<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom">
<link href="https://birlesikbasin.com/modules/blog/atom.php?cid=41" rel="self" type="application/rss+xml" />
<id>tag:gazetebirlik.com,2015:cid-41</id>
<title type="text">Birleşik Basın</title>
<link href="https://birlesikbasin.com" />
<generator>Birleşik Basın</generator>
<updated>2026-05-29T18:52:20+03:00</updated>
<entry>
<title type="text">Rusya'dan AB'ye "Evinizde rahat uyuyamayacaksınız" tehdidi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/rusyadan-abye-evinizde-rahat-uyuyamayacaksiniz-tehdidi-1260/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/rusyadan-abye-evinizde-rahat-uyuyamayacaksiniz-tehdidi-1260/</id>
<published><![CDATA[2026-05-29T18:52:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-29T18:52:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1069AC-90C3D2-E1CCD4-71A0C6-14347A-A97924.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Rusya'dan Avrupa ülkelerine yeni bir insansız hava aracı (İHA) tehdidi geldi.</p><p></p><p>Romanya dün gece Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları sırasında bir Rus İHA'sının Rumen hava sahasına girerek bir apartmana çarptığını, olayda iki kişinin yaralandığını duyurmuştu. Bu olayla ilgili konuşan Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dimitri Medvedev, öncelikle söz konusu İHA'nın hangi ülkeye ait olduğunun tespit edilmesi gerektiğini söyledi ancak Avrupa'nın "iktidarsız" liderlerinin Rusya'yla savaşa doğrudan iştirak ettikleri için bu olay karşısında öfke beyan etmeye hakları olmadığını savundu.</p><p></p><p>"Hazır olsunlar: Bu sürecek" açıklamasında bulunan Medvedev "Devam eden bir savaş var! Ve AB devletlerinin vatandaşları da savaşan ülkelerin halkları olarak huzur içinde uyuyamayacak" diye ekledi.</p><p></p><p>Bu tür olayların özellikle de Ukrayna için İHA üretilen yerlerde devam etmesinin muhtemel olduğunu belirten Medvedev, "Neticede; Avrupa menşeli İHA'lar, bunların yedek parçaları, diğer silahlar ve elbette istihbarat, ülkemize yönelik saldırılarda her gün kullanılıyor. Onların eylemleri sonucunda apartman binaları hasar görüyor ve bu binalarda sivillerimiz hayatını kaybediyor" diye konuştu.</p><p></p><p><b>Rus Dışişleri: Tamamen asılsız</b></p><p></p><p>Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zakharova ise Rusya'ya yöneltilen suçlamaların asılsız olduğunu ifade etti.</p><p></p><p>Açıklamaları RIA haber ajansı tarafından aktarılan Zakharova "Duyduğumuz tüm suçlamalar, özellikle de Avrupa Birliği ülkelerinin sınırları içinde bir yerlerdeki İHA'lara ilişkin olanlar tamamen asılsızdır. Ortada sunulmuş tek bir bulgu, materyal ya da kanıt parçası dahi yoktur" dedi.</p><p></p><p><b>NATO: Her karışını savunmaya hazırız</b></p><p></p><p>Avrupa Birliği (AB) ve NATO üyesi Romanya'da Ukrayna sınırı yakınlarındaki Galati kentinde yaşanan olayın ardından Bükreş, Rusya'yı ciddi bir uluslararası hukuk ihlal gerçekleştirmekle suçlamıştı. Romanya, NATO'dan bir an önce Rumen ordusuna anti-İHA teknolojileri sağlanması için talepte bulunmuştu.</p><p></p><p>NATO ise "müttefik topraklarının her karışını savunmaya hazır olduğunu" duyurdu. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, "İnsansız hava araçlarından gelen tehditler dâhil her türlü tehdide karşı caydırma ve savunma hazırlığımızı geliştirmeye devam edeceğiz" dedi.</p><p></p><p>Rutte, "Rusya'nın pervasız davranışı hepimiz için bir tehlikedir. Ukrayna genelinde sivilleri ve sivil altyapıyı hedef almaya devam ediyorlar. Ve dün gece bir kez daha gösterdi ki onların yasa dışı saldırı savaşının neticeleri sınırda sona ermiyor" açıklamasında bulundu.</p><p></p><p><b>AB'den dayanışma mesajı</b></p><p></p><p>Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de "Rusya'nın saldırı savaşının bir başka çizgiyi daha aştığını" ifade etti. Von der Leyen, Romanya ve Rumen halkıyla "tam bir dayanışma" içinde olduklarını sözlerine ekledi.</p><p></p><p>NATO Genel Sekreteri Rutte gibi Almanya Başbakanı Friedrich Merz de "müttefik topraklarının her karışını savunmaya hazır" olduklarını belirtti.</p><p></p><p>Merz, X hesabından paylaştığı mesajda, "Rusya'nın Romanya'ya yönelik pervasız insansız hava aracı ihlali, Rusya'nın gerilimi tırmandırma isteğini bir kez daha gözler önüne sermektedir. Almanya, NATO müttefiklerimizin yanındadır. Bu olay, doğu kanadında güçlü bir NATO duruşuna duyulan ihtiyacın bir kez daha altını çizmektedir" dedi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Rus dronları Türk gemisini ve Romanya'da bir binayı vurdu</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/rus-dronlari-turk-gemisini-ve-romanyada-bir-binayi-vurdu-3499/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/rus-dronlari-turk-gemisini-ve-romanyada-bir-binayi-vurdu-3499/</id>
<published><![CDATA[2026-05-29T09:56:06+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-29T09:56:06+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E27D28-34EEE8-425A3A-594364-89087F-92B408.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Rus güçlerinin gece saatlerinde Türk mürettebatın bulunduğu bir yük gemisini dronlarla hedef aldığı bildirildi. Açıklamayı Ukrayna ordusu yaptı.</p><p></p><p>Vanuatu bayraklı geminin, Odessa bölgesinden Türkiye'ye doğru seyrettiği sırada saldırıya uğradığı belirtildi.</p><p></p><p>Açıklamaya göre, gemide bulunan iki mürettebat yaralandı ve Ukrayna donanması tarafından güvenli bir bölgeye tahliye edildi. Saldırı sonrası çıkan yangının kısa sürede söndürüldüğü belirtildi.</p><p></p><p>Konuya ilişkin Türk makamlarından henüz bir açıklama yapılmadı.</p><p></p><p>Karadeniz'de daha önce de Türk mürettebatın bulunduğu gemiler benzer saldırılara hedef olmuştu.</p><p></p><p><b>NATO üyesi Romanya'da Rus dronu binaya çarptı: 2 yaralı</b></p><p></p><p>Romanya'nın Ukrayna sınırına yakın Galati kentine de bir Rus dronu isabet etti. Dron, gece saatlerinde bir apartmanın onuncu katına çarparak yangına neden oldu.</p><p></p><p>Romanya İçişleri Bakanlığı ve acil durum birimlerinin açıklamasına göre, olayda iki kişi hafif yaralandı, binadaki yaklaşık 70 kişi de tahliye edildi. Yangın kısa sürede söndürüldü.</p><p></p><p>Savunma Bakanlığı da konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Rusya'nın aynı gece Ukrayna'nın sınır bölgelerine yönelik yeni bir sivil altyapı saldırısı düzenlediğini, dronlardan birinin Romanya hava sahasına girerek apartmanın üzerine düştüğünü bildirdi.</p><p></p><p>Açıklamada, F‑16 tipi iki savaş uçağının saat 01.19'da Fetesti üssünden havalanarak bölgeye yönlendirildiği, durumun "dinamik" olduğu ifade edildi.</p><p></p><p>Devlet televizyonu TVR'nin aktardığına göre ayrıca, Perşembe gecesi geç saatlerde Maramureş bölgesindeki Basesti yakınlarında patlayıcı taşımayan bir başka dron bulundu.</p><p></p><p>Yaklaşık üç metre kanat açıklığına sahip insansız hava aracının kaynağı araştırılıyor. Bölge güvenlik çemberine alındı.</p><p></p><p><b>Ukrayna'da İsmajil Bölgesi hedef alındı</b></p><p></p><p>Rus dronları dün gece saatlerinde, Romanya sınırına 90 kilometre uzaklıktaki Ukrayna'nın Ismajil kenti ve çevresini hedef aldı.</p><p></p><p>Yerel yetkililer, dronlardan birinin elektrik hatlarına takıldığını ve beş köyde geçici elektrik kesintisine yol açtığını açıkladı.</p><p></p><p>Ismajil, Ukrayna'nın Tuna Nehri üzerindeki en büyük liman kenti olması nedeniyle sık sık Rus saldırılarına hedef oluyor.</p><p></p><p>Romanya sınır hattında son aylarda çok sayıda Rus dronu düştü veya parçaları bulundu. Geçen ay da yine Galati'de bir dron binaya çarpmış, bu olayda kimse yaralanmamıştı.</p><p></p><p>NATO üyesi Romanya'nın hava savunmasına İngiltere'nin Typhoon tipi savaş uçaklarıyla destek verdiği belirtiliyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Amerikan askerlerinin Avrupa'dan çekilmesi gerekli bir adım"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/amerikan-askerlerinin-avrupadan-cekilmesi-gerekli-bir-adim-8966/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/amerikan-askerlerinin-avrupadan-cekilmesi-gerekli-bir-adim-8966/</id>
<published><![CDATA[2026-05-29T08:49:35+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-29T08:49:35+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A0EA9C-D214D0-2B7F36-5CF117-445D57-75F015.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sözcü Zaharova, başkent Moskova'da düzenlediği basın toplantısında, gündemdeki konulara dair açıklamalarda bulundu.</p><p></p><p>Ermenistan'ın Rusya'ya yönelik yaklaşımını değerlendiren Zaharova, Erivan'ın Rusya ile ilişkilere yönelik açıklamalarının eylemleriyle çeliştiğinin altını çizdi.</p><p></p><p>Zaharova, Ermenistan'ın Rusya'ya karşı siyaset izleyen NATO ile yakınlaşmasının endişe verici olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Ermenistan'ın Avrupa Birliği (AB) ile yakınlaşmasını da değerlendiren Zaharova, bu örgütün ekonomik bir birlikten saldırgan askeri birliğe dönüştüğünü iddia ederek, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Ermeni yönetiminin bu konudaki yaklaşımı, ülkelerimiz arasında karşılıklı çıkar sağlayan stratejik ortaklığı zayıflatıyor, Erivan'ın bu ortaklıktan elde ettiği faydayı kaybetme riskini oluşturuyor. Ermenistan yönetiminin, AB'ye yakınlaşma süreci devam ederken, Avrasya Ekonomik Birliği'nde (AEB) bulunma yönündeki yaklaşımı, Rus tarafı için kabul edilemez. Erivan'ın pragmatik yoldan yürüyeceğini umuyoruz."</p><p></p><p>Mariya Zaharova, Ermenistan'ın bağımsız ve egemen ülke kalmasından yana olduklarını dile getirdi.</p><p></p><p>- "Güney Kafkasya'nın gelişmesinden yanayız"</p><p></p><p>Batı’nın, Rusya’nın Güney Kafkasya’dan çekilmesini istediğini belirten Zaharova, "Bunun aksine Rusya, Güney Kafkasya'yı terk etmeyecek ve bunu yapmayı düşünmüyor. Bu, tarihsel ve coğrafi nedenlerden dolayı imkansız. Ancak AB ve ABD'nin bölgedeki çıkarlarının ne kadar ciddi ve uzun vadeli olduğu açık bir soru." şeklinde konuştu.</p><p></p><p>Güney Kafkasya'nın gelişmesinden yana olduklarını ifade eden Zaharova, bölge ülkeleriyle bu yönde çalışmaya hazır olduklarını dile getirdi.</p><p></p><p>- "Ukrayna krizinin siyasi diplomatik yollarla çözülmesinden yanayız"</p><p></p><p>ABD'nin, Ukrayna krizinin çözüm sürecindeki girişimlerini değerlendiren Zaharova, Moskova ve Washington'un krize uzun vadeli çözümün bulunması konusunda gerekli iradeye sahip olduklarını söyledi.</p><p></p><p>Zaharova, "Ukrayna temsilcileri ve onları destekleyen Batılı ülkeler için aynısı söylenemez. Onlar, ültimatom içeren açıklamalar yapıyor. Kiev yönetimi ise 'terör' yöntemlerini kullanarak sivil unsurlara saldırılar düzenliyor. Kimse de bunu engellemiyor. Tam aksine Ukrayna'ya silah ve para sağlıyorlar." dedi.</p><p></p><p>Mariya Zaharova, Ukrayna krizinin siyasi diplomatik yollarla çözülmesinden yana olduklarını dile getirdi.</p><p></p><p>Amerikan "Palantir" yapay zeka sisteminin, geçen hafta Luhansk bölgesindeki koleje yönelik saldırıda kullanılması ihtimaline ilişkin Zaharova, "Palantir" şirketinin savaşın başlangıcından beri Kiev yönetimi ile yoğun şekilde çalıştığını savundu.</p><p></p><p>Sözcü Zaharova, şirket yönetiminin, Luhansk'taki saldırıda rolü bulunmadığını kanıtlaması gerektiğini vurguladı.</p><p></p><p>- "Yalnızca Tahran, uranyumla ne yapılması gerektiği konusunda karar verebilir"</p><p></p><p>ABD Başkanı Donald Trump'ın, "İran'daki zenginleştirilmiş uranyumun imha için ABD'ye verilmesi veya uluslararası gözetim altında yerinde imha edilmesi" gerektiği yönündeki açıklamasına ilişkin Zaharova, "Zenginleştirilmiş uranyum, İran'a ait. Yalnızca Tahran, uranyumla ne yapılması gerektiği konusunda karar verebilir. Bu konuda söz hakkı İran'a ait." dedi.</p><p></p><p>Zaharova, ABD'nin Polonya'ya ek asker gönderme yönündeki kararına ilişkin ise "Onlarca yıl Avrupa'da bulunan Amerikan askeri güçlerinin çekilmesi, rasyonel ve gerekli bir adım olurdu." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Amerikan orta ve kısa menzilli füze sistemlerinin Japonya'ya konuşlandırılması ihtimalini değerlendiren Zaharova, "Bunu Asya Pasifik bölgesindeki istikrar ve güvenliği olumsuz etkileyen ve Rus sınırlarına tehdit oluşturan adım olarak değerlendiriyoruz." şeklinde konuştu.</p><p></p><p>Sözcü Zaharova, Bulgaristan'ın yeni yönetiminden Rusya ile ilişkileri iyileştirme niyetinde olduğuna dair sinyal almadıklarını kaydetti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Avrupa sıcak havayla kavruluyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/avrupa-sicak-havayla-kavruluyor-3200/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/avrupa-sicak-havayla-kavruluyor-3200/</id>
<published><![CDATA[2026-05-29T06:32:29+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-29T06:32:29+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A16DBA-C1BD27-D75E95-257310-793D0C-FF4C65.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Çarşamba günü kaydedilen sıcaklık, Portekiz'in Mayıs ayı için 2001'de kaydedilen 40°C'lik önceki rekorunu geride bıraktı.</p><p></p><p>Fransa'da bakanlar, ülkenin sıcak hava dalgalarına hazırlığını değerlendirmek üzere bir araya gelirken, dünya bir numarası tenisçi Jannik Sinner aşırı sıcaklardan etkilenmesinin ardından Fransa Açık'tan çekildi.</p><p></p><p>Öte yandan İtalya'da yetkililer, 28 Mayıs'ta günü sıcaklığın 32°C'ye ulaştığı başkent Roma için kırmızı uyarı yayımladı.</p><p></p><p>İngiltere, Almanya, İspanya ve İsviçre de alışılmadık derecede yüksek sıcaklıklar yaşarken kıtadaki sıcak hava dalgasının hafta sonuna kadar sürmesi bekleniyor.</p><p></p><p>İngiltere'de kayıtlara geçen en sıcak Mayıs günü rekoru 26 Mayıs'ta 35,1 dereceyle kırıldı.</p><p></p><p>Ondan önceki rekor da 25 Mayıs'ta 34,8 dereceyle kırılmıştı.</p><p></p><p>Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu, aşırı sıcak olaylarına hazırlık planı geliştirmek üzere 28 Mayıs'ta bir bakanlar toplantısına başkanlık etti.</p><p></p><p>Plan kapsamında orman yangınlarıyla mücadele ve yaz boyunca yeterli su tedarikinin sağlanması da yer alıyor.</p><p></p><p>Fransa'da bakalorya sınavları, bazı okulların iç mekân sıcaklıklarının elverişsiz olması nedeniyle kapanmasına rağmen sıcak hava dalgaları sırasında devam edecek.</p><p></p><p>Landes bölgesindeki Souston'da bir ilkokul, hafta başında içeride sıcaklığın 53°C'ye ulaşmasının ardından, yerel bir yetkilinin Fransız medyasına verdiği bilgiye göre Cuma günü de kapalı kalacak.</p><p></p><p>Eğitim Bakanı Édouard Geffray, BFMTV'ye yaptığı açıklamada sınav merkezlerinin en gölgeli odaları seçebileceğini belirterek sınavların devam edeceğini söyledi: "çünkü öğrenciler hazır ve&hellip; sonuçlarını bekledikleri bir takvim de var".</p><p></p><p>Bu karar eğitim sendikaları ve öğretmenler tarafından eleştirildi; bir öğretmen Fransız radyosuna, öğretmenlerin "kendi vantilatörlerini getirmeye zorlandığını" söyledi.</p><p></p><p>Fransa'daki ortaöğretim sendikasının yaptığı bir anket, bu hafta okulların yaklaşık yüzde 78'inde 30°C'nin üzerinde sıcaklık kaydedildiğini ortaya koydu.</p><p></p><p>Sendikaya ulaşan bilgilere göre bazı öğretmenler pencereleri açabilmek için okullara tornavida getirdi.</p><p></p><p>Paris'in de aralarında bulunduğu Fransa'nın kuzeybatısındaki 17 bölgede, insanların hava koşullarına karşı "çok dikkatli" olması gerektiğini belirten turuncu alarm uygulanıyor.</p><p></p><p>28 Mayıs'ta Paris'te sıcaklık 33°C'ye ulaştı; 29 ve 30 Mayıs'ta 34°C'ye çıkması bekleniyor.</p><p></p><p>Polis başkentte trafiği rahatlatmak için tedbirler aldığını açıkladı; buna göre yalnızca düşük emisyonlu araçların yollara çıkmasına izin verilecek ve hız limitleri düşürülecek.</p><p></p><p>Aynı dönemde toplu taşıma ağının tamamı için tek ücret uygulanacak.</p><p></p><p>Paris'teki Fransa Açık Tenis Turnuvası'nda Sinner, galibiyete doğru ilerliyor gibiyken aniden durumu kötüleşti.</p><p></p><p>İtalyan sporcu baş dönmesi ve halsizlikten şikâyet etti ve adeta duvara çarpmış gibi durdu.</p><p></p><p>Öte yandan İtalya'da Roma'nın yanı sıra Floransa, Bologna, Brescia ve Torino için verilen kırmızı alarmın ardından yetkililer "sağlıklı ve aktif kişiler için bile olası olumsuz sağlık etkileri" konusunda uyarıda bulundu.</p><p></p><p>Hafta sonu İspanya'nın başkenti Madrid'de sıcaklıkların 35°C'ye yükselmesi bekleniyor.</p><p></p><p>Mevcut sıcak dönem İspanya'da resmi olarak sıcak hava dalgası sayılmasa da ülkenin meteoroloji kurumu, yaşanan sıcakların normalde Temmuz ve Ağustos aylarında görülen seviyelerde olduğunu belirtti.</p><p></p><p><b>Sıcak havanın sebebi ne?</b></p><p></p><p>Sıcak hava dalgasının doğrudan nedeni, "ısı kubbesi" olarak adlandırılan ve yüksek basınç alanının sabitlenerek altındaki sıcak havayı hapsetmesi.</p><p></p><p>Tekil aşırı hava olaylarını iklim değişikliğiyle doğrudan ilişkilendirmek zor olsa da bilim insanları, iklim değişikliğinin sıcak hava dalgalarını daha sık ve daha şiddetli hale getirdiğini söylüyor.</p><p></p><p>Copernicus iklim servisine göre son 30 yılda Avrupa, her on yılda 0,56°C ısındı &mdash; bu da aşırı sıcaklıkların önemli ölçüde daha şiddetli hale gelmesine yol açıyor.</p><p></p><p>BM, Perşembe günü yaptığı uyarıda küresel ortalama sıcaklıkların bu yıl ve önümüzdeki dört yıl boyunca rekor seviyelerde veya bu seviyelere yakın seyretmesinin muhtemel olduğunu bildirdi.</p><p></p><p>Kaydedilen en sıcak 11 yılın tamamı 2015'ten sonra gerçekleşti ve BM'nin hava ve iklim ajansı, bu eğilimin sürmesinin beklendiğini, 2031'den önce yeni bir "tüm zamanların en sıcak yılının daha muhtemel" olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Orijinali İngilizce olan bu makalenin çevirisinde yapay zekadan yararlandık. Yayınlanmadan önce çeviriyi bir BBC gazetecisi kontrol etti. Yapay zekayı nasıl kullandığımız hakkında daha fazla bilgi burada.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Filistin Devleti'nin tanınması gereklidir"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/filistin-devletinin-taninmasi-gereklidir-1103/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/filistin-devletinin-taninmasi-gereklidir-1103/</id>
<published><![CDATA[2026-05-21T06:04:31+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-21T06:04:31+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A7662D-D6B458-4917DE-BF48FA-44A0B1-5915CB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Albares, Berlin'deki Hertie okulunda düzenlenen bir panelde, “İki devletli çözümü uygulamazsak Orta Doğu'da güvenlik, barış ve istikrarın sağlanacağını sanmıyorum.” dedi.</p><p></p><p>Albares, İspanya'nın Filistin'i tanıma kararının gerekli bir karar olduğunu belirterek, "Gazze’deki duruma baktığınızda, barış planının ikinci aşaması nedir? Kimse bilmiyor. Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşim yerleri giderek yayılıyor. Yerleşimcilerin şiddeti kontrolden çıkmış durumda." diye konuştu.</p><p></p><p>Filistin Devleti'ni tanımanın İsrail ile Filistin arasındaki iki devletli çözümü korumak için ellerindeki tek araç olduğunu vurgulayan Albares, ancak bu durumun imkansız bir hal almasının çok yakın olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Albares diplomatik çabaları canlandırma ve iki devletli çözüm üzerine müzakereleri yeniden başlatmanın, hem Filistinliler hem de İsrailliler için güvenlik ve barışçıl bir gelecek sağlamanın tek yolu olduğunu kaydetti.</p><p></p><p>İspanya, 2024 yılında Filistin Devleti'ni tanımıştı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Almanya Türkiye'ye Patriot ve 150 asker gönderiyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/almanya-turkiyeye-patriot-ve-150-asker-gonderiyor-6572/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/almanya-turkiyeye-patriot-ve-150-asker-gonderiyor-6572/</id>
<published><![CDATA[2026-05-19T09:49:17+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-19T09:49:17+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A3903D-CF0059-528E36-DEFD23-40310B-C15BC4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Almanya Savunma Bakanlığı Haziran ayı sonundan itibaren Türkiye'de bir Patriot Hava ve Füze Savunma Görev Gücü konuşlandırılacağını açıkladı. Bakanlık tarafından dün yapılan açıklamada, NATO'nun güneydoğu kanadındaki hava savunmasına destek verecek bu gücün şimdilik Eylül ayına kadar Türkiye'de bulunacağı kaydedildi. Bakanlığın verdiği bilgilere göre, görev gücünün bir Patriot ateşleme birimi ile Schleswig Holstein eyaletinin Husum kentinde konuşlu 1. Hava Savunma Alayında görevli 150 askerden oluşması öngörülüyor.</p><p></p><p>NATO, İran savaşı nedeniyle Türkiye'deki hava savunmasını güçlendirmişti. İran'dan Türkiye'ye yönelik füzeler atılması üzerine Mart ayı ortasında Malatya'daki Kürecik Radar Üssü'nün bulunduğu bölgeye ABD ordusuna ait Patriot bataryasının konuşlandırılacağı açıklanmıştı.</p><p></p><p>Almanya Savunma Bakanlığı, Türkiye'ye gönderilecek görev gücünün ABD birliklerinin yerini alacağını belirtti. Böylelikle Almanya'nın NATO hava sahasının korunmasında "adil yük paylaşımı" açısından önemli bir katkı sağlayacağı vurgulandı.</p><p></p><p><b>"Almanya NATO içinde daha fazla sorumluluk üstleniyor"</b></p><p></p><p>Savunma Bakanı Boris Pistorius, Almanya'nın NATO içinde daha fazla sorumluluk üstlendiğine dikkati çekerek, doğu kanadında ve kuzeyindeki görevlerin ardından şimdi de Türkiye'de güneydoğu kanadının güçlendirilmesine katkı sağlanacağını ifade etti. Pistorius, "Askerlerimizin Türk ve ABD'li ortaklarımızla birlikte çok yakın koordinasyon içinde olması, müttefiklerimizle iş birliğimizin ne kadar güvenilir bir şekilde işlediğini gösteriyor" dedi.</p><p></p><p>Almanya'nın Türkiye Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg da dün sosyal medya hesabından Türkçe olarak yaptığı açıklamada Türkiye'ye gönderilecek bir Patriot Savunma Ünitesi ve 150 asker ile Alman ordusunun "önemli bir NATO müttefiki olan" Türkiye'yi desteklediğini ve "NATO'nun güneydoğu kanadının hava ve füze savunmasına değerli bir katkı" sağladığını kaydetti.</p><p></p><p>Sorg, "NATO'nun gücü birbirimizi korumamız ve savunmamızı ittifak olarak birlikte şekillendirmemizden gelmektedir. Bunu, Türkiye'nin İran tarafından balistik füzelerle defalarca hedef alındığı ve bu füzelerin tamamının NATO tarafından imha edildiği son haftalar da göstermiştir" ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Alman ordusuna ait Patriot bataryaları son olarak 2013 ile 2015 yılları arasında NATO misyonu çerçevesinde Kahramanmaraş'ta konuşlandırılmıştı. Bu Patriot bataryaları yaklaşık üç yıl boyunca Suriye sınırında NATO hava sahasını korumuştu. Alman ordusuna ait hava savunma gücü geçen yıl Polonya'da ve daha önceki yıllarda ise Slovakya ve Litvanya'da konuşlandırılmıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Lavrov ve Arakçi, İran'ın nükleer programını görüştü</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/lavrov-ve-arakci-iranin-nukleer-programini-gorustu-5346/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/lavrov-ve-arakci-iranin-nukleer-programini-gorustu-5346/</id>
<published><![CDATA[2026-05-15T09:22:33+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-15T09:22:33+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_887A2E-83D9D0-163F24-D8E1FB-670D54-055687.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS Dışişleri Bakanları Toplantısı kapsamında bir araya geldi. Görüşmede İran’ın nükleer programı, Batı Asya’daki son gelişmeler ve iki ülke arasındaki iş birliği ele alındı.</p><p></p><p>İran Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre, taraflar İran’ın nükleer dosyasına ilişkin müzakerelerde gelinen son durumu ve bölgesel gelişmeleri değerlendirdi.</p><p></p><p>Lavrov ve Arakçi’nin ayrıca başta enerji ve ulaştırma olmak üzere Tahran ile Moskova arasındaki ortak projeler ve iş birliği alanlarını da görüştükleri belirtildi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Lamine Yamal'a Pedro Sanchez'den destek geldi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/lamine-yamala-pedro-sanchezden-destek-geldi-4301/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/lamine-yamala-pedro-sanchezden-destek-geldi-4301/</id>
<published><![CDATA[2026-05-15T07:24:39+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-15T07:24:39+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_177331-44A3B3-C8827E-93D16C-CEC760-CE5F26.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, sosyal medyadan dün akşam saatlerinde yaptığı paylaşımda İsrailli bakanı hedef alarak sert cevap verdi.</p><p></p><p>Sanchez, "Bir devletin bayrağını dalgalandırmayı 'nefrete teşvik' olarak görenler ya akıllarını yitirmiş ya da kendi utançları tarafından kör edilmişlerdir. Lamine yalnızca milyonlarca İspanyol’un Filistin’e duyduğu dayanışmayı ifade etmiştir. Onunla gurur duymak için bir neden daha" diye yazdı.</p><p></p><p>Barcelona'nın lig şampiyonluğunu ilan etmesinin ardından 11 Mayıs'ta Barselona sokaklarında yapılan kutlamalara Yamal, kulüp otobüsü üzerinden Filistin bayrağı sallayarak katılmıştı.</p><p></p><p>Bunun üzerine İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz da, X hesabından "Lamine Yamal, askerlerimiz 7 Ekim'de Yahudi çocukları, kadınları ve yaşlıları katleden, tecavüz eden, yakan ve öldüren Hamas terör örgütüyle savaşırken İsrail'e karşı nefreti körüklemeyi seçti." diye yazmış ve arkasından "Bu tür bir mesajı destekleyen herkes kendine şu soruyu sormalı: Bunu insani bir davranış olarak mı görüyorlar? Bu ahlaki mi?" ifadelerini kullanmıştı.</p><p></p><p>İspanya Milli Takımı'nın ve Barcelona'nın genç yıldızı Yamal'ın Filistin'e destek veren hareketi İsrail'in kışkırttığı bazı çevrelerce polemik konusu yapılmıştı.</p><p></p><p>Başbakan Sanchez, 12 Mayıs'ta Başbakanlık konutu Moncloa'da yapılan bir basın toplantısında "Yamal'ın kutlamada Filistin bayrağını sallamasına ne diyorsunuz?" şeklindeki bir soruya yanıt olarak, İspanya'nın Filistin Devletini resmi olarak tanıdığını hatırlatarak, "İsrail'in olduğu gibi Filistin'in de mevcudiyet hakkı vardır." demişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Almanya Başbakanı Merz Avrupa'nın geleceğini zorlu görüyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/almanya-basbakani-merz-avrupanin-gelecegini-zorlu-goruyor-7452/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/almanya-basbakani-merz-avrupanin-gelecegini-zorlu-goruyor-7452/</id>
<published><![CDATA[2026-05-14T14:19:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-14T14:19:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2A0EA5-364A5E-7427F6-9A7A0C-F0F820-20EB20.jpeg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Şansölye Friedrich Merz, Aachen'da eski İtalya Başbakanı ve Avrupa Merkez Başkanı Mario Draghi'ye Şarlman Ödülü'nün verildiği törende yaptığı konuşmada, "Bugün Avrupa'nın geleceği, benim daha önce hiç yaşamadığım kadar zorlu görünüyor. Birliğin üzerine kurulduğu neredeyse her ilke bugün baskı altında." ifadelerini kullandı.</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Avrupa-Batı fikirlerinin gücünün, tüm dünyayı sihirli bir elin dokunuşuyla özgürlük ve barış krallığına dönüştüreceğine çok fazla güvendiklerini dile getiren Merz, bu konuda yanıldıkları itirafında bulundu.</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Merz, Avrupa'nın yeni dünya düzenini, keyfilik ve güçlünün hakkı yerine norm ve kuralların geçerli olacağı şekilde şekillendirme şansına sahip olduğunu kaydetti.</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Avrupa’nın artık haftalık krizlerle karşı karşıya olduğunu belirten Merz, bu nedenle Avrupa'nın net bir rota izlemesi, soğukkanlılığını koruması ve kendi çıkarlarını daha bir özgüvenle tanımlaması gerektiğine işaret etti.</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Bu çıkarları korumak için gerektiğinde mücadele etmeye hazır olmalarını gerektiğinin altını çizen Alman Şansölye, "Çıkarlarını savunamayan bir Avrupa, uzun vadede değerlerini koruyamaz. Avrupa bugün kendini savunmak zorundadır. Avrupa bunu anlamıştır. Avrupa uyanmıştır. Avrupa, ekonomik ve güvenlik politikası açısından güçlenmektedir. " değerlendirmesinde bulundu.</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Merz, Avrupalılar olarak kendi adlarına kimin konuşacağına kendilerinin karar vereceğini vurgulayan Merz, "Başka hiç kimse değil. Avrupa sadece güvenlik politikası açısından değil, ekonomik açıdan da kesinlikle güç araçlarına sahiptir. Başkaları da bize bağımlıdır, sadece biz onlara değil." şeklinde konuştu.</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Başbakan Merz, ayrıca Avrupa'nın bir güç olmaya doğru yola çıktığını savundu.</p><p>Şansölye değişen bir dünyada Avrupa'yı bağımsız bir güç olarak sağlamlaştırmak için AB bütçesinin “temelden modernize edilmesi” gerektiğini sözlerine ekledi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İsrailli firma BlackCore Fransız seçimlerini manipüle ediyor"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/israilli-firma-blackcore-fransiz-secimlerini-manipule-ediyor-8986/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/israilli-firma-blackcore-fransiz-secimlerini-manipule-ediyor-8986/</id>
<published><![CDATA[2026-05-14T07:58:13+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-14T07:58:13+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B1B6C9-4B4F21-2A6539-F997D3-860065-5705CB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Fransa'da son yıllarda seçim süreçlerine dış müdahaleler konusunda uyarıda bulunulsa da son yerel seçimlerde bazı kentlerdeki sonuçlar muhalefetin eleştirilerine sebep oldu.</p><p></p><p>Son olarak, Fransız makamlarının İsrailli firma BlackCore'un mart ayındaki yerel seçimler öncesinde solcu Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) Partisine yönelik dış müdahale kampanyası yürüttüğü iddiasını soruşturduğu gündeme geldi.</p><p></p><p>Fransa'da muhalif siyasetçiler yerel seçimlere yönelik müdahale iddiasıyla ilgili ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesaplarında tepkilerini dile getirdi.</p><p></p><p>- "İsrailli firma BlackCore Fransız seçimlerini manipüle etmeye çalıştı"</p><p></p><p>LFI Milletvekili Clemence Guette, "Bu artık kesin. Boyun Eğmeyen (Fransa) adaylarını karalamak için uydurma bilgiler yayarak, İsrailli firma BlackCore Fransız seçimlerini manipüle etmeye çalıştı." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Guette, yargının bu konuyu soruşturduğunu ve bunun arkasındaki kişilerin kim olduğunun ortaya çıkması gerektiğini dile getirerek, bu süreçte "hedef olan LFI Milletvekilleri François Piquemal, Sebastien Delogu ve David Guiraud'yu desteklediğini" kaydetti.</p><p></p><p>Piquemal, "Reuters haber ajansının ortaya çıkardığı yeni bilgiler, başlangıçtaki şüpheleri doğruladı." diyerek, İsrail'deki aşırı sağın Fransa'daki seçimler üzerinde etkisi olduğu değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>LFI Milletvekili Sophia Chikirou ise, şu ifadeleri kullandı:</p><p></p><p>"Meslektaşlarım Sebastien Delogu, François Piquemal ve David Guiraud'nun belediye seçim kampanyalarına yönelik dış müdahale: İsrailli bir firma olan BlackCore'un sahte haber ve karalama kampanyası organize etmesinden şüphe ediliyor. Açıkça söyleyelim: Bu bir sürpriz değil. Bunun arkasındakiler Fransa'dan mı, (daha önce Carlos Martens Bilongo'ya zarar vermeye çalışan) Birleşik Arap Emirlikleri'nden mi veya İsrail'den mi geliyor?"</p><p></p><p>Fransa'da 15 ve 22 Mart'ta düzenlenen yerel seçimlerde, LFI Partisinin Toulouse kentindeki belediye başkan adayı Piquemal seçimi ikinci sırada tamamlamıştı.</p><p></p><p>Piquemal, Toulouse'daki yerel seçimlerin dış müdahalelerle bağlantılı olarak iptalini talep etmek için idari mahkemeye başvurduğunu 28 Mart'ta duyurmuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Berlin'de çete operasyonları: Şüpheli Türkler de gözaltında</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/berlinde-cete-operasyonlari-supheli-turkler-de-gozaltinda-1500/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/berlinde-cete-operasyonlari-supheli-turkler-de-gozaltinda-1500/</id>
<published><![CDATA[2026-05-14T06:02:53+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-14T06:02:53+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_12042C-6969CF-FF6F05-E1D5EF-65A72A-BD646C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Berlin'in Neukölln ve Kreuzberg semtleri başta olmak üzere, 20 farklı noktada bulunan 28 konut ve iş yerine bu sabah baskınlar düzenlendi. Berlin Eyaleti İçişleri Senatörü Sosyal Demokrat Partili (SPD) Iris Spranger, operasyonda dokuz şüphelinin gözaltına alındığını duyurdu. Berlin polisi; 570 polisin katıldığı belirtilen operasyona, Berlin ve diğer eyaletlerin Özel Harekat Komandoları (SEK) ile Federal Polis'e bağlı terör ve uluslararası organize suçla mücadelede görev yapan özel GSG 9 biriminin de destek verdiğini açıkladı.</p><p></p><p>Soruşturmayı yürüten Berlin Başsavclığı'nın DW Türkçe'ye verdigi bilgiye göre gözaltına alınanlar arasında dört Alman, iki Türk vatandaşı ile hem Türk hem Alman vatandaşlığına sahip iki kişi bulunuyor. Ayrıca Gana ve Alman vatandaşlığı bulunan bir kişi de şüpheliler arasında yer alıyor.&nbsp;</p><p></p><p>Zanlıların 23 ile 63 yaşları arasında olduğu, beşi hakkında halihazırda yakalama kararı bulunduğu belirtildi. Şüphelilere suç işlemek üzere teşekkül oluşturmak ve silah zoruyla haraç toplamak başta olmak üzere pek çok suçlama yöneltildiği haber verildi. Yapılan baskınlarda şüphelilerin ev ve iş yerlerinde bulunan uyuşturucu, nakit para, ateşli silahlar, kurusıkı tabancalar ile iki adet otomobil, cep telefonları ve veri taşıyıcılarına el konulduğu bildirildi.</p><p></p><p><b>İçişleri Senatörü: Operasyon aylarca hazırlandı</b></p><p></p><p>İçişleri Senatörü Iris Spranger operasyonun, Berlin Eyalet Emniyet Teşkilatı bünyesinde organize suçlar ve kaçak silah ticaretiyle mücadele için özel olarak kurulan ve Latincede "demir" anlamına gelen "Ferrum" biriminin aylar süren hazırlıkları sonucu düzenlendiğini söyledi.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Mayis%202026/berlin-1.jpg" alt="berlin-1"></p><p></p><p><b><i>İçişleri Senatörü Iris Spranger</i></b></p><p></p><p>Ferrum birimi; Berlin ve çevresinde son yıllarda Türkiye'den gelen "yeni nesil çeteler"olarak adlandırılan Casperlar, Daltonlar, Çirkinler, Sarallarve benzeri grupların düzenlediği saldırılar ile artan organize suç olayları üzerine Kasım 2025'te kurulmuştu.</p><p></p><p>DW Türkçe'ye konuşan Başsavcı, şüphelilerin Türkiye kaynaklı olanlar da dâhil olmak üzere organize suç yapılanmalarıyla olası bağlantılarının hâlen incelenmekte olduğunu kaydetti.&nbsp;</p><p></p><p><b>Polis Sendikası: Operasyon yoğun bir hazırlık sürecinden geçti</b></p><p></p><p>Alman Polis Sendikası (GdP) da emniyet teşkilatının sokaklardaki silahlı çatışma dalgasını sonlandırmak ve suç çetelerini çökertmek için yoğun bir mesai harcadığını vurgulayan bir açıklama yaptı. Bununla birlikte sendika; organize suçla daha etkin mücadele için, şüphelilerin telefonlarını dinleme, veri depolama ve modern yazılımlarla bu verileri analiz etme konularında güvenlik güçlerine daha geniş yetkiler verilmesi gerektiğini de tekrarladı.</p><p></p><p>2025 verilerine göre Berlin polisi; 515'i ateşli silahla saldırı, geri kalanı ise tehdit ve şantaj olmak üzere toplam bin 119 ateşli silahla işlenmiş suç vakası kaydetti. Bu veriler, bir önceki yıl olan 2024 ile karşılaştırıldığında, silahla tehdit veya saldırı suçlarında yüzde 68'lik bir artış yaşandığını ortaya koyuyor.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Mayis%202026/berlin-2.jpg" alt="berlin-2"></p><p></p><p><b><i>2025 verilerine göre Berlin polisi 515'i ateşli silahla saldırı olmak üzere bin 119 ateşli silahla işlenmiş suç vakası kayda geçti</i></b></p><p></p><p>Son yıllarda Almanya'nın başkenti Berlin, Türkiye kökenli yeni nesil organize suç örgütleri arasındaki güç savaşlarına sahne oluyor. Emniyet birimlerinin açıklamalarında ve medyada yer alan haberlerde; tetikçilik, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı, haraç toplama, tehdit ve yaralama gibi suçlarla özellikle söz konusu çetelerin Berlin'de bölge kapma yarışına girdiği belirtiliyor. Bu grupların, güç gösterisi amacıyla özellikle TikTok gibi kısa video paylaşım platformlarını kullandıkları da ifade ediliyor. Türkiye kökenli dükkân sahiplerinin haraç için tehdit edildiği ve bu talepleri reddedenlerin dükkânlarının tarandığı vakalar da sıkça gündeme geliyor.</p><p></p><p>Berlin Eyaleti Adalet Senatörü Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) üyesi Felor Badenberg, tehdidin yeni bir boyuta taşındığını belirterek; "Dükkânlara atılan el bombaları; insanlara, taşıtlara, hatta binalara ateş açılması... Berlin sokaklarında gözle görülür şiddet uygulayan rakip çetelerle karşı karşıyayız" açıklamasında bulunmuştu. Berlin Savcılığı da Mart ayında, bu grupların işlediği tahmin edilen vakalara yönelik 200'den fazla soruşturma yürütüldüğünü açıklamıştı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Başbakan Starmer'ın istifasını isteyenlere 2 bakan da katıldı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/basbakan-starmerin-istifasini-isteyenlere-2-bakan-da-katildi-3256/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/basbakan-starmerin-istifasini-isteyenlere-2-bakan-da-katildi-3256/</id>
<published><![CDATA[2026-05-12T07:20:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-12T07:20:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1D86BD-57B687-9F8B70-C3FB0D-FD1CB4-B44183.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İngiliz medyasında yer alan habere göre 7 Mayıs'taki yerel seçimler ile İskoçya ve Galler bölgesel parlamento seçimlerinde büyük bir yenilgi alan İşçi Partisi'nde Starmer'ı istifaya çağıranlara 3 bakan eklendi.</p><p></p><p>Hükümet kaynaklarının verdiği bilgilere göre Starmer'ın istifasını isteyen 3 bakandan ikisinin Dışişleri Bakanı Cooper ve İçişleri Bakanı Mahmood olduğu belirtildi.</p><p></p><p>Ancak hükümet kaynakları, sabah saatlerinde başlayacak kabine toplantısı öncesi hükümette istifa isteyenlerin azınlıkta olduğunun da altını çizdi.</p><p></p><p>Başbakan Starmer'ın istifasını isteyen iktidar partisi milletvekillerinin sayısı 77'ye yükseldi. Starmer'ın görevini bırakmasını isteyen bakan danışmanı milletvekillerinin sayısı ise 2 kişi artarak 5 oldu.</p><p></p><p>İçişleri, sağlık ve çevre bakanlarının meclisteki danışmanlığını yapan milletvekillerinin ardından başbakan yardımcısı ve kabine ofisi danışmanları da Starmer'ı istifaya davet etti.</p><p></p><p>Bu 5 milletvekili, bakan danışmanı görevlerinden de istifa ettiklerini açıkladı.</p><p></p><p>Starmer'i istifaya çağıran milletvekillerinin bir kısmı, Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham'ın milletvekili yapılarak partinin başına geçmesi fikrini desteklerken, Sağlık Bakanı Wes Streeting'in de adı adaylar arasında geçiyor.</p><p></p><p>- Sandıktan aşırı sağ çıkmıştı</p><p></p><p>İngiltere'de 136 yerel yönetimde 7 Mayıs'ta yapılan yerel seçimde iktidar partisi sahip olduğu 2 bin 403 sandalyenin 1406'sını kaybetmiş, Londra'da ise sahip olduğu 19 belediyeden 9'u el değiştirmişti.</p><p></p><p>Söz konusu belediyelerde toplam 2 sandalyesi bulunan aşırı sağcı Reform UK Partisi ise 1444 sandalye kazanarak seçimi önde tamamlamıştı.</p><p></p><p>Galler ve İskoçya'da yapılan bölgesel parlamento seçimlerinde de büyük bir mağlubiyet yaşayan İşçi Partisi, iki ülkede de üçüncü parti konumuna gerilemişti.</p><p></p><p>İskoçya'da birinciliği 5. kez bağımsızlık yanlısı İskoçya Ulusal Partisi kazanmış, ikinci Reform UK olmuştu. Galler'de ise İşçi Partisi iktidarı devrilmiş, Bölgesel Başbakan Eluned Morgan milletvekili dahi seçilememişti.</p><p></p><p>Galler'de de birinci parti bağımsızlık yanlısı Plaid Cymru, ikinci Reform UK olmuştu. Hem Galler hem de İskoçya'da bağımsızlık yanlıları meclis çoğunluğunu elde edememişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"NATO'nun geleceğinden şüphe duymuyorum"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/natonun-geleceginden-suphe-duymuyorum-3774/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/natonun-geleceginden-suphe-duymuyorum-3774/</id>
<published><![CDATA[2026-05-10T09:46:37+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-10T09:46:37+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_056E75-8750BD-131AB0-EA4168-D525BD-2EA404.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Almanya Başbakanı Friedrich Merz, binlerce ABD askerinin Almanya'dan çekileceğinin duyurulmasının ve İran konusundaki görüş ayrılıklarının NATO için tehlike oluşturmadığını dile getirdi. Merz ayrıca Slovakya Başbakanı Robert Fico'nun "Zafer Günü" töreni için Moskova'ya gitmesini eleştirdi.</p><p></p><p>İsveç'te iktidarda olan koalisyonun büyük ortağı, Ilımlı Muhafazakâr Parti'nin başkent Stockholm'daki kongresine konuk olarak katılan Merz, burada yaptığı açıklamada, NATO'nun gücünün yalnızca asker sayısına değil, hedeflerdeki birliğe bağlı olduğunu vurguladı.</p><p></p><p>Bu birliğin var olmaya devam ettiğini belirten Merz, "ABD'nin, NATO içinde, güçlü bir Avrupa'yı yanında görmek istediğinden şüphem yok. Aynı durum Avrupa için de geçerli" dedi.</p><p></p><p>Başbakan Merz, Avrupa'nın ABD'nin askerî desteğine güvenmeye devam etmek istediğini de ifade ederek "Avrupa kıtasında ve ötesinde aynı zorluklarla karşı karşıyayız. Bu yüzden NATO'nun iyi bir geleceği olacağından şüphem yok" diye konuştu.</p><p></p><p><b>İran konusunda hedef ortak</b></p><p></p><p>Almanya Başbakanı ayrıca, Avrupa'nın NATO'nun işlevselliğini sürdürmek için çaba sarfettiğini, ABD ile görüş ayrılıkları olsa da diyaloğun sürdüğünü ve aynı hedeflere odaklanıldığını kaydetti.</p><p></p><p>İran'ın nükleer silah üretme kapasitesine erişememesinin ABD ile Avrupa'nın ortak hedefi olduğunu dile getiren Merz, bunun için izlenecek "yol konusunda tartışmalar olsa da bunu en kısa sürede başarmak konusunda hemfikiriz" ifadelerini kullandı.</p><p></p><p><b>Fico'nun Moskova ziyaretine eleştiri</b></p><p></p><p>Öte yandan Merz, Slovakya Başbakanı Robert Fico'nun Moskova'da, Kızıl Ordu'nun Nazi Almanyası üzerindeki zaferinin yıl dönümü sebebiyle düzenlenen geleneksel askerî geçit töreninin yapıldığı gün Rusya'ya gitmesine tepki gösterdi.</p><p></p><p>"Fico'nun görüşü Avrupa Birliği'ndeki diğer devlet ve hükümet başkanlarının görüşü ile aynı değil. Bu konu hakkında daha konuşacağız" diyen Merz, Fico'nun Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e gitmesinden üzüntü duyduğunu aktardı. Kendisinin İsveç Başbakanı Ulf Kristersson ile birlikte Avrupa Günü'nü kutladığını belirten Merz, bunun "tamamen farklı bir şey" olduğunu vurguladı.</p><p></p><p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Cumartesi günü Slovakya Başbakanı Fico'yu Kremlin'de kabul etti. Sovyetler Birliği'nin Nazi Almanyası üzerindeki zaferinin 81'inci yıl dönümü için Moskova'ya giden Fico, bir Avrupa Birliği ülkesinden gelen tek hükümet başkanı oldu. Ancak Fico, Kızıl Meydan'daki askeri geçit törenine katılmadı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Rusya ile Ukrayna, 3 günlük geçici ateşkesi kabul etti</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/rusya-ile-ukrayna-3-gunluk-gecici-ateskesi-kabul-etti-1866/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/rusya-ile-ukrayna-3-gunluk-gecici-ateskesi-kabul-etti-1866/</id>
