<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom">
<link href="https://birlesikbasin.com/modules/blog/atom.php?cid=45" rel="self" type="application/rss+xml" />
<id>tag:gazetebirlik.com,2015:cid-45</id>
<title type="text">Birleşik Basın</title>
<link href="https://birlesikbasin.com" />
<generator>Birleşik Basın</generator>
<updated>2026-10-11T10:41:42+03:00</updated>
<entry>
<title type="text">Trump ve Netanyahu, İran'a saldırı konusunu görüşüyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/trump-ve-netanyahu-irana-saldiri-konusunu-gorusuyor-979/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/trump-ve-netanyahu-irana-saldiri-konusunu-gorusuyor-979/</id>
<published><![CDATA[2026-10-11T10:41:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-11T10:41:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_ADBE36-1FED3A-153CFA-919F75-5A1A0D-FE8022.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İsrail'in Kanal 13 televizyonunun haberine göre, ismi paylaşılmayan üst düzey İsrailli güvenlik yetkilileri, ülkede 27 Ekim'de yapılacak seçimler öncesinde İran'a saldırı ihtimalinin küçük olduğunu dile getirdi.</p><p></p><p>Trump ile Netanyahu arasında İran'a saldırı konusunda son haftalarda yoğun görüşmeler yapıldığını ileri süren İsrailli yetkililer, "Henüz nihai bir karar alınmadı." diyerek Netanyahu'nun seçimlerden önce İran'a bir saldırı istemediğini iddia etti.</p><p></p><p>İsrail ordusunun tek başına saldırı, ABD ile ortak saldırı ya da İran'dan gelecek saldırıya karşı misilleme ihtimallerine hazırlık yaptığı aktarılan haberde, İsrailli bir yetkiliye dayandırılarak İsrail ordusunun yüksek alarm durumunda olduğu belirtilerek ABD ile İsrail orduları arasında "iyi ve net" bir diyalog olduğu savunuldu.</p><p></p><p>Haberde, İsrail ordusunun, ABD'nin er ya da geç İran'a saldırıları yeniden başlatacağı yönünde değerlendirme yaptığı kaydedildi.</p><p></p><p>İsrail basınına yansıyan bir başka haberde, ABD'nin savaşı yeniden alevlendirmekten kaçındığı ve bu nedenle İsrail'den İran'a karşı bağımsız bir saldırı düzenlemesini talep ettiği iddia edilmişti.</p><p></p><p>Haberde, bu talebin saldırının ABD ara seçimleri öncesinde Başkan Donald Trump'a zarar vereceği, buna karşın İsrail seçimlerinde Başbakan Binyamin Netanyahu'ya fayda sağlayacağı hesaplamasına dayandığı, buna karşın bu adımın şimdilik askıya alındığı ileri sürülmüştü.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Ukrayna'nın artık yeni bir lider seçmesinin zamanı geldi"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/ukraynanin-artik-yeni-bir-lider-secmesinin-zamani-geldi-1526/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/ukraynanin-artik-yeni-bir-lider-secmesinin-zamani-geldi-1526/</id>
<published><![CDATA[2026-10-11T09:52:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-11T09:52:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B6C897-7DAE4C-9634FD-0C7468-B55FE2-80B863.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna’nın yeni bir lider bulması gerektiğini söyledi.</p><p></p><p>Trump gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bence Ukrayna’nın yeni bir devlet başkanı seçmesinin zamanı geldi” dedi.</p><p></p><p>Trump Ukrayna’ya 'anlaşma yapabilecek yeni bir lider' bulmasını tavsiye edeceğini belirtti.</p><p></p><p><b>'Zelenskiy, ABD’ye ve tüm dünyaya sorun çıkarmak istiyor'</b></p><p></p><p>ABD Başkanı Trump, Vladimir Zelenskiy’i tüm dünyaya sorun çıkarmak istemekle suçladı.</p><p></p><p>Trump gazetecilere yaptığı açıklamada, “Dünyaya sorun çıkarmak istiyor. Rusya dünya genelinde dizel yakıtın önemli bir bölümünü tedarik ettiği için, dizel yakıt konusunda bizim çiftçilerimize de sorun çıkarmak istiyor” ifadelerini kullandı.</p><p></p><p><b>'Zelenskiy bu çatışmayı birçok kez sona erdirebilirdi'</b></p><p></p><p>ABD Başkanı Trump, Vladimir Zelenskiy’in Ukrayna’daki çatışmayı defalarca sona erdirebileceğini söyledi.</p><p></p><p>Trump gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bu çatışmayı birçok kez sona erdirebilirdi ancak bunu yapmamayı tercih etti” dedi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tarihi parkta 500'den fazla ağacı kesip golf sahası yapacaklar</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/tarihi-parkta-500den-fazla-agaci-kesip-golf-sahasi-yapacaklar-1709/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/tarihi-parkta-500den-fazla-agaci-kesip-golf-sahasi-yapacaklar-1709/</id>
<published><![CDATA[2026-10-11T06:17:44+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-11T06:17:44+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5D61E5-38159B-7F77B2-9823DE-6969A3-955118.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD'nin başkenti Washington'da, Başkan Donald Trump'ın yeniden tasarlamak istediği tarihi bir golf sahasında 500'den fazla ağacın kesilmesi gündemde.</p><p></p><p>ABD Ulusal Park Servisi (NPS), East Potomac Golf Links sahasındaki çalışmalar kapsamında ilk aşamada 169 ağacın kesileceğini, ardından 90 ağacın daha kaldırılmasının planlandığını bildirdi. Kurum, toplamda 529 ağacın kesilebileceğini belirtti.</p><p></p><p>Washington Post'un federal mahkemeye sunulan yeni bir belgeye dayandırdığı habere göre, çalışmaların cumartesi günü başlaması planlanıyor. Ağaç kesimi, Trump yönetiminin yaklaşık bir asırlık kamuya açık golf sahasını büyük şampiyonalara ev sahipliği yapabilecek daha üst düzey bir tesise dönüştürme önerisine karşı açılan dava sürerken gündeme geldi.</p><p></p><p>Yönetim, golf sahasının geleceğine ilişkin nihai bir tasarım, maliyet hesabı, finansman planı veya kapanış takvimi açıklamış değil. Trump daha önce inşaatın 1 Eylül'de başlayacağını söylemişti. Ancak Ulusal Park Servisi, mahkemeye sunduğu son belgede, yeniden tasarım fikrini hâlâ değerlendirme aşamasındaki olası bir proje olarak tanımladı.</p><p></p><p><b>Yönetim ağaç kesiminin bakım çalışması olduğunu savunuyor</b></p><p></p><p>Ulusal Park Servisi, yeni kesim planının golf sahasında yıllardır ertelenen bakım çalışmalarını gerçekleştirmek ve alanın tarihi niteliğini korumak amacı taşıdığını belirtiyor. Kuruma göre çalışma, Trump'ın önerdiği yeniden tasarım projesinden bağımsız yürütülecek ve golf sahasının deliklerinin yerleşimini, oyun güzergâhlarını, çim alanlarını, kum engellerini veya arazi yapısını değiştirmeyecek.</p><p></p><p>NPS, kesilmesi planlanan ağaçların tarihi peyzajın korunmasına katkı sağlamadığını savunuyor. Kurum, tarihi açıdan önem taşıyan sağlıklı kiraz ağaçlarının yeni çalışma kapsamında kesilmeyeceğini de belirtiyor.</p><p></p><p>Eylül ayında görülen duruşmada Adalet Bakanlığı avukatı, sahada daha önce 150 ağacın kesildiğini söylemişti. Bunların 77'si istilacı türlerden, 73'ü ise ölü, ölmekte olan veya tehlikeli olarak değerlendirilen ağaçlardan oluşuyordu.</p><p></p><p>Yeni mahkeme belgesinde ise kesilmesi planlanan ağaçların tarihi peyzajın parçası sayılmadığı ifade ediliyor. Bu yaklaşım, sağlıklı olsa bile tarihi açıdan önemli görülmeyen bazı ağaçların da kesilebileceğine işaret ediyor.</p><p></p><p>Çalışmaların, Park Servisi çalışanlarının birikmiş atık ve istilacı bitki örtüsü nedeniyle "Trash Island" (Çöp Adası) adını verdiği, yoğun bitki örtüsüne sahip merkezi bir alanda başlaması planlanıyor.</p><p></p><p><b>Bakım çalışması ile yeniden tasarım arasındaki ayrım tartışılıyor</b></p><p></p><p>Ağaç kesimi, Trump yönetiminin golf sahasını yeniden düzenleme planına karşı açılan davanın önemli başlıklarından biri. Davacılar, yönetimin daha büyük yeniden geliştirme projesini uygulamaya koymaya başladığını ancak ağaç temizliği gibi hazırlık çalışmalarını ayrı bakım faaliyetleri olarak göstermeye çalıştığını savunuyor.</p><p></p><p>Hükümet ise Ulusal Park Servisi'nin alanı yönetmek için bağımsız yetkiye sahip olduğunu ve mevcut çalışmaların gelecekteki herhangi bir tasarımı zorunlu kılmadığını ileri sürüyor.</p><p></p><p>ABD Bölge Yargıcı Ana Reyes, geçen ay önceki ağaç kesimini durdurma talebini reddetmiş ve yönetimin çalışmaların yeniden tasarımın uygulanması değil, bakım amacı taşıdığı yönündeki savunmasını kabul etmişti. Ancak yargıç, Park Servisi'nden 10'dan fazla ağacın kesilmesinden veya golf sahasına ağır iş makinelerinin getirilmesinden önce mahkemeye bilgi vermesini istemişti.</p><p></p><p>Son başvuruda kurum, ağaç kesiminin daha büyük proje hayata geçirilmese bile devam edeceğini belirtti. Yönetim ayrıca olası yeniden tasarım için federal tarihi koruma mevzuatı kapsamındaki danışma sürecini başlattığını bildirdi.</p><p></p><p><b>Park kullanıcıları da projeye itiraz ediyor</b></p><p></p><p>Golf sahasının yeniden düzenlenmesi planı, bölgedeki park kullanıcılarının da tepkisini çekiyor. Bisikletliler ve diğer kullanıcılar protestolar düzenlerken, projeye karşı 5 binden fazla imza toplayan bir kampanya yürütülüyor.</p><p></p><p>İtirazların odak noktalarından biri, yeniden tasarımın koşucular, bisikletliler, balıkçılar ve aileler tarafından kullanılan popüler Ohio Drive güzergâhını ortadan kaldırabileceği endişesi. Yönetim, yolun geleceğine ilişkin henüz bir açıklama yapmadı.</p><p></p><p>Mahkemeye sunulan son belgeye göre Ulusal Park Servisi, ağaç kesimi çalışmalarını hızlandırmak için 20 ila 50 arasında geçici işçi ve ek finansman aldı. Ancak belgede işçilerin kimliği ile sağlanan ek paranın kaynağı ve miktarı açıklanmadı.</p><p></p><p>Şimdilik yönetim, ağaç kesimi ile golf sahasının geleceğine ilişkin daha kapsamlı plan arasında ayrım yapmayı sürdürüyor. Nihai yeniden tasarımın nasıl olacağı henüz belli değil, buna karşılık yüzlerce ağacın kesilmesine yönelik hazırlıklar devam ediyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"8 tane Nobel Barış Ödülü almam gerekir"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/8-tane-nobel-baris-odulu-almam-gerekir-714/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/8-tane-nobel-baris-odulu-almam-gerekir-714/</id>
<published><![CDATA[2026-10-10T10:30:59+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-10T10:30:59+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F178F5-77592A-136223-F3B5AF-A89310-214FEA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>NBC News'in haberine göre, Trump New York'taki Cumhuriyetçilere destek vermek amacıyla düzenlenen bir mitingde Nobel Barış Ödülü hakkında konuştu.</p><p></p><p>Nobel Komitesinin bu yılın barış ödülünü kendisine vermeme kararını eleştiren Trump, bu kararın "Norveç'te silinmez bir leke bıraktığını" söyledi.</p><p></p><p>Trump, devam eden 8 çatışmayı sona erdirdiğini ileri sürerek, bu çabaları karşılığında 8 Nobel Barış Ödülü alması gerektiğini savundu.</p><p></p><p>Afrika ve Asya'daki çatışmaları sona erdirmek veya önlemek için gösterdiği çabalar ve "tarihteki herkesten daha fazla hayat kurtarmış" olması gibi iddialarını ödül kazanmasına neden olarak gösteren Trump, Nobel Barış Ödülü'nün bu yılki sahibi hakkında "Çok fazla insan tanıyorum. Bu kişiyi hiç duymadım, ama yine de tebrikler." yorumunu yaptı.</p><p></p><p>Trump ayrıca konuya ilişkin "Başkanınız olarak benim temsil ettiğim ABD, Nobel Barış Ödülü'nü almalıydı, ama almadı." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>2026 Nobel Barış Ödülü, barış ve uluslararası hukuka yönelik çalışmalarından dolayı Güney Afrikalı hukukçu Navanethem Navi Pillay'a verilmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yeni Beyaz Saray basın sözcüsü Katie Zacharia oldu</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/yeni-beyaz-saray-basin-sozcusu-katie-zacharia-oldu-9992/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/yeni-beyaz-saray-basin-sozcusu-katie-zacharia-oldu-9992/</id>
<published><![CDATA[2026-10-10T09:46:47+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-10T09:46:47+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E76EEF-2787E9-BD4065-53F99F-848380-868533.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Başkanı Donald Trump, yaptığı açıklamayla Katie Zacharia’nın Beyaz Saray’ın yeni basın sözcüsü olarak görevlendirildiğini duyurdu.</p><p></p><p>Halihazırda Truth Social’da (Trump Medya ve Teknoloji Grubu) kıdemli iletişim danışmanı olarak çalışan Zacharia, daha önce İç Güvenlik Bakanlığı bünyesinde sözcülük ve halkla ilişkilerden sorumlu bakan yardımcılığı görevlerini yürütmüştü.</p><p></p><p>Zacharia’nın Kaliforniya doğumlu olduğunu belirten Trump, yeni basın sözcüsünün görevindeki performansından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p><p></p><p>Trump, açıklamasında Zacharia’nın seçim kampanyalarında aktif rol aldığını ve kritik eyaletlerde kendisine destek verdiğini vurguladı. Yeni sözcünün, Karoline Leavitt’in yerine göreve geleceğini belirten Trump, Leavitt’in çalışmalarını da övdü.</p><p></p><p>Zacharia’ya duyduğu güveni dile getiren Trump, şu ifadeleri kullandı:</p><p></p><p>“Destek konusunda kusursuz bir sicile sahip ve en başından beri sadık ve parlak bir destekçi oldu. Katie’nin, Beyaz Saray Basın Sözcüsü olarak ülkemiz için güçlü sonuçlar elde edeceğinden eminim. Çünkü medyanın, Amerikan halkının ve yönetimimin saygısını kazanmış durumda ve onlarla harika bir şekilde çalışacak. İyi şanslar Katie!”</p><p></p><p><b>Leavitt, ailevi nedenlerle görevden ayrılacağını açıklamıştı</b></p><p></p><p>Trump, 12 Ağustos’ta Karoline Leavitt’in küçük çocuklarına ve ailesine daha fazla zaman ayırabilmek için görevinden ayrılacağını açıklamıştı. Leavitt ise daha sonra, başkanın en üst düzey dış danışmanı olarak görev yapmayı sürdüreceğini belirtmişti.</p><p></p><p>Öte yandan New York Times, bu haftanın başında yayımladığı haberde Leavitt’in 1 Kasım itibarıyla Fox News’te canlı yayın yorumcusu olarak görev almaya başlayacağını bildirmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD'den Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne yaptırım kararı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abdden-uluslararasi-ceza-mahkemesine-yaptirim-karari-1659/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abdden-uluslararasi-ceza-mahkemesine-yaptirim-karari-1659/</id>
<published><![CDATA[2026-10-09T15:54:19+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-09T15:54:19+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0431AE-4E82F1-E1E1E6-35C1CC-5D9336-18AAE3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne yaptırım uygulamaya başladı. Karar, eski UCM yargıcı Navi Pillay'in Nobel Barış Ödülü'nü kazanmasının ardından saatler içinde duyuruldu.</p><p></p><p>ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington'un Amerikalıların UCM tarafından yargılanmasına izin vermeyeceğini belirterek mahkemeyi 'haydut' olarak nitelendirdi. Rubio, yaptırımlarla mahkemenin kaynaklarının kesileceğini ve faaliyet yürütme kapasitesinin ciddi biçimde zayıflatılacağını söyledi.</p><p></p><p>UCM Başsavcı Yardımcısı Nazhat Shameem Khan ise yaptırım kararını kınadı. Khan, mahkemenin soruşturma ve kovuşturmalarını sürdürmeye devam edeceğini vurguladı.</p><p></p><p><b>Netanyahu hakkındaki tutuklama kararları</b></p><p></p><p>Washington'un UCM'ye yönelik tepkisinin başlıca nedenleri arasında, Reuters'a göre İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ve diğer İsrailli yetkililer hakkında çıkarılan tutuklama kararları bulunuyor. ABD yönetimi ayrıca mahkemenin geçmişte Afganistan'da görev yapan ABD askerlerine yönelik soruşturmasından da rahatsızlık duyuyor. Söz konusu soruşturma daha sonra kapatılmıştı.</p><p></p><p>2002 yılında kurulan UCM; savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırım gibi suçları kovuşturmak amacıyla faaliyet gösteriyor. Mahkemenin 125 üye ülkesi bulunuyor. Avrupa Birliği ülkelerinin tamamı mahkemeye üye olurken, NATO üyeleri arasında ABD ve Türkiye UCM'nin tarafı değil.</p><p></p><p><b>Yaptırımlar şirketleri de etkileyebilir</b></p><p></p><p>Yaptırımların, mahkemeye hizmet sağlayan şirketler açısından da sonuçları olabileceği belirtiliyor. Bankalar, sigorta şirketleri ve yazılım sağlayıcıları gibi kuruluşlar, UCM ile iş ilişkileri nedeniyle baskıyla karşılaşabilir.</p><p></p><p>Mahkeme, olası etkileri sınırlamak amacıyla bazı hazırlıklar yaptı. Bu kapsamda Microsoft yazılımlarından açık kaynaklı alternatiflere geçiş ve bankacılık ile sigorta düzenlemelerinde değişiklikler gündeme geldi.</p><p></p><p>Rubio, yaptırımların müzakerelere kapıyı tamamen kapatmadığını belirterek UCM'nin tehdit olarak gördükleri adımlarını sona erdirmesi gerektiğini savundu. Üst düzey bir ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi de Hazine Bakanlığı'nın Amerikan çıkarlarını korumaya yönelik lisanslar çıkaracağını, bunun geçici muafiyetleri içerebileceğini ifade etti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">New York'ta ICE ajanı bir kişiyi vurdu, araçta 5 yaşında çocuk da vardı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/new-yorkta-ice-ajani-bir-kisiyi-vurdu-aracta-5-yasinda-cocuk-da-vardi-7734/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/new-yorkta-ice-ajani-bir-kisiyi-vurdu-aracta-5-yasinda-cocuk-da-vardi-7734/</id>
<published><![CDATA[2026-10-09T09:11:10+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-09T09:11:10+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BDEC14-3C4B9C-6C8866-5C4444-690968-D8CE73.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD İç Güvenlik Bakanlığı (DHS), New York'un Marble Hill semtinde, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) ajanının bir kişiyi vurduğunu bildirdi. Açılan ateş sonucu yaralanan kişi, hayati tehlike oluşturmayan yaralarla hastaneye kaldırıldı. New York Polis Departmanı (NYPD) ise olayla herhangi bir ilgilerinin bulunmadığını bildirdi.</p><p></p><p>Çeşitli kaynaklar, vurulan kişiye dair çeşitli bilgiler aktarıyor. CBS News'e konuşan kolluk kuvvetleri kaynakları, ICE ajanlarının, operasyonun hedefi olmayan başka bir kişinin vurulduğunu aktardı.</p><p></p><p><b>DHS'den operasyon açıklaması</b></p><p></p><p>ICE'nin bağlı olduğu DHS, olay öncesinde ABD'de yasa dışı olarak bulunduğu iddia edilen Dominik Cumhuriyeti vatandaşı bir erkeğin yakalanmasına yönelik hedefli bir operasyon yürütüldüğünü ve operasyon sırasında bu kişinin yaralandığını bildirdi.</p><p></p><p>DHS ayrıca vurulan kişinin Trinitarios çetesiyle bağlantılı olduğunu ve geçmişte saldırı suçundan tutuklandığını ileri sürdü. Bakanlık, şahsın büyük hırsızlık, soygun, uyuşturucu ve silah bulundurma suçlarından da hüküm giydiğini iddia etti. Açıklamaya göre, söz konusu kişi Aralık 2023'te NYPD tarafından gözaltına alınmış, ancak birkaç gün sonra serbest bırakılmıştı.</p><p></p><p>DHS, yaralanan kişinin çete bağlantısı ve geçmişteki suçları bulunduğunu iddia ederken, olayla ilgili FBI ve İç Güvenlik Soruşturmaları (HSI) tarafından soruşturma başlatıldığını açıkladı.</p><p></p><p><b>Mamdani: Araçta 5 yaşında çocuk bulunuyordu</b></p><p></p><p>New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ilk bilgilere göre silah sesleri duyulduğu sırada yaralanan kişinin aracında 5 yaşında bir çocuğun bulunduğunu bildirdi. Mamdani, çocuğun olayda yaralanmadığını belirtti.</p><p></p><p>Mamdani ayrıca ABD Başkanı Donald Trump ile telefonda görüştüğünü ve New York'taki tüm ICE uygulamalarının sona erdirilmesini talep ettiğini ifade etti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Yapay zeka" terimini kullananları "düşman" ilan etti</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/yapay-zeka-terimini-kullananlari-dusman-ilan-etti-3049/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/yapay-zeka-terimini-kullananlari-dusman-ilan-etti-3049/</id>
<published><![CDATA[2026-10-09T08:38:15+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-09T08:38:15+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_85A816-912BD9-007AA1-D3A010-8A0B7C-88B5B6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Son günlerde "yapay zeka" terimi yerine "süper zeka" kullanımını teşvik eden Trump, sosyal medya hesabından bu konuyla ilgili bir paylaşım yaptı.</p><p></p><p>Trump paylaşımda, "Beyaz Saray, yaygın olarak kabul görmüş, yeni ve daha doğru olan 'Süper Zeka' terimi yerine 'Yapay Zeka' terimini kullanan herkesi DÜŞMAN olarak görüyor!" ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>- Trump'tan "süper zeka" kullanımı için kararname</p><p></p><p>ABD Başkanı Donald Trump, 30 Eylül'de "yapay zeka" (AI) yerine "süper zeka" (SI) teriminin kullanılmasını öngören başkanlık kararnamesini imzalamıştı.</p><p></p><p>Beyaz Saray tarafından yayımlanan bilgi notuna göre, kararname, tüm bakanlık ve kurumların resmi yazışmaları, kamuoyu duyuruları, politika belgeleri ve yasal nitelikte olmayan tüm evraklarda "süper zeka" ve "SI" terimlerini kullanmasını zorunlu kılıyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İdam mangasıyla infaz canlı yayınlanacak</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/idam-mangasiyla-infaz-canli-yayinlanacak-1514/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/idam-mangasiyla-infaz-canli-yayinlanacak-1514/</id>
<published><![CDATA[2026-10-09T06:52:45+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-09T06:52:45+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7090E4-1F5C38-60C745-C0B268-F4955B-F749E4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Savunma Bakanlığı yetkilisi BBC'ye verdiği demeçte, 2009'da ABD'nin en önemli askeri üslerinden Fort Hood'da silahsız 13 ABD askerini öldüren Hasan'ın idamı için bu yöntemin seçildiğini belirtti.</p><p></p><p>Bunun, ABD'de yaklaşık bir asırdır kamuoyu önünde gerçekleşecek ilk infaz olacağına inanılıyor.</p><p></p><p>Ölüm cezasına çarptırılan mahkumlarla çalışan avukat John Mills, infazın canlı yayınlanması kararının "modern çağda emsalsiz" ve "belirsiz bir hukuki zeminde" olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Hegseth, "İnsanların bu tür şeylerin ciddi sonuçları olduğunu anlamaları gerekiyor" dedi.</p><p></p><p>Demokrat Senatör Chris Murphy, CNN'e yaptığı açıklamada, olayın canlı yayınlanmasını "iğrenç" diye nitelendirerek IŞİD'in gerçekleştirdiği infazları hatırlattığını söyledi.</p><p></p><p>Pentagon bu hafta başında Hasan'ın 60 yıldan uzun bir süre sonra idam mangasıyla infaz edileceğini duyurdu.</p><p></p><p>Virginia'dan ABD Ordusu psikiyatristi olarak görev yapan Hasan, Fort Hood'daki askeri hastanede silahsız 13 askeri vurarak öldürdüğünü itiraf etmişti.</p><p></p><p>Saldırıda yedi kurşunla vurulan eski çavuş Alonzo Lunsford, BBC'ye verdiği demeçte, işlediği suça "uygun" bir ceza olduğu için kurşuna dizilerek idam edilmesini desteklediğini söyledi.</p><p></p><p>Lunsford, gençlere gönderdiği mesajdan endişe duyduğu için herkesin canlı yayını izleyebilmesinin doğru olmadığını düşünüyor ancak silahlı saldırıdan etkilenenlere bu fırsatın verilmesinin önemli olduğunu söylüyor.</p><p></p><p>"Şehitlerin aileleri, hayatta kalanların aileleri ve hayatta kalanların kendileri açısından evet, bence sansürsüz bir şekilde izleyebilmeliyiz."</p><p></p><p>Lunsford, infaza katılmayı planladığını ve tetiğe basılmadan önce Hasan'ın gözlerinin içine bakmasını istediğini söylüyor.</p><p></p><p>"Başarısız olduğunu bilmesini istiyorum. Ben hala buradayım."</p><p></p><p>Hegseth, muhafazakar televizyon kanalı Real America's Voice'a verdiği röportajda Hasan'ın "idam mangası tarafından, olması gerektiği gibi, kurşuna dizileceğini" söyledi.</p><p></p><p>Hasan'ın son bir talepte bulunup bulunmadığı veya Başkan Donald Trump ile iletişime geçip geçmediği sorulduğunda Hegseth, "Umurumda değil. Onu 3 Aralık'ta göreceğiz" dedi.</p><p></p><p>Pentagon sözcüsü 5 Ekim Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Trump'ın savunma bakanının tavsiyesini onayladığını söyledi.</p><p></p><p>BBC, Beyaz Saray'a Trump'ın canlı yayınlanacak kamuoyuna açık bir infazı destekleyip desteklemediğini sordu.</p><p></p><p>Geçen yıl 17 ülkede 2.700'den fazla idam gerçekleştirildi ancak bunlardan sadece ikisi kamuoyu önündeydi.</p><p></p><p>Uluslararası Af Örgütü'ne göre, 2025 yılında İran'da 11, Afganistan'da ise altı kişinin halka açık bir şekilde idam edildiği biliniyor.</p><p></p><p>İnfazın 3 Aralık'ta Teksas'taki Fort Hood'da gerçekleştirilmesi planlanıyor. Bu, İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinden bu yana idam mangasıyla yapılacak ilk askeri infaz olacak.</p><p></p><p>Hasan mahkemede "tüm hataları için" için özür diledi. 2013'teki askeri mahkemede, Afganistan'daki Müslümanları ve Taliban'ı koruduğuna inandığını söylemişti.</p><p></p><p>Askeri hukuka göre, askeri infaz ABD başkanının onayını gerektiriyor. Ayrıca, daha yüksek bir mahkemenin kararı incelediği temyiz incelemesi ve yasallığına ilişkin nihai bir karar verilmesi de gerekli.</p><p></p><p>Mills'in belirttiğine göre Hasan'ın temyiz süreci henüz bitmedi ve muhtemelen federal mahkemede mahkumiyetinin ve cezasının yeniden incelenmesini isteyecek; bu da muhtemelen idamın durdurulmasına yol açacak.</p><p></p><p>Dolayısıyla Mills, idamın gerçekleşmesine şaşıracağını söyledi.</p><p></p><p>"İdam mangasının infazını canlı yayınlamak istemek, Trump yönetiminin dikkat çekme çabasından başka bir şey değil ve gerçekleşmesi, hele ki adaletin sağlandığı algısını oluşturması hiç olası değil" diye ekledi.</p><p></p><p>Bazı eyaletler, infazların bir şekilde halka açık olarak izlenmesini zorunlu kılıyor.</p><p></p><p>Birçok eyalet gazetecilerin hazır bulunmasını şart koşarken, infaz edilecek kişi de insanları davet edebiliyor. Diğerleri ise sıradan vatandaşların gönüllü olarak tanık olmalarına izin veriyor.</p><p></p><p>Ancak ABD'deki infaz yöntemlerini inceleyen Fordham Üniversitesi'nde Prof. Deborah Denno, "şimdiye kadar canlı yayınlanan bir infaz olmadı" diyor.</p><p></p><p>Ona göre, canlı yayınlanan bir infaz, "bu ülkede muhtemelen daha önce hiç görmediğimiz bir şeffaflık düzeyini zorunlu kılacak".</p><p></p><p>"Ülkenin yarısından fazlası idam cezasını istiyor, ki bu oran düşüyor, bu noktada şöyle bir argüman öne sürülebilir: 'Madem idam cezasını istiyorsunuz, o halde size bu ülkede infazın nasıl gerçekleştirildiğini göstereceğiz.' Böylece insanlar, pek çoğunun görmezden geldiği o sürecin gerçekte nasıl işlediğini bizzat idrak etmek zorunda kalacak."</p><p></p><p>Denno, canlı yayın için yaş sınırlaması olup olmayacağı gibi önemli hususların bulunduğunu söylüyor.</p><p></p><p>Ordu yönetmeliği uyarınca, 18 yaşın altındaki kişiler askeri infazları izlemeye izin verilen tanıklar arasında yer almıyor. Bu yönetmelik, infazların nasıl gerçekleştirileceğini ve kimlerin izleyebileceğini düzenliyor.</p><p></p><p>BBC, Pentagon'a bu kuralların göz ardı edilip edilmeyeceğini ve gençlerin yayını izlemesini engellemek için hangi önlemlerin alınacağını sordu.</p><p></p><p>Uluslararası Af Örgütü verilerine göre, geçen yıl en fazla idam gerçekleştiren ülkeler sırasıyla Çin, İran, Suudi Arabistan, Yemen ve ABD oldu.</p><p></p><p>Donald Trump, Beyaz Saray'a döndüğünde Joe Biden'ın federal idam cezalarına getirdiği moratoryumu kaldırdı.</p><p></p><p>Temmuz ayında yapılan Pew Araştırma Merkezi anketine göre, Amerikalıların üçte ikisi (%66) cinayet suçundan idam cezasını destekliyor; bu oran son beş yılda altı puan arttı.</p><p></p><p>Ülkede son askeri infaz 1961'de gerçekleşti; bir ABD Ordusu eri, 11 yaşındaki Avusturyalı bir kıza tecavüz etmekten suçlu bulunarak idam edildi.</p><p></p><p>İnfaz, o zamanki Başkan Dwight D. Eisenhower tarafından onaylandı ve kurbanın ailesinin, halefi John F. Kennedy'den af dilemesine rağmen gerçekleşti.</p><p></p><p>Kurşuna dizilerek yapılan son askeri infaz, İkinci Dünya Savaşı'nın son aylarında, Ocak 1945'te genç bir ABD Ordusu firarisi olan Eddie Slovik'in idamıyla gerçekleşti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İran'a saldırı için ABD ordusuna "hazır ol" emri verildi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/irana-saldiri-icin-abd-ordusuna-hazir-ol-emri-verildi-5582/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/irana-saldiri-icin-abd-ordusuna-hazir-ol-emri-verildi-5582/</id>
<published><![CDATA[2026-10-08T09:31:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-08T09:31:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E5F7F7-8794E1-B21750-7400FE-C9AFE1-EB6CC9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Axios'un konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), ABD Merkez Kuvvetleri Komutanlığına (CENTCOM) İran'a yönelik saldırıların sürdürülmesi için hazırlıklarını tamamlama talimatı verdi.</p><p></p><p>Talimatta CENTCOM'a muhtemel saldırılar için herhangi bir zaman verilmezken Trump'ın zamanlama konusunda değerlendirmesinin sürdüğü iddia edildi.</p><p></p><p>Öte yandan ABD'li ve İsrailli kaynaklar, saldırıların ABD'de 3 Kasım'da yapılacak ara seçimler ve İsrail'de 27 Ekim'de düzenlenecek seçimler öncesi olabileceğini belirtti.</p><p></p><p>Kaynaklar, İran'a yönelik saldırıların sürmesi durumunda İran'ın enerji altyapısına ve nükleer hedeflere yönelik büyük saldırılar gerçekleştirilebileceğine işaret etti.</p><p></p><p>- Pentagon ve Beyaz Saray'ın yanıtı</p><p></p><p>Pentagon yetkilisi, Anadolu Ajansına (AA) yaptığı açıklamada, "Bakanlığımızın görevi, askeri seçenekler geliştirmek ve bunları Başkan'a (Trump) sunmaktır." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Bir Beyaz Saray yetkilisi ise Axios'a yaptığı açıklamada, "Hürmüz Boğazı'nın kontrolü konusunda ABD, güçlü bir pozisyonda ve İran'ın ekonomisi çöküyor. İran, büyük bir darbe yedi ve işler ya kolay ya da zor yoldan ilerleyecek. Trump, tüm kozları elinde tutuyor ve ABD için en iyisini yapacak." ifadelerini kullandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD'de yapay zeka reçete yazmaya başladı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abdde-yapay-zeka-recete-yazmaya-basladi-2964/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abdde-yapay-zeka-recete-yazmaya-basladi-2964/</id>
<published><![CDATA[2026-10-08T06:12:23+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-08T06:12:23+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D9912A-22BBDE-8CED1F-4F9D3E-118828-BEDD6D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD'nin Utah eyaletinde, yapay zekanın doktor muayenesine gerek kalmadan hastalara ilk kez ilaç reçetesi yazmasına olanak tanıyan bir pilot program başlatıldı. Akne tedavisine odaklanan uygulama, yapay zekanın sağlık hizmetlerindeki rolüne ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirdi.</p><p></p><p>Sağlık teknolojileri şirketi Nolla Health tarafından geliştirilen program, Utah Yapay Zeka Politikaları Ofisi ile aylar süren çalışmaların ardından 5 Ekim'de kullanıma sunuldu.</p><p></p><p>ABD'de türünün ilk örneği olduğu belirtilen uygulama kapsamında, 18 yaş ve üzerindeki Utah sakinleri, Nolla Derm adlı uygulama üzerinden akne tedavisi önerileri ve uygun görülmeleri halinde ilaç reçetesi alabilecek.</p><p></p><p>Programı önceki uygulamalardan ayıran en önemli özellik, yapay zekanın yalnızca mevcut reçeteleri yenilemekle kalmayıp hastalara ilk kez ilaç reçete edebilmesi.</p><p></p><p><b>Yapay zeka nasıl reçete yazıyor?</b></p><p></p><p>Sistemden yararlanmak isteyen hastaların öncelikle Nolla Derm uygulamasını indirmesi ve kimliklerini doğrulaması gerekiyor.</p><p></p><p>Ardından hastalar bilgilendirilmiş onam veriyor, kısa bir sağlık anketini dolduruyor ve yüzlerinin beş farklı açıdan görüntüsünü uygulamaya yüklüyor.</p><p></p><p>Yapay zeka, bu bilgileri analiz ederek yaklaşık 10 ila 15 dakika içerisinde kişiselleştirilmiş bir tedavi planı hazırlıyor.</p><p></p><p>Uygun görülen hastalara ilaç reçetesi düzenleniyor. Hastalar ilaçlarını eczaneden temin edebiliyor veya evlerine teslim edilmesini isteyebiliyor.</p><p></p><p>Ancak şirket, sistemin ChatGPT gibi bağımsız şekilde tedavi önerileri oluşturabilen bir sohbet robotu olmadığını vurguluyor.</p><p></p><p>Yapay zeka yalnızca doktorlar tarafından önceden onaylanmış sınırlı sayıdaki akne tedavisi arasından seçim yapabiliyor. Daha ağır veya karmaşık vakalar ise doğrudan hekimlere yönlendiriliyor.</p><p></p><p><b>İlk 100 hastanın reçetelerini iki doktor kontrol edecek</b></p><p></p><p>Program, yapay zekanın verdiği tıbbi kararların güvenilirliğini değerlendirmek amacıyla sıkı denetim mekanizmaları içeriyor.</p><p></p><p>İlk 100 hasta için yapay zeka tarafından oluşturulan her reçetenin, hastaya ulaşmadan önce iki lisanslı hekim tarafından bağımsız şekilde onaylanması gerekiyor.</p><p></p><p>Bu denetimlerin zamanla azaltılması planlanıyor. Ancak bunun için yapay zekanın önerileriyle doktorların değerlendirmeleri arasında en az yüzde 95 oranında uyum bulunması ve ciddi bir olumsuz olay yaşanmaması şartı aranıyor.</p><p></p><p><b>Neden akne tedavisi seçildi?</b></p><p></p><p>Nolla Health, akne tedavisinin yaygın, görece düşük riskli ve standartlaştırılmış tedavi yöntemlerine sahip olması nedeniyle yapay zekanın reçete yazma yeteneğini test etmek için uygun bir başlangıç noktası olduğunu savunuyor.</p><p></p><p>Şirketin verilerine göre Utah'ta 100 binden fazla kişi akne sorunu yaşıyor ancak bu kişilerin yalnızca yaklaşık yüzde 10'u hayatlarının herhangi bir döneminde dermatoloğa başvuruyor.</p><p></p><p>Dermatoloji uzmanından randevu almak isteyen hastaların ortalama bekleme süresi ise 61 güne kadar çıkabiliyor.</p><p></p><p>Şirket, dermatoloji uygulamasının bugüne kadar ABD'nin 44 eyaletinde 175 binden fazla kullanıcı tarafından indirildiğini bildiriyor.</p><p></p><p><b>Doktorlar daha önce benzer bir uygulamaya karşı çıkmıştı</b></p><p></p><p>Utah'taki yeni program, yapay zekanın ilaç reçete etmesine yönelik tartışmaların sürdüğü bir dönemde hayata geçirildi.</p><p></p><p>Eyalet, ocak ayında yapay zeka sistemlerinin bazı kronik hastalıklara yönelik mevcut reçeteleri yenilemesine izin veren ilk ABD eyaleti olmuştu.</p><p></p><p>Ancak Doctronic adlı şirketin yürüttüğü bu program, tıp camiasında ciddi itirazlarla karşılaşmıştı.</p><p></p><p>Utah Tıbbi Ruhsatlandırma Kurulu, nisan ayında eyalet yetkililerine gönderdiği resmi mektupta programın derhal askıya alınmasını istemişti.</p><p></p><p>Kurul üyeleri, programın varlığından ancak uygulama hayata geçirildikten sonra haberdar olduklarını belirterek reçete kararlarının yalnızca otomatik değerlendirmelere bırakılamayacağını savunmuştu.</p><p></p><p>Doktorlara göre ilaç reçete etmek, hastanın belirtilerini değerlendirmekten çok daha karmaşık bir süreç. İlaçların yan etkileri, diğer ilaçlarla etkileşimleri, tedavinin etkili olup olmadığı ve hastanın mevcut sağlık durumu gibi pek çok faktörün dikkate alınması gerekiyor.</p><p></p><p>Bu nedenle hekimler, reçete kararlarının lisanslı sağlık çalışanlarının klinik değerlendirmesini gerektirdiğini vurguluyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">New Yok'ta kızamık vakaları arttı, "acil durum" ilen edildi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/new-yokta-kizamik-vakalari-artti-acil-durum-ilen-edildi-9092/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/new-yokta-kizamik-vakalari-artti-acil-durum-ilen-edildi-9092/</id>
<published><![CDATA[2026-10-07T07:38:55+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-07T07:38:55+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_059F7A-6A0ECC-760C87-15A00E-3F84E1-8384B0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) New York eyaletinde, özellikle aşılanma oranı düşük kırsal bölgelerde kızamık vakalarında görülen artış üzerine "Eyalet Afet Acil Durumu" ilan edildi.</p><p></p><p>New York Valisi Kathy Hochul tarafından yayımlanan kararname, sağlık yetkililerinin salgını kontrol altına alma çalışmaları kapsamında Kızamık-Kabakulak-Kızamıkçık (MMR) aşılarına ve test süreçlerine erişimi genişletiyor.</p><p></p><p>Eyalette bu yıl 108 doğrulanmış kızamık vakası kaydedilirken, bu vakaların 92'sinin 15 Temmuz'dan bu yana 18 farklı bölgede tespit edildiği bildirildi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İdamdan sağ kurtulan Pike'ın "bilinci açık ve konuşabiliyor"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/idamdan-sag-kurtulan-pikein-bilinci-acik-ve-konusabiliyor-2095/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/idamdan-sag-kurtulan-pikein-bilinci-acik-ve-konusabiliyor-2095/</id>
<published><![CDATA[2026-10-07T07:10:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-07T07:10:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F2DC25-40E266-679BAC-548C1B-67DDC6-D90665.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD'nin Tennessee eyaletinde zehirli iğneyle idam girişiminden sağ kurtulan 50 yaşındaki Christa Pike'ın bilincinin yerine geldiği ve konuşabildiği açıklandı. Pike'ın tedavisi sürüyor.</p><p></p><p>Pike'a 30 Eylül'de Tennessee'deki cezaevinde pentobarbital adlı ilaçtan iki doz verildi. İdam girişiminden sağ kurtulan Pike'ın, ölümcül iğneyle uygulanan ilaçlara maruz kaldıktan sonra hayatta kaldığı bilinen tek kişi olduğu düşünülüyor.</p><p></p><p>Avukatları salı günü yaptığı açıklamada, Pike'ın "bilincinin açık olduğunu, konuşabildiğini ve kritik tıbbi tedavi almaya devam ettiğini" bildirdi.</p><p></p><p>Avukatlar, Pike'ın kollarındaki ağır hasara rağmen hâlâ hastane yatağına kelepçeli ve zincirlenmiş durumda olduğunu belirtti. Pike'ın sağlık durumuna ilişkin kesin öngörüde bulunmanın henüz mümkün olmadığını söyleyen avukatlar, en azından uzun bir iyileşme süreci beklediklerini ifade etti.</p><p></p><p>İdam girişiminde ne oldu?</p><p></p><p>Uzmanlar, ölümcül dozun damar yoluyla uygulanması sırasında yaşanan bir sorunun ilacın kan dolaşımına girmek yerine doku içinde birikmesine yol açmış olabileceği üzerinde duruyor.</p><p></p><p>Mahkemeye sunulan bir belgede, hastaneye kaldırıldığında Pike'ın her iki kolunun da şişmiş, yanmış ve su toplamış durumda olduğu belirtildi.</p><p></p><p>Pike'ın avukatları çarşamba günü Nashville'de mahkemeye çıkarak cezaevi yönetiminin kullanılan ilaçların parti numaraları, iğneler ve idam kayıtları gibi delilleri korumasını zorunlu kılacak bir karar alınmasını talep edecek.</p><p></p><p>Tennessee Başsavcılığı ise böyle bir karara gerek olmadığını, cezaevi sisteminin bu tür delilleri diğer davalarda da muhafaza etmekle yükümlü olduğunu ve korunmalarının sağlanacağını belirtti.</p><p></p><p>Tennessee'de idamlar askıya alındı</p><p></p><p>Tennessee Valisi Bill Lee, olayı "son derece rahatsız edici" olarak nitelendirerek kapsamlı ve bağımsız bir inceleme başlatılmasını istedi.</p><p></p><p>Eyaletteki idamlar soruşturma tamamlanana kadar askıya alınırken, cezaevi sisteminin başındaki yetkili de görevinden istifa etti.</p><p></p><p>Pike'ın avukatları ayrıca Vali Lee'den müvekkillerinin idam cezasının şartlı tahliye imkanı olmaksızın ömür boyu hapse çevrilmesini istedi.</p><p></p><p>Pike, 1995 yılında 19 yaşındaki Colleen Slemmer'ı öldürmekten ölüm cezasına çarptırılmıştı. Cinayet işlendiğinde 18 yaşında olan Pike'ın, Tennessee'de 200 yıldan uzun bir süre sonra idam edilen ilk kadın olması bekleniyordu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Trump kaybederse...</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/trump-kaybederse-384/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/trump-kaybederse-384/</id>
<published><![CDATA[2026-10-06T17:02:55+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-06T17:02:55+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_654C4B-A0B50F-ACF23D-C73DFB-73E7E2-836190.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Avni ÖZGÜREL</p><p></p><p>Sonuçta Trump muhaliflerinin yani Demokrat Parti'nin parlayan bir adayı, bayraklaşan söylemi yok ama ABD de diğer bütün faktörler biryana petrol fiyatlarındaki artışa odaklanan genel memnuniyetsizlik bile Trump'ı ' topal ördek' hattına götürmek için kafi&hellip;</p><p></p><p>Bunu söylerken Trump mutlaka seçimi kaybeder demek istemiyorum. Başkanının ceket yeninde sürekli olarak yedek as yedek joker taşıdığını biliyoruz. Masayı devirmek de onun oyununa dahil.</p><p></p><p>Bu ihtimali göz önüne alarak 'Kaybederse ne olur' parantezini açmak istiyorum.</p><p></p><p>Başka ülkeler bir yana bizim için her şeye sil-baştan bakmak gerekeceği kanısındayım. Suriye meselesi bugünkü ölçülerle durduğu yerde durur mu, İsrail üzerindeki ABD baskısı kalkınca nasıl hareket eder, eski adıyla PYD- PKK farklı bir çizgiye savrulur mu? Bunlar aklıma ilk gelenler. İşin bir de Irak boyutu var. Kuzey Irak Kürt yönetiminin bünyesinde eski hevesler depreşir mi bilemiyorum. Bugün oradaki askeri üssümüz Başika'dan çıkıyoruz. Yarın oraya dönelim dediğimizde dönebilecek miyiz? Bugün muhatabımız Trump yarın Türkiye karşıtı bir yönetimle aynı mücadeleyi bir daha verebilecek miyiz? Cumhuriyetçi Parti içindeki kadrolara bile derdimizi anlatmakta zorlandığımız günleri hatırlayın: Biden'ın İstanbul'da Türk muhalefetini ev davetlerinde toplayıp 'Bu iktidarı el biriliğiyle devireceğiz' dediği günleri hatırlayın, tabii Trump'un 'Kırk katır mı kırk satır mı' dedirten tehditlerini de&hellip;</p><p></p><p>Bu konu burada bitmez. Sonuç ne ola olursa olsun ABD ara seçimine kadar bu hamur çok su kaldırır.&nbsp;&nbsp;</p><p></p><p>YARIN: NETENYAHU KAYBEDERSE-KAZANIRSA</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İran ile iş yapan yabancı finans kuruluşlarına yaptırım</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iran-ile-is-yapan-yabanci-finans-kuruluslarina-yaptirim-2038/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iran-ile-is-yapan-yabanci-finans-kuruluslarina-yaptirim-2038/</id>
