<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom">
<link href="https://birlesikbasin.com/modules/blog/atom.php?cid=41" rel="self" type="application/rss+xml" />
<id>tag:gazetebirlik.com,2015:cid-41</id>
<title type="text">Birleşik Basın</title>
<link href="https://birlesikbasin.com" />
<generator>Birleşik Basın</generator>
<updated>2026-07-25T09:13:09+03:00</updated>
<entry>
<title type="text">Netanyahu'ya tutuklama isteyen Başsavcı Kerim Han'ın görevden alındı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/netanyahuya-tutuklama-isteyen-bassavci-kerim-hanin-gorevden-alindi-7030/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/netanyahuya-tutuklama-isteyen-bassavci-kerim-hanin-gorevden-alindi-7030/</id>
<published><![CDATA[2026-07-25T09:13:09+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-25T09:13:09+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_91D8AE-3852A3-384123-86D2ED-FB852D-587DEB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Meclisten yapılan yazılı açıklamada, Roma Statüsü'ne taraf devletlerin 24 Temmuz 2026'da New York'ta Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi'nde, Han hakkında disiplin işlemlerinin görüşüldüğü özel bir oturum düzenlediği belirtildi.</p><p></p><p>Gizli oylamada 82 taraf devletin oyuyla oluşan mutlak çoğunlukla alınan kararda, Kerim Han'ın "ciddi suistimal ve görev ihlali" işlediğinin belirlendiği ve kendisinin Roma Statüsü'nün 46'ncı maddesi uyarınca görevden alındığı ifade edildi.</p><p></p><p>Açıklamada, Meclis Başkanlığının, sürece taraf olan herkesin mahremiyetine ve haklarına gereken saygının gösterilmesi çağrısını sürdürdüğü kaydedildi.</p><p></p><p>- UCM: Mahkeme görev ve faaliyetlerini sürdürüyor</p><p></p><p>Mahkemeden yapılan diğer açıklamada da Han'ın Mayıs 2025'te izne ayrılmasından ve 8 Haziran 2026'daki askıya alınmasından bu yana olduğu gibi Savcılık Ofisinin yönetiminin Başsavcı yardımcıları tarafından sürdürüleceği aktarıldı.</p><p></p><p>Açıklamada, UCM'nin bu süreç boyunca personelin profesyonelliği sayesinde görev ve faaliyetlerini sürdürdüğüne işaret edilerek, mahkemenin mağdurlar için hesap verebilirliği ve adaleti sağlama taahhüdünü koruduğu vurgulandı.</p><p></p><p>- Soruşturma süreci</p><p></p><p>UCM Başsavcısı Kerim Han, Mayıs 2024'te İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant için tutuklama emri talebinde bulunduktan sonra, kendisine yönelik cinsel taciz iddialarının ortaya atılmasının ardından Mayıs 2025'te gönüllü olarak izne ayrılmıştı.</p><p></p><p>Martta UCM tarafından görevlendirilen üç yargıçtan oluşan bağımsız bir heyet, BM soruşturmasının Han hakkında "görevi suistimal veya ihlal tespit etmediği" sonucuna varmıştı.</p><p></p><p>Üç yargıçtan oluşan bağımsız bir heyetin raporuna rağmen UCM Taraf Devletler Meclisi Bürosu 8 Haziran'da yaptığı toplantıda, Han'ın görevini "ağır şekilde suistimal" ettiği yönündeki kararın ardından Başsavcı'yı geçici olarak görevden almış ve Han hakkındaki nihai kararı, mahkemeyi kuran 125 taraf devletten oluşan Meclisin 24 Temmuz'daki özel oturumunda yapılacak oylamaya bırakmıştı.</p><p></p><p>Han'ın avukatları, bugün yapılan ve Han'ın görevden alındığı oylamada kendilerine savunma yapma ve akreditasyon hakkı tanınmadığını, sürecin hukuka aykırı, usul yönünden adil olmayan ve delillerle desteklenmeyen bir şekilde yürütüldüğünü öne sürmüştü.</p><p></p><p>Kerim Han, Şubat 2021'de UCM Başsavcılığına seçilmiş ve 16 Haziran 2021'de yemin ederek UCM'nin üçüncü savcısı olarak görevine başlamıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Madrid'deki orman yangınları nedeniyle "acil durum" ilan edildi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/madriddeki-orman-yanginlari-nedeniyle-acil-durum-ilan-edildi-3850/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/madriddeki-orman-yanginlari-nedeniyle-acil-durum-ilan-edildi-3850/</id>
<published><![CDATA[2026-07-24T06:49:17+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-24T06:49:17+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0E1FEF-9E8B8B-F573D2-9B95D6-2E5943-BC03C6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İspanyol yayın kuruluşu RTVE'ye göre, İspanya İçişleri Bakanlığından, Madrid ve çevresinde devam eden orman yangınlarına ilişkin yazılı açıklama yapıldı.</p><p></p><p>Açıklamada, Bakan Grande-Marlaska'nın orman yangınları nedeniyle "acil durum" ilan ettiği belirtildi.</p><p></p><p>Öte yandan yetkililer, yangınların yerleşim yerlerini tehdit etmesi ve kontrolden çıkması ihtimaline karşı tedbir amaçlı tahliyeleri de değerlendiriyor.</p><p></p><p>Madrid bölge yönetimine göre, orman yangınlarında durum "kritik" seviyede kalmaya devam ederken, bölgedeki 3 büyük yangın henüz kontrol altına alınabilmiş değil.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Zelenskiy, Genelkurmay Başkanı Sırskiy'i görevden aldı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/zelenskiy-genelkurmay-baskani-sirskiyi-gorevden-aldi-7838/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/zelenskiy-genelkurmay-baskani-sirskiyi-gorevden-aldi-7838/</id>
<published><![CDATA[2026-07-22T07:43:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-22T07:43:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2D639E-BA38C1-A3DD51-5E0C4C-4FA854-AD75C1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Zelenskiy, paylaştığı günlük görüntülü mesajında, Rusya-Ukrayna Savaşı kapsamındaki son gelişmeleri değerlendirdi.</p><p></p><p>Ordunun üst düzey yetkilileriyle de bir araya geldiğini aktaran Zelenskiy, Ukrayna Genelkurmay Başkanlığında yapılması planlanan bazı değişiklikleri kendileriyle ele aldığını belirtti.</p><p></p><p>Zelenskiy, Oleksandr Sırskiy'nin yerine Genelkurmay Başkanı olarak Ukrayna Ordusu Müşterek Kuvvetler Komutanı Tuğgeneral Mykhailo Drapatiy'nin atanmasına karar verdiğini açıkladı.</p><p></p><p>Savaşın başında başkent Kiev'in savunmasında, daha sonra Harkiv bölgesinde yürütülen karşı saldırıda ve Ukrayna'nın Rusya'nın Kursk bölgesine düzenlediği saldırılarda Sırskiy'nin etkili rol oynadığını belirten Zelenskiy, hizmetlerinden dolayı Sırskiy'e teşekkür ederek, "Yarın tüm bu kararları resmileştireceğiz." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>- Savunma Bakanı ile askeri kanat arasındaki anlaşmazlık</p><p></p><p>Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, 16 Temmuz'da yaptığı açıklamada, Savunma Bakanı Fedorov ile Genelkurmay Başkanı Sırskiy ve ekibi arasında anlaşmazlıklar bulunduğunu söylemişti.</p><p></p><p>Zelenskiy, aynı akşam Fedorov'un yerine vekaleten Ukrayna Güvenlik Servisi Geçici Başkanı Yevgeni Khmara'nın getirildiğini bildirmişti.</p><p></p><p>Kiev başta olmak üzere Odessa, Lviv ve ülkenin çeşitli kentlerinde 16 Temmuz'da Fedorov'a destek gösterileri başlamıştı.</p><p></p><p>Oleksandr Sırskiy, Zelenskiy'nin kararıyla 8 Şubat 2024'te Ukrayna Genelkurmay Başkanı olarak atanmıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Burnham, başbakanlığın ilk günde 6 yabancı liderle görüştü</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/burnham-basbakanligin-ilk-gunde-6-yabanci-liderle-gorustu-5533/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/burnham-basbakanligin-ilk-gunde-6-yabanci-liderle-gorustu-5533/</id>
<published><![CDATA[2026-07-21T08:32:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-21T08:32:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C20264-CC571A-9A1415-E2F151-83690D-8B88E4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Başbakanlık Ofisi 10 Numara'dan yapılan açıklamada, Burnham'ın görevindeki ilk gününde yabancı liderlerle gerçekleştirdiği telefon görüşmelerine ilişkin bilgi verildi.</p><p></p><p>İlk telefon görüşmesini ABD Başkanı Trump ile yapan Burnham, ABD'yi FIFA Dünya Kupası'na ev sahipliği dolayısıyla tebrik etti.</p><p></p><p>Burnham, ileride gerçekleştireceği bir ziyarette Trump'a ülkesinin sunduğu imkanları göstermek istediğini belirterek, yeniden sanayileşme ve ülke genelinde ekonomik büyüme hedeflerini içeren vizyonunu anlattı.</p><p></p><p>İngiltere'nin savunma alanındaki taahhütlerini yerine getireceğini vurgulayan Burnham, ülkesinin ve müttefiklerinin güvenliğine önem verdiklerini ifade etti.</p><p></p><p>Trump ise görüşmede Burnham'a Orta Doğu'daki son gelişmelere ilişkin bilgi verdi. Burnham da İngiltere açısından Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin önemine dikkati çekti.</p><p></p><p>- Ankara'daki NATO Zirvesi'nin dünyaya güçlü bir mesaj verdiğini söyledi</p><p></p><p>Burnham, ikinci telefon görüşmesini Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile gerçekleştirerek, başbakanlığı döneminde İngiltere'nin Ukrayna'ya desteğinde herhangi bir değişiklik olmayacağını vurguladı.</p><p></p><p>Zelenskiy'yi en kısa sürede İngiltere'ye davet eden Burnham, iki ülkenin birlikte atabileceği adımları ele almak istediğini ifade etti.</p><p></p><p>AB Komisyonu Başkanı von der Leyen ile görüşmesinde ise Burnham, İngiltere ile Avrupa arasındaki yakın ilişkilerin her iki tarafın da yararına olduğunu belirtti.</p><p></p><p>Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile yaptığı görüşmede Ukrayna'ya desteğin sürdürülmesi ve Orta Doğu'da gerilimin düşürülmesi için birlikte çalışmanın önemine dikkati çeken Burnham, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile görüşmesinde de Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi dolayısıyla tebriklerini ileterek, zirvenin dünyaya güçlü bir birlik mesajı verdiğini söyledi.</p><p></p><p>Eski Savunma Bakanı John Healey'i Maliye Bakanlığı görevine getirmesinin savunma alanındaki vizyonunu yansıttığını ifade eden Burnham, görevindeki ilk gün kapsamında AB Konseyi Başkanı Costa ile de görüştü.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Yeterince iyi olamadık ve daha iyisini yapmak zorundayız"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/yeterince-iyi-olamadik-ve-daha-iyisini-yapmak-zorundayiz-125/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/yeterince-iyi-olamadik-ve-daha-iyisini-yapmak-zorundayiz-125/</id>
<published><![CDATA[2026-07-20T16:52:43+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-20T16:52:43+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_599A9D-BBD685-E7DF84-2E61B0-21E8DA-E67572.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Burnham, göreve getirilmesinin ardından Başbakanlık Ofisi 10 Numara'nın bulunduğu Downing Sokağı'nda bulunan gazetecilere açıklama yaptı.</p><p></p><p>Kral 3. Charles'ın hükümeti kurma davetini kabul ettiğini ve 2016'dan bu yana 7. başbakan olduğunun farkında olduğunu belirten Burnham, "Bu, hem muhasebe yapmayı hem de yeni bir kararlılığı gerektiren bir andır." dedi.</p><p></p><p>- "Yeterince iyi olamadık ve daha iyisini yapmak zorundayız"</p><p></p><p>Burnham, siyasetçi kuşağının çıtayı yükseltmesi ve bu yeni meydan okumaya ayak uydurması gerektiğinin altını çizerek, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"İngiltere'nin dünyaya yeniden istikrarını kazanabileceğini göstermesi gerekiyor. Önümüzdeki görev budur, siyaseti işler hale getirmek. Evlerindeki insanların siyasetten bıktığını biliyorum. Sizi duyuyorum ve size karşı dürüst olmak istiyorum. Yeterince iyi olamadık ve daha iyisini yapmak zorundayız."</p><p></p><p>Bir "dönüm noktası" gerçekleştireceklerini dile getiren Burnham, son 40 yılın en büyük değişimlerini hayata geçireceklerini söyledi.</p><p></p><p>Burnham, siyaseti işbirliğine dayalı, puan toplama yerine sorun çözmeye odaklı hale getireceklerini belirterek, "Yetkiyi bu binadan çıkarıp ülkenin her mahallesine, her posta koduna taşıyacağız. Böylece insanlar daha fazlasını yapabilecek ve bunu yaparken yeni bir ekonomi inşa edecekler." dedi.</p><p></p><p>Hayatın temel ihtiyaçlarını yeniden daha güçlü bir kamu denetimi altına alarak bu ihtiyaçları insanlar için yeniden erişilebilir ve karşılanabilir hale getireceklerini kaydeden Burnham, kamu alımlarını İngiliz sanayisini desteklemek için kullanarak ülkeyi yeniden sanayileştireceklerini vurguladı.</p><p></p><p>- "10 yıllık plan açıklayacağım"</p><p></p><p>Burnham, "Bu yılın ilerleyen dönemlerinde İngiltere için yeni bir plan açıklayacağım. 10 yıllık bu plan, bugün bulunduğumuz noktadan, nereden gelirsek gelelim, hangi siyasi partiyi desteklersek destekleyelim hepimizin ulaşmak istediğine inandığım İngiltere'ye giden yolu ortaya koyacak." diye konuştu.</p><p></p><p>Diğer taraftan insanlara şimdiden biraz nefes aldırmak, hayat pahalılığı karşısında destek olmak için hemen atabileceği adımlar da olduğuna işaret eden Burnham, bunlardan bazılarını yarından itibaren açıklayacağını duyurdu.</p><p></p><p>Burnham, "İnsanların iyi yaşayabilmesini sağlayacağız. Başarısızlığın bedelini ödeyen değil, insanların başarılı olmasına yatırım yapan, önleyici bir devlet anlayışı inşa edeceğiz. Bu çalışma bugünden itibaren başlıyor. Birazdan bu kapıdan gireceğim ve ülkemizde sokakta uyumayı sona erdirmek için ilk talimatımı vereceğim." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>- Yeni Başbakan Andy Burnham kimdir?</p><p></p><p>Liverpool yakınlarındaki Aintree'de 7 Ocak 1970'te doğan Andrew (Andy) Murray Burnham, ilk ve orta eğitimini Katolik okullarında aldıktan sonra Cambridge Üniversitesinden mezun oldu.</p><p></p><p>Katolik sosyal öğretilerinin siyasi anlayışının temelini oluşturduğunu anlatan ancak dindar olmadığını söyleyen Burnham, 1991-1994 yıllarında ulaştırma, ticaret ve gemi taşımacılığı üzerine yayımlar yapan dergilerde gazetecilik yaptı.</p><p></p><p>İşçi Partisine 15 yaşında katılan Burnham, Kültür, Medya ve Spor Bakanı Chris Smith'in 3 yıl danışmanlığını yaptıktan sonra 2001'de milletvekili seçildi.</p><p></p><p>Tony Blair ve Gordon Brown hükümetlerinde Sağlık, Hazine, Kültür ve İçişleri bakanlıklarında çeşitli devlet bakanlığı pozisyonlarında bulunan Burnham, 2010'dan sonraki muhalefet yıllarında Gölge Eğitim, İçişleri ve Sağlık bakanlığı görevlerini yaptı.</p><p></p><p>Burnham, 2 kere İşçi Partisi liderliği için yarışıp kaybettikten sonra 2017'de Manchester Belediye Başkanı seçildi.</p><p></p><p>Manchester Belediye Başkanlığında attığı adımlar ve yerel yönetimlerin bütçeleri ve yetkileriyle ilgili yürüttüğü mücadeleler nedeniyle "Kuzey'in Kralı" ünvanını aldı.</p><p></p><p>İşçi Partisi, 2024'te tek başına iktidara gelirken Keir Starmer da başbakan oldu ancak bir yılın sonunda Starmer'a olan destek azalmaya başladı. Burnham'ın adı ise yeni lider olarak öne çıktı.</p><p></p><p>Jeffrey Epstein'in yakın arkadaşı Peter Mandelson'u bu bağlantılar bilinmesine rağmen Washington Büyükelçisi olarak ataması, partinin mayıstaki İngiltere, Galler ve İskoçya'da yapılan yerel ve ulusal parlamento seçimlerinde ağır yenilgi alması ve ekonomi politikaları nedeniyle Starmer'ın istifa etmesini isteyenlerin sayısı çoğaldı.</p><p></p><p>Starmer, şubattaki bir ara seçimde milletvekili olma ihtimali bulunan Burnham'ın adaylığını engelleyerek olası bir liderlik yarışının önüne geçti ancak parti kurulları, hazirandaki Makerfield ara seçiminde Burnham'ın aday olmasını sağladı.</p><p></p><p>Burnham'ın 18 Haziran'da milletvekili seçilmesinin ardından partinin başına geçmek için önünde tek engel olan Starmer, 4 gün sonra istifa ettiğini ve liderlik yarışını başlatma kararı verdiğini açıkladı.</p><p></p><p>İşçi Partisi, 17 Temmuz'da yapılan seçime tek aday olarak giren Burnham'ın yeni parti lideri olduğunu duyurdu. Bu açıklamanın ardından Starmer, bugün görevinden istifa ettiğini Kral 3. Charles'a iletti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İngiltere'de başbakanlar neden sürekli değişiyor?</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/ingilterede-basbakanlar-neden-surekli-degisiyor-1508/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/ingilterede-basbakanlar-neden-surekli-degisiyor-1508/</id>
<published><![CDATA[2026-07-20T12:35:48+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-20T12:35:48+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_DD83F8-6005BB-C66C34-E68F01-B4A10C-D7E5DA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Starmer son 10 yılda istifa eden veya seçmenler tarafından görevden alınan altıncı başbakan oldu.</p><p></p><p>Şüphe duyan varsa, bunun İngiliz siyasetinde normal olmadığını belirtelim.</p><p></p><p>Başbakanlık makamı 18. yüzyılda oluşturulduğundan bu yana, her başbakanın ortalama görev süresi beş yıl oldu.</p><p></p><p>Son 10 yılda ise bu süre neredeyse 18 aya kadar düştü.</p><p></p><p>Peki bu olağanüstü değişim neden kaynaklanıyor?</p><p></p><p>Elbette, altı vakanın her birinde farklı nedenler var.</p><p></p><p>David Cameron, 2016'da İngiltere'nin Avrupa Birliği üyeliğinin devamı konusunda referandum çağrısında bulunup, kaybetmesi nedeniyle istifa etti.</p><p></p><p>Theresa May de İngiltere'nin üyelikten ayrılması (Brexit) kararının kurbanlarından biriydi. May İngiltere'nin AB ile yeni ilişkisini düzenleyen müzakereleri yürüttü ve önerdiği anlaşmayı milletvekillerinin defalarca reddetmesi üzerine sonunda istifa etmek zorunda kaldı.</p><p></p><p>Boris Johnson ise daha çok karakteri, dürüstlüğü konusundaki şüpheler ve muhakeme yeteneği nedeniyle istifaya zorlandı.</p><p></p><p>Muhafazakar milletvekilleri, Johnson'ın bir zamanlar olduğu gibi seçimlerde etkili bir unsur olmaktan çok bir yük haline geldiğini düşündü.</p><p></p><p>Liz Truss, yatırımcılara vergi indirimleri için harcama kesintileri olmadan yapılan planlarına finans piyasalarının verdiği tepki nedeniyle istifa etmek zorunda kaldı.</p><p></p><p>Listedeki son Muhafazakar Rishi Sunak ise 14 yıllık Muhafazakar hükümetlerden bıkmış seçmenler tarafından görevden alındı.</p><p></p><p>Son kurban Starmer'a gelince, iktidardaki İşçi Partisi'nden milletvekillerinin desteğini kaybettiği için gidiyor. Milletvekilleri, Starmer'ın hiç popüler olmamasının partileri için önemli bir tehdit oluşturduğuna inanıyor.</p><p></p><p>Ancak bu bireysel düşüş öykülerinin ötesinde, İngiltere'de siyaseti daha acımasız ve kanlı hale getiren ve seçmenleri kutuplaştıran çok daha fazla şey var.</p><p></p><p>Peki, başka neler oluyor?</p><p></p><p><b>Daha derin bir mutsuzluk</b></p><p></p><p>Kamuoyu yoklamaları, odak grupları ve anekdot niteliğindeki veriler, seçmenlerde politikacıların mutsuzluğun üç temel nedenini kavrayamadığı hissinin olduğunu gösteriyor.</p><p></p><p>Birincisi, kötüleşen yaşam standartları. Bu durum 2008 küresel mali krizine kadar uzanıyor.</p><p></p><p>Dolayısıyla, İngiltere'nin 2016'dan beri altı başbakanı olmasının nedenlerine bakarken, o zamandan başlayabiliriz.</p><p></p><p>Ve bunu bir bağlama oturtmak gerekirse, yaşam standartları 19. yüzyılın başlarındaki Napolyon Savaşlarından bu yana bu şekilde kötüleşmemişti.</p><p></p><p>İnsanlar mali zorluk çekerken ve hükümetlerin, bir sonraki neslin bir öncekinden daha iyi durumda olacağına dair kutsal, dile getirilmemiş vaadi yerine getirmediğini hissederken, ruh halinin kötü olması şaşırtıcı değil.</p><p></p><p>Anketlerin, ekonomik karamsarlığın yüksek enflasyon ve grevlerin yaşandığı 1978'den bu yana en yüksek seviyede olduğunu gösteriyor olması politikacılar için endişe verici bir durum.</p><p></p><p>İkinci etken, İngiltere'de hiçbir şeyin düzgün işlemediği, ulaşım, adalet veya başka herhangi bir kamu hizmetinin yetersiz kaldığı hissiyatı.</p><p></p><p>Bu elbette kısmen, düşük ekonomik büyümenin yaşam standartlarını olumsuz etkilemesinin bir sonucu.</p><p></p><p>Büyüme eksikliği, ardı ardına gelen hükümetleri altyapıya ve eğitim ve sağlık hizmetleri gibi insanların değer verdiği şeylere yatırım yapacak gelirlerden mahrum bıraktı.</p><p></p><p>Üçüncü etken ise sosyal uyum veya daha doğrusu algılanan uyum eksikliği konusundaki yaygın endişe.</p><p></p><p>Anketler, insanların %80'inden fazlasının ülkenin bölünmüş olduğunu hissettiğini gösteriyor.</p><p></p><p>Birçok insan da bu bölünmüşlük hissini son yıllardaki yüksek göç seviyelerine ve bazılarına göre zaten burada bulunan bazı toplulukların entegre olamamasına bağlıyor.</p><p></p><p>Ve haklı veya haksız olarak birçok seçmen, İngiltere'nin nasıl değiştiği konusundaki öfkelerinin son başbakanlar tarafından anlaşılmadığını düşünüyor.</p><p></p><p>Bir başka deyişle, İngiltere, diğer Avrupa ülkeleri gibi, çok ırklı, çok kültürlü ve çok uluslu bir toplumda nasıl geçineceğimiz sorusuyla hala boğuşuyor.</p><p></p><p>Belki de değişen diğer şey, ve İngiltere bu konuda yalnız değil, insanların sadece bazı şeylere kızgın olmaları değil, aynı zamanda bunu göstermekten daha az çekinmeleri.</p><p></p><p>Bunun sosyal medyadan mı yoksa başka faktörlerden mi kaynaklandığı bilinmiyor, ancak insanlar birkaç yıl öncesine kadar düşünülemez bir şekilde, başbakanlar da dahil politikacılara açıkça düşmanlık besliyorlar.</p><p></p><p><b>Yönetilemez mi?</b></p><p></p><p>Peki ülke bir şekilde yönetilemez hale mi geldi? Bu yüzden mi 10 yılda yedinci başbakanı göreve gelecek?</p><p></p><p>Çoğu politikacı bu kadar ileri gitmez. Daha karmaşık bir dünyada, daha parçalanmış ve bölünmüş bir nüfusla yönetmenin daha zor hale geldiğini, ancak imkansız olmadığını söylerler.</p><p></p><p>Fakat 2008'deki mali krizden ve 2016'daki Brexit referandumundan bu yana ülkenin üzerinde asılı duran kasvet ve karamsarlık bulutunu dağıtmayı başaramayan altı başbakanın ardından, yedinci başbakanın daha fazla şansının olup olmayacağı konusunda elbette şüpheler var.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Burnham Başbakan olarak ilk konuşmasını yapacak</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/burnham-basbakan-olarak-ilk-konusmasini-yapacak-2314/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/burnham-basbakan-olarak-ilk-konusmasini-yapacak-2314/</id>
<published><![CDATA[2026-07-20T09:09:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-20T09:09:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A1DD12-C0DE12-E20304-D8AE53-516EBB-94F002.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İngiltere'de başbakanların sık değiştiğinin farkında olduğunu; siyasetin daha istikrarlı ve sorumlu olması gerektiğini söylemesi bekleniyor.</p><p></p><p>Ayrıca bu dönemi "düşünme ve kararlılık" dönemi olarak nitelendirmesi ve İngiltere'nin karşı karşıya olduğu zorluklar konusunda dürüst olması gerektiğini ifade etmesi bekleniyor.</p><p></p><p>Burnham, Pazartesi günü Kral III. Charles ile yapacağı görüşmenin ardından Keir Starmer'ın yerini resmen alarak İngiltere'nin 59. ve son 10 yıldaki yedinci başbakanı olacak.</p><p></p><p>Daha önce Muhafazakar Parti lideri Kemi Badenoch, ülkenin "zor kararlar alabilecek, İşçi Partisi milletvekillerine karşı durabilecek" birine ihtiyaç duyduğu bir dönemde göreve gelecek başbakanın "insanları memnun etmeye çalışan biri" olduğunu söyledi.</p><p></p><p>"Bu görev bir popülerlik yarışması değil. Bu binanın dışındaki tüm insanların hayatını iyileştirmekle ilgili Ve o ne yapacağını söylemedi. Bunların hepsi havada kalan şeyler" dedi.</p><p></p><p>Burnham, 379 milletvekilinin desteğini almasının ardından tek aday olduğu kısa bir yarış sonrasında 17 Temmuz Cuma günü resmen İşçi Partisi lideri ilan edildi.</p><p></p><p>Bazı muhalefet partileri, başbakanlığı için bir yetki almasını sağlamak amacıyla Burnham'a genel seçim çağrısı yapmasını söyledi.</p><p></p><p>Bununla birlikte, İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Lucy Powell, Burnham'ın 2024 genel seçimlerinde partinin seçim beyannamesinde verdiği sözlere sadık kalacağını, ancak daha iddialı bir yaklaşım sergileyeceğini vurguladı.</p><p></p><p>Powell, BBC'dan Laura Kuenssberg'in programında yaptığı açıklamada, "Beyanname vaatlerini yerine getirmek için gereken daha kapsamlı ve cesur adımları biliyor" dedi.</p><p></p><p>Pazartesi sabahı yapacağı ilk konuşmasında Burnham'ın iç politika önceliklerini açıklaması bekleniyor.</p><p></p><p>Makerfield milletvekili ve Manchester'ın eski belediye başkanı olan Burnham, siyasi istikrarın yaşam maliyeti konusunda "insanlara daha fazla nefes alma alanı sağlamakla" birlikte somut iyileşmeler getirmesi gerektiğini savunması bekleniyor.</p><p></p><p>Ancak Burnham'ın üst düzey ekibine kimi atayacağı henüz net değil.</p><p></p><p>Başbakan olduktan sonra kıdemli bakanlarını atamaya başlaması bekleniyor.</p><p></p><p>Özellikle kritik önemdeki maliye bakanlığı görevinin kime verileceği konusunda yoğun spekülasyonlar yapılıyor.</p><p></p><p>Enerji Bakanı Ed Miliband başlangıçta en olası aday gibi görünüyordu ancak son günlerde İçişleri Bakanı Shabana Mahmood, Hazine'de Rachel Reeves'in yerini alabilecek bir başka isim olarak öne çıktı.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Temmuz%202026/burnham-1.jpg" alt="burnham-1"></p><p></p><p><b><i>Burnham, Londra'daki Green Park'ta koşuya çıktı.</i></b></p><p></p><p>Göreve gelecek başbakanın ekibi, Burnham'ın görevinin ilk aylarında atması beklenen bazı adımlara ilişkin ipuçlarını şimdiden verdi.</p><p></p><p>Bunlar arasında, tüm yetişkin vatandaşlara devlet tarafından dijital kimlik verilmesi planının iptal edilmesi de bulunuyor. Bu adım, "önceliklerin yeniden belirlenmesi" olarak tanımlandı.</p><p></p><p>Kuzey Denizi'nde yeni petrol ve doğal gaz sondajı planlarının da gündeme gelmesi bekleniyor; bu planlar, su ve enerji şirketlerinin kamu denetimine alınması ve yeni sosyal konut inşa programı gibi Burnham'ın bir dizi önleminin bir parçasını oluşturuyor.</p><p></p><p>Ancak çevre aktivistleri, enerji faturalarını düşürmeyeceğini öne sürerek Burnham'a, Kuzey Denizi'nde yeni sondaj ruhsatları verilmeyeceği vaadinde bulunan İşçi Partisi'nin 2024 seçim beyannamesine sadık kalması çağrısında bulundu.</p><p></p><p>Petrol ve doğal gaza ilişkin planların ayrıntıları henüz netleşmemiş olsa da, göreve başlayacak olan başbakanın beyannamede yer alan taahhüde bağlı kalması ve yalnızca halihazırda ruhsatı bulunan sahalarda petrol ve doğal gaz üretimi yapması bekleniyor.</p><p></p><p>ABD Başkanı Donald Trump, 19 Temmuz Pazar günü sosyal medya üzerinden yaptığı bir paylaşımla, daha fazla sondaj yapılmasına yönelik bu hamleyi memnuniyetle karşıladı.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Temmuz%202026/burnham-2.jpg" alt="burnham-2"></p><p></p><p><b><i>Burnham'ın Pazartesi günü yapacağı konuşma öncesinde başbakanlık konutunun dışında hazırlıklar yapıldı.</i></b></p><p></p><p>Burnham'ın İngiltere'nin bir sonraki başbakanı olacağı haftalardır belli olsa da, göreve resmen 20 Temmuz Pazartesi günü başlıyor.</p><p></p><p>Burnham'ın Başbakan olma yolundaki son adımları, Keir Starmer'ın Pazartesi günü Kral III. Charles ile görüşerek resmen istifasını sunmasıyla başlayacak.</p><p></p><p>Kral kısa bir süre sonra Burnham ile görüşecek ve ondan hükümet kurmasını isteyecek.</p><p></p><p>Burnham kabul ettiğinde, resmen ülkenin 59. başbakanı olacak.</p><p></p><p>Burnham, Buckingham Sarayı'nda olması beklenen toplantıdan ayrıldıktan sonra konuşma yapmak üzere Downing Street'e gidecek.</p><p></p><p>Burnham, 17 Temmuz Cuma günü resmen İşçi Partisi lideri olduktan sonra yaptığı konuşmada, "İngiltere siyasetinde son 40 yılın en önemli değişim anı" olacağı sözünü verdi.</p><p></p><p>Bunu yaparken halka beş vaatte bulundu; bunlar arasında diğer partilerle "özellikle İşçi Partisi'ne özgü" bir yönde çalışmak ve yetkiyi Westminster'dan yerel yönetimlere devretmek yer alıyordu.</p><p></p><p>Orijinali İngilizce olan bu makalenin çevirisinde yapay zekadan yararlandık. Yayınlanmadan önce çeviriyi bir BBC gazetecisi kontrol etti. Yapay zekayı nasıl kullandığımız hakkında daha fazla bilgi burada.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Almanya'da taşıyıcı annelik tartışması istifa getirdi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/almanyada-tasiyici-annelik-tartismasi-istifa-getirdi-7218/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/almanyada-tasiyici-annelik-tartismasi-istifa-getirdi-7218/</id>
<published><![CDATA[2026-07-19T06:06:15+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-19T06:06:15+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_304050-1E7B71-A648CE-8A330F-4AD0C0-2A97C4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Almanya'da muhafazakâr Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partilerinin Meclis Grup Başkanı Jens Spahn, ABD'de taşıyıcı annelik yoluyla çocuk sahibi olması nedeniyle yaşanan tartışmalar üzerine istifa etti. Spahn'ın "Taşıyıcı annelik yoluyla çocuk sahibi olma yönündeki özel kararım ile siyasetçi olarak benden beklenenler arasında denge kurmak tahmin ettiğimden daha zor oldu" ifadelerini kullandığı belirtildi.</p><p></p><p>Başbakan Friedrich Merz'in de partisi olan CDU, taşıyıcı annelik uygulamasına kesin şekilde karşı çıkarken Spahn ve eşinin bu yolla kısa süre önce bebeklerini kucaklarına aldığı yönündeki haberler kamuoyunda büyük tartışmalara yol açmıştı.</p><p></p><p>Almanya'da taşıyıcı annelik yasakken ABD'de serbest.</p><p></p><p><b>İkiyüzlülük suçlamaları</b></p><p></p><p>Geçen Şubat ayındaki kongresinde CDU, Almanya'da taşıyıcı annelik yasağının korunması yönünde oy kullanmıştı. Bild gazetesinin haberine göre Spahn'ın anlaştığı taşıyıcı anne, bu kongre sırasında yaklaşık dört aylık hamileydi.</p><p></p><p>Spahn'ın taşıyıcı annelik kararı, CDU içinde eleştirilere yol açtı. Bazı parti üyeleri Spahn'ın istifasını isterken, diğer siyasetçiler de politikacıyı ikiyüzlülükle suçladı.</p><p></p><p>Spahn, eleştirilere cevaben Cuma günü Bild gazetesine verdiği röportajda kendisini savunmaya çalışmış, taşıyıcı annelik konusu da dahil olmak üzere uzun süre kendi içinde mücadele verdiğini, ancak sonunda bu yöntemle çocuk sahibi olmaya karar verdiğini söylemişti.</p><p></p><p>Spahn açık eşcinsel kimliği ile biliniyor. Siyasetçi 2017'den beri Daniel Funke ile evli.</p><p></p><p><b>Embriyo Koruma Kanunu'nun ateşli savunucusuydu</b></p><p></p><p>46 yaşındaki CDU'lu politikacı, 2018-2021 yıllarında Angela Merkel kabinesinde Sağlık Bakanı olarak görev yapmıştı. Spahn o dönem 1990 sonunda kabul edilen ve taşıyıcı anneliği de yasaklayan Embriyo Koruma Kanunu'nun en ateşli savunucularından biriydi.</p><p></p><p>Almanya'da sadece Embriyo Koruma Kanunu değil Aile Hukuku kapsamında da "taşıyıcı annelik" yasaklanıyor. Bunu mümkün kılan hekimler ceza yasası kapsamında suç işlemiş sayılırken bu yönteme başvuran ailelere ise ceza öngörülmüyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ukrayna'dan Rusya'ya yoğun İHA saldırısı; Çok sayıda ölü var</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/ukraynadan-rusyayayogun-iha-saldirisi-cok-sayida-olu-var-2494/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/ukraynadan-rusyayayogun-iha-saldirisi-cok-sayida-olu-var-2494/</id>
<published><![CDATA[2026-07-18T18:55:47+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-18T18:55:47+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6C69D0-81180B-345AC6-41D78E-099E02-712F01.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bu gece ve sabaha karşı Rusya'ya yönelik geniş çaplı bir İHA saldırısı düzenleyen Ukrayna, dünyanın en büyük e-ticaret merkezlerden Wildberries'in iki lojistik merkezini hedef aldı. Moskova yakınlarında Kotovsk'ta bulunan depolarda çıkan yangınlar can kaybına ve onlarca kişinin yaralanmasına yol açtı; ülkenin en büyük e-ticaret altyapılarından biri kısa sürede kullanılamaz hale geldi.</p><p>250 bin metrekarelik dev depo alevlere teslim oldu</p><p>Rusya'nın ikinci büyük lojistik kompleksi olarak nitelendirilen Elektrostal'daki tesis, yaklaşık 250 bin metrekarelik bir alanı kaplıyor. Ukrayna haber sitesi Telegraf'ın aktardığına göre, Rus insansız hava savunma birimlerinden biri kompleksin isabet aldığını doğrularken, yangının yaklaşık 188 bin metrekarelik bölümü etkilediği belirtildi. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, bölgeden yükselen siyah duman bulutunun kilometrelerce uzaktan görülebildiği aktarılıyor.</p><p>Can kaybı ve yaralı sayısında kaynaklar arası farklılık</p><p>Moskova Bölgesi Valisi Andrey Vorobyov'un açıklamasına dayanan habere göre, Elektrostal'daki saldırıda bir kişi hayatını kaybederken 37 kişi yaralandı. Ancak aynı olaya ilişkin farklı saatlerde yapılan resmi açıklamalarda yaralı sayısı 24 olarak da geçti; bölgesel makamların ilk açıklamalarıyla sonraki güncellemeler arasındaki rakamlarda tutarsızlık gözlelerden kaçmadı.&nbsp;</p><p>Saldırının en ağır bilançosu ise Tambov bölgesindeki Kotovsk'ta yaşandı. Tambov Valisi Yevgeni Pervişov'un açıklamalarına göre, gece vardiyasında çalışan 7 personel hayatını kaybetti, 25 kişi yaralandı; yaralılardan birinin durumunun kritik olduğu belirtildi. Vali ayrıca bölge üzerinde hava savunma sistemlerinin 28 İHA'yı düşürdüğünü açıkladı.</p><p>Wildberries Kurucusundan Açıklama</p><p>Haber sitesi Prufy'nin aktardığına göre, Wildberries'in kurucusu Tatyana Kim, olayın ardından sosyal medya hesabından bir açıklama yayımlayarak yaşananları "trajedi" olarak nitelendirdi. Şirketin RWB (Wildberries &amp; Russ birleşik yapısı) bünyesindeki basın birimi ise her iki tesiste de tahliye çalışmalarının hızla başlatıldığını, Elektrostal'daki yangına itfaiye ve acil durum ekiplerinin müdahale ettiğini duyurdu.</p><p>Milyarlarca rublelik hasar öngörüsü</p><p>Rus haber kaynaklarının aktardığına göre iki depodaki yangınların yol açtığı stok kaybı, tesislerin yeniden inşası ve satıcıların uğrayacağı gecikme kaynaklı zararlar nedeniyle toplam maliyetin milyarlarca rubleyi bulması bekleniyor. Analistler, saldırının ülke çapında e-ticaret fiyatlarını da bir süreliğine yukarı çekebileceğini değerlendiriyor.</p><p>Genel tabloda yoğun bir gece</p><p>Rus makamlarının açıklamalarına göre söz konusu gece, ülke genelinde 774 İHA'nın düşürüldüğü yoğun bir saldırı dalgasıyla geçti. Fontanka'nın haberine göre, son beş yılda Rusya'daki e-ticaret devlerinin lojistik tesisleri güvenlik ihlalleri nedeniyle zaman zaman yangınlarla anılsa da, Temmuz 2026'daki bu saldırılar resmi olarak doğrudan İHA hedefi alınan ilk büyük ölçekli örnekler arasında sayılıyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Andy Burnham resmen İşçi Partisi lideri seçildi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/andy-burnham-resmen-isci-partisi-lideri-secildi-731/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/andy-burnham-resmen-isci-partisi-lideri-secildi-731/</id>
<published><![CDATA[2026-07-18T09:19:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-18T09:19:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B53B54-35FA5E-467A52-B102B8-FEE05E-FD6154.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Partinin eski lideri ve Başbakan Keir Starmer 22 Haziran'da istifa etmişti.</p><p></p><p>Burnham parti lideri olduktan sonra yaptığı ilk konuşmasında, "kuzeyin, güneyin, doğunun, batının, İskoçya'nın, Galler'in ve Kuzey İrlanda'nın lideri olacağını" söyledi. Ülkeyi ortak bir amaç etrafında birleştirme sözü verdi.</p><p></p><p>Burnham konuşmasında beş vaatte bulundu:</p><p></p><p>İşçi Partisi içindeki çekişmelere son vermek: Burnham, parti içinde "tek bir İşçi Partisi kültürü" oluşturma ve "sinsi kulis faaliyetlerini" ortadan kaldırma sözü verdi.</p><p>"Yeni bir siyaset" inşa etmek: Siyasetin ihmal ettiği "büyük meseleleri" çözme sözü verdi. Örnek olarak sosyal bakım hizmetlerini gösterdi.</p><p>Diğer partilerle çalışmak, ancak "İşçi Partisi'ne özgü" bir çizgide kalmak: Partinin ne "Yeşillerden daha Yeşil" olmaya ne de [göçmen karşıtı] "Reform Partisi'nden daha Reformcu" olmaya çalışacağını söyledi.</p><p>Birleşik Krallık'ın tamamının lideri olmak: Manchester Belediye Başkanı olarak İngiltere'nin kuzeyini "olabildiğince duymaya çalıştığını" belirten Burnham, artık "aynısını ülkenin her yeri için yapmak" istediğini söyledi.</p><p>Yetkiyi Westminster'dan yerel yönetimlere devretmek: İnsanlara yaşadıkları yerlerde daha fazla yetki verilmesini savundu. Buna belediye ve sosyal konut inşa etme ya da şehir merkezlerini ve yerel alışveriş bölgelerini iyileştirme gibi alanlarda karar alma yetkileri de dahil.</p><p></p><p>Geçen ay Makerfield bölgesinden milletvekili seçilen Burnham, 22 Haziran'da milletvekili yemini ettiği gün, Başbakan Keir Starmer istifasını açıklamıştı.</p><p></p><p>Burnham, İşçi Partisi'nin toplam 403 milletvekilinden 349'unun desteğini alarak liderlik için başka adayın çıkmasını matematiksel olarak imkânsız hale getirdi.</p><p></p><p>17 Temmuz Cuma günü resmen parti lideri ilan edilen Burnham, 20 Temmuz'da İngiltere'nin yeni başbakanı olacak.</p><p></p><p><b>Geçen ay milletvekili seçildi</b></p><p></p><p>İşçi Partisi'nin 7 Mayıs'taki yerel seçimlerde ağır kayıplar alması ve Burnham'ın ara seçim zaferi sonrası, partinin milletvekillerinden Başbakan Keir Starmer'a istifa etmesi yönünde çağrılar artmıştı.</p><p></p><p>Keir Starmer da Burnham'ın milletvekili olarak yemin ettiği 22 Haziran'da, istifa edeceğini açıklamıştı.</p><p></p><p>Starmer, istifasını kararını açıklarken, "Partimizi bir sonraki genel seçime götürmek için en uygun kişi ben miyim?" sorusuna verilen yanıtı duyduğunu söylemişti.</p><p></p><p>Burnham daha önce 2010 ve 2015'te iki kez İşçi Partisi lideri olmak için yarışmış ancak iki seçimi de kaybetmişti.</p><p></p><p>Son açıklamasında başarısız liderlik girişimlerine atıfta bulunarak şakayla karışık, "Umarım üçüncü denemede şansım yaver gider" dedi.</p><p></p><p><b>Burnham'dan Gazze özrü</b></p><p></p><p>Andy Burnham, Manchester'da yaptığı bir konuşmada, Başbakan olması halinde hayata geçirmek istediği politikaları açıkladı.</p><p></p><p>Gündemindeki öneriler arasında, şehirde yeni bir başbakanlık birimi kurulması da var.</p><p></p><p>Burnham, bu birimin, konut ve ulaşım gibi alanlarda yerel yönetimlere daha fazla kontrol yetkisi vermekle görevlendirileceğini söyledi.</p><p></p><p>Burnham; İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda'da oluşan Birleşik Krallık'ın tüm bölgelerinde, su ve enerji sektörlerinde "kamunun kontrolünü artırma" sözü verdi ancak bunun pratikte ne anlama geleceğini henüz açıklamadı.</p><p></p><p>Burnham, daha önce X'te yayımlanan bir videosunda da, İşçi Partisi'nin İsrail'in Gazze'deki askeri harekatına verdiği ilk tepki için özür diledi; partinin "doğru davranmadığını" ve liderliği altında daha iyisini yapması gerektiğini söyledi.</p><p></p><p>İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Hamas'ın 7 Ekim'deki saldırılarının ardından İsrail'in Gazze'de başlattığı harekat sonrası, İsrail'in "meşru müdafaa" hakkı olduğunu savunmuştu.</p><p></p><p>Burnham, Times gazetesine çıkan makalesinde, Başbakan Keir Starmer'ın ulusal güvenlik danışmanı Jonathan Powell'ın görevini sürdürmesini istediğini doğruladı.</p><p></p><p>Powell, 1997-2010 yılları arasında başbakanlık yapan Tony Blair döneminde hem Başbakanlık Özel Kalem Müdürü olarak görev yapmış, hem de Kuzey İrlanda barış sürecini yürüten İngiliz heyetinin başındaki isim olmuştu.</p><p></p><p>Burnham ayrıca belirli bir hedef belirtmeden savunma yatırımlarında "sürdürülebilir bir artış" görmek istediğini, ancak askeri tedarikteki maliyet aşımları veya gecikmeler konusunda "kamuoyuna karşı daha açık" olmak istediğini söyledi.</p><p></p><p>İngiltere Başbakanı Keir Starmer, görevindeki son kararlarından birinde, hükümetin diğer bölümlerindeki harcamaları kısarak önümüzdeki dört yıl içinde askeri harcamaları 15 milyar sterlin artırmaya yönelik bir planı kamuoyuna açıklamış ancak ayrıntıları halefine bırakmıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Almanya'da Porsche ve Rolex'lere el mi konulacak?</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/almanyada-porsche-ve-rolexlere-el-mi-konulacak-2504/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/almanyada-porsche-ve-rolexlere-el-mi-konulacak-2504/</id>
<published><![CDATA[2026-07-18T07:04:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-18T07:04:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8251AF-38033E-9EA299-DF3373-156D9B-0B830E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Almanya'da 2027 federal bütçe taslağına ve gelecek yıllar için hesaplanan gelir-gider dengesine bakan herkes kaygı verici rakamlarla karşılaşıyor. Yaklaşık 555 milyar euroluk harcama öngörülüyor ve Almanya'nın gelecek yıl yaklaşık 200 milyar euro borçlanması bekleniyor. Sonraki yıllar için de tablo iyi görünmüyor.</p><p></p><p>Alman hükümetinin bu nedenle yüksek gelirler üzerinde ciddi biçimde düşünmesi sürpriz değil. İlk göze çarpan kalem, devletin her yıl vergi ve mali suçlar nedeniyle kaybettiği milyarlar. Kesin rakamlar yok. Ancak uzmanlar yıllık kaybın 100 ila 200 milyar euro arasında olduğunu tahmin ediyor.</p><p></p><p>Bunun yalnızca bir bölümü bile daha etkili denetimler ve daha yüksek cezalarla tahsil edilebilse Almanya'da federal hükümet, eyaletler ve belediyeler bundan yararlanabilir.</p><p></p><p><img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/uploads/2026%20-%2007%20-%20Temmuz/70914600_906.jpg" alt="70914600_906"></p><p></p><p><b><i>Vergi kaçakçılığı ve kara para aklama, Almanya'da yalnızca bütçe açığı değil, adalet tartışması da oluşturuyor. Hükümet, yeni planla şüpheli servetlerin, nakit akışlarının ve karmaşık şirket ağlarının daha sıkı izlenmesini hedefliyor</i></b></p><p></p><p><b>Vergi suçlarını araştırmak için 1500 yeni personel</b></p><p></p><p>Adalet Bakanı Stefanie Hubig vergi adaletinin önemini şöyle vurguluyor:</p><p></p><p>"Bu ülkedeki yurttaşların büyük çoğunluğu vergilerini ödüyor. Hem de bunu olağan, güvenilir ve gösterişsiz biçimde yapıyor. Ama gelirlerini vergi idaresinden kaçıranlar da var."</p><p></p><p>Bunun kayıt dışı çalışmadan yurt dışına vergi kaçırmaya, paravan şirketlerden gizli kasalara ve çeşitli hilelere kadar uzandığını belirten Hubig, bu tür uygulamaların özünü şöyle tanımladı:</p><p></p><p>"Tek bir amaca hizmet eden bir düzenleme: Vergi dairesini yanıltmak."</p><p></p><p>Hubig, Maliye Bakanı Lars Klingbeil ile vergi kaçakçılığı ve kara para aklamayla daha etkili mücadele için 26 maddelik bir eylem planı hazırladı. Gümrük idaresi bünyesinde "Vergi ve Mali Suçlarla Mücadele Ortak Merkezi" kurulacak. Kara para aklama ve vergi suçlarına ilişkin soruşturma, analiz ve kovuşturma süreçlerini bir araya getirmek için bin 500 yeni kadro planlanıyor.</p><p></p><p><img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/uploads/2026%20-%2007%20-%20Temmuz/77994628_906.jpg" alt="77994628_906"></p><p></p><p><b><i>Almanya Adalet Bakanı Stefanie Hubig (solda) ve Maliye Bakanı Lars Klingbeil, başkent Berlin'de vergi suçları ve kara para aklamayla mücadele için 26 maddelik eylem planını tanıttı. Plan, daha sıkı denetim, yeni soruşturma birimleri ve şüpheli varlıklara daha hızlı el koyma imkânı öngörüyor</i></b></p><p></p><p><b>Paravan kişilere karşı yapay zeka</b></p><p></p><p>Klingbeil, kurulacak ortak merkezin temel unsurlarından birinin yeni bir veri analiz merkezi olacağını şöyle anlattı:</p><p></p><p>"Yapay zeka büyük veri yığınlarının taranmasına karmaşık şirket ağlarının çözülmesine ve paravan kişilerin daha iyi tespit edilmesine yardımcı olacak."</p><p></p><p>Eyaletlerdeki vergi müfettişleri, Federal Kriminal Dairesi ve gümrüğün mali soruşturmacıları önemli dosyalarda daha yakın işbirliği yapacak.</p><p></p><p>Klingbeil, hükümetin ana hedefini şu sözlerle anlattı:</p><p></p><p>"Kimse, yakalanmayacağına güvenememeli. Dürüst olanlar enayi yerine konmamalı. Suç yöntemleriyle ceplerini dolduran vergi kaçakçıları bunun yanlarına kâr kalacağını düşünmemeli."</p><p></p><p>Almanya'da uzun süre tam da bu yaşandı. Bunun örneklerinden biri "Cum-Ex" skandalı. Devlet, 10 yılı aşkın süre boyunca hisse senedi temettüleri üzerinden yalnızca bir kez ödenen ya da hiç ödenmeyen sermaye kazancı vergilerinin birden fazla kez iade edilmesine izin verdi. Skandal ancak 2011'den itibaren çok sayıda soruşturmaya, dava sürecine ve bankaların, yatırımcıların ve denetim kurumlarının sorumluluğuna ilişkin siyasi tartışmalara yol açtı.</p><p></p><p><img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/uploads/2026%20-%2007%20-%20Temmuz/64412671_906.jpg" alt="64412671_906"></p><p></p><p><b><i>Cum-Ex, Almanya'nın en büyük vergi skandallarından biri olarak görülüyor. 2007-2013 yılları arasında hisse temettüleri üzerinden haksız vergi iadeleriyle devlete milyarlarca euroluk zarar veren bu tür yöntemlerin, yeni eylem planıyla daha erken tespit edilmesi ve paravan yapılar üzerinden gizlenmesinin önlenmesi hedefleniyor</i></b></p><p></p><p><b>Ceza muafiyetine son</b></p><p></p><p>Vergi kaçakçılığında ceza muafiyeti sağlayan kendiliğinden bildirim imkânı da sürekli tartışılıyor. Bu uygulama Almanya'da 1919'dan bu yana var. Arkasındaki düşünce şu: Vergi mükelleflerini şimdiye kadar gizledikleri gelirleri gönüllü olarak açıklamaya yöneltmek ve böylece devletin kaybettiği vergileri sonradan tahsil edebilmesini sağlamak.</p><p></p><p>Bu düzenleme, 2008'den itibaren yurt dışında vergilendirilmemiş varlıklar bulunan anonim banka hesaplarına sahip çok sayıda Alman'ın ortaya çıkarılmasıyla büyük önem kazandı.</p><p></p><p>Alman mali makamlarının, İsviçre bankalarındaki Alman müşterilerin verilerini içeren birkaç vergi CD'si satın almasının ardından yalnızca 2011 ve 2012'de yaklaşık 30 bin kendiliğinden bildirim yapıldı. Yakalanmaktan endişe edenler, önce vergi dairesine gidip hesaplarını açıkladı ve ödenmemiş vergileri sonradan ödedi.</p><p></p><p>Ceza muafiyeti sağlayan kendiliğinden bildirim uygulaması Sosyal Demokratların her zaman rahatsız olduğu bir konuydu. Klingbeil bu yaklaşımı şöyle özetledi:</p><p></p><p>"Suç işleyenler artık kendilerini bu kadar kolay satın alarak kurtaramamalı."</p><p></p><p><b>"Porsche ve Rolex'e el konacak"</b></p><p></p><p>Klingbeil, Hubig ile birlikte özellikle ağır suçların daha sert cezalandırılması için de bastırıyor. Organize çete biçiminde işlenen vergi suçları için ceza üst sınırı 10 yıldan 15 yıl hapis cezasına çıkarılacak. Ayrıca vergi suçlarının ağır biçimleri yeniden "ağır suç" sayılacak; bu durumda asgari ceza bir yıl hapis olacak.</p><p></p><p>Klingbeil ve Hubig'in eylem planı, şüpheli yollarla elde edilen varlıklara el konulması için daha fazla imkân da öngörüyor. Şimdiye kadar bu ancak kara para aklama gibi somut bir suçun kanıtlanması ve ceza mahkumiyeti sonrasında mümkün oluyordu.</p><p></p><p>Gelecekte gümrüğün varlıklara 180 gün süreyle el koyabilmesi hedefleniyor. Klingbeil bu düzenlemenin etkisini şöyle anlattı:</p><p></p><p>"Bu durumda önce Porsche ve Rolex'e el konacak. Bu, faillerin gerçekten canını yakacak."</p><p></p><p>İlgili kişilerin daha sonra bu varlıkları yasal yoldan edindiklerini kanıtlaması gerekecek.</p><p></p><p><img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/uploads/2026%20-%2007%20-%20Temmuz/62887219_906.jpg" alt="62887219_906"></p><p></p><p><b><i>Rolex gibi lüks saatler, vergi kaçakçılığı ve kara para aklama soruşturmalarında kolay saklanabilen, değeri yüksek varlıklar arasında sayılıyor. Yeni düzenleme, kaynağı açıklanamayan bu tür servet unsurlarının önce el konulup daha sonra yasal kökeninin kanıtlanmasını öngörüyor</i></b></p><p></p><p><b>Dijital ve analog alanda daha sıkı denetim</b></p><p></p><p>Kripto para alım satımı da yeniden düzenlenecek. Şimdiye kadar kripto paralar, alım ile satış arasında bir yıldan fazla süre geçtiğinde vergiden muaf tutuluyor. Bu değişecek. Klingbeil dijital alandaki yeni denetim araçlarına şöyle işaret etti:</p><p></p><p>"Blok zinciri analizlerini de yerleştireceğiz. Dijital alandaki vergi suçları klasik soruşturma yöntemlerinden giderek daha fazla kaçıyor ve buna tepki vermemiz gerekiyor."</p><p></p><p>Ancak devlet analog ticari hayatta da daha yakından bakmak istiyor. Özellikle büyük miktarda nakdin tezgâh üzerinden geçtiği alanlarda. Yıllık cirosu 100 bin euronun üzerinde olanların 2028'den itibaren zorunlu olarak yazar kasa kullanması gerekecek. Örneğin mücevher ve antika satıcıları bundan etkilenecek.</p><p></p><p><img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/uploads/2026%20-%2007%20-%20Temmuz/73140233_906.jpg" alt="73140233_906"></p><p></p><p><b><i>Kripto paralar, vergi kaçakçılığı ve kara para aklama soruşturmalarında giderek daha önemli bir iz sürme alanına dönüşüyor. Hükümet, blok zinciri analizleriyle dijital işlemleri daha görünür kılmayı ve suç gelirlerinin kripto varlıklar üzerinden gizlenmesini zorlaştırmayı hedefliyor</i></b></p><p></p><p><b>2027 için bir milyar euro ek gelir planlanıyor</b></p><p></p><p>Açıklanan eylem planının mümkün olan en kısa sürede yasama sürecine aktarılması hedefleniyor. İlk sonuçların ağustos ayında alınması bekleniyor. Klingbeil, önlemlerin büyük ölçüde koalisyon ortağı CDU/CSU ile görüşüldüğünü söyledi. Koalisyon içinde bu konuda farklı görüş bulunmadığını şöyle vurguladı:</p><p></p><p>"Buna kesinlikle inanıyorum, koalisyonda hepimiz bunu böyle görüyoruz. Bu nedenle burada hiçbir uyumsuzluk yok."</p><p></p><p>Federal Maliye Bakanı, 2027 bütçe planlamasında ilk gelirleri şimdiden kesin biçimde hesaba katıyor. Vergi suçlarıyla mücadeleden bir milyar euro ek gelir öngördü. Ancak bu miktarın çok daha yüksek olabileceğini düşünüyor.</p><p></p><p><b>Olumlu tepkiler</b></p><p></p><p>Finanzwende adlı sivil toplum kuruluşu, SPD'li bakanların planlarını memnuniyetle karşıladı. Kuruluşun basın açıklamasında, vergi kaçakçılığıyla mücadelenin artık görünüşe göre daha ciddiye alındığı ve daha güçlü biçimde ilerletildiği belirtildi. Şimdi planların eyleme dönüşmesi gerektiği vurgulandı.</p><p></p><p>Muhalefetteki Yeşiller de olumlu görüş bildirdi. Hükümetin büyük bir hamle yaptığı belirtildi. Ancak CDU/CSU'nun ve eyaletlerin, yakında ortaya çıkması muhtemel lobi talepleriyle bu paketi yumuşatma eğilimine kapılmaması gerektiği uyarısı yapıldı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Reform oylaması Meloni için hezimet oldu</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/reform-oylamasi-meloni-icin-hezimet-oldu-8445/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/reform-oylamasi-meloni-icin-hezimet-oldu-8445/</id>
