<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom">
<link href="https://birlesikbasin.com/modules/blog/atom.php?cid=39" rel="self" type="application/rss+xml" />
<id>tag:gazetebirlik.com,2015:cid-39</id>
<title type="text">Birleşik Basın</title>
<link href="https://birlesikbasin.com" />
<generator>Birleşik Basın</generator>
<updated>2026-10-11T09:55:56+03:00</updated>
<entry>
<title type="text">Riyad Havalimanı'na saldırı: 12 ölü, 309 yaralı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/riyad-havalimanina-saldiri-12-olu-309-yarali-504/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/riyad-havalimanina-saldiri-12-olu-309-yarali-504/</id>
<published><![CDATA[2026-10-11T09:55:56+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-11T09:55:56+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_67943A-F2C140-D99582-E01AC5-93D8AC-2DB965.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Suudi Arabistan Sivil Havacılık Genel Kurulu (GACA), başkent Riyad'ın dünyaya açılan kapısı olan Kral Halid Uluslararası Havalimanı'nı hedef alan kanlı saldırının detaylarını kamuoyuyla paylaştı. Dün öğleden sonra gerçekleşen ve bölgede büyük paniğe yol açan olayda, ilk belirlemelerin aksine can kaybının 12'ye yükseldiği, yaralı sayısının ise 309 olduğu resmen açıklandı.</p><p></p><p>Meydana gelen patlamaların ardından hastanelere sevk edilen yüzlerce yaralının arasında durumu ağır olanların bulunması, can kaybının daha da artabileceği endişesini doğuruyor. Yetkililer, havalimanında oluşan büyük çaptaki maddi hasarın tespiti ve envanter çalışmalarının titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi.</p><p></p><p>Yabancı uyruklu kurbanlar ve hedefteki havalimanı</p><p></p><p>Saldırıda hayatını kaybedenlerin kimlikleri olayın uluslararası boyutunu da gözler önüne serdi. GACA tarafından yapılan açıklamaya göre, yaşamını yitiren 12 kişiden 4'ü Suudi Arabistan vatandaşı iken, 8'inin ülkede ikamet eden yabancı uyruklular olduğu tespit edildi. Hayatını kaybeden yabancıların 2'sinin Bangladeş, diğerlerinin ise ABD, Mısır, Ürdün, Suriye, Filistin ve Sudan vatandaşı olduğu kaydedildi.</p><p></p><p>Hatırlanacağı üzere yetkililer, 6-8 Ekim tarihleri arasında yine aynı havalimanına yönelik düzenlenen Husi saldırılarında 4 kişinin hayatını kaybettiğini duyurmuştu. Üst üste yaşanan bu güvenlik zafiyetleri ve sivil alanların hedef alınması, gözleri doğrudan bölgedeki jeopolitik gerilime çevirdi.</p><p></p><p>Husiler ve bitmeyen yemen çıkmazı</p><p></p><p>Bu sarsıcı olayın arkasında ise yıllardır süregelen ve giderek karmaşıklaşan bir çatışma ağı yatıyor. Yemen'de uluslararası toplum tarafından tanınan hükümet güçleri ile İran destekli Husiler arasındaki şiddetli çatışmalar son dönemde tehlikeli bir tırmanışa geçti. Husiler, kendilerine yönelik operasyonları gerekçe göstererek Suudi Arabistan topraklarını gelişmiş balistik füze ve insansız hava araçları (İHA) ile hedef almayı sürdürüyor.</p><p></p><p>Eylül 2014'te başkent Sana'nın Husilerin kontrolüne geçmesiyle patlak veren Yemen iç savaşı, bölgeyi derinden sarsmaya devam ediyor. Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu, Mart 2015'ten bu yana meşru Yemen hükümetine askeri destek sağlarken, bu denklemin faturası sivillerin ve sivil altyapıların zarar gördüğü bu tür esrarengiz ve ölümcül saldırılarla ağırlaşıyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Abbas genel seçimleri Eylül 2027'ye erteledi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abbas-genel-secimleri-eylul-2027ye-erteledi-5392/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abbas-genel-secimleri-eylul-2027ye-erteledi-5392/</id>
<published><![CDATA[2026-10-11T08:29:25+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-11T08:29:25+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4FBEE6-DD71E7-6B833E-460935-5CCED8-630BBE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, genel seçimleri Eylül 2027’ye erteledi. Filistin’in resmi haber ajansı Wafa’nın cumartesi günü yayınladığı habere göre Abbas, devlet başkanlığı seçimleri ve genel seçimlerin 11 Eylül 2027’de yapılmasını öngören bir kararname çıkardı. Erteleme kararının gerekçesi olarak “seçimler için gerekli koşulların oluşturulmasının önündeki güvenlik, lojistik ve sahadaki engeller” gösterildi.</p><p></p><p>Wafa daha sonra, Filistin halkının resmi temsilcisi olan Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Yürütme Komitesinin de erteleme kararını onayladığını bildirdi. Komite, seçimlerin duyurulmasından bu yana koşulların “temelden değiştiğini” belirtti.</p><p></p><p>Genel seçimlerin 28 Kasım’da yapılması planlanıyordu. Avrupa Birliği ise seçimlerin kasım ayında gerçekleştirilmesini desteklediğini açıklamıştı.</p><p></p><p>AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, bu hafta başında yaptığı açıklamada, seçimlerin “Filistin kurumlarının meşruiyetini yenilemek için uzun süredir beklenen bir fırsat sunacağını” söylemişti.</p><p></p><p>Kallas, “Filistinliler, güvenilir, kapsayıcı ve şeffaf seçimlerle temsilcilerini seçme hakkına sahiptir,” ifadelerini kullanmıştı.</p><p></p><p>AB’nin Akdeniz’den Sorumlu Komiseri Dubravka Šuica da eylül ayında, “yıl sonundan önce seçim yapılması kararını memnuniyetle karşıladığını” belirtmişti.</p><p></p><p>Šuica, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Seçimler önemli bir demokratik dönüm noktası olacak” ifadelerini kullanmıştı. Šuica, adil, güvenilir ve kapsayıcı bir seçim sürecinin sağlanmasının Filistin kurumlarının güçlendirilmesi açısından temel önem taşıdığını da vurgulamıştı.</p><p></p><p>Erteleme kararına ilişkin söylentilerin yayıldığı cuma günü İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar, Abbas'ı “bir kez daha seçim sözü verip seçimleri iptal ederek uluslararası toplumu kandırmakla” suçladı.</p><p></p><p>Filistin topraklarında yasama organı seçimleri son olarak 2006’da yapılmış, Hamas hareketi Fetih Partisi’ni geride bırakarak seçimleri kazanmıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Batı Şeria'da öldürülen ABD'liler örtbas edilmiş</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/bati-seriada-oldurulen-abdliler-ortbas-edilmis-1080/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/bati-seriada-oldurulen-abdliler-ortbas-edilmis-1080/</id>
<published><![CDATA[2026-10-10T10:26:45+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-10T10:26:45+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_55C0A4-3DE379-012189-9CC4D3-C0FAD8-8C294F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Van Hollen, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, "ABD'nin İsrail Büyükelçiliği, Amerikan vatandaşlarının öldürülmesiyle ilgili bilgileri gizliyor." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Demokrat Senatör, "(ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike) Huckabee ve onun bu konudaki yetkili temsilcisi, (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu hükümetini ve İsrail hükümetini korumak amacıyla bu bilgileri örtbas ediyor." ifadesini kullanarak, ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesinden "bu örtbas girişimini soruşturmasını" talep etti.</p><p></p><p>ABD Başkanı Donald Trump ve yönetiminin halihazırda "İsrail hükümetini koruyup örtbas ettiğini" kaydeden Van Hollen, "Eğer öldürülen Amerikan vatandaşlarının hakkını savunmazsak, bu durum ister Batı Şeria'da ister dünyanın başka bir yerinde olsun, haksız yere öldürülen hiç kimseyi savunamayacağımızı gösterir." görüşünü paylaştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Mekke İttifakı ete-kemiğe bürünüyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/mekke-ittifaki-ete-kemige-burunuyor-8116/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/mekke-ittifaki-ete-kemige-burunuyor-8116/</id>
<published><![CDATA[2026-10-09T09:01:49+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-09T09:01:49+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_DEDD28-776427-38974E-7AF664-D9C8F7-AFA195.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Mekke Savunma İttifakı gözlerimizin önünde ete-kemiğe bürünüyor, en azından dişlerini taktığını pazartesi günü aldığı kararlarla gösterdi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Husiler: Riyad'daki Kral Halid Havalimanı'nı füzeyle vurdu</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/husiler-riyaddaki-kral-halid-havalimanini-fuzeyle-vurdu-6171/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/husiler-riyaddaki-kral-halid-havalimanini-fuzeyle-vurdu-6171/</id>
<published><![CDATA[2026-10-08T09:36:05+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-08T09:36:05+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_35F384-C3916C-4CC9BA-E4ABC7-55A733-C5F4C0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, yaptığı açıklamada, Kral Halid Havalimanı'na balistik füzeyle saldırı düzenlediklerini belirterek, füzenin "isabetli şekilde hedefine ulaştığını" ve havalimanındaki hava trafiğinin aksamasına yol açtığını iddia etti.</p><p></p><p>Seri, dünya genelindeki tüm hava yolu şirketlerine, Suudi Arabistan hava sahasında uçuşlarını sürdürmelerinin doğuracağı sonuçlar konusunda "son kez" uyarıda bulundu.</p><p></p><p>Suudi Arabistan hava sahasının Husilerin "askeri faaliyetlerine sahne olduğunu" savunan Seri, Mekke ve Medine'deki kutsal bölgelerin hava sahasının ise bu uyarının dışında olduğunu ve "güvenli" olduğunu ileri sürdü.</p><p></p><p>Yemen'de Husilerin Eylül 2014'te başkent Sana'nın ve bazı vilayetlerin kontrolünü ele geçirmesinin ardından iç savaş başladı. Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap koalisyonu, Mart 2015'te Yemen hükümetine destek amacıyla ülkeye müdahale etti.</p><p></p><p>Temmuz ayında başlayan çatışma, Nisan 2022'de başlayan ateşkesin sağladığı görece sakinliğin ardından yaşanan en geniş çaplı çatışmalardan biri oldu.</p><p></p><p>Eylülde çatışmaların şiddeti artarken Husiler, Hudeyde ve Taiz vilayetlerinde stratejik öneme sahip El-Maha (Moha) kenti dahil bazı önemli bölgelerin kontrolünü ele geçirdi ve Babulmendeb Boğazı'na bakan Meyyun Adası'na kadar ilerledi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Netenyahu kaybederse ne olur?</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/netenyahu-kaybederse-ne-olur-4312/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/netenyahu-kaybederse-ne-olur-4312/</id>
<published><![CDATA[2026-10-07T09:45:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-07T09:45:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_106C5A-2D5EC4-CE92FA-8C88A6-F7CAA4-A252E7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Doğrusu Netenyahu’yu destekleyen Yahudilerin sayısı az değil. Üstelik sadece Tel Aviv’de değil ABD’de, Güney Amerika’da. AB ülkelerinin bir kısmında, Hindistan’da&hellip;&nbsp;</p><p></p><p>Biz istediğimiz kadar ‘soykırımcı’ diyelim, BM’de boş salona konuşturacak kadar aşağılayalım, İnsan Hakları Mahkemesi hakkında tutuklama kararı versin sonuç yok...Arapların bir lafı var: “Kellim kellim yalenfa&hellip;” diye .. Laf, laf boş laf manasında onu akla getiriyor&hellip;</p><p></p><p>Netenyahu kaybeder mi diye tabloya baktığımızda dilime ‘zor’ kelimesi düşüyor. Onun Washington’ı ziyaret ve randevu talebini reddeden Başkan Obama’nın tavrına karşılık ABD Temsilciler Meclisi ve Senato başkanlarının müştereken Netenyahu’yu parlamentoya davet edip iki meclisin birleşik oturumunda 15 dakika ayakta alkışladıklarını hatırlatan laf bu ‘zor...’ Sadece ABD düzleminde değil; dünyanın finans, medya, TV/ sinema, siyaset, yapay veya doğal zeka katlarında Yahudi hakimiyetinin farkındalığın söylettiği laf ‘zor’.. BM kürsüsünde elindeki cep telefonunu sallayarak ‘Elinizde bunu tutuyorsanız İsrail’den bir parça tutuyorsunuz demektir’ küstahlığını sergilemekte beis görmeyen kişi Netanyahu&hellip;</p><p></p><p>Ellerinde tuttukları tüm kartları işte bu adamın ve onun temsil ettiği değerlerin üzerine oynayan güruh (Ellerinde tuttukları tüm değerler derken kastettiğim sadece Yahudilik değil) onun göz göre göre yıkılmasına göz yumar mı, yoksa ‘Batsın bu dünya’ deyip ortalığı yangın yerine mi çevirir...</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Husiler, Aden Havalimanı'nı hedef aldı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/husiler-aden-havalimanini-hedef-aldi-9398/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/husiler-aden-havalimanini-hedef-aldi-9398/</id>
<published><![CDATA[2026-10-07T09:44:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-07T09:44:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B4C86F-7A2DB6-DFA95B-B9A6E3-0AD96C-2FD3A8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Aden İl Emniyet Müdürlüğünün Facebook hesabından yapılan açıklamada, Husilerin Aden Uluslararası Havalimanı'nı 2 füzeyle hedef aldığı belirtildi.</p><p></p><p>Husilerin füze saldırısıyla hem yolcuların hem de havalimanı çalışanlarının hayatını tehlikeye attığı aktarılan açıklamada, ilk belirlemelere göre söz konusu saldırıda herhangi bir can kaybının yaşanmadığı ifade edildi.</p><p></p><p>Aden Uluslararası Havalimanı ve çevresinde güvenlik önlemlerinin artırıldığı kaydedilen açıklamada, Aden Uluslararası Havalimanı'nın geçici başkent Aden'in yanı sıra çevre vilayetlere de hizmet veren sivil bir havalimanı olduğu hatırlatıldı.</p><p></p><p>- Havalimanındaki 2 yolcu uçağı güvenli bir yere nakledildi ve yolcular tahliye edildi</p><p></p><p>Yemen Ulaştırma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada da İran destekli Husilerin, Aden Uluslararası Havalimanı'ndaki terminal binası ile pisti 2 balistik füze ve birkaç kamikaze İHA'yla hedef aldığı kaydedildi.</p><p></p><p>Husilerin fırlattığı balistik füzelerden birinin Kahire-Aden seferini yapan uçağın iniş yapmadan birkaç dakika önce pist yakınlarına düştüğü vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</p><p></p><p>"Bu saldırı, sivil uçuşu korkunç bir insani felakete dönüştürebilir ve onlarca masum insanın hayatını bir anda kaybetmesine neden olabilirdi. Saldırılar üzerine Kahire'den gelen uçağın Aden Uluslararası Havalimanı'na inişi iptal edildi ve Cidde'ye yönlendirildi."</p><p></p><p>Tehlikenin bununla da sınırlı olmadığı ve Aden-Cidde uçuşu için havalimanında bekleyen çok sayıda yolcu olduğu sırada saldırının gerçekleştiğine işaret edilen açıklamada, saldırının olduğu saatte diğer pistte bekleyen 2 yolcu uçağının da güvenli bir yere nakledildiği bilgisi paylaşıldı.</p><p></p><p>Aden semalarında Husilere ait diğer bazı İHA'ların tespit edildiği aktarılan açıklamada, yeni saldırı ihtimallerine karşı Aden Uluslararası Havalimanı'ndaki yolcuların tahliye edildiği belirtildi.</p><p></p><p>Yolcu uçaklarının iniş kalkış saatlerinde füze ve İHA'larla düzenlenen saldırıların sivillerin hayatını hiçe sayan ihlaller olduğu vurgulanan açıklamada, "Terörist Husilerin gerçekleştirdiği saldırı, tehlikeli bir tırmanış ve sivil havacılığın, havaalanlarının ve sivil tesislerin düşmanca eylemlerden korunmasını garanti eden uluslararası yasa ve normların açık bir ihlali olarak değerlendiriyoruz. Bu durum ayrıca, hava seyrüsefer güvenliğine ve havacılık sektöründeki yolcuların ve çalışanların canlarına doğrudan bir tehdit oluşturmaktadır." ifadeleri kullanıldı.</p><p></p><p>Yemen Ulaştırma Bakanlığı açıklamasında, Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) başta olmak üzere uluslararası toplum ve sivil havacılıkla ilgili uluslararası kuruluşların, sivil tesisler ve ticari havacılığın askeri hedeflerden korunmasına yönelik sorumluluklarını üstlenmeleri çağrısı yapıldı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Husiler S. Arabistan'da 2 havalimanını vurdu</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/husiler-s-arabistanda-2-havalimanini-vurdu-1080/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/husiler-s-arabistanda-2-havalimanini-vurdu-1080/</id>