<published><![CDATA[2026-10-06T10:04:05+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-06T10:04:05+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2EB09D-096B16-560BCB-252ABD-0FC2CD-D97EC9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Hazine Bakanlığının Yabancı Varlıkların Kontrolü Ofisinden (OFAC) yapılan açıklamada, “Ekonomik Dışlama Operasyonu” kapsamında İran veya İran'ın finans sektörüyle iş yapmaya devam eden yabancı finans kuruluşlarının yaptırımlara maruz kalabileceği bildirildi.</p><p></p><p>Açıklamada, yaptırım uygulanan İranlı finans kuruluşlarıyla işlem yapmayı sürdüren yabancı finans kuruluşlarının önceden bildirimde bulunulmaksızın herhangi bir zamanda hedef alınabileceği, bu kuruluşların söz konusu faaliyet ve ilişkileri sonlandırmak için derhal harekete geçmeleri gerektiği belirtildi.</p><p></p><p>Bakanlığın açıklamasında, "İran'ın küresel finans sistemine erişimini kolaylaştıran yabancı finans kuruluşları, İran bankalarına veya bunların üçüncü ülkelerdeki iştiraklerine ya da şubelerine finansal hizmetler sağlamak da dahil olmak üzere, İran ekonomisinin yaptırım uygulanan sektörlerinde faaliyet göstermeleri veya bu sektörleri desteklemeleri nedeniyle yaptırımlara maruz kalma riski taşıyor." ifadeleri kullanıldı.</p><p></p><p>Ayrıca yabancı finans kuruluşlarının, İran'la bağlantılı işlemlerin ABD'deki finans kuruluşlarının veya diğer ABD'li kişilerin yaptırımları ihlal etmesine neden olması halinde hukuki ve cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalabileceği kaydedildi.</p><p></p><p>Öte yandan ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, İran'a yönelik “Ekonomik Dışlama Operasyonu”nun sonuçlarına ilişkin paylaşımda bulundu.</p><p></p><p>Operasyonun sonuç verdiğini savunan Bessent, İran riyalinin rekor düşük seviyelere gerilediğini, İran'ın geçen ay tankerlere hiç ham petrol yüklemediğini ve İran'ın en üst düzey güvenlik yetkilisinin bile ülkenin tarihindeki en zor dönemlerden biriyle karşı karşıya olduğunu kabul ettiğini ileri sürdü.</p><p></p><p>Bessent, "İran rejimi, kaynaklarını terörizme akıtırken kendi halkının acı çekmesine izin veriyor. Ekonomik Dışlama Operasyonu, İran rejimi, Trump yönetiminin rejimin terörizmi finanse etmesine ve nükleer silah geliştirmesine asla izin vermeyeceğini anlayana kadar durmayacak." ifadelerini kullandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Trump eski binbaşı Hasan'ın kurşuna dizilmesine onay verdi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/trump-eski-binbasi-hasanin-kursuna-dizilmesine-onay-verdi-4594/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/trump-eski-binbasi-hasanin-kursuna-dizilmesine-onay-verdi-4594/</id>
<published><![CDATA[2026-10-06T07:21:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-06T07:21:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C3565F-611E2B-2480FA-1CC4A4-DB5745-9EC4BE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Başkanı Donald Trump, 2009 yılında Fort Hood askeri üssünde 13 kişiyi öldürüp, 32 kişiyi yaralayan Amerikan ordusunun eski psikiyatristi Nidal Malik Hasan'ın kurşuna dizilerek infaz edilmesini onayladı.</p><p></p><p>Trump'ın, 1961 yılından bu yana ABD'de ilk kez bir ordu mensubunun idamına kapı aralayan kararı, Savunma Bakanı Pete Hegseth'in önerisi üzerine onayladığı açıklandı.</p><p></p><p>Pentagon Sözcüsü Sean Parnell, Trump'ın onayını sosyal medya hesabından "Hasan için hesap verme günü nihayet geldi" paylaşımıyla duyurdu.</p><p></p><p>Sözcü Parnell, 2009 yılında Fort Hood üssünde "Allahu Ekber" diye bağırarak silahsız Amerikan askerlerine ateş açan Nidal Malik Hasan'ı "cihatçı terörist" olarak nitelendirdiği paylaşımında, Trump'ın Hegsteht'in önerisi üzerine ABD ordusunun infaz mangası tarafından idam edilmesini onayladığını belirtti.</p><p></p><p>Parnell, idamın zamanı ve yerinin daha sonra belirleneceğini açıkladı.</p><p></p><p>ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth de "Adalet" ifadesine yer vererek Parnell'in açıklamasını alıntıladığı bir paylaşım yaptı.</p><p></p><p><b>ABD'de 65 yıl aradan sonra ilk kez asker idam edilecek</b></p><p></p><p>Fort Hood saldırganı Nidal Malik Hasan, askeri mahkeme tarafından yargılanmış, 2013 yılında idama mahkum edilmişti.</p><p></p><p>Amerikan ordusu mensupları ancak başkan idam cezasını onayladığı takdirde idam edilebiliyor.</p><p></p><p>Trump, dün açıklanan kararıyla, mahkumiyet kararından 13 yıl sonra Hasan'ın idamını onaylamış oldu.</p><p></p><p>ABD'de en son 1961 yılında, Avusturya'da görev yaptığı esnada 11 yaşındaki bir çocuğa tecavüz etmekten ve onu öldürmeye teşebbüs etmekten hüküm giyen bir asker asılarak idam edilmişti.</p><p></p><p>İdam Cezası Bilgi Merkezi'ne göre, ABD ordusu en son Kasım 1945'te infaz mangası aracılığıyla bir askeri tüfekle kurşuna dizmişti.</p><p></p><p><b>Kurşuna dizme, idam seçeneklerine yeniden eklendi</b></p><p></p><p>Trump yönetimi, yakın bir zamanda, en ağır federal suçlar için izin verilen infaz yöntemleri arasına elektrikli sandalye ve gazla boğma ile birlikte kurşuna dizmeyi de ekledi.</p><p></p><p>İnfaz seçeneklerinin genişletilmesinde, ölümcül enjeksiyon için gerekli ilaçların temininde giderek artan güçlüklerin rol oynadığı belirtiliyor.</p><p></p><p>Tennessee eyaletinde geçen hafta, 200 yılı aşkın bir süreden sonra ilk kez bir kadını idam etme girişimi başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Cezaevi personelinin ölümcül enjeksiyon girişimine rağmen Christa Pike hayatta kalmış, bilincini kapalı bir şekilde hastaneye kaldırılmıştı.</p><p></p><p>Yaşanan bu olay, ABD'de idam cezası tartışmalarını da yeniden alevlendirdi.</p><p></p><p><b>Tekerlikli sandalyesinde mi kurşuna dizilecek?</b></p><p></p><p>ABD'nin Teksas eyaletindeki Fort Hood askeri üssünde psikiyatr olarak görev yapan eski binbaşı Nidal Malik Hasan, 2009 yılındaki saldırısı esnasında 12 asker ve bir sivili öldürmüş, 32 kişiyi de yaralamıştı.&nbsp;</p><p></p><p>Hasan'ın, Afganistan'daki görevine başlamasına kısa bir süre kala saldırıyı düzenlediği, Amerikan ordusunun Irak ve Afganistan operasyonlarına tepkili olduğu ortaya çıkmıştı.</p><p></p><p>ABD basınında Hasan'ın Filistinli anne babanın oğlu olarak dünyaya geldiği, saldırı öncesinde radikalleştiği bilgisi yer almıştı.</p><p></p><p>Tutuklanırken polis tarafından vurulan, kısmen felç kalan ve tekerlekli sandalyeye mahkûm olan Hasan şimdi 56 yaşında.</p><p></p><p>Hasan'ın yargılandığı süre boyunca pişmanlık ifade etmediği, ve "şehit sayılmak" için saldırıda kendisinin de ölmüş olmasını istediğini ifade ettiği bildirilmişti.</p><p></p><p><b>Trump'ın onayına tepki</b></p><p></p><p>ABD Başkanı Trump'ın Hasan'ın idamına onay vermesine İdam Cezası Eylem&nbsp; Grubu tepki gösterdi.</p><p></p><p>Yapılan açıklamada "Donald Trump'ın öldürme gücünden daha çok sevdiği hiçbir şey yok" denildi.</p><p></p><p>ABC News kanalının haberine göre, ABD ordusunun kuralları uyarınca Hasan'ın, başkanın onayından 60 gün sonra ve en geç 150 gün içinde idam edilmesi gerekiyor.</p><p></p><p>New York Times gazetesi ise 2008'deki benzer bir vakayı örnek göstererek idamın hâlâ durdurulabileceğini duyurdu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Paramount ile Warner Bros'un birleşmesi tamamlandı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/paramount-ile-warner-brosun-birlesmesi-tamamlandi-595/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/paramount-ile-warner-brosun-birlesmesi-tamamlandi-595/</id>
<published><![CDATA[2026-10-06T05:15:25+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-06T05:15:25+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C09E9D-997618-DBB053-D7E554-59CC8D-18FEAF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Paramount Skydance Corp., Netflix Inc. ile giriştiği çetin bir kontrol mücadelesinin ardından antitröst davalarını da bertaraf ederek, tüm zamanların en büyük medya birleşmelerinden birini tamamladı. Şirket, Warner Bros. Discovery'i 110 milyar dolara satın alma işlemini Salı günü sonuçlandırdı.</p><p></p><p>"Skydance" adını alacak olan yeni şirket, en büyük beş Hollywood film stüdyosundan ikisini bir araya getirerek Harry Potter ve Görevimiz Tehlike gibi önemli yapımların ev sahipliği yaptığı markaları tek çatı altında topluyor.</p><p></p><p>Paramount Skydance CEO’su David Ellison yaptığı açıklamada, "Bugün sadece Skydance için değil, tüm sektörümüz için tarihi bir gün" dedi.</p><p></p><p>Paramount, daha önce Warner Bros.'un stüdyo ve yayıncılık birimlerini satın almayı taahhüt etmiş olan Netflix'e karşı aylarca süren bir teklif yarışının ardından, Şubat ayında Warner Bros.'u satın alma konusunda anlaşmaya varmıştı.</p><p></p><p>Ellison, geçtiğimiz günlerde yeni şirketin adının Skydance olacağını açıklamıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">New York'ta hayvanlar için kutsama töreni düzenlendi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/new-yorkta-hayvanlar-icin-kutsama-toreni-duzenlendi-9166/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/new-yorkta-hayvanlar-icin-kutsama-toreni-duzenlendi-9166/</id>
<published><![CDATA[2026-10-05T05:32:51+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-05T05:32:51+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_43FFB6-91C994-1CEB3D-B6A9E2-AF04D0-547E2B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Etkinlik, hayvanların koruyucusu olarak kabul edilen Assisili Aziz Francis'in vefatının 800. yıldönümünü anmak amacıyla düzenlendi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Yaz-kış saati uygulaması sona ermeli"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/yaz-kis-saati-uygulamasi-sona-ermeli-270/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/yaz-kis-saati-uygulamasi-sona-ermeli-270/</id>
<published><![CDATA[2026-10-04T08:06:27+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-04T08:06:27+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7A3E3C-516516-F3DC22-9A14CD-1C01CA-6715D5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Trump, Ohio'da düzenleyeceği mitinge giderken Beyaz Saray çıkışında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.</p><p></p><p>ABD'deki yaz-kış saati uygulamasının kaldırılması gerektiğini aktaran Trump, bu konuda düzenleme yapan yasa tasarısının Senato tarafından kabul edilmesi çağrısında bulundu.</p><p></p><p>ABD Başkanı, söz konusu uygulamanın ülke ekonomisine büyük yük getirdiğini ve insanların yaşam düzenlerini bozduğunu savunarak, "Yılda iki kez saatleri ileri ve geri alma gibi saçma bir uygulamadan ve gelenekten kurtulmak istiyoruz." değerlendirmesini yaptı.</p><p></p><p>Toplumun büyük kısmının gün ışığından daha fazla faydalanmak istediğini ancak kış saatine geçilince havanın çok erken karardığını anlatan Trump, Senato'da bekleyen söz konusu yasa tasarısını bloke eden Cumhuriyetçi Senatör Tom Cotton'a yüklendi.</p><p></p><p>Söz konusu yasa tasarısının daha önce Temsilciler Meclisi'nden geçtiğini anımsatan Trump, "Temsilciler Meclisi bunu yüzde 80'in üzerinde bir oy oranıyla kabul etti. Tasarı bir süredir Senato'da bekliyor ve umarım Tom Cotton'ı harekete geçirebiliriz. Tom Cotton tasarıyı engelliyor, bunu yapmamalı." diye konuştu.</p><p></p><p>Dün sosyal medya hesabından Cotton'ın cep telefonu numarasını paylaşan Trump, seçmenlere, "Cotton'a söz konusu tasarıyı engellememesi" konusunda baskı yapmaları çağrısında bulunmuştu.</p><p></p><p>ABD'de 1. Dünya Savaşı'ndan itibaren farklı şekillerde uygulanan yaz saati uygulaması, 1966 yılında çıkarılan federal bir yasayla ülke genelinde uygulanıyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Trump'ın "Süper Zeka" zirvesinden çıkan 3 sonuç</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/trumpin-super-zeka-zirvesinden-cikan-3-sonuc-3951/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/trumpin-super-zeka-zirvesinden-cikan-3-sonuc-3951/</id>
<published><![CDATA[2026-10-04T07:04:06+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-04T07:04:06+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_05F42F-862F95-18ABBA-E88562-70A5FA-9ADB5D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>29 Eylül Salı günü düzenlenen zirvenin konuk listesinde OpenAI, Anthropic, Nvidia, SpaceX, Meta ve Google gibi ABD yapay zeka sektörünün önde gelen şirketlerinin liderleri yer aldı.</p><p></p><p>Toplantı, bazı teknoloji yöneticileri ve uzmanlarının yapay zekanın insanlık için oluşturduğu potansiyel riskler konusundaki endişelerini dile getirip, yapay zekanın daha sıkı denetlenmesi çağrısında bulundukları bir dönemde yapıldı.</p><p></p><p>İşte Trump'ın Beyaz Saray'daki teknoloji zirvesinden üç önemli sonuç.</p><p></p><p><b>1. Yapay Zeka anlaşması</b></p><p></p><p>Trump, kapalı kapılar ardında gerçekleşen görüşmenin ardından önde gelen teknoloji liderleriyle birlikte yaklaşık 30 dakika boyunca medya mensuplarının sorularını yanıtladı.</p><p></p><p>Başkan, yöneticilerin yapay zekanın potansiyel risklerine karşı bir "koruma" görevi yapacak "ahlaki açıdan bağlayıcı" bir belge imzaladığını söyledi.</p><p></p><p>Trump'ın internette paylaştığı anlaşmaya göre, şirketler kendi teknolojilerinin güvenliğini sağlamaktan sorumlu.</p><p></p><p>Firmalar ayrıca, modellerin amaçlandığı gibi çalışmasını sağlamak ve herhangi bir sorunu hızlı bir şekilde tespit edip, düzeltmek için güvenlik önlemleri uygulamayı da kabul ettiler.</p><p></p><p>Ayrıca, yapay zeka sistemlerinin amaçlandığı gibi çalışıp çalışmadığını değerlendirmek ve platformlarının "teknik sistemlere amaçlanmayan şekillerde sızmadığından veya erişmediğinden" emin olmak için "bağımsız denetçilerle" çalışacaklar.</p><p></p><p>Trump ile birlikte anlaşmayı Google CEO'su Sundar Pichai, Anthropic CEO'su Dario Amodei, Meta'nın CEO'su Mark Zuckerberg, OpenAI Başkanı Greg Brockman, SpaceX'in CEO'su Elon Musk ve Nvidia CEO'su Jensen Huang imzaladı.</p><p></p><p>Trump "Bir bakıma neredeyse bir anayasa gibi" dedi.</p><p></p><p>"Dünyanın en büyük isimleri bunu imzaladı ve ben de başkan olarak imzaladım."</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Ekim%202026/yapay-1.jpg" alt="yapay-1"></p><p></p><p><b><i>Trump, Salı günü Beyaz Saray'da önde gelen teknoloji liderleriyle bir araya geldi.</i></b></p><p></p><p>Trump, yapay zeka araçlarının güvenliğini denetlemek üzere bir kurul oluşturacağını da sözlerine ekledi. Ancak bu kurulda kimlerin yer alacağına dair bir açıklama yapmadı.</p><p></p><p>Zuckerberg, anlaşmanın "Amerikan halkına ve müşterilerine teknolojinin amaçlandığı gibi çalıştığına dair güven verdiğini" söyleyerek, toplantıyı "tarihi bir görüşme" olarak nitelendirdi.</p><p></p><p>Amodei ise anlaşmayı "güvenli bir şekilde kazanmanın" bir yolu olarak nitelendirdi ve başkanın bu ayın başlarında yaptığı "yapay zekada kim kazanırsa o kazanır" yorumuna atıfta bulundu.</p><p></p><p>Ancak tüm teknoloji uzmanları bu anlaşmadan aynı ölçüde etkilenmiş görünmüyor.</p><p></p><p>Nanyang Teknoloji Üniversitesi'nden yapay zeka yönetimi araştırmacısı Jose Miguelito Enriquez, anlaşmanın "ortaya çıkan bir fikir birliğini" gösterdiğini ancak yapay zeka geliştiricilerinin olaylardan sorumlu tutulup tutulmaması gerektiği konusuna değinmediğini söyledi.</p><p></p><p>Sydney Üniversitesi'nden hukuk profesörü Kimberlee Weatherall, bunun "son derece etkisiz" olduğunu ve bazı dünya liderleri ve sektör temsilcilerinin teknolojiyle ilgili daha sıkı düzenlemeler yapılması yönündeki çağrılarına rağmen gerçekleştiğini söyledi.</p><p></p><p>Weatherall'a göre, anlaşma firmalara "neyin güvenli sayılacağını tanımlama" imkanı tanıyor gibi görünüyor ve herhangi bir ihlalin sonuçlarının ne olacağını belirtmiyor.</p><p></p><p>"Bu anlaşma, dikkat dağıtıcı olduğu için göz ardı edilmeli" diye ekledi.</p><p></p><p>Trump, bazı sektör temsilcilerinin teknoloji üzerinde daha sıkı denetim yapılması yönündeki çağrılarına karşılık, yapay zekanın riskleriyle ilgili endişeleri birçok kez küçümsedi.</p><p></p><p>OpenAI pazartesi günü yaptığı açıklamada, güvenlik endişeleri nedeniyle en yeni yapay zeka modeli GPT-6.1 Astra'nın piyasaya sürülmesini iptal ettiğini duyurdu.</p><p></p><p>Şirketin güvenlik kontrolleri, teknolojisiyle ilgili yüksek yankı uyandıran olayların ardından dikkatleri üzerine çekti. Bu olaylar arasında modellerinin Avustralya hükümeti platformlarına yetkisiz erişim sağlaması da yer alıyor.</p><p></p><p>Melbourne Üniversitesi Yapay Zeka ve Dijital Etik Merkezi'nden Jeannie Paterson, öz düzenlemenin şirketlerin "sadece asgari düzeyde güvenlik önlemleri" alması anlamına gelebileceğini söyledi.</p><p></p><p>Paterson'a göre, yapay zekanın kontrolden çıkmasıyla ilgili son olaylar, şirketlerin yaklaşımlarında disiplinsiz davrandığını gösterdiğinden, bu anlaşma "çok az güven" uyandırıyor.</p><p></p><p><b>2. Veri merkezlerine daha fazla yatırım</b></p><p></p><p>Trump ayrıca, yapay zekayı destekleyen hayati öneme sahip bilgi işlem altyapısı olan veri merkezlerinin hızlı genişlemesine verdiği desteği yineledi.</p><p></p><p>ABD genelinde veri merkezlerinin yaygınlaştırılması, elektrik tüketimi ve topluluklar üzerindeki potansiyel etkileriyle ilgili endişeler nedeniyle tepkilere yol açtı.</p><p></p><p>Veri merkezi inşaatları, kasım ayındaki ABD ara seçimleri öncesinde Trump'ın Cumhuriyetçi Partisi için potansiyel bir siyasi engel olarak da ortaya çıktı.</p><p></p><p>Marist Poll'un NPR ve PBS News ile ortaklaşa bu ayın başlarında yaptığı bir ankete göre, kayıtlı seçmenlerin % 65'i bölgelerinde veri merkezlerinin kurulmasına karşı çıkıyor.</p><p></p><p>Bu endişelere yanıt olarak Trump, teknoloji şirketlerinin veri merkezlerinin inşası konusunda insanları "mutlu" etmek için çalışacaklarını söyledi.</p><p></p><p>Trump gazetecilere, "Bu büyük, güçlü, çok zengin ve çok zeki şirketler topluluklara çok büyük katkılarda bulunacaklar" dedi.</p><p></p><p>ABD Başkanı daha önce sosyal medyada, toplulukların veri merkezlerine karşı çıkmasının tek nedeninin "geri kalmış ve yoksul bir ülke olmak istemeleri" olduğunu söylemişti.</p><p></p><p>Yapay zekanın çalışması için gerekli bilgisayar çiplerini üreten Huang, toplantıdan sonra yaptığı açıklamada veri merkezlerinin "süper zeka fabrikaları" olarak adlandırılması gerektiğini söyledi.</p><p></p><p>Bu tesisler "Amerika Birleşik Devletleri'ni yeniden sanayileştiriyor" ve "ekonominin her alanında iş imkanları yaratıyor" diye de ekledi.</p><p></p><p><b>3. Artık 'Süper Zeka'</b></p><p></p><p>Yine Salı günü Trump, ABD hükümet departmanları ve kurumlarına "SI" ve "Süper Zeka" terimlerini kullanmaya başlamaları ve yapay zeka teriminin kullanımını artık kabul etmemeleri yönünde talimat veren bir başkanlık kararnamesi imzaladı.</p><p></p><p>Kararda, SI'nın "resmi yazışmalarda", web sitelerinde, raporlarda ve diğer iletişim biçimlerinde yapay zekanın yerini alacağı belirtildi.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Ekim%202026/yapay-2.jpg" alt="yapay-2"></p><p></p><p><b><i>Trump, zirvenin ardından teknoloji yöneticileriyle birlikte basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.</i></b></p><p></p><p>Trump, geçen hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, "yapay" kelimesinin teknolojiyi "sahte" gösterdiğini söylemişti.</p><p></p><p>Zuckerberg ve Musk da dahil bazı teknoloji liderleri ve başkana yakın diğer isimler şimdiden bu terimi kullanmaya başladılar.</p><p></p><p>Paterson teknoloji liderlerinin bu terimi benimsemesiyle, ABD'nin "terminolojiyi belirleyebilecek konuma gelmesi muhtemel" dedi.</p><p></p><p>Ancak bazı uzmanlar, Trump'ın BM konuşmasının ardından, bu terimin yaygın olarak kabul görmesinin pek muhtemel olmadığını, çünkü genellikle daha gelişmiş sistemleri ifade etmek için kullanılan bir isim olduğunu söylüyor.</p><p></p><p><b>Slovenya'da alan adlarına 'benzeri görülmemiş' talep</b></p><p></p><p>Buna karşın, Trump'ın yapay zekaya verdiği yeni ad en azından internet alan adlarında tutmuş gibi görünüyor.</p><p></p><p>Slovenya'nın resmi alan adı kayıt kuruluşuna göre, Trump'ın yapay zekanın adını değiştirme girişimi, ülkede alan adı kayıtlarında yaşanan "benzeri görülmemiş" artışın arkasındaki neden olabilir.</p><p></p><p>Süper Zeka teriminin İngilizcesi Super Intelligence'ın baş harfleri SI, aynı zamanda Sloven internet sitelerinin kullandığı kısaltma.</p><p></p><p>Register.si sözcüsü Klara Herman, ağustos ayında iki binden az olan .si uzantılı internet adresi kaydının eylül ayında 44 bine ulaştığını, bunun da % 2100'ün üzerinde bir artış anlamına geldiğini belirtti.</p><p></p><p>Bu satın almalar için muhtemel bir açıklama, insanların belirli alan adlarını, ileride değer kazanmaları ve kar amacıyla satılabilmeleri ihtimaline karşı spekülatif amaçlarla kaydettirmesi.</p><p></p><p>Örneğin, "Alan Adı Kralı" (The Domain King) olarak bilinen Rick Schwartz, 1997 yılında men.com alan adını 15 bin dolara satın almış ve yedi yıl sonra bu ismi 1,32 milyon dolara satmıştı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İran sorunu çözüldüğünde petrol fiyatların düşecek"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iran-sorunu-cozuldugunde-petrol-fiyatlarin-dusecek-8760/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iran-sorunu-cozuldugunde-petrol-fiyatlarin-dusecek-8760/</id>
<published><![CDATA[2026-10-03T11:07:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-03T11:07:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_11AC51-FFF314-F2D97D-4A0F77-E7FDD3-348684.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Trump, seçim çalışmaları çerçevesinde Alabama eyaletine hareketi öncesinde Beyaz Saray'ın bahçesinde basın mensuplarının sorularını cevaplandırdı.</p><p></p><p>Petrol fiyatlarının yüksekliği konusundaki soruları yanıtlayan Trump, "İran meselesi çözüldüğü anda, ki bu uzun sürmeyecek, hiç de uzun sürmeyecek, petrol fiyatları eski seviyesine, hatta belki de daha aşağısına düşecek." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Trump, Avrupa ülkelerinin dizel yakıt konusunda katkı yapacağını ve bu konudaki sıkıntının aşılacağını belirtti.</p><p></p><p>ABD Başkanı, "Avrupa'nın elinde bol miktarda dizel var, dünyaya büyük bir katkı sağlayacaklar, biz de öyle. İhracat yasağı uygulamayacağız." diye konuştu.</p><p></p><p>ABD'nin Türkiye'ye yönelik CAATSA yaptırımlarının kaldırılması konusunda daha önce verdiği sözü kendisine hatırlatılan Başkan Trump, bu konuda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la sürekli iletişim halinde olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Yaptırımların kaldırılması ve Türk savunma ürünlerinin ABD’ye satılmasının önünü açacak karar konusunda olumlu konuşan Trump, "Türkiye'yi seviyorum. Başkan Erdoğan'la her zaman görüşüyorum. O benim dostum ve onu her zaman mutlu ederim." ifadelerini kullandı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Ordu ekimde bir günlüğüne faaliyetlerine ara verecek"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/ordu-ekimde-bir-gunlugune-faaliyetlerine-ara-verecek-9456/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/ordu-ekimde-bir-gunlugune-faaliyetlerine-ara-verecek-9456/</id>
<published><![CDATA[2026-10-03T10:33:53+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-03T10:33:53+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_83E397-9005DE-512285-A0BE84-79BFE1-6C88F8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Hegseth, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından uygulamaya ilişkin videolu mesaj yayımladı.</p><p></p><p>Mesajında Hegseth, "Bakanlık bünyesindeki her kademeden komutan ve amire, bu yıldan başlayarak ve her seçim yılında devam edecek şekilde, ekim ayı içinde bir günlük 'faaliyete ara verme' uygulamasını gerçekleştirmeleri talimatını veriyorum. Bu yıl, söz konusu uygulamayı en geç 15 Ekim'e kadar hayata geçireceğiz." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Daha önce ordu mensuplarının kendi ikamet ettikleri eyaletlerden çok uzakta görev yapmaları nedeniyle oy kullanma işlemlerinde birçok engelle karşılaştığını hatırlatan Hegseth, mesajında, "Size kime oy vermeniz gerektiğini söylemiyoruz ancak oy kullanabilmeniz için size her türlü imkanı sunacağız." ifadesine yer verdi.</p><p></p><p>Hegseth, ordunun faaliyetine ara vereceği söz konusu günde, askerlere oy pusulasını doldurma ve bizzat sandık başında oy kullanma çağrısında bulundu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD, Ortadoğu'ya bir uçak gemisi daha gönderiyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-ortadoguya-bir-ucak-gemisi-daha-gonderiyor-4124/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-ortadoguya-bir-ucak-gemisi-daha-gonderiyor-4124/</id>
<published><![CDATA[2026-10-02T08:59:44+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-02T08:59:44+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D158E7-CED0E9-174FF6-01BB37-0AEAD5-F6F38C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İsrail'de yayın yapan i24 televizyonunun bir ABD'li yetkiliye dayandırdığı haberinde, ABD'nin üçüncü uçak gemisi ve ikinci deniz piyade tümenini Orta Doğu'ya göndereceği kaydedildi.</p><p></p><p>Yedioth Ahronoth gazetesinin haberinde, kararın ABD Başkanı Donald Trump'ın kasımdaki ara seçimlerden sonra İran'a yeniden saldırı düzenleyecekleri yönündeki tehditlerinin ardından alındığı ileri sürüldü.</p><p></p><p>The Hill gazetesi, USS Theodore Roosevelt'in bölgede bulunan gemilerden birinin yerini almak için Orta Doğu'ya doğru yola çıktığını yazdı.</p><p></p><p>- ABD, Orta Doğu'ya 10 bin civarında ek asker gönderiyor</p><p></p><p>ABD'de Wall Street Journal gazetesine bilgi veren ABD'li yetkililer de ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon), Orta Doğu'ya 9 bin ila 10 bin ek asker göndereceğini belirtti.</p><p></p><p>Yetkililer, USS Theodore Roosevelt uçak gemisinin 27 Eylül'de, San Diego'daki ana limanından ayrıldığını aktararak, deniz piyadelerini taşıyan üç amfibi gemiden oluşan USS Makin Island Amfibi Hazırlık Grubu'nun da 28 Eylül'de yola çıktığını ve kasım ayı sonuna kadar bölgeye ulaşacağını kaydetti.</p><p></p><p>USS Theodore Roosevelt, 7 Ekim 2023 sonrasında Orta Doğu'ya gönderilmiş ve bir süre sonra rotasyon için ABD'ye dönmüştü.</p><p></p><p>ABD'nin halihazırda Orta Doğu'da USS George H.W. Bush ve USS George Washington adlı iki uçak gemisi ve yaklaşık 50 bin askeri bulunuyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD, Suriye'yi savunma ticareti kısıtlamaları listesinden çıkardı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-suriyeyi-savunma-ticareti-kisitlamalari-listesinden-cikardi-3372/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-suriyeyi-savunma-ticareti-kisitlamalari-listesinden-cikardi-3372/</id>
<published><![CDATA[2026-10-02T07:41:49+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-02T07:41:49+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B8C69F-791AB8-3D8427-29030E-72B691-50F192.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bakanlık, Uluslararası Silah Ticareti Tüzüğü'nde (ITAR) yapılan değişiklikle Suriye'nin, savunma malzemeleri ve hizmetlerinin ihracatı ve ithalatına ilişkin lisansların reddedildiği ülkeler listesinden çıkarıldığını bildirdi.</p><p></p><p>Federal Sicil'de yayımlanan nihai düzenlemede, değişikliğin Dışişleri Bakanı'nın 19 Ağustos 2026'da aldığı yeni savunma ticareti politikası kararı doğrultusunda yapıldığı belirtildi.</p><p></p><p>Yeni politika kapsamında Suriye'ye yönelik savunma malzemesi ve hizmet transferi başvurularının, daha önce ITAR'ın uyguladığı kapsamlı ret politikası yerine her bir vaka bazında incelenerek lisanslandırılacağı kaydedildi.</p><p></p><p>Açıklamada, statü değişikliğinin, teröre destek kararının iptali dahil gerekli yasal şartların yerine getirilmesi ve ilgili ABD yasaları kapsamındaki bazı kısıtlamalardan muafiyet sonrası gerçekleştiği ifade edildi.</p><p></p><p>ABD, Suriye'ye yönelik ilk savunma ticaret kısıtlamasını 29 Aralık 1979'da yürürlüğe koymuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Pentagon bünyesinde "Dini İşler Ofisi" kuruldu</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/pentagon-bunyesinde-dini-isler-ofisi-kuruldu-1735/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/pentagon-bunyesinde-dini-isler-ofisi-kuruldu-1735/</id>
<published><![CDATA[2026-10-02T07:03:09+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-02T07:03:09+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1601F1-F4D7BC-827CCC-F7DC92-CB18FF-6BC5D8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Hegseth, yaptığı açıklamada, "Bugün, talimatım doğrultusunda, doğrudan benimle iletişim halinde olacak Dini İşler Ofisi'ni kuruyorum. Mezmurlar 33:12 ayetinin bizi teşvik ettiği üzere, Rabb'in Tanrı olduğu ulus kutsaldır." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) bünyesinde açılan yeni ofisin doğrudan kendisine bağlı olarak faaliyet göstereceğini belirten Hegseth, bu yolla askeri personele "birinci sınıf dini destek" sunmayı amaçladıklarını vurguladı.</p><p></p><p>Hegseth, "Bakanlığımız, tabiri caizse, Tanrı'nın tam zırhını giyiyor çünkü fiziksel bir savaş yürütürken, gerçek savaşın manevi olduğunu hepimiz biliyoruz. Tanrı iyidir, kötülük iyi değildir. Amerika'nın ordusu bu farkı anlamalıdır." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Özerk Savaş Komutanlığı gibi başka bazı birimlerin de kurulduğu bilgisini paylaşan Hegseth, ancak tüm bunların inanç olmadan eksik kalacağını ve inancın ABD'de kurulu cumhuriyetin "en temel parçası" olduğunu kaydetti.</p><p></p><p>ABD Savunma Bakanı, ABD askerlerinin yüzde 5'inden azının dinsiz, yüzde 95'inin de inançlı olduğunu aktardı.</p><p></p><p>- Yeni ofisin, farklı inançlardaki askerlerin haklarına zarar verebileceği eleştirisi</p><p></p><p>Americans United isimli sivil toplum kuruluşu da Hegseth'i, ABD ordusunda "Hristiyan milliyetçiliğini güçlendirmekle" suçlarken, Pentagon'da açılan bu yeni ofisin farklı inançlardaki askerlerin haklarına zarar verebileceğini vurguladı.</p><p></p><p>Hegseth, Pentagon'da aylık Hristiyan dua ayinleri düzenlemesi ve kamuoyu önündeki konuşmalarında, dini söylemlerde bulunması nedeniyle farklı grupların tepkisini çekmişti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Rubio'dan İran heyetine "ülkeyi terk edin" talimatı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/rubiodan-iran-heyetine-ulkeyi-terk-edin-talimati-7314/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/rubiodan-iran-heyetine-ulkeyi-terk-edin-talimati-7314/</id>
<published><![CDATA[2026-10-01T09:03:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-01T09:03:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8C71C1-93C6E6-D31101-683D66-D34339-354C0E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD merkezli haber portalı Axios’un konuya yakın bir yetkiliye dayandırdığı haberine göre, Washington ile Tahran arasında yürütülen diplomatik temasların tıkanması üzerine ABD tarafı dikkat çeken bir adım attı.</p><p></p><p>Görüşmelerin çıkmaza girmesinin ardından ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, BM toplantıları için New York’ta bulunan İran heyetinin ülkeden derhal ayrılmasını istedi. Haberde, söz konusu hamlenin, bölgedeki çatışmaların çözümüne ilişkin müzakerelerde ilerleme sağlanamaması ve taraflar arasındaki derin güvensizlik nedeniyle atılmış "olağan dışı bir diplomatik tepki" olduğu vurgulandı.</p><p></p><p>Kaynaklar, aralarında İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin de bulunduğu heyetin, kararın ardından saatler içinde havalimanına giderek New York’tan Katar’ın başkenti Doha’ya hareket ettiğini aktardı.</p><p></p><p><b>7 günlük plan masadaydı</b></p><p></p><p>Uluslararası basına yansıyan haberlerde, ABD ve İranlı yetkililerin arabulucular vasıtasıyla Ortadoğu’daki çatışmaları sonlandırmaya yönelik çözüm yollarını ele aldığı bildirilmişti. Müzakerelerin, İran’ın ABD’ye sunduğu 7 günlük ateşkes planına ilişkin düzenlemeler üzerinde yoğunlaştığı kaydedilmişti.</p><p></p><p>İki ülke arasında haziran ayı ortasında barış sürecini başlatması öngörülen bir mutabakat zaptı imzalanmış, ancak kısa süre sonra gerilimin yeniden tırmanmasıyla taraflar arasındaki karşılıklı saldırılar tekrar başlamıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Irak'tan onurlu ve saygın bir şekilde ayrıldık"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iraktan-onurlu-ve-saygin-bir-sekilde-ayrildik-1450/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iraktan-onurlu-ve-saygin-bir-sekilde-ayrildik-1450/</id>
<published><![CDATA[2026-10-01T08:56:21+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-01T08:56:21+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E0CFAE-F147A5-86F4DA-AE9F3F-2A0CAF-8EA47F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Trump, Beyaz Saray'da düzenlenen basın toplantısında, Orta Doğu'daki gelişmelerle ilgili gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.</p><p></p><p>Irak'ta bulunmanın en başından beri bir hata olduğunu tekrarlayan Trump, bu ülkeden ayrılışlarını Afganistan'dan çekilme biçimiyle kıyaslayarak, "Her şeyi yanımızda götürdük. Her bir somunu, bir programını, her bir vidayı, bir tankı, bir uçağı." sözlerine yer verdi.</p><p></p><p>Trump, "Bunu size söylemekten büyük onur duyuyorum, onurlu ve saygın bir şekilde ayrıldık. Hatta Irak Başbakanı (Ali ez-Zeydi) Başkanınıza ve bize büyük saygı duyuyor ve her şey için minnettar." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Gerektiğinde yardım etmek için Irak'a dönebileceklerini söyleyen Trump, 23 yılın ardından Irak'tan bu şekilde çıkmalarının "büyük olay" olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Trump, Irak'ta ABD'nin "4 bin 500 insanını kaybettiğini" vurgulayarak, elde edilen sonucun buna değmeyeceğini ifade etti.</p><p></p><p>Irak'ta bulunmalarının tek nedeninin terör örgütü DEAŞ'ı "kökünden kazımak" olduğunu belirten ABD Başkanı, bunu ilk döneminde gerçekleştirdiğini kaydetti.</p><p></p><p>- Irak'ta yaşanan süreci değerlendirdi</p><p></p><p>Öte yandan Trump, Irak'ta DEAŞ öncesi dönemde çok sayıda asker ve polisin kovulduğunu ve bunun ülkede bir güvenlik boşluğu yarattığını anlattı.</p><p></p><p>Trump, "Oradan (Irak'tan) ayrılmakla ilgili söylediklerim çok isabetliydi. Ne oldu biliyor musun? Herkesi kovdular. Irak'taki herkesi görevden aldılar. Askerleri, generalleri ve polisleri kovdular. İçişleri Bakanlığı'nda ve benzer yerlerdeki herkesi kovdular." değerlendirmesini yaptı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">CNN, Trump'ın gezi havuzundan çıkarıldı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/cnn-trumpin-gezi-havuzundan-cikarildi-9832/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/cnn-trumpin-gezi-havuzundan-cikarildi-9832/</id>
<published><![CDATA[2026-10-01T08:39:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-01T08:39:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B093CA-ADD929-FC0538-76C47C-8623A2-AFCD0A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD'de Beyaz Saray ile CNN arasındaki basın erişimi krizi yeni bir aşamaya taşındı. Donald Trump'ın Texas ve Oklahoma'ya gerçekleştireceği seyahati takip etmek üzere daha önce görevlendirilen CNN, Beyaz Saray tarafından yayımlanan son programda televizyon basın havuzundan çıkarıldı.</p><p></p><p>Daha önce yayımlanan rotasyon programında CNN'in 1 Ekim Perşembe günü havuz görevini üstlenmesi öngörülüyordu. Ancak Trump'ın Texas'ın Denton kentindeki bir kamyon üretim tesisini ziyaret edeceği ve ardından Oklahoma'nın Durant kentinde konuşmalar yapacağı program için açıklanan yeni listede CNN'e yer verilmedi. CNN temsilcisi de kanalın programdan çıkarıldığını doğruladı.</p><p></p><p><b>Mahkeme kararının ardından yeni CNN hamlesi</b></p><p></p><p>Karar, CNN, MS NOW ve Politico'nun Beyaz Saray'a erişimi konusunda Trump yönetiminin mahkemede karşı karşıya kaldığı hukuki süreç devam ederken geldi.</p><p></p><p>ABD Bölge Yargıcı Timothy Kelly, geçtiğimiz hafta yönetimin üç medya kuruluşuna yönelik erişim yasağını geçici olarak durdurmuş ve basın kartlarının yeniden etkinleştirilmesine hükmetmişti. Ancak kararın doğrudan Air Force One ve televizyon basın havuzundaki görevlendirmeleri kapsayıp kapsamadığı taraflar arasında hukuki tartışma konusu olmaya devam ediyor.</p><p></p><p>CNN'in de aralarında bulunduğu medya kuruluşları, mahkeme kararının önceki erişim koşullarının yeniden sağlanmasını gerektirdiğini savunuyor. Trump yönetimi ise Beyaz Saray erişiminin bir hak değil, ayrıcalık olduğu görüşünü mahkemede dile getirdi.</p><p></p><p><b>CNN daha önce Air Force One'a da alınmadı</b></p><p></p><p>CNN'in seyahat havuzundan çıkarılması, son günlerde yaşanan ilk benzer gelişme değil. Beyaz Saray, Trump'ın geçtiğimiz hafta sonundaki Tennessee seyahati sırasında da CNN'in Air Force One'daki basın havuzu görevini yerine getirmesine izin vermedi.</p><p></p><p>Bu gelişme, CNN'in Beyaz Saray'a erişiminin mahkeme kararıyla yeniden sağlanmasının hemen ardından yaşandı. Böylece CNN gazetecilerinin Beyaz Saray yerleşkesine giriş hakkı ile başkanlık seyahatlerindeki havuz görevleri arasındaki hukuki ayrım tartışmanın merkezine yerleşti.</p><p></p><p>CNN'in avukatı Theodore Boutrous, son uygulamayı kanalın haber yayın çizgisine yönelik misilleme ve görüş ayrımcılığı olarak nitelendirerek bunun ABD Anayasası'nın Birinci Ek Maddesi kapsamında basın özgürlüğü sorunları doğurduğunu savundu.</p><p></p><p><b>Basın havuzu neden önemli?</b></p><p></p><p>Beyaz Saray basın havuzu, alan ve lojistik sınırlamalar nedeniyle bütün gazetecilerin katılamadığı başkanlık faaliyetlerini takip etmek üzere dönüşümlü çalışan küçük bir gazeteci grubundan oluşuyor.</p><p></p><p>Televizyon havuzunda CNN, ABC, CBS, NBC ve Fox News gibi büyük yayın kuruluşları dönüşümlü görev üstleniyor. Görevli kuruluşun elde ettiği görüntü ve bilgiler daha sonra diğer medya kuruluşlarının kullanımına sunuluyor.</p><p></p><p>Sistem özellikle Oval Ofis, Air Force One ve başkanlık seyahatleri gibi fiziksel erişimin sınırlı olduğu durumlarda başkanın faaliyetlerinin daha geniş medya ağı tarafından takip edilebilmesini sağlıyor.</p><p></p><p><b>Büyük televizyon kanallarından CNN'e dayanışma</b></p><p></p><p>CNN'in erişiminin daha önce kısıtlanmasının ardından havuzdaki diğer büyük televizyon kuruluşları da tepki göstermişti. Fox News, ABC News, CBS News ve NBC News, CNN ile dayanışma amacıyla televizyon havuzu görevlerini geçici olarak askıya almıştı.</p><p></p><p>CNN'in erişiminin mahkeme kararı sonrasında yeniden sağlanmasıyla televizyon havuzu çalışmaya başlamıştı. Ancak kanalın önce Tennessee seyahatindeki Air Force One havuzundan, ardından Texas ve Oklahoma programından çıkarılması, Beyaz Saray ile medya kuruluşları arasındaki anlaşmazlığı yeniden gündeme taşıdı.</p><p></p><p><b>Trump yönetiminin AP ile de erişim krizi yaşandı</b></p><p></p><p>Trump yönetiminin medya kuruluşlarıyla yaşadığı erişim tartışması CNN ile sınırlı değil. Yönetim daha önce Associated Press'in (AP) “Gulf of America” adlandırmasını kullanmaması nedeniyle ajansın bazı başkanlık etkinliklerine erişimini kısıtlamıştı.</p><p></p><p>CNN, MS NOW ve Politico'nun açtığı mevcut dava ise basın özgürlüğü, Beyaz Saray'a erişim ve yönetimin medya kuruluşları arasında ayrım yapıp yapamayacağı tartışmasını yeniden ABD kamuoyunun gündemine taşıdı.</p><p></p><p>CNN'in 1 Ekim'deki Texas ve Oklahoma seyahatinden çıkarılması, mahkeme süreci devam ederken Trump yönetimi ile bazı medya kuruluşları arasındaki erişim mücadelesinin henüz sona ermediğini gösteriyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Trump, İran'ın sonunda "pes edeceğini" savundu</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/trump-iranin-sonunda-pes-edecegini-savundu-7670/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/trump-iranin-sonunda-pes-edecegini-savundu-7670/</id>
<published><![CDATA[2026-09-30T09:08:44+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-30T09:08:44+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8D3DEA-C13893-84031B-B45990-CD4BAE-A9D93B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray'ın bahçesinde teknoloji ve yapay zeka şirketlerinin temsilcileriyle birlikte basın mensuplarının sorularını yanıtladı.</p><p></p><p>Trump, soru-cevap bölümünün bir noktasında İran gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken Tahran'ın "iyi durumda olmadığını" savundu.</p><p></p><p>ABD Başkanı, İran’ın pes etmek veya taviz vermek üzere olup olmadığı sorusuna, "Henüz pes edecekler mi bilmiyorum ama sonunda pes edecekler. Ancak durumları çok kötü." şeklinde yanıt verdi.</p><p></p><p>ABD'nin, Kuzey Kore'nin nükleer silahlara sahip olmasına neden ses çıkarmadığı sorusuna ise Trump, "Neden biliyor musunuz? Çünkü o zaman başka biri başkandı ve onlar onu durdurabilirdi." diye karşılık verdi.</p><p></p><p>Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile "iyi arkadaş" olduklarını anlatan Trump, "Onun sevdiği tek kişi ben sayılırım ve ben de onu seviyorum." dedi.</p><p></p><p><b>"Hürmüz Boğazı'ndan yüksek miktarda petrol geçiyor"</b></p><p></p><p>Öte yandan Trump, bir soru üzerine, Hürmüz Boğazı'ndan son dönemde çok ciddi miktarda petrol geçişini sağladıklarını dile getirdi.</p><p></p><p>Trump, "Biliyorsunuz, son birkaç gün içinde Hürmüz Boğazı’ndan tarihin herhangi bir döneminde elde edilenden daha fazla petrol çıkardık." değerlendirmesini yaptı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD, Küba'ya yönelik yaptırımları sıkılaştırdı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-kubaya-yonelik-yaptirimlari-sikilastirdi-4455/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-kubaya-yonelik-yaptirimlari-sikilastirdi-4455/</id>
