasının ikonu Chuck Norris, 86 yaşında hayatını kaybetti. Hawaii'de tatildeyken aniden rahatsızlanan usta oyuncunun vefatı, ailesi tarafından yapılan duygu dolu bir paylaşımla doğrulandı.&#34;Ani ve beklenmedik bir kayıp&#34;Ailesinin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FB1A73-318CC1-AF567F-CEB115-0CE108-A9E91A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Aksiyon filmlerinin efsanevi yüzü ve internet dünyasının ikonu Chuck Norris, 86 yaşında hayatını kaybetti. Hawaii'de tatildeyken aniden rahatsızlanan usta oyuncunun vefatı, ailesi tarafından yapılan duygu dolu bir paylaşımla doğrulandı.&#34;Ani ve beklenmedik bir kayıp&#34;Ailesinin resmi Instagram hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Norris'in Perşembe sabahı vefat ettiği belirtildi. Ölüm nedeni tam olarak açıklanmasa da, durumun &#34;ani ve beklenmedik bir sağlık sorunu&#34; olduğu ifade edildi. Aile, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:&#34;Sevgili Chuck Norris&#39;in dün sabahki ani vefatını büyük bir üzüntüyle paylaşıyoruz. Olayların detaylarını gizli tutmak istesek de, lütfen bilin ki ailesiyle çevriliydi ve huzur içindeydi.&#34;&#34;Ailemizin kalbiydi&#34;Sadece bir aktör değil, aynı zamanda disiplini ve hayırseverliğiyle tanınan Norris için ailesi veda mesajında onun insani yönüne vurgu yaptı:&#34;Sadık bir eş ve sevgi dolu bir baba. O bizim ailemizin kalbiydi.&#34;&#34;Milyonlara ilham verdi: Hayatını inanç, amaç ve sevdiği insanlara sarsılmaz bir bağlılıkla yaşadı. Disiplini ve iyiliğiyle dünya çapında kalıcı bir etki bıraktı.&#34;Chuck Norris kimdir?10 Mart 1940 doğumlu olan Carlos Ray &#34;Chuck&#34; Norris, dövüş sanatlarındaki başarısını sinemaya taşıyarak küresel bir fenomene dönüşmüştü.Tarihi Dövüş: 1972 yapımı &#34;The Way of the Dragon&#34; filminde Bruce Lee ile Roma Kolezyumu&#39;nda yaptığı dövüş, sinema tarihinin en ikonik sahnelerinden biri kabul edilir.Walker, Texas Ranger: 90&#39;lı yıllara damga vuran dizisiyle adaletin simgesi haline geldi.İnternet Efsanesi: 2000&#39;li yıllarda başlayan &#34;Chuck Norris Facts&#34; (Chuck Norris Gerçekleri) akımıyla, yeni nesiller için de &#34;yenilmezlik&#34; sembolü oldu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 21 Mar 2026 10:18:56 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ulusal Müziğimiz "Çanakkale Destanı" Konseri ile  Fişekhane'deydi…]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/ulusal-muzigimiz-canakkale-destani-konseri-ile-fisekhanedeydi-5821/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/ulusal-muzigimiz-canakkale-destani-konseri-ile-fisekhanedeydi-5821/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E37257-09A975-E14193-D38257-81764F-9ACFD3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü'nünde , 18 Mart 2026&nbsp; akşamı Fişekhane'de sanatseverlerle buluşan olan özel konser, Çanakkale Zaferi'nin hatırasına ithafen; ulusal hafızanın en güçlü dönüm noktalarından birinin yaşandığı topraklarda yankılanırken, Ulusal&nbsp;&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E37257-09A975-E14193-D38257-81764F-9ACFD3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü'nünde , 18 Mart 2026&nbsp; akşamı Fişekhane'de sanatseverlerle buluşan olan özel konser, Çanakkale Zaferi'nin hatırasına ithafen; ulusal hafızanın en güçlü dönüm noktalarından birinin yaşandığı topraklarda yankılanırken, Ulusal&nbsp; müziğin kökleri ile Cumhuriyet ideallerinin aynı damar üzerinden beslendiğini bir kez daha hatırlatmayı amaçladı.Çanakkale'nin yalnızca askeri bir başarı değil, bir milletin varoluş iradesinin simgesi olduğu gerçeğini vurgulayan bu konser; söz konusu iradenin Cumhuriyet'in kültür ve sanat politikalarında da karşılığını bulduğunu göstermektedir.&nbsp;Konser programında, Anadolu'nun sözlü kültür mirasını zarif armonilerle buluşturan ve ulusal kimlik ile evrensel kompozisyon tekniklerini bir araya getiren güçlü bir sentez, sanatseverlerle buluştu.&nbsp;&nbsp;Cumhuriyet Dönemi'nin iki büyük bestecisi olan Ulvi Cemal Erkin ve Ahmed Adnan Saygun'un eserleri, solist Zafer Erdaş , piyanist Hüseyin Kaya ve orkestra sanatçıları Asaf Öksüz, Ozan Bıkım, Filip Kowalski ve Seren Gülizar Karabey tarafından seslendirildi.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 19 Mar 2026 14:11:46 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sivas Devlet Tiyatrosu "Karacaoğlan" ile İstanbul'da]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/sivas-devlet-tiyatrosu-karacaoglan-ile-istanbulda-9812/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/sivas-devlet-tiyatrosu-karacaoglan-ile-istanbulda-9812/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3A9BB9-CF6D4C-C6B8E6-9FF1E0-91F074-3110FC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Efsanevi ozanın sazından dökülen türküler, bey kızı Sanem'e duyduğu imkansız sevda ve bir yeminin gölgesinde şekillenen bu hüzünlü öykü, İstanbullu sanatseverleri derin bir Anadolu yolculuğuna çıkaracak. Dönemin ruhunu yansıtan bu özel yapım, sadece bir ozanın hayatını değil,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3A9BB9-CF6D4C-C6B8E6-9FF1E0-91F074-3110FC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Efsanevi ozanın sazından dökülen türküler, bey kızı Sanem'e duyduğu imkansız sevda ve bir yeminin gölgesinde şekillenen bu hüzünlü öykü, İstanbullu sanatseverleri derin bir Anadolu yolculuğuna çıkaracak. Dönemin ruhunu yansıtan bu özel yapım, sadece bir ozanın hayatını değil, bir devrin aşk ve sadakat anlayışını sahneye taşıyor.Oyunun merkezinde, 17. yüzyılda yaşadığı düşünülen büyük Türkmen ozanı Karacaoğlan ile birbirine büyük bir tutkuyla bağlı olduğu bey kızı Sanem'in öyküsü yer alıyor. Ancak bu sevda, sadece iki kalp arasında kalmıyor; &#34;Sanem&#39;le bir yastığa baş koymadan ölmem&#34; diye ettiği o ağır yemine sıkışıp kalan Kemter&#39;in yaşadıkları, hikâyeyi bambaşka bir boyuta taşıyor. Bu amansız yemin ve aşkın yarattığı çatışma; izleyiciyi heyecanlı, bir o kadar da hüzünlü bir serüvenin içine çekecek. Karacaoğlan'ın dillerden düşmeyen koşmaları, bu imkansız görünen kavuşma çabasının en sadık şahidi olacak.Dinçer Sümer'in kaleme aldığı oyunun yönetmenliğini Boğaçhan Sözmen üstleniyor. Dekor tasarımı Cenk Oral'a, kostüm tasarımı Harika Derya Yücel'e ait. Işık tasarımı İzzettin Biçer ve Ahmet Ubuz tarafından gerçekleştirilirken, müzikleri Musa Göçmen imzası taşıyor. Koreografi Gülben Çay'a, yönetmen yardımcılığı Semiha Gürlevük'e, dans düzeni ise Deniz Alp'e ait.Geniş oyuncu kadrosunda İsmail Tütüncü, Furkan Burak Işıkdemir, Emin Köksal Taşçioğlu, Turgut Yalçın, Özge Tepe, M. İnanç Keteci, Çağla Nefesoğlu Kesiç, Nilhan Nimet ve Öğütcen Topal sahne alıyor.Nisan ayı turne programı kapsamında İstanbul'da sahne alacak olan eser, güçlü hikâye anlatımı ve kulağa hitap eden etkileyici ezgileriyle sezonun en dikkat çekici yapımlarından biri olmaya aday.Sivas Devlet Tiyatrosu'nun bu iddialı yapımı, 16-17-18 Nisan tarihlerinde Bahçelievler Belediyesi Nurettin Topçu Kültür Merkezi Cennet Sahnesinde, izleyiciyi duygu ve müziğin iç içe geçtiği etkileyici bir yolculuğa çıkaracak.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 18 Mar 2026 09:18:42 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["İsrail, savaş suçundan yargılanmalıdır"]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/one-battle-after-another-alti-odulun-sahibi-2889/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/one-battle-after-another-alti-odulun-sahibi-2889/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5295F2-7C0384-A522C3-D297AE-9E67FC-BE8B1A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Erakçi, ABD merkezli sosyal medya platformu X&#39;ten konuya ilişkin açıklama yaptı.İsrail&#39;in Tahran&#39;daki yakıt depolarını bombalamasının uluslararası hukukun ihlali ve ekolojik yıkım olduğunu dile getiren Erakçi, bu eylemin bölge sakinlerinin uzun vadede sağlık ve yaşam&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5295F2-7C0384-A522C3-D297AE-9E67FC-BE8B1A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Erakçi, ABD merkezli sosyal medya platformu X&#39;ten konuya ilişkin açıklama yaptı.İsrail&#39;in Tahran&#39;daki yakıt depolarını bombalamasının uluslararası hukukun ihlali ve ekolojik yıkım olduğunu dile getiren Erakçi, bu eylemin bölge sakinlerinin uzun vadede sağlık ve yaşam kalitesi açısından zarar görmelerine neden olacağını belirtti.Toprak ve yer altı sularının kirlenmesinin nesiller boyu sürecek etkilere yol açabileceğine dikkati çeken Erakçi, &#34;İsrail savaş suçlarından dolayı cezalandırılmalıdır.&#34; ifadelerini kullandı.İsrail ordusu, 8 Mart&#39;ta başkent Tahran&#39;daki petrol depolarını vurmuş, çıkan yangın sonrasında kenti siyah bulut kütlesi kaplamıştı. Ardından gökyüzünden yağan kül, sokaklar ve araçların üzerinde zift tabakası oluşmasına neden olmuştu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 16 Mar 2026 08:26:08 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[One Battle After Another, altı ödülün sahibi]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/one-battle-after-another-alti-odulun-sahibi-9407/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/one-battle-after-another-alti-odulun-sahibi-9407/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9D5DB8-A8C1AF-C6D6F6-679F7F-CEC02F-5EE967.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />One Battle After Another altı ödülle geceye damga vurdu. Sinners dört ödül, Frankenstein üç ve KPop Demon Hunters iki ödülle geceyi tamamladı.Hamnet, F1, Avatar: Fire and Ash, Weapons, The Girl Who Cried Pearls, The Singers, Two People Exchanging Saliva, All Empty Rooms, birer ödüle layık&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9D5DB8-A8C1AF-C6D6F6-679F7F-CEC02F-5EE967.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />One Battle After Another altı ödülle geceye damga vurdu. Sinners dört ödül, Frankenstein üç ve KPop Demon Hunters iki ödülle geceyi tamamladı.Hamnet, F1, Avatar: Fire and Ash, Weapons, The Girl Who Cried Pearls, The Singers, Two People Exchanging Saliva, All Empty Rooms, birer ödüle layık görülen filmler oldu.Bu yılki törenin sunuculuğunu Emmy ödüllü televizyon sunucusu, yazar, yapımcı ve komedyen Conan O&#39;Brien üstlendi.ABD&#39;nin Los Angeles kentinde Dolby Theatre&#39;de düzenlenen tören için yoğun güvenlik önlemleri alındı.Hollywood yıldızları ve onlarca ünlü isim, kırmızı halıda nefes kesen kostümlerle boy gösterdi.Hangi ödül kime verildi? Listede bulabilirsiniz. Detaylı bilgi ise haberin devamında.En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Amy Madigan/WeaponsEn İyi Animasyon: KPop Demon HuntersEn İyi Animasyon Kısa Film: The Girl Who Cried PearlsEn İyi Kostüm Tasarım: FrankensteinEn İyi Makyaj/Hairstyling: FrankensteinEn İyi Casting: One Battle After AnotherEn İyi Kısa Film: The Singers ve Two Strangers Exchanging SalivaEn İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Sean PennEn İyi Uyarlama Senaryo: One Battle After Another/Paul Thomas AndersonEn İyi Özgün Senaryo: Sinners/Ryan CooglerEn İyi Yapım Tasarımı: FrankensteinEn İyi Görsel Efekt: Avatar Fire&amp;AshEn İyi Kısa Belgesel: All The Empty RoomsEn iyi Belgesel: Mr. Nobody Against PutinEn İyi Orijinal Film Müziği: SinnersEn iyi Ses: F1En İyi Kurgu: One Battle After AnotherEn İyi Sinematografi: SinnersEn İyi Yabancı Film: Sentimental ValueEn İyi Orijinal Şarkı: Golden/Kpop Demon HuntersEn İyi Yönetmen: Paul Thomas Anderson/One Battle After AnotherEn İyi Erkek Oyuncu: Michael B. JordanEn İyi Kadın Oyuncu: Jessie BuckleyEn İyi Film: One Battle After AnotherHaberin başlığını atlayın ve okumaya devam edin]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 16 Mar 2026 08:20:34 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Oyuncu Canberk Uçucu hayatını kaybetti]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/oyuncu-canberk-ucucu-hayatini-kaybetti-884/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/oyuncu-canberk-ucucu-hayatini-kaybetti-884/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F209D2-53CF31-D66511-104289-A45309-5F8D08.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yazar ve seslendirme sanatçısı Yekta Kopan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "Çok yıkıcı bir gün. Sabah Alinur Velidedeoğlu, akşamüstü İlber Ortaylı&#39;nın haberlerinin ardından bir acı haber de Canberk Uçucu'dan geldi. Çok genç yaşta bir veda. Ne diyeceğimi bilemiyorum"&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F209D2-53CF31-D66511-104289-A45309-5F8D08.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yazar ve seslendirme sanatçısı Yekta Kopan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "Çok yıkıcı bir gün. Sabah Alinur Velidedeoğlu, akşamüstü İlber Ortaylı&#39;nın haberlerinin ardından bir acı haber de Canberk Uçucu'dan geldi. Çok genç yaşta bir veda. Ne diyeceğimi bilemiyorum" ifadelerini kullandı.Canberk Uçucu kimdir?"Kuzenlerim" dizisinde canlandırdığı "Feridun" karakteriyle geniş kitlelerce tanınan Uçucu, tiyatro ve seslendirme kariyerini uzun yıllar Devlet Tiyatroları bünyesinde sürdürdü. Ayrıca bir dönem Trabzon Devlet Tiyatrosu Müdürlüğü görevini yürüttü.Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü mezunu olan Uçucu, Ankara Devlet Tiyatrosu sanatçısı olarak görevini sürdürürken, çok sayıda seslendirme projesinde de yer aldı.&nbsp;Canberk Uçucu, 79 yaşında vefat eden usta aktör Ergun Uçucu'nun oğluydu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 14 Mar 2026 09:29:10 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ünlü Tarihçi İlber Ortaylı hayatını kaybetti]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/unlu-tarihci-ilber-ortayli-hayatini-kaybetti-7141/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/unlu-tarihci-ilber-ortayli-hayatini-kaybetti-7141/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A37ED3-32986E-2DFD98-E4D901-2B3989-7ABB81.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sağlık sorunları sebebiyle Koç Üniversitesi Hastanesi&#39;nde bir süredir yoğun bakımda tedavi gören ve entübe edilen 78 yaşındaki Ortaylı&#39;nın sağlık durumu kötüleşti.Prof. Dr. Ortaylı, tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.Dünya tarihçiliğinde bir Türk imzası:&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A37ED3-32986E-2DFD98-E4D901-2B3989-7ABB81.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sağlık sorunları sebebiyle Koç Üniversitesi Hastanesi&#39;nde bir süredir yoğun bakımda tedavi gören ve entübe edilen 78 yaşındaki Ortaylı&#39;nın sağlık durumu kötüleşti.Prof. Dr. Ortaylı, tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.Dünya tarihçiliğinde bir Türk imzası: Prof. Dr. İlber OrtaylıTürk tarihçi, akademisyen ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı, modern Türkiye'nin akademik ve kültürel hafızasına yön veren isimlerin başında geliyor.Kırım Tatar kökenli uçak mühendisi Kemal Ortaylı ile Şefika Ortaylı&#39;nın çocuğu olan yazar, Avusturya&#39;nın Bregenz kentinde 21 Mayıs 1947&#39;de dünyaya geldi.Unutulmaz tarihçinin annesi, uzun yıllar Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi (DTCF) Rus Dili ve Edebiyatı bölümünde hocalık yaptı.Türkçe, Almanca ve Rusça&#39;nın konuşulduğu çok dilli bir aile ortamında büyüyen yazar, küçük yaşlarından itibaren ileri seviyede Almanca, Fransızca, İngilizce, Rusça, orta seviyede Arapça, Farsça, Latince, İbranice, Sırpça ve Yunanca dillerini öğrendi.İlber Ortaylı İkinci Dünya Savaşı sonrası, ailesiyle Türkiye&#39;ye göç etti.İlk ve orta öğrenimini İstanbul Avusturya Lisesi&#39;nde, lise eğitimini ise 1965&#39;te Ankara Atatürk Lisesi&#39;nde tamamlayan tarihçi, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi (DTCF) Yeniçağ Tarihi Bölümü&#39;nden 1970&#39;te mezun oldu. Ortaylı, üniversitede Halil İnalcık ve Şerif Mardin gibi alanında önemli akademisyenlerin öğrencisi oldu.Ortaylı, Viyana Üniversitesinde Slav ve Doğu Avrupa dilleri alanında da öğrenim gördü. Yüksek lisans çalışmasını Chicago Üniversitesinde Halil İnalcık danışmanlığında tamamladı.Paris, Berlin, Viyana, Moskova ve Roma&#39;da seminerler verdiAnkara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi&#39;nde (SBF) 1973'te asistan olarak göreve başlayan usta edebiyatçı, &#34;Tanzimat Sonrası Mahalli İdareler&#34; başlıklı tezi ile doktor ünvanını, &#34;Osmanlı İmparatorluğu&#39;nda Alman Nüfuzu&#34; çalışmasıyla 1979&#39;da doçent, 1989&#39;da ise profesör ünvanını aldı.Ortaylı, Ankara Üniversitesi&#39;nden 1983&#39;te ayrılarak, Paris'te Ecole des Hauters Etudes, Berlin Feri Üniversitesi ve Princetion Üniversitesi'nde, Viyana, Moskova, Roma, Münih, Strasbourg, Yanya, Sofya, Kiel, Cambridge, Oxford ve Tunus üniversitelerinde misafir öğretim üyeliği yaptı, seminerler ve konferanslar verdi. Yerli ve yabancı bilimsel dergilerde 16 ila 19. yüzyıl Osmanlı tarihi ve Rusya tarihi ile ilgili makaleler yayınladı.ODTÜ'de 1988&#39;de bir süre doçent olarak görev yapan başarılı tarihçi, aynı yıl SBF'deki görevine geri döndü. Ortaylı, 1989-2002 yıllarında Ankara Üniversitesi SBF İdare Tarihi Bilim Dalı Başkanı olarak görev yaptı.Galatasaray ve Bilkent üniversitelerinde konuk öğretim üyeliği yaptıGalatasaray Üniversitesinde 2002&#39;de konuk öğretim üyesi olarak görev yapan yazar, daha sonra Bilkent Üniversitesinde de konuk öğretim üyeliği yaptı.Ortaylı, 2005&#39;te Topkapı Sarayı Müzeler Müdürlüğü Başkanlığı görevine başladı ve 2012&#39;de emekli olarak görevi Haluk Dursun&#39;a devretti.İlber Ortaylı&#39;nın, 1981&#39;de Ayşe Özdolay ile yaptığı evlilikten Tuna adını verdiği kızı dünyaya geldi. Çift, 18 yıllık evliliğin ardından 1999&#39;da boşandı.Bacağındaki iltihaplanma nedeniyle 5 Aralık 2025&#39;te hastaneye kaldırılan Ortaylı, bir süre Koç Üniversitesi Hastanesinin yoğun bakım servisinde tedavi gördü. Ortaylı, bugün 78 yaşında hayatını kaybetti.EserleriOrtaylı&#39;nın Türk edebiyatına miras bıraktığı eserlerinden bazıları şunlar:&#34;Osmanlı İmparatorluğu&#39;nda Alman Nüfuzu&#34;, &#34;İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı&#34;, &#34;Tanzimat&#39;tan Cumhuriyet&#39;e Yerel Yönetim Geleneği&#34;, &#34;Hukuk ve İdare Adamı Olarak Osmanlı Devleti&#39;nde Kadı&#34;, &#34;Türkiye İdare Tarihine Giriş&#34;, &#34;Osmanlı&#39;yı Yeniden Keşfetmek 1-2&#34;, &#34;Avrupa ve Biz&#34;, &#34;Türkiye&#39;nin Yakın Tarihi&#34;, &#34;Cumhuriyetin İlk Yüzyılı 1923-2023&#34;, &#34; İlber Ortaylı Seyahatnamesi&#34;, &#34;İmparatorluğun Son Nefesi&#34;, &#34;Türklerin Tarihi, Orta Asya&#39;nın Bozkırlarından Avrupa&#39;nın Kapılarına&#34;, &#34;Türklerin Tarihi, Anadolu&#39;nun Bozkırlarından Avrupa&#39;nın İçlerine&#34;, &#34;İttihat ve Terakki&#34;, &#34;Osmanlı'ya Bakmak Osmanlı Çağdaşlaşması&#34;, &#34;Bir Ömür Nasıl Yaşanır?&#34;, &#34;İnsan Geleceğini Nasıl Kurar?&#34;, &#34;Avrupa ve Biz - Geçmişten Günümüze&#34;, &#34;Fatih Sultan Mehmed: Doğunun ve Batının Efendisi&#34;, &#34;Kuruluş: Cumhuriyet&#39;e Giden Yol&#34;.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 13 Mar 2026 17:56:22 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Ezildim ama öfke duymuyorum"]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/ezildim-ama-ofke-duymuyorum-1873/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/ezildim-ama-ofke-duymuyorum-1873/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D4F7D7-E7B2A5-E24C5B-F44809-D05E70-7639E3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yetmiş üç yaşındaki Pelicot, kocasının suçlarının boyutunu anladığı anı şöyle anlatıyor:&#34;İçimde bir şey patladı. Bir tsunami gibiydi.&#34;&#34;Hayata Bir İlahi&#34; adlı kitabının yayınlanması öncesi verdiği kapsamlı bir röportajda, üç çocuğuna babaları hakkında&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D4F7D7-E7B2A5-E24C5B-F44809-D05E70-7639E3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yetmiş üç yaşındaki Pelicot, kocasının suçlarının boyutunu anladığı anı şöyle anlatıyor:&#34;İçimde bir şey patladı. Bir tsunami gibiydi.&#34;&#34;Hayata Bir İlahi&#34; adlı kitabının yayınlanması öncesi verdiği kapsamlı bir röportajda, üç çocuğuna babaları hakkında haberi telefonla iletmenin hayatının en zor deneyimi olduğunu anlatıyor.Ayrıca, 20 yıllık hapis cezasını çeken eski kocasına hâlâ sormak istediği cevaplanmamış soruları olduğunu söyledi.Polisin yıllardır tecavüze uğradığını kendisine açıkladığı anı &#34;Cehenneme düşüş&#34; olarak adlandırdı.Polis, bu haberi aldıktan sonra yalnız kalmaması konusunda onu uyarmıştı.Sersemlemiş bir halde eve gitti ve bir arkadaşını aradı ve şunları söyledi:&#34;Ona dedim ki: &#39;Dominique gözaltında çünkü bana tecavüz etmiş ve tecavüz ettirmiş.&#34;İşte o zaman tecavüz kelimesini kullandım. Beş saatlik sorgulamadan sonra Bay Pelicot&#39;un suçunu kelimelere dökebildim.&#34;Üç yetişkin çocuğu, David, Caroline ve Florian da babalarının ne yaptığını öğrenmek zorunda kaldı.Pelicot, &#34;Çocuklarım için bunun son derece zor olacağının farkındaydım&#34; diye anlatıyor.Bugün o üç telefon görüşmesini yapmanın hayatında yaptığı en zor şey olduğuna söylüyor.Kızı Caroline&#39;ın tepkisini, &#34;Çığlığını duydum. Neredeyse insanlık dışıydı o çığlık&#34; diye hatırlıyor.En büyük oğlu David&#39;in şoke olduğunu ve en küçük oğlu Florian&#39;ın ise hemen nasıl olduğunu sorduğunu hatırlıyor.&#34;Yalnız olduğumu ve aptalca bir şey yapabileceğimi anladılar. Onlar için de bu bir patlama gibiydi&#34; diyor.Çocukları ertesi gün onunla birlikte olmak için yaşadığı yer olan Mazan&#39;a geldiler.Çocukları, babalarının varlığını silmek amacıyla, mobilyalardan fotoğraf albümlerine kadar, ilgili her şeyi yok etti ve sokağa attı.Anneleri ise kenarda durup izledi.&#34;Hayatımın mahvolduğunu, çocuklarımdan başka hiçbir şeyim kalmadığını kendi kendime söyledim&#34; diye hatırlıyor o günü.Gisele Pelicot özellikle kızı Caroline&#39;ın yaşadığı büyük zorluğa işaret ediyor.Caroline&#39;in iç çamaşırlarıyla uyurken çekilmiş fotoğrafları babasının dizüstü bilgisayarından, tecavüz videolarıyla birlikte çıkmıştı.Anne, kızının &#34;sürekli bir azaba&#34; mahkum edildiğini söylüyor.Eski eşinin &#34;Kızına attığı ensest bakışı tamamen dayanılmaz buldum&#34; diyor.Pelicot&#39;un eski kocası kızına ait fotoğraflar için çelişkili açıklamalar yaptı.Kızı Caroline de uyuşturucu verilip annesi gibi tecavüze uğradığına inanıyor. Baba ek kanıt eksikliği nedeniyle bu bağlamda yargılanmadı.Dava süresince anne ve kız arasındaki ilişkiler de gerildi.Caroline &#34;unutulmuş bir kurban&#34; gibi hissettiğini savundu. Dava öncesinde ve sonrasında çeşitli zamanlarda Gisele Pelicot&#39;un çocuklarından bazılarıyla iletişimi koptu.&#34;Caroline&#39;a zaman tanımak gerekti. Çünkü nefret ve öfkeyle doluydu. Bunlar benim sahip olmadığım duygular&#34; diyor.&#34;Ne nefretim ne de öfkem var. Bay Pelicot tarafından ihanete uğradığımı ve öfke hissettim. Ama ben böyleyim işte.&#34;Pelicot, bugünse kızıyla ilişkilerini onarmaya çalıştıklarını söylüyor anlatıyor:&#34;Her birimizin kendi yolunu bulması için zamana ihtiyacı vardı. Bugün birbirimize huzur getirmeye çalışıyoruz ve umarım iyileşme yolunda doğru yoldayız.&#34;BBC röportajı sırasında Pelicot&#39;un yakınında uzun boylu ve gözlüklü Jean-Loup isimli erkek arkadaşı dikkatlice onu izledi.İkili 2023 yılında Île de Ré&#39;de tanışmıştı.Pelicot, &#34;İkimizin de beklemedi bir anda, ergenler gibi birbirimize aşık olduk&#34; diye anlatıyor.&#34;Şansımız yaver gitti&#34; diyor.O zamandan beri birlikteler.&#34;Hayat, benimle aynı değerlere, aynı prensiplere sahip ve hayatında birçok zorluğa göğüs germiş bir adamı yoluma çıkardı&#34; diye anlatıyor.&#34;Yani görüyorsunuz,&#34; diye devam ediyor, başını yana eğerek, &#34;hayat her zaman güzel sürprizler barındırır&#34; diyor.Pelicot&#39;a &#34;ölü&#34; görünen bir kadının görüntülerinin gösterilmesinin üzerinden neredeyse altı yıl geçti.Eski kocasının onu yıllarca istismara neden maruz bıraktığı halen büyük bir soru işareti.Dominique Pelicot mahkeme ifadesinde, &#34;Kırılmaz görünen bir kadına boyun eğdirmek&#34; istediğini itiraf etti.Pelicot, kızları Caroline&#39;e ne yapmış olabileceğini ve bağlantılı olduğu cinayet davasını sormak için eski eşini hapishanede ziyaret etmeyi planladığını söylüyor.&#34;Cevaplar almak için onunla görüşmem gerekiyor. Bunu başarabilecek miyim bilmiyorum ama gözlerinin içine doğrudan bakmam gerekiyor.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 12 Mar 2026 08:11:32 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Efsane şarkıcı yaşama veda etti]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/efsane-sarkici-yasama-veda-etti-4287/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/efsane-sarkici-yasama-veda-etti-4287/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FA8253-3D384B-6E56AB-320F3C-386A5D-B9B879.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />&#34;Calendar Girl&#34;, Happy Birthday Sweet Sixteen, Stupid Cupid gibi şarkılarıyla tanınan Sedaka, 86 yaşındaydı.Sedaka&#39;nın en unutulmaz şarkılarından biri de Breaking Up Is Hard to Do (Ayrılık Zordur) olmuştu.Ünlü şarkıcının ölüm haberini ailesi, yaptığı bir açıklamayla&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FA8253-3D384B-6E56AB-320F3C-386A5D-B9B879.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />&#34;Calendar Girl&#34;, Happy Birthday Sweet Sixteen, Stupid Cupid gibi şarkılarıyla tanınan Sedaka, 86 yaşındaydı.Sedaka&#39;nın en unutulmaz şarkılarından biri de Breaking Up Is Hard to Do (Ayrılık Zordur) olmuştu.