<published><![CDATA[2026-07-16T07:43:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-16T07:43:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_656A00-7D9298-16AD91-6D3085-1B6419-C4DBB8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İtalya'da Giorgia Meloni'nin seçim yasası reformuna ilişkin değişiklik önergesi parlamentonun alt kanadı olan Temsilciler Meclisi'ndeki oylamada 1 oy farkla reddedildi.</p><p></p><p>Reddedilen önerge, Başbakan Meloni'nin partisi İtalya'nın Kardeşleri (FdI) tarafından sunulmuştu. Önerge, seçmenlere parti listelerindeki adaylar arasında tercihli oy kullanma imkanı tanıyordu.</p><p></p><p>Ancak teklif, yapılan gizli oylamada 188 milletvekilinin aleyhte, 187'sinin lehte oy kullanmasıyla 1 oy farkla reddedildi. Oylama sonucu İtalyan siyasetinde deprem etkisi yarattı.</p><p></p><p>Meloni: Bataklık yine kazandı</p><p>Parlamentodaki oylama sonuçları "Meloni için ağır hezimet" olarak yorumlanıyor. Zira bu sonuçlar, iktidardaki koalisyon hükümetini oluşturan partilerin fire verdiğini ortaya koyuyor.</p><p></p><p>Oysa Başbakan Giorgia Meloni'nin koalisyon ortakları Lig ve Forza Italia Meloni'ye destek sözü vermişti.</p><p></p><p>2022'den beri üç sağcı ve muhafazakâr partiden oluşan bir koalisyonla ülkeyi yöneten Meloni, oylama sonrasında "Elimizden geleni yaptık. Bataklık yine galip geldi" açıklamasını yaptı.</p><p></p><p>Oylama sonucunun "üzerinde düşünmeyi gerektirdiğini" kaydeden Giorgia Meloni, bunun "İtalyanlar için kaçırılmış bir fırsat" olduğunu savundu.</p><p></p><p>Bu, Meloni'nin birkaç ay içinde yaşadığı ikinci siyasi başarısızlık. Daha önce de İtalyan yargı sisteminde reform yapılmasına yönelik referandum Başbakan için yenilgiyle sonuçlanmıştı.</p><p></p><p>Muhalefetten Meloni'ye "istifa" çağrısı</p><p>Merkez sol muhalefet partileri bugünkü oylama sonucunu coşkuyla karşıladı.</p><p></p><p>Muhalefet, koalisyon hükümetinin oylamada fire verdiğini, bunun Meloni'nin artık parlamento çoğunluğu üzerinde tam kontrole sahip olmadığını gösterdiğini savunuyor. Meloni gelecek yıl yapılacak seçimlerde iktidarda kalmak için seçim kurallarını kendi lehine yeniden yazmaya çalışmakla da suçlanıyor.</p><p></p><p></p><p>Sol muhalefet partileri art arda açıklamalarla Meloni'ye istifa çağrısı yapıyor.</p><p></p><p>Giorgia Meloni, yaz tatili sonrasında görevde kalmaya devam ettiği takdirde tek bir kesintisiz dönemde, en uzun süre görev yapan İtalya başbakanı olacak.</p><p></p><p>Meloni uzun süredir seçim sisteminin köklü şekilde değiştirilmesini savunuyor ve İtalya'nın istikrarlı yönetime ihtiyaç duyduğunu söylüyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Merz'ten Trump'a: Seçimlerimize karışmayın</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/merzten-trumpa-secimlerimize-karismayin-312/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/merzten-trumpa-secimlerimize-karismayin-312/</id>
<published><![CDATA[2026-07-16T07:40:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-16T07:40:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_96BCC1-1AE470-57219D-632C85-2C024F-DF8B81.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Trump yönetiminin, "ifade özgürlüğü ve dini özgürlüklere" destek iddiasıyla Avrupa'da göçmen karşıtı, milliyetçi siyasi yapılara destek için 5 milyon dolarlık fon oluşturması Berlin'de rahatsızlığa yol açtı.</p><p></p><p>Başbakan Friedrich Merz, bir gazetecinin sorusu üzerine ABD yönetiminin bu insiyatifine ilişkin görüşünü paylaşırken, Washington'u uyardı.</p><p></p><p>Gazeteci, Merz'e "Sizce bu girişim, bir müttefikin demokrasi savunuculuğu kapsamında mı yer alıyor? Yoksa bunu Avrupa'nın siyasetine müdahale olarak mı görüyorsunuz?" sorusunu yöneltti.</p><p></p><p>Almanya Başbakanı Merz, işte bu soruyu şu sözlerle yanıtladı:</p><p></p><p>"Ben her daim, Amerikan seçimlerine müdahale etmediğimizi söylemişimdir. Bu tutumumuzu da her zaman muhafaza ettik. Bunun karşılığında ben de, Amerikan hükümetinin veya hükümete yakın kurumların, Alman seçimlerine müdahale etmesini istemiyorum. Belki tamamlayıcı olması için şunu da eklemeliyim: Almanya’daki siyasi partilere yurt dışından finansman sağlamak yasa dışıdır. Bu, yasa dışıdır. Özellikle dünyadaki dostlarımızın da, Almanya’da kendimiz için belirlediğimiz bu yasal kurallara uyacaklarını varsayıyorum."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Peter Magyar "Orban devletini" tasfiye ediyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/peter-magyar-orban-devletini-tasfiye-ediyor-4346/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/peter-magyar-orban-devletini-tasfiye-ediyor-4346/</id>
<published><![CDATA[2026-07-16T07:39:17+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-16T07:39:17+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B3DC00-C6F0D3-141D9C-1CB792-6CB6EC-40F796.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Viktor Orban, iktidarı kaybetme ihtimaline karşı önlem aldığını düşünüyordu. Macaristan devleti ve idaresindeki çok sayıda üst düzey kilit makam, hükümeti tarafından yıllar sonrasına kadar sadık isimlerle doldurulmuştu. Bu kişilerin görevden alınması ise parlamentoda üçte iki çoğunlukla alınacak karara bağlanmıştı. Orban bazı kurumları da bu yolla adeta kalıcı hale getirmek istemişti. Bunun ardındaki hesap şuydu: Başka her hükümetin çalışması mümkün olduğunca sabote edilecekti. Orban da perde arkasından, başbakan olmasa bile belirleyici olmaya devam edecekti.&nbsp;&nbsp;</p><p></p><p>Ancak 12 Nisan'da iktidardan seçimle uzaklaştırılan otokratın hesaba katmadığı şey, partisi Fidesz'in (Genç Demokratlar Birliği) ağır seçim yenilgisi ve muhalefet partisi Tisza'nın (Saygı ve Özgürlük) tarihî düzeyde yüksek sayılabilecek üçte iki çoğunluk elde etmesiydi. Macaristan'ın yeni Başbakanı Peter Magyar ve parlamento grubu şimdi bu çoğunluğu bolca kullanıyor ve Orban sistemini hızla tasfiye ediyor. Magyar buna "Araf Operasyonu" adını veriyor.</p><p></p><p>Bu operasyonun en önemli bölümü de Peter Magyar'ın geçen hafta Ankara'da katıldığı NATO Zirvesi ve ardından Türkiye'de yaptığı tatil sonrası, Pazartesi günü (13.07.2026) hayata geçirildi: Macaristan Parlamentosu, Magyar ve hükümetinin Haziran sonunda önerdiği kapsamlı anayasa değişikliklerini kabul etti.</p><p></p><p>Değişikliklerle bir yandan Orban sisteminin önemli görevlileri makamlarını bırakmak zorunda bırakılıyor. Bunlar arasında Cumhurbaşkanı Tamas Sulyok ve dört Anayasa Mahkemesi yargıcı da var. Peter Magyar, Sulyok'u ve Anayasa Mahkemesi Başkanı Peter Polt gibi başka isimleri defalarca "Orban'ın kuklaları" diye nitelemiş ve seçim kampanyası sırasında onların görevden alınmasını sağlayacağını açıklamıştı.</p><p></p><p>Diğer yandan anayasa değişiklikleri, hukuk devletini hedef alan Orban'ın ağır kısıtlamalarını iptal ediyor. Örneğin Anayasa Mahkemesi, eski yetkilerine yeniden kavuşuyor ve yargının bağımsızlığı genel olarak güçlendiriliyor. Yalnızca üçte iki çoğunlukla değiştirilebilecek yasaların sayısı azaltılıyor. Ayrıca yasa dışı yollarla elde edilen varlıkların geri alınması için bir kurum kuruluyor. Son olarak milletvekillerinin en fazla üç dönem görev yapabilmesi öngörülüyor.</p><p></p><p>Ne kadar ileri gidilebilir?</p><p>Popülist ve otokratik rejim sistemlerinin bertaraf edilip yerlerine demokrasinin yeniden kurulup kurulamayacağı sorusu, AB'de en geç Orban'ın 2010'dan itibaren yükselişe geçmesinden bu yana yoğun biçimde tartışılıyor. Bu tartışma, haksızlıkları gidermek için ne kadar ileri gidilebileceği ya da gidilmesi gerektiği sorusunu da içeriyor.</p><p></p><p>Peter Magyar hükümeti için iki ayın ardından şu söylenebilir: Hiç de çekingen davranmıyor. Donald Tusk hükümetinin Polonya'da sahip olmadığı gerekli çoğunluğa sahip olduğu için, bunun nasıl yapılabileceğini yüksek hızda gösteriyor. Aynı zamanda Tisza partisinde ve Macarların önemli bir bölümünde, Orban rejimiyle radikal biçimde hesaplaşma yönünde siyasi irade bulunuyor.</p><p></p><p>Hava, Orta ve Güneydoğu Avrupa'nın bazı ülkelerinde 1989 dönüşüm yılında yaşanan atmosfere benziyor. Macaristan'da pek çok kişi "sistem değişiminden" söz ediyor. Bu anlaşılır bir durum. Çünkü Orban ve çevresindeki dar güç çevresi, 16 yıl boyunca birçok Macar'ın sonunda giderek daha katlanılmaz bulduğu bir kendini beğenmişlik ve keyfilikle hüküm sürdü. Bu koşullar altında Orban devletinin radikal biçimde geri dönüştürülmesii de olağan şartlardakinden farklı bir ışık altında görünüyor.</p><p></p><p>Peter Magyar, anayasa değişikliklerine yönelik bütün itirazları reddetti. Magyar'a göre mevcut Temel Yasa'ya dokunmamak "Macar ulusuna ihanet" olurdu. Çünkü bu metin, Orban'ın partisi Fidesz ile ona bağlı küçük Hristiyan Demokrat Halk Partisi'nin (KDNP) kurduğu mafya sisteminin, yani "Cosa Nostra'nın temel belgesi" idi. Gerçekten de Orban, son 15 yılda anayasayı kendi ihtiyaçlarına göre biçimlendirmişti. Üstelik bunu, birçok anayasa hukukçusuna göre bir anayasada yeri olmayan ayrıntılara kadar yapmıştı.</p><p></p><p>Orban demokrasinin sonunu ilan ediyor</p><p>Orban'ın partisi Fidesz ile KDNP'nin parlamento grupları, Pazartesi günkü oturumu boykot etti ve oylamaya katılmadı. Orban ve başka Fidesz siyasetçileri günlerdir anayasa değişiklikleriyle birlikte "Macaristan'da demokrasinin ve hukuk devletinin sonunun" geleceğini söylüyordu.</p><p></p><p>Fidesz'in Budapeşte'de protesto mitingi çağrısına ise geçen Perşembe (09.07.2026) yalnızca birkaç bin kişi katıldı. Bu, daha önce Fidesz mitinglerine gelen on binlerce, hatta yüz binlerce kişiyle keskin bir tezat oluşturuyordu. O mitinglere katılım çoğu zaman Orban'ın devlet gücü tarafından dayatılıyordu.</p><p></p><p>Ancak Orban cephesindeki çözülme bununla da sınırlı değil ve hızla devam ediyor. Pazartesi günkü oylamadan kısa süre önce, bir dönem Orban'ın iktidar hiyerarşisinde üçüncü isim olan Fidesz Grup Başkanı Gergely Gulyas istifasını açıkladı. Gulyas, artık grubu yönetebilecek durumda olmadığını söyledi. Ağır seçim yenilgisinin ardından milletvekilliği görevinden vazgeçen, ancak birkaç hafta önce yeniden Fidesz Genel Başkanı seçilen Viktor Orban ise bu sırada ABD'deki Futbol Dünya Kupası'na gitmek üzere yoldaydı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Los Gallardos orman yangınında can kaybı 12'ye yükseldi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/los-gallardos-orman-yangininda-can-kaybi-12ye-yukseldi-7387/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/los-gallardos-orman-yangininda-can-kaybi-12ye-yukseldi-7387/</id>
<published><![CDATA[2026-07-16T02:52:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-16T02:52:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5C6E90-6E1626-C5B274-9AB7C0-09DBCE-A0063C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p><b>Shakhsanam KURBANOVA</b></p><p></p><p>Endülüs Bölgesi Acil Durumlar Sorumlusu Antonio Sanz'ın açıklamasına göre yangın şu ana kadar 6.600 hektarlık alanı yakıp kavurdu. Yangın nedeniyle yerinden edilen kişi sayısı 1.448'e ulaşırken, bunlardan 164'ü resmi barınma merkezlerine yerleştirildi; diğerleri ise yakın bölgelerdeki Mojácar ve Vera gibi kasabalarda akrabalarının yanında veya otellerde kaldı. Kurbanların bir kısmının, alevlerin sardığı araçların içinde bulunduğu bildirildi.</p><p>YANGININ NEDENİ ÇÜRÜMÜŞ ELEKTRİK DİREĞİ</p><p>Soruşturma kayıtlarına göre yangının çıkış noktası, bir elektrik hattı kablosunun düşmesiyle ilişkilendiriliyor; bölgedeki bir direğin çürümüş ve özel mülkiyette olduğu yönünde bulgular basına yansıdı. Saatte 20-30 kilometre hızında esen, zaman zaman 40 kilometreye ulaşan güneybatı rüzgârı, söndürme çalışmalarını büyük ölçüde zorlaştırdı. Yangının doğu kesiminde, ekiplerin uyguladığı "teknik yangın" yöntemiyle olumlu sonuçlar alınırken, batıdaki daha engebeli arazide El Marchal yerleşimine doğru ilerleyen alevler endişe kaynağı olmaya devam etti.</p><p>KİMLİK TESPİTİ SÜRÜYOR, HAYVANLAR İÇİN KURTARMA SEFERBERLİĞİ</p><p>Guardia Civil'in Kriminalistik Biyoloji Departmanı, hayatını kaybeden 12 kişinin genetik profillerini çıkarmayı tamamladı, ancak otopsi süreci kimliklerin netleştirilmesi konusunda henüz sonuçlanmadı. Öte yandan hayvan koruma örgütleri, Guardia Civil ile koordineli şekilde yangın bölgesinde mahsur kalan evcil hayvanları kurtarmak için lojistik bir operasyon başlattı; vatandaşlardan kaybolan hayvanları bildirmeleri istendi. Endülüs yönetimi, yerinden edilen yaklaşık 600 kişinin Los Castaños, Almocaízar, Alfaix ve Los Gallardos kamp alanına güvenli dönüşünü de duyurdu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kuzey Makedonya Meclisi kabine değişikliklerini onayladı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/kuzey-makedonya-meclisi-kabine-degisikliklerini-onayladi-4190/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/kuzey-makedonya-meclisi-kabine-degisikliklerini-onayladi-4190/</id>
<published><![CDATA[2026-07-14T06:04:24+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-14T06:04:24+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_41F434-CCD2DE-0DDE7C-031327-15228A-807B7C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kuzey Makedonya Meclisi, Başbakan Mickoski tarafından önerilen kabine değişikliklerini görüşmek üzere toplandı.</p><p></p><p>Meclis öncelikle, Adalet Bakanı Igor Filkov, Topluluklararası İlişkiler Bakanı Ivan Stoilkovic, Sağlık Bakanı Azir Aliu, Yerel Yönetimler Bakanı Zlatko Perinski, Kültür ve Turizm Bakanı Zoran Ljutkov, Sosyal Politika, Demografi ve Gençlik Bakanı Fatmir Limani, Tarım, Orman ve Su İdaresi Bakanı Cvetan Tripunovski ve 2022-2030 Roman Entegrasyon ve Uygulama Stratejisinden Sorumlu Bakan Şaban Saliu'nun görevden alınma kararlarını onayladı.</p><p></p><p>Daha sonra yapılan oylamada, Adalet Bakanlığına Jeton Shasivari, Yerel Yönetimler Bakanlığına Stoilkovic, Sağlık Bakanlığına Sasho Klekovski, Topluluklararası İlişkiler Bakanlığına Agon Ferati, Tarım, Orman ve Su İdaresi Bakanlığına Borçe Serafimovski, Sosyal Politika, Demografi ve Gençlik Bakanlığına Gjoko Velkovski, Kültür ve Turizm Bakanlığına Sedat Sulejmani, 2022-2030 Roman Entegrasyon ve Uygulama Stratejisinden Sorumlu Bakanlığına Ercan Demir'in getirilmesi oylandı.</p><p></p><p>Tüm yeni bakanların ayrı ayrı oylandığı 120 sandalyeli Meclis'te, her biri için 69 "evet" oyu kullanılırken, hayır veya çekimser oy kullanılmadı.</p><p></p><p>Başbakan Mickoski, milletvekillerine hitaben yaptığı konuşmada, makamın kendi başına bir amaç değil, halka hizmet etmenin bir aracı olduğunu vurguladı.</p><p></p><p>Muhalefetin erken seçim çağrıları arasında yapılan kabine değişikliği, iktidardaki İç Makedon Devrimci Örgütü-Makedonya Ulusal Demokratik Birliğinin (VMRO-DPMNE) öncülüğündeki iktidar koalisyonunun göreve gelmesinin ikinci yılında gerçekleşmesi dikkati çekti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İngiltere'de sıcaktan iki ayda 2 bin 700'den fazla kişi öldü</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/ingilterede-sicaktan-iki-ayda-2-bin-700den-fazla-kisi-oldu-6124/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/ingilterede-sicaktan-iki-ayda-2-bin-700den-fazla-kisi-oldu-6124/</id>
<published><![CDATA[2026-07-13T06:25:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-13T06:25:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1D0297-6E1F82-88E4B9-76FE78-3C4E91-71050E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Uluslararası bilim insanlarının oluşturduğu World Weather Attribution (WWA) bünyesinde Imperial College London, İngiltere Meteoroloji Ofisi (Met Office) ve Londra Hijyen ve Tropikal Tıp Okulu araştırmacıları, İngiltere ve Galler'de mayıs ve haziranda görülen rekor sıcak hava dalgalarının ölümlere etkisini analiz etti.</p><p></p><p>Buna göre, mayısta 550 kişinin vefatı aşırı sıcaklarla ilişkilendirildi. Mayısta sıcaklıklar en yüksek 35,1 dereceye kadar çıkmış ve mayıs ayı için rekor seviye olmuştu.</p><p></p><p>Özellikle haziranın ikinci yarısında yaşanan sıcak hava dalgası nedeniyle ise 2 bin 200 kişinin vefat ettiği tahmin edildi. Geçen ayki sıcak hava dalgasında Met Office üst üste en az üç kez kırmızı alarm vermiş ve sıcaklıkların sağlık etkilerine karşı uyarmıştı.</p><p></p><p>Böylece İngiltere ve Galler'de mayıs ve hazirandaki sıcak hava dalgalarının 2 bin 700'den fazla ölüme yol açtığı tahmin edildi.</p><p></p><p>Haziran 2026, İngiltere'de kayıtlardaki en sıcak haziran ayı olmuştu. Sıcaklıklar bazı bölgelerde 36 dereceyi aşmıştı.</p><p></p><p>Batı Avrupa'nın en şiddetli sıcakları yaşadığı haziranda Almanya'da yaklaşık 5 bin 500, Fransa'da 2 bin ve Belçika'da 1200 kişinin vefatı sıcaklıklarla ilişkilendirilmişti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Estonya, Rusya sınırına askeri üs kuruyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/estonya-rusya-sinirina-askeri-us-kuruyor-2957/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/estonya-rusya-sinirina-askeri-us-kuruyor-2957/</id>
<published><![CDATA[2026-07-11T07:18:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-11T07:18:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A67A0D-547B7B-95CBF0-43E3F6-9F1C7B-FE76BF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Estonya Savunma Yatırımları Merkezi Proje Yöneticisi Ando Voogma, Rusya sınırında yer alan Narva kentine kurulacak ana askeri yerleşkenin inşasına yıl sonunda başlanacağını açıkladı. Projenin tek aşamada yürütüleceğini belirten Voogma, tesisin 2028 yazında tamamlanmasının öngörüldüğünü ve ilk etapta üsse 150 askerin konuşlandırılacağını söyledi.</p><p></p><p>Estonya Genelkurmayı'ndan yapılan bilgilendirmeye göre, Narva’daki yerleşkede 1. Piyade Tugayı’na bağlı bir birim görev alacak. Toplam kapasitesi bin kişi olarak planlanan tesiste sürekli olarak yaklaşık 200 askerin sabit görev yapacağı belirtildi.</p><p></p><p>Estonya'nın sınırdaki tahkimat faaliyetleri daha önce de gündeme gelmişti. Ülkenin önde gelen gazetelerinden Postimees haziran ayında, sınırın Pskov kesiminde iki ay içinde 10 kilometrelik tanksavar hendeği kazıldığını ve bazı yerlerin "ejderha dişleri" olarak adlandırılan beton bariyerlerle güçlendirildiğini yazmıştı.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Yakında ABD'den Patriot füzeleri alacağız"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/yakinda-abdden-patriot-fuzeleri-alacagiz-2860/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/yakinda-abdden-patriot-fuzeleri-alacagiz-2860/</id>
<published><![CDATA[2026-07-10T08:33:17+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-10T08:33:17+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_96583D-19D765-618E9E-B2F4B0-AF94D3-B3251C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ukrayna basınına göre Zelenskiy, sosyal medya hesabı üzerinden gazetecilerin sorularını yanıtladı.</p><p></p><p>ABD Başkanı Donald Trump ve Avrupa ülkelerin liderleri ile Patriot hava savunma sistemlerinde kullanılan PAC-3 tipi füzelerinin en kısa sürede temin edilmesi konusunda görüştüğünü kaydeden Zelenskiy, "Önümüzdeki günlerde ABD'den bir parti (Patriot füzelerini) alacağız. Ayrıca Avrupalılarla da ayrı anlaşmalarım var. Henüz net şartlar yok ancak ek PAC-3 sevkiyatları olacak." dedi.</p><p></p><p>Zelenskiy, Ukrayna'nın Patriot hava savunma sistemlerinde kullanılan füzeleri üretmesi için ABD'den lisans talep ettiğini ve bu konuda Trump ile Ankara'da görüştüğünü belirtti.</p><p></p><p>Trump'ın lisans konusuna olumlu yaklaştığını aktaran Zelenskiy, "Amerika Birleşik Devletleri, Ukrayna'yı bu konuda hazır bir ülke olarak tanıdı." diye konuştu.</p><p></p><p>Zelenskiy, Rusya'dan gelebilecek olası tehditlere karşı Avrupa ülkeleriyle ortak bir hava savunma sistemi kurulmasını hedefleyen "Freya" projesinin oluşturulması için girişiminde bulunduğunu anımsattı.</p><p></p><p>Projeye ilişkin yakında Fransa'nın başkenti Paris'te bir zirve düzenleneceğini belirten Zelenskiy, burada "Freya"nın ayrıntılarını tanıtacaklarını aktardı. Zelenskiy, projenin bir füze savunma sistemi olduğunu ifade etti.</p><p></p><p>Zelenskiy, Rus ordusunun 6 Temmuz'da Kiev bölgesine bağlı Vişneve kasabasına düzenlediği saldırıyı anımsatarak, saldırıda bir mühimmat deposunun vurulduğunu söyledi.</p><p></p><p>Saldırının yol açtığı tabloyu "kesinlikle korkunç" sözleriyle nitelendiren Zelenskiy, "Vişneve'de bir mühimmat deposu vardı. Düşman bu depoyu vurdu. Çok sayıda insan yaralandı. Çok sayıda kayıp var." değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Andy Burnham, İşçi Partisi'nin Gazze tutumu için özür diledi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/andy-burnham-isci-partisinin-gazze-tutumu-icin-ozur-diledi-7683/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/andy-burnham-isci-partisinin-gazze-tutumu-icin-ozur-diledi-7683/</id>
<published><![CDATA[2026-07-10T08:29:29+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-10T08:29:29+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_530C7B-5FDCFB-4E5553-1C0269-457361-B9C15F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın İşçi Partisi liderliğinden istifasının ardından parti liderliğine ve başbakanlık koltuğuna oturmaya hazırlanan Burnham, İngiliz "The Guardian" gazetesine açıklamalarda bulundu.</p><p></p><p>Burnham, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına İşçi Partisi'nin ilk tepkisi nedeniyle özür diledi ve kendi liderliği altında "daha iyi bir performans göstermesi gerektiğini" belirtti.</p><p></p><p>Andy Burnham, "İsrail'in Gazze'deki askeri harekatının başlangıcında partimin doğru tutum sergilemediğini düşünen çok sayıda kişi olduğunu biliyorum ve bunun için üzgünüm. Yanıtımız çoğu zaman yeterince iyi olmadı. Daha iyisini yapmamız gerekiyor." dedi.</p><p></p><p>İngiltere'nin ateşkes çağrısı yapmakta "çok yavaş kaldığını" dile getiren Burnham, "İsrail hükümetine baskı yapmak için daha fazlasını yapmalıyız. Evet, bazı önemli adımlar attık ancak dürüst olmak gerekirse İngiltere ateşkes çağrısı yapmakta çok yavaş kaldı. Şimdi yaklaşımımızı güçlendirmek için daha fazlasını yapmalıyız." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Burnham, İsrail hükümetine daha fazla baskı yapılması gerektiğinin altını çizerek, bunun kişi ve kurumlara yönelik yeni yaptırımların yanı sıra Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerle mal ticaretinin yasaklanmasını da içerebileceğini ifade etti.</p><p></p><p>- "Gazze'de savaş suçları işlendiğine dair artan kanıtlar var"</p><p></p><p>Başbakan adayı Burnham, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını "soykırım" olarak nitelendirmekten kaçınırken, bu konuda kararın uluslararası mahkemeler tarafından verilmesi gerektiğini kaydetti.</p><p></p><p>Gazze'deki yıkıma ilişkin gördüğü ve okuduğu şeylerden "dehşete düştüğünü" dile getiren Burnham, "Savaş suçlarının işlenmiş olabileceğine dair artan kanıtlar var. Gazze halkının yaşadığı derin acılar için hesap verilebilirlik olmalı ancak nihai olarak buna siyasetçiler değil, uluslararası mahkemeler karar vermeli." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>The Guardian'ın haberinde, Burnham'ın açıklamalarının, İşçi Partisi'nin İsrail-Filistin konusundaki tutumu nedeniyle partiden uzaklaşan seçmenlerin kaygılarını gidermeye yönelik adım olduğu yorumu yapıldı.</p><p></p><p>İngiltere'de İşçi Partisi liderliği için adaylığını açıklayan Burnham, partisinden 322 milletvekilinin desteğini alarak, Keir Starmer'ın yerine liderlik koltuğuna ve başbakanlık görevine bir adım daha yaklaştı.</p><p></p><p>- Andy Burnham, Makerfield ara seçimini kazanmıştı</p><p></p><p>İngiltere'nin kuzeybatısındaki Makerfield bölgesinde geçen ay yapılan ara seçimi, Başbakan Starmer'a karşı "liderlik yarışı" söylemleriyle gündeme gelen İşçi Partisi adayı Andy Burnham kazanmıştı.</p><p></p><p>Burnham, milletvekili seçilmesi durumunda İşçi Partisi içinde olası liderlik yarışına katılacağını açıklamış, yeni başbakan olabileceğinin sinyallerini de vermişti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Vatikan, 56 yıllık isyanı sonlandırdı!..</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/vatikan-56-yillik-isyani-sonlandirdi-5346/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/vatikan-56-yillik-isyani-sonlandirdi-5346/</id>
<published><![CDATA[2026-07-09T07:05:04+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-09T07:05:04+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3C6578-E8FFF3-6DD0C5-6E4159-F1D829-8C9490.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Shakhsanam KURBANOVA</p><p></p><p>Vatikan’dan çıkan bir kararname, Katolik Kilisesi'nin yarım asrı aşan en derin kırığını resmiyet kazandırdı. Vatikan'ın doktrin ofisi, Aziz Pius X Cemiyeti'nin (SSPX) İsviçre'deki Econe seminerinde dört yeni piskoposu atmasının ardından örgütü "şizmatik" ilan ederek tüm piskoposlarını, rahiplerini ve resmi üyelerini aforoz etti.</p><p></p><p>Kararın ağırlığı, öngörülen asgari yaptırımların çok ötesine geçmesinden kaynaklanıyor. Dicastery for the Doctrine of the Faith'in açıklaması, örgüt rahiplerinin bundan böyle şizmatik sayılacağını ve aforoz kapsamında değerlendirileceğini; bu rahipler tarafından kıyılan nikahların ve yürütülen günah çıkarma törenlerinin geçersiz olduğunu ilan etti. Bu hüküm, Papa Francis döneminde SSPX'e tanınmış ayrıcalıkların tamamını bir çırpıda sildi.</p><p></p><p>ÉCÔNE'DAKİ DÖRT SAATLİK TÖREN</p><p></p><p>Kriz, Temmuz'da İsviçre'nin Econe köyündeki seminerde patlak verdi. Tören beş saat sürdü; aralarında 1.000'i aşkın din adamı ve 15.000 kadar inancının olduğu kalabalık bir törenle SSPX, dört yeni piskoposu atadı. Papa Leo XIV, atamalar öncesinde örgüte "Geri dönün!" çağrısında bulunmuştu ve bu eylemin "son derece ağır bir günah" teşkil edeceğini uyarmıştı.</p><p></p><p>Törende okunan bir bildiride örgüt, kendisine yönelik "her türlü ceza veya yaptırımın geçersiz olacağını" ilan etti. Atamayı gerçekleştiren Piskopos Alfonso de Galarreta, bu sahneyi daha önce bir kez yaşamıştı: De Galarreta, 1988'de de Papa II. Jean Paul'ün onayı olmaksızın piskopos atanan dört isimden biriydi ve o dönem de aforoz edilmişti.</p><p></p><p>TARİHİN TEKERRÜRÜ, AMA DAHA SERT</p><p></p><p>1988'deki aforozlar, Papa Benedict XVI tarafından 2009'da diyaloğu teşvik etmek amacıyla kaldırılmıştı. Ancak SSPX hiçbir zaman Kilise içinde yasal statü kazanamadı; 2026'daki yeni atamalarla birlikte piskoposlar yeniden aforoz edildi, örgüt ikinci kez şizmatik ilan edildi ve Papa Francis döneminde tanınan tüm sakrament yetkileri geri alındı.</p><p></p><p>Rakamlar, kararın erişim alanını somutlaştırıyor. Kararname, örgütün 77 ülkedeki 751 rahibini doğrudan kapsıyor; SSPX toplamda 1.500 üye, 264 öğrenci ve 150.000-200.000 arasında sadık inancıyla küresel ölçekte faaliyet gösteren bir yapı.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Le Pen'e 15 ay siyasetten men yasağı verildi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/le-pene-15-ay-siyasetten-men-yasagi-verildi-6513/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/le-pene-15-ay-siyasetten-men-yasagi-verildi-6513/</id>
<published><![CDATA[2026-07-07T16:15:14+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-07T16:15:14+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_CDA564-93563B-26F2E9-9B5BDE-D88CCE-FE31CC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Paris Temyiz Mahkemesi, cumhurbaşkanı seçimlerinin favori ismi Le Pen'in Avrupa Birliği (AB) fonlarını zimmetine geçirmekten yargılandığı davada kararını açıkladı.</p><p></p><p>Mahkeme Başkanı Michele Agi, son iki seçim yarışında Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'a rakip olan Ulusal Birlik (RN) Partisi Meclis Grup Başkanvekili Le Pen'i yolsuzluktan suçlu buldu.</p><p></p><p>Öte yandan Paris Temyiz Mahkemesi, Fransız siyasetçi hakkında alt mahkemenin verdiği 5 yıl siyasi men yasağını indirdi.</p><p></p><p>Agi, Le Pen'i, 100 bin avro para, 2 yılı tecilli olmak üzere toplam 3 yıl hapis cezasına ve 30 ayı tecilli olmak üzere 45 ay siyasetten men yasağına çarptırırken, Fransız siyasetçinin 1 yıl hapis cezasını evde elektronik kelepçeyle geçirebileceğini ifade etti.</p><p></p><p>Bu karar, Le Pen'in 15 ay kesin siyasetten men yasağı aldığı anlamına geliyor.</p><p></p><p>AB fonlarının, Le Pen dahil davada yargılanan sanıklar tarafından, amacının dışında kullanıldığına hükmeden Agi, sanıkların işlediği kamu fonlarının zimmete geçirme suçunun 11 yıl sürdüğü ve ağır olduğu değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Agi, bu kapsamda 2 milyon avrodan fazla kamu fonunun yasa dışı şekilde kullanıldığını belirterek, söz konusu fonların, Le Pen'in partisinin karşılaştığı zorlukları aşmak için kullanıldığı kanaatine vardı.</p><p></p><p>Aynı davada yargılanan diğer Fransız siyasetçiler hakkında ise 8 ay ila 2 yıl siyasetten men yasağı, 1-3 yıl ertelenmiş hapis cezası ve 15 bin avroya kadar para cezası verildi.</p><p></p><p>Le Pen'in partisi RN de aynı suçtan dolayı 1 milyonu ertelenmiş olmak üzere 2 milyon avro para cezasına çarptırıldı ve 1 milyon avrosuna el konulmasına hükmedildi.</p><p></p><p>Bu arada, kararı takip etmek için yerel ve uluslararası basından onlarca gazeteci mahkemeye gelirken, duruşma salonunda gazeteciler için yaklaşık 75 kişilik yer ayrıldı.</p><p></p><p>Mahkeme koridorlarında yoğunluk oluşturan basın mensuplarının davayı takip etmesi için ek bir salon daha açıldı. Mahkeme binasının aşırı sıcaklara karşı donanımlı olmaması nedeniyle, sıcak havalardan bunalan bazı gazetecilerin getirdikleri yelpazelerle serinlemeye çalıştığı görüldü.</p><p></p><p>Fransa'da 2027 cumhurbaşkanı seçiminin ilk turu 18 Nisan'da, ikinci turu ise 2 Mayıs'ta yapılacak.</p><p></p><p>- Le Pen, yolsuzluktan hüküm giymişti</p><p></p><p>Fransa'da gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanı seçimlerinin favori isimleri arasında gösterilen Le Pen, yolsuzluktan suçlu bulunmasının ardından siyasetten men yasağına çarptırılmıştı.</p><p></p><p>Le Pen'in Avrupa Birliği (AB) fonlarını zimmetine geçirmekten yargılandığı davada, Paris Ceza Mahkemesi, aşırı sağcı lider hakkında 31 Mart 2025'te 5 yıl siyasi yasak getirilmesine, 2 yılı ertelenmiş, 2 yılı elektronik kelepçeyle gözetim altında tutulmak üzere 4 yıl hapis ve 100 bin avro para cezasına hükmetmişti.</p><p></p><p>Mahkemenin kararı, Le Pen'in cezasını hapishanede çekmeyeceği anlamına gelirken, avukatları karara itiraz etmişti.</p><p></p><p>Le Pen, hakkında verilen 5 yıllık siyasi yasak kararına ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) geçici tedbir talebi başvurusunda bulunmuş, AİHM de bu talebi 9 Temmuz 2025'te reddetmişti.</p><p></p><p>Temyiz duruşmaları ise ocak ve şubatta Paris'te görülmüştü.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"NATO Zirvesi'nin Ukrayna için boş geçmeyecek"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/nato-zirvesinin-ukrayna-icin-bos-gecmeyecek-7244/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/nato-zirvesinin-ukrayna-icin-bos-gecmeyecek-7244/</id>
<published><![CDATA[2026-07-07T07:13:00+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-07T07:13:00+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0A580F-AB6D18-07C937-5D73B1-E7393D-9C6634.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Zelenskiy, sosyal medya hesabından paylaştığı görüntülü mesajında, Rusya'nın Ukrayna'nın başkenti Kiev başta olmak üzere, farklı bölgelere düzenlediği saldırılar nedeniyle devam eden arama kurtarma çalışmaları hakkında bilgi paylaştı.</p><p></p><p>Rus ordusunun başkente ve Kiev bölgesine bağlı Vişneve kasabasına dün geceden itibaren düzenlediği hava saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısının 22'ye yükseldiğini bildiren Zelenskiy, yaralı sayısının da 90'ı geçtiğini belirtti.</p><p></p><p>Zelenskiy, Rus ordusunun 68 füze ve 351 silahlı insansız hava aracıyla (SİHA) saldırı gerçekleştirdiğini aktararak, daha fazla hava savunma sistemine ihtiyaç duyduklarını vurguladı.</p><p></p><p>Patriot tipi hava savunma füzelerinin üretilmesi için ABD'den ilgili lisans hakkını talep ettiklerini hatırlatan Zelenskiy, "Bu, bizim için en büyük önceliktir." diye konuştu.</p><p></p><p>- "NATO Zirvesi, Ukrayna'ya destek sağlanması açısından önemli"</p><p></p><p>Ankara'nın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek 36.⁠ ⁠NATO Zirvesi'nin Ukrayna'ya destek sağlanması açısından önemli olmasını beklediklerine işaret eden Zelenskiy, "Ankara'da düzenlenecek en güçlü Avrupa-Atlantik devletleri zirvesinin de boş geçmeyeceğini umuyoruz." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Zelenskiy, Rusya'daki Omsk Petrol Rafinerisi'ne bugün saldırı düzenlediklerini anımsatarak, "Barışa ihtiyaç var ve (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin, barışın düşündüğü gibi bir felaket değil, bir lütuf olduğunu kabul etmeli." şeklinde konuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yunanistan'da orman yangını fabrikalara sıçradı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/yunanistanda-orman-yangini-fabrikalara-sicradi-161/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/yunanistanda-orman-yangini-fabrikalara-sicradi-161/</id>
<published><![CDATA[2026-07-05T06:21:31+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-05T06:21:31+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_14EF25-904729-F26A5E-4AD39D-C39BF0-859E5E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yunan İtfaiye Teşkilatından yapılan açıklamaya göre, dün akşam çıkan orman yangınında alevler, bir geri dönüşüm tesisi ile tekstil fabrikasına sıçradı.</p><p></p><p>Orman yangınının, büyük ölçüde kontrol altına alınmasının ardından çalışmalar fabrika ile tesise yoğunlaştırıldı.</p><p></p><p>Yangına 160 itfaiyeci, 5 yaya ekibi, 52 araç ile çok sayıda gönüllü müdahale ederken, günün ilk ışıklarıyla birlikte 2 yangın söndürme uçağı ve 2 helikopter de çalışmalara katıldı.</p><p></p><p>Yetkililer, geri dönüşüm tesisinden yükselen yoğun siyah dumanın Selanik'in büyük bölümünü kapladığını ifade etti.</p><p></p><p>Dumanın 20 kilometreden daha geniş bir alana yayıldığına işaret eden yetkililer, kent genelinde yanmış plastik kokusunun hissedildiğini belirtti.</p><p></p><p>Yetkililer, dumanın olası toksik etkisi nedeniyle vatandaşlara pencerelerini kapalı tutmaları, zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamaları, özellikle yaşlılar, çocuklar ve solunum yolu rahatsızlığı bulunanların dikkatli olmaları çağrısında bulundu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ECB artık faizi temel silah olarak kullanacak…</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/ecb-artik-faizi-temel-silah-olarak-kullanacak-7061/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/ecb-artik-faizi-temel-silah-olarak-kullanacak-7061/</id>
<published><![CDATA[2026-07-04T13:10:00+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-04T13:10:00+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_77E48D-A4EE8A-73C79D-989F90-A6FCC2-47B70D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p><b>Shakhsanam KURBANOVA</b></p><p>Yaptığı açılış konuşmasında “Para politikası temel esaslara geri döndü” diyen Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, bu dönüşün “idealize edilmiş bir geçmişe dönüş anlamına gelmediğinin” altını çizdi. Geride kalan on üç yılda banka; egemen borç krizi, pandemi ve Rusya'nın doğal gaz kesintisi gibi art arda gelen şoklara karşı varlık alımları, yeniden finansman operasyonları ve parçalanma riskine karşı yeni araçlarla yanıt vermişti.&nbsp;</p><p>HAZİRAN FAİZ ARTIŞI “HER SENARYODA HAKLIYDI”</p><p>Lagarde, ECB'nin haziran ayında attığı faiz artırım adımının yalnızca bir “sigorta hamlesi” olduğu yönündeki yorumları reddetti. Politika yapıcıların bu kararı, verilerin gerçek bir enflasyon sorununa işaret etmesi nedeniyle aldığını belirten Lagarde, hem çekirdek hem de genel enflasyonun önceki beklentilerden daha güçlü seyretmesinin beklendiğini aktardı.&nbsp;</p><p>ECB'nin projeksiyonlarına göre enflasyonun yüzde 2 hedefine ancak 2027'nin sonlarında, üstelik para politikasının daha da sıkılaştırılması koşuluyla dönmesi öngörülüyor. Haziran ayı Eurosystem personel projeksiyonları, başlık enflasyonunun 2026'da yüzde 3,0, 2027'de yüzde 2,3 ve 2028'de yüzde 2,0 seviyesinde gerçekleşeceğini öngörüyor. Lagarde, faizleri sabit tutmanın enflasyonu 2027 ve 2028 boyunca hedefin üzerinde bırakacağını savundu.&nbsp;</p><p>“İLERİYE DÖNÜK YÖNLENDİRME ARTIK GÜNDEMDE DEĞİL”&nbsp;</p><p>ECB Başkanı, bankanın piyasalara bundan sonraki adımları konusunda net taahhütler vermeyeceğini de net biçimde ortaya koydu. Lagarde'a göre artık “ileriye dönük yönlendirme gündemde değil”; bunun yerine banka, hangi adımı atacağını değil, kararlarını nasıl alacağını şeffaflaştıran bir “çerçeve yönlendirmesi” benimsiyor. Bu çerçeve üç unsura dayanıyor: enflasyon görünümü, temel enflasyon dinamikleri ve politikanın ekonomiye ne kadar güçlü yansıdığı.&nbsp;</p><p>Lagarde, bölgenin son on yılda inşa ettiği dayanıklılığın bu esnekliği mümkün kıldığını vurguladı. Bankacılık denetiminin güçlendirilmesi, batan bankalar için yeni çözümleme kurallarının getirilmesi ve Avrupa İstikrar Mekanizması ile NextGenerationEU gibi ortak mali araçların devreye girmesi, euro bölgesini önceki enerji krizlerine kıyasla daha dirençli hale getirdi. Portekiz, İspanya ve Fransa gibi ülkelerin elektrik üretiminde doğal gaz fiyatlarına bağımlılığının azalması da bu tabloyu destekliyor.&nbsp;</p><p>“ENERJİ ŞOKU VE ORTA DOĞU SAVAŞININ GÖLGESİ”</p><p>ECB, Orta Doğu'daki savaşın tetiklediği enerji şokuna karşı faiz artıran ilk büyük merkez bankası oldu; banka şimdi ek bir adımın gerekip gerekmediğini değerlendiriyor. Lagarde, euro bölgesinin önümüzdeki yıllarda enflasyonu hedeften uzaklaştıracak şoklarla daha sık karşılaşabileceği uyarısında bulundu; ancak bankanın inşa ettiği dayanıklılığın, faiz artırımlarının ekonomi üzerindeki etkilerini daha sınırlı tutacağını ve bu sayede ECB'nin finansal strese yol açma korkusu olmadan enflasyonla mücadele edebileceğini söyledi.&nbsp;</p><p>Piyasa analistleri, Lagarde'ın konuşmasını şahin bir tona işaret olarak okudu; FXStreet'in konuşma takip skoru, Lagarde'ın tarihsel ortalamasının belirgin biçimde üzerinde, güçlü bir enflasyonla mücadele kararlılığına işaret etti. Forumda salı günü Fed Başkanı Kevin Warsh'ın da ilk kez kamuya açık açıklama yapması bekleniyor; ECB Yönetim Kurulu Üyesi ve Bundesbank Başkanı Joachim Nagel de etkinlikte değerlendirmelerde bulunacak.&nbsp;</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Putin, Ukrayna'da savaşan komutanlarla toplantı yaptı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/putin-ukraynada-savasan-komutanlarla-toplanti-yapti-1758/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/putin-ukraynada-savasan-komutanlarla-toplanti-yapti-1758/</id>
<published><![CDATA[2026-07-04T09:06:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-04T09:06:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E89B11-E451DE-52F80C-E365F4-CFBDCB-2BAE03.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kremlin’den yapılan açıklamaya göre de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna’da savaşan Ortak Kuvvetler Grubu'nun bir komuta merkezini ziyaret ederek, Rusya Genelkurmay Başkanı Valeriy Gerasimov ve birlik komutanlarıyla toplantı gerçekleştirdi. Putin, burada yaptığı konuşmada, "özel askeri operasyon" bölgesindeki mevcut durumu gözden geçirmek için toplandıklarını belirtti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Finlandiya, Rusya'nın nükleer hedef listesine girdi"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/finlandiya-rusyanin-nukleer-hedef-listesine-girdi-1234/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/finlandiya-rusyanin-nukleer-hedef-listesine-girdi-1234/</id>
<published><![CDATA[2026-07-03T09:25:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-03T09:25:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_43E56F-A8DF13-FCE9DF-D23369-2ED93F-C12718.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Medvedev, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından açıklamalarda bulundu.</p><p></p><p>Finlandiya’nın nükleer silahlara ev sahipliği yapma yasağını kaldırma kararı almasını değerlendiren Medvedev, “Karar, Finlandiya açısından yalnızca bir şeyi değiştirdi. Ülke, artık Rusya’nın nükleer hedef listesinde. Sevin Finlandiya, güvenliğin zirvesine ulaştınız.” ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Finlandiya parlamentosu, 17 Haziran’da aldığı kararla, nükleer silahların ülkeye getirilmesi, taşınması ve bulundurulmasına yönelik yasağı kaldırmıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Vatikan, 6 din adamını aforoz etti</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/vatikan-6-din-adamini-aforoz-etti-9695/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/vatikan-6-din-adamini-aforoz-etti-9695/</id>
<published><![CDATA[2026-07-03T06:18:16+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-03T06:18:16+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D15F00-347460-E8C167-01F808-C7F0D3-7BA227.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İsviçre'nin Vallese Kantonu'ndaki Econe'de bulunan gelenekçi "Aziz Papa 10. Pius Rahip Topluluğu"nun, Papa 14. Leo'nun uyarılarına rağmen 4 piskoposun atamasını yapmasına Katolik Kilisesi'nin yönetim merkezi Vatikan'dan resmi yanıt geldi.</p><p></p><p>Vatikan'ın yazılı açıklamasına göre, İman Doktrini Kurulu Bakanı Kardinal Victor Manuel Fernandez, 4 piskopos ve onların atamalarını gerçekleştirenlere yönelik yaptırımları içeren kararnameyi imzaladı.</p><p></p><p>Söz konusu kararnamede, "Aziz Papa 10. Pius Rahip Topluluğu"nun başrahibine yapılan uyarılara karşın, Piskopos Alfonso de Galarreta'nın, Papa'nın iradesine aykırı biçimde 4 rahibi piskopos olarak takdis ettiği ve "bölücü bir eylemde" bulunduğu belirtildi.</p><p></p><p>Kararnamede, Piskopos Alfonso de Galarreta'nın yanı sıra takdis törenini gerçekleştiren Piskopos Bernard Fellay ve piskopos olarak atanan Pascal Schreiber, Michael Goldade, Michel Poinsinet de Sivry ve Marc Hanappier'e de aforoz cezasının verildiği ifade edildi.</p><p></p><p>Kararnamede ayrıca, diğer Katolik inananlar ve oluşumlar da "Aziz Papa 10. Pius Rahip Topluluğu"nun Kilise'nin birliğine yönelik "bölücü" eylemlerine katılmamaları, aksi takdirde aforoz cezası alacakları konusunda uyarıldı.</p><p></p><p>Katolik Kilisesi'nin kesin öğretisine göre, yeni piskoposların ataması sadece Papa'nın yetkilendirmesiyle yapılabiliyor, bunun aksini gerçekleştirenler ciddi bir suç işlemiş kabul edilip aforoz cezasına çarptırılıyor.</p><p></p><p>Vatikan Devlet Sekreteri (Başbakan) Kardinal Pietro Parolin de dün yaptığı açıklamada, söz konusu gruba yaptırım uygulanacağının sinyalini vermiş ve "Üzüntüm şu ki bu, açıkça başlı başına bir bölücü eylemdir çünkü biliyoruz ki Papalığın izni olmadan yapılan piskopos atamaları, Kilise'nin birliğini bozar ve esasen aforoz gibi çok özel yaptırımlara tabidir." ifadelerini kullanmıştı.</p><p></p><p>- Papa, söz konusu grubu mektupla uyarmıştı</p><p></p><p>Papa 14. Leo, onayı olmadan piskopos ataması yapmaya hazırlanan topluluğa 29 Haziran'da son çağrı mahiyetinde mektup yollamıştı.</p><p></p><p>Papa, mektubunda, "Size yalvarıyorum ve tüm kalbimle rica ediyorum. Lütfen (bu karardan) geri dönün." ifadelerini kullanmış ve atamaların yapılması halinde bunların "geçerli olmayacağını" vurgulamıştı.</p><p></p><p>- Topluluğun kurucusu Lefebvre de 1988'de aforoz edilmişti</p><p></p><p>Katolik Kilisesi içinde gelenekçi çizgideki "Aziz Papa 10. Pius Rahip Topluluğu"nun temelleri, 1970'li yıllara dayanıyor.</p><p></p><p>Topluluk, Katolik Kilisesi'nin içinde Latince yerine yerel dillerle ayinlerin yapılması gibi bazı reformları hayata geçiren ve aynı zamanda Kilise'nin diğer mezhep ve dinlerle diyaloğa geçmesini sağlayan 1962 ile 1965 yılları arasındaki "2. Vatikan Konsili"nin kararlarına karşı çıkmak maksadıyla kuruldu.</p><p></p><p>Topluluğun kurucusu Fransız Başpiskopos Marcel Lefebvre, 1988 yılında da Papa'nın onayı olmadan 4 piskopos ataması yaptığı için söz konusu piskoposlarla beraber Vatikan tarafından aforoz edilmişti.</p><p></p><p>Vatikan, 2009 yılında Papa 16. Benediktus döneminde, kurucusundan ötürü "Lefebvristler" olarak da anılan topluluk ile yakınlaşma adımları çerçevesinde 4 piskopos hakkındaki aforoz kararını kaldırmıştı.</p><p></p><p>1988'deki aforoza rağmen bu gelenekçi topluluğun, bugün bünyesinde 733 rahip, 264 öğrenci ve yaklaşık 250 rahibenin bulunduğu ifade ediliyor.</p><p></p><p>İtalyan basınındaki haber ve yorumlarda Vatikan ile gelenekçi grup arasındaki bu krizin, 8 Mayıs 2025’te papalığa seçilen Papa 14. Leo'nun, kendi papalık dönemindeki ilk "ciddi iç kriz" olduğu ve Katolik Kilisesi içinde "bölünme" olasılığının da ortaya çıkmasına yol açtığı belirtildi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"ABD, Avrupa'nın İran tutumundan hayal kırıklığı duyuyor"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-avrupanin-iran-tutumundan-hayal-kirikligi-duyuyor-2550/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-avrupanin-iran-tutumundan-hayal-kirikligi-duyuyor-2550/</id>