<published><![CDATA[2026-09-30T07:44:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-30T07:44:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9A33CD-91E2C9-531470-DBBFEB-5A86B7-4F6580.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıkların Kontrolü Ofisinden (OFAC) yapılan açıklamaya göre, ABD yargı yetkisine tabi kişilerin Küba'da mesleki toplantı veya konferans düzenlemesi ya da bunlara katılması yasaklandı.</p><p></p><p>Eğitim amaçlı Küba seyahatlerinin ise akredite ABD lisans veya lisansüstü eğitim kurumları, bunların öğrencileri ve belirli eğitim faaliyetlerini yürüten tam zamanlı daimi çalışanlarına ilişkin istisna dışında, ABD yargı yetkisine tabi bir kuruluşun himayesinde gerçekleştirilmesi ve neredeyse tüm yolcuların sponsor kuruluşun bir temsilcisiyle birlikte seyahat etmesi zorunluluğu getirildi.</p><p></p><p>Daha önce izin verilen "halklar arası" eğitim amaçlı grup seyahatlerine de artık izin verilmezken, 30 Eylül'den önce uçak bileti alımı gibi işlemlerini başlatmış kişilerin söz konusu seyahatlerinin izin kapsamında kalacağı belirtildi.</p><p></p><p>- Bankacılık kısıtlamaları getirildi</p><p></p><p>Öte yandan, ABD Dışişleri Bakanlığının hazırladığı ve Küba ordusu ile güvenlik güçleriyle bağlantılı kuruluşların yer aldığı "Küba Kısıtlılar Listesi"ndeki kuruluşlarla doğrudan veya dolaylı finansal işlemler yapılması yasaklandı.</p><p></p><p>Bankacılık kuruluşlarının, Küba veya Küba vatandaşının menfaat sahibi olduğu ve ABD dışında başlayıp ABD dışında sona eren "U-Dönüşü" (U-Turn) işlemlerini gerçekleştirmesine yönelik izin de kaldırıldı. Bankalara bu işlemleri bloke etmek yerine doğrudan reddetme yetkisi verildi.</p><p></p><p>Ayrıca bankaların, bağımsız özel sektör girişimcisi olan Küba vatandaşları için banka hesabı açması veya bu hesapları sürdürmesi yasaklandı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Trump, yapay zekanın adını süper zeka yaptı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/trump-yapay-zekanin-adini-super-zeka-yapti-3540/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/trump-yapay-zekanin-adini-super-zeka-yapti-3540/</id>
<published><![CDATA[2026-09-30T06:47:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-30T06:47:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4904BE-594957-F5E0A1-7D2DB2-CD719C-3F7AAF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Beyaz Saray tarafından yayımlanan bilgi notuna göre, kararname, tüm bakanlık ve kurumların resmi yazışmalar, kamuoyu duyuruları, politika belgeleri ve yasal nitelikte olmayan tüm evraklarda "süper zeka" ve "SI" terimlerini kullanmasını zorunlu kılıyor.</p><p></p><p>Kararname ayrıca Başkanın Bilim ve Teknoloji Danışmanına bu teknolojinin mevcut durumunu yansıtan bir "süper zeka" tanımı hazırlaması talimatı veriyor.</p><p></p><p>- Trump teknoloji liderleriyle imzaladığı belgeyi paylaştı</p><p></p><p>Öte yandan Trump, önde gelen teknoloji şirketlerinin yöneticileriyle imzaladıkları belgeyi sosyal medya hesabından paylaştı.</p><p></p><p>Trump ile "Beyaz Saray Süper Zeka Mutabakatı" başlıklı belgeyi imzalayan Alphabet Üst Yöneticisi (CEO) Sundar Pichai, Anthropic CEO'su Dario Amodei, Meta CEO'su Mark Zuckerberg, OpenAI Başkanı Greg Brockman, xAI CEO'su Elon Musk ve Nvidia CEO'su Jensen Huang, sorumlu teknoloji geliştirmeye yönelik taahhütlerde bulundu.</p><p></p><p>Paylaşılan belgede, "ABD halkı ve dünya için olumlu bir gelecek inşa etmek amacıyla, her şirketin kendi teknolojisini güvenli bir şekilde ve müşteriler ile kamuoyunda güven inşa edecek bir yolla geliştirmekten sorumlu olduğuna inanıyoruz." ifadesine yer verildi.</p><p></p><p>- Şirketlerin uygulaması gereken kontrol ve denetimler sıralandı</p><p></p><p>Bu durumun öncü modelleri eğiten ve dağıtan her şirketin, teknolojilerinin amaçlandığı gibi davranmasını ve herhangi bir sorunun derhal tespit edilip çözülmesini sağlamak için sağlam iç süreçlere ve kontrollere sahip olmasıyla başlayacağı vurgulanan belgede, şirketlerin uygulaması gereken kontrol ve denetimler sıralandı.</p><p></p><p>Belgede, söz konusu adımların her şirkete, müşterilerine ve kamuoyuna teknolojinin amaçlandığı gibi çalıştığına dair güven vereceğinin altı çizildi.</p><p></p><p>Şirketlerin sistemlerinin güvenliğini artırmak amacıyla standartlar ve en iyi uygulamaları belirlemek için düzenli olarak toplanacağı aktarılan belgede, "Zamanla, bu adımları yasalara veya yönetmeliklere dönüştürmek mantıklı olabilir. Bunun şirketlerden talep edilip edilmediğine bakılmaksızın, bu kontrolleri ve denetimleri uygulamanın herkes için güvenli bir gelecek sağlamada kritik olduğuna inanıyoruz ve her bir şirketimiz bunu yapmaya kararlıdır." ifadeleri kullanıldı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Cornell Üniversitesi'ndeki toplu tecavüz soruşturması yeniden açılıyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/cornell-universitesindeki-toplu-tecavuz-sorusturmasi-yeniden-aciliyor-9318/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/cornell-universitesindeki-toplu-tecavuz-sorusturmasi-yeniden-aciliyor-9318/</id>
<published><![CDATA[2026-09-30T05:23:41+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-30T05:23:41+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_13C7F1-82816B-BD96E0-5BFD64-DF71E4-2B9D50.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Söz konusu kadın, 16 Eylül 2026'da üniversitedeki bir öğrenci birliği binasında uyuşturucu verilerek birden fazla kişi tarafından tecavüze uğradığı iddiasıyla dava açtı.</p><p></p><p>Tompkins County Bölge Savcısı Matthew Van Houten, 28 Eylül'de yaptığı açıklamada, "uygun suçlamalar belirlendiğinde, mümkün olan en nesnel ve tarafsız şekilde" davanın yargıya açılacağını söyledi.</p><p></p><p>Cornell Üniversitesi ise davanın büyük jüri önüne getirilmesini desteklediğini belirterek "üniversitenin olaya karışanlar hakkında sonuç doğuran cezalar uygulamadığı yönündeki herhangi bir iddia yanlıştır" açıklamasını yaptı.</p><p></p><p>ABD basınına yansıyan bilgilere göre olay sırasında 20 yaşında olan kadın, yaşananların ardından üniversiteyi bıraktı.</p><p></p><p>Mahkeme belgelerinde Jane Doe ismiyle geçen kadın, açtığı davada, 19 Ekim 2024 gecesi Cornell'in Chi Phi öğrenci birliğinden yedi erkeğin, alkol ve ketamin etkisi altındayken kendisine saldırdığını ifade ediyor.</p><p></p><p>Jane Doe, olay sırasında kendinde olmadığını ve rıza gösterme kabiliyetinin bulunmadığını belirtti.</p><p></p><p>Olayı 8 Kasım 2024'te Cornell Üniversitesi Polis Departmanı'na bildirdiğini söyledi.</p><p></p><p>Dava dosyasında ayrıca Snapchat'teki bir öğrenci birliği grup sohbetinden olduğu belirtilen bir görüntü de yer alıyor.</p><p></p><p>Bu görüntüde, bir erkek diğer üyelere Jane Doe ile olası bir cinsel ilişkiye dair kaba ifadelerle bilgi veriyor.</p><p></p><p>Bölge savcısı Van Houten 28 Eylül'de yaptığı açıklamada, iki yıl önce kadının yetkililere verdiği ifadedeki kanıtların dava açmak için yasal eşiği karşılamadığını söyledi.</p><p></p><p>Davayı büyük jüriye götürmeye hazırlanırken daha fazla bilgi edinmek için Jane Doe ve avukatlarıyla iletişime geçtiğini söyledi.</p><p></p><p>ABC News'e verdiği röportajda savcı Van Houten, Snapchat mesajlarının "kaba ve müstehcen" olduğunu ancak "Jane Doe'nun olanlara rıza gösterip göstermediği konusuyla hiçbir ilgisinin olmadığını" söyledi.</p><p></p><p>"Büyük jüri bunu genel tablonun bir parçası olarak değerlendirecek" dedi.</p><p></p><p>ABD hukuk sisteminde, savcılar delilleri ve tanıklıkları değerlendirmek ve nihayetinde bunların cezai suçlamaları hak edip etmediğine karar vermek üzere büyük jüriyi topluyor.</p><p></p><p>Van Houten açıklamasında, Jane Doe'nun iddia edilen saldırıdan sonra 2024 yılında Cornell Üniversitesi Polis Departmanı'na verdiği ifadeden bahsetti.</p><p></p><p>Bu ifadenin davada ortaya konan iddialardan farklı olduğunu belirtti.</p><p></p><p>Van Houten "Jane Doe'nun Kasım 2024'te verdiği yeminli ifadesinde, rızası dışında uyuşturulduğu veya toplu tecavüze uğradığı iddia edilmemiştir" dedi.</p><p></p><p>"Aksine, Jane Doe'nun ifadesi, uyuşturucu kullanımı ve cinsel davranışlara katılımının gönüllü, bilinçli ve rızaya dayalı olduğunu belirtmektedir" sözlerini ekledi.</p><p></p><p>Van Houten ayrıca, Jane Doe'nun avukatlarının kendisine "ilk ifadesinin yanlış olduğunu hiçbir zaman söylemediklerini" ya da "dava açmama kararını yeniden gözden geçirmesini istemediklerini" de sözlerine ekledi.</p><p></p><p>Daha sonra, "cinsel saldırıya uğrayan mağdurların, başlarına gelenleri tam olarak kavrayabilmeleri ve anlayabilmeleri için yıllarca terapi ve iyileşme sürecine ihtiyaç duyabilecekleri gerçeğini" kabul etti.</p><p></p><p>BBC, Jane Doe'nun avukatı Thomas Giuffra ile iletişime geçti.</p><p></p><p>BBC'nin ABD'deki ortağı CBS'nin elde ettiği 28 Eylül'den bir açıklamada Giuffra şunları söyledi:</p><p></p><p>"[Jane Doe] saldırıdan sonraki günlerde travma geçirmişti, hissizdi ve yaşananların dehşetini kabullenemiyor veya işlevini yerine getiremiyordu. Kendini koruma modundaydı."</p><p></p><p>Giuffra, Jane Doe'nun ilk şikayetini alan memur dışında kimseyle konuşmadığını belirterek şunları ekledi:</p><p></p><p>"En azından birkaç kez sorgulanmasını, kolluk kuvvetleri tarafından delil toplanmasını ve bir dava açılmasını beklerdim. Bu, ciddi suç soruşturmaları için normal bir süreçtir.</p><p></p><p>"Savcılığın açıklamalarından edindiğim savunmacı tavır, başarısız olduklarını kabul ettiklerini ve bunları mazur göstermeye çalıştıklarını düşündürüyor".</p><p></p><p>Jane Doe, açtığı hukuk davasında Cornell'in kendisini korumadığını ve olaya karışan erkekleri yeterince cezalandırmadığını, onlara "davranışlarını hafifletme fırsatı verildiğini" iddia etti.</p><p></p><p>Dava dilekçesinde, Jane Doe'nun olay ve üniversitenin olayı ele alış biçimi nedeniyle "ciddi duygusal ve psikolojik sıkıntı ve fiziksel yaralanma" yaşadığı belirtiliyor. Ayrıca olayın okulda hızla yayıldığı ekleniyor.</p><p></p><p>Söz konusu hukuk davasının görüşülmesi için ilk duruşma 23 Ekim'de New York Manhattan'da yapılacak.</p><p></p><p>Kasım 2024'te Cornell Üniversitesi, "Chi Phi öğrenci birliği binasında yaşanan ciddi ve son derece rahatsız edici uyuşturucu kullanımı ve cinsel şiddet iddiaları" hakkında kamuoyuna bir açıklama yaptı.</p><p></p><p>Kampüs polis departmanının soruşturma başlattığını ve Chi Phi öğrenci birliğinin şubesinin kapatıldığı ve "birkaç öğrencinin" de uzaklaştırıldığını belirtti.</p><p></p><p>Cornell ayrıca, federal hükümetten fon alan okullarda cinsiyet ayrımcılığını yasaklayan IX. madde kapsamında bir iç soruşturma ve bir insan hakları soruşturması başlattığını da belirtti.</p><p></p><p>Cornell Üniversitesi'nden yapılan açıklamaya göre, Chi Phi öğrenci birliğinin bu şubesinin hâlâ yasaklı.</p><p></p><p>Üniversite 28 Eylül'de Jane Doe'nun iddia edilen failleri yeterince soruşturmadığı veya cezalandırmadığı yönündeki iddiasını reddetti.</p><p></p><p>Üniversite yaptığı açıklamada, meselenin "eğitimli öğretim üyeleri ve personelden oluşan bir panele" havale edildiğini ve panelin "Cornell'den uzaklaştırma ve askıya alma da dahil olmak üzere çeşitli yaptırımlar" uyguladığını belirtti.</p><p></p><p>Dava dilekçesinde adı geçen kişilerden birinin avukatı olan Jeremy Saland iddiaları reddetti.</p><p></p><p>Saland, müvekkilinin "Snapchat'te olgunlaşmamış bir yorum yaptığını" kabul etti. Ancak "başka hiçbir şey yapmadığını" belirtti.</p><p></p><p>Saland, müvekkilinin "cinsel bir aktivitede bulunmadığını, davacıya hiçbir şekilde dokunmadığını ve ketamin kullanmadığını" söyledi.</p><p></p><p>Davanın yeniden açılacağının duyurulmasının ardından olay ulusal çapta dikkat çekti.</p><p></p><p>Aralarında oyuncu Florence Pugh ve ABD milletvekili Alexandria Ocasio-Cortez'in de bulunduğu birçok ünlü isim konuyla ilgili açıklamalarda bulundu.</p><p></p><p>Olayla ilgili olarak Jane Doe ile davadaki sanıklardan biri arasında geçtiği anlaşılan ek kısa mesajlar da ortaya çıktı.</p><p></p><p>CBS News New York tarafından görülen mesajlar, iddia edilen saldırıdan iki gün sonra gönderilmiş.</p><p></p><p>CBS'in elde ettiği ekran görüntülerine göre mesajlardan birinde, erkeklerden biri "olayların gidişatı" için özür diliyor.</p><p></p><p>Hafızasının "biraz bulanık" olduğunu söyleyen kişi, kendisinin ve başka bir erkeğin, işler kontrolden çıkmadan önce "olayı sonlandırıp insanları dışarı çıkaramayacak kadar" sarhoş olmalarından dolayı kötü hissettiklerini ifade ediyor.</p><p></p><p>Mesajlaşmadaki kadın ise hafızasının da "çok bulanık" olduğunu ve hepsinin alkollü olduğunu söylüyor.</p><p></p><p>Kadın ayrıca, "cinsel şeylerin hiçbirinin yasa dışı olmadığını", hem onunla hem de başka bir erkekle birlikte olmaktan hoşlandığını yazıyor.</p><p></p><p>Yeniden birlikte esrar içmelerini öneren kadın, ancak bu kez "ekstra 5 milyar erkek ve ketamin olmadan" ifadesini kullanıyor.</p><p></p><p>Jane Doe'nun avukatı Thomas Giuffra, CBS News'e yaptığı açıklamada, söz konusu mesajların Cornell Üniversitesi'nin IX. madde sürecinde sunulduğunu anladığını söyledi.</p><p></p><p>Süreçte panelin, mesajlar gönderildiğinde "Doe'nun inkâr halinde olduğunu kabul ettiğine" inandığını ekledi.</p><p></p><p>Giuffra, bu kişinin üniversiteden uzaklaştırılmış olmasının, üniversitenin bu mesajları önemli görmediğini düşündürdüğünü de söyledi.</p><p></p><p>Öğrenci gazetesi The Cornell Daily Sun'ın baş editörü Sophia Dasser, BBC'ye verdiği demeçte, kampüste öfke ve şokun yanı sıra ABD genelinden "muazzam bir dayanışma dalgası" olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Gazetenin yayın kurulu, davada adı geçen kişilerin isimlerini yayımladı ve haber yapma ve çözüm süreçlerinin bağımsız, üçüncü bir tarafça incelenmesi çağrısında bulundu.</p><p></p><p>Dasser, "Bence hayal kırıklığının büyük bir kısmı, öğrencilere bu dava hakkında son iki yılda ne kadar az bilgi verildiğinden ve IX. madde sürecinin hiç şeffaf olmamasından kaynaklanıyor" dedi.</p><p></p><p>Diğer üniversitelerin kampüsteki cinsel saldırılarla ilgili anonim sonuçları, yaptırımları ve süreç sonuçlarını kamuoyuna açıkladığını, ancak Cornell Üniversitesi'nin bunu yapmadığını belirtti.</p><p></p><p>"Dolayısıyla tek istediğimiz, öğrenci topluluğuna, özellikle de üniversitenin güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğu öğrenci topluluğuna karşı gerçek ve tam bir şeffaflıktır" dedi.</p><p></p><p>Cornell'in bulunduğu New York eyaletinin Ithaca kenti belediye başkanı, öğrenci etkinlikleri ve özel etkinliklere yönelik tüm izinlerin askıya alınması çağrısında bulundu.</p><p></p><p>Bu duraklatma kararı, üniversite "cinsel şiddet suçlarını önlemeye ve bu suçların faillerini yargılamaya yönelik protokollerini gözden geçirip değerlendirene" kadar geçerli olacak.</p><p></p><p>Üniversite 28 Eylül'de yaptığı açıklamada, kampüs içi cinsel saldırılarla ilgili bir görev gücünün 2025 yılında kurulduğunu ve bu görev gücünün uygulamaya konulan veya geliştirme aşamasında olan tavsiyelerde bulunduğunu belirtti.</p><p></p><p>Rapora göre, 2025 yılında yapılan bir okul anketi, lisans düzeyindeki kadın öğrencilerin %35'inin ve erkek öğrencilerin %8'inin Cornell'de geçirdikleri süre boyunca cinsel saldırıya maruz kaldıklarını ortaya koydu.</p><p></p><p>Raporda, cinsel saldırılarla mücadele konusunda uzun bir süredir yapılan çalışmalara rağmen, cinsel saldırı oranlarının "sürekli olarak yüksek kaldığı" belirtildi.</p><p></p><p>Orijinali İngilizce olan bu makalenin çevirisinde yapay zekadan yararlandık. Yayınlanmadan önce çeviriyi bir BBC gazetecisi kontrol etti. Yapay zekayı nasıl kullandığımız hakkında daha fazla bilgi burada.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Bu savaşı çok yakında kazanacağız ve her şey sona erecek"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/bu-savasi-cok-yakinda-kazanacagiz-ve-her-sey-sona-erecek-4179/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/bu-savasi-cok-yakinda-kazanacagiz-ve-her-sey-sona-erecek-4179/</id>
<published><![CDATA[2026-09-29T07:07:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-29T07:07:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A378D5-C64F2F-43C49D-104625-E44853-CC9974.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray’da düzenlediği bir basın toplantısının ardından dış politika gündemine ilişkin soruları yanıtladı.</p><p></p><p>3 Kasım'da yapılacak Kongre ara seçimlerine en iyi şekilde hazırlandıklarını anlatan Trump, İran'ın nükleer silaha sahip olmasını engellediğini ve bunun sadece ABD için değil tüm dünya için çok önemli bir kazanım olduğunu savundu.</p><p></p><p>ABD Başkanı, "İran asla nükleer silaha sahip olmayacak. Bu savaşı çok yakında kazanacağız ve her şey sona erecek. Benzin fiyatları da ciddi şekilde düşecek. Bunu da bizden başka hiç kimse başaramazdı." şeklinde konuştu.</p><p></p><p>İran'ın nükleer silaha sahip olması durumunda bugün İsrail diye bir ülkenin kalmayacağını vurgulayan Trump, benzer şekilde Orta Doğu'nun ve Avrupa'nın da nükleer bir İran'dan dolayı ciddi tehdit altında olacağını ileri sürdü.</p><p></p><p><b>Şi ile görüşmeye tam puan verdi</b></p><p></p><p>Öte yandan Trump, geçen hafta Beyaz Saray'da ağırladığı Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüşmesinin çok başarılı geçtiğini anlattı.</p><p></p><p>"Çin Devlet Başkanı Şi ile harika bir görüşme yaptık. 0 ile 10 arasında bir puan verseydim bu görüşmeye 12 puan verirdim." diyen Trump, bu ziyaretin ABD-Çin ilişkileri açısından kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı.</p><p></p><p>ABD'nin Çin'e Amerikan silahları satabileceği yönündeki haberleri de değerlendiren Trump, bu iddiaların doğru olmadığını ve Şi ile bu konuyu görüşmediklerini belirtti.</p><p></p><p><b>Ben olsaydım serbest bırakmazdım</b></p><p></p><p>Diğer yandan Trump, bir soru üzerine, İngiltere'de bir hava üssü civarında gözaltına alınıp daha sonra kefaletle serbest bırakılan kişilerin İran'la bağlantılı isimler olabileceğini söyledi.</p><p></p><p>Trump, konuyla ilgili soruya, "İran’la bağlantılı olabilir. İngilizler bizimle çok yakın bir şekilde çalıştılar. Şüpheliler hakkında her şeyi biliyoruz. Biz olsak onları serbest bırakmazdık, bize sürpriz oldu." değerlendirmesini yaptı.</p><p></p><p><b>Kanada bizden özür dileyecek</b></p><p></p><p>ABD Başkanı ayrıca, Kanada'nın gümrük vergileri konusunda 3-4 hafta içinde tutumunu değiştirerek kendilerinden özür dileyeceğini savundu.</p><p></p><p>Trump, Kanada'nın gümrük vergileri konusundaki uygulamalarının "çok adaletsiz" olduğunu savunarak, "Ancak bize gelip özür dileriz diyecekler." diye konuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">NY Times Direktörü McKinsey, kayınpederi ve kayınvalidesi tarafından öldürüldü</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/ny-times-direktoru-mckinsey-kayinpederi-ve-kayinvalidesi-tarafindan-olduruldu-8005/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/ny-times-direktoru-mckinsey-kayinpederi-ve-kayinvalidesi-tarafindan-olduruldu-8005/</id>
<published><![CDATA[2026-09-29T05:37:47+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-29T05:37:47+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_779F77-2A2837-75DC7C-1FE1AA-1DFA8E-12F4C4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD medya dünyası, San Francisco yakınlarındaki Dublin kentinden gelen sarsıcı cinayet haberiyle sarsıldı. The New York Times bünyesinde oyuncu deneyiminden sorumlu direktör olarak görev yapan 40 yaşındaki Jonathan McKinsey, cumartesi günü Dublin Spor Sahası otoparkında uğradığı silahlı saldırı sonucu vücuduna isabet eden çok sayıda mermiyle hayatını kaybetti.</p><p></p><p>Olay sırasında bölgede bulunan görgü tanıkları, art arda patlayan silah seslerinin ardından McKinsey’in başından ve göğsünden vurulmuş halde yere yığıldığını aktardı. Görgü tanığı Assad Razawi ve kızı, saldırganların eylemin hemen ardından kaçmak yerine şaşırtıcı bir soğukkanlılıkla yürüdüklerini ve bölgeden uzaklaşmadıklarını ifade etti. Olay yerinden tesadüfen geçen bir polis memuru, çevredekilerin ihbarıyla şüphelileri dakikalar içinde gözaltına aldı.</p><p></p><p><b>77 yaşındaki çift olay yerinden ayrılmadı</b></p><p></p><p>Soruşturmanın en esrarengiz yönü ise cinayeti işlediği gerekçesiyle kelepçelenen kişilerin kimlikleri oldu. Gözaltına alınan şüphelilerin, McKinsey'in her ikisi de 77 yaşında olan kayınpederi Shouyong Zhang ve kayınvalidesi Shili Chen olduğu açıklandı.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202026/times-i.jpg" alt="times-i"></p><p></p><p><b><i>Jonathan McKinsey'i öldüren kayınpederi ve kayınvalidesi&nbsp;Shouyong Zhang and Shili Chen.</i></b></p><p></p><p>Yaşlı çiftin saldırıyı gerçekleştirdikten sonra kaçma girişiminde bulunmaması ve olay mahallinde beklemesi gizemi daha da derinleştirdi. Cinayetin The New York Times yönetimi tarafından doğrulanmasının ardından, olayın arkasında yatan nedenin aydınlatılması için geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı.</p><p></p><p><b>Ağır suçlamalar ve çocuğu tehlikeye atma maddesi</b></p><p></p><p>Şu anda Santa Rita Hapishanesi'nde tutuklu bulunan 77 yaşındaki yaşlı çift hakkında savcılık son derece ağır bir iddianame hazırladı. Çifte yöneltilen suçlamalar arasında şunlar yer alıyor:</p><p></p><p>Birinci derece cinayet</p><p>Suç işlemek amacıyla komplo kurmak</p><p>Ağır ihmal sonucu kasten ateşli silah kullanmak</p><p>Çocuğu tehlikeye atmak</p><p></p><p>Dosyadaki "çocuğu tehlikeye atmak" maddesi, saldırı esnasında veya planlama sürecinde olay yerinde bir çocuğun bulunup bulunmadığına ilişkin soru işaretlerini beraberinde getirdi. Kendilerini savunacak bir avukatlarının olup olmadığı henüz netleşmeyen Zhang ve Chen çiftinin, çarşamba günü resmi suçlamalar kapsamında hakim karşısına çıkması bekleniyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Rusya, S-400'lerin Türkiye'den dost bir ülkeye taşınmasına onay verebilir"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/rusya-s-400lerin-turkiyeden-dost-bir-ulkeye-tasinmasina-onay-verebilir-6507/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/rusya-s-400lerin-turkiyeden-dost-bir-ulkeye-tasinmasina-onay-verebilir-6507/</id>
<published><![CDATA[2026-09-27T10:30:48+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-27T10:30:48+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_273FB0-C5B313-AB0DEB-A01E84-C13C9E-89C3EF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, BM Genel Kurulu’nun üst düzey haftasının sonuçlarına ilişkin düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’nin S-400 sistemlerini devretmesiyle ilgili bir soruyu yanıt verdi.</p><p></p><p><b>Lavrov açıklamasında şu cümleleri kaydetti:</b></p><p></p><p>Şu anda yorum yapmayacağım ancak böyle imkanlar var, yalnızca bizim onayımızla. Bu S-400 sistemlerinin gönderilebileceği ülke sorumlu olacak ve Rusya Federasyonu ile dostane ilişkiler içinde bulunacaksa, sistemlerin o ülkeden başka hiçbir yere gönderilmeyeceğinden kesin olarak emin olmamız gerekir.</p><p></p><p>Bu hususun Rusya açısından önem taşıdığını belirten Lavrov, Avrupa ülkelerinin 'dünyanın dört bir yanında dolaşıp' silah satın aldığı ve bunları Ukrayna yönetimine aktardığı çok sayıda örnek olduğuna işaret etti.</p><p></p><p>Rusya Dışişleri Bakanı, Türkiye’nin S-400 sistemlerini devretmesine ilişkin soruya, “S-400’leri, bu tür ihlallerin yaşanmasına kesinlikle izin vermeyecek bir ülkeye devretmeye hazırız” dedi.</p><p></p><p><b>'Bize böyle bir başvuru yapılmadı'</b></p><p></p><p>Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, Türkiye’nin, sözleşme uyarınca S-400 sistemlerinin Rusya’nın onayı olmadan devredilemeyeceğini bildiğini ve Ankara’nın bu konuda Moskova’ya herhangi bir talepte bulunmadığını söyledi.</p><p></p><p>Lavrov, S-400 sistemlerinin Türkiye’ye, 'son kullanıcı sertifikasına tamamen ve sonuna kadar riayet edilmesini' öngören bir sözleşme kapsamında teslim edildiğini belirtti.</p><p></p><p>Lavrov konuşmasında ayrıca şu cümleleri kaydetti:</p><p></p><p>Bir gün bu sistemleri sınırlarının dışına başka bir yere taşımak isterlerse, bunu bizim resmi onayımız olmadan yapamayacaklarını gayet iyi biliyorlar. Bize böyle bir başvuru yapılmadı.</p><p></p><p>Lavrov ayrıca; Ukrayna’daki çatışma ve müzakere süreci, Avrupa ile ilişkiler, Birleşmiş Milletler’in geleceği, ABD-İran mutabakatı ve Filistin meselesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p></p><p><b>‘Avrupa müzakere sürecine dahil olmaya çalışıyor’</b></p><p></p><p>Lavrov, Avrupa ülkelerinin ABD’nin teşvik ettiği Ukrayna müzakere sürecine dahil olmak için yoğun çaba gösterdiğini söyledi. Rusya’nın Avrupa ile savaşma niyetinde olmadığını belirten Lavrov, Rusya Federasyonu’na saldırılması halinde ise savaşın kısa süreceği uyarısında bulundu.</p><p></p><p><b>Almanya’ya taviz eleştirisi</b></p><p></p><p>Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul’un Ukrayna cephesinde Rusya’dan bazı tavizler beklediği izlenimine sahip olduğunu dile getiren Lavrov, Alman mevkidaşıyla görüşmelerinde yeni bir yaklaşım duymadığını ifade etti.</p><p></p><p>Lavrov, “Johann Wadephul ile yaptığım görüşmelerde, Berlin’in her gün kamuoyu önünde dile getirdiklerinden farklı yeni hiçbir şey duymadım” dedi.</p><p></p><p><b>‘Alaska’daki mutabakata dönmeye hazırız’</b></p><p></p><p>Rusya’nın Alaska’da bir mutabakata varıldığı kanaatinde olduğunu kaydeden Lavrov, Moskova’nın bu mutabakata geri dönmeye hazır olduğunu söyledi. Lavrov ayrıca ABD Başkanı Donald Trump yönetimiyle farklı formatlarda düzenli diyalog yürüttüklerini belirtti.</p><p></p><p><b>Yeni BM Genel Sekreterinden beklenti</b></p><p></p><p>Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği için adı geçen bazı adayların görevin gerektirdiği niteliklere sahip olduğunu söyleyen Lavrov, Rusya’nın yeni genel sekreterden tüm insanlığın çıkarlarını gözetmesini beklediğini ifade etti.</p><p></p><p>Lavrov, yeni BM Genel Sekreterinin yalnızca “altın milyar” olarak tanımlanan gelişmiş ülkeleri değil, bütün uluslararası toplumu temsil etmesi gerektiğini vurguladı.</p><p></p><p><b>ABD-İran mutabakatı</b></p><p></p><p>İslamabad’da imzalanan ABD-İran mutabakatına da değinen Lavrov, söz konusu metni “adil bir anlaşma” olarak nitelendirdi. Tarafların bu mutabakata yeniden dönebileceğini belirtti.</p><p></p><p><b>Karadeniz’de ticari gemicilik</b></p><p></p><p>Lavrov, Karadeniz’de ticari gemiciliğin uğradığı zararın Ukrayna tarafından düzenlenen ve “terör saldırıları” olarak nitelendirdiği eylemlerden kaynaklandığını kaydetti.</p><p></p><p><b>Batı Şeria ve Doğu Kudüs uyarısı</b></p><p></p><p>Batı Şeria’daki durumun hızla kötüleştiğini belirten Lavrov, Doğu Kudüs’teki yerleşimlere ilişkin son kararların uygulanmasının iki devletli çözümün geleceğini tehlikeye atacağını söyledi.</p><p></p><p>Lavrov, bu kararların hayata geçirilmesi halinde bağımsız bir Filistin devletinin kurulabileceği coğrafi zeminin ortadan kalkabileceği uyarısında bulundu.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Trump, İran'ın 7 günlük ateşkes teklifini reddetti</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/trump-iranin-7-gunluk-ateskes-teklifini-reddetti-53/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/trump-iranin-7-gunluk-ateskes-teklifini-reddetti-53/</id>
<published><![CDATA[2026-09-26T10:09:47+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-26T10:09:47+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_65EC08-767183-9DB14E-82E56A-7FB0AB-E1E5BB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin isimlerini açıklamadığı ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde, Trump’ın, kasım ayındaki ara seçimlerin ardından İran’a saldırıları yeniden başlatmayı düşündüğü ileri sürüldü.</p><p></p><p>Haberde ABD’li kaynaklara dayandırılarak, Trump’ın, İran’ın 7 günlük ateşkes teklifini reddettiği ve yardımcılarına ara seçimlerin ardından İran'a saldırılara yeniden başlamayı beklediğini söylediği savunuldu.</p><p></p><p>Trump'ın "büyük savaş operasyonlarına yeniden başlamaya isteksiz olduğu" iddia edilen haberde, bunun kısmen ABD'nin azalan mühimmatını diğer olası durumlar için ayırmak istemesinden kaynaklandığı öne sürüldü.</p><p></p><p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Hürmüz Boğazı'nın gemi trafiğine açılması için arabulucular aracılığıyla ABD'ye 7 günlük "kesin" bir plan sunduklarını belirterek, kararın Washington'a ait olduğunu söylemişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"ABD ile anlaşmaya istekliyiz"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-ile-anlasmaya-istekliyiz-6149/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-ile-anlasmaya-istekliyiz-6149/</id>
<published><![CDATA[2026-09-25T09:08:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-25T09:08:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0A0F82-A3CE5C-C90634-A9FFE7-2A4316-00C4FE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Pezeşkiyan, BM 81. Genel Kurul açılış haftası toplantıları çerçevesinde geldiği New York'ta Fox News'in sorularını cevapladı.</p><p></p><p>İran'ın savaşı mı yoksa bir anlaşmayı mı tercih ettiği sorulan Pezeşkiyan, "Biz savaşı seçmiyoruz, savaş bize dayatıldı, savaş peşinde değiliz." ifadelerine yer verdi.</p><p></p><p>Pezeşkiyan, Hürmüz Boğazı'ndaki anlaşmazlıklar nedeniyle çöken ancak öncesinde 60 gün içinde nihai bir barış anlaşması yapılmasını öngören haziran ayı mutabakatına atıfta bulunarak, Tahran'ın Washington ile bir anlaşma doğrultusunda ilerlemeye istekli olduğunu vurguladı.</p><p></p><p>İki ülke arasındaki gerilim sürerken ılımlı açıklamalarda bulunan İran Cumhurbaşkanı, "Başkanınızla (Donald Trump) bir anlaşmaya varmıştık. Buna dayanarak, ilerlemeye istekliyiz ve hala bunu arzuluyoruz." diye ekledi.</p><p></p><p>Pezeşkiyan, savaşı sona erdirip erdirmeme konusunda tercihi yapması gereken tarafın ABD olduğunu söyledi.</p><p></p><p>İran'ın uluslararası hukuk ve Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması (NPT) kapsamındaki yükümlülüklerine uyacağını belirten Pezeşkiyan, Yemen'deki Husilerle ilgili konuda ise "Husiler kendi eylemlerinden sorumludur. Bizden talimat almıyorlar." dedi.</p><p></p><p>Pezeşkiyan, hayatta olup olmadığı merak edilen İranlı lider Mücteba Hamaney ile yaklaşık bir ay önce ''bizzat'' görüştüğünü ve yedi saat kadar vakit geçirdiğini ve sağlık durumunun "gayet iyi" olduğunu kaydetti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Trump ile birçok konuda anlaşmaya vardık"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/trump-ile-bircok-konuda-anlasmaya-vardik-1707/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/trump-ile-bircok-konuda-anlasmaya-vardik-1707/</id>
<published><![CDATA[2026-09-25T08:46:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-25T08:46:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_AAC8D1-DF0B8B-D294A9-A5B72E-4A5B6B-FE6F55.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmelerin samimi ve derinlemesine olduğunu belirterek, iki tarafın birçok konuda karşılıklı anlayışa vardığını söyledi.</p><p></p><p>Beyaz Saray'da yaptığı açıklamada Şi, şu ifadeleri kullandı:</p><p></p><p>"Bugün Başkan Donald Trump ile samimi ve derinlemesine bir görüş alışverişinde bulundum. Bu görüşme sırasında birçok yeni anlaşmaya vardık, Çin ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki yapıcı ve istikrarlı stratejik ilişkiyi güçlendirdik ve ilişkimize yeni stratejik yönler belirledik"</p><p></p><p>Şi, iki ülkenin ekonomi ve ticaret heyetleri arasındaki görüşmelerde yeni bir ortak düzenleme konusunda anlaşmaya varıldığını belirtti.</p><p></p><p><b>'Yapay zekanın kötüye kullanımını birlikte önleyebiliriz'</b></p><p></p><p>Şi, görüşmede yapay zekanın da önemli gündem maddelerinden biri olduğunu belirtti:</p><p></p><p>Her iki taraf da birbirine karşı savunmacı davranmak yerine karşılıklı güçlü oldukları yönleri öne çıkarabilir. Yapay zeka konusunda diyaloğu sürdürebilir, riksleri ve faydalarına dair görüş alışverişinde bulunabilir ve kötüye kullanımını birlikte önleyebiliriz</p><p></p><p><b>İran'da görüşüldü</b></p><p></p><p>Şi, ABD ve İran'ın sorunlarını yeniden diyalog ve müzakere yoluyla çözmesi ve nükleer mesele de dahil olmak üzere kapsamlı bir anlaşmaya ulaşması temennisini dile getirdi:</p><p></p><p>Çin, tüm ülkelerin egemenliğine ve güvenliğine saygı gösterilmesi gerektiğini savunuyor. Gerilimi düşürmek üzere daima yapıcı rol oynuyoruz ve tüm tarafları barışçı yola bağlı kalarak müzakerelerin ivmesini sürdürmeye teşvik ediyoruz</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Mamdani'den Netanyahu'ya: "Asılsız yalanları tekrarlıyor"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/mamdaniden-netanyahuya-asilsiz-yalanlari-tekrarliyor-1344/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/mamdaniden-netanyahuya-asilsiz-yalanlari-tekrarliyor-1344/</id>
<published><![CDATA[2026-09-25T08:21:19+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-25T08:21:19+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_82C3BE-AD13B7-02B9D2-D771D3-D87E35-74EE31.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun 24 Eylül’de Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunda yaptığı konuşmaya sert sözlerle karşılık verdi.</p><p></p><p>Netanyahu konuşmasında, kendisini “savaş suçlusu” olarak nitelendiren Mamdani’yi hedef aldı. Mamdani ise New York yerel basınına yaptığı açıklamada, İsrail Başbakanı’nın Filistinlilere yönelik eylemlerini meşrulaştırmak amacıyla “asılsız yalanları” tekrarladığını savundu.</p><p></p><p><b>Mamdani'den Netanyahu'ya UCM hatırlatması</b></p><p></p><p>Netanyahu’nun BM kürsüsündeki ifadelerine tepki gösteren Mamdani, “Hiçbir yalan, onun savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlediği iddiasıyla Uluslararası Ceza Mahkemesinin tutuklama kararının muhatabı olduğu gerçeğini değiştiremez” dedi.</p><p></p><p>Mamdani’nin açıklamasında kullandığı “soykırım” ifadesi kendi siyasi ve hukuki değerlendirmesini yansıtıyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından çıkarılan tutuklama kararı ise soykırım suçlamasına değil, Gazze’de işlendiği öne sürülen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlara dayanıyor.</p><p></p><p>UCM Ön Yargılama Dairesi, İsrail’in yetki itirazlarını reddederek Netanyahu ve dönemin İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında 21 Kasım 2024’te tutuklama kararı çıkarmıştı.</p><p></p><p><b>Gracie Mansion’da zeytin ağacı dikti</b></p><p></p><p>Mamdani, Netanyahu’nun BM Genel Kurulunda konuştuğu saatlerde sosyal medya platformu X üzerinden videolu bir paylaşım yaptı.</p><p></p><p>“Dün gece Gazze’den gelen Filistinli ailelerle birlikte Gracie Mansion’da bir zeytin ağacı diktim” diyen Mamdani, paylaşımını “Barış geleceğimiz olsun” sözleriyle tamamladı.</p><p></p><p>Görüntülerde Mamdani’nin, Gazze’den gelen Filistinli bir aileyle birlikte belediye başkanlığı konutu Gracie Mansion’ın bahçesindeki büyük bir saksıya zeytin fidanı diktiği ve daha sonra aileyle akşam yemeği yediği görüldü.</p><p></p><p><b>Netanyahu için federal makamlara çağrı yapmıştı</b></p><p></p><p>Mamdani, Temmuz 2026’da yaptığı açıklamada, New York şehir yönetiminin UCM kararını uygulamak için gerekli yasal yetkiye sahip olmadığını kabul etmişti.</p><p></p><p>Buna karşın Mamdani, Netanyahu’nun New York’a gelmesi durumunda ABD federal makamlarına, UCM tarafından çıkarılan tutuklama kararını uygulamaları çağrısında bulunmuştu.</p><p></p><p>ABD, Roma Statüsü’ne taraf olmadığı için UCM’nin tutuklama kararlarının ülkede uygulanması hukuken ve siyasi açıdan tartışmalı bir konu olmayı sürdürüyor. Netanyahu ise hakkındaki suçlamaları reddediyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Trump'ın yasakladığı basın kuruluşları mahkeme kararıyla Beyaz Saray'da</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/trumpin-yasakladigi-basin-kuruluslari-mahkeme-karariyla-beyaz-saraya-dondu-8713/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/trumpin-yasakladigi-basin-kuruluslari-mahkeme-karariyla-beyaz-saraya-dondu-8713/</id>
<published><![CDATA[2026-09-25T07:51:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-25T07:51:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0570C3-2BC3C1-CDB55C-EA4725-58887F-6E2BCB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Söz konusu kuruluşlar, gazetecilerinin geri çevrilmesiyle yargıcın kararının "defalarca ihlal edildiğini" öne sürmüş, giriş haklarını geri kazanmak amacıyla acil duruşma talep etmişti. Erişim yeniden sağlandıktan sonra duruşma iptal edildi.</p><p></p><p>Trump başlangıçta bu kuruluşlara "yalan haber" gerekçesiyle yasak getirdiğini söylemişti. Beyaz Saray daha sonra gerekçe olarak ulusal güvenliği öne sürdü.</p><p></p><p>Ancak Yargıç Timothy Kelly, gece saatlerinde açıkladığı kararında ulusal güvenlik endişelerine ilişkin iddiayı şüpheli bulduğunu belirtti.</p><p></p><p>Trump'ın, Devlet Başkanı Şi Cinping'i Beyaz Saray'da ağırladığı sırada gerilim, bazı televizyon yayınlarını kısıtladı.</p><p></p><p>Sabahın erken saatlerinde Yargıç Kelly, yasağın "kuruluşların anayasal yasal süreç haklarını muhtemelen ihlal ettiği" gerekçesiyle geçici olarak kaldırılmasına hükmetti.</p><p></p><p>CNN, Politico ve MS NOW'ın hepsi Perşembe sabahı Beyaz Saray'a girişlerinin engellendiğini bildirdi; bu durum acil duruşma talebinde bulunmalarına yol açtı.</p><p></p><p>Buna yanıt olarak Beyaz Saray Operasyonlar Direktörü, mahkemeye sunulan bir belgede, basın kartlarının ve el konulan giriş kartlarının saat 09:45 itibarıyla iade edildiğini belirtti.</p><p></p><p>Kısa bir süre sonra, her üç kuruluş da içeri girmelerine izin verildiğini açıkladı.</p><p></p><p>Yargıç Kelly, CNN, Politico ve MS NOW'ın, Beyaz Saray'ın yasak kararında "yeterli yasal süreci" işletmediğini kanıtlama konusunda "başarılı olunması ihtimalinin yüksek" olduğuna hükmetti.</p><p></p><p>Yargıç ayrıca, başkanın ilk açıklamasında bu konudan hiç bahsetmediğine dikkat çekerek, dışlamanın temelinde ulusal güvenlik endişelerinin yattığı argümanını da reddetti.</p><p></p><p>Kelly karar metninde, "Davalıların, davacıların sürekli giriş kartlarının iptal edilmesinin fiilen ulusal güvenliği koruyacağı yönündeki iddiasını destekleyecek olgusal dayanaklar mevcut değil" ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Yargıç, kuruluşların basın kartlarının derhal iade edilmesi ve yasağın uygulanmasının 14 gün süreyle durdurulması talimatını verdi.</p><p></p><p>ABD Adalet Bakanlığı, Salı günü mahkemeye sunulan bir belgede, söz konusu haber kuruluşlarını yaptıkları yayınlarla ulusal güvenliği tehdit etmekle suçlamıştı.</p><p></p><p>Trump ilk olarak geçen Cuma günü; yönetimi hakkında "kurgu veya yalan" haberler yapmakla suçladığı CNN, MSNBC ve Politico'nun Beyaz Saray'a girişini yasakladığını duyurdu.</p><p></p><p>Cumartesi sabahına gelindiğinde, söz konusu yayın organlarının her biri Beyaz Saray yerleşkesine girişlerinin engellendiğini ve basın kartlarına el konulduğunu bildirdi.</p><p></p><p>Her üç yayın organı da Trump yönetimini anayasal haklarını ihlal etmekle suçladı.</p><p></p><p>Pazartesi günü yaptıkları ortak açıklamada, "basının neyi haber yapacağına hükümetin karar veremeyeceği ilkesini savunmak" amacıyla yasal yollara başvurduklarını belirttiler.</p><p></p><p>Ayrıca Fox News, New York Times, Washington Post ve Wall Street Journal dahil farklı siyasi görüşleri temsil eden 50'den fazla medya kuruluşu, destek amacıyla mahkemeye görüş bildiren bir belge sundu.</p><p></p><p>Geçmişte de yönetimlerin belirli yayın organlarının erişimini kısıtlama girişimleri olmuştu.</p><p></p><p>Obama yönetimi, 2009 yılında bir hükümet yetkilisiyle yapılacak özel bir basın havuzu röportajına Fox News'un katılımını engellemeye çalışmıştı.</p><p></p><p>Ancak havuzda yer alan diğer dört yayın kuruluşunun itirazları üzerine Fox News'un katılımına izin verilmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Çin lideri Şi Cinping, Beyaz Saray'da</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/cin-lideri-si-cinping-beyaz-sarayda-6952/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/cin-lideri-si-cinping-beyaz-sarayda-6952/</id>
<published><![CDATA[2026-09-24T17:33:18+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-24T17:33:18+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C3809E-683AA4-BAA3E1-7EDE6C-414FD3-8DDB85.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Dün Washington'a gelen Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ABD Başkanı Donald Trump ile ikili görüşmeler için Beyaz Saray'a ulaştı.</p><p></p><p>Görüşmelerin gündeminde neler var?</p><p></p><p>Perşembe günkü ana toplantı öncesinde taraflar, yakın bir tehlikeyi şimdiden bertaraf etmiş durumdalar: Mevcut 11 aylık ticaret ateşkesinin süresi kasım ayında dolacaktı ancak bu süre 10 Ocak'a kadar uzatıldı.</p><p></p><p>Böylece müzakere ekiplerine daha kapsamlı bir anlaşma üzerinde uzlaşmaları için zaman kazandırılmış oldu.</p><p></p><p>ABD ve İsrail'in İran'a yönelik mücadelesinin de görüşmelerde önemli bir yer tutması da bekleniyor. İki ülkenin, kıyasıya bir rekabet içinde olmalarına rağmen artan tehlikelerin de farkında oldukları yapay zeka geliştirme yarışı hakkında daha fazla görüşmesi de bekleniyor.</p><p></p><p>Çin'in Tayvan konusunu da gündeme getirmesi bekleniyor. Trump yönetimi Aralık ayında Tayvan'a 11 milyar dolarlık, yani şimdiye kadarki en büyük silah satışını onaylamıştı. Ancak yaklaşık 14 milyar dolar değerindeki ikinci bir paket aylardır bekletiliyor. Trump, bu silah satışlarını "çok iyi bir müzakere kozu" olarak nitelendirmişti.</p><p></p><p><b>Devlet yemeğine teknoloji CEO’ları da katılıyor</b></p><p></p><p>İkili görüşmelerinin ardından Trump, Şi onuruna Beyaz Saray'da bir devlet yemeği verecek. Bu etkinliğe Apple'dan Tim Cook, Nvidia'dan Jensen Huang ve OpenAI'dan Sam Altman gibi her iki pazarda da önemli yere sahip şirketlerin yöneticilerinin katılması bekleniyor.</p><p></p><p>Ziyaret, cuma sabahı iki başkanlık çiftinin Beyaz Saray'da çay içmesi ve ardından geziyi tamamlamak üzere Ulusal Arşivler'i ziyaret etmesiyle sona erecek.</p><p></p><p>Sürecin sonunda ortak bir basın toplantısı veya bildiri yerine, ülkelerin her bir tarafın kendi iç kamuoyuna iletmek istediği mesajları öne çıkaran ayrı duyurular yapması bekleniyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Bu kışı Rusya için zorlu hale getirmekten başka seçeneğimiz yok"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/bu-kisi-rusya-icin-zorlu-hale-getirmekten-baska-secenegimiz-yok-4025/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/bu-kisi-rusya-icin-zorlu-hale-getirmekten-baska-secenegimiz-yok-4025/</id>
<published><![CDATA[2026-09-24T08:59:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-24T08:59:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3F502C-EA33C9-88E560-4A2FB5-D41EC3-411C46.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>
	Zelenskiy, ABD'nin New York kentinde, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulunun ikinci oturumunda konuştu.