Ünlü şarkıcının ölüm haberini ailesi, yaptığı bir açıklamayla duyurdu. &#34;Çok sevgili eş, baba ve dedemiz Neil Sedaka&#39;nın vefatı hepimizi sarstı&#34; denilen açıklamada ünlü şarkıcının &#34;gerçek bir rock&#39;n roll efsanesi olduğuna ve milyonlarca kişiye ilham verdiğine&#34; değinildi.Aile &#34;Onu tanıma şansına ulaşan bizler izin inanılmaz biriydi. Çok özlenecek&#34; diye bitirdi mesajını.HASTANEYE KALDIRILDI AMA KURTARILAMADINeil Sedaka, 27 Şubat Cuma günü kendini kötü hissettiğini söyleyince çağrılan bir ambulansla hastaneye götürüldü. Los Angeles&#39;taki hastanede de hayatını kaybetti.Sedaka, 1950&#39;li yıllardan başlayarak 1970&#39;lere kadar birçok kez Grammy ödülüne aday gösterildi. Solo kariyerine başlamadan önce de The Tokens adlı grupla birlikte çalışıyordu.1962&#39;de Lea Strassberg ile evlenen Neil Sedaka&#39;nın iki çocuğu vardı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 28 Feb 2026 09:36:04 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Faust" yeniden AKM sahnesinde]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/faust-yeniden-akm-sahnesinde-3461/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/faust-yeniden-akm-sahnesinde-3461/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6E6DFE-ACCC3F-061581-2F0585-1228D8-1CD819.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünya edebiyatının ölümsüz ismi Johann Wolfgang von Goethe'nin yaşamı boyunca zihnini meşgul eden o derin düşünsel ve ruhsal yolculuğun sahnedeki en çarpıcı ifadesi olan bu başyapıt; 28 Şubat ve 1, 6, 7, 13, 14 Mart tarihlerinde Atatürk Kültür Merkezi Tiyatro Salonunda toplam sekiz&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6E6DFE-ACCC3F-061581-2F0585-1228D8-1CD819.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünya edebiyatının ölümsüz ismi Johann Wolfgang von Goethe'nin yaşamı boyunca zihnini meşgul eden o derin düşünsel ve ruhsal yolculuğun sahnedeki en çarpıcı ifadesi olan bu başyapıt; 28 Şubat ve 1, 6, 7, 13, 14 Mart tarihlerinde Atatürk Kültür Merkezi Tiyatro Salonunda toplam sekiz temsille İstanbul seyircisiyle buluşacakRejisör Ayşe Emel Mesci, "total tiyatro" yaklaşımıyla Faust'u tarihin tozlu raflarından çıkarıp bugünün ışıltılı ama aynı ölçüde tedirgin edici dünyasının tam kalbine yerleştiriyor. Mesci'nin sahne yorumu, metnin karanlık ve çetin sorularını çağdaş bir anlatım diliyle harmanlarken, izleyiciyi hem görsel bir şölenin hem de derin bir düşünsel yüzleşmenin içine çeken etkileyici bir atmosfer inşa ediyor.Başrolde Faust karakterine Emre Başer hayat verirken, Sükun Işıtan, Nihat Hakan Güney, Eray Eserol, Meltem Keskin Bayur ve Seda Oksal Elsaid de diğer rolleri üstleniyor.Goethe'nin yalnızca edebiyat tarihine değil, insanlığın ortak hafızasına kazınmış bu ölümsüz eseri; Ali Berktay'ın etkileyici uyarlaması ve Zehra Aksu Yılmazer'in titiz çevirisiyle sahnede yeniden doğuyor. Faust insanlığın bitmeyen hakikat arayışını, bilgi tutkusunu ve varoluş sancılarını bugün de tüm yakıcılığıyla gündeme taşıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 24 Feb 2026 14:33:42 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İngiliz sinema ödülleri sahiplerini buldu]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/ingiliz-sinema-odulleri-sahiplerini-buldu-6825/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/ingiliz-sinema-odulleri-sahiplerini-buldu-6825/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2903A7-FFFD2B-B91F67-7385A1-4AA0C8-20FCC4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İngiliz Film ve Televizyon Sanatları Akademisi (BAFTA) Ödülleri son 12 ayın beyazperdedeki yıldızlarını ve en iyi filmlerini ödüllendiriyor.Leonardo DiCaprio&#39;nun politik gerilim filmi One Battle After Another, 14 adaylıkla bu yılki Bafta Film Ödülleri&#39;nde listenin başında yer&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2903A7-FFFD2B-B91F67-7385A1-4AA0C8-20FCC4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İngiliz Film ve Televizyon Sanatları Akademisi (BAFTA) Ödülleri son 12 ayın beyazperdedeki yıldızlarını ve en iyi filmlerini ödüllendiriyor.Leonardo DiCaprio&#39;nun politik gerilim filmi One Battle After Another, 14 adaylıkla bu yılki Bafta Film Ödülleri&#39;nde listenin başında yer alıyordu.İngiliz yönetmen Paul Thomas Anderson, ABD&#39;deki derin kutuplaşmayı konu alan ve büyük yankı uyandıran politik gerilim filmiyle en iyi yönetmen ödülünü kazandı.Anderson&#39;un filmi altı ödülle en çok ödül alan yapım da oldu.Yönetmen tören sonrası gazetecilere yaptığı açıklamada, filmin ismine işaret etti ve &#34;Son günlerde sanki bir savaş diğerini takip ediyormuş gibi görünüyor. Ama umudunuzu kaybetmeyin&#34; dedi.Shakespeare&#39;in aile hayatını dramatize eden Hamnet de iki ödülle geceden ayrıldı. Filmin başrolündeki Jessie Buckley En İyi Kadın Oyuncu ödülü aldı.En İyi Erkek Oyuncu ödülüyse I Swear isimli yapımdaki rolüyle Robert Aramayo aldı.Tourette sendromu konusunda farkındalık için mücadele eden John Davidson&#39;ın hayatını canlandıran Aramayo, ödülünü alırken gözyaşlarına boğuldu ve kalabalığa, &#34;Buna gerçekten inanamıyorum&#34; dedi.Senenin gişede beğenilen yapımlarından &#34;Marty Supreme&#34;, 11 kategoride aday gösterilmesine rağmen ödül kazanamadı.Korku drama yapımı &#34;Sinners&#34;, en iyi müzik ve en iyi özgün senaryo ödülleri de dahil olmak üzere geceden üç ödülle ayrıldı. Film 13 dalda ay gösterilmişti.En İyi FilmHamnetMarty SupremeOne Battle After AnotherSentimental ValueSinnersEn İyi Britanya Yapımı Film28 Years LaterThe Ballad of Wallis IslandBridget Jones: Mad about the BoyDie My LoveH Is For HawkHamnetI SwearMr BurtonPillionSteveEn İyi Kadın Oyuncu:Jessie Buckley - HamnetRose Byrne - If I Had Legs I&#39;d Kick YouKate Hudson - Song Sung BlueChase Infiniti - One Battle After AnotherRenate Reinsve - Sentimental ValueEmma Stone - BugoniaEn İyi Erkek Oyuncu:Robert Aramayo - I SwearTimothée Chalamet - Marty SupremeLeonardo DiCaprio - One Battle After AnotherEthan Hawke - Blue MoonMichael B Jordan -SinnersJesse Plemons - BugoniaEn İyi Yardımcı Kadın OyuncuOdessa A&#39;zion - Marty SupremeInga Ibsdotter Lilleaas - Sentimental ValueWunmi Mosaku - SinnersCarey Mulligan - The Ballad of Wallis IslandTeyana Taylor - One Battle After AnotherEmily Watson - HamnetEn İyi Yardımcı Erkek Oyuncu:Benicio del Toro - One Battle After AnotherJacob Elordi - FrankensteinPaul Mescal - HamnetPeter Mullan - I SwearSean Penn - One Battle After AnotherStellan Skarsgård - Sentimental ValueEn İyi YönetmenBugonia - Yorgos LanthimosHamnet - Chloé ZhaoMarty Supreme - Josh SafdieOne Battle After Another - Paul Thomas AndersonSentimental Value - Joachim TrierSinners - Ryan CooglerEn İyi İlk Film (Britanyalı Yazar, Yönetmen ya da Yapımcı):The CeremonyMy Father&#39;s ShadowPillionA Want In HerWastemanEn İyi Yabancı FilmIt Was Just An AccidentThe Secret AgentSentimental ValueSirâtThe Voice of Hind RajabEn İyi Belgesel2000 Meters to AndriivkaApocalypse in the TropicsCover-UpMr Nobody Against PutinThe Perfect NeighborEn İyi AnimasyonElioLittle AmélieZootropolis 2En İyi Özgün SenaryoI SwearMarty SupremeThe Secret AgentSentimental ValueSinnersEn İyi Uyarlama SenaryoThe Ballad of Wallis IslandBugoniaHamnetOne Battle After AnotherPillionYükselen YıldızRobert AramayoMiles CatonChase InfinitiArchie MadekwePosy SterlingÖzgün MüzikBugonia - Jerskin FendrixFrankenstein - Alexandre DesplatHamnet - Max RichterOne Battle After Another - Jonny GreenwoodSinners - Ludwig GöranssonOyuncu SeçimiI SwearMarty SupremeOne Battle After AnotherSentimental ValueSinnersSinematografiFrankensteinMarty SupremeOne Battle After AnotherSinnersTrain DreamsKostüm TasarımıFrankensteinHamnetMarty SupremeSinnersWicked: For GoodKurguF1A House of DynamiteMarty SupremeOne Battle After AnotherSinnersProdüksiyon TasarımıFrankensteinHamnetMarty SupremeOne Battle After AnotherSinnersSaç ve MakyajFrankensteinHamnetMarty SupremeSinnersWicked: For GoodSesF1FrankensteinOne Battle After AnotherSinnersWarfareGörsel EfektAvatar: Fire and AshF1FrankensteinHow to Train Your DragonThe Lost BusKısa FilmMagid / ZafarNostalgieTerenceThis Is EndometriosisWelcome Home FrecklesKısa AnimasyonCardboardSolsticeTwo Black Boys in ParadiseEn çok aday gösterilen filmler14 adaylıkla - One Battle After Another13 - Sinners11 - Hamnet11 - Marty Supreme8 - Frankenstein8 - Sentimental Value]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 23 Feb 2026 10:11:02 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Berlin Film Festivali'nde büyük ödüller Türklerin]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/berlin-film-festivalinde-buyuk-oduller-turklerin-3009/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/berlin-film-festivalinde-buyuk-oduller-turklerin-3009/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F6DE29-C560AE-C43605-2740FF-1A6508-56F28D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;den festivale katılan yönetmen Emin Alper&#39;in Kurtuluş filmi de Gümüş Ayı Jüri Büyük Ödülü&#39;ne layık görüldü.Sarı Zarflar, siyasi görüşleri nedeniyle işinden edilen bir Türk yönetmen ve oyuncu eşinin hikayesini anlatıyor.Jüri başkanı yönetmen Wim Wenders,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F6DE29-C560AE-C43605-2740FF-1A6508-56F28D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;den festivale katılan yönetmen Emin Alper&#39;in Kurtuluş filmi de Gümüş Ayı Jüri Büyük Ödülü&#39;ne layık görüldü.Sarı Zarflar, siyasi görüşleri nedeniyle işinden edilen bir Türk yönetmen ve oyuncu eşinin hikayesini anlatıyor.Jüri başkanı yönetmen Wim Wenders, filmi &#34;korkunç bir önsezi, ülkelerimizde de yaşanabilecek yakın geleceğe bir bakış&#34; olarak nitelendirdi.Wenders, &#34;Bu film, sinemanın empatik dilinin aksine, totalitarizmin siyasi dilini çok açık bir şekilde ortaya koyuyor&#34; dedi.Çatak, ödülü alırken, Wenders&#39;ı &#34;öğretmenlerimden biri&#34; olarak nitelendirerek, &#34;Bu ödülü sizden almak inanılmaz bir şey&#34; ifadelerini kullandı.Kurtuluş filmiyle ödülü kabul eden Emin Alper ise konuşmasında, aralarında Eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, film yapımcısı Çiğdem Mater, avukat Can Atalay ve iş insanı Osman Kavala&#39;nın olduğu birçok tutuklu isimle dayanışma içinde olduğunu belirtti.Alper ayrıca, &#34;zulüm altında acı çeken İran halkı&#34;, &#34;en korkunç koşullar altında yaşayan ve ölen Gazze&#39;deki Filistinliler&#34;, &#34;Rojava&#39;da ve Orta Doğu&#39;da neredeyse bir asırdır hakları için mücadele eden Kürtler&#34; için de yalnız olmadıklarını söyledi.Çatak, Fatih Akın&#39;dan sonra Berlin&#39;de Altın Ayı ödülünü kazanan ilk Alman yönetmen oldu.Çatak gibi Türkiye&#39;den göçen anne babanın çocuğu olan Alman yönetmen Akın, 2004 yılında Duvara Karşı filmiyle bu ödülü almıştı.Berlin&#39;de Altın Ayı ödülünü alan Sarı Zarflar&#39;ın yönetmeni Çatak (en sağda) oyuncularıyla birlikte kırmızı halıdaİlker Çatak, bundan önce 2023 yapımı Öğretmenler Odası (Das Lehrerzimmer) filmiyle 96. Akademi Ödülleri&#39;nde En İyi Uluslararası Film dalında Oscar&#39;a aday olmuştu.Film aynı zamanda Almanya&#39;da çok sayıda ödül topladıÖte yandan Emin Alper, 2015&#39;te Abluka filmiyle Venedik Film Festivali Ana Yarışma&#39;da Jüri Özel Ödülünü almıştı.Türkiye&#39;den sanatçılar bu sene Berlin&#39;de yapımlarıyla birlikte yaptıkları açıklamalarla da gündeme geldi.Sarı Zarflar filminin başrol oyunculuğunu üstlenen Özgü Namal, bir gazetecinin &#34;Türkiye&#39;de bu öyküyü anlatabilseydiniz performansınız değişir miydi?&#34; sorusuna verdiği cevapla gündeme gelmişti.Filmin Almanya&#39;da çekilmesinin &#34;bir tercih&#34; olduğunu belirten Namal &#34;Biz bunu Türkiye&#39;de çekemediğimiz için burada çekmiş değiliz. Biz kaçındığımız için değil, hikaye bunu gerektirdiği için buradayız&#34; dedi.Bu sene Gazze tartışmalarının gölgesinde başlayan festivalde her iki yönetmene de bu konudaki fikirleri soruldu.&#34;Her sanatçı kendi kararını vermeli&#34; cevabını veren Çatak, &#34;Festival yönetimi de baskı altında olsa da biz sanatçılara bunu yansıtmamak için elinden geleni yapıyor&#34; dedi.Emin Alper ise Kurtuluş filminin gösterimi ardından yaptığı açıklamada &#34;Bugün, İsrail&#39;in Gazze&#39;de gerçekleştirdiği soykırıma şahit oluyoruz&#34; dedi.Bu yılki festivalde Türkiye&#39;den iki film yer aldı. Türkiye&#39;de Berlinale festivaline iki temel farklı eleştiri yöneltildi.Berlinale&#39;nin gerekli siyasi tutumu göstermediğini düşünenler var.Bir taraftan ise festival, Türkiye&#39;yi siyasi olarak eleştiri altında tutan yapımları ön plana çıkardığı eleştirileriyle karşılaştı.Bu sebeple festivale katılan sinemacılar da iki farklı eleştiriye maruz kaldı.BBC Türkçe&#39;ye değerlendirmede bulunan ancak isminin açıklanmasını istemeyen bir sinemacı, Türkiye&#39;de pek çok bağımsız yönetmen için bu tür festivallerin tek yaşam kaynağı haline geldiğini söyledi.Wenders tartışma yarattı, Roy çekildi12-22 Şubat tarihleri arasında Almanya&#39;nın başkenti Berlin&#39;de düzenlenen festival, açılış gecesinde jüri başkanı Alman yönetmen Wim Wenders&#39;in Gazze ile ilgili verdiği cevabın ardından siyasi tartışmaların gölgesinde kaldı.Wenders&#39;in &#34;sinemacılar olarak siyasetin dışında kalmalıyız&#34; sözleri eleştirilere sebep olurken dünyaca ünlü Hindistanlı yazar Arundhati Roy festival etkinliklerinden çekildiğini duyurdu.Tunuslu film yapımcısı ve &#34;Hind Rajab&#39;ın Sesi&#34; filminin yönetmeni Kaouther Ben Hania festival tarafından verilen ödülü reddetti. Film, Gazze&#39;de öldürülen beş yaşındaki bir kız çocuğunun hikayesini anlatıyor.Berlinale&#39;ye katılmış 80&#39;den fazla oyuncu, yönetmen ve yazar, Filistin konusunda festivalin &#34;kurumsal bir sessizliği&#34; olduğunu öne sürerek kınama mektubu yayımladı.BBC Türkçe&#39;ye Berlinale&#39;deki atmosferi değerlendiren sinema yazarı Zekican Sarısoy, &#34;siyasetin dışında kalmak mümkün mü?