<published><![CDATA[2026-10-06T10:59:39+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-06T10:59:39+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_75AB2A-859561-68BE58-9193C8-C28FCA-CDF9E7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Suudi Arabistan ile Yemen'deki Husiler arasındaki düşmanlıkların tırmandığı bir dönemde, Suudi Arabistan'ın Cizan kentinde bulunan Kral Abdullah Bin Abdülaziz Uluslararası Havalimanı ile Necran Uluslararası Havalimanı Pazartesi akşamı düzenlenen iki saldırıda hedef alındı.</p><p></p><p>Reuters'ın haberine göre saldırılar üç kişinin hafif şekilde yaralanmasına ve sınırlı miktarda maddi hasara yol açtı.</p><p></p><p>Bu arada Yemen’in silahlı kuvvetleri, devlete bağlı Saba’nın haberine göre, İran destekli Husilerle yaşanan çatışmaların ardından Pazartesi günü Kızıldeniz kıyısındaki Moha kentinin kontrolünü ele geçirdi.</p><p></p><p>Bu gelişme, uluslararası alanda tanınan hükümeti stratejik öneme sahip Bab el-Mendeb Boğazı’nın kontrolünü ele geçirmeye daha da yaklaştırdı.</p><p></p><p>Suudi Arabistan liderliğindeki bir koalisyonun desteklediği Yemen güçleri, Husilerin elindeki tüm toprakları geri almak için geniş çaplı bir askeri harekat başlattıklarını açıklamalarından bir gün sonra liman kentini geri aldı.</p><p></p><p>Associated Press’in haberine göre Yemen birlikleri, Dhubab da dahil olmak üzere Bab el-Mendeb yakınlarındaki diğer bölgelerin de kontrolünü ele geçirdi.</p><p></p><p>Husiler, Suudi Arabistan’a karşı askeri harekat başlatarak 2022’deki ateşkesi sona erdirdikleri Eylül ayının başından bu yana Moha’yı kontrol ediyordu. Moha’nın ele geçirilmesi, Husilerin Kızıldeniz ile Aden Körfezi arasındaki stratejik geçiş noktası Bab el-Mendeb üzerindeki kontrollerini güçlendirmelerine yardımcı olmuştu.</p><p></p><p>Suudi Arabistan ise bu güzergahı petrol ihracatında, ABD-İran savaşında çatışma alanına dönüşen Hürmüz Boğazı’na alternatif olarak kullanıyordu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye, Suudi Arabistan'a asker konuşlandıracak</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/turkiye-suudi-arabistana-asker-konuslandiracak-1752/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/turkiye-suudi-arabistana-asker-konuslandiracak-1752/</id>
<published><![CDATA[2026-10-06T10:56:16+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-06T10:56:16+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_418EA1-6C6114-8EBCF3-DD2299-6742B1-15FBE5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın ağustos ayında imzaladığı Mekke Ortak Savunma Anlaşması, bölgedeki gerilimin tırmanmasının ardından fiilen devreye giriyor.</p><p></p><p>Üç ülkenin dışişleri ve savunma bakanları ile askeri yetkililerinin katılımıyla 5 Ekim'de Riyad'da gerçekleştirilen olağanüstü toplantıda, kolektif savunma taahhütlerinin uygulamaya geçirilmesi ve üzerinde mutabık kalınan askeri kuvvet ve yeteneklerin Suudi Arabistan'a hızla konuşlandırılması kararlaştırıldı.</p><p></p><p>Karar, Yemen'deki gelişmeler ve Suudi Arabistan'a yönelik saldırıların ardından geldi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da toplantının Yemen-Suudi Arabistan hattında yaşanan gelişmeler nedeniyle olağanüstü olarak düzenlendiğini açıkladı.</p><p></p><p><b>Mekke İttifakı'ndan askeri konuşlandırma kararı</b></p><p></p><p>Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan dışişleri bakanlıklarının yayımladığı ortak açıklamada, taraflardan her birinin güvenliğinin üç ülkenin kolektif güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulandı.</p><p></p><p>Komite, bu kapsamda kolektif savunma taahhütlerinin uygulanmasına ivedilikle geçilmesini kararlaştırdı.</p><p></p><p>Açıklamada, tarafların kendi ulusal mevzuatlarına uygun olmak kaydıyla üzerinde anlaşmaya varılan askeri kuvvetlerin ve yeteneklerin Suudi Arabistan'a sağlanması ve hızla konuşlandırılması için gerekli tedbirlerin alınacağı belirtildi.</p><p></p><p><b>Türkiye Suudi Arabistan'a asker gönderecek mi?</b></p><p></p><p>Kararın ardından en kritik soru, Türkiye ve Pakistan'dan Suudi Arabistan'a hangi askeri unsurların gönderileceği oldu.</p><p></p><p>Ortak açıklamada konuşlandırılacak kuvvetlerin sayısı, niteliği veya hangi ülkenin hangi askeri kapasiteyi sağlayacağı konusunda ayrıntı verilmedi. Metinde bunun yerine "üzerinde mutabık kalınan askeri kuvvetler ile yetenekler" ifadesi kullanıldı.</p><p></p><p>Dolayısıyla karar, askeri konuşlandırmanın siyasi ve kurumsal çerçevesinin oluşturulduğunu gösterirken Türkiye'den gönderilecek personel, birlik veya askeri sistemlerin kapsamı henüz kamuoyuna açıklanmış değil.</p><p></p><p><b>Mekke ve Medine'ye saldırı girişimine ortak tepki</b></p><p></p><p>Üç ülke aynı açıklamada Mekke ve Medine'nin hedef alınması teşebbüsünü ve Suudi Arabistan'daki kentler ile sivil ve ekonomik tesislere yönelik saldırıları en sert ifadelerle kınadı.</p><p></p><p>Taraflar, Suudi Arabistan'ın güvenliği ve toprak bütünlüğüne yönelik herhangi bir saldırı veya tehdidi kabul etmediklerini vurguladı.</p><p></p><p>Türkiye ve Pakistan ayrıca Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetlerinin saldırılar karşısındaki hazırlık durumunu ve ülkenin güvenliğini korumak için yürüttüğü faaliyetleri desteklediklerini bildirdi.</p><p></p><p><b>Fidan: Yemen nedeniyle olağanüstü toplandık</b></p><p></p><p></p><p>Fidan, üç ülkenin daha önce planlanan toplantısının Yemen-Suudi Arabistan denkleminde yaşanan gelişmeler nedeniyle olağanüstü toplantıya dönüştüğünü belirtti.</p><p></p><p>Toplantıda Suudi Arabistan'ın savunmasına ne tür destek sağlanabileceğinin ele alındığını belirten Fidan, aynı zamanda Yemen'deki sorunun barışçıl yollar ve diyalogla çözülmesi için atılabilecek adımların da görüşüldüğünü söyledi.</p><p></p><p>Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in de askeri, operasyonel ve teknik konularda değerlendirmelerde bulunduğunu ifade etti.</p><p></p><p><b>Mekke Savunma İttifakı nedir?</b></p><p></p><p>Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından 7 Ağustos 2026'da Mekke'de imzalandı.</p><p></p><p>Üç ülke anlaşmayla bölgesel güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesini, savunma alanındaki koordinasyonun artırılmasını ve ortak caydırıcılık kapasitesi oluşturulmasını hedeflediğini açıkladı.</p><p></p><p>İttifakın en önemli maddelerinden biri ise taraflardan herhangi birine gerçekleştirilecek saldırının tüm taraflara yönelik saldırı olarak kabul edilmesi.</p><p></p><p>Bu yönüyle anlaşma, üç ülke arasında yalnızca siyasi işbirliği değil, doğrudan kolektif savunma mekanizması oluşturuyor.</p><p></p><p><b>Yemen krizi anlaşmanın ilk ciddi sınavı oldu</b></p><p></p><p>Mekke Savunma İttifakı'nın imzalanmasından yaklaşık iki ay sonra yaşanan Yemen merkezli gerilim, yeni güvenlik mekanizmasını ilk kez doğrudan sınayan gelişmeye dönüştü.</p><p></p><p>Yemen'in kuzeyini kontrol eden Ensarullah Hareketi (Husiler), Mekke ve Medine üzerindeki hava sahaları hariç Suudi Arabistan hava sahasını "askeri operasyon bölgesi" ilan ederek uluslararası hava yolu şirketlerine uçuşları durdurma çağrısında bulunmuştu.</p><p></p><p>Suudi Arabistan'ın şehirleri, sivil ve ekonomik tesisleri hedef alan saldırılar da üç ülkenin Riyad'da olağanüstü toplantı düzenlemesine yol açtı.</p><p></p><p><b>Fidan daha önce "Sözümüzün eriyiz" demişti</b></p><p></p><p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 20 Eylül'de Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarının ardından Mekke İttifakı'nın devreye girip girmeyeceğine ilişkin bir soruyu yanıtlamıştı.</p><p></p><p>Fidan, Suudi Arabistan'ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne yönelik saldırılara dikkat çekerek Türkiye'nin ittifak kapsamındaki taahhütlerini yerine getireceği mesajını vermişti.</p><p></p><p>Suudi Arabistan'ın özellikle bazı teknik ve askeri ihtiyaçlarının karşılanabileceğini belirten Fidan'ın açıklamasından yaklaşık iki hafta sonra Riyad'daki olağanüstü toplantıda askeri kuvvet ve yeteneklerin konuşlandırılması yönünde resmi karar alındı.</p><p></p><p><b>İttifakın başına Pakistanlı general getirildi</b></p><p></p><p>Riyad toplantısında Mekke Savunma İttifakı'nın kurumsal yapısına ilişkin bir başka önemli karar da alındı.</p><p></p><p>Pakistanlı emekli Korgeneral Nauman Mahmood, ittifakın ilk Genel Sekreteri olarak üç yıllığına görevlendirildi.</p><p></p><p>Genel Sekreterliğin Riyad'da faaliyet göstermesi planlanıyor. Böylece ağustos ayında imzalanan anlaşmanın ardından hem ittifakın kurumsal yönetimi şekillenmiş hem de kolektif savunma mekanizmasının ilk operasyonel adımı atılmış oldu.</p><p></p><p>Bundan sonraki süreçte gözler, Suudi Arabistan'a konuşlandırılması kararlaştırılan askeri kuvvetlerin büyüklüğü, niteliği, görev tanımı ve Türkiye'nin bu yapıya hangi askeri unsurlarla katkı sağlayacağına çevrilecek.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İsrail, İngiliz Yeşiller Partisi Başkanı'nın ülkeye girişini yasakladı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/israil-ingiliz-yesiller-partisi-baskaninin-ulkeye-girisini-yasakladi-5215/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/israil-ingiliz-yesiller-partisi-baskaninin-ulkeye-girisini-yasakladi-5215/</id>
<published><![CDATA[2026-10-05T07:40:51+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-05T07:40:51+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F63B87-D24E42-385BD0-5F3681-2B886B-7763DA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İsrail Dışişleri Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, İngiliz Yeşiller Partisinin kabul ettiği önergenin İsrail'e karşı silahlı mücadeleyi meşrulaştırdığı ileri sürüldü.</p><p></p><p>Bu kararın "Nehirden denize Filistin" devleti çağrısıyla İsrail'in yok edilmesini istediği iddia edilen açıklamada, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın önergenin kabulüne karşı ilk adım olarak Yeşiller Partisi lideri Polanski'nin ülkeye girişini yasakladığı bildirildi.</p><p></p><p>Açıklamada, yasaklama kararının ilgili makamlarla koordine edildiği belirtildi.</p><p></p><p>İngiltere ve Galler'de Yeşiller Partisi üyeleri, "Siyonizm ırkçılıktır" başlıklı önergeyi kabul ederek partinin resmi politikası haline getirmişti.</p><p></p><p>Yeşiller Partisinin Brighton şehrinde düzenlenen yıllık konferansında oylanan "Siyonizm ırkçılıktır" başlıklı önerge, 813'e karşı 1022 oyla kabul edilmişti.</p><p></p><p>Önergede siyonizmin "etno-milliyetçi Yahudi devleti"ni destekleyen ideoloji olarak tanımlandığı ve "tarihi Filistin'in tamamında tek demokratik Filistin Devleti" kurulmasının desteklendiği belirtilmişti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İran Petrol Bakanı Paknejad istifa etti</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iran-petrol-bakani-paknejad-istifa-etti-7131/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iran-petrol-bakani-paknejad-istifa-etti-7131/</id>
<published><![CDATA[2026-10-05T07:35:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-05T07:35:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_657038-13168F-DA3408-0B17EA-918AE5-0F012D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi İletişim Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai, Petrol Bakanı Muhsin Paknejad’ın istifa ettiğini duyurdu.</p><p></p><p>İran basınına göre Tabatabai, Paknejad’ın istifasının Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan tarafından kabul edildiğini ve İran Ulusal Petrol Şirketi (NIOC) Genel Müdürü Hamid Boverd’in vekaleten Petrol Bakanı olarak atandığını söyledi.</p><p></p><p>İran basınına göre Tabatabai, Paknejad’ın kişisel sebepleri gerekçe göstererek istifa ettiğini belirtti.</p><p></p><p>Paknejad, daha önce de Pezeşkiyan’a birkaç kez istifasını sunmuş ancak talebi kabul edilmemişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Mısır, Sudan, Eritre ve Somali liderleri dörtlü zirvede buluştu</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/misir-sudan-eritre-ve-somali-liderleri-dortlu-zirvede-bulustu-7506/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/misir-sudan-eritre-ve-somali-liderleri-dortlu-zirvede-bulustu-7506/</id>
<published><![CDATA[2026-10-05T06:44:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-05T06:44:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_AE69B6-76A63E-90369B-8E7BDB-AB69F8-80CEF4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Zirvenin ardından yayımlanan ortak bildiride, bölge ülkelerinin iç işlerine herhangi bir gerekçeyle müdahale edilmesinin kabul edilmediği, Sudan'ın birliği, egemenliği, toprak bütünlüğü ve ulusal kurumlarına destek verildiği, ülkedeki paralı askerlere yönelik her türlü desteğin reddedildiği kaydedildi.</p><p></p><p>Somali'nin birliği ve egemenliğine de destek verilen bildiride, ülkenin toprak bütünlüğünü hedef alan her türlü müdahale ve girişimin reddedildiği vurgulandı.</p><p></p><p>Bildiride, Somaliland olarak anılan ayrılıkçı bölgeye yönelik herhangi bir tanıma veya desteğin kabul edilmeyeceği ifade edildi.</p><p></p><p>Söz konusu dört ülkenin seyrüsefer serbestisine bağlılıkları yinelendi ve Kızıldeniz'in yönetiminin yalnızca kıyıdaş ülkelerin sorumluluğunda olduğu vurgulanan bildiride, Nil Nehri'nin aşağı havzasındaki Mısır ve Sudan'ın mevcut su kullanım haklarına zarar verecek tek taraflı uygulamaların da kabul edilmediği belirtildi.</p><p></p><p>Zirvede ayrıca dörtlü istişare zirvesinin düzenli olarak ve ihtiyaç duyulması halinde yeniden toplanması ile alınan kararların takibi için bir mekanizma oluşturulması kararlaştırıldı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Ekonomik baskı arttı"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/ekonomik-baski-artti-7326/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/ekonomik-baski-artti-7326/</id>
<published><![CDATA[2026-10-04T08:59:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-04T08:59:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8CB7E4-199EE6-0C7180-57693D-126D25-8FF0CF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Pezeşkiyan, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından, ülkesinin ekonomik durumuna ilişkin mesaj yayımladı.</p><p></p><p>ABD ve İsrail'in, İran'ın hayati damarlarını keserek halk üzerinde baskı oluşturmaya çalıştığını belirten Pezeşkiyan, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Ekonomik baskı arttı. Ancak Allah'ın yardımı, halkın desteği ve hükümetin çabalarıyla düşmanın ekonomik savaşla belirlediği hedeflerine ulaşmasına izin vermedik."</p><p></p><p>Pezeşkiyan ayrıca, hükümet olarak olağanüstü durumları yönetmek için yeni bir oluşuma gittiklerini belirtti.</p><p></p><p>İran'da bugün doların serbest piyasadaki satış kuru 269 bin tümene çıkarak tarihi zirvesini görmüştü.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Netanyahu seçimleri erteleyebilecek bir savaşa zemin hazırlıyor"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/netanyahu-secimleri-erteleyebilecek-bir-savasa-zemin-hazirliyor-1410/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/netanyahu-secimleri-erteleyebilecek-bir-savasa-zemin-hazirliyor-1410/</id>
<published><![CDATA[2026-10-03T10:54:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-03T10:54:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_247AA3-EC41ED-A42356-8C3E48-E16211-711858.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İsrail'in Kanal 12 televizyonuna konuşan Barak, "Netanyahu, seçimleri erteleyebilecek bir savaşa girmenin altyapısını hazırlıyor." dedi.</p><p></p><p>İsrail Başbakanı'nın "rahatça yalan söylediğini" belirten Barak, Netanyahu'nun daha önce söylediği "Bir ulusun hayatı, başbakanın kişisel beka yolu değildir." sözünü hatırlattı.</p><p></p><p>Barak, Netanyahu'ya işaret ederek, "27 Ekim'de onun dönmemek üzere iktidardan gitmesini sağlamak için elimizden geleni yapmalıyız." diye konuştu.</p><p></p><p>Eski İsrail Başbakanı Barak'ın açıklamaları, İsrail'de seçimlere bir aydan az süre kala ve güvenlik meselelerinin seçim kampanyalarında kullanılmasıyla ilgili iç tartışmaların tırmandığı bir zamanda geldi.</p><p></p><p>Kamuoyu yoklamalarında geriye düşen Netanyahu, 27 Ekim'de yapılması planlanan genel seçimler öncesinde ülkesine yönelik bir dış saldırı hazırlığı bulunduğunu ve bu yönde işaretler olduğunu savunmuştu.</p><p></p><p>İsrail Başbakanı, saldırının kimden geleceğine ilişkin bilgi paylaşmazken muhalefet ise açıklamayı "siyasi manevra" olarak değerlendirmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kabe'de intihar saldırısı iddiası paniğe yol açtı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/kabede-intihar-saldirisi-iddiasi-panige-yol-acti-3328/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/kabede-intihar-saldirisi-iddiasi-panige-yol-acti-3328/</id>