</p>
<p>
</p>
<p>
	ABD Başkanı Donald Trump'ın, Rusya'nın dizel yakıt sanayisinin kontrolünü kaybettiği açıklamasına katıldığını belirten Zelenskiy, "Bu savaşı açıkça destekleyen tanıdığım hiç kimse yok. Bir kişi hariç." ifadesini kullandı.
</p>
<p>
</p>
<p>
	Volodimir Zelenskiy, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'un destek amacıyla Rusya'ya askeri birlik gönderdiğini ve Kuzey Korelilerin de ağır kayıplar verdiğini hatırlatarak, "Koreliler neden Ukrayna'ya karşı yürütülen bir savaşta hayatlarını versin? Kim Jong-un, onları adeta para birimi gibi kullanıyor ve karşılığında bir şey elde ediyor." diye konuştu.
</p>
<p>
</p>
<p>
	Rusya'nın devamlı olarak Polonya ve bazı Baltık ülkelerini tehdit ettiğini dile getiren Zelenskiy, Moskova'nın "Güney Kafkasya ile Orta Asya ülkelerinin egemenliğine hiçbir saygı göstermediğini" savundu.
</p>
<p>
</p>
<p>
	Zelenskiy, Rusya'nın petrolünün, fabrikalarının veya limanlarının, ülkesinin hedefinde olmadığını kaydederek, Rusya'nın mali kaynaklarının ve üretim kapasitesinin durdurulması gerektiğini ifade etti.
</p>
<p>
</p>
<p>
	"Rusya, parası olduğu zaman diplomasiye 'hayır' diyor" diye konuşan Zelenskiy, Rusya'nın gelir kaynaklarının hedef olmaya devam etmesi gerektiğini dile getirdi.
</p>
<p>
</p>
<p>
	- ⁠"Kışı Rusya için zorlu hale getirmekten başka seçeneğimiz olmayacak"
</p>
<p>
</p>
<p>
	Silahlar, savunma ve yaptırımlar hakkında konuştuğu için "Ukrayna'nın sadece savaşa odaklanmış gibi görünüyor olabileceğini" söyleyen Zelenskiy, "Fakat Ukraynalılar bu savaşı kendileri seçmedi. Biz ölmemeyi, ülkemizi ve ailelerimizi yitirmemeyi, bağımsızlığımızı ve özgürlüğümüzü kaybetmemeyi seçtik ve kendimizi savunuyoruz." açıklamasında bulundu.
</p>
<p>
</p>
<p>
	Volodimir Zelenskiy, insansız hava araçları konusunda pek çok ülkeyle işbirliğini sürdürdüklerini ifade ederek, "Ukraynalılar, bu kışın bizim için çok zor geçebileceğinin farkındalar, ancak buna karşılık bu kışı Rusya için de zorlu hale getirmekten başka seçeneğimiz olmayacak." sözlerini sarf etti.
</p>
<p>
</p>
<p>
	Gelecek yıl yapay zekanın muharebe alanındaki kararları verebileceğine dair gerçek bir ihtimal olduğunu dile getiren Zelenskiy, bu noktaya gelinmeden önce barışın sağlanması gerektiğini vurguladı.
</p>
<p>
</p>
<p>
	- Şi için "Rusya'yı etkileyebilecek biri" değerlendirmesi
</p>
<p>
</p>
<p>
	Diplomasi ve güce ihtiyaçları olduğunu belirten Zelenskiy, dün ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmesinde bu konuyu ele aldıklarını aktardı.
</p>
<p>
</p>
<p>
	Zelenskiy, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'e ilişkin, "Ne yazık ki bugün Amerika'da bulunan ancak burada olmayan Çin lideriyle doğrudan konuşma fırsatımız olmadı. O, Rusya'yı diğer pek çok kişiden çok daha fazla etkileyebilecek bir kişi ve Ukrayna'da barışın sağlanmasını en az bizim kadar arzulamasını istiyoruz." değerlendirmesine yer verdi.
</p>
<p>
</p>
<p>
	Rusya-Ukrayna Savaşı'nın, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'daki "en büyük savaş haline geldiğini" vurgulayan Zelenskiy, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i "savaşı başlatan ve dünyaya yayan sıfır numaralı hasta" diye nitelendirdi.
</p>
<p>
</p>
<p>
</p><iframe width="560" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/tORAfdcHZmM?si=HVkZsTYf6YebVW4Q" title="YouTube video player" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen=""></iframe>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ABD'de</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/cin-devlet-baskani-si-cinping-abdde-9956/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/cin-devlet-baskani-si-cinping-abdde-9956/</id>
<published><![CDATA[2026-09-24T08:36:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-24T08:36:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5D0367-C3E8FD-FF182E-DEBDBD-C824B4-2C8874.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in, 11 yıl aradan sonra ABD'ye yaptığı resmi ziyaret için bu ülkeye ulaştığı bildirildi.</p><p></p><p>Xinhua ajansının haberine göre, Devlet Başkanı Şi ve eşi Pıng Liyüen, Maryland eyaletindeki Andrews Hava Üssü'nde ABD Başkanı Donald Trump ve eşi Melania Trump tarafından karşılandı.</p><p></p><p>Şi, ülkeye varışında yaptığı yazılı açıklamada, Çin ve ABD'nin rakip değil, ortak olması gerektiği belirtti.</p><p></p><p>"Çin halkının büyük dirilişi" ile "Amerika'yı yeniden büyük yapma" vizyonlarının el ele ilerleyebileceği, birbirini tamamlayarak dünyaya fayda sağlayabileceğini vurgulayan Şi, işbirliğinin dayanak noktası olduğu, yapıcı bir stratejik istikrar ilişkisini güçlendirmeyi istediklerini belirtti.</p><p></p><p>ABD'ye son ziyaretini 2015'te yapan Şi, 11 yıl aradan sonra bu ülkeyi ziyaret ediyor.</p><p></p><p><b>Tarifeler, İran ve yapay zeka güvenliği gündemde olacak</b></p><p></p><p>Çin Devlet Başkanı Şi, bugün T.S.İ 19.00'da ABD Başkanı Trump ile ikili görüşmelerine başlayacak. Görüşmede iki ülke arasındaki tarifeler, teknoloji kısıtlamaları ve nadir toprak elementlerinin ihracatı gibi ticari anlaşmazlıkların yanı sıra Orta Doğu’daki savaş ve yapay zeka güvenliği ele alınacak.</p><p></p><p>Liderlerin, ekonomik ve ticari anlaşmazlık konularında daha önce varılan geçici uzlaşmaları sürdürerek ilişkilerde istikrarı korumaya odaklanması bekleniyor.</p><p></p><p>Zirvenin önemli başlıklarından biri İran ve Orta Doğu’daki savaş olacak. Çatışmaların Hürmüz ve Babülmendeb boğazlarındaki enerji taşımacılığını aksatma ihtimali, küresel enerji güvenliği açısından endişe yaratıyor. ABD’nin Rusya ve İran’a yönelik yaptırımlarını genişletmesi de Çin ile yapılacak görüşmelerin ekonomik boyutunu etkileyebilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor.</p><p></p><p>Yapay zeka güvenliği de zirvenin gündeminde olacak. İki ülkenin, yapay zekanın oluşturabileceği risklere karşı bilgi paylaşımını ve olası tehditlere ilişkin erken uyarıyı içeren bir “yapay zeka diyaloğu” başlatması bekleniyor. Ancak ABD yapay zeka güvenliğine yönelik risklerin kontrol edilmesine odaklanırken, Çin daha kapsamlı bir küresel yapay zeka yönetimi oluşturulmasını savunuyor. Öte yandan ABD'li yapay zeka geliştiricisi şirketler Çinli şirketlerinin, "damıtma" adı verilen yöntemle kendi modellerinden veri çaldığını iddia ederek, Washington yönetiminden bunu engelleyecek tedbirleri almasını istiyor.</p><p></p><p>İki ülke daha önce de ticari anlaşmazlıkları geçici olarak azaltmaya yönelik adımlar atmış, karşılıklı tarifelerin ertelenmesi, nadir toprak elementleri üzerindeki ihracat kontrollerinin gevşetilmesi ve bazı ticari kısıtlamaların ertelenmesi konusunda anlaşmıştı.</p><p></p><p>Trump’ın mayıs ayında Çin’e yaptığı ziyarette iki ülke arasında ticaret ve yatırım kurullarının kurulması, bazı ürünlerde tarife indirimlerinin görüşülmesi ve Çin’in ABD’den yolcu uçağı alması gibi konularda anlaşmalara varılmıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Başımızı eğmeyecek, diz çökmeyeceğiz"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/basimizi-egmeyecek-diz-cokmeyecegiz-7497/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/basimizi-egmeyecek-diz-cokmeyecegiz-7497/</id>
<published><![CDATA[2026-09-24T08:29:35+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-24T08:29:35+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6A2802-282AB5-7CAF67-064D53-1D752F-64E1BE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Başkanı Trump, 22 Eylül'de ABD ve İran liderleri arasında, özel elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner'ın da katıldığı üç saatlik bir görüşme yapıldığını söyledi.</p><p></p><p>BM zirvesi esnasında gerçekleşen görüşmede hangi İranlı liderlerin bulunduğunu belirtmeden, "Çok iyi ve verimli bir toplantıydı" ifadelerini kullanan Trump, "Sonucun ne olacağını göreceğiz" diye konuştu.</p><p></p><p>İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında Trump'ın görüşmelerle ilgili sözlerine doğrudan yanıt vermedi.</p><p></p><p>Pezeşkiyan, "Trump şunu bilmeli: Yaptırımlar, artan baskılar ve zorbalık karşısında İran halkının direnci daha da güçlenecek. Başımızı eğmeyecek, diz çökmeyeceğiz" dedi.</p><p></p><p>İran lideri konuşması sırasında, suikaste uğrayan Ayetullah Ali Hamaney ile savaşın ilk günlerinde vurulan okulda öldürülen öğrencilerin fotoğraflarını gösterdi.</p><p></p><p>İran'ın resmi devlet haber ajansı Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile ABD özel temsilcisi Steve Witkoff'un biraraya geldiğini doğruladı. Görüşmenin ABD'nin "ısrarı" üzerine gerçekleştiği iddia edildi.</p><p></p><p>Ajans, İran tarafının, Hürmüz Boğazı'nın "yeniden açılması için şartlarını" ilettiğini aktardı.</p><p></p><p>Haberde, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı yeniden açma koşulları arasında "[ABD tarafından uygulanan] deniz ablukasının derhal kaldırılması, İran'ın dondurulmuş tüm varlıklarının derhal serbest bırakılması ve [Direniş Ekseni'nin] dahil olduğu tüm cephelerdeki savaşın sona erdirilmesi" sıralandı.</p><p></p><p><b>'Tahran diz çökmeyecek'</b></p><p></p><p>İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ve İsrail'in ülkesine karşı başlattığı geniş çaplı savaşın ardından ilk kez konuştuğu BM'de meydan okuyan bir tutum sergiledi.</p><p></p><p>23 Eylül Çarşamba günü yaptığı konuşmada, Tahran'ın asla "diz çökmeyeceğini" söyledi.</p><p></p><p>Pezeşkiyan, Ayetullah Ali Hamaney'e düzenlenen suikast nedeniyle Washington'ı "terörizmle" suçladı.</p><p></p><p>Konuşması sırasında Hamaney'in fotoğrafını gösteren Pezeşkiyan, Tahran'ın hiçbir zaman bir savaş başlatmadığını savundu.</p><p></p><p>İran Cumhurbaşkanı, Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nın ülkesine yönelik saldırılar için kullanılmasına izin vermeyeceğini de vurguladı.</p><p></p><p>İran, savaşın başlamasından bu yana boğazdaki geçişleri zaman zaman engelledi; bu da küresel enerji fiyatlarının hızla yükselmesine yol açtı.</p><p></p><p>Pezeşkiyan, "Bazılarının bu su yolundan serbestçe yararlanıp çıkarlarını güçlendirmesine, aynı zamanda da onu bize yönelik saldırılar için kullanmasına izin veremeyiz" dedi.</p><p></p><p>Yükselen akaryakıt fiyatları, Trump'ın Cumhuriyetçi Partisi'nin kasım ayındaki ara seçimlerde Kongre'deki kontrolünü kaybetmesine neden olabilir.</p><p></p><p>Pezeşkiyan'ın Manhattan'ın merkezinde düzenlenen BM'nin en önemli diplomatik etkinliğine katılıp katılamayacağı bir süre belirsizdi. ABD'nin kendisine vize verip vermeyeceği bilinmiyordu.</p><p></p><p>Washington sonunda Pezeşkiyan'a giriş izni verdi ancak heyetindeki bazı kişilerin vize başvurularını reddetti.</p><p></p><p><b>Trump'tan tehdit: 'Vermem gereken bir karar var'</b></p><p></p><p>Pezeşkiyan'dan bir gün önce konuşan Donald Trump, tehdit ve anlaşma ifadelerini birarada kullandı.</p><p></p><p>"Vermem gereken büyük bir karar var. İran'la, ülkeyi yeniden inşa etmelerine ve eskisinden çok daha büyük hale getirmelerine olanak tanıyan bir anlaşma mı yapılacak?" dedi ve şöyle devam etti:</p><p></p><p>"Yoksa İslam Cumhuriyeti'ni, insanları ve ülkeleri bir daha asla öldürme ya da yok etme fırsatı bulamayacakları şekilde süratle yerle bir mi edeceğim? Onları, hayatta kalma şansı olmaksızın cehenneme mi göndereceğim?."</p><p></p><p>Trump daha sonra da "Seçimden hemen sonra bir anlaşmaya varacağımıza inanıyorum çünkü anlaşmamaları mantıksız olur. Ara seçimlerde nasıl bir performans sergileyeceğimi görmeyi bekliyorlar" diye konuştu.</p><p></p><p>Trump, "İran rejimi zayıf ve çaresiz" derken "Tahran'ın asla nükleer silahlara sahip olmayacağını" vurguladı. ABD Başkanı, tüm ülkelere İran'ı ekonomik anlamda "tecrit etme" çağrısı yaptı.</p><p></p><p><b>Türkiye ve Körfez ülkeleriyle toplantı</b></p><p></p><p>Trump, salı günü BM Genel Kurulu marjında Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi üyesi ülkelerin liderleriyle de bir toplantı düzenledi.</p><p></p><p>Toplantıya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katıldı.</p><p></p><p>BBC'nin Beyaz Saray muhabiri Bernd Debusmann Jr toplantıyı şöyle özetliyor:</p><p></p><p>"Orada çok uzun süre kalmadık, ancak pek çok kişi bunu Başkan Trump'ın günündeki en önemli toplantılardan biri olarak görmüş olmalı.</p><p></p><p>Trump'ın yanında Katar lideri Şeyh Tamim bin Hamad Al Thani ve Ürdün Kralı Abdullah yer alıyordu. Eski bir cihatçı olan ve daha sonra Trump'ın müttefiki haline gelen Suriye'den Ahmed Şara ve Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan gibi bir koltuk ötede oturuyordu.</p><p></p><p>Buradaki ülkelerden bazıları – Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Bahreyn ve Suudi Arabistan gibi – İran ile savaş başladığından beri doğrudan ateş hattında yer alıyor ve bu durumun sona ermesi ile Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasında büyük çıkarları var.</p><p></p><p>Amerikalı ve İranlı yetkililer arasında daha önce yapılan toplantı ya da müzakereler ve olası yeni saldırılar konusunda ne olacağına dair hâlâ çok az ayrıntı var.</p><p></p><p>Ancak bu odadaki kişiler için bu soru son derece büyük önem taşıyacak."</p><p></p><p><b>Ukrayna savaşı: 'Kış gelmeden sona ermesini istiyoruz'</b></p><p></p><p>Trump 22 Eylül Salı günü son ikili görüşmesini Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy ile yaptı.</p><p></p><p>Ortak basın toplantısında Trump, Rusya'nın görüşmelere devam etmek istediğini yineledi, ancak bunun ne zaman olacağına ya da Zelenskiy'nin bu görüşmelere katılıp katılmayacağına dair bir açıklama yapmadı.</p><p></p><p>Zelenskiy, BM Genel Kurulu'nun marjında gazetecilere yaptığı açıklamada, Ukrayna'nın Rusya ile bir "enerji ateşkesi" müzakeresine açık olduğunu ve ABD'nin bu öneriyi Kremlin ile paylaşmayı kabul ettiğini belirtti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD uçak gemisinde 8 denizci intihara teşebbüs etti</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-ucak-gemisinde-8-denizci-intihara-tesebbus-etti-9157/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-ucak-gemisinde-8-denizci-intihara-tesebbus-etti-9157/</id>
<published><![CDATA[2026-09-24T08:01:18+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-24T08:01:18+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C7459F-B76B0B-60E482-4F40CE-F97F74-F79A86.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD'nin USS Abraham Lincoln uçak gemisi taarruz grubunda aylar süren görev sırasında sekiz denizcinin intihar girişiminde bulunduğu açıklandı. Bilgi, ABD Deniz Kuvvetleri Vekili Hung Cao'nun, Demokrat Senatör Kirsten Gillibrand'a gönderdiği mektupta yer aldı.</p><p></p><p>Açıklama, yaklaşık 5 bin personelin bulunduğu uçak gemisindeki çalışma ve yaşam koşullarına ilişkin tartışmalar sürerken geldi. Denizcilerin aileleri, Orta Doğu'daki görevin uzamasıyla birlikte personelin ruh sağlığının kötüleştiğine ilişkin endişelerini daha önce dile getirmişti.</p><p></p><p><b>Sekiz denizci için resmi açıklama geldi</b></p><p></p><p>Cao, intihar girişiminde bulunan sekiz kişinin yalnızca uçak gemisinin doğrudan mürettebatından oluşmadığını belirtti.</p><p></p><p>Söz konusu personelin USS Abraham Lincoln mürettebatı, taşıyıcı hava kanadı, taarruz grubu, muhrip filosu, refakatçi muhripler ve uçak filolarında görev yapan denizcileri kapsadığı belirtildi.</p><p></p><p>Cao'nun mektubuna göre gemide personelin ruhsal ve duygusal ihtiyaçları için beş din görevlisinin yanı sıra ruh sağlığı uzmanları görev yapıyor.</p><p></p><p><b>Aylar süren görev defalarca uzatıldı</b></p><p></p><p>USS Abraham Lincoln, geçen yılın kasım ayında California'dan Güney Çin Denizi'ne gitmek üzere ayrıldı. Uçak gemisi daha sonra şubat ayında Orta Doğu'ya sevk edildi.</p><p></p><p>Geminin görevinin başlangıçta mayıs ayında sona ermesi planlanıyordu. Ancak görev süresi daha sonra defalarca uzatıldı.</p><p></p><p>Dokuz aya ulaşan görevin ardından ağustos ayında USS Abraham Lincoln'ün yerine USS George Washington uçak gemisi gönderildi. ABD'ye dönüş yoluna geçen Lincoln personeli, uzun süren görev sonrasında ilk kara temasını Tayland'da gerçekleştirdi.</p><p></p><p><b>Aileler koşullar konusunda uyarıda bulunmuştu</b></p><p></p><p>Uçak gemisindeki koşullar daha önce de tartışma konusu olmuştu. Denizcilerin aileleri özellikle uzun çalışma süreleri, yaşam koşulları ve ruh sağlığı konusunda endişelerini dile getirdi.</p><p></p><p>ABD Deniz Kuvvetleri ise daha önce gemide bazı tedarik sorunları yaşandığını kabul etmiş ancak USS Abraham Lincoln'de geniş çaplı bir ruh sağlığı krizi bulunduğu yönündeki değerlendirmeleri reddetmişti.</p><p></p><p>Cao'nun mektubunda da gemideki su tesisatı ve taze gıda tedariki konusunda dile getirilen bazı iddialara yanıt verildi.</p><p></p><p><b>Su ve gıda sorunları da gündemde</b></p><p></p><p>ABD Deniz Kuvvetleri Vekili, gemide geniş çaplı bir su veya gıda krizinin bulunduğu yönündeki iddiaları reddetti.</p><p></p><p>Bununla birlikte geminin bazı bölümlerinde yerel boru arızaları ve su arıtma sistemlerinde geçici sorunlar yaşandığını kabul etti.</p><p></p><p>Bazı yemek seçeneklerinin de kısa süreli olarak azaltıldığı belirtildi. Donanma, söz konusu problemlerin geçici olduğunu ve geminin genel operasyonlarını etkileyecek ölçekte olmadığını savundu.</p><p></p><p><b>Senatör Gillibrand'dan yönetime tepki</b></p><p></p><p>ABD Senatosu Silahlı Hizmetler Komitesi üyesi Kirsten Gillibrand, gemideki koşullara ilişkin haberler karşısında yönetimin yaklaşımını eleştirdi.</p><p></p><p>Gillibrand, askerlerin karşı karşıya bulunduğu koşulların ciddiye alınması gerektiğini belirterek birliklerin ve ailelerinin uzun görevler sırasında büyük fedakârlık yaptığını vurguladı.</p><p></p><p>Senatör ayrıca ABD Başkanı Donald Trump ve Savunma Bakanı Pete Hegseth yönetiminin gemideki koşullara ilişkin haberleri küçümsediğini savunarak, personelin durumuna daha fazla önem verilmesi gerektiğini söyledi.</p><p></p><p><b>ABD Donanması'nda ruh sağlığı tartışması</b></p><p></p><p>USS Abraham Lincoln'deki gelişme, ABD Deniz Kuvvetleri personelinin ruh sağlığı konusundaki daha geniş tartışmaları da yeniden gündeme getirdi.</p><p></p><p>Askeri verilere ilişkin analizler, intiharın ABD Deniz Kuvvetleri ve Deniz Piyadeleri personeli arasındaki önemli ölüm nedenlerinden biri olmaya devam ettiğini gösteriyor.</p><p></p><p>Ocak 2025'te yayımlanan ve 956 denizciyi kapsayan bir araştırmada, ABD Deniz Kuvvetleri gemilerinde görev yapan personelde ciddi psikolojik sıkıntının diğer bazı askeri birimlere kıyasla yüksek olduğu tespit edildi.</p><p></p><p><b>Uzun çalışma ve uyku eksikliği öne çıkıyor</b></p><p></p><p>Araştırmada gemilerdeki yaşam koşulları, sürekli gürültü, yoğun çalışma temposu ve yetersiz uyku önemli stres faktörleri arasında gösterildi.</p><p></p><p>Özellikle uzun süre denizde kalınan görevlerde personelin dinlenmek ve uyumak için yeterli zaman bulamamasının psikolojik yükü artırabileceğine dikkat çekildi.</p><p></p><p>USS Abraham Lincoln'deki sekiz intihar girişiminin açıklanmasıyla birlikte, aylarca süren ve defalarca uzatılan deniz görevlerinin personel üzerindeki etkileri ABD'de yeniden tartışmanın merkezine yerleşti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Ara seçimlerden sonra İran ile anlaşma yapabiliriz"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/ara-secimlerden-sonra-iran-ile-anlasma-yapabiliriz-3096/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/ara-secimlerden-sonra-iran-ile-anlasma-yapabiliriz-3096/</id>
<published><![CDATA[2026-09-23T08:55:31+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-23T08:55:31+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_45C9DB-6AB9DE-4AC556-0CBA18-502DE2-771B03.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Trump, daha sonra da İranlı ve Amerikalı liderler arasında gerçekleşen toplantı hakkındaki bir soruya, "Çok verimli bir toplantıydı" diye yanıt verdi.</p><p></p><p>Trump, 22 Eylül'de ABD ve İran liderleri arasında, özel elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner'ın da katıldığı üç saatlik bir görüşme yapıldığını söyledi.</p><p></p><p>Trump, görüşmede hangi İranlı liderlerin bulunduğunu belirtmeden, "Çok iyi ve verimli bir toplantıydı" dedi.</p><p></p><p>Trump, "Sonucun ne olacağını göreceğiz" dedi.</p><p></p><p>İran'ın resmi devlet haber ajansı, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile ABD özel temsilcisi Steve Witkoff'un New York'taki BM Genel Kurulu marjında bir araya geldiğini doğruladı, ancak bu görüşmenin ABD'nin "ısrarı" üzerine gerçekleştiğini belirtti.</p><p></p><p>Devlet yayıncısının Telegram kanalında yer alan habere göre, görüşmeler İran'ın stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın "yeniden açılması için şartlarını" iletebilmesi için yapıldı.</p><p></p><p>Haberde, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı yeniden açma koşulları arasında "[ABD tarafından uygulanan] deniz ablukasının derhal kaldırılması, İran'ın dondurulmuş tüm varlıklarının derhal serbest bırakılması ve [Direniş Ekseni'nin] dahil olduğu tüm cephelerdeki savaşın sona erdirilmesi" sıralandı.</p><p></p><p>New York'taki Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'ndaki konuşmasında da Trump, "Vermem gereken büyük bir karar var. İran'la, ülkeyi yeniden inşa etmelerine ve eskisinden çok daha büyük hale getirmelerine olanak tanıyan bir anlaşma mı yapılacak?" ifadesini kullandı.</p><p></p><p>ABD Başkanı, "Yoksa İslam Cumhuriyeti'ni, insanları ve ülkeleri bir daha asla öldürme ya da yok etme fırsatı bulamayacakları şekilde süratle yerle bir mi edeceğim? Onları, hayatta kalma şansı olmaksızın cehenneme mi göndereceğim?" diye devam etti.</p><p></p><p>Ancak Trump daha sonra da "Seçimden hemen sonra bir anlaşmaya varacağımıza inanıyorum çünkü anlaşmamaları mantıksız olur. Ara seçimlerde nasıl bir performans sergileyeceğimi görmeyi bekliyorlar" diye konuştu.</p><p></p><p>Trump, "İran rejimi zayıf ve çaresiz" derken "Tahran'ın asla nükleer silahlara sahip olmayacağını" vurguladı. ABD Başkanı, tüm ülkelere İran'ı ekonomik anlamda "tecrit etme" çağrısı yaptı.</p><p></p><p><b>Türkiye ve Körfez ülkeleriyle toplantı</b></p><p></p><p>Trump, salı günü BM Genel Kurulu marjında Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi üyesi ülkelerin liderleriyle de bir toplantı düzenledi. Toplantıya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katıldı.</p><p></p><p>BBC'nin Beyaz Saray muhabiri Bernd Debusmann Jr toplantıyı şöyle özetliyor:</p><p></p><p>"Orada çok uzun süre kalmadık, ancak pek çok kişi bunu Başkan Trump'ın günündeki en önemli toplantılardan biri olarak görmüş olmalı.</p><p></p><p>Trump'ın yanında Katar lideri Şeyh Tamim bin Hamad Al Thani ve Ürdün Kralı Abdullah yer alıyordu. Eski bir cihatçı olan ve daha sonra Trump'ın müttefiki haline gelen Suriye'den Ahmed Şara ve Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan gibi bir koltuk ötede oturuyordu.</p><p></p><p>Buradaki ülkelerden bazıları – Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Bahreyn ve Suudi Arabistan gibi – İran ile savaş başladığından beri doğrudan ateş hattında yer alıyor ve bu durumun sona ermesi ile Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasında büyük çıkarları var.</p><p></p><p>Amerikalı ve İranlı yetkililer arasında daha önce yapılan toplantı ya da müzakereler ve olası yeni saldırılar konusunda ne olacağına dair hâlâ çok az ayrıntı var.</p><p></p><p>Ancak bu odadaki kişiler için bu soru son derece büyük önem taşıyacak."</p><p></p><p><b>Ukrayna savaşı: 'Kış gelmeden sona ermesini istiyoruz'</b></p><p></p><p>Trump 22 Eylül Salı günü son ikili görüşmesini Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy ile yaptı.</p><p></p><p>Ortak basın toplantısında Trump, Rusya'nın görüşmelere devam etmek istediğini yineledi, ancak bunun ne zaman olacağına ya da Zelenskiy'nin bu görüşmelere katılıp katılmayacağına dair bir açıklama yapmadı.</p><p></p><p>Zelenskiy, BM Genel Kurulu'nun marjında gazetecilere yaptığı açıklamada, Ukrayna'nın Rusya ile bir "enerji ateşkesi" müzakeresine açık olduğunu ve ABD'nin bu öneriyi Kremlin ile paylaşmayı kabul ettiğini belirtti.</p><p></p><p>Rusya ve Ukrayna, son dönemde birbirlerinin altyapısını, enerji üretim ve nakil tesislerinin yanı sıra önemli lojistik merkezlerini de hedef alan saldırılarını yoğunlaştırdı.</p><p></p><p>Zelenskiy, ABD'den Patriot füzeleri talep ettiğini ve uzun vadede güvenlik garantileri ile Ukrayna'nın kendi Patriot füzelerini üretebilmesi için lisanslar istediğini de sözlerine ekledi.</p><p></p><p>Toplantının ardından X'te paylaştığı ayrı bir mesajda Zelenskiy, hem Ukrayna'nın hem de ABD'nin savaşın "kış gelmeden sona ermesini" istediğini belirtti.</p><p></p><p>Genel Kurul'da ise Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Ukrayna'nın "her zamankinden daha fazla" savunulması gerektiğini söyledi.</p><p></p><p><b>Trump Genel Kurul konuşmasında ne dedi?</b></p><p></p><p>Donald Trump, konuşmasına ekonomi, göç ve sınır güvenliği konusundaki başarılarını öne çıkarıp, şiddet içeren suçlarda düşüş olduğunu iddia ederek başladı.</p><p></p><p>Bu da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki liderlere değil de ABD'li seçmenlere hitap ediyormuş gibi bir izlenim verdi.</p><p></p><p>Rusya-Ukrayna savaşına değinen ABD Başkanı, bu savaşta da anlaşmanın "hızla" sağlanacağını savundu.</p><p></p><p>Trump, "Rusya ve Ukrayna liderleriyle çok yakın bir işbirliği içinde çalışıyoruz ve bu işi halledeceğiz. Sanırım bu, insanların sandığından çok daha hızlı gerçekleşecek. Artık bıktılar" dedi.</p><p></p><p>ABD Başkanı, kurduğu Barış Kurulu'nun da Gazze'deki savaşı sona erdirdiğini savundu.</p><p></p><p>Barış Kurulu'na yaklaşık 30 ülkenin katıldığını söyleyen siyasetçi, üye ülkelere yaptıkları milyonlarca dolarlık katkı için teşekkür etti.</p><p></p><p>Trump "Küba batmış bir devlet, Küba'ya özgürlük gelecek" derken, Küba heyeti ABD Başkanı'nın konuşması sırasında toplantı salonunu terk etti.</p><p></p><p>ABD Başkanı, ülkesinin Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (ICC) şiddetle karşı olduğunu ve hiçbir ABD'linin bu mahkemedeki yargılanmasına izin vermeyeceklerini vurguladı. Ayrıca, bir dizi BM kurumunu da "solcu ve küreselci" diye tanımladı.</p><p></p><p>Trump, Yapay Zeka'yı bundan sonra ABD'de "süper zeka" diye niteleyeceklerini söyledi ve konuşmasının devamında yapay zekadan "süper zeka" diye bahsetti.</p><p></p><p>BM Genel Kurulu'nda Trump'ın ardından Ürdün Kralı Abdullah konuşuyor. Daha sonra da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşma yapması bekleniyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İki devletli çözüme verilen destek sözlerin ötesine geçmelidir"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iki-devletli-cozume-verilen-destek-sozlerin-otesine-gecmelidir-4011/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iki-devletli-cozume-verilen-destek-sozlerin-otesine-gecmelidir-4011/</id>
<published><![CDATA[2026-09-23T08:20:44+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-23T08:20:44+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_50E6F0-2BE265-AF849A-BA1E54-4F0EF6-A1BC50.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Guterres, BM 81. Genel Kurulu yüksek düzeyli katılım haftası marjında düzenlenen "İki Devletli Çözüm ve Gazze Kapsamlı Barış Planı Konulu Yüksek Düzeyli Uluslararası Toplantı"da konuştu.</p><p></p><p>Birçok ülkenin geçen sene Filistin Devleti'ni tanıdığını anımsatan Guterres, "Bunu yaparken, Filistinliler ve İsrailliler için kalıcı barış ve güvenliğe giden tek güvenilir yolun, uluslararası hukuk, ilgili BM Güvenlik Konseyi (BMGK) kararları ve önceki anlaşmalar doğrultusunda, 1967 öncesi sınırlar temelinde iki devletli çözüm olduğunu da kabul ettiniz." diye konuştu.</p><p></p><p>Guterres, bu yaklaşımın daha geniş bölgenin barışı açısından da merkezi öneme sahip olduğunun altını çizerek, diğer taraftan gasbedilen Filistin topraklarında bağımsız, demokratik, toprak bütünlüğüne sahip, yaşayabilir ve egemen bir Filistin Devleti'nin kurulmasının koşullarının sistematik biçimde ortadan kaldırıldığını vurguladı.</p><p></p><p>Burada hukuka aykırı ve geçersiz ilhak anlamına gelen politika ve uygulamalara tanık olunduğuna dikkati çeken Guterres, "İşgal Altındaki Filistin Toprakları'ndaki İsrail yerleşimleri, uluslararası hukukun açık bir ihlalidir." dedi.</p><p></p><p>Guterres, BMGK'nin 2334 sayılı kararının kabul edilmesinin üzerinden yaklaşık 10 yıl geçmesine rağmen, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs dahil olmak üzere "yerleşimlerin" hızla genişlediğine işaret etti.</p><p></p><p>- "Etnik temizlik ihtimaline ilişkin kaygılar artmakta"</p><p></p><p>Yıkımlar, tahliyeler, yerinden edilmeler, topraklara el konulması ve kutsal mekanlardaki statükonun ihlal edilmesinin giderek daha baskıcı bir ortam yarattığını kaydeden Guterres, "Bunlar, Filistinli aileleri evlerinden ve topraklarından uzaklaştırmakta ve etnik temizlik ihtimaline ilişkin kaygıları artırmaktadır." uyarısında bulundu.</p><p></p><p>Guterres, E1 yerleşim planının ilerletilmesinin de toprak bütünlüğüne sahip ve yaşayabilir bir Filistin Devleti kurulması ihtimaline ağır bir darbe vuracağını dile getirdi.</p><p></p><p>- "Destek sözlerin ötesine geçmeli"</p><p></p><p>BM Genel Sekreteri, "Gazze'de ise yıkım ve çaresizlik içinde yaşayan aileler açısından, sahada somut bir değişiklikle desteklenmediği sürece daha iyi bir gelecek vaatleri inandırıcılığını yitirmektedir." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Barış Planı'nın bütünüyle uygulanması gerektiğinin altını çizen Guterres, "Filistinliler ve Orta Doğu'da barışa önem veren herkes açısından, iki devletli çözüme verilen destek sözlerin ötesine geçmelidir." dedi.</p><p></p><p>Bugün her zamankinden daha fazla politikaların kararlar ve eylemlerle ortaya konulması gerektiğini kaydeden Guterres, güvenilir bir siyasi süreci ilerletmek için harekete geçilmesi gerektiğini söyledi.</p><p></p><p>Guterres, "Hedef açıktır: 1967 öncesi sınırlar temelinde, Kudüs'ün her iki devletin başkenti olduğu, güvenli ve tanınmış sınırlar içinde, yan yana barış ve güvenlik içinde yaşayan iki bağımsız, egemen ve demokratik devlet; İsrail ve Filistin. Bunun başka bir alternatifi yoktur ve zaman daralmaktadır." uyarısını yaptı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Gazze'deki manzara herkes için utanç verici"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/gazzedeki-manzara-herkes-icin-utanc-verici-690/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/gazzedeki-manzara-herkes-icin-utanc-verici-690/</id>
<published><![CDATA[2026-09-23T08:08:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-23T08:08:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A4E8F4-493464-DE8610-C1AD2A-5C2F52-6AA9C2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Macron, ABD'nin New York kentinde Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, herkesin dünyada emperyalizmin geri döndüğünden bahsettiğini dile getirdi.</p><p></p><p>Dünyada gücü elinde tutan birkaç kişinin, uluslararası düzeni zayıflatarak sınırlarını genişletebileceğini veya halkların kendi kaderini tayin etme hakkını çiğneyebileceğini düşündüğünü belirten Macron, ülkelerin, orman hukukuna dönüşmüş bir ortamda mı yoksa medeni bir uluslararası toplumun bünyesinde mi var olmak istediği konusunda seçim yapması gerektiğini ifade etti.</p><p></p><p>Macron, BM'nin yanında dik durmak gerektiğine işaret ederek, "Özgür ve eşit halkları bir arada toplayan ortak evimiz, her üyesinin eşit egemenliği üzerine kurulu. (BM) Şartımız, bazılarımızın gücünün diğerleri için karar vermesini engelliyor." dedi.</p><p></p><p>- "Barışı inşa etmek için yeniden kararlılıkla hareket etmeliyiz"</p><p></p><p>Savaş, barış, teknoloji konularında en güçlü olanın kendi kanununu diğerlerine dayatmasına karşı adaletin ve ortak çıkarların korunması çağrısında bulunan Macron, dünyada çözülemeyen savaş ve krizlerin arttığına dikkati çekti.</p><p></p><p>Macron, savaşların ve halkların acıları karşısında bir tür kaderciliğe teslim olunmaması gerektiğini savunarak, "Somut çözümler bulmak ve barışı inşa etmek için yeniden kararlılıkla hareket etmeliyiz." diye konuştu.</p><p></p><p>"Bu zamanda, insani yardım çalışanlarını ve uluslararası insancıl hukuku savunmak için yeniden seferber olmalıyız." ifadesini kullanan Macron, Uluslararası Adalet Divanını desteklemeye devam ettiklerini anlattı.</p><p></p><p>Macron, "Bazılarının inşa etmek istediği, yeni cezasızlık düzenini kabul edemeyiz. Bu nedenle (BM) Güvenlik Konseyi'nde Fransa, (Konsey'in) etkinliğini artıracak reformları destekliyor." diyerek, BM Güvenlik Konseyi'nin kapılarını yeni üye devletlere açması beklentisini dile getirdi.</p><p></p><p>Konsey'in uluslararası hukukun ihlallerine karşı harekete geçebilmesi gerektiğini de savunan Macron, "Barbarlık karşısında kim usule ilişkin bir çıkmazla yetinebilir?" dedi.</p><p></p><p>Macron, savaş suçlarının sanayileştiği, hukukun ihlal edilmesinin ve sivil altyapıların yıkılmasının yeni "bir barbarlık çağı" başlattığı değerlendirmesinde bulunarak, Cenevre Sözleşmeleri'nin tehlikede olduğunu belirtti.</p><p></p><p>- "Böyle bir dünyada yaşamak istiyor muyuz?"</p><p></p><p>Toplu katliamlar söz konusu olduğunda Konsey'in daimi ülkelerinin veto hakkının sınırlandırılmasına yönelik Fransa ve Meksika'nın girişiminin her zamankinden daha fazla gerekli olduğunu vurgulayan Macron, Hürmüz Boğazı'nın tamamen yeniden açılmasının ve uluslararası hukuka saygı duymanın öncelikleri olduğunu kaydetti.</p><p></p><p>Macron, dünya düzeninin güçlünün düzenine dönüştüğüne işaret ederek, "Böyle bir dünyada yaşamak istiyor muyuz?" sorusunu yöneltti.</p><p></p><p>Savaşlar karşısında BM Şartı'na uygun çözümler aranması ve bu konuda çifte standart uygulanmaması gerektiğine dikkati çeken Macron, "Avrupa'da halkların egemenliğinin değerli olduğunu ancak Afrika söz konusu olduğunda bunun daha az değerli görüldüğünü kaç kez duyduk?" ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Macron, BM değerlerinin her koşul ve kıta için savunulması gerektiğinin altını çizerek, "Barış ve güvenlik bölünmez niteliktedir ve herkesin bunlara hakkı vardır." dedi.</p><p></p><p>- "Ukrayna'ya desteği sürdüreceğiz" mesajı</p><p></p><p>Macron, Fransa'nın Ukrayna'ya desteğini sürdüreceği taahhüdünde bulunarak, Rusya ile Ukrayna arasındaki müzakerelerin en kısa sürede başlaması için çaba sarf etmekten çekinmeyeceklerini vurguladı.</p><p></p><p>Öte yandan Macron, sivil ve enerji altyapısına yönelik saldırıların durdurulmasına ve Karadeniz'de tahıl sevkiyatına imkan verecek geçici bir ateşkesin zorunlu olduğuna işaret etti.</p><p></p><p>- "Gazze'deki manzara hepimiz için utanç verici" mesajı</p><p></p><p>Lübnan'ın tam egemenliğine olan desteklerini bir kez daha dile getiren Macron, "Ancak tam egemen bir Lübnan, Hizbullah'ı silahsızlandırabilir ve Lübnanlılar ile komşularının güvenliğini tesis edebilir." diye konuştu.</p><p></p><p>Macron, Filistinliler için de egemenlik vurgusu yaparak, şu ifadeleri kullandı:</p><p></p><p>"Bir yıl önce bu salonda çok sayıda devlet, Filistin Devleti'ni tanıdı. (Filistin'i tanıyan devletler) bazılarının oldukça şüpheci yaklaşmasını anlıyorum. Kağıt üzerinde tanıdınız, hakikate bakın. Eğer eyleme geçmezsek, güvenilirliğimizin ne kıymeti kalır? Gazze konusunda bazıları barışın sağlandığına inanıyor ama bu insani yardımların ulaşmasına imkan sağlamadı. İşte manzara, utanç verici, hepimiz adına utanç verici."</p><p></p><p>İşgal altındaki Batı Şeria'da da her gün hak ihlallerine şahit olduklarını dile getiren Macron, Filistinlilerin meşru haklarına saygı gösterilmesi gerektiğini belirtti.</p><p></p><p>Bunun İsrail'in güvenliğinin de ön koşulu olduğu değerlendirmesinde bulunan Macron, İsrail'in güvenliğinin komşu devletlerin egemenliğinin ihlal edilmesinden geçtiğini savunanların çok büyük hata yaptığını söyledi.</p><p></p><p>Macron, Suriye'ye de destek verdiklerini ve bu devletin egemenliğinin ve birliğinin tesisi için çalıştıklarını dile getirdi.</p><p></p><p>Küresel sistemin çifte standart sorununu çözmeden, hiçbir sorunun çözülemeyeceğini vurgulayan Macron, Kuzey ile Güney arasında bir uçurum veya bölünme olmaması için başta sağlık alanında olmak üzere kalkınmakta olan ülkelerin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik daha etkin bir yönetişim mekanizması geliştirilmesini istedi.</p><p></p><p>Macron, adil ticaret, iklim, biyoçeşitlilik ve okyanuslar konusunda da ilerlemeci adımlar atılabilmesi için proaktif birçok taraflılığa ihtiyaç duyulduğunu söyledi.</p><p></p><p>Yapay zeka konusunda alınacak kararlara da bu alanda öncü güçler olarak öne çıkan ABD ve Çin'in tek başına karar veremeyeceğini dile getiren Macron, Avrupa'nın yapay zeka yasası ve ilkelerine ilişkin model konusunda adım atan ilk taraf olduğunu ifade etti.</p><p></p><p>Macron, 15 yaş altı çocukların sosyal medyaya erişimlerine ilişkin düzenlemelerin de hayata geçirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Binlerce FBI ajanının kişisel verileri çalındı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/binlerce-fbi-ajaninin-kisisel-verileri-calindi-3858/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/binlerce-fbi-ajaninin-kisisel-verileri-calindi-3858/</id>
<published><![CDATA[2026-09-23T07:44:09+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-23T07:44:09+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D6CA1B-A6F722-B08C3E-A931B2-CB71F3-440954.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Olay, Shiny Hunters grubunun karanlık web sitelerinde FBI'ı hedef tahtasına oturtarak kurban ilan etmesinden saatler sonra gün yüzüne çıktı. FBIjobs.gov adresindeki iş başvuru portalını etkileyen bu yetkisiz faaliyetlerin ardından platform aniden çökerken, sitede portalın geçici olarak kullanılamadığına dair bir uyarı notu yer aldı.</p><p></p><p>Pazartesinden bu yana sistem verilerine eriştiklerini savunan korsanlar, FBI'ın geçmişteki uyarılarında grubun perakende, teknoloji ve sağlık devlerini hedef aldığını hatırlatmıştı. Bilgisayar korsanlarının asıl amacının finansal kazançtan ziyade, büronun kendileri hakkındaki çevrim içi uyarısını kaldırmasını veya değiştirmesini sağlamak olduğu öne sürülüyor.</p><p></p><p>Geçmişteki güvenlik açıkları hatırlatıldı</p><p></p><p>ABD kolluk kuvvetlerinin benzer siber tehditlerle ilk kez karşılaşmadığı biliniyor. Daha önce de Mart ayında hassas dinleme ağlarında olaylar yaşanmış, Rusça konuştuğu düşünülen siber çeteler Adalet Bakanlığına ait gizli belgeleri sızdırmıştı. Ayrıca 2023 yılında Jeffrey Epstein soruşturmasına ait dosyaların bulunduğu New York saha ofisi sistemleri de ihlal edilmişti.</p><p></p><p>FBI yetkilileri konuya ilişkin soruşturmasını titizlikle sürdürürken, siber korsanların eline geçtiği iddia edilen verilerin boyutu ve güvenliği tehdit edip etmeyeceği uluslararası kamuoyunda endişeyle takip ediliyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Trump'ın medya tepkisi: ABD'nin dev kanalları birleşti, yayınları durdurdu</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/trumpin-medya-tepkisi-abdnin-dev-kanallari-birlesti-yayinlari-durdurdu-5768/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/trumpin-medya-tepkisi-abdnin-dev-kanallari-birlesti-yayinlari-durdurdu-5768/</id>