<published><![CDATA[2026-05-09T08:18:04+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-09T08:18:04+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3E2FF5-EAE87A-1A478B-610ADA-912CFA-957B26.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Trump'ın 3 günlük geçici ateşkes ve esir asker değişim inisiyatifini değerlendirdi.</p><p></p><p>Esir asker değişimine önem verdiklerini işaret eden Zelenskiy, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Kızıl Meydan, evlerine geri dönebilecek Ukraynalı esir askerlerin hayatlarından bizim için daha az önemli. Bu nedenle bugün, Amerikan tarafının arabuluculuğuyla yürütülen müzakere süreci kapsamında 1000'e karşı 1000 formatında savaş esiri değişimi yapılması konusunda Rusya'dan onay aldık. Ayrıca 9-11 Mayıs'ta ateşkes uygulanmalı. Ekibime değişim için gerekli hazırlıkların yapılması talimatı verdim."</p><p></p><p>ABD yönetimine bu konudaki girişimlerinden dolayı minnettar olduğunu belirten Zelenskiy, "ABD'nin, Rus tarafının anlaşmalara uymasını sağlayacağını umuyoruz." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>- "ABD'nin girişimini memnuniyetle karşılıyoruz"</p><p></p><p>Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov da başkent Moskova'da gazetecilere Trump'ın ateşkesle ilgili inisiyatifine dair açıklamalarda bulundu.</p><p></p><p>Bu inisiyatifin, eski Sovyetler Birliği'nin İkinci Dünya Savaşı'nda Nazi Almanyası'nı mağlup etmesinin 81. yıl dönümüyle ilgili olduğunu belirten Uşakov, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in talimatıyla, Trump'ın Rusya ve Ukrayna arasında esir askeri değişimi için ateşkes önerisinin Rus tarafınca kabul edildiğini teyit ediyorum. 9-11 Mayıs'ta ateşkes süresinde, karşılıklı 1000 esir asker değişiminin yapılması konusunda uzlaşıya varıldı. Rus ve Amerika arasında geçenlerde yapılan telefon görüşmesinin devamında yapılan bu girişimi memnuniyetle karşılıyoruz."</p><p></p><p>Bu konudaki uzlaşıya, ABD'li temsilcilerle yaptıkları telefon görüşmeleri sırasında varıldığını dile getiren Uşakov, ABD temsilcilerinin bu esnada Kiev ile de irtibatta olduğunu aktardı.</p><p></p><p>ABD Başkanı Donald Trump, gün içinde Rusya ile Ukrayna arasında 9-11 Mayıs tarihlerini kapsayan 3 günlük geçici ateşkes ilan edildiğini ve talebin doğrudan kendisinden geldiğini açıklayarak, "Umarım bu durum, bu uzun, ölümcül ve zorlu savaşın sonunun başlangıcı olur." ifadelerini kullanmıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Macaristan'da Orban sonrası Magyar dönemi başlıyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/macaristanda-orban-sonrasi-magyar-donemi-basliyor-8944/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/macaristanda-orban-sonrasi-magyar-donemi-basliyor-8944/</id>
<published><![CDATA[2026-05-09T07:12:49+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-09T07:12:49+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_EF98A6-4B47CD-44A4A0-013C08-14DA17-EFBA3F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Macaristan'ın müstakbel başbakanı Peter Magyar, çoğu zaman küçük ama etkili jestlerle durumu kendi lehine çevirmeyi başaran dikkat çekici bir yeteneğe sahip. Bu, ülkenin yakın tarihinde şimdiye kadar hiçbir siyasetçide görülmeyen bir özellik ve Magyar'ın partisi Tisza'nın 12 Nisan 2026'daki tarihi seçim başarısında büyük rol oynadı.</p><p></p><p>Bunu simgeleyen ve daha sonra Macaristan'da viral olan bir an, Nisan başında güneydeki küçük bir kentte düzenlenen seçim kampanyası etkinliğinde yaşandı. Magyar, Kremlin'e yakın bir Moskova gazetesinin gazetecilerini fark edince spontane şekilde şöyle seslenmişti:</p><p></p><p>"Rus propaganda medyasını memnuniyetle karşılıyorum. Özgürlüğün ve rejim değişikliğinin tadını çıkarın!"</p><p></p><p>Toplanan kalabalık buna alkışlarla karşılık verdi ve "Ruslar evinize dönün!" sloganı attı. Bu tepki, kısa süre önce Viktor Orban'ın 2025 sonbaharında, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin karşısında sergilediği "utandırıcı" yakınlaşma girişimlerinin ortaya çıkmasının ardından geldi. Medya haberlerine göre Orban, Putin'le yaptığı telefon görüşmesinde "her açıdan" yardım sözü verecek kadar boyun eğici bir tutum sergilemişti.</p><p></p><p>45 yaşındaki Peter Magyar ve hükümetindeki yeni bakanların, Cumartesi günü (09.05.2026) yeni Macaristan parlamentosnun ilk toplantısında yemin etmesi bekleniyor. Ancak bu da sıradan bir tören olmayacak. Başbakan olmaya hazırlanan Magyar, bu günü "Sistem değişimi bayramı" ilan etti.</p><p></p><p><b>İlk kez Roman marşı çalınacak</b></p><p></p><p>Görev devri kapsamında Macaristan milli marşının yanı sıra Avrupa marşı, Romanya'daki Transilvanya bölgesinde yaşayan Sekel Macarlarının marşı ve Macar Romanlarının gayriresmî marşı da çalınacak.</p><p></p><p>Özellikle sonuncusu, ülkedeki yaklaşık 700 bin Roman'a yönelik daha önce görülmemiş bir saygı jesti olarak değerlendiriliyor.</p><p></p><p>Ayrıca 12 yıl aradan sonra ilk kez Macaristan parlamentosu binasına Avrupa Birliği bayrağı çekilecek. Ardından Magyar, parlamento meydanında başbakan olarak ilk konuşmasını yapacak.</p><p></p><p><b>Tartışmalı isim: Magyar'ın eniştesi bakan oluyor&nbsp;</b></p><p></p><p>Magyar'ın sistem değişimini gerçekleştirmek için kurduğu kabine sıra dışı isimlerden oluşuyor.</p><p></p><p>Dışişleri Bakanı Anita Orban diplomat ve enerji uzmanı. Eski Başbakan Viktor Orban ile soyadı benzerliği ise tamamen tesadüf. Bir dönem Fidesz partisinin Avrupa yanlısı ve Atlantikçi kanadında yer alıyordu. Ancak bu kanat artık mevcut değil. Anita Orban, 2009 yılında yayımlanan ve uluslararası alanda dikkat çeken İngilizce kitabında, Rusya'nın emperyalist enerji politikasına karşı uyarılarda bulunmuştu.</p><p></p><p>Yeni kabinenin ekonomi bakanı, eski bir Shell yöneticisi olacak. Savunma Bakanlığı görevini ise eski Macar Genelkurmay Başkanı Romulusz Ruszin-Szendi üstlenecek. Ukrayna yanlısı tutumu nedeniyle Orban, onu "düşman" ilan etmişti.</p><p></p><p>Sağlık Bakanı olması beklenen Zsolt Hegedüs, 2005-2015 yılları arasında İngiltere'de ortopedi doktoru olarak çalıştı. Seçim zaferinin ardından sahnede coşkuyla dans ettiği görüntüler kısa sürede büyük ilgi gördü.</p><p></p><p>Kabinedeki belki de en sıra dışı isim Sosyal İşler ve Aile Bakanı Vilmos Katai-Nemeth olacak. 16 yaşında görme yetisini kaybeden Katai-Nemeth, daha sonra avukat oldu ve Japon dövüş sanatı aikidoda ustalık derecesine ulaştı. Macaristan tarihindeki ilk görme engelli bakan olacak.&nbsp;</p><p></p><p>Ancak Magyar hükümetinde hayli tartışmalı bir isim de bulunuyor: Adalet Bakanı Marton Mellethei-Barna. Kendisi Peter Magyar'ın eski üniversite arkadaşı ve 2025 sonbaharından bu yana Magyar'ın kız kardeşiyle evli. Yani başbakanın eniştesi.</p><p></p><p>Bu aile bağı, kamuoyunda eleştirilere yol açtı. Magyar ise adaylığı savunarak eniştesinin hukuk alanındaki yetkinliğine vurgu yaptı. Ayrıca Adalet Bakanı'nın ve tüm hükümetin, tam bir şeffaflık içinde çalışacağını, aile bağlarının görevi etkilemeyeceğini söyledi.</p><p></p><p><b>İç ve dış politikadaki öncelikler</b></p><p></p><p>Magyar'ın başbakan olarak iki büyük önceliği bulunuyor.</p><p></p><p>İç politikada Viktor Orban'a göre şekillenen sistemi tümüyle dağıtması ve hukuk devletini yeniden tesis etmesi gerekiyor. Bunun için ilk adımlardan biri olarak bir "yolsuzlukla mücadele kurumunun" yanı sıra hukuksuz biçimde Orban'a yakın isimlere aktarılan devlet kaynaklarının geri alınmasını sağlayacak bir "mal varlığı geri kazanım kurumu" oluşturulması planlanıyor.</p><p></p><p>Magyar ayrıca Orban'a yakın devlet medyasını kapatacağını ve yerine bağımsız yeni bir kamu yayıncılığı sistemi kuracağını açıkladı.</p><p></p><p>Yeni hükümetin "Orban'ın kuklaları" olarak tanımladığı isimleri ne ölçüde sistem dışına itebileceği ise belirsizliğini koruyor. Tisza partisinin, parlamentoda üçte iki çoğunluğa sahip olmasına rağmen bunun zor olabileceği belirtiliyor. Çünkü Cumhurbaşkanı Tamas Sulyok, başsavcı ve üst düzey yargı mensupları hâlâ görevde. Cumhurbaşkanı Sulyok'un istifa etmemesi durumunda reformları ciddi biçimde geciktirme imkânı bulunuyor.&nbsp;</p><p></p><p>Dış politikada ise Magyar, Macaristan'ı yeniden Avrupa Birliği ve NATO içinde güvenilir bir ortak haline getirmek, Orta ve Doğu Avrupa'daki komşularla özellikle de Polonya ile ilişkileri iyileştirmek ve dondurulan AB fonlarının yeniden serbest bırakılmasını sağlamak istiyor.</p><p></p><p>Bu son hedef Macaristan için hayati önem taşıyor. Çünkü ülke beklenenden daha ağır bir ekonomik ve mali kriz içinde. Viktor Orban'ın geniş harcama politikası nedeniyle bütçe açığı yüzde altı sınırına yaklaşmış durumda.</p><p></p><p><b>Ukrayna'ya karşı sert ton</b></p><p></p><p>Dış politikanın bir alanı ise Magyar ve hükümeti açısından bir tür demokrasi ve popülizm sınavına dönüşebilir: Ukrayna politikası.</p><p></p><p>Müstakbel başbakan, kısa süre önce Ukrayna Devlet Başkanı'nı, nüfusunun çoğunluğu Macarlardan oluşan Ukrayna'daki Berehowe (Beregszasz) kasabasına "tarihî bir görüşme" için davet etti.</p><p></p><p>Diplomatik teamüllerde bir hükümet liderinin kendisini başka bir ülkeye davet etmesi ve devlet başkanının hangi kente gelmesi gerektiğini belirlemesi alışılmış bir durum değil.</p><p></p><p>Magyar bununla da yetinmedi. Ukrayna'nın Macar azınlığa artık "ikinci sınıf vatandaş" muamelesi yapmaması halinde Macaristan'ın, Kiev yönetimin AB üyeliği çabalarını destekleyeceğini söyledi.</p><p></p><p>Dikkat çekici olan ise Magyar'ın bu açıklamayı Berehowe Belediye Başkanı Zoltan Babjak ile görüştükten sonra yapmış olması. Babjak, daha önce kendisine Ukrayna'daki Macarların herhangi bir ayrımcılığa uğramadığını söylemişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İngiltere yerel seçimler için sandık başında</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/ingiltere-yerel-secimler-icin-sandik-basinda-328/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/ingiltere-yerel-secimler-icin-sandik-basinda-328/</id>
<published><![CDATA[2026-05-07T07:58:59+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-07T07:58:59+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3C3D59-512B1F-C9B8D8-2B3933-B65328-8D3BB4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İngiltere'de 136 belediyede (Council) meclis üyelikleri ve altı belediye başkanlığı (Mayoralty) doğrudan bugünkü oylarla seçilecek.</p><p></p><p>Londra'nın Croydon, Hackney, Lewisham, Newham, Tower Hamlets ve Watford belediyelerinde başkanlık seçimleri yapılıyor.</p><p></p><p>Bugünkü seçimlerle Birleşik Krallık parlamentosu olan Westminster'daki sandalye sayısı değişmeyecek. Bu bir genel seçim değil.</p><p></p><p>Ancak İskoçya ve Galler'deki seçmen kendi ülkelerini yöneten ulusal parlamentoların temsilcileri için de oy kullanacak.</p><p></p><p>İskoç parlamentosu Holyrood'un 129 sandalyesi bugünkü seçimlerle belirlenecek.</p><p></p><p>Galler parlamentosu Senedd'in 96 üyesi de bugünkü oylamayla belli olacak.</p><p></p><p>Yani İngiltere, Galler ve İskoçya, birkaç kademeli ve genellikle yerel yönetim faaliyetlerini kapsayan bir siyasi yarışa sahne olacak. Birliğin diğer ülkesi Kuzey İrlanda'da ise seçimler gelecek yıl yapılacak.</p><p></p><p>Sandıklarda oy kullanma işlemleri yerel saatle 07:00'de başladı, 22:00'de sona erecek. İlk sonuçların da gece yarısına doğru gelmesi bekleniyor.</p><p></p><p>İngiltere'de belediye meclis üyeleri dar bölge çoğunluk sistemine göre seçiliyor. Her seçim bölgesinde en çok oyu alan aday ya da adaylar seçimi kazanıyor ve meclis üyesi oluyor.</p><p></p><p>En fazla sandalyeyi kazanan siyasi parti, belediye meclisinin kontrolünü elde ediyor.</p><p></p><p>Belediye meclisleri; yaşlılara ve engellilere bakım, çöp toplama ve geri dönüşüm, konut, eğitim ve yol bakımı dahil olmak üzere yerel hizmetlerden sorumlu.</p><p></p><p>Seçmenler oy kullanmak için öncelikle sisteme kaydolmak zorunda. Bunun için belirlenen son tarih geçti.</p><p></p><p>Kayıtlı seçmenlerin İskoçya ve Galler seçimlerinde oy kullanmak için kimlik göstermeleri gerekmiyor. Ancak İngiltere'deki seçimlerde tüm seçmenlerin fotoğraflı kimliklerini göstermeleri gerekiyor.</p><p></p><p>Bu kimlikler arasında, pasaport, ehliyet, 60 yaş üstü için toplu taşıma kartı gibi kimlik türleri var.</p><p></p><p>Posta yoluyla oy kullanmayı seçenler ancak oy pusulalarını henüz gönderemeyenler, bugünkü sandıklara giderek oylarını kullanabiliyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Almanya'da neo-Nazilere şafak baskını</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/almanyada-neo-nazilere-safak-baskini-172/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/almanyada-neo-nazilere-safak-baskini-172/</id>
<published><![CDATA[2026-05-06T11:08:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-06T11:08:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_10C725-2496B7-2FC0D8-62D9AF-016611-1745FB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Aşırı sağcı şiddetin artığı Almanya'da bugün emniyet güçleri "suç örgütü" kurmakla suçlanan 36 şüphelinin adreslerine baskın düzenledi.&nbsp;</p><p></p><p>Federal Başsavcılık, operasyonların hedefinde yer alan aşırı sağcı gençlik yapılanmalarının isimlerini açıkladı. Bu oluşumlardan ilki, kısaltması JS olan "Genç ve Güçlü" (Young and Strong). Diğeri de kısaltması DJV olan "Alman Gençliği İleri" (Deutsche Jugend Voran) adlı yapı.</p><p></p><p>Bu sabah saatleri itibarıyla, söz konusu yapılanmaların liderleri olarak görülen 36 şüpheliye yönelik eşzamanlı olarak 12 eyalette, 50 adreste polis baskınlarının düzenlendiği bilgisi paylaşıldı.</p><p></p><p>Suç örgütü kurmakla suçlanıyorlar</p><p>Genç ve genç yetişkin oldukları belirtilen şüpheliler, "suç örgütü kurmakla" suçlanıyor.</p><p></p><p>Soruşturma çevrelerinden alınan bilgilere göre bunlardan bazıları geçmişte de şiddet eğilimi göstermiş gençler arasında yer alıyor.</p><p></p><p>Bugün adreslerine operasyonların düzenlendiği 36 şüpheliden 8'i hakkında halihazırda ağır yaralama suçlamasıyla soruşturma yürütüldüğü bildirildi.</p><p></p><p>Liderlik ettikleri belirtilen DJV ve JS adlı yapılanmaların da şiddet eğilimli olduğu ve her ikisinin de yaklaşık yüz üyesinin bulunduğu tahmin ediliyor.</p><p></p><p><b>Almanya genelinde örgütlüler</b></p><p></p><p>Almanya genelinde örgütlenmiş bu iki grup, 2024 yılının ortasından beri faaliyet gösteriyor, eyaletlerde bölgesel yapılanmaları bulunuyor.</p><p></p><p>Üyelerin hem çevrimiçi, hem de düzenli toplantılarla iletişim kurdukları belirtilirken, bu toplantılarda siyasi muhaliflere ve pedofil oldukları iddia edilen kişilere karşı şiddet eylemleri çağrısının yapıldığı iddia ediliyor.</p><p></p><p>Alman Federal Emniyet Teşkilatı (BKA) geçen sene aşırı sağcı gençlik yapılanmalarında ve şiddet eylemlerinde artış olduğunu duyurmuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Avrupa'daki jet yakıtı sıkışıklığı Türkiye'yi nasıl etkiliyor?</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/avrupadaki-jet-yakiti-sikisikligi-turkiyeyi-nasil-etkiliyor-7700/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/avrupadaki-jet-yakiti-sikisikligi-turkiyeyi-nasil-etkiliyor-7700/</id>
<published><![CDATA[2026-05-05T07:31:31+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-05T07:31:31+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FF651B-BC70E3-DA8C06-EFBE26-6DCFBC-CB569C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Avrupa, Ortadoğu'ya bağımlılık ve Hürmüz Boğazı kaynaklı tedarik riski nedeniyle jet yakıtında kıtlık yaşanmasından endişeli.</p><p></p><p>Türkiye ise temel maddesi kerosen olan jet yakıtı üretiminde iç talebini karşılayabilen ülkelerden biri. Bu nedenle fiziksel kerosin sıkıntısı beklenmiyor. Enerji ve rafineri altyapısı sayesinde Türkiye'nin jet yakıtı üretim kapasitesi iç tüketimi karşılamaya yetiyor.</p><p></p><p>Ancak küresel fiyat şoku ve havayolu maliyetleri üzerinden Türkiye'de de turizm ve seyahat sektörünü baskılamaya başladı.</p><p></p><p>Sektör temsilcilerine göre artan uçak bileti fiyatları rezervasyonları düşürüyor ve Türkiye rakip destinasyonlara karşı avantaj kaybediyor.</p><p></p><p><b>"Avrupa'daki arz sıkıntısı Türkiye'de yaşanmıyor"</b></p><p></p><p>DW Türkçe'ye konuşan enerji piyasaları uzmanı Ali Arif Aktürk'e göre Türkiye'nin kendi rafinerilerinde yaptığı üretimle jet yakıtı ihtiyacını karşılayabilen ülkeler arasında olduğuna dikkat çekiyor. Bu nedenle Avrupa'da görülen sıkışıklık Türkiye'de yaşanmıyor. Aktürk, özellikle İstanbul Havalimanı'nın depolama kapasitesinin de bu yapıyı desteklediğini belirtiyor.</p><p></p><p>Buna karşın Türkiye, küresel fiyat artışından muaf değil. DW'nin derlediği S&amp;P Global Platts verilerine göre Avrupa'da jet yakıtı fiyatı, şubat sonunda varil başına yaklaşık 100 dolar seviyelerindeyken Mart başında İran kaynaklı bölgesel gerilimin tırmanmasıyla sert yükseldi.</p><p></p><p>6 Mart'ta 186,8 dolara, 2 Nisan'da ise 229,94 dolarla zirveye çıktı. Nisan sonu itibarıyla fiyatlar kısmen gerilese de Avrupa jet yakıtı fiyatı hâlâ 193 doların üzerinde bulunuyor. Bu da savaş öncesine kıyasla fiyatların yaklaşık iki katına yaklaştığını gösteriyor.</p><p></p><p><b>Yakıt maliyetindeki artış biletlere yansıyor</b></p><p></p><p>Aktürk, küresel petrol ve ürün fiyatlarındaki yükselişin Türkiye'de havayolu taşımacılığını doğrudan etkilediğini ifade ediyor. Havayolu şirketlerinin toplam maliyetlerinin yaklaşık üçte birinin yakıttan oluştuğunu belirten Aktürk, bu nedenle jet yakıtındaki artışın kaçınılmaz olarak bilet fiyatlarına yansıdığını söylüyor.</p><p></p><p>Aktürk, "Son üç ayda jet yakıtlarında yaklaşık yüzde 60 oranında artış yaşandı. Bu da bilet fiyatlarının yaklaşık yüzde 20 yükselmesine neden oldu" diyor.</p><p></p><p>Bu tablo yalnızca Türkiye'ye özgü değil. Avrupa'da da havayolları maliyet baskısını yolculara yansıtmaya başladı.</p><p></p><p>Air France-KLM uzun menzilli uçuşlara 100 euro ek ücret getirirken, Lufthansa gelecek altı ayda 20 bin kısa mesafeli uçuşu azaltacağını açıkladı. Küresel danışmanlık şirketi Teneo'ya göre uçak bileti fiyatları son bir yılda dünya genelinde yüzde 24 arttı.</p><p></p><p>Financial Times'ın (FT) aktardığına göre ise küresel havayolları artan yakıt maliyetleri ve arz endişeleri nedeniyle Mayıs ayı uçuş programlarından toplam 2 milyon koltuk kapasitesini çıkardı. Havacılık analiz firması Cirium'un verilerini derleyen FT, son iki haftada kapasitesini en sert aşağı yönlü revize eden taşıyıcılardan birinin de Türk Hava Yolları olduğunu belirtti.</p><p></p><p><b>Turist rotasını değiştiriyor</b></p><p></p><p>DW Türkçe'ye konuşan turizmci Cem Polatoğlu, Türkiye'de artan uçak bileti fiyatlarının rezervasyonlar üzerinde doğrudan baskı yarattığını belirtiyor. "Jet yakıtı fiyatlarındaki artış uçak fiyatlarını artırınca rezervasyonlarımızı yüzde 10 azalttı" diyor.</p><p></p><p>Polatoğlu'na göre özellikle Avrupalı turistler artık uçak yerine kara veya trenle ulaşabilecekleri destinasyonları tercih ediyor. Bu nedenle İtalya, İspanya ve Portekiz gibi ülkelerde rezervasyonlar artarken Türkiye'de düşüş yaşanıyor.</p><p></p><p>Polatoğlu'nun değerlendirmelerine göre Türkiye'nin uçuşa bağımlı destinasyon yapısı, artan bilet fiyatlarını rakip ülkelere kıyasla daha büyük dezavantaja dönüştürüyor. Bu durum Türkiye'nin fiyat avantajını aşındırıyor.</p><p></p><p><b>İç turizm de etkileniyor</b></p><p></p><p>Maliyet baskısı yalnızca yabancı turistte değil, iç turizmde de hissediliyor. Polatoğlu, uçakla ulaşılan destinasyonların iç pazarda da daha sert etkilendiğini ifade ediyor.</p><p></p><p>"Karadeniz ve GAP turlarında uçakla gidilen destinasyonlar olduğu için ekstra fiyat artışları oluştu" değerlendirmesinde bulunuyor.</p><p></p><p>Polatoğlu, buna karşılık otobüsle gidilen kültür turlarında fiyat artışlarının daha sınırlı kaldığı, bu segmentte daha çok normal sezon zamlarının etkili olduğunu belirtiyor.</p><p></p><p><b>Turizm gelirlerinde aşağı yönlü risk</b></p><p></p><p>Yükselen uçuş maliyetlerinin etkisi yalnızca talep tarafıyla sınırlı değil.</p><p></p><p>Ali Arif Aktürk'e göre artan uçak bileti fiyatları turistlerin seyahat kararlarını etkilerken, turizm işletmeleri de yükselen maliyet baskısıyla karşı karşıya kalıyor. Özellikle her şey dahil sistemle çalışan tesislerde başta gıda olmak üzere maliyetler artıyor. Aktürk, önceden satılmış paket kapasitesi bulunan işletmelerin bu artışı fiyatlara yansıtmakta zorlandığını belirtiyor.</p><p></p><p>Bu durumun tesislerin kârlılığını baskıladığını ifade eden Aktürk, mevcut tablo sürerse Türkiye'nin 2026 turizm gelirlerinin olumsuz etkileneceğini söylüyor.</p><p></p><p>Resmi verilere göre Türkiye'nin turizm geliri yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,2 artarak 9,9 milyar dolara, ziyaretçi sayısı ise yine yüzde 4,2 yükselerek 9,2 milyona çıktı. Ancak uzmanlar, Hürmüz bağlantılı fiyat artışlarının turizm sektörüne etkisinin gecikmeli olarak hissedilebileceğine dikkat çekiyor.</p><p></p><p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da geçen hafta yaptığı açıklamada, bölgesel savaş ve jeopolitik belirsizliklerin gölgesinde geçecek ikinci çeyrek için sektörde "temkinli bekleyiş" dönemine girildiğini belirterek, kalıcı ateşkes sağlanana kadar son dakika rezervasyonlarının belirleyici olacağını ifade etmişti.</p><p></p><p>Türkiye jet yakıtında fiziksel arz sorunu yaşamasa da küresel fiyat artışının havacılık maliyetleri üzerinden turizm gelirleri üzerinde baskı yarattığı görülüyor. Bu tablo, arz avantajının küresel fiyat şokunun ekonomik etkilerini bertaraf etmeye yetmediğini ortaya koyuyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"6 Mayıs'tan itibaren geçici ateşkes ilan ettik"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/6-mayistan-itibaren-gecici-ateskes-ilan-ettik-2151/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/6-mayistan-itibaren-gecici-ateskes-ilan-ettik-2151/</id>
<published><![CDATA[2026-05-05T07:23:17+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-05T07:23:17+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0C5206-61B970-3BB07B-269129-B51CAC-7D40DE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, eski Sovyetler Birliği'nin 2. Dünya Savaşı'nda Nazi Almanyası'nı mağlup etmesinin kutlandığı Zafer Günü vesilesiyle Rusya'nın 8-9 Mayıs'ta Ukrayna'da ateşkes ilan etme kararını değerlendirdi.</p><p></p><p>Geçici ateşkesin sağlanması konusunda bugüne kadar Ukrayna'ya resmi olarak bir çağrının yapılmadığını aktaran Zelenskiy, "İnsan hayatının, herhangi bir yıl dönümünün 'kutlanmasından' kıyaslanamayacak kadar daha değerli olduğuna inanıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>6 Mayıs'ta başlayacak olan geçici ateşkesin ne zaman sonlanacağına dair bir paylaşımda bulunmayan Zelenskiy, Rusya'nın geçici ateşkesi ihlal etmesi durumunda karşılık vereceklerini ifade etti.</p><p></p><p>- Putin, Zafer Günü vesilesiyle 8-9 Mayıs'ta Ukrayna'da ateşkes ilan etti</p><p></p><p>Rusya Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Ukrayna'da ateşkes kararı aldığı belirtilmişti.</p><p></p><p>Açıklamada, "Başkomutanın aldığı karar doğrultusunda, Zafer Günü vesilesiyle 8-9 Mayıs'ta ateşkes ilan ediliyor. Ukrayna tarafının ateşkese uyacağını umuyoruz." ifadelerine yer verilmişti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Leipzig'de araç yayaların üzerine daldı, 2ölü</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/leipzigde-arac-yayalarin-uzerine-daldi-2olu-6917/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/leipzigde-arac-yayalarin-uzerine-daldi-2olu-6917/</id>
<published><![CDATA[2026-05-05T05:28:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-05T05:28:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B82F54-CC70B7-48F833-8B1398-C86D0E-2307BC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Almanya'nın doğusundaki Leipzig kentinde bir otomobilin yayaların üzerine sürülmesi sonucu iki kişi hayatını kaybetti, üçü ağır olmak üzere çok sayıda kişi yaralandı.</p><p></p><p>Saksonya Polis Teşkilatı, aracı yayaların üzerine süren kişinin yakalandığını, halk açısından artık bir tehlike oluşturmadığını açıkladı.</p><p></p><p>Alman medyasında yer alan haberlerde, beyaz renkli Volkswagen marka bir SUV aracın yüksek hızla kent merkezinde yayalar için ayrılan bölgeye daldığı bildirilmişti.</p><p></p><p>Akşam saatlerinde düzenlenen basın toplantısında, sürücünün 33 yaşında bir Alman vatandaşı olduğu ve olay yerinde otomobil içinde yakalanarak gözaltına alındığı kaydedildi. Zanlının polise karşı direniş göstermediği kaydedildi.</p><p></p><p><b>Cinnet şüphesi</b></p><p></p><p>Saksonya eyaleti Başbakanı Michael Kretschmer, daha önce yaptığı açıklamada, olayın bir cinnet vakası olduğundan yola çıkıldığını belirtmişti. Basın toplantısına katılan Saksonya İçişleri Bakanı Armin Schuster de olayın "büyük ihtimalle" bir cinnet vakası olduğunu açıkladı.</p><p></p><p>Leipzig Belediye Başkanı Burkhard Jung da olayda iki kişinin öldüğü, üçü ağır olmak üzere çok sayıda yaralı olduğu bilgisini paylaştı.</p><p></p><p>Başsavcılıktan yapılan açıklamada da olayla ilgili "cinnet" şüphesi üzerinde durulduğu, iki vakada cinayet ve en az iki vakada cinayete teşebbüs suçundan soruşturma başlatıldığı açıklandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Polonya Başbakanı'ndan NATO alarmı: "İttifak dağılıyor"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/polonya-basbakanindan-nato-alarmi-ittifak-dagiliyor-623/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/polonya-basbakanindan-nato-alarmi-ittifak-dagiliyor-623/</id>
<published><![CDATA[2026-05-04T07:48:04+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-04T07:48:04+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A56568-F7F5F5-925B78-851DE2-79FFAD-5F6DF1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Polonya Başbakanı, ABD'nin Almanya'dan binlerce askerini çekme kararını duyurmasının ardından NATO'nun "dağıldığını" söyledi.</p><p></p><p>Donald Tusk sosyal medyada şunları yazdı:</p><p></p><p>Transatlantik topluluğuna yönelik en büyük tehdit dış düşmanları değil, ittifakımızın giderek dağılmasıdır. Bu felaket eğilimi tersine çevirmek için hepimiz gerekeni yapmalıyız.</p><p></p><p>Bu yorumlar, ABD'nin gelecek 6 ila 12 ay içinde Almanya'dan yaklaşık 5 bin askeri çekme planını açıklamasının ardından geldi.</p><p></p><p>Donald Trump, ilk döneminden beri Almanya'daki askeri varlığın azaltılması çağrısında bulunmuş olsa da Alman Şansölyesi'nin ABD'nin İran'la müzakereler sırasında "aşağılandığını" söylemesinin ardından bu hafta küçülme süreci hızlandı.</p><p></p><p>Trump, perşembe günü Truth Social'da yaptığı paylaşımda, Merz'in müzakerelere müdahale etmek yerine Ukrayna'daki savaşı sona erdirmeye ve "harap olmuş ülkesine" odaklanması gerektiğini söyledi.</p><p></p><p>Adının açıklanmaması şartıyla konuşan üst düzey bir Pentagon yetkilisi, Almanya'dan gelen son açıklamaların "uygunsuz ve yararsız" olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Yetkili, "Başkan bu verimsiz açıklamalara haklı olarak tepki veriyor" dedi.</p><p></p><p>Kararın bir parçası olarak, uzun menzilli Tomahawk füzeleriyle donatılmış bir ABD taburunu Almanya'ya konuşlandırmayı öngören Biden yönetiminin planı da rafa kaldırıldı; bu durum, bu adımı Rusya'ya karşı güçlü bir caydırıcı unsur olarak savunan Berlin'e bir darbe oldu.</p><p>&nbsp;</p><p>Ancak Almanya Savunma Bakanı, kısmi geri çekilmenin beklendiğini ve Almanya'da konuşlanmış yaklaşık 40 bin ABD askerinin mevcut varlığını etkileyeceğini söyleyerek ABD kararını soğukkanlılıkla karşıladı.</p><p></p><p>Boris Pistorius, "Biz Avrupalılar kendi güvenliğimiz için daha fazla sorumluluk almalıyız" dedi ve silahlı kuvvetlerini genişleten, askeri tedariki hızlandıran ve altyapı inşa eden "Almanya'nın doğru yolda olduğunu" ekledi.</p><p></p><p>Almanya, 35 binden fazla aktif görevli askeri personeliyle önemli bir eğitim merkezi olarak hizmet veren, ABD ordusunun Avrupa'daki en büyük konuşlanma noktası konumunda.</p><p></p><p>Pentagon, hangi üslerin etkileneceğini, birliklerin ABD'ye geri dönüp dönmeyeceğini, Avrupa içinde veya başka bir yere yeniden konuşlandırılıp konuşlandırılmayacağını açıklamadı.</p><p></p><p>Bir NATO sözcüsü, ittifakın kararın ayrıntılarını anlamak için ABD'yle birlikte çalıştığını söyledi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"ABD, Tomahawk füzeleri konuşlandırmayacak"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-almanyaya-tomahawk-fuzeleri-konuslandirmayacak-1115/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-almanyaya-tomahawk-fuzeleri-konuslandirmayacak-1115/</id>
<published><![CDATA[2026-05-04T07:39:14+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-04T07:39:14+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B52772-3218A9-EDC6A8-7F2A95-6681F1-556F61.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Alman kamu yayıncısı ARD’de yayımlanan "Caren Miosga" programında konuşan Merz, dönemin ABD Başkanı Joe Biden tarafından 2024’te taahhüt edilen Tomahawk tipi orta menzilli füzelerin Almanya’ya konuşlandırılması planına ilişkin değerlendirmede bulundu.</p><p></p><p>Merz, "Şu anda gördüğüm kadarıyla ABD açısından bunların teslim edilmesi ihtimali neredeyse yok. Bildiğim kadarıyla Amerikalıların kendilerinde bile yeterli miktarda yok.” ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Konunun aylardır gündemde olduğunu ancak Washington’dan henüz net bir taahhüt alınamadığını belirten Merz, sürecin tamamen sona ermediğine dikkati çekti.</p><p></p><p>ABD’nin Almanya'dan 5 bin askerini çekme planına ilişkin değerlendirmede bulunan Merz, “Son günlerde duyduklarımız yeni değil. Belki abartılıyor ama yeni bir gelişme yok.” dedi.</p><p></p><p>Merz bunun ABD Başkanı Donald Trump’ın selefi Biden’ın geçici olarak konuşlandırdığı bir birlik olduğunu ve çekilmesinin oldukça uzun bir süredir tartışıldığını kaydetti.</p><p></p><p>Nükleer caydırıcılık konusunda ise herhangi bir değişiklik olmayacağını vurgulayan Merz, Almanya’da konuşlu ABD nükleer silahlarının bu çerçevede önemini koruduğunu bildirdi. Merz, “NATO’nun nükleer caydırıcılığına yönelik Amerikan taahhüdünde hiçbir kısıtlama yok.” diye konuştu.</p><p></p><p>Merz ayrıca İran savaşı konusunda Trump ile görüş ayrılıkları bulunduğunu dile getirerek, “Bu savaşa farklı bakıyoruz. Ancak ortak hedefimiz İran’ın nükleer silaha sahip olmamasıdır.” değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Şansölye, İran’a yönelik ABD stratejisine yönelik eleştirisini yineledi ve İran’ın ABD’yi “aşağıladığı” yönündeki ifadesini savundu.</p><p></p><p>Trump'ın farklı bir görüşe sahip olduğunu kaydeden Merz, “Ancak bu, Amerikalıların NATO'daki en önemli ortaklarımız olduğuna dair inancımı değiştirmez.” ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Merz ayrıca Trump ile haziranda Fransa'daki G7 toplantısında ve temmuzda Türkiye'deki NATO zirvesinde buluşmayı planladıklarını sözlerine ekledi.</p><p></p><p>Eski ABD Başkanı Joe Biden, iki yıl önceki NATO zirvesinde Almanya’ya, Soğuk Savaş’tan bu yana ilk kez Rusya’ya kadar ulaşabilen konvansiyonel başlıklı orta menzilli silahların konuşlandırılacağı sözünü vermişti.</p><p></p><p>Menzili 2 bin 500 kilometreye kadar ulaşan Tomahawk seyir füzeleri, SM-6 sistemleri ve yeni hipersonik silahların bu yıl konuşlandırılması planlanıyordu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD'nin Almanya'dan asker çekmesi ne anlama geliyor?</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abdnin-almanyadan-asker-cekmesi-ne-anlama-geliyor-9846/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abdnin-almanyadan-asker-cekmesi-ne-anlama-geliyor-9846/</id>
<published><![CDATA[2026-05-03T08:05:33+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-03T08:05:33+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8149F5-122628-132203-E659C6-C90B45-8D53E7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Pentagon, ABD Başkanı Donald Trump'ın tehditlerinin ardından Almanya'dan 5 bin asker çekeceklerini açıkladı. Peki bu Almanya ve Avrupa için ne anlama geliyor?</p><p></p><p>Amerikalılar Almanya'da nasıl konuşlanmış durumda?</p><p></p><p>ABD ordusunun verilerine göre, 2025 yılı sonu itibarıyla Almanya'da 36 bin 400'den fazla ABD askeri bulunuyor. Almanya, Japonya'dan sonra ABD dışındaki en büyük ikinci ABD askerî üssü konumunda.</p><p></p><p>Bunun kökleri Soğuk Savaş'a dayanıyor: O dönemde genç Federal Almanya Cumhuriyeti'nin Doğu Bloku'ndan gelen tehditlere karşı savunulması gerekiyordu. Bugün de ABD üsleri Avrupa'yı olası Rus saldırganlığına karşı koruyor. Ayrıca bu üsler, dünyanın birçok çatışma bölgesinden uzakta bulunan ABD gibi bir ülke için stratejik öneme sahip.</p><p></p><p><b>Üsler ABD ordusu için ne anlam ifade ediyor?</b></p><p></p><p>ABD'nin Almanya'da, çoğu ülkenin güneybatısı ve güneyi olmak üzere birçok üssü bulunuyor. Askeri açıdan en önemlilerinden biri, Rheinland-Pfalz eyaletindeki Ramstein Hava Üssü. ABD için burası Avrupa ve Ortadoğu'ya yönelik merkezî hava transfer noktası konumunda.</p><p></p><p>Yurt dışındaki en büyük ABD askerî hastanesi Rheinland-Pfalz eyaletinin Landstuhl kasabasında bulunuyor. Yurt dışı operasyonlarında yaralanan ABD askerleri, hızlı ve kaliteli bir tedavi için ABD'ye kadar uzun yolu kat etmek zorunda kalmıyor. Bu arada Landstuhl artık tam anlamıyla ihtiyaçları karşılayamadığı için şu anda komşu kasaba Weilerbach'ta yaklaşık 1,6 milyar dolar maliyetle ABD dışındaki en büyük Amerikan askerî hastanesi inşa ediliyor.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Mayis%202026/asker-1.jpg" alt="asker-1"></p><p></p><p><b><i>Almanya'nın güneybatısındaki Ramstein'da bulunan ABD Hava Üssü'nden genel bir görünüm</i></b></p><p></p><p>ABD dışındaki en büyük Amerikan askerî tatbikat alanı Bavyera'daki Grafenwöhr yakınlarında yer alıyor. Stuttgart'ta ABD Silahlı Kuvvetleri'nin Avrupa Komutanlığı (EUCOM) ve Afrika Komutanlığı'nın (AFRICOM) karargâhları, Wiesbaden'de ise ABD Kara Kuvvetleri'nin Avrupa'daki merkezi bulunuyor.</p><p></p><p>Her ikisi de yine Rheinland-Pfalz eyaletinde yer alan Spangdahlem Hava Kuvvetleri Üssü'nde F-16 savaş uçakları, Büchel Hava Üssü'nde ise Avrupa'daki tahmini 100 adet ABD nükleer silahından bazıları konuşlanmış durumda.</p><p></p><p><b>Üsler etkilenen bölgeler için ne anlam taşıyor?</b></p><p></p><p>Güvenlik siyaseti açısı bir yana, bu üsler, Almanların istihdam edilmesi veya ABD Silahlı Kuvvetleri'nin tüketimi gibi faktörler sebebiyle bulundukları bölgeler için önemli bir ekonomik unsur. "ABD askerî varlığının ekonomik getirisi senede 2 milyar doların üzerinde" diyen, ABD üssünün yakınındaki Ramstein'ın belediye başkanı Ralf Hechler bu durumu çok net ifade ediyor. Buna maaşlar, kiralar ve yerel firmalara verilen siparişler dahil.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Mayis%202026/asker-2.jpg" alt="asker-2"></p><p></p><p><b><i>ABD askerleri selam duruyor</i></b></p><p></p><p><b>Yerel halk çekilme hamlesine nasıl tepki veriliyor?</b></p><p></p><p>ABD ordularının başkomutanı sıfatını taşıyan Donald Trump'ın askerlerini hızlı bir şekilde bir bölgeden başka bir yere kaydırabileceğini belirten Ramstein Belediye Başkanı, "Bunu ABD Kongresi olmadan kalıcı olarak yapıp yapamayacağından şüpheliyim. Ancak etkileri bizim için doğrudan hissedilebilir olur" diyor.</p><p></p><p>Ekonomik yönün yanı sıra konunun sosyal boyutu da var. ABD'liler, bölgede birçok kişiyle komşu ve çoğu zaman da dost. Ralf Hechler, yalnızca kendi bölgesinde&nbsp; "Yaklaşık 8 bin ABD'linin aileleriyle birlikte" yaşadığını ifade ediyor.</p><p></p><p><b>Kısmi geri çekilme Almanya'nın güvenliği için ne anlama gelir?</b></p><p></p><p>Bazı askerler geçici olarak geri çekilebilir. Tüm askerî üslerin kapatılması ise çok ciddi bir adım demek. Her ne kadar bunun güvenlik açısından doğrudan sonuçları olmasa da ABD'nin NATO müttefiklerine destek vaadinin hâlâ geçerli olup olmadığı ciddi bir biçimde tartışılır durumda.</p><p></p><p>NATO, Pentagon'un açıklaması sonrası, "Kararın detaylarını anlamak için ABD ile birlikte çalıştıklarını" duyurdu, "caydırıcılık ve savunma sağlama kapasitesine olan güvenlerini koruduklarını" vurguladı.</p><p></p><p><b>Alman hükümeti nasıl tepki veriyor?</b></p><p></p><p>Alman hükümeti, Donald Trump'ın önceki tehditlerinde ihtiyatlı açıklamalar yaptı. Almanya'nın önde gelen temsilcilerinden hiçbiri açıkça ateşe benzin dökmek veya kazanılacak pek bir şey olmayan kişisel bir tartışmaya girmek istemiyor. Yapılan açıklamalarda, Amerikan ordusu ile diyaloğun sorunsuz olduğu vurgulanıyor.</p><p></p><p>Başbakan Friedrich Merz, Perşembe günü Münster kentindeki bir askeri birliği ziyareti sırasında, Trump'a verdiği dolaylı yanıtta güçlü bir NATO için Atlantik ötesi ortaklığın önemini şu sözlerle vurguladı:</p><p></p><p>"Bu çalışmayı, karşılıklı yarar için ve derin Atlantik ötesi bağlılıkla omuz omuza yürütüyoruz."</p><p></p><p>Asker sayısının azaltılacağının açıklanması sonrası Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius ise, ABD'nin Almanya ve Avrupa'dan asker çekmesinin "beklenen bir gelişme" olduğunu söyledi, "Avrupalılar olarak kendi güvenliğimiz için daha fazla sorumluluk almalıyız" diye konuştu.</p><p></p><p><b>Berlin-Washington ilişkileri açısından ne anlama geliyor?</b></p><p></p><p>Trump-Merz ilişkisinin ne kadar sağlam olduğu henüz net değil. Washington'daki ilk yüz yüze görüşmelerinden sonra Merz, iyi atmosferi övmüş ve Trump'ın atalarının Alman kökenli olmasına atıfta bularak bunun Amerika ve Almanya arasında "yakın iş birliği için çok iyi bir temel" olabileceğini söylemişti.</p><p></p><p>Mart ayında ise, Beyaz Saray'a konuk olduğu sırada, Trump'ın NATO ortağı İspanya'yı ağır bir dille eleştirmesine sessiz kalması, Madrid'in tepkisini çekti.</p><p></p><p>Merz, İran savaşının başında ABD'ye açık desteğini ifade etmiş ancak savaşın uzaması ve petrol fiyatlarının hızla artması üzerine Washington'un stratejisine dair kuşkularını açıklamıştı. Bu tutum değişikliği Trump'ı öfkelendirmiş durumda. Trump, İran savaşı sırasında NATO müttefiklerinden destek görememekten de şikayetçi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Berlin-Washington arasında sular durulmuyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/berlin-washington-arasinda-sular-durulmuyor-2757/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/berlin-washington-arasinda-sular-durulmuyor-2757/</id>
<published><![CDATA[2026-05-02T08:56:45+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-02T08:56:45+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6E34B5-F3F1DB-01F21A-89CF73-F5AF22-87AA72.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Almanya'da hükümetin küçük ortağı Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) Eş Genel Başkanı ve Almanya Başbakan Yardımcısı Lars Klingbeil, ABD Başkanı Donald Trump'ın ağır eleştirilerine maruz kalan Başbakan Friedrich Merz'i savundu.</p><p></p><p>1 Mayıs İşçi Bayramı etkinlikleri için Bergkamen kentine gelen Klingbeil, burada yaptığı konuşmada, "O (Trump) önce kendi yarattığı enkaza baksın. Bir an önce de İran ile ciddi barış görüşmeleri yapılmasını sağlasın" ifadelerini kullandı. Klingbeil sözlerinin devamında, "Bunları, onun (Trump'ın) Alman hükümeti ve Almanya Başbakanı hakkında söyledikleriyle alakalı olarak dile getiriyorum" dedi.</p><p></p><p>Aynı zamanda Almanya Maliye Bakanı da olan Klingbeil, Başbakan Merz gibi, Trump'ın İran stratejisini eleştirerek "Sanıyorum gerçekten bu işi iki-üç gün içinde bitirebileceğini düşündü. (...) İran'daki bu savaşın hızla sona ermesi sorumluluğunu o taşıyor. Her şeyden öte, bu savaşın getirdiği yüklerin, bizim işçilerimizin, tüketicilerimizin ve ekonominin sırtına yüklenmemesini sağlaması lazım" ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Klingbeil ayrıca, asıl belirleyici olanın, Avrupa'nın "hiç kimse tarafından tehdit edilemeyecek kadar" güçlü hâle gelmesi olduğunu vurgulayarak "Ben, bizim Donald Trump'ın bugün ya da yarınki ruh haline bağımlı olmamızı istemiyorum" diye konuştu.</p><p></p><p><b>Merz-Trump atışması</b></p><p></p><p>Almanya Başbakanı Merz, geçen Pazartesi günü bir okulda öğrencilerle gerçekleştirdiği sohbet esnasında, ABD'nin İran savaşına "herhangi bir stratejiye sahip olmadan girdiğini" dile getirmişti. Ayrıca, İran ile ABD arasında yürütülen barış görüşmeleri için de "Burada koca bir ulus (ABD), İran tarafından aşağılanıyor" ifadelerini kullanmıştı.</p><p></p><p>ABD Başkanı Trump da bu sözlere yanıt olarak, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, "O ne konuştuğunu bilmiyor" demişti. Donald Trump, daha sonra yayınladığı bir başka mesajda da Merz hakkında şu ifadeleri kullanmıştı:</p><p></p><p>"İran savaşı ile ilgileneceğine, bugüne dek hiçbir şey başaramadığı Rusya-Ukrayna savaşını bitirsin. (...) İran kaynaklı nükleer tehdidi yok etmek ve bu sayede Almanya dahil tüm dünyayı daha güvenli bir hâle getirmek için uğraşanlara karışmak yerine zamanını göç ve enerji konuları ile ilgilenmeye harcasın."</p><p></p><p>Donald Trump son olarak, Almanya'da konuşlu bulunan Amerikan askerlerinin bir kısmını çekmeyi düşündüğünü de dile getirmişti. Berlin, ülkedeki ABD askeri varlığını Rusya'ya karşı önemli bir caydırıcı güç olarak görüyor ve asker sayısının azaltılmasından endişe ediyor.&nbsp;</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kosova'da cumhurbaşkanı seçilemedi, erken seçime gidiliyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/kosovada-cumhurbaskani-secilemedi-erken-secime-gidiliyor-2917/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/kosovada-cumhurbaskani-secilemedi-erken-secime-gidiliyor-2917/</id>