<published><![CDATA[2026-10-02T09:27:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-02T09:27:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_016860-2F0A04-6E5482-5BCE70-B0FDAB-A7B9C0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Suudi Arabistan, Mekke'deki Mescid-i Haram'da intihar saldırısı girişimi yaşandığı yönünde sosyal medyada yayılan iddiaları yalanladı. Güvenlik makamları, olayda bir kişinin çevredeki insanları rahatsız ettiği ve korku ve paniğe neden olduğu gerekçesiyle gözaltına alındığını bildirdi.</p><p></p><p>Suudi yetkililer, olayın ardından sosyal medyada hızla yayılan “Kabe yakınlarında intihar bombacısı yakalandı” şeklindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını vurguladı.</p><p></p><p><b>Suudi Arabistan'dan intihar saldırısı iddiasına yanıt</b></p><p></p><p>Suudi güvenlik makamlarının açıklamasında, Mekke'deki güvenlik güçlerinin çevredeki insanları taciz ederek korku ve paniğe yol açan bir kişiyi yakaladığı belirtildi.</p><p></p><p>Şüpheliye gerekli yasal işlemlerin uygulandığı belirtilirken, olayın ayrıntıları ve gözaltına alınan kişinin kimliği konusunda daha fazla bilgi paylaşılmadı.</p><p></p><p>Yetkililer, olayla ilgili sosyal medyada dolaşıma giren iddiaların “gerçeklik payı bulunmadığını” açıkladı.</p><p></p><p><b>Sosyal medyada 'Kabe'de intihar bombacısı' iddiası yayıldı</b></p><p></p><p>Olay, sosyal medya platformlarında yayılan görüntüler ve beraberindeki iddialarla kısa sürede uluslararası gündeme taşındı.</p><p></p><p></p><p>Bu iddialara ilişkin Suudi makamlarından herhangi bir doğrulama gelmedi. Aksine güvenlik makamları, olayın bir terör veya intihar saldırısı girişimi olmadığını açıkladı.</p><p></p><p><b>Dolaşıma giren görüntüler tartışma yarattı</b></p><p></p><p>Sosyal medyada olayla ilişkilendirilerek paylaşılan bazı görüntülerin kaynağı da tartışma konusu oldu.</p><p></p><p>Bölge basınında yer alan haberlerde, intihar saldırısı iddiasıyla paylaşılan görüntülerden bazılarının Şubat 2017'de Mescid-i Haram'da meydana gelen farklı bir olaya ait olduğu belirtildi.</p><p></p><p>Söz konusu eski olayda Suudi güvenlik güçleri, Kabe yakınlarında üzerine yanıcı madde dökerek kendisine zarar vermeye çalışan bir kişiye müdahale etmişti.</p><p></p><p>Bu nedenle sosyal medyada yayılan görüntülerin güncel olayın kanıtı olarak kullanılması konusunda dikkatli olunması gerekiyor.</p><p></p><p><b>Suudi güvenlik makamlarından 'resmi kaynak' çağrısı</b></p><p></p><p>Suudi güvenlik makamları, olayla ilgili doğrulanmamış bilgilerin paylaşılmaması çağrısında bulundu.</p><p></p><p>Yetkililer, Mescid-i Haram'da terör saldırısı girişimi gerçekleştirildiği yönündeki iddiaların doğru olmadığını yineleyerek kamuoyundan bilgileri resmi kaynaklardan takip etmesini istedi.</p><p></p><p>Şu ana kadar açıklanan resmi bilgilere göre Kabe veya Mescid-i Haram'a yönelik doğrulanmış bir intihar saldırısı girişimi bulunmuyor.</p><p></p><p>Olayla bağlantılı olarak gözaltına alınan kişinin ise çevredeki insanları rahatsız ettiği ve korku ile paniğe yol açtığı gerekçesiyle hakkında yasal işlem başlatıldığı bildirildi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Hürmüz Boğazı'nda bir tankere bilinmeyen bir cisim isabet etti</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/hurmuz-bogazinda-bir-tankere-bilinmeyen-bir-cisim-isabet-etti-6883/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/hurmuz-bogazinda-bir-tankere-bilinmeyen-bir-cisim-isabet-etti-6883/</id>
<published><![CDATA[2026-10-02T07:57:41+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-02T07:57:41+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FD6250-A119B6-89C729-66B430-3F45FB-0811F4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO), Hürmüz Boğazı’ndan geçen bir petrol tankerinin kaynağı henüz belirlenemeyen bir cisim ile vurulduğunu açıkladı. Olayın ardından tankerde yangın çıktığı, ancak mürettebattan ölen veya yaralanan olmadığı bildirildi.</p><p></p><p>UKMTO tarafından yapılan yazılı açıklamada, bir petrol tankerinin Hürmüz Boğazı’ndan geçişi sırasında kaynağı belirsiz bir mühimmatla vurulduğuna ilişkin üçüncü bir kaynaktan ihbar alındığı belirtildi. Tankerde çıkan yangının ardından olayın boyutlarının yetkililer tarafından incelendiği aktarıldı.</p><p></p><p>Açıklamada, saldırının çevre üzerinde herhangi bir etkisinin olup olmadığının henüz bilinmediği ifade edildi.</p><p></p><p>İran'ın Fars Haber Ajansı ise yerel kaynaklara dayandırdığı haberinde, 2.5 milyon varil taşıma kapasitesine sahip bir süper tankerin, Hürmüz Boğazı'ndan 'izinsiz' geçiş yaptığı sırada Umman kıyılarının yaklaşık 8 kilometre açığında vurulduğunu ve tankerde yangın çıktığını bildirdi.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD işgalinin sona ermesi Bağdat'ta havai fişeklerle kutlandı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-isgalinin-sona-ermesi-bagdatta-havai-fiseklerle-kutlandi-630/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-isgalinin-sona-ermesi-bagdatta-havai-fiseklerle-kutlandi-630/</id>
<published><![CDATA[2026-10-02T07:11:56+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-02T07:11:56+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4D404A-1C1F61-CBA8F0-C7A134-5B9A5B-26C46B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bağdat Büyükşehir Belediyesi tarafından ABD işgalinin sona ermesi ve koalisyon güçlerinin ülkedeki görevinin sonlanması dolayısıyla düzenlenen etkinlikte havai fişekler patlatıldı, belediye binasına dev Irak bayrağı asıldı.</p><p></p><p>Belediye çalışanları, kutlamalar kapsamında vatandaşlara Irak bayrakları ve çikolata ikram etti.</p><p></p><p>Irak’ta 2014’te terör örgütü DEAŞ’a karşı başlatılan uluslararası koalisyon misyonunun sona ermesiyle güvenlik sorumluluğu Irak güçlerine devredildi.</p><p></p><p>ABD, Mart 2003'te İngiltere ile birlikte öncülük ettiği koalisyon güçleriyle Irak'ı işgal etmişti.</p><p></p><p>Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin yönetiminin biyolojik silah ürettiği iddiasıyla başlatılan işgal, çok sayıda sivilin hayatını kaybetmesine yol açarken ülkeyi ekonomik, siyasi ve güvenlik alanlarında uzun süre etkisini sürdüren bir istikrarsızlığa sürüklemişti.</p><p></p><p>ABD ordusu, 18 Aralık 2011’de muharip birliklerini tamamen çektiğini ilan etmiş ancak üslerdeki varlığını sürdürmüştü.</p><p></p><p>Terör örgütü DEAŞ'ın ortaya çıkmasıyla ABD, Haziran 2014'te yeniden Irak’a girerek askeri varlığını koalisyon güçleriyle artırmaya başlamıştı.</p><p></p><p>ABD ile Irak, 2024 yılında askeri güçlerin Irak’tan çekilmesi konusunda anlaşmaya varmıştı.</p><p></p><p>Irak Başbakanı'nın Askeri Sözcüsü Sabah en-Numan, AA'ya yaptığı açıklamada, 30 Eylül’ün uluslararası koalisyonun Irak’taki misyonunun sona erdirileceği, koalisyon karargahının kapatılacağı gün olduğunu belirtmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">BAE'ye ait Flydubai'nin İsrail uçuşları askıya alındı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/baeye-ait-flydubainin-israil-ucuslari-askiya-alindi-8360/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/baeye-ait-flydubainin-israil-ucuslari-askiya-alindi-8360/</id>
<published><![CDATA[2026-10-01T06:00:45+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-10-01T06:00:45+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_703CA0-139161-08F7F5-533A3C-FB2B2A-68D1D5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesi, ismi açıklanmayan İsrailli kaynaklara dayandırdığı haberinde kararın BAE ile koordineli olarak alındığını ileri sürdü.</p><p></p><p>Flydubai'nin İsrail uçuşlarının 6 gün süreyle askıya alındığı bildirilen haberde, yapılacak soruşturmanın sonucuna bağlı olarak bu sürenin uzatılabileceği kaydedildi.</p><p></p><p>Haberde, BAE'deki İsrailli yolcuların İsrail havayolu şirketleri tarafından ülkeye getirileceği belirtildi.</p><p></p><p>Flydubai'den yapılan açıklamada, askıya alma kararının geçici olduğu ve olayla ilgili soruşturmanın tamamlanmasına yardımcı olacağı ileri sürüldü.</p><p></p><p>Açıklamada, "Hükümet yetkilileri, düzenleyici kurumlar ve havaalanı paydaşlarıyla yakın işbirliği içindeyiz. Daha fazla bilgi elde edildikçe bu askıya alma kararını yeniden değerlendireceğiz." ifadeleri kullanıldı.</p><p></p><p>- Ne olmuştu?</p><p></p><p>İsrail basını, Dubai'den Tel Aviv'e hareket eden uçağın Ürdün hava sahasında seyrettiği sırada önce genel acil durum kodu olan "7700", ardından uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu gönderdiğini duyurmuştu.</p><p></p><p>Kanal 12 televizyonu, olayın yolcu uçağını kullanan iki pilotun kavga etmesinden kaynaklandığını aktarmış, uçaktaki yardımcı pilotun Ummanlı olduğunu ve diğer pilotu bıçaklayarak uçağı düşürmeye çalıştığını iddia etmişti.</p><p></p><p>Umman vatandaşı olduğu öne sürülen yardımcı pilotun kaptan pilotu defalarca bıçakladığı iddiasına yer verilen son haberde, kabin ekibi ve bazı yolcuların kokpit kapısını kırarak içeri girdikleri ve yardımcı pilota müdahale ettikleri ileri sürülmüştü.</p><p></p><p>İsrail Başbakanı Netanyahu, olayda pilotlardan birinin "uçağı düşürme teşebbüsünde bulunduğuna dair işaretler olduğunu" iddia ederken, BAE'ye ait hava yolu şirketi Flydubai, Dubai-Tel Aviv seferini yapan uçağın kokpitinde çıkan kavganın sebebinin belirsiz olduğunu bildirmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Irak'ta tarihi dönemeç: ABD askerlerini tamamen çekiyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/irakta-tarihi-donemec-abd-askerlerini-tamamen-cekiyor-1111/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/irakta-tarihi-donemec-abd-askerlerini-tamamen-cekiyor-1111/</id>
<published><![CDATA[2026-09-30T09:39:04+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-30T09:39:04+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_415372-41CB01-6555C3-F88DBE-8E252A-DF14F6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD askerlerinin Irak'tan tamamen çekilmesiyle ülkenin güvenlik dengelerinde ve bölgedeki güç ilişkilerinde yeni bir dönem başlıyor.</p><p></p><p>Irak Başbakanı Ali Zeydi de "1 Ekim Irak devleti açısından yeni bir dönemin başlangıcı olacak; ülke her türlü yabancı askerî varlıktan arınacak ve toprakları üzerindeki ulusal egemenliğini tam anlamıyla tesis edecek" açıklamasını yaptı. ABD askerlerinin çekilmesi nedeniyle ülkede dört günlük resmî tatil ilan edildi. 1 Ekim artık Irak'ta "Egemenlik Günü" olarak kutlanacak.</p><p></p><p>2024 yılında dönemin ABD Başkanı Joe Biden döneminde varılan anlaşma kapsamında, ülkede kalan 2 bin 500 Amerikan askerinin çekilmesiyle ABD öncülüğünde IŞİD'e karşı yürütülen uluslararası misyon da sona eriyor. Bu aynı zamanda, ABD'nin Irak'ta 20 yıldan uzun süren askeri varlığının da sonuna işaret ediyor.</p><p></p><p>ABD, Irak'ta kitle imha silahları olduğu iddiasıyla 2003 yılında ülkeyi işgal etmiş ve Saddam Hüseyin rejimini devirmişti. 2011 yılında Irak'tan çekilen ABD güçleri, 2014 yılında IŞİD'le mücadeleye destek vermek üzere ülkeye geri dönmüştü. 2017'de Irak'ta, 2019'da ise Suriye'de IŞİD'in askerî açıdan yenilgiye uğratıldığı açıklanmıştı.</p><p></p><p>İran savaşının devam ettiği bir dönemde ABD güçlerinin Irak'tan çekilmesi, Washington'un Ortadoğu'daki askeri varlığını azaltma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Ancak ABD'nin askerlerini çekmesi ile bölgede İran destekli Şii milisler ile IŞİD'in güç kazanmasından endişe ediliyor.</p><p></p><p>Londra merkezli düşünce kuruluşu Chatham House'un Ortadoğu ve Kuzey Afrika Programı Direktör Yardımcısı ve Irak Girişimi Direktörü Renad Mansour, "2024 yılında Bağdat ve Washington, 'normalleşmiş ilişki' olarak tanımladıkları yeni bir çerçeve üzerinde anlaştı" diyor. DW'ye konuşan Mansour, Bağdat açısından artık siyasi hedefin Irak'ın ABD'nin müttefiki olarak kalmak istediğini göstermek olduğunu söylüyor.</p><p></p><p>Mansour'a göre, Irak Başbakanı Zeydi, ABD ve İsrail'in İran'la savaş halinde olduğu bir dönemde Washington'un Irak'ı ve ülkedeki İran destekli milis grupları Tahran'a fazla yakın görmeye başlamasından endişe ediyor.</p><p></p><p>Saddam Hüseyin rejiminin devrilmesinden bu yana Irak'ta İran ile ABD arasında bir nüfuz mücadelesi yaşanıyor. Bağdat ise iki taraf arasında bir denge kurmaya çalışıyor.</p><p></p><p><b>Bağdat milislerin silahsızlandırılması için süreyi uzattı</b></p><p></p><p>Irak hükümeti, ABD'nin askeri misyonunun sona ermesiyle birlikte ülkede bulunan çok sayıda silahlı grup ve milisin silahsızlandırılmasını da hedefliyordu. Bu paramiliter yapıların devlet kontrolüne alınması planlanıyordu.</p><p></p><p>Ancak milis güçleri 30 Eylül tarihini kabul etmedi. Bunun yanı sıra bazı gruplar, silah bırakmak için Türk askerinin çekilmesini de şart koştu. Irak hükümeti de planı yeniden değerlendirdi.</p><p></p><p>Başbakan Zeydi, New York Times'a verdiği röportajda milis gruplara silahlarını bırakmaları için tanınan sürenin 30 Haziran 2027'ye kadar uzatıldığını açıkladı. Zeydi'nin açıklamasına göre, silahsızlanma planı kademeli olarak uygulanacak. ABD güçlerinin kendilerini hedef almayacağı güvencesi karşılığında milis gruplar 90 gün boyunca hiçbir saldırı düzenlemeyecek. Bunun ardından başlayacak silahların devredilmesi sürecinin de gelecek yıl Haziran ayı sonuna kadar tamamlanması öngörülüyor.</p><p></p><p><b>Türkiye de askerlerini çekiyor</b></p><p></p><p>Öte yandan Türkiye de Irak'ın kuzeyindeki Başika üssündeki askerlerini çekmeye hazırlanıyor. Buna göre Başika üssünün kontrolünün kademeli olarak Bağdat'a devredilmesi öngörülüyor. İki ülke, Sincar'da devlet otoritesinin sağlanmasının yanı sıra "yasaklı yabancı silahlı unsurların varlığına son verilmesi" konusunda da anlaşmaya vardı.</p><p></p><p>Irak'taki İran destekli bazı Şii milis gruplarının silah bırakmayı reddetmesi veya çeşitli şartlar öne sürmesi nedeniyle bu sürecin zorlu olacağı tahmin ediliyor.</p><p></p><p>Düşünce kuruluşu Atlantic Council bünyesindeki Scowcroft Ortadoğu Güvenlik Girişimi'nin kıdemli uzmanlarından Alina L. Romanowski, "En sert çizgideki silahlı gruplar olan Ketaib Hizbullah, Hareket el-Nuceba ve Ketaib Seyyid eş-Şüheda şimdiye kadar silahlarını devlete teslim etmeye ve Irak güvenlik güçlerine entegre olmaya hazır olduklarına dair hiçbir işaret vermedi" diyor.</p><p></p><p>Renad Mansour da sürenin uzatılmasına şaşırmadığını söylüyor. Mansour, ABD'nin Irak'ı işgali, yıllar süren savaş, IŞİD'in yükselişi ve çöküşü, ABD'nin 2011'de çekildiği Irak'a 2014 yılında geri dönmesiyle Irak siyasetinin parçalı bir yapıya dönüştüğünü anlatıyor. "Birçok siyasi hareket silahlı örgütlerle bağlantılı, bu nedenle de güvenlik alanında bir devrim beklenmemesi gerekiyor" diyen Mansour, gelecek yıllarda da çok sayıda silahlı grubun merkezi hükümetin kontrolü dışında kalmayı sürdüreceğine işaret ediyor.</p><p></p><p><b>Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin endişeleri&nbsp;</b></p><p></p><p>ABD askerlerinin çekilmesi aynı zamanda Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) başkenti Erbil'de konuşlu Amerikan askerlerinin ve hava savunma sistemlerinin de bölgeden çekilmesi anlamına geliyor.</p><p></p><p>ABD ile İsrail'in Şubat ayında İran'a saldırmasıyla başlayan savaşın başından bu yana Irak'taki İran destekli grupların Erbil'de ABD'ye ait diplomatik ve askerî hedeflere yönelik saldırılarında artış yaşanırken İran'ın Irak'taki İranlı Kürt muhalif gruplara ait altyapıya yönelik saldırıları da yoğunlaştı.</p><p></p><p>Bu nedenle de ABD askerlerinin bölgeden çekilmesi, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi tarafından endişeyle karşılanıyor. IKBY Başbakanı Mesrur Barzani, İran'dan gelen füze ve İHA saldırılarına karşı Bağdat yönetiminden koruma talep etti.</p><p></p><p>Son olarak Pazartesi günü Erbil'deki Kürt yetkililer, İranlı Kürt muhalif grupların bulunduğu bir kampın üç dron tarafından hedef alındığını bildirdi. Yerel yetkililerin verdiği bilgiye göre insansız hava araçları İran yapımıydı. Ancak saldırının kim tarafından düzenlendiği, bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmadı.</p><p></p><p><b>Çekilme azınlıklar açısından ne anlama geliyor?&nbsp;</b></p><p></p><p>Atlantic Council bünyesindeki Irak Girişimi kıdemli uzmanı ve American University Küresel Kürt Barış Girişimi Direktörü Yerevan Saeed, Hristiyanlar, Ezidiler ve Kürtler gibi Irak'taki dinî ve etnik azınlıkların 1 Ekim 2026'dan itibaren daha fazla risk altında kalabileceği görüşünü dile getiriyor. Saeed, "Bu çekilme, yabancı askerî varlığının, merkezi ve bölgesel güçlerin baskısına karşı tampon işlevi gördüğü dönemin sonuna işaret ediyor" değerlendirmesini yapıyor.</p><p></p><p>Chatham House'dan Mansour, ABD askerlerinin geri çekilmesiyle Washington ile Bağdat arasındaki ilişkilerin sona ermeyeceğini, güvenlikten ekonomi gibi başka alanlara kayacağını söylüyor.</p><p></p><p>ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Temmuz ayında Irak Başbakanı Zeydi ile yaptığı görüşmesi sonrasındaki açıklamasında, egemen, istikrarlı ve güçlü bir Irak'ın karşılıklı fayda sağlayan ticari ve savunma iş birliklerinin önünü açacağını söylemişti. Hegseth, "ABD ile Irak arasında normal bir savunma ilişkisinin kurulabilmesi için terörist baskılardan arındırılmış güvenli bir ortam gereklidir" ifadesini de sözlerine eklemişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Hamas, İslami Cihad ve Dahlan grubundan seçim ittifakı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/hamas-islami-cihad-ve-dahlan-grubundan-secim-ittifaki-4362/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/hamas-islami-cihad-ve-dahlan-grubundan-secim-ittifaki-4362/</id>