&#34; sorusunun bu yıl festivale damgasını vurduğunu söyledi.Bu yıl 76&#39;ncısı düzenlenen Berlin Film Festivali&#39;nin jüri başkanı Wim Wenders&#39;in Gazze ile ilgili bir soruya &#34;sinemacılar siyasete karışmamalı&#34; yanıtını vermesi festivalin siyasi tartışmaların gölgesinde kalmasına neden oldu. Fotoğrafta Berlinale jüri üyeleri ve festival direktörü bulunuyor.Alman hükümeti tarafından finanse edilen Berlinale&#39;de son iki yıldır festival yönetimi bazı sinemacılar tarafından boykot ediliyor.2024 yılında Filistin-Norveç ortak yapımı &#34;No Other&#39;s Land&#34; filmi sonrasında başlayan tartışmaların ardından geçtiğimiz yıl Hong Kong&#39;lu sinemacı Jun Li hakkında Filistin&#39;e destek açıklaması sebebiyle soruşturma açıldı.Festival yönetimi, Almanya hükümetinin Filistin konusundaki sert tutumuna karşı sessiz kalmak ve konuklarını korumamakla eleştiriliyor.Ünlü Alman yönetmen Wim Wenders, Gazze ile ilgili soruya &#34;sinemacılar siyasetin dışında kalmalı&#34; sözleriyle cevap verdi.Bu yıl açılış günü yapılan basın toplantısında gazeteci Jung, jüri üyelerine bu tartışmaları sordu.Wenders &#34;Sinemacılar olarak bizler siyasetin dışında kalmalıyız. Biz siyasetin karşı ağırlığıyız&#34; dedi.Ünlü yazar Arundhati Roy, Wenders&#39;in sözlerinin ardından &#34;şok oldum ve tiksindim&#34; diyerek festivalden çekildiğini duyurdu.Wenders&#39;in yorumunu &#34;vicdansızca&#34; olarak nitelendiren Roy, &#34;Bu, insanlığa karşı işlenen suç hakkında yapılan bir konuşmayı susturmanın bir yolu&#34; dedi.Arundhati Roy, Wenders&#39;in sözleri üzerine Berlinale&#39;den çekildiBerlinale yönetimi, pek çok oyuncu ve yönetmenin sorulara verdikleri yanıtlar sebebiyle eleştirilmesinin ifade özgürlüğünü kısıtladığını söylüyor.Festival Başkanı Tuttle, &#34;Sanatçılar istemedikleri sürece onlardan kendilerine yöneltilen her siyasi konuda konuşmaları da beklenmemelidir&#34; dedi.Festival yönetiminin bu açıklamasıyla &#34;Böyle bir festivalde siyasetin dışında kalmak mümkün mü?&#34; sorusu gündeme geldi.Sarısoy&#39;a göre yönetim bu açıklamaların ardından, daha önce &#34;Ukrayna savaşı, İranlı sinemacılar, sürgün yönetmenler konusunda açık tavır alırken&#34; &#34;Filistin konusunda sessiz kaldığı&#34; eleştirisiyle de karşı karşıya kaldı.Sarısoy geçen yıl Gazze ve yönetim ile ilgili protestoların daha fazla olduğunu bu yıl festivalin ilk günlerinde sinemacıların ve sanatçıların daha sessiz olduğunu söyledi.Wenders&#39;in sözleri üzerine Berlin&#39;de European Film Market (EFM) önünde bir protesto düzenlediklerini anlatan Sarısoy, protestoya katılımın çok düşük olduğunu aktardı.Sarısoy bunu, &#34;geçen seneki bu soruşturmalar ve Alman hükümetin sertliği karşısında insanlar biraz çekiniyorlar&#34; sözleriyle açıkladı.Festival süresince ufak çaplı protestolar da oldu.Yunan-Alman ortak yapımı Uchronia filminin gösterimi sonrasında film ekibi Wenders&#39;e küfür de içeren &#34;Sinema Politiktir&#34; yazılı pankart açtı.80 sanatçıdan ortak bildiriAralarında İngiliz oyuncu Tilda Swinton, İspanyol oyuncu Javier Bardem, ABD&#39;li oyuncu Mark Ruffalo gibi dünyaca ünlü isimlerin bulunduğu 80&#39;i aşkın oyuncu, yönetmen ve yazar 17 Şubat&#39;ta ABD&#39;li Variety dergisinde yayımlanan ortak bir bildiriye imza attı.Açıklamada Wenders&#39;in sözleri eleştirildi.Festival yönetimini Filistin konusunda sanatçıları sansürlemekle suçlayan sanatçılar ifade özgürlüğü konusunda Almanya hükümetini eleştirdi.Mark Ruffalo, Tilda Swinton ve Javier Bardem gibi dünyaca ünlü oyuncuların da aralarında bulunduğu 80 sanatçı Berlinale yönetimini eleştiren ortak bir bildiriye imza attı.Sanatçılar, BM İfade ve Düşünce Özgürlüğü Özel Rapörtörü İrene Khan&#39;ın yakın zamanda Almanya&#39;yı ifade özgürlüğü konusunda eleştiren açıklamasına referans verdi.Khan 6 Şubat&#39;ta ülkeye yaptığı ziyaretin ardından Almanya&#39;daki terörle mücadele yasalarının &#34;Filistinlilerin haklarını savunmayı kısıtlamak, kamuoyunun katılımını engellemek ve akademi ile sanattaki söylemi daraltmak için kullanıldığını&#34; savundu.Sanatçılar festivalin bu duruma &#34;yardımcı olmasından derin endişe duyduklarını&#34; söyledi.Berlinale başkanı Tuttle, sansür açıklamalarını reddetti.Tuttle Alman ajansı DPA&#39;ya verdiği demeçte festivalin sinemacıları susturduğu veya korkuttuğu iddialarının doğru olmadığını söyledi.Tunuslu yönetmen ödülü reddetti&#34;Hind Rajab&#39;ın Sesi&#34; filminin yönetmeni, Tunuslu film yapımcısı Kaouther Ben Hania, festivalle birlikte düzenlenen &#34;Barış için Sinema&#34; etkiliğinde &#34;En Değerli Film&#34; ödülünü reddetti.Tunuslu film yapımcısı Kaouther Ben Hania, festivalle birlikte düzenlenen &#34;Barış için Sinema&#34; etkiliğinde &#34;En Değerli Film&#34; ödülünü reddetti.18 Şubat&#39;taki tören sırasında ödülü almayan Hania, konuşmasında, &#34;minnetten çok sorumluluk&#34; hissettiğini söyledi.Hania&#39;nın filmi 2024 yılında Gazze&#39;de öldürülen beş yaşındaki Filistinli kız çocuğu Hind Rajab&#39;ın gerçek hikayesine dayanıyor.Yönetmen, &#34;bu gece bu ödülü eve götürmeyeceğim. Bunu bir hatırlatma olarak burada bırakıyorum&#34; dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 22 Feb 2026 08:15:17 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Venedik Sarayı'nda Michelangelo'nun yaşamı konuşuldu]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/venedik-sarayinda-michelangelonun-yasami-konusuldu-5091/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/venedik-sarayinda-michelangelonun-yasami-konusuldu-5091/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B92FEB-FC76F3-927C0D-4995FF-B06104-F73825.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İtalya&#39;nın Ankara Büyükelçiliği ve İtalyan Kültür Merkezi, Ketebe Yayınları işbirliğiyle hazırlanan &#34;Michelangelo-Bir Dahinin Otobiyografisi&#34; kitabının tanıtım etkinliği sanat tarihi ve edebiyat dünyasından isimleri Venedik Sarayı&#39;nda bir araya getirdi.İtalya Büyükelçisi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B92FEB-FC76F3-927C0D-4995FF-B06104-F73825.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İtalya&#39;nın Ankara Büyükelçiliği ve İtalyan Kültür Merkezi, Ketebe Yayınları işbirliğiyle hazırlanan &#34;Michelangelo-Bir Dahinin Otobiyografisi&#34; kitabının tanıtım etkinliği sanat tarihi ve edebiyat dünyasından isimleri Venedik Sarayı&#39;nda bir araya getirdi.İtalya Büyükelçisi Giuseppe Manzo, Michelangelo&#39;nun kitapta da yer verilen sözlerinden bir alıntı yaparak başladığı açılış konuşmasında &#34;Bu akşam aslında sadece tek bir şeyden bahsedeceğiz, salt bir dehadan. Herhangi bir orta nokta aramayan, zamanla sınanmayan bir deha. Hatta tam tersi, zamanın önünde giden bir İtalyan dehası.&#34; dedi.Göreve başladıktan sonra çalışma arkadaşlarıyla Türkiye&#39;nin her bölgesine yayılacak uzun vadeli bir planlama yaptıklarını belirten Manzo, Türkiye&#39;deki İtalyan dahileri konsepti üzerinde çalıştıklarını kaydetti.Manzo, konuşmasında organizasyona katkılarından dolayı Ketebe Yayınları ve İtalyan Kültür Merkezi&#39;ne teşekkür ederek, &#34;Bu akşamki sunumumuz, bize zorluklar karşısında başkalarını dinlemek, etrafımızda bulunanları anlamak için bir ışık, bütün gölgeleri kaldıran ve kurguların ötesine geçen bir ışık.&#34; değerlendirmesinde bulundu.Büyükelçilik görevine kısa bir süre önce başladığını dile getiren Manzo, &#34;Belki siz bana hoş geldin deseydiniz daha doğrusu olurdu. Çünkü bu saraya ikinci kez ayak basıyorum. Benim için çok heyecan verici bir an.&#34; şeklinde konuştu.- &#34;Dehaların sınır aşan olduğu gayet iyi bilinir&#34;Kitabın yazarı, sanat tarihçisi Costantino D&#39;Orazio, Michelangelo&#39;nun kültürlerin ötesinde insanın ruhuna hitap eden bir sanatçı olduğunu belirterek, &#34;Michelangelo&#39;yu dışarıdan anlatan bir kitap değil, ilk ağızdan anlatan bir kitap. Michelangelo kendi eserlerini kendi hayatını kendi dilinden anlatıyormuş gibi. O nedenle yoğun zengin güzel bir kitap oldu.&#34; ifadesini kullandı.D&#39;Orazio, Michelangelo&#39;nun İtalya&#39;da doğmuş olmasına rağmen evrensel bir kimliğe sahip olduğunu vurgulayarak, &#34;O, konuştuğu ve çalıştığı zaman öyle konulara değiniyor ki bütün dilleri konuşanlar anlayabilir. Bütün dünyaya açık konular bunlar. Zaten dehaların sınır aşan olduğu gayet iyi bilinir.&#34; değerlendirmesini yaptı.Etkinlikte Michelangelo&#39;nun eserlerinden görsellerin yer aldığı özel bir sunum da gerçekleştiren yazar, sanatçının dönemlere göre değişen üslubunu ve çalışma disiplinini katılımcılarla paylaştı.D&#39;Orazio, sanatçının 500 yıllık mirasına dikkati çekerek, &#34;Michelangelo gibi bütün yaşamı boyunca, bu kadar uzun süre ve bu kadar çok şaheser oluşturmuş bir dehanın, beş asır sonra hala hatırlanıyor ve eserlerinin ortada olması sanat tarihinde çok ender rastlanan bir durumdur.&#34; ifadelerini kullandı.- Eser hakkındaKetebe Yayınları tarafından Türkçeye kazandırılan &#34;Michelangelo-Bir Dahinin Otobiyografisi&#34; eseri, Michelangelo&#39;nun yaşamının son dönemlerinden hareketle kurgulanan, kurmaca bir otobiyografi niteliğiyle dikkati çekiyor.Sanatçının kendi sesiyle ilerleyen anlatı, anılar, içsel sorgulamalar ve yaratıcı gerilimler etrafında şekillenerek, bir sanatçının hayatla, inançla ve üretimle kurduğu derin ilişkiyi görünür kılıyor.Rönesansın belirleyici figürleri aracılığıyla dönemin siyasal, entelektüel ve estetik atmosferi bütüncül bir perspektifle yansıtıldığı, tarihi gerçeklik, edebi kurgu ve içsel monologların iç içe geçtiği eserde, Michelangelo farklı yönleriyle ele alınıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 17 Feb 2026 09:02:35 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kadın yazarların buluşması sona erdi]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/kadin-yazarlarin-bulusmasi-sona-erdi-6832/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/kadin-yazarlarin-bulusmasi-sona-erdi-6832/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_EEF605-69EB58-AF2F5E-78645B-019D51-75DEAB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Festival süresince İstanbul Devlet Tiyatrosu sahneleri, 9 farklı ülkeden gelen toplulukları ağırlayarak tam bir sanat köprüsü kurdu. Toplam 19 farklı eserin sergilendiği bu süreçte, dünya tiyatrosunun güncel örnekleri ve kadın yazarlığın gücü gözler önüne serildi. Sınırları&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_EEF605-69EB58-AF2F5E-78645B-019D51-75DEAB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Festival süresince İstanbul Devlet Tiyatrosu sahneleri, 9 farklı ülkeden gelen toplulukları ağırlayarak tam bir sanat köprüsü kurdu. Toplam 19 farklı eserin sergilendiği bu süreçte, dünya tiyatrosunun güncel örnekleri ve kadın yazarlığın gücü gözler önüne serildi. Sınırları aşan bir seçkiyi başarıyla sahneleyen kurumumuz, uluslararası düzeyde sanatsal diyaloğun öncüsü olmaya devam etti.Sadece sahne performanslarıyla değil, AKM fuaye alanında sergilenen "Sahnede Kadın" sergisiyle de festivalin sanatsal derinliği pekiştirildi. Devlet Tiyatroları tarafından titizlikle hazırlanan atölye çalışmaları ve paneller, sanatseverlere metinden sahneye uzanan yaratım sürecini yakından inceleme fırsatı sundu.Pazar günü sona eren bu büyük buluşma, yerli ve yabancı yapımların uyumuyla kadın emeğinin tiyatrodaki vazgeçilmez yerini bir kez daha kanıtlamış oldu.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 16 Feb 2026 15:50:47 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Elli üç yıllık deneyim]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/elli-uc-yillik-deneyim-3233/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/elli-uc-yillik-deneyim-3233/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2BD57A-2B2D3F-DFDB49-C9A57B-B57283-632EA4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Her yıl sergilediği Karikatürleri bu yıl&nbsp; Sekiz Sanat Galerisi öncülüğünde&nbsp; özel seçilmiş 84 karikatürle sanat severlerin beğenisine sundu.&nbsp; Sergi süresince çeşitli faliyetlerde düzenlenen galeride sanatçının kitapları ve özel karikatürleride satışa sunuldu.