<published><![CDATA[2026-07-02T07:22:09+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-02T07:22:09+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_497459-3254BF-9E7A8A-58D2EC-C9C54E-4FC74A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Alman Handelsblatt gazetesine demeç veren NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ABD ve Avrupa ilişkileriyle ittifakın geleceğine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Beyaz Saray'ın Avrupa'nın İran'a yönelik mevcut tutumundan memnun olmadığını dile getiren Rutte, “İran konusunda, ABD yönetiminde Avrupa’ya karşı belirli bir hayal kırıklığı gözlemleniyor” ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Bu duruma karşın Avrupa'nın ABD açısından stratejik öneminden hiçbir şey kaybetmediğinin altını çizen Rutte, şu değerlendirmeyi yaptı:</p><p></p><p>Avrupa kıtasındaki askeri üslerden Amerikan uçaklarıyla yılda yaklaşık 5 bin sorti gerçekleştiriliyor. Bu durum, Avrupa'yı ABD'nin küresel güç projeksiyonu için eşsiz ve devasa bir platform haline getiriyor. ABD'nin bizimle ittifakı sürdürmesinde doğrudan çıkarları var.</p><p></p><p>NATO içinde bir çatlak veya bölünme olduğu yönündeki iddiaları da kesin bir dille reddeden Rutte, ittifakı "çok güçlü" olarak tanımladı.</p><p></p><p>Almanya'nın silahlanma sürecine tam destek</p><p></p><p>Almanya’nın hızlandırdığı silahlanma adımlarına da değinen NATO Genel Sekreteri, süreci güçlü bir şekilde desteklediğini belirtti. Berlin'in planlanan savunma yatırımlarını "harika bir haber" olarak nitelendiren Rutte, “Almanya 2029 yılına kadar NATO’nun hedeflerini de aşarak savunma harcamalarını GSYH’nin yüzde 3.5’ine yükseltecek. Bu oran 153 milyar euro anlamına geliyor ve 2021'deki bütçenin tam iki katı. Avrupa’da ihtiyacımız olan liderlik eksikliği tam da bu ve Almanya bunu üstleniyor” diye konuştu.</p><p></p><p>Rutte, gazetecilerin, geçmişteki Alman hegemonyasının Avrupa’yı büyük felaketlere sürüklediği yönündeki tarihsel hatırlatmasına ise "Bu 100 yıl önceydi" şeklinde kısa bir yanıt verdi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Kiev hava saldırısı altında"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/kiev-hava-saldirisi-altinda-4694/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/kiev-hava-saldirisi-altinda-4694/</id>
<published><![CDATA[2026-07-02T06:19:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-02T06:19:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_27A0C3-A7D9E3-823163-F49E47-F8D086-21C430.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kliçko, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Rusya'nın Kiev'e gece yarısından bu yana saldırı düzenlemeye başladığını belirtti.</p><p></p><p>Kente yönelik füze ve silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) fırlatıldığını aktaran Kliçko, Kiev'in farklı semtlerindeki evler ve binaların hasar gördüğünü kaydetti.</p><p></p><p>Kiev Şehri Askeri İdaresi Başkanı Timur Tkaçenko da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, mevcut bilgilere göre başkente yönelik devam eden saldırılar nedeniyle 3 kişinin öldüğü ve 25 kişinin yaralandığını açıkladı.</p><p></p><p>Ukrayna Ordusu Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre ise başta Kiev olmak üzere ülkenin farklı bölgelerine yönelik füze ve SİHA saldırılarının sürdüğü aktarıldı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Belçika'da apartman yangını: En az 6 ölü</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/belcikada-apartman-yangini-en-az-6-olu-2640/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/belcikada-apartman-yangini-en-az-6-olu-2640/</id>
<published><![CDATA[2026-07-01T07:46:56+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-01T07:46:56+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5646F0-3BA2EF-CBEE10-3A4D21-498734-002C50.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Polis, Linkeroever semtindeki binada bugün yerel saatle 10.00 sıralarında (TSİ 11.00) başlayan yangının 8'inci kattan çıktığını ve binadan yoğun siyah dumanlar yükseldiğini açıkladı. Dramik görüntülerde, bir kişinin balkondan komşusunun penceresine tırmanarak dumandan kaçtığı görüldü.</p><p></p><p>Yangın nedeniyle binada yaşayan 200’den fazla kişiden 80 dairenin tahliye edildiği bildirildi. İtfaiye ekipleri, dumandan etkilenen kişileri tek tek dairelerden kurtarmak için çalışma yürüttü.</p><p></p><p>Duman hızla üst katlara yayıldı</p><p></p><p>Polise göre yangın, binanın zemin katında meydana gelen teknik bir arızadan kaynaklandı. Dumanın hızla üst katlara yayılması nedeniyle tahliye çalışmaları zorlaştı.</p><p></p><p>Anvers Polisi Sözcüsü Kim Bastiaens, Belçika kamu televizyonuna yaptığı açıklamada, “Linkeroever’de ağır bir bilanço ile karşı karşıyayız” dedi. Olayda ağır ve hafif yaralananların olduğunu belirtti.</p><p></p><p>Binada oturan Geert Dewulf, VRT’ye yaptığı açıklamada yoğun duman nedeniyle dairesinden çıkamadıklarını, balkonda beklediklerini ve itfaiyenin yaklaşık 10 dakika sonra merdivenle kendilerini kurtardığını anlattı.</p><p></p><p>Başka bir vatandaş ise kayınpeder ve kayınvalidesinin (eski Anvers Belediye Başkanı Bob Cools’un da aralarında olduğu) binadan başarıyla tahliye edilerek hastaneye kaldırıldı</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Almanya'da AfD'nin kongresi öncesi polis alarma geçti</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/almanyada-afdnin-kongresi-oncesi-polis-alarma-gecti-4838/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/almanyada-afdnin-kongresi-oncesi-polis-alarma-gecti-4838/</id>
<published><![CDATA[2026-06-30T09:26:05+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-30T09:26:05+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C30D6B-8C7FC8-C0DDD8-B37861-20B53A-AC3B19.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kısmen aşırı sağcı olarak sınıflandırılan Almanya için Alternatif (AfD) partisinin kongresine geri sayım sürerken, Almanya gündemini de işgal etmeye başladı. Yelpaze hayli geniş: AfD'ye karşı duyurulan kitlesel protestolar, partinin olası bir yasaklama sürecine ilişkin tartışmalar ve parti yönetimi içindeki güç mücadelesi.</p><p></p><p>Bu gelişmeler arasında AfD yöneticilerinin son dönemdeki ırkçı söylemleri ise neredeyse arka planda kalıyor. Birden fazla siyasetçi, son günlerde Almanya milli futbol takımına ilişkin küçümseyici ifadeler kullandı. Brandenburg Eyalet Meclisi AfD Milletvekili Dominik Kaufner, milli takım oyuncularının "etnik Alman" (Volksdeutsche) olmadıkları gerekçesiyle tam anlamıyla "gerçek Alman" sayılamayacağını savundu. Bu kavram, özellikle Naziler döneminde Yahudileri, Siyahları, Sinti ve Romanları "Alman olmayanlar" olarak dışlamak amacıyla kullanılıyordu.</p><p></p><p>AfD'nin Thüringen Eyaleti Başkanı Björn Höcke de milli takımdaki siyah oyuncular hakkında ırkçı şakalar yaptı.</p><p></p><p>Bu tür açıklamalar ve AfD'nin toplumsal çeşitliliğe yönelik genel olumsuz tutumu nedeniyle farklı gruplar, Thüringen eyaletinin başkenti Erfurt'ta yapılacak kongreye karşı protesto çağrısında bulunuyor.</p><p></p><p><b>Sivil toplum kuruluşlarından protesto</b></p><p></p><p>AfD karşıtlarının oluşturduğu "Zusammenstehen" (Birlikte Durmak) ittifakına kiliseler, sendikalar, siyasi partiler, insan hakları örgütleri ve spor kulüpleri katıldı. İttifak, 4 ve 5 Temmuz'daki parti kongresine karşı barışçıl gösteriler için Almanya genelinde çağrı yapıyor.</p><p></p><p>Daha küçük çaplı olan "Widersetzen" (Direnmek) isimli eylem ittifakı ise kongrenin tümüyle "bloke edilmesine" yönelik eylem çağrısında bulunuyor. Çeşitli medya haberlerine göre polis, şiddet eğilimli aşırı solcuların da protestolara katılımını bekliyor. Bu nedenle alarma geçen emniyet makamları, Erfurt ve çevresinde geniş önlemler alıyor.&nbsp;</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Haziran%202026/afd-1.jpg" alt="afd-1"></p><p></p><p><b><i>Almanya genelinde sık sık AfD'ye karşı geniş katılımlı protesto gösterileri düzenleniyor. Çeşitli STK'lar, partinin Erfurt'taki kurultayına karşı da eylem çağrısı yaptı</i></b></p><p></p><p>Thüringen eyaletinin Sosyal Demokrat Partili (SPD) İçişleri Bakanı Georg Maier, Eyalet Meclisi'nin konuyla ilgili özel oturumunda yaptığı konuşmada polisin, hem AfD kongresi hem de barışçıl protestolar açısından toplantı ve gösteri özgürlüğü temel hakkını güvence altına alacağını açıkladı.</p><p></p><p>AfD, kongresinde yeni federal yönetimini seçecek. Halen parti eş genel başkanlığını yürüten Alice Weidel ile Tino Chrupalla yeniden aday ve seçilmelerine kesin gözüyle bakılıyor.</p><p></p><p>Diğer yönetim kurulu üyelikleri için yapılacak seçimlerin ise çekişmeli geçmesi bekleniyor. Bu seçimler, partinin yönelimi üzerinde belirleyici olacak. Birden fazla aşırı sağcı siyasetçi adaylığını açıkladı. Şansı yüksek adaylardan biri, AfD'nin Generation Deutschland (Almanya Nesli) adlı gençlik örgütünün başkanı Jean-Pascal Hohm. Hohm'un geçmişte partinin aşırı sağcı çevreleriyle çok yakın temasları oldu.</p><p></p><p><b>Partide aşırı sağcıların etkisi artacak mı?</b></p><p></p><p>Thüringen'in güçlü AfD Eyalet Başkanı Björn Höcke de federal parti üzerindeki etkisini artırmak istiyor gibi görünüyor. Höcke'nin eyalet teşkilatındaki eş başkanı ve en yakın çevresindeki isimlerden Stefan Möller, Mayıs ayında federal sözcü yardımcılığına aday olacağını açıkladı. Thüringen AfD teşkilatı, örneğin Müslüman nüfusun yoğun olduğu ülkelerden gelen göçmen kökenli Almanları eşit değerde vatandaşlar olarak görmediği için Anayasayı Koruma Teşkilatı tarafından "kesin aşırı sağcı" olarak sınıflandırılıyor.</p><p></p><p>Alman anayasa hukukçularının hazırladığı yeni bir bilirkişi raporu da bu nedenle AfD'nin "anayasaya aykırı olduğu" sonucuna varıyor. Özgürlük Hakları Derneği'nden (Gesellschaft für Freiheitsrechte) proje yöneticisi Bijan Moini, "AfD, siyasi rakiplerini bastırmak istediği için demokrasi ilkesine karşı çıkıyor. Irkçı nitelikteki siyasi anlayışı, insanlar arasında farklı sınıflar oluşturduğu için insan onuruna da aykırı" açıklamasını yaptı.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Haziran%202026/afd-2.jpg" alt="afd-2"></p><p></p><p><b><i>AfD Eş Genel Başkanı Alice Weidel (solda), federal yönetimdeki ağırlığını korumayı, Thüringen AfD teşkilatı lideri Björn Höcke ise federal düzeydeki etkisini artırmayı hedefliyor</i></b></p><p></p><p>Raporun 25 Haziran 2026'da yayımlanmasının ardından çok sayıda siyasetçi ve dernek, AfD'nin yasaklanması için süreç başlatılması çağrısında bulundu. Bunun Federal Meclis, federal hükümet veya Eyalet Temsilciler Meclisi tarafından kararlaştırılması gerekiyor. Ardından Almanya'nın en yüksek mahkemesi olan Karlsruhe'deki Federal Anayasa Mahkemesi, partinin yasaklanıp yasaklanmayacağına karar verecek.</p><p></p><p>AfD ise yıllardır bu suçlamalara karşı çıkıyor. Partiye yönelik eleştirileri düzenli olarak AfD'yi siyasi rakip olarak saf dışı bırakma girişimi diye nitelendiriyor.</p><p></p><p>Parti son yıllarda seçimlerde çok sayıda başarı elde etti ve Doğu Almanya'da en büyük siyasi güç konumuna yükseldi. Parti, Eylül 2026'da Saksonya-Anhalt ile Mecklenburg-Vorpommern'de yapılacak eyalet seçimlerinin ardından eyalet başbakanlıklarını üstlenmek istediğini açıkladı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Anne ve çocuk merkezinde 6 kişiyi öldüren Türk çıktı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/anne-ve-cocuk-merkezinde-6-kisiyi-olduren-turk-cikti-5638/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/anne-ve-cocuk-merkezinde-6-kisiyi-olduren-turk-cikti-5638/</id>
<published><![CDATA[2026-06-30T06:42:13+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-30T06:42:13+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8A7325-5DB7B1-EDA8BF-46451B-9FC465-A5E74E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kurbanların (dört kadın ve iki erkek) tamamı söz konusu tesiste çalışan personeldi. Olayda çok sayıda kişi de yaralandı. Yetkililer, olay sırasında ofiste bulunan bebek ve annesinin ise zarar görmediğini belirtti.</p><p></p><p>Ateş açtığından şüphelenilen kişi de dahil olmak üzere üç kişi polis tarafından gözaltına alındı. Yetkililer halka yönelik başka bir tehdit bulunmadığını ifade etti.</p><p></p><p>Polis yetkilisi Kathrin Schuol şüpheliyle ilgili "Kendisinin Almanya doğumlu, Hannover bölgesinde ikamet eden ve Türk kökenli, 45 yaşında bir erkek olduğunu teyit edebilirim" dedi.</p><p></p><p>Schuol zanlının tehdit dahil olmak üzere dahil olmak üzere çeşitli suçlardan kaydının bulunduğunu belirtirken, " Ancak, polis kayıt sistemimizde daha önce özellikle şiddet eğilimli bir kişi olarak değerlendirilmemiştir" ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Polise göre silah sesleri ilk olarak yerel saatle 12:10'da duyuldu. Polis daha sonra Dankerstrasse üzerindeki bir "gençlik tesisinde" "çok sayıda kurbanın hayatını kaybettiği bir cinayet olayı" yaşandığını doğruladı ve halktan bölgeden uzak durmasını istedi.</p><p></p><p>Polis, tesisin içinde vurulan kadınların ve bir erkeğin hayatını kaybettiğini, altıncı bir kişinin ise daha sonra hastanede aldığı yaralar nedeniyle yaşamını yitirdiğini açıkladı. Kurbanların tamamı yetişkindi.</p><p></p><p>Alman televizyon kanalları, görgü tanıklarının ifadelerine dayanarak polisin, iki şüphelinin kaçmaya çalıştığı bir araca ateş açtığını bildirdi.</p><p></p><p>Bir görgü tanığı Focus Online'a verdiği demeçte, polisin araçtaki erkek ve kadına "olduğunuz yerde durun" diye bağırdığını ve ardından araca 10 ila 15 el ateş ettiğini söyledi.</p><p></p><p>Bild gazetesinin yayınladığı görüntülerde, polisin yakındaki bir köy yolunda kurduğu kontrol noktasında, lastiği patlamış bir Mercedes marka aracı durdurduğu görülüyor.</p><p></p><p>Görüntülerde, silahlı polis memurlarının araçtakilere dışarı çıkmalarını söylediği ve yere yüzüstü yatırılan şahısları gözaltına aldığı görülüyor.</p><p></p><p>AFP haber ajansı daha önce bir polis sözcüsünün ifadelerine dayanarak, soruşturmayı yürütenlerin olayın "bir kadın cinayeti olmadığını, siyasi bir arka plan veya benzeri bir nitelik taşımadığını, aksine bir aileyi ilgilendiren bir trajedi olduğunu" düşündüklerini aktarmıştı.</p><p></p><p>Alman yayın kuruluşları ZDF ve RTL, bir belediye sözcüsünün açıklamasına dayanarak, silahlı saldırı sırasında yakındaki bir kreş ve ilkokulda bulunan çocukların daha sonra aileleri tarafından teslim alındığını bildirdi.</p><p></p><p>Aşağı Saksonya eyaletinde bulunan bu şehir, Hamburg'un yaklaşık 30 kilometre batısında yer alıyor ve yaklaşık 50 bin kişilik bir nüfusa sahip.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Terör Monako'ya sıçradı patlamada 3 kişi yaralandı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/teror-monakoya-sicradi-patlamada-3-kisi-yaralandi-8353/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/teror-monakoya-sicradi-patlamada-3-kisi-yaralandi-8353/</id>
<published><![CDATA[2026-06-30T06:38:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-30T06:38:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4EDFB5-C7FA56-D7FB9A-86E78B-04212A-6D7A24.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Rue Reverend-Pere-Louis-Frolla Caddesi'nde yerel saatle 21.00 sıralarında patlama meydana geldi.</p><p></p><p>Olayın ardından bölgeye çok sayıda polis, itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. Polis tarafından yapılan ilk incelemelerde, güvenlik kamerası görüntülerinde bir kişinin olaydan kısa süre önce caddeye sırt çantası ya da paket bıraktığı ve ardından bölgeden uzaklaştığı tespit edildi. Şüphelinin daha sonra Fransa sınırındaki Beausoleil yönüne kaçtığı değerlendiriliyor.</p><p></p><p>Yerel kaynaklar, patlamada 3 kişinin yaralandığını, bunlardan 2'sinin durumunun ağır olduğunu bildirdi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Rusya'daki iki petrol rafinerisine saldırı düzenledik"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/rusyadaki-iki-petrol-rafinerisine-saldiri-duzenledik-7808/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/rusyadaki-iki-petrol-rafinerisine-saldiri-duzenledik-7808/</id>
<published><![CDATA[2026-06-28T13:05:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-28T13:05:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_EE8CDE-7444EF-4955A6-96179F-F5BEFB-308DF3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamada, Rusya’nın Krasnodar bölgesinde cephe hattına yaklaşık 300 kilometre mesafede bulunan "Slavyansk" petrol rafinerisine saldırı gerçekleştirdiklerini belirtti.</p><p></p><p>Rusya’nın Yaroslavl bölgesinde, Ukrayna’dan yaklaşık 700 kilometre uzaklıkta yer alan bir petrol rafinerisinin de hedef alındığını aktaran Zelenskiy, "Rusya’nın bu savaşı yürütme kabiliyetini zayıflatan operasyonlarımıza devam ediyoruz." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Ukrayna’da bugün Anayasa Günü’nün kutlandığını kaydeden Zelenskiy, "Askerlerimiz Ukrayna Anayasa Günü’nü çok uygun bir şekilde başlattı." ifadesine yer verdi.</p><p></p><p>Zelenskiy, saldırılara ait olduğu belirtilen bir görüntüyü de sosyal medya hesabından paylaştı.</p><p></p><p>Öte yandan, Ukrayna Ordusu Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yapılan açıklamada, Rus ordusunun gece ülkeye 7 füze ve 142 silahlı insansız hava aracıyla (SİHA) saldırı düzenlediği belirtildi.</p><p></p><p>Açıklamada, Ukrayna hava savunma unsurlarınca 7 füze ve 125 SİHA’nın etkisiz hale getirildiği kaydedildi.</p><p></p><p>Rusya'nın Krasnodar Bölge Valisi Veniamin Kondratyev, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ukrayna’nın İHA'larla Slavyansk-na-Kubani şehrine düzenlediği büyük çaplı saldırıda bir kişinin hayatını kaybettiğini ve petrol rafinerisinde yangın çıktığını bildirmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Rus şahinler: "Ukrayna'ya nükleer füze atalım"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/rus-sahinler-ukraynaya-nukleer-fuze-atalim-2988/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/rus-sahinler-ukraynaya-nukleer-fuze-atalim-2988/</id>
<published><![CDATA[2026-06-27T15:51:32+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-27T15:51:32+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9BDA41-ADC4FF-7596C9-7F6694-E1C79D-ED01EF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ukrayna'nın son haftalarda Moskova, St. Petersburg ve Kırım'a düzenlediği uzun menzilli drone saldırılarının ardından Rusya'da milliyetçi ve savaş yanlısı çevreler seslerini daha da yükseltti.</p><p></p><p>Muhafazakar oligark Konstantin Malofeyev, Ukrayna'nın geçen hafta Moskova'daki petrol rafinerisini vurmasının ardından Kremlin'e nükleer silah kullanma çağrısı yaptı:</p><p></p><p>Gerçek anlamda savaşmaya başlamamız için daha ne olması gerekiyor? Ukraynalılar savaş halinde, bu yüzden ellerindeki her şeyle saldırıyorlar. Atalarımızın tam da bu amaçla ulusun tüm gücünü seferber ederek geliştirip stokladığı nükleer silahları neden kullanmıyoruz?</p><p></p><p>Bazı milliyetçiler de ABD arabuluculuğunda yürütülen ancak tıkanan müzakerelerde "İran modelinin" uygulanmasını istedi.</p><p></p><p>Savaş yanlısı blog yazarlarından Yuri Barançik, ABD Başkanı Donald Trump'ın Ukrayna lideri Volodimir Zelenski'ye Rusya'ya saldırıları artırması için yeşil ışık yaktığını öne sürdü.</p><p></p><p>Ukrayna lideri, 25 Haziran'daki açıklamasında Rusya'yı savaşı sonlandırmaya zorlamayı hedefleyen 40 günlük saldırı planını onayladığını duyurmuştu.</p><p></p><p>Telegram'daki paylaşımında, ""Ukrayna cuntası, Moskova'ya yönelik sistematik hava saldırılarına Washington'dan onay almadan hayatta başlayamazdı" ifadelerini kullanan Barançik, şöyle devam etti:</p><p></p><p>Peki Trump, Zelenski'ye neden böyle bir yeşil ışık yaktı? Cevap çok basit: İran, Trump'ı köşeye sıkıştırdı, o da küçük düşürücü bir mutabakatı imzalamak zorunda kaldı. Şimdi Trump öfkesini bir an önce birinden çıkarmak zorunda. Başka seçeneğimiz yok, ya biz Trump'ı alt ederiz, ya da o bizi alt eder.</p><p></p><p>Reuters'ın analizine göre Putin, radikal söylemlere belirli ölçüde izin verse de bu açıklamalar kamuoyunda beklentileri yükselterek savaşla ilgili karar süreçlerini karmaşıklaştırabilir. Ukrayna'ya yönelik askeri harekatın genişletilmesi için artan baskı, Kremlin'in diplomatik görüşmeler için kapıyı açık bırakma stratejisini sürdürmeyi zorlaştırabilir.</p><p></p><p>Putin ve ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl ağustosta Alaska'da görüşmüş ancak ateşkese yönelik somut bir adım atılamamıştı. Öte yandan Trump, görüşmenin ardından Donbas bölgesinde toprak tavizleri için Kiev'e baskıyı artırmış, Ukrayna ise buna yanaşmayacağını açıklamıştı.</p><p></p><p>Uzmanlara göre Kremlin, şahin çevrelerin baskısına direnerek Alaska'da başlayan süreci tamamen terk etmek istemiyor.</p><p></p><p>Putin, salı günkü açıklamasında Donetsk bölgesindeki stratejik Kostantinovka kentini ele geçirmelerinin an meselesi olduğunu iddia etmişti. Ayrıca Ukrayna'yla İstanbul'da 2022'de yapılan görüşmeler çerçevesinde barış müzakerelerine hazır olduklarını bildirmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İngiltere'de başbakanlar neden sürekli değişiyor?</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/ingilterede-basbakanlar-neden-surekli-degisiyor-6534/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/ingilterede-basbakanlar-neden-surekli-degisiyor-6534/</id>
<published><![CDATA[2026-06-27T15:34:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-27T15:34:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_CE8B9B-70CD47-311BEE-14C72A-65D394-E52A9F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şüphe duyan varsa, bunun İngiliz siyasetinde normal olmadığını belirtelim.</p><p></p><p>Başbakanlık makamı 18. yüzyılda oluşturulduğundan bu yana, her başbakanın ortalama görev süresi beş yıl oldu.</p><p></p><p>Son 10 yılda ise bu süre neredeyse 18 aya kadar düştü.</p><p></p><p>Peki bu olağanüstü değişim neden kaynaklanıyor?</p><p></p><p>Elbette, altı vakanın her birinde farklı nedenler var.</p><p></p><p>David Cameron, 2016'da İngiltere'nin Avrupa Birliği üyeliğinin devamı konusunda referandum çağrısında bulunup, kaybetmesi nedeniyle istifa etti.</p><p></p><p>Theresa May de İngiltere'nin üyelikten ayrılması (Brexit) kararının kurbanlarından biriydi. May İngiltere'nin AB ile yeni ilişkisini düzenleyen müzakereleri yürüttü ve önerdiği anlaşmayı milletvekillerinin defalarca reddetmesi üzerine sonunda istifa etmek zorunda kaldı.</p><p></p><p>Boris Johnson ise daha çok karakteri, dürüstlüğü konusundaki şüpheler ve muhakeme yeteneği nedeniyle istifaya zorlandı.</p><p></p><p>Muhafazakar milletvekilleri, Johnson'ın bir zamanlar olduğu gibi seçimlerde etkili bir unsur olmaktan çok bir yük haline geldiğini düşündü.</p><p></p><p>Liz Truss, yatırımcılara vergi indirimleri için harcama kesintileri olmadan yapılan planlarına finans piyasalarının verdiği tepki nedeniyle istifa etmek zorunda kaldı.</p><p></p><p>Listedeki son Muhafazakar Rishi Sunak ise 14 yıllık Muhafazakar hükümetlerden bıkmış seçmenler tarafından görevden alındı.</p><p></p><p>Son kurban Starmer'a gelince, iktidardaki İşçi Partisi'nden milletvekillerinin desteğini kaybettiği için gidiyor. Milletvekilleri, Starmer'ın hiç popüler olmamasının partileri için önemli bir tehdit oluşturduğuna inanıyor.</p><p></p><p>Ancak bu bireysel düşüş öykülerinin ötesinde, İngiltere'de siyaseti daha acımasız ve kanlı hale getiren ve seçmenleri kutuplaştıran çok daha fazla şey var.</p><p></p><p>Peki, başka neler oluyor?</p><p></p><p><b>Daha derin bir mutsuzluk</b></p><p></p><p>Kamuoyu yoklamaları, odak grupları ve anekdot niteliğindeki veriler, seçmenlerde politikacıların mutsuzluğun üç temel nedenini kavrayamadığı hissinin olduğunu gösteriyor.</p><p></p><p>Birincisi, kötüleşen yaşam standartları. Bu durum 2008 küresel mali krizine kadar uzanıyor.</p><p></p><p>Dolayısıyla, İngiltere'nin 2016'dan beri altı başbakanı olmasının nedenlerine bakarken, o zamandan başlayabiliriz.</p><p></p><p>Ve bunu bir bağlama oturtmak gerekirse, yaşam standartları 19. yüzyılın başlarındaki Napolyon Savaşlarından bu yana bu şekilde kötüleşmemişti.</p><p></p><p>İnsanlar mali zorluk çekerken ve hükümetlerin, bir sonraki neslin bir öncekinden daha iyi durumda olacağına dair kutsal, dile getirilmemiş vaadi yerine getirmediğini hissederken, ruh halinin kötü olması şaşırtıcı değil.</p><p></p><p>Anketlerin, ekonomik karamsarlığın yüksek enflasyon ve grevlerin yaşandığı 1978'den bu yana en yüksek seviyede olduğunu gösteriyor olması politikacılar için endişe verici bir durum.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Haziran%202026/basbakan-2.jpg" alt="basbakan-2"></p><p></p><p><b><i>İngiltere'nin Ulusal Sağlık Hizmeti de dahil kamu hizmetlerindeki yetersizlik, "artık hiçbir şey işlemiyor" hissine katkıda bulundu.</i></b></p><p></p><p>İkinci etken, İngiltere'de hiçbir şeyin düzgün işlemediği, ulaşım, adalet veya başka herhangi bir kamu hizmetinin yetersiz kaldığı hissiyatı.</p><p></p><p>Bu elbette kısmen, düşük ekonomik büyümenin yaşam standartlarını olumsuz etkilemesinin bir sonucu.</p><p></p><p>Büyüme eksikliği, ardı ardına gelen hükümetleri altyapıya ve eğitim ve sağlık hizmetleri gibi insanların değer verdiği şeylere yatırım yapacak gelirlerden mahrum bıraktı.</p><p></p><p>Üçüncü etken ise sosyal uyum veya daha doğrusu algılanan uyum eksikliği konusundaki yaygın endişe.</p><p></p><p>Anketler, insanların %80'inden fazlasının ülkenin bölünmüş olduğunu hissettiğini gösteriyor.</p><p></p><p>Birçok insan da bu bölünmüşlük hissini son yıllardaki yüksek göç seviyelerine ve bazılarına göre zaten burada bulunan bazı toplulukların entegre olamamasına bağlıyor.</p><p></p><p>Ve haklı veya haksız olarak birçok seçmen, İngiltere'nin nasıl değiştiği konusundaki öfkelerinin son başbakanlar tarafından anlaşılmadığını düşünüyor.</p><p></p><p>Bir başka deyişle, İngiltere, diğer Avrupa ülkeleri gibi, çok ırklı, çok kültürlü ve çok uluslu bir toplumda nasıl geçineceğimiz sorusuyla hala boğuşuyor.</p><p></p><p>Belki de değişen diğer şey, ve İngiltere bu konuda yalnız değil, insanların sadece bazı şeylere kızgın olmaları değil, aynı zamanda bunu göstermekten daha az çekinmeleri.</p><p></p><p>Bunun sosyal medyadan mı yoksa başka faktörlerden mi kaynaklandığı bilinmiyor, ancak insanlar birkaç yıl öncesine kadar düşünülemez bir şekilde, başbakanlar da dahil politikacılara açıkça düşmanlık besliyorlar.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Haziran%202026/basbakan-1.jpg" alt="basbakan-1"></p><p></p><p><b><i>Kamuoyu yoklamaları, birçok insanın sosyal uyum eksikliği olarak gördükleri durumdan derin endişe duyduğunu gösteriyor.</i></b></p><p></p><p><b>Yönetilemez mi?</b></p><p></p><p>Peki ülke bir şekilde yönetilemez hale mi geldi? Bu yüzden mi 10 yılda yedinci başbakanı göreve gelecek?</p><p></p><p>Çoğu politikacı bu kadar ileri gitmez. Daha karmaşık bir dünyada, daha parçalanmış ve bölünmüş bir nüfusla yönetmenin daha zor hale geldiğini, ancak imkansız olmadığını söylerler.</p><p></p><p>Fakat 2008'deki mali krizden ve 2016'daki Brexit referandumundan bu yana ülkenin üzerinde asılı duran kasvet ve karamsarlık bulutunu dağıtmayı başaramayan altı başbakanın ardından, yedinci başbakanın daha fazla şansının olup olmayacağı konusunda elbette şüpheler var.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yunanistan orman yangınlarıyla uydudan savaşıyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/yunanistan-orman-yanginlariyla-uydudan-savasiyor-6910/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/yunanistan-orman-yanginlariyla-uydudan-savasiyor-6910/</id>
<published><![CDATA[2026-06-27T08:42:51+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-27T08:42:51+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_11060E-3D8072-1212CE-A4774A-CCA013-5FE1B7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Akdeniz'in kavurucu yazında orman yangınları dakikalar içinde can alıcı bir boyuta ulaşabiliyor. Yunanistan, bu gerçeği ağır bir bedel ödeyerek öğrendi: 2018'de Atina'nın doğusunda çıkan bir yangın inanılmaz bir hızla yayılarak 100'den fazla kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Beş yıl sonra ise ücra bir doğa rezervinde başlayan dev yangın, Avrupa Birliği (AB) tarihinin en büyük orman yangını olarak kayıtlara geçti.</p><p></p><p>Yunanistan, bu acı deneyimlerin ardından çözümü gökyüzünde aradı ve yangın izlemeye adanmış özel bir uydu takımyıldızı kurdu. Bu model, Avrupa'nın uzay teknolojisinde bağımsızlığını pekiştirme çabası açısından örnek gösteriliyor.</p><p></p><p><b>Dünyanın ilk entegre uydu yangın sistemi</b></p><p></p><p>El bagajından küçük dört uydu, Mayıs ayında alçak yörüngeye fırlatıldı. Böylece Yunanistan, özel bir uydu dizisini ulusal yangın söndürme sistemine entegre eden ilk ülke oldu.</p><p></p><p>Alman OroraTech şirketi tarafından üretilen uydular, gemi büyüklüğündeki yangınları ancak tespit edebilen geleneksel uydularının aksine, 4 metre genişliğindeki yeni alevleri bile işaretleyebilen termal sensörler taşıyor.</p><p></p><p><b>Yapay zeka önceliklendiriyor, komutanlar karar veriyor</b></p><p></p><p>Yangın çıkması halinde yapay zeka tarafından işlenen uydu verileri, konum, boyut ve yoğunluk bilgileriyle birlikte komutanlara anlık uyarı olarak iletiliyor. Birden fazla yangının aynı anda çıktığı senaryolarda gerçek zamanlı veri, müdahale önceliklerinin belirlenmesi açısından kritik önem taşıyor.</p><p></p><p>Uluslararası Yangın ve Kurtarma Hizmetleri Derneği Başkan Yardımcısı Zisoula Ntasiou, "Diyelim ki Yunanistan genelinde 10 yangın var ve bazılarının yangın ısıl gücü daha düşük. Bu durumda o yangınlara öncelik vermezsiniz, diğerlerine yoğunlaşırsınız" diyor.</p><p></p><p>Termal sensörler güneş panellerini, sıcak fabrika çatılarını ve güneşte ısınan kaya yüzeylerini de algılayabiliyor. Ancak programa dahil olan yetkililere göre yapay zeka modelleri, bu yanlış alarm kaynaklarını acil servislere ulaşmadan önce filtreleyecek şekilde tasarlandı.</p><p></p><p><b>Daha sıcak yazlar, daha akıllı modeller gerektiriyor</b></p><p></p><p>Yunanistan, 2024'te tarihinin en sıcak yazını yaşadı, geçen yıl ise üçüncü en sıcak yaz olarak kayıtlara geçti.</p><p></p><p>OroraTech'in Yunanistan operasyonları başkanı Ioannis Lantouris, "Küresel sıcaklıklar yükseliyor. Bu durum yangınların yoğunluğunu ve şiddetini değiştiriyor. Modellerimizin de buna ayak uydurması gerekiyor. Daha hızlı ve daha isabetli olmak zorundalar."</p><p></p><p><b>2018 faciasının ardından köklü reform</b></p><p></p><p>Termal uydular, insansız hava araçları (İHA) ve yer sensörlerini tamamlayan ek bir tespit katmanı oluşturuyor. Yunanistan, 2018 faciasının ardından başlattığı yangın müdahale reformu kapsamında bu altyapının her ikisini de genişletti. Uydu takımyıldızı, uluslararası uydulardan kaynaklanan kapsama boşluklarını dolduruyor, uzak arazilerdeki yangınları erken tespit ediyor ve yangın davranış modellerinin daha ayrıntılı oluşturulmasına katkı sağlıyor.</p><p></p><p>Hâlihazırda birçok ülke termal uydu kullanıyor. Ancak Yunanistan, bu teknolojiyi ulusal yangın söndürme sistemine tam anlamıyla entegre eden ilk ülke konumunda.</p><p></p><p><b>200 milyon euroluk AB ağı</b></p><p></p><p>Uydular, AB tarafından finanse edilen, daha kapsamlı bir projenin erken aşamasını temsil ediyor. Yunanistan, üç Avrupalı şirketle birlikte daha geniş bir gözlem ağı kuruyor. Bu ağ, termal uydular, bulut ve dumanı görebilen radar uydular ile yüksek çözünürlüklü görüntü sağlayan optik uydulardan oluşacak.</p><p></p><p>Toplam maliyeti 200 milyon euro olan ağ için yıl sonuna kadar ek uydular fırlatılması planlanıyor. Fırlatma ve üretim maliyetlerindeki düşüş bu genişlemeyi mümkün kıldı.</p><p></p><p><b>Sınır gözetiminde de kullanılacak</b></p><p></p><p>Yunan ve Avrupalı plancılar, aynı tür ağın yangın tespitinin çok ötesine taşınacağını öngörüyor. Gelecekteki sistemler, sınır gözetimi, tarım yönetimi, afet müdahalesi ve sıcak hava dalgası planlaması alanlarını da kapsayacak.</p><p></p><p>Öncelikler arasında kentsel "ısı adalarının" tespit edilmesi yer alıyor. Böylece yetkililer, serinleme merkezlerini ve acil servisleri daha etkin konumlandırabilecek.</p><p></p><p>Tüm bu hedefler, Avrupa'nın daha büyük teknolojik bağımsızlık arayışının yansıması. Rusya'nın Ukrayna'yı işgali ve ABD ile ilişkilerde yaşanan gerginliklerle sarsılan Avrupa hükümetleri, yabancı teknolojiye olan bağımlılıklarını azaltmaya çalışıyor. Uzay altyapısı da bu çabanın temel bir direği hâline geldi.</p><p></p><p>Yunanistan'ın uydu ağı, fırlatma araçlarını, navigasyon sistemlerini, Dünya gözlem ağlarını ve güvenli iletişimi daha egemen bir teknolojik ekosisteme bağlayan Avrupa çapındaki girişimin bir parçası.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Almanya'da AfD'nin kapatılması yeniden gündemde</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/almanyada-afdnin-kapatilmasi-yeniden-gundemde-3045/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/almanyada-afdnin-kapatilmasi-yeniden-gundemde-3045/</id>
<published><![CDATA[2026-06-26T09:41:41+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-26T09:41:41+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_58AB8F-146EC7-B84E46-0042BC-3D0B24-FF0625.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Uzmanların uzun süredir üzerinde çalıştığı ve sonuçları bugün kamuoyuyla paylaşılan bilirkişi raporu, Almanya'da aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin kapatılması tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Rapor, AfD'nin anketlere göre ülke genelinde en güçlü siyasî parti konumunu pekiştirdiği bir döneme denk geldi.</p><p></p><p>Berlin merkezli Özgürlük Hakları Derneği'nin (GFF) raporuna göre, AfD, kullandığı ırkçı kavramlar ve siyasi rakipleri yıldırma yoluyla anayasayı ihlal ediyor.</p><p></p><p>Perşembe günü Berlin'de kamuoyuyla paylaşılan rapor, partinin anayasaya aykırı olduğunu ve kapatma koşullarını karşıladığı tespitinde bulundu. Bulgular, parti hakkında Anayasa Mahkemesi'nde kapatma davası açılmasını savunanların elini güçlendiriyor.</p><p></p><p>Rapora göre AfD, demokrasi ilkesini ve insan onurunu çiğniyor. Raporu hazırlayanlardan Bijan Moini, bu değerlendirmeyi partinin "ırkçı temelli siyasi anlayışına" ve "etnik-kültürel halk tanımına" dayandırdı. AfD'nin "farklı insan sınıfları" tanımladığını ve özellikle göç geçmişi olan kişileri aşağıladığını vurgulayan Moini, ayrıca partinin siyasi rakiplerini bastırmayı hedeflediğini, bunun ise demokrasi ilkesini ihlal ettiğini belirtti. Buna örnek olarak iktidara gelmeleri hâlinde diğer partilerin politikacılarını yargılamayı açıkça dile getirmelerini gösteren Moini, AfD'nin bu tavrıyla farklı düşünenleri sindirmek istediğini söyledi.</p><p></p><p><b>Kapatma davası "muhtemelen" başarıya ulaşır</b></p><p></p><p>Raporun son bölümünde, AfD aleyhine açılacak bir kapatma davasının "muhtemelen başarıyla" sonuçlanacağı ifade ediliyor. GFF Yönetim Kurulu üyesi Dana-Sophia Valentiner, derneğin olası bir kapatma başvurusuna ilişkin tutum almadığını açıklarken, raporun "siyaset ve toplum tarafından ciddiye alınmasını" dilediğini söyledi.</p><p></p><p>Perşembe günü çok sayıda tanınmış isim kapatma davası açılması çağrısında bulundu. CDU'lu Federal Meclis üyesi Elisabeth Winkelmeier-Becker, nihai değerlendirmenin&nbsp; Anayasa Mahkemesi'ne ait olduğunu hatırlatarak "Mahkemenin bu incelemeyi yapabilmesi için gerekli zemini oluşturmaya her türlü gerekçemiz mevcut" dedi. Bunun AfD seçmenleri ve sempatizanlarının çıkarına da olduğunu vurgulayan Winkelmeier-Becker, "Bu partiyi desteklemekle neye bulaştıklarını bilmeleri gerekiyor" diye ekledi.</p><p></p><p><b>SPD'li Wegge: Dava "en kısa sürede" başlatılmalı</b></p><p></p><p>SPD'li milletvekili Carmen Wegge, AfD'nin kapatılması ile ilgili olarak federal düzeyde ve eyalet düzeyinde ortak bir çalışma grubu kurulması çağrısında bulundu. Wegge, "Anayasa Mahkemesi'ne sağlam ve gerekçeli bir başvuruyla en kısa sürede gidebilmek için gerekli ön çalışmaların yapılması" gerektiğini vurguladı. Yeşiller'den Till Steffen ise, kapatma davasının "derhal" başlatılmasını savunurken, Sol Parti'den Clara Bünger ve SSW'den Stefan Seidler de benzer görüşleri dile getirdi.</p><p></p><p>Amadeu Antonio Vakfı Başkanı Timo Reinfrank da, kapatma davası talep etmekle birlikte bunun "tek başına yeterli bir yanıt olamayacağını" vurguladı. Reinfrank, "Demokrasiyi korumak isteyenler aşırı sağla şimdi mücadele etmeli. Parlamentolarda, kurumlarda, okullarda ve sivil toplumla birlikte" diye konuştu.</p><p></p><p><b>Sınıflandırmanın ardından alevlenen tartışma</b></p><p></p><p>Parti hakkındaki kapatma başvurusu, Eyalet Temsilcileri Meclisi (Bundesrat), Federal Meclis (Bundestag) veya federal hükümet tarafından yapılabiliyor. Açılacak olası bir dava, Anayasa Mahkemesi'nde görülüyor ve davanın sonuçlanması muhtemelen birkaç yıl alıyor.</p><p></p><p>Bu tür bir adım en son 2025 yılının ilk yarısında yoğun biçimde tartışılmıştı. O dönemde iç istihbarat teşkilatı Anayasayı Koruma Dairesi (BfV), kendi hazırladığı rapora dayanarak AfD'yi "kesin aşırı sağcı yapılanma" olarak sınıflandırmıştı. AfD'nin hukuki itirazı üzerine Köln İdare Mahkemesi bu sınıflandırmayı ihtiyati tedbir kapsamında geçici olarak askıya almıştı. Esas dava ise hâlâ sürmekte.</p><p></p><p><b>AfD açık ara birinci parti</b></p><p></p><p>Yapılan son seçim anketine göre AfD, yüzde 27'lik oy oranıyla iktidardaki Hristiyan Birlik partilerinin (CDU, CSU) önünde seyretmeyi sürdürüyor. CDUve CSU bir önceki haftaya kıyasla bir puan artışla yüzde 22'ye yükseldi.</p><p></p><p>RTL Deutschland adına Forsa araştırma şirketinin gerçekleştirdiği temsili ankete göre, diğer partilerin oy oranları önceki haftaya kıyasla değişmedi. Sosyal Demokrat Parti (SPD) yüzde 12, Yeşiller 15, Sol Parti ise yüzde 11 düzeyinde kaldı. Ankete katılanların dörtte biri oy kullanmak istemediğini ya da henüz kararsız olduğunu ifade etti.</p><p></p><p>Almanya'da bir sonraki parlamento seçiminin 2029 yılında yapılması planlanıyor.</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Türkiye'nin savunma sanayisi NATO'ya fayda sağlayacak"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/turkiyenin-savunma-sanayisi-natoya-fayda-saglayacak-8583/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/turkiyenin-savunma-sanayisi-natoya-fayda-saglayacak-8583/</id>
<published><![CDATA[2026-06-26T08:51:23+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-26T08:51:23+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_07BC7C-0BF06D-F4D120-426FBB-E43905-F1F305.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Rutte, 7-8 Temmuz'da yapılacak Ankara Zirvesi öncesinde Washington'a düzenlediği ziyaret kapsamında Atlantik Konseyinde yaptığı konuşmada, Ankara Zirvesi'nin İttifak'ın caydırıcılığını, birlikteliğini ve savunma kapasitesini ortaya koyacağına dikkati çekti.</p><p></p><p>NATO'nun tüm müttefiklerini ve topraklarının her karışını savunmaya hazır olduğunu göstereceğini belirten Rutte, zirveden en büyük beklentisinin savunma yatırımlarında tarihi bir dönüşüm yaşanması olduğunu ifade etti.</p><p></p><p>Lahey Zirvesi'nde 2035 yılına kadar gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 5'inin savunmaya ayrılması yönünde tarihi bir karar alındığını anımsatan Rutte; Estonya, Letonya, Litvanya ve Polonya'nın bu hedefin de üzerine çıktığını, Almanya'nın ise 2029'a kadar savunma harcamalarını iki katına çıkarma yolunda ilerlediğini anlattı.</p><p></p><p>Rutte, Avrupalı müttefikler ile Kanada'nın 2016-2026 döneminde savunmaya ilave 1,2 trilyon dolar ayırdığını, 2025 yılında ise savunma yatırımlarının yaklaşık yüzde 20 artırıldığını belirterek, "Bu, dönüştürücü bir gelişmedir." dedi.</p><p></p><p>Savunma harcamalarındaki bu değişimin on yıl önce hayal bile edilemeyeceğini dile getiren Rutte, tehdit ortamının bu dönüşümde etkili olduğuna ancak ABD Başkanı Donald Trump'ın liderliğinin de belirleyici rol oynadığına işaret etti.</p><p></p><p>Rutte, Avrupalı müttefikler ile Kanada'nın savunma harcamalarında ABD ile aradaki farkı kapatma sürecine girdiğine dikkati çekerek NATO komuta yapısında daha fazla sorumluluk üstlendiklerini, doğu kanadı, Baltık bölgesi ve Arktik'teki caydırıcılık faaliyetlerine daha fazla katkı sunduklarını ve Ukrayna'ya desteğe öncülük ettiklerini söyledi.</p><p></p><p>Bu süreci "İşte NATO 3.0 budur: Daha güçlü bir Avrupa ve daha güçlü bir NATO; amaç birliği, büyük ölçekli adımlar ve gerçek bir dönüşüm." sözleriyle tanımlayan Rutte, artık artan savunma talebini karşılayacak üretim kapasitesine ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.</p><p></p><p>Rutte, Ankara Zirvesi'nde savunma sanayisi ile yenilikçi teknolojilerin öne çıkacağını aktararak "Ankara'da, güvenilir caydırıcılık ve etkili savunmanın gerektirdiği kabiliyetleri sağlayabilmemiz için sanayi ve inovasyonun sürece dahil olduğunu görmeyi bekliyorum." diye konuştu.</p><p></p><p>Müttefiklerin savunma bütçelerini artırdığını ancak ihtiyaç duyulan askeri kabiliyetlerin yeterli hız ve ölçekte üretilemediğini kaydeden Rutte, bunun yalnızca stok meselesi olmadığını, aynı zamanda yenilikçi çözümler geliştirilmesini gerektirdiğini anlattı.</p><p></p><p>Rutte, transatlantik savunma sanayisinde köklü bir dönüşüm hedeflediklerinin altını çizerek, "İhtiyacımız olan ve teşvik etmeye çalıştığımız şey, gerçek bir transatlantik savunma sanayi devrimidir." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>- Güvenlik tehditleri</p><p></p><p>Konuşmasında güvenlik tehditlerine de değinen Rutte, Rusya'nın uzun vadeli tehdit olmaya devam ettiğini, Çin'in askeri kapasitesini ve nükleer gücünü hızla geliştirdiğini, Kuzey Kore'nin nükleer programını sürdürdüğünü ve Ukrayna savaşından askeri tecrübe kazandığını anlattı.</p><p></p><p>Rutte, İran'ın da gündemlerindeki önemli başlıklardan biri olduğunu ve müttefiklerin uzun yıllardır İran'ın nükleer silaha sahip olmaması gerektiği konusunda ortak görüş taşıdığını ifade etti.</p><p></p><p>Rusya'yla ilişkilere de değinen Rutte, "Rusya, bugün de uzun vadede de en büyük tehdidimizdir." şeklinde konuştu.</p><p></p><p>Rutte, bu ülkelerin giderek daha yakın işbirliği içinde hareket ettiğini belirterek, "İşte karşı karşıya olduğumuz tablo budur." dedi.</p><p></p><p>İlkbaharda Türkiye'yi ziyaret ettiğini ve ASELSAN'da genç mühendislerle görüştüğünü anlatan Rutte, "Türkiye'nin en büyük savunma elektroniği şirketi ASELSAN, İttifakımızın her üyesine fayda sağlayacak olan Türkiye'nin savunma sanayisi devrimine öncülük ediyor." diye konuştu.</p><p></p><p>Rutte, Ankara Zirvesi'nde savunma sanayisindeki fırsatların sergileneceğini anımsatarak, on milyarlarca dolarlık yeni sözleşmelerin açıklanacağını, "Arlington'dan Ankara'ya" uzanan savunma sanayi işbirliğinin hem güvenliği artıracağını hem de Atlantik'in iki yakasında yüz binlerce kişiye istihdam sağlayacağını ifade etti.</p><p></p><p>Mark Rutte, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"(Savunma sanayisini güçlendirme) Bunu gerçekten transatlantik bir şekilde yapmamız ve bu sanayi tabanının California'dan Türkiye'ye kadar uzandığını anlamamız gerekiyor. Türkiye'nin NATO genelinde faaliyet gösteren yaklaşık 3 bin savunma sanayisi şirketi var. Ankara'da düzenlenecek zirvede büyük bir savunma sanayisi günü düzenleyeceğiz."</p><p></p><p>Müttefiklerin Ukrayna'ya da desteğini sürdüreceklerini yineleyen Rutte, NATO 3.0 sürecinin ABD'ye daha az bağımlı ancak ABD'nin ittifak içindeki güçlü konumunu koruduğu yeni bir yapıyı ifade ettiğini vurguladı.</p><p></p><p>Rutte, Ankara Zirvesi'nin bu kapsamlı dönüşüme yönelik ortak kararlılığın ortaya konacağı toplantı olacağını sözlerine ekledi.</p><p></p><p>- "Lahey'den daha önemli olabilir"</p><p></p><p>Avrupalı müttefikler ile Kanada'nın savunma harcamalarını önemli ölçüde artırdığını kaydeden Rutte, bunun yalnızca mali kaynakların artırılmasıyla sınırlı olmadığını, Avrupa'nın NATO bünyesinde daha fazla sorumluluk üstlenmeye başladığını ifade etti.</p><p></p><p>Rutte, Avrupalı ülkelerin 12 ila 18 ay içinde NATO'nun hava, kara ve deniz kuvvetlerine ilişkin bazı komuta görevlerini devralacağını anımsatarak, Ukrayna'ya sağlanan askeri desteğin finansmanında da Avrupa ile Kanada'nın daha fazla yük üstlendiğini söyledi.</p><p></p><p>"NATO 3.0" olarak tanımladığı yeni dönemin Avrupa'nın kolektif savunmada daha fazla sorumluluk üstlenmesi anlamına geldiğini belirten Rutte, ABD'nin Avrupa'daki konvansiyonel askeri varlığını ve nükleer caydırıcılık rolünü sürdürmeye devam edeceğini, buna karşılık Avrupa'nın özellikle konvansiyonel savunma ve Ukrayna'ya destek alanlarında daha büyük rol oynayacağını dile getirdi.</p><p></p><p>Rutte, Avrupa'nın daha fazla sorumluluk üstlenmesinin, ABD'nin Hint-Pasifik başta olmak üzere diğer bölgelerdeki güvenlik önceliklerine daha fazla kaynak ayırabilmesini sağlayacağını ifade ederek, bu geçiş sürecinin NATO'nun caydırıcılığında boşluk oluşmasına izin verilmeden planlı şekilde yürütüldüğünü söyledi.</p><p></p><p>Savunma harcamalarındaki artışın tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Rutte, üretim kapasitesinin de aynı hızda artırılması gerektiğini belirtti.</p><p></p><p>Rutte, savunma sanayisinde yalnızca savaş uçakları, tanklar ve diğer büyük platformlara değil, yapay zeka başta olmak üzere yeni teknolojilere de yatırım yapılmasının önemine işaret ederek, müttefiklerin bu alanlarda üretim kapasitesini geliştirmeye odaklandığını kaydetti.</p><p></p><p>Avrupa Birliği'nin (AB) bu süreçte önemli görev üstlendiğini ifade eden Rutte, savunma sanayisinin üretim kapasitesinin artırılması, gerekli finansmanın sağlanması ve Avrupa ülkeleri arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesinde AB'nin önemli katkı sunduğunu söyledi.</p><p></p><p>Rutte, NATO ile AB arasında net bir görev paylaşımı bulunduğunu belirterek iki kurumun mükerrer çalışmalardan kaçınarak yakın işbirliği içinde hareket ettiğini dile getirdi.</p><p></p><p>Avrupa ve Kuzey Amerika'daki savunma sanayilerinin daha entegre çalışmasının önemine dikkati çeken Rutte, Avrupalı şirketlerin ABD'de önemli yatırımlar yaptığını, Avrupalı müttefiklerin geçen yıl ABD savunma sanayisinden milyarlarca dolarlık alım gerçekleştirdiğini söyledi.</p><p></p><p>Rutte, buna karşın hem Avrupa'da hem de ABD'de üretim hızının talebin gerisinde kaldığını belirterek savunma sanayisinin kapasitesinin hızla artırılması gerektiğini ifade etti.</p><p></p><p>Ankara Zirvesi'nin geçen yıl Lahey'de alınan kararların uygulanmaya başlanacağını gösterecek bir toplantı olacağını belirten Rutte, zirvenin temel hedefinin müttefiklerin savunma harcamaları, savunma sanayisi üretimi ve caydırıcılık alanındaki taahhütlerini hayata geçirdiğini ortaya koymak olduğunu ifade etti.</p><p></p><p>Rutte, zirvenin en önemli mesajının NATO'nun kendisini savunmaya hazır olduğu yönünde olacağını belirterek, İttifak'ın birlik içinde hareket etmeyi sürdüreceğini ve caydırıcılığını güçlendirmeye devam edeceğini söyledi.</p><p></p><p>NATO Genel Sekreteri Rutte, "(NATO Ankara Zirvesi) Bence gerçekten çok önemli. Hatta belki Lahey Zirvesi'nden bile daha önemli çünkü verilen taahhütler harika." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>ABD ile Türkiye arasında F-35 konusunda yürütülen görüşmelere ilişkin bir soruya yanıt vermekten çekindiğini belirten Rutte, "Çünkü bunlar öncelikle iki ülke arasındaki (ABD-Türkiye) meselelerdir. Örneğin ABD'nin Türkiye ile hangi savunma anlaşmalarını yapacağına ABD karar verir. Dün Oval Ofis'te Başkan'ın bu konuda yaptığı açıklamaları da duydunuz. Ben bu tür süreçlere dahil olsam bile bunu her zaman perde arkasında ve gizli şekilde yaparım. Bu nedenle kamuoyu önünde yorum yapamam. Ancak Başkan ve Başkan Yardımcısı'nın dün bu konuda yaptıkları açıklamalar zaten ortadadır." değerlendirmesini yaptı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">AB, Rusya'ya ekonomik yaptırımları 2027'ye kadar uzattı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/ab-rusyaya-ekonomik-yaptirimlari-2027ye-kadar-uzatti-5342/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/ab-rusyaya-ekonomik-yaptirimlari-2027ye-kadar-uzatti-5342/</id>