<published><![CDATA[2026-09-30T08:41:57+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-30T08:41:57+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FB4C23-FE26E6-7AAFC8-743ED0-963B63-FFE023.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İttifak kararını, İslami Cihad Genel Sekreter Yardımcısı Muhammed el-Hindi, İstanbul'da Associated Press (AP) ajansına verdiği röportajda doğruladı.</p><p></p><p>Hindi, söz konusu ittifakın parti mensuplarından ziyade bağımsız isimlerden oluşabilecek "ortak bir ulusal liste"yi destekleyeceğini ifade etti.</p><p></p><p>Bir dönem Gazze'de Hamas ile çatışmalar yaşayan ve 2010 yılında Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile yaşadığı anlaşmazlık sonrası sürgüne gönderilen Muhammed Dahlan'ın sürece dahil olması dikkati çekiyor.</p><p></p><p>Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) danışmanlık yapan ve ABD ile İsrail makamlarıyla da temasları bulunan Dahlan grubunun bu ittifakta yer alması, Filistin siyasetinde yeni bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.</p><p></p><p>Hamas, İslami Cihad ve Dahlan grubunu bir araya getiren bu ortaklığın temelinde, Abbas yönetimine karşı duyulan ortak hoşnutsuzluğun yattığı belirtiliyor.</p><p></p><p>Filistin'de son genel seçimler Ocak 2006'da yapılmıştı.</p><p></p><p>Filistin Devlet Başkanı Abbas, 9 Temmuz'da yayımladığı kararnameyle, işgal altındaki Doğu Kudüs ile Batı Şeria ve Gazze Şeridi'nde genel seçimlerin 28 Kasım'da yapılmasını kararlaştırmıştı.</p><p></p><p>Ayrıca, yasaya uygun şekilde gelecek yılın ilk çeyreğinde yapılması öngörülen devlet başkanlığı seçimlerinin tarihinin de daha sonra belirleneceği açıklanmıştı.</p><p></p><p>2006'daki son seçimleri Hamas'ın kazanmasının ardından yaşanan gerilim ve ardından gelen süreçte Abbas, 2021 yılı dahil olmak üzere seçimleri birkaç kez ertelemişti.</p><p></p><p>- Dahlan kimdir?</p><p></p><p>Fetih Hareketi'nde daha önce Merkez Komite üyeliği yapan Muhammed Dahlan, 2011'de ihraç edilmişti.</p><p></p><p>Hakkındaki "Filistin lideri Yasir Arafat'ı öldürdüğü ve görevi süresince zimmetine geçirdiği paralarla bir servet elde ettiği" iddiaları nedeniyle Dahlan, 2011'de Batı Şeria'yı terk ederek BAE'nin başkenti Abu Dabi'ye yerleşmişti.</p><p></p><p>Filistin Yolsuzluk Suçları Mahkemesi, 2016'da Dahlan'ı Filistin Devlet Başkanlığı Güvenlik İşleri Koordinatörü olarak görev yaptığı süre boyunca 16 milyon doları zimmetine geçirmekten üç yıl hapis cezasına çarptırmıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Netanyahu bir savaş suçlusudur"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/netanyahu-bir-savas-suclusudur-1887/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/netanyahu-bir-savas-suclusudur-1887/</id>
<published><![CDATA[2026-09-30T08:40:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-30T08:40:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A4E7B8-D09570-0F4D40-E43FDC-E8FF2A-41F0C7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Al Sani, İngiliz gazeteci Piers Morgan'ın "Piers Morgan Uncensored" programına verdiği mülakatta gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p></p><p>Gazze Şeridi'nde işlenen fiillerin savaş suçu niteliğinde olduğunu ve bundan Netanyahu'nun sorumlu tutulması gerektiğini vurgulayan Al Sani, İsrail Başbakanı'nın Katar'a saldırarak kamuoyunu manipüle etmeye ve sahte bir gerçeklik algısı oluşturmaya çalıştığını belirtti.</p><p></p><p>Netanyahu'nun kendi ve hükümetinin eylemlerine bakmak yerine başkalarını suçladığını ifade eden Al Sani, "Netanyahu bir savaş suçlusudur&hellip; Kendi yaptıklarını başkalarına yansıtmaya çalışıyor." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>İsrail'in geçen yıl Doha'yı hedef alan saldırısını bir kez daha kınayan Al Sani, arabuluculara saldırmanın tehlikeli bir emsal teşkil ettiğini kaydederek, "Netanyahu kırmızı çizgiyi aştı." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>- Bölgesel krizler ve İran ile müzakereler</p><p></p><p>Bölgesel gelişmelere de değinen Katar Başbakanı Al Sani, ülkesinin, etkileri İran ve bölgeyi aşarak küresel ekonomiyi tehdit eden savaşın sonuçları konusunda defalarca uyarıda bulunduğunu hatırlattı.</p><p></p><p>ABD yönetimiyle koordinasyon halinde ABD ve İran arasında bir anlaşmaya varılması için diplomatik çözümler aramaktan "hiçbir çabayı esirgemediklerini" vurgulayan Al Sani, arabuluculuk sürecinin kolay olmadığını ancak "kapalı kapılar ardındaki diplomasinin" ilerleme kaydetmek için en etkili yöntem olduğunu dile getirdi.</p><p></p><p>Al Sani, bölgedeki gerilimi düşürmek için 3 temel dosyanın çözüme kavuşturulması gerektiğine dikkati çekerek, bunları şu şekilde sıraladı:</p><p></p><p>"İlk olarak, ABD tarafını ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansını (UAEA) tatmin eden, aynı zamanda yaptırımların kaldırılmasıyla İran'ın barışçıl nükleer enerji hakkını garanti altına alan bir nükleer anlaşmaya varılması. İkincisi, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünün sağlanması ve bu konudaki her türlü anlaşmanın uluslararası hukuka tabi olması. Üçüncüsü ise Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri ve İran dahil olmak üzere bölgedeki güvenlik düzenlemelerinin iyileştirilmesi."</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Katarlı arabuluculara önerilerimizi ilettik, ABD'nin yanıtını bekliyoruz"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/katarli-arabuluculara-onerilerimizi-ilettik-abdnin-yanitini-bekliyoruz-679/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/katarli-arabuluculara-onerilerimizi-ilettik-abdnin-yanitini-bekliyoruz-679/</id>
<published><![CDATA[2026-09-29T08:57:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-29T08:57:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2931AA-6A9E50-DB0506-1EA88D-5CE7A4-C4EE20.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, New York'ta basına açıklama yapan Erakçi, ABD ile arabulucular üzerinden devam eden mesaj alışverişine ilişkin bilgi verdi.</p><p></p><p>Arabulucu Katarlı yetkililerle dün bir araya geldiklerini belirten Erakçi, İran'ın şartlarının karşılanmasına yönelik fikir alışverişinde bulunulduğunu ve ABD'nin nihai yanıtını beklediklerini ifade etti.</p><p></p><p>Erakçi, "Katar bu fikirleri ABD'ye sunacak ve yarına kadar bir yanıt umuyoruz. Kısa süre içinde Tahran'a dönüyorum, bir cevap iletildikten sonra kararlar Tahran'da verilecek." dedi.</p><p></p><p>- "Nükleer konusunda herhangi bir konuşma yapılmadı"</p><p></p><p>Uluslararası basında yer alan ve "İran'ın nükleer meselede tavizler vereceği" yönündeki haberleri reddeden Erakçi, "İran'ın pozisyonu hiç değişmedi, bu konuda (nükleer mesele) herhangi bir konuşma yapılmadı. Mevcut tartışmalar Hürmüz Boğazı ile ilgilidir." dedi.</p><p></p><p>Erakçi, Hürmüz Boğazı'nın ancak ABD'nin İran'ın şartlarını yerine getirmesi halinde açılacağını ifade etti.</p><p></p><p>İran lideri Mücteba Hamaney'in şartları olduğunu ve Hürmüz Boğazı'nın açılmasının bu şartların yerine getirilmesine bağlı olduğunu dile getiren Erakçi, “İran’ın şartları tamamen adil ve mantıklıdır. Eğer ABD’liler anlaşma taraftarı olduklarını iddia ediyor ya da barışçıl bir çözüm arayışında olduklarını söylüyorlarsa biz o çözüm yolunu sunarız." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Erakçi, bazı basın yayın kuruluşlarında çıkan haberlerin aksine ülkesinin tutumunda hiçbir değişiklik olmadığını ve Hürmüz Boğazı'nın açılması için sunulan şartların gayet açık olduğunu ve esneklik konusunda herhangi bir tartışma bulunmadığını söyledi.</p><p></p><p>İran'ın diplomasiye de savaşa da hazır olduğunu yineleyen Erakçi, "İran sürekli savaşa hazır ve onların eylemlerine askeri olarak karşılık veriyor. İran'ın söyleyecek sözleri var ve diplomasi alanında kendi mantığına uygun yol açıyor." dedi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD'nin Irak'tan çekilmesi görevin sonu mu?..</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abdnin-iraktan-cekilmesi-gorevin-sonu-mu-9395/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abdnin-iraktan-cekilmesi-gorevin-sonu-mu-9395/</id>
<published><![CDATA[2026-09-29T07:02:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-29T07:02:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9CCAE1-59C76B-06B372-624640-50EDBD-907E8E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD ve diğer yabancı ülkelerden kalan askerlerin 30 Eylül'de Irak'tan ayrılması planlanıyor. Bu, Irak Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) 2014 yılında ülkenin geniş kesimlerini ele geçirmesinin ardından başlatılan görevin sona ermesi anlamına geliyor.</p><p></p><p>Çekilme, Bağdat ile Washington arasında ABD güçlerinin kademeli olarak azaltılması konusunda varılan anlaşmayı takip ediyor.</p><p></p><p>Bununla birlikte, ABD'nin Irak ve Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'ndeki askeri varlığının geleceği ve ABD güçlerinin ABD diplomatik tesislerinin korunmasında oynamaya devam edebileceği rol konusunda tartışmalar sürüyor.</p><p></p><p>ABD birlikleri daha önce, 2003 yılında Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'i deviren ABD öncülüğündeki işgalden sekiz yıl sonra, 2011'de Irak'tan çekilmişti.</p><p></p><p><b>'Kesin ve nihai tarih'</b></p><p></p><p>Her iki hükümet de sürecin planlandığı şekilde ilerlediğini defalarca dile getirdi.</p><p></p><p>ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü kısa süre önce Washington'ın Bağdat ile üzerinde anlaşmaya varılan çekilme takvimine bağlı kalmayı sürdürdüğünü yineleyerek, çekilmenin 30 Eylül'e kadar tamamlanacağını söyledi.</p><p></p><p>Iraklı yetkililer de 30 Eylül'ü, ABD öncülüğündeki koalisyonun askeri misyonunun sona erdirilmesi ve güçlerinin ülkeden çekilmesinin tamamlanması için "kesin ve nihai tarih" olarak nitelendirdi.</p><p></p><p>Yetkililer ayrıca Irak'ta herhangi bir yabancı askeri varlık kalmayacağı gerekçesiyle 1 Ekim'in "ülkenin gidişatında yeni bir gün" anlamına geleceğini vurguladı.</p><p></p><p>İki ülke, Irak güvenlik güçleri ile Peşmerge güçlerinin, Irak'ta yabancı muharip birlikler olmadan güvenliği koruyabilecek ve IŞİD'e karşı mücadeleyi sürdürebilecek kapasitede olduğunu belirtti.</p><p></p><p>Bu tarih, Bağdat ile Washington arasında 2024 yılında ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin Irak'tan çekilmesine ilişkin varılan anlaşma kapsamında belirlendi.</p><p></p><p><b>Bölgeye yeniden konuşlandırılacak birlikler</b></p><p></p><p>Çekilme, ABD'nin Irak'taki askeri varlığının mevcut biçimiyle sona ermesi anlamına gelse de, çeşitli basın kuruluşlarının haberlerine göre ayrılan birliklerin önemli bir bölümü ABD'ye geri dönmeyecek.</p><p></p><p>Bunun yerine "yüzlerce asker", Ürdün'e ve Ortadoğu genelindeki diğer noktalara yeniden konuşlandırılacak.</p><p></p><p>Haberlere göre Washington, özellikle IŞİD ve İran destekli silahlı gruplardan kaynaklanan tehditlere karşı bölgeye hızlı şekilde müdahale etme kapasitesini korumayı amaçlıyor.</p><p></p><p>Analistler, bu adımın ABD'nin bölgeden tamamen askeri olarak çekilmesinden ziyade stratejik bir yeniden konuşlanma anlamına geldiğini savunuyor.</p><p></p><p><b>Irak'ta bazı askerler kalmaya devam edecek</b></p><p></p><p>Koalisyonun misyonunu sona erdirme planlarına rağmen, bazı haberlere göre ABD'nin sınırlı sayıda askeri personeli, Bağdat'taki ABD Büyükelçiliği ile diğer diplomatik tesislerin korunmasına yönelik düzenlemeler kapsamında Irak'ta kalabilir.</p><p></p><p>ABD'nin denetim raporları ve basında yakın zamanda çıkan haberler, geniş bir alana yayılan büyükelçilik yerleşkesine güvenlik ve askeri desteğin hâlâ ABD tarafından sağlandığına işaret ediyor.</p><p></p><p>Benzer şekilde, Erbil'deki ABD Başkonsolosluğu'nu korumak amacıyla en az bir hava savunma sisteminin Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nde kalacağı belirtiliyor.</p><p></p><p>Analistler, bu önlemlerin koalisyon misyonunu sona erdiren anlaşmayla çeliştiği anlamına gelmeyebileceğini, zira dünyanın farklı bölgelerindeki büyük ABD diplomatik misyonları için benzer düzenlemelerin bulunduğunu söylüyor.</p><p></p><p>Bu adım, silahlı gruplardan kaynaklanan tehditlerin ve daha geniş bölgesel istikrarsızlığın sürmesi nedeniyle ABD açısından özellikle önem taşıyor.</p><p></p><p><b>Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi için güvenlik sınaması</b></p><p></p><p>ABD, Erbil yakınlarındaki Harir Hava Üssü'ndeki birliklerini çekmeyi ve Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'ne konuşlandırılmış hava savunma sistemlerini kaldırmayı planlıyor.</p><p></p><p>Kürtler açısından bakıldığında, çekilme önemli bir güvenlik sınaması oluşturuyor.</p><p></p><p>ABD birlikleri ve savunma sistemleri, son yıllarda İran'la bağlantılı silahlı grupların düzenlediği füze ve insansız hava aracı saldırılarına karşı Erbil'in korunmasında önemli bir rol oynadı.</p><p></p><p>Yetkililer ve analistler, bu çekilmenin özellikle hava kaynaklı tehditlerin sürmesi ve bölgenin ABD'nin istihbarat, gözetleme ve hava savunma desteğine büyük ölçüde bağımlı olmaya devam etmesi nedeniyle bir güvenlik boşluğu yaratabileceği uyarısında bulundu.</p><p></p><p>Kürt liderler ayrıca ABD varlığını, bölgesel gerilimler ile son aylarda bölgeyi hedef alan bir dizi füze ve insansız hava aracı saldırısı karşısında caydırıcı bir unsur olarak görüyor.</p><p></p><p><b>Bundan sonra ne olabilir?</b></p><p></p><p>Askerlerin çekilmesi, 2003 yılında ABD öncülüğündeki Irak işgaliyle başlayan askeri dönemi sona erdirecek.</p><p></p><p>Bununla birlikte, bunun ABD'nin ülkedeki etkisinin veya varlığının sona erdiği anlamına gelmesi beklenmiyor.</p><p></p><p>ABD güçleri bölgedeki başka noktalara yeniden konuşlandırılacak; Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile güvenlik işbirliğinin sürmesi ve bazı personelin diplomatik tesisleri korumak amacıyla ülkede kalması bekleniyor.</p><p></p><p>Sonuç olarak, Bağdat ile Washington arasındaki güvenlik ilişkileri yeni bir aşamaya giriyor gibi görünüyor.</p><p></p><p>Bu aşamanın odağının doğrudan askeri varlıktan ortaklık ve koordinasyona kayması muhtemel.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İran'ın nükleer konuda esneklik gösterdiği doğru değil"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iranin-nukleer-konuda-esneklik-gosterdigi-dogru-degil-7256/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iranin-nukleer-konuda-esneklik-gosterdigi-dogru-degil-7256/</id>