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2BD57A-2B2D3F-DFDB49-C9A57B-B57283-632EA4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Her yıl sergilediği Karikatürleri bu yıl&nbsp; Sekiz Sanat Galerisi öncülüğünde&nbsp; özel seçilmiş 84 karikatürle sanat severlerin beğenisine sundu.&nbsp; Sergi süresince çeşitli faliyetlerde düzenlenen galeride sanatçının kitapları ve özel karikatürleride satışa sunuldu. Açılışta sanat severler ve sanatçı dostlarının&nbsp; akınına uğradı.Sanatçı Selim Candan Verer&nbsp; 53 senede çeşitli dergilerde ve gazetelerde çalıştı. Karikatür ve mizah dergileri, Sendika gazete , dergileri ve Kadıköy Belediyesinin gazeteleri en bilinen yayın organlarındandır. 1974 den bu yana Çeşitli ustalardan dersler aldı. 1979 yılında Canol Kocagöz&nbsp; ve Nehar Tüblek tarafından öneriler ve dersler aldı. Profesyonel olarak 1979 yılında Karikatürcüler derneğine üye olmuştur.Sanatçı ''Karikatür çalışmalarının tümünü bilgisayar katkısı olmadan elde çizip renklendirdiğini, sulu boya veya&nbsp; çini mürekkebi&nbsp; ile yaptığını ''&nbsp; söyledi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 14 Feb 2026 11:24:59 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Gilgameş" Operası: Zamansız Bir Efsane]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/gilgames-operasi-zamansiz-bir-efsane-8576/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/gilgames-operasi-zamansiz-bir-efsane-8576/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B4A551-754EBF-B88F85-998C0A-18BEFF-228DB4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bir özgürlük tutkusu destanı olan ve insanlığın kadim sorularına ışık tutan ilk yazılı destan olan "Gilgameş Operası", bilgisizlikten bilgiye geçişi tasavvufi bir şekilde ele almasından dolayı zamansız bir eser olma özelliğine sahiptir. Ülkemizin yetiştirdiği 20. yüzyılın&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B4A551-754EBF-B88F85-998C0A-18BEFF-228DB4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bir özgürlük tutkusu destanı olan ve insanlığın kadim sorularına ışık tutan ilk yazılı destan olan "Gilgameş Operası", bilgisizlikten bilgiye geçişi tasavvufi bir şekilde ele almasından dolayı zamansız bir eser olma özelliğine sahiptir. Ülkemizin yetiştirdiği 20. yüzyılın en büyük bestecilerinden biri olan Ahmed Adnan Saygun'un kültürler arasında köprü olma işlevini taşıdığı ve ana yurdunun düşünce dünyasını, kavramsal bir çerçeve içinde yorumladığı yapıtlarından olan bu epik dram, Doğu'nun ezgiselliği ile Batı'nın çok sesliliğinin iç içe geçmiş halidir.Destanın konusunun zamansız olmasının en önemli etkenlerinden biri de, hiç kuşkusuz, insanoğlunun hala aynı "rüya"nın peşinde olmasıdır. Hem Tanrı, sevgi, ilahi aşk vb. tasavvufi kavramları işlediği hem de tarih ve eser bazında milli ve yerli oluşu olması ile Gılgameş, toplumumuz için değerini ve önemini her geçen gün daha da artırmaktadır.Caner Akın'ın teknoloji ile sahne tekniklerini harmanlayarak, Türkiye'de ilk kez opera sahnelenmesinde devrim yaratarak büyük bir görsel şölen ile sahneye koyduğu "Gilgameş Operası"nda, İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası'nı İbrahim Yazıcı yönetecek. Dekor ve görsel tasarımı Efter Tunç, kostüm tasarımı Gizem Betil, Işık tasarımı Cem Yılmazer, video tasarımı Aisha Hajiyeva, koreografisi Deniz Özaydın imzalı eserde, İDOB Korosu'nun şefi Paolo Villa.Temsillerdeki rol dağılımı şöyle; Hikayeci: Hüseyin Likos; Gilgameş: Matthew Solovieff ; Enkidu: Arda Erkara ; Ninsun: Aylin Ateş / Deniz Likos; Şamaş: Burak Bilgili; İştar: Şebnem A. Kışlalı / Mine Kurtoğlu; Anu: Gökhan Ürben; Antum: Nesrin Gönüldağ / Asude Karayavuz; Enlil: F. Kılıç Aslan / Uğur Etiler; Humbaba: Melike Manav; Alto Solo: Neslişah Pekin / Nursel Yazman;&nbsp; Halktan Bir Kadın: Neslişah Pekin / Nursel Yazman; İştar Kızı: Ayşenur Haksoy / Burcu Soysev / Aslı Ulu; Siduri: Merve Erdier ; Soprano Hikayeci: Ayşegül Karkıner; İrnina: Zeynep Halvaşi / Seda Taşpınar; Gelin: Ayşe Aras; Damat: Agit İşcan; Yılan: Ardis Kanat Tekkanat; A Düşünce Hayali: Emre Güngör; B Düşünce Hayali: Mualla Dedemen; C Düşünce Hayali: Banu Ergün; D Düşünce Hayali: Ahmet Baykara / Emre Parlar; Ut Napiştim: Alper Saldıran]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 13 Feb 2026 11:28:30 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Devrim Erbil'in sanat yolculuğu beyaz perdede]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/devrim-erbilin-sanat-yolculugu-beyaz-perdede-5805/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/devrim-erbilin-sanat-yolculugu-beyaz-perdede-5805/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A8DC8D-F9553A-255BC9-1CE848-A7C8A6-1331C7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çağdaş Türk resim sanatının önde gelen temsilcilerinden Devrim Erbil'in yaratıcı dünyası beyaz perdeye taşınıyor. SM Sanat'ın uygulayıcı yapımcılığında hayata geçen, yapımcılığını Picus Film'in üstlendiği "Devrim Erbil: Gökyüzü Öyle Maviydi Ki", sanatçının çocukluk,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A8DC8D-F9553A-255BC9-1CE848-A7C8A6-1331C7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çağdaş Türk resim sanatının önde gelen temsilcilerinden Devrim Erbil'in yaratıcı dünyası beyaz perdeye taşınıyor. SM Sanat'ın uygulayıcı yapımcılığında hayata geçen, yapımcılığını Picus Film'in üstlendiği "Devrim Erbil: Gökyüzü Öyle Maviydi Ki", sanatçının çocukluk, gençlik ve yetişkinlik dönemlerinden izler taşıyan yarı biyografik bir anlatıyla, izleyiciyi Erbil'in sanat yolculuğuna yakından bakmaya davet ediyor.Yönetmen ve yapımcı Durmuş Akbulut'un yönettiği film, yaklaşık 120 yıllık Türk sinema tarihinde kurmacaya dayalı ilk uzun metrajlı ressam filmi olma özelliğini taşıyor. Film, sanatçının hayatından seçilmiş dönemleri birebir biyografi anlatısıyla değil; anılar, duygular ve görsel çağrışımlar üzerinden ilerleyen özgün bir sinema diliyle ele alıyor.Geçmişin izinde bir içsel yolculuk hikâyesiFilm, sanatçının atölyesine gelen gizemli bir telefonla başlayan ve çocukluğunun geçtiği Balıkesir'e uzanan içsel bir yolculuğa odaklanıyor. Erbil'in sanatsal bakış açısının erken izleri, filmin anlatı omurgasını oluşturuyor. İstanbul ise kuşbakışı manzaraları, ağaçlar ve kuşlarla bütünleşen tarihi yarımadasıyla filmin görsel dünyasında önemli bir yer tutuyor. Çekimleri Balıkesir, İstanbul, Bodrum ve Kıyıköy'de gerçekleştirilen yapım; Erbil'in resimlerindeki o meşhur kuşbakışı perspektifi ve ritmik çizgileri sinematografik bir görsel şölene dönüştürüyor.Şengül Oğuz: "Bu filmin, Türk sineması açısından çok özel bir yerde durduğuna inanıyoruz"SM Sanat Yönetim Kurulu Başkanı Şengül Oğuz, filme dair şu değerlendirmede bulundu:"Devrim Erbil: Gökyüzü Öyle Maviydi Ki', sadece bir biyografi çalışması değil; Türk sinema tarihinde bir ressamın dünyasına kurmaca diliyle yaklaşan ilk uzun metrajlı yapım olması bakımından bir milat niteliği taşıyor. SM Sanat olarak, Türkiye'nin kültürel belleğinde derin izler bırakan usta isimlerin mirasını, çağdaş anlatılarla yeni nesillere aktarmayı en önemli sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Bu filmle, resmin durağan estetiğini sinemanın dinamizmiyle harmanlayarak izleyiciye alışılmışın dışında, çok katmanlı bir deneyim sunmayı hedefledik. Devrim Erbil'in çizgilerindeki ritmi ve doğa tutkusunu beyaz perdeye taşımak, ülkemizin kültür-sanat ekosistemine sürdürülebilir bir değer katma vizyonumuzun en somut ve heyecan verici adımlarından biri. İnanıyoruz ki bu yapım, sanatın farklı disiplinlerinin bir araya geldiğinde ne kadar güçlü bir dil oluşturabileceğini bir kez daha kanıtlayacak."İstanbul'da yapılacak gala gösteriminin ardından film; sanatçının hayatında önemli yer tutan Balıkesir ve Bodrum'daki özel gösterimlerle izleyiciyle buluşacak. Yapımın vizyon ve festival sürecinin yaklaşık iki yıllık bir takvimde ilerlemesi, ardından televizyon ve dijital platform gösterimleriyle daha geniş kitlelerle buluşturulması hedefleniyor. Filmin uluslararası satışları için yabancı dağıtım firmalarıyla da temaslar sürüyor]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 12 Feb 2026 14:26:50 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kadın Oyun Yazarları Tiyatro Festivali perdelerini açtı]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/kadin-oyun-yazarlari-tiyatro-festivali-perdelerini-acti-5787/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/kadin-oyun-yazarlari-tiyatro-festivali-perdelerini-acti-5787/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5F709E-AF9FEF-F732DA-C12B02-93E10B-020F31.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kadın yazarların kaleminden çıkan güçlü metinler; Türkiye'nin yanı sıra farklı ülkelerden gelen tiyatro topluluklarının katılımıyla, söyleşiler, atölyeler ve özel temsiller eşliğinde on gün boyunca İstanbul'un önemli sahnelerinde izleyiciyle buluşacak.6–15 Şubat 2026 tarihleri&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5F709E-AF9FEF-F732DA-C12B02-93E10B-020F31.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kadın yazarların kaleminden çıkan güçlü metinler; Türkiye'nin yanı sıra farklı ülkelerden gelen tiyatro topluluklarının katılımıyla, söyleşiler, atölyeler ve özel temsiller eşliğinde on gün boyunca İstanbul'un önemli sahnelerinde izleyiciyle buluşacak.6–15 Şubat 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen festival, Atatürk Kültür Merkezi Tiyatro Salonu, AKM Çok Amaçlı Salon, Mecidiyeköy Büyük Sahne ve Mecidiyeköy Stüdyo Sahne olmak üzere dört ayrı sahnede düzenleniyor. Toplam 19 oyun ve 25 temsilden oluşan zengin program, kadın yazarların çağdaş tiyatroya sunduğu çok sesli, çok katmanlı ve evrensel anlatıları görünür kılmayı amaçlıyor.Festival programında; Devlet Tiyatroları yapımlarının yanı sıra Peru, Tunus, Kazakistan, Gürcistan, Rusya, Kuzey Makedonya, İspanya, Kolombiya ve Macaristan olmak üğzere 9&nbsp; ülkeden konuk toplulukların eserleri yer alıyor. Her temsilin ardından gerçekleştirilen söyleşiler, izleyiciler ile sanatçıları aynı zeminde buluşturarak oyunların tematik ve estetik boyutlarının birlikte tartışılmasına olanak tanıyor. AKM'de kontenjanlı sınırlı olarak düzenlenen atölyeler ise festivali yalnızca bir izleme alanı değil, aynı zamanda ortak bir düşünme, paylaşma ve üretme platformuna dönüştürüyor.Festival kapsamında ayrıca Devlet Tiyatroları Arşivi'nden hazırlanan "Sahnede Kadın" Siyah Beyaz Fotoğraf Sergisi sanatseverlerle buluşuyor. Sergi, sahnede ve sahne arkasında kadın emeğinin izlerini görünür kılarak festivale tarihsel ve belgesel bir derinlik kazandırıyor.Kadınların sözüne, hayaline ve cesaretine açılan bu sahnede; tiyatronun dönüştürücü gücünü birlikte deneyimlemek, farklı coğrafyalardan gelen anlatılarla ortak bir duygu ve düşünce alanında buluşmak dileğiyle&hellip;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 11 Feb 2026 17:34:58 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İki dünya prömiyeri aynı akşam sahnede]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/iki-dunya-promiyeri-ayni-aksam-sahnede-9694/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/iki-dunya-promiyeri-ayni-aksam-sahnede-9694/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A216BC-ACD65D-21B151-079916-566C4C-A3229A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sanatseverler, 13 Şubat 2026 tarihinde, Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası Sahnesi'nde bu güçlü dramatik kontrastla yüzleşirken, her iki eserin de ilk sahnelenişine tanıklık etme ayrıcalığını yaşayacak."Tehlikeli Oyun"Eserin prömiyer temsili, yakın zamanda hayata veda eden, geçmiş&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A216BC-ACD65D-21B151-079916-566C4C-A3229A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sanatseverler, 13 Şubat 2026 tarihinde, Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası Sahnesi'nde bu güçlü dramatik kontrastla yüzleşirken, her iki eserin de ilk sahnelenişine tanıklık etme ayrıcalığını yaşayacak."Tehlikeli Oyun"Eserin prömiyer temsili, yakın zamanda hayata veda eden, geçmiş dönem İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdür ve Sanat Yönetmeni, opera sanatçısı ve akademisyen Prof. Mesut İktu anısına sahneleniyor...Librettosu Mehmet Ergüven tarafından kaleme alınan ve Mesruh Savaş'ın müziğiyle ilk kez sahneye taşınacak olan Tehlikeli Oyun, iki kişi arasında geçen bir ilişkinin, kapalı bir mekânda psikolojik bir hesaplaşmaya dönüşmesini anlatan çağdaş bir operadır. Zaman, korku ve suçluluk duygusu etrafında örülen eser; gerçek ile kuruntu arasındaki ince çizgiyi, giderek artan bir gerilimle sahneye taşıyor.