<published><![CDATA[2026-06-26T06:54:48+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-26T06:54:48+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_CC5916-C22908-C4FB0B-50FE5B-FB02A1-204862.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Konseyden yapılan açıklamada, kararın "Rusya Federasyonu'nun Ukrayna'daki durumu istikrarsızlaştırmaya devam eden eylemleri" nedeniyle alındığı belirtildi. Mevcut kısıtlayıcı tedbirlerin 12 ay daha yürürlükte kalacağı kaydedildi.</p><p></p><p>AB Konseyi, yürürlükteki yaptırımların Rusya ile ticaret, finans sektörü, enerji, çift kullanımlı (sivil/askeri) teknolojiler, Rus petrolü ve petrol ürünleri ithalatının yanı sıra bazı Rus bankaları ve medya kuruluşlarına yönelik kısıtlamaları kapsadığını hatırlattı. Açıklamada, Birliğin "gerekli görülmesi halinde ilave tedbirler almaya hazır olduğu" vurgulandı.</p><p></p><p>AB liderleri, 18-19 Haziran'da Brüksel'de düzenlenen zirvede, yaptırımların geleneksel altı ay yerine bir yıllığına uzatılması konusunda siyasi mutabakata varmış ve Rusya'ya yönelik 21. yaptırım paketinin kabul sürecinin hızlandırılması çağrısında bulunmuştu.</p><p></p><p>Rus yetkililer, Rusya’nın Batı’nın yıllardır kademeli olarak artırdığı yaptırım baskılarına dayanacak ekonomik dirence sahip olduğunu defalarca dile getirdi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Batı'nın "Rusya'yı sınırlama ve zayıflatma politikasının uzun vadeli bir strateji" olduğunu belirtmiş, uygulanan yaptırımların tüm dünya ekonomisine ciddi zarar verdiğini ifade etmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Rusya'nın göçmenleri Ukrayna savaşına sürdüğü iddiaları büyüyor!..</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/rusyanin-gocmenleri-ukrayna-savasina-surdugu-iddialari-buyuyor-5476/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/rusyanin-gocmenleri-ukrayna-savasina-surdugu-iddialari-buyuyor-5476/</id>
<published><![CDATA[2026-06-25T10:51:05+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-25T10:51:05+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BBCA7F-7AC6EF-3BB31F-018ADC-33809B-F58A78.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Shakhsanam KURBANOVA</p><p></p><p>Son dönemde yayımlanan araştırmalara göre Rusya’nın Ukrayna savaşında kullanmak üzere on binlerce yabancı savaşçı topladığı belirtiliyor. Yolsuzluk ve Organize Suç Araştırma Projesi’nin (OCCRP) yayımladığı verilere göre Rus ordusuna katılan yabancıların sayısı 24 bini aşarken, bu kişilerin 44 farklı ülkeden geldiği ifade ediliyor. En büyük grubun ise Orta Asya ülkelerinden gelen kişiler olduğu bildiriliyor.&nbsp;&nbsp;</p><p>“Polis baskınları ve göçmenlere yönelik baskı iddiaları.”</p><p>Bağımsız yayın organları tarafından hazırlanan araştırmalarda Rus güvenlik güçlerinin fabrikalar, şantiyeler ve işyerlerinde göçmenlere yönelik baskınlar düzenlediği öne sürülüyor. Bu operasyonlarda özellikle yeni vatandaşlık almış kişilerin hedef alındığı ve bazılarının askeri sözleşme imzalamaya zorlandığı iddia ediliyor. Rusya Soruşturma Komitesi Başkanı’nın da kamuoyuna yaptığı açıklamada on binlerce yeni vatandaşın tespit edildiğini ve bunların bir bölümünün cepheye gönderildiğini söylediği aktarılıyor.&nbsp;&nbsp;</p><p>İnsan hakları savunucuları ise bazı göçmenlerin vatandaşlık işlemlerinde kolaylık sağlanacağı vaadiyle veya sınır dışı edilme korkusuyla askeri sözleşmelere yönlendirildiğini belirtiyor. Özellikle Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan kökenli işçilerin hedef alındığı yönünde çok sayıda tanıklık bulunuyor.&nbsp;&nbsp;</p><p>“Cephe veya hapishane.”</p><p>Rusya’nın savaşın ilk dönemlerinden itibaren cezaevlerindeki mahkumları da cepheye gönderdiği biliniyor. Bağımsız araştırmalar, Wagner Grubu’nun yalnızca 2022 ve 2023 yıllarında yaklaşık 48 bin mahkumu cezaevlerinden topladığını ortaya koydu. Mahkumlara af ve özgürlük vaadi sunulduğu, buna karşılık Ukrayna’da savaşmalarının istendiği belirtildi.&nbsp;&nbsp;</p><p>Bazı raporlarda yabancı uyruklu mahkumların da benzer yöntemlerle askere alınmaya çalışıldığı ileri sürülüyor. Özellikle Orta Asya kökenli tutukluların “cephe veya hapishane” seçeneğiyle karşı karşıya bırakıldığına dair ifadeler yer alıyor.&nbsp;&nbsp;</p><p>“Sahte iş ilanları iddiası.”</p><p>Uluslararası basında yer alan son haberlerde ise Rusya’ya aşçı, güvenlik görevlisi, şoför veya inşaat işçisi olarak çalışmaya geldiklerini düşünen bazı yabancıların askeri birliklere sevk edildiği öne sürülüyor. Özellikle Afrika ve Güney Amerika ülkelerinden gelen kişilerin yüksek maaş vaatleriyle kandırıldığı ve daha sonra askeri sözleşmeler imzalamaya zorlandıkları iddia edildi.&nbsp;&nbsp;</p><p>Bazı tanıklıklar, sözleşme imzalamayı reddeden kişilerin tehdit edildiğini veya hukuki sorunlarla karşı karşıya bırakıldığını öne sürüyor. Ancak bu iddiaların tamamı bağımsız şekilde doğrulanmış değil ve Rus makamları yasa dışı zorla askere alma suçlamalarını reddediyor.&nbsp;&nbsp;</p><p>“Kremlin’in hedefi Seferberlik siz savaş.”</p><p>Uzmanlara göre Kremlin, yeni bir genel seferberlik ilan etmenin yaratacağı siyasi maliyetten kaçınmak için göçmenler, yabancı işçiler ve ekonomik açıdan kırılgan gruplara yöneliyor. Son raporlarda Rusya’nın 2026 yılı içerisinde en az 18 bin 500 yabancıyı daha orduya katmayı planladığı ileri sürülüyor.&nbsp;&nbsp;</p><p></p><p>İnsan hakları örgütleri ise bu uygulamaların uluslararası hukuk açısından incelenmesi gerektiğini savunurken, birçok ülke vatandaşlarına Rus ordusuna katılmamaları konusunda resmi uyarılar yapıyor.&nbsp;&nbsp;</p><p>Sonuç olarak, Rusya’nın Ukrayna savaşında yabancı işçileri, göçmenleri ve bazı durumlarda mahkumları kullanarak insan kaynağı açığını kapatmaya çalıştığı yönündeki iddialar giderek güçleniyor. Ancak gazetecilik açısından bu konunun “iddia”, “rapor” ve “tanıklık” çerçevesinde ele alınması; doğrulanamayan bilgilerin kesin gerçek olarak sunulmaması önem taşıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İran hiçbir şekilde nükleer silaha sahip olmamalı"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iran-hicbir-sekilde-nukleer-silaha-sahip-olmamali-3763/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iran-hicbir-sekilde-nukleer-silaha-sahip-olmamali-3763/</id>
<published><![CDATA[2026-06-25T08:18:37+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-25T08:18:37+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_184E65-B8893D-9035EF-2E882A-CC0C66-104C3F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray'da gerçekleştirdiği görüşmenin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Rutte, görüşme kapsamında, Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi ve Avrupa ile Kanada'nın savunma harcamalarının artırılmasına yönelik konuları ele aldıklarını ifade etti.</p><p></p><p>NATO ülkelerinin İran'ın nükleer silaha sahip olmaması konusunda ortak tutum benimsediğini vurgulayan Rutte, İran'ın nükleer silah edinmesinin tüm dünya için tehdit oluşturacağını savundu.</p><p></p><p>Rutte, "İran hiçbir şekilde nükleer silah kapasitesine sahip olmamalı." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>- İspanya ile savunma harcamaları konusunda görüş ayrılığı</p><p></p><p>Trump'ın NATO'ya bağlılığını sürdürdüğünü belirten Rutte, ABD Başkanı'nın müttefiklerden savunma harcamalarını artırmalarını beklediğini ifade etti.</p><p></p><p>İspanya'nın da NATO'nun belirlediği savunma hedeflerini yerine getirme taahhüdünde bulunduğunu belirten Rutte, Madrid yönetiminin bu hedeflere savunma harcamalarını gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 2,2'sine çıkararak ulaşabileceğini savunduğunu aktardı.</p><p></p><p>Bu değerlendirmeye katılmadığını dile getiren Rutte, hedeflere ulaşmak için daha yüksek savunma harcaması gerektiğini düşündüğünü, bu konudaki görüş ayrılığının ise geçen yıldan bu yana değişmediğini söyledi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İsrail'in Lübnan topraklarından çekilmesi gerekiyor"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/israilin-lubnan-topraklarindan-cekilmesi-gerekiyor-3869/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/israilin-lubnan-topraklarindan-cekilmesi-gerekiyor-3869/</id>
<published><![CDATA[2026-06-24T09:26:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-24T09:26:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_CC9A3F-FA684C-EF02C7-33201D-CCC3C6-AD807B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Macron, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam ve Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri ile yaptığı telefon görüşmelerine ilişkin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından açıklama yaptı.</p><p></p><p>Her birine, Fransa'nın Lübnan'ın egemenliği ve toprak bütünlüğü için seferber olduğunu söylediğini belirten Macron, "bölgede sağlam bir ateşkesin tesis edilmesiyle" birlikte İsrail'in Lübnan topraklarından çekilme sürecinin eş zamanlı başlatılması gerektiğini belirtti.</p><p></p><p>Macron, bu ateşkese tüm tarafların uyması gerektiğini vurgulayarak, ateşkesin ayrıca Lübnan silahlı kuvvetlerinin bölgeye yeniden konuşlandırılmasını sağlaması beklentisini dile getirdi.</p><p></p><p>Bunun tüm silahların Lübnan devletinin tekeline alınması için gerekli olduğuna işaret eden Macron, "Fransa, bu sürece somut bir şekilde destek vermeye ve gelecek haftalarda Lübnan hükümetiyle birlikte Lübnan silahlı kuvvetlerini desteklemek ve yerinden edilen halkın ihtiyaçlarını karşılamak için uluslararası kamuoyunu seferber etmeye hazır." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">^Batı, Rusya'yla savaşa hazırlandığını açıkça konuşuyor^</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/bati-rusyayla-savasa-hazirlandigini-acikca-konusuyor-2970/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/bati-rusyayla-savasa-hazirlandigini-acikca-konusuyor-2970/</id>
<published><![CDATA[2026-06-23T14:12:56+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-23T14:12:56+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_DE6154-D39207-CB091E-76351D-EB2849-A2B36F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Batılı ülkelerin Rusya'yla savaş hazırlığı içinde olduklarını açıkça dile getirdiklerini ve savunma bütçelerini artırdıklarını belirtti.</p><p></p><p>- Kremlin Sarayı'nda askeri üniversitelerin mezunlarıyla buluşan Putin'in önemli açıklamaları:</p><p></p><p>&nbsp;- Önceden NATO ülkeleri Kiev'e destek vermekle yetinirken artık Batı'da Rusya'yla savaşa hazırlık yapıldığı açıkça konuşuluyor</p><p></p><p>- Günümüzde uluslararası durum istikrardan oldukça uzak, dünyanın birçok bölgesinde çatışma potansiyeli arttı</p><p></p><p>- Batı, kendi militarizasyonunu meşrulaştırmak için sözde Rus askeri tehdidi hakkında yalanlar uyduruyor</p><p></p><p>- Batılı ülkeler Rusya'yı kendini savunmak için önlemler almaya zorluyor, ardından da bizi derhal 'tüm günahların sorumlusu' olarak suçluyor</p><p></p><p>- Rusya, herkes için eşit ve bölünmez bir güvenlikten yana, bu, çok kutuplu bir uluslararası ilişkiler sistemi oluşturularak başarılabilir</p><p></p><p>- Rusya, her türlü dış ve iç tehdide hızlı ve yeterli bir şekilde yanıt vermeye hazır</p><p></p><p>- Rus nükleer üçlüsü tutarlı bir şekilde modernize ediliyor</p><p></p><p>- Geçen yıl binden fazla silah ve teçhizat muharebe koşullarında test edildi</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">AB: "Türkiye, Orta Koridor'da önemli ülke"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/ab-turkiye-orta-koridorda-onemli-ulke-7540/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/ab-turkiye-orta-koridorda-onemli-ulke-7540/</id>
<published><![CDATA[2026-06-23T10:52:09+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-23T10:52:09+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FADEA1-588427-9E93BC-12AF7E-0B2048-D33DB3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kos, Brüksel'de düzenlenen Bağlantısallık Gündemi Platformu'nun üst düzey açılış etkinliğinin girişinde yaptığı açıklamada, Türkiye’den Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun toplantıya katılmasından memnuniyet duyduğunu ifade etti.</p><p></p><p>Türkiye ile temaslarını sürdüreceklerini belirten Kos, bugün Türk yetkililerle görüşeceğini, ay sonunda ise AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ve AB Komisyonunun İçişleri ve Göçten Sorumlu Üyesi Magnus Brunner'le birlikte Ankara'yı ziyaret edeceğini söyledi.</p><p></p><p>AB-Türkiye ilişkilerinin iki farklı kulvarda ilerlediğine işaret eden Kos, bu aşamada adaylık sürecinde ilerleme sağlanamadığını ancak bağlantısallık gündeminde yapılacak çok şey olduğunu belirtti.</p><p></p><p>Kos, Türkiye’nin bağlantısallık gündeminde kilit bir rol oynadığına dikkati çekerek, "Türkiye'nin güçlü katılımı olmadan güçlü bir Orta Koridor ve tüm bu dijital, enerji ve ticaret ilişkilerine sahip olmayı hayal edemiyorum." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Türkiye Dışişleri Bakanlığından olası bağlantısallık projelerine ilişkin bir liste aldıklarını belirten Kos, diğer ülkelerden gelen önerilerle birlikte projelerin değerlendirildiğini ve çalışmaların sürdüğünü anlattı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Starmer'ın istifasına giden süreçte neler yaşandı?</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/starmerin-istifasina-giden-surecte-neler-yasandi-5249/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/starmerin-istifasina-giden-surecte-neler-yasandi-5249/</id>
<published><![CDATA[2026-06-23T07:18:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-23T07:18:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_260A3A-1E7435-234136-A53ED0-7A8CD1-805DD9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Starmer'ın gözden düşüşü son derece çarpıcı oldu. Bundan iki yıldan kısa süre önce, genel seçimlerde elde ettiği ezici zaferi kutluyor ve yıllarca İngiliz siyasetine damga vuracak bir lider olarak görülüyordu.</p><p></p><p>Ancak şimdi, vaat ettiği gibi ülkeye "on yıllık bir ulusal yenilenme dönemi" yaşatmak yerine, kendi partisi tarafından görevden uzaklaştırılmış durumda.</p><p></p><p>Duygusal bir istifa konuşması yapan Starmer, partisinin kendisine şu soruyu yönelttiğini söyledi:</p><p></p><p>"Bir sonraki genel seçime partiyi taşıyacak en doğru kişi ben miyim?</p><p></p><p>"Parlamentodaki parti grubumun bu soruya verdiği yanıtı duydum ve bunu olgunlukla kabul ediyorum."</p><p></p><p>Starmer'ın 2024 seçim zaferinde, önceki Muhafazakâr Parti hükümetine yönelik kamuoyu öfkesi önemli rol oynadı. Bu öfke, pandemi döneminde Downing Street'te düzenlenen partiler ve dönemin Muhafazakâr Başbakanı Liz Truss'ın mini bütçesinin yarattığı ekonomik çalkantılarla daha da büyümüştü.</p><p></p><p>Starmer'ın, İşçi Partisi'nin önceliğinin ekonomik istikrar olduğunu vurgulayan stratejisi başarılı oldu.</p><p></p><p>2024 seçim kampanyasını tek kelimelik bir slogan üzerine kurdu: "Değişim."</p><p></p><p>Kendisini de bu değişimin yüzü olarak sundu; sakin, yetkin ve yüksek ahlaki standartları temsil eden bir lider profili çizdi.</p><p></p><p>Ancak zaferi, ülke genelindeki oyların tarihsel olarak düşük bir oranıyla kazanılmıştı. Üstelik seçmenler nezdindeki popülaritesi, birkaç hata ve politika geri dönüşünün ardından haftalar içinde hızla düşmeye başladı.</p><p></p><p>Kendisini her zaman ulusal çıkarları önceleyen, pragmatik ve mantıklı bir lider olarak tanımlamıştı; ciddi zamanlar için ciddi bir siyasetçi olarak görülmek istiyordu.</p><p></p><p>Ancak görev süresinin sonunda, kendi milletvekilleri arasındaki giderek büyüyen bir eleştirmen kitlesi, onun net bir ideolojiye sahip olmadığını ve açıkçası siyasette çok da başarılı olmadığını düşünmeye başlamıştı.</p><p></p><p>En sık dile getirilen eleştiri, Starmer'ın yeterince güçlü bir amacı olmadığı ve iktidarla ne yapmak istediğini tam olarak bilmediğiydi.</p><p></p><p>Siyasete geç yaşta atılmıştı. Elli yaşlarını geçtikten sonra milletvekili olmuş, öncesinde hukuk alanında oldukça başarılı bir kariyer yürütmüştü.</p><p></p><p>Muhalifleri, İşçi Partisi'nin mesajlarını halka ulaştırabilecek iletişim becerilerinden yoksun olduğunu savunuyordu. Siyasette samimiyet ve duyguların öne çıktığı bir dönemde, Starmer çoğu zaman katı ve mekanik bir figür olarak algılanıyordu.</p><p></p><p><b>Kış yakıt yardımı kararı</b></p><p></p><p>Starmer ve Maliye Bakanı Rachel Reeves, Downing Street'teki ilk günlerinde Muhafazakârlardan devraldıkları ekonomik sorunların beklediklerinden çok daha ağır olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Vergilerin artırılması gerekeceği mesajını verdiler.</p><p></p><p>Starmer daha sonra bunun hata olduğunu kabul etti ve seçmenlere daha fazla umut vermeleri gerektiğini söyledi.</p><p></p><p>Ancak kamuoyu araştırmacılarının daha sonra belirlediği dönüm noktası, Temmuz 2024'te hükümetin yaklaşık 10 milyon emekliye verilen kış yakıt yardımlarını kaldırma kararı oldu.</p><p></p><p>Araştırmalara göre Starmer'ın kişisel popülaritesindeki sert düşüş tam bu noktada başladı.</p><p></p><p>Geçen yıl bu politikadan geri adım attı. Ancak o zamana kadar, kamuoyunun ya da giderek daha isyankâr hale gelen milletvekillerinin hoşuna gitmeyen politikalardan geri dönme alışkanlığı edinmişti.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Haziran%202026/starmer-1.jpg" alt="starmer-1"></p><p></p><p><b><i>Karşıtları Starmer'ı Fransa'dan Manş Denizi üzerinden yasadışı göçü önlemekte başarısız olmakla suçluyordu.</i></b></p><p></p><p>Başbakanlığının daha üçüncü ayında, göreve geldikten sonra aldığı 6 bin sterlinden (yaklaşık 8 bin dolar) fazla değerdeki hediye ve ağırlama masraflarını geri ödedi. Bunların arasında Taylor Swift konser biletleri de vardı.</p><p></p><p>Her ne kadar kurallara uygun olsa da bakanların zengin bağışçılardan binlerce sterlin değerinde ücretsiz hediyeler kabul ettiği haberleri kamuoyunda olumsuz karşılandı.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Haziran%202026/starmer-2.jpg" alt="starmer-2"></p><p></p><p><b><i>ABD ve İngiltere liderleri arasındaki ilk sıcak görüşmelere rağmen, ilişkiler hızla gerginleşti.</i></b></p><p></p><p><b>Trump ile beklenmedik dostluk</b></p><p></p><p>Starmer iç politikada sorunlarla mücadele ederken, uluslararası alandaki performansı nedeniyle övgü aldı.</p><p></p><p>ABD Başkanı Donald Trump ile beklenmedik bir dostluk geliştirdi ve Ukrayna savaşını sona erdirmeye yönelik müzakerelerde Avrupa ülkeleri arasında öncü rollerden birini üstlendi.</p><p></p><p>Ancak dış politikaya yoğunlaşması ve sık sık yurt dışı ziyaretlerine çıkması, eleştirmenlerinin ona "Hiç burada olmayan Keir" lakabını takmasına neden oldu.</p><p></p><p>İngiltere ile ABD arasındaki özel ilişki, Starmer'ın İran'a karşı savaşa dahil olmayı reddetmesinin ardından giderek gerildi. Bununla birlikte kamuoyu yoklamaları, seçmenlerin bu konuda başbakanı desteklediğini gösteriyordu.</p><p></p><p>İç politikada ise doktor grevleriyle karşı karşıya kaldı. İngiltere'ye küçük teknelerle ulaşan düzensiz göçmenlerin sayısı da artmaya devam etti.</p><p></p><p>Ekonomik büyümeyi en önemli önceliği ilan etmiş olmasına rağmen büyüme düşük kaldı. Ukrayna ve İran'daki savaşların etkileri de ülkedeki hayat pahalılığı baskısını artırdı.</p><p></p><p>Bu zorlu tablo ve hükümetin yaptığı hatalar, sağcı Reform UK partisinin işine yaradı.</p><p></p><p>Reform UK, 2025 ilkbaharında anketlerde İşçi Partisi'ni geride bıraktı ve o tarihten beri liderliğini koruyor.</p><p></p><p>Geçen yıl Mayıs ayında Reform UK, yerel seçimlerde ve belediye başkanlığı yarışlarında önemli başarılar elde etti. Ayrıca Runcorn ve Helsby ara seçimlerinde bir milletvekilliği kazandı.</p><p></p><p><b>Mandelson krizi</b></p><p></p><p>Starmer'ın liderliğine yönelik hoşnutsuzluk, kişisel anket sonuçları tarihi düşük seviyelere inerken daha da arttı.</p><p></p><p>Sonbaharda hükümet iki büyük krizle sarsıldı.</p><p></p><p>Bunlardan biri, ABD Büyükelçisi Lord Mandelson'ın, hüküm giymiş cinsel suçlu Jeffrey Epstein ile bağlantıları nedeniyle görevden alınmasıydı.</p><p></p><p>Diğeri ise Başbakan Yardımcısı Angela Rayner'ın bir daire satın alırken yeterli vergi ödemediği gerekçesiyle istifa etmesiydi.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Haziran%202026/starmer-3.jpg" alt="starmer-3"></p><p></p><p><b>Starmer'ın başbakanlığı dönemindeki en büyük skandallardan biri, Epstein dosyalarında İngiltere'nin ABD Büyükelçisi Lord Peter Mandelson hakkında ortaya çıkan bilgilerden sonra yaşandı</b></p><p></p><p>Mandelson tartışması, ABD'nin Epstein dosyaları kapsamında yayımladığı yeni belgelerin ikili arasındaki ilişkinin boyutunu ortaya koymasıyla yeniden alevlendi.</p><p></p><p>Öfke, güvenlik soruşturması yetkililerinin endişelerine rağmen Mandelson'a güvenlik izni verildiğinin ortaya çıkmasıyla daha da büyüdü.</p><p></p><p>Starmer'ın bu durumdan ancak Nisan ayında haberdar olduğu belirtilse de Parlamento'yu yanıltmakla suçlandı. Çünkü daha önce atama sürecinde "tüm prosedürlerin eksiksiz uygulandığını" söylemişti.</p><p></p><p>Bu kriz aynı zamanda Starmer'ın Downing Street üzerindeki kontrolü ve Mandelson'ı göreve getirme kararındaki muhakemesi hakkında yeni soru işaretleri yarattı.</p><p></p><p>Birkaç hafta daha görevde kalmayı başarsa da otoritesi giderek eriyordu.</p><p></p><p>Bazı anketler, onu modern İngiliz tarihinin en sevilmeyen başbakanlarından biri olarak gösteriyordu.</p><p></p><p>Starmer ve yakın çevresi, seçmenlerin neden kendisinden bu kadar hoşlanmadığını tam olarak anlayamıyordu.</p><p></p><p>Pendle ve Clitheroe milletvekili Jonathan Hinder, Times gazetesine şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Seçmenlerle yaptığınız konuşmalarda edindiğiniz izlenim şu: Keir aynı anda hem hiçbir şeyi temsil etmiyor hem de son derece ukala görünüyor. Üslubu, insanların iş yerlerinde nefret ettiği insan kaynakları prosedürcülüğünü temsil ediyor."</p><p></p><p><b>Son darbe</b></p><p></p><p>Mayıs ayında yapılan seçimler birçok İşçi Partili milletvekili için bardağı taşıran son damla oldu.</p><p></p><p>Parti Galler'de iktidarı kaybetti, İskoç Parlamentosu tarihindeki en kötü sonucunu aldı ve İngiltere'de yaklaşık bin 500 belediye meclisi üyeliğini kaybetti.</p><p></p><p>100'den fazla milletvekili kamuoyu önünde Starmer'ın istifa etmesini istedi.</p><p></p><p>Sağlık Bakanı Wes Streeting de hükümetin "sürüklenip gitmesini" ve "vizyon eksikliğini" eleştirerek görevinden ayrıldı.</p><p></p><p>Starmer ise geri adım atmadı.</p><p></p><p>Daha cesur adımlar atacağını söyledi ve NHS bekleme listelerinin düşmesi, yasal göçün ve küçük tekne geçişlerinin azalması gibi gelişmelerin ülkenin kendi liderliği altında toparlanmaya başladığını gösterdiğini savundu.</p><p></p><p>16 yaş altına sosyal medya yasağı planlarını açıkladı. Bu girişim, siyasi miras bırakma çabası olarak yorumlandı.</p><p></p><p>Destekçileri ise okullarda ücretsiz kahvaltı kulüplerinin yaygınlaştırılması gibi uygulamaların hayat pahalılığıyla mücadeleye katkı sunduğunu söylüyordu.</p><p></p><p>Her şeyden önemlisi, liderlik yarışının ülkeyi yeniden kaos ve istikrarsızlığa sürükleyeceği uyarısında bulundu.</p><p></p><p>Ancak bu sırada Wes Streeting artık açıkça liderlik için kampanya yürütüyordu.</p><p></p><p>Savunma Bakanı John Healey'nin savunma harcamalarına ilişkin planları protesto ederek istifa etmesi de Starmer'a yeni bir darbe vurdu.</p><p></p><p>Fakat Starmer'ın başbakanlığını sona erdiren asıl gelişme Andy Burnham'ın Westminster'a dönüşü oldu.</p><p></p><p>Uzun süredir başbakanlık hedefi bulunan Burnham, kuzeybatı İngiltere'deki Makerfield ara seçimlerinde yeniden milletvekili olmak için yarıştı. Amacı, ardından İşçi Partisi liderliği için aday olmaktı.</p><p></p><p>Burnham'ın, yerel seçimlerde Reform UK'ye oy veren bir bölgede bu partiyi açık farkla yenmesi, birçok İşçi Partili milletvekili tarafından partiyi bir sonraki genel seçime taşıyabilecek lider olduğunun kanıtı olarak görüldü.</p><p></p><p>Starmer istifa konuşmasında Burnham'ın adını anmadı.</p><p></p><p>Ancak yeni İşçi Partisi liderini belirlemek için bir yarış düzenleneceğini açıkladı. Bu yarışta başka adayların çıkıp çıkmayacağı ise henüz bilinmiyor.</p><p></p><p>Downing Street'teki evinin önünde kurulan kürsüden yaptığı konuşmada şunları söyledi:</p><p></p><p>"İki yıl önce bu sokağa yürüyerek gelmek hayatımın en gurur verici anıydı."</p><p></p><p>Yerine gelecek kişiye tam destek vereceğini söyledi.</p><p></p><p>Görev süresi boyunca nadiren görülen duygusal yönü ise konuşmasının son bölümünde ortaya çıktı.</p><p></p><p>"Ülkenin en büyük görevinden ayrıldığımda, en önemli görevime daha fazla zaman ayıracağım. Harika eşim Vic'e olabileceğim en iyi eş olmaya çalışacağım. İyi günde de kötü günde de yanımda bir kaya gibi durdu. Ve güzel çocuklarıma olabileceğim en iyi baba olmaya çalışacağım. Onlar benim gururum ve neşem."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Rusya'daki akaryakıt kısıtlamaları İrkutsk'a yayıldı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/rusyadaki-akaryakit-kisitlamalari-irkutska-yayildi-9389/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/rusyadaki-akaryakit-kisitlamalari-irkutska-yayildi-9389/</id>
<published><![CDATA[2026-06-23T05:41:49+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-23T05:41:49+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_57ED15-4AAA0D-55F461-A1A8FA-EA3C34-4767F4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İrkutsk Valisi Igor Kobzev, sosyal medya hesabından, bölgedeki akaryakıt piyasasına ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><p></p><p>Hafta sonu ve dün bazı akaryakıt istasyonlarını ziyaret ettiğini belirten Kobzev, "Bazı istasyonlarda benzin satışına kısıtlama getirildi, bazıları ise geçici olarak hizmet vermeyi durdurdu." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Benzer sorunların ülke genelinde yaşandığını aktaran Kobzev, öncelikli hedefin itfaiye ve ambulans araçları, toplu taşıma, belediye hizmetleri ile tarım makinelerinin yakıt ihtiyacını karşılamak olduğunu belirtti.</p><p></p><p>Bölge sakinlerinden paniğe kapılmamalarını isteyen Kobzev, uzun mesafeli yolculukların önceden planlanması çağrısında bulundu.</p><p></p><p>Ukrayna'nın insansız hava araçlarıyla (İHA) Rusya'daki petrol rafinerilerine düzenlediği saldırılar nedeniyle ülkede çok sayıda rafineri bakıma alınırken, Rus hükümeti akaryakıt piyasasında istikrarı sağlamak amacıyla zaman zaman ihracat kısıtlamalarına başvuruyor.</p><p></p><p>Son dönemde Moskova dahil ülkenin çeşitli bölgelerinde akaryakıt satışlarına kısıtlamalar getirilmişti.</p><p></p><p>Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya'da akaryakıt arzındaki sorunlara karşı hükümetin gerekli tedbirleri aldığını açıklamıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İngiltere Başbakanı Starmer'den beklenen istifa</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/ingiltere-basbakani-starmerden-beklenen-istifa-9218/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/ingiltere-basbakani-starmerden-beklenen-istifa-9218/</id>
<published><![CDATA[2026-06-22T14:20:33+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-22T14:20:33+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1C2A6A-C77CEE-244B66-01FF2C-083328-822AF3.jpeg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p style="background-image: none !important;">Başbakanlık konutu önünde yaptığı açıklamada Starmer, sabah Kral Charles ile görüştüğünü ve yeni bir lider seçilene dek görevinde kalmaya devam edeceğini söyledi.</p><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="font-size: 16px; box-sizing: inherit; margin-bottom: 0px; padding: 0px 1rem; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1; caret-color: rgb(0, 0, 0); color: rgb(0, 0, 0); -webkit-text-size-adjust: 100%; background-image: none !important;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; margin-bottom: 0px; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 1rem; padding-bottom: 1.5rem; color: rgb(20, 20, 20); background-image: none !important;">Starmer, liderlik yarışı için başvuruların 9 Temmuz'da başlayacağını ve Ulusal İcra Komitesi'nden seçim takvimi belirlemesini istediğini anlattı.</p></div><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="font-size: 16px; box-sizing: inherit; margin-bottom: 0px; padding: 0px 1rem; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1; caret-color: rgb(0, 0, 0); color: rgb(0, 0, 0); -webkit-text-size-adjust: 100%; background-image: none !important;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; margin-bottom: 0px; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 1rem; padding-bottom: 1.5rem; color: rgb(20, 20, 20); background-image: none !important;">Keir Starmer, halefine tam destek vereceğini ve normal bir devir teslim için elinden geleni yapacağını kaydetti.</p></div><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="font-size: 16px; box-sizing: inherit; margin-bottom: 0px; padding: 0px 1rem; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1; caret-color: rgb(0, 0, 0); color: rgb(0, 0, 0); -webkit-text-size-adjust: 100%; background-image: none !important;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; margin-bottom: 0px; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 1rem; padding-bottom: 1.5rem; color: rgb(20, 20, 20); background-image: none !important;">Starmer istifa açıklamasında, parti içinde kendisinin partiyi bir sonraki genel seçime taşıyacak en uygun isim olup olmadığı sorusunun sorulduğunu ve yanıtı kabul ettiğini belirtti.</p><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="box-sizing: inherit; font-size: 16px; margin-bottom: 0px; padding: 0px 1rem; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1; background-image: none !important;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; margin-bottom: 0px; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 1rem; padding-bottom: 1.5rem; color: rgb(20, 20, 20); background-image: none !important;">İşçi Partisi'nde liderlik yarışı Starmer'ın başlıca rakibi olarak Andy Burnham'ın 18 Haziran'da Makerfield bölgesinde yapılan ara seçimi kazanıp milletvekili olmasıyla hızlanmıştı.</p></div><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="box-sizing: inherit; font-size: 16px; margin-bottom: 0px; padding: 0px 1rem; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1; background-image: none !important;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; margin-bottom: 0px; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 1rem; padding-bottom: 1.5rem; color: rgb(20, 20, 20); background-image: none !important;">Starmer daha önce görevinden ayrılmayacağını ve her türlü liderlik mücadelesine karşı koyacağını ifade etmişti.</p></div><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="box-sizing: inherit; font-size: 16px; margin-bottom: 0px; padding: 0px 1rem; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1; background-image: none !important;"><h2 tabindex="-1" id="Andy-Burnham-adaylığını-açıkladı" class="css-jtxtr9 emoh99e1" style="box-sizing: inherit; margin-top: calc(1.5rem); margin-bottom: calc(1rem); color: rgb(20, 20, 20); font-size: 2rem; line-height: 2.625rem; padding: 0.5rem 0px; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; scroll-margin-top: 1rem;">Andy Burnham adaylığını açıkladı</h2></div><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="box-sizing: inherit; font-size: 16px; margin-bottom: 0px; padding: 0px 1rem; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1; background-image: none !important;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; margin-bottom: 0px; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 1rem; padding-bottom: 1.5rem; color: rgb(20, 20, 20); background-image: none !important;">Eski Manchester belediye başkanı ve Makerfield bölgesindeki ara seçimlerde yeni milletvekili seçilen Andy Burnham başbakanlık için aday olacağını açıkladı.</p><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="box-sizing: inherit; font-size: 16px; margin-bottom: 0px; padding: 0px 1rem; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1; background-image: none !important;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; margin-bottom: 0px; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 1rem; padding-bottom: 1.5rem; color: rgb(20, 20, 20); background-image: none !important;">Burnham parti liderliği için en favori isim olarak görülüyordu.</p></div><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="box-sizing: inherit; font-size: 16px; margin-bottom: 0px; padding: 0px 1rem; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1; background-image: none !important;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; margin-bottom: 0px; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 1rem; padding-bottom: 1.5rem; color: rgb(20, 20, 20); background-image: none !important;">Burnham seçim zaferi konuşmasında "İngiltere için yeni bir yol çizmek" istediğini söylemişti.</p></div><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="box-sizing: inherit; font-size: 16px; margin-bottom: 0px; padding: 0px 1rem; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1; background-image: none !important;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; margin-bottom: 0px; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 1rem; padding-bottom: 1.5rem; color: rgb(20, 20, 20); background-image: none !important;">Starmer kabinesinden istifa eden ve daha önce potansiyel adaylar arasında görülen eski sağlık bakanı Wes Streeting de Burnham'ın adaylığını desteklediğini açıkladı.</p></div><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="box-sizing: inherit; font-size: 16px; margin-bottom: 0px; padding: 0px 1rem; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1; background-image: none !important;"><h2 tabindex="-1" id="Starmer-iki-yıla-yakın-görev-yaptı" class="css-jtxtr9 emoh99e1" style="box-sizing: inherit; margin-top: calc(1.5rem); margin-bottom: calc(1rem); color: rgb(20, 20, 20); font-size: 2rem; line-height: 2.625rem; padding: 0.5rem 0px; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; scroll-margin-top: 1rem;">Starmer iki yıla yakın görev yaptı</h2></div><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="box-sizing: inherit; font-size: 16px; margin-bottom: 0px; padding: 0px 1rem; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1; background-image: none !important;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; margin-bottom: 0px; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 1rem; padding-bottom: 1.5rem; color: rgb(20, 20, 20); background-image: none !important;">İşçi Partisi Temmuz 2024'te parlamentoda büyük bir çoğunlukla iktidara geldi.&nbsp;</p></div><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="box-sizing: inherit; font-size: 16px; margin-bottom: 0px; padding: 0px 1rem; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1; background-image: none !important;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; margin-bottom: 0px; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 1rem; padding-bottom: 1.5rem; color: rgb(20, 20, 20); background-image: none !important;">Ancak izlenen politikalar nedeniyle Başbakan Starmer'a kamuoyu desteği kısa sürede erozyona uğradı.</p></div><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="box-sizing: inherit; font-size: 16px; margin-bottom: 0px; padding: 0px 1rem; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1; background-image: none !important;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; margin-bottom: 0px; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 1rem; padding-bottom: 1.5rem; color: rgb(20, 20, 20); background-image: none !important;">7 Mayıs'ta İngiltere'de yapılan yerel seçimlerde, İskoçya ve Galler'de de özerk yönetim parlamento seçimlerinde İşçi Partisi'nin büyük kayıplar yaşaması bu süreci daha da hızlandırdı.</p></div><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="box-sizing: inherit; font-size: 16px; margin-bottom: 0px; padding: 0px 1rem; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1; background-image: none !important;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; margin-bottom: 0px; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 1rem; padding-bottom: 1.5rem; color: rgb(20, 20, 20); background-image: none !important;">Seçimler öncesinde de ABD'de cinsel saldırı suçları hükümlüsü Jeffrey Epstein ile ilişkileri ifşa olan Peter Mandelson'ın İngiltere'nin ABD Büyükelçisi olarak atanması nedeniyle başlayan tartışmalar da Starmer'ın yıpranmasına neden olmuştu.</p></div><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="box-sizing: inherit; font-size: 16px; margin-bottom: 0px; padding: 0px 1rem; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1; background-image: none !important;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; margin-bottom: 0px; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 1rem; padding-bottom: 1.5rem; color: rgb(20, 20, 20); background-image: none !important;">Starmer, Mandelson'un Epstein bağlantısının&nbsp;<a href="https://www.bbc.com/turkce/articles/c5ywxn6ggwlo" class="focusIndicatorReducedWidth css-n8oauk e1h2ur550" style="box-sizing: inherit; color: rgb(110, 110, 115); transition-delay: 0s; outline-color: currentcolor; outline-style: none; border-bottom-width: 1px; border-bottom-style: solid; border-bottom-color: rgb(110, 110, 115); text-decoration-style: solid; text-decoration-color: currentcolor;">kendisinden gizlendiğini</a> iddia etmişti.</p></div><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="box-sizing: inherit; font-size: 16px; margin-bottom: 0px; padding: 0px 1rem; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1; background-image: none !important;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; margin-bottom: 0px; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 1rem; padding-bottom: 1.5rem; color: rgb(20, 20, 20); background-image: none !important;">İşçi Partisi milletvekilleri, sorunun partide değil, tepesindeki kişide olduğunu, Starmer'ın popülaritesinin düşük olması nedeniyle partinin ilerlemesine engel oluşturduğunu dile getirmeye başladı.</p></div><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="box-sizing: inherit; font-size: 16px; margin-bottom: 0px; padding: 0px 1rem; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1; background-image: none !important;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; margin-bottom: 0px; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 1rem; padding-bottom: 1.5rem; color: rgb(20, 20, 20); background-image: none !important;">Yüzden fazla milletvekili Starmer'ın istifa etmesini istedi.</p></div><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="box-sizing: inherit; font-size: 16px; margin-bottom: 0px; padding: 0px 1rem; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1; background-image: none !important;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; margin-bottom: 0px; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 1rem; padding-bottom: 1.5rem; color: rgb(20, 20, 20); background-image: none !important;">Kabinedeki bazı bakanlar da bu talebi savundu. Bakan ve bakan yardımcıları düzeyinde istifalar oldu.</p><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="box-sizing: inherit; font-size: 16px; margin-bottom: 0px; padding: 0px 1rem; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1; background-image: none !important;"><h2 tabindex="-1" id="Takvim-nasıl-işleyecek" class="css-jtxtr9 emoh99e1" style="box-sizing: inherit; margin-top: calc(1.5rem); margin-bottom: calc(1rem); color: rgb(20, 20, 20); font-size: 2rem; line-height: 2.625rem; padding: 0.5rem 0px; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; scroll-margin-top: 1rem;">Takvim nasıl işleyecek?</h2></div><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="box-sizing: inherit; font-size: 16px; margin-bottom: 0px; padding: 0px 1rem; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1; background-image: none !important;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; margin-bottom: 0px; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 1rem; padding-bottom: 1.5rem; color: rgb(20, 20, 20); background-image: none !important;">Starmer'ın açıklamalarına göre, İşçi Partisi'nde yeni lider için adaylıklar 9 Temmuz'da açılacak.</p></div><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="box-sizing: inherit; font-size: 16px; margin-bottom: 0px; padding: 0px 1rem; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1; background-image: none !important;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; margin-bottom: 0px; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 1rem; padding-bottom: 1.5rem; color: rgb(20, 20, 20); background-image: none !important;">Bunun, 16 Temmuz'da başlayacak "yaz tatili"ne kadar tamamlanması gerekecek.</p></div><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="box-sizing: inherit; font-size: 16px; margin-bottom: 0px; padding: 0px 1rem; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1; background-image: none !important;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; margin-bottom: 0px; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 1rem; padding-bottom: 1.5rem; color: rgb(20, 20, 20); background-image: none !important;">Birden fazla aday çıkması halinde, parlamentonun 1 Eylül'de yaz tatilinden döneceği zamana dek yeni liderin göreve başlaması sağlanacak.</p></div><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="box-sizing: inherit; font-size: 16px; margin-bottom: 0px; padding: 0px 1rem; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1; background-image: none !important;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; margin-bottom: 0px; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 1rem; padding-bottom: 1.5rem; color: rgb(20, 20, 20); background-image: none !important;">Parti liderliği için rekabet olup olmayacağı henüz belli değil.</p></div><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="box-sizing: inherit; font-size: 16px; margin-bottom: 0px; padding: 0px 1rem; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1; background-image: none !important;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; margin-bottom: 0px; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 1rem; padding-bottom: 1.5rem; color: rgb(20, 20, 20); background-image: none !important;">9 Temmuz'da adaylık süreci başladığında Andy Burnham'ın tek aday olması halinde, adaylık süresi sona erdikten sonra İşçi Partisi lideri olabilir.</p></div><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="box-sizing: inherit; font-size: 16px; margin-bottom: 0px; padding: 0px 1rem; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1; background-image: none !important;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; margin-bottom: 0px; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 1rem; padding-bottom: 1.5rem; color: rgb(20, 20, 20); background-image: none !important;">Parti lideri olan kişi doğrudan başbakan olacak.</p></div></div></div></div><p>Bu konu karara bağlanana kadar Starmer başbakan olarak görevine devam edecek.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD-İran görüşmelerinde ilerleme sağlandı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-iran-gorusmelerinde-ilerleme-saglandi-5416/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-iran-gorusmelerinde-ilerleme-saglandi-5416/</id>
<published><![CDATA[2026-06-22T07:39:43+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-22T07:39:43+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_DA90C0-6445FB-B3A2CC-FCF256-187289-C0DC83.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD ve İran heyetlerinin İsviçre’nin Burgenstock kasabasında yürüttüğü müzakerelerin ilk turunun sona ermesinin ardından, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’den görüşmelerle ilgili açıklama geldi.</p><p></p><p>Arakçi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Pakistan ve Katar'ın yorulmak bilmeyen arabuluculuğu, Lübnan Savaşı'nı sona erdirme yolunda büyük bir ilerleme sağladı" dedi.</p><p></p><p>Diğer konularda da aşama kaydedildiğine işaret eden Arakçi, "Petrol ve petrokimya ihracatına yönelik kısıtlamalar kaldırıldı, abluka sona erdirildi, dondurulmuş bazı varlıklar serbest bırakıldı ve İran için kapsamlı bir yeniden inşa ve kalkınma planı başlatıldı" ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Tarafların Lübnan’daki askeri operasyonların sona erdirilmesini sağlamak amacıyla çatışma önleme mekanizması kurulması konusunda mutabık kaldığını hatırlatan Arakçi, "İlk gerçek sınav: Lübnan çatışmasızlık mekanizması" dedi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Trump tehdit etti, İran toplantıyı terketti</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/trump-tehdit-etti-iran-toplantiyi-terketti-665/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/trump-tehdit-etti-iran-toplantiyi-terketti-665/</id>
<published><![CDATA[2026-06-22T07:23:41+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-22T07:23:41+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_01BE30-B502F1-A55238-EC35A6-0E7BD7-41CD3B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Trump, Tahran yönetiminden Lübnan'daki "vekil güçlerine" verdiği desteği sonlandırmasını talep ederken, İran'ın bu çağrıya uymaması halinde ABD'nin geçen hafta gerçekleştirdiği saldırılardan "çok daha güçlü" yeni askeri operasyonlar düzenleyeceği uyarısında bulundu.</p><p></p><p>İran Devrim Muhafızları'na yakınlığıyla bilinen Tesnim Haber Ajansı, bilgili bir kaynağa dayandırdığı haberinde, İran heyetinin Trump'ın açıklamalarını protesto etmek amacıyla müzakerelerin yapıldığı binayı terk ettiğini bildirdi.</p><p></p><p>Söz konusu gelişme, ABD ve İran müzakere heyetlerinin Katar ve Pakistanlı arabulucuların katılımıyla İsviçre'de bir araya gelmesinin ardından yaşandı. Taraflar, daha önce imzalanan mutabakat zaptını nihai bir anlaşmaya dönüştürmek amacıyla görüşmelerini sürdürürken, özellikle Lübnan'daki ateşkesin sağlanması ve kalıcı hâle getirilmesi başta olmak üzere birçok konuda görüş ayrılıklarının devam ettiği belirtiliyor.</p><p></p><p>Devrim Muhafızları'na bağlı Tesnim Haber Ajansı</p><p>Tesnim'in aktardığı kaynağa göre, ABD heyeti ile toplantının organizatörleri oturumun başında İran ve ABD heyetleri arasında tokalaşma ve aile fotoğrafı çekimi planladı.</p><p>Ancak İran heyetine başkanlık eden isim ve müzakere ekibi bu düzenlemeleri reddederek ABD heyetiyle ortak fotoğraf karesinde yer almayacaklarını organizatörlere bildirdi.</p><p>ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in açıklamaları</p><p>Başkan Donald Trump, çok sayıda soruna diplomatik çözüm bulunması için bize yetki verdi.</p><p>Asıl soru, Orta Doğu'daki ilişkileri kalıcı biçimde değiştirip değiştiremeyeceğimizdir.</p><p>İran, uzun yıllardır bölgesel istikrarsızlığın temel nedenlerinden biri oldu.</p><p>Amacımız, diplomasi yoluyla birlikte çalışarak Orta Doğu'da gerçek bir değişim sağlamaktır.</p><p>Son birkaç saat içinde önemli ilerleme kaydettik.</p><p>Artık herkesin barış ve refahı güçlendirmek için birlikte çalışabileceği ortak bir gelecek görüyoruz.</p><p>Trump bizden İran halkıyla ilişkilerde "yeni bir sayfa açmamızı" istedi.</p><p>Son iki gün içinde Lübnan'daki ateşkesin sürdürülmesi konusunda önemli ilerleme sağlandı.</p><p>Bu tür ateşkes anlaşmaları her zaman "bir miktar karmaşık" olur.</p><p>Tesnim'e konuşan kaynak</p><p>Tahran, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi ile İsviçre'de görüşmeyi planlamıyor.</p><p>Washington, Grossi'nin müzakerelere katılmasını önerdi ancak İran bu teklifi reddetti.</p><p>İran heyetinin öncelikli hedefi, mutabakat zaptının 13. maddesinin uygulanmasını sağlamak, dondurulan mali kaynakların serbest bırakılması ve İran petrolü için yaptırım muafiyetlerine odaklanmaktır.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD - İran görüşmeleri tıkandı mı?</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-iran-gorusmeleri-tikandi-mi-2786/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-iran-gorusmeleri-tikandi-mi-2786/</id>