<published><![CDATA[2026-09-29T06:54:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-29T06:54:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_AECAD5-3A2FCF-47BDCA-F6CAEC-7422C9-F5FE22.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran basınına yansıyan haberlere göre, ismi açıklanmayan İranlı bir yetkili, ülkesinin nükleer meselede esneklik göstermeyeceğini söyledi.</p><p></p><p>Söz konusu yetkili, “Hürmüz Boğazı meselesinde köşeye sıkışan ABD’nin” dikkatleri farklı yöne çekmek için nükleer meseleleri gündeme taşıdığını ve İran'ın nükleer konuda esneklik gösterdiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını dile getirdi.</p><p></p><p>Yetkili son olarak, ülkesinin nükleer meseledeki tutumunun değişmediğini ve bu konuda herhangi bir görüşme yapılmadığını vurguladı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">BAE, Netanyahu'nun ziyareti ve Bin Zayid ile görüşmesini doğruladı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/bae-netanyahunun-ziyareti-ve-bin-zayid-ile-gorusmesini-dogruladi-6063/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/bae-netanyahunun-ziyareti-ve-bin-zayid-ile-gorusmesini-dogruladi-6063/</id>
<published><![CDATA[2026-09-29T06:43:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-29T06:43:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_94AA5F-71A88F-FD7271-4D08A8-EC92CA-7CEB19.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>BAE resmi haber ajansı WAM'da yer alan haberde, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun 27 Eylül'de BAE'yi ziyaret ettiği doğrulandı.</p><p></p><p>Bin Zayid'in Netanyahu'yu karşıladığı belirtilen haberde, görüşmede ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ve geliştirilmesine yönelik konuların ele alındığı kaydedildi.</p><p></p><p>İsrail'de yayın yapan Kanal 12 televizyonu, dün ismini açıklamadığı iki kaynağa dayandırdığı haberinde, Başbakan Netanyahu'nun sabah saatlerinde BAE'ye gittiğini aktarmıştı. Haberde, Netanyahu'nun gün boyu BAE'de kaldığı ve Bin Zayid ile Abu Dabi'de bir araya geldiği belirtilmişti.</p><p></p><p>Öte yandan Haaretz gazetesi, daha önce Bin Zayid'in 7 Ekim'den önce Netanyahu'yu uyardığını iddia etmişti. İsrail'de tartışmalara neden olan bu iddia, Netanyahu tarafından yalanlanmıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İsrail askerleri Suriye'nin Dera kentinde evlere baskın düzenledi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/israil-askerleri-suriyenin-dera-kentinde-evlere-baskin-duzenledi-69/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/israil-askerleri-suriyenin-dera-kentinde-evlere-baskin-duzenledi-69/</id>
<published><![CDATA[2026-09-29T06:08:17+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-29T06:08:17+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_85A658-189B31-203B85-8A27AD-A9575E-AABC16.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Suriye devlet televizyonu El-İhbariyye'nin haberinde, "İşgalci İsrail güçleri, Dera'nın batı kırsalındaki Maariya köyüne baskın düzenleyerek, çok sayıda evde arama yaptı." ifadesine yer verildi.</p><p></p><p>Haberde daha fazla ayrıntıya yer verilmedi.</p><p></p><p>Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, 23 Eylül'de Birleşmiş Milletler'in (BM) 81. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik ihlallerinin tırmanarak sürdüğünü belirtmişti.</p><p></p><p>Şara konuşmasında, İsrail'in 2024 sonlarından bu yana yaklaşık 500 hava ve topçu saldırısı, 1200'den fazla kara ihlali ve yaklaşık 300 gözaltı/yakalama olayı gerçekleştirdiğini aktarmıştı.</p><p></p><p>Şara ayrıca, Şam yönetiminin sahada yeni bir statükonun oluşturulması çabalarını reddettiğini, 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'na bağlı kaldığını ve İsrail güçlerinin 8 Aralık 2024 öncesi hatlara çekilmesini talep ettiğini vurgulamıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD ordusu Irak'tan çekildi, ülkede bayram ilan edildi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-ordusu-iraktan-cekildi-ulkede-bayram-ilan-edildi-539/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-ordusu-iraktan-cekildi-ulkede-bayram-ilan-edildi-539/</id>
<published><![CDATA[2026-09-28T15:57:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-28T15:57:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2DE3EB-CD3537-C37023-72BF0E-0C09E8-30D4D5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD ordusunun Irak'tan tamamen çekildiği bildirildi. Alman haber ajansı dpa'ya konuşan Iraklı bir hükümet yetkilisi, ABD'ye ait tüm muharip birlikler ile lojistik destek güçlerinin Irak'tan ayrıldığını söyledi. ABD tarafından ise henüz resmî bir açıklama gelmedi.</p><p></p><p>Irak ile ABD, askerî güçlerin çekilmesi konusunda 2024 yılında anlaşmaya varmıştı. Pentagon'un verilerine göre, son yıllarda ülkede yaklaşık 2 bin 500 ABD askeri bulunuyordu.</p><p></p><p>Çekilmeden önce ABD askerleri, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin başkenti Erbil'de, Bağdat'ta havalimanı yakınlarındaki bir üste ve başkentte "Yeşil Bölge" olarak bilinen hükümet yerleşkesinde konuşlandırılmıştı.</p><p></p><p><b>IŞİD ile mücadele</b></p><p></p><p>ABD ve müttefik güçler, uluslararası kamuoyundan gelen tepkilere rağmen, 2003 yılında Irak'ı işgal etmiş ve dönemin lideri Saddam Hüseyin'i devirmişti.</p><p></p><p>2011 yılında Irak'tan çekilen ABD güçleri, 2014 yılında Irak hükümetinin talebi üzerine IŞİD'le mücadele amacıyla ülkeye geri dönmüştü.</p><p></p><p>ABD liderliğindeki koalisyon güçleri, 2014 yılında Irak ve Suriye'de terör örgütü IŞİD'e karşı askeri operasyon başlatmıştı. 2017'de Irak'ta, 2019'da ise Suriye'de IŞİD'in askerî açıdan yenilgiye uğratıldığı açıklanmıştı.</p><p></p><p>Örgüt her iki ülkede de kontrol ettiği bölgeleri kaybetse de IŞİD hücreleri hâlâ faaliyetlerini sürdürüyor, zaman zaman saldırılar düzenliyor.</p><p></p><p><b>İran yanlısı silahlı gruplar</b></p><p></p><p>Öte yandan İran savaşıyla birlikte Irak'taki güvenlik durumu yeniden kötüleşti. Washington ile Tahran arasında geçmiş yıllarda Irak'ta yaşanan gerilimler, tarafları birkaç kez savaşın eşiğine getirmişti.</p><p></p><p>İran savaşı sırasında ise bu ülkeden Irak'a yönelik yüzlerce saldırı gerçekleştirildi. İran, saldırılarda Irak'taki ABD tesisleri ile askerlerinin yanı sıra Kürt güçlerini de hedef aldı.</p><p></p><p>Ayrıca geçtiğimiz aylarda, Irak'taki İran yanlısı milis güçler de roket saldırıları ile Amerikan üslerini hedef aldı.</p><p></p><p>İran ve Tahran'ın müttefiklerinin ABD'nin Irak'tan çekilmesini memnuniyetle karşılayacağı değerlendiriliyor.</p><p></p><p>Irak'taki İran yanlısı milis güçlerinin ise ABD'nin çekilmesiyle eş zamanlı olarak silah bırakması ve devletin güvenlik yapısına entegre edilmeleri planlanıyordu. Ancak Başbakan Ali Zeydi, bu planların 2027 Haziran ayına ertelendiğini açıkladı.</p><p></p><p><b>Irak'ta bayram ilan edildi</b></p><p></p><p>ABD'nin çekilmesi için belirlenen sürenin 30 Eylül Çarşamba günü resmen sona ermesiyle, Irak'ta dört günlük resmî tatil başlayacak. Irak hükümeti, ABD askerlerinin ülkeden çekilmesini "Egemenlik Bayramı" olarak ilan etmişti.</p><p></p><p><b>Türk askeri de çekiliyor</b></p><p></p><p>Öte yandan, Türkiye de Irak'taki askerlerini çekiyor. Buna göre Irak'ın kuzeyindeki Başika üssünün kontrolünün kademeli Bağdat'a devredilmesi öngörülüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin geçen hafta New York'ta gerçekleştirdikleri görüşmenin ardından yapılan açıklamaya göre, iki ülke "Sincar'da devlet otoritesinin bütünüyle tesisi ve yasaklı yabancı silahlı unsurların varlığına son verilmesi" konusunda anlaşmaya vardı.</p><p></p><p>Türkiye Başika'daki üssü, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin onayıyla Aralık 2015'te kurmuştu. Burada 600 kadar Türk askerinin bulunduğu değerlendirilirken konu Ankara-Bağdat arasında egemenlik ihlali gerekçesiyle gerginliğe yol açıyordu.</p><p></p><p>Türkiye, Kuzey Irak'taki varlığını PKK'ya karşı mücadele ile gerekçelendiriyor ve Bağdat'ı "terör örgütüyle mücadelede yetersiz kalmakla" suçluyordu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Mekke ittifakı Müslümanların birleşmesi adına atılmış bir adım"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/mekke-ittifaki-muslumanlarin-birlesmesi-adina-atilmis-bir-adim-9389/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/mekke-ittifaki-muslumanlarin-birlesmesi-adina-atilmis-bir-adim-9389/</id>
<published><![CDATA[2026-09-27T10:21:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-27T10:21:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8431A0-D9984F-C44302-2791C2-6E8ED0-7748B9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Pezeşkiyan, Katar merkezli Al Jazeera televizyonuna verdiği röportajda bölgedeki gelişmeler, ABD ile İran arasındaki müzakereler, Hürmüz Boğazı’nın durumu ve Tahran’ın bölge ülkeleriyle ilişkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p></p><p>Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Savunma Anlaşması’na ilişkin soruyu yanıtlayan Pezeşkiyan, anlaşmanın Müslümanların birleşmesi açısından olumlu bir adım olabileceğini söyledi.</p><p></p><p>Pezeşkiyan, "Bu, Müslümanların birleşmesi adına ileriye doğru atılmış olumlu bir adımdır." diye konuştu.</p><p></p><p>Anlaşmanın İran’a karşı olup olmadığı sorusuna ise Pezeşkiyan, "Bu adım, kavga etmek yerine Müslümanların yan yana oturması ve İslami birliği gerçekleştirmesi yönünde bir adım olabilir." yanıtını verdi.</p><p></p><p>- "ABD ile müzakerelere güvenmiyoruz"</p><p></p><p>İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ABD ile müzakerelere ilişkin ise Tahran’ın Washington’a güvenmediğini dile getirdi.</p><p></p><p>"Amerikan tarafına güvenimiz yok ve hangi temelde bir anlaşmaya varılabileceğini bilmiyoruz." diyen Pezeşkiyan, İran’ın son önerisine ilişkin ABD’nin tutumunu netleştirmesini beklediklerini vurguladı.</p><p></p><p>Pezeşkiyan, arabulucular Katar ve Pakistan’ın İran’ın mesajlarını Washington’a ilettiğini aktararak, görüşmelerin haziran ayında iki taraf arasında varılan mutabakat zaptına dayandığına işaret etti.</p><p></p><p>- "Hürmüz’ün kapatılması doğal bir tepki"</p><p></p><p>Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasından İran’ın sorumlu olduğu yönündeki suçlamaları reddeden Pezeşkiyan, Hürmüz’deki geçiş güzergahlarının İran’a karşı kapatıldığını savundu. Pezeşkiyan, boğazın kapatılmasını İran’ın önündeki yolların kesilmesine verilen doğal bir tepki olarak nitelendirdi.</p><p></p><p>İran Cumhurbaşkanı, savaşın müzakereler yoluyla sona erdirilmesi halinde Hürmüz Boğazı’nın ticari gemilere yeniden açılabileceğini kaydetti.</p><p></p><p>Pezeşkiyan, ABD’yi savaşın saldırganı olarak nitelendirerek, İran’ın yaklaşık iki yüz yıldır herhangi bir ülkeye saldırmadığını belirtti.</p><p></p><p>- "Bölgesel bir polise ihtiyacımız yok"</p><p></p><p>Bölgesel güvenliğin bölge ülkelerinin işbirliğiyle sağlanabileceğinin altını çizen Pezeşkiyan, "Bölgesel bir polise ihtiyacımız yok." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Pezeşkiyan, ABD ve İsrail’in bölge ülkelerini birbirine karşı kullanarak bölgenin kaynakları üzerinde kontrol sağlamaya çalıştığını öne sürerek, Suudi Arabistan’ın İslam dünyasının birliğini sağlamada rol oynayabileceğine dikkati çekti.</p><p></p><p>- "Husilerin eylemleriyle bağlantımız yok"</p><p></p><p>Yemen’deki Husiler ile Suudi Arabistan arasındaki çatışmalara da değinen Pezeşkiyan, Husilerin eylemlerinin İran’la bağlantılı olmadığını savundu.</p><p></p><p>Pezeşkiyan, Husiler ile Suudi Arabistan arasındaki sorunların diyalog yoluyla çözülmesi çağrısında bulunarak, "Bir kardeş, Müslüman kardeşiyle savaşmamalı." şeklinde konuştu.</p><p></p><p>İran’daki iç siyasi duruma ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Pezeşkiyan, ülkede daha önce görülmemiş bir birlik ve dayanışma bulunduğunu, İran’ın iç koşullarında biriken sorunların üstesinden gelmek için çalıştıklarını dile getirdi.</p><p></p><p>Pezeşkiyan, ABD ve İsrail’in, İran’ın kendi kendine yeterli hale gelmesini engellemeye çalıştığını savunarak, ülkesinin insanlarının hayata tutunmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Birleşen muhalefetin seçimleri kazanacağından eminim"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/birlesen-muhalefetin-secimleri-kazanacagindan-eminim-7040/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/birlesen-muhalefetin-secimleri-kazanacagindan-eminim-7040/</id>
<published><![CDATA[2026-09-27T09:47:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-27T09:47:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E85146-64EC3E-B912E5-9D6A37-C18D6D-7030BE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bennett, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, muhalefetin seçimlerde ortak hareket etme kararının seçimleri kazandıracağını ifade etti.</p><p></p><p>Muhalif liderlerin toplantısına işaret eden Bennett, "Bu akşam yeniden umutla doldum. 63 sandalye kazanabileceğimizden ve İsrail'i düzeltmek için birlikte çalışabileceğimizden eminim." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Bennett, bütün liderlerin içinde bulunulan dönemin önemini kavradığını ve kişisel hesapları bir kenara bıraktığını belirtti.</p><p></p><p>Eski İsrail Başbakanı, "İsrail'i düzeltecek bir hükümet kurmak amacıyla seçime kadar, seçim günü ve seçimden sonra tam işbirliği yapma konusunda anlaştık." açıklamasında bulundu.</p><p></p><p>Bennett, "Bugün İsrail halkının tamamı başını kaldırabilir. Birlikte zafere doğru ilerliyoruz." yorumunu yaptı.</p><p></p><p>- "Katliam hükümetini devireceğiz"</p><p></p><p>Evimiz İsrail Partisi lideri Avigdor Liberman da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Zaferimize tam bir ay kaldı." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>7 Ekim 2023 saldırılarından Netanyahu hükümetini sorumlu tutan Liberman, "27 Ekim'de katliam hükümetini devireceğiz, İsrail Devleti'ni normal hayata ve doğru yola döndüreceğiz." açıklamasında bulundu.</p><p></p><p>İsrail'de 27 Ekim seçimleri öncesinde muhalefet partilerinin liderleri bir araya gelerek mevcut Başbakan Binyamin Netanyahu ve hükümetine karşı ortak hareket etme kararı almıştı.</p><p></p><p>Naftali Bennett ile "Birlikte" listesiyle girme kararı alan Gelecek Var Partisi Genel Başkanı Yair Lapid, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, muhalefet liderlerinin evinde toplandığını duyurmuştu.</p><p></p><p>Lapid, Yashar Partisi Genel Başkanı Eisenkot, "Birlikte" listesinden Bennett, Evimiz İsrail Partisi lideri Avigdor Liberman ve Demokratlar Partisi Genel Başkanı Yair Golan ile görüşmelerinden bir fotoğraf paylaşmıştı.</p><p></p><p>Paylaşımında parti liderlerinin hükümet değişikliği için ortak hareket etme yönünde imza attıkları belgenin görseline yer veren Lapid, "Aramızda ideolojik anlaşmazlıklar olsa bile, hükümet değişikliğinin ortak üst amacımız olduğunu kabul ederek, onun gerçekleştirilmesi için birlikte hareket etme görevimiz var." ifadelerini kullanmıştı.</p><p></p><p>Böylece, İsrail'deki seçimler öncesinde, bir blok olarak görülen muhalif partileri, resmi olarak da bir araya gelmiş oldu.</p><p></p><p>İsrail'de seçimlere ilişkin yapılan son kamuoyu yoklamaları, muhalefet kanadının 54-56 milletvekili, Netanyahu liderliğindeki iktidar kanadının ise 50-52 milletvekiline ulaşabileceğine işaret ediyor.</p><p></p><p>İsrail seçim sistemine göre, ülkede hükümetin kurulabilmesi için 120 sandalyeli mecliste 61 milletvekilinin desteğinin alınması gerekiyor ve kamuoyu yoklamaları iki blokun da koalisyon hükümeti kurabilmek için yeter sayıya ulaşamadığını gösteriyor.</p><p></p><p>Önceki günlerde İsrail Meclisi Merkez Seçim Komitesinin seçimlere girmelerini engelleme kararı aldığı, haklarındaki son kararı İsrail Yüksek Mahkemesinin vereceği Filistinlileri temsil eden partilerin ise 12-14 milletvekiline ulaşabileceği tahmin ediliyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Umman'dan, ABD ve İran'a diyalog çağrısı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/ummandan-abd-ve-irana-diyalog-cagrisi-5201/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/ummandan-abd-ve-irana-diyalog-cagrisi-5201/</id>