<published><![CDATA[2026-04-29T06:07:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-29T06:07:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_05C8B5-D5C119-09C418-C0D0C6-20F19B-57D955.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kosova Meclisi Genel Kurulu, gün içinde birkaç kez ülkenin yeni cumhurbaşkanını seçebilmek için toplandı.</p><p></p><p>Muhalefet milletvekillerinin boykot ettiği oturumda, cumhurbaşkanı seçiminin ilk turunun yapılabilmesi için gerekli olan milletvekillerinin üçte ikisinin Genel Kurul'da hazır bulunması şartı sağlanamadı.</p><p></p><p>Bu gelişme üzerine yerel saatle 23.00'te son kez toplanan Genel Kurul oturumu, yeni cumhurbaşkanını seçemeden saat 00:00'da sona erdi.</p><p></p><p>Kosova Meclis Başkanı Albulena Haxhiu, oturumu sonlandırırken yaptığı konuşmada, "Bu oturum, bu sürecin ve bu yasama döneminin sonunu işaret ediyor. Anayasa Mahkemesinin kararına göre Meclis feshedilmiş sayılıyor ve seçimler Anayasal süre içinde ilan edilecek." diye konuştu.</p><p></p><p>Sürenin dolmasına kısa süre kala Başbakan Albin Kurti, "Artık yapabileceğimiz başka bir şeyin kalmadığı bu noktadayız." dedi.</p><p></p><p>Kosova'daki muhalefet partilerinin hızla düşüşte olduğunu ve her seçim sürecinde daha da gerilediklerini belirten Kurti, Kosova'nın yeni bir cumhurbaşkanına sahip olmak için yeni bir muhalefete ihtiyacı olduğunu vurguladı.</p><p></p><p>Kurti, muhalefet milletvekillerinin Meclis'te bulunmamasına değinerek, "Umarım onların seçmenleri bu yokluğu kalıcı bir yokluğa dönüştürür." diye konuştu.</p><p></p><p>Muhalefetteki Kosova Demokratik Partisi (PDK), cumhurbaşkanı seçim süresinin dolmasının ardından sosyal medya hesaplarından bir yazılı açıklama paylaştı.</p><p></p><p>PDK'nin açıklamasında, şu ifadelere yer verildi:</p><p></p><p>"Tek taraflı ve anayasal çerçevenin dışında bir sürecin dayatılması yönündeki girişimler başarısız oldu. Cumhuriyetin kurumları ve anayasal düzen korunmuş oldu. Mevcut iktidar, ardı ardına yaşanan siyasi krizlerin, kötü yönetimin, ekonomik krizlerin, vatandaşların güveninin boşa çıkarılmasının ve devlet ile vatandaşlara karşı sorumluluklardan kaçınılmasının başlıca sorumlusu olarak ortaya çıkan krizin temel sorumluluğunu taşımaktadır. Anayasa doğrultusunda ülke şimdi yeni bir seçim sürecine giriyor."</p><p></p><p>PDK, erken genel seçim tarihinin anayasal süre içinde belirlenmesini, düzenli, özgür ve demokratik bir sürecin güvence altına alınmasını talep etti.</p><p></p><p>Kosova'da 9 Şubat 2025'te genel seçim, 28 Aralık 2025'te ise erken genel seçim yapılmış, Albin Kurti liderliğindeki yeni hükümet 11 Şubat'ta Meclis'ten güvenoyu almıştı.</p><p></p><p>- Cumhurbaşkanlığı seçimi süreci</p><p></p><p>Kosova'nın eski Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani, Meclis'in yeni cumhurbaşkanını seçememesi üzerine 6 Mart'ta Meclisi feshettiğini duyurmuştu.</p><p></p><p>Kosova Anayasa Mahkemesi, 25 Mart'ta Osmani'nin Meclis'i feshetme kararını geçersiz sayarak milletvekillerine yeni cumhurbaşkanını seçmeleri için 34 gün süre tanımıştı.</p><p></p><p>Mahkeme, bu süre içinde yeni cumhurbaşkanının seçilememesi halinde Meclis'in feshedileceğini ve ülkenin 45 gün içinde erken genel seçime gideceğini bildirmişti.</p><p></p><p>Osmani, beş yıllık görev süresinin sona ermesiyle 4 Nisan'da cumhurbaşkanlığı görevini geçici olarak Kosova Meclis Başkanı Haxhiu'ya devretmişti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İran ABD'yi küçük düşürdü"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iran-abdyi-kucuk-dusurdu-5496/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iran-abdyi-kucuk-dusurdu-5496/</id>
<published><![CDATA[2026-04-28T10:26:08+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-28T10:26:08+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BB8861-F829BB-945A0D-C30AF9-A63A04-EF6540.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İran'ın ABD'yi küçük düşürdüğünü söyledi. Kuzey Ren-Vestfalya eyaletindeki Marsberg kasabasında öğrencilerle bir araya gelen Merz, İran savaşını sert ifadelerle eleştirdi ve ABD'yi bir stratejisi olmamakla suçladı.</p><p></p><p>ABD'nin İran tarafından "aşağılandığını" savunan Merz, "İranlıların beklenenden daha güçlü olduğunu ve Amerikalıların müzakerelerde ikna edici bir stratejiye sahip olmadığını" ifade etti.</p><p></p><p>Merz, dünkü okul ziyareti sırasında, "İranlılar çok ustaca müzakere ediyor, ya da daha doğrusu, ustaca müzakere etmiyorlar" dedi ve şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Amerikalıları İslamabad'a kadar getirip sonra hiçbir sonuç almadan geri gönderdiler. Bütün bir ulus İran yönetimi tarafından aşağılanıyor."</p><p></p><p>Konuşmasında, "Bu tür çatışmalarda sorun hep aynıdır" diyen Merz, "Sadece girmek değil, aynı zamanda çıkmak da gerekir" ifadelerini kullandı, yıllar süren Afganistan ve Irak savaşlarını hatırlattı.</p><p></p><p>Merz: Savaş çok paraya mal oldu</p><p>Merz, savaşın Almanya'ya ekonomik etkisinden şikayet ederek, bunun "vergi mükellefleri için çok paraya mal olduğunu" da belirtti.</p><p></p><p>Almanya Başbakanı günün ilerleyen saatlerinde Berlin'de katıldığı, muhafazakâr milletvekillerinin bir etkinliğinde de İran savaşına dair eleştirilerini sürdürdü. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik tutumundan "hayal kırıklığına uğradığını" belirten Merz, "sorunun" birkaç günde çözülmesinin hedeflendiğini ancak bunun gerçekleşmediğine vurgu yaptı.</p><p></p><p>Merz başlangıçta ABD'nin İran'a yönelik saldırılarına destek vermiş ancak çatışmalar uzadıkça ve bunun tüm dünyaya ekonomik faturası ağırlaştıkça tutum değiştirmişti.</p><p></p><p>Savaşın başında Merz, "Şimdi müttefiklerimize ders verme zamanı değil" diyerek, ABD ve İsrail'in uluslararası hukuku ihlal ettiği yönündeki eleştirileri görmezden gelmişti. Haziran 2025'teki 12 gün savaşı sırasında da Merz, "İsrail pis işi hepimiz adına yapıyor" açıklamasıyla İran'a yönelik bombardımana destek vermişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Almanya'da Hells Angels motosiklet çetesine operasyon</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/almanyada-hells-angels-motosiklet-cetesine-operasyon-3648/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/almanyada-hells-angels-motosiklet-cetesine-operasyon-3648/</id>
<published><![CDATA[2026-04-28T06:13:25+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-28T06:13:25+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_61639E-861C8E-BADCA7-D705E2-A7321C-0FAEA5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Almanya'nın Kuzey Ren-Vestfalya (KRV) eyaletinde polis, "Hells Angels" adlı motosiklet çetesini hedef alan geniş çaplı bir operasyon başlattı.</p><p></p><p>Yaklaşık bin 200 polis memuru; Leverkusen, Köln, Dortmund ve Duisburg dahil olmak üzere 28 kentte eş zamanlı harekete geçti. Kuzey-Ren Vestfalya İçişleri Bakanlığı, sabahın erken saatlerinden itibaren 50'den fazla mülke baskın düzenlendiğini açıkladı. Aranan mülkler arasında çetenin üyeleri ve iş ortaklarının konutları ile ofisleri bulunuyor.</p><p></p><p>Bakanlığa göre bu, ülke tarihinde bir motosiklet çetesine düzenlenen en büyük operasyon oldu. Operasyonla eş zamanlı olarak çetinin Leverkusen merkezli derneği de yasaklanarak feshedildi.</p><p></p><p>Operasyon kapsamında en az 1 kişinin gözaltına alındığı belirtilirken oluşum, "suç örgütü kurma şüphesiyle" soruşturuluyor.</p><p></p><p><b>Necati Arabacı da üyesi</b></p><p></p><p>KRV polisine göre, Hells Angels'ın Kuzey Ren-Vestfalya'da yaklaşık 469 üyesi bulunuyor. Bu da onları eyaletteki en büyük motor çetesi yapıyor.</p><p></p><p>Hells Angels aslında ABD ve Avrupa'nın farklı ülkelerinde de varlık gösteren bir oluşum. Kulüp, sık sık suç olaylarıyla gündeme geldiği için Hollanda'da yasaklanmıştı.</p><p></p><p>Çetenin ele başlarından biri olduğu ileri sürülen "Cehennem Necati" lakablı Necati Arabacı, Ekim 2025'te Türkiye'de gözaltına alınmış, daha sonra tutuklanmıştı. Köln doğumlu Arabacı hâlihazırda İzmir'de tutuklu bulunuyor ve 35 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Avrupa'dan ABD'nin NATO tehditlerine karşı sert tepki</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/avrupadan-abdnin-nato-tehditlerine-karsi-sert-tepki-2650/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/avrupadan-abdnin-nato-tehditlerine-karsi-sert-tepki-2650/</id>
<published><![CDATA[2026-04-25T14:13:53+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-25T14:13:53+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9EF228-18339E-EA62A4-EE6B07-D3051D-D7BD77.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD-İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşın tetiklediği enerji krizi sürüyor. Komşu Ukrayna'ya yönelik Rus saldırganlığı dördüncü yılına girdi. Ve bu cuma sabahı, Avrupa ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ilişkileri daha da bozan ve savunma açısından potansiyel olarak yıkıcı sonuçlar doğurabilecek bir mesele, Medusa'yı andıran başını bir kez daha kaldırdı.</p><p></p><p>Liderler zirvesine gelirken bekleyen gazetecilere konuşan ve kararlı bir şekilde sakin görünmeye çalışan İspanya Başbakanı Pedro Sanchez,"Endişelenecek bir şey yok. NATO'ya karşı yükümlülüklerimizi yerine getiriyoruz" dedi.</p><p></p><p>Peki ne konusunda kaygılanmadığını özellikle vurgulama gereği duymuştu?</p><p></p><p>Cuma günü Reuters tarafından ilk kez haberleştirilen, ABD Savunma Bakanlığı Pentagon'dan sızdırılan bir e‑posta, ABD'nin, ABD‑İsrail'in İran'a yönelik kampanyasını desteklemediğine inandığı müttefikleri cezalandırmaya yönelik önlemleri değerlendirdiğini öne sürüyordu.</p><p></p><p>E‑postada, ABD'nin duruşu nedeniyle İspanya'nın NATO'dan askıya alınmasını isteyebileceği belirtiliyordu.</p><p></p><p>Aslında NATO antlaşmalarında bir üye ülkeyi ihraç etmeye yönelik hiçbir hüküm yok. E‑postada olası bir cezalandırıcı adım olarak ima edilen, İspanya'nın NATO içindeki kilit sivil ya da askeri görevleri üstlenmesinin engellenmesi gibi herhangi bir girişimin de, tüm NATO üyelerinin oybirliğiyle alınması gerekiyor.</p><p></p><p>Kıbrıs'taki zirvede bulunan ve aynı zamanda NATO üyesi olan AB liderleri, İspanya'nın savunmasına koştu.</p><p></p><p>Hollanda Başbakanı Rob Jetten, İspanya'nın NATO'nun tam üyesi olduğunu ve öyle kalacağını "son derece net" bir şekilde vurgulamak istediğini söyledi. Avrupa ülkelerinin şu anda "NATO'yu güçlendirmek için çok şey yaptığını" belirtti. Bunun da Amerika'nın çıkarına olduğunu ifade etti.</p><p></p><p>Üst düzey bir Alman yetkili de, "İspanya NATO üyesidir. Bunun değişmesi için bir neden görmüyorum" dedi.</p><p></p><p>Bir dönem Donald Trump'a özellikle yakın olduğu, hatta Avrupa ile giderek daha sinirlenen ya da asabi görünen ABD arasında bir "Trump fısıldayıcısı" ya da arabulucu olarak görüldüğü söylenen İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ise, Washington ile Madrid arasındaki gerginlikleri "hiç de olumlu değil" sözleriyle eleştirdi.</p><p></p><p>Avrupa genelinde olduğu gibi İtalya'da da kamuoyu Donald Trump'a karşı giderek olumsuz bir yöne kaydı. Meloni, eski "en iyi dostu"na karşı bir tutum almak zorunda hissediyor; bu da Trump'ın Roma'ya yönelik öfkesini üzerine çekiyor.</p><p></p><p>İtalyan başbakan, ABD'nin İran'a yönelik askeri operasyonlarda Sicilya'daki Sigonella hava üssünü kullanmasına izin vermedi.</p><p></p><p>Kendisini kültürel olarak Katolik kabul eden bir ülkenin hükümet başkanı olarak, Donald Trump'ın Papa hakkında kullandığı son aşağılayıcı ifadeleri de "kabul edilemez" diye niteledi.</p><p></p><p>Daha önce Meloni'yi "dünyanın gerçek liderlerinden biri" olarak tanımlamış olan Başkan Trump ise sert bir çıkış yaparak bir İtalyan gazetesine, "Kabul edilemez olan o" ve "Artık aynı kişi değil" dedi.</p><p></p><p>Sızdırılan Pentagon e‑postası, bir başka "özel müttefik" ve NATO üyesi olan Birleşik Krallık'a da dolaylı bir gönderme yapılabileceğini öne sürdü: ABD'nin, Güney Atlantik'te bulunan ve Arjantin tarafından da talep edilen Falkland Adaları üzerindeki Birleşik Krallık iddiasına yönelik tutumunu gözden geçirmesi.</p><p></p><p>Neden?</p><p></p><p>Donald Trump, Şubat ayında İran'a yönelik saldırıları başlatmadan önce Britanya askeri üslerinin kullanılmasına izin vermeyi başlangıçta reddetmesinden bu yana, İngiltere Başbakanı Keir Starmer'a karşı öfkesini koruyor.</p><p></p><p>İngiltere şimdi ABD'nin, fiilen bloke edilen Hürmüz Boğazı'nı hedef alan İran tesislerine yönelik saldırılar için üsleri kullanmasına izin verdi. RAF uçakları da İran İHA'larını düşürmeye yönelik görevlerde yer aldı.</p><p></p><p>Ancak Starmer, savaşa daha fazla dahil olmanın ve ABD'nin İran limanlarına yönelik mevcut ablukasının Birleşik Krallık'ın çıkarına olmadığında ısrar ediyor. Trump da bunun sonucunda kendisine tekrar tekrar sözlü saldırılarda bulundu.</p><p></p><p>İspanya söz konusu olduğunda ise Trump'ın özellikle öfkeli olduğu görülüyor.</p><p></p><p>Başbakan Sanchez, ABD‑İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına en başından beri açıkça karşı çıktı; bunları uluslararası hukuk uyarınca yasa dışı olarak tanımladı.</p><p></p><p>ABD güçlerinin İran'a karşı operasyonlarda İspanya'daki ortak ABD‑İspanya askeri üslerini kullanmasına derhal izin vermedi. Bu durum, Trump tarafından (henüz uygulanmamış olan) ticari yaptırım tehditlerine yol açtı.</p><p></p><p>İspanya Başbakanı, daha önce de NATO içinde, ABD başkanının savunma harcamalarının GSYH'nin %5'ine çıkarılması talebini reddeden tek lider olarak Washington'u ciddi biçimde kızdırmıştı.</p><p></p><p>İspanya, sızdırılan Pentagon e‑postasını küçümseyerek karşıladı. Başbakan Sanchez, "Biz e‑postalar üzerinden çalışmayız. Bu durumda Amerika Birleşik Devletleri hükümeti tarafından alınan resmi belgeler ve resmi pozisyonlar üzerinden çalışırız" dedi.</p><p></p><p>NATO'nun eski Savunma Yatırımları Genel Sekreter Yardımcısı ve şu anda Avrupa Havacılık, Güvenlik ve Savunma Sanayileri Birliği'nin (ASD Europe) Genel Sekreteri olan Camille Grande, söz konusu e‑postanın, Trump yönetiminde NATO'nun ne yaptığına ve ne olduğuna dair "temel bir yanlış anlamayı" ortaya koyduğunu söylüyor.</p><p></p><p>Grande'a göre Washington'un sorması gereken soru, "Avrupalılar Trump'ın istediği ölçüde ABD ile uyumlu mu?" değil. Savunma ittifakı uzlaşıya dayanır; Amerika Birleşik Devletleri tarafından yönetilmez.</p><p></p><p>Grande, Trump'ı, yeterince kira ödemediklerini düşündüğü takdirde binasındaki kiracıları çıkarmaya çalışan bir ev sahibine benzetiyor. Ancak NATO'nun, Trump'ın binası olmadığını vurguluyor.</p><p></p><p>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, daha da sert bir eleştiriyle, Trump'ı ittifakı kamuoyu önünde defalarca zayıflatarak NATO'nun "içini boşaltmakla" suçladı.</p><p></p><p>Trump, NATO'yu "kağıttan kaplan" olarak tanımlamayı seviyor. Savunma ittifakından ayrılmakla birçok kez tehdit etti; yakın zamanda sosyal medyada NATO'yu her zaman "tek yönlü bir cadde" olarak gördüğünü yazdı.</p><p></p><p>"Biz onları koruyacağız, ama onlar bizim için hiçbir şey yapmayacak" dedi.</p><p></p><p>Bu tür kamuoyuna yansıyan ayrışma görüntüleri aşındırıcı ve savunma açısından Avrupa için potansiyel olarak son derece zararlı.</p><p></p><p>Kıtanın doğusundaki ülkeler, yayılmacı bir Rusya tarafından tehdit altında hissediyor. Moskova'nın savaş ekonomisi, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı fiilen ablukaya almasının – ve ABD'nin karşı ablukasının – tetiklediği enerji krizi nedeniyle dünya genelinde yüksek fiyattan petrol ihraç edebilmesinin getirdiği nakit akışıyla destekleniyor.</p><p></p><p>Geleneksel olarak güçlü bir transatlantikçi olan Polonya Başbakanı Donald Tusk, bu hafta, NATO'nun kurucu antlaşmasının 5. maddesinde öngörüldüğü üzere, ABD'nin olası bir saldırı durumunda müttefiklerinin yardımına gerçekten gelip gelmeyeceğini açıkça sorguladı.</p><p></p><p>NATO, Rusya'nın üç yıl içinde bir NATO ülkesine saldırmaya hazır olabileceğini düşünüyor. Hollanda askeri istihbarat servisi MIVD de bu hafta, Ukrayna'ya karşı savaş sona erdikten sonra Moskova'nın bir yıl içinde NATO'ya karşı bölgesel bir çatışma başlatmaya hazır olacağı değerlendirmesini paylaştı.</p><p></p><p>"Böyle bir çatışmada Rusya'nın amacı Nato'yu askeri olarak yenmek değil, sınırlı toprak kazanımları yoluyla NATO'yu siyasi olarak bölmektir. Gerekirse nükleer silah tehdidi altında" denildi MIVD'nin yıllık raporunda.</p><p></p><p>Rusya ile komşu olan ve ondan korkan, savunma harcamaları yüksek, küçük bir AB ve NATO üyesi Estonya, bu hafta savunma kabiliyetleri konusunda ABD'den bir tokat yedi.</p><p></p><p>İran'la savaşta kendi ihtiyaçları nedeniyle Pentagon, Estonya'ya ABD hükümetinden satın almayı taahhüt ettiği yüksek teknoloji ürünü bir silah sistemine (Yüksek Hareket Kabiliyetli Topçu Roket Sistemi) ait altı birimin teslimatının erteleneceğini bildirdi.</p><p></p><p>Tallin'deki ABD Büyükelçiliği bu satın alımı "Estonya askeri tarihinde en önemli kabiliyet yükseltmelerinden biri" olarak tanımlamıştı. Estonya şimdi kendini açıkta hissediyor. Bu durum, Estonya'nın, komşu Baltık ülkeleriyle birlikte görünürde Başkan Trump'ın "iyiler listesinde" olmasına rağmen yaşanıyor.</p><p></p><p>Geçen yılın sonlarında, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Trump yönetiminin müttefiklerini özünde "iyi adamlar" ve "kötü adamlar" olarak ayırdığını ima etmişti.</p><p></p><p>Hegseth, 6 Aralık'ta Reagan Ulusal Savunma Forumu'ndaki konuşmasında şunları söyledi:</p><p></p><p>"İsrail, Güney Kore, Polonya, giderek Almanya, Baltık ülkeleri ve diğerleri gibi sorumluluk alan örnek müttefikler özel lütfumuzu görecek. Bunu yapmayan, kolektif savunma için üzerine düşeni hala yerine getirmeyen müttefikler ise sonuçlarla karşılaşacak."</p><p></p><p>ABD'nin eski NATO Nezdindeki Daimi Temsilcisi Julianne Smith bana, "Başkan, İran'daki ABD savaşına tam destek vermekte başarısız olan Avrupalılara açıkça kızgın. Ancak müttefiklerden hiçbir zaman ABD'ye yardım etmeleri istenmemişken ve Trump sık sık ABD'nin Avrupa desteğine gerçekten ihtiyaç duyduğunu reddetmişken, İspanya'daki kuvvet konuşlanmasını kaldırmak gibi cezalandırıcı önlemler aşırı tepkisel görünüyor" dedi</p><p></p><p>"Buna ek olarak, transatlantik ilişkinin, ABD'nin NATO müttefiki Danimarka'ya ait bir toprak olan Grönland'ı 'alma' yönündeki ilan edilmiş politikası nedeniyle halen sarsıldığı bir dönemde, bu tür cezalandırıcı önlemlerin peşine düşmek ilişkiye bir başka yıkıcı darbe vurabilir ve temmuz ayındaki Nato zirvesinin üzerine uzun ve karanlık bir gölge düşürebilir."</p><p></p><p>Bu hafta Kıbrıs'taki AB zirvesinde liderler, bir zamanlar pek bilinmeyen bir AB antlaşması maddesini – karşılıklı savunma maddesi 42.7'yi – incelemek isteyecek kadar endişelendi.</p><p></p><p>Bazı liderler, NATO'nun 5. maddesinin, en azından Trump başkan olduğu sürece, işlevsiz kalması halinde bu maddenin kullanılıp kullanılamayacağını düşündü.</p><p></p><p>Ne yazık ki onlar için, anlaşmaların koruyucusu olarak görülen AB'nin yürütme organı Avrupa Komisyonu'nun başındaki isim de bu konuda şaşkındı.</p><p></p><p>"Anlaşma 'ne' konusunda çok açık" dedi Ursula von der Leyen; 42.7 maddesi uyarınca AB üyesi ülkelerin birbirlerinin yardımına koşmakla yükümlü olduğunu hatırlatarak.</p><p></p><p>Ancak "Antlaşma 'ne zaman ne olur, kim ne yapar' konusunda net değil" diye ekledi; pek de yardımcı olmayan bir şekilde.</p><p></p><p>Trump yönetimine karşı olumsuz kamuoyu ile Washington'u mümkün olduğunca yanında tutma çabasının ekonomik ve savunma kapasitesi gereklilikleri arasında sıkışan Avrupa'daki birçok NATO (ve AB) ülkesi, Fransa ve Birleşik Krallık öncülüğünde, diğer ülkelerle birlikte, çatışmalar sona erdikten sonra Hürmüz Boğazı için uluslararası bir deniz devriyesi ve mayın temizleme kabiliyeti hazırlığı yapıyor.</p><p></p><p>Bunun amaçlarından biri de Trump'ı kısmen yatıştırmak.</p><p></p><p>ABD bu denizcilik görüşmelerinin bir parçası değil – Fransa'nın tercihinin bu yönde olduğu belirtilirken, Birleşik Krallık'ın farklı düşündüğü bildiriliyor.</p><p></p><p>Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in, İran'a karşı savaşın NATO'nun savaşı olmadığı yönündeki yorumuna tepki olarak Trump yönetimi, Ukrayna'daki savaşı çözmeye çalıştığını hatırlattı (gerçi bu Washington'un savaşı değildi).</p><p></p><p>Eski NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, bu hafta verdiği çok sayıda röportajda, tüm bu gerginlikler göz önüne alındığında, NATO'nun on yıl sonra varlığını sürdürmesinin garanti olmadığını söyledi.</p><p></p><p>Ancak ittifakın hayatta kalmasının ABD'nin çıkarına olduğunu vurguladı. Çin gibi diğer küresel güçlerin aksine, ABD'nin müttefikleri var ve dolayısıyla (normal koşullarda) dayanabileceği küresel askeri ve ekonomik yapılara sahip.</p><p></p><p>Stoltenberg, "Amerika Birleşik Devletleri küresel ekonominin %25'ine sahip. Ama NATO müttefikleriyle birlikte bu oran %50 ve dünyanın askeri gücünün de %50'si. Yani dostlara ve müttefiklere sahip olmak ABD'yi daha güvende kılıyor – Rusya ve Çin'in ise böyle bir durumu hiç yok" diyor.</p><p></p><p>Eski NATO başkanı, Avrupa'nın İran konusunda genel olarak ABD'yi terk ettiği fikrine de karşı çıkıyor; çoğu müttefikin perde arkasında lojistik destek sağlamaya devam ettiğini savunuyor.</p><p></p><p>"Bazı istisnalar var ama çoğu katkıda bulundu."</p><p></p><p>Trump'ın NATO'yu kağıttan kaplan olarak tanımlamasına atıfla Stoltenberg, bu tür ittifakların, kendi eleştirmenleri tarafından ateşe verildiğinde çok daha az işe yarar hale geldiğini söylüyor.</p><p></p><p>Avrupa'daki NATO üyeleri, son haftalarda defalarca, NATO'nun bir savunma ittifakı olduğunu; İran üzerindeki saldırı eylemlerini resmen onaylamak için tasarlanmadığını (ve Trump tarafından da böyle bir talepte bulunulmadığını) ifade etti.</p><p></p><p>ABD‑İsrail saldırıları Avrupa'da bir "tercih savaşı" olarak görülüyor.</p><p></p><p>Avrupalı güçler ile ABD arasındaki anlaşmazlık, Tahran'ın tehdit oluşturup oluşturmadığı konusunda değil, bu tehditle nasıl başa çıkılacağı konusunda.</p><p></p><p>Avrupa'daki hükümetler diplomasiyi ve yaptırımları tercih ediyor; tek taraflı askeri eylemleri değil.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Macron'dan Türkiye'ye skandal gönderme</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/macrondan-turkiyeye-skandal-gonderme-2274/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/macrondan-turkiyeye-skandal-gonderme-2274/</id>
<published><![CDATA[2026-04-25T10:45:37+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-25T10:45:37+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_376E01-7376F0-9BC763-744725-E5EFE7-97F05E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Emmanuel Macron, Yunanistan ziyareti kapsamında Başbakan Kiryakos Mitsotakis ile bir araya gelerek önemli açıklamalarda bulundu. Kathimerini gazetesinin düzenlediği söyleşide konuşan Macron, Fransa’nın Yunanistan’a yönelik güvenlik taahhüdünü açık bir dille ifade etti.</p><p>“Egemenliğinize meydan okunursa burada olacağız”</p><p>Macron, Yunanistan’ın özellikle Ege’de egemenliğine yönelik olası tehditler karşısında Fransa’nın nasıl bir tutum alacağı sorusuna net yanıt verdi:</p><p>“Egemenliğinize meydan okunursa kendiniz için ne yapmanız gerekiyorsa yapın, biz burada olacağız.”</p><p>Macron, bu yaklaşımın Fransa ile Yunanistan arasındaki ittifakın temelini oluşturduğunu belirterek, dostluk ve güvenin sorgulanmayan bir dayanışma anlamına geldiğini vurguladı.</p><p>2021 savunma anlaşmasına vurgu</p><p>Fransız lider, 2021 yılında imzalanan Fransa-Yunanistan savunma iş birliği anlaşmasını hatırlatarak, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın sahada karşılığı olduğunu söyledi. Macron, geçmişte Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’de sergilenen askeri ve diplomatik duruşun bu ittifakın somut göstergesi olduğunu dile getirdi.</p><p>AB vurgusu: “Güvenilir ve güçlü olmalıyız”</p><p>Macron, Avrupa Birliği’ni “öngörülebilir ve güvenilir” olarak tanımlarken, Avrupa’nın kendi savunmasını güçlendirmesi gerektiğini ifade etti. Küresel düzende etkili bir aktör olmanın yolunun askeri, ekonomik ve diplomatik kapasitenin artırılmasından geçtiğini belirtti.</p><p>Miçotakis: Savunma anlaşması yenileniyor</p><p>Yunanistan Başbakanı Miçotakis ise iki ülke arasında 2021’de imzalanan savunma anlaşmasının yenileneceğini açıkladı. Miçotakis, Avrupa’nın savunmaya daha fazla ve daha etkin yatırım yapması gerektiğini vurguladı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İran'daki durum, açıkça çok karmaşık"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/irandaki-durum-acikca-cok-karmasik-5208/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/irandaki-durum-acikca-cok-karmasik-5208/</id>
<published><![CDATA[2026-04-24T08:16:44+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-24T08:16:44+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9E917C-8880BA-BBC1E5-771B43-0292F0-05BF94.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Cezayir, Kamerun, Angola ve Ekvator Ginesi'ni kapsayan 11 günlük üçüncü dış gezisini bugün Ekvator Ginesi'nde tamamlayarak Roma'ya dönen Papa, uçakta seyahatini takip eden gazetecilerin gündeme dair sorularını yanıtladı.</p><p></p><p>ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırmasıyla başlayan ve halihazırda ateşkes durumunda olan savaşta çok sayıda masum insanın öldüğünü dile getiren Papa, "Az önce, saldırının ilk gününde öldürülen çocukların ailelerinden gelen bir mektup gördüm. Çocuklarını bu olayda kaybettiklerini anlatıyorlar. Mesele, rejim değişikliği olup olmaması değildir, asıl mesele inandığımız değerleri bu kadar çok masum insanın ölümü olmadan nasıl savunabileceğimizdir." dedi.</p><p></p><p>Papa 14. Leo, İran'la ilgili müzakerelerde durumun çok değişken olduğuna işaret ederek "İran'daki durum, açıkça çok karmaşık. Müzakerelerin kendisi bile öyle; bir gün İran 'Evet' diyor, ABD 'Hayır' diyor, ertesi gün tam tersi oluyor. İşlerin nereye gittiğini bilmiyoruz. Küresel ekonomi açısından kaotik ve kritik bir durum yaratılmış durumda." diye konuştu.</p><p></p><p>İran'da "rejim değişikliğine" dair bir soru üzerine de Papa, şu yanıtı verdi:</p><p></p><p>"İran'da bu savaş yüzünden acı çeken masum insanlardan oluşan koca bir halk da var. Dolayısıyla, rejim değişikliği konusunda 'evet' mi 'hayır' mı sorusuna gelince, İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik saldırılarının ilk günlerinden sonra şu anda nasıl bir rejimin var olduğu bile net değil."</p><p></p><p>Barış için diyaloğun sürdürülmesini, tüm tarafların barış ve uluslararası hukuka saygı için her türlü çabayı göstermesini teşvik ettiğini dile getiren Papa, Katolik Kilisesinin lideri olarak savaştan yana olmayacağını vurguladı.</p><p></p><p>Papa, Lübnan'a Aralık 2025'te yaptığı ziyaret sırasında kendisini karşılayan Müslüman bir çocuğun, İsrail'in son saldırılarında öldürüldüğünü, bu çocuğun fotoğrafını yanında taşıdığını da söyledi.</p><p></p><p>Papa 14. Leo, ayrıca eşcinsel çiftlerin kutsanmasına karşı olduğunu belirtti.</p><p></p><p>Papa, göçmenlere de "hayvan gibi değil, insan gibi davranılması gerektiğini" kaydetti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Romanya'da hükümet krizi: Sosyal Demokratlar istifa etti</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/romanyada-hukumet-krizi-sosyal-demokratlar-istifa-etti-2953/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/romanyada-hukumet-krizi-sosyal-demokratlar-istifa-etti-2953/</id>
<published><![CDATA[2026-04-24T07:37:08+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-24T07:37:08+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B28BD4-476B18-F50588-8A2427-A7AF0A-1BDC85.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Aşırı sağın yükselişi ve ekonomik çalkantılarla boğuşan Romanya, yeniden siyasi krize sürükleniyor.</p><p></p><p>Ulusal Liberal Partili (PNL) Ilie Bolojan başbakanlığındaki koalisyon hükümetinin yedi Sosyal Demokrat Partili (PSD) üyesi bugün istifa etti.</p><p></p><p>İstifalar, Başbakan Bolojan'ın parlamentodaki çoğunluğu kaybetmesine yol açtı.</p><p></p><p><b>Başbakan Bolojan'a istifa çağrısı</b></p><p></p><p>Parlamentoda en çok milletvekiline sahip PSD yaptığı açıklamada, bakanların Başbakan Bolojan ve partisinin tasarruf önlemlerine tepki olarak istifa ettiklerini duyurdu.</p><p></p><p>Açıklamada, "Şu an itibarıyla başbakan artık parlamentodaki çoğunluğun desteğine sahip değil. Bu da artık başbakan olarak görev yapmak için gerekli demokratik meşruiyete sahip olmadığı anlamına geliyor" ifadelerine yer verildi.</p><p></p><p>Avrupa Birliği (AB) yanlısı koalisyon hükümeti 10 ay önce, aşırı sağcı ve Batı karşıtı partilerin yükselişini dizginlemek hedefiyle kurulmuştu.</p><p></p><p>Ancak PSD, bir süre önce tasarruf önlemleri ve bütçe kesintilerine ilişkin görüş ayrılıkları nedeniyle Başbakan Bolojan'a istifa çağrısı yaptı, istifa etmemesi halinde koalisyon hükümetine siyasi desteğe son verileceğini, bakanların istifa edeceğini duyurdu.</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Nicusor Dan'ın, koalisyon ortakları arasındaki görüş ayrılıklarının aşılması için devreye girmesi de sonuç vermedi.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Nisan%202026/romanya-i.jpg" alt="romanya-i"></p><p></p><p><b><i>Romanya Cumhurbaşkanı Nicusor Dan, koalisyon ortaklarını uzlaştırmak için taraflarla görüşmeler yaptı ancak sonuç alamadı.</i></b></p><p></p><p>Haziran 2025'ten bu yana başbakan olan Bolojan, istifa etmeyi reddediyor ve PSD'li bakanların istifasının ardından azınlık hükümetinin başbakanı olarak görev yapmaya devam edeceğini söylüyor.</p><p></p><p><b>Kriz neden yaşanıyor?</b></p><p></p><p>Aslında PSD, şimdi tepki gösterdiği tasarruf tedbirlerine onay vermişti.</p><p></p><p>Ancak Bolojan'ın, büyük bütçe açığını azaltmak için kamu harcamlarında kesintiye giderek, vergi artışları öngörmesi PSD seçmenlerinde tepkiye yol açtı. Seçmen desteğinin aşırı sağa kaymasından endişe eden PSD, tasarruf tedbirlerine direnmeye başladı.</p><p></p><p>İçine sürüklendiği siyasi belirsizlik, Romanya için borçlanma maliyetlerinin daha da artmasına yol açabilir. Ayrıca Romanya hükümetinin yaklaşık 27 milyar euroluk AB fon ve kredilerinden yararlanmasını zora sokabilir.</p><p></p><p>PSD, bugünkü açıklamasında kurulacak yeni bir Avrupa yanlısı hükümetin parçası olabileceklerini ya da siyasetçi ya da teknokrat bir başbakanı desteklemeye hazır olduklarını duyurdu.</p><p></p><p>Bu arada PSD, önümüzdeki günlerde Bolojan'a karşı güvensizlik önergesi verip, muhalefetteki aşırı sağcı Romanyalıları Birleştirme İttifakı'nın (AUR) desteğiyle hükümeti devirebilir. Aşırı sağcı bu parti, parlamentonun ikinci büyük partisi konumunda ve şu anda tüm kamuoyu yoklamalarında ilk sırada yer alıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Alman dış istihbaratı BND'de yeni dönem</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/alman-dis-istihbarati-bndde-yeni-donem-844/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/alman-dis-istihbarati-bndde-yeni-donem-844/</id>
<published><![CDATA[2026-04-24T06:27:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-24T06:27:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8C6A86-3FE949-EF6008-D4737E-B16FD7-3A150A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Rusya'nın saldırı ihtimaline karşı, Alman ordusu Bundeswehr'i Avrupa'nın en güçlü ordusu haline getirme hedefini ilan eden Almanya, dış istihbarat teşkilatı BND'yi de operasyonel olarak güçlendirerek "ilk savunma hattına" dönüştüreceğini duyurdu.</p><p></p><p>Bugün başkent Berlin'de, BND'nin 70'inci kuruluş yıldönümü vesilesiyle bir tören düzenlendi.</p><p></p><p>Göreve geldiği Eylül ayından bu yana nadiren basın karşısına çıkan BND Başkanı Martin Jäger, törende yaptığı konuşmada, Alman dış istihbarat teşkilatının yapısı ve operasyonel faaliyetlerinde gerçekleştirmekte oldukları dönüşüm hakkında çarpıcı açıklamalar yaptı.</p><p></p><p>BND'yi operasyonel olarak güçlendireceklerini ve sahada etkili bir savunma birimine dönüştüreceklerini söyleyen 61 yaşındaki Jäger , "BND olarak Almanya'nın ilk savunma hattı olacağız, olmak zorundayız" dedi.</p><p></p><p><b>Güvenlik kurumları yeniden dizayn ediliyor</b></p><p></p><p>Rusya'nın 24 Şubat 2022'de Ukrayna'ya saldırarak başlattığı savaş, Alman devletinin güvenlik ve savunma politikalarını gözden geçirmesine yol açtı.</p><p></p><p>Rusya kaynaklı tehditlerin yanı sıra ABD ile transatlantik ittifakında yaşanan sarsıntılar ile dünya genelinde artan savaşlar ve krizler, Almanya'nın silahlanmaya muazzam düzeyde yatırım yaparak savunmasını güçlendirme çabalarını hızlandırmasını, güvenlik kurumlarında da yapısal reformlar gerçekleştirmesini beraberinde getirdi.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Nisan%202026/alman-1.jpg" alt="alman-1"></p><p></p><p><b><i>BND Başkanı Martin Jäger ile Almanya Başbakanı Friedrich Merz.</i></b></p><p></p><p>Alman Savunma Bakanı Boris Pistorius Çarşamba günü Berlin'de, Avrupa'nın en güçlü ordusuyla NATO'da liderliği üstlenmek, Rusya'ya karşı caydırıcılığı güçlendirmek ve Rus ordusu ile savaşmaya hazır olmak için hazırladıkları ilk askeri strateji planını açıkladı.</p><p></p><p>Bir gün sonra da Alman dış istihbaratının başındaki Martin Jäger, 1 Nisan 1956'da faaliyetlerine Münih yakınlarındaki Pullach'ta başlayan, merkezini 2019 yılında Berlin'e taşıyan BND'de yaşanan dönüşüme ışık tuttu.</p><p></p><p><b>"Almanya Federal Cumhuriyeti'nin varlığını bile tehdit ediyor"</b></p><p></p><p>BND Başkanı Jäger, eş zamanlı olarak karşı karşıya kaldıkları tehdit ve sınamaları sıralarken Rusya'ya işaret ederek, "Sadece bizi gözlemleyen ve casusluk yapan düşmanlarla değil, aynı zamanda sabotaj yapan düşmanlarla da karşı karşıyayız" dedi.</p><p></p><p>Yabancı aktörlerin "casusluk, sabotaj, yıldırma ve yıkıcı faaliyetlerine" ve bunların oluşturduğu tehditlere dikkat çeken BND başkanı, artan savaşlar ve krizlerin, eş zamanlı olarak teknolojideki sıçramalar ve atılımlarla birlikte kendilerini büyük sınamalarla karşı karşıya getirdiğini, dönüşümü zorunlu kıldığını kaydetti.</p><p></p><p>Hatta Martin Jäger, bu tehditlerin "ulusal güvenliği ve nihayetinde Almanya Federal Cumhuriyeti'nin varlığını bile tehdit ettiğini" söyledi.</p><p></p><p><b>"Hasımlarla yüzleyeceğiz"</b></p><p></p><p>BND Başkanı, dış istihbarattaki dönüşüm için belirledikleri hedefleri şu sözlerle sıraladı:</p><p></p><p>"Hasımlarımızla yüzleşeceğiz, teknolojik alanda lider konumu elde edeceğiz. Ayrıca krizlere karşı dayanıklılığımıza, direncimize büyük yatırımlar yapacağız."</p><p></p><p>BND, günümüzdeki tehditlere karşı koyabilmek için operasyonel yetkinlikler talep ediyor. Bu yetkileri tanıyan yasa tasarısının ilk taslağı hazırlandı ve İçişleri, Savunma ve Adalet Bakanlıkları arasında tasarıyla ilgili istişareler sürüyor.</p><p></p><p>Başbakan Friedrich Merz'in iç ve dış istihbarat teşkilatlarından sorumlu sağ kolu Thorsten Frei, yeni BND Yasası ile operasyonel yetkinlikler için hukuki zeminin sağlanacağı sözünü verdi.</p><p></p><p>Frei, BND'nin yalnızca bilgi toplamak ve izlemekle yetinmemesi gerektiğini, akut tehlikeler söz konusu olduğunda operasyonel olarak da faaliyete geçebilmesinin önemli olduğunu vurguladı.</p><p></p><p>"Kurban olurken kenarda oturup izlememeliyiz" sözlerini kaydeden Thorsten Frei, “güvenliğimiz söz konusu olduğunda, gerekli olan her şeyi yapmalıyız" diye konuştu.</p><p></p><p><b>BND'de reform için hazırlanan yasa tasarısı ne öngörüyor?</b></p><p></p><p>Dış istihbarat teşkilatına yeni yetkiler vermesi öngörülen yasa tasarısı, özellikle tehdit seviyesinin yüksek olduğu durumlarda, BND'nin çok daha fazla hareket alanına sahip olmasına kapı aralıyor.</p><p></p><p>Hatta Alman basınına sızan bilgilere göre, BND sadece istihbarat ve karşı tarafın sabotaj eylemlerini önlemeyle sınırlandırılmayacak, karşı tarafın silahlı kuvvetlerini zayıflatmak için bizzat sabotaj operasyonları düzenleyebilecek.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Nisan%202026/alman-2.jpg" alt="alman-2"></p><p></p><p><b><i>BND yetkilerinin genişletilmesini öngören yasa tasarısı dış istihbarata misilleme yapma yetkisini de düzenliyor.</i></b></p><p></p><p>BND'nin, Almanya'yı hedef alan siber saldırılara misilleme yapmasına da izin verilmesi öngörülüyor.</p><p></p><p>Yapay zekâ kullanılarak veri analizi yapılmasına ve yüz tanıma yazılımının kullanılması olanak tanınması söz konusu.</p><p></p><p>Ayrıca BND çalışanları girdikleri konutlarda istihbarat toplamak amacıyla ekipman kurabilecek, etkisiz hale getirmek amacıyla silah bileşenlerini manipüle etme ve sabotaj yetkisi de verilecek.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Danimarka'da iki tren çarpıştı, çok sayıda yaralı var</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/danimarkada-iki-tren-carpisti-cok-sayida-yarali-var-2644/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/danimarkada-iki-tren-carpisti-cok-sayida-yarali-var-2644/</id>
<published><![CDATA[2026-04-23T05:28:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-23T05:28:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4A6A5C-F52C2C-C5079D-AA2153-D75489-A3A6E5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Danimarka’da iki trenin çarpışması sonucu çok sayıda kişi yaralandı. Yerel acil durum yetkilileri, kazada 5 ila 10 arasında yolcunun yaralandığını açıkladı.</p><p></p><p>Kaza, Danimarka'nın başkenti Kopenhag’ın kuzeyinde, Hillerød ile Kagerup arasındaki demiryolu hattında meydana geldi. Polis tarafından yapılan açıklamada, iki yerel trenin kafa kafaya çarpıştığı belirtildi.</p><p></p><p>Bölgedeki itfaiye yetkilileri, kazanın ardından tüm yolcuların trenlerden tahliye edildiğini ve içeride mahsur kalan kimsenin bulunmadığını duyurdu. Açıklamada ayrıca olay yerine geniş çaplı kurtarma ekiplerinin sevk edildiği ifade edildi.</p><p></p><p>DR’nin polis kaynaklarına dayandırdığı habere göre, yaralı sayısının 5 ile 10 arasında olduğu değerlendiriliyor.</p><p></p><p>Kazanın nedenine ilişkin incelemeler sürerken, yetkililer olayla ilgili soruşturma başlatıldığını bildirdi.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Bulgaristan'da Radev seçimi açık farkla kazandı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/bulgaristanda-radev-secimi-acik-farkla-kazandi-5607/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/bulgaristanda-radev-secimi-acik-farkla-kazandi-5607/</id>
<published><![CDATA[2026-04-20T07:09:55+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-20T07:09:55+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5BCF69-8E43A4-5145D2-95D1CE-8CF9D3-434405.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bulgaristan Devlet Televizyonunun paylaştığı resmi olmayan sonuçlara göre, oyların yüzde 90'dan fazlası sayılırken; Radev'in İlerici Bulgaristan Koalisyonu oyların yüzde 45'ini alarak 240 sandalyeli mecliste 135 sandalye kazandı.</p><p></p><p>Başkent Sofya'daki parti merkezinde basına açıklamada bulunan Radev, "Bu sadece ilk adım. Bu, umudun güvensizliğe karşı zaferidir, özgürlüğün korkuya karşı zaferidir. Beklentiler büyük, umutlar büyük. Bu da büyük bir sorumluluk anlamına geliyor. Yeniden seçime gidilmemesi için elimizden geleni yapacağız." diye konuştu.</p><p></p><p>Radev, "güçlü bir Avrupa'nın içinde, güçlü bir Bulgaristan olması gerektiği" mesajını verdi.</p><p></p><p>Paylaşılan verilere göre, Bulgaristan'ın Avrupalı Gelişimi İçin Yurttaşlar (GERB) oyların yüzde 12'sini, Değişime Devam-Demokratik Bulgaristan İttifakı (PP-DB) oyların yüzde 12'sini alırken, Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) oyların yüzde 6'sını ve Vızrajdane (Diriliş) partisi de oyların yüzde 4'ünü alarak barajı aşan partiler oldu.</p><p></p><p>- Rumen Radev kimdir?</p><p></p><p>Bulgaristan'ın Dimitrovgrad kentinde 1963'te dünyaya gelen Radev, "ülkenin en tecrübeli jet pilotu" olarak ilerlediği kariyerinde, korgeneral rütbesine kadar yükselerek Hava Kuvvetleri Komutanı oldu.</p><p></p><p>Radev, askeri görevinden 2016'da ayrılarak siyasete girdi, aynı yıl yapılan seçimde cumhurbaşkanı seçildi.</p><p></p><p>Bulgaristan'da 2021'de yapılan cumhurbaşkanı seçiminde ikinci dönemi için yeniden seçilen Radev, Ocak 2026'da görevinden istifa ettiğini duyurdu.</p><p></p><p>Ülkede yapılan seçimi Radev'in kurduğu İlerici Bulgaristan Koalisyonu önde tamamlarken, Bulgar siyasetçinin cumhurbaşkanı olarak görev yaptığı 10 yıldaki icraatları tekrar gündeme geldi.</p><p></p><p>Radev'in, Avrupa Birliği (AB) politikalarına "temkinli" yaklaştığı bilinirken, "Rusya ile diyaloğun sürdürülmesi gerektiği" yönündeki açıklamalarıyla dikkati çekmişti.</p><p></p><p>Ukrayna'ya askeri yardım gönderilmesi hususunda çekinceli tutum sergileyen Radev, eski başbakan Boyko Borisov ile yaşadığı gerilimlerle de sık sık gündeme gelmişti.</p><p></p><p>Radev, 2025'te avroya geçiş için referandum yapılmasını önermiş, bu kararın doğrudan halk tarafından verilmesi gerektiğini vurgulamıştı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Bulgaristan yine sandık başında</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/bulgaristan-yine-sandik-basinda-7239/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/bulgaristan-yine-sandik-basinda-7239/</id>