<published><![CDATA[2026-06-22T06:42:43+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-22T06:42:43+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3EB4CF-CE08D4-3479F3-F335A2-90E64E-BCFA75.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD ile İran arasındaki görüşmeler, geçen hafta 60 gün içinde bir anlaşmaya varılması yönünde sağlanan mutabakatın ardından Pazar günü başladı.</p><p></p><p>Pazar gecesi geç saatlerde konuşan ABD'li diplomat, görüşmelerin İran'ın Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, Güney Lübnan'daki ateşkesin uygulanması ve nükleer anlaşmanın bazı unsurlarına ilişkin "karışık mesajlarının netleştirilmesine" odaklandığını söyledi.</p><p></p><p>ABD Başkanı Donald Trump daha önce, Lübnan'da İsrail ile devam eden çatışmalar sırasında İran'ın Hizbullah'ı durdurmaması halinde İran'a saldırı tehdidinde bulunmuştu. İran ise bu uyarıyı reddederek savaşmaya hazır olduğunu açıklamıştı.</p><p></p><p>ABD'li diplomat, İsviçre'nin Luzern kentinde bir araya gelen iki heyetin, "bugünkü çalışmaları gelecekte yürütülecek teknik görüşmeler için bir başlangıç noktası olarak kullanacağını" ifade etti.</p><p></p><p>Geçen hafta sağlanan ilk anlaşma; 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya ulaşılması, Lübnan da dahil olmak üzere "tüm cephelerde" çatışmaların sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması taahhütlerini içeriyordu.</p><p></p><p>Ancak o tarihten bu yana Güney Lübnan'da Hizbullah ile İsrail güçleri arasındaki çatışmalar yeniden yoğunlaştı. Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın açıklamasına göre, İsrail'in hava saldırılarında kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu onlarca Lübnanlı hayatını kaybetti.</p><p></p><p>Bu tırmanış üzerine ABD, cuma günü İsrail ile Hizbullah arasında yeni bir ateşkes ilan etti. Ancak çatışmaların ve hava saldırılarının sürmesi nedeniyle İran, cumartesi günü Hürmüz Boğazı'nı kapattığını duyurdu. Buna rağmen gemi takip verileri, gemilerin boğazdan geçmeye devam ettiğini gösteriyor.</p><p></p><p>Luzern'de ABD ve İran heyetleri arasındaki görüşmeler başlarken Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İran'ın "Lübnan'daki yüksek maaşlı vekil güçlerinin derhal sorun çıkarmayı bırakmasını sağlaması gerektiğini" yazdı ve aksi halde İran'ı "yeniden çok sert vurmakla" tehdit etti.</p><p></p><p>İran'ın baş müzakerecisi Muhammed Bakır Kalibaf ise buna şu sözlerle yanıt verdi:</p><p></p><p>"Tehditlerinin herhangi bir etkisi olsaydı bugün bu kadar çaresiz bir durumda olmazlardı diye düşünmüyorlar mı?... Ne kadar konuşurlarsa konuşsunlar, harekete geçen taraf biziz."</p><p></p><p>Pazar günü çatışmaların azaldığı bildirildi. Ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail ordusunun kuzey İsrail'i korumak için gerekli olduğu sürece Güney Lübnan'da kalacağını söyledi.</p><p></p><p>Hizbullah lideri Naim Kasım ise İsrail askerlerinin Güney Lübnan'da bulunmasını reddetti ve Hizbullah'ın kendisini savunacağını belirtti.</p><p></p><p>İsviçre'nin Bürgenstock tatil merkezinde görüşmeler öncesinde konuşan ABD'nin baş müzakerecisi ve Başkan Yardımcısı JD Vance, Trump'ın müzakerecilere "yeni bir sayfa açmaları" talimatı verdiğini söyledi.</p><p></p><p>Vance, İran yönetiminin "bölgesel istikrarsızlığın itici gücü olma rolünden" ve "uzun vadeli nükleer silah hedeflerinden" vazgeçmeye hazır olması halinde ABD'nin de "bu ülkeyle ilişkilerini kökten dönüştürmeye hazır olduğunu" ifade etti.</p><p></p><p>İran ise nükleer programının barışçıl amaçlar taşıdığını savunuyor.</p><p></p><p>Vance'a Trump'ın damadı Jared Kushner ile özel temsilci Steve Witkoff eşlik etti. Galibaf'ın yanında ise İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi yer aldı.</p><p></p><p>İsviçre'de ayrıca Pakistan Başbakanı ve Genelkurmay Başkanı ile Katar Başbakanı da bulunuyordu. Pakistan, savaş boyunca arabuluculuk rolü üstlenmiş ve ABD ile İran arasındaki önceki müzakere turuna ev sahipliği yapmıştı.</p><p></p><p>Katar da arabuluculuk faaliyetlerinde bulundu. Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, pazar gecesi yaptığı açıklamada ABD-İran görüşmelerinin devam etmesini memnuniyetle karşıladığını söyledi.</p><p></p><p>ABD ve İran liderleri, savaşın derhal sona erdirilmesini hedefleyen ilk anlaşmayı bu hafta başında imzalamıştı.</p><p></p><p>Anlaşma kapsamında İran'ın, dünya petrol ve doğal gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği kritik deniz yolu olan Hürmüz Boğazı'nı yeniden açması öngörülüyordu. Boğazın fiilen kapanması yakıt fiyatlarını yükseltmiş ve küresel ekonomide aksamalara yol açmıştı.</p><p></p><p>ABD de İran limanlarına gidip gelen gemilere yönelik askeri ablukayı kaldırmayı kabul etmişti.</p><p></p><p>İlk anlaşma ayrıca İran'ın yeniden inşası için 300 milyar dolarlık bir planı ve ABD'nin İran'a yönelik "her tür yaptırımı" sona erdirmesini de içeriyordu.</p><p></p><p>Ancak ABD'nin çatışma için temel gerekçe olarak gösterdiği İran'ın nükleer programı konusu hâlâ müzakere edilmeyi bekliyor. Trump, ilk başkanlık döneminde Obama döneminde imzalanan nükleer anlaşmadan ABD'yi çekmiş ve İran'a yönelik ekonomik yaptırımları yeniden yürürlüğe koymuştu.</p><p></p><p>Pazar günü denizcilik takip sitesi MarineTraffic'in konum verilerine göre, ABD tarafından da tartışmalı bulunan İran'ın boğazı kapattığı yönündeki açıklamasına rağmen bazı gemilerin boğaza giriş yaptığı, boğazdan çıktığı ve boğazdan geçiş yaptığı görüldü.</p><p></p><p>Öğleden sonra geç saatlere kadar dört tanker boğazdan geçti. Dört yük ve taşıyıcı geminin ise geçen haftanın sonundan beri boğazın batı girişinde bekledikten sonra doğuya doğru ilerlediği görüldü. Diğer yönde ise İran kıyıları açıklarından ayrılan dört gemi batıya doğru boğazdan çıkıyordu.</p><p></p><p>Ancak bazı gemilerin takip cihazlarını kapatmış olabileceği için bu veriler tüm hareketleri yansıtmayabilir.</p><p></p><p>İlk anlaşma tüm cephelerde çatışmaların sona ermesini de öngörüyordu. Buna rağmen Lübnan'da İsrail hava saldırılarında en az 67 kişi öldü. Hizbullah saldırılarında ise beş İsrail askeri hayatını kaybetti.</p><p></p><p>İsrail, Hizbullah'la yürüttüğü çatışmanın İran'a karşı savaşından ayrı olduğunu savunuyor. İsrail, ABD ile birlikte 28 Şubat'ta İran'a yönelik askeri operasyon başlatmıştı.</p><p></p><p>Lübnan ise kısa süre sonra savaşa dahil oldu. Hizbullah, İran'ın dini liderinin öldürüldüğü bir saldırıya misilleme olarak İsrail'e roketler fırlattı.</p><p></p><p>Bunun üzerine İsrail, Lübnan genelinde geniş çaplı bir bombardıman başlattı ve ülkenin güneyindeki toprakların yaklaşık yüzde 5'ini işgal etti. İsrail, amacının Hizbullah savaşçılarını kuzey sınırından uzaklaştırmak olduğunu söylerken, bölgeden çekilme niyetinde olmadığını da açıkladı.</p><p></p><p>Lübnan Sağlık Bakanlığı'na göre 2 Mart'tan bu yana ülkede 4 bin 57 kişi öldü. İsrailli yetkililere göre Lübnan'da en az 34 İsrail askeri ve kuzey İsrail'de dört sivil hayatını kaybetti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Meloni'den Trump'a: 'Dostun olmak popülariteme iyi gelmedi'</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/meloniden-trumpa-dostun-olmak-populariteme-iyi-gelmedi-4117/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/meloniden-trumpa-dostun-olmak-populariteme-iyi-gelmedi-4117/</id>
<published><![CDATA[2026-06-22T06:35:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-22T06:35:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_85DEE9-E128AA-A10857-24AE71-92D1DD-92E6E4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Trump, Meloni'nin popülarite kaybı yaşaması yüzünden "yeniden dost olmak istediğini" söyledi; Meloni ise "Seninle dost olmak popülariteme iyi gelmedi. Sen kendi popülaritenle ilgilen" diye yanıt verdi.</p><p></p><p>Son birkaç aya kadar siyasi ve kişisel açıdan yakın görülen Trump ve Meloni, ABD ve İsrail'in İran saldırıları sonrasında görüş ayrılığı ve çatışmalar yaşamıştı.</p><p></p><p>İtalya'nın saldırılar için ülkedeki Amerikan üslerinin kullanılmasına izin vermemesi ve Trump'ın Katolik Kilisesi lideri Papa 14. Leo'ya yönelik eleştirileri ilişkilerde gerilime yol açmıştı.</p><p></p><p>Bu gerilim, geçen hafta içinde Fransa'daki G7 zirvesi sonrası karşılıklı atışmaya dönüştü.</p><p></p><p>Trump'ın 19 Haziran Cuma günü İtalyan La 7 kanalına yaptığı açıklamada Meloni'nin zirve sırasında kendisiyle fotoğraf çektirmek için "yalvardığını" ve "ona acıdığını" söylemesi İtalya'da infiale yol açtı.</p><p></p><p>Meloni bu sözlere bir videoyla hızla yanıt verdi; Trump'ın sözlerinin "tamamen uydurma" olduğunu söyledi. Milyonlarca kez izlenen, tüm dünyada haber olan bu videoya Cumartesi günü Trump'tan yanıt geldi.</p><p></p><p>Sosyal medya sitesi Truth Social'da bir mesaj paylaşan ABD Başkanı, iddiasını yineleyerek "İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Fransa'daki G7 zirvesi sırasında defalarca benimle fotoğraf çektirmek istedi" dedi.</p><p></p><p>Trump bunu "muhtemelen, İtalya'yı gerçekten seven ve koruyan ABD'yi, İran'ın nükleer silah edinmesini veya geliştirmesini engelleme konusunda reddetmesi nedeniyle (Meloni'nin) popülaritesinin düşmesine" bağladı.</p><p></p><p>"ABD'nin İtalya'yı ve diğer 'sözde' NATO müttefiklerini korumak için yılda yüz milyarlarca dolar katkıda bulunmasına rağmen, [Meloni] İtalya'nın iniş pistlerini kullanmamıza bile izin vermedi, bu da büyük bir lojistik sorun teşkil ediyordu. Şimdi ise ABD İran'ı askeri olarak yendikten sonra 'rakamlarını yükseltmek' için tekrar dost olmak istiyor. Hayır, teşekkürler!!!' diye yazdı.</p><p></p><p>İtalya Başbakanı da bu çıkışa yine sosyal medya üzerinden bir mesajla yanıt verdi:</p><p></p><p>"Başkan Trump, bu sürekli ve gerekçesiz saldırılar anlamsız.</p><p></p><p>"Popülariteme gelince, dostun olmak popülariteme kesinlikle iyi gelmedi. Popülaritem seninle olan ilişkime bağlı değil, İtalya'nın ulusal çıkarlarını savunma yeteneğime bağlı ve ben de her zaman tam olarak bunu yaptım."</p><p></p><p>Trump'ın tepkisini çeken üs kullanımı konusuna da değinen Meloni, "İtalya'daki Amerikan askeri üsleri konusunda da aynısını yaptım. Bunların kullanımı, her zaman saygı duyduğumuz ve ben başbakan olduğum sürece ihlal edilemeyecek anlaşmalarla düzenleniyor. İtalya hala egemen bir ulus" dedi.</p><p></p><p>"Her halükarda, popülaritem seni ilgilendirmez" diye tepki gösteren Meloni, "Kendi popülaritene odaklanmanı öneririm" diye de ekledi.</p><p></p><p>İtalya Başbakanı öte yandan, "Batı'nın birlik içinde olmasına" verdiği önem nedeniyle bu konuda daha fazla yorum yapmayacağını da belirtti.</p><p></p><p><b>İtalya halkı İran savaşından memnun değil</b></p><p></p><p>Bu tartışma Cuma gününden beri İtalya basının manşetlerinde. Ülkede genel olarak Meloni'ye destek ve dayanışma mesajları geliyor, ancak daha nüanslı ve Başbakan'ın geçmişte Trump yönetimiyle yakınlığını eleştiren yorumlar da mevcut.</p><p></p><p>Il Domani gazetesi Pazar günü yayımlanan bir makalede, "Trump gerçeğin yarısını söylüyor. Kamuya açık şekilde Meloni kendisine sırtını döndü çünkü aksi halde popülaritesi düşüyordu. Ama perde arkasında diyalog hiç durdurulmadı" dedi.</p><p></p><p>Meloni liderliğindeki sağ koalisyon hükümeti mart ayı sonunda yargı sistemiyle ilgili kritik reformları referanduma götürmüş, reformun halk oyuyla reddedilmesi hükümetin Trump yönetimine yakınlığının destek görmediği şeklinde de yorumlanmıştı.</p><p></p><p>İtalya'da bu ay başında yayımlanan bir Ipsos anketine göre halkın yüzde 69'u İran savaşına olumsuz bakıyor. Yüzde 74'ü de Trump'ın çatışmayı yönetim şeklini beğenmiyor.</p><p></p><p>İtalya'da gelecek yıl planlanan genel seçimler öncesi kampanya dönemine hazırlanılırken Başbakan ve koalisyon ortaklarının bu verilere duyarsız kalamayacağı vurgulanıyor.</p><p></p><p>Ülkede son haftalarda desteği yükselen yeni bir aşırı sağcı partinin (Ulusal Gelecek) kurulması da Meloni'nin seçmen rızasını kaybetmeme düşüncesiyle konum aldığı şeklinde yorumlanıyor.</p><p></p><p>Ülkenin önde gelen siyasi analistlerinden Nathalie Tocci, Meloni'nin Trump karşıtı çıkışını sosyal medya mesajında şöyle yorumladı:</p><p></p><p>"Bu, aşırı sağcı liderlerden birinin, mümkün olduğunca yüzüğünü öptüğü bir başka aşırı sağcı lider tarafından bir kez daha aşağılanmasının ardından verdiği kurnazca bir tepkiden başka bir şey değil. Çünkü (Meloni) seçim kampanyasının başlangıcıyla karşı karşıya ve daha da sağcı bir kanat tarafından kuşatılma riski altında."</p><p></p><p>Bu tartışma hafta sonunda ülke gündemine otururken hükümete yakın çizgideki gazetelerden Trump'a karşı sert çıkışlar da geldi.</p><p></p><p>Geçmişte Trump'a ve Meloni hükümetinin ABD yönetimiyle yakınlığına destek veren, aşırı sağa yakın Libero gazetesi son iki gündür Trump'a yönelik küfürlü ifadeler içeren manşetlerle çıktı.</p><p></p><p>Cumartesi günkü son atışmaları "topyekün çatışma", "ikinci round" diye niteleyen basında, bu kavganın ne kadar sürebileceği ve İtalya'ya olası olumsuz etkileri de değerlendiriliyor.</p><p></p><p>La Repubblica gazetesi, Dışişleri Bakanı Antonio Tajani'nin ABD ziyaretini iptal etmesinin ardından şimdi de bazı bakanların ABD'nin Roma Büyükelçiliği'nde yapılacak 4 Temmuz kutlamalarına katılmayı reddettiğini yazdı.</p><p></p><p>Gazeteye konuşan Parlamento Güvenlik Komitesi Başkanı Lorenzo Guerini, mevcut krizin esasen iki liderin kişisel ilişkisinden kaynaklandığını, ülkeler arası stratejik ikili ilişkilere zarar vermemesi için çalışılması gerektiğini söyledi.</p><p></p><p><b>Meloni'ye 'Trump'a fısıldayan lider' deniyordu</b></p><p></p><p>Giorgia Meloni ile Donald Trump arasındaki yakın ilişki, son aylara kadar sürüyordu. Meloni Trump'ın ikinci kez başkan seçilmesinin ardından yemin törenine katılan tek Avrupalı lider olmuştu.</p><p></p><p>Bu yakınlığı nedeniyle Meloni'ye zaman zaman "Trump'a fısıldayan lider" deniliyor ve ABD ile AB arasında köprü işlevi görebileceği yorumları yapılıyordu.</p><p></p><p>Ancak İran savaşı sonrası, İtalya'nın üs kullanımına izin vermemesi ve ardından da Trump'ın eleştirilerine karşı Papa'yı savunması ilişkiler gerilmeye başlamıştı.</p><p></p><p>Trump nisan ayında, Meloni için "Onu cesur sanırdım, yanılmışım" demişti.</p><p></p><p>Papa 14. Leo savaşa ve dinin "kutsal savaş" mazereti olarak kullanılmasına karşı çıkınca Trump Papa'yı "suça karşı ZAYIF ve dış politika konusunda berbat" olmakla suçlamıştı.</p><p></p><p>İtalya'da büyük tepki çeken bu sözler üzerine Başbakan Meloni de Papa'yı savunmuş ve "Trump'ın Papa'ya yönelik sözleri kabul edilemez" demişti.</p><p></p><p>Trump ise Meloni'ye "Esas kabul edilemez olan kendisi, çünkü İran'ın nükleer silahı olsa ve fırsat bulsa İtalya'yı iki dakika içinde havaya uçursa umurunda değil" diye yanıt vermişti.</p><p></p><p>Nisan'daki bu atışmanın dozu, hafta içindeki G7 zirvesi sonrası daha da yükseldi.</p><p></p><p>Kamuoyu önünde birbirlerini eleştirmeleri sonrası ilk kez görüşen iki liderin G7 sırasında sohbetinden bazı anlar kameralara yansıdı.</p><p></p><p>Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa, Meloni ile Trump'a "Tekrar dost musunuz?" diyor, Meloni gülerek "Her zaman dosttuk" diye karşılık veriyordu. Trump ise 'terk edildiğinden' şikayet ediyordu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İnternet dolandırıcılığı: Avrupa'da zarar milyarlarca euro</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/internet-dolandiriciligi-avrupada-zarar-milyarlarca-euro-1544/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/internet-dolandiriciligi-avrupada-zarar-milyarlarca-euro-1544/</id>
<published><![CDATA[2026-06-22T04:57:43+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-22T04:57:43+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6A0A7F-47C69A-5176AE-80D15A-1EEB4F-1888DF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Avrupa'daki çevrimiçi dolandırıcılıkları mercek altına alan kapsamlı bir araştırmaya göre, yetişkinlerin yüzde 75'i son bir yıl içinde en az bir dolandırıcılık girişimiyle karşılaştı.</p><p></p><p>Sonuçları geçen günlerde yayımlanan araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 71'i dolandırıcılık girişimlerini ayırt edebileceğinden emin olduğunu belirtse de dolandırıcılığa maruz kalanların yüzde 8'i dolandırıcılarla etkileşime girdi. Ebeveynlerin yüzde 16'sı ise çocuklarının bir dolandırıcı tarafından hedef alındığını söyledi.</p><p></p><p>Kâr amacı gütmeyen Küresel Dolandırıcılıkla Mücadele İttifakı'nın (Global Anti-Scam Alliance/GASA) 15 Avrupa ülkesinde yaklaşık 22 bin 200 kişiyle gerçekleştirdiği araştırmaya göre, son 12 ayda Avrupa'da dolandırıcılıklar nedeniyle yaklaşık 50 milyar euro zarar oluştu.</p><p></p><p>Dolandırıcılarla iletişime geçenlerin yüzde 22'si maddi kayıp yaşadı ya da verilerini kaptırdı. Buna rağmen mağdurların yalnızca yüzde 39'u durumu yetkililere bildirdi. Kişi başına ortalama maddi kayıp 2 bin 735 dolar olurken, en yüksek ortalama zarar İsviçre, Danimarka ve Belçika'da kaydedildi. Rapora göre Almanya'daki dolandırıcılık kaynaklı kayıplar son bir yılda yaklaşık 10,6 milyar euroya ulaştı.</p><p></p><p>Kayıplarını bildirenlerin yüzde 35'i ise zararlarının ilgili kurumlar tarafından karşılandığını belirtti.</p><p></p><p>GASA raporunda, "Dolandırıcılıktan kaçınma davranışı büyük ölçüde, istenmeyen mesajları görmezden gelmek gibi alışkanlıklara dayanıyor; kurumsal müdahalelerin etkisi sınırlı kalıyor" denildi.</p><p></p><p>Raporda ayrıca, "Mağdurların yarısı, dolandırıldıklarını ancak dışarıdan gelen bir uyarı sonrasında veya para kaybettikten sonra fark ediyor" ifadelerine yer verildi.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Haziran%202026/60094539_906.jpg" alt="60094539_906"></p><p></p><p><b><i>Avrupa'da internet dolandırıcılığı kaynaklı yıllık zararın yaklaşık 50 milyar euroya ulaştığı tahmin ediliyor</i></b></p><p></p><p><b>Güneydoğu Asya'nın "dolandırıcılık fabrikaları"</b></p><p></p><p>GASA raporu, Avrupalı mağdurların ne kadarının Güneydoğu Asya kaynaklı dolandırıcılıkların hedefi olduğunu ortaya koymasa da bölge son yıllarda çevrimiçi dolandırıcılık faaliyetlerinin merkezlerinden biri hâline geldi.</p><p></p><p>ABD Barış Enstitüsü'nün 2024 yılı tahminlerine göre, Kamboçya'daki siber dolandırıcılık sektörünün yıllık hacmi yaklaşık 11 milyar euroya ulaşıyor. Bu rakam, ülkenin resmî gayrisafi yurt içi hasılasının yaklaşık yarısına denk geliyor. Myanmar ve Laos'taki dolandırıcılık ağları da hesaba katıldığında, bu suç örgütlerinin yılda 37,9 milyar eurodan fazla para çaldığı tahmin ediliyor.</p><p></p><p>Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC) ise Nisan 2025'te yayımladığı değerlendirmede, bölgedeki endüstriyel ölçekli dolandırıcılık merkezlerinin yılda yaklaşık 34 milyar euro kâr elde ettiğini belirtti.</p><p></p><p>Dolandırıcılık sektörü, 2025'te patlak veren Tayland-Kamboçya sınır çatışmasının tek nedeni değildi. Ancak Bangkok yönetimi, sınırın karşı tarafındaki dolandırıcılık merkezlerini defalarca ulusal güvenlik tehdidi olarak tanımladı. Taylandlı yetkililer, sınır kısıtlamaları ve tedarik kesintilerinin Kamboçya'daki yasa dışı dolandırıcılık merkezlerini hedef aldığını belirtti.</p><p></p><p>Bölgedeki siber dolandırıcılık ağlarının önemli bir kısmının Çinli suç örgütleri tarafından yönetildiği belirtiliyor. Ancak Çin vatandaşlarından çalınan paranın giderek artması, Pekin'i de harekete geçirdi.</p><p></p><p>Çin, Myanmar'daki iç savaşın taraflarına dolandırıcılık merkezlerine karşı harekete geçmeleri yönünde baskı yaparken, uzmanlar bu operasyonların çoğu zaman ağları ortadan kaldırmak yerine başka bölgelere kaydırdığı uyarısında bulunuyor.</p><p></p><p>Pekin ayrıca, aralarında Chen Zhi'nin de bulunduğu Çin doğumlu şüpheli dolandırıcıların yargılanmak üzere Çin'e iade edilmesi için Kamboçya'ya baskı yapıyor.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Haziran%202026/74434729_906.jpg" alt="74434729_906"></p><p></p><p><b><i>Myanmar ve Kamboçya'daki baskınlara rağmen, Güneydoğu Asya'daki dolandırıcılık şebekeleri Avrupa'yı hedef almaya devam ediyo</i></b>r</p><p></p><p><b>Avrupa, ABD'nin gerisinde</b></p><p></p><p>Washington yönetimi, bu dolandırıcılık ağları ile mücadelede Brüksel'den çok daha ileri adımlar attı.</p><p></p><p>ABD Hazine Bakanlığı geçen yıl Ekim ayında Birleşik Krallık ile birlikte, Kamboçya merkezli Prince Group ile bağlantılı 146 kişi ve kuruluşa yaptırım uygulama kararı aldı. Washington, ülkenin en büyük şirketlerinden biri olan Prince Group'u ulusötesi suç örgütü olarak tanımladı.</p><p></p><p>Aynı ay ABD Adalet Bakanlığı, Kamboçya başbakanlarının eski danışmanlarından ve Prince Group Başkanı Chen Zhi hakkında, zorla çalıştırmaya dayalı dolandırıcılık merkezleri kurduğu iddiasıyla dava açtı. Ayrıca yaklaşık 15 milyar dolarlık Bitcoin'i kapsayan tarihin en büyük müsadere girişimlerinden birini başlattı.</p><p></p><p>Washington ayrıca Kamboçya merkezli bir başka büyük şirket olan Huione Group'a karşı da harekete geçti; iktidardaki Hun ailesine yakın senatörler ve iş insanlarına yaptırım uyguladı.</p><p></p><p>Avrupa Birliği (AB) ise şimdiye kadar Güneydoğu Asya'daki siber dolandırıcılık faaliyetleri nedeniyle yalnızca bir kez yaptırım kararı aldı. AB Konseyi, Ekim 2024'te Myanmar'daki Thit Linn Myaing Group ile bağlantılı üç kişiyi yaptırım listesine ekledi.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Haziran%202026/72556702_906.jpg" alt="72556702_906"></p><p></p><p><b><i>Siber dolandırıcılığın Asya'daki merkez üslerinden biri olan Myanmar'da, geçen Şubat ayında 20 farklı ülkeden yaklaşık 250 kişi, dolandırıcılık merkezi olduğu düşünülen yerlerden kurtarıldı</i></b></p><p></p><p>GASA'nın Asya-Pasifik Direktörü Brian D. Hanley, DW'ye yaptığı açıklamada, "ABD, Çin ve Birleşik Krallık ile kıyaslandığında Avrupa, Güneydoğu Asya'daki dolandırıcılık ekosistemiyle mücadelede daha az görünür oldu" dedi.</p><p></p><p>Hanley, "Ne yazık ki bu ağlar uzun süre bölgesel bir sorun olarak görüldü; küresel bir güvenlik sorunu olarak değerlendirilmedi" ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Bunun nedenlerinden birinin AB kurumları ile üye devletler arasındaki yetki paylaşımı olduğunu belirten Hanley, "Ancak Avrupalı vatandaşlar üzerindeki etkisi gerçek ve giderek büyüyor. Mevcut müdahale düzeyi tehdidin boyutuyla örtüşmüyor" saptamasını yaptı.</p><p></p><p><b>Brüksel yön mü değiştiriyor?</b></p><p></p><p>AB, 21 Nisan'da Bangkok'ta düzenlenen ASEAN Bölgesel Çevrimiçi Dolandırıcılıkla Mücadele Semineri'ne eş organizatör olarak katıldı. Etkinlikte kamu yetkilileri, kolluk kuvvetleri, düzenleyici kurumlar, finans otoriteleri, sivil toplum temsilcileri ve uluslararası kuruluşlar bir araya geldi.</p><p></p><p>Tayland'daki AB Büyükelçisi Luisa Ragher, toplantıda yaptığı konuşmada, "Siber destekli dolandırıcılıklar hızla evriliyor. Ancak iş birliğimiz daha hızlı ilerleyebilir" dedi.</p><p></p><p>Birkaç gün sonra Brunei'de düzenlenen 25'inci ASEAN-AB Bakanlar Toplantısı'nın ortak bildirisinde de çevrimiçi dolandırıcılıklara ve Güneydoğu Asya'daki dolandırıcılık merkezlerine birçok kez atıfta bulunuldu.</p><p></p><p>Bildiride, "Siber tehditler, çevrimiçi dolandırıcılıklar ve bağlantılı suçlar gibi geleneksel olmayan güvenlik sorunlarına karşı iş birliğinin güçlendirilmesinin önemini kabul ettik" denildi.</p><p></p><p>Mart ayında Viyana'da düzenlenen 2026 Küresel Dolandırıcılık Zirvesi'nde konuşan AB İçişleri ve Göç Komiseri Magnus Brunner ise Avrupa Komisyonu'nun 2026 yazından önce dijital dolandırıcılıkla mücadeleye yönelik bir AB eylem planı sunacağını açıkladı.</p><p></p><p>Birçok uzman, bunun Brüksel'in çevrimiçi dolandırıcılıkları artık yalnızca tüketici dolandırıcılığı değil, aynı zamanda örgütlü suç ve insan ticareti meselesi olarak görmeye başladığına işaret ettiğini düşünüyor.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Haziran%202026/73205012_906.jpg" alt="73205012_906"></p><p></p><p><b><i>AB İçişleri ve Göç Komiseri Magnus Brunner, yeni dönemde Avrupa'nın dış sınırlarının daha sıkı korunacağını ve düzensiz göçle mücadelede ortak adımların güçlendirileceğini söylüyor</i></b></p><p></p><p>Ulusötesi Organize Suçlara Karşı Küresel Girişim'de kıdemli uzman olarak görev yapan Jason Tower, DW'ye yaptığı açıklamada, Avrupa ülkelerinin Güneydoğu Asya'daki siber dolandırıcılıklarla mücadelede yeterince aktif olmamasının nedenlerinden birinin Avrupalı mağdurlara ilişkin veri eksikliği olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Tower, "Almanya ve Fransa gibi ülkeler giderek daha fazla kaynağı kamuoyunu bilinçlendirmeye ayırmaya başladı" dedi.</p><p></p><p>Ancak AB'nin elindeki yaptırım araçlarını ve suçlular tarafından kullanılan finans teknolojisi ile sosyal medya şirketlerine yönelik güçlü düzenleyici adımları henüz devreye sokmadığını vurgulayan Tower, bunun önemli bir eksiklik olduğunu ifade etti.</p><p></p><p>Tower'a göre, GASA raporu bu açıdan önemli bir fırsat sunuyor. Bir sonraki adımın kamuoyu farkındalığını daha güçlü müdahalelerle birleştirmek olduğunu belirten uzman, daha fazla mağdur verisi toplanması, platformlar ve ödeme sistemleri üzerindeki baskının artırılması ve Avrupa genelinde daha koordineli ulusal adımlar atılması gerektiğini söyledi.</p><p></p><p>Tower, dolandırıcılıkların hedefi olan diğer ülkelerin deneyimlerine bakıldığında, ulusal düzeyde daha güçlü bir karşılığın artık kritik önem taşıdığını sözlerine ekledi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD-İran görüşmelerinin gündeminde ne var?</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/isvicredeki-abd-iran-muzakerelerinin-gundeminde-ne-var-4568/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/isvicredeki-abd-iran-muzakerelerinin-gundeminde-ne-var-4568/</id>
<published><![CDATA[2026-06-21T12:41:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-21T12:41:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6F4CDB-25E21F-7343CD-4FE38E-D5C864-A16C6A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Amerika Birleşik Devletleri ve İran temsilcileri, kalıcı bir barış için İsviçre'nin Luzern kenti yakınlarındaki Vierwaldstätter Gölü'nde bir araya geliyor. Müzakereler, İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalar ve meydana gelen can kayıpları nedeniyle gergin başlıyor. Tahran, Cumartesi günü, İsrail'in Lübnan'daki saldırıları nedeniyle Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapatacağını duyurmuştu ancak Washington, Boğaz'ın açık olduğunu ifade ediyor.&nbsp;</p><p></p><p>ABD ile İran arasında geçen Çarşamba, savaşı sona erdirmek amacıyla imzalanan mutabakat 60 gün içinde nihai bir barış anlaşmasının sağlanmasını öngörüyor.</p><p></p><p><b>Müzakerelerin ana gündeminde neler var?</b></p><p></p><p>Taraflar arasında yapılan görüşmelerde öne çıkan konuların başında İran'ın nükleer programı geliyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın hiçbir zaman nükleer silah sahibi olmasını istemediğini bir kez daha dile getirdi. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de, İsviçre'ye hareketinden hemen önce yaptığı açıklamada, "Nükleer program konusunda ve Lübnan'daki ateşkes sürecinde ilerlemeler kaydetmeyi umuyoruz" dedi. Başkan Yardımcısı Vance'e İsviçre'de, ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile Trump'ın damadı ve gayriresmî özel temsilcisi Jared Kushner eşlik ediyor.</p><p></p><p>İran devlet televizyonunun bildirdiğine göre, İran tarafını İsviçre'de, Parlamento Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi temsil ediyor. Taraflar arası görüşmelere Pakistan ve Katar temsilcileri de arabuluculuk yapıyor.</p><p></p><p><b>Çerçeve anlaşması tehlikede mi?</b></p><p></p><p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise tüm maddelerin uygulanmaması durumunda çerçeve anlaşmasının "tehlikede" olacağını vurgulayarak İsrail'in Lübnan'daki İran destekli Hizbullah milislerine yönelik saldırılarının sürdüğünü hatırlattı.</p><p></p><p>Washington ile Tahran arasındaki mutabakat, Lübnan da dahil olmak üzere tüm bölge için bir ateşkes öngörüyor. İran, ABD ile yapılan anlaşmanın Lübnan'daki çatışmaların durdurulmasını da sağlamasını istiyor. Ancak İsrail'in kuzeydeki komşusuna saldırılarının devam etmesi müzakerelerin geleceği konusunda endişe yaratıyor.</p><p></p><p><b>Hürmüz Boğazı üzerinde gerilim ve geçiş ücreti tartışması</b></p><p></p><p>İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını gerekçe gösteren Tahran, Cumartesi günü Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapattığını duyurmuş; İran devlet televizyonunda yayınlanan bildiride de, "Hürmüz Boğazı'nın deniz trafiğine kapatıldığı ilan edilmiştir" ifadesi kullanılarak küresel ham petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticareti için büyük önem taşıyan boğazın kapatılmasının sadece bir "ilk adım" olduğu belirtilmişti. Ayrıca bildiride, "Saldırıların devam etmesi durumunda, düşmanı taahhütlerine uymaya zorlamak için başka adımların da atılacağı" ifade edildi.</p><p></p><p>Bölgeden sorumlu olan ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) ise yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın gemi trafiğine açık kalmaya devam ettiğini ve Amerikan kuvvetlerinin "bölgede ve teyakkuzda" olduğunu aktardı.</p><p></p><p>ABD Başkanı Donald Trump, İran ile müzakerelerin başarısız olması durumunda Hürmüz Boğazı için bir geçiş ücreti uygulaması tehdidinde bulundu. Trump, kendisine ait Truth Social adlı sosyal medya platformunda, bunun ülkesinin "Ortadoğu'nun koruyucu meleği olarak sunduğu hizmetlerin karşılığı" olarak alınacağını dile getirdi. İran da Hürmüz Boğazı'nda sunduğu denizcilik hizmetleri için ücret talep etmeyi planlıyor.</p><p></p><p><b>Lübnan'daki son durum</b></p><p></p><p>İsviçre'de Amerika Birleşik Devletleri ve İran temsilcileri müzakere ederken Lübnan'daki çatışmalarda Cumartesi günü bir İsrail askeri hayatını kaybetti. Bir önceki gün de Hizbullah milisleri ile yaşanan çatışmalarda dört İsrail askerinin yaşamını yitirdiği açıklanmıştı. Lübnan Sağlık Bakanlığı da Cumartesi akşamı yaptığı açıklamada, İsrail'in düzenlediği saldırılarda 20 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.</p><p></p><p>İsviçre'deki müzakerelerde amaç, yaklaşık dört aydır süren savaşı kalıcı olarak sona erdirmek.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Starmer'ın istifa edeceği beklentileri artıyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/starmerin-istifa-edecegi-beklentileri-artiyor-5343/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/starmerin-istifa-edecegi-beklentileri-artiyor-5343/</id>
<published><![CDATA[2026-06-21T12:40:17+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-21T12:40:17+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FCD645-E1AC5A-CCC349-464A6A-E88B2F-3BA559.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Parti liderliği için en önemli rakip olarak görülen Andy Burnham'ın 18 Haziran Perşembe günü yapılan ara seçimi kazanıp milletvekili olmasıyla süreç hızlandı.</p><p></p><p>Starmer, görevinden ayrılmayacağını ve her türlü liderlik mücadelesine karşı koyacağını ifade etmişti.</p><p></p><p>Ancak son 48 saat içinde hükümetteki hava değişti.</p><p></p><p>Hükümet içinden birçok kaynak, başbakanın Pazartesi günü istifa takvimini açıklayabileceğini düşünüyor.</p><p></p><p>Ticaret Bakanı Peter Kyle bu sabah BBC'ye yaptığı açıklamada, sürecin hızla ilerlediğine dair işaretlere dikkat çekti.</p><p></p><p>Kyle, başbakanın "ülkenin çıkarlarına en uygun olanı" yapacağını söyledi.</p><p></p><p>Starmer'ın karşı karşıya olduğu zorluklar ve siyasi gerçekler üzerinde kafa yorduğunu da sözlerine ekledi.</p><p></p><p>Başbakanın bir süredir giderek artan sorunlarla karşı karşıya.</p><p></p><p>İşçi Partisi milletvekilleri, sorunun partide değil, tepesindeki kişide olduğunu savunuyorlar. Başbakanın kişisel popülaritesinin düşük olduğunu ve partinin ilerlemesine engel oluşturduğunu düşünüyorlar.</p><p></p><p>Onlarca milletvekili bir süredir Starmer'ın istifa etmesi gerektiğini dile getiriyordu. Perşembe gününden bu yana bu liste uzadı; bazı bakanlar da özel olarak bu görüşü paylaştıklarını belirtti.</p><p></p><p>BBC'nin politika muhabirlerine göre, Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, İçişleri Bakanı Shabana Mahmood ve Ulaştırma Bakanı Heidi Alexander'ın da aralarında bulunduğu bakanların başbakana istifa etmesini söyledikleri bilinmesine rağmen görevlerinde kalmaya devam etmeleri, Starmer'ın otoritesinin ne kadar çöktüğünün açık bir göstergesi.</p><p></p><p>Andy Burnham şu anda başbakanlık için en favori isim.</p><p></p><p><b>Liderlik mücadelesi nasıl tetiklenebilir?</b></p><p></p><p>Andy Burnham'ın milletvekili seçilmesinin ardından, İşçi Partisi liderliği ve başbakanlık görevi için adaylığını koyması bekleniyor.</p><p></p><p>Keir Starmer'a resmen meydan okuyabilmesi için İşçi Partisi milletvekillerinin %20'sinin -yani 81 milletvekilinin- desteğine ihtiyacı var.</p><p></p><p>Diğer adaylar için de aynı durum geçerli. Ancak Starmer'ın böyle bir yarışta aday olup pozisyonunu koruması için milletvekillerinin onayına ihtiyacı yok.</p><p></p><p>İşçi Partisi ve sendikalar gibi bazı bağlı kuruluşların üyeleri daha sonra postayla oy kullanıyor ve adaylar tercih sırasına göre sıralanıyor.</p><p></p><p>Kazanmak ve parti lideri ve aynı zamanda başbakan olmak için adayın oyların %50'sini alması gerekiyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İspanya Başbakanı'nın eşine yurt dışına çıkış yasağı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/ispanya-basbakaninin-esine-yurt-disina-cikis-yasagi-5677/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/ispanya-basbakaninin-esine-yurt-disina-cikis-yasagi-5677/</id>
<published><![CDATA[2026-06-21T09:32:05+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-21T09:32:05+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9AAD5A-7F2391-86F068-B92C5C-A1C8C3-720722.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İspanya'da bir mahkeme, Başbakan Pedro Sanchez'in eşi Begona Gomez'in yolsuzluk suçlamasıyla yargılanmasına karar verdi ve bu süreçte ülkeyi terk etmesini yasakladı.</p><p></p><p>Eşine yönelik dava, Sosyalist liderin ailesi ve eski müttefiklerini kapsayan bir dizi yolsuzluk soruşturmasının son halkasını oluşturuyor.</p><p></p><p>Yargıç Juan Carlos Peinado, Başbakan'ın eşi Gomez'in pasaportunu teslim etmesine ve dava sonuçlanana kadar ayda iki kez mahkemeye giderek imza vermesine hükmetti.</p><p></p><p>Yargıç, Gomez'in yurt dışına çıkışının yasaklandığı konusunda ülkedeki tüm sınır kapıları ile sivil ve askeri havaalanlarının bilgilendirileceğini de duyurdu.</p><p></p><p>Davada ilk duruşma tarihi ise henüz belirlenmedi.</p><p></p><p>Begona Gomez (sağdan ikinci sırada) hakkındaki yurt dışına çıkış yasağı havalimanları ve sınır kapılarına iletildi. Başbakan Pedro Sanchez (mavi gömlekli) ve eşi bir etkinlikte yan yana görülüyorBegona Gomez (sağdan ikinci sırada) hakkındaki yurt dışına çıkış yasağı havalimanları ve sınır kapılarına iletildi. Başbakan Pedro Sanchez (mavi gömlekli) ve eşi bir etkinlikte yan yana görülüyor</p><p></p><p><b>Başbakan'ın eşi ne ile suçlanıyor?</b></p><p></p><p>Nisan 2024'ten bu yana Gomez hakkında soruşturma yürütülüyor. Gomez, zimmete para geçirme, nüfuzunu kötüye kullanma, yolsuzluk ve kamu kaynaklarının usulsüz kullanımı ile suçlanıyor. Gomez'in Sanchez'in eşi olma konumunu kullanarak kişisel çıkar sağlamış olabileceği ifade edilirken Başbakan ve eşi bu iddiaları kabul etmiyor.</p><p></p><p>Sanchez, eşi ve kendisine yakın siyasetçiler hakkındaki yolsuzluk suçlamalarını "aşırı sağın hükümeti zayıflatma girişimi" diye niteliyor ve reddediyor.</p><p></p><p>Ülkede muhafazakâr ve aşırı sağcı muhalefet partileri, yolsuzluk iddiaları nedeniyle Sanchez'in istifasını ve erken seçim yapılmasını talep ediyor. Başbakan ise 2027'de sona erecek görev süresini tamamlamakta kararlı olduğunu söylüyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İskoçya'da İslam karşıtı saldırılar: 5 yaralı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iskocyada-islam-karsiti-saldirilar-5-yarali-3061/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iskocyada-islam-karsiti-saldirilar-5-yarali-3061/</id>
<published><![CDATA[2026-06-21T09:06:08+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-21T09:06:08+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_590919-0322EB-C2B443-439CB4-DBF026-48620E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>BBC'nin edindiği bilgiye göre, saldırılar 19 Haziran Cuma gecesi kentin batısındaki bir caminin yakınında başladı ve burada iki erkek yaralandı.</p><p></p><p>Sosyal medyada paylaşılan görüntüler, aynı erkeğin birkaç kilometre uzaklıktaki şehrin en kalabalık caddelerinden Leith Walk'ta bir benzin istasyonuna zarar verdiğini ve bir pizzacının kapısını yumrukladığını, ardından polis tarafından yere yatırılarak etkisiz hale getirildiğini gösteriyor.</p><p></p><p>Olayla ilgili gözaltına alınan kişi 36 yaşında beyaz bir erkek.</p><p></p><p>Soruşturmaya terörle mücadele ekipleri de dahil oldu.</p><p></p><p>Emniyet Müdür Yardımcısı Catriona Paton yaptığı açıklamada, İskoçya'da "ırkçılığa ya da inanca dayalı nefrete yer olmadığını" söyledi.</p><p></p><p>İslamofobi ile mücadele eden sivil toplum kuruluşu MEND, mağdurların bir kısmının Müslüman topluluktan olduğunu belirtti.</p><p></p><p>Polis, yaralıların hayati tehlikesinin olmadığının düşünüldüğünü aktardı.</p><p></p><p>Yaralanan erkeklerden ikisinin 22 yaşında olduğu, diğerlerinin ise 24, 27 ve 39 yaşlarında olduğu belirtildi.</p><p></p><p><b>Benzin istasyonunda taksi parçalandı</b></p><p></p><p>Polis ilk olarak saat 20:50 civarında çağrıldığını ve "hızla gelişen bir olaylar dizisine" müdahale ettiklerini söyledi.</p><p></p><p>BBC'nin edindiği bilgiye göre, kentin batısındaki Broomhouse Camii yakınlarında iki erkek yaralandı. Bu kişiler hastaneye kaldırıldı.</p><p></p><p>BBC'nin gördüğü ve Telford yolundaki bir benzin istasyonunun birkaç kilometre ötesinde çekilen görüntülerde, camları kırılmış bir taksi görülüyor ve olay yerinde polis bulunuyor.</p><p></p><p>Aracın koltuğunda kırık camlar ve el baltası görülebiliyor.</p><p></p><p>Polis, Telford yolu ve Leith Walk'ta üç erkeğin daha saldırıya uğradığını açıkladı.</p><p></p><p>Sosyal medyada paylaşılan diğer görüntüler aynı erkeğin başka yerlerde de kargaşaya neden olduğuna işaret ediyor.</p><p></p><p>Ferry yolu üzerindeki bir benzin istasyonunda çekilen güvenlik kamerası görüntülerinde, bir erkeğin ön camı kırılmış siyah bir aracın yanında durduğu görüldü.</p><p></p><p>Daha sonra benzin istasyonunun satış noktasına giriyor ve birkaç kez etrafta dolaştıktan sonra birden fazla rafı devirerek eşyaları yere saçıyor.</p><p></p><p>Leith Walk'taki Origano pizzacısına yaklaşan bir erkekten halkın kaçtığı görülüyor.</p><p></p><p>Pizzacıda çalışanlar, erkeğin silahla kapı camlarına defalarca vurmasının ardından kepenkleri uzaktan müdahaleyle kapattı; erkek daha sonra oradan uzaklaştı.</p><p></p><p>Silahlı bir erkek ayrıca yakındaki bir kavşakta durmuş olan bir araca da yaklaşıyor.</p><p></p><p>Başka bir videoda, bir emlak ofisi çevresinde yoğun bir polis varlığı ve güvenlik kordonu olduğu, yerde yatan ve kolu askıda olan giyinik bir erkeğe sağlık görevlilerinin müdahale ettiği görülüyor.</p><p></p><p>Bir diğer videoda ise bir polis memuru üstsüz bir erkeği yerde tutuyor; erkek küfrederek "ülkeyi koruduğunu" söylüyor.</p><p></p><p>Şüpheli gözaltında tutulmaya devam ediyor.</p><p></p><p>Olaylara ilişkin konuşan Emniyet Müdür Yardımcısı Catriona Paton, bunun "şoke edici bir saldırı" olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Paton, "Tüm topluluklarımıza açık bir destek mesajı vermek istiyorum: İskoçya en iyiye birlikte durduğunda ulaşıyor ve burada ırkçılığa ya da inanca dayalı nefrete yer yok" dedi.</p><p></p><p>Olayın ortaya çıkarılması için kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.</p><p></p><p>Bilgi sahini olanların polise başvurması çağrısı yapıldı.</p><p></p><p><b>'Müslümanlar haklı olarak endişeli'</b></p><p></p><p>Müslüman toplulukları temsil eden çeşitli gruplar saldırıları kınadı.</p><p></p><p>Britanya Müslüman Konseyi, Müslüman topluluğun "haklı olarak tedirgin ve endişeli" olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Bir sözcü şu ifadelere yer verdi:</p><p></p><p>"Bu olay, kısa süre önce Belfast sokaklarında azınlık aileleri hedef alan ırkçı pogromların ardından geldi ve tüm toplulukları şeytanlaştıran siyasi söylemin doğrudan bir sonucu."</p><p></p><p>İskoçya Parlamentosu'nda milletvekili olan Ben Macpherson, BBC'ye yaptığı açıklamada bölgenin çok çeşitli bir yer olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Macpherson, "Bu, onlarca yıldır buranın güçlü olma nedenlerinden biri ve kutladığımız bir şey. Bu ya da başka herhangi bir aşırılığın bizi bölmesine izin vermeyeceğiz."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Avrupa'da aşırı sıcaklar: Fransa alkolü yasakladı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/avrupada-asiri-sicaklar-fransa-alkolu-yasakladi-7188/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/avrupada-asiri-sicaklar-fransa-alkolu-yasakladi-7188/</id>
<published><![CDATA[2026-06-21T06:45:25+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-21T06:45:25+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FB6FC5-3C3DF3-1AF61E-4F00DF-239F43-4EF332.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Avrupa'nın birçok bölgesini etkisi altına alan sıcak hava dalgasıYunanistan'dan İspanya'ya orman yangınları tehlikesini artırırken Fransa'da milyonların yaşadığı başkent Paris dahil 35 bölge için en yüksek seviye olan kırmızı, 45 bölge için de en yüksek ikinci seviye olan turuncu alarm ilan edildi. Fransa Meteoroloji Servisi, bugün için ülkenin neredeyse tamamında, 38 ila 41 derece arasında sıcaklıklar beklendiğini duyurdu.</p><p></p><p>Hükümet, ülke genelinde kamuya açık alanlarda düzenlenen müzik festivali "Müzik Bayramı" (Fête de la Musique) ile ilgili olarak da bazı önlemler aldı. Başbakan Sébastien Lecornu'nun başkanlığındaki kriz toplantısının ardından yapılan açıklamada, kırmızı alarm verilen bölgelerdeki kamuya açık alanlarda alkol tüketim yasağı uygulanacağı belirtildi. Hükümet bu kararla, Fransa genelinde yapılan ve büyük ilgi gören müzik festivali sırasında acil servislerin yükünü hafifletmeyi amaçlıyor.</p><p></p><p>Avrupa'nın büyük kısmında olduğu gibi Fransa'da da geçen ay aşırı sıcak hava dalgası yaşanmış, Fransa Meteoroloji Servisi, o dönemki sıcakları "Mayıs ayı için görülmemiş, tarihi ve olağanüstü" olarak nitelendirmişti.</p><p></p><p><b>Avrupa genelinde iklim krizi tırmanıyor</b></p><p></p><p>Fransa'daki bu olağanüstü sıcaklar kıta genelinde daha büyük bir tehlikeye işaret ediyor. Nisan ayında yayımlanan Avrupa İklim Durumu raporuna göre, kıtanın en az yüzde 95'i 2025 yılında ortalamanın üzerinde sıcaklıklar yaşadı. 30 derecenin üzerindeki sıcak hava dalgaları Kuzey Kutup Dairesi'ne kadar ulaşırken, deniz yüzeyi sıcaklıkları da şimdiye kadarki en yüksek seviyeye çıktı. Raporu hazırlayan iklim uzmanları, Avrupa'nın en hızlı ısınan kıta olduğunu ve bunun etkilerinin şimdiden çok ağır hissedildiğini vurguluyor.</p><p></p><p>Veriler, Avrupa'nın küresel ortalamanın yaklaşık iki katı hızla ısındığını ortaya koyuyor. Kıtadaki ortalama sıcaklık, 19'uncu yüzyılın sonlarındaki sanayi öncesi döneme kıyasla 2,5 derece artarken, dünya genelindeki ortalama artış ise 1,4 derece olarak ölçüldü.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Witkoff nükleer görüşmeler için İsviçre yolunda</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/witkoff-nukleer-gorusmeler-icin-isvicre-yolunda-57/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/witkoff-nukleer-gorusmeler-icin-isvicre-yolunda-57/</id>
<published><![CDATA[2026-06-20T12:24:56+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-20T12:24:56+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2E453B-83F4B3-5E0B28-ECAAA1-61D731-86ADAB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un, ABD ile İran arasında yapılması öngörülen nükleer anlaşma görüşmelerinin ilk turu kapsamında İsviçre'ye doğru yola çıktığı bildirildi.</p><p></p><p>Axios internet sitesinin ismi belirtilmeyen ABD'li yetkiliden aktardığı bilgilere göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner'ın ise şu anda zaten İsviçre'de bulunduğunu ifade edildi.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Merz'in Trump'a hediye ettiği Almanya forması hatalı çıktı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/merzin-trumpa-hediye-ettigi-almanya-formasi-hatali-cikti-4071/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/merzin-trumpa-hediye-ettigi-almanya-formasi-hatali-cikti-4071/</id>
<published><![CDATA[2026-06-20T05:33:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-20T05:33:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FC242F-3935E9-E9EC7C-D3A8B1-DF838C-A9305B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in Fransa'da yapılan G7 Zirvesi'nde, ABD Başkanı Donald Trump'a hediye ettiği Almanya Milli Takım formasının tam anlamıyla orijinal olmadığı ortaya çıktı.</p><p></p><p>Berliner Zeitung gazetesinin haberine göre, 150 euro değerindeki "Adidas Authentic Almanya Futbol Federasyonu (DFB) iç saha forması" orijinal, ancak sırtındaki "47" numarası, Dünya Kupası'nda futbolcuların sırtındaki numaralardan farklı bir karaktere sahip.</p><p></p><p>Formayı inceleyen Berliner Zeitung muhabirleri, Trump'a verilen formadaki rakamların içinde bulunması gereken DFB logosunun yer almadığını ve siyah rakamların içindeki beyaz çizgilerin orijinal baskıya kıyasla farklı düzenlendiğini tespit etti.</p><p></p><p>"Orijinal baskıya zaman yetmedi"</p><p>Konuyla ilgili olarak gazeteye açıklamada bulunan Başbakanlık, orijinal forma baskısının, zaman darlığı nedeniyle Adidas mağazasında yapılamadığını ve formanın sırt kısmındaki isim ve numaranın başka bir yerde yaptırılmak zorunda kalındığını bildirdi.</p><p></p><p>Fransa'nın doğusunda, Cenevre Gölü kenarındaki Evian-les-Bains kasabasında yapılan G7 Zirvesi'nde Merz, ABD Başkanı Trump'a, ABD'nin 47'inci başkanı olması nedeniyle 47 numaralı, Trump yazılı bir Almanya Milli Takım forması hediye etmişti.</p><p></p><p>Övülmeyi ve hediye almayı seven ABD Başkanı Trump'a özgün hediyeler sunabilmek, diğer ülkelerin liderleri için uluslararası siyasetin bir parçası haline gelmiş durumda.&nbsp;</p><p></p><p>Friedrich Merz, daha önce bir Beyaz Saray ziyareti sırasında da Trump'a, Almanya'da doğan dedesinin doğum belgesi ile özel bir golf sopası hediye etmişti.</p><p></p><p>Başbakan Merz'in G7 Zirvesi'nde Trump'a forma hediye ederken takındığı tavır ve Trump'ın bu hediyeye gösterdiği ilgisizlik Alman kamuoyunun bir kesiminde Merz'e karşı yoğun eleştirilere neden oldu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İngiltere'de İşçi Partisi liderliği ve başbakanlık yarışı kızışıyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/ingilterede-isci-partisi-liderligi-ve-basbakanlik-yarisi-kizisiyor-166/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/ingilterede-isci-partisi-liderligi-ve-basbakanlik-yarisi-kizisiyor-166/</id>