<published><![CDATA[2026-09-27T08:11:32+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-27T08:11:32+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2915BE-71F9E1-518ED6-593301-BC4135-BCBC55.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Busaidi, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada bölgesel gelişmeleri ele aldı.</p><p></p><p>Busaidi, "Umman, bölgenin bu yılın başında önlenebilecek bir savaşa şahit olduğunu teyit etmektedir. Sonrasında yaşanan olaylar, bu durumun bölge ülkelerinin güvenliğini tehdit ettiğini ve hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı'ndaki denizciliği ve ticareti felç ettiğini, dolayısıyla enerji güvenliğini, fiyat istikrarını ve mevcut küresel düzene olan güveni etkilediğini göstermiştir." dedi.</p><p></p><p>Tüm taraflara işbirliği çağrısında bulunan Busaidi, Umman'ın Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüseferi korumaya yönelik çalışmalarını uluslararası hukuk ilkeleri ve BM Deniz Hukuku Sözleşmesi doğrultusunda sürdürme konusundaki kararlı tutumunu yineledi.</p><p></p><p>Busaidi, bu çalışmaların Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş yollarından yararlanan herkesin çıkarlarının gözetilmesini ve bunlara saygı duyulmasını amaçladığını ifade etti.</p><p></p><p>İran ile ABD arasındaki krizin çözülmesini istediklerini belirten Busaidi, taraflara mevcut anlaşmazlıkları sona erdirme ve herkesin yararına olacak uzlaşılmış siyasi çözümler ile sürdürülebilir mutabakata ulaşmak için diyalog kurma çağrısı yaptı.</p><p></p><p>Busaidi, Umman'ın, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyeleri dahil bütün komşu ülkelerin güvenliklerini sağlamak, egemenliklerini ve toprak bütünlüklerini korumak amacıyla aldıkları meşru tedbirleri desteklediklerini belirtti.</p><p></p><p>Busaidi, İsrail'in bölgedeki ihlallerini de eleştirerek, birçok Arap ülkesini hedef alan İsrail saldırılarını reddettiklerini, İsrail'in Filistin halkına karşı işlediği suçlar ile artan ihlallerini kınadıklarını söyledi.</p><p></p><p><b>- Yemen'de taraflara işbirliği çağrısı</b></p><p></p><p>Yemen'deki duruma da değinen Busaidi, Yemen halkının tüm kesimlerinin beklentileri doğrultusunda ülkenin birliğini, istikrarını ve toprak bütünlüğünü koruyacak siyasi çözüm bulunmasını desteklediklerini kaydetti.</p><p></p><p>Busaidi, tarafları Yemen halkının haklarını, bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü koruyacak, bölge ülkeleriyle güvenli ilişkiler kurmasını sağlayacak adil bir çözüme ulaşmak için işbirliği yapmaya çağırdı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Körfez ülkeleri ve Ürdün, İran'dan 7 bin saldırıya uğradı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/korfez-ulkeleri-ve-urdun-irandan-7-bin-saldiriya-ugradi-1274/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/korfez-ulkeleri-ve-urdun-irandan-7-bin-saldiriya-ugradi-1274/</id>
<published><![CDATA[2026-09-26T07:34:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-26T07:34:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FD0FE0-767206-B0C028-AEE6A7-B3A473-941726.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Zeyani, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda ülkesi adına yaptığı konuşmasında, İsrail ve ABD'nin saldırılarına misilleme olarak İran'ın KİK üyesi ülkelere ve Ürdün'e yönelik saldırılarına dikkati çekti.</p><p></p><p>Körfez bölgesinin benzeri görülmemiş güvenlik koşullar gördüğünü aktaran Zeyani, "KİK ülkeleri ve Ürdün, İran'ın benzeri görülmemiş saldırılarına maruz kaldı. İran'ın söz konusu saldırıları, sivil ve enerji tesilerine yönelikti." diye konuştu.</p><p></p><p>Körfez ülkeleri ve Ürdün'e yönelik saldırıların hiçbir gerekçesi olmadığını dile getiren Zeyani, KİK'e üye ülkeler ve Ürdün'ün İran'dan yaklaşık 7 bin saldırıya maruz kaldığını belirtti.</p><p></p><p>Bu saldırılarla uluslararası hukukun açıkça ihlal edildiğine dikkati çeken Zeyani, "Bölgede güven ve istikrarın yeniden tesisi için kınama açıklamalarına değil uluslararası hukuku uygulamaya ihtiyaç var." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Bahreyn Dışişleri Bakanı Zeyani, Yemen'deki İran destekli Husileri de Babulmendeb Boğazı'ndaki gemileri tehdit etmekle suçladı.</p><p></p><p>İran, ABD ile İsrail'in saldırılarına misilleme kapsamında 28 Şubat'tan itibaren Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Kuveyt, Umman, Suudi Arabistan ve Ürdün'e yönelik füze ve insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenlemişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Husilere karşı Riyad'a destek toplantısı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/husilere-karsi-riyada-destek-toplantisi-3090/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/husilere-karsi-riyada-destek-toplantisi-3090/</id>
<published><![CDATA[2026-09-25T09:45:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-25T09:45:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3489CC-235C0D-B333B7-ADAE0F-CCD2DE-2BA323.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları sürerken Mekke Anlaşması'nın tarafları Krallığa destek yollarını ele almak üzere acil bir toplantı düzenleyecek.</p><p></p><p>İran destekli Husiler, Suudi Arabistan'a onlarca füze attıklarını duyurdu, Riyad yönetimi de altı balistik füzenin önlendiğini açıkladı. Dün Müslümanlar açısından kutsal sayılan Mekke şehri dahil ülkenin birçok kentinde hava saldırılarına karşı acil durum uyarıları yayınlanmıştı.</p><p></p><p>Son saldırılar üzerine Suudi Arabistan'ın en üst düzey dini otoritesi, Krallık'taki askerlere "hayatlarını feda etmeye hazır olmaları" çağrısında bulundu.</p><p></p><p><b>Ordu yetkilileri toplanacak</b></p><p></p><p>Suudi Dışişleri Bakanlığının açıklamasına göre, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan dışişleri bakanları Mekke Anlaşması çerçevesinde bir araya geldi.</p><p></p><p>Bakanlar, Mekke ve diğer sivil bölgelere yönelik saldırıları kınarken, Suudi Arabistan'ın kendisini savunma hakkını teyit etti.</p><p></p><p>Riyad'tan yapılan açıklamada, üç ülkenin genelkurmay başkanlarının da, anlaşma kapsamında Suudi Arabistan'a destek yollarını görüşmek üzere acil bir toplantı düzenleyeceği belirtildi.</p><p></p><p>Anlaşma, taraflardan herhangi birine yönelik saldırının tüm imzacılara yapılmış sayılmasını öngörüyor.</p><p></p><p><b>Tahran, Husilerle arasına mesafe koydu</b></p><p></p><p>Riyad'tan gelen açıklama, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın ülkesi ile Husiler arasına mesafe koymasını izliyor.</p><p></p><p>Pezeşkiyan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için bulunduğu New York'ta Fox News kanalına konuştu, "Husiler kendi eylemlerinden sorumlu" dedi.</p><p></p><p>Öte yandan Yemen hükümeti ve bölgesel kaynaklar, Husilerin son haftalarda Kızıldeniz kıyısı boyunca kaydettiği ilerlemeyi İran Devrim Muhafızları'nın doğrudan yönlendirmesine bağlıyor.</p><p></p><p><b>Fransa asker gönderecek</b></p><p></p><p>Bu arada Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Husilere karşı savunmasını desteklemek için Suudi Arabistan'a asker göndereceklerini söyledi.</p><p></p><p>Macron, "Asker, radar sistemleri ve savunma ekipmanları göndereceğiz. Bunu herhangi bir çatışmaya dahil olmak için değil, bölgeyi korumak için yapacağız" dedi.</p><p></p><p>Önceki gün İngiltere de "Riyad'ın talebi üzerine" Suudi savaş uçaklarına havada yakıt ikmali sağlamaya başladıklarını duyurmuştu.</p><p></p><p><b>Husiler ne yapmaya çalışıyor?</b></p><p></p><p>ABD'nin 28 Şubat'taki saldırısıyla başlayan savaş petrol fiyatlarını hızla artırırken akaryakıt tedariki de güçleşiyor. İran Amerikan saldırılarına yanıt olarak petrol ticareti için kritik önemdeki Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatmış durumda.</p><p></p><p>İran destekli Yemenli ayrılıkçı güç Husiler de alternatif güzergâh olarak önem kazanan Babülmendep Boğazı'nda gemi trafiğini tehdit ediyor.</p><p></p><p>ABD müttefiki Suudi Arabistan, Hürmüz'ün kapanması üzerine petrol ihracatını Babülmendep rotasına yönlendirmişti. İranla dayanışma için Husiler, petrolü Kızıldeniz limanlarına taşıyan boru hatları ve Boğaz'a yönelen gemileri hedef alıyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İran'ın Keşm Adası yakınlarında patlama sesi duyuldu</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iranin-kesm-adasi-yakinlarinda-patlama-sesi-duyuldu-2259/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iranin-kesm-adasi-yakinlarinda-patlama-sesi-duyuldu-2259/</id>
<published><![CDATA[2026-09-23T08:23:05+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-23T08:23:05+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1FD4E1-705F24-B6B86C-EBC5C5-A2AA41-62D2D2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran'ın resmi haber ajansı IRNA'da yer alan habere göre, Hürmüz Boğazı'nda yer alan Keşm Adası civarında bir patlama sesi duyuldu.</p><p></p><p>Sesin deniz tarafından geldiği ve adaya herhangi bir roketin veya füzenin isabet etmediği belirtildi.</p><p></p><p>Söz konusu patlamaya ilişkin yerel makamlardan henüz resmi bir açıklama yapılmadı.</p><p></p><p>Hürmüzgan eyaletine bağlı ve Hürmüz Boğazı'nda yer alan Keşm Adası, Basra Körfezi'nin en büyük adası olma özelliği taşıyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Türkiye'nin Suriye'deki üslerinin sayısı azaldı"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/turkiyenin-suriyedeki-uslerinin-sayisi-azaldi-4208/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/turkiyenin-suriyedeki-uslerinin-sayisi-azaldi-4208/</id>
<published><![CDATA[2026-09-23T08:00:49+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-23T08:00:49+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_18A5FD-0CA47A-9105BC-030AE8-6F8DAA-F6FC25.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, ABD'nin New York kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda İsrail ile anlaşmaya varmak amacıyla birkaç tur görüşme gerçekleştirdiklerini açıkladı.</p><p></p><p>Şara, müzakerelerde yaklaşık yüzde 90 oranında uzlaşı sağlandığını, ancak son aşamada İsrail'in geri adım attığını söyledi.</p><p></p><p>Şara, Suriye'nin haklarının güvence altına alınması şartıyla İsrail ile kalıcı bir barış için çalıştıklarını ifade etti:</p><p></p><p>Suriye topraklarının işgal altında olması bir barış değildir. Barış ancak Suriye'nin hakları geri alındığında gerçekleşir. Kendi güvenliğinizi korumak istiyorsanız, başkalarının güvenliğine de saygı duymalısınız</p><p></p><p></p><p><b>Türkiye ile askeri varlık görüşmeleri sürüyor</b></p><p></p><p>Şara, Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu:</p><p></p><p>Türkiye'nin Kuzeybatı Suriye'deki üslerinin sayısı azaldı, bu varlığın hukuki statüsünü netleştirmek için görüşmeyi sürdürüyoruz</p><p></p><p><b>Irak petrolü için Suriye üzerinden yeni koridor</b></p><p></p><p>Şara, Irak'ın petrol ihracatında kullanılmak üzere Suriye limanları üzerinden güvenli bir koridor oluşturmak için çalıştıklarını da açıkladı.</p><p></p><p>Bu kapsamda, Irak'taki petrol sahalarından Suriye limanlarına uzanacak stratejik bir petrol boru hattı projesi bulunduğunu belirten Şara, projenin ihracatı kolaylaştırmayı ve Irak petrolünün Hürmüz Boğazı'ndan geçirilmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmayı amaçladığını söyledi.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ortadoğu krizi Afrika'yı nasıl tehdit ediyor?</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/ortadogu-krizi-afrikayi-nasil-tehdit-ediyor-3981/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/ortadogu-krizi-afrikayi-nasil-tehdit-ediyor-3981/</id>
<published><![CDATA[2026-09-23T07:13:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-23T07:13:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/uploads/blank.png" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ortadoğu'daki çatışma artık Afrika'ya kadar yaklaştı: Cibuti'nin kuzey kıyısından, Yemen'e ait olan ve Babülmendeb Boğazı'nın en dar noktasında bulunan Perim Adası'na kuş uçuşu 20 kilometreden biraz fazla mesafe var. İran destekli Husi isyancılar kısa bir süre önce bu adayı ele geçirdi.</p><p></p><p>Husilerin boğaz üzerindeki fiili kontrolü Hürmüz Boğazı'nda yaşananları hatırlatıyor. İran burada yaklaşık altı aydır ABD ve İsrail'in başlattığı savaşın maliyetini artırmak amacıyla Körfez bölgesinin tamamının ihracatını sekteye uğratıyor.</p><p></p><p>Husiler, 2023'te Gazze savaşının başlamasından bu yana ticaret gemilerine ateş açmaktan çekinmediklerini defalarca gösterdi. Yeni tehditleri şimdiye kadar yalnızca Suudi Arabistan'a ait gemileri hedef alıyordu. Ancak Mekke'ye yönelik son saldırı iddiaları durumun vahametini aıkça ortaya koydu.</p><p></p><p>Ayrıca Hürmüz Boğazı'nın ardından küreselleşmiş dünyanın bir başka dar geçidinin daha kullanılamaz hale gelmesi tehlikesi de var. Üstelik bu kez Afrika'ya biraz daha yakın ve sonuçları doğrudan kıyı ülkelerinin çok ötesine uzanabilir.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202026/afrika-1.jpg" alt="afrika-1"></p><p></p><p><b><i>Husilerin Yemen'deki ilerleyişi Babu'l Mendeb çevresindeki dengeleri de değiştiriyor. Perim Adası'nın ele geçirildiğinin açıklanmasının ardından Husi destekçileri başkent Sana'da sokaklara çıktı.</i></b></p><p></p><p>Ekonomi zarar görmeye devam ediyor</p><p></p><p>Afrika ekonomileri zaten Hürmüz krizinden olumsuz etkileniyor. Kriz, özellikle yakıt ve gübrenin Afrika'da daha kıt ve pahalı hale gelmesine yol açıyor. Kızıldeniz'in güney girişi de kullanılamaz hale gelirse durumun daha da ağırlaşması bekleniyor.</p><p></p><p>Ekonomik açıdan bu durum özellikle, kuzeydeki geçiş noktası Süveyş Kanalı'nı kontrol eden ve uzun zamandır buradan geçiş ücreti alan Mısır için tehdit oluşturabilir. Denizcilik şirketleri, kısmen zaten yaptıkları gibi, Afrika'nın çevresini dolaşan daha uzun rotayı giderek daha fazla tercih edebilir ve ortaya çıkan ek maliyetleri müşterilerine yansıtabilir.</p><p></p><p><b>Cibuti'ye mülteci akını olur mu?</b></p><p></p><p>Babülmendeb bölgesindeki gerilimden doğrudan etkilenen ülke muhtemelen Cibuti. Birleşmiş Milletler (BM) İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre, birkaç gün içinde 2 bin 500'den fazla kişi boğazı geçerek Yemen'den kaçtı. Bu kişiler şimdi Cibuti'nin kuzeyinde barındırılıyor.</p><p></p><p>Eritre sınırındaki Obock bölgesi son derece kurak. BM Kalkınma Programı (UNDP) Cibuti temsilcisi Alessandra Roccasalvo, DW'ye yaptığı açıklamada "Burada fazla suyumuz yok, yeraltı suyu ise hiç yok. Suyun tamamının tuzdan arındırılması gerekiyor" diyor.</p><p></p><p>Bir milyonu biraz aşan nüfusuyla Cibuti, yüzölçümüne kıyasla bölgede önemli bir aktör. Kızıldeniz'in girişindeki jeostratejik konumu nedeniyle hem sivil hem de askeri deniz taşımacılığı açısından cazip bir konumda bulunuyor.</p><p></p><p>Cibuti'de ABD, Çin, Fransa, İtalya ve Japonya'nın askeri üsleri var. Alman ordusu da korsanlarla mücadele amaçlı bir deniz misyonu kapsamında 2021 yılına kadar ülkede görev yaptı.</p><p></p><p>Cibuti'nin sivil limanları "transshipment" (aktarma taşımacılığı) olarak adlandırılan sistem için önemli merkezler. Bu sistemde konteynerler başlangıç limanından varış limanına doğrudan taşınmıyor, daha esnek ve dolayısıyla daha düşük maliyetli taşımacılık sağlamak amacıyla yol üzerinde başka gemilere aktarılıyor.