<published><![CDATA[2026-04-19T07:52:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-19T07:52:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4182C8-0F6DFA-DCF3C8-71761F-374AF4-75EDCE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Avrupa Birliği (AB) üyesi Bulgaristan'da seçmenler, ülkeyi uzun süredir kitleyen siyasi çıkmazın aşılması umuduyla bugün, son beş yılda sekizinci kez sandık başında.</p><p></p><p>Bugünkü erken seçim, geçen Aralık ayındaki yolsuzluk karşıtı gösteriler sonrası muhafazakâr hükümetin istifasını izliyor.</p><p></p><p>6,5 milyon nüfuslu ülke 2021'den bu yana zayıf hükümetlerle yönetiliyor. Bu iktidarların hiçbiri bir yıldan fazla ayakta kalamadı; ya sokak protestolarıyla ya da parlamentodaki kulis anlaşmalarıyla düştü. Sürekli değişen hükümetler, kamuoyunda yaygın güvensizlik, seçmen ilgisizliği ve seçimlere katılım oranında düşüş yarattı.</p><p></p><p>Buna rağmen bugünkü seçim önemli görülüyor. Çünkü seçimler, sol eğilimli ve Rusya'ya yakın eski cumhurbaşkanını iktidara taşıyabilir. Bu durum, Macar seçmenlerin Rusya yanlısı Viktor Orban'ı 16 yıl sonra iktidardan indirmesinden birkaç gün sonra yaşanıyor.</p><p></p><p><b>Anketler ne diyor?</b></p><p></p><p>Seçimin favorisi, eski Cumhurbaşkanı Rumen Radev. Radev Ocak ayında, ikinci döneminin bitmesine birkaç ay kala büyük ölçüde sembolik yetkilere sahip cumhurbaşkanlığı görevinden ayrılarak başbakanlık yarışına girdi.</p><p></p><p>62 yaşındaki eski savaş pilotu ve hava kuvvetleri komutanı, Bulgaristan'ın en popüler siyasetçisi olarak görülüyor ve ülkeye yeni bir başlangıç vaat ediyor.&nbsp; Radev, kampanya boyunca "Yolsuz, oligark yönetim modelini siyasi iktidardan temizleyeceğim" dedi.</p><p></p><p>Kamuoyu yoklamaları, Radev'in koalisyonunun oyların yüzde 30'dan fazlasını alabileceğini ve en yakın rakibi merkez sağ GERB partisinin yaklaşık 10 puan önünde olduğunu gösteriyor.&nbsp;</p><p></p><p>Seçime ilginin arttığı da belirtiliyor. Sofya merkezli Alpha Research şirketine göre katılım oranı yaklaşık yüzde 60 olabilir. Bu oran, Haziran 2024'teki seçimde kaydedilen yüzde 34'lük katılımın neredeyse iki katı.</p><p></p><p>Oy kullanma işlemi yerel saatle sabah 7'de başarken sandıklar 20'de kapanacak. Sonuçların ise yarın netleşmesi bekleniyor.</p><p></p><p><b>Viktor Orban'ın hayranı</b></p><p></p><p>Ülkenin eski cumhurbaşkanı Rumen Radev ve yeni kurduğu İlerici Bulgaristan partisinin reklam panoları ve afişleri, kampanya dönemi boyunca ülke genelindeki görsel manzaraya hâkim durumdaydı. Diğer partiler, geleneksel olarak kampanyalarında geniş bir kadroya yer verirken onun partisinin kampanyası tamamen lider etrafında şekillendi.</p><p></p><p>Macaristan'daki son seçimlerde mağlup olan Viktor Orban'ın hayranı olan eski savaş pilotu Radev, 2016 ve 2021'de iki kez cumhurbaşkanı seçildi.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Nisan%202026/bulgar-1.jpg" alt="bulgar-1"></p><p></p><p><b><i>Eski Cumhurbaşkanı Rumen Radev seçimlerin favorisi</i></b></p><p></p><p>Bulgaristan'ın euroya geçmesine karşı olan Radev, cumhurbaşkanlığı döneminde ardı ardına gelen koalisyon hükümetlerini sık sık eleştirdi ve yüksek oranda bir halk desteğine ulaştı.</p><p></p><p><b>Rusya yanlısı yönetim mi?</b></p><p></p><p>Bütçe yasasına yönelik ülke geneline yayılan protestoların ardından hükümetin geçen Aralık'ta dağılmasıyla tetiklenen yarışa, Cumhurbaşkanı Radev'in görev süresinin dolmasını beklemeden istifa ederek aday olması damgasını vurdu. Radev, "Hedefimiz açık: Oligarşiyi devirmek. Ülkemizi geri alalım ki Avrupalı Bulgaristan'da yoksul insan kalmasın" sözleriyle kampanyasını başlattı.</p><p></p><p>Yerleşik partilerin "yolsuzluk modelini tersine çevirme" vaadi, cumhurbaşkanlığı döneminde benimsediği Rusya yanlısı tutumu ve net siyasi ortaklarının bulunmaması anketlerde önde giden Radev'in zaferinin ülkenin iç ve dış politikasında köklü bir değişim yaratıp yaratmayacağı ve bunun AB açısından ne anlama geleceği konusunda soru işaretleri doğuruyor.</p><p></p><p><b>Ülkenin "son umudu" mu?</b></p><p></p><p>Seçimler öncesinde ülkeyi dolaşarak konuştuğumuz seçmenlerin büyük çoğunluğu Radev hakkında olumlu görüşler dile getirdi. Birçok Bulgar seçmen, son beş yıldaki siyasi istikrarsızlık ortamında onu "ülkenin son umudu" olarak nitelendiriyor.</p><p></p><p>Öte yandan, özellikle gençlerin aralarında bulunduğu bazı seçmenler ise siyasi ufukta beliren ve "yeni bir mesih figürü" olarak tanımladıkları Radev'e temkinli yaklaşıyor.</p><p></p><p>Piyasa ve sosyal araştırma şirketi Alpha Research'ün yönetici ortağı Boryana Dimitrova, Radev'in kampanyasının büyük şehirlerdeki salonları doldurduğunu ve eski cumhurbaşkanını farklı toplumsal grupları bir araya getiren birleştirici bir figür olarak sunduğunu belirtiyor.&nbsp;</p><p></p><p>Dimitrova'ya göre bu diğer partileri mevcut seçmenini konsolide etmeye odaklanmaya itiyor. Dimitrova, "Siyasi sahnede ortaya çıkan yeni aktör seçmenleri neredeyse tüm partilerden kendine çekerken, diğerleri en azından elde kalan kesin desteği korumaya yöneldi" dedi.</p><p></p><p>Alpha Research'ün son anketi Radev'in partisinin seçimleri yüzde 34'lük oy oranıyla kazanacağını öngörüyor. Onu oy oranı yüzde 19'a gerileyen merkez sağ GERB takip ediyor.&nbsp;</p><p></p><p><b>Bulgar seçmenin önceliği ne?</b></p><p></p><p>Net bir çoğunluğun ufukta görünmediği parçalanmış siyasi atmosferde partiler geçmişteki başarılara odaklanıyor. Örneğin, GERB için Bulgaristan'ın Avrupa Birliği'ne entegrasyonu ve Avrupa yanlısı liberal PP-DB ittifakı için de yargı reformu ve yolsuzlukla mücadele öne çıkıyor.</p><p></p><p>Ancak bunlar Bulgar vatandaşlarının günlük kaygılarıyla keskin bir tezat oluşturuyor. Bulgaristan Ulusal Radyosu için Alpha Research tarafından yapılan bir ankete göre, Bulgarlar her şeyden çok artan enflasyondan endişeli. 1 Ocak'ta resmen euro kullanmaya başlayan ülkede Ortadoğu'daki savaş nedeniyle enerji fiyatları yükseliyor.</p><p></p><p>Dimitrova, 1997'deki hiper enflasyon krizinden bu yana, 2008'deki finansal kriz de dahil, enflasyon korkusunun anketlere yansımadığına dikkat çekti. Radev'in kampanyasının ana odağı haline getirdiği yolsuzlukla mücadelenin de seçmenler için ikinci en acil mesele olduğunu sözlerine ekledi.</p><p></p><p><b>Radev'in bilinçli muğlaklığı</b></p><p></p><p>Sofya Aziz Kliment Ohridski Üniversitesi'nden siyaset bilimci Daniel Smilov, Radev’in seçmen kitlesinin neredeyse eşit biçimde ikiye bölünmüş olduğuna dikkat çekiyor. DW'ye konuşan Smilov, "Bir tarafta Rusya yanlısı olanlar var; diğer tarafta ise yolsuzluktan endişe duyanlar" dedi.</p><p></p><p>Bu nedenle Radev, mesajlarında fazla açık olmaktan kaçınıyor. Smilov, eski cumhurbaşkanının aksi taktirde "birbirine zıt bu iki gruptan birini kızdırma ve bunun sonucunda desteğini kaybetme riski" bulunduğunu belirtiyor.</p><p></p><p>Boryana Dimitrova'ya göre ise Radev destekçilerinin çoğu açık bir Rusya yanlısı eğilime sahip ve güç kaybeden aşırı sağın yanı sıra bazı muhafazakâr ve sol partilerden geliyor.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Nisan%202026/bulgar-2.jpg" alt="bulgar-2"></p><p></p><p><b><i>Sofya'da seçim afişleri</i></b></p><p></p><p>Radev, Rusya yanlısı tutumunu her zaman açıkça ortaya koydu, Ukrayna'daki savaşta Putin'i saldırgan olarak nitelendirmeyi reddetmesi büyük tepki topladı.</p><p></p><p>Radev hiçbir zaman Bulgaristan'ın AB'den ayrılmasını savunmamış olsa da, sıklıkla Macaristan'ın birkaç gün önce seçim kaybeden lideri Viktor Orban ve Slovakya Başbakanı Robert Fico'yla örtüşen görüşleri benimsediği görüldü. Radev, Ukrayna'ya destek verilmesine karşı çıktı ve Rusya'ya uygulanan yaptırımları etkisiz bulduğunu söyledi.</p><p></p><p><b>Bulgaristan'ı nasıl bir "ilericilik" bekliyor?</b></p><p></p><p>Muhafazakâr Sırp İlerici Partisi'ne gönderme yapan Smilov, "İlerici Bulgaristan ve Radev'in 'ilerici' derken ABD'deki sol anlamını mı yoksa Sırbistan lideri Aleksandar Vucic'in kullandığı anlamı mı kastettiği net değil" dedi. Bu sorunun yanıtı büyük olasılıkla İlerici Bulgaristan'ın ulusal düzeyde kurmaya gönüllü olduğu ittifaklarda gizli.</p><p></p><p>Şu ana kadar parti üyeleri, "yolsuzluğa sıfır tolerans" gibi ortak politikalar etrafında ittifaklar kurmaya açık olduklarını söyledi; bu da Avrupa yanlısı PP-DB ile olası bir ortaklığın kapısını aralıyor.</p><p></p><p>Ancak iki partinin dış politikadaki farklılıkları, özellikle her ikisinin de GERB'i içeren herhangi bir koalisyonu dışlamış olması göz önüne alındığında, istikrarlı bir hükümet kurulmasının önünde ciddi bir engel oluşturabilir.</p><p></p><p>Diğer partiler de Radev ile bir koalisyona girip girmeyeceklerini teyit etmeyi reddediyor.</p><p></p><p>Smilov'a göre bu durum ve seçim sonrası net bir çoğunluğun ortaya çıkmaması ihtimali, kampanyanın son günlerinde iki temel soruyu gündeme getiriyor: "Bulgaristan, yirmi yılı aşkın sürenin ardından ilk kez Avrupa yanlısı olmayan bir çoğunluğa mı sahip olacak?" Bir diğer önemli soru ise ülkedeki yolsuzluk modelinin nihayet ortadan kaldırılıp kaldırılamayacağı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Almanya-Fransa ortak savaş uçağı projesi rafa kalkıyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/almanya-fransa-ortak-savas-ucagi-projesi-rafa-kalkiyor-7993/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/almanya-fransa-ortak-savas-ucagi-projesi-rafa-kalkiyor-7993/</id>
<published><![CDATA[2026-04-19T07:03:06+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-19T07:03:06+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D521C3-3DB3DA-C4E5D6-237FBE-5BE532-223967.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Almanyaile Fransa'nın, Future Combat Air System (FCAS) adlı ortak yeni nesil savaş uçağı projesinde yaşanan kriz aşılamıyor.</p><p></p><p>Alman gazetesi Handelsblatt'ın haberine göre, iki ülke arasındaki anlaşmazlığı gidermek için gerçekleştirilen son girişim de sonuçsuz kaldı.</p><p></p><p>Gazete, görüşmeler hakkında bilgi sahibi kişileri kaynak gösterdiği haberinde, sorunun çözümü için görevlendirilen arabulucuların mutabakata varamadığını bildirdi.</p><p></p><p>Biri Alman, diğeri ise Fransız olan bu arabulucuların ortak bir rapor üzerinde dahi anlaşamadığı iddia edildi. Gazetenin haberine göre, arabulucular gösterdikleri çabalar ve ortaya çıkan sonuca dair iki ayrı rapor sunacak.</p><p></p><p>Reuters haber ajansına bilgi veren bir kaynağa göre Alman arabulucu, ortak bir savaş uçağı geliştirmelerinin artık mümkün olmadığı sonucunu iletecek.</p><p></p><p>Haberde, Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in bu hafta sonu gelinen noktaya dair bilgilendirileceği ve Merz'in Salı'ya kadar Berlin'in pozisyonuna dair bir karar almayı planladığı aktarıldı. Reuters'a konuşan kaynak da Merz'in gelinen durumla ilgili olarak Pazar günü bilgilendirileceğini belirtti.</p><p></p><p>Reuters'a bilgi veren kaynaklar daha önce Almanya ve Fransa'nın muhtemelen savaş uçağı geliştirmekten vazgeçeceklerini ancak proje kapsamında ilgili yazılım ve veri sistemlerinin yanı sıra insansız hava araçları konusundaki iş birliğini sürdüreceklerini iddia etmişti.</p><p></p><p>Merz, haftaya Perşembe ve Cuma günleri Kıbrıs Cumhuriyeti'nde düzenlenecek gayriresmî Avrupa Birliği (AB) zirvesinde Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'la görüşecek. Bu görüşmede FCAS krizinin de gündeme gelmesi bekleniyor.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Nisan%202026/macron.jpg" alt="macron"></p><p></p><p><b><i>Almanya ile Fransa'nın FCAS projesinde gözler Kıbrıs'taki Merz-Macron görüşmesine çevrildi</i></b></p><p></p><p><b>Taraflar arasındaki anlaşmazlığın nedeni</b></p><p></p><p>Almanya ile Fransa arasında FCAS projesiyle ilgili görüş ayrılıkları son aylarda derinleşti.</p><p></p><p>Yüz milyar euroluk projede Almanya ve İspanya'yı temsil eden Airbus ile Fransız Dassault Aviation arasında projenin kontrolünün kimde olacağı konusunda yaşanan ihtilaf nedeniyle uzun süredir yol alınamıyordu. Bu nedenle projenin rafa kaldırılacağı iddiası da dile getiriliyordu.</p><p></p><p>Dassault Aviation CEO'su Eric Trappier 1 Nisan'da yaptığı açıklamada, projenin kurtarılmasına yönelik bir anlaşma sağlanabilmesi için şirketine 2-3 hafta verdiğini belirtmişti.</p><p></p><p><b>"Farklı beklentiler" vurgusu</b></p><p></p><p>Almanya Başbakanı Merz ise Mart ayının sonlarındaki açıklamasında, FCAS programının kurtarılması için elinden geleni yaptığını ve görüş ayrılıklarının giderilmesi için iki arabulucu atandığını ifade etmişti.</p><p></p><p>Merz, geçen Şubat yaptığı açıklamada ise Fransa ile Almanya'nın yeni nesil savaş uçaklarından beklentilerinin farklı olduğuna vurgu yaparken "Fransızlar nükleer silah taşıma kapasitesine sahip ve uçak gemisine uygun bir savaş uçağına ihtiyaç duyuyor. Bizim Alman Silahlı Kuvvetleri'nde şu anda buna ihtiyacımız yok" demişti.</p><p></p><p>Fransa'nın sadece kendi ihtiyaçlarına uygun bir uçak üretiminden yana olduğunu, bunun ise Almanya'nın ihtiyacını karşılamadığını aktaran Merz, "Bizim ihtiyacımız olan bu değil. Ve bu yüzden bu siyasi bir anlaşmazlık değil, gereksinim profili kaynaklı bir sorunumuz var. Bunu çözemiyorsak projeyi sürdüremeyiz" ifadelerini kullanmıştı.</p><p></p><p>Türkçesi "Geleceğin Muharebe Hava Sistemi" olan FCAS, Avrupa'nın en önemli 6. nesil savaş uçağı projesi olarak lanse edilmişti. Üretilecek jetlerin, 2040 yılından itibaren Rafale ve Eurofighter savaş uçaklarının yerini almaya başlayacağı açıklanmıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Avrupa aşırı sağı Milano'da, sol liderler Barcelona'da buluştu</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/avrupa-asiri-sagi-milanoda-sol-liderler-barcelonada-bulustu-5437/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/avrupa-asiri-sagi-milanoda-sol-liderler-barcelonada-bulustu-5437/</id>
<published><![CDATA[2026-04-19T07:01:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-19T07:01:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0A464E-32E281-C52685-3AFAEB-A78385-DC2297.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Lig lideri, Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini öncülüğünde Milano'daki Duomo Katedrali önündeki meydanda yapılan miting, "Kendi evimizde, ev sahibi biziz!" sloganıyla organize edildi.</p><p></p><p>Mitingde, Fransız Ulusal Cephe lideri Jordan Bardella, Hollanda Özgürlük Partisi lideri Geert Wilders konuşmacı olarak yer aldı.</p><p></p><p>İspanyol Vox Partisi lideri Santiago Abascal, Çekya Başbakanı Andrej Babis de mitinge video mesaj gönderdi.</p><p></p><p>Avrupa Parlamentosu'ndaki 'Vatanseverler' isimli grubunun kurucularından olan Viktor Orban'ın ise Macaristan'da geçen hafta yapılan seçimleri kaybetmesinin ardından Milano'ya gitmesi beklenmiyordu.</p><p></p><p>Salvini meydanda toplanan kalabalığa yaptığı göç karşıtı konuşmada, "Sorun, İslam'ı ve Kuran'ı yüzyıllar içinde kazanılan hakları, özgürlükleri ve tarihi silmek için kullananlardır" dedi.</p><p></p><p>Fransız siyasetçi Bardella da, AB yönetimini hedef alarak, "Her gün başka bir Avrupa'nın mümkün olduğunu gösteriyoruz" şeklinde konuştu.</p><p></p><div><div>Hollanda'dan aşırı sağcı siyasetçi Geert Wilders de benzer ifadelerle, "Avrupa artık Avrupa değil, bir İslam kolonisi olan Avrabya'dır" dedi.</div><div><br /></div><div>Salvini, mitingle ilgili hafta içi yaptığı basın toplantısında, düzensiz göçe, özellikle de Müslüman göçmenlere karşı mesajlar vermişti.</div><div><br /></div><div>"Kültürel olarak bize yakın olan Katolik ülkelerden göçü teşvik etmek istiyoruz" şeklinde konuşmuştu.</div></div><div><br /></div><div><div><b>'Avrupa Hristiyandır, asla Müslüman değil'</b></div><div><br /></div><div>İtalyan ANSA haber ajansı, Milano'daki miting meydanına doğru yapılan yürüyüşte katılımcılar zaman zaman "Avrupa Hristiyandır, asla Müslüman değil" gibi sloganlar attığını bildirdi.</div><div><br /></div><div>Avrupa aşırı sağının Milano'daki buluşmasına, kentin merkez-soldan Belediye Başkanı Giuseppe Sala da dahil olmak üzere bir kesim karşı çıkıyordu.</div><div><br /></div><div><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Nisan%202026/lider-1.jpg" alt="lider-1"></div><div><br /></div><div><b><i>Sarışın bir erkek ile siyah saçlı bir erkek gülerek özçekim yapıyor. İhtişamlı bir yapı var arkalarında.</i></b></div><div><br /></div><div>Milano Belediye Meclisi hafta içinde, "Milano'nun medeni ve demokratik kimliğiyle bağdaşmadığı" gerekçesiyle mitingin kınandığı bir kararı onayladı.</div><div><br /></div><div>Kentte 18 Nisan'da eş zamanlı olarak tepki amaçlı iki gösteri düzenlendi. Gösterilerden birine "Milano göçmendir" adı verildi.</div><div><br /></div><div><b>İspanya'da 'demokrasi' buluşması</b></div><div><br /></div><div>Avrupa aşırı sağı İtalya'daki buluşurken, dünya çapından sol liderler ve siyasetçiler İspanya'da "demokrasiyi savunmak" başlıklı bir toplantıda biraraya geldi.</div><div><br /></div><div>CHP Genel Başkanı Özgür Özel de toplantının davetlileri arasındaydı.</div><div><br /></div><div>İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'in ev sahipliğinde Cuma ve Cumartesi günleri Barcelona'da yapılan "İlerici Küresel Seferberlik" buluşmasına Avrupa dışında Meksika, Brezilya gibi birçok ülkeden ve AB kurumlarından temsilciler de katıldı.</div><div><br /></div><div>CHP lideri Özel 18 Nisan'da yaptığı konuşmada, CHP'li belediyelere yönelik soruşturmaları anlattı.</div><div><br /></div><div>İtalya'dan Demokratik Parti lideri Elly Schlein, Özel ile çektirdiği bir fotoğrafı da eklediği sosyal medya mesajında "Dünyanın dört bir yanından ilerici güçlerin bir araya geldiği Küresel İlerici Seferberlik için Barcelona'dayım. Burada bulunmamız, aynı gündemi paylaştığımızı göstermek için çok önemli: barış ve demokrasi, sosyal ve iklim adaleti" dedi.</div><div><br /></div><div>Schlein, "Milliyetçi sağın dönemi sona erdi. Savaşlar, ekonomik durgunluk ve artan yoksulluk getirdiler. insanların talep ettiği huzuru sağlamak için dayanışma, diyalog, iş birliği ve barışa dayalı başka bir dünya inşa etmek bize düşüyor" diye ekledi.</div><div><br /></div><div><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Nisan%202026/lider-2.jpg" alt="lider-2"></div><div><br /></div><div><b><i>Özgür Özel yanında İspanya başbakanı ile gülerek biribi izliyor.</i></b></div><div><br /></div><div>Son haftalarda ABD Başkanı Donald Trump'a ve İran savaşına karşı çıkışlarıyla sıklıkla gündeme gelen Pedro Sanchez de Barcelona'dan verdiği mesajda şu ifadeleri kullandı:</div><div><br /></div><div>"Tarihin bize hangi tarafta olduğumuzu sorduğu anlar vardır. Biz, Barcelona'dan, şöyle cevap veriyoruz: Demokrasinin miras yoluyla elde edilmediğini, her gün kazanılması gerektiğini bilenlerin tarafındayız. Uluslararası hukuk olmadan barışın, barış olmadan da ilerlemenin olmadığını bilenlerin tarafındayız."</div></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Dünya bir avuç tiranın elinde yıkıma sürükleniyor"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/dunya-bir-avuc-tiranin-elinde-yikima-surukleniyor-5915/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/dunya-bir-avuc-tiranin-elinde-yikima-surukleniyor-5915/</id>
<published><![CDATA[2026-04-17T09:55:27+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-17T09:55:27+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_23FC5D-3B8D7B-F4AC92-E34890-5FFB4B-2553A1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Papa 14. Leo, dünyanın “bir avuç tiranın” savaş politikaları nedeniyle yıkıma sürüklendiğini söyledi.</p><p></p><p>Papa’nın açıklamaları, ABD Başkanı Donald Trump'ın sosyal medya platformu Truth Social’da kendisini İsa ile birlikte gösteren bir görsel paylaşmasının ardından geldi. Trump, tartışma yaratan ve kısa sürede silinen yapay zeka görselinin kendisini Hz. İsa olarak değil Kızılhaç doktoru şeklinde tasvir ettiğini savunmuştu.</p><p></p><p>Kamerun’un Bamenda kentindeki Saint Joseph Katedrali’nde konuşan Papa, “Tanrı’nın adını askeri, ekonomik ve siyasi çıkarlar için kullananlara yazıklar olsun” ifadelerini kullandı. Milyarlarca doların savaş ve yıkım için harcandığını vurgulayan Papa, buna karşın eğitim ve sağlık gibi alanlara yeterli kaynak ayrılmadığını dile getirdi.</p><p></p><p>Papa Leo ayrıca, “Dünya bir avuç zorba tarafından yıkıma uğratılıyor, ancak dayanışma içindeki milyonlarca insan sayesinde ayakta kalıyor” dedi.</p><p></p><p><b>ABD’de Papa’ya destek, Beyaz Saray’a eleştiri</b></p><p></p><p>Papa’nın açıklamalarının ardından ABD Katolik Piskoposlar Konferansı bir destek mesajı yayımladı. Açıklamada, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in Papa’nın sözlerini yanlış yorumladığı belirtildi.</p><p></p><p>Vance, daha önce yaptığı açıklamada Papa’yı savaş konularında konuşmakla eleştirmiş ve “ahlaki konulara odaklanması” gerektiğini savunmuştu. Ancak piskoposlar, Katolik geleneğinde “haklı savaş” doktrininin yalnızca savunma durumlarında geçerli olduğuna dikkat çekti.</p><p></p><p><b>Papa: Siyasetçi değilim</b></p><p></p><p>Papa Leo, Afrika turu kapsamında yaptığı açıklamalarda Donald Trump ile doğrudan bir tartışmaya girmek istemediğini de vurguladı. “Ben bir siyasetçi değilim” diyen Papa, amacının barış, diyalog ve çok taraflı çözüm arayışını desteklemek olduğunu ifade etti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Rusya'dan Kiev'e İHA verenlere tehdit: Türkiye de listede</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/rusyadan-kieve-iha-verenlere-tehdit-turkiye-de-listede-7900/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/rusyadan-kieve-iha-verenlere-tehdit-turkiye-de-listede-7900/</id>
<published><![CDATA[2026-04-16T13:06:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-16T13:06:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B6CC8C-F1A6F8-8D8965-655AF2-28545B-1795B1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Rusya, Ukrayna'ya insansız hava aracı (İHA) üretiminde destek veren şirketlerin açık adreslerini paylaşarak, Kiev'e artan askeri desteğin "öngörülemez sonuçlar doğurabileceği" tehdidinde bulundu.</p><p></p><p>Rusya Savunma Bakanlığı tarafından dün akşam yapılan bir açıklama Avrupa başkentlerinde geniş yankı buldu.</p><p></p><p><b>"Öngörülemez sonuçlar doğurur" tehdidi</b></p><p></p><p>Rusya Dışişleri Bakanlığı'nın sosyal medya hesabından da paylaşılan açıklamada, "Bir dizi Avrupa ülkesinin, Rus topraklarına yönelik saldırılar düzenlemek amacıyla Ukrayna'ya İHA üretimini ve tedarikini artırma kararı aldıkları" belirtildi.</p><p></p><p>Avrupa'nın, Ukrayna'ya tedarik edilecek İHA ve birleşenlerinin üretiminin güçlendirilmesi için mali kaynakları artırdığına işaret edilen açıklamada, bunun "Avrupa kıtasındaki askeri ve siyasi gerilimi keskin bir şekilde tırmandırdığı" ve "öngörülemez sonuçlar doğurabileceği" belirtildi.</p><p></p><p><b>Şirketlerin açık adresleri paylaşıldı</b></p><p></p><p>Ukrayna için İHA üretiminin artırılması kararını, "Avrupa ülkelerini Ukrayna için stratejik bir arka üs haline getirecek kasıtlı bir adım olarak değerlendirdiklerine" vurgu yapılan açıklamada, "Avrupalı liderlerin hamleleri, bu ülkeleri Rusya ile savaşa sürüklüyor" iddiasına da yer verildi.</p><p></p><p>Rusya Savunma Bakanlığı, Avrupa kamuoyunun "güvenliklerine yönelik tehditlerin altında yatan nedenleri açıkça anlaması ve Ukrayna için İHA’lar ve bileşenlerini üreten şirketler hakkında bilgi sahibi olması gerektiği" öne sürerek, ilgili şirketlerin ve fabrikalarının listesini, açık adresleriyle paylaştı.</p><p></p><p>Listede, adreslerine yer verilen şirketlerin bulunduğu ülkeler arasında Almanya, İsrail, İngiltere, İspanya, İtalya ve Polonya yer aldı.</p><p></p><p>Türkiye'deki bazı şirketlerin de hedef alındığı listede, Ankara ve Yalova'dan iki adrese yer verildi.</p><p></p><p><b>Medvedev: Hedef listesi</b></p><p></p><p>Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı ve eski devlet Başkanı Dimitri Medvedev paylaşılan listenin "hedef listesi" olduğunu ilan etti.</p><p></p><p>Medvedev, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "Rusya Savunma Bakanlığı’nın açıklaması harfiyen ciddiye alınmalıdır: İHA’lar ve diğer teçhizat üreten Avrupa tesislerinin listesi, Rus silahlı kuvvetleri için potansiyel hedeflerin listesidir" ifadelerine yer verdi.</p><p></p><p>Dimitri Medvedev, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Saldırıların ne zaman gerçekleşeceği ise bundan sonra ne olacağına bağlıdır. İyi uykular, Avrupalı ortaklar!"</p><p></p><p>Rusya'nın Viyana'da görev yapan, Uluslararası Kuruluşlar Nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Mikhail Ulyanov da bir açıklama yaptı.</p><p></p><p>Rusya Savunma Bakanlığı'nın açıkladığı savunma şirketlerinin listesini alıntılayan Ulyanov, sosyal paylaşımında "Asıl soru, ilgili ülkelerin Rusya’dan gelen uyarıları anlıyor mu? Ya Rusya 'artık yeter' diyerek, Rus sivillere ve sivil hedeflere karşı kullanılan insansız hava araçlarının üreticilerine karşı belirli önlemler almaya karar verirse ne olur?" ifadelerine yer verdi.</p><p></p><p>Rusya bir yandan Kiev'e desteğini artıran Avrupa'ya gözdağı verirken, diğer yandan Ukrayna'yı hedef alan saldırılarını sürdürüyor.</p><p></p><p>Rus ordusunun iki gündür şiddetlenen saldırılarında, aralarında 12 yaşındaki bir çocuğun da yer aldığı 16 kişi öldürüldü, 100'ü aşkın da yaralı var. Ukrayna Hava Kuvvetleri, Rusya'nın Ukrayna'yı 24 saat gibi kısa bir süre içersinde 31 füze ve 636 İHA ile hedef aldığını duyurdu.</p><p></p><p><b>Zelenskiy: Destek veren herkese minnettarım</b></p><p></p><p>Son bir kaç gündür, Ukrayna'ya askeri ve mali destek vermeleri için Avrupalı liderler ile görüşen Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, bu sabah yaptığı açıklamada Rusya'nın saldırılarıyla bir kez daha "savaşa bel bağladığını", "yaptırımların kaldırılmasını hak etmediğini kanıtladığını" söyledi.</p><p></p><p>Ukrayna'ya destek veren herkese minnettar olduğunu vurgulayan Zelenskiy, "Hava savunmamızı destekleme konusunda yeni anlaşmalara vardığımız Almanya, Norveç ve İtalya'ya teşekkür ediyorum. Hollanda ile ek tedarikler konusunda çalışıyoruz" bilgisini paylaştı.</p><p></p><p>Rusya ile mevcut koşullarla normalleşmenin mümkün olmadığını belirten Ukranyalı lider, "Ukrayna'ya verilen her türlü yardım sözünün zamanında yerine getirilmesinin önemli olduğunu" vurguladı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Moldova, Bağımsız Devletler Topluluğu'ndan resmen çekildi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/moldova-bagimsiz-devletler-toplulugundan-resmen-cekildi-4608/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/moldova-bagimsiz-devletler-toplulugundan-resmen-cekildi-4608/</id>
<published><![CDATA[2026-04-15T14:27:19+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-15T14:27:19+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F45176-8227C3-BD291E-34808F-A77F11-E2BC3A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Moldova Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Mihay Popşoy, Kişinev’in Bağımsız Devletler Topluluğu'ndan (BDT) çekildiğini resmen duyurduğunu ve bir yıl sonra topluluğun bir parçası olmayacağını açıkladı.</p><p></p><p>Popşoy, “Anlaşmaların fesih kararlarının imzalanmasının ardından, 8 Nisan'da Minsk'teki sekreterliğe bildirim gönderildi ve teslim alındığı teyit edildi” dedi ve ekledi:</p><p></p><p>Moldova önümüzdeki yıl 8 Nisan’da topluluktan tamamen ayrılmış olacak.</p><p></p><p>Kişinev 2022'den bu yana BDT ve gözlemci statüsünde bulunduğu Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) toplantılarını yok sayıyor. Mevcut hükümet ihracatı Batı pazarlarına yönlendirmeye karar verdi ve bu nedenle Moldova hukuk altyapısını Avrupa standartlarına uygun hale getiriyor.</p><p></p><p>Bununla birlikte ülke içindeki muhalefet bu devlet politikasını eleştirerek, çalışan göçmenler ve ekonomik bağlar açısından risklere dikkat çekiyor. Eski Moldova Cumhurbaşkanı, Sosyalistlerin lideri İgor Dodon, mevcut iktidarın politikasının ulusal çıkarlarla çeliştiğini ve vatandaşların çoğunluğunun isteklerine uymadığını açıklamıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Peter Magyar'ın ilk hedefi Orban yanlısı kamu yayıncısı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/peter-magyarin-ilk-hedefi-orban-yanlisi-kamu-yayincisi-231/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/peter-magyarin-ilk-hedefi-orban-yanlisi-kamu-yayincisi-231/</id>
<published><![CDATA[2026-04-15T11:05:48+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-15T11:05:48+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_238398-0821E0-935C50-4EDB1A-12603E-BBE91F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Macaristan'ın seçilmiş Başbakanı Peter Magyar, eski başbakan Viktor Orban yanlısı olmakla eleştirilen devlet medyasının haber yayınlarını askıya alacağını söyledi. Magyar, "basın özgürlüğünü geri getirme" sözü de verdi.</p><p></p><p>Magyar ve partisi Tisza, Macaristan'da 12 Nisan'da düzenlenen genel seçimleri kazanarak Victor Orban'ın 16 yıllık iktidarını sona erdirmişti.</p><p></p><p>Orban ve milliyetçi partisi Fidesz, 16 yılda Macaristan'da medya özgürlüklerini, sivil toplum faaliyetlerini ve yargı bağımsızlığını zayıflatmıştı. Orban başta Ukrayna savaşı olmak üzere birçok konuda üyesi olduğu Avrupa Birliği'yle (AB) neredeyse sürekli karşı karşıya geliyordu.</p><p></p><p>Orban'ın neredeyse her hafta konuk olduğu, muhalif siyasetçilerin ise neredeyse hiç davet edilmediği kamu radyosu Kossuth'un programında konuşan Magyar, "Her Macar, hakikatı yayınlayan bir kamu medyasına sahip olmayı hak ediyor" diye konuştu.</p><p></p><p>Yeni başbakan, "yeni bir medya yasası çıkarmak, yeni bir medya otoritesi kurmak ve devlet medyasının asıl yapması gerekeni yapabilmesi için mesleki koşulları oluşturmada biraz zaman gerektiğini" söyledi.</p><p></p><p><b>"Propaganda makinesinin son günlerine şahit olduk"</b></p><p></p><p>Ayrıca kamu televizyonu M1'e çıkan Magyar, burada da Orban endeksli yayınları eleştirerek kamu yayıncılığını askıya alacağını belirtti.</p><p></p><p>Magyar programdan sonra ise X paylaşımında şunları yazdı: "Bir buçuk yıl sonra, tekrar "kamu" televizyon stüdyosundayım. Propaganda makinesinin son günlerine şahit olduk. TISZA hükümetinin kurulmasının ardından, kamu hizmeti niteliği yeniden sağlanana kadar "kamu" medyasının haber hizmetlerini askıya alacağız."</p><p></p><p>Muhalifler, Orban döneminde hükümeti eleştiren birçok bağımsız gazete ve yayın kuruluşunun el değiştirdiğini hatırlatarak bağımsız medyanın kademeli olarak bittiğini belirtiyor.</p><p></p><p>Orban yandaşları tarafından 2018'de kurulan Orta Avrupa Basın ve Medya Vakfı holdingi, haber siteleri ve bölgesel gazetelere kadar 400'den fazla yayın kuruluşuna sahip.</p><p></p><p><b>Cumhurbaşkanı ile diğer yöneticilerin istifasını da istemişti</b></p><p></p><p>Partisiyle birlikte yeni parlamentoda üçte iki çoğunluğa sahip olacak Magyar, önemli yasal düzenlemeleri yapabilecek konumda.</p><p></p><p>Peter Magyar, Pazar günü zafer konuşmasında "Bize hükümetin musallat ettiği tüm kuklaların istifasını talep ediyorum" diyerek Cumhurbaşkanı Tamas Sulyok, Başsavcı Gabor Balint Nagy ile Anayasa Mahkemesi ve medya denetim kurumu yöneticilerini istifaya davet etmişti.</p><p></p><p>Seçilmiş başbakan, üçte iki çoğunlukla bu isimlerin görevden alınabileceğini vurgulamıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İtalya, İsrail ile savunma anlaşmasından çekildi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/italya-israil-ile-savunma-anlasmasindan-cekildi-4061/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/italya-israil-ile-savunma-anlasmasindan-cekildi-4061/</id>
<published><![CDATA[2026-04-15T08:10:06+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-15T08:10:06+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5CB973-EEFA45-BE85C0-2EE374-76EA3A-61B28F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İtalya hükümeti, İsrail ile arasında yürürlükte olan ve savunma alanında iş birliğini öngören bir anlaşmayı askıya aldığını duyurdu.</p><p></p><p>İtalyan haber ajansı ANSA'nın aktardığına göre, Verona kentinde bir etkinlikte konuşan İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, "Güncel durumu değerlendiren hükümet, İsrail ile olan ve otomatik şekilde uzayan savunma anlaşmasından çekilme kararı aldı" dedi.</p><p></p><p>ANSA, söz konusu anlaşmanın, iki ülke arasında savunma alanındaki ortaklığın çerçevesini belirleyen bir sözleşme olduğunu belirtiyor. Giorgia Meloni ve liderliğini yaptığı sağcı hükümet, İsrail'in Avrupa'daki en yakın müttefiklerinden biri olarak görülüyor. Ancak buna rağmen, İsrail'in son haftalarda Lübnan'daki askerî faaliyetleri Roma'da rahatsızlık yaratmış ve buradan İsrail'e sert eleştiriler içeren açıklamalar yapılmıştı.</p><p></p><p>İtalya'dan İsrail'in saldırılarına karşı dayanışma</p><p>İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, geçtiğimiz günlerde Lübnan'ı ziyaret etmiş ve burada Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn tarafından da kabul edilmişti. Burada açıklamalarda bulunan Tajani, "Ben buraya, İsrail'in sivil halka yönelik kabul edilemez saldırılarına karşı İtalya'nın dayanışmasını göstermek için geldim" ifadelerini kullanmıştı.</p><p></p><p>ANSA, bir "Mutabakat Zaptı" olarak nitelendirilen anlaşmanın askıya alınmasının ne gibi etkileri olacağına dair, şu ana dek resmi yetkililerden herhangi bir açıklama yapılmadığını bildirdi.</p><p></p><p>İsrail merkezli haber portalı ynet ise, İsrail güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberinde, Roma tarafından askıya alınan anlaşmanın içeriğinin somut olarak neredeyse hiçbir şey içermediğini öne sürdü. Haberde, bu sebepten dolayı İtalya'nın aldığı kararın pratikte bir etkisinin olmayacağı savunuldu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Hürmüz Boğazı'nın güvenliği için güçlü koalisyona ihtiyaç var"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/hurmuz-bogazinin-guvenligi-icin-guclu-koalisyona-ihtiyac-var-2286/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/hurmuz-bogazinin-guvenligi-icin-guclu-koalisyona-ihtiyac-var-2286/</id>
<published><![CDATA[2026-04-14T07:11:33+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-14T07:11:33+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_70928B-842CE6-6D84F9-52138F-2FB780-9D3740.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kallas, New York'taki BM Genel Merkezi'nde düzenlenen BM Güvenlik Konseyi'ndeki (BMGK) "AB-BM işbirliği" oturumunda konuştu.</p><p></p><p>Çok taraflılığa ve uluslararası hukuka yönelik küresel bağlılığın yenilenmesi çağrısı yapan Kallas, "deniz yollarının giderek daha fazla tartışmalı hale geldiğini ve tehditlerin gemi hatlarına yönelik saldırılardan denizaltı altyapısının sabotajına kadar uzandığını" söyledi.</p><p></p><p>Kallas, "Bugün Hürmüz Boğazı'nda yaşananlar, deniz güvenliği konusunda güçlü bir uluslararası koalisyona yönelik en açık çağrıdır. Masada birçok girişim var, ancak hedefler basit, bu rota üzerinden tüm sevkiyatlar için güvenli geçiş." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Küresel güvenliğin, ekonomik istikrar ve enerji arzının deniz güvenliğiyle yakından bağlantılı olduğuna işaret eden Kallas, AB'nin, özellikle BM Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne uymayan, uluslararası hukuka aykırı olarak seyrüsefer özgürlüğünü kısıtlama girişimlerine karşı durmaya devam edeceğini bildirdi.</p><p></p><p>Bu bağlamda Orta Doğu'daki savaşla birlikte Rusya-Ukrayna Savaşı'na da değinen Kallas, bu iki çatışma bölgesinin 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana uluslararası hukukun en ciddi ihlal edildiği alanlar olduğu değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Kallas ayrıca, BMGK'de özellikle 5 daimi üyenin veto yetkisini çok fazla kullanmasının Konsey'in çatışma bölgelerindeki sorunları çözme kabiliyetini kısıtladığının altını çizerek, kitlesel vahşet vakalarında veto hakkının sınırlanması konusunda reform yapılması gereğine değindi.</p><p></p><p>AB Yüksek Temsilcisi Kallas, "Şimdi asıl mesele, aksayan çok taraflı sistemi, herkesin yararına işleyen bir yapıya dönüştürmektir." dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Fransız şirket Lafarge IŞİD'i finanse etmekten suçlu bulundu</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/fransiz-sirket-lafarge-isidi-finanse-etmekten-suclu-bulundu-4374/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/fransiz-sirket-lafarge-isidi-finanse-etmekten-suclu-bulundu-4374/</id>
<published><![CDATA[2026-04-14T06:54:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-14T06:54:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D29DD4-4D85E6-996EDF-80E106-6C890A-9F3191.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Fransa'da bir mahkeme, çimento devi Lafarge'ın Suriye'deki fabrikasında üretime devam edebilmek için IŞİD ve diğer cihatçı örgütlere haraç ödediği gerekçesiyle suçlu olduğuna hükmetti.</p><p></p><p>Paris'teki mahkeme, Lafarge'ın Suriye'nin kuzeyindeki fabrikasını faaliyette tutma amacıyla 2013 ve 2014 yıllarında alt şirketi Lafarge Cement Syria (LCS) aracılığıyla cihatçı grup ve aracılara yaklaşık 5,6 milyon euro ödediğini tespit etmişti.</p><p></p><p>Mahkeme, Lafarge'ın yanı sıra sekiz eski çalışanı da "terör örgütlerine örgütlere finansman sağladıkları" gerekçesiyle suçlu buldu.</p><p></p><p>Mahkeme, savcılığın talebi doğrultusunda Lafarge'ın 1,3 milyon euro para cezasına çarptırılmasına karar verdi.</p><p></p><p>Ayrıca, "ödemelerden haberi olmadığını" iddia eden eski İcra Kurulu Başkanı Bruno Lafont'u da altı yıl hapis cezasına çarptırdı.</p><p></p><p><b>"Avrupa'daki eylemlerin finansmanına olanak sağlandı"</b></p><p></p><p>Mahkeme Başkanı Isabelle Prevost-Desprez, "Terör örgütlerini, özellikle de IŞİD'i bu yöntemle finanse etmenin, terör örgütünün Suriye'nin doğal kaynakları üzerinde kontrol sağlamasına ve böylece bölgedeki terör eylemlerini ve yurtdışında, özellikle de Avrupa'da planlanan eylemleri finanse etmesine olanak tanıdığını" söyledi. Prevost-Desprez, şirketin IŞİD'le "gerçek bir ticari ortaklık kurduğunu" da sözlerine ekledi.</p><p></p><p>IŞİD'in Kasım 2015'te Paris'te düzenlediği saldırılarda 130 kişi hayatını kaybetmiş, yüzlerce kişi de yaralanmıştı. Bu saldırının kurbanlarının yakınları davada müşteki olarak yer aldı.</p><p></p><p>Karar, 2022'de ABD'de görülen bir davanın ardından Lafarge'ın suçlu bulunduğu ikinci dava.</p><p></p><p>Söz konusu davada Fransız şirket, "ABD tarafından 'terörist' olarak tanımlanan örgütlere maddi destek sağlama" suçunu ve dolayısıyla 778 milyon dolarlık para cezasını ödemeyi kabul etmişti.</p><p></p><p><b>İlk temas Gaziantep'te yapılmıştı</b></p><p></p><p>Lafarge, Suriye'nin kuzeyindeki Çelebi'de 680 milyon dolar yatırım yaptığı fabrikasını 2010 senesinde tamamlamıştı.</p><p></p><p>Mart 2011'de Suriye'de iç savaşın başlamasından sonra 2014 yılında IŞİD Suriye ve Irak'ın birçok bölgesinde kontrolü ele geçirmişti. Birçok çok uluslu şirket 2012 yılında Suriye'den ayrılırken, Lafarge sadece yabancı çalışanlarını tahliye etmişti. IŞİD 2014'te fabrikanın kontrolünü ele geçirmişti.</p><p></p><p>Fransız Le Monde ve Le Canard Enchainé gazeteleri, 2017'de fabrikanın üretime devam edebilmesi için şirketin 2012-2014 yılları arasında bugün iktidarı elinde bulunduran Heyet Tahrir Şam'ın (HTŞ) öncüsü olan El-Nusra ve IŞİD gibi cihatçı örgütlere haraç verdiğini ortaya çıkarmıştı.</p><p></p><p>Buna göre fabrika yöneticileri ile cihatçı örgütler arasındaki ilk temas Eylül 2012'de Gaziantep'te gizli bir görüşmeyle başlamıştı.</p><p></p><p>Şirketin Suriye fabrikası yöneticileri, Fransız sorgu hakimlerine verdikleri ifadelerde, ilk görüştükleri kişilerin "ABD'nin bilgisi dahilinde, Katar ve Suudi Arabistan destekli" olduklarını söylemişti.</p><p></p><p>İfadeler, savaşa rağmen şirketin Paris'teki ana merkezi, Fransız hükümeti ve Fransız Dışişleri Bakanlığının Lafarge'ın Suriye'deki faaliyetlerinin devamı için onay verdiklerini de işaret etmişti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İspanya Başbakanı'nın eşine yolsuzluk suçlaması</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/ispanya-basbakaninin-esine-yolsuzluk-suclamasi-5548/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/ispanya-basbakaninin-esine-yolsuzluk-suclamasi-5548/</id>
<published><![CDATA[2026-04-14T06:50:44+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-14T06:50:44+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_739ABC-7CE813-FAD71A-2A42E7-D2F967-6A0F4F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Mahkeme, Gómez hakkında suç teşkil edebilecek yeterli bulgu olduğunu belirtti.</p><p></p><p>Gomez, konumunu, Madrid Complutense Üniversitesi'nde şahsi kariyerini ilerletmek için kullanmak ve kamu kaynaklarını şahsi çıkarları için harcamakla suçlanıyor.</p><p></p><p>AFP mahkeme belgelerinde Gomez'in "zimmete para geçirme, nüfuz ticareti, ticari işlemlerde yolsuzluk ve fonların kötüye kullanılması suçlamalarıyla" itham edildiğini aktardı.</p><p></p><p>Gomez'in yargılanıp yargılanmayacağına mahkeme karar verecek.</p><p></p><p>Gomez suçlamaları reddediyor. Başbakan Sanchez de iddiaları, sağ kanadın koalisyonunu zayıflatmaya yönelik bir girişimi olarak niteliyor.</p><p></p><p>Soruşturma, İspanyol yargıç Juan Carlos Peinado tarafından, Gómez'in başbakanın eşi olma konumunu kişisel çıkar için kullanıp kullanmadığını belirlemek üzere Nisan 2024'te açılmıştı.</p><p></p><p>İnceleme, aşırı sağ bağlantıları bulunan bir yolsuzlukla mücadele grubunun yaptığı şikâyetle başlamıştı. Manos Limpias (Temiz Eller) adlı yolsuzluk karşıtı grubun başında aşırı sağ ile bağlantısı olan Miguel Bernad bulunuyor. Grup daha önce başka politikacılara karşı da başarısızlıkla sonuçlanan birçok dava açmıştı.</p><p></p><p>Gomez, Madrid'deki prestijli üniversitede işletme alanındaki bir yüksek lisans programını yönetme görevini alabilmek için başbakanın eşi olma konumunu kullanmakla suçlanıyor. Yargıç, Gomez'in bu pozisyon için gerekli niteliklerden yoksun olmasını kanıt olarak sunuyor.</p><p></p><p>Sanchez ne tepki verdi?</p><p>Soruşturma başladığında Sanchez, "aşırı sağın siyaseti bulandırma çabalarına karşı" durumu değerlendirmek ve görevde kalıp kalmayacağına karar vermek amacıyla, kamu görevlerine beş gün ara vermişti.</p><p></p><p>İspanya Başbakanı, bu soruşturmayı kendisini siyasi olarak zayıflatma amacı taşıyan ve eşini hedef alan bir "taciz stratejisi" olarak niteledi.</p><p></p><p>Gomez ve Sanchez şu an Çin'e resmi ziyarette bulunuyorlar.</p><p></p><p>Ayrı bir soruşturmada da Sanchez'in erkek kardeşi David Sanchez, yerel bir hükümetteki görevini "nüfuzunu kullanarak" almakla suçlanıyor.</p><p></p><p>Nisan ayı başlarında da Ulaştırma Bakanı José Luis Ábalos, Covid salgını sırasında İspanyol hükümetine kişisel koruyucu ekipman satışında rüşvet aldığı iddiasıyla yargılanmaya başladı.</p><p></p><p>Başbakan Pedro Sanchez, İspanyol Sosyalist İşçi Partisi'nin lideri olarak 2018'dan bu yana ülkeyi yönetiyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"NATO'dan ayrılma referandumu düzenleyeceğiz"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/natodan-ayrilma-referandumu-duzenleyecegiz-2363/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/natodan-ayrilma-referandumu-duzenleyecegiz-2363/</id>