<published><![CDATA[2026-09-22T13:12:41+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-22T13:12:41+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_EE2182-7AB8ED-8F3D6F-FCFF29-083A4C-8ABE79.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Başkanı Donald Trump ile ülkenin önde gelen medya kuruluşları arasındaki gerilim yeni bir boyuta taşındı. Trump'ın CNN, MS NOW ve Politico gazetecilerinin Beyaz Saray'a girişini yasaklamasının ardından beş büyük televizyon ağı ortak bir karar aldı.</p><p></p><p>ABC, CBS, CNN, Fox ve NBC, başkanın etkinliklerini dönüşümlü olarak görüntüleyen Beyaz Saray televizyon basın havuzunun faaliyetlerini askıya aldı. Karar, kanalların Trump hakkındaki tüm haberlerini durdurduğu anlamına gelmiyor; protesto, ortak havuz sistemi kapsamında gerçekleştirilen başkanlık etkinliği çekimlerini kapsıyor.</p><p></p><p><b>Trump üç medya kuruluşunu Beyaz Saray'dan men etti</b></p><p></p><p>Krizin fitilini Trump'ın 18 Eylül Cuma günü yaptığı açıklama ateşledi. ABD Başkanı, CNN, MS NOW ve Politico'yu “sahte haber” ve “kurmaca” içerikler yayımlamakla suçlayarak gazetecilerinin Beyaz Saray'a girişini yasakladığını duyurdu.</p><p></p><p>Kararın ardından üç kuruluşun gazetecilerinin Beyaz Saray'a girişine izin verilmedi. Trump ayrıca benzer yaptırımların başka medya kuruluşlarına da uygulanabileceğinin sinyalini verdi.</p><p></p><p><b>ABC, CBS, CNN, Fox ve NBC'den ortak hamle</b></p><p></p><p>Beyaz Saray'ın CNN'i planlanan televizyon havuzu görevinden çıkarmasının ardından ABC, CBS, CNN, Fox ve NBC, mevcut koşullarda ortak başkanlık havuzu görevlerine devam etmeme kararı aldı.</p><p></p><p>Televizyon havuzu sistemi, Beyaz Saray'daki alan ve güvenlik kısıtlamaları nedeniyle her kanalın ayrı ekip göndermesi yerine, büyük televizyon kuruluşlarının dönüşümlü olarak başkanın etkinliklerini görüntülemesine dayanıyor. Çekilen görüntü ve ses daha sonra diğer medya kuruluşlarıyla paylaşılıyor.</p><p></p><p>Kanallar ortak tutumlarında, kamuoyunun hükümet hakkında doğru ve bağımsız bilgi edinmesinin önemini vurgularken, bir yönetimin haber içeriklerine itiraz ettiği gerekçesiyle bir yayın kuruluşunun erişimini kısıtlamaması gerektiğini savundu.</p><p></p><p><b>İlk sonuç Beyaz Saray'daki törende ortaya çıktı</b></p><p></p><p>Medya krizi kısa süre sonra Beyaz Saray'daki bir etkinliğe de yansıdı. Trump'ın yeni helikopter pistinin açılışı için düzenlenen kurdele kesme töreninde, geleneksel televizyon havuzu ekibinin bulunmaması nedeniyle başkanın konuşmasının sesinin sağlıklı biçimde aktarılamadığı bildirildi.</p><p></p><p>Etkinliği canlı yayımlayan Newsmax görüntüleri ekrana getirirken, alanda havuz kameralarının bulunmaması nedeniyle Trump'ın söylediklerini izleyicilere aktarmakta güçlük yaşandı.</p><p></p><p>Böylece izleyiciler ABD Başkanı'nı ekranda görebilirken konuşmasını net biçimde duyamadı. Olay, ortak televizyon havuzunun Beyaz Saray haberlerinin görüntü ve sesinin diğer kuruluşlara ulaştırılmasındaki rolünü de görünür hale getirdi.</p><p></p><p><b>CNN, MS NOW ve Politico mahkemeye gitti</b></p><p></p><p>Krizin bir diğer cephesi ise yargıya taşındı. CNN, MS NOW ve Politico, Beyaz Saray'a girişlerinin engellenmesinin ardından Trump yönetimine karşı dava açtı.</p><p></p><p>Üç medya kuruluşu, yasağın haberlerinin içeriği nedeniyle uygulandığını savunarak kararın ABD Anayasası'nın Birinci Değişikliği kapsamında güvence altına alınan basın özgürlüğünü ihlal ettiğini ileri sürdü.</p><p></p><p>Kuruluşlar ayrıca erişim izinlerinin yeterli bir süreç işletilmeden kaldırılmasının anayasal haklarını ihlal ettiğini savunarak mahkemeden yasağın uygulanmasının durdurulmasını ve Beyaz Saray erişimlerinin yeniden sağlanmasını istedi.</p><p></p><p><b>Trump: “Ulusal güvenliğe tehdit”</b></p><p></p><p>Trump ise geri adım atmadı. ABD Başkanı, yasakladığı medya kuruluşlarının “sahte haber” yayımladığını öne sürerek kararını savundu.</p><p></p><p>Trump, söz konusu yayın kuruluşlarını “ulusal güvenliğe tehdit” olarak nitelendirirken, Beyaz Saray yönetimi de başkanlık yerleşkesine erişimin bir “hak” değil “ayrıcalık” olduğu görüşünü dile getirdi.</p><p></p><p>Böylece Washington'daki tartışma yalnızca üç medya kuruluşunun Beyaz Saray'a girip giremeyeceği meselesinin ötesine geçti. Beyaz Saray'a basın erişiminin sınırları, yönetimin gazetecileri haber içeriklerine göre dışlayıp dışlayamayacağı ve Birinci Değişiklik'in sağladığı korumanın kapsamı şimdi açılan davanın merkezinde yer alıyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"BM'de  veto hakkı ve daimi üyelik kalksın"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/bmde-veto-hakki-ve-daimi-uyelik-kalksin-8177/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/bmde-veto-hakki-ve-daimi-uyelik-kalksin-8177/</id>
<published><![CDATA[2026-09-22T09:50:06+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-22T09:50:06+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_61DFE6-439325-B48F77-2E1ABF-5B9A69-02B8AB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler'in mevcut karar alma mekanizmasının değiştirilmesi gerektiğini belirterek BM Güvenlik Konseyi'ndeki veto hakkının kaldırılması çağrısında bulundu.</p><p></p><p>Erdoğan, Bloomberg için kaleme aldığı “BM, Güvenlik Konseyi'nin veto hakkını kaldırmalıdır” başlıklı makalesinde reformun yalnızca Konsey'e yeni daimi üyeler eklenmesiyle sınırlı kalmaması gerektiğini savundu. Erdoğan'ın önerdiği modelde daimi üyeliklerin de kaldırılması ve Güvenlik Konseyi üyelerinin BM Genel Kurulu tarafından belirli sürelerle seçilmesi öngörülüyor.</p><p></p><p><b>Erdoğan: Veto imtiyazı kaldırılmalı</b></p><p></p><p>Küresel karar alma mekanizmalarının günümüz koşullarına uyarlanmasının ertelenemeyeceğini belirten Erdoğan, reform sürecinin merkezine veto yetkisinin kaldırılmasını yerleştirdi.</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Reform ihtiyacını artık somut bir yol haritasına dönüştürmek elzemdir. Bu yol haritasının merkezinde ise veto imtiyazının ilgası yer almalıdır” ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Erdoğan'a göre Güvenlik Konseyi'ne veto hakkına sahip yeni ülkelerin eklenmesi ise mevcut sorunu ortadan kaldırmayacak, ayrıcalıklı yapının kapsamını genişletecek.</p><p></p><p><b>"Dünya 5'ten büyüktür" mesajını yineledi</b></p><p></p><p>Erdoğan, uzun süredir dile getirdiği “Dünya 5'ten büyüktür” söylemini de makalesinde yineledi.</p><p></p><p>Farklı coğrafyaların deneyim, kapasite ve siyasi iradesinin küresel karar mekanizmalarına daha fazla dahil edilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, mevcut Güvenlik Konseyi yapısının İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşan güç dengesini yansıttığını ifade etti.</p><p></p><p>Salgınlar, enerji krizleri, tedarik zincirlerindeki kırılmalar ve bölgesel çatışmalara işaret eden Erdoğan, küresel krizlerin çözümünün birkaç devletin kararlarına bağlı kalmasının günümüz koşullarıyla uyuşmadığını savundu.</p><p></p><p><b>BM Güvenlik Konseyi için yeni model</b></p><p></p><p>Erdoğan'ın makalesindeki en dikkat çekici önerilerden biri, daimi üyelerin bulunmadığı yeni bir Güvenlik Konseyi modeli oldu.</p><p></p><p>Öneriye göre Konsey üyeleri BM Genel Kurulu tarafından belirli sürelerle ve dönüşümlü olarak seçilecek. Yeniden görev almak isteyen ülkelerin ise Genel Kurul üyelerinin çoğunluğunun desteğini tekrar kazanması gerekecek.</p><p></p><p>Erdoğan, böyle bir sistemin Güvenlik Konseyi'nin hem temsil kapasitesini hem de Genel Kurul karşısındaki hesap verebilirliğini artıracağını belirtti.</p><p></p><p><b>BM Genel Kurulu'nun yetkileri artırılsın</b></p><p></p><p>Erdoğan'ın reform önerisinin bir diğer ayağını BM Genel Kurulu'nun güçlendirilmesi oluşturdu.</p><p></p><p>Hiçbir devletin uluslararası toplumun çoğunluğunun iradesini kalıcı biçimde engelleyemeyeceği bir sistem kurulması gerektiğini savunan Erdoğan, bu yaklaşım etrafında Genel Kurul bünyesinde geniş bir uluslararası koalisyon oluşturulması çağrısında bulundu.</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geleceğin uluslararası düzenini geçmişin hiyerarşilerini muhafaza ederek kuramayız” değerlendirmesini yaptı.</p><p></p><p><b>Erdoğan yeni güç merkezlerine dikkat çekti</b></p><p></p><p>Erdoğan, son çeyrek asırda küresel güç dengelerinde önemli değişimler yaşandığını belirterek Asya'nın artan ekonomik ağırlığına ve Afrika'nın uluslararası sistemde daha güçlü temsil talebine dikkat çekti.</p><p></p><p>Ekonomi, güvenlik, teknoloji ve diplomasi alanlarında yeni güç merkezlerinin ortaya çıktığını belirten Erdoğan, uluslararası kurumların aynı hızla değişime ayak uyduramadığını savundu.</p><p></p><p>Ticaret, lojistik, ulaştırma ve enerji koridorlarının güvenliğinin de yeni uluslararası sistem açısından giderek daha belirleyici hale geldiğini ifade etti.</p><p></p><p><b>Bölgesel aktörlere daha fazla rol çağrısı</b></p><p></p><p>Erdoğan, bölgesel sorunların yalnızca dışarıdan belirlenen yöntemlerle çözülemeyeceğini de belirtti.</p><p></p><p>Yerel şartları ve ilgili ülkelerin iradesini dikkate alan modellerin daha kalıcı sonuçlar üretebileceğini savunan Erdoğan, diplomatik kapasitesi, ekonomik imkanları ve farklı taraflarla iletişim kurabilme yeteneği bulunan ülkelerin barış ve istikrarın sağlanmasında daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti.</p><p></p><p><b>Gelişmekte olan ülkelere finansman mesajı</b></p><p></p><p>Erdoğan'ın makalesinde küresel ekonomik sistem de reform çağrısının bir parçası olarak yer aldı.</p><p></p><p>Küreselleşmenin refahı yayacağı yönündeki beklentilerin bütünüyle gerçekleşmediğini belirten Erdoğan, gelir dağılımındaki eşitsizliklere ve ekonomik bağımlılıklara dikkat çekti.</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı, gelişmekte olan ülkelerin kalkınma hakkının ve ihtiyaç duydukları finansmana erişimin güvence altına alınması gerektiğini belirtti.</p><p></p><p><b>Türkiye'den "daha adil bir dünya" çağrısı</b></p><p></p><p>Türkiye'nin veto yetkisinin kaldırılmasını, seçilmiş Güvenlik Konseyi üyelerinin karar alma süreçlerinde daha fazla ağırlık kazanmasını ve BM Genel Kurulu'nun rolünün güçlendirilmesini desteklediğini belirten Erdoğan, kapsamlı reform için geniş bir uluslararası iradeye ihtiyaç olduğunu kaydetti.</p><p></p><p>Erdoğan, farklı bölgelerden ülkelerin ortak bir zeminde buluşmasının uluslararası sistemin temsil kapasitesini ve meşruiyetini güçlendireceğini savunarak “daha adil bir dünya” çağrısını yineledi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Türk-Amerikan ilişkileri tarihi bir derinliğe sahip"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/turk-amerikan-iliskileri-tarihi-bir-derinlige-sahip-3222/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/turk-amerikan-iliskileri-tarihi-bir-derinlige-sahip-3222/</id>
<published><![CDATA[2026-09-22T07:42:00+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-22T07:42:00+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2EE369-AECD9D-1F951F-DEB423-956510-46AAE4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>
	Coons, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın da katıldığı New York'ta düzenlenen "100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri" etkinliğine katılarak bir konuşma yaptı.
</p>
<p>
</p>
<p>
	Senatör Coons, iki ülke arasındaki ilişkilerin tarihi bir derinliğinin olduğunu ve geleceğinin parlak olduğunu ifade ederek, "Yüz yıllık derin ve anlamlı işbirliğimiz, iş dünyası ile kenetlenmiştir." dedi.
</p>
<p>
</p>
<p>
	ABD'de iş yapan Türk iş adamlarının çok önemli katkılar yaptığını anlatan Coons, Ankara'da yapılan NATO Zirvesi'nin de ittifakın geleceği açısından çok önemli bir rol oynadığını belirtti.
</p>
<p>
</p>
<p>
	New York'ta ABD Ticaret Odası ile ABD-Türkiye İş Konseyi (USTBC) organizasyonuyla ve Konsey Başkanı Hamdi Ulukaya'nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen "100 Yıllık Dostluk Galası"na Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş katıldı.
</p>
<p>
</p>
<p>
	Etkinliğe ayrıca Medicare ve Medicaid Hizmetleri Direktörü Mehmet Öz ile birlikte ABD yönetiminden ve Kongresinden çok sayıda üst düzey davetli katıldı.
</p>
<p>
</p>
<p>
</p><iframe width="560" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/hsWz0p4i0ko?si=N5beAuWcanPi_IZq" title="YouTube video player" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu'na katılmak üzere ABD'de</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/cumhurbaskani-erdogan-bm-genel-kuruluna-katilmak-uzere-abdde-8075/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/cumhurbaskani-erdogan-bm-genel-kuruluna-katilmak-uzere-abdde-8075/</id>
<published><![CDATA[2026-09-21T08:36:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-21T08:36:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2265E4-7027AC-C37859-E25C8D-2AFE83-D0F591.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, John F. Kennedy Uluslararası Havalimanı'nda Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, Washington Büyükelçisi Sedat Önal ve New York Başkonsolosu Büyükelçi Muhittin Ahmet Yazal ile diğer ilgililer karşıladı.</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ile Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım da ABD'ye geldi.</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan, John F. Kennedy Uluslararası Havalimanı'ndan Türkevi'ne geçti.</p><p></p><p>Erdoğan, ellerinde Türk bayrakları bulunan vatandaşlarla bir süre sohbet etti.</p><p></p><p>Ağlayan Mahir Selim Ürker isimli 9 aylık bebeği seven Erdoğan, bebeğe altın hediye etti.</p><p></p><p>Elini öpen küçük bir kız çocuğunun elini öperek karşılık veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisine dua ettiğini söyleyen bir vatandaşa da "Allah razı olsun, sağ olun. Dua edenlerin çok olsun." diye yanıt verdi.</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Türkevi önündeki gazetecilere, "İnşallah dolu dolu bir Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nu geçireceğiz." dedi.</p><p></p><p>Bir gazetecinin "Programınız bayağı yoğun" demesi üzerine "Bayağı yoğun." karşılığını veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra beraberlerindeki heyetle Türkevi'ne girdi.</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İran'ın görüşme masasına dönmesi için kapı açık"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iranin-gorusme-masasina-donmesi-icin-kapi-acik-1911/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iranin-gorusme-masasina-donmesi-icin-kapi-acik-1911/</id>
<published><![CDATA[2026-09-21T07:53:33+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-21T07:53:33+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_ECF98E-D81BDE-12E2C0-DBF77D-9D4B6B-90C3AF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Waltz, ABD merkezli haber sitesi Al-Monitor'ın New York'ta düzenlendiği etkinlikte konuştu.</p><p></p><p>İran'ın para biriminin çöktüğünü ve ekonomik baskılara maruz kaldığını belirten Waltz, "İran rejimi 1979'dan bu yana en zayıf döneminde ve giderek daha da zayıflıyor." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Waltz, "İran'ın müzakere masasına dönmesi için kapı açık." diyerek, Tahran'ın diplomatik ve barışçıl yollarla müzakere masasına geri dönmesini umduğunu kaydetti.</p><p></p><p>Zamanın lehlerine işlediğini savunan Waltz, Tahran'ın son dönemde yeniden müzakerelere başlamak için ABD yaptırımlarının kaldırılmasını ve tazminat ödenmesini şart koştuğu yönündeki haberlerin ise asılsız olduğunu bildirdi.</p><p></p><p>- "BM'yi diyete soktuk"</p><p></p><p>Waltz diğer taraftan Abraham Anlaşmaları'na katılmakla ilgilenen "potansiyel üyeler" bulunduğunu da dile getirirken, bu ülkelerin hangileri olduğunu ise açıklamadı.</p><p></p><p>Birleşmiş Milletler'e (BM) ilişkin de konuşan Waltz, BM'yi "tekrar büyük" yapmayı hedeflediklerini belirtti.</p><p></p><p>ABD'nin BM tarihindeki ilk bütçe kesintisini gerçekleştirdiğini aktaran Waltz, "Hiç kesinti yapılmamıştı, bütçe yalnızca büyüyordu. Biz BM'yi diyete soktuk. Bazen daha yalın ve daha odaklı olmak çok daha iyidir." ifadesini kullandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Cindy Crawford'ın oğlu Presley Gerber 27 yaşında hayatını kaybetti</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/cindy-crawfordin-oglu-presley-gerber-27-yasinda-hayatini-kaybetti-4855/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/cindy-crawfordin-oglu-presley-gerber-27-yasinda-hayatini-kaybetti-4855/</id>
<published><![CDATA[2026-09-21T06:39:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-21T06:39:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2A3EFE-D5476A-F6901A-C07F6E-B2C5E2-13CC30.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Los Angeles Bölgesi Adli Tıp Kurumu kayıtlarına göre Presley Gerber, 20 Eylül Pazar günü bir rehabilitasyon merkezinde hayatını kaybetti. Gerber'in kesin ölüm nedeni henüz açıklanmadı. Otopsi sürecinin de tamamlanmadığı bildirildi.</p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202026/cindy-i.jpg" alt="cindy-i" class="tubi left floated image"></p><p>Cindy Crawford, Rande Gerber ve kızları Kaia Gerber'in temsilcisi de ölüm haberini doğruladı. Aile, yaptığı kısa açıklamada bu "çok zor ve acı dolu süreçte" mahremiyetlerine saygı gösterilmesini istedi.</p><p></p><p><b>Presley Gerber ki̇mdi̇r?</b></p><p></p><p>1999 yılında Beverly Hills'te dünyaya gelen Presley Gerber, annesi Cindy Crawford ve kız kardeşi Kaia Gerber gibi moda dünyasında kariyer yaptı. Genç yaşta modelliğe başlayan Gerber, çeşitli uluslararası markaların kampanyalarında ve defilelerinde yer aldı.</p><p></p><p>Gerber, son yıllarda yaşadığı ruh sağlığı ve madde bağımlılığı sorunları hakkında da kamuoyu önünde konuşmuştu. Sosyal medya ve röportajlarında yaşadığı sürece ilişkin açıklamalarda bulunmuş, ruh sağlığı konusunda farkındalık yaratmaya yönelik paylaşımlar yapmıştı.</p><p></p><p><b>2019'da alkollü araç kullanmaktan gözaltına alınmıştı</b></p><p></p><p>Presley Gerber, Ocak 2019'da alkollü araç kullanmak suçlamasıyla gözaltına alınmıştı. Aynı yıl üç yıl denetimli serbestlik cezası alan Gerber'in ayrıca alkollü araç kullanmaya ilişkin bir eğitim programını tamamlamasına ve iki gün kamu hizmeti yapmasına karar verilmişti.</p><p></p><p>Cindy Crawford ve Rande Gerber'in tek oğlu olan Presley'nin bir de kendisi gibi model ve oyuncu olan kız kardeşi Kaia Gerber bulunuyordu.</p><p></p><p>Gerber'in ölüm nedenine ilişkin resmi açıklamanın, adli tıp incelemelerinin tamamlanmasının ardından yapılması bekleniyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Danimarka Grönland'ın kontrolünü ABD'ye verdi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/danimarka-gronlandin-kontrolunu-abdye-verdi-2916/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/danimarka-gronlandin-kontrolunu-abdye-verdi-2916/</id>
<published><![CDATA[2026-09-19T08:31:45+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-19T08:31:45+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1FEC9E-642EAC-2793BE-5DCC27-1EDC19-270F97.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Başkanı Donald Trump, Dani̇marka'nın Grönland'in güvenli̇ği̇ni̇n kontrolünü ABD'ye verdi̇ği̇ni̇ söyledi̇.</p><p></p><p>Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada Trump, şu ifadeleri kullandı:</p><p></p><p>ABD’nin, Danimarka ve Grönland ile, ABD’ye Grönland’daki güvenlik ve diğer tüm ihtiyaçlar üzerinde kalıcı kontrol hakkı tanıyan ve ABD’nin sayısız endişesinin TAMAMINI tam anlamıyla gideren bir Anlaşma imzaladığını duyurmaktan memnuniyet duyarım.</p><p></p><p><b>Bu anlaşma ABD için HİÇBİR MALİYET getirmeyecektir!</b></p><p></p><p>Benim talimatımla, Danimarka ve Grönland temsilcileriyle birlikte çalışarak, ABD’nin Grönland’ın ve ABD’nin güvenliğini sağlamak ve savunmak için Grönland’da gerekli olan her şeyi SONSUZA DEK tam yetkiyle yapabileceğini garanti altına aldık.</p><p></p><p>Ayrıca, bundan böyle hiçbir ABD düşmanı, bizim açık yazılı onayımız olmadan ASLA Grönland’da üs kuramaz, Grönland’da askeri varlık gösteremez veya Grönland’da hassas yatırımlar yapamaz.</p><p></p><p>100 yılı aşkın bir süredir başkanlar Grönland’ın stratejik öneminin farkındaydı, ancak HİÇBİRİ bu konuda bir şey yapamadı. Bu son derece önemli meseleyi kalıcı ve kesin bir şekilde çözen başkan olmaktan gurur duyuyorum.</p><p></p><p>Bu bir “Sonsuz Yaşam” Anlaşmasıdır; sonu yoktur! Az önce gerçekleşen olaydan büyük onur ve gurur duyuyoruz; bugün üzerinde mutabık kalınan her şey Amerikan halkı tarafından büyük bir değerle karşılanacaktır.</p><p></p><p>Grönland’ın uygun bölgelerinden birinde – ki bu tür bölgeler çoktur – geniş çaplı bir askeri varlık oluşturma sürecine derhal başlayacağız. Bu varlığın geliştirilmesi ve inşası konusunda Grönland halkıyla işbirliği içinde çalışacağız.</p><p></p><p>Bu çözüm, ABD, Danimarka, Grönland ve tüm müttefiklerimiz için harika bir çözümdür. Bu geniş ve son derece stratejik toprak parçası konusunda muhteşem bir geleceğe doğru, Danimarka ve Grönland’ın harika halklarıyla birlikte çalışmayı sabırsızlıkla bekliyoruz. Bu toprakları son derece koruyacağız! Bu, ABD için çok önemli, tarihi ve özel bir rüyanın gerçeğe dönüşmesidir.</p><p></p><p><b>'Şi ile görüşme verimli geçecek'</b></p><p></p><p>Trump, 23 Eylül’de Beyaz Saray’da görüşeceği Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile ilişkilerinin iyi olduğunu belirterek, görüşmenin 'çok verimli' geçmesini beklediğini, Çin lideriyle gerçekleştireceği görüşmeyi sabırsızlıkla beklediğini ifade etti:</p><p></p><p>Çok verimli bir görüşme yapacağız. Çin ile aramız iyi, ilişkilerimiz çok iyi gidiyor. Devlet Başkanı Şi ile aramızda iyi bir ilişki var.</p><p></p><p>Görüşmelerde yalnızca yapay zekanın değil, iki ülkeyi ilgilendiren çok sayıda başlığın ele alınacağını kaydeden Trump, Çin’e uyguladığı yüksek gümrük vergilerine de değindi. Trump’ın açıklamaları, ticaret ve tarifelerin görüşmenin önemli gündem maddelerinden biri olacağına işaret etti.</p><p></p><p><b>Trump’tan medya yasağına ilişkin açıklama</b></p><p></p><p>Trump’a ayrıca, 3 ABD’li medya kuruluşuna Beyaz Saray tarafından getirilen erişim yasağı hakkında soru yöneltildi. Bir gazetecinin, Çin’in gazetecilere yönelik baskılarıyla Trump yönetiminin kararını karşılaştırarak “Sizin bu kararınız nasıl bir mesaj gönderir?” sorusuna Trump, “Biz de baskı yapıyoruz. Bizde yalan haber medyası var.” yanıtını verdi.</p><p></p><p>Trump, daha sonra sözlerini düzelterek, “Biz baskı yapmıyoruz ancak bizde yalan haber medyası var.” ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Trump daha önce yaptığı açıklamada CNN, MS Now ve Politico muhabirlerinin Beyaz Saray'a girişini yasakladığını bildirmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD'nin F-35 savaş uçağı teknolojisi Çin'e sızdırılmış olabilir</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abdnin-f-35-savas-ucagi-teknolojisi-cine-sizdirilmis-olabilir-3350/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abdnin-f-35-savas-ucagi-teknolojisi-cine-sizdirilmis-olabilir-3350/</id>
<published><![CDATA[2026-09-19T08:23:14+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-19T08:23:14+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1EE8E5-F39F8F-2E8058-811CAE-2404F7-0EA9CD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD'ye ait F-35 savaş uçağının bileşenleri sevkiyatının Hong Kong'a yönlendirilmesinin ardından uçağın teknolojisinin Çin'e sızdırılmış olabileceği iddia edildi.</p><p></p><p>Politico'nun kaynaklara dayandırarak bildirdiğine göre, Avustralya'dan ABD'ye onarım için F-35 parçaları taşıyan sevkiyat, Pasifik Okyanusu üzerinden taşındıktan sonra Hong Kong'a yönlendirildi. Yönlendirmenin ardından bazı parçaların kayıp olduğu bildirildi.</p><p></p><p>Sevkiyatın neden yönünün değiştirildiği veya kayıp ekipmanın şu anda kimin elinde olduğu belirsizliğini koruyor.</p><p></p><p>Habere göre, sevkiyatta uçağın kokpitini örten ve yalnızca Washington ve müttefiklerinin erişebildiği gizlilik teknolojisini içeren kanopilerden biri de bulunuyordu.</p><p></p><p>Raporda, ABD Savaş Bakanlığı'na bağlı F-35 Ortak Program Ofisi'nin, kayıp parçaları kurtarmak, olayı araştırmak ve gelecekte benzer olayların yaşanmasını önlemek için önlemler almak üzere ABD yetkilileri ve endüstri ortaklarıyla birlikte çalıştığı belirtildi.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kaliforniya'da yapay zekaya acil kapatma tuşu kararnamesi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/kaliforniyada-yapay-zekaya-acil-kapatma-tusu-kararnamesi-1857/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/kaliforniyada-yapay-zekaya-acil-kapatma-tusu-kararnamesi-1857/</id>
<published><![CDATA[2026-09-19T07:30:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-19T07:30:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6452CF-986C5A-D59576-290260-763B61-0A07AB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>California Valisi Gavin Newsom, yapay zeka şirketlerinin bağımsız denetimini artıracak ve modeller için 'acil kapatma tuşu' çalışmalarını hızlandıracak kararnameyi imzaladı.</p><p></p><p>California Valiliğinin açıklamasına göre kararname, yapay zeka sektöründeki risklere karşı güvenlik ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesini öngörüyor.</p><p></p><p><b>'Daha fazla ertelenemez düzeyde'</b></p><p></p><p>Kararname kapsamında uzmanlardan oluşan bir grup, eyaletin yapay zeka güvenliği yasalarının güçlendirilmesi için iki ay içinde yeni bir kılavuz hazırlayacak. Newsom, yapay zeka alanındaki risklerin daha fazla ertelenemeyecek düzeyde olduğunu belirtti.</p><p></p><p>Anthropic CEO’su Dario Amodei, teknolojinin hızla ilerlemesinin yapay zeka sistemlerini kontrol etme kapasitesini zorlayabileceğini belirterek, gelişimin denetime daha fazla imkan sağlayacak şekilde yavaşlatılmasını önermişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Polonya'da üs kurulması konusunda ilerleme kaydettik"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/polonyada-us-kurulmasi-konusunda-ilerleme-kaydettik-7507/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/polonyada-us-kurulmasi-konusunda-ilerleme-kaydettik-7507/</id>
<published><![CDATA[2026-09-18T09:03:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-18T09:03:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_623024-7D78D9-A49ABF-C63465-7F262B-698FFC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Başkanı Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, Polonya ile ABD arasındaki askeri işbirliğine ilişkin önemli bir gelişmeyi açıkladı.</p><p></p><p>Trump, Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki'nin "cesur liderliğine" atıf yaparak, "Polonya’da bir ABD askeri üssünün kurulması yönünde önemli ilerlemeler kaydediliyor. Bu gerçekleşirse, üssün yeri çok yakında açıklanacak." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>ABD Başkanı, söz konusu adımın iki ülke arasındaki ittifak için "tarihi" bir adım olacağını vurguladı.</p><p></p><p>- Polonyalı liderler Trump'ın açıklamasını memnuniyetle karşıladı</p><p></p><p>Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, ABD Başkanı Trump'a sözleri, dostluğu ve Polonya-ABD ortaklığına güçlü bağlılığı için teşekkür ederek, savunma işbirliğini ciddi ve sorumlu bir şekilde birlikte güçlendirmeye devam etmeye hazır olduklarını belirtti.</p><p></p><p>Nawrocki, Polonya hükümetinin ABD askeri üssü için mümkün olan en iyi konumu sağlamak üzere elinden geleni yapacağını vurguladı.</p><p></p><p>Polonya Başbakan Yardımcısı ve Milli Savunma Bakanı Wladyslaw Kosiniak-Kamysz de X'ten yaptığı paylaşımda Trump ve Nawrocki'nin iyi işbirliğinin olumlu sonuçlar getirdiğini kaydederek, "Bu, stratejik işbirliğimizin önemli bir teyidi. Polonya'da kalıcı Amerikan üssünün kurulması için gösterdiğiniz tüm çabalar için teşekkür ederim. Güvenliğimiz için birlikte çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD, Pezeşkiyan ve Erakçi'ye BM Genel Kurulu için vize verdi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-pezeskiyan-ve-erakciye-bm-genel-kurulu-icin-vize-verdi-9990/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-pezeskiyan-ve-erakciye-bm-genel-kurulu-icin-vize-verdi-9990/</id>
<published><![CDATA[2026-09-18T08:59:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-18T08:59:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B5B263-79DF71-168130-7A210C-D4373D-140290.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, İran'la savaş sürerken bu ülkenin Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi dahil, üst düzey İranlı yetkililere, gelecek hafta New York'ta gerçekleşecek BM Genel Kurulunun yüksek düzeyli toplantısına katılmaları için gerekli vizelerin verildiği bilgisi paylaşıldı.</p><p></p><p>Ülkenin ulusal basınındaki haberlerde, bu gelişmenin, İran ile ABD arasında 6 ayı aşkın süredir devam eden çatışma, Hürmüz Boğazı konusundaki anlaşmazlığın çözülmesi veya İran'ın nükleer programı konusunda görüşmelere geri dönülmesine dair hiçbir işaretin olmaması nedeniyle, "alışılmadık bir durum" olduğu yorumlarına yer verildi.</p><p></p><p>Ayrıca söz konusu gelişmenin, ABD'nin İran destekli olduğunu öne sürdüğü Yemenli Husilerin Kızıldeniz'deki saldırılarının arttığı bir dönemde yaşanması dikkati çekti.</p><p></p><p>BM toplantılarına ev sahipliği yapan ABD'nin, yabancı liderlerin New York'taki BM Genel Merkezi'ne gelmesini engelleme konusunda aslında sınırlı bir yetkisi bulunuyor. Öte yandan ABD geçmişte, aktif çatışma içinde olduğu veya dış politika anlaşmazlığı yaşadığı ülkelerin liderlerine vize vermeyi reddetmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">FED faizi artırdı piyasaları şaşırttı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/fed-faizi-artirdi-piyasalari-sasirtti--8808/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/fed-faizi-artirdi-piyasalari-sasirtti--8808/</id>
<published><![CDATA[2026-09-18T02:38:43+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-18T02:38:43+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4E8E0E-090125-41CF36-A5363B-C9BBDC-E38DCE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Shakhsanam KURBANOVA</p><p></p><p>Fed Başkanı Kevin Warsh, karar sonrası basın toplantısında enflasyonun "çok uzun süredir çok yüksek" seyrettiğini söyledi ve alınan adımın komitenin yüzde 2 hedefine "daha zamanında bir dönüşü destekleyeceğini belirtti.&nbsp;</p><p>Warsh, temmuz ayındaki toplantıdan bu yana yaz aylarında "çok fazla kalemde" fiyat artışlarının yüzde 3'ün üzerinde seyrettiğine dikkat çekerek çekirdek enflasyonun hedefe yeterince hızlı yaklaşmadığını vurguladı. Fed yetkilileri, İran savaşı kaynaklı enerji fiyatlarındaki artışın da fiyat baskılarını beslediğini kaydetti.&nbsp;</p><p>YIL SONUNA KADAR BİR ARTIŞ DAHA MI GELİYOR?&nbsp;</p><p>Komite üyelerinin faiz beklentilerini gösteren güncellenmiş 'dot plot' tablosunda, 18 katılımcıdan 16'sı bu yıl için en az bir artış daha öngördü; bunların dördü ise iki artışa kadar alan bırakıyor. Sadece iki katılımcı tek artışın yeterli olacağını düşünüyor. Warsh, göreve geldiğinden bu yana kendi projeksiyonunu tabloya eklemiyor.&nbsp;</p><p>2027 için görüş ayrılığı belirginleşti: sekiz yetkili yeni bir artış öngörürken altısı faizin sabit kalacağını, dördü ise indirim ihtimalini işaret etti. 2028 için ise 17 katılımcının dokuzu faizin sabit veya daha yüksek kalacağı görüşünde, 2029'a kadar hiçbir indirim beklemeyenlerin sayısı ise ona ulaştı bu da piyasanın fiyatladığından daha 'şahin' (sıkı politika yanlısı) bir tabloya işaret ediyor.&nbsp;</p><p>İKİ KELİME WALL STREET'İ SARSTI&nbsp;</p><p>Warsh'ın açıklamasında geçen "daha zamanında dönüş" ifadesi, enflasyonun Mayıs'tan bu yana bir miktar gerilemesine rağmen yeterince hızlı düşmediği ve beş yıldan uzun süredir hedefin üzerinde seyrettiği şeklinde yorumlandı; bu da Dow Jones, S&amp;P 500 ve Nasdaq endekslerinde satışları tetikledi.&nbsp;</p><p>Tahvil piyasasında hareket toplantı öncesinde zaten başlamıştı: 10 yıllık ABD tahvili getirisi, Warsh'ın 28 Ağustos'taki Jackson Hole konuşmasından bu yana yaklaşık çeyrek puan, şubat ayındaki dip seviyesinden bu yana ise yaklaşık bir tam puan yükseldi. Faiz beklentilerine en duyarlı kâğıt olan 2 yıllık tahvilde artış daha da sert oldu. 30 yıllık sabit faizli konut kredisi oranı ise Jackson Hole'dan bu yana 38 baz puan artışla yüzde 7,19'a fırladı.&nbsp;</p><p>BEKLENTİLER NASIL BU KADAR HIZLI DEĞİŞTİ?&nbsp;</p><p>Reuters anketine göre, Ağustos enflasyon verilerinin ardından ekonomistlerin yüzde 85'i bir faiz artışı bekliyordu; oysa bir hafta öncesinde katılımcıların üçte ikisinden fazlası faizin değişmeyeceğini düşünüyordu. Toplantı öncesi güncellenen projeksiyon paketinde ayrıca kişisel tüketim harcamaları (PCE) enflasyon tahminleri 2026 için yüzde 3'ün orta-üst bandına yükseltilirken, yüzde 2 hedefine dönüş tarihi daha da ileriye ertelendi.&nbsp;</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Çin ile yapay zekanın ortak risklerini görüşmeye açığız"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/cin-ile-yapay-zekanin-ortak-risklerini-gorusmeye-acigiz-7411/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/cin-ile-yapay-zekanin-ortak-risklerini-gorusmeye-acigiz-7411/</id>
<published><![CDATA[2026-09-17T09:47:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-17T09:47:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0FA346-495033-AE66C0-BFCB45-F3EE4F-498132.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bessent, Axios'a Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile hafta sonu yapılması planlanan ek görüşmelere ilişkin açıklama yaptı.</p><p></p><p>ABD'nin yapay zeka alanında "lider konumunu koruduğunu" belirten Bessent, "Ortak risklerin önlenmesi ve sistemimizin birbirinden ayrışmasının engellenmesi konusunda görüşmelere açığız." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Bessent, görüşmelerde hem açık hem de kapalı kaynaklı yapay zeka modellerinin ele alınmasının beklendiğini kaydetti.</p><p></p><p>Ayrıca, üst düzey bir yetkili de Bessent ve ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer'in yönetimin Çin'le ilişkilerinde öne çıkan isimler olduğunu belirterek, Bessent'in yapay zeka konusundaki görüşmelere dahil olmasının "mantıklı" olduğuna işaret etti.</p><p></p><p>Konuya aşina kaynakların aktardığına göre, New York'ta düzenlenecek toplantılarda yapay zeka, ticaret, nadir toprak elementleri ve diğer ekonomik konular ele alınacak.</p><p></p><p>Saatler sürmesi öngörülen görüşmelerde, gündemin farklı konularda kapsamlı müzakerelere imkan tanıyacak şekilde esnek tutulacağını belirten kaynaklar, temasların pazartesi gününe kadar devam edebileceğini aktardı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Kanada AB'ye üye olursa çok ciddi tarifeler getiririm"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/kanada-abye-uye-oluirsa-cok-ciddi-tarifeler-getiririm-3277/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/kanada-abye-uye-oluirsa-cok-ciddi-tarifeler-getiririm-3277/</id>
<published><![CDATA[2026-09-17T09:01:55+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-17T09:01:55+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_42C106-52FCEE-F720C7-F22B79-055284-97E08E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Trump, North Carolina eyaletinde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, AB'nin Kanada'ya "ortak üyelik" teklifini eleştirdi.</p><p></p><p>Bu konuyu "gülünç" olarak nitelendiren Trump, "Kanada berbat bir ticaret ortağı oldu. Sanırım bunu yaparlarsa ve düşmanca hareket olduğunu düşünürsem Avrupa'ya çok ciddi tarifeler getiririm ya da birçok alanda ticareti durdururum. " dedi.</p><p></p><p>AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, dün Kanada Başbakanı Mark Carney'nin de katıldığı oturumda bu ülkenin AB'nin ilk "ortak üyesi" olmasının önünü açmak istediklerini söylemişti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Amazon'da gıda kartı tartışılıyor!..</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/amazonda-gida-karti-tartisiliyor-7324/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/amazonda-gida-karti-tartisiliyor-7324/</id>