<published><![CDATA[2026-06-19T15:03:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-19T15:03:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9C74DA-1A1406-320AEC-A02B77-612CBB-E7245D.jpeg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Eski Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham, Makerfield seçim bölgesindeki ara seçimi %55 oy oranıyla kazandı. En yakın rakibi göçmen karşıtı Reform Partisi adayı ise %35'te kaldı.</p><p><br /></p><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="font-size: 16px; box-sizing: inherit; padding: 0px 1rem; margin-bottom: 0px; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1; caret-color: rgb(0, 0, 0); color: rgb(0, 0, 0); -webkit-text-size-adjust: 100%;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; font-size: 1rem; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(20, 20, 20); padding-bottom: 1.5rem; margin-bottom: 0px;">Burnham, "İngiltere için yeni bir yol çizmek" istediğini söyledi. Ancak henüz parti liderliği için aday olacağını açıklamadı.</p><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; font-size: 1rem; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(20, 20, 20); padding-bottom: 1.5rem; margin-bottom: 0px;"></p></div><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="font-size: 16px; box-sizing: inherit; padding: 0px 1rem; margin-bottom: 0px; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1; caret-color: rgb(0, 0, 0); color: rgb(0, 0, 0); -webkit-text-size-adjust: 100%;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; font-size: 1rem; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(20, 20, 20); padding-bottom: 1.5rem; margin-bottom: 0px;">Seçimin ardından yaptığı açıklamada Başbakan Starmer da Andy Burnham'ın parlamentoya dönmesinden sonra partide bir liderlik yarışı yaşanması durumunda "aday olacağını" söyledi.</p><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; font-size: 1rem; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(20, 20, 20); padding-bottom: 1.5rem; margin-bottom: 0px;"></p><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; font-size: 1rem; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(20, 20, 20); padding-bottom: 1.5rem; margin-bottom: 0px;"><br />Starmer önce muhtemel bir liderlik yarışında aday olup olmayacağı sorulduğunda, "Şu anda böyle bir seçim yok" dedi ve bunun "ülkeyi kaosa sürükleyeceğini" söyledi.</p><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; font-size: 1rem; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(20, 20, 20); padding-bottom: 1.5rem; margin-bottom: 0px;"><br /></p><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="font-size: 16px; box-sizing: inherit; padding: 0px 1rem; margin-bottom: 0px; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; font-size: 1rem; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(20, 20, 20); padding-bottom: 1.5rem; margin-bottom: 0px;">Daha sonra da "Bir yarış olursa evet aday olacağım, yarışacağım ve defalarca söylediğim gibi bundan vazgeçmeyeceğim" diye ekledi.&nbsp;</p></div><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="font-size: 16px; box-sizing: inherit; padding: 0px 1rem; margin-bottom: 0px; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; font-size: 1rem; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(20, 20, 20); padding-bottom: 1.5rem; margin-bottom: 0px;">Makerfield ara seçiminden önce Başbakan Starmer, Andy Burnham'ı kazanması durumunda liderlik yarışına girmemesi konusunda uyarmıştı.</p><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; font-size: 1rem; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(20, 20, 20); padding-bottom: 1.5rem; margin-bottom: 0px;"></p><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; font-size: 1rem; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(20, 20, 20); padding-bottom: 1.5rem; margin-bottom: 0px;"><br />Bunun yerine, İşçi Partisi'nin yeni bir Manchester belediye başkanı seçimine odaklanması gerektiğini söyledi.</p><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; font-size: 1rem; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(20, 20, 20); padding-bottom: 1.5rem; margin-bottom: 0px;"><br /></p><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="font-size: 16px; box-sizing: inherit; padding: 0px 1rem; margin-bottom: 0px; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; font-size: 1rem; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(20, 20, 20); padding-bottom: 1.5rem; margin-bottom: 0px;">G7 zirvesinde konuşan başbakan, liderlik yarışının ülke için "kötü bir şey" olacağını söyledi ve bir meydan okumaya karşı mücadele etme niyetinde olduğunu yineledi.</p><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; font-size: 1rem; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(20, 20, 20); padding-bottom: 1.5rem; margin-bottom: 0px;"></p></div><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="font-size: 16px; box-sizing: inherit; padding: 0px 1rem; margin-bottom: 0px; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; font-size: 1rem; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(20, 20, 20); padding-bottom: 1.5rem; margin-bottom: 0px;">Başbakan ayrıca, Burnham'a kabinede görev teklif edeceğini de belirtmiş ve "Umarım ara seçimi kazanır ve İşçi Partisi hükümetinde büyük bir rol oynar" demişti.</p><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; font-size: 1rem; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(20, 20, 20); padding-bottom: 1.5rem; margin-bottom: 0px;"></p></div><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="font-size: 16px; box-sizing: inherit; padding: 0px 1rem; margin-bottom: 0px; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; font-size: 1rem; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(20, 20, 20); padding-bottom: 1.5rem; margin-bottom: 0px;">Andy Burnham, ara seçimdeki zaferinin ardından, İşçi Partisi'nin "değişim için son bir şansı" olduğunu, bu zaferin ülke için bir "dönüm noktası" olabileceğini söyledi.</p><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; font-size: 1rem; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(20, 20, 20); padding-bottom: 1.5rem; margin-bottom: 0px;"></p></div><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="font-size: 16px; box-sizing: inherit; padding: 0px 1rem; margin-bottom: 0px; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; font-size: 1rem; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(20, 20, 20); padding-bottom: 1.5rem; margin-bottom: 0px;">İşçi Partisi Temmuz 2024'te iktidara geldi. Ancak Başbakan Starmer'a kamuoyu desteği kısa sürede erozyona uğradı.</p><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; font-size: 1rem; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(20, 20, 20); padding-bottom: 1.5rem; margin-bottom: 0px;"></p></div><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="font-size: 16px; box-sizing: inherit; padding: 0px 1rem; margin-bottom: 0px; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; font-size: 1rem; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(20, 20, 20); padding-bottom: 1.5rem; margin-bottom: 0px;">7 Mayıs'ta İngiltere'de yapılan yerel seçimlerde, İskoçya ve Galler'de de özerk yönetim parlamento seçimlerinde İşçi Partisi'nin büyük kayıplar yaşaması bu süreci daha da hızlandırdı.</p><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; font-size: 1rem; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(20, 20, 20); padding-bottom: 1.5rem; margin-bottom: 0px;"></p><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; font-size: 1rem; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(20, 20, 20); padding-bottom: 1.5rem; margin-bottom: 0px;"><br />Sağlık Bakanı Wes Streeting, Starmer'in liderliğine "güvenini kaybettiği" gerekçesiyle istifa etti. Ardından daha alt düzeyde başka istifalar da geldi.</p><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; font-size: 1rem; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(20, 20, 20); padding-bottom: 1.5rem; margin-bottom: 0px;"><br /></p><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="font-size: 16px; box-sizing: inherit; padding: 0px 1rem; margin-bottom: 0px; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; font-size: 1rem; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(20, 20, 20); padding-bottom: 1.5rem; margin-bottom: 0px;">Streeting'in olası bir yarışta lider adayları arasında olması bekleniyor.</p><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; font-size: 1rem; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(20, 20, 20); padding-bottom: 1.5rem; margin-bottom: 0px;"></p></div><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="font-size: 16px; box-sizing: inherit; padding: 0px 1rem; margin-bottom: 0px; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; font-size: 1rem; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(20, 20, 20); padding-bottom: 1.5rem; margin-bottom: 0px;">Seçimler öncesinde de ABD'de cinsel saldırı suçları hükümlüsü Jeffrey Epstein ile ilişkileri ifşa olan Peter Mandelson'ın İngiltere'nin ABD Büyükelçisi olarak atanması nedeniyle başlayan tartışmalar da Starmer'ın yıpranmasına neden olmuştu.</p><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; font-size: 1rem; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(20, 20, 20); padding-bottom: 1.5rem; margin-bottom: 0px;"></p></div><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="font-size: 16px; box-sizing: inherit; padding: 0px 1rem; margin-bottom: 0px; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; font-size: 1rem; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(20, 20, 20); padding-bottom: 1.5rem; margin-bottom: 0px;">Starmer,&nbsp;<a href="https://www.bbc.com/turkce/articles/c5ywxn6ggwlo" class="focusIndicatorReducedWidth css-n8oauk e1h2ur550" style="box-sizing: inherit; color: rgb(110, 110, 115); border-bottom-width: 1px; border-bottom-style: solid; border-bottom-color: rgb(110, 110, 115); text-decoration-style: solid; text-decoration-color: currentcolor;">Epstein bağlantısının kendisinden gizlendiğini&nbsp;</a>iddia etmişti.</p><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; font-size: 1rem; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(20, 20, 20); padding-bottom: 1.5rem; margin-bottom: 0px;"><br /></p><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="font-size: 16px; box-sizing: inherit; padding: 0px 1rem; margin-bottom: 0px; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1;"><h2 tabindex="-1" id="Liderlik-mücadelesi-nasıl-tetiklenebilir-" class="css-jtxtr9 emoh99e1" style="box-sizing: inherit; font-size: 2rem; line-height: 2.625rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(20, 20, 20); padding: 0.5rem 0px; margin-top: calc(1.5rem); margin-bottom: calc(1rem); scroll-margin-top: 1rem;">Liderlik mücadelesi nasıl tetiklenebilir?&nbsp;</h2></div><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="font-size: 16px; box-sizing: inherit; padding: 0px 1rem; margin-bottom: 0px; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; font-size: 1rem; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(20, 20, 20); padding-bottom: 1.5rem; margin-bottom: 0px;">Andy Burnham'ın milletvekili seçilmesinin ardından, İşçi Partisi liderliği ve başbakanlık görevi için adaylığını koyması bekleniyor.</p></div><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="font-size: 16px; box-sizing: inherit; padding: 0px 1rem; margin-bottom: 0px; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; font-size: 1rem; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(20, 20, 20); padding-bottom: 1.5rem; margin-bottom: 0px;">Keir Starmer'a resmen meydan okuyabilmesi için İşçi Partisi milletvekillerinin %20'sinin -yani 81 milletvekilinin- desteğine ihtiyacı var.</p></div><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="font-size: 16px; box-sizing: inherit; padding: 0px 1rem; margin-bottom: 0px; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; font-size: 1rem; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(20, 20, 20); padding-bottom: 1.5rem; margin-bottom: 0px;">Diğer adaylar için de aynı durum geçerli. Ancak Starmer'ın böyle bir yarışta aday olup pozisyonunu koruması için milletvekillerinin onayına ihtiyacı yok.</p></div><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="font-size: 16px; box-sizing: inherit; padding: 0px 1rem; margin-bottom: 0px; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; font-size: 1rem; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(20, 20, 20); padding-bottom: 1.5rem; margin-bottom: 0px;">İşçi Partisi ve sendikalar gibi bazı bağlı kuruluşların üyeleri daha sonra postayla oy kullanıyor ve adaylar tercih sırasına göre sıralanıyor.</p></div><div dir="ltr" class="css-1k9op6x e17x9cvu0" style="font-size: 16px; box-sizing: inherit; padding: 0px 1rem; margin-bottom: 0px; width: initial; grid-template-columns: repeat(5, 1fr); grid-column-end: span 5; grid-column-start: 1;"><p dir="ltr" class="css-s4cjt0 eea635z0" style="box-sizing: inherit; font-size: 1rem; line-height: 1.375rem; font-family: ReithSans, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(20, 20, 20); padding-bottom: 1.5rem; margin-bottom: 0px;">Kazanmak ve parti lideri ve aynı zamanda başbakan olmak için adayın oyların %50'sini alması gerekiyor.</p></div></div></div></div></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ukrayna'dan son iki yılın en büyük İHA saldırısı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/ukraynadan-son-iki-yilin-en-buyuk-iha-saldirisi-587/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/ukraynadan-son-iki-yilin-en-buyuk-iha-saldirisi-587/</id>
<published><![CDATA[2026-06-19T07:00:53+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-19T07:00:53+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_CCAB13-96A067-132FA6-7D82AE-54691C-8F270D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p><b>Shakhsanam KURBANOVA</b></p><p></p><p>Rusya devlet haber ajansı TASS’ın aktardığına göre Ukrayna, perşembe sabahına karşı Moskova ve çevresini hedef alan, son iki yılın en kapsamlı insansız hava aracı (İHA) saldırısını başlattı. Saldırının ardından şehirde yaşanan görüntüler ve dumanlar sosyal medyada geniş yankı buldu; bazı kullanıcılar düşen enkaz parçalarını ilk anda farklı bir cisim sandığını paylaştı.</p><p>“Sekiz saatte 194 İHA düşürüldü.”</p><p>Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin yaptığı açıklamada, kente yönelen İHA dalgasının yalnızca sekiz saatlik bir süre içinde 194 adet olduğunu ve hepsinin hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiğini duyurdu. Sobyanin, saldırıların perşembe sabahı da kesintisiz şekilde sürdüğünü belirtti. Rus makamlarının verdiği rakamlar bağımsız olarak doğrulanamasa da açıklamanın büyüklüğü saldırının kapsamı konusunda önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor.</p><p>“Havalimanlarında zincirleme aksama.”</p><p>Reuters’ın Rusya Havacılık Ajansı’na dayandırdığı haberine göre, yoğun saldırı nedeniyle Moskova’ya hizmet veren başlıca havalimanlarının tamamında uçuşlar geçici olarak askıya alındı. Yolcular saatlerce terminallerde beklemek zorunda kalırken, havayolu şirketleri sefer programlarında art arda değişikliklere gitti. Bu tür geçici kapatmalar, son aylarda Moskova’yı hedef alan saldırılarda artan bir örüntü olarak dikkat çekiyor.</p><p>“Hedefte bir petrol rafinerisi de vardı.”</p><p>Saldırı dalgasının yalnızca başkentle sınırlı olmadığı, Moskova bölgesindeki bir petrol rafinerisinin de vuruldukları noktalar arasında yer aldığı bildirildi. Rus askeri kaynaklarına yakın Telegram kanalları, gece boyunca ülkenin farklı bölgelerine yüzlerce İHA gönderildiğini, ancak en yoğun yönlendirmenin Moskova ve çevresine yapıldığını aktardı. Enerji altyapısının hedef alınması, Ukrayna’nın stratejisinde Rusya’nın petrol gelirlerini ve iç lojistiğini zorlamaya yönelik bir eğilimin sürdüğünü gösteriyor.</p><p>“Saldırı neden bu kadar önemli?”</p><p>Saldırının zamanlaması dikkat çekici. Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 16-17 Haziran’da Moskova’ya yaptığı ziyaretin hemen ardından gerçekleşen bu büyük çaplı operasyon, Rusya’nın savaşa ilişkin tutumunda kayda değer bir yumuşama olmadığını teyit eden açıklamalarla aynı haftaya denk geldi. Moskova’nın başkent savunmasındaki bu denli yoğun bir gece geçirmiş olması, cephede süren kara muharebelerinin yanı sıra Ukrayna’nın derinlik vuruşu kapasitesinin de giderek genişlediğine işaret ediyor.</p><p>Rusya tarafı da karşılık vermekte geri kalmadı: Aynı gece Kiev ve çeşitli Ukrayna şehirleri Iskander-M füzeleriyle vuruldu, Sumı, Poltava ve Kiev bölgeleri en yoğun saldırıya uğrayan noktalar olarak kayıtlara geçti. Bu çift yönlü yoğunlaşma, taraflar arasında olası bir diplomatik sürecin masaya yatırıldığı bir dönemde, sahadaki gerçekliğin müzakere söylemlerinden çok farklı bir tablo çizdiğini ortaya koyuyor.</p><p>Bu, savaşın sahadaki dengelerinin hâlâ ne kadar değişken olduğunu gösteren bir gelişme. Önümüzdeki günlerde hem Moskova’nın hava savunma altyapısına yönelik benzer saldırıların sıklığı hem de olası diplomatik temasların bu tablo karşısında nasıl şekilleneceği yakından izlenecek.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"ABD heyetinin Rusya ziyareti yakında gerçekleşecek"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-heyetinin-rusya-ziyareti-yakinda-gerceklesecek-1002/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-heyetinin-rusya-ziyareti-yakinda-gerceklesecek-1002/</id>
<published><![CDATA[2026-06-18T06:09:37+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-18T06:09:37+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BC0122-0153D7-7A44FD-5649D5-997C70-07AF8A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Rusya Doğrudan Yatırımlar Fonu (RDIF) Başkanı ve Rusya Devlet Başkanı’nın Yabancı Ülkelerle Yatırım ve Ekonomik İşbirliği Özel Temsilcisi Kirill Dmitriyev, ABD heyetinin "yakın bir zamanda" Rusya'ya geleceğini belirterek, Avrupa ve İngiltere'nin Rusya-ABD diyaloğundan rahatsız olduğunu vurguladı.</p><p></p><p>Rossiya 1 televizyonuna konuşan Dmitriyev, iki ülke arasındaki temasların sürdüğüne dikkat çekerek, “Kesin bir tarih vermek istemiyorum ancak diyalog kesinlikle devam ediyor. Başkan Putin ile Başkan Trump arasında oldukça olumlu bir görüşme gerçekleşti. Bu nedenle ABD heyetini yakın bir zamanda bekliyoruz. Ziyaret takvimini zamanı geldiğinde Başkanlık İdaresi duyuracaktır” dedi.</p><p></p><p>Moskova ile Washington arasındaki temasların sürmesinin Avrupa ülkeleri ve İngiltere'de rahatsızlık yarattığının altını çizen Dmitriyev, “Avrupalılar ve İngilizler, Rusya-ABD diyaloğunun devam etmesinden büyük rahatsızlık duyuyor. Bu diyaloğu bozmak için de ciddi çaba harcıyorlar” ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Kremlin daha önce, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump’ın 14 Haziran’da bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini duyurmuştu. Liderlerin; ikili ilişkiler, ABD Başkanı'nın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner’in Rusya’ya planlanan ziyareti ve Ukrayna’daki çatışmayı ele aldığı bildirilmişti.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">BBC, 550 kişinin işine son verecek</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/bbc-550-kisinin-isine-son-verecek-2140/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/bbc-550-kisinin-isine-son-verecek-2140/</id>
<published><![CDATA[2026-06-18T05:44:27+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-18T05:44:27+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5470A3-52A842-1374E9-A0D938-D7898D-FFE3DC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>BBC News Geçici Üst Yöneticisi Jonathan Munro, çalışanlara gönderdiği e-postada, söz konusu 550 kişilik işten çıkarma planının haber, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda'ya yönelik yayınlar ile televizyon ve radyo içerik birimlerini kapsayacağını bildirdi.</p><p></p><p>Munro, tasarruf planı kapsamında Radio 4'ün "The World Tonight" programının sona ereceğini, "Today" programındaki kalıcı sunucu sayısının eylülden itibaren 5'ten 4'e düşürüleceğini ve cumartesi günleri programın tek sunucuyla yayımlanacağını belirtti.</p><p></p><p>BBC One'da yayımlanan "Breakfast" programının da eylül ayından itibaren pazar sabahları ekrana gelmeyeceğini aktaran Munro, "Sunday with Laura Kuenssberg" ve "Newsnight" programlarının yapım ekiplerinin ise birleştirileceğini ifade etti.</p><p></p><p>Munro, açıklanan planın, haber biriminde 200 kişinin işini kaybetmesine yol açacağını ve bu kapsamda 25 milyon sterlin tasarruf sağlanacağını kaydetti.</p><p></p><p>Yaklaşık 21 bin 500 tam zamanlı çalışanı bulunan BBC, gelirinin büyük bölümünü televizyon lisans ücretlerinden elde ediyor ancak son yıllarda satılan televizyon lisansı sayısında düşüş yaşanıyor.</p><p></p><p>- Çalışan sayısında 1800 ila 2000 kişilik azalma öngörülüyor</p><p></p><p>BBC Genel Direktörü Matt Brittin de çalışanlara gönderdiği e-postada, açıklanan tasarrufların toplam 500 milyon sterlinlik hedefin yaklaşık 160 milyon sterlinlik kısmını karşılamayı amaçladığını belirtti.</p><p></p><p>Brittin, söz konusu plan kapsamında çalışan sayısında yaklaşık 1800 ila 2000 kişilik azalma öngörüldüğünü aktardı.</p><p></p><p>BBC Genel Direktörü Brittin, "Tasarrufların ölçeği zor kararlar ve dikkatli çalışma gerektiriyor. Bunların tamamı aynı anda hazır olmayacak." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>BBC genelinde üst düzey yönetici sayısında yüzde 10 azalmaya gidileceğini ifade eden Brittin, gelecek aylarda kurumsal birimler de dahil yeni tasarruf adımlarının açıklanacağını, bu kapsamda yaklaşık 700 pozisyonun kapatılmasının beklendiğini kaydetti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye'ye Patriot'tan sonra SAMP-T kalkanı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/turkiyeye-patriottan-sonra-samp-t-kalkani-3181/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/turkiyeye-patriottan-sonra-samp-t-kalkani-3181/</id>
<published><![CDATA[2026-06-17T07:05:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-17T07:05:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_46C395-8E9A91-794140-F230BF-5F1456-19108D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Milli Savunma Bakanlığı (MSB) bugün yaptığı açıklamada, Türkiye'ye İtalya'ya ait bir adet SAMP-T hava savunma sisteminin konuşlandırılacağını duyurdu.</p><p></p><p>Açıklamada, NATO müttefiki İtalya'ya ait SAMP-T hava savunma sisteminin, Konya'daki 3'üncü Ana Jet Üs Komutanlığı'na konuşlandırılacağı bilgisi paylaşıldı.</p><p></p><p>Ayrıca, bu hava savunma sisteminin, "NATO Daimi Savunma Planı kapsamında, ittifakın hava savunmasının güçlendirilmesi maksadıyla" Türkiye'ye konuşlandırılacağı belirtildi.</p><p></p><p>Türkiye, 7-8 Temmuz tarihlerinde başkent Ankara'da NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapacak.</p><p></p><p>Zirveye, aralarında ABD Başkanı Donald Trump'ın da yer aldığı ittifak üyesi ülkelerin liderleri katılacak.</p><p></p><p>Zirve öncesinde müttefik ülkelerin, Türkiye'nin hava savunmasının güçlendirilmesine dönük katkılarını arttırması dikkat çekiyor.</p><p></p><p>Fransa ve İtalya'nın ortak projesi olarak geliştirilen SAMP-T, mobil bir karadan havaya füze sistemi.</p><p></p><p>Savaş uçaklarına, insansız hava araçlarına, seyir füzelerine ve belirli balistik füzelere karşı savunma sağlıyor.</p><p></p><p><b>Alman Patriot füzeleri ile askerleri de Malatya'da&nbsp;</b></p><p></p><p>Almanya da Mayıs ayında, Türkiye'ye geçici olarak bir Patriot Hava Savunma Ünitesi ile 150 Alman askeri konuşlandırılacağını duyurmuştu.</p><p></p><p>Alman askerleri bu ayın başından itibaren, Haziran'dan Eylül'e kadar görev yapacakları Malatya'daki Kürecek Radar Üssü'ne sevk edilmeye başlandı.</p><p></p><p>Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg, Türkiye'ye verilmesi kararlaştırılan bu desteğin duyurulmasının ardından sosyal medya hesabından bir açıklama yapmıştı.</p><p></p><p>Büyükelçi, Alman ordusunun bu katkısıyla "önemli bir NATO müttefiki" olarak nitelendirdiği Türkiye'yi desteklediğine ve "NATO’nun güneydoğu kanadının hava savunma ve füze savunmasına değerli bir katkı sağladığına" dikkat çekmişti.</p><p></p><p>Büyükelçi Sorg, "NATO'nun gücü birbirimizi korumamız ve savunmamızı ittifak olarak birlikte şekillendirmemizden gelmektedir. Bunu, Türkiye'nin İran tarafından balistik füzelerle defalarca hedef alındığı ve bu füzelerin tamamının NATO tarafından imha edildiği son haftalarda da göstermiştir" sözlerini kaydetmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Putin'e muhalif Rus karikatürist Polonya'da öldürüldü</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/putine-muhalif-rus-karikaturist-polonyada-olduruldu-8512/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/putine-muhalif-rus-karikaturist-polonyada-olduruldu-8512/</id>
<published><![CDATA[2026-06-17T06:53:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-17T06:53:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4039EF-A6D3F2-6CD3EA-FB8AF9-3C5350-B0199A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin başta olmak üzere, önde gelen Rus siyasi isimleri hicveden karikatürleriyle tanınan Rus sanatçı Semyon Skrepetsky, Doğu Polonya'da silahlı saldırıya uğrayarak öldürüldü.</p><p></p><p>Yetkililer olayı Salı günü açıkladı. Lublin Başsavcılığı sözcüsü Marcin Kozak, gazetecilere yaptığı açıklamada "Medyada Semyon Skrepetsky olarak bilinen 44 yaşındaki Rus vatandaşının öldürülmesine ilişkin soruşturma yürütülmektedir" dedi. Saldırıyla bağlantılı olarak iki Belarus vatandaşı gözaltına alındı.</p><p></p><p>Belarus konsolosluğu yakınında infaz</p><p>Gözaltılar, cinayetin işlendiği Biala Podlaska kentinde bulunan Belarus konsolosluğunun yakınında gerçekleştirildi. Polonya yetkililerine göre gerçek adı Robert Kuzovkov olan sanatçı, Pazartesi sabahı kimliği belirsiz bir saldırgan tarafından tabancayla üç kez vuruldu. Skrepetsky yere düştükten sonra saldırgan yaklaşarak yakın mesafeden iki el daha ateş etti.</p><p></p><p>Kozak, gözaltındaki iki Belaruslu hakkında henüz "resmi suçlama yöneltilmediğini" belirterek şüphelilerin "savcılık ve polisin gözetiminde" kalmaya devam ettiğini söyledi.</p><p></p><p><b>Stalin'i Tanrı Annesi olarak resmeden sanatçı</b></p><p></p><p>Skrepetsky, Putin ve Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin'den muhalefet figürü Aleksey Navalni ve Çeçen lider Ramazan Kadirov'a kadar pek çok önemli Rus siyasi ismi hedef alan zaman zaman provokatif karikatürleriyle tanınıyordu. En bilinen eserlerinden birinde klasik bir Ortodoks ikonasını yeniden yorumlayarak Tanrı Annesi'nin kollarındaki bebek İsa'nın yerine Putin'i tutan Stalin'i resmetti.</p><p></p><p><b>2021'de Polonya'ya sığındı</b></p><p></p><p>Skrepetsky, Rusya'da siyasi baskıya uğrayacağı endişesiyle 2021 yılında Polonya'ya yerleşti. Sürgündeyken Rus muhalefetinin etkinliklerine de katılan Skrepetsky, muhalefetin kendisini de açıkça eleştirdi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İsviçre'de nüfusu sınırlama planı reddedildi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/isvicrede-nufusu-sinirlama-plani-reddedildi-43/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/isvicrede-nufusu-sinirlama-plani-reddedildi-43/</id>
<published><![CDATA[2026-06-14T16:49:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-14T16:49:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7C4668-660ACE-5593E3-C2BA13-C685F5-0D3639.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İsviçre'de sağ popülist İsviçre Halk Partisi'nin (SVP) girişimi ile yapılan, nüfusu 2050 yılına dek 10 milyon kişiyle sınırlama "referandumundan" hayır sonucu çıktı.</p><p></p><p>Henüz resmiyet kazanmamış olan sonuçlara göre, seçmenlerin yaklaşık yüzde 55'i, söz konusu öneriyi reddetti. İsviçre kamu yayıncısı SRF televizyonuna konuşan gfs.bern anket enstitüsünden Lukas Golder, özellikle Fransızca konuşulan Batı İsviçre ve büyük kentlerde yaşayanların halk oylamasından ret sonucu çıkmasında belirleyici olduğunu dile getirdi.</p><p></p><p>Aldığı yüksek oranda göç nedeniyle İsviçre nüfusu, 2002 yılında kişilerin serbest dolaşımı uygulamasının başlamasından bu yana yaklaşık yüzde 25 oranında artarak 9,1 milyon kişiye ulaştı.</p><p></p><p><b>"Evet" destekçileri "yoğunluk stresi"nden şikâyetçi</b></p><p></p><p>Avrupa genelinde, Almanya'da Almanya için Alternatif (AfD), Fransa'da Ulusal Birlik gibi sağ popülist ve aşırı sağcı partilerin göç ve göçmen karşıtı söylemleri seçmenlerin bir kısmında karşılık buluyor. Ancak SVP'nin referanduma konu olan önerisi milliyetçi kampların dışında da oldukça destek bulmuştu. Nüfusa sınırlama getirilemesini talep edenlerin büyük bir bölümü bunu, göç, konut sıkıntısı, trenlerin aşırı kalabalık olması gibi konuları kapsayan "yoğunluk stresi" kavramı ile gerekçelendiriyor.&nbsp;</p><p></p><p>Diğer yandan merkezî partilerin neredeyse tamamı ile hükümet ve iş dünyası temsilcileri bu teklifi referandumdan önce net bir dille eleştirmiş ve halk oylamasında hayır oyu verilmesi çağrısında bulunmuştu. Bu çevrelere göre, tasarının kabul edilmesi hâlinde ülke ekonomisi büyük zarar görecek ve yakın gelecekte nitelikli eleman eksikliği yaşanacaktı.</p><p></p><p><b>Sistemin işlemesi için yabancılara ihtiyaç var</b></p><p></p><p>Teklifin kabul edilmesi hâlinde İsviçre, Avrupa Birliği (AB) ile 2002'den bu yana geçerli olan kişilerin serbest dolaşımı anlaşmasını feshetmek zorunda kalacaktı. Uzmanlara göre, İsviçre istihdam piyasasının yabancılara açık olması, ülkenin son yıllardaki ekonomik büyümesinin temelini oluşturuyor. İsviçre Adalet Bakanı Beat Jans, referandumdan önce yaptığı açıklamada, halkın "evet" demesi durumunda bir "Brexit anı" yaşanabileceği konusunda uyarmış ve yurt dışından gelenler olmadan hastaneler ile bakım ve huzurevlerinin işleyemeyeceğini vurgulamıştı.</p><p></p><p>İsviçre Sosyal Demokrat Partisi (SP) Eş Genel Başkanı Cedric Wermuth ise sonuçların belli olmasından sonra yaptığı açıklamada, "Referandum kampanyası esnasında, pek çok insanın her şeyin suçlusu olarak gösterilen göçmenlere yönelik bu bitmek bilmeyen bölücü söylemlerden bıkmış olduğunu hissettim. Neyse ki bu günah siyaseti, sınırlarına ulaşmış durumda" ifadelerini kullandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İsveç 13 yaşındaki çocukları hapse atmayı planlıyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/isvec-13-yasindaki-cocuklari-hapse-atmayi-planliyor-3252/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/isvec-13-yasindaki-cocuklari-hapse-atmayi-planliyor-3252/</id>
<published><![CDATA[2026-06-14T06:30:23+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-14T06:30:23+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_586693-D1320F-48E814-E7F478-37EAB1-4BD79F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İsveç'te çete suçları, yıllardır tırmanma eğiliminde. Ülkede yaşayan gençler, artık bu suçların yalnızca kurbanı değil, aynı zamanda giderek artan bir sıklıkla bizzat failleri konumuna düşürülüyor. 13 ya da 14 yaşındaki çocuklar, kriminal ağlar tarafından devşirilerek saldırılarda, silahlı eylemlerde ve hatta ücretli cinayetlerde kullanılıyor.</p><p></p><p>Organize suç çeteleri bu süreçte İsveç sisteminin açık bir zaafiyetini bilinçli biçimde sömürüyor. İsveç hukukuna göre, 15 yaşının altındaki çocuklar bugüne dek cezai ehliyetten yoksun sayılıyordu. Bu durum, söz konusu çocukların suçlu sıfatıyla mahkûm edilememesi anlamına geliyor. Bu yaştaki çocuklar suç işlediklerinde, yargı yerine sosyal hizmet birimleri ve gençlik destek kuruluşları devreye giriyor.</p><p></p><p><b>Organize suça karşı hamle</b></p><p></p><p>İsveç siyaseti şimdi bu mantığı ve çetelerin hesabını bozmaya çalışıyor. Parlamento, 15-17 yaş grubundaki gençlerin, ağır suçlar işlemeleri hâlinde, bundan böyle gençlere normal hapis cezasına çarptırılabilmesini onayladı.</p><p></p><p>Hükümet ayrıca özellikle ağır suçlarda cezai ehliyet yaşını deneme amacıyla 13'e indirmeyi planlıyor. Bu uygulama adam öldürme, ağır patlayıcı saldırıları ve yüksek asgari ceza öngörülen diğer suçları kapsıyor. Parlamento bu reforma ilişkin kararı Haziran ortasında verecek.</p><p></p><p>Söz konusu düzenleme beş yıl sonra yeniden gözden geçirilecek.</p><p></p><p><b>Danimarka örneği başarısız mı oldu?</b></p><p></p><p>Cezai ehliyet yaşına ilişkin tartışma yalnızca İsveç'e özgü değil.</p><p></p><p>Danimarka, 2010 yılında görevde olan muhafazakâr hükümet döneminde cezai ehliyet yaşını 15'ten 14'e indirdi. Ancak bu reform iki yıl sonra geri alındı. Geriye dönük yapılan bilimsel değerlendirmeler, söz konusu indirimin caydırıcı herhangi bir etki yaratmadığını ortaya koydu. Üstelik bu uygulamadan etkilenen gençler daha sık suç tekrarına düştü ve okuldaki başarıları da belirgin biçimde geriledi.</p><p></p><p>Danimarka, bu nedenle bugün pek çok uzman tarafından bir uyarı işareti olarak değerlendiriliyor. Çocukları daha erken yaşta suçlu ilan etmek, gençlik şiddeti sorununu kendiliğinden çözmüyor. En kötü senaryoda ceza sistemiyle kurulan erken temas, gençleri kriminal çevrelere daha da kuvvetli biçimde bağlayabiliyor.</p><p></p><p><b>Hollanda: Cezai ehliyet evet, yetişkin cezaevi hayır</b></p><p></p><p>AB karşılaştırmasında Hollanda ve İrlanda, özellikle düşük yaş sınırına sahip ülkeler arasında öne çıkıyor. Hollanda'da çocuklar 12 yaşından itibaren cezai kovuşturmaya maruz kalabiliyor.</p><p></p><p>İrlanda'da ise kural olarak 12 yaş sınırı geçerli. Ancak cinayet, adam öldürme, tecavüz ve ağır cinsel suçlar gibi en ağır eylemler söz konusu olduğunda 10 ve 11 yaşındaki çocuklar bile yargılanabiliyor.</p><p></p><p>Ne var ki düşük yaş sınırı, yetişkin ceza hukukundakine benzer ağır hapis cezaları anlamına gelmiyor. Hollanda'da 12-15 yaş grubundaki gençler için azami gözaltı süresi bir yıl. 16-17 yaşındakiler içinse ağır suçlarda, özel istisnalar saklı kalmak kaydıyla, en fazla iki yıl gençlik gözaltısı uygulanabiliyor. Bunun yanı sıra gençlik cezaevlerinde de okul, rehberlik ve pedagojik tedbirler ön planda tutuluyor.</p><p></p><p><b>Pek çok devlet koruma ve eğitimi önceliyor</b></p><p></p><p>Almanya veya İspanya'da 12 yaşında ağır bir suç işleyen bir çocuk cezai açıdan sorumlu tutulmuyor. Ancak bu durum, devletin hiçbir şey yapamayacağı anlamına gelmiyor. Gençlik hizmetleri, aile mahkemeleri ya da koruyucu tedbirler devreye girebiliyor. Belirli koşullar altında kapalı bir kurumda barındırma mümkün olsa da bu, ceza hukukundaki anlamda bir ceza sayılmıyor.</p><p></p><p>Başka bir yaklaşım ise doğrudan çocukların çevresini hedef alıyor. İtalya, yeni bir kararname aracılığıyla denetim ve okula devam yükümlülüklerinin ihlali hâlinde ebeveynlere yönelik baskıyı artırmış bulunuyor. Okul devamsızlığının ağır boyutlara ulaşması durumunda ebeveynler cezai yaptırımlarla karşılaşabiliyor.</p><p></p><p>Bununla birlikte İtalya, İsveç'in izlediği çizginin tam karşıtı bir model değil. Kararname gençlik adaleti sistemini bir bütün olarak daha sert hâle getirdi. Konuya eleştirel yaklaşan çevreler, kararnamenin yürürlüğe girmesinin ardından gençlik cezaevlerindeki genç sayısının belirgin biçimde arttığına dikkat çekiyor.</p><p></p><p><b>Avusturya çevreye baskı yapıyor</b></p><p></p><p>Pek çok AB üyesi devlet için 14 yaş sınırı temel referans değeri olmayı sürdürüyor. Avusturya da bu çizgide kalıyor. 14 yaşın altındaki çocuklar bu ülkede cezai ehliyetten yoksun sayılıyor. Buna karşın işlenen suçların sonuçsuz kalması da söz konusu değil. Polisle ve ebeveynlerle yapılan görüşmeler, uyarılar, gençlik hizmetlerinin devreye alınması ya da eğitici tedbirler bu çerçevede uygulanabiliyor.</p><p></p><p>Avrupa'da düşük ceza ehliyeti yaşının otomatik olarak yetişkin ceza hukuku anlamına gelmediği görülüyor. Çoğunlukla gençlik mahkemeleri, uzmanlaşmış kurumlar, eğitici tedbirler ve koruma kavramları ön plana çıkıyor.</p><p></p><p><b>Bilim ne diyor?</b></p><p></p><p>Avrupa'nın çok küçük yaştaki çocukları cezalandırma konusundaki yaygın çekingen tutumu, gelişim psikolojisinin bulgularıyla büyük ölçüde örtüşüyor. Çocuklar ve erken ergenlik dönemindeki gençler anlık ödüle, grup baskısına ve duygusal onaya daha güçlü tepkiler veriyor.</p><p></p><p>Bu nedenle klasik caydırıcılık 13 yaşındaki çocuklarda ancak sınırlı ölçüde işe yarıyor. İleride hapis yatma ihtimali, para, takdir görme, ait olma duygusu, sonunda bir rol üstlenme hissi gibi anlık bir ödülle ya da tam tersi yönde çete korkusuyla rekabet etmek zorunda kalıyor. Tam da bu yüzden uzmanlar, gençlik suçluluğuyla yalnızca daha düşük yaş sınırları ve daha ağır cezalar aracılığıyla mücadele etme fikrine karşı uyarıda bulunuyor.</p><p></p><p><b>Çetelerin kaçış stratejileri</b></p><p></p><p>Buna ek olarak pratik bir sorun da gündemde: Suç örgütleri hızla öğreniyor. İsveç ağır suçlarda cezai ehliyet yaşını 13'e indirirse çeteler daha da küçük çocukları devşirmeye yönelecek olabilir. Bu durumda sorun çözüme kavuşmak bir yana, daha küçük çocuklar suç örgütlerinin hedef kitlesi hâline gelebilir.</p><p></p><p>Uzmanlar, İsveç hükümetinin planlarının istenen sonucu doğurup doğurmayacağı konusunda kuşkulu. İsveç Hukuk Komisyonu, Barolar Birliği ve birçok yardım kuruluşu projeye sert eleştiriler yöneltti. Parlamento'nun tüm bu itirazlara karşın yasayı kabul etmesi hâlinde 13 yaşındaki çocuklar yaz sonundan itibaren hapis cezasına çarptırılabilecek.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İngiltere'de istifa eden Savunma Bakanı'nın yerine Dan Jarvis atandı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/ingilterede-istifa-eden-savunma-bakaninin-yerine-dan-jarvis-atandi-2589/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/ingilterede-istifa-eden-savunma-bakaninin-yerine-dan-jarvis-atandi-2589/</id>
<published><![CDATA[2026-06-12T07:08:08+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-12T07:08:08+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F984AC-71A879-A08AFC-EB8623-AA5485-EA35DA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İngiltere Başbakanlık Ofisi 10 Numara'dan yapılan açıklamaya göre Dan Jarvis, İngiltere'nin yeni Savunma Bakanı olarak oldu.</p><p></p><p>Jarvis, daha önce İçişleri Bakanlığı ve Kabine Ofisi'nde Devlet Bakanlığı görevlerini yürütmüştü.</p><p></p><p>İngiltere Savunma Bakanı Healey, savunma bütçesi konusunda Başbakan Keir Starmer ile yaşadığı anlaşmazlık nedeniyle görevinden istifa ettiğini duyurmuştu.</p><p></p><p>Starmer'ı ülkeyi savunmak için gerekli devlet kaynaklarını tahsis etmemekle suçlayan Healey şu açıklamayı yapmıştı:</p><p></p><p>Siz bunu başaramadınız, Maliye Bakanlığı ise tehditlerin arttığı bu dönemde ülkenin savunması için gerekli kaynakları ayırmaya yanaşmadı.</p><p></p><p>Bakan Healey'nin istifasından birkaç saat sonra Silahlı Kuvvetlerden Sorumlu Devlet Bakanı Al Carns da görevinden ayrıldığını açıklamıştı.</p><p></p><p>İngiltere'nin savunma ve maliye bakanlıkları, artan askeri harcama taleplerinin nasıl karşılanacağı konusunda aylardır görüşmeler yürütüyor. Bu durum İngiltere'nin Savunma Yatırım Planı'nın geçen yıldan bu yana ertelenmesine yol açtı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">K. İrlanda'daki göçmen karşıtı olaylar isürüyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/k-irlandadaki-gocmen-karsiti-olaylar-isuruyor-4123/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/k-irlandadaki-gocmen-karsiti-olaylar-isuruyor-4123/</id>
<published><![CDATA[2026-06-11T05:33:32+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-11T05:33:32+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FC69A8-822DA7-532078-7207B7-072E7D-4B2980.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kuzey İrlanda'da yaşanan bıçaklı saldırı nedeniyle 9 Haziran'da başlayan göçmen karşıtı gösterilerin ardından çıkan olaylar ikinci gecede de devam etti.</p><p></p><p>Başkent Belfast'ın Newtownabbey bölgesinde toplanan göçmen karşıtları, bölgede düzensiz göçmenlerin tutulduğu bir otele yürümeye çalıştı, polis göstericilere tazyikli suyla müdahale etti.</p><p></p><p>Göstericiler ile polis arasında arbede yaşanırken, polisin yer yer plastik mermi kullandığı da görüldü. Bir aracın yakıldığı, bir metruk binanın da yakılmak istendiği olaylar sırasında sosyal medyada "hedef listesi" olarak bazı ev adresleri paylaşıldı.</p><p></p><p>Hedef listesinde göçmenlerin yaşadığına inanılan ve çoğunluğu Belfast'ta olmak üzere Kuzey İrlanda'daki 100 civarında ev adresi yer aldı.</p><p></p><p>Öte yandan, 8 Haziran'daki bıçaklı saldırının kurbanı Stephen Ogilvy'in ailesi, polis aracılığıyla bir yazılı açıklama yaparak olayların sona ermesi ve sükunet çağrısı yaptı.</p><p></p><p>Saldırı nedeniyle bir gözünü kaybeden ve durumunun ciddiyetini koruduğu belirtilen Ogilvy'nin ailesi, "Ülkemize çok büyük katkılar yapmış çok sayıda göçmen var. Ülkemizin işlemesi için onlara ihtiyacımız var. Yaşadığımız trajedinin insanları ayrıştırmak için kullanılmasını istemiyoruz." açıklamasını yaptı.</p><p></p><p>- Büyükelçi Ertaş, Türk vatandaşlarını olaylar karşısında dikkatli olmaya çağırdı</p><p></p><p>Türkiye'nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, Kuzey İrlanda'da dün başlayan ve bugün de devam eden göçmen karşıtı sokak olaylarının ardından Türk vatandaşlarına dikkatli olma uyarısında bulundu.</p><p></p><p>Ertaş, yaptığı açıklamada, gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, Türk vatandaşlarına gösterilerin yoğunlaşabileceği alanlardan uzak durma uyarısını yaptı.</p><p></p><p>İngiltere makamlarının yapacağı uyarılara riayet etme çağrısı yapan Ertaş, tacizler karşısında soğukkanlı olmak, olumsuz bir durumda yerel güvenlik güçlerine ve ülkedeki Türk temsilciliklerine başvurma tavsiyesinde bulundu.</p><p></p><p>Ertaş, Kuzey İrlanda'nın başkenti Belfast yakınlarındaki Ballyclare kasabasında dün akşam yaşanan olaylarda iş yeri hedef alınan Türk berber Ümit Güler'le de görüştü.</p><p></p><p>Büyükelçi Ertaş, görüşmede Güler'e geçmiş olsun dileklerini iletti.</p><p></p><p>Belfast'ın kuzeyinde 8 Haziran'da Sudanlı olduğu belirtilen ve 2023'te sığınmacı statüsü verildiği açıklanan bir kişi, bir İrlandalıyı yüzünden, gözünden ve sırtından bıçakla ağır yaralamıştı.</p><p></p><p>Çevredeki vatandaşların sopalarla müdahale ederek durdurduğu 30 yaşındaki saldırgan tutuklanmıştı. Olaya ülkedeki her çevreden tepki gösterilirken, aşırı sağcılar göçmen karşıtı ifadelerle "toplu sınır dışı" çağrıları yapmıştı.</p><p></p><p>Başta Belfast olmak üzere Kuzey İrlanda'daki farklı bölgelerde 9 Haziran'da başlayan göçmen karşıtı eylemlerde yabancılara ait evler ve iş yerleri ateşe verilmiş, polis ve kamuya ait araçlara saldırılar düzenlenmişti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">K. İrlanda'da ırkçı saldırılar, bir Türk berberinin camları kırıldı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/k-irlandada-irkci-saldirilar-bir-turk-berberinin-camlari-kirildi-9750/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/k-irlandada-irkci-saldirilar-bir-turk-berberinin-camlari-kirildi-9750/</id>
<published><![CDATA[2026-06-10T09:13:41+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-10T09:13:41+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_860F96-D53753-848B99-ADBBC6-ED3A98-C0A6A8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Belfast'ın kuzey mahallelerinde yüzleri maskeli kişilerin sokaklardaki eylemleri sırasında bazı evler ve araçlar ateşe verildi, kentteki toplu ulaşım neredeyse tamamen durduruldu.</p><p></p><p>Belfast dışındaki yerleşimlerde de bazı mahallelerde insanlar evlerini terk etmek zorunda kaldı. Çıkan yangınları söndürmek için itfaiye ekipleri uzun saatler çalıştı.</p><p></p><p>Olayların fitilini ateşleyen bıçaklı saldırı 8 Haziran Pazartesi yerel saatle 22:30 sularında gerçekleşti. 30 yaşındaki Sudanlı bir erkeğin saldırısıyla, 40'lı yaşlarındaki bir başka erkek gözlerinde, boynunda ve sırtında ciddi yaralanmalarla hastaneye kaldırıldı.</p><p></p><p>Cinayete teşebbüs suçuyla mahkemeye çıkarılacak saldırgan, ayrıca kamusal alanda bıçak bulundurmak ve öldürme tehdidiyle de suçlanıyor.</p><p></p><p>Olaydan sonra internet ortamında geniş şekilde paylaşılan bir video, aralarında sopa taşıyan bir kişinin de bulunduğu bir grubun, polis gelene kadar zanlı görünen kişiye karşı koyduğunu gösteriyor.</p><p></p><p>Kuzey İrlanda Polis Teşkilatı (PSNI), saldırıya tepki olarak Kuzey İrlanda genelinde "yer yer kamu düzenini bozucu olaylar" yaşanmasının ardından sükunet çağrısında bulundu.</p><p></p><p>Londonderry, Antrim, Newtownabbey, Ballymena, Bangor ve Belfast dahil olmak üzere çeşitli bölgelerde eylemciler toplandı.</p><p></p><p>Bazı protestolar barışçıl şekilde geçerken, bazı bölgelerde şiddet yaşandı.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Haziran%202026/berber.jpg" alt="berber"></p><p></p><p>Belfast'ın kuzeyindeki Ballyclare'de camları kırılan Türk berberi.</p><p></p><p>Doğu Belfast'taki Lendrick Street'te olaylara tanık olan bir kişi, "Yolda arabalar ateşe verildi ve ateş evime sıçradı. Maskeli kişiler kapıları kırıyordu" dedi.</p><p></p><p>Yaklaşık 100 maskeli kişiden oluşan bir grup, doğu Belfast'taki Newtownards Road'ta kapıları tekmeledi ve bazı evlerin camlarını kırdı.</p><p></p><p>Aynı yolda bir çöp konteyneri ve bir otobüs de ateşe verildi.</p><p></p><p>Toplu taşıma hizmetlerinin sözcüsü, Belfast'a giden ve Belfast'tan çıkan tüm otobüs seferlerinin askıya alındığını söyledi.</p><p></p><p>Ulster Birlik Partisi (UUP) lideri Jon Burrows, bunun "utanç verici bir manzara" olduğunu ve Newtownards Road'daki maskeli kişilerin çoğunun genç olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Belfast'ın batısına doğru Crumlin Road üzerinde bir polis aracına saldırıldı ve Crumlin Road'un hemen dışında çok sayıda ev ateşe verildi.</p><p></p><p>Eylemlerin olduğu bölgelerde, yanan evlerden çıkan keskin duman ve yakılan çöplerin kokusu havayı kaplamış durumda.</p><p></p><p>Newtownabbey'deki Cloughfern kavşağında da iki araç ateşe verildi, Portadown'da bir polis aracı yakıldı.</p><p></p><p>Bağımsız milletvekili Doug Beattie, ofisine dönerken polis aracının yandığını gördüğünü söyledi: "Tepkiyi polise ya da masum halka yöneltmek ters teper ve kınanmalıdır."</p><p></p><p>Kuzey İrlanda'dan Sorumlu Devlet Bakanı Hilary Benn, insanları polisin "işini yapmasına" izin vermeye çağırdı:</p><p></p><p>"Kuzey İrlanda'nın bazı bölgelerinde tanık olduğumuz düzensizlik görüntüleri sadece halka zarar veriyor ve masum hayatları riske atıyor. Bu tür yıkım ve zorbalığın hiçbir gerekçesi yoktur."</p><p></p><p>Salı günü erken saatlerde, Kuzey İrlanda'nın beş ana partisinin liderleri, "dehşet verici olay"ı kınamakta "birleştiklerini" belirten bir açıklama yayımladı.</p><p></p><p>Olaylar başladıktan sonra, Kuzey İrlanda'nın birinci bakanı Michelle O'Neill, "maskeli grupların aileleri evlerinden çıkararak evlerini yakmasını" "tam anlamıyla zorbalık" olarak nitelendirdi.</p><p></p><p>"Kuzey Belfast'taki saldırı iğrenç ve yanlıştı ancak bunun, masum insanları hedef almak ve saldırmak için kullanılmasına yönelik tehlikeli girişimler var" diye ekledi.</p><p></p><p>Adalet Bakanı Naomi Long, Kuzey İrlanda'da "maskeli zorbalara" yer olmadığını söyledi.</p><p></p><p><b>Saldırgan kimdi?</b></p><p></p><p>Kuzey İrlanda'nın polis teşkilatının Salı sabahı yaptığı ilk açıklamada zanlının Somalili olduğu düşünülüyordu, ancak daha sonra Sudanlı olduğu teyit edildi.</p><p></p><p>Polisler olay yerinde yemek bıçağı olduğunu düşündükleri bir nesne bulduklarını söylediler.</p><p></p><p>İçişleri Bakanlığı'na göre zanlı 2023 yılında Birleşik Krallık'a giriş yaptı ve aynı yıl mülteci statüsü aldı. Zanlının 2028 yılına kadar Birleşik Krallık'ta kalma izni bulunduğu açıklandı.</p><p></p><p>Polis başkomiseri, zanlının Sudan'dan Paris'e, oradan Dublin'e uçtuğunu ve ardından 10 Şubat 2023'te otobüsle Belfast'a geçerek sığınma talebinde bulunduğunu anladıklarını söyledi.</p><p></p><p>Polis zanlının bir suç geçmişi olmadığını ve ulusal güvenlik veritabanlarında herhangi bir kaydının bulunmadığını da ekledi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Macaristan'dan Ukrayna'nın AB üyeliğine itiraz</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/macaristandan-ukraynanin-ab-uyeligine-itiraz-4748/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/macaristandan-ukraynanin-ab-uyeligine-itiraz-4748/</id>