<published><![CDATA[2026-04-14T06:40:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-14T06:40:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BE1AF6-043402-9F2C11-1AB2F6-16F529-C489F5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Slovenya parlamentosu Ulusal Meclis’in yeni seçilen Başkanı ve Avrupa Birliği (AB) karşıtı Hakikat partisinin lideri Zoran Stevenovic, yerel televizyona yaptığı açıklamada, diğer ülkelerdeki askeri ve diplomatik çatışmaların içine çekilmelerine karşı direneceklerini kaydetti.</p><p>Stevanovic, “Diğer ülkelerin askeri ve diplomatik çatışmalarına müdahaleye kesinlikle karşı çıkacağız, çünkü bu Slovenya'ya hiçbir zaman fayda sağlamaz. Aynı zamanda, halka NATO'dan ayrılma konusunda referandum sözü verdiğimizi ve bu referandumu gerçekleştireceğimizi de belirtmeliyim” ifadesini kullandı.</p><p>Slovenya yanlısı görüşlere sahip olduğunu vurgulayan Meclis Başkanı, ülkenin bağımsız, egemen bir politika izlemesi ve başta büyük güçler olmak üzere tüm ülkelerle işbirliği yapması gerektiğini kaydederek, “Ancak bu işbirliği hiçbir şekilde boyun eğme anlamına gelmemeli” dedi.</p><p>Ortadoğu'daki çatışma bağlamında, NATO büyük bir kriz yaşıyor. ABD Başkanı Donald Trump, ülkesi olmadan NATO’nun ‘kağıttan kaplan’ olduğunu dile getirmiş, İran ile yaşanan gerilimde ABD’yi desteklemeyi reddettiği için askeri müttefiklerini sert bir şekilde eleştirmişti. Almanya ve Fransa da Hürmüz Boğazı'nı açmaya yönelik operasyona katılmayı reddetmişti. AB Dışişleri Şefi Kaja Kallas, üye ülkelerin Ortadoğu’ya donanma göndermeye hazır olmadığını belirtmişti.</p><p>ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, Trump’ın NATO’nun geleceğine ilişkin kararı İran çatışması bittikten sonra vereceğini dile getirmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Macaristan tekrar Avrupa'ya dönmek istiyor"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/macaristan-tekrar-avrupaya-donmek-istiyor-9719/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/macaristan-tekrar-avrupaya-donmek-istiyor-9719/</id>
<published><![CDATA[2026-04-13T06:52:43+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-13T06:52:43+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A24BED-FCB6C9-D27A4D-F0E2BD-7739BA-122093.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sandıkların yüzde 96'sının açıldığı Macaristan'da yarışı yüzde 53'ün üzerinde oyla önde götüren ve Başbakan Viktor Orban tarafından kazandığı belirtilerek tebrik edilen Magyar, Budapeşte'de destekçilerine seslendi.</p><p></p><p>Konuşmasına, "Başardık" sözleriyle başlayan Magyar, "Seçimi Tisza ve Macaristan kazandı. Hem de küçük bir farkla değil, büyük bir farkla. Birlikte Macaristan'ı özgürleştirdik. Siz olmadan başaramazdık." dedi.</p><p></p><p>Magyar, böylesine büyük bir zaferin hiçbir Macar parti tarafından kazanılmadığını belirterek, "Her bir Macar vatandaşı için işleyen ve daha insani bir Macaristan inşa etme meşruiyetini kazandık." diye konuştu.</p><p></p><p>"Macaristan'ı demokrasiye döndürmek için en yumuşak ve barışçıl geçişi yapacağız." diyen Magyar, tüm Macarların bir sistem değişikliği için çalıştığını ifade etti.</p><p></p><p>- Ülkeden ayrılan Macarları geri çağırdı</p><p></p><p>Macaristan halkına teşekkür eden Magyar, "Bugün, Macaristan'ın özgürlük tarihine altın harflerle Macar zaferi olarak yazılacak. Baskıya karşı ve yalana karşı zaferin günü olarak yazılacak. Bugün Tisza'ya oy vermeyenler de ulusal birliği kutlasın." dedi.</p><p></p><p>Magyar, seçim zaferinin tüm Macarlar için bir zafer olacağını belirterek, "Macaristan tekrar Avrupa ülkesi olmak, Avrupa'ya dönmek istiyor." diye konuştu.</p><p></p><p>Liyakate önem vereceklerini kaydeden Magyar, halkın daha iyi sağlık, eğitim, eşitlik gibi haklardan faydalanması için çalışacaklarının altını çizdi.</p><p></p><p>Magyar, "Ülkemiz yurt dışında yaşayan çocuklarına kollarını açacak. 800 bin Macar iş bulmak için Batı Avrupa'ya göç etti. Ülkemizi terk eden Macarlara sesleniyorum. Eve dönün. Çünkü Macaristan'ın tüm kızlarına ve oğullarına ihtiyacı var." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Magyar, "Hükümetimin görevi ülkeyi yeniden birleştirmek." derken Macar halkının ülkeyi bölenleri görevden aldığını söyledi.</p><p></p><p>- Yüzde 96'sı açılan sandıklara göre Tisza seçimi yüzde 53'le önde götürüyor</p><p></p><p>Macaristan Ulusal Seçim Ofisinin (NVI) verilerine göre sandıkların yaklaşık yüzde 96'sı açıldı.</p><p></p><p>İlk sonuçlara göre Tisza yaklaşık yüzde 53 ile öndeyken Başbakan Orban'ın liderliğindeki Fidesz yüzde 37'de kaldı.</p><p></p><p>Bu sonuçlara göre 199 sandalyeli Meclisin 138 sandalyesini Magyar liderliğindeki Tisza partisi kazanıyor.</p><p></p><p>Fidesz 55 sandalyede kalırken, seçim barajını aşarak meclise girmesi beklenen üçüncü parti Mi Hazank, 6 milletvekili elde ediyor.</p><p></p><p>Mecliste en az 100 milletvekiline ulaşan parti veya liste, hükümeti kurabilecek. Anayasal çoğunluk için ise 133 sandalye gerekiyor.</p><p></p><p>- Orban, İsrail'den güçlü destek almıştı</p><p></p><p>Budapeşte'de düzenlenen Muhafazakar Siyasi Eylem Konferansı'na (CPAC) video mesajla katılan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Orban'ın "güvenlik, emniyet ve istikrarı" temsil ettiğini belirterek, seçimlerde ona desteğini açıklamıştı.</p><p></p><p>Netanyahu, ülkede seçim kampanyaları sürerken Macar basınına yaptığı açıklamada da Orban'ın "İslam karşıtı" politikalarını överek diğer Avrupalı liderleri bu konuda zayıf kalmakla eleştirmişti.</p><p></p><p>İsrail basını, Orban’ın, AB içinde İsrail’e en güçlü destek veren lider olduğuna ve Gazze'deki soykırım nedeniyle AB yaptırımlarına hedef olmaması için çabaladığına işaret ederek Macaristan seçimlerini Magyar'ın kazanması halinde İsrail'in AB içindeki en son savunma hattının da düşeceği uyarısı yapmıştı.</p><p></p><p>Avrupa'nın farklı ülkelerinden aşırı sağ partilerin liderleri de Orban'a destek açıklamalarında bulunmuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Macaristan'da 16 yıllık Orban iktidarı sona erdi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/macaristanda-16-yillik-orban-iktidari-sona-erdi-9239/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/macaristanda-16-yillik-orban-iktidari-sona-erdi-9239/</id>
<published><![CDATA[2026-04-13T06:51:23+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-13T06:51:23+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BF8C8D-8AF542-40E025-2F690D-69ECE7-61F946.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Macaristan Seçim Komisyonu tarafından açıklanan son duruma göre ülkede oyların 96'sı sayıldı. Bu sonuçlara göre Tisza Partisi parlamentoda 138 sandalye kazanırken, Orban'ın partisi Fidesz 54 sandalyede kaldı.</p><p></p><p>İlk sonuçlara göre Peter Magyar liderliğindeki Tisza yüzde 53 ile öndeyken Başbakan Victor Orban'ın liderliğindeki Fidesz yüzde 37'de kaldı.</p><p></p><p>Bu sonuçlara göre, 199 sandalyeli Meclis'in 138 sandalyesini Tisza kazanıyor.</p><p></p><p>Fidesz 54 sandalyede kalırken, seçim barajını aşarak Meclis'e girmesi beklenen üçüncü parti Mi Hazank 7 milletvekili elde ediyor.</p><p></p><p>Viktor Orban Fidesz partisinin genel merkezinde destekçilerine hitap etti - Sputnik Türkiye, 1920, 12.04.2026</p><p></p><p><b>Orban: Fidesz muhalefet partisi olarak hizmet etmeye devam edecek</b></p><p></p><p>Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Fidesz partisinin ülkeye ve millete muhalefet partisi olarak hizmet etmeye devam edeceğini açıkladı.</p><p></p><p>Fidesz partisinin genel merkezinde destekçilerine hitap eden Orban, ülkedeki parlamento seçimlerinin ön sonuçlarını partisi için "acı verici" olarak nitelendirdi.</p><p></p><p>Tisza Partisi'ni galibiyetinden dolayı tebrik eden Orban, "Ne olursa olsun, muhalefette dahi olsak vatanımıza ve Macar milletine hizmet etmeye devam edeceğiz" dedi.</p><p></p><p>Tisza lideri Magyar sosyal medya platformundan yaptığı paylaşımda “Başbakan Viktor Orban, az önce bizi arayarak zaferimizden dolayı tebrik etti” ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Macaristan'da pazar sabah yerel saatle 06.00'da başlayan oy verme işlemi, saat 19.00'da tamamlandı. 16 yıldır iktidarda bulunan Başbakan Viktor Orban liderliğindeki Fidesz ile Peter Magyar liderliğindeki Tisza'nın yarıştığı seçime saat 18.30 itibarıyla seçime katılım 77.80'i buldu.</p><p></p><p>Sonuçlar yalnızca ülkenin iç siyaseti açısında değil Avrupa Birliği'nin siyasi dengeleri açısından da önem taşıyor.</p><p></p><p>Macaristan parlamento seçimlerini kazanan Tisza partisinin genel başkanı Peter Magyar, Budapeşte'de destekçilerine seslendi. Magyar, "Cumhurbaşkanı'nı, kazanan parti listesinin lideri olarak hükümeti kurma görevini derhal bana vermeye ve ardından istifa etmeye çağırıyorum" dedi.</p><p></p><p>Magyar ayrıca Yargıtay Başkanı, Başsavcı, Anayasa Mahkemesi Başkanı ve diğer devlet kurumu başkanlarının da istifasını talep etti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Macaristan'da ABD destekli Orban'ın kader günü</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/macaristanda-abd-destekli-orbanin-kader-gunu-3305/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/macaristanda-abd-destekli-orbanin-kader-gunu-3305/</id>
<published><![CDATA[2026-04-12T09:00:47+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-12T09:00:47+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_97ED2D-059524-1766EF-B6C7E7-F8883C-E036AA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Oy kullanma işlemi yerel saatle 06.00’da başladı.</p><p></p><p>Seçimlerde halk, biri kendi seçim bölgelerindeki adaylar, diğeri de ulusal parti listeleri olmak üzere iki oy kullanıyor.</p><p></p><p>Seçim sistemi kapsamında Macaristan Ulusal Meclisindeki 199 sandalyenin 106’sı dar bölgelerde en fazla oyu alan adaylara, 93’ü ise ulusal parti listelerine göre dağıtılıyor.</p><p></p><p>Genel seçimlerde 16 yıldır iktidarda bulunan Başbakan Viktor Orban liderliğindeki Macar Yurttaş Birliği Partisi (Fidesz) ile Peter Magyar liderliğindeki Saygı ve Özgürlük Partisi (Tisza) yarışıyor.</p><p></p><p>Anketlerin çoğu, yarışta Magyar liderliğindeki Tisza’nın önde olduğunu gösterirken kararsız seçmen oranının yüksek olması, sonuçların belirsizliğini koruduğuna işaret ediyor.</p><p></p><p>Macaristan’da meclise girebilmek için partilerin ulusal listede en az yüzde 5 oy almaları gerekiyor.</p><p></p><p>İki partinin ortak listeyle seçime girmesi durumunda bu oran yüzde 10’a, üç veya daha fazla partinin oluşturduğu listelerde ise yüzde 15’e yükseliyor.</p><p></p><p>Seçim sonuçlarına göre meclisteki en az 100 milletvekiline ulaşan parti veya liste, hükümeti kurabilecek.</p><p></p><p>Yurt dışında yaşayan ve ikamet adresi Macaristan'da olmayan vatandaşlar, sadece ulusal parti listeleri için oy kullanabilirken ülkede ikamet eden seçmenler hem kendi seçim bölgelerindeki adaylara hem de ulusal parti listelerine oy verebiliyor.</p><p></p><p>Oy verme işlemi yerel saatle 19.00’a kadar sürecek. Oy verme işleminin tamamlanmasının ardından ilk sonuçların açıklanacağı tahmin ediliyor.</p><p></p><p>Sonuçların yalnızca ülkenin iç siyaseti değil Avrupa Birliği’nin siyasi dengeleri açısından da belirleyici olacağı belirtiliyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Filistin meselesinin göz ardı edilmemesi gerekiyor"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/filistin-meselesinin-goz-ardi-edilmemesi-gerekiyor-1199/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/filistin-meselesinin-goz-ardi-edilmemesi-gerekiyor-1199/</id>
<published><![CDATA[2026-04-11T07:29:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-11T07:29:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FD7056-02B582-785998-661443-7DDFAF-B44986.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Zaharova, Filistin meselesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.</p><p></p><p>Filistin meselesinin Orta Doğu sorununun özü olduğunu aktaran Zaharova, "Bu önemli meselenin, bölgesel gündemin kenarına koyulması, uzun vadede bölgedeki askeri-siyasi durumun ciddi şekilde istikrarsızlaşması ve küresel sonuçlar doğurması riskini doğuruyor. Filistin topraklarındaki durumun iyileştirilmesine yönelik barışçıl girişimlerin fiilen askıya alınması son derece endişe vericidir." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Gazze Şeridi ve Batı Şeria'daki durumun kötüleştiğine işaret eden Zaharova, bunun iki devletli çözümün sağlanması ihtimaline zarar verdiğini vurguladı.</p><p></p><p>Zaharova, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Orta Doğu'daki diğer sorunlar olduğu gibi Filistin meselesinin de göz ardı edilmemesi veya mevcut askeri-siyasi durumun esiri olmaması gerekiyor. Bunun görmezden gelinmesi, yerine geçici çözümlerin geliştirilmesi ve çözümün belirsiz bir süreyle ertelenmesine yönelik girişimler, kaçınılmaz olarak şiddet ve çatışma döngülerini yeniden oluşturuyor."</p><p></p><p>Uluslararası toplumun Filistin meselesinin çözümüne ilgi göstermesi ve bu konuda işbirliği yapması gerektiğinin altını çizen Zaharova, Filistin meselesi ve diğer bölgedeki sorunların uluslararası hukuk çerçevesinde siyasi, diplomatik araçlarla çözülmesinden yana olduklarını aktardı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Trump NATO'dan hayal kırıklığına uğradı"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/trump-natodan-hayal-kirikligina-ugradi-5000/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/trump-natodan-hayal-kirikligina-ugradi-5000/</id>
<published><![CDATA[2026-04-09T17:20:45+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-09T17:20:45+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_20C210-3679A1-1DCFF3-132A32-9E6713-B83648.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p></p><p></p><p>İran'da sağlanan ateşkesin ardından ABD Başkanı Donald Trump dikkatini NATO'ya çevirdi. Trump, hayal kırıklığına uğradığını söylediği İttifak'ın Genel Sekreteri Mart Rutteile Beyaz Saray'da görüştü.</p><p></p><p>Dünkü görüşme sonrası , CNN'e yaptığı açıklamada, Trump'ın İttifak'ın bazı üye ülkelerinden "açıkça hayal kırıklığına uğradığını" belirtti.</p><p></p><p>"İki iyi arkadaş" gibi "çok dürüst ve çok açık" bir görüşme gerçekleştirdiklerini söyleyen Rutte, Trump'ın NATO'dan ayrılmayı gündeme getirip getirmediği yönündeki soruları yanıtsız bıraktı.</p><p></p><p>Trump ise görüşme sonrası Truth Social hesabından, "NATOihtiyacımız olduğunda yanımızda değildi ve gelecekte tekrar ihtiyacımız olursa yine olmayacaklar. Grönland'ı, büyük, kötü yönetilen buz parçasını hatırlayın" diye yazdı.</p><p></p><p>Bu yılın başında, Trump'ın Avrupa Birliği ve NATO üyesi Danimarka'ya bağlı Grönland'ı ilhak edebileceğine yönelik tekrarlanan tehditleri transatlantik ilişkilerde gerginlik yaratmıştı.</p><p></p><p><b>"NATO kağıttan kaplan, Rusya bunu biliyor"</b></p><p></p><p>İran savaşı devam ettiği sırada Trump, Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerin sağlanabilmesi için Avrupa ülkelerinden destek istemişti.</p><p></p><p>NATO'nun Avrupalı üyeleri İran savaşının dışında kaldıkları gibi, savaşa karşı çıkan İspanya gibi bazı ülkeler üslerini Amerikan uçaklarına kapatmıştı.</p><p></p><p>Trump bu gelişmeler üzerine başta İspanya ve İngiltere olmak üzere NATO müttefiklerini ağır şekilde eleştirmiş, "Biz Ukrayna'da yardımınıza geldik" diyerek üstü kapalı tehditte bulunmuştu.</p><p></p><p>ABD Başkanı geçen hafta İngiliz Telegraph gazetesine verdiği röportajda, NATO'dan çıkmayı düşünüp düşünmediği sorusuna, "Evet, yeniden değerlendirme aşamasının ötesinde olduğunu söylemeliyim" ifadelerini kullanmış, aynı röportajda "NATO kağıttan kaplan. Rusya bunu biliyor" demişti.</p><p></p><p>Amerikan ordusu nükleer kapasitesinden uydu ve diğer istihbarat yeteneklerine kadar NATO'nun en büyük ve önemli silahlı gücü konumunda.</p><p></p><p>Yine geçen hafta ABDDışişleri Bakanı Marco Rubio da Fox televizyonuna, İran savaşından sonra NATO ile ilişkileri "gözden geçirmek zorunda kalacaklarını" söyledi.</p><p></p><p>ABD'nin NATO'dan çekilebilmesi için Amerikan Senato'sunda üçte iki çoğunluk gerekiyor. Birçok Cumhuriyetçi ismin de buna karşı olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bunun oldukça düşük bir ihtimal olduğu değerlendiriliyor.</p><p></p><p>Ancak Trump'ın, ABD'nin NATO içindeki görev ve sorumluluklarını aksatabilecek, böylece İttifak'ın fiili kapasitesini zayıflatacak birçok hamle imkânı bulunuyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Rusya ve Ukrayna arasında yeni asker cenazesi takası</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/rusya-ve-ukrayna-arasinda-yeni-asker-cenazesi-takasi-6037/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/rusya-ve-ukrayna-arasinda-yeni-asker-cenazesi-takasi-6037/</id>
<published><![CDATA[2026-04-09T07:09:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-09T07:09:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5DD29B-DF688D-69811F-030C8F-9F5E18-C763FA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>RIA Novosti'ye konuşan bir kaynak, Rusya ve Ukrayna'nın bugün yeni bir cenaze takası gerçekleştirdiği bilgisini verdi.</p><p>Kaynak, Rusya’nın Ukrayna'ya 1.000 ölü asker teslim etti ve karşılığında 41 Rus askerinin cesedini aldığını teyit etti.</p><p>Bundan önceki cenaze takası 26 Şubat’ta yapılmıştı. Bin Ukrayalı askerin cenazesine karşılık 35 Rus askerin cenazesi alınmıştı.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Eski Prens Andrew hakkında sarayda kavga iddiası</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/eski-prens-andrew-hakkinda-sarayda-kavga-iddiasi-8338/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/eski-prens-andrew-hakkinda-sarayda-kavga-iddiasi-8338/</id>
<published><![CDATA[2026-04-07T05:51:27+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-07T05:51:27+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_791B38-13EC6C-648B76-758588-CB4F5B-75DFF7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Andrew Mountbatten-Windsor'ın, Kraliçe II. Elizabeth'in en kıdemli yardımcılarından biriyle "fiziksel arbede" yaşadığı iddia edildi.</p><p></p><p>Eski York Dükü'nün, Buckingham Sarayı'nda bir Pitch@Palace etkinliğinde yer ayrılamayacağı söylendikten sonra Kraliyet Hanesi baş sorumlusu Koramiral Sör Tony Johnstone-Burt'ın üzerine yürüdüğü söyleniyor.</p><p></p><p>Kraliyet yazarı Robert Hardman'a konuşan kıdemli bir personel, olayı kraliyet sarayında şaşkınlığa neden olan "sert" bir darbe diye tanımladı.</p><p></p><p>Daily Mail'da tefrika edilen Elizabeth II adlı kitaptan bir alıntıya göre kıdemli personel, Hardman'a şunları söyledi:</p><p></p><p>Bu rutin bir saray meselesiydi. Dük bir resepsiyon vermek istedi ve yer yoktu. Bu kadar basitti.</p><p></p><p>Tony, herkes gibi sırasını beklemesi gerektiğini söyledi ve dük onun üzerine yürüdü.</p><p></p><p>2013'ten beri Kraliyet Sarayı'nın baş sorumlusu olan ve Kral için çalışmaya devam eden Sör Tony'nin, eski dükle yaşadığı tartışmayı Lord Chamberlain Lord Peel'a bildirdiği ve onun da olayı o zamanki Prens Charles'a ilettiği söyleniyor. Ardından iddiaya göre Prens Charles, olay hakkında kardeşiyle konuştu.</p><p></p><p>Lord Chamberlain'ın daha sonra şunları söyleyen Mountbatten-Windsor'dan bir telefon aldığı bildirildi:</p><p></p><p>Duyduğuma göre insanları arayıp sorun çıkarıyormuşsunuz.</p><p>&nbsp;</p><p>Windsor'da yaşandığı iddia edilen bir başka olayda, Kraliyet Ahırları'ndan seyisler, 2022'de ölen Kraliçe'nin atlarından bazılarını arazide sürerken, yaklaşan bir arabanın motorunu "agresif bir şekilde" bağırttığı görüldü.</p><p></p><p>Hardman, arabanın Mountbatten-Windsor'ın yanına yanaştığını ve Mountbatten-Windsor'ın sürücüye "Sen kim olduğunu sanıyorsun lan?" şeklinde bağırdığını yazdı.</p><p></p><p>Eski dükün kadına adını sorduktan sonra konuyu&nbsp; Kraliçe'yle bizzat görüştüğünü de ekledi.</p><p></p><p>Kitap ayrıca, Mountbatten-Windsor'ın tavsiyelere karşı gelerek Epstein'le ilişkisi hakkında Emily Maitlis'e verdiği meşhur 2019 Newsnight röportajını sarayda çekmesi üzerine kraliyet ailesi içindeki öfkeyi de anlatıyor.</p><p></p><p>Lord Peel, "Kendisinin herkesten üstün olduğuna dair baskın bir inancı vardı" dedi.</p><p></p><p>Ocak 2022'de, Epstein'in kurbanlarından Virginia Giuffre'yle uzlaşmaya gitmesinden bir ay önce, askeri görevlerinden alınmış ve HRH unvanını (Majesteleri anlamındaki unvanlar -ed.n.) kullanma hakkından kullanma hakkından mahrum bırakılmıştı. Giuffre, Andrew tarafından saldırıya uğradığını iddia etmişti.</p><p></p><p>22 Mart'ta Andrew, gözaltına alınmasından bu yana ilk kez görüntülendi. 66 yaşındaki eski prens, Norfolk'taki Sandringham Malikanesi'ndeki yeni evi Marsh Farm'ın çevresindeki arazide köpeklerini gezdirirken görüldü.</p><p></p><p>The Independent, yorum için hem Buckingham Sarayı hem de Andrew Mountbatten-Windsor'la iletişime geçti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Ukrayna, Hazar Boru Hattı altyapısına saldırdı" iddiası</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/ukrayna-hazar-boru-hatti-altyapisina-saldirdi-iddiasi-8302/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/ukrayna-hazar-boru-hatti-altyapisina-saldirdi-iddiasi-8302/</id>
<published><![CDATA[2026-04-06T16:43:16+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-06T16:43:16+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_AABDCC-16EF6B-E0A948-9DDEDE-763406-45D9FD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Ukrayna'nın, gece saatlerinde Novorossiysk kentine yönelik insansız hava araçlarıyla (İHA) düzenlediği belirtilen saldırıya ilişkin bilgilere yer verildi.</p><p></p><p>Saldırılarda, bölgedeki petrol sevkiyatı altyapısının zarar gördüğüne işaret edilen açıklamada, dört petrol deposunda yangın çıktığı kaydedildi.</p><p></p><p>Novorossiysk'teki bazı apartmanlar da dahil sivil altyapının zarar gördüğü aktarılan açıklamada, "Saldırılar nedeniyle çocuklar dahil siviller zarar gördü." bilgisi paylaşıldı.</p><p></p><p>Açıklamada, "Kiev rejimi, uluslararası petrol sevkiyat şirketi CPC'nin tesislerine kasıtlı saldırılar gerçekleştirirken, şirketin ABD ve Kazakistan merkezli hissedarlarına azami zarar vermeyi hedeflemiştir." ifadesi kullanıldı.</p><p></p><p>Novorossiysk Belediye Başkanı Andrey Kravçenko, bugün yaptığı açıklamada, Ukrayna'nın kente yönelik, İHA'larla düzenlediği saldırı sonucu 10 kişinin yaralandığını bildirmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">TürkAkım'ı patlatma girişimi Macaristan'da gerginliği artırdı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/turkakimi-patlatma-girisimi-macaristanda-gerginligi-artirdi-1666/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/turkakimi-patlatma-girisimi-macaristanda-gerginligi-artirdi-1666/</id>
<published><![CDATA[2026-04-06T15:41:59+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-06T15:41:59+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_93616E-54CD86-01F0CA-173EE3-9BC9E8-DEF97E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Sırbistan'daki gelişme sonrası Ulusal Savunma Konseyi'ni acil toplantıya çağırdı.</p><p></p><p>Toplantıda, hattın Macaristan topraklarından geçen kısmının ordu tarafından korunması kararlaştırıldı.</p><p></p><p>Macaristan Dışişleri Bakanı Peter Szijjarto hattın korunması için Macaristan, Rusya, Türkiye ve Sırbistan arasında mutabakata varıldığını duyurdu.</p><p></p><p>Macaristan'da muhalefet ise Başbakan Viktor Orban'ı 12 Nisan Pazar günü yapılacak genel seçim öncesi "gereksiz bir gerginlik ve korku ortamı yaratarak seçmenleri manipüle etmekle" itham ediyor.</p><p></p><p>Viktor Orban'ın seçimdeki en büyük rakibi Peter Magyar, başbakanı, "Rus danışmanlar tarafından yönlendirilerek panik yaymakla" suçladı.</p><p></p><p>Orban ise "Ukrayna-Avrupa Birliği-Almanya" ekseninin, Macaristan'ın ucuz Rus yakıtı almasını engellemek ve yaklaşan seçimlerde kendi "kukla" başbakanları Magyar'ı dayatmak için komplo kurduğunu öne sürüyor.</p><p></p><p>Orban ayrıca Magyar'ın seçimi kazanması halinde, kuracağı hükümetin Macaristan'ı "Avrupa'nın Rusya'ya karşı açtığı savaşa sürükleyeceğini" savunuyor.</p><p></p><p>Patlayıcılar kime ait?</p><p>TürkAkım Boru Hattı'na birkaç yüz metre mesafede sırt çantaları içinde patlayıcıların bulunduğu nokta, Sırbistan'ın Kanija şehri yakınlarında ve Macaristan sınırına 15 kilometre uzakta.</p><p></p><p>Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksander Vucic, boru hattı yakınlarında patlayıcı maddeler bulunmasının "ülkenin enerji altyapısına yönelik bir suikast girişimi" olabileceğini söyledi.</p><p></p><p>Orban'la iyi ilişkileri olan Vucic'in açıklaması sonrası Macar uzmanlar araştırma yapmak üzere olay gerine gitti.</p><p></p><p>Orban ve Vucic aynı zamanda, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e yakın iki siyasetçi.</p><p></p><p>Macaristan Başbakanı Viktor Orban bir süredir, Ukrayna'nın ülkesinin ulusal enerji kurumlarına saldırı girişimlerinde bulunabileceğini iddia ediyor.</p><p></p><p>Macaristan hükümeti son gelişme sonrası Ukrayna'yı suçlamadı ancak hükümete yakın medyada çıkan bazı haberler, Sırbistan'da yaşananların Ukrayna ile ilişkilendirilebileceğini gösteriyor.</p><p></p><p>Sırbistan medyasında ise patlayıcıların ABD menşeli olduğu ve hedefin de ülkedeki bir gaz deposu olabileceği yönünde haberler yayımlandı.</p><p></p><p>Sırbistan Ulusal Askeri Güvenlik Kurumu (VBA) Başkanı Duro Jovanic, patlayıcıların ülkesindeki bazı kaçak göçmen gruplarına ait olduğunu, kimliği tespit edilen bir kişinin arandığını ve olayın Ukrayna ile bağlantısının olmadığını söyledi.</p><p></p><p>Macaristan-Ukrayna gerginliği seçim malzemesi mi yapıldı?</p><p>Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Rusya-Ukrayna savaşının 4 yıldan uzun süredir devam etmesinin sorumlusu olarak Kiev yönetimini görüyor.</p><p></p><p>Viktor Orban, Avrupa Birliği'nin Ukrayna'ya yardım etmesinin ve Rusya'ya karşı alınan ambargo kararlarının uygulanmasını da, Macaristan'ın veto hakkını sistemli şekilde kullanarak engelliyor.</p><p></p><p>Budapeşte-Kiev hattındaki gerginlik, Macaristan'da yapılacak genel seçim öncesi arttı.</p><p></p><p>Orban, Ukrayna'nın Macaristan'ın elektrik enerji santrallerine, doğal gaz ve petrol tesislerine saldırı düzenleyebileceğini iddia ederek, tüm bu tesislerin Macar ordusu tarafından korunacağını duyurdu.</p><p></p><p>"Ukrayna'nın olası saldırısıyla Macaristan'ın savaşa sürüklenmek istendiğini" savunan Orban, bunun engellenmesinin tek yolunun, kendisinin genel seçimden yeniden galip çıkması olduğunu vurguluyor.</p><p></p><p>16 yıldır Macaristan'ı yöneten Orban'ın seçim kampanyasında verdiği en önemli mesaj, "Beni seçerseniz, çocuklarınız cephelerde savaşmaya gönderilmeyecek".</p><p></p><p>Macaristan'da muhalefet de işte bu nedenle Orban'ı "gereksiz bir gerginlik ve korku ortamı yaratarak seçmenleri manipüle etmekle" suçluyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Rusya'dan AB'ye "hatalarınızı kabul edin ve Rus petrolüne geçin"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/rusyadan-abye-hatalarinizi-kabul-edin-ve-rus-petrolune-gecin-2022/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/rusyadan-abye-hatalarinizi-kabul-edin-ve-rus-petrolune-gecin-2022/</id>
<published><![CDATA[2026-04-02T07:14:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-02T07:14:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_27AF81-685593-1A74D6-D0063F-5D30E1-BFCD9D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) Başkanı ve Rusya Devlet Başkanı'nın Yabancı Ülkelerle Yatırım ve Ekonomik İşbirliği Özel Temsilcisi Kirill Dmitriyev, sosyal medya paylaşımında, ABD Başkanı Donald Trump’ın ulusa sesleniş konuşmasının ardından İngiltere ve Avrupa Birliği (AB) ülkelerine Rus petrolüne dönme çağrısında bulundu.</p><p>İngiltere ve Avrupa Birliği (AB) yetkililerine Rus petrolünü hatırlatan Dmitriyev, şunu yazdı:</p><p>Özür dilemek, gerilimi azaltmak, Kuzey Akım-2'yi kendi imkanlarıyla onarmak ve uygun fiyatlı ve güvenilir Rus petrolü, gazı, gübreleri, helyumu ve diğer temel malları için sıraya girmek. Her şey AB/İngiltere’nin hatalarını kabul etmekle başlar.</p><p>Daha önce ABD Başkanı Donald Trump, ulusa sesleniş konuşmasında, ülkesinin Ortadoğu petrolüne ihtiyaç duymadığını belirterek bu bölgeden petrol ithal eden ülkelerin, Hürmüz Boğazı’ndaki güvenliği kendilerinin sağlaması veya petrolü ABD’den alması gerektiğini söylemişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İtalya, İsrail Büyükelçisi'ni Bakanlığa çağırdı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/italya-israil-buyukelcisini-bakanliga-cagirdi-9195/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/italya-israil-buyukelcisini-bakanliga-cagirdi-9195/</id>
<published><![CDATA[2026-03-31T08:12:57+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-31T08:12:57+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FE2294-C527A7-390239-282BA9-0439C0-0CF32B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani’nin talimatı üzerine, İsrail’in Roma Büyükelçisi Jonathan Peled'in, bu sabah saatlerinde Dışişleri Bakanlığına çağrıldığı ve Bakanlık Genel Sekreter Yardımcısı ve Siyasi İşler Genel Direktörü Cecilia Piccioni ile görüştüğü belirtildi.</p><p></p><p>Açıklamada, "Büyükelçi'nin çağrılması, Palmiye Pazarı günü Kudüs Latin Patriği Kardinal Pierbattista Pizzaballa ile ‘Kutsal Toprakların Muhafızı’ Başrahip Francesco Ielpo’nun Kudüs’teki Kıyamet Kilisesi’ne girişinin engellenmesi nedeniyle protesto amacıyla gerçekleştirildi." ifadeleri kullanıldı.</p><p></p><p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, Kardinal Pizzaballa'nın Kıyamet Kilisesi'ne girerek ayin yapması amacıyla verdiği yeni talimatların ardından durum değerlendirmesi yapıldığı belirtilen açıklamada, "İsrailli Büyükelçi'ye, Kudüs’ü kendi inançlarının doğduğu yer olarak gören tüm inananlar için din özgürlüğünün korunmasının İtalya açısından gerekli olduğu aktarıldı." denildi.</p><p></p><p>Açıklamada, İsrail makamlarından, Kudüs ve Batı Şeria'daki Hristiyan toplulukların varlığının korunmasının talep edildiği bildirildi.</p><p></p><p>- "İtalya'ya göre idam cezası, insanlık dışı ve aşağılayıcı bir cezadır"</p><p></p><p>Açıklamada, görüşmede İsrail parlamentosu Knesset'te görüşülen idam cezasına ilişkin olası yeni düzenlemenin de ele alındığı, İsrail hükümeti ve Knesset üyelerinin bu düzenlemeyi yeniden değerlendirmeye çağrıldığı kaydedildi.</p><p></p><p>Açıklamada, "İtalya'ya göre idam cezası, insanlık dışı ve aşağılayıcı bir cezadır ve caydırıcı bir etkisi yoktur. Bu nedenle idam cezasına karşıyız ve bunun reddini temel bir değer olarak görmekteyiz." ifadelerine yer verildi.</p><p></p><p>İsrail Büyükelçisi’ne Gazze'deki durumun da hatırlatıldığı aktarılan açıklamada, "Gazze'deki Filistin halkının koşulları, İsrail hükümetinin en büyük önceliği olmaya devam etmelidir. Biz de hükümetten, sivil nüfusun beslenme, sağlık ve genel sosyal koşullarında önemli bir iyileşme sağlamak için her türlü önlemi almasını istedik." denildi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">NATO'nun Türkiye'de kuracağı yeni karargâhlar hakkında neler biliniyor?</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/natonun-turkiyede-kuracagi-yeni-karargahlar-hakkinda-neler-biliniyor-6188/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/natonun-turkiyede-kuracagi-yeni-karargahlar-hakkinda-neler-biliniyor-6188/</id>
<published><![CDATA[2026-03-30T09:35:31+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-30T09:35:31+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FB18E2-38DF73-AC4C48-42D322-8EC2FA-04C6DF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>NATO'nun Adana'da oluşturacağı çok uluslu karargah, Ortadoğu başta olmak üzere Kafkasya, Doğu Akdeniz ve Kuzey Afrika'dan kaynaklanacak tehditlere karşı ittifakın caydırıcılığı ve savunma kapasitesini artırmayı hedefliyor.</p><p></p><p>İstanbul'da kurulacak deniz komutanlığı ise Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu kapsamında Ukrayna-Rusya savaşı sonrası süreçte Karadeniz'in güvenliği açısından önemli rol oynayacak.</p><p></p><p>Bu gelişmelerin Türkiye'nin hem NATO içinde hem de bölgesindeki güvenlik mimarisindeki ağırlığını artıracağı değerlendiriliyor.</p><p></p><p><b>Adana'daki üsle ilgili bilinenler</b></p><p></p><p>Milli Savunma Bakanlığı'nın 26 Mart'taki bilgilendirmesinde, karargâhın kurulmasına ilişkin çalışmaların NATO'nun 2023'te aldığı Güneydoğu Bölgesel Planı kapsamında başlatıldığı ancak prosedürler henüz tamamlanmadığından onay sürecinin devam ettiği belirtildi.</p><p></p><p>NATO karargâhının kurulması için Adana'da konuşlu 6. Kolordu Komutanlığı'nın görevlendirildiğinin kaydedildiği bilgilendirmede, karargahın tam olarak nereye konuşlanacağı ve ne kadarlık bir askeri gücü barındırabileceği açıklanmadı.</p><p></p><p>Adana, ABD ile mevcut ikili anlaşmalar kapsamında Amerikan askerlerinin kullandığı ve bölgenin en stratejik üslerinden biri olarak bilinen İncirlik Üssü'ne de ev sahipliği yapıyor. Bu yeni gelişme, kentin stratejik önemini daha da artırıyor.</p><p></p><p>NATO karargahının görevi "Bölgesel Planlar kapsamında, kendisine tahsis edilecek kuvvetlerin entegrasyonunu sağlayarak sorumluluk sahasında caydırıcılık ve savunma faaliyetlerini desteklemek" olarak açıklandı.</p><p></p><p>Kaynaklar, bu konuşlanmanın bölgede yeni gelişen son gelişmelerle bir ilgisi olmadığını, müttefiklerin bölgesel savunma planlarını çok daha önceden onayladıklarını kaydetti.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Subat%202026/nato-2.jpg" alt="nato-2"></p><p></p><p><b>İncirlik Hava Üssü'nün havadan genel görüntüsü, birkaç alçak bina ve solda uçak pistleri görülüyor.&nbsp;</b></p><p></p><p>Türkiye, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırdığı 2022 yılından itibaren ittifakın odağının tamamen Doğu Avrupa'ya kaymaya başlaması üzerine kıtanın güney ve güneydoğusunda yaşanan tehditleri gündeme getirmiş ve aynı yıl Madrid'de yapılan zirvede bu konunun ayrıca ele alınmasını sağlamıştı.</p><p></p><p>Savunma Bakanlığı kaynaklarının atıfta bulunduğu bölgesel planlar, ittifakın 2023'te Vilnius zirvesinde ele alınmış, Rusya-Ukrayna savaşının yarattığı etkilere yanıt verecek şekilde güncellenmişti.</p><p></p><p>Vilnius'ta başlatılan süreç 2024'te Washington'da yapılan zirvede alınan kararlarla somutlaşmış ve kıtanın güney bölgelerinde yaşanan ve yaşanabilecek tehditlere karşı daha güçlü, stratejik ve sonuç-odaklı yaklaşımı içeren bir eylem planının kabul edildiği açıklanmıştı.</p><p></p><p>Savunma Bakanlığı'nın açıklamasından Türkiye'nin yeni bir çok uluslu karargâhı topraklarında kurma konusundaki beyanını 2024'te NATO'ya ilettiği anlaşılıyor.</p><p></p><p><b>Çok uluslu karargâhların görevleri neler?</b></p><p></p><p>NATO, Türkiye'deki varlığının yanı sıra Rusya'nın 2014'te Kırım'ı ilhakı ve 2022'de Ukrayna'yı işgal girişiminden bu yana doğu kanadındaki askeri varlığını da oldukça artırdı.</p><p></p><p>Rusya ve Belarus sınırında bulunan çokuluslu muharebe gruplarının sayısı dörtten sekize yükseltildi.</p><p></p><p>NATO'nun kuzeyden güneye Estonya, Letonya, Litvanya, Polonya, Slovakya, Macaristan, Romanya ve Bulgaristan'da olmak üzere toplam sekiz çokuluslu muharebe grubu bulunuyor.</p><p></p><p>NATO'nun bölgedeki ana çok uluslu karargâhlarından biri Polonya'da "MNC NE" (Multinational Corps Northeast) olarak anılan karargâh. 1999 senesinden beri aktif olan karargâh, NATO'nun bölgedeki en üst düzey karargâhı ve 2017'den bu yana Yüksek Hazırlık Gücü'ne de ev sahipliği yapıyor.</p><p></p><p>Polonya'nın kuzeybatısında Szczecin kentinde konuşlu olan MNC NE, bölgede yer alan diğer komutanlıklarla beraber caydırıcılık ve savunma görevlerinin yanı sıra bir saldırı durumunda ittifakın korunması sorumluluğunu da üsteniyor.</p><p></p><p>Romanya'da konuşlu olan MNC SE (Multinational Corps Southeast) çok uluslu karargâhı ise 2018'te Bükreş'te kuruldu ve sonrasında kapsamlı bir askeri güç olarak Sibiu kentine taşındı.</p><p></p><p>Bu karargâhın görevleri arasında Güneydoğu bölgesinin korunması açısından ittifak ve üye devletler arasında eşgüdüm sağlanması yer alıyor.</p><p></p><p>Adana'da kurulacak Türkiye çok uluslu karargahının da Polonya ve Romanya'daki benzerleri gibi görev ve sorumluluklar üstlenmesi öngörülüyor.</p><p></p><p><b>Türkiye'nin güvenlik kaygıları</b></p><p></p><p>Türkiye'nin, kıtanın güneydoğu bölgesine ilişkin güvenlik kaygılarını NATO'nun dikkatine getirdiği 2022 yılında İsrail-Hamas savaşı ve İran'a karşı Amerikan-İsrail savaşı henüz başlamamıştı.</p><p></p><p>Haziran 2025'te yaşanan İsrail-İran 12 Gün Savaşı ile 28 Şubat 2026'da başlayan ve hala devam eden Ortadoğu Savaşı'nın yarattığı güvenlik tehditlerinden en çok etkilenen ittifak üyesi olan Türkiye, İran'dan 4-9 ve 13 Mart günlerinde atılan füzelerin hedefi olmuş, bunlar NATO hava savunma sistemleri tarafından önlenmişti.</p><p></p><p>Böyle bir süreçte kurulması planlanan çok uluslu karargahın başta Ortadoğu, Doğu Akdeniz ve Kuzey Afrika olmak üzere bölgeden kaynaklanacak tehditlere odaklanması bekleniyor. Topraklarında ittifakın en kritik askeri birimlerinden birine ev sahipliği yapacak olan Türkiye'nin NATO'daki kilit rolünün daha da artacağı değerlendiriliyor.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Subat%202026/nato-1.jpg" alt="nato-1"></p><p></p><p><b><i>İstanbul'da Haliç üzerinde bir köprüde önce balık tutan insanlar, arkada İtalyan donanma gemisi</i></b></p><p></p><p><b>Karadeniz güvenliği için kritik adım</b></p><p></p><p>Savunma Bakanlığı, İstanbul'da kurulması planlanan Deniz Unsur Komutanlığı'na ilişkin açıklamayı 28 Mart günü yaptı.</p><p></p><p>Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Çok Uluslu Kuvvet -Ukrayna Operasyonel Karargâhı Komutanı Tümgeneral Jean-Pierre Fague ve Komutan Yardımcısı Tümgeneral Richard Stewart Charles Bell ile beraberindeki heyet tarafından, Anadolukavağı/Beykoz'da konuşlanması planlı Deniz Unsur Komutanlığı'na ziyaret gerçekleştirildi" ifadeleri yer aldı.</p><p></p><p>Bakanlık, ilk kez bu bildirimle açıkladığı gelişmeye ilişkin ayrıntı vermedi.</p><p></p><p>Ukrayna için kurulan Gönüllüler Koalisyonu kapsamında oluşturulan çok uluslu kuvvet, Fransa ve İngiltere'nin liderliğinde faaliyet gösteriyor. Bu sürece aktif katılım gösteren Türkiye, savaş sonrası dönemde "stratejik önemde gördüğü" Karadeniz'in güvenliğini üstlenecek.</p><p></p><p>İstanbul'da kurulması planlanan yeni komutanlığın temel görevi de oluşturulacak çok uluslu bir mekanizmayla Karadeniz'de seyrüsefer güvenliğinin korunması ve savaşı sonlandıracak anlaşmayla oluşturulması öngörülen düzenin işlemesini sağlamak olacak.</p><p></p><p>Türkiye, Romanya ve Bulgaristan Temmuz 2024'te kurdukları Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu aracılığıyla Karadeniz'de seyir güvenliği konusunda işbirliği halindeler.</p><p></p><p><b>Türkiye ikinci kez NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapacak</b></p><p></p><p>Adana'da yeni bir karargâh ve İstanbul'da yeni bir deniz komutanlığının kurulması gelişmeleri, Türkiye'nin NATO zirvesine ev sahipliği yapacağı bir döneme denk geliyor.</p><p></p><p>NATO üyesi ülkelerin liderleri 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da bir araya gelecek.</p><p></p><p>Türkiye, Ukrayna ve İran savaşlarının güvenlik dengelerinin tamamen bozulduğu bir dönemde NATO içinde giderek daha aktif ve görünür olma stratejisini izliyor.</p><p></p><p>"Zirve yılında" NATO'nun en büyük tatbikatına daha önce hiç görülmemiş şekilde büyük bir katılım gösteren Türkiye, ittifakın Baltık hava sahasının korunmasına ilişkin planlamalarına da aktif katılım gösteriyor.</p><p></p><p>Zirvenin bu kritik dönemde Ankara'da gerçekleşecek olması Türkiye'nin bölgesel rolü açısından önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Subat%202026/nato-4.jpg" alt="nato-4" style="font-family: &quot;Open Sans&quot;, sans-serif;"></p><p></p><p><b><i>NATO'nun resmi X hesabından 29 Mart'ta Anıtkabir fotoğrafı ile "Ankara'daki NATO Zirvesi'ne 100 gün kaldı" mesajı paylaşıldı.</i></b></p><p></p><p><b>Muhalefetten eleştiri: 'Neden bilgi verilmiyor?'</b></p><p></p><p>Türkiye'nin güvenliğini yakından ilgilendiren bu gelişmelere ilişkin muhalefet, hükümeti sürece ilişkin yeterince bilgi vermemekle eleştiriyor.</p><p></p><p>Ana muhalefet partisi CHP'nin dış politikadan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Namık Tan, sosyal medya üzerinden 29 Mart'ta yaptığı açıklamada, "Asıl sorun, bu ölçekte stratejik adımların kamuoyuna sanki rutin bir idari işlemmiş gibi yeterli açıklama yapılmadan ve zamanlama itibarıyla tartışmaya açık şekilde sunulmasıdır" ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Eski diplomat olan Tan, son yaşanan gelişmelerin Türkiye'nin yeni bir bölgesel güvenlik mimarisinin parçası haline getirildiğini gösterdiğini; yeni kara ve deniz komutanlıklarının oluşturulmasıyla Türkiye'nin askeri rolünün kara ve deniz boyutlarıyla yeniden tanımlandığı kaydetti.</p><p></p><p>Türkiye'nin bu süreçte oynayacağı rol ve karar alma mekanizmalarına katılımı gibi birçok soru olduğunu belirten Tan, "Şeffaflık göz ardı edilerek, yangından mal kaçırırcasına atılan her adım, Türkiye'nin güvenliğini güçlendirmekten ziyade stratejik belirsizlikleri derinleştirme riski taşıyor. Bir yandan NATO'yu eleştirirmiş gibi yapan, diğer yandan çok sıradan tasarruflarda bulunuyormuş gibi bu adımları atan iktidarın tutumu tam bir ikiyüzlülüktür. İktidar tarafından açık, net ve zamanında bir bilgilendirme yapılması artık bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiştir" ifadelerini kullandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İtalya'da savaş karşıtı protestolar düzenlendi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/italyada-savas-karsiti-protestolar-duzenlendi-6463/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/italyada-savas-karsiti-protestolar-duzenlendi-6463/</id>