&nbsp;Tehlikeli Oyun, 1920'lerde bir hapishanenin görüş salonunda geçen, iki kişilik ve güçlü dramatik yapıya sahip. Kadın ve erkek arasındaki diyaloglar üzerine kurulu yapısı, farklı bestecilerden alıntı içeren bölümler, çiftin geçmişine ve ilişkilerine dair anıları yansıtan siyah-beyaz kısa film sahneleriyle destekleniyor. Minimal kadrosu ve yoğun dramatik yapısıyla Tehlikeli Oyun, izleyiciyi insan zihninin karanlık sınırlarında dolaştıran çarpıcı bir yüzleşme sunuyor. Nazlı İktu'nun sahneye koyduğu eserde, İDOB orkestrasını Murat Kodallı yönetiyor. Dekor ve kostüm tasarımı Nilsu Baldan, Işık tasarımı Bersan Baş imzalı. Eserde solistler Gülbin Günay, Şebnem Ağrıdağ Kışlalı, Zafer Erdaş ve Alper Göçeri dönüşümlü rol alacaklar."Deli Dumrul"Sinan Bayraktar'ın librettosunu yazdığı, ulusal müziğimizin önemli bestecilerinden Çetin Işıközlü'nün melodileriyle zenginleşen Deli Dumrul, bale ağırlıklı yapısıyla dikkat çeken ilk opera eseri olma özelliğini taşıyor. Dede Korkut'un şah eseri olan eser, Türk sineması ve tiyatrosunun dramatik anlatım geleneğinden beslenen bir sahneleme sunuluyor. Türkiye'nin ilk tek kişilik operası olan Deli Dumrul epik (şiirsel/ destansı) olarak kurgulanmış bir anlatı olma özelliğini taşıyor.Eser rejisinde, Deli Dumrul'u folklorik bir kahraman olarak yüceltmek yerine, eserin merkezindeki etik, varoluşsal ve iktidar temalarını günümüz izleyicisiyle buluşturmayı hedefliyor. Geleneksel anlatılardaki cesur ya da sevimli Dumrul'un aksine, bu yorumda Dumrul sınırları zorlayan, deliliği bir maske gibi kullanan ve otoriteyi kendi kurallarıyla kurmaya çalışan bir figür olarak ele alınıyor.Cenk Bıyık'ın sahneye koyduğu eserde, Orkestra Şefi Murat Kodallı. Dekor ve kostüm tasarımı Tan Ergin, ışık tasarımı Gürkan Dökmetaş, koreografi Deniz Özaydın imzalı. Deli Dumrul rolünde Işık Belen ve Burak Kul dönüşümlü sahnede olacaklar."Deli Dumrul" eserinin, 17 Şubat 2026 tarihindeki temsili ise, geçmiş dönem İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdür ve Sanat Yönetmeni, opera sanatçısı Sedat Öztoprak'ın vefatının 6. yıldönümü dolayısıyla anısına ithaf edilecek.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 07 Feb 2026 10:56:11 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Barış Manço şarkıları Roma'da çınladı]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/baris-manco-sarkilari-romada-cinladi-1683/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/baris-manco-sarkilari-romada-cinladi-1683/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5A3DA8-F578C7-2A2AC6-2AC31A-AEE582-2A336C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />YEE Roma Türk Kültür Merkezi Direktörü Beyza Uzun Kutlay, Barış Manço&#39;yu anma konserinin başında yaptığı konuşmada, &#34;Barış Manço bizim için çok çok kıymetli biri. Onu ölüm yıl dönümünde burada Roma&#39;da hem Türk vatandaşlarımızla hem de İtalyan misafirlerimizle&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5A3DA8-F578C7-2A2AC6-2AC31A-AEE582-2A336C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />YEE Roma Türk Kültür Merkezi Direktörü Beyza Uzun Kutlay, Barış Manço&#39;yu anma konserinin başında yaptığı konuşmada, &#34;Barış Manço bizim için çok çok kıymetli biri. Onu ölüm yıl dönümünde burada Roma&#39;da hem Türk vatandaşlarımızla hem de İtalyan misafirlerimizle anmak bizim için çok kıymetli ve özel.&#34; dedi.Kutlay, İtalyan konuklara hitaben İtalyanca yaptığı konuşmada da Manço&#39;nun şarkılarının Anadolu ve Türk kültürü ve geleneklerinden izler taşıdığını ve sosyal adalet mesajları içerdiğini anlattı.İtalya&#39;da yaşayan Türk solist ve müzisyen Selen Çapacı, İtalyan müzisyenler Federico Pascucci (klarnet) ile Iacopo Schiavo&#39;dan (gitar) oluşan trio, Barış Manço'nun &#34;Gülpembe&#34;, &#34;Balböceği&#34;, &#34;İşte Hendek İşte Deve&#34;, &#34;Domates Biber Patlıcan&#34;, &#34;Anlıyorsun Değil Mi?&#34; gibi unutulmaz pek çok şarkısını seslendirdi.Konsere, Türkiye&#39;nin Roma Büyükelçisi Elif Çomoğlu Ülgen, Türkiye&#39;nin Vatikan Büyükelçiliği Geçici Maslahatgüzarı Elif Okutucu, Roma Sapienza Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fabio Grassi&#39;nin yanı sıra İtalya&#39;da yaşayan Türk vatandaşları ile Türk kültürüne meraklı İtalyanlar katıldı. Yoğun ilgi gösterilen konserde izleyicilerin trionun çaldığı parçalara keyifle eşlik ettiği görüldü.Performansları büyük beğeni toplayan Çapacı, Pascucci ve Schiavo uzun süre alkışlandı.- Çapacı: &#34;Benim için çok önemli bir konserdi&#34;Konserin ardından AA muhabirine konuşan solist Selen Çapacı, böyle bir konser verdikleri için halen çok heyecanlı olduğunu belirterek, &#34;Benim için çok önemli bir konserdi. Gerçekten çok büyük bir gurur benim için burada bunu yapıyor olmak.&#34; dedi.Kendisinin ne yazık ki Barış Manço'ya yetişemediğini dile getiren Çapacı, &#34;Konserde de söylediğim gibi aslında ben Barış Manço jenerasyonu değilim maalesef. Barış Manço&#39;yu ucundan kaçırmış ama yine de anaokulumda &#39;Arkadaşım Eşek&#39; ile dans etmiş, onun şarkılarıyla büyümüş biriyim.&#34; diye konuştu.Çapacı, Manço&#39;nun hem eğlenceli hem duygusal ve nostaljik parçalarını seslendirdiklerini ve dinleyenlerden de güzel geri bildirim aldıklarını aktararak, &#34;Bence çok önemli, çok güzel bir reaksiyon aldık hem enstitünün tanınması açısından hem de gerçekten burada yaşayan Türklerin ve İtalyanların Barış Manço&#39;ya ne kadar değer verdiğini gördük.&#34; ifadesini kullandı.- İtalyan müzisyen Pascucci: &#34;Benim için gerçekten çok değerliydi&#34;Kendisini Türk sanat müziği ve Türk halk müziğine tutkulu bir İtalyan müzisyen olarak tanıtan Pascucci de Barış Manço&#39;nun müziğini nasıl bulduğu sorusuna, &#34;Başlangıçta çok şaşırmıştım çünkü bu müzikte zaten bildiğim bazı unsurları buldum ama bunlar benim de büyürken aşina olduğum başka rock tınılarıyla harmanlanmıştı. Babam Pink Floyd, Doors gibi grupları dinlerdi. Dolayısıyla bu, bana yabancı değildi.&#34; yanıtını verdi.Barış Manço&#39;nun eserleriyle sonradan çıkan modern Türk gruplarına da ilham kaynağı olduğunu anladığını ve onun müziği üzerine çalışmanın keyifli olduğunu belirten Pascucci, &#34;Bu müziği notaya dökme ve uyarlama çalışmasını yapmak da çok keyifliydi çünkü içerik açısından zengin, çok güzel bir müzik.&#34; diye konuştu.Pascucci, konsere ilginin çok büyük olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:&#34;Evet, bugün gerçekten duygulandırıcıydı. Salon tıklım tıklımdı. Maalesef içeri giremeyen insanların oluşturduğu bir kuyruk da vardı. Bu durum bana, biz müzisyenlere her zaman iyi hissettiriyor. Özellikle de ana dili olmayan, farklı bir müzikal dili çalışmış biri olarak bu müziği, Türk dinleyicilere çalmak ve olumlu geri dönüş almak benim için gerçekten çok değerliydi. Bu yüzden çok heyecan verici bir deneyim oldu.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 06 Feb 2026 07:56:43 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[4 kıtadan 9 ülke, kadın yazarların hikâyeleriyle İstanbul'da buluşuyor]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/4-kitadan-9-ulke-kadin-yazarlarin-hikayeleriyle-istanbulda-bulusuyor-2075/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/4-kitadan-9-ulke-kadin-yazarlarin-hikayeleriyle-istanbulda-bulusuyor-2075/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D6AD7D-5BC2B2-BCC818-331F89-304BA3-B2297F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kadın yazarların kaleminden çıkan tiyatro metinlerini sahneye taşıyan festivalde; Kazakistan, Rusya, İspanya, Peru, Tunus, Kuzey Makedonya, Kolombiya, Gürcistan ve Macaristan'dan gelen tiyatro ekiplerinin yanı sıra Devlet Tiyatrolarının farklı bölgelerinden yapımlar ile özel tiyatrolar&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D6AD7D-5BC2B2-BCC818-331F89-304BA3-B2297F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kadın yazarların kaleminden çıkan tiyatro metinlerini sahneye taşıyan festivalde; Kazakistan, Rusya, İspanya, Peru, Tunus, Kuzey Makedonya, Kolombiya, Gürcistan ve Macaristan'dan gelen tiyatro ekiplerinin yanı sıra Devlet Tiyatrolarının farklı bölgelerinden yapımlar ile özel tiyatrolar da İstanbullu sanatseverlerle buluşacak. 19 farklı oyun sahnelenirken, festival atmosferini daha da keyifli kılacak söyleşiler ve atölyeler de programda yer alacak. Ayrıca, küratörlüğü ve tasarımı Devlet Tiyatroları Sanat Teknik Müdürü Hakan Dündar, sahne tasarımcıları Büşra Eroğlu ve Mustafa Mahdum tarafından gerçekleştirilen, Devlet Tiyatroları Belgelik Şube Müdürlüğü katkılarıyla hazırlanan "Sahnede Kadın" sergisi; izleyicileri kendi yaşamlarına, hafızalarına ve köklerine bakmaya davet ediyor. Tiyatro tarihinin sessiz tanıklarını gün yüzüne çıkaran sergi, festival süresince Atatürk Kültür Merkezi Tiyatro Salonu Fuayesinde, 11.00-18.00 saatleri arasında gezilebilecek.&nbsp;Başta Atatürk Kültür Merkezi olmak üzere Mecidiyeköy Sahneleri hem Türkiye'den hem de yurt dışından önemli tiyatro topluluklarını ağırlamaya hazırlanıyor. 10 gün sürecek festivalin perdesi, 6 Şubat Cuma akşamı, saat 20.00'de, İstanbul Atatürk Kültür Merkezinde, Bursa Devlet Tiyatrosunun etkileyici yapımı "Sevdalinka" ile açılacak. Festival boyunca şehir, adeta kadın yazarların hikâyeleriyle nefes alacak.Kadınların sözüne, hayaline ve cesaretine alan açan bu festival; tiyatroyu yalnızca izlenen değil, paylaşılan ve hissedilen bir buluşmaya dönüştürmeye hazırlanıyor. İstanbul, bu kış biraz daha sahne ışığı, biraz daha duygu, biraz daha kadın hikâyesiyle parlayacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 05 Feb 2026 10:21:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[68. Grammy Ödülleri sahiplerini buldu]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/68-grammy-odulleri-sahiplerini-buldu-6498/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/68-grammy-odulleri-sahiplerini-buldu-6498/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_896C18-6AB309-4893DF-F796EE-D0C391-83EEDC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Los Angeles&#39;taki Crypto.com Arena&#39;da düzenlenen 68. Grammy Ödülleri&#39;nin sunuculuğunu ünlü komedyen Trevor Noah üstlendi.Gecenin en büyük ödüllerinden &#34;Yılın Şarkısı&#34; ödülünü Billie Eilish &#34;Wildflower&#34; ile kazanırken &#34;Yılın Kaydı&#34; ödülü Kendrick&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_896C18-6AB309-4893DF-F796EE-D0C391-83EEDC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Los Angeles&#39;taki Crypto.com Arena&#39;da düzenlenen 68. Grammy Ödülleri&#39;nin sunuculuğunu ünlü komedyen Trevor Noah üstlendi.Gecenin en büyük ödüllerinden &#34;Yılın Şarkısı&#34; ödülünü Billie Eilish &#34;Wildflower&#34; ile kazanırken &#34;Yılın Kaydı&#34; ödülü Kendrick Lamar ve SZA işbirliği olan &#34;Luther&#34;a verildi. &#34;Yılın Albümü&#34; ödülünün sahibi ise Bad Bunny&#39;nin &#34;Debi Tirar Mas Fotos&#34; adlı albümü oldu.&#34;En İyi Yeni Sanatçı&#34; ödülünü Olivia Dean kazanırken pop müzik kategorilerinde Lady Gaga &#34;Mayhem&#34; albümüyle öne çıktı. Gaga, &#34;En İyi Pop Vokal Albüm&#34; ödülünün yanı sıra &#34;En İyi Dans/Pop Kaydı&#34; ödülünü de &#34;Abracadabra&#34; ile aldı.&#34;En İyi Müzik Videosu&#34; ödülü ise Doechii&#39;nin &#34;Anxiety&#34; adlı çalışmasına verildi.Rap kategorilerinde gecenin en dikkat çeken ismi Kendrick Lamar oldu. Sanatçı, &#34;GNX&#34; albümüyle &#34;En İyi Rap Albümü&#34;, &#34;TV Off&#34; ile &#34;En İyi Rap Şarkısı&#34;, &#34;Luther&#34; ile de &#34;En İyi Melodik Rap Performansı&#34; ödüllerini kazandı.Alternatif müzikte The Cure, &#34;Songs Of A Lost World&#34; ile &#34;En İyi Alternatif Müzik Albümü&#34; ödülünü kazanırken Rock müzik kategorisinde &#34;En İyi Rock Albümü&#34; ödülünün sahibi,&#34;Never Enough&#34; adlı eseriyle Turnstile&#39;a verildi.Film ve televizyon müzikleri alanında &#34;En İyi Film/TV Müzikleri Albümü&#34; ödülünü Ludwig Göransson, &#34;Sinners&#34; filmiyle kazandı.&#34;K-Pop Demon Hunters&#34; filminde yer alan &#34;Golden&#34; adlı eser, &#34;En İyi Görsel Medya İçin Yazılmış Şarkı&#34; ödülünü kazanarak bu alanda ilke imza attı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 02 Feb 2026 09:52:11 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hollywood yasa boğuldu]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/hollywood-yasa-boguldu-6871/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/hollywood-yasa-boguldu-6871/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_16E374-17A1B4-C92790-10DD24-48AD5E-EF6BB0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Evde Tek Başına (Home Alone) filmlerinde Macaulay Culkin&#39;in annesini canlandıran aktrisin Los Angeles&#39;taki evinde öldüğü duyuruldu.O&#39;Hara&#39;nın &#34;kısa bir rahatsızlığın ardından&#34; hayatını kaybettiği açıklanırken başka detay verilmedi.&nbsp;Catherine O&#39;Hara,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_16E374-17A1B4-C92790-10DD24-48AD5E-EF6BB0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Evde Tek Başına (Home Alone) filmlerinde Macaulay Culkin&#39;in annesini canlandıran aktrisin Los Angeles&#39;taki evinde öldüğü duyuruldu.O&#39;Hara&#39;nın &#34;kısa bir rahatsızlığın ardından&#34; hayatını kaybettiği açıklanırken başka detay verilmedi.