<published><![CDATA[2026-09-17T02:10:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-17T02:10:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_91DFD5-AEE7F1-278704-609DF8-CB165A-507D3E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Shakhsanam KURBANOVA</p><p></p><p>ABD'de çalışan kesimin ürettiği ekonomik değerden aldığı pay, Çalışma İstatistikleri Bürosu (BLS) bu veriyi ölçmeye başladığı 1947'den bu yana en düşük seviyeye geriledi: yüzde 52,8. Aynı dönemde şirket kârları tarihi bir ivmeyle büyüyor: 2000'den bu yana S&amp;P 500 endeksi yüzde 600 değer kazanırken, enflasyona göre düzeltilmiş ücretler aynı dönemde sadece yüzde 12,5 arttı. Bu makasın en somut örneklerinden biri şimdi Amazon üzerinden gündeme geldi.</p><p>GAO'nun 11 eyalette yürüttüğü örneklemeye göre Amazon'da 12.346 çalışan Tamamlayıcı Beslenme Yardımı Programı'ndan (SNAP, yani "gıda kartı"), 11.338 çalışan ise Medicaid sağlık sigortasından yararlanıyor. Bu rakam, GAO'nun aynı kapsamda 2020'de yaptığı bir önceki incelemeye kıyasla neredeyse üç kat artışa işaret ediyor. Oysa aynı dönemde Amazon'un yıllık kârı 11,6 milyar dolardan 77,7 milyar dolara yükseldi; 2025 geliri ise bir önceki yıla göre yüzde 12 artışla 638 milyar dolardan rekor 717 milyar dolara çıktı.</p><p>“AMAZON SONUÇ YANLIŞ”</p><p>Amazon sözcüsü Rachael Lighty, Fortune'a yaptığı açıklamada GAO raporundan çıkarılan sonucun "yanlış" olduğunu ve ham rakamlar yerine oranlara bakmanın yanıltıcı olacağını savundu. Lighty, düzenli tam zamanlı çalışanların ilk günden itibaren haftada yalnızca 5 dolara sağlık sigortasına erişebildiğini ve tam zamanlı çalışanların %74'ünün şirketin sağlık planına kayıtlı olduğunu belirtti bu oranın özel sektördeki %65'lik ortalamanın üzerinde olduğunu vurguladı.</p><p>GAO'da eğitim, işgücü ve gelir güvenliği direktörü Kathryn Larin ise verinin, sosyal yardım programlarından bugün faydalananların büyük çoğunluğunun aslında çalışan üstelik çoğu tam zamanlı çalışan kişiler olduğunu ortaya koyduğunu söylüyor. SNAP için gelir eşiği yoksulluk sınırının yaklaşık %130'u düzeyinde; bu da birçok çalışanın mesaiye rağmen temel ihtiyaçlarını karşılayacak geliri bulamadığı anlamına geliyor.</p><p>TEK ÖRNEK DEĞİL WALMART VE FEDEX'TE DE BENZER ARTIŞ</p><p>Fortune'un haberine göre Walmart ve FedEx'te de federal yardım programlarına başvuran çalışan sayısında benzer artışlar görüldü; bu eğilim çeşitli paylaşım ekonomisi (ride-share) ve teslimat şirketlerinde de gözlemlendi. KPMG Baş Ekonomisti Diane Swonk, şubat ayında yayımladığı analizde 1982'den bu yana ABD GSYH'sinde şirket kârlarının payının %8'den %15,85'e çıktığını, aynı dönemde çalışan ücretlerinin GSYH içindeki payının ise %66,6'dan %61,9'a gerilediğini tespit etti. Swonk, görünürde istikrarlı ekonomik göstergelere rağmen çoğu Amerikalının sürmekte olan bir "satın alınabilirlik krizi" ile karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu.</p><p>EMEK PAYINDAKİ ERİMENİN 50 YILLIK HİKÂYESİ</p><p>MIT Sloan İşletme Okulu'ndan çalışma ve örgüt bilimci Anna Stansbury, bu eğilimin yaklaşık 50 yıldır süren bir sürecin sonucu olduğunu belirtiyor. Sendikalı çalışan oranı 1983'te %20,1 iken 2025'te %10,0'a geriledi; bu da çalışanların ücret ve yan hak pazarlığı için daha az araca sahip olduğu anlamına geliyor. Stansbury'ye göre asıl etken ise işyerinin "parçalanması": bankalar ve perakendeciler gibi büyük şirketler artık doğrudan istihdam yerine taşeron ve platform çalışanlarına yöneliyor güvenlik görevlisinden dağıtım şoförüne kadar. Bu model şirketlere yan hak ve özsermaye maliyetinden tasarruf sağlarken, bir taşeron işçi hukukunu ihlal ettiğinde sözleşme yapan şirketi sorumluluktan da muaf tutuyor.</p><p>YAPAY ZEKÂ FAKTÖRÜ</p><p>Chicago Üniversitesi'nden ekonomist Brent Neiman, New York Times'ta bu hafta yayımlanan bir yorum yazısında yapay zekânın verimlilik vaadinin ücretler için en büyük tehdidi oluşturduğunu savunuyor. Apollo Global Management Baş Ekonomisti Torsten Slok ile ekonomist Sania Edlich'in temmuz ayında yayımladığı bir çalışma kâğıdı ise 2015-2025 arasında 321 meslek dalını inceleyerek, yapay zekâya yüksek maruziyeti olan işlerde istihdam sayısı değişmese bile, ChatGPT'nin geniş çaplı kullanıma girdiği 2023 sonrasında reel ücret artışının %6,7 oranında yavaşladığını ortaya koydu. Bulgular, şirketlerin verimlilik kazanımlarını fiyat artışlarına yansıtırken ücretleri sabit tuttuğuna işaret ediyor.</p><p>BUNDAN SONRA NE OLUR?</p><p>Stansbury'ye göre bugünkü tablonun döngüsel mi yoksa kalıcı (yapısal) bir kırılma mı olduğunu söylemek için henüz erken. Enflasyondaki oynaklık azalıp ücret artışı toparlanırsa emek payındaki gerileme döngüsel bir dalgalanma olarak kalabilir. Buna karşılık işgücü piyasası sıkı kalmaya devam ederken ücretler yine de yükselmezse, bu durum yapısal ve kalıcı bir kaymaya işaret edecek.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD uzaya hangi silahı göndermiş olabilir?</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-uzaya-hangi-silahi-gondermis-olabilir-7214/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-uzaya-hangi-silahi-gondermis-olabilir-7214/</id>
<published><![CDATA[2026-09-16T09:43:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-16T09:43:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_19C559-00C1CC-FCCB69-050C99-9097F7-4325C8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Washington açıklamasında fazla bilgi vermedi.</p><p></p><p>Hava Kuvvetleri Bakanı Troy Meink, "yörüngedeki" silahın ABD kuvvetlerini düşmanca eylemlere karşı korumak için gerekli olduğunu söyledi, ancak silahın kabiliyetleri veya yörüngeye ne zaman yerleştirildiği hakkında hiçbir ayrıntı vermedi.</p><p></p><p>Peki bu silah ne olabilir ve uzaydaki askeri gelişmelerin genel tablosu nasıl? Başka kimler benzer silahlara sahip olabilir?</p><p></p><p>Uzay, uzay çağının başlangıcından beri militarize edilmiş bir alan oldu ve Sovyetler Birliği 1960'ların sonlarında uzaya silah yerleştirmişti.</p><p></p><p>Istrebitel Sputnikov (IS; Uydu Yok Edici) programı, patlayarak şarapnel parçalarını başka bir uyduya, genellikle Amerikan uydusuna, fırlatan uydulardan oluşuyordu.</p><p></p><p>Günümüzde gelişmiş ordular, güvenli iletişim sağlamaktan keşif faaliyetlerine, hedefli saldırılar için hassas konum bilgisi temin etmeye ve füze fırlatmalarını tespit etmeye kadar çeşitli amaçlarla uzaya uydu yerleştiriyor.</p><p></p><p>Savaş teknolojisi geliştikçe, uzmanlar uzayda askeri teçhizat kullanımının artacağını öngörüyor.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202026/silah-i.jpg" alt="silah-i"></p><p></p><p><b><i>ABD, bu silahın kendi güçlerini düşman saldırılarına karşı korumayı amaçladığını söyledi.</i></b></p><p></p><p>Düşünce kuruluxu Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü'nden askeri bilimler alanında yardımcı araştırmacı ve Durham Üniversitesi'nde astropolitik alanında doçent Dr. Bleddyn Bowen, ABD tarafından duyurulan silah hakkında yalnızca tahminde bulunabileceğini söyledi.</p><p></p><p>BBC Radya 4'ün Today programına konuşan uzman "Bence bir tür elektronik savaş veya radyo sinyal bozma platformu olacak, muhtemelen bu, tahrip edici olmayan bir tür uydu karşıtı silah olabilir" dedi.</p><p></p><p>Bu tür silahların zaten Dünya'da mevcut olduğunu ve uydu iletişimini bozabileceğini söyledi.</p><p></p><p>"Radyo bağlantılarını keserseniz uydunuz tamamen işe yaramaz hale gelir."</p><p></p><p>Bowen ayrıca, çok fazla enkaz ve yıkıma yol açabilecek, daha yıkıcı ve riskli bir tür silahlanma olasılığını da göz ardı etmiyor.</p><p></p><p>"Daha az muhtemel olan ise, bir tür kinetik imha aracı, yani bir uyduya çarparak imha edebilecek bir tür mermi fırlatan bir araç olurdu" dedi.</p><p></p><p>"Yakından inceleme ve yakalama yapabilen bir uydu da bir diğer ihtimal olabilir.</p><p></p><p>Rusya ve Çin gibi rakiplerin yörüngede benzer silahlara sahip olup olmadığına gelince, bunu söylemek zor.</p><p></p><p>Eski araştırma görevlisi ve Stifung Wissenschaft und Politik'teh (Alman Uluslararası ve Güvenlik İşleri Enstitüsü) araştırmacı Juliana Suess, BBC'ye yaptığı açıklamada, "Çin'e ve Rusya'ya bakacak olursak, her ikisi de faaliyet gösterdi" diyor.</p><p></p><p>"Örneğin, Rusya ile ilgili yörünge içi silah denemesine işaret eden bazı faaliyetler gördük. Yani, yörüngede bir füze denemesi yapmış olabileceklerini gösteren bir şey gördük."</p><p></p><p>"Başka silahlar da var, ancak Amerikan [silahının] ne olduğunu, detaylarını bilmeden karşılaştırma yapmak zor."</p><p></p><p>Ancak yörüngeye yerleştirilen silah alışılmadık olsa da, ABD ve hatta Rus ve Çinli rakipleri bir süredir uzaya doğrultulup ateşlenebilen silahlara sahip.</p><p></p><p>Bowen daha sonra BBC'ye yaptığı açıklamada, ABD'nin uzayda silahlanma yarışına karşı uyarıda bulunmasına Çin'in verdiği tepkiyi küçümseyerek, bunu "tencerenin kapağa kara demesi" olarak nitelendirdi.</p><p></p><p>"Zaten bir uzmansanız... Rus ve Çin hükümetlerinden gelen bu sözlerin ne kadar boş olduğunu biliyorsunuzdur" diyor.</p><p></p><p>"Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, Çin ve Hindistan'ın hepsi farklı türde uydu karşıtı veya uzay karşıtı silahlar geliştirdi ve Rusya ile Çin, uzaya çok fazla silah potansiyeli taşıyan teknolojiler yerleştirdi" diye de ekliyor.</p><p></p><p>Aslında son 10 yılda Rusya ve Çin, Batı uydularının etrafında "uğultu" yaparak buluşma ve yakınlık operasyonları (RPO) olarak bilinen uzayda çok daha fazla manevra gerçekleştiriyor.</p><p></p><p>Londra King's College'da Rus Savunma ve Güvenlik Çalışmaları öğretim üyesi Dr. Rod Thornton, "Teorik olarak, bu RPO uyduları, onlarla fiziksel olarak çarpışarak veya onları yörüngelerinden iterek avcı-katil uydulara dönüşebilir" diyor.</p><p></p><p>Bowen, Çinlilerin "uzayda çekme kabiliyeti" sergilediğini belirtti ve "Bir araç bir uyduya yaklaşabilir, onu kavrayabilir ve farklı bir yörüngeye taşıyabilir" dedi.</p><p></p><p>Ona göre bu, olumlu bir gelişme olabilir, hem uzay çöplerini ortadan kaldırmanın hem de çalışan uyduları devre dışı bırakmanın bir yolu.</p><p></p><p>Ancak bazı uzay silahları türleri, çok büyük miktarda uzay enkazı oluşturma potansiyeline de sahiptir.</p><p></p><p>King's College'dan uzay güvenliği ve silahlanma uzmanı Dr. Mark Hilborne, Çin'in 2007'de gerçekleştirdiği gibi doğrudan yükselişli uydu karşıtı füze testlerinin, yörüngede çok uzun süre büyük miktarda enkaz bıraktığını söylüyor.</p><p></p><p>Suess, testten kalan enkazın hala yörüngede olduğunu ve bunun hala tehlikeli olduğunu söylüyor.</p><p></p><p>"Herhangi bir hasara yol açmak için illa ki devasa bir metal parçası olmasına gerek yok, yörüngedeki hızı göz önüne alındığında minicik bir plastik parçası da yeterli" diyor.</p><p></p><p><b>Nükleer tehdit</b></p><p></p><p>Thornton, Rusya'nın uzay silahları ve uydular konusunda eksiklerini füze kabiliyetiyle telafi ettiğini söylüyor.</p><p></p><p>"Rusların... alçak Dünya yörüngesindeki uyduları vurmak için uzaya fırlatılabilecek karasal füzeleri var. Ayrıca uçaklarla çok yüksekten fırlatılabilecek uydu karşıtı füzeleri de var" diyor.</p><p></p><p>"Ruslar, NATO'nun Rus ordusunun kullanabileceğinden çok daha iyi ve daha fazla uyduya sahip olduğunu düşünüyor ve bu nedenle 'savaş alanını bir nebze de olsa dengelemek' amacıyla ASAT'lara büyük yatırımlar yapıyorlar."</p><p></p><p>Thornton, düşündürücü bir noktaya daha değiniyor.</p><p></p><p>"Son çare olarak Ruslar uzaya nükleer silah da fırlatabilir ve elektromanyetik darbe (EMP) patlaması, geniş bir alandaki güçlendirilmemiş uyduları 'kavurabilir'."</p><p></p><p>Peki uzayda nükleer bir çatışma olasılığı ne?</p><p></p><p>Ona göre, Çin ve ABD'nin aksine çok az uyduya sahip olan Rusya, "uzaya fırlatılan füzeler, onları itmek/yok etmek için tasarlanmış manevra yapan uydular ve yer tabanlı lazerler" kullanılan herhangi bir uzay savaşında "kazanan" olurdu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Mahkemeden Trump'a Kennedy Center darbesi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/mahkemeden-trumpa-kennedy-center-darbesi-1325/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/mahkemeden-trumpa-kennedy-center-darbesi-1325/</id>
<published><![CDATA[2026-09-16T07:45:44+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-16T07:45:44+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1CEC86-0A2233-E5FB46-034C58-10C759-9D45FE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD'nin başkenti Washington, D.C.'de bulunan Kennedy Sahne Sanatları Merkezi görüntülendi. Federal yargıç, Kennedy Merkezi'nin cephesine ABD Başkanı Donald Trump'ın adının eklenmesini engellerken, merkezin yönetim kurulu mali ve yapısal sorunlar nedeniyle ana binanın derhal kapatılması yönünde oy kullandı.</p><p></p><p><b>Kennedy Sahne Sanatları Merkezinin kapatılmasına karar verildi</b></p><p></p><p>ABD'nin başkenti Washington'daki Kennedy Sahne Sanatları Merkezi Yönetim Kurulu, ana binanın yenileme çalışmaları için kapatılmasına karar verdi.</p><p></p><p>Karar, federal bir yargıcın ABD Başkanı Trump'ın adının binanın cephesine eklenmesini engellemesinin ardından alındı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD'de haber helikopteri düştü, 3 kişi öldü</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abdde-haber-helikopteri-dustu-3-kisi-oldu-7810/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abdde-haber-helikopteri-dustu-3-kisi-oldu-7810/</id>
<published><![CDATA[2026-09-16T06:52:53+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-16T06:52:53+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_987EA7-59CA51-EA75EE-1C088B-74AE57-AA8FB4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>NBC News'in haberine göre, kanala ait bir helikopter, California'nın Los Angeles kentinde 2 kişinin öldüğü bir otobüs kazasını haberleştirmek için havalandı ve bir süre sonra düştü.</p><p></p><p>İtfaiye yetkilileri, helikopter kazası sonucu 3 kişinin hayatını kaybettiğini, 1 kişinin ise hastaneye sevk edildiğini açıkladı.</p><p></p><p>Yetkililer, hayatını kaybedenlerden en az birinin kaza anında bölgede bulunan bir yaya olduğunu kaydetti.</p><p></p><p>Olaya ilişkin başlatılacak soruşturmaya Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu (NTSB) ve Federal Havacılık İdaresinin (FAA) de dahil olacağı aktarıldı.</p><p></p><p>Los Angeles Belediye Başkanı Karen Bass, hem otobüs hem de helikopter kazasında hayatını kaybedenler için üzüntü duyduğunu dile getirdi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Trump'tan yapay zeka endişelerine yanıt: Saçmalık</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/trumptan-yapay-zeka-endiselerine-yanit-sacmalik-7373/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/trumptan-yapay-zeka-endiselerine-yanit-sacmalik-7373/</id>
<published><![CDATA[2026-09-15T11:18:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-15T11:18:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8D92F7-9E9F96-1FF4B8-5E4EFD-856681-943848.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Başkanı Donald Trump, yapay zekanın (YZ) hızlı gelişimi konusundaki güvenlik endişelerinin gereksiz olduğunu savundu.</p><p></p><p>Kendi sosyal medya hesabından açıklama yapan Trump, YZ ve bunun için gerekli veri merkezlerine karşı "hastalıklı bir komplo" olduğunu öne sürerek kendisinin bir nevi "dolandırıcılık avcısı" ve en iyi denetim merci olduğunu dile getirdi.</p><p></p><p><b>"Küresel ısınmadan bile saçma"</b></p><p></p><p>Mesajında, "Şu anda bir dolandırıcılığı daha ortaya çıkarıyorum: YZ'nin dünyayı ele geçireceği, yutacağı, yok edeceği ve robotların şehirlerimizi istila edeceği iddiası!" ifadelerini kullanan ABD Başkanı, YZ ile ilgili endişeleri, iklim değişikliği konusundaki uyarılarla ve ilk görev döneminde Rusya ile bağlantısı nedeniyle yürütülen soruşturmalarla karşılaştırarak "Bu, Rusya, Rusya, Rusya dolandırıcılığından ya da küresel ısınma dolandırıcılığından bile daha saçma" dedi.</p><p></p><p>Donald Trump, Rusya ile ilişkileri konusunda yıllarca Amerikan yargısının hedefindeydi. İlk döneminde Trump, 2016'daki seçim kampanyası sırasında Rusya ile iş birliği yapıp yapmadığı konusunda soruşturulmuştu.</p><p></p><p><b>"Tek gerekli kontrol güçlü bir başkan"</b></p><p></p><p>YZ hakkındaki son açıklamalarından önce de Trump, "YZ'nin ihtiyaç duyduğu tek kontrol ya da 'korkuluk', güçlü ve akıllı (yüksek IQ!) bir başkandır" ifadesini kullanmıştı. Yapay zekâ ile ilgili devlet düzenlemelerine karşı çıkışını Çin'e karşı yarışla gerekçelendiren Trump, "YZ'de kim kazanırsa kazanır" açıklamasında bulundu.</p><p></p><p>Trump, YZ'ye şüpheyle yaklaşanları ise "komplo teorisyenleri" ve "hainler" olarak nitelendirdi.</p><p></p><p><b>Anthropic CEO'suna eleştiri</b></p><p></p><p>Başkan Trump aynı zamanda, YZ teknolojisinin insanlık için "ciddi" riskler taşıdığını belirterek yapay zekanın daha yavaş geliştirilmesi çağrısında bulunan YZ şirketi Anthropic'in CEO'su Dario Amodei'yi de eleştirdi.</p><p></p><p>Anthropic'in rakibi OpenAI'nin CEO'su Sam Altman ve dünyaca ünlü girişimci Elon Musk da Amodei'nin kaygılarına destek veren açıklamalarda bulunmuştu.</p><p></p><p></p><p></p><p><b><i>Uzmanlara göre kontrol altına alınmaması halinde yapay zeka insanlık için büyük bir tehlikeye dönüşebilir</i></b></p><p></p><p>Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk de Pazartesi günü, bu teknolojinin sınırlandırılması için önlemler alma çağrısında bulundu. Hükümetlere ve önde gelen YZ şirketlerine yazdığı bir mektupta "eşi benzeri görülmemiş riskler" konusunda uyarıda bulunan Türk, hem hükümetlerin hem de şirketlerin en gelişmiş YZ modelleri için acil adımlar atmasını talep etti.</p><p></p><p><b>Microsoft'tan "insani davranış kuralları"</b></p><p></p><p>ABD'nin dünyaca ünlü teknoloji üssü Silikon Vadisi ile yakın bağları olan Başkan Yardımcısı JD Vance ise "bu kadar çok önde gelen YZ teknoloji şirketinin hükümete gelip kendilerini düzenlemesi için yalvarmasının garip" olduğunu dile getirdi. Vance gazetecilere yaptığı açıklamada, bunun kendisine bir tür "Truva atı gibi" göründüğünü ifade etti.</p><p></p><p>Kontrol edilemeyen bir YZ konusundaki endişelerin arttığı bir dönemde teknoloji devi Microsoft, "YZ için hümanist davranış kuralları" belgesi yayımladı. "YZ, insanların kontrolünü aşmamalıdır" denilen belgede, "Modeller insanlığa tâbi kalmalıdır" uyarısında bulunuluyor. Microsoft'tan yapılan açıklamada, belgenin ana fikrinin "İnsanlar YZ'den daha önemlidir" olduğu vurgulandı.</p><p></p><p><b>OpenAI: Benzeri görülmemiş siber olay</b></p><p></p><p>YZ ile ilgili güvenlik endişeleri son dönemde önemli ölçüde artmış durumda. OpenAI, Temmuz ayında bir güvenlik testi sırasında bir YZ'nin kendi başına internete bağlandığını ve programlama platformu Hugging Face'e siber saldırı düzenlediğini bildirmiş ve bunun "benzeri görülmemiş bir siber olay" olduğunu açıklamıştı.</p><p></p><p>OpenAI'ye göre olay, birkaç güçlü YZ modelinin test edilmesi sırasında yaşandı. Güvenlik için testte internet erişimi kısıtlanmıştı ancak YZ ajanı kendi başına internete girmeyi ve siber saldırıyı başlatmayı başardı.</p><p></p><p><b>Demokratlar: Kongre harekete geçmeli</b></p><p></p><p>Endişelerin körüklenmesinin tek sebebi bu olay değil. Giderek daha fazla ABD vatandaşı, devasa enerji ve su tüketimleri, gürültü kirliliği ve arazi işgali nedeniyle veri merkezlerine şüpheyle yaklaşıyor. Yapay zeka veri merkezleri, YZ patlaması nedeniyle giderek daha önemli bir rol oynuyor ve Kasım ayındaki kritik ABD ara seçimleri öncesinde önemli bir konu hâline gelmiş durumda.</p><p></p><p>Muhalefetteki Demokratlar, Trump yönetiminin bu konudaki tutumunu eleştiriyor. Demokrat Chuck Schumer, "Alarm zilleri her zamankinden daha yüksek sesle çalıyor ve Trump yönetimi bunu görmezden geliyor. Hükümet harekete geçmezse Kongre'nin harekete geçmesi gerekir" dedi.</p><p></p><p>Ancak bu konuda 3 Kasım'daki ara seçimlere kadar herhangi bir girişim beklenmiyor. Trump'ın partisi Cumhuriyetçiler, şu an Kongre'nin iki kanadını oluşturan Senato ve Temsilciler Meclisi'nde az farkla da olsa çoğunluğa sahip.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD ilk kez doğruladı: Uzaya silah konuşlandırıldı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-ilk-kez-dogruladi-uzaya-silah-konuslandirildi-9170/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-ilk-kez-dogruladi-uzaya-silah-konuslandirildi-9170/</id>
<published><![CDATA[2026-09-15T09:32:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-15T09:32:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C0CD73-79F20E-2EDA48-031BCE-24DAA8-4B3A45.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD, ilk kez uzaya konuşlandırdığı saldırı kapasitesine sahip bir silahın bulunduğunu doğruladı. ABD Hava Kuvvetleri Bakanı Troy Meink, Pazartesi günü düzenlenen Hava, Uzay ve Siber Konferansı'nda yaptığı açıklamada, söz konusu 'yörüngedeki silahın ABD güçlerini düşman eylemlerine karşı korumak için gerekli olduğunu' söyledi.</p><p></p><p>Meink, ABD'nin "gelişen tehditlere" karşı hazırlıklı olduğunu belirtirken, silahın ne tür yeteneklere sahip olduğu veya ne zaman yörüngeye yerleştirildiği konusunda ayrıntı vermedi.</p><p></p><p>ABD Uzay Kuvvetleri de uzay kontrolünün, rakiplerin uzaydaki yeteneklerini bozma, zayıflatma ve gerektiğinde yok etmeye yönelik kinetik ve kinetik olmayan yöntemleri kapsadığını açıkladı. Bu yeteneklerin hem saldırı hem de savunma amacıyla kullanılabileceği belirtildi.</p><p></p><p>ABD Uzay Kuvvetleri 2019'da kuruldu</p><p></p><p>ABD Uzay Kuvvetleri, 70 yılı aşkın sürenin ardından ABD ordusunun kurulan ilk yeni kuvveti olarak 2019'da faaliyete geçti. Kuvvetin temel görevleri arasında iletişim ve gözetleme amacıyla kullanılan yüzlerce ABD uydusu da dahil olmak üzere ülkenin uzaydaki varlıklarını korumak bulunuyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">78. Emmy Ödülleri'nde kazananlar belli oldu</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/78-emmy-odullerinde-kazananlar-belli-oldu-2667/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/78-emmy-odullerinde-kazananlar-belli-oldu-2667/</id>
<published><![CDATA[2026-09-15T05:35:35+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-15T05:35:35+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9D9FB2-4C5585-69FE8B-D8D234-895839-76CAAB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>The Pitt, Widow's Bay ve DTF St Louis bu yılki Emmy Ödülleri'nde en fazla ödül kazanan diziler arasında yer aldı.</p><p></p><p>Bu yılki ödüllerin büyük bir kısmı Eylül başında düzenlenen Yaratıcı Sanatlar Emmy Ödülleri'nde sahiplerini bulurken dün gerçekleşen ana törende, en büyük ödüllerin kazananları belli oldu.</p><p></p><p>Kazananların listesi şöyle:</p><p></p><p>En iyi drama: The Pitt</p><p>En iyi komedi: Widow's Bay</p><p>En iyi mini dizi veya antoloji: DTF St Louis</p><p>En iyi drama aktörü: Noah Wyle - The Pitt</p><p>En iyi drama aktrisi: Rhea Seehorn - Pluribus</p><p>En iyi komedi aktörü: Matthew Rhys - Widow's Bay</p><p>En iyi komedi aktrisi: Jean Smart - Hacks</p><p>En iyi mini dizi veya antoloji aktörü: Matthew Rhys - The Beast in Me</p><p>En iyi mini dizi veya antoloji aktrisi: Sally Field - Remarkably Bright Creatures</p><p>En iyi reality programı: The Traitors</p><p></p><p><b>En çok izlenme bekleyen TV dizileri hangileri?</b></p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202026/odul-5.jpg" alt="odul-5"></p><p></p><p><b><i>Noah Wyle, iki ayrı diziyle iki ödül kazandı</i></b></p><p></p><p>Emmy Ödülleri adaylıklarını üç ana kategoriye ayırdı: Komedi, drama ve mini dizi veya antoloji dizileri.</p><p></p><p>En iyi drama ödülü genellikle gecenin en prestijli ödülü olarak kabul ediliyor ve geçen yılın kazananı The Pitt, ikinci sezonunun ardından unvanını korumak için geri döndü.</p><p></p><p>Beğeni toplayan tıp draması, başrol oyuncusu Noah Wyle da dahil olmak üzere sekiz ayrı oyunculuk dalında aday gösterildi.</p><p></p><p>Aday gösterilen diğer diziler arasında Pluribus, Slow Horses, The Diplomat ve Game of Thrones'un öncesini anlatan A Knight Of The Seven Kingdoms yer alıyordu.</p><p></p><p>Komedi kategorilerinde ise, Hollywood hicvi Hacks'in beşinci ve son sezonunun ardından Emmy ödüllerindeki büyük başarısını sürdüreceği birçok kişi tarafından tahmin ediliyordu.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202026/odul-2.jpg" alt="odul-2"></p><p></p><p><b><i>Hacks dizisinin final sezonunun ardından Hannah Einbinder ve Jean Smart</i></b></p><p></p><p>Smart, Hacks dizisindeki performansıyla zaten dört Emmy ödülü almıştı ve önceki dört sezonda da hiç boş geçmedi.</p><p></p><p>Bu yıl bir ödül daha kazanarak, toplam Emmy sayısını sekize ulaştırdı ve Julia Louis-Dreyfus ile Cloris Leachman'ın sahip olduğu rekoru egale etti.</p><p></p><p>Birçok kişi özellikle Galli yıldız Matthew Rhys'i yakından takip ediyordu.</p><p></p><p>Rhys, komedi dizisi Widow's Bay ve mini dizi The Beast in Me'deki rolleriyle iki farklı başrol erkek oyuncu kategorisinde ödül kazanmayı başardı.</p><p></p><p><b>Heated Rivalry neden aday gösterilmedi?</b></p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202026/odul-4.jpg" alt="odul-4"></p><p></p><p><b><i>Connor Storrie ve Hudson Williams'ın başrollerini paylaştığı "Heated Rivalry" adlı dizi, Emmy ödüllerine aday olmaya uygun bulunmadı</i></b></p><p></p><p>Geçen yılın en çok konuşulan dizisi, Connor Storrie ve Hudson Williams'ın başrollerini paylaştığı Heated Rivalry, bu yılki Emmy adaylıkları arasında yer almıyor.</p><p></p><p>Buz hokeyi temalı romantik dizi, Emmy ödüllerine aday gösterilmek için gerekli olan ABD katılımı olmadan, tamamen Kanada yapımı olarak finanse edildiği için değerlendirmeye alınmadı.</p><p></p><p>Kanada'ya özgü bir dizi olan Schitt's Creek'in 2021 Emmy ödüllerine damgasını vurduğunu hatırlayan birçok kişi, bu dizinin aday olamamasına şaşırdı.</p><p></p><p>Ancak bu, dizinin ABD'deki finansal ve yayın ortaklıkları, özellikle de yaratıcısı ve başrol oyuncusu Dan Levy'nin Amerika merkezli yapım şirketi sayesinde yeterlilik kazanmıştı.</p><p></p><p>Heated Rivalry, bunun yerine Kasım ayında New York'ta düzenlenecek olan bir sonraki Uluslararası Emmy Ödülleri'nde yarışmaya hak kazanacak.</p><p></p><p>Bu arada, ABD ödül törenine katılmaya hak kazanan ve genç izleyiciler arasında popüler olan diğer iki popüler dizi, aday listesinde beklenenden daha düşük bir performans sergiledi.</p><p></p><p>Stranger Things'in final sezonu bu yıl en önemli kategorilerde yer almıyor ve sadece teknik kategorilerde yedi adaylık elde etti.</p><p></p><p>Ve yıldızlarla dolu kadrosuna rağmen Euphoria'nın son sezonu, yalnızca önceki ödül sahibi Zendaya için bir oyunculuk adaylığı elde etti.</p><p></p><p><b>Törende ne gibi değişiklikler yapıldı?</b></p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202026/odul-3.jpg" alt="odul-3"></p><p></p><p><b><i>Abbott Elementary dizisinin yıldızları Janelle James ve Quinta Brunson, komedi oyunculuğu kategorilerinde aday gösterildi</i></b></p><p></p><p>Bu yıl iki kategori birleştirildi: En iyi talk show serisi ve en iyi senaryolu varyete serisi artık tek bir kategori altında toplandı: Olağanüstü varyete serisi.</p><p></p><p>Bu da Jimmy Kimmel gibi talk show sunucularının, Saturday Night Live ve Last Week Tonight With John Oliver gibi güncel konuları ele alan varyete şovlarıyla rekabet etmesini gerektirdi anlamına geliyor.</p><p></p><p>Töreni canlandırmak ve eğlenceye daha fazla zaman ayırmak amacıyla, bu yıl yayın programından çıkarılan bazı diğer kategorilerin ödülleri de çoktan sahiplerini buldu.</p><p></p><p>Örneğin genellikle ana törende verilen sınırlı dizi dalındaki en iyi yardımcı erkek ve kadın oyuncu ödülleri, bu yıl daha önceki Yaratıcı Sanatlar Emmy Ödülleri törenine alındı.</p><p></p><p>Akademi ödül gecesinde verilecek toplam ödül sayısının 26'dan 19'a düşürüldüğünü, bunun da daha fazla müzik performansı, komedi skeçleri ve beklenmedik teşekkür konuşmalarına yer açmak amacıyla yapıldığını belirtti.</p><p></p><p><b>Daha önce kimler kazandı?</b></p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202026/odul-1.jpg" alt="odul-1"></p><p></p><p><b><i>Linda Cardellini ve David Harbour, DTF St Louis'deki rolleriyle geçen hafta Emmy ödüllerini kazandı</i></b></p><p></p><p>Geçen haftasonu düzenlenen Yaratıcı Sanatlar Emmy Ödülleri'nde, DTF St Louis dizisinin yıldızları Linda Cardellini ve David Harbour, sınırlı dizi dalında en iyi yardımcı kadın ve erkek oyuncu ödüllerini kazandı.</p><p></p><p>Betty Gilpin (Dul Körfezi), Ernest Harden Jr (Çukur), Shailene Woodley (Cennet) ve merhum Rob Reiner (Ayı) konuk oyunculuk rolleriyle ödül kazanırken, İngiliz yıldız Julie Andrews ise Bridgerton'daki seslendirme performansıyla en iyi seslendirme ödülünü aldı.</p><p></p><p>Diğer İngiliz kazananlar arasında, The Traitors'ın ABD versiyonundaki sunuculuğuyla en iyi reality şov sunucusu ödülünü kazanan Alan Cumming de yer aldı.</p><p></p><p>Sally Field ve Lewis Pullman'ın başrollerini paylaştığı, akvaryumundaki personeli gözlemleyen zeki bir ahtapotu konu alan "Remarkably Bright Creatures" adlı drama filmi en iyi film ödülünü kazandı.</p><p></p><p>South Park en iyi animasyon dizisi ödülünü, Mr. Scorsese en iyi belgesel dizisi ödülünü, Love on the Spectrum en iyi yapılandırılmamış gerçeklik programı ödülünü ve Bad Bunny'nin başrolünde olduğu Super Bowl Devre Arası Gösterisi en iyi varyete özel programı ödülünü kazandı.</p><p></p><p><b>Töreni kim sundu?</b></p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202026/odul-6.jpg" alt="odul-6"></p><p></p><p><b><i>Mariska Hargitay, en çok Law &amp; Order: Special Victims Unit dizisindeki rolüyle tanınıyor</i></b></p><p></p><p>ABD'li oyuncu Mariska Hargitay, "Law and Order: Special Victims Unit" dizisinin yıldızı, bu yılki Primetime Emmy Ödülleri törenine ev sahipliği yaptı.</p><p></p><p>SVU olarak bilinen ve büyük başarı yakalayan polisiye dizisi 1999'dan beri yayınlanıyor ve yayın platformlarında keşfeden genç izleyiciler arasında popülerliğini koruyor.</p><p></p><p>Hargitay, Olivia Benson rolüyle sekiz kez Emmy'ye aday gösterilmiş ve 2006'da drama dizisi başrol oyuncusu ödülünü kazanmıştı.</p><p></p><p>SVU, tüm zamanların en uzun soluklu televizyon dizilerinden biri ve bu sonbaharda 28. sezonu yayınlandığında 600. bölümüne ulaşacak.</p><p></p><p>Geçtiğimiz hafta sonu düzenlenen Yaratıcı Sanatlar Emmy Ödülleri'nde Hargitay, annesi oyuncu Jayne Mansfield'in (Hargitay üç yaşındayken) hayatını kaybettiği "My Mom Jayne" adlı belgeseliyle iki ödül daha kazandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Ukrayna müzakerelerinde en zor konu toprak meselesi"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/ukrayna-muzakerelerinde-en-zor-konu-toprak-meselesi-4460/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/ukrayna-muzakerelerinde-en-zor-konu-toprak-meselesi-4460/</id>
<published><![CDATA[2026-09-13T08:44:54+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-13T08:44:54+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E81D83-560733-09419E-70B3B9-363A24-8BD812.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner, Ukrayna’daki çatışmanın çözümüne yönelik müzakerelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p></p><p>Ukraynalı "News.live" portalının Telegram kanalında yayınlanan bir videoda konuşan Kushner, masadaki en büyük anlaşmazlığın sınırlarla ilgili olduğunu vurguladı. Kushner, “En zor konu toprak meselesi. Bence bu sorunun, kısmen de olsa cephedeki gelişmelerin durumuna bağlı olarak şekillendiği açık” ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Toprak konusunun temel sorun olmaya devam edeceğini kaydeden Kushner, tarafların pozisyonlarının bu başlıkta ayrışmaya devam ettiğine dikkat çekti.</p><p></p><p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 5 Eylül’de Kremlin’de ABD Başkanı Donald Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner ile yaklaşık üç saat süren bir görüşme gerçekleştirmişti.</p><p></p><p>Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı Yuriy Uşakov, görüşmeye ilişkin yaptığı açıklamada, Putin’in Ukrayna’daki çatışmanın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması gerekliliğini vurguladığını belirtmişti.</p><p></p><p>ABD’li müzakereciler, Moskova'daki görüşmenin ertesi günü Polonya üzerinden trenle Kiev’e geçerek temaslarına devam etmişti. Ukrayna basını, Kiev'deki müzakerelerin birkaç aşamada gerçekleştirildiğini ve bu aşamalardan birine İngiltere, Fransa ve Almanya temsilcilerinin de katıldığını bildirmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Eğer İsrailliler Netanyahu'ya oy verirse ABD sert tavır almalı"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/eger-israilliler-netanyahuya-oy-verirse-abd-sert-tavir-almali-1112/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/eger-israilliler-netanyahuya-oy-verirse-abd-sert-tavir-almali-1112/</id>
<published><![CDATA[2026-09-11T08:58:48+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-11T08:58:48+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_44323B-7B8DF8-AAE645-396951-E74073-657A7B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Eski ABD Dışişleri Bakanı Clinton, MS Now kanalında katıldığı programda, İsrail Başbakanı Netanyahu’ya ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><p></p><p>Clinton, "İsrail’i seviyorum ve Netanyahu hükümetinden ve politikalarından nefret ediyorum. Amerika’yı seviyorum ve (ABD Başkanı Donald) Trump hükümetinden ve politikalarından nefret ediyorum." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayed Al Nahyan'ın 7 Ekim 2023'ten önce Netanyahu'yu "Gazze Şeridi'nden bir saldırı yapılacağı" konusunda uyardığına ilişkin haberleri hatırlatan Clinton, "(Netanyahu’nun) Ne düşündüğünü bilmiyorum ama bu bir liderlik başarısızlığıydı." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Clinton, "Eğer İsrailliler yeniden buna (Netanyahu’ya) oy vermek isterse, o zaman bence ABD çok sert bir tavır almalı." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>- İşgal altındaki Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin şiddetine karşı önlem çağrısı</p><p></p><p>İşgal altındaki Filistin topraklarını gasbeden İsraillilere ilişkin konuşan Clinton, "Umarım yeni başbakan (işgal altındaki) Batı Şeria'daki yerleşimci şiddetine karşı sert önlemler alır." dedi.</p><p></p><p>Clinton ayrıca, "Bu tür şiddet için cezasızlık olmamalı. Bu, Filistinliler için adaletsiz, kötü ve yanlış." ifadelerine yer verdi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Trump gerçekten herkese 5 bin dolar ödeyebilir mi?</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/trump-gercekten-herkese-5-bin-dolar-odeyebilir-mi-158/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/trump-gercekten-herkese-5-bin-dolar-odeyebilir-mi-158/</id>
<published><![CDATA[2026-09-11T08:48:06+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-11T08:48:06+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9E04F3-CE9688-31D96F-11D629-AEAFE4-7EE440.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sözleri Çarşamba gecesi Dallas'taki parti kongresinde destekçilerinden coşkulu alkış aldı. Demokratlar ise bunu "boş bir vaat" olarak nitelendirirken, bazıları da yasallığını sorguladı.</p><p></p><p>Trump, bunun nasıl finanse edileceğine dair herhangi bir ayrıntı vermedi ancak ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, bunun gümrük vergilerinden elde edilen gelirlerle karşılanabileceğini ve bu paranın zengin Amerikalılara gitmeyeceğini öne sürdü.</p><p></p><p>Trump, Kasım ayındaki seçimlerde Kongre'nin iki kanadında da çoğunluğun Cumhuriyetçi Parti'de kalması halinde ABD vatandaşı her yetişkine verme vaadinde bulunduğu 5 bin dolara "Trump temettüsü" adını taktı. Ancak bu paranın tamamının ABD'de harcanması şerhini koyduğunu da ekledi.</p><p></p><p><b>Trump'ın teklifi yasal mı?</b></p><p></p><p>ABD federal yasalarına göre, bir kişinin oy kararını etkilemeyi amaçlayan ödemeler yapmak yasa dışı.</p><p></p><p>Ancak bazı uzmanlar, Trump'ın Çarşamba günü Teksas'ta yaptığı teklifin, yasal olan vergi indirimine yönelik bir taahhüt olarak da görülebileceğini söylüyor.</p><p></p><p>Southampton Üniversitesi'nden hukukçu Dr. Joan Mahoney BBC'ye yaptığı açıklamada, teklifin yasal olacağını düşündüğünü, ancak politikacıların "genellikle bunu bu kadar açık bir şekilde yapmadıklarını" söyledi.</p><p></p><p>"Bir yandan bu biraz rüşvet gibi geliyor, 'Cumhuriyetçilere oy verirseniz para alırsınız', ki bu kesinlikle yasa dışı olur" dedi.</p><p></p><p>"Ama diğer yandan, nasıl oy verdiklerine bakılmaksızın herkese gidecek, bu yüzden bu anlamda bir rüşvet sayılmaz."</p><p></p><p>"Bence yine de yasal olurdu. Bu, 'partim kazanırsa vergileri düşüreceğiz' demekle aynı türden bir seçim vaadi. Her parti bunu sürekli yapıyor... ve bu elbette tamamen yasal."</p><p></p><p>Ancak düşünce kuruluşu Chatham House'un ABD ve Kuzey Amerika programı direktörü Laurel Rapp BBC'ye yaptığı açıklamada, Trump'ın teklifinin seçim döneminde adayların genellikle verdiği türden vaatlerden "çok farklı, çok ticari bir anlaşma" gibi göründüğünü söyledi.</p><p></p><p><b>Maliyeti ne kadar olur ve ABD bunu karşılayabilir mi?</b></p><p></p><p>Hukuki uygunluk sorusunun yanı sıra, bazıları Trump'ın teklifinin, kısmen İran'daki savaşın bir sonucu olarak artan ABD borcu bağlamında mali açıdan uygulanabilir olup olmadığını da sorguladı.</p><p></p><p>ABD'de yaklaşık 270 milyon yetişkin var ve her birine 5 bin dolar ödenmesi ABD hükümetine yaklaşık 1,3 trilyon dolara mal olabilir.</p><p></p><p>Trump konuşmasında bu paranın nasıl finanse edileceğine dair hiçbir ayrıntı vermedi, sadece ABD ekonomisinin çok güçlü olduğunu savundu.</p><p></p><p>ABD'de harcamaları Kongre onaylıyor, ancak Başkan herhangi bir ödeme için yasama onayı isteyip istemeyeceğini söylemedi. Böylesine büyük bir meblağı başkanlık kararnamesiyle onaylaması son derece düşük bir ihtimal gibi görünüyor.</p><p></p><p>Washington merkezli Vergi Vakfı'ndan kıdemli ekonomist Erica York, Kongre'nin herhangi bir öneriyi onaylaması durumunda "son derece şaşıracağını" söyledi.</p><p></p><p>"Bu, 1,3 trilyon doları kullanmanın en kötü yollarından biri olurdu" dedi.</p><p></p><p>York, "Son derece sürdürülemez bir yoldayız ve açıkların giderek artması bekleniyor" diye de ekledi.</p><p></p><p>Trump'ın konuşmasının ardından Fox News'e çıkan Başkan Yardımcısı Vance, ödemelerin başkanın gümrük vergilerinden elde edeceği parayla finanse edilebileceğini belirtti.</p><p></p><p>Ancak bugüne kadar elde edilen gelir, Trump'ın 5 bin dolarlık teklifini karşılamak için gereken paranın çok altında kalıyor.</p><p></p><p>İki Partili Politika Merkezi'ne göre, ABD 2025 yılının başından bu yana gümrük vergisi ve özel tüketim vergilerinden yaklaşık 475 milyar dolar gelir elde etti.</p><p></p><p>Ancak, Yüksek Mahkeme'nin bu yılın başlarında birçok gümrük vergisini iptal etmesinin ardından 100 milyar dolardan fazla para iade edildi.</p><p></p><p>Ödemelerin nasıl gerçekleşebileceği sorulduğunda, Beyaz Saray BBC'ye yaptığı açıklamada, "Karamsarlar ve karşıt görüşlüler sürekli olarak Başkan Trump'tan şüphe duydular" dedi.</p><p></p><p>Sözcü Davis Ingle, "Amerikan halkının sürekli desteğiyle Başkan Trump somut sonuçlar elde etmeyi sürdürecek" diye de ekledi.</p><p></p><p>ABD Başkanı ayrıca Cumhuriyetçi Parti kongresinde paranın ABD içinde harcanması gerektiğini söyledi, ancak bunun nasıl denetleneceği net değil.</p><p></p><p>Trump bu teklifi neden yaptı?</p><p></p><p>Chatham House'tan Rapp, Trump'ın görev süresinin son iki yılına girerken Kongre'deki çoğunluğunu korumak için kısa vadeli düşündüğünü söyledi.</p><p></p><p>"Kamuoyu yoklamaları Cumhuriyetçiler için de, kendisi için de iyi görünmediği için şimdi paraya başvuruyor" diye devam etti.</p><p></p><p>Eski bir Cumhuriyetçi stratejist ve kamuoyu araştırmacısı, Trump'ın son teklifinin, iki aydan az bir süre kala yapılacak seçimler bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p><p></p><p>Robert Moran "Bu olağanüstü bir vaat ve bu paranın nereden geleceğinden emin değilim ama seçim kampanyası dönemi" dedi.</p><p></p><p>ABD'nin kamu borçları son 10 yılda iki katına çıktı.</p><p></p><p><b>Daha önce benzer bir olay yaşandı mı?</b></p><p></p><p>Trump'ın bu tür ödemeleri vadetmesi ilk değil. Daha önce de gümrük vergilerinden elde edilecek gelirlerle finanse edilecek 2 biner dolarlık ödeme teklif etmişti. Ancak bu ödemeler gerçekleşmedi.</p><p></p><p>Eski Başkan Joe Biden, Ocak 2021'de Georgia'da iki Demokrat adayın ABD Senatosu seçimlerini kazanması halinde Amerikalılara 2 bin Covid teşvik çekleri vereceğine dair söz vermesi nedeniyle oy satın almakla suçlanmıştı.</p><p></p><p>Benzer bir yasal sorun, 2024 başkanlık seçimleri öncesinde de gündeme gelmişti. Bu süreçte milyarder Trump destekçisi Elon Musk, yedi kritik eyaletteki kayıtlı seçmenlere belirli bir dilekçeyi imzalamaları karşılığında nakit teşvikler sunmuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Havada panik: Boeing uçağı 10 dakikada 27 bin fit alçaldı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/havada-panik-boeing-ucagi-10-dakikada-27-bin-fit-alcaldi-6303/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/havada-panik-boeing-ucagi-10-dakikada-27-bin-fit-alcaldi-6303/</id>