<published><![CDATA[2026-06-10T07:32:04+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-10T07:32:04+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6FF56A-5E45A8-47D2AD-C34E0C-16569C-825FCB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Macaristan Başbakanı Peter Magyar, ATV televizyonuna verdiği röportajda Ukrayna'nın olası AB üyeliğine ilişkin değerlendirmede bulundu. Budapeşte’nin genişleme sürecinde ilkesel olarak eşit muamele talep ettiğini belirten Magyar, “Herhangi bir çifte standardı kabul etmiyoruz. Ukrayna’nın hızlandırılmış bir şekilde Birliğe katılmasına gerek görmüyoruz” ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Ukrayna’nın AB üyeliğinin önündeki en büyük engelin Rusya ile devam eden çatışma olduğuna işaret eden Magyar, Kiev yönetiminin üyelik kriterlerini karşılamak adına daha çok yol katetmesi gerektiğinin altını çizdi. Başbakan, “Brüksel’in üyelik konusunda nihai bir karar verebilmesi için Ukrayna’nın önünde hala aşması gereken uzun bir süreç var” değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p><b>2027 hedefi ‘gerçekçi’ bulunmuyor</b></p><p></p><p>Vladimir Zelenskiy, ülkesinin 2027 yılına kadar AB’ye tam üye olarak kabul edilmesini ısrarla talep ediyor. Ancak Ukrayna mevzuatının Avrupa standartlarıyla henüz uyumlu olmadığını belirten Avrupalı liderler, kapsamlı ve derin reformların üyelik süreci için vazgeçilmez ön şart olduğunu vurguluyor.</p><p></p><p>Financial Times gazetesinin yakın tarihli bir haberine göre, AB Komşuluk ve Genişleme Komiseri Marta Kos da Kiev’in 2027 yılındaki üyelik beklentisini “gerçekçi değil” şeklinde nitelendirmiş ve mevcut koşullarda bu takvimin hayata geçirilmesinin mümkün olmadığını belirtmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Anlaşma imzalandı, Fransa Rum Kesimi'ne asker konuşlandırıyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/anlasma-imzalandi-fransa-rum-kesimine-asker-konuslandiriyor-9424/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/anlasma-imzalandi-fransa-rum-kesimine-asker-konuslandiriyor-9424/</id>
<published><![CDATA[2026-06-09T10:37:19+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-09T10:37:19+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4089BD-6B9D90-2B03DF-AFF673-68F626-A2C002.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kıbrıs Cumhuriyeti ile Fransa arasında, Fransız askerlerinin, Akdeniz'in en büyük üçüncü adasına konuşlanmasına olanak sağlayan bir anlaşma imzalandı.</p><p></p><p>Lefkoşa'nın Rum kesiminde Fransız mevkidaşı Catherine Vautrin ile söz konusu anlaşmayı imzalayan Güney Kıbrıs Savunma Bakanı Vassilis Palmas, Fransa'nın kendileri için "stratejik bir ortak" olduğunu dile getirdi. Vautrin ise imza töreninin ardından yaptığı açıklamada, Kıbrıs'ın Doğu Akdeniz'de Avrupa Birliği'nin (AB) güvenliği açısından önemli bir konumda olduğunu dile getirdi. Kıbrıs Cumhuriyeti devlet radyosu RIK'in haberine göre, imzalar Lefkoşa'da düzenlenen AB Savunma Bakanları gayri resmi toplantısı sırasında atıldı.</p><p></p><p>Fransız askerlerinin Kıbrıs'ta konuşlanmasını öngören anlaşmaya dair planlar, Nisan ayında Kıbrıs'ın güneyini ziyaret eden Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından kamuoyu ile paylaşılmıştı.</p><p></p><p>Anlaşmanın arka planında, Mart ayında İran'a ait bir insansız hava aracının (İHA) Kıbrıs'a düşmesinin ardından bölgede artan askeri faaliyetlerin yattığı öne sürülüyor.</p><p></p><p>Akdeniz'in doğusundaki konumuyla, AB ülkeleri arasında Ortadoğu'ya en yakın ülke konumunda olan Kıbrıs, Lübnan ve İsrail'e sadece 150 ila 250 kilometre uzaklıkta bulunuyor.</p><p></p><p>Ankara'dan "bakanların uçakları taciz edildi" iddiasına yalanlama</p><p></p><p>Bu arada Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından öne sürülen Türk savaş uçaklarının, içinde Yunanistan, Hollanda ve Fransa Savunma Bakanları'nın bulunduğu uçağı taciz ettiği yönündeki iddiaları yalanladı.</p><p></p><p>Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nin (DMM) X hesabından paylaşılan mesajda, "Bazı basın yayın organlarında yer alan ve sosyal medya hesaplarında paylaşılan 'Türk uçaklarının Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias ve Avrupalı bakanları taşıyan uçakları taciz ettiği ve yine Türk uçaklarının Yunanistan hava sahasını ihlal ettiği' yönündeki iddialar tamamen gerçek dışıdır. 7 Haziran 2026 tarihinde Yunanistan-Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) rotasında uçuş icra eden 6 hava trafiğinden 4'ü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) hava sahasını ihlal etmiş, bu nedenle KKTC'de konuşlu A/R nöbeti tutan iki Türk F-16 uçağı derhal tedbir amaçlı kaldırılmıştır" ifadeleri kullanıldı.</p><p></p><p>Yunan Kathimerini gazetesinde çıkan habere göre, Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Basın Müdürü Victor Papadopoulos, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, AB Savunma Bakanları gayri resmi toplantısı için Kıbrıs'a giden bakanları taşıyan uçakların, Kuzey Kıbrıs'taki Ercan Havalimanı'ndan kalkan Türk savaş uçakları tarafından taciz edildiğini öne sürmüştü.&nbsp;</p><p></p><p>Bu uçakların Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias'ın uçağına paralel olarak çok yakınında uçtuğunu iddia eden Papadopoulos, konuyu uluslararası mercilere taşıyacaklarını duyurmuştu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Netanyahu için tutuklama isteyen UCM savcısı görevden alındı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/netanyahu-icin-tutuklama-isteyen-ucm-savcisi-gorevden-alindi-179/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/netanyahu-icin-tutuklama-isteyen-ucm-savcisi-gorevden-alindi-179/</id>
<published><![CDATA[2026-06-09T10:31:16+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-09T10:31:16+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E6E5F3-4EC273-859D52-35F05D-06DD64-C57553.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Başsavcısı Karim Khan, hakkında yürütülen cinsel taciz soruşturması nedeniyle görevinden uzaklaştırıldı. Soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarını yargılamak üzere kurulan UCM'nin Başkanlık Bürosu, Khan'ın görevininin "derhal geçerli olmak üzere" askıya alındığını açıkladı.</p><p></p><p>Büro, disiplin sürecinin tamamlandığını ve dosyanın UCM Taraf Devletler Asamblesi'ne gönderildiğini bildirdi. Kararın ayrıntıları gizli tutuldu. Üye devletler, Khan'ın görevden alınıp alınmayacağına özel bir oturumda karar verecek.</p><p></p><p><b>Soruşturma 18 ay sürdü</b></p><p></p><p>Reuters'a konuşan diplomatik bir kaynak, 18 ay süren soruşturma sonucu Khan hakkında "ciddi usulsüzlük" kararı verildiğini ve görevden alınmasının tavsiye edildiğini aktardı. Soruşturma, Khan'ın ofisinde çalışan bir kadın avukatın rıza dışı cinsel davranışlara maruz kaldığı iddiasıyla başlatılmıştı.</p><p></p><p>BM soruşturmacılarının hazırladığı raporda, iddiaların "temellendirildiği", tanık ifadelerinin de şikâyetçi çalışanı desteklediği kaydedildi.</p><p></p><p>Ancak üç UCM yargıcının yaptığı ikinci değerlendirmede, kanıtların "makul şüphenin ötesinde" olmadığı ifade edildi.</p><p></p><p>Khan hakkındaki suçlamaları reddediyor. Avukatları kararı, "hukuka aykırı, usulen adaletsiz ve delillerle desteklenmeyen" bir adım olarak nitelendirdi.</p><p></p><p>Başsavcı Khan, Mayıs 2025'ten bu yana soruşturmanın sonucunu beklemek üzere gönüllü izne ayrılmıştı. Khan, UCM tarihinde denetim organı tarafından resmen askıya alınan ilk başsavcı oldu.</p><p></p><p><b>Netanyahu ve Putin için tutuklama istemişti</b></p><p></p><p>Khan, 2021'den bu yana görevdeydi ve bu süreçte Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu hakkında savaş suçu iddiasıyla tutuklama kararı çıkarmıştı.</p><p></p><p>UCM İsrail hakkındaki kararı sonrası ABD'nin yaptırımlarıyla karşı karşıya kaldı ve yoğun baskı altında. Mahkemeye 125 ülke taraf. Türkiye, ABD, Rusya ve İsrail ise UCM'yi tanıyan ülkeler arasında yer almıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Almanya ve Fransa ortak savaş uçağı projesini iptal etti</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/almanya-ve-fransa-ortak-savas-ucagi-projesini-iptal-etti-512/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/almanya-ve-fransa-ortak-savas-ucagi-projesini-iptal-etti-512/</id>
<published><![CDATA[2026-06-09T07:33:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-09T07:33:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C297CF-59EBD8-130B80-8215CF-47995F-B00B2D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Almanya ve Fransa'nın ortak yeni nesil savaş uçağı projesi FCAS (Future Combat Air System) uzun süredir devam eden anlaşmazlıkların giderilememesi üzerine iptal edildi.</p><p></p><p>Alman hükümetine yakın kaynakların AFP haber ajansına yaptığı açıklamaya göre, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, "ortak bir savaş uçağı üretimi konusunda şirketlerin anlaşamayacağı konusunda mutabık kaldı."</p><p></p><p>Söz konusu açıklamada, iki liderin projenin yürüyemeyeceği "gerçeğini kabul ettiği" ve bunun üzerine "Başbakan Merz'in Cumhurbaşkanı Macron'a ortak savaş uçağı üretiminin artık sürdürülmemesini önerdiği" ifade edildi.</p><p></p><p>Alman hükümetinin konuya dair açıklamasında ise "FCAS'ın asıl özünün Avrupa sistemler sistemi olarak sürdürüleceği", bunun da "uçakları, insansız hava araçlarını (İHA) ve diğer bileşenleri, entegre bir bütün haline getiren bir nevi sinir sistemi" olduğu belirtildi.</p><p></p><p><b>Yeni iş birliği alanları aranacak</b></p><p></p><p>Açıklamanın devamında, Haziran ayı içinde yapılacak olan Alman-Fransız Bakanlar Konseyi'nde her iki ülke savunma bakanlığının, "az sayıdaki gerçekçi ve önemli projeye odaklanan, savunma sanayi iş birliğine yönelik ortak ve güncel bir çalışma planı formüle etmesinin" gerektiği vurgulandı.</p><p></p><p>Future Combat Air System, "Geleceğin Hava Muharebe Sistemi" anlamına geliyor. Sistem, 2040'lı yıllardan itibaren Alman-Fransız hava savunmasının omurgası olarak planlanmıştı.</p><p></p><p>Gizlilik teknolojisiyle donatılması planlanan savaş uçağının, Alman Hava Kuvvetlerinde uzun vadede Eurofighter Typhoon'un, Fransız Hava Kuvvetlerinde ise Rafale savaş uçağının yerini alması planlanıyordu.</p><p></p><p><b>İki ülkenin savaş uçağından farklı beklentileri</b></p><p></p><p>Ancak Fransız Hava Kuvvetleri için Alman Hava Kuvvetlerinden farklı gereksinimler söz konusu. Fransız jetlerinin bir uçak gemisine inebilmesi veya nükleer silah taşıyabilmesi gerekiyor. Alman Hava Kuvvetlerinin ise daha çok hızlı bir av uçağına ihtiyacı var. Bu nedenle Almanya ve Fransa'nın ortak bir platform temelinde kendi savaş uçaklarını ayrı ayrı geliştireceği bir süredir daha olası görülüyordu.</p><p></p><p>Projeye dahil olan Dassault ve Airbus şirketleri arasındaki liderlik anlaşmazlığı da aylardır projeyi geciktiriyordu. Fransız savunma sanayi devi Dassault, savaş uçağının geliştirilmesinde liderlik rolü talep ederken Airbus'ta ise Dassault'nun yapılan anlaşmalara uymadığı görüşü hakimdi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">NATO, Rusya sınırlarında hava tatbikat başlatıyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/nato-rusya-sinirlarinda-hava-tatbikat-baslatiyor-6376/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/nato-rusya-sinirlarinda-hava-tatbikat-baslatiyor-6376/</id>
<published><![CDATA[2026-06-08T08:42:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-08T08:42:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_89C84B-7BB0E5-03A299-A93EA8-98FE67-F69632.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bu yıl üçüncüsü düzenlenen ve 19 ülkenin temsil edildiği geniş ölçekli askeri etkinliklerin ana aşamalarına Danimarka, Finlandiya, Norveç, İsveç ve İspanya ev sahipliği yapıyor.</p><p></p><p>NATO Hava Komutanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre tatbikat kapsamında, aralarında Boeing E-3A Sentry erken uyarı uçaklarının da bulunduğu 150'den fazla hava unsurunun günde ortalama 150 uçuş gerçekleştirmesi planlanıyor.</p><p></p><p>Tatbikat senaryolarında hava savunma sistemlerinin kullanımına yönelik eğitimler de önemli bir yer tutuyor.</p><p></p><p><b>Moskova'dan ‘militarist yaklaşım’ uyarısı</b></p><p></p><p>Son yıllarda batı sınırları yakınlarında NATO'nun benzeri görülmemiş bir askeri hareketlilik sergilediğine dikkat çeken Rusya, ittifakın ‘caydırıcılık’ adı altında attığı genişleme adımlarını yakından takip ediyor.</p><p></p><p>Moskova, bloğun Avrupa'daki askeri varlığını bu denli artırmasından duyduğu endişeyi daha önce de defalarca dile getirmişti. Rusya Dışişleri Bakanlığı, konuya ilişkin yaptığı açıklamalarda, NATO ile eşitler arası ve yapıcı bir diyaloğa açık olunduğunu vurgularken, Batı dünyasına kıtanın militarize edilmesinden vazgeçilmesi ve güvenlik mimarisinin karşılıklı saygı çerçevesinde inşa edilmesi çağrısında bulunuyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Almanya'da ırkçı AfD'nin yükselişine çare aranıyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/almanyada-irkci-afdnin-yukselisine-care-araniyor-1967/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/almanyada-irkci-afdnin-yukselisine-care-araniyor-1967/</id>
<published><![CDATA[2026-06-08T08:00:44+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-08T08:00:44+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1AFA10-7546BC-5BC550-D63B21-9088C7-59135A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Almanya genelindeki son seçim anketlerinde zirveye yerleşen AfD, Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki muhafazakârlarla arasındaki farkı giderek açıyor.</p><p></p><p>Anketler, muhafazakar Hristiyan Demokratlar (CDU/CSU) ile merkez soldaki Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) oluşturduğu koalisyon hükümetine desteğin ise dibe vurduğunu gösteriyor.</p><p></p><p>Geçen yıl 23 Şubat'ta yapılan genel seçimlerde, Merz'in CDU/CSU ittifakı yüzde 28,5, SPD ise yüzde 16,4 oy almıştı.</p><p></p><p>Kamuoyu araştırma şirketi INSA'nın, 6 Haziran'da açıkladığı anket sonuçlarına göre AfD oylarını yüzde 29'a yükselterek, Merz'in iktidara gelmesini sağlayan oy oranını aştı.</p><p></p><p>CDU/CSU'nun oy oranları yüzde 21'e gerilerken, AfD ile fark yüzde 8'e çıktı.</p><p></p><p>Anket sonuçlarına göre Başbakan Merz'ten memnun olmayanların oranı da yüzde 77'ye yükseldi.</p><p></p><p>Alman kamu yayıncısı ARD'nin geçen hafta yaptığı anket sonuçları ise Merz hükümetinden memnun olmayanların oranının yüzde 87'yi bulduğuna işaret ediyor.</p><p></p><p><b>CDU yeni başbakan arayışında mı?</b></p><p></p><p>Alman basınında "Korkunç siyasi tablo" ve "Merz'e tokat" gibi başlıklarla yorumlanan anket sonuçları, koalisyon partilerinin genel merkezlerinde deprem etkisi yarattı.</p><p></p><p>Özellikle muhafazakar CDU içerisinde gerilim hakim.</p><p></p><p>Merz'in partisinde destek kaybederek yalnızlaştığı ve CDU/CSU meclis grubunda "yola yeni bir başbakanla devam edilmesi" görüşünün öne çıktığı iddiaları son haftalarda gündeme damga vurdu.</p><p></p><p>Hatta Merz'ten başbakanlığı devralacak ismin, Kuzey Ren Vestfalya'nın CDU'lu Başbakanı Henrik Wüst olacağı iddia edildi.</p><p></p><p>Günlerce gündemi meşgul eden bu iddialar üzerine Wüst, "saçmalık" diyerek söylentileri yalanladı, Başbakan Merz'e desteğinin sürdüğünü açıkladı.</p><p></p><p>Merz'in yakın çevresi de spekülasyonlara "AfD'nin ekmeğine yağ süren iddialar" diyerek tepki gösterdi, bu iddiaların "hükümeti yıkma" ve "Merz'in parti içinde otoritesini sarsma" hedefi güttüğünü savundu.</p><p></p><p>Friedrich Merz, başbakanlığı üstlenirken, çoğulcu demokrasiye meydan okuduğu için "en büyük tehdit" olarak gördüğü AfD'ye desteği geriletme sözü vermişti. Bunu Almanya'yı ileriye taşıyacak, ekonomiyi canlandıracak reformlarıyla başaracağını söylemişti.</p><p></p><p>Ancak vadettiği reformları, İran savaşının tetiklediği ekonomik sorunlar ve koalisyon ortağı SPD ile aşamadığı görüş ayrılıkları nedeniyle henüz hayata geçiremedi. Anketlerin, Almanya genelinde AfD'nin oy oranlarının arttığına işaret etmesi, Merz hükümeti üzerindeki baskıyı daha da arttırıyor.</p><p></p><p><b>Almanya için tehlikeli eşik: Saksonya-Anhalt seçimleri</b></p><p></p><p>Merkez sağ ve sol partilerinin oy oranlarının gerilediği Almanya'da AfD'nin Eylül ayında iki eyalette yapılacak seçimlerden açık ara farkla birinci parti çıkma ihtimali giderek artıyor.</p><p></p><p>Son anketler, AfD'nin oy oranının Saksonya-Anhalt'ta yüzde 42'ye, Mecklenburg-Vorpommern'de de yüzde 34'e yükseldiğini gösteriyor.</p><p></p><p>AfD'nin, Saksonya-Anhalt'ta hükümeti kurmaya hak kazanmasını sağlayacak oy oranına ulaşması, uzmanlar tarafından "Almanya için tehlikeli bir eşik" olarak değerlendiriliyor.</p><p></p><p>AfD, Saksonya-Anhalt eyaletinde, iç istihbarattan sorumlu Anayasayı Koruma Teşkilatı tarafından "aşırı sağcı oluşum" olarak sınıflandırılıyor ve gözetim altında tutularak izleniyor.</p><p></p><p>İç istihbaratın son raporuna göre, Saksonya-Anhalt'taki AfD, "ırkçı görüşleri savunan" ve "Almanya'nın demokratik sistemini, temsilcilerini ve kurumlarını itibarsızlaştırmaya çalışan" bir parti.</p><p></p><p>Diğer tüm partiler şimdiden, AfD ile koalisyon hükümeti kurmayacaklarını ilan etti.</p><p></p><p>Ancak Yeşiller, Hür Demokrat Parti ve Sahra Wagenknecht İttifakı'nın 6 Eylül'deki eyalet seçimlerinde yüzde 5'lik seçim barajını aşamamaları durumunda, siyasi denklem değişebilecek. Böyle bir durumda AfD eyalet meclisinde, hükümeti tek başına kurabilecek sandalye sayısına ulaşabilecek.</p><p></p><p>AfD'nin seçimlerdeki liste başı adayı Ulrich Siegmund, oy oranlarının yüzde 40'ı aştığını gösteren anket sonuçları için "ses duvarını aşmayı başardık" dedi. Siegmund, "Almanya'yı geri kazanacağız" sloganıyla yürüttüğü seçim kampanyası sonucunda salt çoğunluğu elde ederek, iktidara geleceklerini ve bu eşik aşıldıktan sonra da tüm Almanya'yı kazanacaklarını söyledi.</p><p></p><p><b>Merz: 'Ülkemizi aşırılık yanlılarına teslim etmeyeceğiz'</b></p><p></p><p>Başbakan Friedrich Merz, haftasonunda Mecklenburg-Vorpommern'de yaptığı konuşmada, AfD'ye artan destek ve Eylül ayındaki eyalet seçimleri hakkında sert uyarılarda bulundu.</p><p></p><p>"AfD ile yüzleşmeliyiz" diyen Merz, AfD'nin Almanya'yı karanlık Nazi dönemine geri götürmek istediğini ifade ederek, "Biz, bir daha asla o günlere geri dönmek istemiyoruz. Biz ülkemizi aşırılık yanlılarına teslim etmeyeceğiz" sözleriyle seçmenden destek istedi.</p><p></p><p>Ancak Almanya'da, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ilk kez aşırı sağcı bir partinin ülkenin en güçlü siyasi partisi haline gelmesi, hatta bir eyalette tek başına iktidara gelme ihtimali, AfD'nin yasaklanması tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.</p><p></p><p>Özellikle koalisyon hükümeti ortağı SPD'den ve muhalefetteki Yeşiller ile Sol Parti'den, AfD'nin yasaklanması için Anayasa Mahkemesi'ne başvuru sürecinin başlatılması çağrıları yapılıyor.</p><p></p><p>SPD'li Adalet Bakanı Stefanie Hubig, birçok eyalette AfD teşkilatlarının aşırı sağcı olarak sınıflandırıldığını, parti temsilcilerinin militan Neonazi çevreleriyle irtibatlı olduklarını belirterek, "Tüm bunlar, partinin yasaklanması için koşulların mevcut olup olmadığını ciddi bir şekilde incelemek için yeterli nedenlerdir" açıklamasını yaptı.</p><p></p><p>Hubig,"müdafaacı ve dirençli demokrasilerin, tehlike anlarında, kendilerini Anayasa düşmanlarına karşı savunmaya hazır olmaları gerektiğini" savundu.</p><p></p><p>SPD'nin eski genel başkanı Franz Müntefering ve eski eş genel başkanı Saskia Esken'den de benzer açıklamalar yaptı.</p><p></p><p>Müntefering, "Bence şimdi cumhuriyeti uyandırmalı ve yüksek sesle şunu söylemeliyiz: Arkadaşlar, tehlike kapıda" derken, Esken de "Bir daha asla, 1935'te Goebbels'in yaptığı gibi bir faşist Alman parlamentosuna çıkıp demokrasinin bir yanılgı olduğuna dair bir konuşma yapmamalıdır. Bir daha asla!" şeklinde konuştu.</p><p></p><p>İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan yeni Almanya'nın Anayasasında, Nazi döneminden çıkarılan dersler ışığında, demokrasi karşıtı partilerin yasaklanmasına imkân tanıyan bir madde eklemişti.</p><p></p><p>Anayasanın 21. maddesinde, "Hedefleri veya destekçilerinin davranışları nedeniyle, özgürlükçü demokratik temel düzeni bozmayı veya ortadan kaldırmayı ya da Federal Almanya Cumhuriyeti'nin varlığını tehlikeye atmayı amaçlayan partiler Anayasaya aykırıdır" ifadeleri yer alıyor.</p><p></p><p>Ayrıca bir partinin Anayasaya aykırı olup olmadığını tespit etme ve devletin sağladığı mali kaynaklardan mahrum bırakma yetkisinin de Anayasa Mahkemesi'ne ait olduğu belirtiliyor.</p><p></p><p>Anayasa Mahkemesi'nin bir parti hakkında inceleme başlatması için ise, hükümet, federal meclis, ya da eyaletler meclisi tarafından başvuruda bulunulması gerekiyor.</p><p></p><p>Geçen yıl 120'yi aşkın milletvekili, Federal Meclis'in AfD'nin yasaklanması başvurusu yapması için önerge vermişti. SPD, Sol Parti ve Yeşiller Partisi'nin yanısıra, CDU'dan bazı milletvekillerinin de desteklediği önerge görüşüldükten sonra komisyona havale edilmişti.</p><p></p><p>Ancak Başbakan Merz ve liderlik ettiği CDU/CSU ittifakının bazı üyeleri, Anayasa Mahkemesi'nin incelemesinin yıllar sürebileceği ve girişimin başarısız olabileceği endişesini taşıyor ve AfD'nin siyaset yoluyla zayıflatılması gerektiğini savunuyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kosova'daki seçimi Başbakan Kurti'nin partisi kazandı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/kosovadaki-secimi-basbakan-kurtinin-partisi-kazandi-6829/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/kosovadaki-secimi-basbakan-kurtinin-partisi-kazandi-6829/</id>
<published><![CDATA[2026-06-08T07:36:22+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-08T07:36:22+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F233D5-425E3F-05F074-6CF85D-CDA705-3BF069.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kosova Merkez Seçim Komisyonunun (KQZ) internet sitesinde yer alan verilere göre, oyların yüzde 98,08'i sayıldı.</p><p></p><p>Kesin olmayan seçim sonuçlarına göre, sayılan oyların yüzde 43,04'ünü alan Vetevendosje ilk sırada yer alırken, Kosova Demokratik Partisi (PDK) yüzde 21,11, Kosova Demokratik Birliği (LDK) yüzde 17,68, Kosova'nın Geleceği İçin İttifak (AAK) yüzde 7,21 oy aldı.</p><p></p><p>Kosova Türkleri’ne garanti edilen 2 sandalyeyi almaya hak kazanan Kosova Demokratik Türk Partisi'ne (KDTP) seçimde verilen oy oranı yüzde 0,78 oldu.</p><p></p><p>Vetevendosje'nin yeni hükümeti kurabilmesi için KDTP'nin de aralarında bulunduğu topluluk partileriyle koalisyon yapmasının yeterli olup olmayacağı, şartlı oylar ile dış temsilciliklerde ve posta yoluyla kullanılan oyların sayılmasının ardından belli olacak.</p><p></p><p>Kosova'nın yeni cumhurbaşkanının seçilebilmesi için gereken üçte iki Meclis çoğunluğunun sağlanması amacıyla Vetevendosje'nin PDK, LDK ve AAK ile masaya oturması gerekecek.</p><p></p><p>Öte yandan, Vetevendosje seçim galibiyetini gece saatlerinde başkent Priştine’nin merkezinde seçmenleriyle kutlayacak.</p><p></p><p>KQZ sitesinden paylaşılan son veriye göre, kayıtlı 1 milyon 959 bin 962 seçmenden 722 bin 845’i, yani seçmenlerin yüzde 36,88’i erken genel seçimde oy kullandı.</p><p></p><p>- Kosova'da son 16 ayda 3'üncü genel seçim düzenlendi</p><p></p><p>Kosova'da 9 Şubat 2025'te genel seçim, 28 Aralık 2025'te erken genel seçim yapılmıştı. Vetevendosje aralıktaki erken genel seçimde oyların yüzde 51,1'ini almış, Albin Kurti liderliğindeki hükümet 11 Şubat'ta Meclisten güvenoyu almıştı.</p><p></p><p>Kosova'nın eski Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani, 5 yıllık görev süresinin sona ermesiyle 4 Nisan'da görevini geçici olarak Kosova Meclis Başkanı Albulena Haxhiu'ya devretmişti.</p><p></p><p>Kosova Meclisi, milletvekillerinin yeni cumhurbaşkanını Anayasa'da öngörülen sürede seçememesi nedeniyle 29 Nisan’da feshedilmişti. Seçimin ardından kurulacak yeni Meclis'in de kısa sürede ülkenin yeni cumhurbaşkanını seçmesi gerekecek.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD heyetinin SPIEF'e katılımı olumlu ancak abartılmamalı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-heyetinin-spiefe-katilimi-olumlu-ancak-abartilmamali-5577/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-heyetinin-spiefe-katilimi-olumlu-ancak-abartilmamali-5577/</id>
<published><![CDATA[2026-06-07T09:03:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-07T09:03:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F7424B-658420-3DACBB-5CF717-CC93ED-0457E3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, bu yıl 3-6 Haziran tarihleri arasında düzenlenen St. Petersburg Uluslararası Ekonomik Forumu'na (SPIEF) katılan ABD delegasyonu hakkında değerlendirmelerde bulundu.</p><p></p><p>Forum kapsamında Çin Medya Kurumu'na bir röportaj veren Peskov, Amerikalı temsilcilerin etkinliğe gösterdiği ilgiden genel anlamda memnuniyet duyduklarını, ancak bu duruma gereğinden fazla anlam yüklenmemesi gerektiğini belirtti.</p><p></p><p>Burası uluslararası bir ekonomik forum; dolayısıyla Amerikalıların gelmesi elbette memnuniyetle karşılanabilecek, olumlu bir gelişme. Ancak şu aşamada bu ziyaretin önemini çok fazla abartmamak gerekir.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Şu an için Zelenskiy'le buluşmayı anlamlı bulmuyorum"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/su-an-icin-zelenskiyle-bulusmayi-anlamli-bulmuyorum-8371/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/su-an-icin-zelenskiyle-bulusmayi-anlamli-bulmuyorum-8371/</id>
<published><![CDATA[2026-06-06T10:14:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-06T10:14:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3EA631-EDF357-74A5B4-54978D-BED4E7-09132C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu'nun (SPIEF) ana oturumuna katıldı.</p><p></p><p>Üst düzey katılımla gerçekleşen ana oturumun onur konukları Tanzanya Devlet Başkanı Samia Suluhu Hassan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Çin Devlet Başkan Yardımcısı Han Zheng ve Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman Al Suud.</p><p></p><p>Birer konuşma yapacak olan Putin ve onur konukları, daha sonra kendilerine yöneltilen sorulara yanıt verdi.</p><p></p><p>Putin'in konuşmasında öne çıkan açıklamalar şöyle:</p><p>Rusya, SPIEF 2026'da 130'dan fazla ülkeden uzman ve katılımcıya ev sahipliği yapıyor</p><p>Avrupalı elitler, içine her geçen gün yeni ülkeleri çekmeye çalıştıkları bir kaos ortamını kışkırtıyor</p><p>Avrupa bürokrasisinin politikasını basiretsiz buluyorum</p><p>Rusya, kendisiyle çalışmak isteyen herkese açık olmayı sürdürüyor</p><p>Küresel finans sistemi tarihi bir dönüşümden geçiyor</p><p>Dünya, onlarca yıldır görülen en büyük yapısal dönüşümü yaşarken, önceki döneme damgasını vuran finansal mimari ise giderek daha fazla bir haksız rekabet aracı olarak kullanılıyor</p><p>Dünya şu anda en büyük yapısal dönüşümünü yaşıyor</p><p>Modern dünyada uyumlu bir kalkınma yolu, ülkelerin birbirini dinleyebilme yeteneğinden geçiyor</p><p></p><p><b>'Rusya baskıya rağmen ortaklarıyla işbirliğini genişletti'</b></p><p></p><p>Rusya üzerindeki baskı devam ediyor, ancak ülkemiz yeni ortaklıklar kurdu ve gelişmekte olan ortaklarla olan işbirliğini genişletti</p><p>Yeni büyüme merkezleri, kendi kalkınma yollarını ve ekonomik önceliklerini kendileri belirlemek istiyor</p><p>BRICS'in küresel ekonomideki liderliği güçlendi ve büyümeye devam edecek</p><p>BRICS'in kendi içindeki yıllık ticaret hacmi halihazırda 1 trilyon doları aşmış durumda</p><p>BRICS ülkeleri, son beş yıldaki küresel GSYİH büyümesinin neredeyse yarısını karşılarken, G7'nin katkısı yalnızca yüzde 18'de kaldı</p><p>G7'nin payı yüzde 29'un altına gerilemişken, BRICS şu anda satın alma gücü paritesi bazında küresel GSYİH'nin yaklaşık yüzde 40'ını temsil ediyor</p><p>Ekonomik büyüme daha fazla sayıda ülkeye yayıldığında dünya daha adil bir yer haline gelir</p><p></p><p><b>'Avrupa'nın kamu borcu yüzde 80'in üzerindeyken Rusya'nınki yüzde 16 civarında'</b></p><p></p><p>Euro Bölgesi'nin kamu borcu GSYİH'nin yüzde 81,7'sine yükselirken, Rusya'nın kamu borcu ise yüzde 16,4 seviyesinde gerçekleşti</p><p>Yaptırımlar ve blokaj girişimleri, ki bu özünde Rus rezervlerinin çalınması demek oluyor, dolar ve euro'nun konumunu geri dönülemez bir şekilde etkiledi</p><p>Varlıkları dondurmak için bahaneler farklılık gösterebilir, ancak bir bahane her zaman bulunuyor</p><p>Rusya'nın aksine Batı'da kamu borcu ve bütçe açığı yüksek seviyelerde seyrediyor</p><p>Rusya'nın ihracat işlemlerinde rublenin payı yüzde 65'e ulaştı</p><p>Rusya'daki bütçe açığı bir miktar artabilir ancak gelişmiş ülkelerdeki seviyenin altında kalmaya devam edecek</p><p>Batı, diğer ülkeler tarafından bir teknolojik kalkınma kaynağı olarak görülüyordu</p><p>Fakat bu alanda da bir dönüşüm yaşandı. BRICS ülkeleri yüksek teknoloji ihracatını ciddi oranda artırdı</p><p></p><p><b>'Rusya, nükleer enerji sektöründe lider konumda'</b></p><p></p><p>Çin, şu anda yapay zeka alanında en fazla patente sahip ülke konumunda</p><p>Rusya'nın da yapay zeka alanında çok iyi geleceğe dönük beklentileri ve potansiyeli bulunuyor</p><p>Rusya, nükleer enerji sektöründe lider konumda</p><p>Dünyadaki nükleer güç santrali (NGS) projelerinin yüzde 80'inden fazlası Rosatom'un katılımıyla inşa ediliyor</p><p>Küresel dönüşümün en önemli faktörü teknolojik ilerlemedir</p><p>Yapay zeka, otonom sistemler ve platform çözümleri geleceğin üç teknolojisidir</p><p>Ülkeler tarihi bir seçimle karşı karşıya: Ya kendi platformlarını kuracaklar ya da dijital bir çevre/taşra haline gelecekler</p><p>Başkalarına ait dijital hizmetler kullanışlı olabilir ancak daha sonra ülkenin bağımlı hale gelmesine yol açar</p><p></p><p><b>'Küresel liderliği egemenlik belirler'</b></p><p></p><p>Ülkelerin, hızla değişen dünyada kendi yerlerini sağlama almaya çalışmaları nedeniyle egemenlik yarışı giderek hız kazanıyor</p><p>Rusya, zorlu uluslararası ortama rağmen egemenliğini güçlendiriyor, ortaklıklarını genişletiyor ve küresel sahnedeki konumunu pekiştiriyor</p><p>Egemenlik, 'daha güçlü ve daha akıllı olmak' anlamına geliyor ve verimlilik gerektiriyor</p><p>Gergin ve zorlu koşullarda Rusya, egemenliğini güçlendiriyor ve ortaklarının çevresini genişletiyor</p><p>Rusya'nın dünyadaki konumu ve egemenliği daha da sağlamlaşmalıdır</p><p>Güçlü ve egemen bir ülke, dış dünyaya kapalı olamaz</p><p></p><p><b>'Küresel teknolojik liderlik el değiştiriyor'</b></p><p></p><p>Tarihsel olarak Batı, diğer ülkeler tarafından teknolojik kalkınmanın kaynağı olarak görülüyordu</p><p>Son 25 yılda BRICS ülkeleri, yüksek teknoloji ihracatını ciddi oranda artırdı</p><p>Bu durum, küresel teknolojik liderliğin yön değiştirmekte olduğunu gösteriyor</p><p></p><p><b>Putin: Rusya hiçbir zaman tecrit edilmedi</b></p><p></p><p>Rus lider Putin, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu'nun (SPIEF) ana oturumunda soruları yanıtladı:</p><p></p><p>- Rusya'ya yönelik herhangi bir uluslararası tecrit, en başından beri var olmadı</p><p></p><p>- Rusya, ABD'li şirketlerle işbirliğinin devam etmesi de dahil olmak üzere tecrit edilmedi</p><p></p><p>- Rusya'nın tecrit edilmesi gibi bir durum söz konusu olmadı, sadece Biden yönetiminin bu yönde yaptığı girişimler vardı</p><p></p><p>- Rusya, ABD pazarına uranyum tedarik etmeye hala devam ediyor</p><p></p><p>- ABD'nin çıkarına olan noktalarda Rusya ile projeler hiçbir zaman durdurulmadı</p><p></p><p>- Afrika ve Asya ülkeleri Rusya'nın güvenilir partnerleri</p><p></p><p>- Hindistan, dışarıdan yapılan telkinlere asla teslim olmuyor</p><p></p><p><b>Putin'den Zelenskiy'in mektubuna dair açıklama</b></p><p></p><p>- Zelenskiy'in gönderdiği açık mektuba kısaca göz gezdirdim</p><p></p><p>- Zelenskiy'in Rus liderin yaşına dikkat çekmesi hakkında: Önemli olan yaş değil, iş görebilme yeteneğidir</p><p></p><p>- Bazı dünya liderleri benden daha yaşlı</p><p></p><p>- Seçimlere gitmekten korkmamak gerek</p><p></p><p><b>Putin: Şu an için Zelenskiy'le buluşmayı anlamlı bulmuyorum</b></p><p></p><p>Zelenskiy'in buluşma önerisine yanıt veren Putin:</p><p></p><p>- Kiev bir yandan görüşme talep ediyor, diğer yandan Starobelsk'e yönelik saldırı gibi korkunç suçlar işliyor</p><p>- Zelensky ile bir görüşme, ancak belirli anlaşmalara varıldıktan sonra mümkün olabilir</p><p></p><p>- Putin, Rus ordusuna seslenerek: "Çalışın, kardeşlerim!"</p><p></p><p>- Rusya'nın çatışmanın kısa vadeli durdurulmasına değil, uzun vadeli ve tarihi bir perspektife dayanan anlaşmalara ihtiyacı var</p><p></p><p>- Çatışmalara gelince, biz bunların gününde birinde hedeflerimize ulaşılarak sona ereceğini düşünüyoruz</p><p></p><p><b>'300 milyar dolarımızı dondurdular ancak şu anda rezervlerimiz 500 milyar dolara ulaştı'</b></p><p></p><p>Putin'in Batı'nın yaptırımlarının sonuç vermediğini bir kez daha vurguladı:</p><p></p><p>- Yaptırımlar, bunları uygulayanlara zarar veriyor</p><p></p><p>- Bizim 300 milyar dolarımızı dondurdular ama şu anda rezervlerimiz halihazırda 500 milyar dolara ulaştı</p><p></p><p>- Rusya, ekonominin sağlığı için bilinçli olarak ekonomiyi soğutma yoluna gidiyor</p><p></p><p>- Rusya ekonomisi, savaşlara ve yaptırımlara rağmen gelişmeye devam ediyor</p><p></p><p>- İç pazar büyüyor, halkın refah düzeyi artıyor</p><p></p><p>- Yoksulluk oranı şimdiden yüzde 6.7 seviyesinde, oysa biz 2030 yılına kadar yüzde 7 seviyesine ulaşmayı hedefliyorduk</p><p></p><p><b>Putin: Özel askeri harekatın hedeflerine kararlılıkla ilerliyoruz</b></p><p></p><p>Rus lider, Ukrayna ve Donbass'ta devam eden özel askeri harekatın hedeflerinde bir değişiklik olmadığı mesajını verdi:</p><p></p><p>- 1 Nisan'dan itibaren Lugansk Halk Cumhuriyeti (LHC) tamamen Rusya'nın kontrolü altında</p><p></p><p>- Donetsk Halk Cumhuriyeti (DHC) topraklarının yüzde 15'inden azı Kiev'in kontrolünde</p><p></p><p>- Rusya, Donbass'ın özgürleştirilmesine doğru sakin ve kararlı bir şekilde ilerliyor</p><p></p><p>- Moskova, Nazilerden arındırma gibi bazı hedeflerin gerçekleştirilmesini müzakere sürecinde aramaya devam edecek ve bu konuda uluslararası toplumun yardımına büyük ölçüde güveniyor</p><p></p><p><b>'Temel sorunları Rusya ve Ukrayna çözmeli, diğer ülkeler garantör olabilir'</b></p><p></p><p>- Olası bir çözümdeki temel sorunları Rusya ve Ukrayna'nın çözmesi gerekli, ABD ve diğer ülkeler ise garantör olabilir</p><p></p><p>- Kiev'in Rusya'nın altyapısına yönelik saldırıları, Rusya'nın hava savunma sistemini güçlendirmesi gerektiği anlamına geliyor ve Rusya bunu yapacak</p><p></p><p>- Eğer ABD'deki bir önceki seçimlerde Trump'a kumpas kurulmasaydı, muhtemelen Ukrayna'daki çatışma hiç yaşanmamış olurdu</p><p></p><p>- Trump'a saygı duyuyorum</p><p></p><p><b>Putin'den Rusya-Çin ilişkilerine vurgu</b></p><p></p><p>- Çinli ortaklarımız ve dostlarımızla eşit haklara dayalı ilişkilerimiz var</p><p></p><p>- Rusya'nın Çin'e yönelik yüksek teknoloji ihracatının payı artıyor</p><p></p><p>- Rusya, Çin'de nükleer güç santralleri inşa ediyor, şu an 4 ünite faaliyette, 4 ünitenin inşası ise devam ediyor</p><p></p><p>- Hidrokarbon konusunda Rusya'nın kendi yetkinlikleri ve uzmanlığı artıyor</p><p></p><p>- Eskiden ağırlıklı olarak ABD'yle işbirliği yapıyorduk ancak şu anda kendi yetkinliğimizi artırıyoruz</p><p><b><br /></b></p><p><b>'Alaska'da Rusya'nın yardımıyla LNG üretilmesi, ABD için çok daha ucuza mal olur'</b></p><p></p><p>- Alaska'da Rus teknolojileri kullanılarak yapılacak LNG (sıvılaştırılmış doğal gaz) üretimi, ABD için diğer çözümlere kıyasla çok daha ucuza mal olur</p><p></p><p>- NOVATEK şirketinin elinde, dünyada hiç kimsede olmayan teknolojiler var</p><p></p><p>- Şu anda ABD'li ortaklarımızla görüşüyoruz; eğer bizim teknolojilerimizi uygularlarsa, Alaska'da gazın çıkarılması, sıvılaştırılması ve dolayısıyla ürünün satışı, bence boru hattı sistemlerinin döşenmesini içeren ilk planlara kıyasla çok daha verimli olacak</p><p></p><p>- Çok daha verimli, yani katbekat daha ucuz ve etkili</p><p></p><p><b>'Ortadoğu'daki durum enerji piyasalarını sarsıyor'</b></p><p></p><p>- Rusya ekonomisinin ve bütçesinin petrol ve gaz gelirlerine olan bağımlılığı, son yıllarda önemli ölçüde azaldı</p><p>- Ortadoğu'daki çatışmaların gölgesinde küresel pazarlara yapılan petrol sevkiyatı yüzde 10 oranında azaldı, bu durum piyasayı sarsıyor</p><p>- Enerji fiyatlarındaki artış, ABD ekonomisinin 'sallanmaya başlamasına' yol açabilir</p><p>- Rusya, OPEC ve OPEC+ kapsamındaki ortaklarıyla uzun vadeli işbirliği kurmaya ilgi duyuyor ve bu doğrultuda hareket etmeye devam edecek</p><p>- Rusya için petrol ve gaz piyasalarındaki istikrar büyük önem taşıyor, zira küresel petrol fiyatları çok yükselirse, bu durum üretim sektörüne olumsuz yansır</p><p></p><p><b>'İran-ABD ateşkesi tek doğru karardı'</b></p><p></p><p>Putin, İran ile ABD arasındaki çatışmaların durdurulmasının tek doğru hareket tarzı olduğunu belirterek, mevcut ateşkesin kalıcı bir barışa yol açması yönündeki umudunu dile getirdi:</p><p></p><p>- İran'ın, ABD'nin saldırısını haklı çıkaracak bir provokasyon yaptığını görmedim</p><p></p><p>- Rusya, yaşanan çatışmanın bir sonucu olarak Ortadoğu genelinde ilişkilerin kötüleşmesinden endişe duyuyor</p><p></p><p>- Rusya, mevcut ateşkesin barışa giden yolu açmasını umut ediyor</p><p></p><p>- Rusya, barışı daha da yakınlaştırmaya yardımcı olmak için ilgili tüm taraflarla çalışmaya hazır</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Almanya BM Güvenlik Konseyi'ne seçilemedi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/almanya-bm-guvenlik-konseyine-secilemedi-4776/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/almanya-bm-guvenlik-konseyine-secilemedi-4776/</id>
<published><![CDATA[2026-06-04T08:46:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-04T08:46:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5DE28C-46352A-8B4988-688704-C5CFEE-2A259B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bugün Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) geçici üyeliklerinde boşalan koltuklar için seçimler yapıldı. Almanya, "Batı Avrupa ve diğerleri" grubunda Avrupa'dan Portekiz ve Avusturya'ya karşı yarıştı, ancak gerekli oyu alamadı.&nbsp;</p><p></p><p>193 üyesi bulunan BM'de yapılan gizli oylama sonuçlarını BM Genel Kurulu Başkanı ve Almanya'nın eski Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock açıkladı.</p><p></p><p>Yarışı Portekiz 134, Avusturya ise 131 ülkenin oyunu alarak kazandı.&nbsp;</p><p></p><p>Bugüne kadar geçici üyelik için girdiği tüm seçimleri kazanan Almanya ilk kez seçilemedi.&nbsp;</p><p></p><p><b>Sonuçlar Berlin'de soğuk duş etkisi yarattı</b></p><p></p><p>Üstelik Almanya, oylamada sadece 104 ülkenin oyunu alarak daha ilk turda kaybetti.</p><p></p><p>Oysa seçilebilmek için, BM Genel Kurulu'nda yapılan oylamada, şu anda oy verme hakkına sahip olmayan Afganistan ve Venezuela dışındaki üye ülkelerin üçte ikisinin oyuna sahip olmak gerekiyor.&nbsp;</p><p></p><p>Almanya'nın seçilmek için gerekli oyları alamaması Berlin'de soğuk duş etkisi yarattı.&nbsp;</p><p></p><p>Almanya, 1990'daki yeniden birleşme sonrası her sekiz yılda bir geçici üyelik için başvurmuş ve hepsinde de seçilmişti.&nbsp;</p><p></p><p>Şimdiye kadar altı kez BMGK geçici üyesi olan Almanya, son olarak 2019-2020 döneminde geçici üyelik yapmıştı.</p><p></p><p><b>Merz hükümeti için ağır darbe</b></p><p></p><p>Başbakan Friedrich Merz ve Dışişleri Bakanı Johann Wadephul için bu başarısızlık, Almanya'yı uluslararası sahnede daha önemli bir aktör olarak konumlandırma çabalarına ciddi bir darbe indirdi.&nbsp;</p><p></p><p>Wadephul, oylama öncesinde bizzat oy kullanacak ülkelerden destek toplamak için New York'a gitti, kararsız ülkeleri ikna etmeye çalıştı.</p><p></p><p>Ancak oylama sonucu bunu başaramadığını ortaya koyuyor.</p><p></p><p>Alman basınında oylama sonucu, "ağır yenilgi" ve Merz hükümeti için "ağır darbe" sözleriyle değerlendiriliyor.&nbsp;</p><p></p><p>Oysa Bakan Wadephul, oylama öncesinde Avusturyalı mevkidaşı Beate Meini-Reisinger ve Portekizli mevkidaşı Paulo Rangel ile selfi çekmiş, gazetecilere de "Bu oylamaya güvenle, iyi duygularla giriyoruz" açıklamasını yapmıştı.&nbsp;</p><p></p><p><b>Almanya'nın elini ne zayıflattı?&nbsp;</b></p><p></p><p>Berlin seçim kampanyasına Lizbon ve Viyana’dan daha geç, 2020'de başladı.&nbsp;</p><p></p><p>Ayrıca Almanya'nın izlediği dış politika da dünya genelinde eleştirilere konu oluyor.&nbsp;</p><p></p><p>Almanya'nın, İsrail'in Gazze savaşı konusunda takındığı tutumu son yıllarda sert tepkiye yol açıyor. ABD ve İsrail'in İran'a saldırısı ile ABD'nin Venezuela'daki hamleleri karşısındaki sessizliği de, BM üyelerinin bir bölümünün Almanya'ya mesafeli tutum takınmasına yol açtı.</p><p></p><p>Uluslararası bağlayıcılığı bulunan kararlar almakla yetkili BMGK'da ABD, Rusya, Çin, Fransa ve İngiltere'nin elindeki beş daimi üyeliğin yanında ikişer yıl görev yapan 10 geçici üye bulunuyor. Bugünkü oylamada seçilen ülkeler, 2027-2028 yıllarında BMGK geçici üyesi olacak. 193 üyeli BM'de dünyanın tüm bölgelerinin temsiliyetinin sağlanması amacıyla gruplar bölgelere göre ayrılmış durumda.</p><p></p><p><b>Şimdiye kadar hep seçilmişti</b></p><p></p><p>Almanya, 1990'daki yeniden birleşme sonrası her sekiz yılda bir geçici üyelik için başvurmuş ve hepsinde de seçilmişti. Şimdiye kadar altı kez BMGK geçici üyesi olan Almanya son olarak 2019-2020 döneminde geçici üyelik yaptı. BM Genel Kurulu'ndaki gizli oylamada seçilebilmek için 193 üye ülkeden üçte ikisinin oyuna sahip olmak gerekiyor. Bu da tüm üyelerin oy kullanması durumunda 128 ülkenin desteğine ihtiyaç olduğu anlamına geliyor.</p><p></p><p>Şimdiye kadar tüm seçimleri kazanmış olsa da Almanya'nın bu sefer yedinci kez geçici üyeliğe seçilmesi garanti değildi. Bunda Portekiz ve Avusturya'nın güçlü rekabetinin yanı sıra Almanya'nın Gazze savaşı sırasında İsrail'e destek veren bir konumda görülmesi, hukuk ihlalleri ve soykırım suçlamalarına çekimser yaklaşması da rol oynamıştı. Almanya 2019-2020'deki görev dönemi için 190 oydan 184'ünü almıştı.&nbsp;</p><p></p><p>Almanya; ABD, Çin ve Japonya'nın ardından üyelik aidatları açısından BM'ye en fazla katkıyı yapan dördüncü ülke konumunda. Kriz bölgelerindeki mavi bereli barış askerlerine ayrılan bütçe ve gönüllü ödenekler de hesaplandığında Almanya, BM'ye en fazla katkı sağlayan ikinci ülke.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İtalya, Kanye West konserini neden iptal etti</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/italya-kanye-west-konserini-neden-iptal-etti-5004/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/italya-kanye-west-konserini-neden-iptal-etti-5004/</id>
<published><![CDATA[2026-06-01T05:05:51+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-01T05:05:51+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C7BE87-F2D074-113403-F32C9E-C48577-4E56DE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İsmini "Ye" olarak değiştiren 48 yaşındaki şarkıcının Avrupa'nın çeşitli yerlerindeki konserleri daha önce antisemitik söylemleri nedeniyle iptal edilmişti.</p><p></p><p>İtalya'da ise gelecek Temmuz'da Reggio Emilia kentindeki bir festivalde, 103 bin seyirci kapasiteli RCF Arena'da sahne alması planlanıyordu.</p><p></p><p>İtalya'daki Yahudi cemaati başta olmak üzere geniş bir kesimden konserin iptal edilmesi çağrıları geliyordu.</p><p></p><p>Festivalin organizatörleri tepkilere rağmen programı değiştirmese de yerel idare, yüksek katılımcı beklenen festivalin lojistik ve güvenlik planlarını inceleme altına aldı.</p><p></p><p>Cuma günü Reggio Emilia Valiliği, güvenlik ve kamu düzeni endişeleri nedeniyle hem 18 Temmuz'da planlanan Kanye West konserini hem de bir gün önceki Travis Scott konserini iptal etti.</p><p></p><p>Valilik, bu kararın "24 saatlik bir süre içinde beklenen büyük kalabalıklar göz önüne alındığında, kamu düzenini ve güvenliğini korumak amacıyla alındığını" açıkladı.</p><p></p><p>Ayrıca, "ABD'li rapçinin diğer ülkelerdeki önceki konserlerinin iptal edilmesi ve karşıt gösteri riskinin dikkate alındığı" belirtildi.</p><p></p><p>Travis Scott da 2021'de Texas'taki Astroworld festivalindeki konserinde 10 kişinin ölmesinin ardından eleştirilerle karşı karşıya kalmıştı.</p><p></p><p>Geçmişte "Nazileri seviyorum" gibi sözleriyle tartışma yaratan, internet sitesinde gamalı haç desenli tişörtler satan Kanye West geçen yıl da "Heil Hitler" isimli bir şarkı yayımlamıştı.</p><p></p><p>Geçen Ocak ayında ise ABD'de yayımlanan Wall Street Journal gazetesine tam sayfa bir ilan vererek, "incittiği kişilerden" özür dilemiş ve "Yahudi karşıtı ya da Nazi değilim. Yahudileri seviyorum" demişti.</p><p></p><p>Şarkıcı tepki çeken çıkışlarını, geçmişteki bir araba kazasında aldığı beyin hasarı ve bipolar bozukluğa bağlamıştı.</p><p></p><p>Ancak bu ilan 2023'te yayımladığı ve 2025'te geri çektiği benzer bir özür metnini hatılatıyordu.</p><p></p><p>İngiltere'de gazete manşetleri ve haberler, 8 Nisan 2026'da hükümetin ülkeye girişini engellemesinin ardından Kanye West hakkında yayımlanan haber ve görüntüleri sergiliyor. İngiliz İçişleri Bakanlığı, festivalin baş sanatçısı Kanye West'in (Ye olarak da biliniyor) ülkeye girişine izin verilmeyeceğini doğrulamasının ardından Wireless Festivali iptal edildi. Ye'nin festivalin ana sanatçısı olarak seçilmesi, rapçinin Yahudi karşıtı, ırkçı ve Nazi yanlısı açıklamaları nedeniyle yoğun şekilde eleştirilmişti. (Fotoğraf: Mark Case/Getty Images)</p><p></p><p>Tartışmalı şarkıcı son aylarda Avrupa'nın birçok yerindeki konserlerinin iptal edilmesiyle karşı karşıya kaldı.</p><p></p><p>Geçen Nisan'da İngiltere, kamu yararına aykırı olduğu gerekçesiyle kendisine vize vermeyi reddetmiş, bu nedenle Londra Wireless Festivali'nde vermeyi planladığı konseri iptal edilmişti.</p><p></p><p>Aynı ay Fransa, Polonya ve İsviçre'de yaz ayları için planlanan konserlerinin de iptal edildiği haberleri çıkmıştı.</p><p></p><p><b>118 bin kişilik İstanbul konseri</b></p><p></p><p>Kanye West, 30 Mayıs Cumartesi akşamı ilk kez Türkiye'de sahne aldı.</p><p></p><p>Reuters, Anadolu Ajansı'nı alıntılayarak bildirdiği haberinde İstanbul'daki Atatürk Olimpiyat Stadyumu'nda düzenlenen konsere yaklaşık 118 bin kişinin izlediğini aktardı.</p><p></p><p>Konseri izlemek için yurt dışından da çok sayıda müzikseverin katıldığı belirtildi.</p><p></p><p>ABD'li şarkıcı konser boyunca küre şeklindeki sahnenin üzerinde performans sergiledi.</p><p></p><p>Sahnede konuşan şarkıcı, "118 bin kişiyle tüm zamanların en yüksek katılımlı stadyum performansı rekorunu kırdık" dedi.</p><p></p><p>Kanye West'in turnesi kapsamında Hollanda, Gürcistan, Arnavutluk, Portekiz, İspanya ve ABD'de konserler vermesi bekleniyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Paris'te polis ile taraftar arasında arbede yaşandı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/pariste-polis-ile-taraftar-arasinda-arbede-yasandi-6177/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/pariste-polis-ile-taraftar-arasinda-arbede-yasandi-6177/</id>