<published><![CDATA[2026-03-29T06:42:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-29T06:42:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_35DE1B-96C6CE-13A86F-B98E66-71CBDC-4EEF59.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Başkentte, sendikalar, öğrenci toplulukları, Filistin'le dayanışma grupları ile çok sayıda vatandaşın katılımıyla "Krallara Hayır, Onların Savaşlarına Hayır (No Kings)" çağrısıyla savaş karşıtı protesto yürüyüşü düzenlendi.</p><p></p><p>Roma'nın işlek meydanlarından Repubblica'dan başlayan ve on binlerce kişinin katıldığı yürüyüşte, ABD ve İsrail'in İran’a 28 Şubat'ta başlattığı saldırılar, İsrail'in Filistin ve Lübnan'a saldırıları başta olmak üzere savaşlara ve emperyalizme tepki gösterildi.</p><p></p><p>Göstericiler, Filistin, Küba bayrakları ile "Savaşa hayır" yazılı pankart ve dövizlerle yürüdü. Bazı göstericiler de büyük boy Filistin bayrağı açtı.</p><p></p><p>Protestocular, İsrail ve ABD’ye yönelik "katiller", Başbakan Giorgia Meloni ve hükümetine yönelik ise "İstifa edin" sloganları attı.</p><p></p><p>Yürüyüş boyunca "Hepimiz anti siyonistiz", "Özgür Filistin" ve "İtalya NATO'dan çıksın" sloganları da atıldı.</p><p></p><p>Yürüyüşte, bazı göstericiler, fişeklerle ABD ve İsrail bayraklarını da ateşe verdi.</p><p></p><p>Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı yürüyüş, Roma çevre yoluna kadar taştı ve yolun trafiğe kapatılmasına neden oldu.</p><p></p><p>Yürüyüş, Verano mezarlığı önünde son buldu.</p><p></p><p>- Protestoculardan "emperyalizme karşıyız" vurgusu</p><p></p><p>Roma dışından bu yürüyüşe katılmak üzere gelen İtalyan vatandaşı Alessia, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Bu yürüyüşe katılıyorum çünkü (ABD Başkanı Donald) Trump ve (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu'nun dolayısıyla ABD ve İsrail'in, dünyanın dört bir yanında dayattığı emperyalizme ‘hayır’ demenin ve dolayısıyla bizi sürükledikleri Üçüncü Dünya Savaşı riskini vurgulamanın önemli olduğunu düşünüyorum.” diye konuştu.</p><p></p><p>Alessia, yürüyüşe Filistin bayrağıyla katıldığını belirterek, "Açıkçası, Batı medyasının söylediğinin aksine Gazze'deki halen devam eden soykırımdan dikkatleri dağıtmamak için bu bayrakla geldim." dedi.</p><p></p><p>Protestoya katılan İtalyan vatandaşı Franco Manicone de "Buraya emperyalizme karşı, otoriter kişilere karşı ve dünyayı güç kullanarak bombalamak isteyenlere karşı protesto etmek için geldim. Ben demokrasinin olduğu bir dünya istiyorum." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Manicone, ABD ve İsrail’in saldırılarına karşı olduğunu belirterek, "Bombalıyorlar ve bundan hiç hoşlanmıyorum, bu beni endişelendiriyor. Ne yazık ki şiddet beni korkutuyor, küresel ekonomik kriz de beni endişelendiriyor." yorumunu yaptı.</p><p></p><p>- Yürüyüş öncesi AP milletvekili Salis'in otel odasında arama yapıldı</p><p></p><p>Roma'daki yürüyüşe katılmak üzere buraya gelen İtalya'nın Yeşil ve Sol İttifak Partisi’nden (AVS) Avrupa Parlamentosu (AP) Milletvekili Ilaria Salis'in kaldığı otelde arama yapılması ülkede tartışma konusu oldu.</p><p></p><p>AP Milletvekili Salis, sosyal medya platformlarındaki hesaplarından yaptığı paylaşımda, yerel saatle 07.00 sularında polisin, protesto yürüyüşünden önce "önleyici tedbir" çerçevesinde kaldığı otel odasında bir saatten fazla arama yaptığını paylaştı.</p><p></p><p>Salis, "İtalya'nın polis devletine dönüştüğünü" savunarak, polisin uygulamasına tepki gösterdi.</p><p></p><p>Roma Emniyet Müdürlüğü de Salis'in odasında yapılan aramanın, gösteriyle alakalı değil, Almanya’daki ilgili makamlardan gelen talep üzerine olduğunu aktardı.</p><p></p><p>- Sicilya Adası'ndaki ABD askeri iletişim istasyonun varlığı protesto edildi</p><p></p><p>Ülkede bir protesto gösterisi de Sicilya Adası'nda Niscemi ilçesindeki ABD'ye ait "MUOS" olarak bilinen yüksek frekanslı ve dar bantlı askeri uydu iletişim sistemi bulunan yer istasyonu yakınında düzenlendi.</p><p></p><p>"MUOS'a hayır" çağrısıyla bir araya gelen göstericiler, İtalya'da ve Sicilya Adası'ndaki ABD askeri varlıklarına karşı olduklarını kaydetti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Rusya, 1 Nisan'dan itibaren benzin ihracatını yasaklayacak</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/rusya-1-nisandan-itibaren-benzin-ihracatini-yasaklayacak-6825/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/rusya-1-nisandan-itibaren-benzin-ihracatini-yasaklayacak-6825/</id>
<published><![CDATA[2026-03-28T08:03:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-28T08:03:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_203184-EDFC34-72774A-FEECAD-F62907-9B5E6C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Rus hükümetinden yapılan yazılı açıklamada, Novak’ın petrol sektöründeki gelişmelere ilişkin yetkililerle gerçekleştirdiği toplantıdaki ifadelerine yer verildi.</p><p></p><p>Toplantıda, Orta Doğu’daki kriz nedeniyle petrol ve petrol ürünlerinin fiyatlarında önemli dalgalanmalar yaşandığına işaret eden Novak, “Bununla birlikte dış pazarlarda, Rus enerji kaynaklarına olan yüksek talep, olumlu bir faktör olmaya devam ediyor.” değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Novak, petrol ürünlerinin Rusya’da istikrarlı şekilde dağıtımının sürdüğü bilgisini paylaşarak “Sektördeki şirketler, yeterli benzin ve dizel yakıt stoklarının mevcut olduğunu ve ülke içindeki talebi karşılamak için petrol rafinerilerinin yüksek kapasiteyle çalıştığını teyit etti.” ifadesini kullandı.</p><p></p><p>İç piyasadaki istikrarın korunacağını ve iç pazarın önceliklendirileceğini belirten Novak, 1 Nisan’dan itibaren benzin ihracatının yasaklanması için Rusya Enerji Bakanlığına ilgili kararname taslağının hazırlanması için talimat verdi.</p><p></p><p>Rusya, iç piyasadaki istikrarı korumak için çeşitli akaryakıt türlerine zaman zaman ihracat yasağı uyguluyor.</p><p></p><p>Dünyanın en büyük petrol ürünleri üreticilerinden Rusya’nın geçen yıl yaklaşık 5 milyon ton benzin ürettiği tahmin ediliyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Volkswagen, İsrail'in "Demir Kubbe"sine parça üreteceğini doğruladı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/volkswagen-israilin-demir-kubbesine-parca-uretecegini-dogruladi-5511/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/volkswagen-israilin-demir-kubbesine-parca-uretecegini-dogruladi-5511/</id>
<published><![CDATA[2026-03-28T07:49:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-28T07:49:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F35F99-DC867D-3C1D01-C1A06B-FB3F18-B43F22.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Blume, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) tarafından Frankfurt'ta düzenlenen ve gazetenin yayıncıları ile editörlerinin Almanya, Avrupa ve dünyanın siyasi, sosyal ve ekonomik gelecek vizyonlarını ele aldığı kongrede konuştu.</p><p></p><p>Volkswagen'in Üst Yöneticisi Blume, zayıf talep ve Çinli üreticilerin artan rekabetiyle mücadele eden grubun, tasarruf tedbirleri çerçevesinde üretimden çekilmeyi planladığı Osnabrück tesisine yeni bir işlev kazandırmayı hedeflediklerini bildirdi.</p><p></p><p>Almanya'nın kuzeyindeki Osnabrück fabrikasının, savunma sanayi üretimine kaydırılması için görüşmeler yürüttüklerini teyit eden Blume, "Çeşitli savunma şirketleriyle temas halindeyiz. Bu, Osnabrück tesisi için kalıcı bir çözüm olabilir." dedi.</p><p></p><p>Volkswagen'in doğrudan "silah sistemleri" üreticisi olmayacağını savunan Blume, söz konusu fabrikanın geleceğine ilişkin "Volkswagen'in savunma sektöründeki faaliyetleri daha ziyade askeri taşıma ve lojistik üzerine yoğunlaşacaktır; zira bizim temel yetkinliğimiz bu alandadır." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>- Savunma sanayisine geçiş planı</p><p></p><p>Financial Times'ın (FT) haberine göre, Volkswagen, İsrailli silah şirketi Rafael Advanced Defense Systems ile stratejik bir ortaklık için masaya oturdu.</p><p></p><p>Görüşmelerin odağında, Osnabrück fabrikasında "Demir Kubbe" hava savunma sistemi için ağır hizmet tipi kamyonlar ve jeneratörler gibi kritik bileşenlerin üretilmesi yer alıyor.</p><p></p><p>Alman hükümet yetkilileri, konuya ilişkin yaptıkları açıklamalarda, VW ve Rafael arasındaki spesifik görüşmeler hakkında yorum yapmaktan kaçınsa da, otomotiv sektöründeki dönüşümü yakından takip ettiklerini bildirdi.</p><p></p><p>Yapılan açıklamada, "Almanya'daki istihdamı güvence altına alacak her türlü girişimi memnuniyetle karşılıyoruz." denilerek, projeye yeşil ışık yakıldı.</p><p></p><p>Yaklaşık 2 bin 300 kişinin çalıştığı Osnabrück tesisi, halihazırda Porsche'nin Cayman ve Boxster modelleri ile T-Roc Cabriolet üretimini gerçekleştiriyor.</p><p></p><p>Savunma sanayisine geçiş planı, Avrupa'nın yeniden silahlanma sürecinde olduğu bir dönemde, Volkswagen'in binek araç bölümündeki kayıplarını telafi etme ve istihdamı koruma stratejisinin kritik bir parçası olarak değerlendiriliyor.</p><p></p><p>- "Savaş suçlarına ortaklık" uyarısı</p><p></p><p>Volkswagen'in söz konusu hamlesi, Almanya'da siyasi ve hukuki tartışmaları da beraberinde getirdi.</p><p></p><p>Sol Parti Milletvekili Mirze Edis, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail ile yapılacak bir savunma işbirliğinin, Berlin'i "savaş suçlarına ortak" edebileceğini belirterek, "Başka hayatları feda ederek iş güvencesi sağlamayı düşünemeyiz." dedi.</p><p></p><p>Hukuk uzmanları Torsten Menge ve Aidan Simardone ise Uluslararası Adalet Divanının (UAD) kararlarına atıfta bulunarak, soykırım ve insan hakları ihlallerine karışmış bir orduya ekipman sağlamanın, Almanya'nın uluslararası hukuk yükümlülüklerini ihlal edebileceği uyarısında bulundu.</p><p></p><p>Uzmanlar, VW'nin Nazi dönemi geçmişini hatırlatarak, şirketin yeniden bir çatışma bölgesine üretim yapmasının "trajik" olduğunu vurguladı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">AB'nin dijital altyapısına siber saldırı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abnin-dijital-altyapisina-siber-saldiri-9289/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abnin-dijital-altyapisina-siber-saldiri-9289/</id>
<published><![CDATA[2026-03-28T06:00:13+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-28T06:00:13+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6EE7EB-001D2A-BDA076-AC2081-5C9357-6F5D04.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Avrupa Birliği yürütme organı, salı günü dijital altyapıya yönelik bir siber saldırı tespit edildiğini açıkladı.</p><p>Saldırının, Europa.eu platformunu yöneten bulut bilişim altyapısını hedef aldığı bildirildi. Söz konusu platformda Avrupa Komisyonu, Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi başta olmak üzere birçok AB kurumunun internet siteleri yer alıyor.</p><p>Komisyon, olayın kontrol altına alındığını vurgularken, ilk incelemelerde bazı verilerin alınmış olabileceğinin değerlendirildiğini kaydetti. Kurumun iç sistemlerinin ise saldırıdan etkilenmediği belirtildi. Saldırının arkasındaki kişi veya gruplara ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Trump'ın İran savaşı yasa dışı"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/trumpin-iran-savasi-yasa-disi-4370/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/trumpin-iran-savasi-yasa-disi-4370/</id>
<published><![CDATA[2026-03-25T08:20:55+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-25T08:20:55+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_201314-E1EBB8-DBB142-5646D4-8DA74C-9E1A17.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran savaşı konusunda sessizliğini bozan Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, ABD Başkanı Donald Trump'ı uluslararası hukuku ihlal etmekle suçladı.</p><p></p><p>Alman Dışişleri Bakanlığı'nın İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra yeniden kurulmasının 75'inci yıl dönümü vesilesiyle Salı günü düzenlenen törende Alman diplomatlara hitap eden Steinmeier, çarpıcı mesajlar verdiği konuşmasında ABD ile ilişkilerin onarılmasının artık mümkün görünmediğini dile getirdi.</p><p></p><p>Geçmişte Dışişleri Bakanı olarak da görev yapan Steinmeier, dünyanın "öngörülemezliğe" evrildiğini, bununla birlikte kurallara dayalı düzenin vazgeçilmez olmaya devam etttiğini vurguladı.</p><p></p><p><b>ABD'ye mesaj: Güven kaybı ve kopuş çok derin</b></p><p></p><p>Rusya'nın, Ukrayna savaşı ile Avrupa güvenlik düzeninin temel ilkelerini esastan ihlal ettiğini, Avrupa'nın artık güvenliğini "Rusya ile değil, Rusya'ya karşı tasarlamak" zorunda olduğunu belirten Steinmeier, Donald Trump'ın ikinci başkanlığı ile birlikte transatlantik ilişkilerde yaşanan kırılmanın da derin bir uçurum oluşturduğuna vurgu yaptı.</p><p></p><p>Hem Rusya, hem de ABD kaynaklı sarsıntıların, Almanya dış politikası açısından "stratejik açıdan devrimsel nitelikte" olduğunu vurgulayan Steinmeier, ABD ile ilişkilerin geleceği konusunda karamsar bir tablo çizdi.</p><p></p><p>"Amerikan büyük güç politikasına duyulan güvenin kaybı ve yaşanan kopuş çok derin. Sadece müttefikleri açısından değil, dünya genelinde durum bu" ifadelerini kullanan Almanya Cumhurbaşkanı, "Gelecekteki yeni bir ABD yönetimi bile artık 'dostane hegemon' rolünü ve liberal uluslararası düzenin garantörü olma görevini öyle kolayca yeniden üstlenemeyecek" dedi.</p><p></p><p><b>"Bundeswehr Avrupa savunmasının omurgası olmalı"</b></p><p></p><p>Bağımlılıkların Almanya'yı nasıl savunmasız hale getirdiğini, Rusya'ya enerji alanındaki bağımlılığına işaret ederek anımsatan Steinmeier, bu nedenle "çok acı" ve aynı zamanda "çok ağır" bedel ödemek zorunda kaldıklarını kaydetti.</p><p></p><p>"Transatlantik ilişkilerimizde de bizi savunmasız hale getiren bağımlılıklardan kurtulmak zorundayız" diyen Cumhurbaşkanı, Avrupa'nın hedefinin artik özellikle güvenlik ve teknoloji alanında egemenliğini sağlamak olduğunu belärterek Alman ordusunun (Bundeswehr) da "Avrupa konvansiyonel savunmasının omurgası haline getirilmesi" hedefine işaret etti.</p><p></p><p><b>ABD ile ilişkilerde "ödün vermemeliyiz" uyarısı</b></p><p></p><p>Almanya'nın ABD'de Trump ile birlikte yaşanan değişimden duyduğu rahatsızlığı net ve sert ifadelerle dile getiren Cumhurbaşkanı Steinmeier, mevcut ABD yönetimi ile başa çıkmak için pragmatik hareket edilmesi ve realist bir politika izlenmesi gerektiğini, ancak bu yapılırken Almanya'nın kendinden "ödün vermemesinin" şart olduğunu vurguladı.</p><p></p><p>"Mevcut Amerikan hükümetinin bizden tamamen farklı bir dünya görüşü var: Yerleşik kuralları, ortaklığı ve güveni hiçe sayıyor. Evet, bunu değiştiremeyiz. Ve evet, bununla başa çıkmak zorundayız" ifadelerini kullanan Frank-Walter Steinmeier, "Ama bu dünya görüşünü benimsemememiz için hiçbir neden yok" dedi.</p><p></p><p><b>Orta büyüklükteki güçlerle ilişkilerde Türkiye'ye işaret etti</b></p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Steinmeier, son gelişmeler ışığında bölgesel aktörler, orta büyüklükteki güçlerle ilişkileri geliştirmeye çalıştıklarını anlatırken Türkiye'ye de değindi.</p><p></p><p>"Büyük güçler, kuralsız bir dünyada hayatta kalabilir, hatta kısa vadede bundan kazançlı bile çıkabilir. Ama bu, bizim ve aynı zamanda ulusların büyük çoğunluğu için geçerli değil. İşte şimdi inşa etmemiz gereken köprü bu! Bizi diğer birçok ülkeyle, özellikle de dünyadaki yükselen orta büyükteki güçlerle bağlayan şey bu" vizyonunu aktaran Steinmeier, aralarında Türkiye'yi de saydığı bir çok ülkeyle ilişkileri geliştirmek için ziyaretler gerçekleştirdiğini, stratejik açıdan bu ülkelerin önem taşıdığını vurguladı.</p><p></p><p>"Elbette bu ülkeler, görüşlerimizin ve çıkarlarımızın tamamını paylaşmıyor" gözlemini aktaran Alman Cumhurbaşkanı, "Ancak bizimle çok önemli bir hedefi paylaşıyorlar: Yarının dünyası, Çin ve ABD arasındaki ikili bir yarıştan ibaret olmamalı. Tam da bu nedenle, bu ülkeler uluslararası kuralların istikrara kavuşturulmasına, sadece birkaç kişiye değil herkese hizmet eden bir düzene ne gibi katkılar sağladığımızı da yakından izliyorlar" diye konuştu.</p><p></p><p><b>"Trump'ın İran savaşı uluslararası hukuka göre yasa dışı"</b></p><p></p><p>Almanya Cumhurbaşkanı, konuşmasının en çarpıcı bölümünü sona bıraktı.</p><p></p><p>"Uluslararası hukuk, çıkarıp bir kenera atacağımız bir eldiven değildir" diyen ve pragmatik bir dış politikanın, uluslararası hukukun gözardı edilmesi anlamına gelmediğini ifade eden Steinmeier, Gazze ve İran savaşlarına ilişkin özeleştiri de içeren şu dikkat çekici sözleri kaydetti:</p><p></p><p>"Uluslararası hukuk ihlallerini, uluslararası hukuk ihlali olarak adlandırmamak, dış politikamızı daha inandırıcı hale getirmez. Gazze Savaşı sırasında zaten bununla boğuşmak zorunda kalmıştık ve şimdi de İran Savaşı nedeniyle benzer bir durumu yaşıyoruz. Çünkü bu savaş uluslararası hukuka göre yasa dışıdır."</p><p></p><p>Steinmeier, İran Savaşı'nın sadece uluslararası hukukun ihlalini temsil etmediğini, aynı zamanda "korkunç bir siyasi hata" olduğunu da sözlerine ekledi.</p><p></p><p>"Beni en hüsrana uğratan da bu. Çünkü eğer gerçekten de bununla İran'ın nükleer bombaya sahip olması engellemek istendiyse o zaman bu kaçınılması gereken, gereksiz bir savaş" diyen cumhurbaşkanı, 2015'te İran ile imzalanan anlaşmanın zaten İran'ın nükleer silah edinmesini engellediğini hatırlattı.</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Steinmeier, "İmza töreninde Amerikan Dışişleri Bakanı 'bu anın tarihi önemini hafife almayalım: Bu anlaşmayla savaşı önlüyoruz' demişti. Başkan Trump ise ilk başkanlık döneminin ikinci yılında anlaşmadan çekildi, ikinci başkanlık döneminde ise savaşıyor" diye konuştu.</p><p></p><p>Uluslararası hukukun önemini kaybetmediğini söyleyen Frank-Walter Steinmeier, "Hukuk ve kuralların olmadığı bir dünyada, mevcut Avrupa kaybolur. Çünkü Avrupa Birliği'nin kendisi de hukuk ve kurallar üzerine inşa edilmiştir. Eğer kaba kuvvete dayalı bir dünya görüşünü benimsersek, Avrupa çöker" uyarısında bulundu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Danimarka'da Trump'ın gölgesindeki seçimden belirsizlik çıktı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/danimarkada-trumpin-golgesindeki-secimden-belirsizlik-cikti-1933/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/danimarkada-trumpin-golgesindeki-secimden-belirsizlik-cikti-1933/</id>
<published><![CDATA[2026-03-25T08:14:57+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-25T08:14:57+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A922B4-F866A9-3C7450-BE0AB9-CC1881-50E6F1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Başkanı Donald Trump'ın yarı özerk Danimarka toprağı Grönland'ı ele geçirme girişimlerinin neden olduğu gerginliğin ortasında Danimarka'da erken genel seçimler yapıldı.</p><p></p><p>4,3 milyon seçmenin oy kullanmaya çağrıldığı ülkede, Trump'ın Grönland'a yönelik emellerinden ziyade ekonomik konulara odaklanılan kampanya süreci sonunda sandıktan Başbakan Mette Frederiksen'in geleceğini belirsiz bırakan bir tablo çıktı. Ne sol ne de sağ blok parlamentoda çoğunluk elde ederken gelecek hükümetin kaderini Dışişleri Bakanı ve eski başbakan Lars Lokke Rasmussen'in partisi belirleyecek.</p><p></p><p><b>Başbakan Frederiksen'in akıbeti belirsiz</b></p><p></p><p>2019'dan bu yana görevde olan Sosyal Demokrat Başbakan Frederiksen, Grönland'ın geleceği konusunda Washington ile yaşanan anlaşmazlığın kendisini uluslararası gündeme taşımasının ardından üçüncü dönem için yarıştı.</p><p></p><p>Frederiksen'in Trump'a karşı sert ve net tutumu, ülkesinde azalan desteğini artırmasını sağlamış, bu ivmeden yararlanmak isteyen Frederiksen geçen ay erken seçim kararı almıştı.</p><p></p><p>Sosyal Demokratlar seçimleri birinci sırada tamamladı, ancak 120 yılı aşkın sürenin en zayıf performansını sergiledi ve çoğunluğu sağlayamadı. 179 sandalyeli parlamentoda sol blok 84, sağ blok 77 sandalye kazandı; çoğunluk için 90 sandalye gerekiyor.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Subat%202026/dan-i.jpg" alt="dan-i"></p><p></p><p><b><i>4,3 milyon seçmenin bulunduğu ülkede kampanya döneminde daha çok ekonomi gibi iç meseleler öne çıktı</i></b></p><p></p><p>Seçim öncesi anketler de, Sosyal Demokratların en büyük parti olarak kalacağına, ancak sosyal programlardaki kesintiler ve artan yaşam maliyetinin etkisiyle sandıktan zayıflayarak çıkacağına işaret ediyordu.</p><p></p><p>Bu tablo, Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen liderliğindeki merkez çizgideki Moderate partisini 14 sandalyeyle kilit konuma getirdi. Önümüzdeki haftalarda koalisyon hükümeti kurmak için zorlu müzakereler beklenirken, Moderate partisi her iki tarafla da müzakereye açık olduğunun sinyalini verdi.</p><p></p><p><b>Grönland'ın bir kontenjanı "hızlı ayrılıkçılara"</b></p><p></p><p>Mecliste Danimarka'nın özerk bölgeleri Faroe Adaları ve Grönland ikişer sandalye ile temsil ediliyor. Bu yıl, iki kontenjan için verilen yarış Grönland'ta her zamankinden daha fazla ilgi gördü; 20'den fazla aday ana karaya gitmek için mücadele etti.</p><p></p><p>Grönland'ın bağımsızlığını hızlandırmayı savunan Naleraq partisinin adayı Qarsoq Hoegh-Dam iki sandalyeden birini kazandı. Naleraq, Danimarka ile bağların mümkün olan en kısa sürede kesilmesini istiyor.</p><p></p><p>Grönland'daki diğer başlıca siyasi partiler de Danimarka'dan bağımsızlık istiyor, ancak kademeli ve yavaş bir süreçten yanalar ve genel olarak Trump'ın tavrına itiraz ediyorlar.</p><p></p><p><b>Danimarka'da seçim gündemi ne oldu?</b></p><p></p><p>Danimarka ana karasında, Arktik adası üzerindeki tartışma kampanyanın merkezinde yer almadı. Altı milyon nüfuslu ülkede kampanya döneminde daha çok enflasyon, refah devleti ve tarım kaynaklı su kirliliği gibi iç konulara odaklanıldı.</p><p></p><p>Göç de sıcak başlıklardan biri oldu; Sosyal Demokratlar daha sıkı düzenlemeleri savunuyor. Başbakan Frederiksen ayrıca, kampanya döneminde, sağlık personelini tehdit eden yabancı kökenli kişilere zorunlu olmayan sağlık hizmetlerinin verilmemesini öngören öneriye desteğini açıkladı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İtalya'da referandum yenilgisinin ardından istifalar başladı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/italyada-referandum-yenilgisinin-ardindan-istifalar-basladi-1744/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/italyada-referandum-yenilgisinin-ardindan-istifalar-basladi-1744/</id>
<published><![CDATA[2026-03-25T07:23:30+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-25T07:23:30+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_EB71AA-938F6D-2A7421-018E31-931319-0D680B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ülkede 22-23 Mart'ta yargı reformuna yönelik yapılan referandumda birçok yorumcuya göre, "ilk ciddi yenilgisini" yaşayan ve bu nedenle "yenilmez" imajı darbe alan Meloni hükümetinde, yenilginin yarattığı sarsıntılar ve etkiler görülmeye başlandı.</p><p></p><p>Adı, geçen hafta Roma'daki bir restoranda mafyayla bağlantılı biriyle ortak yatırım yapmasıyla tartışma konusu haline gelen Adalet Bakan Yardımcısı Andrea Delmastro, yazılı bir açıklamayla istifasını duyurdu.</p><p></p><p>Delmastro, "Yanlış bir şey yapmamış olsam da farkına varır varmaz telafi ettiğim bir dikkatsizlikte bulundum. Bunu, ulusun çıkarları için, özellikle de hükümete ve Başbakan'a duyduğum sevgi ve saygıdan dolayı sorumluluk alarak üstleniyorum." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Delmastro, geçen sene de bir anarşist hükümlüye ilişkin devlet sırrı niteliğindeki gizli belgeleri ifşa etmekten yargılanıp 8 ay ertelenmiş hapis cezası almasıyla da gündeme gelmiş, ancak o dönem muhalefetten gelen istifa çağrılarını geri çevirmişti.</p><p></p><p>Referandum yenilgisinin ardından istifa eden bir diğer isim ise Adalet Bakanlığı Özel Kalem Müdürü Giusi Bartolozzi oldu.</p><p></p><p>Bartolozzi'nin, referandumdan önce kampanya döneminde Sicilya Adası'nda yerel bir televizyon kanalında, "Eğer 'Evet' kazanırsa, yargıçlardan kurtulacağız, onlar bir infaz mangası" ifadelerini kullanması kamuoyunda büyük tepki çekmişti.</p><p></p><p>Bartolozzi'nin adı ayrıca, Ocak 2025'te Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından arandığı sırada İtalya'ya gelen ve burada gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılıp ülkesine geri gönderilen Libyalı üst düzey polis memuru Najeem Osema Almasri Habish'in serbest bırakılması hadisesinde, savcılara yanlış bilgi vermek suçlamasıyla gündeme gelmişti.</p><p></p><p>- Başbakan Meloni, istifaları kabul etti ve bir bakanının da istifasını istedi</p><p></p><p>İtalyan basını, referandum yenilgisinin ardından kısa bir video mesaj paylaşarak, sonucu kabul ettiğini ancak yollarına devam edeceğini belirten Meloni'nin, sonrasında bir açıklama yapmadan koalisyon ortakları ve kurmaylarıyla görüştüğünü aktardı.</p><p></p><p>Delmastro ve Bartolozzi'nin istifalarının ardından Başbakanlık'tan akşam saatlerinde kısa bir yazılı açıklama yapıldı.</p><p></p><p>Açıklamada, Başbakan Meloni'nin, Adalet Bakan Yardımcısı Delmastro ile Adalet Bakanlığı Özel Kalem Müdürü Bartolozzi'nin görevlerini bırakma kararlarını takdirle karşıladığı belirtilirken, yolsuzluk ve dolandırıcılık suçlamasıyla yargılanan Turizm Bakanı Daniela Santanche'ye de "aynı tercihi yapması" çağrısında bulunması dikkati çekti.</p><p></p><p>Açıklamada, "Meloni ayrıca, aynı kurumsal duyarlılık doğrultusunda Turizm Bakanı Daniela Santanche'nin de benzer bir karar almasını temenni ediyor." ifadesine yer verildi.</p><p></p><p>Başbakan Meloni'nin, Santanche'yi de istifa etmeye çağırması, İtalyan basını tarafından "son dakika" haberi olarak duyuruldu. Meloni'nin, adı skandallara karışan ve bu nedenle kamuoyunda tartışılan bu isimleri hükümetinden uzaklaştırarak, referandum yenilgisinin yaralarını sarmaya çalıştığı ifade edildi.</p><p></p><p>- Meloni'nin referandum yenilgisi</p><p></p><p>Meloni hükümetinin, siyasallaştığı gerekçesiyle eleştirdiği yargı sistemini yeniden yapılandırmak için hazırladığı, yargıçlıktan savcılığa ve savcılıktan yargıçlığa geçişi engelleyen, hakimlerin atama ve disiplin süreçlerini denetleyen konseyin bölünmesi gibi anayasada bazı yeni düzenlemeler öngören yargı reformuna yönelik anayasa değişikliği referandumu 22-23 Mart'ta yapılmıştı.</p><p></p><p>İçişleri Bakanlığının verilerine göre, 51,4 milyon kayıtlı seçmenin bulunduğu referandumda katılım oranı yüzde 58,9 olarak kaydedilmiş ve seçmenlerin yüzde 53,7'si "Hayır" oyu vererek yargı reformunu reddetmişti.</p><p></p><p>Bu sonuç, ülkeyi yaklaşık 4 senedir yöneten Başbakan Meloni ve hükümeti için "ilk ciddi yenilgi" olarak yorumlanmıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Rusya barışa yönelik ilerlemek istemiyor"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/rusya-barisa-yonelik-ilerlemek-istemiyor-4804/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/rusya-barisa-yonelik-ilerlemek-istemiyor-4804/</id>
<published><![CDATA[2026-03-25T07:11:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-25T07:11:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4699C8-7A4C1A-91BA58-021851-FF9084-159FFC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Zelenskiy, sosyal medya hesabından paylaştığı görüntülü mesajında, Rus ordusunun ülkesine düzenlediği son hava saldırılarını değerlendirdi.</p><p></p><p>Rusya'nın, füze ve silahlı insansız hava araçları (İHA) kullanarak özellikle Ukrayna'daki enerji altyapısını hedef aldığını aktaran Zelenskiy, saldırılarda sivil altyapılarının da hasar gördüğünü kaydetti.</p><p></p><p>Ülkesinin birçok bölgesine yönelik saldırıların yaklaşık bir gün boyunca sürdüğünü ifade eden Zelenskiy, Lviv kentinde de kilise gibi tarihi binaların hasar gördüğünü belirtti.</p><p></p><p>Zelenskiy, saldırılarda 5'i çocuk 40 kişinin yaralandığını kaydederek, "Maalesef hayatını kaybedenler var." diye konuştu.</p><p></p><p>Rusya'nın enerji kaynaklarına yönelik yaptırımların son dönemlerde kısmen kaldırılmasının Rusya'yı savaşı sürdürmeye teşvik ettiğini savunan Zelenskiy, Moskova'ya yönelik uluslararası baskının artırılması gerektiğini söyledi. Zelenskiy, "Şimdilik, eksik olan şey tam olarak baskıdır. Bunun aksine, Rusya'yı yıllardır yaptığı şeyi sürdürmeye yani saldırganlığını artırmaya teşvik eden sinyaller var." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Savaşın sona erdirilmesi yönünde ABD'de görüşmeleri yapan Ukrayna müzakere heyetinin Kiev'e dönmesinden sonra toplantılar hakkında ayrıntılı bilgi aldığını belirten Zelenskiy, "Maalesef henüz gerçek bir ilerleme yok. Rusya barışa yönelik ilerlemek istemiyor." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Zelenskiy, barış istediklerini ancak Rusya'nın saldırılarına da karşılık vereceklerini dile getirerek, "Barış güvenilir olmalı, hedefimiz budur ve öyle de kalacak." dedi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Çatışmaları sona erdirmenin zamanı geldiğini düşünüyoruz"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/catismalari-sona-erdirmenin-zamani-geldigini-dusunuyoruz-3992/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/catismalari-sona-erdirmenin-zamani-geldigini-dusunuyoruz-3992/</id>
<published><![CDATA[2026-03-24T10:21:56+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-24T10:21:56+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_94699C-721584-3C95B2-539667-CA2381-221B2F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Von der Leyen, Canberra'da Avustralya Başbakanı Anthony Albanese ile düzenlediği ortak basın toplantısında gazetecilerin Orta Doğu'daki gelişmeler konusundaki sorularını yanıtladı.</p><p></p><p>"Müzakere masasına dönmenin ve çatışmaları sona erdirmenin zamanı geldiğini düşünüyoruz." diyen von der Leyen, Orta Doğu'da durumun küresel enerji tedarik hatları açısından kritik bir hal aldığını vurguladı.</p><p></p><p>Von der Leyen, "Hepimiz doğal gaz ve petrol fiyatlarının zincirleme etkilerini hissediyoruz. Bu durum işletmelerimizi ve toplumlarımızı etkiliyor. Ancak en önemli husus, müzakere edilmiş bir çözüme ulaşılması ve Orta Doğu'da gördüğümüz çatışmaların sona erdirilmesidir." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>AB ülkelerinin Hürmüz Boğazı'nda ne gibi bir rol üstlenebileceği sorusuna yanıt veren von der Leyen, "AB liderleri, çatışmalar sona erdiğinde bir operasyon ya da misyon öngörebileceklerini açıkça ifade ettiler. Ancak Hürmüz Boğazı'nda gerekli kapasitenin sağlanmasına ilişkin kararlarını değerlendirmek bana düşmez." diye konuştu.</p><p></p><p>- ABD-İsrail'in İran'a saldırıları</p><p></p><p>İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.</p><p></p><p>İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.</p><p></p><p>ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.</p><p></p><p>İranlı yetkililere göre, ABD-İsrail saldırılarında ölü sayısı 1348'i, yaralı sayısı 17 bini aştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Meloni hükümeti yargı reformu referandumunu kaybetti</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/meloni-hukumeti-yargi-reformu-referandumunu-kaybetti-1183/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/meloni-hukumeti-yargi-reformu-referandumunu-kaybetti-1183/</id>
<published><![CDATA[2026-03-24T09:42:14+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-24T09:42:14+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_23BF37-8CE8BF-5A38A3-6EC126-228375-9286E2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İçişleri Bakanlığı'nın paylaştığı kısmi sonuçlara göre "hayır" oyları yüzde 53 ile öndeydi. Referanduma katılım oranı yüzde 58,9 oldu.</p><p></p><p>Bu sonuçlar üzerine Başbakan Meloni sosyal medyada bir video yayımlayarak yenilgiyi kabul etti ve "İtalyanlar karar verdi. Biz de bu karara saygı duyuyoruz" dedi.</p><p></p><p>Meloni, seçim kampanyasında vadettikleri reformun ülkeyi "modernleştimeyi" amaçladığını, vatandaşların buna onay vermemesinden üzüntü duyduğunu da söyledi.</p><p></p><p>Başbakan ayrıca referandum sonucu nedeniyle istifa etmeyeceğini ve sonuna kadar görevinin başında olacağını ifade etti.</p><p></p><p>Meloni liderliğindeki sağ koalisyon hükümeti, zaman zaman siyasetin alanına girmekle suçladığı yargıda tarafsızlık ve modernleşme için reformun şart olduğunu savunuyordu.</p><p></p><p>Muhalefet ise hükümeti bu reformla yargı bağımsızlığına darbe vurma girişimiyle suçluyordu.</p><p></p><p>Haberin başlığını atlayın ve okumaya devam edin</p><div><br /></div><div><div>Referandumun sonuçlanmasının ardından başkent Roma'da Barberini Meydanı'nda muhalefet partileri ve ülkenin en büyük işçi sendikası CGIL öncülüğünde bir kutlama organize edildi.</div><div><br /></div><div>İtalya basını, Milano ve Napoli kentlerinde de adliye saraylarından kutlama sesleri ve "Bella Ciao" şarkısının duyulduğunu yazdı.</div><div><br /></div><div>Muhalefetteki Demokratik Parti'nin lideri Elly Schlein, zafer konuşmasında, "Kazandık! Ülkenin çoğunluğu hatalı bir reformu durdurdu" dedi.</div><div><br /></div><div>Schlein, gelecek sene yapılması beklenen genel seçimler öncesi bu referandum sonuçlarının üzerine "ileri güçlerle birlikte çalışarak bir alternatif inşa edeceklerini" söyledi ve "Seçimleri biz kazanacağız" diye ekledi.</div><div><br /></div><div>5 Yıldız Hareketi lideri Giuseppe Conte de "Bu, ilerici güçler için bir zaferdir" dedi ve gelecek seneki seçimler öncesi iktidara güçlü bir sinyal verildiğini söyledi.</div><div><br /></div><div><b>Reform ne öngörüyordu?</b></div><div><br /></div><div>Referandumda reddedilen reform paketi, hakim ve savcıların bir pozisyondan diğerine geçmesini önlemek için "kariyer ayrımı" öngörüyordu.</div><div><br /></div><div>Ayrıca, Yüksek Yargı Konseyi'nin (CSM) yapısını ve üyelerin belirlenme sistemini değiştirmeyi amaçlıyordu. Özerk konsey, hakim ve savcıların görev yerleri, terfi ve disiplin işlemlerinden sorumlu.</div><div><br /></div><div>Bugün konseyin üyelerinin üçte ikisi, hakim ve savcılar tarafından seçiliyor, üçte biri parlamento tarafından atanıyor.</div><div><br /></div><div>Reform paketi ise Yüksek Yargı Konseyi'ni biri hakimler diğeri savcılar olmak üzere iki ayrı kuruma dönüştürecekti. Üye seçimi de kuraya bağlanacaktı.</div><div><br /></div><div>Ayrıca, hakim ve savcılara yönelik görevi kötüye kullanma suçlamalarını denetlemekle görevli bir Yüksek Disiplin Mahkemesi kurulmasını öngörüyordu.</div><div><br /></div><div>Hükümet, bu değişikliklerin siyasi eğilimler bazında gruplaşma ve "lobileşmeyi" önleme, savcılar ile hakimler arasında tarafsızlığı sağlama ve yargılama sürecini hızlandırma amacı taşıdığını söylüyordu.</div><div><br /></div><div><b>'Yargı siyasete müdahale ediyor'</b></div><div><br /></div><div>İtalya'da faşist rejimin devrilmesi sonrası yazılan anayasa, "anti-faşist" tedbirler arasında yargı sistemini siyasi baskılardan koruma, denge-denetleme amaçlı kurum ve sistemler içeriyor.</div><div><br /></div><div>Siyasi geçmişinde neo-faşist hareketlerin de bulunduğu bir başbakanın anayasayı ve Yüksek Yargı Konseyi'nin yapısını değiştirme planı bu nedenle de büyük tartışmaya neden oldu.</div><div><br /></div><div>Başbakanlık Müsteşarı Alfredo Mantovano ise bu kaygılara "Anayasa müzelik bir eser değildir" yanıtı vererek değişimleri savunmuştu.</div><div><br /></div><div>Bu tartışmaların arka planında, hükümetin, bazı kritik girişimlerinin mahkemeler tarafından bloke edilmesi nedeniyle zaman zaman yargıyla yaşadığı çatışmalar da bulunuyordu.</div><div><br /></div><div>Örneğin Başbakan Meloni sığınma talebinde bulunan göçmenlerin Arnavutluk'ta inşa edilen göç merkezlerine yollanması projesini bloke eden yargıçları siyasetin alanına müdahale etmekle suçluyor.</div><div><br /></div><div>Hükümetin "tarihi bir proje" diye sunduğu Messina Boğazı Köprüsü inşası da Sayıştay tarafından onaylanmayınca Meloni bu kararı "hükümet ve parlamentonun yetki alanına yapılan bir başka müdahale" diye eleştirmiş, yargı reformunun "bu tahammül edilemez müdahaleye en uygun yanıt" olduğunu söylemişti.</div><div><br /></div><div>Muhalefet bu gibi söylemlerin reformun ana amacını ifşa ettiğini savunuyordu.</div><div><br /></div><div>Adalet Bakanı Carlo Nordio'nun reform paketine gelen eleştirilere karşılık olarak, bugün muhalefette olanlar bir gün iktidara gelirlerse onların da bu değişikliklerden faydalanacağını söylemesi de reformun yargı sistemini düzeltmekten ziyade hükümetin çıkarları için yapıldığı eleştirilerini artırdı.</div><div><br /></div><div>Nordio'nun, Yüksek Yargı Konseyi'nin bugünkü işleyişi için "mafyavari" yakıştırması yapması da tepkilere neden oldu.</div><div><br /></div><div>Muhalefetteki 5 Yıldız Hareketi'nin lideri, eski başbakan Giuseppe Conte, geçen Cuma günü La Repubblica gazetesinde yayımlanan söyleşide "Nordio'nun söylediği şey, bu reformun amacının hükümettekileri adli soruşturmalardan korumak olduğunu, yargıyı parçalamak ve zayıflatmak olduğunu gösteriyor" dedi.</div><div><br /></div><div>Conte reform paketini, "yargıyı siyasi kontrole tabi kılma, elitleri soruşturmalardan koruma girişimi" diye niteledi.</div><div><br /></div><div>Demokratik Parti lideri Elly Schlein da "Bu reform, yalnızca hakimleri değil, tüm vatandaşları koruyan temel bir ilke olan yargının bağımsızlığını zayıflatıyor" eleştirisi yaptı ve vatandaşlardan 'hayır' oyu vermelerini istedi.</div><div><br /></div><div>Geçen Çarşamba günü başkent Roma'da "hayır" kampının düzenlediği mitinge muhalefet liderleri, sendikalar, sivil toplum kuruluşları da katıldı.</div><div><br /></div><div>Ülkenin en büyük işçi sendikası CGIL'in genel sekreteri Maurizio Landini burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:</div><div><br /></div><div>"Biz, adalet sistemindeki işlyeişinin değişmesini, yavaşlığın aşılmasını savunan tarafız. Ancak, adalet sisteminin işlevsizliği, yargıçların özerkliği ve bağımsızlığı ellerinden alınarak çözülmez."</div><div><br /></div><div>Başbakan Meloni ise referandumda "evet" oyu verilmesi çağrısıyla sosyal medyada yayımladığı videoda, "Biz İtalya'yı Avrupa'ya yaklaştırmak istiyoruz, ancak her zaman olduğu gibi başta sol kesim olmak üzere birileri, bu ülkenin her türlü modernleşmesine karşı çıkıyor" diye konuştu.</div><div><br /></div><div><b>Türkiye örnekleri veriliyordu</b></div><div><br /></div><div>Aylardır süren tartışmalarda zaman zaman her iki cepheden de Türkiye örnekleri de veriliyordu.</div><div><br /></div><div>Eski Milano Başsavcısı ve Ulusal Yargıçlar Birliği'nin eski başkanı Edmondo Bruti Liberati, "Referandumda "hayır" oyu için nedenler" başlıklı bir manifesto yayımladı ve burada şu ifadeleri kullandı:</div><div><br /></div><div>"Tehlike altında olan hukuk devleti değerleri arasında ilk sırada yargının hükümetten bağımsızlığı gelmektedir. Bu durum, ABD'de ve Avrupa'mızda, Polonya'da ve Macaristan'da yaşanmaktadır, Türkiye'den bahsetmeye gerek bile yok...</div><div><br /></div><div>"İtalya'da şu anda illiberal demokrasiye doğru bir kayma görmüyoruz, ancak etrafımıza bakıp anayasal normların bugün için değil, yarın ve ertesi gün düşünülerek yazıldığını hatırlamakta fayda var."</div><div><br /></div><div>Öte yandan Türkiye örneği, reformu destekleyenler tarafından da kullanılan argümanlar arasında.</div><div><br /></div><div>"Evet" kampında yer alan Ulusal Baro Konseyi Başkanı Francesco Greco, "Bu, yargıya karşı bir referandum değil. Yargıçların özerkliğini ve bağımsızlığını sınırlamıyor, bunlar bizim için demokratik değerler" dedi ve şöyle devam etti:</div><div><br /></div><div>"Bu bir özgürlük reformu, İtalya'yı, [hakim ve savcılar için] kariyerlerin birbirinden ayrıldığı Avrupa'daki diğer gelişmiş demokrasilerle aynı seviyeye getirmeye hizmet eden bir reform.</div><div><br /></div><div>"Bugün İtalya'daki kariyer sistemi sadece Türkiye, Bulgaristan ve Romanya'da var. İtalya'nın diğer Avrupa ülkeleri gibi olmasını sağlamak için bu adımı atmalıyız."</div><div><br /></div><div><b>Meloni için test niteliğinde</b></div><div><br /></div><div>Yargı sistemi reformu parlamentoda onaylanmış olsa da üçte ikilik oy çoğunluğuna ulaşamadığı için referanduma sunuldu.</div><div><br /></div><div>Reform paketi karmaşık bulunduğu ve ek yasal düzenlemelere muhtaç olduğu gerekçesiyle, seçmenin yakın olduğu siyasi kanadın tercihlerine göre oy vermesi beklentisi vardı.</div><div><br /></div><div>Bu nedenle referandum sonucu, 2027'de yapılması beklenen genel seçimler öncesinde hem Meloni hükümeti hem de muhalefet için bir test olarak görülüyor.</div><div><br /></div><div>İtalya'da geçmişte anayasa değişikliği referandumuna giden başbakanlar içinde, olumsuz sonuçla karşılaşınca istifa edenler olmuştu.</div><div><br /></div><div>Başbakan Giorgia Meloni ise referandumu kaybetse de istifa etmeyeceğini söylemişti.</div><div><br /></div><div>Meloni, referandum sonuçlarının netleşmesinin ardından yaptığı açıklamada da görev süresinin sonuna kadar çalışacağını vurguladı.</div></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yapay zekayla ilgili kitlesel işsizlik uyarısı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/yapay-zekayla-ilgili-kitlesel-issizlik-uyarisi-662/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/yapay-zekayla-ilgili-kitlesel-issizlik-uyarisi-662/</id>
<published><![CDATA[2026-03-22T05:40:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-22T05:40:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3F7B47-08BA6A-ED99E8-48DD3A-92EF4D-E30EB6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Almanya Dijitalleşme ve Devleti Modernleştirme Bakanı Karsten Wildberger, ülkede yapay zeka nedeniyle kaydedeğer bir istihdam kaybı olacağına dair öngörüsünü dile getirdi.</p><p></p><p>Neue Osnabrücker Zeitung'a konuşan Bakan, "Sanayinin bir istihdam üreticisi olduğu dönem sona eriyor" ifadelerini kullandı. İşverenlere, sendikalara ve sivil topluma çağrıda bulunan Wildberger, "Bir araya gelmeli ve geleceği yeniden şekillendirmeliyiz" şeklinde konuştu.</p><p></p><p>"Yapay zeka; bilişimcilerin, matematikçilerin ve daha birçok kişinin işini elinden alıyorsa, o zaman bu insanların başka anlamlı faaliyetlere ihtiyacı var" diyen Bakan, diğer yandan yapay zekayı reddetmenin de yanlış bir tavır olacağını vurguladı.</p><p></p><p>Koşulsuz temel gelir çözüm olur mu?</p><p>Federal koalisyon hükümetinin büyük ortağı olan Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partili Wildberger, "Toplum olarak da yapay zekadan yararlanmak için her şeyi yapabiliriz ve yapmalıyız" şeklinde konuştu.</p><p></p><p>Bakan, Almanya'nın gelecekte yapay zeka teknolojisini öncü bir şekilde kullanması durumunda, bunun orantısız derecede güçlü bir ekonomik büyümeye yol açacağına da dikkat çekti. Dijitalleşme Bakanı, bu yolla elde edilecek vergi gelirleriyle istihdam piyasasının yeniden yapılandırılabileceğini kaydetti.&nbsp;</p><p></p><p>Wildberger, iş gücü piyasasındaki dönüşümü karşılamak için koşulsuz temel gelirin çözümün bir parçası olacağına inandığını da ifade etti. Diğer yandan bunun tek başına yeterli olmayacağını belirten Dijitalleşme Bakanı, "Biz insanların anlamlı bir faaliyete ihtiyacı var. Neredeyse hiç kimse sadece evde oturup video izleyerek delirmeden yaşayamaz" şeklinde konuştu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Atina'da emekliler zam isteğiyle protesto düzenledi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/atinada-emekliler-zam-istegiyle-protesto-duzenledi-6880/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/atinada-emekliler-zam-istegiyle-protesto-duzenledi-6880/</id>