<published><![CDATA[2026-09-11T06:15:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-11T06:15:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_61E5FC-BE19CB-FF2DED-FF8CA4-ED7569-189CC7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD'de 6 Eylül'de Los Angeles'tan Salt Lake City'ye gitmek üzere havalanan Delta Air Lines'a ait Boeing 737-900ER tipi yolcu uçağında, uçuş sırasında beklenmedik bir kabin basınçlandırma sorunu meydana geldi.</p><p></p><p>Sorunun fark edilmesinin ardından uçuş ekibi acil durum prosedürlerini uygulamaya başladı. Uçak yaklaşık 10 dakika içerisinde 27 bin fit irtifa kaybederek daha güvenli bir yüksekliğe alçaldı ve Las Vegas'a yönlendirildi.</p><p></p><p>Uçaktaki yolcular, olay sırasında kabindeki oksijen maskelerinin otomatik olarak açıldığını ve uçağın hızla alçalmaya başladığını anlattı.</p><p></p><p><b>10 dakikada 27 bin fit alçaldı</b></p><p></p><p>Uçağın kısa süre içerisinde gerçekleştirdiği yaklaşık 27 bin fitlik alçalma, yolcular açısından olayın en dikkat çekici anlarından biri oldu.</p><p></p><p>Bir yolcu, kabin ekibinin de kendi oksijen maskelerini kullanmak zorunda kaldığını ve bu nedenle yolcularla net şekilde iletişim kurmakta zorlandığını söyledi.</p><p></p><p>Yaşananları "oldukça korkutucu" olarak nitelendiren yolcu, ani irtifa değişiminin uçaktaki endişeyi artırdığını aktardı.</p><p></p><p><b>Oksijen maskeleri neden açıldı?</b></p><p></p><p>Uçaklarda kabin basıncının belirli seviyelerin altına düşmesi durumunda yolcuların yeterli oksijen alabilmesi amacıyla oksijen maskeleri devreye giriyor.</p><p></p><p>Delta Air Lines sözcüsü de uçuş ekibinin aldığı karara ilişkin yaptığı açıklamada, pilotların eğitimleri ve belirlenmiş prosedürler doğrultusunda hareket ederek uçağı güvenli bir irtifaya indirdiğini belirtti.</p><p></p><p>Emekli ABD Donanma pilotu Matthew Buckley ise bu tür basınçlandırma olaylarının ABD'deki ticari uçuşlarda son derece nadir görüldüğünü ifade etti.</p><p></p><p><b>Rota değişti, uçak Las Vegas'a yöneldi</b></p><p></p><p>Kabin basıncı sorununun ardından pilotlar, Salt Lake City'ye devam etmek yerine Las Vegas'a acil iniş yapma kararı aldı.</p><p></p><p>Boeing 737-900ER, Harry Reid Uluslararası Havalimanı'na güvenli şekilde indi. Yolcuların uçaktan normal prosedürlerle tahliye edildiği bildirildi.</p><p></p><p>Olayda herhangi bir yaralanma ya da can kaybı olduğuna ilişkin bilgi paylaşılmadı.</p><p></p><p><b>Delta'dan ilk açıklama</b></p><p></p><p>Delta Air Lines, mürettebatın yaşanan basınçlandırma sorununun ardından eğitim ve güvenlik prosedürlerini uyguladığını açıkladı.</p><p></p><p>Şirket, uçuş ekibinin uçağı güvenli bir yüksekliğe indirdiğini ve ardından Las Vegas'a yönlendirdiğini belirtti.</p><p></p><p>Kabin basıncının neden kaybedildiğine ve uçakta teknik olarak hangi sorunun meydana geldiğine ilişkin ise mevcut açıklamada ayrıntılı bilgi verilmedi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Savunma teknolojisinde rekor yatırım</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/savunma-teknolojisinde-rekor-yatirim-8235/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/savunma-teknolojisinde-rekor-yatirim-8235/</id>
<published><![CDATA[2026-09-11T02:12:23+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-11T02:12:23+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D31798-1958CC-C7C52F-009C64-AF3CCE-A02F45.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Shakhsanam KURBANOVA</p><p></p><p>2020 yılında kurulan Hadrian, savunma ve havacılık şirketleri ile devlet kurumları için yapay zekâ, robotik ve süreç mühendisliğiyle donatılmış yüksek düzeyde otomatik fabrikalar inşa ediyor. Şirketin "Hizmet Olarak Fabrika" (Factories as a Service) adını verdiği iş modeli, denizaltı, uydu ve uçak gibi kritik sistemler için hassas metal parça üretimini otomatikleştirmeyi hedefliyor. Kurucu ve CEO Chris Power, üretimi artık caydırıcılığın ön cephesi olarak tanımlıyor ve Amerika'nın liderliğinin, üretim ile eğitimi ne kadar hızlı ölçeklendirebildiğine bağlı olacağını savunuyor.</p><p>YATIRIMCI LİSTESİ KABARIK</p><p>Finansman turuna WCM Investment Management, Washington Harbour Partners, Valor Equity Partners, 137 Ventures ve Baillie Gifford ortak liderlik etti. JPMorgan Chase'in Stratejik Yatırım Grubu, Güvenlik ve Dayanıklılık Girişimi (Security and Resiliency Initiative) kapsamında yatırım yaparak turun çapa ortak lideri oldu. Ayrıca 1789 Capital, Morgan Stanley Wealth Management, Apollo'nun yönettiği fonlar, T. Rowe Price'ın danışmanlık verdiği hesaplar, CapitalG, Andreessen Horowitz, Founders Fund, Lux Capital, Altimeter ve Construct Capital gibi kurumlar da tura katıldı.</p><p>SAVUNMA TEKNOLOJİSİNE SERMAYE AKINI</p><p>Hadrian'ın turu, Trump yönetiminin ABD ordusunu yeniden sanayileştirme ve güçlü bir üretim tabanı oluşturma hedefiyle savunmaya 1,5 trilyon dolarlık benzeri görülmemiş bir harcama planlamasının gölgesinde gerçekleşti. Sektördeki benzer örnekler de dikkat çekici boyutlarda: İnsansız hava araçları teknolojisi geliştiren Shield AI, Mart ayında 12,7 milyar dolar değerlemeyle finansman sağlarken, otonom gemi üreticisi Saronic aynı ay 9,25 milyar dolar değerlemeye ulaştı. Otonom silah sistemleri geliştiren Anduril Industries ise 30,5 milyar dolar değerlemeyle 2,5 milyar dolar topladıktan yalnızca iki ay sonra değerlemesini 60 milyar doların üzerine taşıdı.</p><p>FONLAR NEREYE HARCANACAK?</p><p>Şirket, yeni kaynağı işgücünü büyütmek, fabrikalarını yöneten yazılım platformu Opus'u geliştirmek ve denizaltı, mühimmat ile insansız araç üretim hatlarındaki kapasite darboğazlarını aşmak için kullanmayı planlıyor. CEO Power, bu finansmanın şirketin dört fabrikasını genişletmesine, Deniz Kuvvetleri destekli büyüme planını hayata geçirmesine ve çalışan sayısını önemli ölçüde artırmasına olanak tanıyacağını belirtti.</p><p>Hadrian'ın değerlemesindeki sıçrama, yalnızca tek bir şirketin başarısından ötesini yansıtıyor: Yatırımcılar, ABD'nin denizaltı, mühimmat ve insansız sistemler gibi alanlardaki üretim kapasitesinin artan talebi karşılayamadığına dair kaygıyı fiyatlıyor. Bu eğilim, savunma tedarik zincirinde büyük yüklenicilere olan tarihsel bağımlılığın yeniden şekillenmekte olduğuna ve otomasyon/yapay zekâ temelli üretim modellerinin sermaye piyasalarında giderek daha fazla rağbet gördüğüne işaret ediyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İran'la savaşı kazanıyoruz"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iranla-savasi-kazaniyoruz-1168/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iranla-savasi-kazaniyoruz-1168/</id>
<published><![CDATA[2026-09-10T09:21:22+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-10T09:21:22+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_420908-BE4E44-D8DDE6-3FCDA0-41A6D5-E0598D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Trump, Texas'ın Dallas kentinde gerçekleştirilen ve Cumhuriyetçileri bir araya getiren 2 günlük Cumhuriyetçi Parti Ulusal Kongresine katılarak bir konuşma yaptı.</p><p></p><p>Ağırlıklı olarak iç politika, sınır güvenliği ve ekonomi başlıkları ile ilgili konuşan Trump, kendi başkanlığında çok önemli adımlar attıklarını ve ülkeyi öncesine göre çok daha iyi bir noktaya getirdiklerini savundu.</p><p></p><p>Trump, ABD'nin Joe Biden döneminde hem siyasal hem de ekonomik olarak kötü durumda olduğunu, kendisinin başkan olmasıyla ABD'nin toparlandığını öne sürdü.</p><p></p><p>ABD'nin "açık sınır" politikası uyguladığını ve kendisinin göreve gelir gelmez buna son verdiğini anlatan Trump, son aylarda sınırdan düzensiz göçmen geçişini sıfırladıklarını ifade etti.</p><p></p><p>Demokratlardan "solcu komünistler" diye söz eden Trump, 3 Kasım'daki Kongre ara seçimlerinde tüm Cumhuriyetçilere, Cumhuriyetçi adaylara oy kullanması çağrısında bulundu.</p><p></p><p>- İran'la savaşı kazanıyoruz</p><p></p><p>Konuşmasının İran'la ilgili bölümünde, İran'ın nükleer silaha sahip olmaması için bu ülkeyle savaşa girdiklerini savunan Trump, "Bu savaşı kazanıyoruz." dedi.</p><p></p><p>"Şu anda devam eden İran'la savaşı kazandığımız anda petrol fiyatları düşecek. Bu savaşı kazanacağız." diyen Trump, "Hürmüz Boğazı’ndaki ticareti biz kontrol ediyoruz. Bence Hürmüz Boğazı'na başka bir isim vermeliyiz. Ona 'Trump Boğazı' demeliyiz." değerlendirmesini yaptı.</p><p></p><p>Trump, Hürmüz Boğazı'nın adını değiştirme konusuna vurgu yaparak, "Böyle adlandırılacak, bayanlar ve baylar. Bu konuda bir duyuru yapacağım, oraya 'Trump Boğazı' diyeceğiz ve eminim İran liderleri bundan çok memnun olacaklar." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>ABD'nin Venezuela'ya müdahale ederek bu ülke üzerinde ciddi bir hakimiyet sağladığını anlatan Trump, Caracas yönetimiyle yaptıkları petrol anlaşmasından övgüyle bahsetti.</p><p></p><p>Trump, söz konusu petrol anlaşmasının Amerikan ekonomisine önemli bir katkı yaptığını ifade ederek, bu anlaşma sayesinde İran'la yaşanan krize rağmen ülkedeki benzin fiyatlarını belli oranda kontrol altında tuttuklarını belirtti.</p><p></p><p>ABD'de geleneksel olarak başkanlık seçimlerinin yapıldığı yıl gerçekleştirilen ve partilerin başkan adaylarının resmen ilan edildiği ulusal parti kongreleri Amerikan siyasi sisteminde önemli bir yer tutuyor.</p><p></p><p>Trump'ın haziran ayında yaptığı çağrının ardından Kongre ara seçimleri öncesinde toplanmasına karar verilen Cumhuriyetçi Parti Ulusal Kongresi, bu yönüyle bir ilki temsil ediyor.</p><p></p><p>ABD Başkanı, söz konusu kongrenin ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi tabanı konsolide etmek bakımından çok önemli olduğunu dile getiriyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Gemi saldırıları sürersee ekonomik baskı uygularız"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/gemi-saldirilari-surersee-ekonomik-baski-uygulariz-4781/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/gemi-saldirilari-surersee-ekonomik-baski-uygulariz-4781/</id>
<published><![CDATA[2026-09-10T09:02:31+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-10T09:02:31+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C7FB95-1F21D0-820059-E5F24C-F95A92-FFB6D0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Rubio, Güney Amerika ziyaretinin ikinci ayağı olan Ekvador'da, mevkidaşı Gabriela Sommerfeld ile düzenlenen ortak basın toplantısının ardından gündeme ilişkin soruları yanıtladı.</p><p></p><p>İran'a, mevcut durumu veya dinamikleri değiştirecek nitelikte bir şey sağlanmadığını ifade eden Rubio, "Onlar (İran), savaş gemilerine ateş açmaya devam ediyor ve bizim savaş gemilerimize ateş açtıklarında bunun bedelini tankerlerle ödüyorlar. Gemilerimize isabet ettiremiyorlar ancak beş tanker kaybediyorlar." şeklinde konuştu.</p><p></p><p>Rubio, İran'ın dün gece 4 tankerinin hasar gördüğünü, bir tankerinin ise batırıldığını söyleyerek, "Bunun için bedel ödemeye devam edecekler. Bu sırada biz de onları ekonomik olarak boğmaya devam edeceğiz." dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Trump'tan AfD'ye tebrik: "Büyük bir seçim başarısı"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/trumptan-afdye-tebrik-buyuk-bir-secim-basarisi-4073/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/trumptan-afdye-tebrik-buyuk-bir-secim-basarisi-4073/</id>
<published><![CDATA[2026-09-09T11:14:31+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-09T11:14:31+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FABF0C-CA04A4-F268F7-2995CB-91EDCD-C29740.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Başkanı Donald Trump aşırı sağcı Almanya için Alternatif'i (AfD) Saksonya-Anhalt seçimlerini açık ara farkla kazanmasından dolayı tebrik etti.</p><p></p><p>Trump, kendisine ait sosyal medya platformu Truth Social'da yaptığı paylaşımda AfD'nin ismini vermeden "Vay canına! Almanya'daki popülist parti gerçekten büyük bir seçim başarısı elde etti" diye yazdı.</p><p></p><p>"Almanya'ya bu kadar büyük zarar veren son derece kötü göç politikalarından ve düzenlemelerden bıktılar" diyen Trump, "YÜKSELİŞTELER ve artık buna daha fazla katlanmayacaklar" ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Paylaşımının sonunda "Amerika'yı yeniden muhteşem yap" sloganının kısaltması olan "MAGA"ya gönderme yapan Trump "MGGA" kısaltmasını da ekledi. Bu harflerin "Almanya'yı yeniden muhteşem yap" (Make Germany Great Again) ifadesinin kısaltması olduğu düşünülüyor.</p><p></p><p>Trump daha önce de Saksonya-Anhalt eyaletindeki sandık çıkış anketlerine göre AfD'nin yüzde 44,4 oy aldığını gösteren bir seçim grafiği paylaşmış, ancak yorum yapmamıştı.</p><p></p><p><b>Musk'tan AfD'ye: "İyi iş çıkardınız"</b></p><p></p><p>Trump'ın MAGA hareketinin önde gelen isimleri de AfD'nin seçim başarısını memnuniyetle karşıladı. ABD'li milyarder iş insanı Elon Musk, AfD Eş Başkanı Alice Weidel'in bir paylaşımını alıntılayarak, "İyi iş çıkardınız" yorumunu yaptı.</p><p></p><p>Musk, geçen yıl da Almanya'daki genel seçimler öncesinde AfD'nin bir seçim etkinliğine canlı bağlantıyla konuk olmuştu.</p><p></p><p>ABD'nin eski Almanya Büyükelçisi Richard Grenell da Alice Weidel'in paylaşımını alıntılayarak "Almanya için büyük bir kazanım ve yeni bir gün" diye yazdı. Grenell, halkın değişim istediğini ve buna hazır olduğunu da sözlerine ekledi.</p><p></p><p>Trump'ın ilk döneminde ABD'nin Berlin Büyükelçisi olarak görev yapan Grenell, Trump'a yakın isimler arasında gösteriliyor.</p><p></p><p>Trump yönetiminden daha önce de AfD'yi destekleyen açıklamalar gelmişti. Başkan Yardımcısı JD Vance 2025 yılında Münih Güvenlik Konferansı'nda yaptığı konuşmada popülist partilerin dışlanmasının ve siyasi "güvenlik duvarı" oluşturulmasının milyonlarca seçmenin iradesini göz ardı etmek anlamına geleceğini söylemişti. Vance, Münih'te Weidel ile de bir görüşme gerçekleştirmişti.</p><p></p><p>Vance'in konuşması o dönemde Almanya'da yankı uyandırmış, Alman siyasetçilerin eleştirilerine neden olmuştu.</p><p></p><p><b>AfD seçimi kazandı, mutlak çoğunluğu sağlayamadı</b></p><p></p><p>Saksonya-Anhalt'ta eyalet Anayasayı Koruma Dairesi tarafından "kesinleşmiş aşırı sağcı aşırılıkçı grup" olarak sınıflandırılan AfD'nin Pazar günü yapılan seçimlerde oyların yüzde 43,8'ini alarak sandıktan birinci çıkması uluslararası düzeyde yankı uyandırdı.</p><p></p><p>Almanya'da İkinci Dünya Savaşı'nın sona erdiği 1945 yılından bu yana ilk kez aşırı sağcı bir parti, bir eyalette iktidara gelebilir. AfD, 2021 yılındaki seçimlere kıyasla oy oranını iki kattan fazla artırmış olsa da mecliste kazandığı 39 sandalye ile mutlak çoğunluğu sağlayamadı.</p><p></p><p>Sol popülist Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW) dışındaki partilerin aşırı sağcı AfD ile iş birliğini kabul etmemesi nedeniyle, partinin hükümet kurup kuramayacağı henüz belirsizliğini koruyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">22 yaşındaki gençten 245 milyon dolarlık Bitcoin hırsızlığı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/22-yasindaki-gencten-245-milyon-dolarlik-bitcoin-hirsizligi-7804/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/22-yasindaki-gencten-245-milyon-dolarlik-bitcoin-hirsizligi-7804/</id>
<published><![CDATA[2026-09-09T06:30:35+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-09T06:30:35+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_101F11-B01EF0-520A4D-6EF775-4039B9-51B151.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD'de görülen dava, kripto para dünyasının en büyük hırsızlık vakalarından birini yeniden gündeme taşıdı.</p><p></p><p>ABD Adalet Bakanlığının açıklamasına göre Singapur vatandaşı Malone Lam, arkadaşlarıyla oluşturduğu suç ağı üzerinden yaklaşık 245 milyon dolar değerinde Bitcoin çalınması ve elde edilen paranın aklanmasındaki rolüne ilişkin suçlamaları kabul etti.</p><p></p><p>Henüz 22 yaşındaki Lam, suç örgütü faaliyetleri ve çalınan kripto varlıkların aklanmasıyla bağlantılı suçlamalar kapsamında 20 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya bulunuyor.</p><p></p><p><b>Tek gecede 500 bin dolarlık harcama</b></p><p></p><p>ABD makamlarının açıkladığı ayrıntılar, çalınan milyonlarca doların ardından yaşanan lüks hayatın boyutunu da ortaya koydu.</p><p></p><p>Şebeke üyelerinin gece kulüplerinde tek gecede 500 bin dolara kadar harcama yaptığı belirtildi.</p><p></p><p>Çalınan fonlarla ayrıca değeri 100 bin ila 3,8 milyon dolar arasında değişen lüks otomobillerden oluşan bir filo satın alındığı kaydedildi.</p><p></p><p><b>Birkin çantalarını gece kulübünde kalabalığa fırlattı</b></p><p></p><p>Lam'in harcamaları yalnızca lüks otomobillerle sınırlı kalmadı.</p><p></p><p>Adalet Bakanlığının aktardığı bilgilere göre Lam, gece kulüplerinde eğlenirken kalabalığa on binlerce dolar değerindeki Hermès Birkin çantaları fırlattı.</p><p></p><p>Lam ve bağlantılı kişilerin ayrıca lüks saatlere, özel jet kiralamalarına ve özel güvenlik ekiplerine milyonlarca dolar harcadığı belirtildi.</p><p></p><p><b>Şebekenin üyeleri çevrim içi oyunlarda tanıştı</b></p><p></p><p>Mahkeme belgeleri, milyonlarca dolarlık suç ağının dikkat çekici başlangıç noktasını da ortaya çıkardı.</p><p></p><p>Şebekenin üyelerinin birbirleriyle çevrim içi oyun platformlarında tanıştığı ve daha sonra birlikte hareket etmeye başladığı belirtildi.</p><p></p><p>Suç ağının faaliyetlerinin Ekim 2023'te başladığı ve en az Mayıs 2025'e kadar devam ettiği kaydedildi.</p><p></p><p><b>ABD'nin farklı eyaletlerinden örgütlendiler</b></p><p></p><p>Şebekede California, Connecticut, New York ve Florida'nın yanı sıra ABD dışından kişilerin de bulunduğu belirtildi.</p><p></p><p>ABD makamlarına göre grubun liderliğini Lam üstlendi.</p><p></p><p>Lam'in çevrim içi ortamda kimliğini gizlemek için "Anne Hathaway", "$$$" ve "King Greavy" gibi farklı takma adlar kullandığı aktarıldı.</p><p></p><p><b>Sosyal mühendislikle dijital cüzdanları hedef aldılar</b></p><p></p><p>Şebekenin milyonlarca dolarlık Bitcoin'e ulaşmak için kullandığı yöntemlerin başında sosyal mühendislik geldi.</p><p></p><p>Mahkeme belgelerine göre şüpheliler, hedef aldıkları kişileri kandırarak hesaplarına ve dijital varlıklarına erişmelerini sağlayabilecek gizli bilgileri ele geçirmeye çalıştı.</p><p></p><p>Elde edilen bilgiler daha sonra mağdurların kripto para cüzdanlarına erişmek ve varlıkları başka hesaplara aktarmak için kullanıldı.</p><p></p><p><b>Siber saldırı ev baskınlarına kadar uzandı</b></p><p></p><p>Soruşturma dosyasındaki en dikkat çekici iddialardan biri ise şebekenin faaliyetlerinin yalnızca internet ortamıyla sınırlı kalmaması oldu.</p><p></p><p>ABD makamlarına göre suç ağı bazı durumlarda mağdurların evlerini hedef alan fiziksel baskınlarla dijital cüzdanlara erişmek için gerekli bilgileri ele geçirmeye çalıştı.</p><p></p><p>Böylece şebekenin sosyal mühendislik, dijital yöntemler ve fiziksel eylemleri birlikte kullanan bir yapıya dönüştüğü belirtildi.</p><p></p><p><b>Malone Lam 20 yıl hapis cezasıyla karşı karşıya</b></p><p></p><p>Davaya bakan ABD Bölge Yargıcı Colleen Kollar-Kotelly, Lam'in cezasının belirleneceği duruşma için henüz tarih açıklamadı.</p><p></p><p>Lam'in hakkındaki suçlamalar nedeniyle 20 yıla kadar hapis cezası alabileceği belirtiliyor.</p><p></p><p>ABD Savcısı Jeanine Pirro ise soruşturmaya ilişkin açıklamasında, uluslararası faaliyet gösteren suç ağının ortaya çıkarıldığını ve Lam'in adalet önüne getirildiğini söyledi.</p><p></p><p><b>Kripto tarihinin en dikkat çekici soygunlarından biri</b></p><p></p><p>245 milyon dolarlık Bitcoin hırsızlığı, yalnızca çalınan paranın büyüklüğüyle değil, suçtan elde edildiği belirtilen fonların harcanma biçimiyle de dikkat çekti.</p><p></p><p>Bir tarafta sosyal mühendislik ve dijital cüzdanları hedef alan yöntemler, diğer tarafta milyonlarca dolarlık otomobiller, özel jetler, lüks saatler ve gece kulübü harcamaları soruşturma dosyasının parçaları haline geldi.</p><p></p><p>Şimdi gözler, suçlamaları kabul eden 22 yaşındaki Malone Lam'e verilecek cezaya çevrildi.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Petrol fiyatları galon başına 2 doların altına inecek"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/petrol-fiyatlari-galon-basina-2-dolarin-altina-inecek-5709/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/petrol-fiyatlari-galon-basina-2-dolarin-altina-inecek-5709/</id>
<published><![CDATA[2026-09-08T08:43:21+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-08T08:43:21+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_07F483-E8C755-4B1F2B-11151B-D9CAB7-C95369.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Başkanı Donald Trump, İran’la çatışmanın sona ermesinin ardından ülkede benzin fiyatlarının hızla gerileyeceğini öne sürdü. Trump, fiyatların önce galon başına 3 dolara, ardından 2 doların altına inmesini beklediğini açıkladı.</p><p></p><p>Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı:</p><p></p><p>İran’la savaşı kazandığımızda, petrol fiyatları diğer her şey gibi (hatta daha da fazla) hızla düşecek. Galon başına 3 dolara, sonunda ise 2 doların altına inecek. Bunların hepsi çok hızlı gerçekleşecek ve İran asla nükleer silaha sahip olamayacak.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Trump'ın saçına neler oluyor?</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/trumpin-sacina-neler-oluyor-1673/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/trumpin-sacina-neler-oluyor-1673/</id>
<published><![CDATA[2026-09-07T07:34:49+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-07T07:34:49+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0B1811-CF8530-7D1419-D6AAB0-56004D-151C79.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Başkanı Donald Trump'ın Air Force One'dan inerken çekilen ve imzası haline gelen sarı saçlarından daha koyu renkte görünen saçları, internette spekülasyonlara yol açtı.</p><p></p><p>Trump, saç modeliyle ilgili, özellikle de 80 yaşındaki başkanın herhangi bir tür peruk kullanıp kullanmadığı konusunda uzun süredir ortaya atılan iddiaları yalanlamak zorunda kalıyor. Yeni fotoğraflar ise söylentileri alevlendirdi.</p><p></p><p>Gazeteci Aaron Rupar, cumartesi günü X'te "Trump'ın saçına ne olmuş böyle?" diye yazdı.</p><p></p><p>Trump, cuma günü New Jersey'nin Morristown kentindeki havalimanının pistinde lacivert bir takım elbise ve sarı kravatla (ve görünüşe göre yeni saç stiliyle) gazetecilere el sallarken görüldü. Haftasonunu Bedminster'deki golf kulübünde geçiriyor.</p><p></p><p>Trump eleştirmeni avukat George Conway, X'te "Anayasanın 25. maddesi kapsamında saçıyla ilgili bir şeyler yapılmalı" diye yazarak, Trump'ın saçlarının bu şekilde görünmesine engel olunması gerektiğini öne sürdü.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202026/trump-2.jpg" alt="trump-2" style="font-family: &quot;Open Sans&quot;, sans-serif;">&nbsp;</p><p></p><p><b><i>Başkan Donald Trump'ın Air Force One'dan inerken çekilen ve imzası haline gelen sarı saçlarından daha koyu bir renkte görünen saçları internette şaşkınlık yarattı&nbsp;</i></b></p><p></p><p>&nbsp;<img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202026/trump-1.jpg" alt="trump-1" style="font-family: &quot;Open Sans&quot;, sans-serif;"></p><p></p><p><b><i>Başkan cuma günü Air Force One'dan inerken görüntülendi. Trump'ın saç stili onlarca yıldır ilgi odağı olmayı sürdürüyor&nbsp;</i></b></p><p></p><p>Gazeteci Yashar Ali, Trump'ın havalimanındaki fotoğraflarını yayımladı ve "Bu saç ne??? Fotoğrafları Getty Images'tan kendim almasaydım inanmazdım" ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Trump'ı sık sık eleştiren eski Cumhuriyetçi temsilci Adam Kinzinger, büyük harflerle "Şaka yapıyor olmalısın" diye yazdı.</p><p></p><p>Birçok sosyal medya kullanıcısı Trump'ın saç stilini alaya aldı.</p><p></p><p>Gazeteci Molly Jong-Fast, "Trump artık esmer!" dedi.</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202026/trump-3.jpg" alt="trump-3"></p><p></p><p><b><i>Trump cuma günü New Jersey'nin Morristown kentindeki havalimanının pistinde lacivert takım elbisesi, sarı kravatı ve görünüşe göre yeni saç stiliyle gazetecilere el sallarken görüldü.</i></b></p><p></p><p>İlerici roman yazarı Anne Lamott, "Bayıldım. Çok genç. Tam Pierce Brosnan gibi" diyerek James Bond oyuncusuna atıfta bulundu.</p><p></p><p>Roman ve oyun yazarı Paul Rudnick ise "Trump stilistine, 'Seri katil Rex Heuermann gibi görünmek istiyorum' dedi" diye yazdı. Bu da Gilgo Plajı cinayetleri diye bilinen davada 8 kadını öldürdüğünü itiraf eden New Yorklu seri katile atıfta bulunuyordu.</p><p></p><p>The Independent, yorum almak için Beyaz Saray'la iletişime geçti.</p><p></p><p>Trump'ın saçı geçen ay başka bir nedenle de dikkat çekmişti. Sarı saçları daha parlak ve daha kalın görünüyordu.</p><p></p><p>Başkanın geçen ay Las Vegas'taki bir konuşması sırasında sergilediği saç modeli hakkında konuşmak için herkes sosyal medyaya akın etmişti.</p><p></p><p>Gazeteci Rupar, X'te şunları yazmıştı:</p><p></p><p><b>Trump peruk mu takıyor, bu da ne böyle?</b></p><p></p><p>Demokrat Parti'nin resmi X hesabı, Trump'ın açıkça daha seyrek saçlı olduğu bir fotoğrafını paylaşmış ve "Bu, Trump'ın 3 aydan daha kısa bir süre önceki saçıydı" diye yazmıştı.</p><p></p><p>Eski kongre üyesi Kinzinger, "Trump peruk takıyor!!" diye yazmıştı.</p><p></p><p>Çarşamba günü Beyaz Saray Gül Bahçesi'nde yaptığı konuşmada Trump, "Yıllarca insanların 'Peruk takıyor' demelerine katlanmak zorunda kaldım. Peruk takmıyorum" dedi.</p><p></p><p>Trump'ın alışılmadık saç stili, onlarca ilgi odağı olmayı sürdürüyor. Siyasete girmeden çok önce sohbet programlarına katılışlarında da tartışma konusu oluyordu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD'de kargo uçağı pistten çıktı, 5 ölü</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abdde-kargo-ucagi-pistten-cikti-5-olu-7231/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abdde-kargo-ucagi-pistten-cikti-5-olu-7231/</id>
<published><![CDATA[2026-09-07T07:33:32+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-07T07:33:32+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7C1CB6-DF888E-F65C51-918CFC-AAD3DF-EE07C1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Amazon’a ait Boeing 767 tipi bir kargo uçağının ABD'nin Florida eyaletindeki Miami Uluslararası Havalimanı'na inerken pistten çıktığı belirtildi.</p><p></p><p>Sosyal medyada paylaşılan ilk görüntülerde kargo uçağının yan bir şekilde yattığı ve hala sağlam duran gövdesinden siyah dumanların yükseldiği görüldü.</p><p></p><p>Federal Havacılık İdaresi yetkilileri, Porto Riko'nun San Juan kentinden kalkan uçağın Miami'deki havalimanına iniş yaparken pistten çıktığını açıkladı.</p><p></p><p>Olayla ilgili düzenlenen basın toplantısında, 5 kişinin hayatını kaybettiği ve 5 kişinin de yaralandığı bilgisi paylaşıldı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Üç çocuğunu öldürmekle suçlanan Clancy davasından karar çıkmadı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/uc-cocugunu-oldurmekle-suclanan-clancy-davasindan-karar-cikmadi-750/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/uc-cocugunu-oldurmekle-suclanan-clancy-davasindan-karar-cikmadi-750/</id>
<published><![CDATA[2026-09-05T05:56:29+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-05T05:56:29+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A4CCC4-6C0841-E104FC-EEBFCB-490CAF-9B3245.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD'deki ceza davalarında, mahkumiyet kararı için jürinin oybirliğiyle karar vermesi gerekiyor.</p><p></p><p>Yargıç, davanın sonuçsuz kaldığını ilan etmekten başka çaresi olmadığını belirtti; bunun üzerine Clancy'nin avukatları karar resmen açıklanmadan önce temyiz başvurusunda bulunmak istediğini ifade etti.</p><p></p><p>Yargıç bunun için avukatlara bir saat verdi.</p><p></p><p>Amerikan kamuoyunun dikkatini çeken davada, Clancy cinayetleri işlediğini inkar etmedi ancak avukatları, müvekkilinin ağır bir zihinsel hastalıktan muzdarip olduğu gerekçesiyle yasal olarak sorumlu tutulmaması gerektiğini savunuyor.</p><p></p><p>Clancy, Ocak 2023'te Massachusetts eyaletinde, Boston banliyösündeki evlerinde gerçekleşen ölümlerle ilgili olarak üç kez birinci derece cinayet suçlamasıyla karşı karşıya.</p><p></p><p>ABD federal mahkemelerinde, jüri üyeleri bir karara varamadığında, hakimlerin talimatıyla jüriye önemli bir görev üstlendikleri hatırlatılıyor ve bir sonuca ulaşmaya çalışmaları isteniyor.</p><p></p><p>Jüri üst üste üç kez karar alamadığında hakim davanın sonuçsuz kaldığına hükmederek yargılamayı hükümsüz sayıyor.</p><p></p><p>Duygusal geçen altı haftalık davanın en dikkat çekici anlarından bazılarını derledik.</p><p></p><p><b>Annenin halüsinasyonlar gördüğü savunuluyor</b></p><p></p><p>Savcılar, 24 Ocak 2023'te Clancy'nin Massachusetts, Duxbury'deki evlerinde beş yaşındaki Cora, üç yaşındaki Dawson ve sekiz aylık Callan adlı tüm çocuklarını egzersiz bantlarıyla kasten boğduğunu ve ardından ikinci kattaki bir pencereden atladığını iddia ediyor.</p><p></p><p>Şu anda 36 yaşında olan Clancy, düşme sonucu felç geçirdi ve duruşmaya tekerlekli sandalye ile katıldı.</p><p></p><p>Clancy'nin avukatları, onu savunurken cinayetlerdeki rolünü hiçbir zaman reddetmediler.</p><p></p><p>Bunun yerine, Clancy'nin en küçük çocuğunu doğurduktan sonra halüsinasyonlar ve sanrılar yaşadığını öne sürerek akıl sağlığının yerinde olmadığı savunması yaptılar. Ruh sağlığı sorunları nedeniyle tedavi gördüğüne ve ölümlerden sadece birkaç gün önce bir psikiyatri hastanesine yattığına işaret ettiler.</p><p></p><p>Savcılar ise Clancy'nin çocuklarını kasten öldürme konusunda planlı bir karar verdiğini ve yasal olarak sorumlu tutulması gerektiğini savundu. İddialarına göre, Clancy o sırada kocası Patrick Clancy'yi evde olmaması için dışarıda bir işe göndermişti.</p><p></p><p>Clancy'nin eski kayınvalidesi ve eşi de dahil olmak üzere ailesi, ölümlerden önceki zihinsel durumu hakkında ifade verdi.</p><p></p><p>Beş hafta süren dava, binlerce kişinin mahkeme sürecini izlemesiyle sosyal medyada büyük ilgi uyandırdı. Yüzlerce kadın, Clancy'ye destek olmak için mahkeme binasının önünde toplanarak "Yardıma İhtiyacı Vardı" ve "Lindsay İçin Huzur" gibi ifadeler yazılı pembe tişörtler giydi.</p><p></p><p><b>'Gerçekten zor bir dönem': Clancy'nin eski eşi tanıklık yaptı</b></p><p></p><p>İki gün boyunca, Clancy'nin eski eşi Patrick, jüri üyelerine eski eşinin doğum yaptıktan sonra kötüleşen ruh sağlığını anlattı ve çocuklarının öldüğü günü korkunç ayrıntılarla tarif etti.</p><p></p><p>Jüri üyelerine, Clancy'nin "büyük bir bunalıma sürüklenmesinin" ölümlerden yaklaşık bir ay önce başladığını söyledi.</p><p></p><p>"Çok kilo vermeye başladı, çok depresyona girdi ve gerçekten zor zamanlar geçiriyordu" dedi.</p><p></p><p>Anlattığına göre kadın zaman zaman doktorlardan yardım alıyor ve çeşitli ilaçlar kullanıyordu; ayrıca intihar düşünceleri geliştirmeye başladığını söylediğini hatırladığını ekledi.</p><p></p><p>Patrick Clancy, yiyecek ve ilaç almak için evden ayrılmadan önce oğlu Dawson'ın kanepede oturup tavuk nugget yediğini gördüğü son anı anlattı. Geri döndüğünde çocuklarını ölü bulmuştu.</p><p></p><p>Lindsay Clancy, mahkemede eşinin 911 acil servis ile yaptığı telefon görüşmesinin kaydı dinletilirken hıçkırarak ağladı. Kayıtta, çocuklarını bodrumda bulduktan sonra "Çocukları öldürdü" diye bağırdığı duyuluyor.</p><p></p><p>Davanın başlangıcından beri, Patrick Clancy hakkında komplo teorileri internette yayılmaya başladı; bunlardan bazıları onun olaya karışmış olabileceğini öne sürüyordu.</p><p></p><p>Ancak kendisi hiçbir zaman şüpheli olarak görülmedi veya soruşturmacılar tarafından şüphe altında tutulmadı; Lindsay Clancy çocuklarını öldürdüğünü itiraf etti ve avukatları da bunu yalanlamadı.</p><p></p><p><b>Avukatlar ve uzmanlar arasında Clancy'nin tedavisi konusunda yaşanan çekişmeler</b></p><p></p><p>Hem savunma hem de savcılık adına 10'dan fazla bilirkişi ifade verdi; bunların arasında Clancy'nin akıl sağlığı konusunda avukatlarla fikir ayrılığına düşenler de vardı.</p><p></p><p>Tedavisi boyunca Clancy'ye bir düzineden fazla ilaç verildi ve Clancy intihar yardım hattından ve acil servisten yardım istedi.</p><p></p><p>Clancy'nin ekibi, jüri üyelerini, doğum sonrası kadınlarda nadir görülen ve doğum sonrası dönemde mani, depresyon veya her ikisini birlikte yaşatabilen bir durum olan doğum sonrası psikoz geçirdiğine ikna etmeye çalıştı.</p><p></p><p>Clancy halüsinasyonlar ve sanrılar yaşadığını iddia ediyor.</p><p></p><p>Mahkeme salonunda bir gün, Clancy'nin psikiyatristlerinden Jennifer Tufts'ın savcılık adına verdiği ifadede, Clancy'nin seanslar sırasında psikoz belirtisi göstermediği yönündeki tanıklığı üzerine gerginlik iyice arttı.</p><p></p><p>Clancy'yi beş ay boyunca bir düzineden fazla kez gören Tufts, "Onun veya başka birinin güvenliğinin tehlikede olduğuna dair ciddi bir işaret yoktu" dedi.</p><p></p><p>Ancak savunma avukatları, Tufts'ın Clancy'nin "aşırı telaşlı, hızlı" konuşmasına ilişkin yazılı tıbbi notlarına işaret etti. Hızlı ve telaşlı konuşma, maninin bir belirtisi olabilir.</p><p></p><p>Tufts, Clancy'nin konuşmasının hızlı olmadığını belirterek, İngilizcede kelimeleri olumsuz anlamına çeviren "not" ifadesinin notlarında hem "aşırı telaşlı" hem de "hızlı" kelimeleri için geçerli olduğunu söyledi. Savunma avukatı Kevin Reddington'ın ısrarlı sorularına ise şöyle yanıt verdi: "Ne yazdığı umurumda değil. Ne demek istediğimi biliyorum."</p><p></p><p>Reddington, savcılığın bir diğer uzmanı olan psikiyatrist Avram Mack'e doğum sonrası psikozun bir teşhis olup olmadığını defalarca sorarken de gerginleşti.</p><p></p><p>"Amerikan Psikiyatri Birliği, doğum sonrası psikozu yalnızca ileri sürülen bir hastalık olarak görüyor" dedi.</p><p></p><p>Mack, doğum sonrası psikozun kabul görmüş bir teşhis olduğunu söylemekten kaçındı ve bir noktada şu yanıtı verdi: "Bunun sorunuza tam olarak cevap verip vermediğinden emin değilim."</p><p></p><p>Reddington, hayal kırıklığı dolu bir tonla "Umurumda değil" diye yanıtladı.</p><p></p><p><b>Clancy'nin annesi ifade verdi</b></p><p></p><p>Patrick Clancy'nin yanı sıra, Lindsay'nin eski kayınvalidesi, annesi ve kız kardeşi de ifade vererek jüri üyelerine Clancy'nin, oğlunun doğumundan sonra kötüleşen ruh sağlığı hakkında bilgi verdi.</p><p></p><p>Eski kayınvalidesi Susan Clancy'nin ifadesine göre Lindsay Clancy "yardım için yalvarıyordu."</p><p></p><p>"Uykusuzluk çekiyordu. İştahı kesilmişti" dedi. "Çok endişeli ve üzgündü."</p><p></p><p>Clancy'nin en küçük oğlunun doğumuna kadar "çok şefkatli" bir anne olduğunu da sözlerine ekledi.</p><p></p><p>Clancy'nin annesi Paula Musgrove, kızının çocuklarının ölümünden bir ay önce onlara zarar verme düşüncesinden bahsettiğini kendisine ve eski kocasına söylediğini belirtti.</p><p></p><p>Musgrove, kızının paranoyaklaştığını ve ilaçlarının "zihnini mahvettiğini" düşündüğünü söyledi.</p><p></p><p>Clancy'nin kız kardeşi Allison Ozga mahkemeye, ablasının çocuklarını öldürmeden bir ay önce her gün intihar düşünceleri yaşadığını söyledi.</p><p></p><p><b>Hakim, jüri üyelerine Katolik inancıyla ilgili ifadeleri dikkate almamalarını söyledi</b></p><p></p><p>Duruşmanın kapanış konuşmalarından iki gün önce, savcıların tanıklara Clancy'nin Katolik inancı hakkında sorular sormasının ardından, Clancy'nin savunma ekibi davanın iptalini talep etti.</p><p></p><p>Geçen hafta savcılar, Clancy'nin eski kayınvalidesi Susan Clancy'ye Katolik olup olmadığını sorduktan sonra, cinayetin "ölümcül günah" olarak kabul edildiğinin farkında olup olmadığını sordu; hakim ise jüri üyelerinden bu ifadeyi dikkate almamalarını istedi.</p><p></p><p>Bu hafta ise cinayetlerden sonra Lindsay Clancy ile görüşen adli psikolog Kirk Heilbrun, Clancy'nin Katolik yetiştirilme tarzını konuşurken intiharın "ölümcül bir günah" olarak kabul edilip edilmediğini sorduğunu ifade etti.</p><p></p><p>Yargıç William Sullivan, Clancy'nin hukuk ekibinin davanın iptali talebini reddetti, ancak jüri üyelerine bunun "kesinlikle uygunsuz bir tanıklık alanı" olduğunu söyledi.</p><p></p><p>"Bu reddedilecek. Dikkate bile alınmayacak. Daha açık bir şekilde ifade edemem" dedi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD'de Trum portreli 1 dolar dolaşımda</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abdde-trum-portreli-1-dolar-dolasimda-7396/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abdde-trum-portreli-1-dolar-dolasimda-7396/</id>
<published><![CDATA[2026-09-04T06:20:37+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-04T06:20:37+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D26E18-90811B-6D88B1-F0E368-2280BE-AE9308.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Amerika Birleşik Devletleri finans tarihinde uzun yıllar konuşulacak sıra dışı bir gelişme yaşandı. ABD Hazine Bakanlığı, Amerikan bağımsızlığının 250. yıl dönümü kutlamaları çerçevesinde hazırlanan ve üzerinde doğrudan ABD Başkanı Donald Trump'ın portresi bulunan yeni 1 dolarlık madeni paraları resmen tedavüle çıkardı. Ülke genelinde şaşkınlık ve merak uyandıran bu hamle, para piyasalarında ve koleksiyon çevrelerinde anında yankı buldu.</p><p></p><p><b>2 Eylül i̇tibarıyla resmen ceplerde: Özel tasarım</b></p><p></p><p>Devletin resmi para basım organı olan ABD Darphanesi (US Mint) tarafından basılan yeni madeni paralar, 2 Eylül 2026 tarihi itibarıyla resmi olarak dolaşıma sokuldu. Tasarımıyla dikkat çeken 1 dolarlar, ABD'nin çeyrek binyıllık bağımsızlık sembolizmini günümüz siyasi figürüyle buluşturuyor.</p><p></p><p><b>Washington'da uzun kuyruklar ve tanıtım afişleri</b></p><p></p><p>Tarihi adımın ilk somut işaretleri başkent Washington sokaklarında belirdi. ABD Darphanesi mağazasının önüne asılan bilgilendirme afişlerinde, paranın Amerikan bağımsızlığının 250. yılına atfen sınırlı ve özel bir konseptle üretildiği vurgulandı.</p><p></p><p>Yeni madeni paraların tedavüle girmesinin hemen ardından Washington'daki resmi satış noktalarında ve banka şubelerinde yoğun hareketlilik gözlenirken, vatandaşlar ve koleksiyonerler yeni basım 1 dolarları temin etmek için sıraya girdi.</p><div><br /></div><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD, şirketlere Fransa'daki uzay zirvesine katılmamaları için baskı yaptı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-sirketlere-fransadaki-uzay-zirvesine-katilmamalari-icin-baski-yapti-8717/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-sirketlere-fransadaki-uzay-zirvesine-katilmamalari-icin-baski-yapti-8717/</id>