<published><![CDATA[2026-05-31T06:09:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-31T06:09:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F1600A-F96342-1D66BD-0EDADC-896919-D848AF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Dün akşam Macaristan'ın başkenti Budapeşte'deki Puskas Arena'da oynanan UEFA Şampiyonlar Ligi finalinde PSG, İngiliz rakibi Arsenal'i yenerek şampiyonluğu kazandı. Fransa'nın birçok kentinde kutlamalar taşkınlıklara dönüştü. Paris başta olmak üzere farklı bölgelerde polis ile taraftarlar arasında çatışmalar yaşandı. Yetkililer, olaylar nedeniyle ülke genelinde 400'den fazla kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Kutlamalar sırasında havai fişekler ve meşaleler kullanılırken, bazı araçlar ve iş yerleri zarar gördü.</p><p></p><p><b>Paris'te gece boyunca gerginlik yaşandı</b></p><p></p><p>Kutlamaların merkezi haline gelen Şanzelize Caddesi, maçın ardından binlerce taraftarla doldu.</p><p></p><p>Güvenlik güçleri, kalabalığı dağıtmak için bazı noktalarda göz yaşartıcı gaz kullandı. Olaylar nedeniyle otobüs, tren ve raylı sistem seferlerinde de aksamalar yaşandı.</p><p></p><p>Yetkililer, çıkan olaylarda altı aracın, iki işletmenin ve bir otobüs durağının zarar gördüğünü bildirdi.</p><p></p><p><b>Çok sayıda polis yaralandı</b></p><p></p><p>Fransa İçişleri Bakanlığı, gece boyunca ülkedeki 15 kentte kabul edilemez taşkınlıkların yaşandığını, pazar sabahına kadar 426 kişinin gözaltına alındığını, bunların 280'inin Paris'te yakalandığını açıkladı. Olaylar sırasında yedi polis memurunun yaralandığı belirtildi.</p><p></p><p>PSG futbolcularının pazar günü Eyfel Kulesi yakınındaki Champ-de-Mars bölgesinde düzenlenecek zafer kutlamalarına katılması bekleniyor.</p><p></p><p>Geçen yıl da PSG'nin Avrupa şampiyonluğunun ardından yaşanan olaylarda iki kişi hayatını kaybetmişti.</p><p></p><p>UEFA Şampiyonlar Ligi finali kapsamında Fransa genelinde, 8 bini Paris'te olmak üzere 22 bin polis ve jandarma görevlendirilmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Münih Havalimanı çevresinde dron alarmı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/munih-havalimani-cevresinde-dron-alarmi-5107/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/munih-havalimani-cevresinde-dron-alarmi-5107/</id>
<published><![CDATA[2026-05-30T11:52:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-30T11:52:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_84F6FE-0154C6-0978AA-408825-AF166C-AE24D9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Almanya Federal Polisinden yapılan açıklamada, bu sabah saat 09.00 sularında pilotların havalimanı çevresinde şüpheli bir uçan nesne fark ettiği belirtildi.</p><p></p><p>Açıklamada, ihbarın ardından güvenlik gerekçesiyle havalimanının hava trafiğine kapatıldığı ve pistlerdeki tüm kalkış ve iniş işlemlerinin askıya alındığı belirtildi.</p><p></p><p>Münih Havalimanı çevresinde dron uçurulmasının kesinlikle yasak olduğu hatırlatılan açıklamada, bölgeye çok sayıda polis ekibinin sevk edildiği aktarıldı.</p><p></p><p>Ekiplerin havalimanı arazisinde ve çevresinde şüpheli dron'u ve bununla bağlantılı kişileri tespit etmek için geniş çaplı inceleme yürüttüğü kaydedildi.</p><p></p><p>Güvenlik soruşturmasının ne kadar süreceği ve uçuşların ne zaman normale döneceği ise henüz bilinmiyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Rusya, Erivan elçisini Moskova'ya çağırdı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/rusya-erivan-elcisini-moskovaya-cagirdi-7237/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/rusya-erivan-elcisini-moskovaya-cagirdi-7237/</id>
<published><![CDATA[2026-05-30T06:35:31+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-30T06:35:31+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_88E866-123F46-C298DC-DC1117-A9F8EE-281931.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, Rusya'nın Erivan Büyükelçisi Sergey Kopırkin'in istişareler için Moskova'ya çağrıldığı belirtildi.</p><p></p><p>Bunun, Ermenistan yönetiminin Avrupa Birliği (AB) ile yakınlaşma yönünde attığı adımlarla ilgili olduğu kaydedilen açıklamada, "Bu adımlar, Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) kapsamında işbirliğine zarar veriyor." ifadesine yer verildi.</p><p></p><p>Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, geçen hafta yaptığı açıklamada, Ermenistan'ın AB ile yakınlaşmasının ikili ilişkileri ve stratejik ortaklığı zayıflattığını belirterek, "Ermenistan yönetiminin, AB'ye yakınlaşma süreci devam ederken, AEB'de bulunma yönündeki yaklaşımı, Rus tarafı için kabul edilemez." değerlendirmesinde bulunmuştu.</p><p></p><p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de Ermenistan'ın AB'ye girmesi halinde, Rus pazarına gönderdiği tarım ürünleri için AEB standartlarının artık geçerli olmayacağını bildirmişti.</p><p></p><p>Ermenistan'daki duruma ilişkin Ukrayna benzetmesi yapan Putin, "Ukrayna'daki kriz, bir zamanlar Ukrayna'nın AB'ye katılma girişimleriyle başladı." ifadesini kullanmıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Almanya'da Netflix krizi büyüyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/almanyada-netflix-krizi-buyuyor-5438/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/almanyada-netflix-krizi-buyuyor-5438/</id>
<published><![CDATA[2026-05-30T06:00:29+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-30T06:00:29+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_EFB828-D7C334-4E60E7-C52928-957153-8380AA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Rusya'dan AB'ye "Evinizde rahat uyuyamayacaksınız" tehdidi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/rusyadan-abye-evinizde-rahat-uyuyamayacaksiniz-tehdidi-1260/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/rusyadan-abye-evinizde-rahat-uyuyamayacaksiniz-tehdidi-1260/</id>
<published><![CDATA[2026-05-29T18:52:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-29T18:52:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1069AC-90C3D2-E1CCD4-71A0C6-14347A-A97924.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Rusya'dan Avrupa ülkelerine yeni bir insansız hava aracı (İHA) tehdidi geldi.</p><p></p><p>Romanya dün gece Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları sırasında bir Rus İHA'sının Rumen hava sahasına girerek bir apartmana çarptığını, olayda iki kişinin yaralandığını duyurmuştu. Bu olayla ilgili konuşan Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dimitri Medvedev, öncelikle söz konusu İHA'nın hangi ülkeye ait olduğunun tespit edilmesi gerektiğini söyledi ancak Avrupa'nın "iktidarsız" liderlerinin Rusya'yla savaşa doğrudan iştirak ettikleri için bu olay karşısında öfke beyan etmeye hakları olmadığını savundu.</p><p></p><p>"Hazır olsunlar: Bu sürecek" açıklamasında bulunan Medvedev "Devam eden bir savaş var! Ve AB devletlerinin vatandaşları da savaşan ülkelerin halkları olarak huzur içinde uyuyamayacak" diye ekledi.</p><p></p><p>Bu tür olayların özellikle de Ukrayna için İHA üretilen yerlerde devam etmesinin muhtemel olduğunu belirten Medvedev, "Neticede; Avrupa menşeli İHA'lar, bunların yedek parçaları, diğer silahlar ve elbette istihbarat, ülkemize yönelik saldırılarda her gün kullanılıyor. Onların eylemleri sonucunda apartman binaları hasar görüyor ve bu binalarda sivillerimiz hayatını kaybediyor" diye konuştu.</p><p></p><p><b>Rus Dışişleri: Tamamen asılsız</b></p><p></p><p>Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zakharova ise Rusya'ya yöneltilen suçlamaların asılsız olduğunu ifade etti.</p><p></p><p>Açıklamaları RIA haber ajansı tarafından aktarılan Zakharova "Duyduğumuz tüm suçlamalar, özellikle de Avrupa Birliği ülkelerinin sınırları içinde bir yerlerdeki İHA'lara ilişkin olanlar tamamen asılsızdır. Ortada sunulmuş tek bir bulgu, materyal ya da kanıt parçası dahi yoktur" dedi.</p><p></p><p><b>NATO: Her karışını savunmaya hazırız</b></p><p></p><p>Avrupa Birliği (AB) ve NATO üyesi Romanya'da Ukrayna sınırı yakınlarındaki Galati kentinde yaşanan olayın ardından Bükreş, Rusya'yı ciddi bir uluslararası hukuk ihlal gerçekleştirmekle suçlamıştı. Romanya, NATO'dan bir an önce Rumen ordusuna anti-İHA teknolojileri sağlanması için talepte bulunmuştu.</p><p></p><p>NATO ise "müttefik topraklarının her karışını savunmaya hazır olduğunu" duyurdu. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, "İnsansız hava araçlarından gelen tehditler dâhil her türlü tehdide karşı caydırma ve savunma hazırlığımızı geliştirmeye devam edeceğiz" dedi.</p><p></p><p>Rutte, "Rusya'nın pervasız davranışı hepimiz için bir tehlikedir. Ukrayna genelinde sivilleri ve sivil altyapıyı hedef almaya devam ediyorlar. Ve dün gece bir kez daha gösterdi ki onların yasa dışı saldırı savaşının neticeleri sınırda sona ermiyor" açıklamasında bulundu.</p><p></p><p><b>AB'den dayanışma mesajı</b></p><p></p><p>Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de "Rusya'nın saldırı savaşının bir başka çizgiyi daha aştığını" ifade etti. Von der Leyen, Romanya ve Rumen halkıyla "tam bir dayanışma" içinde olduklarını sözlerine ekledi.</p><p></p><p>NATO Genel Sekreteri Rutte gibi Almanya Başbakanı Friedrich Merz de "müttefik topraklarının her karışını savunmaya hazır" olduklarını belirtti.</p><p></p><p>Merz, X hesabından paylaştığı mesajda, "Rusya'nın Romanya'ya yönelik pervasız insansız hava aracı ihlali, Rusya'nın gerilimi tırmandırma isteğini bir kez daha gözler önüne sermektedir. Almanya, NATO müttefiklerimizin yanındadır. Bu olay, doğu kanadında güçlü bir NATO duruşuna duyulan ihtiyacın bir kez daha altını çizmektedir" dedi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Rus dronları Türk gemisini ve Romanya'da bir binayı vurdu</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/rus-dronlari-turk-gemisini-ve-romanyada-bir-binayi-vurdu-3499/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/rus-dronlari-turk-gemisini-ve-romanyada-bir-binayi-vurdu-3499/</id>
<published><![CDATA[2026-05-29T09:56:06+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-29T09:56:06+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E27D28-34EEE8-425A3A-594364-89087F-92B408.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Rus güçlerinin gece saatlerinde Türk mürettebatın bulunduğu bir yük gemisini dronlarla hedef aldığı bildirildi. Açıklamayı Ukrayna ordusu yaptı.</p><p></p><p>Vanuatu bayraklı geminin, Odessa bölgesinden Türkiye'ye doğru seyrettiği sırada saldırıya uğradığı belirtildi.</p><p></p><p>Açıklamaya göre, gemide bulunan iki mürettebat yaralandı ve Ukrayna donanması tarafından güvenli bir bölgeye tahliye edildi. Saldırı sonrası çıkan yangının kısa sürede söndürüldüğü belirtildi.</p><p></p><p>Konuya ilişkin Türk makamlarından henüz bir açıklama yapılmadı.</p><p></p><p>Karadeniz'de daha önce de Türk mürettebatın bulunduğu gemiler benzer saldırılara hedef olmuştu.</p><p></p><p><b>NATO üyesi Romanya'da Rus dronu binaya çarptı: 2 yaralı</b></p><p></p><p>Romanya'nın Ukrayna sınırına yakın Galati kentine de bir Rus dronu isabet etti. Dron, gece saatlerinde bir apartmanın onuncu katına çarparak yangına neden oldu.</p><p></p><p>Romanya İçişleri Bakanlığı ve acil durum birimlerinin açıklamasına göre, olayda iki kişi hafif yaralandı, binadaki yaklaşık 70 kişi de tahliye edildi. Yangın kısa sürede söndürüldü.</p><p></p><p>Savunma Bakanlığı da konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Rusya'nın aynı gece Ukrayna'nın sınır bölgelerine yönelik yeni bir sivil altyapı saldırısı düzenlediğini, dronlardan birinin Romanya hava sahasına girerek apartmanın üzerine düştüğünü bildirdi.</p><p></p><p>Açıklamada, F‑16 tipi iki savaş uçağının saat 01.19'da Fetesti üssünden havalanarak bölgeye yönlendirildiği, durumun "dinamik" olduğu ifade edildi.</p><p></p><p>Devlet televizyonu TVR'nin aktardığına göre ayrıca, Perşembe gecesi geç saatlerde Maramureş bölgesindeki Basesti yakınlarında patlayıcı taşımayan bir başka dron bulundu.</p><p></p><p>Yaklaşık üç metre kanat açıklığına sahip insansız hava aracının kaynağı araştırılıyor. Bölge güvenlik çemberine alındı.</p><p></p><p><b>Ukrayna'da İsmajil Bölgesi hedef alındı</b></p><p></p><p>Rus dronları dün gece saatlerinde, Romanya sınırına 90 kilometre uzaklıktaki Ukrayna'nın Ismajil kenti ve çevresini hedef aldı.</p><p></p><p>Yerel yetkililer, dronlardan birinin elektrik hatlarına takıldığını ve beş köyde geçici elektrik kesintisine yol açtığını açıkladı.</p><p></p><p>Ismajil, Ukrayna'nın Tuna Nehri üzerindeki en büyük liman kenti olması nedeniyle sık sık Rus saldırılarına hedef oluyor.</p><p></p><p>Romanya sınır hattında son aylarda çok sayıda Rus dronu düştü veya parçaları bulundu. Geçen ay da yine Galati'de bir dron binaya çarpmış, bu olayda kimse yaralanmamıştı.</p><p></p><p>NATO üyesi Romanya'nın hava savunmasına İngiltere'nin Typhoon tipi savaş uçaklarıyla destek verdiği belirtiliyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Amerikan askerlerinin Avrupa'dan çekilmesi gerekli bir adım"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/amerikan-askerlerinin-avrupadan-cekilmesi-gerekli-bir-adim-8966/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/amerikan-askerlerinin-avrupadan-cekilmesi-gerekli-bir-adim-8966/</id>
<published><![CDATA[2026-05-29T08:49:35+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-29T08:49:35+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A0EA9C-D214D0-2B7F36-5CF117-445D57-75F015.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sözcü Zaharova, başkent Moskova'da düzenlediği basın toplantısında, gündemdeki konulara dair açıklamalarda bulundu.</p><p></p><p>Ermenistan'ın Rusya'ya yönelik yaklaşımını değerlendiren Zaharova, Erivan'ın Rusya ile ilişkilere yönelik açıklamalarının eylemleriyle çeliştiğinin altını çizdi.</p><p></p><p>Zaharova, Ermenistan'ın Rusya'ya karşı siyaset izleyen NATO ile yakınlaşmasının endişe verici olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Ermenistan'ın Avrupa Birliği (AB) ile yakınlaşmasını da değerlendiren Zaharova, bu örgütün ekonomik bir birlikten saldırgan askeri birliğe dönüştüğünü iddia ederek, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Ermeni yönetiminin bu konudaki yaklaşımı, ülkelerimiz arasında karşılıklı çıkar sağlayan stratejik ortaklığı zayıflatıyor, Erivan'ın bu ortaklıktan elde ettiği faydayı kaybetme riskini oluşturuyor. Ermenistan yönetiminin, AB'ye yakınlaşma süreci devam ederken, Avrasya Ekonomik Birliği'nde (AEB) bulunma yönündeki yaklaşımı, Rus tarafı için kabul edilemez. Erivan'ın pragmatik yoldan yürüyeceğini umuyoruz."</p><p></p><p>Mariya Zaharova, Ermenistan'ın bağımsız ve egemen ülke kalmasından yana olduklarını dile getirdi.</p><p></p><p>- "Güney Kafkasya'nın gelişmesinden yanayız"</p><p></p><p>Batı’nın, Rusya’nın Güney Kafkasya’dan çekilmesini istediğini belirten Zaharova, "Bunun aksine Rusya, Güney Kafkasya'yı terk etmeyecek ve bunu yapmayı düşünmüyor. Bu, tarihsel ve coğrafi nedenlerden dolayı imkansız. Ancak AB ve ABD'nin bölgedeki çıkarlarının ne kadar ciddi ve uzun vadeli olduğu açık bir soru." şeklinde konuştu.</p><p></p><p>Güney Kafkasya'nın gelişmesinden yana olduklarını ifade eden Zaharova, bölge ülkeleriyle bu yönde çalışmaya hazır olduklarını dile getirdi.</p><p></p><p>- "Ukrayna krizinin siyasi diplomatik yollarla çözülmesinden yanayız"</p><p></p><p>ABD'nin, Ukrayna krizinin çözüm sürecindeki girişimlerini değerlendiren Zaharova, Moskova ve Washington'un krize uzun vadeli çözümün bulunması konusunda gerekli iradeye sahip olduklarını söyledi.</p><p></p><p>Zaharova, "Ukrayna temsilcileri ve onları destekleyen Batılı ülkeler için aynısı söylenemez. Onlar, ültimatom içeren açıklamalar yapıyor. Kiev yönetimi ise 'terör' yöntemlerini kullanarak sivil unsurlara saldırılar düzenliyor. Kimse de bunu engellemiyor. Tam aksine Ukrayna'ya silah ve para sağlıyorlar." dedi.</p><p></p><p>Mariya Zaharova, Ukrayna krizinin siyasi diplomatik yollarla çözülmesinden yana olduklarını dile getirdi.</p><p></p><p>Amerikan "Palantir" yapay zeka sisteminin, geçen hafta Luhansk bölgesindeki koleje yönelik saldırıda kullanılması ihtimaline ilişkin Zaharova, "Palantir" şirketinin savaşın başlangıcından beri Kiev yönetimi ile yoğun şekilde çalıştığını savundu.</p><p></p><p>Sözcü Zaharova, şirket yönetiminin, Luhansk'taki saldırıda rolü bulunmadığını kanıtlaması gerektiğini vurguladı.</p><p></p><p>- "Yalnızca Tahran, uranyumla ne yapılması gerektiği konusunda karar verebilir"</p><p></p><p>ABD Başkanı Donald Trump'ın, "İran'daki zenginleştirilmiş uranyumun imha için ABD'ye verilmesi veya uluslararası gözetim altında yerinde imha edilmesi" gerektiği yönündeki açıklamasına ilişkin Zaharova, "Zenginleştirilmiş uranyum, İran'a ait. Yalnızca Tahran, uranyumla ne yapılması gerektiği konusunda karar verebilir. Bu konuda söz hakkı İran'a ait." dedi.</p><p></p><p>Zaharova, ABD'nin Polonya'ya ek asker gönderme yönündeki kararına ilişkin ise "Onlarca yıl Avrupa'da bulunan Amerikan askeri güçlerinin çekilmesi, rasyonel ve gerekli bir adım olurdu." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Amerikan orta ve kısa menzilli füze sistemlerinin Japonya'ya konuşlandırılması ihtimalini değerlendiren Zaharova, "Bunu Asya Pasifik bölgesindeki istikrar ve güvenliği olumsuz etkileyen ve Rus sınırlarına tehdit oluşturan adım olarak değerlendiriyoruz." şeklinde konuştu.</p><p></p><p>Sözcü Zaharova, Bulgaristan'ın yeni yönetiminden Rusya ile ilişkileri iyileştirme niyetinde olduğuna dair sinyal almadıklarını kaydetti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Avrupa sıcak havayla kavruluyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/avrupa-sicak-havayla-kavruluyor-3200/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/avrupa-sicak-havayla-kavruluyor-3200/</id>
<published><![CDATA[2026-05-29T06:32:29+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-29T06:32:29+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A16DBA-C1BD27-D75E95-257310-793D0C-FF4C65.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Çarşamba günü kaydedilen sıcaklık, Portekiz'in Mayıs ayı için 2001'de kaydedilen 40°C'lik önceki rekorunu geride bıraktı.</p><p></p><p>Fransa'da bakanlar, ülkenin sıcak hava dalgalarına hazırlığını değerlendirmek üzere bir araya gelirken, dünya bir numarası tenisçi Jannik Sinner aşırı sıcaklardan etkilenmesinin ardından Fransa Açık'tan çekildi.</p><p></p><p>Öte yandan İtalya'da yetkililer, 28 Mayıs'ta günü sıcaklığın 32°C'ye ulaştığı başkent Roma için kırmızı uyarı yayımladı.</p><p></p><p>İngiltere, Almanya, İspanya ve İsviçre de alışılmadık derecede yüksek sıcaklıklar yaşarken kıtadaki sıcak hava dalgasının hafta sonuna kadar sürmesi bekleniyor.</p><p></p><p>İngiltere'de kayıtlara geçen en sıcak Mayıs günü rekoru 26 Mayıs'ta 35,1 dereceyle kırıldı.</p><p></p><p>Ondan önceki rekor da 25 Mayıs'ta 34,8 dereceyle kırılmıştı.</p><p></p><p>Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu, aşırı sıcak olaylarına hazırlık planı geliştirmek üzere 28 Mayıs'ta bir bakanlar toplantısına başkanlık etti.</p><p></p><p>Plan kapsamında orman yangınlarıyla mücadele ve yaz boyunca yeterli su tedarikinin sağlanması da yer alıyor.</p><p></p><p>Fransa'da bakalorya sınavları, bazı okulların iç mekân sıcaklıklarının elverişsiz olması nedeniyle kapanmasına rağmen sıcak hava dalgaları sırasında devam edecek.</p><p></p><p>Landes bölgesindeki Souston'da bir ilkokul, hafta başında içeride sıcaklığın 53°C'ye ulaşmasının ardından, yerel bir yetkilinin Fransız medyasına verdiği bilgiye göre Cuma günü de kapalı kalacak.</p><p></p><p>Eğitim Bakanı Édouard Geffray, BFMTV'ye yaptığı açıklamada sınav merkezlerinin en gölgeli odaları seçebileceğini belirterek sınavların devam edeceğini söyledi: "çünkü öğrenciler hazır ve&hellip; sonuçlarını bekledikleri bir takvim de var".</p><p></p><p>Bu karar eğitim sendikaları ve öğretmenler tarafından eleştirildi; bir öğretmen Fransız radyosuna, öğretmenlerin "kendi vantilatörlerini getirmeye zorlandığını" söyledi.</p><p></p><p>Fransa'daki ortaöğretim sendikasının yaptığı bir anket, bu hafta okulların yaklaşık yüzde 78'inde 30°C'nin üzerinde sıcaklık kaydedildiğini ortaya koydu.</p><p></p><p>Sendikaya ulaşan bilgilere göre bazı öğretmenler pencereleri açabilmek için okullara tornavida getirdi.</p><p></p><p>Paris'in de aralarında bulunduğu Fransa'nın kuzeybatısındaki 17 bölgede, insanların hava koşullarına karşı "çok dikkatli" olması gerektiğini belirten turuncu alarm uygulanıyor.</p><p></p><p>28 Mayıs'ta Paris'te sıcaklık 33°C'ye ulaştı; 29 ve 30 Mayıs'ta 34°C'ye çıkması bekleniyor.</p><p></p><p>Polis başkentte trafiği rahatlatmak için tedbirler aldığını açıkladı; buna göre yalnızca düşük emisyonlu araçların yollara çıkmasına izin verilecek ve hız limitleri düşürülecek.</p><p></p><p>Aynı dönemde toplu taşıma ağının tamamı için tek ücret uygulanacak.</p><p></p><p>Paris'teki Fransa Açık Tenis Turnuvası'nda Sinner, galibiyete doğru ilerliyor gibiyken aniden durumu kötüleşti.</p><p></p><p>İtalyan sporcu baş dönmesi ve halsizlikten şikâyet etti ve adeta duvara çarpmış gibi durdu.</p><p></p><p>Öte yandan İtalya'da Roma'nın yanı sıra Floransa, Bologna, Brescia ve Torino için verilen kırmızı alarmın ardından yetkililer "sağlıklı ve aktif kişiler için bile olası olumsuz sağlık etkileri" konusunda uyarıda bulundu.</p><p></p><p>Hafta sonu İspanya'nın başkenti Madrid'de sıcaklıkların 35°C'ye yükselmesi bekleniyor.</p><p></p><p>Mevcut sıcak dönem İspanya'da resmi olarak sıcak hava dalgası sayılmasa da ülkenin meteoroloji kurumu, yaşanan sıcakların normalde Temmuz ve Ağustos aylarında görülen seviyelerde olduğunu belirtti.</p><p></p><p><b>Sıcak havanın sebebi ne?</b></p><p></p><p>Sıcak hava dalgasının doğrudan nedeni, "ısı kubbesi" olarak adlandırılan ve yüksek basınç alanının sabitlenerek altındaki sıcak havayı hapsetmesi.</p><p></p><p>Tekil aşırı hava olaylarını iklim değişikliğiyle doğrudan ilişkilendirmek zor olsa da bilim insanları, iklim değişikliğinin sıcak hava dalgalarını daha sık ve daha şiddetli hale getirdiğini söylüyor.</p><p></p><p>Copernicus iklim servisine göre son 30 yılda Avrupa, her on yılda 0,56°C ısındı &mdash; bu da aşırı sıcaklıkların önemli ölçüde daha şiddetli hale gelmesine yol açıyor.</p><p></p><p>BM, Perşembe günü yaptığı uyarıda küresel ortalama sıcaklıkların bu yıl ve önümüzdeki dört yıl boyunca rekor seviyelerde veya bu seviyelere yakın seyretmesinin muhtemel olduğunu bildirdi.</p><p></p><p>Kaydedilen en sıcak 11 yılın tamamı 2015'ten sonra gerçekleşti ve BM'nin hava ve iklim ajansı, bu eğilimin sürmesinin beklendiğini, 2031'den önce yeni bir "tüm zamanların en sıcak yılının daha muhtemel" olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Orijinali İngilizce olan bu makalenin çevirisinde yapay zekadan yararlandık. Yayınlanmadan önce çeviriyi bir BBC gazetecisi kontrol etti. Yapay zekayı nasıl kullandığımız hakkında daha fazla bilgi burada.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Filistin Devleti'nin tanınması gereklidir"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/filistin-devletinin-taninmasi-gereklidir-1103/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/filistin-devletinin-taninmasi-gereklidir-1103/</id>
<published><![CDATA[2026-05-21T06:04:31+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-21T06:04:31+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A7662D-D6B458-4917DE-BF48FA-44A0B1-5915CB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Albares, Berlin'deki Hertie okulunda düzenlenen bir panelde, “İki devletli çözümü uygulamazsak Orta Doğu'da güvenlik, barış ve istikrarın sağlanacağını sanmıyorum.” dedi.</p><p></p><p>Albares, İspanya'nın Filistin'i tanıma kararının gerekli bir karar olduğunu belirterek, "Gazze’deki duruma baktığınızda, barış planının ikinci aşaması nedir? Kimse bilmiyor. Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşim yerleri giderek yayılıyor. Yerleşimcilerin şiddeti kontrolden çıkmış durumda." diye konuştu.</p><p></p><p>Filistin Devleti'ni tanımanın İsrail ile Filistin arasındaki iki devletli çözümü korumak için ellerindeki tek araç olduğunu vurgulayan Albares, ancak bu durumun imkansız bir hal almasının çok yakın olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Albares diplomatik çabaları canlandırma ve iki devletli çözüm üzerine müzakereleri yeniden başlatmanın, hem Filistinliler hem de İsrailliler için güvenlik ve barışçıl bir gelecek sağlamanın tek yolu olduğunu kaydetti.</p><p></p><p>İspanya, 2024 yılında Filistin Devleti'ni tanımıştı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Almanya Türkiye'ye Patriot ve 150 asker gönderiyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/almanya-turkiyeye-patriot-ve-150-asker-gonderiyor-6572/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/almanya-turkiyeye-patriot-ve-150-asker-gonderiyor-6572/</id>
<published><![CDATA[2026-05-19T09:49:17+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-19T09:49:17+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A3903D-CF0059-528E36-DEFD23-40310B-C15BC4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Almanya Savunma Bakanlığı Haziran ayı sonundan itibaren Türkiye'de bir Patriot Hava ve Füze Savunma Görev Gücü konuşlandırılacağını açıkladı. Bakanlık tarafından dün yapılan açıklamada, NATO'nun güneydoğu kanadındaki hava savunmasına destek verecek bu gücün şimdilik Eylül ayına kadar Türkiye'de bulunacağı kaydedildi. Bakanlığın verdiği bilgilere göre, görev gücünün bir Patriot ateşleme birimi ile Schleswig Holstein eyaletinin Husum kentinde konuşlu 1. Hava Savunma Alayında görevli 150 askerden oluşması öngörülüyor.</p><p></p><p>NATO, İran savaşı nedeniyle Türkiye'deki hava savunmasını güçlendirmişti. İran'dan Türkiye'ye yönelik füzeler atılması üzerine Mart ayı ortasında Malatya'daki Kürecik Radar Üssü'nün bulunduğu bölgeye ABD ordusuna ait Patriot bataryasının konuşlandırılacağı açıklanmıştı.</p><p></p><p>Almanya Savunma Bakanlığı, Türkiye'ye gönderilecek görev gücünün ABD birliklerinin yerini alacağını belirtti. Böylelikle Almanya'nın NATO hava sahasının korunmasında "adil yük paylaşımı" açısından önemli bir katkı sağlayacağı vurgulandı.</p><p></p><p><b>"Almanya NATO içinde daha fazla sorumluluk üstleniyor"</b></p><p></p><p>Savunma Bakanı Boris Pistorius, Almanya'nın NATO içinde daha fazla sorumluluk üstlendiğine dikkati çekerek, doğu kanadında ve kuzeyindeki görevlerin ardından şimdi de Türkiye'de güneydoğu kanadının güçlendirilmesine katkı sağlanacağını ifade etti. Pistorius, "Askerlerimizin Türk ve ABD'li ortaklarımızla birlikte çok yakın koordinasyon içinde olması, müttefiklerimizle iş birliğimizin ne kadar güvenilir bir şekilde işlediğini gösteriyor" dedi.</p><p></p><p>Almanya'nın Türkiye Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg da dün sosyal medya hesabından Türkçe olarak yaptığı açıklamada Türkiye'ye gönderilecek bir Patriot Savunma Ünitesi ve 150 asker ile Alman ordusunun "önemli bir NATO müttefiki olan" Türkiye'yi desteklediğini ve "NATO'nun güneydoğu kanadının hava ve füze savunmasına değerli bir katkı" sağladığını kaydetti.</p><p></p><p>Sorg, "NATO'nun gücü birbirimizi korumamız ve savunmamızı ittifak olarak birlikte şekillendirmemizden gelmektedir. Bunu, Türkiye'nin İran tarafından balistik füzelerle defalarca hedef alındığı ve bu füzelerin tamamının NATO tarafından imha edildiği son haftalar da göstermiştir" ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Alman ordusuna ait Patriot bataryaları son olarak 2013 ile 2015 yılları arasında NATO misyonu çerçevesinde Kahramanmaraş'ta konuşlandırılmıştı. Bu Patriot bataryaları yaklaşık üç yıl boyunca Suriye sınırında NATO hava sahasını korumuştu. Alman ordusuna ait hava savunma gücü geçen yıl Polonya'da ve daha önceki yıllarda ise Slovakya ve Litvanya'da konuşlandırılmıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Lavrov ve Arakçi, İran'ın nükleer programını görüştü</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/lavrov-ve-arakci-iranin-nukleer-programini-gorustu-5346/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/lavrov-ve-arakci-iranin-nukleer-programini-gorustu-5346/</id>
<published><![CDATA[2026-05-15T09:22:33+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-15T09:22:33+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_887A2E-83D9D0-163F24-D8E1FB-670D54-055687.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS Dışişleri Bakanları Toplantısı kapsamında bir araya geldi. Görüşmede İran’ın nükleer programı, Batı Asya’daki son gelişmeler ve iki ülke arasındaki iş birliği ele alındı.</p><p></p><p>İran Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre, taraflar İran’ın nükleer dosyasına ilişkin müzakerelerde gelinen son durumu ve bölgesel gelişmeleri değerlendirdi.</p><p></p><p>Lavrov ve Arakçi’nin ayrıca başta enerji ve ulaştırma olmak üzere Tahran ile Moskova arasındaki ortak projeler ve iş birliği alanlarını da görüştükleri belirtildi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Lamine Yamal'a Pedro Sanchez'den destek geldi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/lamine-yamala-pedro-sanchezden-destek-geldi-4301/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/lamine-yamala-pedro-sanchezden-destek-geldi-4301/</id>
<published><![CDATA[2026-05-15T07:24:39+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-15T07:24:39+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_177331-44A3B3-C8827E-93D16C-CEC760-CE5F26.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, sosyal medyadan dün akşam saatlerinde yaptığı paylaşımda İsrailli bakanı hedef alarak sert cevap verdi.</p><p></p><p>Sanchez, "Bir devletin bayrağını dalgalandırmayı 'nefrete teşvik' olarak görenler ya akıllarını yitirmiş ya da kendi utançları tarafından kör edilmişlerdir. Lamine yalnızca milyonlarca İspanyol’un Filistin’e duyduğu dayanışmayı ifade etmiştir. Onunla gurur duymak için bir neden daha" diye yazdı.</p><p></p><p>Barcelona'nın lig şampiyonluğunu ilan etmesinin ardından 11 Mayıs'ta Barselona sokaklarında yapılan kutlamalara Yamal, kulüp otobüsü üzerinden Filistin bayrağı sallayarak katılmıştı.</p><p></p><p>Bunun üzerine İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz da, X hesabından "Lamine Yamal, askerlerimiz 7 Ekim'de Yahudi çocukları, kadınları ve yaşlıları katleden, tecavüz eden, yakan ve öldüren Hamas terör örgütüyle savaşırken İsrail'e karşı nefreti körüklemeyi seçti." diye yazmış ve arkasından "Bu tür bir mesajı destekleyen herkes kendine şu soruyu sormalı: Bunu insani bir davranış olarak mı görüyorlar? Bu ahlaki mi?" ifadelerini kullanmıştı.</p><p></p><p>İspanya Milli Takımı'nın ve Barcelona'nın genç yıldızı Yamal'ın Filistin'e destek veren hareketi İsrail'in kışkırttığı bazı çevrelerce polemik konusu yapılmıştı.</p><p></p><p>Başbakan Sanchez, 12 Mayıs'ta Başbakanlık konutu Moncloa'da yapılan bir basın toplantısında "Yamal'ın kutlamada Filistin bayrağını sallamasına ne diyorsunuz?" şeklindeki bir soruya yanıt olarak, İspanya'nın Filistin Devletini resmi olarak tanıdığını hatırlatarak, "İsrail'in olduğu gibi Filistin'in de mevcudiyet hakkı vardır." demişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Almanya Başbakanı Merz Avrupa'nın geleceğini zorlu görüyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/almanya-basbakani-merz-avrupanin-gelecegini-zorlu-goruyor-7452/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/almanya-basbakani-merz-avrupanin-gelecegini-zorlu-goruyor-7452/</id>
<published><![CDATA[2026-05-14T14:19:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-14T14:19:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2A0EA5-364A5E-7427F6-9A7A0C-F0F820-20EB20.jpeg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Şansölye Friedrich Merz, Aachen'da eski İtalya Başbakanı ve Avrupa Merkez Başkanı Mario Draghi'ye Şarlman Ödülü'nün verildiği törende yaptığı konuşmada, "Bugün Avrupa'nın geleceği, benim daha önce hiç yaşamadığım kadar zorlu görünüyor. Birliğin üzerine kurulduğu neredeyse her ilke bugün baskı altında." ifadelerini kullandı.</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Avrupa-Batı fikirlerinin gücünün, tüm dünyayı sihirli bir elin dokunuşuyla özgürlük ve barış krallığına dönüştüreceğine çok fazla güvendiklerini dile getiren Merz, bu konuda yanıldıkları itirafında bulundu.</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Merz, Avrupa'nın yeni dünya düzenini, keyfilik ve güçlünün hakkı yerine norm ve kuralların geçerli olacağı şekilde şekillendirme şansına sahip olduğunu kaydetti.</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Avrupa’nın artık haftalık krizlerle karşı karşıya olduğunu belirten Merz, bu nedenle Avrupa'nın net bir rota izlemesi, soğukkanlılığını koruması ve kendi çıkarlarını daha bir özgüvenle tanımlaması gerektiğine işaret etti.</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Bu çıkarları korumak için gerektiğinde mücadele etmeye hazır olmalarını gerektiğinin altını çizen Alman Şansölye, "Çıkarlarını savunamayan bir Avrupa, uzun vadede değerlerini koruyamaz. Avrupa bugün kendini savunmak zorundadır. Avrupa bunu anlamıştır. Avrupa uyanmıştır. Avrupa, ekonomik ve güvenlik politikası açısından güçlenmektedir. " değerlendirmesinde bulundu.</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Merz, Avrupalılar olarak kendi adlarına kimin konuşacağına kendilerinin karar vereceğini vurgulayan Merz, "Başka hiç kimse değil. Avrupa sadece güvenlik politikası açısından değil, ekonomik açıdan da kesinlikle güç araçlarına sahiptir. Başkaları da bize bağımlıdır, sadece biz onlara değil." şeklinde konuştu.</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Başbakan Merz, ayrıca Avrupa'nın bir güç olmaya doğru yola çıktığını savundu.</p><p>Şansölye değişen bir dünyada Avrupa'yı bağımsız bir güç olarak sağlamlaştırmak için AB bütçesinin “temelden modernize edilmesi” gerektiğini sözlerine ekledi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İsrailli firma BlackCore Fransız seçimlerini manipüle ediyor"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/israilli-firma-blackcore-fransiz-secimlerini-manipule-ediyor-8986/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/israilli-firma-blackcore-fransiz-secimlerini-manipule-ediyor-8986/</id>
<published><![CDATA[2026-05-14T07:58:13+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-14T07:58:13+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B1B6C9-4B4F21-2A6539-F997D3-860065-5705CB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Fransa'da son yıllarda seçim süreçlerine dış müdahaleler konusunda uyarıda bulunulsa da son yerel seçimlerde bazı kentlerdeki sonuçlar muhalefetin eleştirilerine sebep oldu.</p><p></p><p>Son olarak, Fransız makamlarının İsrailli firma BlackCore'un mart ayındaki yerel seçimler öncesinde solcu Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) Partisine yönelik dış müdahale kampanyası yürüttüğü iddiasını soruşturduğu gündeme geldi.</p><p></p><p>Fransa'da muhalif siyasetçiler yerel seçimlere yönelik müdahale iddiasıyla ilgili ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesaplarında tepkilerini dile getirdi.</p><p></p><p>- "İsrailli firma BlackCore Fransız seçimlerini manipüle etmeye çalıştı"</p><p></p><p>LFI Milletvekili Clemence Guette, "Bu artık kesin. Boyun Eğmeyen (Fransa) adaylarını karalamak için uydurma bilgiler yayarak, İsrailli firma BlackCore Fransız seçimlerini manipüle etmeye çalıştı." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Guette, yargının bu konuyu soruşturduğunu ve bunun arkasındaki kişilerin kim olduğunun ortaya çıkması gerektiğini dile getirerek, bu süreçte "hedef olan LFI Milletvekilleri François Piquemal, Sebastien Delogu ve David Guiraud'yu desteklediğini" kaydetti.</p><p></p><p>Piquemal, "Reuters haber ajansının ortaya çıkardığı yeni bilgiler, başlangıçtaki şüpheleri doğruladı." diyerek, İsrail'deki aşırı sağın Fransa'daki seçimler üzerinde etkisi olduğu değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>LFI Milletvekili Sophia Chikirou ise, şu ifadeleri kullandı:</p><p></p><p>"Meslektaşlarım Sebastien Delogu, François Piquemal ve David Guiraud'nun belediye seçim kampanyalarına yönelik dış müdahale: İsrailli bir firma olan BlackCore'un sahte haber ve karalama kampanyası organize etmesinden şüphe ediliyor. Açıkça söyleyelim: Bu bir sürpriz değil. Bunun arkasındakiler Fransa'dan mı, (daha önce Carlos Martens Bilongo'ya zarar vermeye çalışan) Birleşik Arap Emirlikleri'nden mi veya İsrail'den mi geliyor?"</p><p></p><p>Fransa'da 15 ve 22 Mart'ta düzenlenen yerel seçimlerde, LFI Partisinin Toulouse kentindeki belediye başkan adayı Piquemal seçimi ikinci sırada tamamlamıştı.</p><p></p><p>Piquemal, Toulouse'daki yerel seçimlerin dış müdahalelerle bağlantılı olarak iptalini talep etmek için idari mahkemeye başvurduğunu 28 Mart'ta duyurmuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Berlin'de çete operasyonları: Şüpheli Türkler de gözaltında</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/berlinde-cete-operasyonlari-supheli-turkler-de-gozaltinda-1500/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/berlinde-cete-operasyonlari-supheli-turkler-de-gozaltinda-1500/</id>
<published><![CDATA[2026-05-14T06:02:53+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-14T06:02:53+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_12042C-6969CF-FF6F05-E1D5EF-65A72A-BD646C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Berlin'in Neukölln ve Kreuzberg semtleri başta olmak üzere, 20 farklı noktada bulunan 28 konut ve iş yerine bu sabah baskınlar düzenlendi. Berlin Eyaleti İçişleri Senatörü Sosyal Demokrat Partili (SPD) Iris Spranger, operasyonda dokuz şüphelinin gözaltına alındığını duyurdu. Berlin polisi; 570 polisin katıldığı belirtilen operasyona, Berlin ve diğer eyaletlerin Özel Harekat Komandoları (SEK) ile Federal Polis'e bağlı terör ve uluslararası organize suçla mücadelede görev yapan özel GSG 9 biriminin de destek verdiğini açıkladı.</p><p></p><p>Soruşturmayı yürüten Berlin Başsavclığı'nın DW Türkçe'ye verdigi bilgiye göre gözaltına alınanlar arasında dört Alman, iki Türk vatandaşı ile hem Türk hem Alman vatandaşlığına sahip iki kişi bulunuyor. Ayrıca Gana ve Alman vatandaşlığı bulunan bir kişi de şüpheliler arasında yer alıyor.&nbsp;</p><p></p><p>Zanlıların 23 ile 63 yaşları arasında olduğu, beşi hakkında halihazırda yakalama kararı bulunduğu belirtildi. Şüphelilere suç işlemek üzere teşekkül oluşturmak ve silah zoruyla haraç toplamak başta olmak üzere pek çok suçlama yöneltildiği haber verildi. Yapılan baskınlarda şüphelilerin ev ve iş yerlerinde bulunan uyuşturucu, nakit para, ateşli silahlar, kurusıkı tabancalar ile iki adet otomobil, cep telefonları ve veri taşıyıcılarına el konulduğu bildirildi.</p><p></p><p><b>İçişleri Senatörü: Operasyon aylarca hazırlandı</b></p><p></p><p>İçişleri Senatörü Iris Spranger operasyonun, Berlin Eyalet Emniyet Teşkilatı bünyesinde organize suçlar ve kaçak silah ticaretiyle mücadele için özel olarak kurulan ve Latincede "demir" anlamına gelen "Ferrum" biriminin aylar süren hazırlıkları sonucu düzenlendiğini söyledi.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Mayis%202026/berlin-1.jpg" alt="berlin-1"></p><p></p><p><b><i>İçişleri Senatörü Iris Spranger</i></b></p><p></p><p>Ferrum birimi; Berlin ve çevresinde son yıllarda Türkiye'den gelen "yeni nesil çeteler"olarak adlandırılan Casperlar, Daltonlar, Çirkinler, Sarallarve benzeri grupların düzenlediği saldırılar ile artan organize suç olayları üzerine Kasım 2025'te kurulmuştu.</p><p></p><p>DW Türkçe'ye konuşan Başsavcı, şüphelilerin Türkiye kaynaklı olanlar da dâhil olmak üzere organize suç yapılanmalarıyla olası bağlantılarının hâlen incelenmekte olduğunu kaydetti.&nbsp;</p><p></p><p><b>Polis Sendikası: Operasyon yoğun bir hazırlık sürecinden geçti</b></p><p></p><p>Alman Polis Sendikası (GdP) da emniyet teşkilatının sokaklardaki silahlı çatışma dalgasını sonlandırmak ve suç çetelerini çökertmek için yoğun bir mesai harcadığını vurgulayan bir açıklama yaptı. Bununla birlikte sendika; organize suçla daha etkin mücadele için, şüphelilerin telefonlarını dinleme, veri depolama ve modern yazılımlarla bu verileri analiz etme konularında güvenlik güçlerine daha geniş yetkiler verilmesi gerektiğini de tekrarladı.</p><p></p><p>2025 verilerine göre Berlin polisi; 515'i ateşli silahla saldırı, geri kalanı ise tehdit ve şantaj olmak üzere toplam bin 119 ateşli silahla işlenmiş suç vakası kaydetti. Bu veriler, bir önceki yıl olan 2024 ile karşılaştırıldığında, silahla tehdit veya saldırı suçlarında yüzde 68'lik bir artış yaşandığını ortaya koyuyor.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Mayis%202026/berlin-2.jpg" alt="berlin-2"></p><p></p><p><b><i>2025 verilerine göre Berlin polisi 515'i ateşli silahla saldırı olmak üzere bin 119 ateşli silahla işlenmiş suç vakası kayda geçti</i></b></p><p></p><p>Son yıllarda Almanya'nın başkenti Berlin, Türkiye kökenli yeni nesil organize suç örgütleri arasındaki güç savaşlarına sahne oluyor. Emniyet birimlerinin açıklamalarında ve medyada yer alan haberlerde; tetikçilik, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı, haraç toplama, tehdit ve yaralama gibi suçlarla özellikle söz konusu çetelerin Berlin'de bölge kapma yarışına girdiği belirtiliyor. Bu grupların, güç gösterisi amacıyla özellikle TikTok gibi kısa video paylaşım platformlarını kullandıkları da ifade ediliyor. Türkiye kökenli dükkân sahiplerinin haraç için tehdit edildiği ve bu talepleri reddedenlerin dükkânlarının tarandığı vakalar da sıkça gündeme geliyor.</p><p></p><p>Berlin Eyaleti Adalet Senatörü Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) üyesi Felor Badenberg, tehdidin yeni bir boyuta taşındığını belirterek; "Dükkânlara atılan el bombaları; insanlara, taşıtlara, hatta binalara ateş açılması... Berlin sokaklarında gözle görülür şiddet uygulayan rakip çetelerle karşı karşıyayız" açıklamasında bulunmuştu. Berlin Savcılığı da Mart ayında, bu grupların işlediği tahmin edilen vakalara yönelik 200'den fazla soruşturma yürütüldüğünü açıklamıştı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Başbakan Starmer'ın istifasını isteyenlere 2 bakan da katıldı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/basbakan-starmerin-istifasini-isteyenlere-2-bakan-da-katildi-3256/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/basbakan-starmerin-istifasini-isteyenlere-2-bakan-da-katildi-3256/</id>
<published><![CDATA[2026-05-12T07:20:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-12T07:20:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1D86BD-57B687-9F8B70-C3FB0D-FD1CB4-B44183.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İngiliz medyasında yer alan habere göre 7 Mayıs'taki yerel seçimler ile İskoçya ve Galler bölgesel parlamento seçimlerinde büyük bir yenilgi alan İşçi Partisi'nde Starmer'ı istifaya çağıranlara 3 bakan eklendi.</p><p></p><p>Hükümet kaynaklarının verdiği bilgilere göre Starmer'ın istifasını isteyen 3 bakandan ikisinin Dışişleri Bakanı Cooper ve İçişleri Bakanı Mahmood olduğu belirtildi.</p><p></p><p>Ancak hükümet kaynakları, sabah saatlerinde başlayacak kabine toplantısı öncesi hükümette istifa isteyenlerin azınlıkta olduğunun da altını çizdi.</p><p></p><p>Başbakan Starmer'ın istifasını isteyen iktidar partisi milletvekillerinin sayısı 77'ye yükseldi. Starmer'ın görevini bırakmasını isteyen bakan danışmanı milletvekillerinin sayısı ise 2 kişi artarak 5 oldu.</p><p></p><p>İçişleri, sağlık ve çevre bakanlarının meclisteki danışmanlığını yapan milletvekillerinin ardından başbakan yardımcısı ve kabine ofisi danışmanları da Starmer'ı istifaya davet etti.</p><p></p><p>Bu 5 milletvekili, bakan danışmanı görevlerinden de istifa ettiklerini açıkladı.</p><p></p><p>Starmer'i istifaya çağıran milletvekillerinin bir kısmı, Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham'ın milletvekili yapılarak partinin başına geçmesi fikrini desteklerken, Sağlık Bakanı Wes Streeting'in de adı adaylar arasında geçiyor.</p><p></p><p>- Sandıktan aşırı sağ çıkmıştı</p><p></p><p>İngiltere'de 136 yerel yönetimde 7 Mayıs'ta yapılan yerel seçimde iktidar partisi sahip olduğu 2 bin 403 sandalyenin 1406'sını kaybetmiş, Londra'da ise sahip olduğu 19 belediyeden 9'u el değiştirmişti.</p><p></p><p>Söz konusu belediyelerde toplam 2 sandalyesi bulunan aşırı sağcı Reform UK Partisi ise 1444 sandalye kazanarak seçimi önde tamamlamıştı.</p><p></p><p>Galler ve İskoçya'da yapılan bölgesel parlamento seçimlerinde de büyük bir mağlubiyet yaşayan İşçi Partisi, iki ülkede de üçüncü parti konumuna gerilemişti.</p><p></p><p>İskoçya'da birinciliği 5. kez bağımsızlık yanlısı İskoçya Ulusal Partisi kazanmış, ikinci Reform UK olmuştu. Galler'de ise İşçi Partisi iktidarı devrilmiş, Bölgesel Başbakan Eluned Morgan milletvekili dahi seçilememişti.</p><p></p><p>Galler'de de birinci parti bağımsızlık yanlısı Plaid Cymru, ikinci Reform UK olmuştu. Hem Galler hem de İskoçya'da bağımsızlık yanlıları meclis çoğunluğunu elde edememişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"NATO'nun geleceğinden şüphe duymuyorum"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/natonun-geleceginden-suphe-duymuyorum-3774/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/natonun-geleceginden-suphe-duymuyorum-3774/</id>
<published><![CDATA[2026-05-10T09:46:37+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-10T09:46:37+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_056E75-8750BD-131AB0-EA4168-D525BD-2EA404.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Almanya Başbakanı Friedrich Merz, binlerce ABD askerinin Almanya'dan çekileceğinin duyurulmasının ve İran konusundaki görüş ayrılıklarının NATO için tehlike oluşturmadığını dile getirdi. Merz ayrıca Slovakya Başbakanı Robert Fico'nun "Zafer Günü" töreni için Moskova'ya gitmesini eleştirdi.</p><p></p><p>İsveç'te iktidarda olan koalisyonun büyük ortağı, Ilımlı Muhafazakâr Parti'nin başkent Stockholm'daki kongresine konuk olarak katılan Merz, burada yaptığı açıklamada, NATO'nun gücünün yalnızca asker sayısına değil, hedeflerdeki birliğe bağlı olduğunu vurguladı.</p><p></p><p>Bu birliğin var olmaya devam ettiğini belirten Merz, "ABD'nin, NATO içinde, güçlü bir Avrupa'yı yanında görmek istediğinden şüphem yok. Aynı durum Avrupa için de geçerli" dedi.</p><p></p><p>Başbakan Merz, Avrupa'nın ABD'nin askerî desteğine güvenmeye devam etmek istediğini de ifade ederek "Avrupa kıtasında ve ötesinde aynı zorluklarla karşı karşıyayız. Bu yüzden NATO'nun iyi bir geleceği olacağından şüphem yok" diye konuştu.</p><p></p><p><b>İran konusunda hedef ortak</b></p><p></p><p>Almanya Başbakanı ayrıca, Avrupa'nın NATO'nun işlevselliğini sürdürmek için çaba sarfettiğini, ABD ile görüş ayrılıkları olsa da diyaloğun sürdüğünü ve aynı hedeflere odaklanıldığını kaydetti.</p><p></p><p>İran'ın nükleer silah üretme kapasitesine erişememesinin ABD ile Avrupa'nın ortak hedefi olduğunu dile getiren Merz, bunun için izlenecek "yol konusunda tartışmalar olsa da bunu en kısa sürede başarmak konusunda hemfikiriz" ifadelerini kullandı.</p><p></p><p><b>Fico'nun Moskova ziyaretine eleştiri</b></p><p></p><p>Öte yandan Merz, Slovakya Başbakanı Robert Fico'nun Moskova'da, Kızıl Ordu'nun Nazi Almanyası üzerindeki zaferinin yıl dönümü sebebiyle düzenlenen geleneksel askerî geçit töreninin yapıldığı gün Rusya'ya gitmesine tepki gösterdi.</p><p></p><p>"Fico'nun görüşü Avrupa Birliği'ndeki diğer devlet ve hükümet başkanlarının görüşü ile aynı değil. Bu konu hakkında daha konuşacağız" diyen Merz, Fico'nun Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e gitmesinden üzüntü duyduğunu aktardı. Kendisinin İsveç Başbakanı Ulf Kristersson ile birlikte Avrupa Günü'nü kutladığını belirten Merz, bunun "tamamen farklı bir şey" olduğunu vurguladı.</p><p></p><p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Cumartesi günü Slovakya Başbakanı Fico'yu Kremlin'de kabul etti. Sovyetler Birliği'nin Nazi Almanyası üzerindeki zaferinin 81'inci yıl dönümü için Moskova'ya giden Fico, bir Avrupa Birliği ülkesinden gelen tek hükümet başkanı oldu. Ancak Fico, Kızıl Meydan'daki askeri geçit törenine katılmadı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
</feed>