<published><![CDATA[2026-03-21T07:14:53+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-21T07:14:53+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_496ADD-3A257F-38161F-75AF42-66A5F4-EEE0EE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ülke genelinden emekli örgütlerinin katıldığı gösteride, binlerce kişi Sintagma Meydanı'nda bir araya geldi.</p><p></p><p>Protestoda emekliler, tüm maaşlara zam yapılması, geçmişe dönük kesintilerin ödenmesi, sağlık kesintilerinin kaldırılması, sosyal hakların genişletilmesi ve daha önce 13 ile 14. maaş olarak aldıkları ödemenin yeniden verilmesi gibi taleplerini dile getirdi.</p><p></p><p>Gösteriye katılan Yunanistan Komünist Partisi (KKE) Genel Sekreteri Dimitris Kuçumbas da emeklilerin taleplerine destek verdiğini belirterek, hükümetin aldığı önlemlerin yetersiz olduğunu söyledi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Milyonlarca cihazı esir alan siber saldırı şebekesi yakalandı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/milyonlarca-cihazi-esir-alan-siber-saldiri-sebekesi-yakalandi-7989/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/milyonlarca-cihazi-esir-alan-siber-saldiri-sebekesi-yakalandi-7989/</id>
<published><![CDATA[2026-03-21T06:22:35+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-21T06:22:35+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F102F7-2F94EB-B63D6B-D05310-E65CF8-347C14.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Alman Federal Kriminal Dairesi (BKA) tarafından yapılan açıklamada, Almanya, ABD ve Kanada emniyet birimlerinin koordinasyonunda gerçekleştirilen operasyonla dünyanın en tehlikeli botnet altyapılarından ikisinin çökertildiği bildirildi.</p><p></p><p>Açıklamada, kötü amaçlı yazılımlarla enfekte edilen ve bir operatör tarafından gizlice kontrol edilen cihazlar ağını ifade eden "botnet" yapılarının, veri hırsızlığı ve büyük ölçekli siber saldırılar için kullanıldığı kaydedildi.</p><p></p><p>"Aisuru" ve "Kimwolf" ağlarının devasa boyutları ve yüksek saldırı kapasiteleri nedeniyle küresel bilişim altyapıları için "akut tehdit" oluşturduğunun vurgulandığı açıklamada, "Aisuru" ağının başta yönlendiriciler ve web kameraları olmak üzere, dünya genelinde milyonlarca ele geçirilmiş nesnelerin interneti (IoT) cihazından oluştuğu belirtildi.</p><p></p><p>Açıklamada, Kimwolf ağının ise büyük çoğunluğu Android TV kutularından oluşan milyonlarca cihazı kapsadığı belirtilerek, söz konusu botnetlerin, hedef sistemleri aşırı veri trafiğine boğarak erişilemez hale getiren "Dağıtık Hizmet Engelleme" (DDoS) saldırıları düzenlediğine vurgu yapıldı.</p><p></p><p>Operasyon ortaklarından ABD Adalet Bakanlığı, bu ağların şimdiye kadar "rekor kıran" büyüklükte saldırılar gerçekleştirdiğini teyit etti.</p><p></p><p>Siber saldırganların bu yöntemle mağdurlara şantaj yaptığı ve pek çok vakada on binlerce dolarlık maddi zarara yol açtığı bilgisi paylaşıldı. Yetkililer, operasyon kapsamında şüpheli yöneticilerin tespit edildiğini ve adli sürecin başlatıldığını duyurdu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">6 Avrupa  ülkesi ağız değiştirdi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/6-avrupa-ulkesi-agiz-degistirdi-2551/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/6-avrupa-ulkesi-agiz-degistirdi-2551/</id>
<published><![CDATA[2026-03-20T10:03:29+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-20T10:03:29+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D39420-8C5FC8-719AE7-46E00B-B2A4B6-BEAF82.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Hollanda ve İngiltere, Hürmüz Boğazı'nda deniz ulaşımı güvenliğinin sağlanmasına yönelik çabalara katkı sunmaya hazır olduklarını bildirdi.</p><p></p><p>Söz konusu ülkelerin liderleri, Hürmüz Boğazı'na ilişkin ortak bir açıklama yayımladı.</p><p></p><p>Açıklamada, "İran tarafından Körfez'de silahsız ticari araçlara yönelik son saldırıları, petrol ve doğalgaz tesisleri başta olmak üzere sivil altyapılara yönelik saldırıları ve Hürmüz Boğazı'nın İran Silahlı Kuvvetleri tarafından kapatılmasını şiddetle kınıyoruz" ifadesi yer aldı.</p><p></p><p>Bölgedeki saldırılarda yaşanan tırmanıştan endişe duyulduğu belirtilen açıklamada, "İran'ı tehditlerini, mayın döşeme operasyonlarını, insansız hava aracı ve füze saldırılarını, ticari deniz ulaşımına yönelik boğazı tıkayan tüm girişimlerini durdurmaya ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2817 numaralı kararına uymaya çağırıyoruz" denildi.</p><p></p><p>Açıklamada, denizdeki ulaşım özgürlüğünün uluslararası hukukun temel ilkelerinden biri olduğu vurgulanarak, İran'ın eylemlerinin etkisinin küresel ölçekte hissedildiği ifade edildi.</p><p></p><p>Küresel deniz taşımacılığına yönelik bu tür müdahalelerin ve enerji tedarik zincirlerinde yaşanan aksamaların dünya barışı ve güvenliği açısından tehdit oluşturduğu belirtilen açıklamada, bölgedeki petrol ve doğalgaz tesisleri dahil olmak üzere sivil altyapılara yönelik saldırıların durdurulması çağrısı yapıldı.</p><p></p><p>Açıklamada, "Boğazda deniz ulaşımı güvenliğini sağlamak için uygun çabalara katkı sağlamaya hazırız. Hazırlık planlamasına katkı sağlayan ülkelerin taahhüdünü memnuniyetle karşılıyoruz" ifadeleri kullanıldı.</p><p></p><p>Uluslararası Enerji Ajansı'nın (UEA) koordinasyonunda petrol rezervlerinin kullanımına izin verilmesinin memnuniyetle karşılandığı belirtilen açıklamada, enerji piyasalarında istikrarın sağlanması amacıyla üretici ülkelerle işbirliği içinde üretimin artırılması dahil çeşitli adımların değerlendirileceği kaydedildi.</p><p></p><p>Açıklamada ayrıca tüm ülkelere uluslararası hukuka uyma çağrısı yapıldı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Rusya-ABD-Ukrayna üçlü grubu çalışmalarına ara verdi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/rusya-abd-ukrayna-uclu-grubu-calismalarina-ara-verdi-6588/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/rusya-abd-ukrayna-uclu-grubu-calismalarina-ara-verdi-6588/</id>
<published><![CDATA[2026-03-19T09:30:00+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-19T09:30:00+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C246ED-9B3A58-58E480-1FE0C7-9BA5C5-425884.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Rus basınına konuşan Peskov, Rusya, ABD ve Ukrayna’nın yer aldığı güvenlik odaklı üçlü çalışma grubunun faaliyetlerine ara verildiğini belirtti.</p><p></p><p>“Üçlü grup şu anda çalışmalarına ara verdi” diyen Peskov, güvenlik gündemiyle toplanan bu mekanizmanın çalışmalarının durdurulduğunu ifade etti.</p><p></p><p>Kremlin Sözcüsü, buna karşın Rusya ile ABD arasında ekonomik konulara odaklanan ikili çalışma grubunun faaliyetlerine devam ettiğini belirtti. Peskov, iki mekanizmanın “farklı gündemlere sahip, birbirinden ayrı yapılar” olarak çalıştığının altını çizdi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">AB: "Bu bizim savaşımız değil"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/ab-bu-bizim-savasimiz-degil-3124/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/ab-bu-bizim-savasimiz-degil-3124/</id>
<published><![CDATA[2026-03-17T10:20:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-17T10:20:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FD57B9-8BEBFC-23BA99-99302B-C01BBC-6A6B56.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Avrupa Birliği (AB), ABD Başkanı Donald Trump'ın çağrılarına rağmen Hürmüz Boğazı'nda olası bir askeri operasyona katılmayacağını duyurdu.</p><p></p><p>Brüksel'de Pazartesi günü düzenlenen AB dışişleri bakanları toplantısının ardından açıklamalarda bulunan AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, "(Birlik üyesi) hiçbir ülkenin bu savaşa çekilmek istemediğini" dile getirdi. Kallas, "Bu bizim savaşımız değil" ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Kallas, AB'nin hâlihazırda bölgede görev yapan Aspides deniz misyonunu genişletme niyetinde olmadığını da vurguladı.</p><p></p><p>Söz konusu misyonun, petrol ve gaz taşımacılığının güvenliği için genişletilmesi bir seçenek olarak gündeme gelmişti.</p><p></p><p><b>Almanya, İngiltere, İspanya, Japonya ve Avustralya reddetmişti</b></p><p></p><p>Almanya hükümeti de daha önce askeri katılımı kesin bir dille reddetmiş, Savunma Bakanı Boris Pistorius, "Bu bizim savaşımız değil" ifadesini kullanmıştı. İngiltere, İspanya, Japonya ve Avustralya da benzer şekilde asker göndermeyeceğini açıklamıştı. NATO ise temkinli bir tutum sergileyerek Akdeniz'de ek güvenlik önlemleri alındığını bildirdi.</p><p></p><p>Trump, Washington'da yaptığı açıklamada birçok ülkenin talebine yeterince destek vermediğini belirterek, bazı devletlerin "özellikle istekli görünmediğini" kaydetti. ABD Başkanı adlarını vermediği ülkelerin onlarca yıldır ABD tarafından korunduğunu ve topraklarında on binlerce Amerikan askerinin bulunduğunu sözlerine ekledi.</p><p></p><p>İran, savaşın başlamasından bu yana çok sayıda ticari geminin Hürmüz Boğazı'ndan geçişini engelliyor. Bu durum, küresel enerji tedariki açısından kritik öneme sahip deniz yolunda tansiyonu daha da yükseltiyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Hürmüz Boğazı'nın açılması NATO misyonu olmayacak"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/hurmuz-bogazinin-acilmasi-nato-misyonu-olmayacak-3507/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/hurmuz-bogazinin-acilmasi-nato-misyonu-olmayacak-3507/</id>
<published><![CDATA[2026-03-17T09:30:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-17T09:30:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_895C98-D710BE-B14324-44A06C-65722C-F620DE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İngiltere Başbakanı Keir Starmer yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın açılması operasyonunun NATO'nun himayesinde yürütülmeyeceğini söyledi.</p><p>Starmer bir brifingde, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Hürmüz Boğazı'nda denizcilik trafiğini yeniden açabilmemizi sağlayacak güvenilir bir plan geliştirmek için diğerleriyle birlikte çalışıyoruz... Açıkça belirtmek istiyorum: Bu bir NATO misyonu olmayacak ve hiçbir zaman da öyle düşünülmedi. Bu, ortaklardan oluşan bir ittifak olmak zorunda; bu yüzden hem Avrupa'daki, hem Körfez'deki hem de ABD'deki ortaklarla birlikte çalışıyoruz</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore, İngiltere ve diğer ülkeleri, dünyanın en önemli petrol ticaret noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlamak için savaş gemileri göndermeye çağırdı. NATO müttefiklerini, boğazın güvenliğini sağlayamamaları durumunda ittifakın 'çok kötü bir gelecekle' karşı karşıya kalacağı konusunda uyardı.</p><p>Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski, Trump'ın önerisini reddederek, Polonya'nın "böyle bir göreve katılma planı olmadığını" söyledi. Financial Times'ın haberine göre Fransa da Trump'ın girişimini reddetti. Paris'in, Orta Doğu'daki çatışmalar sona erdikten sonra boğazda ortak devriye gezmek için Avrupa, Basra Körfezi ve ötesindeki diğer ülkelerle görüşmelerde bulunduğu bildiriliyor.</p><p>AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Brüksel'deki AB Dışişleri Bakanları toplantısı öncesinde, AB'nin Aspides deniz misyonunun Hürmüz Boğazı'na genişletilmesi konusunu gündeme getireceğini söyledi. Bu misyon kapsamında Yunan ve İtalyan gemileri Kızıldeniz'deki gemileri koruyor. Yunanistan hükümeti sözcüsü Pavlos Marinakis ise, NATO'nun önemli bir deniz gücü olan Yunanistan'ın, misyonun boğaza genişletilmesi durumunda katılmayı reddedeceğini belirtti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Almanya, Hürmüz Boğazı'nda askeri operasyona katılmayacak</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/almanya-hurmuz-bogazinda-askeri-operasyona-katilmayacak-5699/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/almanya-hurmuz-bogazinda-askeri-operasyona-katilmayacak-5699/</id>
<published><![CDATA[2026-03-16T08:36:51+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-16T08:36:51+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_07BD1C-DF54DF-0A1D1B-D882D9-529860-7128A0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Wadephul, ARD televizyonunda yayımlanan "Bericht aus Berlin" programında yaptığı açıklamada, Almanya'nın söz konusu çatışmanın aktif bir parçası olmayacağını vurgulayarak, "Yakında bu çatışmanın aktif bir parçası olacak mıyız? Hayır." dedi.</p><p></p><p>Alman hükümetinin bu konudaki tutumunun net olduğunu belirten Wadephul, bu yaklaşımın Başbakan Friedrich Merz ve Savunma Bakanı Boris Pistorius tarafından da açık şekilde dile getirildiğine işaret etti.</p><p></p><p>Dışişleri Bakanı, olası bir diplomatik müzakere sürecine dahil olmayı arzuladıklarını belirterek, Hürmüz Boğazı'ndaki güvenliğin kalıcı biçimde sağlanması ancak diplomatik bir çözümle ve İran ile yapılacak görüşmelerle mümkün olabileceğini aktardı.</p><p></p><p>Wadephul, Avrupa Birliği'nin (AB) Kızıldeniz'de seyrüsefer güvenliğini sağlamaya katkıda bulunmak amacıyla başlattığı Aspides askeri misyonunun beklenen etkiyi göstermediğini belirtti.</p><p></p><p>Bu misyonun Hürmüz Boğazı'na genişletilmesinin daha fazla güvenlik sağlayıp sağlamayacağı konusunda şüpheleri olduğunu dile getiren Wadephul, Avrupa için çok önemli olan ticari taşımacılığın büyük bir kısmının Kızıldeniz'den geçmesi gerekirken, Aspides'in etkisizliği nedeniyle bunu yapamadığını ifade etti.</p><p></p><p>Johann Wadephul, bir soru üzerine petrol fiyatlarının ancak bölgedeki çatışmanın çözülmesi halinde yeniden normale döneceğini sözlerine ekledi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Hürmüz Boğazı'nda ulaşım özgürlüğü yeniden sağlanmalı"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/hurmuz-bogazinda-ulasim-ozgurlugu-yeniden-saglanmali-2635/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/hurmuz-bogazinda-ulasim-ozgurlugu-yeniden-saglanmali-2635/</id>
<published><![CDATA[2026-03-16T08:31:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-16T08:31:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B2AA08-B9063E-AAA474-67867E-9D4E87-D782E7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Macron, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile telefonda görüştüğünü kaydetti.</p><p></p><p>"Bu saldırılar ister doğrudan ister Lübnan ve Irak'taki gibi vekil güçleri aracılığıyla yapılmış olsun, (Pezeşkiyan'a) İran'ın bölge ülkelerine yönelik kabul edilemez saldırılarına derhal son vermesi çağrısında bulundum." ifadesini kullanan Macron, Fransa'nın bölgede kendi çıkarlarını, ortaklarını ve ulaşım özgürlüğünü korumak için yalnızca savunma amacıyla hareket ettiğini savundu.</p><p></p><p>Macron, görüşmede ayrıca "Fransa'nın hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu söylediğini" aktararak, gerilimin kontrolsüz tırmanışının bölgeyi ciddi sonuçlar doğuracak bir kaosa sürüklediği değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>"Bölgenin tamamındaki halklar gibi İran'da da halk bundan mağdur." diyen Macron, yalnızca yeni bir siyasi ve güvenlik çerçevesinin herkes için barış ve güvenliği sağlayabileceğini belirtti.</p><p></p><p>Macron, "Bu tarz bir çerçeve, İran'ın asla nükleer silaha sahip olmamasını garanti altına almalı, aynı zamanda onun balistik füze programının ve bölgesel ile uluslararası alanda istikrarı bozan faaliyetlerinin oluşturduğu tehditlere de çözüm getirmeli. Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğü en hızlı şekilde yeniden sağlanmalı." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>- ⁠ABD-İsrail'in İran'a saldırıları</p><p></p><p>İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.</p><p></p><p>İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.</p><p></p><p>ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.</p><p></p><p>İranlı yetkililere göre, ABD-İsrail saldırılarında ölü sayısı 1348'i, yaralı sayısı 17 bini aştı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Rusya, İran savaşından faydalanmaya çalışıyor"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/rusya-iran-savasindan-faydalanmaya-calisiyor-481/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/rusya-iran-savasindan-faydalanmaya-calisiyor-481/</id>
<published><![CDATA[2026-03-16T08:25:48+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-16T08:25:48+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_EA2CA6-7C1B2D-20F699-2A0784-1A8095-9B7994.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>500'e yakın drone ve füzenin Ukrayna topraklarını hedef aldığını belirten Zelenski, bunların çoğunun etkisiz hale getirildiğini söyledi.</p><p></p><p>Buna rağmen en az 4 kişinin öldüğünü duyurduktan sonra şu ifadeleri kullandı:</p><p></p><p>Ruslar için ana hedef Kiev bölgesindeki enerji altyapısı olsa da maalesef sivil yerleşimler, iş yerleri ve okullar da doğrudan isabet aldı.</p><p></p><p>48 yaşındaki siyasetçi, başka bölgelerdeki olaylar nasıl gelişirse gelişsin hava savunma sistemlerine ihtiyaç duyduklarını vurguladı.&nbsp;</p><p></p><p>İran savaşının, Ukrayna'nın ihtiyaç duyduğu ABD üretimi mühimmat kaynaklarını tükettiğine işaret ederek şöyle dedi:</p><p></p><p>Rusya, İran savaşından faydalanarak burada, Avrupa'da, Ukrayna'da daha fazla yıkıma neden olmaya çalışacak.</p><p></p><p>Kiev'in hava savunması için önleyici füze bulmakta güçlük çektiği son günlerde bildiriliyor.&nbsp;</p><p></p><p>Wall Street Journal'ın haberine göre ABD ve Körfez ülkeleri, savaşın ilk günlerinde İran'ın saldırılarını püskürtmek için yüzlerce önleyici füze ateşledi. Uzmanlar Körfez ülkelerinin, sürekli saldırı altında kalmaları durumunda sadece birkaç gün yetecek önleyici füze stokuna sahip olduğunu tahmin ediyor. Dolayısıyla ABD, Hint-Pasifik ve diğer bölgelerdeki stoklarından füze almak zorunda kalabilir.&nbsp;&nbsp;</p><p></p><p>Lockheed Martin'in en gelişmiş önleyici füzesi PAC-3'ten geçen yıl ABD'de 600 kadar üretilmişti. Tek bir balistik füzeyi imha etmek için genellikle en az iki Patriot füzesi kullanılıyor. Bunların başarısız olması durumunda üçüncü veya dördüncü önleyici füze de ateşleniyor. Milyonlarca dolarlık bir önleyici füzenin üretimiyse aylar sürüyor.</p><p></p><p>Ukrayna ve Batı istihbaratına göre Rusya, günde 80 balistik füze üretebilecek kapasiteye sahip. Kiev yönetimininse bunları püskürtebilmek için ayda en az 60 adet PAC-3 önleyici füzeye ihtiyacı var.</p><p></p><p>Rus ordusu, neredeyse her gün Ukrayna mevzilerine İran menşeli Şahid drone'larının modelleriyle üretilen insansız hava araçlarıyla da saldırı düzenliyor. Kiev, drone'ları ve Rusya'nın hipersonik füzelerini püskürtmek için de Patriot füzelerine ihtiyaç duyuyor.</p><p></p><p>Ukrayna lideri Volodimir Zelenski, pazartesi günkü açıklamasında önleyici füze sistemlerinin tedarikine ilişkin "Bu bizim için ölüm kalım meselesi" demişti.</p><p></p><p>Diğer yandan ABD Başkanı Donald Trump, NBC News televizyonuna yaptığı açıklamalarda denizde mahsur kalmış Rus petrolünün satın alınmasına geçici olarak izin vermeleri hakkında konuştu.</p><p></p><p>Moskova yönetimine para kazandıracağı gerekçesiyle eleştirilen bu hamleyi savunan Trump, "Dünya için petrol istiyorum" dedi.</p><p></p><p>Yaptırımların "kriz biter bitmez yeniden yürürlüğe gireceğini" savunan Trump, Zelenski'nin barış anlaşmasına yanaşmamasına şaşırdığını dile getirdi.</p><p></p><p>Trump, "Zelenski'ye söyleyin, bir anlaşma yapsın. Putin anlaşmaya hazır. Zelenski'yle anlaşmak çok daha zor" diye konuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İngiltere Kent Üniversitesi'nde menenjit salgınından 2 kişi öldü</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/ingiltere-kent-universitesinde-menenjit-salginindan-2-kisi-oldu-3717/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/ingiltere-kent-universitesinde-menenjit-salginindan-2-kisi-oldu-3717/</id>
<published><![CDATA[2026-03-16T05:39:39+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-16T05:39:39+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B5953D-6028AB-0FEF66-9496E2-3B6E1E-E0A29F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ülke basınında yer alan haberlerde, Canterbury bölgesindeki menenjit salgını nedeniyle 2 kişinin hayatını kaybettiği ve 11 kişinin de hastanede tedavi gördüğü belirtildi.</p><p></p><p>Hastaneye kaldırılanların çoğunun 18-21 yaşları arasında olduğu ve Kent Üniversitesi öğrencileri olduğu ifade edildi.</p><p></p><p>Hayatını kaybeden 2 kişinin de 18-21 yaşları arasında olduğu, bunlardan birinin üniversite öğrencisi olduğunun doğrulandığı kaydedildi.</p><p></p><p>- 30 binden fazla kişiyle iletişime geçildi</p><p></p><p>İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansı'nın (UKHSA), salgın nedeniyle aralarında öğrenciler, üniversite personeli ve ailelerin de bulunduğu 30 binden fazla kişiyle iletişime geçerek durum hakkında bilgilendirme yaptığı aktarıldı.</p><p></p><p>UKHSA uzmanlarının, yakın temaslıları belirlemek amacıyla hastalığa yakalanan kişilerle görüşmeler yaptığı bildirildi.</p><p></p><p>UKHSA Sözcüsü de salgın sonrası Canterbury bölgesindeki bazı öğrencilere antibiyotik sağlandığını, ancak hastalığın spesifik türünün henüz belirlenemediğini açıkladı.</p><p></p><p>İngiliz kamu yayıncısı BBC'ye göre salgının, hastalanan bazı kişilerin katıldığı Canterbury'deki bir sosyal etkinlikle bağlantılı olabileceği değerlendiriliyor.</p><p></p><p>Menenjitin başlıca belirtilerinin, yüksek ateş, kusma ve giderek şiddetlenen baş ağrısı olduğu, ayrıca hayati risk taşıyan sepsise yol açabildiği ifade edildi.</p><p></p><p>Menenjit ve sepsis belirtileri görülen kişilere en yakın acil servise başvurmaları ya da 999 acil hattını aramaları çağrısı yapıldı.</p><p></p><p>UKHSA Güneydoğu Bölgesi Başkan Yardımcısı Trish Mannes, menenjit belirtilerinin bazen soğuk algınlığı, grip ya da alkol sonrası rahatsızlık gibi diğer hastalıklarla kolaylıkla karıştırılabildiğini belirtti.</p><p></p><p>Mannes, öğrencilerin ve personelin yeni vakalar konusunda endişe duymasının anlaşılabilir olduğunu dile getirerek, "Ancak, vakalarla yakın temaslı kişilere tedbir amacıyla antibiyotik verildiğini hatırlatarak onları rahatlatmak isteriz." ifadesini kullandı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Amsterdam'da Yahudi okulunda patlama meydana geldi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/amsterdamda-yahudi-okulunda-patlama-meydana-geldi-6015/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/amsterdamda-yahudi-okulunda-patlama-meydana-geldi-6015/</id>
<published><![CDATA[2026-03-14T12:19:45+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-14T12:19:45+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3FB704-8E0A02-1884AA-D7AC32-80F855-3F50E8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Amsterdam’da bir Yahudi okulunda gece saatlerinde meydana gelen patlama, bölgede büyük paniğe yol açtı.</p><p>Yetkililer, patlamanın ardından okul binasında maddi hasar oluştuğunu, ancak hasarın sınırlı düzeyde kaldığını bildirdi. Olay yerine kısa sürede polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi.</p><p>Yetkililer, patlamada can kaybı veya yaralanma olup olmadığına ilişkin henüz net bir bilgi bulunmadığını açıkladı.</p><p></p><p><b>Belediye Başkanı: Yahudi toplumuna yönelik olabilir</b></p><p></p><p>Amsterdam Belediye Başkanı Femke Halsema, patlamanın ardından yaptığı açıklamada olayın Yahudi toplumunu hedef alan bir saldırı olabileceği ihtimali üzerinde durduklarını söyledi.</p><p>Halsema, güvenlik birimlerinin olayın nedenini ve sorumlularını belirlemek için geniş çaplı soruşturma başlattığını ifade etti.</p><p></p><p><b>Polis ve itfaiye kısa sürede olay yerine ulaştı</b></p><p></p><p>Patlamanın ardından bölge güvenlik çemberine alınırken, polis ekipleri olay yerinde delil toplama çalışmalarına başladı.</p><p>İtfaiye ekipleri ise patlama sonrası oluşabilecek yangın riskine karşı çevrede güvenlik önlemleri aldı.</p><p></p><p><b>Rotterdam’daki sinagog olayıyla bağlantı araştırılıyor</b></p><p></p><p>Olayın, Hollanda polisi tarafından Rotterdam’da bir sinagog önünde meydana gelen patlamaya ilişkin dört kişinin gözaltına alındığının açıklanmasından yalnızca bir gün sonra yaşanması, güvenlik birimlerinin dikkatini çekti.</p><p>Rotterdam’daki olayda sinagog binasının önünde kısa süreli bir yangın çıkmış ve yapıda hasar meydana gelmişti.</p><p>Yetkililer, Amsterdam’daki patlama ile Rotterdam’daki sinagog olayı arasında bir bağlantı olup olmadığını araştırıyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Fransa'da yarın yerel seçimlerin ilk turu düzenlenecek</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/fransada-yarin-yerel-secimlerin-ilk-turu-duzenlenecek-2986/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/fransada-yarin-yerel-secimlerin-ilk-turu-duzenlenecek-2986/</id>
<published><![CDATA[2026-03-14T09:39:39+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-14T09:39:39+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_727EAA-0AD865-BF8B51-1D99CE-A23657-FF9E4A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Fransa'da iki turlu yerel seçimler her 6 yılda bir düzenleniyor.</p><p></p><p>Yaklaşık 49 milyon seçmen, yerel seçimlerin ilk turu için yarın, ikinci turu için 22 Mart'ta sandık başına gidecek.</p><p></p><p>Ülke genelinde yerel saatle 08.00'de başlayacak olan oy kullanma işlemi, küçük kentlerde 18.00'de, başkent Paris gibi büyük kentlerde ise 20.00'ye kadar devam edecek.</p><p></p><p>Seçimlerde, 50 bin 478 listede 904 bin 42 aday yarışacak. İkinci turu 22 Mart'ta düzenlenecek seçimlerde, 34 bin 944 belediyenin yöneticileri belirlenecek.</p><p></p><p>Fransa'daki 68 belediye için herhangi bir aday başvuruda bulunmazken, bu sayı 2020'de düzenlenen yerel seçimlerin ilk turunda 106 olmuştu. Söz konusu belediyelerde seçim düzenlenmeyecek ve belediye işleri valiliğin atadığı 3 kişilik bir delegasyon tarafından yürütülecek.</p><p></p><p>İlk turun resmi olmayan sonuçları, seçim yasaklarının sona erdiği 20.00'den itibaren medyada duyurulacak.</p><p></p><p>Ülke genelinde yerel seçimlerde ilk turda oyların yüzde 50'sini alan liste galip sayılırken, herhangi bir liste yeterli oy sayısına ulaşmazsa ilk turda en az yüzde 10 oranında oy alan listeler ikinci turda tekrar yarışacak.</p><p></p><p>Belediye başkanları, ikinci turun ardından düzenlenen ilk belediye meclisi sırasında meclis üyeleri tarafından seçilecek.</p><p></p><p>Öte yandan ülkenin en büyük 3 kenti olan Paris, Marsilya ve Lyon'da seçmenler, yaşadıkları ilçelerin ve merkez belediye meclislerinin üyelerini seçecek.</p><p></p><p>- Senato seçimleri öncesi önemli oylama</p><p></p><p>Yerel seçimler, bu yıl düzenlenecek kısmi Senato seçimlerinden önce vatandaşların sandığa gittiği son seçim olma özelliğiyle öne çıkıyor.</p><p></p><p>Senato seçimlerinde sadece "seçilmişler" oy kullanabiliyor. Bu kişiler arasında parlamenterler, bölge, vilayet ve belediye meclislerinin üyeleri yer alıyor.</p><p></p><p>Bu yerel seçimlerde seçilen belediye meclis üyeleri, eylüldeki kısmi Senato seçimlerinde oy kullanabilecek.</p><p></p><p>Gelecek yıl düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçimleri için anketlerde önde olan aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) Partisi, yerel seçimlerle birlikte seçmen tabanını güçlendirmek isterken, solcu Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) Partisi, diğer sol partilerle ittifak yapmayarak yerel seçime kendi adaylarıyla katılma yolunu seçti.</p><p></p><p>Öte yandan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un 2016'da kurduğu ve zaman içinde isim değiştiren Rönesans Partisi'nin, yerelde uzun yıllardır varlık gösteren Sosyalist Parti (PS) ve merkez sağcı Cumhuriyetçiler (LR) Partisi kadar seçimde etkili olacağı düşünülmüyor.</p><p></p><p>PS'nin Yeşiller (EELV) Partisi ve Fransa Komünist Partisi (PCF) ile farklı belediyeler için ortak listeler sunduğu seçimlerde, gözler başkent Paris başta olmak üzere seçim için belirleyici olacak 50 kentte.</p><p></p><p>- Macron'un eski bakan ve başbakanları, yerel seçimler için yarışta</p><p></p><p>Paris'te belediye başkanlığı için yarışacaklar arasında öne çıkan isimler arasında Macron'un merkez sağcı eski Kültür Bakanı Rachida Dati, mevcut sosyalist Belediye Başkanı Anne Hidalgo'nun yardımcısı Emmanuel Gregoire, LFI Partisinden Sophia Chikirou, aşırı sağcı Yeniden Fetih Partisinden Sarah Knafo, aşırı sağcı RN Partisinden Thierry Mariani ve Ufuklar Partisinden Pierre-Yves Bournazel yer alıyor.</p><p></p><p>Güneydeki Nice kentinde mevcut Belediye Başkanı Christian Estrosi ve partisi LR'den ihraç edildikten sonra aşırı sağcılarla 2024'teki genel seçimlerde ittifak yapan Eric Ciotti, belediye başkanlığı için yarışacak.</p><p></p><p>Macron'un eski Başbakanı Edouard Philippe, kuzeydeki Havre belediyesi, bir diğer eski Başbakanı François Bayrou ise güneydeki Pau belediyesi için aday oldu.</p><p></p><p>Seçimlerde, adaylar arasında 332 milletvekili ve 137 senatör bulunuyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Almanya'daki Türklerin AfD korkusu</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/almanyadaki-turklerin-afd-korkusu-9460/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/almanyadaki-turklerin-afd-korkusu-9460/</id>
<published><![CDATA[2026-03-12T06:44:09+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-12T06:44:09+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_352783-5A81CC-E67272-CE8885-3F7A04-0DD158.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Almanya'nın Baden-Württemberg eyaletinde 8 Mart Pazar günü yapılan seçimler Türkiye kökenli siyasetçi Cem Özdemir'in başbakanlık yolunu açarken, seçim gecesinin gölgede kalan çarpıcı sonucu aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi'nin dikkat çekici yükselişi oldu.</p><p></p><p>AfD'nin oylarını yaklaşık 8 puan artırarak yüzde 18'e çıkarması, yalnızca eyalet siyaseti için değil, Almanya'nın demokratik yapısı açısından da "kritik bir eşik" olarak değerlendiriliyor.</p><p></p><p>DW Türkçe'ye konuşan sivil toplum kuruluşu Almanya Türk Toplumu (TGD) Başkanı Gökay Sofuoğlu'na göre Cem Özdemir için sevinirken aşırı sağcı AfD'nin batı eyaletlerinde yükselişi gözardı edilmemeli.</p><p></p><p>Özdemir'in başbakanlık ihtimali Almanya'da çeşitlilik ve demokratik olgunluk açısından önemli bir sembol olarak görülse de, TGD Başkanı Sofuoğlu, AfD'nin elde ettiği sonucun ülkenin toplumsal dengeleri açısından çok daha kritik bir kırılmaya işaret ettiğini belirtiyor. Sofuoğlu AfD'nin yükselişinin "sadece göçmenler açısından değil, bütün Almanya demokrasisi açısından dikkate alınması gereken bir gelişme" olduğunu ifade ediyor.</p><p></p><p><b>AfD batıda kalıcı bir güç haline geliyor</b></p><p></p><p>Almanya'nın iç istihbarat kurumu Anayasayı Koruma Teşkilatı tarafından "aşırı sağ şüpheli vaka" olarak sınıflandırılan AfD, bugüne kadar daha çok Almanya'nın doğu eyaletlerinde yüksek oy oranlarına ulaşmıştı. Baden-Württemberg'deki sonuç ise partinin batıda da kalıcı bir siyasi aktöre dönüştüğünü gösteriyor. AfD'nin yüzde 18'lik oy oranı, Batı Almanya'daki en yüksek ikinci başarısı olarak kayıtlara geçiyor.</p><p></p><p>Sofuğlu, AfD'nin artık yalnızca doğuda değil, Baden-Württemberg ve Hessen gibi batı eyaletlerinde de güçlenmesinin "Almanya'daki en tehlikeli gelişmelerden biri" olduğunu dile getiriyor. Ona göre toplumun AfD'nin oy artışına alışmaya başlaması, riskin boyutunu daha da büyütüyor.</p><p></p><p><b>Tepki oylarından ikna oylarına</b></p><p></p><p>Seçim analizleri, AfD'nin artık protesto oylarıyla değil, toplumun orta kesimlerinden de destek almaya başladığını ortaya koyuyor. Kamu yayın kuruluşu ZDF verilerine göre AfD seçmenlerinin yüzde 47'si partiye "ikna olarak" oy veriyor; bu oran ilk kez tepki oylarını geride bırakıyor.</p><p></p><p>Sofuğlu, bu eğilimin yeni olmadığını, aşırı sağın yıllardır toplumsal zeminde birikim oluşturduğunu belirtiyor.</p><p></p><p>"Almanya'da yüzde 25'e yakın aşırı sağ seçmen potansiyeli var. Bu kitle artık konsolide oluyor. Sanırım o noktaya geldik" diye konuşuyor.</p><p></p><p>Parti en yüksek desteği yüzde 23 ile 35-44 yaş grubundan alıyor. Kadın seçmenlerde destek yüzde 14'te kalırken erkeklerde yüzde 21'e yükseliyor. İşçiler arasında AfD'nin oy oranı yüzde 34'e çıkıyor.</p><p></p><p><b>Demokrasi için tehdit algısı artıyor ancak oylar yükseliyor</b></p><p></p><p>Anketlere göre seçmenlerin yüzde 60'ı AfD'yi demokrasi ve hukuk devleti için tehdit olarak görüyor, yüzde 72'si ise partinin hükümete dahil olmasını istemiyor. Buna rağmen partinin oylarını artırması, Almanya'daki siyasi kutuplaşmanın derinleştiğine işaret ediyor.</p><p></p><p>Sofuğlu, bu çelişkinin özellikle doğu eyaletlerinde daha belirgin olduğunu belirtiyor. Önümüzdeki dört eyalet seçiminde AfD'nin doğu eyaletlerinde yüzde 35-40 bandına çıkabileceğini, bazı eyaletlerde AfD dışında hükümet kurma ihtimalinin kalmayabileceğini ifade ediyor. Almanya'da 22 Mart'ta Rheinland-Pfalz eyaletinde seçim yapılacak. Sonbaharda da Saksonya-Anhalt, Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerinde sandık başına gidilecek.</p><p></p><p>AfD'nin parlamentolarda güç kazanmasının göçmen toplumu açısından doğrudan sonuçları olacağını belirten Sofuoğlu, "AfD'nin güçlenmesi, göçmen sivil toplumunun zayıflaması anlamına gelir" değerlendirmesinde bulunuyor.</p><p></p><p>Sofuoğlu, ayrıca merkez partilerin AfD seçmenini geri kazanmak için kendi ilkelerinden uzaklaşmasının da tehlikeli bir eğilim olduğunu vurguluyor: "SPD sosyal demokrat ilkelerden, CDU Hristiyan değerlerinden, Yeşiller kendi çizgisinden taviz verebiliyor. Bu da, AfD'ye gösterilen hassasiyetin göçmenlere gösterilmemesi anlamına geliyor."</p><p></p><p><b>AfD'ye oy veren Türkler: "Celladına aşık olmak"</b></p><p></p><p>Sofuğlu, AfD'ye oy veren Türkiye kökenlilerin varlığını da değerlendiriyor. Popülist söylemlerin bazı göçmenleri etkilediğini belirterek, "Bütün toplumlarda celladına aşık olan insanlar var" diyor. Özellikle Suriyeli ve Ukraynalı mültecilerin gelişiyle ekonomik kaygıları artan bazı göçmenlerin AfD söylemlerine yakınlaştığını ifade ediyor.</p><p></p><p>Sofuoğlu'nun bu kesime yönelik mesajı ise net:</p><p></p><p>"Demokrasiden vazgeçmemeliler. AfD demokratik bir parti değil. AfD iktidarında göçmenlerin durumu iyi olmayacak. İslam düşmanlığı artacak, din özgürlüğü tehlikeye girebilir."</p><p></p><p><b>"Tersine göç" olur mu?</b></p><p></p><p>AfD'nin daha da güçlenmesi halinde Almanya'dan Türkiye'ye dönüşlerin artabileceği yönündeki tartışmalara da değinen Sofuoğlu, "Bu soruların sorulacağı bir döneme girmememiz gerekiyor" diyerek uyarıyor. Dünya genelindeki siyasi ve ekonomik krizler nedeniyle "nereye gidileceği" sorusunun da artık kolay yanıtlanamadığını belirtiyor.</p><p></p><p>Sofuoğlu sözlerini şöyle tamamlıyor:</p><p></p><p>"Tabii Türkler açısından Türkiye'ye gitme tercihi olabilir. Ama son zamanlarda Türkiye'ye gidip tekrar geri gelenlerin ya da bundan pişman olup geri gelmek isteyenlerin sayısını da gördüğümüzde, şu soruyu da sormak gerekiyor: Türkiye'ye dönmek çözüm mü?"</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İstanbul Anlaşması artık mevcut duruma uymuyor"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/istanbul-anlasmasi-artik-mevcut-duruma-uymuyor-3731/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/istanbul-anlasmasi-artik-mevcut-duruma-uymuyor-3731/</id>
<published><![CDATA[2026-03-11T11:56:47+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-11T11:56:47+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_73770D-DDA743-24F027-11FFFB-C0FFDC-EF51F2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rus medyasına açıklamasında, Moskova’nın Ukrayna çatışmasının çözümünü öngören İstanbul anlaşmasına bağlı olup olmadığı sorusuna, “Gerçeklik tamamen değişti” dedi.</p><p>2022 İstanbul müzakereleri</p><p>Rusya ve Ukrayna arasında çatışmayı çözüme kavuşturmaya yönelik müzakereler, Şubat 2022’de, özel askeri harekat başladıktan hemen sonra başlamıştı. Taraflar önce Belarus'ta, ardından İstanbul'da olmak üzere birkaç görüşme gerçekleştirmişti. Rus heyetine Rusya Devlet Başkan Yardımcısı Vladimir Medinskiy, Ukrayna heyetine de Ukrayna’da iktidardaki ‘Halkın Hizmetkarı’ partisinin meclis grup başkanı David Arahamiya başkanlık etmişti. İstanbul görüşmelerinin ardından, Ukrayna'nın tarafsız ve bağlantısız statüde kalmasını içeren bir anlaşma taslağı imzalanmıştı. Ancak, Kiev ve Batılı müttefiklerinin eylemleri nedeniyle anlaşma engellenmişti. Bu süreçte en aktif rolü eski İngiltere Başbakanı Boris Johnson oynamıştı.</p><p>2025 İstanbul müzakereleri</p><p>İki taraf arasındaki müzakereler 2025’te yeniden başlamıştı. İstanbul'da üç tur görüşme yapılmış, bu görüşmelerde, özel askeri harekat başladığı günden bu yana en büyük esir takası dahil insani alanda bir dizi anlaşmaya varılmıştı. Ancak, çatışmanın çözüm yolları konusunda bir anlaşma sağlanmamıştı.</p><p>2026 Cenevre müzakereleri</p><p>2026’da müzakereler üçlü formatta yeniden başlamıştı. Rusya, Ukrayna ve ABD temsilcileri 17-18 Şubat tarihlerinde Cenevre'de bir araya gelmişti. İlk gün yaklaşık altı saat, ikinci gün de yaklaşık iki saat süren görüşmeler yapılmıştı. Rus heyetinin lideri Vladimir Medinskiy, görüşmeleri zor ancak iş odaklı olarak nitelendirmişti. Medinskiy, yeni görüşmenin en kısa zamanda yapılacağını belirtmişti.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Rusya, İran savaşından diplomatik ve ekonomik kazanım hedefliyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/rusya-iran-savasindan-diplomatik-ve-ekonomik-kazanim-hedefliyor-6038/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/rusya-iran-savasindan-diplomatik-ve-ekonomik-kazanim-hedefliyor-6038/</id>
<published><![CDATA[2026-03-11T10:04:35+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-11T10:04:35+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BF05C2-3B16D7-E2C344-06856A-995D1B-D2AFEF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD ve İsrail, İran'a saldırılarına devam ederken, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin kendisini uluslararası barış elçisi olarak göstermek istiyor.</p><p></p><p>Ama bu kolay bir iş değil.</p><p></p><p>Sonuçta, 2022'de bağımsız ve egemen bir ülkeye yönelik işgali emreden oydu.</p><p></p><p>BM Genel Kurulu Ukrayna işgalini o zaman, kararlarının ihlali sayarak kınamıştı.</p><p></p><p>Kremlin bugün, "İran çatışmasının hızlı bir şekilde yatıştırılması için siyasi çözüm" çağrısında bulunurken, Ukrayna'ya karşı savaşını sürdürüyor.</p><p></p><p>Putin bu hafta Kremlin'in Tahran'a "sarsılmaz desteğini" yeniden teyit etti.</p><p></p><p>Moskova'nın İran ile "Kapsamlı Stratejik Ortaklık" anlaşması bulunuyor.</p><p></p><p>Ancak aralarındaki stratejik ortaklık imzası, bir karşılıklı savunma anlaşmasından çok uzak.</p><p></p><p>Bunun yerine Moskova, savaşı bitirmek için arabuluculuk teklifinde bulundu.</p><p></p><p>Kremlin, Putin'in Donald Trump ile Pazartesi günü yaptığı telefon görüşmesine ilişkin, "Körfez ülkeleri liderleri, İran cumhurbaşkanı ve diğer ülkelerin liderleriyle temaslar temelinde, İran çatışmasının hızlı bir diplomatik çözümüne yönelik çeşitli düşüncelerini dile getirdi" açıklamasını yaptı.</p><p></p><p>Rusya için İran savaşı, Körfez'de ve Ortadoğu genelindeki profilini yükseltme ve kendisini etkili bir güç olarak sunma şansı.</p><p></p><p>Ayrıca bu durum, Washington ile ilişkilerini derinleştirme fırsatı da sunuyor.</p><p></p><p>Kremlin, Trump ile ilişkisini sürdürmekte istekli.</p><p></p><p>Trump yönetimiyle olan bağ, Ukrayna'daki savaş hedefleri için faydalı görülüyor.</p><p></p><p>Bu da Putin'in İran savaşı konusunda Trump'ı, ikili görüşmede veya kamuoyu önünde eleştirmemeye özen göstermesinin nedenini açıklıyor.</p><p></p><p>Trump, Putin ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından, "[Putin] yardımcı olmak istiyor" dedi ve devam etti:</p><p></p><p>"Ben de 'Ukrayna-Rusya savaşını bitirerek daha fazla yardımcı olabilirsiniz. Bu daha faydalı olur' dedim."</p><p></p><p>Ancak Kremlin İran'da 'gerginliğin azaltılması' çağrısında bulunurken, savaş Moskova için başka fırsatlar da sunuyor.</p><p></p><p>Bunlar öncelikle ekonomik fırsatlar.</p><p></p><p>Küresel petrol fiyatlarındaki son artış, Rus hükümetinin gelirlerine çok ihtiyaç duyulan bir destek sağlıyor.</p><p></p><p>Uzun sürecek bir yüksek varil fiyatları dönemi, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşını finanse etmeye devam etmesine yardımcı olacak.</p><p></p><p>Rusya bütçesi, ülkenin varil başına 59 dolardan petrol ihraç etmesine dayanıyor.</p><p></p><p>Son aylarda petrol fiyatları bu seviyenin çok altına düştü. Bu haftaysa ham petrol varil başına neredeyse 120 dolara kadar dramatik bir şekilde yükseldi.</p><p></p><p>O zamandan beri düşse de, petrol fiyatları 59 doların oldukça üzerinde kalmaya devam ediyor.</p><p></p><p>Dahası, Trump, İran savaşı nedeniyle oluşan sıkıntıyı hafifletmek için "bazı ülkelere" petrol yaptırımlarını kaldıracağını öne sürdü.</p><p></p><p>Rusya'ya uygulanan petrol yaptırımları hafifletilirse, Moskova daha da büyük bir mali kazanç elde edebilir.</p><p></p><p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy bunun Kiev için "ciddi bir darbe" olacağını söyledi ve Trump'ı buna karşı uyardı.</p><p></p><p>Kremlin yanlısı Komsomolskaya Pravda gazetesinin 10 Mart tarihli sayısı bu iyimser havayı yansıtıyor.</p><p></p><p>Manşetten, "Pahalı petrol, [Batı için] yaptırımları iptal etmenin bir nedenidir" diye başlık atılıyor.</p><p></p><p>Kremlin direkt eleştirmiyor olabilir ancak bazı Rus gazeteleri Trump'ı ve İran savaşını sert bir şekilde eleştiriyor.</p><p></p><p>Tabloid gazete Moskovsky Komsomolets'in Salı günkü sayısında, "'Barış başkanı' aklını tamamen kaybetmiş durumda" denildi.</p><p></p><p>"Kral çıplak. Daha doğrusu, aklı başında değil" diye yazıldı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Avrupa ile enerji konusunda tekrar çalışabileceğiz"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/avrupa-ile-enerji-konusunda-tekrar-calisabilecegiz-6480/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/avrupa-ile-enerji-konusunda-tekrar-calisabilecegiz-6480/</id>