&nbsp;Catherine O&#39;Hara, 1981-1983&#39;te ekranlara gelen komedi programı SCTV Network 90&#39;da kalemiyle, 2015-2020&#39;de 6 sezon boyunca yayımlanan Schitt's Creek dizisinde de oyunculuğuyla Emmy kazanmıştı.&nbsp;Ünlü aktris, Tim Burton&#39;ın 1984 tarihli Beterböcek&#39;inde (Beetlejuice) ve 40 yıl sonra gelen devam filminde oynamıştı. Martin Scorsese&#39;nin 1985&#39;te vizyona giren kara komedisi Geç Saatler&#39;de (After Hours) de yer almıştı.&nbsp;Artık 45 yaşına gelen Macaulay Culkin, iki Evde Tek Başına filminde kendisini evde unutan annesini canlandıran aktrisi Instagram hesabında yaptığı paylaşımla andı:Anne, daha zamanımız var sanıyordum. Daha fazlasını isterdim. Yanındaki bir sandalyede oturmak isterdim. Seni duydum ama söyleyecek çok fazla şeyim vardı. Seni çok seviyorum. Görüşürüz.Macaulay Culkin&#39;in adı 2023&#39;te Hollywood Şöhretler Kaldırımı&#39;ndaki yerini alırken bir konuşma yapan O&#39;Hara, şöyle demişti:Tebrikler Macaulay! Hollywood Şöhret Kaldırımı&#39;ndaki yıldızı fazlasıyla hak ettin. Aynı zamanda seni bir değil iki kez evde tek bırakan bırakan annen olarak beni de bu mutlu güne çağırdığın için teşekkür ederim. Seninle gurur duyuyorum.Bu sözlerin ardından Culkin&#39;in gözyaşlarını tutamadığı görülmüştü.Geçen sene başlayan The Studio dizisindeki rol arkadaşı Seth Rogen, &#34;Onunla ilk tanıştığımda ekranda izlediğim en komik insan olduğunu söylemiştim. Onunla çalışmak gerçek bir onurdu&#34; diyerek ünlü aktrisi andı.1986&#39;da beyazperdede gösterilen Baş Belası&#39;nda (Heartburn) O&#39;Hara&#39;yla çalışmış olan Meryl Streep, &#34;O bizim dünyamıza aşk ve ışık getirdi&#34; dedi.&nbsp;The Last of Us&#39;ın dizisinde terapistini canlandıran oyuncu için Pedro Pascal da &#34;Sonsuza kadar sana minnettarım. Dünyamda artık daha az ışık var&#34; ifadesini kullandı.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 31 Jan 2026 14:38:28 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Don Giovanni" geri dönüyor]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/don-giovanni-geri-donuyor-5238/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/don-giovanni-geri-donuyor-5238/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_90E58F-C393DB-B6F7F0-ED8A19-B032BB-0FE649.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tutku, baştan çıkarma ve hesaplaşma etrafında şekillenen Don Giovanni, komedi, trajedi ve doğaüstü unsurları çarpıcı bir sahne diliyle bir araya getirir. Wolfgang Amadeus Mozart'ın 1787'de bestelediği eser, opera tarihinin en güçlü dramatik yapılarından biri olarak kabul edilir.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_90E58F-C393DB-B6F7F0-ED8A19-B032BB-0FE649.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tutku, baştan çıkarma ve hesaplaşma etrafında şekillenen Don Giovanni, komedi, trajedi ve doğaüstü unsurları çarpıcı bir sahne diliyle bir araya getirir. Wolfgang Amadeus Mozart'ın 1787'de bestelediği eser, opera tarihinin en güçlü dramatik yapılarından biri olarak kabul edilir. Lorenzo Da Ponte'nin kara komedi inceliği taşıyan librettosu; ahlak, özgür irade ve bedel kavramlarını derinlemesine ele alırken, Mozart'ın eşsiz müziğiyle birleşerek izleyiciyi insan doğasının karanlık yönleriyle yüzleştiren zamansız ve etkileyici bir sanat deneyimine dönüşür.Don Giovanni&hellip;&nbsp; Sınır tanımayan bir özgürlük anlayışıyla yaşayan, cazibeyi bir silah gibi kullanan efsanevi bir figür. İspanyol bir asilzade olan Don Giovanni, gücü, zenginliği ve dokunulmazlığı sayesinde arzularını sorgusuzca gerçekleştirdiğine inanır. Toplumsal kuralları ve ahlaki sınırları hiçe sayan bu sınırsızlık hâli, onu her defasında yeni bir yüzleşmenin eşiğine sürükler. Farklı sosyal sınıflardan kadınları hedef alan Don Giovanni'nin yarattığı etki, yalnızca bireysel bir baştan çıkarma hikâyesi değil; sınıf, iktidar ve cinsiyet ilişkilerini açığa çıkaran derin bir toplumsal çatışmaya dönüşür. Ancak gücün sağladığı dokunulmazlık sonsuz değildir. Bir noktada aşırıya kaçan eylemleri, geri dönüşü olmayan bir suça ve kaçınılmaz bir düşüşe yol açar. Bu düşüş, yalnızca Don Giovanni'nin değil; onunla yolu kesişen her karakterin kendi iç dünyasıyla yüzleşmesini de tetikler.Bu sezon, Orkestra Şefi Christian Blex ve Don Giovanni rolünde Kartal Karagedik konuk sanatçı olacak&hellip;Christian Blex: 26 yaşındaki Alman orkestra şefi Salzburg Festivali'nde kazandığı 2025 Herbert von Karajan Genç Orkestra Şefleri Ödülü ile genç yaşında uluslararası müzik sahnesinde dikkatleri üzerine çekmiştir. Bugüne dek Gewandhaus Orkestrası Leipzig, Berlin Filarmoni Karajan Akademisi, Norveç Radyo Orkestrası, Bergen Filarmoni Orkestrası, Oslo Filarmoni Orkestrası, Kiev Senfoni Orkestrası , Trondheim ve Stavanger Senfoni Orkestraları, Jena Filarmoni , Janáček Filarmoni Ostrava gibi saygın topluluklarla çalıştı. 5 -7 Şubat'ta İstanbullu sanatseverler, Don Giovanni'yi Christian Blex'in yorumu ile dinlerken; hızlı dramatik akışa rağmen şeffaf orkestral dokular, karakterlerin iç çatışmalarını öne çıkaran keskin tempolar, Mozart'ın ironisi ile karanlığını aynı anda taşıyan dengeli bir müzikal anlatımla karşılaşacaklar.&nbsp; 	Kartal Karagedik:&nbsp; Eleştirmenlerin övgüyle söz ettiği güçlü sesi ve incelikli sahne karizmasıyla çağdaş opera dünyasının dikkat çeken baritonları arasında yer alan Kartal Karagedik, 40'tan fazla rolü sahneye taşıyan repertuvarı ve Verdi'den Gluck'a uzanan geniş yelpazesiyle dikkat çekmektedir. 5–7 Mart tarihlerinde Don Giovanni rolüyle sahne alacak olan Kartal Karagedik, İstanbullu sanatseverlere unutulmaz iki temsil sunuyor. Bu temsiller, Don Giovanni'yi psikolojik açıdan derinlikli bir yorumla izleme ve uluslararası kariyeriyle bu role olgunluk kazandırmış bir baritonun yorumuna tanıklık etme fırsatı sunacak.Aytaç Manizade'nin sahneye koyduğu eserde İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrasını İbrahim Yazıcı ve konuk şef Christian Blex dönüşümlü yönetiyor. Eserin Dekor tasarımı Efter Tunç, kostüm tasarımı Serdar Başbuğ, ışık tasarımı Kemal Yiğitcan imzalı. İstanbul Devlet Opera ve Balesi Korosunu Paolo Villa yönetiyor, eserdeki hareket düzeni ise Alper Marangoz'a ait.&nbsp;Temsillerde Don Giovanni rolünü Caner Akgün, Nejat Işık Belen ve konuk solist Kartal Karagedik oynayacak. Leporello rolünde Göktuğ Alpaşar, Burak Bilgili; Donna Anna rolünde Özgecan Gençer, Sirel Yakupoğlu; Donna Elvira rolünde Perihan N. Artan, Hande S. Ürben; Don Ottavio rolünde Berk Dalkılıç, Mert Süngü; Zerlina rolünde Sevim Ateş, Aslı Ayan; Masetto rolünde Burak Kul, Berke Tükenmez; II Commendatore rolünde Emre Güngör, Tuncay Kurtoğlu dönüşümlü olarak sahnede olacaklar.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 30 Jan 2026 15:58:03 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Konken Partisi" ilk kez sanatseverlerle buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/konken-partisi-ilk-kez-sanatseverlerle-bulustu-7961/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/konken-partisi-ilk-kez-sanatseverlerle-bulustu-7961/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4995D3-D74A39-8BFB02-281024-33C3DF-01F73A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ABD&#39;li oyun yazarı Donald L. Coburn&#39;un kaleme aldığı oyun, hayatlarının son dönemlerinde tesadüfen yolları kesişen ve zamanlarını bir kart oyunu olan konken ile geçirirken, bir anda tüm hayatlarını masaya yatıran Fonsia ile Weller&#39;in öyküsünü konu alıyor.Türkçeleştirilmesini&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4995D3-D74A39-8BFB02-281024-33C3DF-01F73A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ABD&#39;li oyun yazarı Donald L. Coburn&#39;un kaleme aldığı oyun, hayatlarının son dönemlerinde tesadüfen yolları kesişen ve zamanlarını bir kart oyunu olan konken ile geçirirken, bir anda tüm hayatlarını masaya yatıran Fonsia ile Weller&#39;in öyküsünü konu alıyor.Türkçeleştirilmesini Seçkin Selvi&#39;nin, afiş tasarımını ise Galip Aksular&#39;ın üstlendiği oyun, Türkiye&#39;nin farklı illerinde de izleyici karşısına çıkacak.- &#34;Gülmeyi, ağlamayı, yalnızlığı, partilemeyi ve dans etmeyi yaşadık&#34;Oyuna ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Nedim Saban, oyunun 1978&#39;de Pulitzer ödülüne layık görüldüğünü belirterek, &#34;Oyun çok değişiyor tabii dönem içinde. Bugünün seyircisine daha iyi hitap eden yeni bir yorumla sahneledik. İki usta oyuncu Mehmet Atay ve Melek Baykal rol alıyor. Oyuna gerçek bir kişilik kattılar ve bütün duyguları yaşatıyorlar. Gülmeyi, ağlamayı, yalnızlığı, partilemeyi ve dans etmeyi yaşadık.&#34; dedi.Oyunda, hayatın içinde kartların yanlış atılmasının değil düzeltme şansının olduğunun ele alındığını dile getiren Saban, &#34;Benim çok özendiğim, çok istediğim bir işti, iyi ki çıktı. İzleyici önce çok gülüyor, kendini mutlu hissediyor. Kaybetmekle kazanmanın aslında çok göreceli şeyler olduğunu anlıyor sürekli ve taraf tutuyor. İzlerken futbol maçı seyreder gibi birisinin tarafını tutuyor. Dolayısıyla öyle bir etkileşim oluyor.&#34; ifadelerini kullandı.- &#34;Umut, hayat devam ediyor&#34;Saban, izleyicinin oyunu izlerken aynı zamanda hüzünlendiğini de aktararak, şunları kaydetti:&#34;Burada bizim için çok önemli bir nokta var. Oyun bir huzurevinde geçtiği halde bizim asla huzureviyle ilgili bir eleştirimiz yok. Tam tersine insanların orada hayata başlamak için hiçbir zaman geç kalmadıklarını, yani &#39;Tolstoy&#39;un bisikleti&#39; gibi, veriyoruz. Böylece de bir umut aşılıyoruz. Çünkü ben Covid döneminde çok üzülmüştüm yaşlılarımız için özellikle. Umut, hayat devam ediyor. Bunu yaşamak çok güzel.&#34;Oyunun 17 Şubat&#39;ta galasının da gerçekleştirileceğini paylaşan Saban, &#34;34 yıllık bir tiyatroyuz. Elazığ&#39;a kadar her yere gidiyoruz. Şu anda repertuvarımızda üç oyun var. Biri Edirne&#39;deyken öteki Kars&#39;ta oynuyor. Bu çok büyük bir mutluluk.&#34; diye konuştu.- &#34;Bakış açımızı değiştirmemiz gerekiyor&#34;İzleyiciler arasında yer alan oyuncu ve müzisyen Öykü Gürman da hayatın elimize gelen kartlarla değil, onlarla nasıl oynadığımızla ilgili olduğunu işaret ederek, &#34;Hayat insanlara elbette ki birtakım fırsatlar sunuyor ve herkes kendi seçtiğini yaşıyor en nihayetinde ama bu oyunun yolculuğunda gelinen noktada, yaş almak ne kadar eğlenceli ve güzel aslında. Umut hep var. Yaş alırken aslında anlarımızın tadını çıkarmayı, kıymetini bilmeyi, sevdiklerimizin kıymetini bilmeyi görüyoruz.&#34; değerlendirmesinde bulundu.Gürman, oyunun içinde her ne kadar performans olarak komedi, mizah tarafı olsa da bir dram tarafının da yer aldığına dikkati çekerek, &#34;İnsanın yaş alması, yalnızlaşması demek gibi geliyor ama aslında hiç öyle değil. İşte o yüzden hayat, elimize gelen kartlarla nasıl oynadığımızla çok ilgili. Bakış açımızı değiştirmemiz gerekiyor.&#34; görüşünü paylaştı.- &#34;Tiyatro insanın hayatında her zaman bir pencere açar&#34;Oyunda bir tarafın olumlu, bir taraf olumsuz gibi olmasını çok sevdiğini ifade eden Gürman, &#34;Bir tarafın yaşam sevinci var, birinin yok. Sonra finalde iki taraf da birbiriyle buluşuyor. Yani birbirine tutunuyorsun. İnsan insana muhtaç ne olursa olsun. Finalde herkes birbirine tutundu, mutlu oldu ve hani parti devam etti.&#34; diye konuştu.Öykü Gürman, oyunu izlerken kendi yaşlılığını da düşündüğünü ekleyerek, şunları kaydetti:&#34;Belki de ilk defa bu kadar derinlemesine düşünmüş olabilirim. Tiyatro insanın hayatında her zaman bir pencere açar. Bir ufuk, bakış açısı sağlıyor size. O yüzden herkesin gelmesini tavsiye ederim. Yalnız olmayı istemem. Şartlar öyle eğer denk gelirse de çok da uzun durmayı istemem. Bence yeterince verimli, hayatı, ömrünü bereketlendirerek ve yeteri kadar anlam katarak yaşadıktan sonra, vakti geldiğinde de gitmek galiba mantıklı.