</p><p></p><p>Husilerin ilerleyişi şimdiye kadar Cibuti'deki liman trafiğine fazla zarar vermedi. Ancak Roccasalvo yine de bazı sonuçların ortaya çıkabileceğini düşünüyor:</p><p></p><p>"Burada temelde ekonomik bir canlanma yaşanıyor. Bu da büyümenin olduğu her ülkede olduğu gibi inşaat malzemelerine ihtiyaç olduğu anlamına geliyor: Çimento, ham maddeler ve başka ürünler. Bunlardan artık daha az geliyor. Çünkü gemiler sigorta ve reasürans için şimdi neredeyse iki kat fazla ödeme yapmak zorunda. Birçok gemi artık Süveyş Kanalı'ndan geçmek istemiyor, birçok gemi artık Kızıldeniz'den geçmek istemiyor."</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202026/afrika-3.jpg" alt="afrika-3"></p><p></p><p>Babu'l Mendeb'deki gerilim Cibuti'ye mülteci akınını da artırıyor. Yemen'den kaçan 2 bin 500'den fazla kişi birkaç gün içinde Cibuti'ye ulaştı.</p><p></p><p>Etiyopya da krizden payını alıyor</p><p></p><p>Bu durum Cibuti'nin büyük komşusu Etiyopya'yı da fazlasıyla etkiliyor. Dünyanın en kalabalık denize kıyısı olmayan ülkesi, ithalat ve ihracatının yaklaşık yüzde 95'ini Cibuti limanları üzerinden gerçekleştiriyor. Dolayısıyla artan sigorta primlerinden kaynaklanan fiyat artışlarının yükünü de tamamen üstlenmek zorunda kalıyor.</p><p></p><p>Berlin'deki Bilim ve Politika Vakfı'nın (SWP) Afrika Boynuzu uzmanı Gerrit Kurtz, "Etiyopya hükümeti elbette yıllardır bu bağımlılığın büyük bir sorun, büyük bir kırılganlık olduğunu biliyor" diyor ve ekliyor:</p><p></p><p>"Özellikle de Cibuti'nin jeopolitik kırılganlığı nedeniyle, yani Husiler ve ileride ortaya çıkabilecek diğer gelişmeler nedeniyle. ABD ile Çin arasında bir çatışma yaşanması halinde iki ülkenin Cibuti'deki askeî üsleri de bundan etkilenebilir."</p><p></p><p>Etiyopya aylardır Hürmüz Boğazı'ndaki ablukadan Afrika'daki hemen hiçbir ülkenin olmadığı kadar etkileniyor ve bir süre yakıtı karneyle vermek zorunda dahi kaldı. Ülke uzun vadede bağımlılığını azaltmak istiyor. Bunun yollarından biri, araçlarda ithal benzin yerine ülkede üretilen elektriğin kullanılması. Etiyopya 2024'ün başında içten yanmalı motorlu araçların ithalatını yasaklayan dünyadaki ilk ülke oldu.</p><p></p><p>Ancak Etiyopya'nın dünya ticaretine açılan en önemli kapısı olan Cibuti'nin sıkıntıya düşmesi, eski bir tartışmayı yeniden gündeme getirebilir. Başbakan Abiy Ahmed son yıllarda Etiyopya'nın kendisine ait bir limana sahip olması gerektiğini defalarca dile getirdi. Bunun için bir keresinde Somali'den tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Somaliland ile niyet bildirisi imzaladı, bir başka seferinde ise Eritre'yi işgalle tehdit etti.</p><p></p><p>Ancak Gerrit Kurtz, en azından şu anda Abiy'in örneğin Assab Limanı'nı güç kullanarak ele geçireceğine inanmıyor:</p><p></p><p>"Eritre'ye karşı harekete geçmek hâlâ çok büyük bir mesele. Bunun için çok fazla kaynak gerekiyor. Elbette yakıt, para ve benzeri şeyler de gerekiyor. Siyasi kaynaklar da gerekiyor. Etiyopya hükümetinin şu anda bundan daha ziyade kaçınmak istediğini düşünüyorum."</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202026/afrika-2.jpg" alt="afrika-2"></p><p></p><p><b><i>Ortadoğu'daki kriz Etiyopya ekonomisini de etkiliyor. Yakıt sıkıntısı ve artan maliyetler ticareti zorlarken, resmî kur ile karaborsa döviz kuru arasındaki fark da ekonominin sorunları arasında.</i></b></p><p></p><p>Afrika ülkeleri ne yapabilir?</p><p></p><p>Afrika Boynuzu'nda çıkacak bir savaş, Babülmendeb veya Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik durumunu hiçbir şekilde iyileştirmeyecek.</p><p></p><p>Uzmanlar, Şii Husilerin son dönemde Somali merkezli Sünni terör örgütü Eş-Şebab ile işbirliğini artırmasını da endişeyle izliyor. İdeolojik olarak birbirlerinden tamamen farklı olsalar da iki tarafı, İsrailve ABD'ye yönelik düşmanlıkları gibi ortak noktalar birleştiriyor.</p><p></p><p>Bu nedenle daha önemli soru, Afrika'nın elinde hangi siyasi araçların bulunduğu gibi görünüyor. BM Güvenlik Konseyi'nde halen temsil edilen üç Afrika ülkesi, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Liberya ve Somali, konuyla ilgili acil toplantıda deniz yollarının serbest tutulmasını ortaklaşa savundu ve Yemen'deki krizin BM çatısı altında çözülmesi talebini destekledi.</p><p></p><p>Kurtz'a göre, Afrika hükümetlerinin koşullara uyum sağlamaktan ve örneğin ticaret yollarını çeşitlendirmekten başka pek seçeneği yok:</p><p></p><p>"Şu anda Afrika tarafından bir girişim geleceğini düşünmüyorum. Çünkü bunun için gerekli kapasiteye ve nüfuza da sahip değiller."</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202026/afrika-4.jpg" alt="afrika-4"></p><p></p><p><b><i>BM Güvenlik Konseyi'ndeki Afrika ülkeleri Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Liberya ve Somali, Babu'l Mendeb'de seyrüsefer serbestisinin korunmasını ve Yemen krizine BM çatısı altında çözüm bulunmasını istiyor.</i></b></p><p></p><p>UNDP temsilcisi Roccasalvo da görev yaptığı Cibuti'nin tek başına diplomatik bir çözüm sağlayabilecek durumda olmadığını düşünüyor:</p><p></p><p>"Bence bu Afrika Birliği'nin ele alması gereken bir konu. Çünkü açık konuşmak gerekirse, küçük bir ülke olan Cibuti'ye ne tür bir baskı uygulanabilir ki? Her şeyin istikrarlı kalmasında en fazla çıkarı olan ülke her şeyden önce Cibuti. Çünkü Etiyopya gibi Cibuti de ülkeye doğrudan yabancı yatırım çekmek istiyor."</p><p></p><p>Dolayısıyla Babülmendeb'teki durum Afrika'yı bir kez daha esnek davranmaya zorluyor. Aslında bazı Afrika ekonomileri güzergâhların değişmesinden de yararlanabilir. Örneğin aktarma taşımacılığı açısından Kenya veya Tanzanya'daki limanlar giderek daha cazip hale geliyor. Birçok ülke yüksek petrol fiyatlarından zarar görürken Nijeryalı Dangote Grubu ise halka arz planladığını ve Kenya'da yeni bir rafineri kuracağını açıkladı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"BM kürsüsünde İran halkının haklılığını savunacağız"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/bm-kursusunde-iran-halkinin-hakliligini-savunacagiz-6306/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/bm-kursusunde-iran-halkinin-hakliligini-savunacagiz-6306/</id>
<published><![CDATA[2026-09-22T09:27:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-22T09:27:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D6CECC-A53238-0D2E82-BFADC1-60EAFD-405A01.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Erakçi, New York'ta İranlı basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.</p><p></p><p>New York ziyaretinin, ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaş ortamında gerçekleştiğini dile getiren Erakçi, BM Genel Kurulu kapsamında hem Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın hem de kendisinin çeşitli görüşmeler gerçekleştireceğini belirtti.</p><p></p><p>Erakçi, "Öncelikle bizim en önemli hedefimiz, İran halkının haklılığını ve çıkarlarını uluslararası en büyük kürsüde savunmaktır. BM kürsüsü de en büyük kürsüdür." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Erakçi, BM'nin uluslararası barışın sağlanması konusunda yetersiz kaldığını söyledi.</p><p></p><p>Bazı ülkelerin kendileri açısından her şeyi meşru gördüğünü ve uluslararası hukuku dikkate almadığını söyleyen Erakçi, bazı Avrupa ülkelerinin de bu durumun yanı sıra Filistin, Gazze, Lübnan ve İran'a yönelik işlenen suçlar karşısında sessiz kaldığını ifade etti.</p><p></p><p>BM'ye yeniden güven duyulmasının önemine işaret eden Erakçi, güvenin nasıl kaybedildiğinin ve yeniden nasıl tesis edilebileceğinin konuşulması gerektiğini dile getirdi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Hürmüz'den çıkan tankerlerin çoğu Irak petrolü taşıyor"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/hurmuzden-cikan-tankerlerin-cogu-irak-petrolu-tasiyor-2969/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/hurmuzden-cikan-tankerlerin-cogu-irak-petrolu-tasiyor-2969/</id>
<published><![CDATA[2026-09-22T07:47:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-22T07:47:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_AB463E-D7273C-35E27E-5A3F73-B5FFF5-D27947.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Hudayr, yaptığı açıklamada, ülkesinin son 2 ayda petrol ihracatından gelir elde ettiğini söyledi.</p><p></p><p>Irak Petrol Bakanı, Hürmüz Boğazı’ndan çıkan tankerlerin çoğunun Irak petrolü taşıdığını ifade ederek, Irak’ın söz konusu dönemde petrol ihracatını sürdürdüğünü kaydetti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Hürmüz Boğazı'nda yeni saldırı: Petrol tankeri vuruldu</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/hurmuz-bogazinda-yeni-saldiri-petrol-tankeri-vuruldu-7323/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/hurmuz-bogazinda-yeni-saldiri-petrol-tankeri-vuruldu-7323/</id>
<published><![CDATA[2026-09-21T16:03:04+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-21T16:03:04+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1E70D0-87CC86-FB2AD9-4790E0-98BC4D-CE58BA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Dünyanın en kritik enerji geçiş noktası Hürmüz Boğazı'nda bir petrol tankeri, kaynağı henüz tespit edilemeyen bir mühimmatla hedef alındı. UKMTO tarafından duyurulan olayda iki mürettebat hafif yaralanırken, saldırının arkasındaki gizem ve bölgede yükselen gerilim uluslararası deniz ticaretini teyakkuza geçirdi.</p><p></p><p>Küresel petrol taşımacılığının kalbi sayılan Hürmüz Boğazı, gece saatlerinde esrarengiz bir saldırıya sahne oldu. İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO) tarafından askeri kaynaklara dayandırılarak yapılan resmi açıklamaya göre, boğazdan geçiş yapmakta olan bir petrol tankeri doğrudan hedef alındı.</p><p></p><p>Tankere nereden ateşlendiği ve kime ait olduğu henüz aydınlatılamayan tanımlanamaz bir mühimmatın isabet ettiği bildirildi. Olay anında gemide meydana gelen patlama ve sarsıntı paniğe yol açarken, mürettebattan iki kişinin hafif şekilde yaralandığı doğrulandı.</p><p></p><p>Seyir devam ediyor: Bölgede alarm durumu</p><p></p><p>Saldırının ardından yapılan ilk teknik kontrollerde, tankerin kritik sistemlerinde seyre engel olacak büyüklükte bir arıza meydana gelmediği belirlendi. Ağır bir hasar almayan ticari gemi, kendi makine gücüyle rotasından sapmadan bir sonraki varış limanına doğru intikalini sürdürüyor.</p><p></p><p>Olay sonrasında denize herhangi bir petrol sızıntısı veya çevre kirliliği rapor edilmedi. Saldırıyı gerçekleştiren aktörün kimliği belirsizliğini korurken, UKMTO Hürmüz Boğazı ve çevresindeki sularda seyreden tüm ticari gemilere güzergah boyunca azami ihtiyatla hareket etmeleri ve her türlü şüpheli durumu ivedilikle yetkililere aktarmaları yönünde acil güvenlik tavsiyesinde bulundu.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Halep'te askeri alandaki patlamalarda 4 kişi yaralandı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/halepte-askeri-alandaki-patlamalarda-4-kisi-yaralandi-8036/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/halepte-askeri-alandaki-patlamalarda-4-kisi-yaralandi-8036/</id>
<published><![CDATA[2026-09-21T07:54:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-21T07:54:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_33D011-B2FC59-BE42FA-64C29C-7B9914-5F16DD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Suriye'nin resmi haber ajansı SANA'nın haberine göre, el-Hadaba bölgesindeki Suriye ordusuna ait askeri sahada yaşanan patlamalarda ilk belirlemelere göre 4 kişi yaralandı.</p><p></p><p>Haberde, yetkili makamların patlamaların kaynağını ve nedenini belirlemek üzere inceleme başlattığı ifade edildi.</p><p></p><p>Halep Acil Durum ve Afet Yönetimi Operasyon Müdürü Faysal Muhammed Ali, yaptığı açıklamada, patlamaların devam etmesi nedeniyle ilk etapta arama-kurtarma ve sağlık ekiplerinin bölgeye ulaşmakta güçlük çektiğini bildirdi.</p><p></p><p>Bölgeye girmeyi başaran Sivil Savunma ekiplerinin ilk belirlemelere göre 4 yaralıyı tahliye ettiği kaydedildi.</p><p></p><p>Sivillerin güvenliğini sağlamak ve tahliye çalışmalarını kolaylaştırmak amacıyla yakındaki evlerin boşaltıldığı, bölgeye çıkan yolların ise trafiğe kapatıldığı belirtildi.</p><p></p><p>Suriye'nin resmi televizyon kanalı el-İhbariyye, bölgede şiddetli patlamalar meydana geldiğini ve patlamaların niteliğinin araştırılmaya başlandığını duyurmuştu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Bölgede bir 'deprem' yaşandı, güvenlik ve istikrar sınandı"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/bolgede-bir-deprem-yasandi-guvenlik-ve-istikrar-sinandi-1770/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/bolgede-bir-deprem-yasandi-guvenlik-ve-istikrar-sinandi-1770/</id>
<published><![CDATA[2026-09-21T07:50:55+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-21T07:50:55+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_52E39E-45649B-D9C0B1-B157BB-3DBDF2-44ACA4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Katar Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Al Sani, 81. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında düzenlenen Katar Ekonomi Forumu - Bloomberg'in açılışında konuştu.</p><p></p><p>Bölgede yaşanan gelişmelerin sarsıcı etkilerine dikkati çeken Al Sani, Orta Doğu'da son dönemde adeta bir "deprem" yaşandığını, bu "depremin" artçı sarsıntılarının sınırların çok ötesine uzandığını vurguladı.</p><p></p><p>Bu durumun güvenlik ile istikrar varsayımlarını sınadığını belirten Al Sani, ABD ve İsrail'in İran'a ve İran'ın da misilleme saldırılarına işaret ederek, "Bölgenin, egemenlik ilkesine saygının hakim olduğu ve hiçbir ülkenin bir diğerine tehdit oluşturmadığı bir çerçeveye ihtiyacı var." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Katar'ın arabuluculuk çabalarında kararlı bir ortak, güvenilir bir enerji tedarikçisi ve uzun vadeli bir yatırım ortağı olmaya devam edeceğini belirten Al Sani, ülkesinin iletişim kanallarını açık tutmak, gerilimi düşürmek ve diplomatik mutabakatları desteklemek amacıyla bölgesel ve uluslararası ortaklarla çalıştığını aktardı.</p><p></p><p>- 60 milyar doları aşan yatırım hamlesi</p><p></p><p>Bölgesel krizlerin ülke ekonomisine yansımalarına değinen Al Sani, Katar'ın ekonomik temellerinin güçlü kalmaya devam ettiğini kaydetti.</p><p></p><p>Al Sani, konuşmasında Katar Yatırım Otoritesinin yerel yatırım portföyünü yönetmek, geliştirmek ve ülke ekonomisinde uzun vadeli katma değer yaratılmasını hızlandırmak amacıyla hazırlanan "Doha Yatırım Platformu"nun faaliyete geçtiğini duyurdu.</p><p></p><p>Al Sani, platform aracılığıyla özel sektörün katılımını genişleterek ekonomik büyümenin ana motoru haline getirmeyi hedeflediklerini açıkladı.</p><p></p><p>Önümüzdeki 5 yıl içinde Kamu-Özel Sektör Ortaklığı (PPP) projeleri de dahil olmak üzere yaklaşık 38,5 milyar dolar değerinde yeni altyapı projesinin ihaleye çıkarılmasının beklendiğini belirten Al Sani, ilk ihale süreçlerinin derhal başlatılacağını ifade etti.</p><p></p><p>Al Sani, gayrimenkul ve konaklama sektörlerindeki bağımsız projelerin de 22,5 milyar dolarlık özel yatırım çekmesinin öngörüldüğünü, tüm bu fırsatların 5 yıllık süreçte toplamda 60 milyar doları aşan bir ekonomik büyüklüğe ulaştığını dile getirdi.</p><p></p><p>Katar, ABD ve İsrail'in şubat ayı sonunda Tahran'a yönelik başlattığı saldırıların ardından, altyapı ve ekonomik tesisleri de dahil olmak üzere ABD üslerini hedef alan İran'ın misilleme saldırılarına maruz kalmıştı.</p><p></p><p>Doha, Riyad, Amman, Manama, Abu Dabi ve Kuveyt ile birlikte söz konusu misilleme saldırılarından etkilenen Arap başkentleri arasında yer almıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tahran semalarında gizemli ışıklar</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/tahran-semalarinda-gizemli-isiklar-6522/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/tahran-semalarinda-gizemli-isiklar-6522/</id>