<published><![CDATA[2026-03-10T09:26:48+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-10T09:26:48+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3B4324-370927-5FDAE8-9FAB33-37781F-7B3934.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Putin, başkent Moskova’da Rus hükümet yetkilileriyle enerji sektöründe yaşanan gelişmelere ilişkin düzenlenen toplantıda konuştu.</p><p></p><p>Orta Doğu’daki gelişmeler nedeniyle petrol fiyatlarının bir haftada yüzde 30 arttığına işaret eden Putin, "Mevcut yüksek emtia fiyatlarının kesinlikle geçici olduğunu anlamak gerekiyor. Bu çok açık bir şey." dedi.</p><p></p><p>Putin, Rus şirketlerinin mevcut yüksek enerji fiyatlarından faydalanmaları gerektiğinin altını çizdi.</p><p></p><p>Avrupa’nın Rus doğal gazı ithalatını tümüyle durdurmayı planladığını belirten Putin, Rusya’nın da daha öncesinde Avrupa’ya doğal gaz sevkiyatını durdurabileceğini söyledi.</p><p></p><p>Putin, Hürmüz Boğazı’nın gelişmeler nedeniyle kapandığına dikkati çekerek, "Bu güzergah üzerindeki nakliyeye bağlı petrol üretimi gelecek ay tamamen durabilir." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Rusya’nın güvenilir ortaklarına enerji sevkiyatını sürdürdüğünü dile getiren Putin, "Avrupalı şirketler bize uzun vadeli, sürdürülebilir, siyasi konjonktürden bağımsız ortak bir çalışma sunmaya karar verirlerse, Avrupalılarla çalışmaya hazırız." diye konuştu.</p><p></p><p>Bununla birlikte Putin, ortak çalışma için Avrupa’dan "sinyal" gelmesi gerektiğini kaydetti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Enerji fiyatlarından derin endişe duyuyoruz"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/enerji-fiyatlarindan-derin-endise-duyuyoruz-88/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/enerji-fiyatlarindan-derin-endise-duyuyoruz-88/</id>
<published><![CDATA[2026-03-10T09:21:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-10T09:21:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FAEE4A-6AA5FC-EEA45F-E33EDF-DACACD-8949F8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Merz, Başkent Berlin'de Hristiyan Demokrat Birlik Partisinin (CDU) genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Almanya'nın Baden-Württemberg Eyalet Meclisi seçim sonuçlarını değerlendirdi ve gazetecilerin sorularını cevapladı.</p><p></p><p>Orta Doğu'da ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla tırmanan çatışmalar, küresel enerji arz güvenliği üzerindeki riskleri artırırken Merz, küresel petrol fiyatlarının varil başına 100 dolar sınırını aşmasının sanayi ve büyüme rakamları üzerinde baskı oluşturabileceği uyarısında bulundu.</p><p></p><p>Rusya-Ukrayna savaşının başlamasından beri küresel petrol fiyatlarının ilk kez yeniden 100 dolar seviyesinin üzerine çıkmasını değerlendiren Merz, "Enerji piyasalarındaki gelişmeleri çok yakından takip ediyoruz. Ekonomi ve Enerji Bakanlığı ve Federal Kartel Dairesi konuyla ilgili inceleme başlattı. Bu incelemenin sonuçlarını bekliyoruz, ancak enerji fiyatlarındaki artışın Alman ekonomisi üzerindeki potansiyel etkilerinden derin endişe duyuyoruz. Bu durumun ekonomik konjonktüre doğrudan yansıyabileceğinin farkındayız." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Başbakan Merz, enerji maliyetlerini düşürmek ve dışa bağımlılığı azaltmak için uzun vadeli stratejiler geliştirdiklerini vurguladı.</p><p></p><p>Enerji arzını çeşitlendirerek fiyatları kalıcı olarak aşağı çekmeyi hedeflediklerini belirten Merz, "Enerji politikalarında bağımsızlığımızı artırmak için elimizden geleni yapıyoruz. Ancak bu, birkaç gün içinde tamamlanabilecek bir görev değil, sabır ve kararlılık gerektiren bir süreçtir." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Norveç'teki ABD Büyükelçiliği'nde patlama</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/norvecteki-abd-buyukelciliginde-patlama-6860/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/norvecteki-abd-buyukelciliginde-patlama-6860/</id>
<published><![CDATA[2026-03-08T09:27:09+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-08T09:27:09+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_553382-969D8B-C69A92-1263FC-9222B5-A9DA3D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Norveç polisi binada küçük çaplı maddi hasar oluştuğunu fakat bir can kaybı olmadığını açıkladı.</p><p></p><p>Yetkililere göre kolluk kuvvetleri yerel saatle 01:00 (TSİ 03:00) civarında olay yerine çağrıldı.</p><p></p><p>Norveç polisinin yaptığı yazılı açıklamada "Olayın ayrıntıları ve arkasında kimin olabileceği bilinmiyor" ifadeleri yer aldı.</p><p></p><p>ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırmaya başlamasının ardından dünya genelinde ABD diplomatik misyonlarındaki güvenlik önlemleri artırıldı.</p><p></p><p>İran da o tarihten bu yana aralarında Kuveyt ve Suudi Arabistan'ın da bulunduğu ülkelerdeki ABD temsilciliklerini hedef aldı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İran savaşı olağanüstü büyük hata"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iran-savasi-olaganustu-buyuk-hata-3019/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iran-savasi-olaganustu-buyuk-hata-3019/</id>
<published><![CDATA[2026-03-07T10:20:24+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-07T10:20:24+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8904D8-68DD01-17579D-5B5FFD-5E95A8-E9ADEF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, "müttefiklerin hatalarını birbirlerine söylemesi gerektiğine" vurgu yaparak bugün bir kez daha ABD ve İsrail'in İran'a saldırısını eleştirdi.</p><p></p><p>Sanchez, İspanya'nın Huelva kentinde Portekiz Başbakanı Luis Montenegro ile ortak basın toplantısında, ABD ve İsrail'in İran'a saldırısının "uluslararası hukuka uygun olmadığını" yineledi.</p><p></p><p>İran'a askeri müdahaleyi "olağanüstü büyük bir hata" olarak nitelendiren Sanchez, müttefiklerin birbirlerine hatalarını söylemesi gerektiğini savundu.</p><p></p><p>"Diğeri haklı olduğunda yardım etmek iyidir, ancak şu anda söz konusu olduğu gibi, diğeri hatalı olduğunda ya da hata yaptığında da bunu söylemek gerekir" diyen İspanya Başbakanı, ABD ile ilişkilerdeki gerilimin, yerini işbirliğine bırakmasını arzu ettiklerini kaydetti.</p><p></p><p>Sanchez, "ABD başkanlığına büyük saygı duyduğunu ve Amerikan toplumuna da büyük hayranlık beslediğini" ifade etmekle birlikte, ilişkilerin "saygı ve sadık işbirliği zemininde, aynı göz hizasında olması gerektiğini" belirtti.</p><p></p><p>Portekiz Başbakanı Montenegro'dan Trump'a eleştiri</p><p>Bu arada Sanchez'in konuğu Portekiz Başbakanı Montenegro da müttefiklik ilişkilerinde tehditlere yer olmadığını söyledi.</p><p></p><p>Portekiz, İspanya'dan farklı olarak ABD'ye Lajes askeri üssünü kullanmasına izin verdi.</p><p></p><p>Başbakan Montenegro, ABD'nin yanında olduklarını söylemekle birlikte "müttefikler arasındaki ilişkiler, tehdit ve suçlamalarla yönetilmez" dedi.</p><p></p><p>Sanchez-Trump söz düellosu</p><p>ABD ile İspanya arasında gerilim hafta başında, ABD Başkanı Donald Trump'ın Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile Beyaz Saray'da yaptığı görüşme sırasında yaptığı açıklamalarla tırmandı.</p><p></p><p>Askeri üslerinin kullanılmasına izin vermeyen İspanya'yı "korkunç bir müttefik olmakla" suçlayan Trump, "Artık İspanya ile bir ilişkimiz olsun istemiyoruz" diyerek ticareti sonlandırmakla tehdit etmişti.</p><p></p><p>Trump'ın bu açıklamalarına yanıt veren İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ise İran savaşına karşı olan İspanyol hükümetinin pozisyonunun değişmeyeceğini, tehditlere de boyun eğmeyeceklerini söyledi.</p><p></p><p>ABD ve İsrail'in başlattıkları İran savaşını "Rus ruletine" benzeten, milyonlarca insanın hayatının tehlikeye atıldığını kaydeden İspanya Başbakanı, "Sadece misilleme korkusundan ötürü, dünyaya zarar veren, değerlerimize ve çıkarlarımıza aykırı olan bir olayın suç ortağı olmayacağız" sözleriyle de Washington yönetimini "suç işlemekle" suçlamıştı.</p><p></p><p>Bunun üzerine Trump, Perşembe günü New York Post'a verdiği röportajda İspanya'yı "kaybeden" olarak adlandırarak eleştirilerini daha da ileri taşıdı.</p><p></p><p>ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarını eleştiren, İspanyol üslerinin bu saldırılar için kullanılmasına izin vermeyen İspanya'nın sosyalist Başbakanı Pedro Sanchez, İsrail'in Gazze savaşını ve ABD'nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu kaçırdığı askeri operasyonu da sert ifadelerle eleştiren liderler arasında yer alıyor.</p><p></p><p>İspanya ayrıca ABD'nin baskısına rağmen NATO'ya savunma harcamalarını arttırma taahhüdünde bulunmuyor. Bu da Trump'ı kızdıran konuların başında yer alıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Rus gazını Avrupa yerine Asya pazarına göndereceğiz"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/rus-gazini-avrupa-yerine-asya-pazarina-gonderecegiz-9783/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/rus-gazini-avrupa-yerine-asya-pazarina-gonderecegiz-9783/</id>
<published><![CDATA[2026-03-07T09:13:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-07T09:13:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_864455-079300-8C6459-C084FC-98BB9A-72BAF8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Novak, başkent Moskova’da gazetecilere yaptığı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Rus gazını Avrupa yerine başka pazarlara gönderme konusundaki çalışma talimatını değerlendirdi.</p><p></p><p>Rus hükümetinin, Putin’in talimatının ardından şirketlerle görüştüğünü anlatan Novak, “Avrupa'ya, tedarik edilen sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) bir kısmının, bizimle yapıcı ilişkiler kuran ve uzun vadeli sözleşmeler imzalama imkanımız olduğu diğer pazarlara yönlendirmeye karar verdik.” dedi.</p><p></p><p>Novak, Rus şirketlerinin ilgili ülkelerle görüşmelere başladığına işaret ederek, “Şirketlerimiz, Avrupa'dan yeni kısıtlamalar gelmesini beklemeden, ortaklarımızla yeni uzun vadeli sözleşmeler imzalamak için Hindistan, Tayland, Filipinler ve Çin gibi diğer ülkelerle fırsatları değerlendiriyor.” diye konuştu.</p><p></p><p>Başbakan Yardımcısı Novak, Rus doğal gazını dost ülkelere göndermek istediklerinin altını çizdi.</p><p></p><p>Putin, Rusya'nın Avrupa gaz piyasasından tümüyle çekilebileceğini belirterek, Avrupa Birliği’ne (AB) gaz sevkiyatını tamamen durdurmak için gerekli çalışmaları yapmak üzere hükümete talimat vermişti.</p><p></p><p>AB Konseyi, gelecek yıl Rusya’dan boru hatlarıyla doğal gaz ve LNG ithalatını tümüyle durdurmayı öngören kararı onaylamıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İran savaşı uzamamalı, devlet yapısı çökmemeli"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iran-savasi-uzamamali-devlet-yapisi-cokmemeli-336/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iran-savasi-uzamamali-devlet-yapisi-cokmemeli-336/</id>
<published><![CDATA[2026-03-07T07:23:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-07T07:23:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_AC3F97-DFF9B3-AE988A-C4B163-E38694-F92910.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Almanya Başbakanı Friedrich Merz, "Sonu gelmeyecek bir savaş bizim çıkarımıza değil" diyerek, Ortadoğu'da barışın tesisi için partnerleriyle çalışmaya başladıklarını duyurdu. Merz, barış için belirledikleri parametreleri de açıkladı.</p><p></p><p>ABD ve İsrail'in, İran'ın terörüne son verme, nükleer ve füze programını sonlandırma hedeflerini paylaştıklarını söyleyen Merz, ayrıca "İran halkının kendi kaderini özgürce tayin etme hakkına sahip olduğuna" vurgu yaptı.</p><p></p><p>Ancak Merz, savaşın uzaması ve yayılmasının da "riskleri ciddi oranda artırdığına" dikkat çekerek "Sonu gelmeyecek bir savaş bizim çıkarımıza değil" dedi.</p><p></p><p>"İran'ın toprak bütünlüğü korunmalı"</p><p>İran devlet yapısının çökmesini ve İran topraklarında vekalet savaşları yürütülmesini istemediklerini vurgulayan Almanya Başbakanı, bu tür senaryoların Avrupa için güvenlik, enerji tedariki ve göç gibi alanlarda ağır sonuçlar doğurabileceğini kaydetti.</p><p></p><p>Bu nedenle Almanya'nın partnerleriyle "çatışmaları sona erdirecek ortak bir perspektif geliştirmek üzere çalışmaya başladığını" duyuran Friedrich Merz, Alman hükümetinin belirlediği parametreleri şöyle sıraladı:</p><p></p><p>İsrail ve Körfez ülkeleri dahil tüm devletlerin güvenliğini ve varlığını garanti altına alan bölgesel bir barış düzeni inşa edilmeli.</p><p>İran'ın askeri nükleer programı ve balistik füze program, denetlenebilir bir süreçle sona erdirilmeli.</p><p>İran'dan nükleer malzemelerinin devlet dışı aktörlere veya üçüncü ülkelere ulaşmaması güvence altına alınmalı.</p><p>İran, terör ağlarına ve vekillere verdiği desteği sona erdirmeli.</p><p>İran'ın toprak bütünlüğü korunmalı, İran vekalet savaşlarına sahne olmamalı.</p><p>İran devleti işlevselliğini muhafaza etmeli, kamu düzeni ve temel hizmetler sürdürülmeli. İran ekonomisi çökmemeli.</p><p>İran'dan kontrolsüz göç hareketleri önlenmeli.</p><p>Belirtilen koşulları yerine getirmesi halinde İran'a yaptırımlar kaldırılmalı ve yardımlar verilmeli.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İspanya, saldırgan bir ülkeden gelen şantajı kabul etmeyecek"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/ispanya-saldirgan-bir-ulkeden-gelen-santaji-kabul-etmeyecek-2712/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/ispanya-saldirgan-bir-ulkeden-gelen-santaji-kabul-etmeyecek-2712/</id>
<published><![CDATA[2026-03-04T09:25:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-04T09:25:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D83E52-A52AAF-2E0B17-18AF17-06E61B-549158.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İspanya hükümeti, ABD Başkanı Donald Trump’ın İspanya'yla ticari ilişkileri kesme tehdidinin ardından, olası bir ticaret ambargosunun etkilerini karşılayacak gerekli kaynaklara sahip olduğunu açıkladı.</p><p></p><p>Açıklamada, İspanya’nın NATO’nun önemli bir üyesi ve Avrupa Birliği içinde büyük bir ihracat ülkesi olduğu, ABD dahil 195 ülkeyle uzun süredir ticari ilişkiler yürüttüğü vurgulandı. Hükümet, etkilenebilecek sektörlere destek verileceğini ve tedarik zincirlerinin çeşitlendirileceğini kaydetti.</p><p></p><p>Başbakan Yardımcısı Yolanda Diaz ise sosyal medya hesabından ''İspanya, saldırgan bir ülkeden gelen şantaj veya dersi kabul etmeyecektir. Biz bir barış ülkesiyiz. Eğer ABD bir müttefik istiyorsa, öncelikle egemenliğimize ve uluslararası hukuka saygı göstermelidir'' paylaşımında bulundu.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İspanya'yla tüm ticareti keseceğiz"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/ispanyayla-tum-ticareti-kesecegiz-5106/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/ispanyayla-tum-ticareti-kesecegiz-5106/</id>
<published><![CDATA[2026-03-04T09:20:04+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-04T09:20:04+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_78D7FE-617A57-FB13BF-170FCA-02BD78-2B0C9C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Başkanı Donald Trump, İspanya’nın Amerikan ordusuna askeri üslerini kullandırmama kararı aldığı iddialarının ardından sert açıklamalarda bulundu.</p><p>Trump, “İspanya’yla tüm ticareti keseceğiz, İspanya’yla hiçbir şey yapmak istemiyoruz” ifadelerini kullandı.</p><p>Öte yandan Trump, İngiltere’nin İran’a yönelik ilk saldırılara katılmayı reddetmesi üzerine gazetecilere İngiltere Başbakanı Keir Starmer’i kastederek “Winston Churchill değil” dedi.</p><p>ABD Başkanı, ''İngiltere çok işbirliksiz davrandı, o aptal adalarıyla (Chagos Adaları’ndaki Diego Garcia üssü) ilişkileri mahvettiler. Nereye inebileceğimizi çözmemiz üç-dört gün sürdü'' açıklamasında bulundu.</p><p>Trump, İran’a ilk saldırılar konusunda İsrail’in ABD üzerinde baskı kurmadığını söyledi. Trump, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bence İran önce saldıracaktı ve bunu istemedim. Belki de İsrail’i zorlamış olabilirim” dedi.</p><p>Petrol fiyatlarının yükselmesi hakkında sorulan bir soruyu yanıtlayan Trump, "Petrol fiyatları bir süre yüksek olsa bile bu durum sona erer ermez düşecek, hatta daha önce olduğundan daha düşük seviyelere ineceğine inanıyorum" şeklinde konuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Gökyüzünden rejim değişikliğine inanmıyoruz"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/gokyuzunden-rejim-degisikligine-inanmiyoruz-9008/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/gokyuzunden-rejim-degisikligine-inanmiyoruz-9008/</id>
<published><![CDATA[2026-03-03T10:58:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-03T10:58:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_CA6E4F-D51ED8-E7B6CB-9B4577-CBC588-EEA129.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Daily Telegraph gazetesine konuşan Trump ABD'nin isteğinde karşılık verilmesindeki gecikmenin "büyük ihtimalle iki ülke arasında hiç yaşanmadığını" belirtti.</p><p></p><p>Trump, Starmer için de "İsteğin meşruluğu konusunda kaygılı gibi görünüyordu" dedi.</p><p></p><p>Bir Başbakanlık Sözcüsü ise İran'ın İngiliz çıkarlarını hedef alması üzerine görüşün değiştiğini söyledi. ABD ve İngiltere'yi "sağlam müttefikler" olarak tanımladı.</p><p></p><p>Daha sonra Başbakan Starmer İngiltere Parlamentosu'nda yaptığı konuşmada, "Hepimiz Irak savaşının hatalarını hatırlıyoruz ve bunlardan ders çıkardık. İngiltere'nin hamlelerinin hepsinin bir hukuki temeli ve iyi düşünülmüş bir planı olmalı" dedi.</p><p></p><p>Starmer ayrıca "Bu hükümet gökyüzünden rejim değişikliğine inanmıyor" diye konuştu.</p><p></p><p>Ayrıca, şu anki durumu parlamentoda oylaman gereği bulunmadığını, saldırı operasyonları için oylama sözü verdiğini ve durumun bu olmadığını vurguladı.</p><p></p><p>BBC Siyaset Muhabiri Nick Eardley Starmer'ın bu sözlerini "Başbakandan güçlü ve doğrudan Başkan Trump'la çelişkiye düşüren bir açıklama" diye yorumladı.</p><p></p><p>Starmer ayrıca "Başkan Trump, ilk saldırılara katılmama kararımıza katılmadı ama İngiltere'nin ulusal çıkarlarını değerlendirmek benim görevim. Bunu yaptım ve kararımın arkasındayım" dedi.</p><p></p><p><b>Üs kullandırma tartışması</b></p><p></p><p>Geçtiğimiz ay, İngiliz hükümetinin ABD'nin İran'a yönelik olası saldırılarını desteklemek için İngiliz askeri üslerini kullanmasına izin vermediği bildirilmişti.</p><p></p><p>BBC'nin edindiği bilgilere göre, İngiltere'nin üsleri kullandırma kararından sonra ABD'nin İran'ın füze rampalarına yönelik saldırılar için İngiltere'nin Gloucestershire bölgesindeki Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAF) Fairford ve Hint Okyanusu'ndaki Diego Garcia üslerini kullanması muhtemel.</p><p></p><p>ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın "anlaşma yapmamaya karar vermesi" durumunda iki üssün operasyonlar için kullanmasının "gerekli olabileceğini" söylemişti.</p><p></p><p>Her iki üs de geçmişte ABD tarafından uzun menzilli ağır bombardıman görevleri yürütmek için kullanılmıştı.</p><p></p><p>ABD ve İsrail Cumartesi sabahı erken saatlerde İran'a saldırılar başlattı, Trump İran halkına hükümeti devirme çağrısı yaptı.</p><p></p><p>Keir Starmer ise 28 Şubat'ta yaptığı açıklamada, İngiliz uçaklarının Ortadoğu'da müttefiklerini ve vatandaşlarını korumak amacıyla yürütülen savunma operasyonu kapsamında "havada" olduğunu, ancak İngiltere'nin saldırılarda "hiçbir rol oynamadığını" vurguladı.</p><p></p><p>Starmer 1 Mart akşamı sosyal medyada yayınladığı video mesajında ise, İngiliz uçaklarının İran saldırılarını başarıyla engellediğini belirtti.</p><p></p><p>Körfez'deki müttefiklerinin destek çağrısına yanıt verdiklerini söyleyen Starmer, bölgede en az 200 bin İngiliz vatandaşının bulunduğunu (bunlar arasında yerleşik kişiler, tatilde olanlar ve transit yolcular da bulunuyor) belirtti.</p><p></p><p>Starmer "Tehdidi durdurmanın tek yolu, füzeleri kaynağında, depolama alanlarında veya füzeleri ateşlemek için kullanılan fırlatma rampalarında imha etmek" diye ekledi.</p><p></p><p>Starmer şöyle devam etti:</p><p></p><p>"Amerika Birleşik Devletleri, bu özel ve sınırlı savunma amacı için İngiliz üslerini kullanma izni talep etti."</p><p></p><p>"İran'ın bölgeye füze fırlatmasını, masum sivilleri öldürmesini, İngilizlerin hayatını riske atmasını ve olaya karışmamış ülkeleri vurmasını önlemek için bu talebi kabul etme kararı aldık."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Emtia ve tarımda şok yaşanacak"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/emtia-ve-tarimda-sok-yasanacak-5873/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/emtia-ve-tarimda-sok-yasanacak-5873/</id>
<published><![CDATA[2026-03-03T09:53:56+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-03T09:53:56+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_86C4C6-836858-4B1AE2-5F0E12-6D6843-A75CA3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Rusya Doğrudan Yatırım Fonu Başkanı da olan Dmitriyev, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından paylaşımda bulundu.</p><p></p><p>Küresel kükürt, üre, amonyak ve fosfat ticaretinde Hürmüz Boğazı’nın kritik rol oynadığına işaret eden Dmitriyev, “Gübre ve dolayısıyla tarım piyasaları, Hürmüz Boğazı'ndan büyük ölçüde etkilenmektedir. Önümüzdeki dönemde büyük emtia ve tarım şokları yaşanacak.” ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Rusya, küresel gübre dahil çeşitli tarım ürünlerinde önemli üretici ve ihracatçılar arasında.</p><p></p><p>İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.</p><p></p><p>İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.</p><p></p><p>ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.</p><p></p><p>İran Kızılayı, ülkeye yönelik bombardımanlarda 555 kişinin hayatını kaybettiğini, 747 kişinin de yaralandığını duyurdu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İngiltere ve Fransa'dan nükleer silah teklifi gelmedi"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/ingiltere-ve-fransadan-nukleer-silah-teklifi-gelmedi-8226/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/ingiltere-ve-fransadan-nukleer-silah-teklifi-gelmedi-8226/</id>
<published><![CDATA[2026-02-28T09:23:29+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-28T09:23:29+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D61C58-CF7ABD-3DCEA0-7D2F57-9FE6BA-B281B8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İngiliz Sky News'e konuşan Zelenskiy, Rusya'ya kaybedilen toprakları geri almanın şu an kolay olmayacağını belirterek, "Çok fazla insan kaybı olur. Ayrıca Rusya sahada kazanamıyor, biz de kaybetmiyoruz." dedi.</p><p></p><p>Rusya'nın ele geçirdiği toprakları, savaşı durdurmak için gözden çıkarma seçeneğine ilişkin soruyu da yanıtlayan Zelenskiy, "Bunlar bizim topraklarımız. Neden kendi topraklarımızdan çekiliyoruz ve neden işgalciyi çıkaramıyoruz? Doğudaki askerlerimizi çekersek o anda Rusya 200 bin kişiyi ele geçirecek. Bu insanlar Rus halkı olmaya hazır mı? Hazır değillerse, Rusya onları öldürür ya da hapse atar." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Zelenskiy, Rusya'nın bunu geçmişte de yaptığını anlatarak, "Bu bizim kırmızı çizgimiz olduğu kadar savunma hattımızdır." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>ABD Başkanı Donald Trump'la ilişkisine değinen Zelenskiy, "İlişkimiz çok basit. (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin'in yaptıkları ve ülkemizin işgaliyle kıyasladığımızda her şey basit oluyor. İdare ediyorum." diye konuştu.</p><p></p><p>Zelenskiy, "Trump'a güveniyor musunuz?" sorusuna, "Bu kişiler arası değil, kurumlar arası bir konu. Daha çok Ukrayna ve Devlet Başkanı ile ABD ve Başkanı arasında bir konu. Yıllar önce Rusya etkisinden bağımsız, Avrupa ve ABD'nin stratejik ortağı olmayı seçtik. Bu ortamda ilişkilerimizi inşa etmek ve birbirimize güvenmek zorundayız. ABD ile bu nedenle ilişkiler kurmaya çalışıyorum." dedi.</p><p></p><p>- "ABD olmadan Rusya'yla diyalog kurmak zor olacak"</p><p></p><p>ABD'de sonbaharda yapılacak ara seçimler öncesinde savaşın bitmesi halinde barışı sağlama şansının daha yüksek olduğunu kaydeden Zelenskiy, "Trump'la yaptığım son görüşmede Putin'le liderler seviyesinde üçlü bir görüşme yapmamız gerektiğini söyledim. Trump, bunun üzerinde çalışacaklarını söyledi ve yaklaşımı pozitifti. Putin bu görüşmeye hazırsa savaşı bitirme şansımız var demektir." diye konuştu.</p><p></p><p>Zelenskiy, çözümün ABD seçimi sonrasında kalması halinde işlerin zorlaşacağını da vurgulayarak, "Çünkü ABD iç konulara odaklanacak. Onlar olmadan Rusya'yla diyalog kurmak zor olacak. ABD'nin olmaması savaşın daha da uzayacağı anlamına kesin olarak gelmez çünkü Avrupa faktörü var. Avrupa, ne yazık ki sürece tam olarak girmedi. Avrupa'nın müzakerelerde liderlik rolü oynayabileceğini düşünüyorum." değerlendirmesini yaptı.</p><p></p><p>Ancak Avrupa'nın da başarısız olmasıyla savaşın uzayacağının altını çizen Zelenskiy, "(Müzakere için) Moskova'ya gitmeyeceğim. Peki Putin'i Kiev'e ne için davet edeceğim? Oyun oynamak istemiyorum. Bu savaş bizim için büyük bir problem, Avrupa ve dünya için büyük bir tehlike." dedi.</p><p></p><p>Zelenskiy, Putin'le yalnızca Rusya ve Belarus dışındaki bir yerde buluşacağını da bildirdi.</p><p></p><p>- Gemi mürettebatına yaptırım çağrısı</p><p></p><p>Rusya'nın Ukrayna'yı Fransa ve İngiltere'den nükleer silah almak istemekle suçlamasına da yanıt veren Zelenskiy, "Seve seve alırdım ancak bir teklif olmadı. Böyle bir şey yok." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Avrupa sularını kullanarak dünyaya Rus petrolü ve doğal gazını taşıyan tankerlerin durdurulduğunu ancak bunlara el konmadığını belirten Zelenskiy, "Avrupa yasalarının ve ülkelerin kendi yasalarının değiştirilmesi gerek. Sadece el koymak da yetmez. Gemilere ekonomik yaptırımlar uygulanıyor ancak gemiler isimlerini değiştirip çalışmaya devam ediyor. Mürettebata da yaptırım uygulanmalı." dedi.</p><p></p><p>Zelenskiy, ülkesinde bir seçim düzenlemek için ateşkesin mecburi olduğunu da vurgulayarak, "Güvenlikle ilgili birçok soru işaretimiz var. İnsanlar saldırı altındayken oy kullanmaya gidemez." diye konuştu.</p><p></p><p>Rusya'nın da seçim sürecinde saldırmama garantisi vermesi halinde hemen seçime gideceklerini aktaran Zelenskiy, "Ukrayna'daki bir seçim Ukraynalılar için bu kadar önemli değil de neden Ruslar ve ABD'liler bu kadar önemli?" ifadelerini kullandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"NATO'ya 5 veya 10 yıl sonra halen bu şekilde sahip olamayız"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/natoya-5-veya-10-yil-sonra-halen-bu-sekilde-sahip-olamayiz-2502/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/natoya-5-veya-10-yil-sonra-halen-bu-sekilde-sahip-olamayiz-2502/</id>
<published><![CDATA[2026-02-28T08:42:08+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-28T08:42:08+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_48E872-FE8322-29E1FE-5F5FC3-50CFBC-3F9F3C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Merz, lideri olduğu Hristiyan Demokrat Birlik Partisi'nin (CDU) Hessen eyaletinin Volkmarsen beldesinde düzenlenen etkinlikte konuşma yaptı.</p><p></p><p>Başka ülkelere yaptığı seyahatler öncesinde ve sonrasında Avrupa'daki önemli müttefiklerle görüş alışverişinde bulunduğunu ifade eden Merz, burada birlikte yapmaya karar verilen konularda özellikle Almanya'nın çıkarlarını da gözettiğini anlattı.</p><p></p><p>Merz, Almanya'nın çıkarlarını korumanın NATO'da 75 yıl boyunca birlikte başarılanları korumak için sürekli çaba sarf etmek anlamına da geldiğini belirterek, "NATO'ya 5 veya 10 yıl sonra halen bu şekilde sahip olacağımızdan emin değilim." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Almanya'da bir yıl önce yapılan erken genel seçimlerden hemen sonra gerekli savunma harcamalarının sağlanması konusunda bir karar alındığını anımsatan Merz, "Bu yolu izlememiş olsaydık muhtemelen haziranda Lahey'de gerçekleşen son NATO zirvesi, bu şekilde gerçekleşen son zirve olacaktı." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Buna gerekçe olarak ABD'den yapılan uyarıları gösteren Merz, "Çünkü ABD hükümeti bize, yalnızca (ABD Başkanı) Donald Trump döneminden beri değil, sürekli olarak 'tüm dünyada siz ucuz Rus gazını ve Çin'den ucuz güzel ara ürünler satın alarak ticaret yaparken biz güvenliğinizi kalıcı olarak garanti etmeye hazır değiliz' çağrısında bulundu." dedi.</p><p></p><p>Gelecek günlerde ABD'de Trump ile görüşeceğine işaret eden Merz, "Trump'a elin uzatılmaya devam edeceğini tekrar söyleyeceğim. NATO'nun her zaman olduğu gibi Amerika ve Avrupa ile bu Batı ittifakı olarak kalmasını istiyorum." dedi.</p><p></p><p>Merz, NATO'nun hiçbir zaman sadece askeri ittifak olmadığını aynı zamanda bir siyasi birlik olduğunu ifade ederek, Amerikalıların başka önceliklere yönelmesi durumunda Avrupa'nın kendisini savunacak durumda olması gerektiğini kaydetti.</p><p></p><p>-Ukrayna savaşı</p><p></p><p>Ukrayna'daki savaşa da değinen Merz, bu savaşın sadece Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne karşı bir savaş olmadığını belirterek, "Bu, Avrupa'nın tüm siyasi düzenine karşı bir savaştır. (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin'in yapmaya çalıştığı şey sadece Rusya'yı batıya doğru genişletmek değil, aynı zamanda Putin kendi sınırında ortaya çıkmakta olan demokrasi ve hukuk devletini yok etmeye çalışıyor. Bu yüzden Ukrayna'ya karşı savaş yürütüyor." diye konuştu.</p><p></p><p>Merz Rusya ile daha fazla diplomatik yollar aranması yönündeki talepleri reddederek, "Aylardır yaptığımızdan daha fazla nasıl diplomatik girişimlerde bulunabiliriz ki?" dedi.</p><p></p><p>Rus hükümetiyle her türlü görüşme olanağını sunduklarını aktaran Merz, "Tek bir ön şartım var. En azından görüştüğümüz zaman silahlar susmalı." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Macaristan Başbakanı Viktor Orban'ın ülkesinin Avrupa Birliği (AB) dönem başkanlığı döneminde Putin ile görüştüğünü anımsatan Merz, ancak bu görüşmeden bir gün sonra Ukrayna'da çocuk hastanelerine, yaşlılar yurtlarına, sivil ve enerji altyapısına yönelik yoğun saldırılar yapıldığını belirtti.</p><p></p><p>Merz, "Putin'in diplomasiye cevabı buysa, o zaman diplomasinin şu anda başarılı olamayacağını gösteriyor." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>-Sosyal medya kısıtlamaları tartışması</p><p></p><p>Çocuklar için sosyal medya kısıtlamalarına ilişkin tartışmalara da değinen Merz, sosyal medyada olup bitenleri büyük bir endişeyle izlediğini söyledi.</p><p></p><p>Merz, 12 yaşındaki çocukların günde ortalama 5,5 saat ekran karşısında geçirdiğini belirterek, "Bunu kontrol altına almaya çalışmamız gerekiyor. Bu yüzden örneğin okullarda telefonları kaldıralım diyenlere büyük sempati duyuyorum." dedi.</p><p></p><p>Çocuklar için iyi olanın yetişkinler için de yanlış olmayacağını vurgulayan Merz, CDU'nun başkanlık ve yönetim kurulu toplantılarında telefonlar dışarıda kalıyor. Dışarıda kutular var, telefonlar orada muhafaza ediliyor." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Merz, herkesin toplantılardaki atmosferin öncekinden daha iyi hale geldiğini söylediğini, kimsenin telefonla uğraşmadığını, herhangi bir gazeteye mesaj atılmadığını, bunun yerine mantıklı bir şekilde birbiriyle konuşulduğunu ve iyi kararlar alındığını kaydetti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Zelenskiy üçlü görüşmelerin tarih ve yerini açıkladı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/zelenskiy-uclu-gorusmelerin-tarih-ve-yerini-acikladi-5763/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/zelenskiy-uclu-gorusmelerin-tarih-ve-yerini-acikladi-5763/</id>
<published><![CDATA[2026-02-27T09:14:16+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-27T09:14:16+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_024233-3D3E24-A6B031-6BA2DA-AF1988-8C4F33.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı görüntülü paylaşımında, Rusya-Ukrayna savaşındaki son gelişmeleri değerlendirdi.</p><p></p><p>Savaşın sona erdirilmesi yönünde çalışmaları sürdürdüklerini kaydeden Zelenskiy, İsviçre'nin Cenevre kentinde ABD ile Ukrayna heyetlerinin bir araya geldiğini anımsattı.</p><p></p><p>Görüşmeye katılan Ukraynalı yetkililer, ABD Başkanı Donald Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump'ın damadı ve eski başdanışmanı Jared Kushner ile görüşmeler hakkında gün içinde birkaç kez telefonda görüştüğünü aktaran Zelenskiy, üçlü görüşmeler için "daha fazla" hazırlık yapıldığını belirtti.</p><p></p><p>Zelenskiy, "Büyük olasılıkla bir sonraki toplantı Birleşik Arap Emirlikleri'nde, Abu Dabi'de düzenlenecek. Mart ayı başında yapılmasını bekliyoruz." ifadesine yer verdi.</p><p></p><p>Savaşın bitirilmesi için liderler arasına bir görüşmenin yapılması gerektiğini savunan Zelenskiy, "Liderler düzeyinde bir toplantı hazırlamamız gerekiyor. Bu format birçok sorunu çözebilir." dedi.</p><p></p><p>Rusya'nın dün gece yüzlerce insansız hava aracı (İHA) ve onlarca füze ile ülkesinin farklı bölgelerine hava saldırıları düzenlediğini kaydeden Zelenskiy, Ukrayna hava savunma sistemlerinin 30'dan fazla füze ve çoğu İHA'yı etkisiz hale getirdiğini belirtti.</p><p></p><p>Zelenskiy, "Ordunun Hava Kuvvetleri son haftalar boyunca daha iyi çalışmaya başladı. Sistemde, özellikle de bu tür yoğun saldırılara karşı savunma organizasyonunda bazı şeyler yeniden yapılandırıldı." ifadelerini kullandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Fransa'da Kültür Bakanlığına Catherine Pegard atandı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/fransada-kultur-bakanligina-catherine-pegard-atandi-5927/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/fransada-kultur-bakanligina-catherine-pegard-atandi-5927/</id>
<published><![CDATA[2026-02-27T06:08:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-27T06:08:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_410FF1-67D8B4-28591A-4C4DD9-CEDCA5-BFA0DB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ulusal basında yer alan haberlere göre, Paris Belediye Başkanlığına adaylığını koyan Rachida Dati’nin istifasının ardından görevi üstlenecek yeni isim belli oldu.</p><p></p><p>Fransa Kültür Bakanlığına, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un kültür danışmanlığını yapan eski Versay Sarayı Başkanı Catherine Pegard getirildi.</p><p></p><p>Ayrıca Lecornu’nun kabinesinde bazı değişiklikler de yaşandı.</p><p></p><p>David Amiel’in Kamu Maliyesi Bakanı olarak atanmasının yanı sıra, Hükümet Sözcüsü Maud Bregeon mevcut görevini sürdürmekle birlikte Enerjiden Sorumlu Bakan, Sabrina Agresti-Roubache ise Mesleki Eğitimden Sorumlu Bakan Yardımcısı oldu.w</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD'nin Paris Büyükelçisi'nin bakanlarla görüşmesi kısıtlandı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abdnin-paris-buyukelcisinin-bakanlarla-gorusmesi-kisitlandi-9331/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abdnin-paris-buyukelcisinin-bakanlarla-gorusmesi-kisitlandi-9331/</id>
<published><![CDATA[2026-02-24T09:34:52+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-24T09:34:52+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5CAB61-227087-24460F-B9F851-F14144-C9FADE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Fransız diplomatik kaynakları, Lyon şehrinde 12 Şubat'ta solcu ve aşırı sağcı gruplar arasında çıkan ve bir gencin ölümüyle sonuçlanan şiddet olayına ilişkin açıklamaları nedeniyle Dışişleri Bakanlığına çağırılan ABD'nin Paris Büyükelçisi Charles Kushner davete icabet etmediğini belirtti.</p><p></p><p>Çağırıldığı halde Bakanlığa gelmemesi üzerine Büyükelçi Kushner'in artık bakanlarla doğrudan görüşme imkanına sahip olmayacağını aktaran diplomatik kaynaklar, yine de Kushner'in bazı görevlerini yerine getirmesine izin verileceğini söyledi.</p><p></p><p>Diplomatik kaynaklar, "Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot) Ülkesini temsil etme onuru olan büyükelçilik görevinin temel gerekliliklerini yerine getirmede bu bariz başarısızlığı karşısında (ABD'nin Paris Büyükelçisi Kushner'in) Fransız hükümeti üyeleriyle doğrudan görüşmesine artık izin verilmemesini istedi." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>- Kushner'in Dışişleri Bakanlığına çağırılacağı duyurulmuştu</p><p></p><p>Dışişleri Bakanı Barrot, dün, Lyon şehrinde 12 Şubat'ta solcu ve aşırı sağcı gruplar arasında çıkan ve bir gencin ölümüyle sonuçlanan şiddet olayına ilişkin açıklamalar nedeniyle ABD'nin Paris Büyükelçisi Charles Kushner'in Dışişleri Bakanlığına çağırılacağını duyurmuştu.</p><p></p><p>ABD'nin Paris Büyükelçiliği tarafından ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yapılan açıklamada, "Fransız İçişleri Bakanı tarafından da doğrulanan, Quentin Deranque'nin aşırı solcu militanlar tarafından öldürüldüğüne dair haberler hepimizi endişelendirmelidir." ifadelerine yer verilmişti.</p><p></p><p>Açıklamada, şiddet yanlısı aşırı solculuğun Fransa'da yükselişte olduğu ve gencin ölümünün bu yükselişin kamu güvenliğine de tehdit oluşturduğunu gösterdiği belirtilmişti.</p><p></p><p>Trump'ın kızı Ivanka Trump ile evli olan Jared Kushner'in babası ve ABD'nin Paris Büyükelçisi Charles Kushner daha önce de Fransız yönetimini ülkede artan Yahudi karşıtlığı konusunda yeterince önlem almamakla suçlamasının ardından Dışişleri Bakanlığına çağrılmıştı.</p><p></p><p>Kushner, davete icabet etmeyerek kendisi yerine ekibinin görüşmeye katıldığını duyurmuştu.</p><p></p><p>- Süreç</p><p></p><p>Avrupa Parlamentosu (AP) üyesi Boyun Eğmeyen Fransa Partisinden (LFI) Rima Hassan'ın konferansa katılmak üzere 12 Şubat'ta Lyon'da bulunduğu sırada aşırı sağcı ve solcu gruplar arasında yaşanan şiddet olayında Quentin Deranque isimli genç hayatını kaybetmişti.</p><p></p><p>Olayla ilgili cinayet soruşturması başlatılmış, soruşturma kapsamında 6 şüpheli tutuklanırken, 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.</p><p></p><p>Aşırı sağcı Nemesis isimli grup, gencin hayatını kaybetmesinden solcu Jeune Garde grubunu sorumlu tutmuştu. Ancak bu iddiaya ilişkin henüz resmi açıklama yapılmadı.</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise gencin ölümünün ardından siyaset arenasının da gerildiği ülkesinde itidal çağrısı yaparak, hiçbir dava ya da ideolojinin bir gencin ölümünü haklı çıkaramayacağını vurgulamıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Hindistan AB'ye girdi Türkiye beklemede</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/hindistan-abye-girdi-turkiye-beklemede-2981/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/hindistan-abye-girdi-turkiye-beklemede-2981/</id>
<published><![CDATA[2026-02-24T08:27:13+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-24T08:27:13+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B91CE2-D0C335-4D8BAE-352139-79CC0E-E21960.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Mustafa DENİZ</p><p></p><p>Avrupa Birliği ile Hindistan arasında yaklaşık 19 yıl aradan sonra imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması (STA), küresel ticarette dengeleri yeniden şekillendirirken, Türkiye açısından da hem risk hem de stratejik uyarılar barındırıyor. Anlaşma, Hindistan’ın AB pazarına gümrük avantajıyla erişimini genişletirken, Türkiye’nin mevcut rekabet gücünü bazı sektörlerde baskı altına alabilir.</p><p></p><p>Türkiye için en kritik başlık pazar payı riski</p><p></p><p>Türkiye, AB ile Gümrük Birliği kapsamında sanayi ürünlerinde sıfır gümrükle ticaret yapıyor. Ancak Hindistan’ın STA ile elde ettiği avantajlar, özellikle emek yoğun sektörlerde Türkiye’nin AB pazarındaki payını daraltma potansiyeli taşıyor. Hindistan’ın düşük işçilik maliyetleri, geniş üretim kapasitesi ve ölçek ekonomisi, fiyat rekabetini sertleştirecek unsurlar olarak öne çıkıyor.</p><p>Uzmanlara göre bu durum, Türkiye’nin AB’ye ihracatında fiyat bazlı rekabetle ayakta duran sektörler için ciddi bir baskı yaratabilir.</p><p></p><p>Tekstil hazır giyim ve kimya öne çıkıyor</p><p></p><p>Anlaşmadan en fazla etkilenmesi beklenen sektörlerin başında tekstil ve hazır giyim geliyor. Türkiye, bu alanda AB’nin en büyük tedarikçilerinden biri konumunda bulunurken, Hindistan da benzer ürün gruplarında güçlü bir üretici. Gümrük avantajının Hindistan lehine devreye girmesi, özellikle düşük ve orta segment ürünlerde sipariş kaymalarına yol açabilir.</p><p>Benzer şekilde kimya, plastik ürünler, otomotiv yan sanayi ve bazı makine ekipmanları da risk altındaki sektörler arasında gösteriliyor. Bu alanlarda Hindistan’ın AB pazarına daha kolay girişi, Türk üreticilerin marjlarını düşürebilir.</p><p></p><p>İstihdam üzerinde baskı artabilir</p><p></p><p>Türkiye’de sanayi istihdamının önemli bir bölümü, AB’ye ihracat yapan sektörlerde yoğunlaşıyor. AB pazarında yaşanabilecek olası bir daralma, ilk aşamada sipariş hacminde azalma, orta vadede ise istihdam kaybı riskini beraberinde getirebilir.</p><p>Özellikle tekstil ve hazır giyim gibi sektörlerde, üretimin Anadolu şehirlerine yayılmış olması nedeniyle olası istihdam kayıplarının bölgesel ekonomik etkiler yaratabileceği belirtiliyor. Ekonomistler, rekabet gücü zayıflayan firmaların ya üretimi kısmak ya da daha düşük maliyetli pazarlara yönelmek zorunda kalabileceğine dikkat çekiyor.</p><p></p><p>Dolaylı etki: Türkiye-AB ticaret dengesinde aşınma</p><p></p><p>AB-Hindistan STA’sı, Türkiye’yi doğrudan anlaşmanın tarafı yapmasa da dolaylı etkiler yaratıyor. Türkiye, AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarında asimetrik bir konumda bulunuyor. Hindistan menşeli ürünler AB üzerinden Türkiye pazarına daha kolay girebilirken, Türk firmalarının Hindistan pazarına aynı avantajlarla erişimi bulunmuyor.</p><p>Bu durum, Türkiye’nin dış ticaret dengesini olumsuz etkileyebileceği gibi, iç pazarda da rekabet baskısını artırabilir.</p><p></p><p>Stratejik uyarı: Gümrük Birliği ve STA ihtiyacı</p><p></p><p>Ekonomi çevrelerinde bu anlaşma, Türkiye açısından bir kez daha Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve Türkiye’nin üçüncü ülkelerle STA ağını genişletmesi gereğini gündeme taşıdı. Uzmanlara göre Türkiye, AB ile eş zamanlı ticaret anlaşmaları yapamadığı sürece, benzer risklerle karşı karşıya kalmaya devam edecek.</p><p>Sonuç olarak AB–Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması, küresel ticarette yeni bir dönemi işaret ederken, Türkiye için rekabet gücünü artıracak yapısal adımların ertelenemez hale geldiğini gösteriyor. Aksi halde, pazar payı kaybı ve istihdam baskısı, önümüzdeki dönemde daha görünür hale gelebilir.</p><p>Hindistan, özellikle tekstil, kimya, ilaç ve otomotiv sanayinde güçlü bir konumda. Tarım, Hindistan'ın GSYİH'sinin yaklaşık %15'ini ve istihdamının %50'sini oluşturuyor. Başlıca tarım ürünleri arasında pirinç, buğday, şeker kamışı, pamuk ve çay bulunuyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
</feed>