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 28 Jan 2026 07:57:14 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Double Style, Lale Müzesi'nde kapılarını açtı]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/double-style-lale-muzesinde-kapilarini-acti-4534/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/double-style-lale-muzesinde-kapilarini-acti-4534/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D46157-90E632-2B300F-D09265-525580-D91CF0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sokaktan doğan iki güçlü ifade, bu buluşmada kentsel hafızayı yeniden yorumlayan çok katmanlı bir karşılaşmaya dönüşüyor. Double Style, graffiti kültürünün ham enerjisini ve tipografinin yapılandırıcı gücünü müze mekânına taşıyarak, çağdaş sokak estetiğine yeni bir&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D46157-90E632-2B300F-D09265-525580-D91CF0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sokaktan doğan iki güçlü ifade, bu buluşmada kentsel hafızayı yeniden yorumlayan çok katmanlı bir karşılaşmaya dönüşüyor. Double Style, graffiti kültürünün ham enerjisini ve tipografinin yapılandırıcı gücünü müze mekânına taşıyarak, çağdaş sokak estetiğine yeni bir bağlam kazandırıyor.Kent duvarlarından galeri yüzeylerine uzanan bu yolculuk, izleyiciyi sadece görsel bir deneyime değil, aynı zamanda şehirle kurulan kişisel ve kolektif bağları yeniden düşünmeye davet ediyor. Sergi, sokak sanatının geçiciliği ile müze mekânının kalıcılığı arasında kurduğu gerilim üzerinden, "kent" kavramını bir ifade alanı olarak yeniden tanımlıyor.Double Style, iki ayrı estetik dilin çatışmadan, birbirini dönüştürerek yan yana var olabileceğini gösteren güçlü bir anlatı sunuyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 27 Jan 2026 07:23:38 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ünlü türkücü Seha Okuş hayatını kaybetti]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/unlu-turkucu-seha-okus-hayatini-kaybetti-2765/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/unlu-turkucu-seha-okus-hayatini-kaybetti-2765/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F1F15E-9C624E-B79B80-D40CDF-AD70E0-5FBE9E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />&#34;Hasretinle Yandı Gönlüm&#34; şarkısıyla tanınan Seha Okuş hayatını kaybetti.Sanatçı Bedia Akartük vefat haberini; &#34;Türk Halk Müziği&#39;nin kıymetli ismi, TRT, İstanbulRadyosu, YurttanSesler sanatçısı Seha Okuş &#39;a Allah&#39;tan rahmet; ailesi, yakınları, sevenleri&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F1F15E-9C624E-B79B80-D40CDF-AD70E0-5FBE9E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />&#34;Hasretinle Yandı Gönlüm&#34; şarkısıyla tanınan Seha Okuş hayatını kaybetti.Sanatçı Bedia Akartük vefat haberini; &#34;Türk Halk Müziği&#39;nin kıymetli ismi, TRT, İstanbulRadyosu, YurttanSesler sanatçısı Seha Okuş &#39;a Allah&#39;tan rahmet; ailesi, yakınları, sevenleri ve Türk Halk Müziği Camiası&#39;na baş sağlığı ve sabır dileriz...&#34; sözleriyle duyurdu.Yeşilçam&#39;ın unutulmaz sesi Seha Okuş hayatını kaybetti - Resim : 1Seha Okuş kimdir?Türk Halk Müziği yorumcusu Münevver Seha Okuş Özveren, 7 Nisan 1928 tarihinde dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini İstanbul&#39;da tamamladı, İstanbul Belediye Konservatuvarı&#39;nın Türk Müziği Bölümü&#39;nden 1958 yılında mezun oldu. Konservatuvarda ve İstanbul Radyosunda 35 yıl görev yaptı. Müjdat Gezen&#39;in halasıdır.1990 yılından itibaren Müjdat Gezen Sanat Merkezi&#39;nin Halk Müziği Bölümü&#39;nün başkanlığını ve repertuvar hocalığını yürüttü. Dönüş, Mahpus, Toprak Ana, Açlık ve Kuma filmlerinin müziklerini seslendirdi. Kalan Müzik 2002 yılında 17 eserinden oluşan Hasretinle Yandı Gönlüm adlı bir albüm yayınladı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 26 Jan 2026 11:45:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ENKA Sanat, yeni sezonda sahnelerini  yeni buluşmalara açıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/enka-sanat-yeni-sezonda-sahnelerini-yeni-bulusmalara-aciyor--7239/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/enka-sanat-yeni-sezonda-sahnelerini-yeni-bulusmalara-aciyor--7239/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6ECF7A-4662FC-9724FF-ECAD59-D112FB-7A0535.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ENKA Sanat, yeni sezonunu 17 Şubat Salı akşamı çok özel bir buluşmanın prömiyeriyle açıyor; "Bir Hikâye Bir Türkü".&nbsp; Yaşamını sanata ve edebiyata adamış yazar Yekta Kopan ile Anadolu'nun sazını, sözünü dünya sahnelerine taşımış müzisyen Coşkun Karademir, Özlem Belkıs&#39;ın&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6ECF7A-4662FC-9724FF-ECAD59-D112FB-7A0535.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ENKA Sanat, yeni sezonunu 17 Şubat Salı akşamı çok özel bir buluşmanın prömiyeriyle açıyor; "Bir Hikâye Bir Türkü".&nbsp; Yaşamını sanata ve edebiyata adamış yazar Yekta Kopan ile Anadolu'nun sazını, sözünü dünya sahnelerine taşımış müzisyen Coşkun Karademir, Özlem Belkıs&#39;ın kaleme aldığı bu projeyle aynı sahnede bir araya geliyor. Türkülerin, deyişlerin ve ezgilerin izinde ilerleyen bu söyleşi-konser; sanatı, edebiyatı ve müziği aynı potada buluşturarak seyirciyi samimi bir yolculuğa davet ediyor. Güvenç Dağüstün'ü, Eylem Pelit ve Derya Alabora ile bir araya getiren "Mahsus Mahal: Ruhi Su'ya Saygı"&nbsp; isimli projenin 24 Şubat Salı akşamı gerçekleşecek prömiyer gecesinde, Ruhi Su'nun halkın sesiyle yoğrulmuş derin müziği, çağdaş ve özgün bir anlatılı konser formatıyla sahnede yeniden hayat buluyor. 07 Nisan Salı akşamı Emre Elivar ve Başar Can Kıvrak'ın sahne alacağı "Alacakaranlıktan Işığa" başlıklı iki piyano resitali, klasik müzikseverleri Brahms'tan Ravel'e uzanan bir müzik yolculuğuna davet ediyor. Programda ayrıca, Türkiye'de ilk kez seslendirilecek olan Daphnis et Chloé Süit No. 2'nin Vyacheslav Gryaznov imzalı iki piyano düzenlemesi yer alıyor. 14 Nisan Salı akşamı gerçekleşecek "Büyük Buluşma"&nbsp; başlıklı konserde ise klasik müzik dünyasının beş değerli ismi ilk kez aynı sahnede bir araya geliyor. Veriko Tchumburidze, Esen Kıvrak, Öykü Canpolat, Dorukhan Doruk ve Gökhan Aybulus'un sahne alacağı gecede, J. Brahms ve A. Dvořák'ın piyanolu beşlileri, gerek duygusal yoğunlukları gerekse yapısal zenginlikleriyle hem yorumculara hem de dinleyicilere unutulmaz bir müzikal deneyim sunmayı hedefliyor. Genç virtüözlere destek olmak amacıyla sürdürülen ENKA Sahne Gala Konseri, 19 Nisan Pazar günü ENKA Oditoryumu'nda gerçekleşiyor. Sanat yönetmenliğini Cihat Aşkın'ın üstlendiği konserde; Efdal Altun, Cihat Aşkın, Gökhan Aybulus, Mehmet Girgin, Fazıl Say ve Dilbağ Tokay'ın yer aldığı Danışma Kurulu tarafından önerilen genç yetenekler sahne alarak, izleyiciyle buluşuyor.&nbsp;ENKA Sanat'ta Tiyatro ve Belgesel ZamanıENKA Sanat, yeni sezonunda çok konuşulan yapımlarından bir seçki ile tiyatro severlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. 26 Şubat Perşembe akşamı, yönetmenliğini Hakan Emre Ünal'ın üstlendiği "En Sevdiğinden Başla" sahneleniyor. Barkın Sarp, Elif Aydın, Hakan Emre Ünal, Mert Yılmaz Yıldırım, Nezaket Erden ve Sudem Tiryakigil'in rol aldığı oyun, birlikte olmaya, bir arada kalmaya ve üretmeyi sürdürmeye çalışan iki genç sanatçının ilişkisini, hayata, birbirlerine ve kendilerine karşı verdikleri mücadele üzerinden anlatıyor. 3 Mart Salı akşamı ise Ahmet Sami Özbudak'ın yazdığı, Emrah Eren'in yönettiği "Şebbaz" adlı oyunu sahnesinde ağırlıyor. Oyun, dönemin nüfuzlu isimlerinden Muhterem Bey'in torununun sünnet töreninde, yıllardır küs olan iki şebbazın Turna ile Mehmet'in imzasını taşıyan "Ejderha ve Balık" oyununun sahnelenmesi sonrası olayları konu ediniyor. 10 Mart Salı akşamı, Kerem Kurdoğlu'nun kaleme aldığı "Sesler", Salih Bademci'nin etkileyici performansı ve Mehmet Birkiye'nin yönetimiyle sahneleniyor. Oyun, izleyiciyi kendi iç dünyasının seslerini keşfetmeye ve duygularını anlamaya davet ediyor.&nbsp; 24 Mart Salı akşamı, Bulgar yazar Stefan Tsanev'in Jeanne d'Arc efsanesinden yola çıkarak kaleme aldığı "Jan Dark'ın Öteki Ölümü", Tanrı, insan ve iktidar arasındaki ilişkiyi ustalıklı bir kara komedi diliyle sahneye aktarıyor. Hikmet Hükümenoğlu imzası taşıyan "Fora", Aslı İnandık, Eray Karadeniz, Kubilay Aka, Şenay Gürler, Şerif Erol ve Şükran Ovalı'yı bir araya getiriyor. 30 Mart Pazartesi akşamı sahnelenecek olan oyun, aile bağlarını, kuşak çatışmasını ve bireylerin kendini bulma çabasını mizahi ve dokunaklı bir dille ele alıyor. Şâmil Yılmaz'ın kaleme aldığı, Sezen Keser'in yönettiği ve Oğulcan Arman Uslu'nun tek kişilik performansıyla sahnelenen "9/8'lik Kıyamet"&nbsp; 1 Nisan Çarşamba akşamı izleyiciyle buluşuyor. Yakın gelecekte, iklim krizinin vurduğu bir dünyada geçen oyun, "Dünya elimizden kayıp giderken biz kimin elini tutacak, kimlerle yan yana yürüyeceğiz?" sorusuna yanıt arıyor.&nbsp;&nbsp;ENKA Sanat, Türk Tiyatrosunun Bir Dönemine Işık Tutan Yeni Bir Kitaba Sponsor Oldu&nbsp;&nbsp;ENKA Sanat, akademisyen, eleştirmen ve 20 yıl boyunca festival direktörü olarak Türk tiyatrosuna büyük katkılar sunan Prof. Dr. Dikmen Gürün'ün "Bir Dönem Üstünden Türk Tiyatrosunu Eleştirilerle Okumak" başlıklı son kitabının lansmanına ve aynı adlı panele 26 Mart Perşembe akşamı ev sahipliği yapıyor. Editörlüğünü İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nilgün Firidinoğlu'nun yaptığı, ENKA Sanat'ın sponsorluğunda Doğan Kitap tarafından yayımlanan, tasarımını Bülent Erkmen'in üstlendiği kitap, 1950'li yıllardan 1980'lere uzanan süreçte, tiyatromuzu eleştiriler ışığında okumayı amaçlıyor. Alanında uzman isimleri bir araya getiren panel, Türk tiyatrosunun bu dönemini birlikte düşünmeye ve değerlendirmeye davet ediyor.ENKA Sanat'ın yapım sponsorluğunu, Porte Film'in yapımcılığını, Selçuk Metin'in yönetmenliğini, Zeynep Miraç'ın senaryosunu üstlendiği "Ferhangi Bir Yaşam", 27 Mart Cuma akşamı bir kez daha perdeye yansıyor. 27 Mart Dünya Tiyatro Günü'ne özel gösterimle izleyiciyle buluşan belgesel, bugüne kadar gün ışığına çıkmamış çok değerli bir arşivle Ferhan Şensoy'un tiyatro anlayışına olduğu kadar karakterine, dünya görüşüne ve yazar kimliğine odaklanıyor. Gelenekselleşen Neşeli Pazarlar serisi ise bu kez 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında, 26 Nisan Pazar günü, Ani Haddeler&#39;in tasarlayıp yazdığı kuklalı çocuk gösterisi "Mitolojik Hikâyeler"e ev sahipliği yapıyor. Ortaoyunu ve kukla tiyatrosu geleneğinden yola çıkılarak tasarlanan oyunda, çoğu coğrafyamızda geçen mitolojik hikâyeler, güzelliğin ve aşkın temsilcisi Afrodit&#39;in anlatımıyla ve her hikâyeye bir konuk sanatçının eşlik etmesiyle sunuluyor. Konuk sanatçılar arasında Ezgi Çelik, Gülinler ve Cem Yılmazer bulunuyor.&nbsp;ENKA Sanat sezon finalini, Elma, Labrador, Çimen" ile yapıyor. 28 Nisan akşamı sahnelenecek, Onur Ünsal'ın yönettiği, müzik tasarımında Kenan Doğulu imzası taşıyan oyunda, Engin Hepileri ve Nergis Öztürk rol alıyor. Alzheimer ile mücadele eden bir adamın ve ona hayatı boyunca eşlik eden kadının hikâyesini sahneye taşıyan oyun, hatırlamanın ve unutmanın sınırında, bir ömür boyu süren sevginin gücünü anlatıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 25 Jan 2026 13:32:48 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Pinokyo.exe: Çarpık Zamanlar İçin Bir Kukla"]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/pinokyoexe-carpik-zamanlar-icin-bir-kukla-3608/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://birlesikbasin.com/haber/pinokyoexe-carpik-zamanlar-icin-bir-kukla-3608/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F6CA3B-401D5A-10F027-538C9B-9E9F13-8729BB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Erika Silgoner'ın koreografisini yaptığı "Pinokyo.exe: Çarpık Zamanlar için Bir Kukla", Carlo Collodi'nin klasik hikâyesini teknolojik, gölgeli ve çağdaş bir dünyada yeniden kurguluyor.&nbsp;Yalnız günlerini eski bir televizyonun karşısında geçiren yaşlı bir adam ile ona getirilen&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F6CA3B-401D5A-10F027-538C9B-9E9F13-8729BB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Erika Silgoner'ın koreografisini yaptığı "Pinokyo.exe: Çarpık Zamanlar için Bir Kukla", Carlo Collodi'nin klasik hikâyesini teknolojik, gölgeli ve çağdaş bir dünyada yeniden kurguluyor.&nbsp;Yalnız günlerini eski bir televizyonun karşısında geçiren yaşlı bir adam ile ona getirilen gizemli "sentetik çocuk" arasında doğan beklenmedik bağ, bambaşka bir evrenin kapılarını aralıyor. Devreler ve kodlanmış anılarla yaratılan bu yeni Pinokyo, durağan yaşam ritmini bozarak hem şiirsel hem de tedirginlik uyandıran bir dönüşüm yaratıyor. Garip, gizemli ve hayali varlıkların yaşadığı bir dünyada, gerçeklik, kaçınılmaz, parlak ve distopik bir biçime dönüşüyor.Koreograf Erika Silgoner'in sahneye koyduğu eserin müzik tasarımı Murat Gökçe Özücoşkun'a, dekor ve kostüm tasarımı Gülden Sayıl'a, ışık tasarımı ise Yasin Gültepe'ye ait. "Pinokyo.exe: Çarpık Zamanlar İçin Bir Kukla", Siemens'in destekçi sponsorluğu ile hazırlanmıştır.Modern dans prodüksiyonunun prömiyerinde; Pinokyo rolünde Demet Aksular ; Geppetto rolünde&nbsp; Canberk Yıldız ; Mangiafuoco rolünde Erencan Karadi; Cricket(Cırcır Böceği) rolünde Tuğçe Göncü Ceylan ; Cat(Kedi) rolünde Ekin Ançel ; Fox(Tilki) rolünde&nbsp; Ferhat Güneş ; Lucignolo rolünde Kamola Rashidova ; Blue Fairy(Mavi Peri) rolünde Chiara Giorda ; Asistanlar rolünde Evrim Akyay,&nbsp; Mert Aksu ; Puppets (Kuklalar) rolünde; Beril Şenöz, Ozan Akgün, Buse Ercan, Destan Taştan, Nil Batırbaygil, Miray Bacı, Tufan Elitaş,&nbsp; Bianca Cerioni, Anna Zesakes sahnedeydiler."Pinokyo.exe: Çarpık Zamanlar İçin Bir Kukla", 26 Ocak, 27 Ocak, 30 Ocak, 3 Şubat ve 6 Şubat 2026 tarihlerinde yeniden Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi'nde seyirciyle buluşacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 24 Jan 2026 09:25:40 +0300]]></pubDate>
</item>
</channel>
</rss>