<published><![CDATA[2026-09-03T08:56:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-03T08:56:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8769DF-553452-89999F-5E218A-86957C-FB365A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Politico'nun ABD'deki uzay sektöründen iki çalışana ve Kongre'den bir çalışana dayandırdığı haberine göre, 9-10 Eylül'de Fransa'da düzenlenecek uzay zirvesine Washington yönetimi, ABD merkezli uzay şirketlerinin katılmamasını istiyor.</p><p></p><p>Bu kapsamda Beyaz Saray'dan bir yetkilinin, ABD merkezli uzay şirketleri SpaceX, Stoke Space, K2 Space ve Astra gibi firmalarla iletişime geçtiği ve Paris'te düzenlenecek iki günlük zirveye katılmanın, AB politika pozisyonlarına üstü kapalı destek gibi görünebileceği konusunda uyarıda bulunduğu öne sürüldü.</p><p></p><p>Kaynaklar, bu haliyle ABD yönetiminin, 120'den fazla ülkenin katılmasının beklendiği zirveye, söz konusu firmaların katılımını engellemeye çalıştığı izlenimini verdiklerini ileri sürdü.</p><p></p><p>Firmalarla görüşen Beyaz Saray yetkilisinin, sektör temsilcilerine Fransa'nın zirve konusunda ABD ile koordinasyon sağlamadığını ve ülkeyi "rekabet karşıtı uygulamalarla" suçladığını belirttiğini aktaran kaynaklar, bu kişinin etkinlikteki panellerin ABD bakış açısını yeterince yansıtacak şekilde tasarlanmadığını ve ABD sanayisinin çabalarını zayıflatabileceğini ifade ettiğini söyledi.</p><p></p><p>Kaynaklar, Beyaz Saray yetkilisinin görüşmelerinde Çin'in etkinliğe katılımıyla ilgili endişelerini de dile getirdiğini iddia etti.</p><p></p><p>Beyaz Saray'dan konuya hakim başka bir yetkili, Politico'ya verdiği demeçte, sektör temsilcileriyle yapılan görüşmenin amacının şirketlere emir vermek olmadığını belirterek, "Trump yönetimi uzayda müttefikler ve ortaklarla işbirliğine devam ediyor. Uzay Zirvesi'nde bilim misyonları, keşif programları ve uzay güvenliği de dahil olmak üzere temel öncelikler hakkında verimli görüşmeler yapmayı dört gözle bekliyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Öte yandan ABD yönetiminin bu tutumuna rağmen Beyaz Saray'dan bilim ve teknolojiyle ilgilenen ofisten yetkililerin, ABD Dışişleri Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve NASA yetkililerinin zirveye katılacağı kaydedildi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İsrail'e ve Orta Doğu'ya yardım etmek için İran'a saldırdık"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/israile-ve-orta-doguya-yardim-etmek-icin-irana-saldirdik-2918/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/israile-ve-orta-doguya-yardim-etmek-icin-irana-saldirdik-2918/</id>
<published><![CDATA[2026-09-03T08:51:06+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-03T08:51:06+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8F247F-F1F13E-EAF909-5C359A-8D6733-43ECBA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Trump, Beyaz Saray'da düzenlenen bir akşam yemeğinde İran gündemine ilişkin konuştu.</p><p></p><p>İran'a yönelik saldırıların ve ekonomik yaptırımların ardından İran'ın ekonomisinin "tamamen çöktüğünü" öne süren Trump, "Bütün bunları yüzde 99 oranla Orta Doğu'ya yardım etmek için yapıyoruz. İsrail'e yardım etmek için yapıyoruz. Bunu kendimize yardım etmek için yapıyoruz. Çünkü İsrail'i yok ettikten sonra ki bunu çok memnuniyetle yaparlardı, Orta Doğu'ya sonra da Avrupa'ya ve bazı şehirlerimize saldıracaklar. Çünkü (ABD) onları yok etmeden önce birkaç şehri yok edebilirlerdi." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Trump, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nı kontrol ettiğini savunarak, petrol yüklü gemilerin oradan geçtiğini ifade etti.</p><p></p><p>ABD Başkanı Trump, daha önceki açıklamasında İran'a "istedikleri zaman" yeniden saldırılar düzenlemeye hazır olduklarını belirtmiş, Hürmüz Boğazı'nın tamamen ABD'nin kontrolünde olduğunu savunmuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD'de silahlı saldırı, ikisi polis dahil çok sayıda kişi yaralandı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abdde-silahli-saldiri-ikisi-polis-dahil-cok-sayida-kisi-yaralandi-8936/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abdde-silahli-saldiri-ikisi-polis-dahil-cok-sayida-kisi-yaralandi-8936/</id>
<published><![CDATA[2026-09-03T06:53:32+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-03T06:53:32+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7C2E83-36102A-53767A-1A8BA8-D736F5-D3A20C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Olaya ilişkin açıklamada bulunan yetkililer, Minneapolis şehir merkezinde silahlı saldırı meydana geldiğini bildirdi.</p><p></p><p>Yetkililer, saldırıda ilk belirlemelere göre aralarında iki polis memurunun da bulunduğu çok sayıda kişinin yaralandığını belirtirken, polislerin hayati tehlikesinin bulunup bulunmadığı ve daha fazla yaralının var olup olmadığıyla ilgili detay paylaşmadı.</p><p></p><p>Minnesota Valisi Tim Walz, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformunun hesabından yaptığı açıklamada, "Kamu güvenliği ekibimiz, bu öğleden sonra Minneapolis şehir merkezinde meydana gelen bir silahlı saldırıya müdahale ediyor. Eyalet yetkilileri, yerel kolluk kuvvetlerine destek olmak için olay yerinde bulunuyor ve daha fazla bilgi edindikçe paylaşacağız." ifadelerini kullandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Trump'ın yeni hedefi Falkland Adaları</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/trumpin-yeni-hedefi-falkland-adalari-9761/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/trumpin-yeni-hedefi-falkland-adalari-9761/</id>
<published><![CDATA[2026-09-02T09:21:41+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-02T09:21:41+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F4C003-D723FA-F59379-E8E201-1F9537-B251CC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Beyaz Saray ile Downing Sokağı arasındaki diplomatik bağlar, Güney Atlantik'in soğuk sularında fitili ateşlenen yeni bir jeopolitik krizle sarsılıyor. ABD Başkanı Donald Trump, Oval Ofis’te basın mensuplarının Birleşik Krallık’ın Falkland Adaları üzerindeki egemenliğine dair Washington’ın resmi tutumunu değiştirip değiştirmeyeceği sorusuna ezber bozan bir yanıt verdi. Trump'ın, “Her tutumu her zaman gözden geçiririm. Bu da pek çok tutumdan yalnızca biri” şeklindeki muğlak ve imalı açıklaması, İngiliz diplomasisinde soğuk duş etkisi yarattı.</p><p></p><p>Masadaki bu beklenmedik çıkışın perde arkasında, Washington yönetiminin Londra’yı savunma bütçesini hızla artırmaya zorlama planı yatıyor. The Telegraph gazetesine konuşan üst düzey bir ABD yetkilisi, Pentagon’un NATO müttefiklerinin taahhütlerini mercek altına aldığını ve bu süreçte Birleşik Krallık’a “özel bir önem” atfedileceğini bildirdi. İddialara göre Washington, ada politikasında Arjantin çizgisine yaklaşma kozunu, Londra’nın askeri harcamalarını zorlamak için açık bir baskı aracı olarak değerlendiriyor.</p><p></p><p>Londra’dan çok sert yanıt: "Ada Britanya'nındır"</p><p></p><p>Washington kulislerinden yükselen baskıya Birleşik Krallık kabinesinden gecikmeden yanıt geldi. Savunma harcamalarını gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYİH) yüzde 3 seviyesine çıkarma hedefinin arkasında durduklarını belirten Birleşik Krallık Maliye Bakanı John Healey, ayrıntılı planın ilkbahardaki stratejik değerlendirmede duyurulacağını kaydetti.</p><p></p><p>ABD’nin adalar konusunda Arjantin lehine saf tutabileceği yönündeki senaryolara sert tepki gösteren Healey, “Falkland Adaları Britanya’ya aittir. Ada halkı bunu istediği sürece de Britanya’ya bağlı kalacaktır” diyerek Londra'nın geri adım atmayacağını vurguladı. Ada halkının kendi kaderini tayin hakkına sahip çıktıklarını belirten İngiliz hükümeti, NATO ve Avrupa kolektif savunmasındaki vazgeçilmez rollerine dikkat çekti.</p><p></p><p>Pentagon sızıntısı ve arka plandaki İran çatlağı</p><p></p><p>Falkland Adaları üzerindeki egemenlik tartışması aslında ilk kez gündeme gelmiyor. Krizin kökleri, Pentagon’a ait olduğu ortaya çıkan ve geçtiğimiz nisan ayında basına sızan gizli bir iç yazışmaya dayanıyor. Söz konusu belgede, Birleşik Krallık’ın İran operasyonlarına yeterli askeri desteği sunmaması halinde ABD’nin Britanya egemenliği konusundaki duruşunu masaya yatıracağı açıkça öne sürülmüştü.</p><p></p><p>Donald Trump'ın Avrupa müttefiklerini NATO paylarını ödememekle suçlayıp birlikleri kıtadan çekme ve ittifaktan ayrılma tehditlerini yinelediği bu dönemde, Güney Atlantik kartının yeniden sahaya sürülmesi, Transatlantik ittifakının geleceğine dair en büyük soru işaretlerinden biri haline geldi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">G20 Maliye Bakanları ortak bildiride bir türlü anlaşamadı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/g20-maliye-bakanlari-ortak-bildiride-bir-turlu-anlasamadi-5807/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/g20-maliye-bakanlari-ortak-bildiride-bir-turlu-anlasamadi-5807/</id>
<published><![CDATA[2026-09-02T06:06:57+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-02T06:06:57+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C3320A-22B92D-DD7C92-BD4E8E-C5636C-02E670.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>North Carolina eyaletinin Asheville kentinde 31 Ağustos-1 Eylül tarihlerinde yapılan G20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısı tamamlandı.</p><p></p><p>Gündemde küresel büyüme, borç ve küresel dengesizlikler gibi konuların yer aldığı toplantıda, G20 üyeleri ortak bir bildiri metni üzerinde uzlaşamadı.</p><p></p><p>Toplantı sonrasında ABD tarafından yayımlanan G20 Başkanlık Açıklaması'nda, küresel ekonominin devam eden çatışmalara rağmen dirençli kaldığı vurgulandı.</p><p></p><p>Bürokrasinin azaltılması, yapay zeka yatırımlarının desteklenmesi ve enerji ile gıda gibi kritik tedarik zincirlerinin korunması gerektiği belirtilen açıklamada, toplantılara özel sektör temsilcilerinin de katılmasıyla, işletmelerin büyümesinin ve yenilikçiliğin önündeki idari engellerin kaldırılmasına odaklanıldığı aktarıldı.</p><p></p><p>Açıklamada, küresel dengesizliklerin ekonomik istikrarı tehdit ettiği uyarısı yapılırken, ihracata aşırı bağımlı ülkelerin iç tüketimi artıracak reformlar yapması çağrısında bulunuldu.</p><p></p><p>Ayrıca gelişmekte olan ülkelerin borç yükünün hafifletilmesi için G20 Ortak Çerçevesi'nin daha hızlı ve şeffaf uygulanması gerektiği ifade edilen açıklamada, dünya çapında finansal okuryazarlığın artırılmasının önemine değinildi.</p><p></p><p>Çin, enerji ticareti ile jeopolitik çatışmalara değinilen 4'üncü, küresel dengesizlikler konusunda iç tüketimi engelleyen piyasa dışı politikaların kaldırılmasını öngören 10'uncu, bu dengesizlikler üzerinde Uluslararası Para Fonu (IMF) denetimini savunan 11'inci ve borç yapılandırma süreçlerini ele alan 13'üncü maddelere itiraz ederek açıklamaya şerh düştü.</p><p></p><p>- "Çin hariç tüm üyeler fikir birliğine vardı"</p><p></p><p>ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, düzenlediği basın toplantısında, yapılan toplantıların sonucunu yansıtan ortak bir bildiri açıklamayı umduğunu ancak tam bir fikir birliğinin sağlanamadığını söyledi.</p><p></p><p>G20'nin bir üyesi hariç tüm üyelerinin fikir birliğine vardığının altını çizen Bessent, G20 Başkanlık Açıklaması'ndaki metnin 19 üye için önemli olan konuları yansıttığını dile getirdi.</p><p></p><p>Bessent, "dünyanın en büyük ve sürdürülemez cari fazlasına sahip ülkesi olan" Çin'in bildiriye muhalif olduğunu kaydetti.</p><p></p><p>Rusya'dan temsilcilerin toplantılara davet edilmesine dair soru üzerine Bessent, bunun bazı Avrupalılarda hoş olmayan bir izlenim bıraktığını ancak diyalog ve etkileşim içinde olmanın büyük önem taşıdığını vurguladı.</p><p></p><p>Ülke basınında yer alan haberlere göre, ABD Hazine Bakanlığından bir yetkili küresel dengesizliklerin azaltılması ve devlet borçlarının yeniden yapılandırılması konularında ABD'nin önceliklerini yansıtan ortak bildiri metninin üzerindeki bazı görüş ayrılıkları nedeniyle mümkün olmayabileceğini belirtmişti.</p><p></p><p>Yetkili, "Bir bildiri üzerinde yoğun bir şekilde çalışıyoruz ancak bunun ABD'nin çıkarlarını ve 'Önce Amerika' önceliklerini yansıttığından emin olmak istiyoruz, şayet bir sonuca varamazsak da bu durum bizim için sorun teşkil etmez." ifadelerini kullanırken, alternatif yolun görüşmelere dair bir açıklama yayımlamak olacağını kaydetmişti.</p><p></p><p>- IMF'den kalıcı bir dengelenme için "eş zamanlı politika" vurgusu</p><p></p><p>Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva da G20 toplantısının ardından yaptığı yazılı açıklamada, ekonomik görünüm ve riskler açısından ülkeler arasında önemli farklılıklar bulunduğunu belirtti.</p><p></p><p>Georgieva, enerji arz şokunun henüz sona ermediğini, küresel kamu borcunun Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'nın (GSYH) yaklaşık yüzde 100'üne ulaştığını ve birçok ülkede dezenflasyon sürecinin duraksadığını kaydetti.</p><p></p><p>Merkez bankalarının fiyat istikrarına odaklanması, mali otoritelerin güvenilir orta vadeli mali konsolidasyon planları hazırlaması ve yapısal reformlarla büyümenin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini vurgulayan Georgieva, gelişmekte olan ve düşük gelirli ülkelerde yüksek refinansman ihtiyacı ve artan borç servis maliyetlerinin altyapı, sağlık ve eğitim harcamalarını sınırladığını ifade etti.</p><p></p><p>Georgieva, borç yapılandırma süreçlerinin iyileştirilmesi ve ülkelerin mali dayanıklılığının güçlendirilmesi çağrısında bulundu.</p><p></p><p>Ayrıca, küresel aşırı dengesizliklerin 2025'te GSYH'nin yüzde 0,7'si kadar artarak son on yılın en büyük yükselişini kaydettiğini belirten Georgieva, kalıcı bir dengelenme için hem fazla hem de açık veren ülkelerde eş zamanlı politika adımlarına ihtiyaç olduğunu vurguladı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İsrail İç İstihbarat örgütü başkanı Washington'da temaslarda</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/israil-ic-istihbarat-orgutu-baskani-washingtonda-temaslarda-7697/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/israil-ic-istihbarat-orgutu-baskani-washingtonda-temaslarda-7697/</id>
<published><![CDATA[2026-09-01T09:46:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-01T09:46:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B153F1-E620DC-7C17E1-2A94EC-75A6E3-40BCB1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İsrail'in Kanal 13 televizyonunun yaptığı haberde, Şin-Bet Başkanı Zini'nin, Federal Soruşturma Bürosu (FBI) yetkilileriyle çalışma toplantıları yapmak üzere gizlice Washington'a gittiğini duyurdu.</p><p></p><p>Kanalın ismi açıklanmayan bir kaynağa dayandırdığı haberinde, Zini'nin Washington'da "hassas konuları" ele alacağı belirtildi ancak konuya ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.</p><p></p><p>İsrail ve ABD makamlarından da Zini'nin ziyaretiyle ilgili henüz açıklama yapılmadı.</p><p></p><p>Zini'nin Washington ziyareti, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun oğlu Yair Netanyahu'nun, kendisine yönelik "büyük bir tehdit" tespit edilmesinin ardından ABD'den acil olarak tahliye edilmesinin sonrasında gerçekleşti.</p><p></p><p>İsrail devlet televizyonu KAN, 29 Ağustos'ta Şin-Bet'in Yair Netanyahu'yu hedef alan büyük bir tehdidin bulunduğunu teyit ettiğini ve bunun üzerine Netanyahu'nun acilen İsrail'e tahliye edilmesine karar verildiğini bildirmişti.</p><p></p><p>Haberde, Yair Netanyahu'ya eşlik eden koruma ekibinin söz konusu tehditle başa çıkmak için yetersiz kaldığı, bu nedenle aynı dönemde New York'a gelen İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'a eşlik eden iki güvenlik ekibinden destek alındığı kaydedilmişti.</p><p></p><p>Yair Netanyahu'nun hızla havalimanına götürüldüğü ve aynı gece İsrail’e döndüğü aktarılmıştı.</p><p></p><p>KAN, tehdidin niteliğine ilişkin bilgi paylaşmazken, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun oğlu Yair Netanyahu'nun, kendisine yönelik İran kaynaklı bir suikast planının tespit edilmesinin ardından ABD'nin Miami kentinden gizlice tahliye edilerek apar topar İsrail'e getirildiği öne sürülmüştü.</p><p></p><p>ABD merkezli Newsmax kanalının konuya yakın bir ABD kolluk kuvveti kaynağına dayandırdığı haberinde, İsrail istihbaratının Yair'i hedef alan suikast planını Aralık 2025'te öğrendiği iddia edilmişti.</p><p></p><p>Kaynak, İranlı ajanların Başbakan'ın oğlunun kaldığı konutu ve hareketlerini izlemek üzere Miami'de sahada olduğunu öne sürmüştü.</p><p></p><p>Haberde, İsrail'in ABD makamlarını uyardığı, Yair'e Miami'yi derhal terk etmesi talimatı verildiği ve bunun üzerine Yair'in eşyalarını almadan apar topar İsrail'e döndüğü aktarılmıştı.</p><p></p><p>Netanyahu, 24 Ağustos'ta İsrail merkezli Kanal 14'e yaptığı açıklamada, oğullarından birinin İran'ın hedefi olduğunu ileri sürmüştü.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Times Meydanı'nda 2 kişiyi bıçaklayan kadın öldürüldü</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/times-meydaninda-2-kisiyi-bicaklayan-kadin-olduruldu-825/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/times-meydaninda-2-kisiyi-bicaklayan-kadin-olduruldu-825/</id>
<published><![CDATA[2026-09-01T06:09:54+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-01T06:09:54+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1D9969-D99CC8-97A50F-F46863-2352E6-AD39F4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>New York Emniyet Müdürü Jessica Tisch'in basına yaptığı açıklamaya göre, 49 yaşındaki saldırgan Times Meydanı'nda alışveriş çantasından çıkardığı iki mutfak bıçağıyla çevredekilere saldırdı.</p><p></p><p>Saldırgan, metro istasyonundan çıkan 68 yaşındaki bir erkeği ve kısa süre sonra 32 yaşındaki bir kadını karın bölgelerinden bıçakladı.</p><p></p><p>Hastaneye kaldırılan yaralılardan kadın hayatını kaybetti, diğerinin ise tedavisi sürüyor.</p><p></p><p>Görgü tanıklarının kaydettiği görüntülerde, en az 10 polisin etrafını sardığı kadının elindeki bıçakları bırakmayı reddettiği ve görevlilere tehditler savurduğu görüldü.</p><p></p><p>Şok tabancası kullanılmasına rağmen durmayan ve bıçaklarla polislerin üzerine yürüyen kadın, iki polisin ateş açması sonucu vuruldu.</p><p></p><p>Olay yerinde kelepçelenerek ilk yardımı yapılan ve hastaneye kaldırılan saldırgan yaşamını yitirdi.</p><p></p><p>Yetkililer, terör bağlantısı olduğuna dair bir kanıt bulunamayan olayla ilgili soruşturma başlatıldığını açıkladı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD'de ishal parazıtı vakalarında patlama</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abdde-ishal-paraziti-vakalarinda-patlama-3040/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abdde-ishal-paraziti-vakalarinda-patlama-3040/</id>
<published><![CDATA[2026-08-31T05:23:27+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-31T05:23:27+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B1E828-45FAA2-F3B6CA-8CC102-7336A3-92EA79.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>FDA, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) ile eyalet sağlık yetkilileriyle birlikte yürüttüğü soruşturmada, salgının kaynağını ABD'nin büyük taze ürün tedarikçilerinden Taylor Farms'ın Meksika'nın orta kesimindeki bir çiftliğinde yetiştirilen buzdolabı marullarına bağladı. Şirket, Temmuz'da bu kaynaktan gelen tüm buzdolabı marullerini gönüllü olarak piyasadan çekti. CDC'nin verilerine göre, hastalananların büyük kısmı bu geri çağırmadan önce, işlenmiş marulü Taco Bell şubelerinde veya Walmart'ın Marketside markalı ürünlerinde tüketmişti.</p><p>Rakamlarla salgının boyutu</p><p>•&nbsp; Toplam vaka: 11.458 kişi (bir önceki hafta yaklaşık 10.900 idi)</p><p>•&nbsp; Hastaneye yatış: 495 kişi</p><p>•&nbsp; Ölüm: 2 kişi</p><p>•&nbsp; Etkilenen eyalet sayısı: 20 (son eklenenler: Georgia, Tennessee, Texas)</p><p>•&nbsp; Son hastalanma tarihi: 15 Ağustos 2026 (CDC verisi)</p><p>CYCLOSPORA NEDİR, NEDEN BU KADAR YAYGINLAŞTI?</p><p>Cyclosporiasis, mikroskobik Cyclospora cayetanensis paraziti nedeniyle oluşan bağırsak enfeksiyonu. CDC'ye göre semptomlar maruziyetten yaklaşık bir hafta sonra (iki gün ile iki hafta arasında değişebiliyor) başlıyor; sulu ishal, halsizlik ve iştah kaybı ile kendini gösteriyor. Tedavi görmeyen hastalarda belirtiler birkaç günden bir aya kadar sürebiliyor. Bu yaz mevsimsel olarak zaten artış gösteren hastalık, kaynağı tespit edilen bu salgırla birlikte rekor seviyeye ulaştı; geçtiğimiz yılın aynı döneminde ülke genelinde yalnızca 1.180 vaka bildirilmişti.</p><p>FDA, geri çağrılan ürünlerin son kullanma tarihlerinin geride kaldığını ve artık marketlerde ya da restoranlarda bulunmaması gerektiğini vurguladı. Ajans, Meksika'daki yetkililerle koordineli biçimde marul üreticilerinde saha denetimleri ve numune analizleri sürdürüyor. CDC ise bu salgından bağımsız olarak ülke genelinde görülen diğer cyclosporiasis vakalarını da ayrıca takip etmeye devam ediyor. Sağlık yetkilileri, rutin dışkı testlerinin bu paraziti her zaman taramadığını, bu nedenle şüpheli semptomu olan kişilerin doktorlarından özel olarak Cyclospora testi istemesi gerektiğini hatırlatıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Trump, Ontario Gölü'nün adını Amerika Gölü olarak değiştirdi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/trump-ontario-golunun-adini-amerika-golu-olarak-degistirdi-1188/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/trump-ontario-golunun-adini-amerika-golu-olarak-degistirdi-1188/</id>
<published><![CDATA[2026-08-29T06:32:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-29T06:32:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9741CE-25B39A-DD8B78-068A85-6EFB7B-421C92.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Başkanı Donald Trump'ın Toronto sınırında da yer alan Ontario Gölü'nün adını ABD resmi sistemlerinde "Amerika Gölü" olarak değiştirme kararı iki ülke arasında diplomatik krize yol açtı.&nbsp;</p><p></p><p> Ticaret savaşları ve gümrük tarifeleri nedeniyle ilişkilerin gerildiği dönemde açıklama yapan Kanada Başbakanı Mark Carney, yeni tarifelerine aynı oranda karşılık vereceklerini ve Kanadalıların gölü her zaman geleneksel adıyla anmaya devam edeceğini vurguladı.&nbsp;</p><p></p><p>Gerilim devam ederken Toronto kentindeki Ontario Gölü çevresinde günlük yaşam görüntülendi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İran çökmekte olan bir ülkedir"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iran-cokmekte-olan-bir-ulkedir-2561/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iran-cokmekte-olan-bir-ulkedir-2561/</id>
<published><![CDATA[2026-08-28T09:24:06+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-28T09:24:06+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_579D93-CD1A91-66C2C4-CF32FB-1CFF7A-23016F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Trump, sosyal medya hesabından İran'a ilişkin paylaşımlar yaptı.</p><p></p><p>Fox News muhabiri Jonathan Hunt'ın İran'a ilişkin "hatalı haber yaptığını" belirten Trump, kendisinin İran ile görüşmek istemediğini, aksine İran'ın anlaşmaya varmak için "yalvardığını" iddia etti.</p><p></p><p>Trump, diğer paylaşımında ise "İran çökmekte olan bir ülkedir." ifadesini kullandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Trump'ın çip tarifeleri kapıda</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/trumpin-cip-tarifeleri-kapida-9208/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/trumpin-cip-tarifeleri-kapida-9208/</id>
<published><![CDATA[2026-08-27T13:32:53+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-27T13:32:53+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_33D6AE-587C83-885EF6-F2743E-CD4088-C13C68.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD merkezli Politico’nun görüşmeler hakkında bilgi sahibi 8 kişiye dayandırdığı haberine göre yönetim, yalnızca çiplere değil, bu çipleri kullanan dizüstü bilgisayarlar, oyun konsolları ve veri merkezlerinde kullanılan sunucular gibi çok sayıda teknoloji ürününe de uygulanabilecek bir tarife sistemi üzerinde çalışıyor.</p><p></p><p>ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick'in desteklediği seçeneklerden birinde, yabancı şirketlerin tarifelerden muaf tutulması ABD'de çip üretimine yapacakları yatırımlara bağlanacak. Habere göre, Beyaz Saray yönetimi ayrıca tarifelerin aşamalı olarak devreye alınmasını da değerlendiriyor. Ancak üzerinde çalışılan çerçevenin önümüzdeki haftalar veya aylarda önemli ölçüde değişebileceği belirtiliyor.</p><p></p><p><b>ABD'de panik: 'Kendi ayağımıza sıkabiliriz'</b></p><p></p><p>Yeni tarifeler, halihazırda ileri teknoloji çip sıkıntısı yaşayan ABD teknoloji sektöründe endişeye neden oldu. Yapay zeka için kullanılan veri merkezlerinin hızla çoğalması, gelişmiş yarı iletkenlere yönelik talebi rekor seviyelere taşımış durumda.</p><p></p><p>Sektör temsilcileri, ABD'de çip üretiminin artırılması hedefine karşı olmadıklarını ancak gelişmiş çip fabrikalarının milyarlarca dolara mal olduğunu ve inşa edilmelerinin yıllar, hatta bazı durumlarda on yıllar sürebileceğini belirtiyor.</p><p></p><p>Bu süreç tamamlanana kadar ABD'li şirketler Malezya, Güney Kore ve Tayvan başta olmak üzere Asya'daki üreticilere bağımlı kalacak. Tayvan tek başına dünyanın en gelişmiş yarı iletkenlerinin yüzde 90'ından fazlasını üretiyor.</p><p></p><p>Bir teknoloji yetkilisi, tarifelerin yapay zekada ABD üstünlüğü hedefini desteklemek için kullanılabilecek "akla gelebilecek en kötü yöntemlerden biri" olduğunu savunarak durumu "başlangıç çizgisinde kendi dizlerini sakatlamak" şeklinde niteledi.</p><p></p><p><b>Denizaşırı fabrikalara bağlı</b></p><p></p><p>Yeni tarifelerin yalnızca veri merkezlerini değil, Nvidia ve Advanced Micro Devices (AMD) gibi ABD'li çip tasarım şirketlerini de olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor. Bu şirketler tasarladıkları çiplerin üretiminde büyük ölçüde denizaşırı fabrikalara bağımlı.</p><p></p><p>Tarifelerin Apple gibi şirketlerin de yabancı rakipleriyle rekabetini zorlaştırabileceği ve Asyalı çip üreticilerini Çin'de daha fazla iş yapmaya yöneltebileceği ifade ediliyor.</p><p></p><p>Sektör temsilcilerine göre ABD'de gelişmiş çip üretiminin ihtiyaç duyulan seviyeye ulaşması 5 yıldan fazla sürebilir. Bu nedenle tarifelerin kısa vadede uygulanması halinde ABD'li şirketlerin ihtiyaç duyduğu ancak ülkede henüz üretilemeyen çiplere daha yüksek maliyet ödemek zorunda kalabileceği belirtiliyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">SpaceX, Louisiana'da 100 milyar dolarlık uzay üssü kuracak</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/spacex-louisianada-100-milyar-dolarlik-uzay-ussu-kuracak-7588/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/spacex-louisianada-100-milyar-dolarlik-uzay-ussu-kuracak-7588/</id>
<published><![CDATA[2026-08-26T06:06:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-26T06:06:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_097C42-006E18-80974A-47705C-252FC7-BCD9A5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>SpaceX'ten yapılan açıklamada, kurulacak tesisin yılda binlerce fırlatmayı desteklemesinin ve uzay uçuşlarını önemli ölçüde artırmasının hedeflendiği bildirildi.</p><p></p><p>Şirketin gelecek 10 yılda doğrudan 3 bin yeni istihdam yaratmasının beklendiği ifade edilen açıklamada, 8 binin üzerinde de dolaylı istihdam öngörüldüğü kaydedildi.</p><p></p><p>Açıklamada, 100 milyar dolarlık bir yatırımla kurulacak tesisin, şirketin dördüncü ve en büyük fırlatma tesisi olacağına işaret edilerek, Starship görevlerinin artırılmasında önemli rol oynayacağı vurgulandı.</p><p></p><p>Tesis tamamlandığında, her birinde iki fırlatma rampası ve bir yakıt tesisi bulunan beş fırlatma kompleksini içermesinin beklendiği belirtilen açıklamada, projede ayrıca yakıt üretim tesisi, enerji üretim tesisi, araç işleme tesisi ve çalışanlar ile aileleri için konutların da bulunacağı aktarıldı.</p><p></p><p>Açıklamada, inşaatın 2027'de başlamasının, ilk fırlatmanın ise 2029 gibi erken bir tarihte gerçekleştirilmesinin hedeflendiği bildirildi.</p><p></p><p>SpaceX'in Kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Elon Musk, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Şimdiye kadar yalnızca bilim kurguda var olmuş bir uzay üssü inşa etmeye hazırlanıyoruz." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Şirketin insanların yıldızları keşfetmek üzere dışarıda olduğu bir gelecek yaratmak amacıyla kurulduğunun altını çizen Musk, bunun da ancak uzaya gitmenin uçakla seyahat etmek kadar rutin hale geldiğinde mümkün olacağını belirtti.</p><p></p><p>Musk, Louisiana'da kurulacak "Starbase, Louisiana" adlı üssün geleceğin önünü açacağını vurguladı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD, Suriye'yi 'teröre destek veren ülkeler' listesinden çıkardı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-suriyeyi-terore-destek-veren-ulkeler-listesinden-cikardi-5942/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-suriyeyi-terore-destek-veren-ulkeler-listesinden-cikardi-5942/</id>
<published><![CDATA[2026-08-25T09:13:49+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-25T09:13:49+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E88719-4F35BC-994F1C-F88051-EFEA11-8F7667.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Dışişleri Bakanlığı da, iki yıl önce Suriye'de Beşar Esad yönetimini deviren İslamcı militan örgüt Heyet Tahrir eş-Şam'ı (HTŞ) da "Küresel terörist örgüt" listesinden çıkardı.</p><p></p><p>ABD Başkanı Donald Trump, Suriye'yi listeden çıkarmak istediğini 8 Temmuz'da Kongre'ye bildirmişti. 45 günlük resmi inceleme süresinin sona ermesiyle karar resmileşerek 24 Ağustos'ta ABD Hazine Bakanlığı tarafından duyuruldu.</p><p></p><p>ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, "Bu adım Suriye'de siyasi ve ekonomik istikrarı artıracak ek yatırımların önünü açacaktır" açıklamasını yaptı.</p><p></p><p>Suriye'de geçiş yönetiminin Devlet Başkanı Ahmed Şara, Trump'a teşekkür ederek, "Suriye bugün üzerinden kara bir lekeyi atıyor, acı geçmişinin bir sayfasını kendi elleriyle yırtıp atıyor ve kalkınma, imar ve inşa alanına doğru yelken açıyor" diye konuştu.</p><p></p><p>ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da bu adımla "Suriye'de refaha giden yolun açılacağını" belirterek, kararın "Suriye'deki özel sektör yatırımlarının önündeki son büyük engelleri de kaldırdığını, Suriye'nin ekonomik toparlanması ve uluslararası sistemle entegrasyonunun önünü açtığını" belirtti.</p><p></p><p>"Teröre destek veren ülkeler" listesinde olmak, Suriye'nin uluslararası mali sisteme ve ABD finans sistemine erişimini olumsuz etkiliyor, ülkenin yabancı yatırım çekmesini zorlaştırıyordu.</p><p></p><p>Suriye'de geçiş dönemi yönetiminin Dışişleri Bakanı Esad Şeybani, Washington'ın kararının "tarihi bir dönüm noktası" olduğunu söyleyerek, kararın "yeni Suriye'nin uluslararası barış ve güvenliğe olan bağlılığını yansıttığını" belirtti.</p><p></p><p>Suriye 1979'dan beri ABD'nin terörü destekleyen ülkeler listesinde bulunuyordu. Washington, dönemin Suriye lideri Hafız Esad'ı militan gruplara destek vermekle suçlayarak ülkeyi listeye almış ve ekonomik yaptırımları devreye sokmuştu.</p><p></p><p>Son kararın ardından ABD'nin teröre destek veren ülkeler listesinde sadece İran, Küba ve Kuzey Kore kaldı.</p><p></p><p>HTŞ'nin başında, şu an Suriye geçiş dönemi yönetiminin başkanı olan Ahmed Şara bulunuyordu. Daha önce el-Nusra Cephesi olarak bilinen grup, geçmişte El Kaide'nin Suriye koluydu. Grup, 2016 yılında cihatçı örgütle bağlarını kopardığını açıklamıştı.</p><p></p><p><b>Trump NATO Zirvesi'nde açıklamıştı</b></p><p></p><p>Trump Suriye'yi listeden çıkarmak istediğini, Temmuz ayında NATO Zirvesi için gittiği Ankara'da görüştüğü Suriye'de lideri Şara'ya iletmişti.</p><p></p><p>Karar, ülkenin yabancı yatırımlara açılması açısından önemli bir adım olarak görülüyor.</p><p></p><p>Trump'ın Şara'ya 8 Temmuz'da ilettiği ve ülkesinin kararını içeren mektup ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Kongre'ye yaptığı bildirim, Washington'un Şam yönetimne verdiği önemli bir destek olarak görülmüştü.</p><p></p><p>Rubio o dönemde, "Şara'dan, Suriye'nin gelecekte uluslararası terör eylemlerini desteklemeyeceğine dair resmi güvenceler aldık" demişti.</p><p></p><p>ABD Kongresi de geçen yıl sonunda Suriye'ye yönelik yaptırımların kalıcı olarak kaldırılması kararını almıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Gerekirse kinatek saldırılar kullanacağız"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/gerekirse-kinatek-saldirilar-kullanacagiz-9681/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/gerekirse-kinatek-saldirilar-kullanacagiz-9681/</id>
<published><![CDATA[2026-08-25T08:48:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-25T08:48:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F70201-D7901F-F54F50-0DBFDD-510AFA-BEE093.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>The Hill gazetesinin haberine göre Hegseth, Wisconsin eyaletindeki askeri üsse gerçekleştirdiği ziyaretin ardından basın mensuplarına İran gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><p></p><p>Hegseth, "Eğer kinetik saldırılar kullanmamız gerekirse kullanacağız. İran elindeki kozları fazla kullanırsa veya Amerikan ordusuyla uğraşırsa yapmamız gerekeni yapacağız." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Şu anda İran'a "en çok zarar veren şeyin" ekonomik baskı olduğunu ileri süren Hegseth, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nı kontrol ettiğini öne sürdü.</p><p></p><p>Hegseth, "İran (Hürmüz Boğazı'ndan) hiçbir şey geçiremiyor. Biz geçirebiliyoruz. Dünya ekonomisi bunun farkında ve bu yüzden Boğaz'ı kontrol etmeye büyük bir bahis oynadılar ama başaramadılar." dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD, 200 bin yabancının vizesini iptal</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/200-bin-yabancinin-vizesini-iptal-5721/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/200-bin-yabancinin-vizesini-iptal-5721/</id>
<published><![CDATA[2026-08-25T07:52:25+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-25T07:52:25+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_316A5F-00605E-1F12C2-0F8746-F6D4F8-384165.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Associated Press'in (AP) elde ettiği ABD Dışişleri Bakanlığı belgelerine ve konu hakkında bilgi sahibi iki yetkilinin aktardıklarına göre ABD'de hükümet bazı B1 ve B2 vizelerini iptal etmeyi planlıyor.</p><p></p><p>Bu kapsamda ABD Dışişleri Bakanlığının, 2016 ile 2026 arasında verilen ve sahipleri sığınma talebinde bulunan veya şu anda sığınma talebi sürecinde olan yaklaşık 200 bin yabancının iş ve turizm vizelerini iptal etmeye hazırlandığı belirtildi.</p><p></p><p>Yetkililer, olası iptal durumunda muhatapların derhal sınır dışı edilmeyeceğini ifade ederek, şu anda sığınma başvurusu beklemede olanların çoğunun yeniden sınıflandırılacağını, ancak iş veya turizm amaçlı seyahat edenler olarak statülerini kaybedeceklerini belirtti.</p><p></p><p>Haberde, son 18 ayda, ABD Dışişleri Bakanlığının alkollü araç kullanmaktan tecavüz ve soyguna kadar çeşitli suçlardan hüküm giyen veya suçlanan kişilerin yanı sıra, özellikle Orta Doğu'daki ABD politikalarına karşı kamuoyu önünde konuşan yaklaşık 175 bininin vizesini iptal ettiği aktarıldı.</p><p></p><p>ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Tommy Pigott, AP'ye yaptığı açıklamada iptal edilebilecek vize sayısı hakkında bilgi vermezken, "ABD'ye kısa süreli ziyaretçi olduklarını iddia ederek gelen ancak daha sonra kalıcı olarak burada kalmak için sığınma başvurusu yapan yabancıların göçmen kategorisinde olmayan vizelerini tespit etmek ve iptal etmek için İç Güvenlik Bakanlığı ile koordinasyon halindeyiz." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Pigott, "Süreç devam edeceğinden, iptal sayısı dinamik kalacak ve kademeli olarak yapılacaktır." dedi.</p><p></p><p>AP'nin elde ettiği Dışişleri Bakanlığı belgeleri, Bakanlığın Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetlerinden sığınma başvurularına ilişkin bilgi aldıktan sonra mevcut B1 ve B2 vizesi sahiplerini incelemeye başladığını ortaya koyuyor.</p><p></p><p>ABD'de B1 vizeleri genellikle iş seyahatleri için B2 vizeleri ise genellikle turizm, aile ziyaretleri veya tıbbi bakım için veriliyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İran'a karşı şimdi son oyuna giriyoruz"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/irana-karsi-simdi-son-oyuna-giriyoruz-908/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/irana-karsi-simdi-son-oyuna-giriyoruz-908/</id>
<published><![CDATA[2026-08-24T09:09:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-24T09:09:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9C4E16-B29712-EFD542-0CBC8D-BBBF78-55584D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bessent, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından İran'a ilişkin açıklama yaptı.</p><p></p><p>ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'ın askeri kapasitesini, askeri fabrikalarının neredeyse tamamını ve nükleer programını "yok ettiğini" savunan Bessent, "Şimdi son oyuna giriyoruz. Şafakta, bir düşmana karşı bugüne kadar düzenlenmiş en büyük mali saldırı olan ekonomi (saldırı) günü başlıyor." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Bessent, "haraç kesmeyi güvenlik garantisi olarak göstererek varlığını sürdürdüğünü" savunduğu İran'ın "misilleme yapmayı kaçınılmaz, ABD'nin yaptırımlarını ise müzakere edilebilir gördüğünü" ileri sürdü.</p><p></p><p>Trump yönetimiyle bu dönemin "sona erdiğini" kaydeden Bessent, "Tahran'a karşı gelme tehlikesinden korkanlar Washington'ın sabrını sınamanın bedelini göz ardı etmemeli." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Bessent, Trump'ın, pek çok kişinin hiç düşünmediği her türlü yetkiyi ve tedbiri kullanacağı bir ortam oluşturduğunu belirterek "Amacımız, Tahran yalnız kalana kadar bu acımasız rejimi ayakta tutan her türlü ekonomik can damarını koparmak." ifadesini kullandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
</feed>