<published><![CDATA[2026-09-21T07:46:32+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-21T07:46:32+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6531F7-E6A8C1-B707E8-4C7983-CA4B13-09365F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sosyal medyada 20 Eylül'de yayılmaya başlayan görüntülerde, Tahran semalarında birden fazla parlak ışığa sahip olduğu görülen bir nesnenin gece gökyüzünde hareket ettiği görülüyor. Bazı İran kaynakları görüntünün Azadegan Otoyolu çevresinde kaydedildiğini öne sürdü.</p><p></p><p>Ancak internette dolaşan videoların orijinal kayıtlarına ait konum ve zaman verileri kamuoyuyla paylaşılmış değil.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Husiler S. Arabistan'ın zayıf noktasına nasıl ulaştı?</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/husiler-s-arabistanin-zayif-noktasina-nasil-ulasti-3881/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/husiler-s-arabistanin-zayif-noktasina-nasil-ulasti-3881/</id>
<published><![CDATA[2026-09-20T10:35:13+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-20T10:35:13+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F17F4D-2A60B3-AEBABA-BBCCDB-C6547F-8B787D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ensar Allah hareketi, Yemen'in batı Kızıldeniz kıyı şeridinin büyük bir bölümünü ele geçirdi ve İran'ın Şubat ayı sonlarında Hürmüz Boğazı'nı kapatmasından bu yana Suudi Arabistan'ın petrol ihracatı ve ticareti için en önemli güzergahı haline gelen Kızıldeniz ile Aden Körfezi arasındaki stratejik geçit olan Babülmendep Boğazı'na kadar ilerledi.</p><p></p><p>Bu ilerleyiş, Husi milislerinin "Suudi düşmana" karşı deniz ablukası ilan etmesinden sadece birkaç hafta sonra gerçekleşti.</p><p></p><p>Bunu, Suudi şehirlerini ve enerji altyapısını hedef alan füze ve insansız hava aracı saldırıları ile Irak'taki İran destekli milisler tarafından üstlenilen saldırılar izledi.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202026/husi-6.jpg" alt="husi-6"></p><p></p><p>Riyad'daki Körfez Uluslararası Forumu'ndan Dr. Aziz Alghashian için durum, gerçeğe dönen bir kabus gibi.</p><p></p><p>"Suudi Arabistan'ın ekonomik can damarı petrol ihracatı ciddi şekilde sekteye uğruyor" diyor:</p><p></p><p>"Bundan daha ciddi bir şey hayal etmek zor."</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202026/husi-4.jpg" alt="husi-4"></p><p></p><p>Hürmüz Boğazı'ndaki sorunların ardından Suudi Arabistan, Kızıldeniz'deki Yanbu limanına petrol taşımak için giderek daha fazla Doğu-Batı Ham Petrol Boru Hattı'na bağımlı hale geldi.</p><p></p><p>Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'ne (OPEC) göre, Suudi ham petrol ihracatının %80'e kadarı Asya pazarlarına yönelik ve bu da Babülmendep Boğazı'nı stratejik açıdan kritik hale getiriyor.</p><p></p><p>Fakat son iki haftada Husi güçleri, boğaza yakın Muha ve Dhubab şehirlerindeki hükümet mevzilerini ele geçirdi ve su yolunun kalbindeki stratejik Perim adası üzerindeki kontrolünü pekiştirdi.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202026/husi-3.jpg" alt="husi-3"></p><p></p><p>Husiler, başkent Sana merkezli bir yönetim aracılığıyla Suudi sınırına yakın kuzey Yemen'in büyük bir bölümünü zaten kontrol ediyordu.</p><p></p><p>2015'te Suudi Arabistan , Yemen'de Meşruiyeti Yeniden Sağlama Koalisyonu'nu kurdu. Birleşmiş Milletler'e göre, Suudi liderliğindeki koalisyon binlerce hava saldırısı düzenleyerek on binlerce insanı öldürdü ve bu durum eleştirilere yol açtı.</p><p></p><p>Çatışmaların 150 binden fazla kişinin ölümüne yol açtığı ve 4,8 milyon kişinin yerinden edildiği, 19,5 milyon kişinin (nüfusun yarısı) ise bir tür yardıma muhtaç olduğu bildiriliyor.</p><p></p><p>2022'deki ateşkesin ardından yıllarca süren bir sükunet yaşandı ama Husilerin son saldırısı, grubun giderek artan askeri ve örgütsel kabiliyetini ortaya koyuyor.</p><p></p><p>Cambridge Üniversitesi'nden Dr. Elisabeth Kendall, BBC News'e yaptığı açıklamada, "Bugün gördüğümüz şey, yalnızca deneyimli, disiplinli ve örgütlü bir hareket değil, aynı zamanda mesajlaşma ve hedefleme alanlarında yapay zeka gibi gelişmiş teknolojilerden de yararlanan bir hareket" dedi.</p><p></p><p>Suudi Arabistan ve ABD yetkilileri, İran'ı BM silah ambargosunu ihlal ederek Husi milislerine insansız hava araçları, seyir füzeleri ve balistik füzeler gibi silahlar kaçırmakla suçladı.</p><p></p><p>İran ise Husi milislerine silah sağladığını reddederek, yalnızca siyasi olarak desteklediğini söylüyor.</p><p></p><p>İtalyan Uluslararası Siyasi Çalışmalar Enstitüsü'ne göre ise İran, Yemen'de Husi milislerinin insansız hava aracı üretmek için fabrikalar kurmasına yardımcı oldu.</p><p></p><p>ABD merkezli West Point Askeri Akademisi'ndeki Terörle Mücadele Merkezi'ne göre, Husiler ayrıca Lübnan'daki Hizbullah'tan da askeri tavsiye ve destek aldılar.</p><p></p><p>Husiler, İran'ın gündemini takip ettikleri yönündeki iddiaları kendileri reddediyor.</p><p></p><p>Düşünce kuruluşu Chatham House'daki Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nden Farea Al-Muslimi, Babülmendep'teki ilerlemelerinin Tahran'ın bölgesel konumunu güçlendirdiğini söylüyor.</p><p></p><p>"İran, ABD ile olan ilişkilerinde artık eskisinden daha büyük bir nüfuza sahip" diyor.</p><p></p><p>Ancak Kendall "İran'ın desteği olmasa bile, Husilerin yaptıklarına devam etmelerini beklerdim. Kendi motivasyonları ve hedefleri var. Şu anda bu motivasyonlar para, nüfuz, etki ve nihayetinde siyasi tanınma etrafında dönüyor gibi görünüyor" diye ekliyor:</p><p></p><p>"Husiler İran'ın silahları, eğitimi ve istihbaratı olmadan bu seviyede faaliyet gösteremezdi ama İran'ın Husiler üzerinde doğrudan komuta ve kontrolü olup olmadığı belirsiz."</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202026/husi-2.jpg" alt="husi-2"></p><p></p><p><b><i>Husiler, Suudi Arabistan'ı son günlerde Yemen'deki hedeflere yönelik düzinelerce hava saldırısı düzenlemekle suçluyor.</i></b></p><p></p><p>Biden yönetimi, göreve geldikten bir ay geçmeden, Ocak 2021'de Husileri ABD'nin Yabancı Terör Örgütleri listesinden çıkardı. 22 Ocak 2025'te Başkan Donald Trump bu kararı yeniden yürürlüğe koydu.</p><p></p><p>Ancak Başkan Yardımcısı JD Vance, Washington'ın Yemen'deki son gelişmelerle ilgili Husi milisleriyle doğrudan görüşmeler yaptığını açıkladı. Vance, ABD'nin grubun Perim Adası'nı ele geçirmesinden endişe duyduğunu ve olayları yakından izlediğini de sözlerine ekledi.</p><p></p><p>14 Eylül'de ABD Merkez Komutanlığı komutanı Amiral Brad Cooper, Suudi Arabistan'a giderek Veliaht Prens Muhammed bin Salman ile görüştü.</p><p></p><p>CNN, kaynaklara dayanarak Salman'ın Trump ile iki kez görüştüğünü ve Husi milislerine karşı askeri müdahale yetkisi vermesini istediğini, ancak Trump'ın bu talebi reddettiğini bildirdi.</p><p></p><p>Alghashian "Bu, Suudi Arabistan'ın Amerika Birleşik Devletleri ile olan güvenlik ilişkisine dair duyduğu hayal kırıklığının özüne iniyor" diyor:</p><p></p><p>"Suudiler, yalnızca ABD'ye güvenemeyeceklerinin farkındalar."</p><p></p><p>Riyad, egemenliğini, vatandaşlarını ve hayati çıkarlarını savunma hakkının meşru olduğunu vurgulamaya devam ediyor. Husiler ise Suudi Arabistan'ı son günlerde Yemen'deki hedeflere yönelik düzinelerce hava saldırısı düzenlemekle suçluyor.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202026/husi-1.jpg" alt="husi-1"></p><p></p><p><b><i>Husi savaşçıları Kızıldeniz'e açılan kapıdaki mevzilerini güçlendirmeye devam ediyor</i></b></p><p></p><p>Husi sözcüsü Muhammed Abdulsalam, son operasyonlarının uluslararası denizciliği tehdit etmediğini ve Suudi Arabistan'ın Yemen'e uyguladığı ablukanın kalkması ve ülkeye yönelik saldırıların sona ermesiyle birlikte operasyonların durdurulacağını söyledi.</p><p></p><p>"Kızıldeniz ve Babülmendep'te uluslararası denizcilik ve ticaret güvenli ve düzenli bir şekilde devam etmekte" diye ekledi.</p><p></p><p>Kendall "Husiler, kendilerine karşı koordineli bir uluslararası askeri harekatı çekmek istemedikleri için mesajlarında çok dikkatli davranıyorlar. Şimdilik düşmanlıklarının çoğunu Suudi Arabistan'a yöneltiyorlar" dedi.</p><p></p><p>ABD-İsrail-İran savaşı sırasında Suudi Arabistan, İran'dan fırlatılan düzinelerce füze ve insansız hava aracı tarafından hedef alındı.</p><p></p><p>Ateşkesin ardından bile Suudi yetkililer, saldırıların Irak topraklarından faaliyet gösteren İran destekli milisler ve Husiler tarafından devam ettiğini söylüyor.</p><p></p><p>11 Eylül'de ise Suudi Enerji Bakanlığı, Irak'ın güneyinden fırlatıldığı düşünülen insansız hava araçlarının Doğu-Batı Ham Petrol Boru Hattı'nı vurmasının ardından faaliyetlerini geçici olarak askıya aldı.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202026/husi-5.jpg" alt="husi-5"></p><p></p><p>Suudi Arabistan şu anda son derece karmaşık bir ikilemle karşı karşıya.</p><p></p><p>2015-2022 çatışmasının deneyimi göz önüne alındığında, Husilere karşı askeri bir müdahalenin başarı garantisi yok.</p><p></p><p>Bu müdahale, şu anda mevcut olmayan bölgesel ve uluslararası desteğe ihtiyaç duyacak ve özellikle Husilerin sahip olduğuna inanılan gelişmiş füze ve insansız hava aracı yetenekleri göz önüne alındığında önemli riskler barındırıyor.</p><p></p><p>Al-Muslimi "Yemen'in topoğrafyası, antropolojik ve sosyal özellikleri, ağır silahlı yapısı, zayıf devlet kurumları ve güçlü, baskın bir iç müttefikin yokluğu, Suudi Arabistan veya başka herhangi bir ülke tarafından üstlenilecek herhangi bir askeri görevi zorlaştırıyor, hatta imkansız hale getiriyor" dedi.</p><p></p><p>Ancak karşılık vermemek, Suudi Arabistan'ı gelecekte milisler ve bölgesel aktörler tarafından yapılacak baskı veya saldırılara karşı savunmasız bırakabilir.</p><p></p><p>Alghashian "Suudiler kendilerini izole edilmiş hissetmekten ziyade, aşırı yük altında hissediyorlar" diyor:</p><p></p><p>"Aynı anda birden fazla krizle karşı karşıya bir bölgenin parçasıyız. Birçok cephede yangınlar çıkıyor ve bunların hepsiyle aynı anda başa çıkmak son derece zor."</p><p></p><p>Suudi diplomasisi, dünyanın en önemli deniz koridorlarından birine yönelik büyüyen Husi tehdidine karşı uluslararası destek ararken, Ensar Allah savaşçıları Kızıldeniz'e açılan kapıdaki mevzilerini güçlendirmeye devam ediyor.</p><p></p><p>Riyad için, bugün harekete geçmeyi ertelemenin yarın harekete geçmeyi imkansız hale getirebileceğine dair artan bir endişe var.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Şartlarımız yerine getirilmediği sürece Hürmüz Boğazı açılmayacak"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/sartlarimiz-yerine-getirilmedigi-surece-hurmuz-bogazi-acilmayacak-2291/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/sartlarimiz-yerine-getirilmedigi-surece-hurmuz-bogazi-acilmayacak-2291/</id>
<published><![CDATA[2026-09-20T10:16:14+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-20T10:16:14+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8BA10B-9D801A-83C704-034141-BAC6E9-976C5C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran resmi haber ajansı IRNA'nın haberine göre Kalibaf, İran Meclisinde milletvekillerine hitaben yaptığı konuşmada gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p></p><p>Diplomasi sahnesinde "akılcı ve pazarlığa kapalı" bir tutum izlediklerini dile getiren Kalibaf, İran'ın mesaj ve şartlarının aracılar vasıtasıyla ABD'ye iletildiğini ifade etti.</p><p></p><p>Kalibaf, "Bu şartlar yerine getirilmediği sürece, İran halkının meşru hakları tanınmadıkça ve ABD taahhütlerini uygulamadıkça, hiçbir şekilde müzakerelerden öncesine dönülmeyecek ve Hürmüz Boğazı açılmayacak." dedi.</p><p></p><p>İran'da ABD ile müzakerelere karşı çıkan kesimlere de seslenen Kalibaf, "Biz, savaş ya da müzakere şeklindeki ikilemin gerçekçi olmadığına, hem savaşılması hem de müzakere edilmesi gerektiğine inanıyoruz." diye konuştu.</p><p></p><p>Makul ve güçlü şekilde savaşılması, uygun zamanda ise güç ve akılcılıkla müzakere edilmesi gerektiğini söyleyen Kalibaf, şu ifadeleri kullandı:</p><p></p><p>"Gerektiği anda sahip olduğumuz tüm askeri kapasiteyle düşmanı geri püskürtmeli ve ona ağır darbeler indirmeliyiz. Ancak sahada önemli bir zafer elde ettiğimiz ve düşmanın zayıf durumda olduğu bir zamanda, diplomasi araçlarıyla bu kazanımları pekiştirmeliyiz."</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">BM raporuna göre ABD, İran'da savaş suçu işledi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/bm-raporuna-gore-abd-iranda-savas-sucu-isledi-8829/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/bm-raporuna-gore-abd-iranda-savas-sucu-isledi-8829/</id>
<published><![CDATA[2026-09-20T02:50:08+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-20T02:50:08+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2FCC1C-CF2697-EA0837-599C4A-E55BFF-C5FA98.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Shakhsanam KURBANOVA</p><p></p><p>Birleşmiş Milletler’in İran'a ilişkin Bağımsız Uluslararası Olgu Tespit Misyonun açıkladığı raporda, şubat ayında bir okul ve bir spor tesisine yönelik iki askeri saldırının arkasında Amerika Birleşik Devletleri'nin bulunduğuna dair "makul gerekçeler" tespit ettiğini ve bu saldırıların uluslararası hukuk kapsamında savaş suçu oluşturduğunu duyurdu. Bangladeşli hukukçu Sara Hossain başkanlığındaki ve 2022'de BM İnsan Hakları Konseyi tarafından kurulan bağımsız uzmanlardan oluşan misyonun raporu, Cenevre'deki Konsey'e sunulmak üzere hazırlandı.</p><p>Raporun odaklandığı ilk olay, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik hava saldırılarını başlattığı 28 Şubat günü güney İran'ın Minab kentindeki Şecere-i Tayyibe İlkokulu'na düzenlenen saldırı. İran makamlarına göre saldırıda aralarında yaklaşık 120 öğrencinin de bulunduğu 150'den fazla kişi hayatını kaybetti. BM uzmanları, okulun "açıkça tanımlanabilir bir sivil obje" olduğunu ve askeri amaçla kullanıldığına dair hiçbir kanıt bulunmadığını belirledi.</p><p>Rapora göre ABD, okulun bitişiğinde bulunan bir İslam Devrim Muhafızları Ordusu (İDMO) deniz tesisiyle ilgili hedefleme veri tabanlarını güncellemedeki ve binanın askeri bir hedef olduğunu teyit etmedeki başarısızlığı, sıradan bir ihmalin ötesine geçti. Misyon, ABD'nin saldırıyı üst düzey bir İran askeri komutanının binada bulunduğuna işaret eden istihbarata dayandırdığını, ancak saldırıyı başlatmadan önce bu bilgiyi yeterince doğrulamadığını tespit etti.</p><p>TUNGSTEN PELETLİ FÜZELERLE 22 SİVİL ÖLÜMÜ</p><p>Misyonun incelediği ikinci saldırı, aynı gün Lamerd kentinde bir spor kompleksi ve çevresindeki yerleşim bölgesine yönelik hava saldırısı. Rapora göre bu saldırıda hassas güdümlü füzeler tungsten pelet bulutları yaydı ve 22 sivil erkek ve kadın hayatını kaybetti. Misyon, saldırıya uğrayan spor merkezinin de bitişiğindeki bir İDMO tesisinden "görünür biçimde ayrı" olduğu sonucuna vardı; saldırı yakındaki konut binalarına ve bir okula da zarar verdi.</p><p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) mart ayında yaptığı açıklamada, ABD güçlerinin o gün Lamerd kentine herhangi bir saldırı düzenlemediğini savunmuştu.</p><p>WASHİNGTON'IN SAVUNMASI VE SÜREGELEN İÇ SORUŞTURMA</p><p>Haziran ayında Başkan Donald Trump, konuya ilişkin bir soruşturmaya atıfla İran'daki bir kız okulunun "kimse tarafından" kasıtlı olarak hedef alınmadığını söylemişti. Ancak Reuters'ın daha önceki haberine göre ABD ordusunun yürüttüğü ilk iç soruşturma, ABD güçlerinin güney İran'daki Minab’da ölümcül saldırıdan büyük olasılıkla sorumlu olduğunu ortaya koymuştu. Pentagon soruşturmayı daha üst bir düzeye taşımış olsa da bugüne kadar herhangi bir ön bulgu yayımlamadı.</p><p>BM raporunun açıklanmasının ardından Pentagon, "dışarıdan bir kuruluş tarafından yürütülen" bu rapora yorum yapmayı reddederek "Soruşturmamız devam ediyor, şu an açıklayacak bir şeyimiz yok" açıklamasını yaptı. Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly ise BM İnsan Hakları Konseyi'nin "insan hakları adına hiçbir şey başaramadığını" öne sürdü.</p><p>İNSANLIĞA KARŞI SUÇ</p><p>Olgu Tespit Misyonu'nun raporu tek taraflı değil. Belgeye göre İran makamları da, ABD-İsrail saldırılarından haftalar önce aralık ayı sonunda başlayan ve ülke genelinde yayılan hükümet karşıtı protestoları bastırma sürecinde insanlığa karşı suç işledi. Misyon, İran'ın protestoculara yönelik ölümcül müdahalesini de ayrıntılı biçimde inceledi ve bu müdahalenin uluslararası hukuk kapsamında sistematik ihlaller teşkil ettiğini değerlendirdi. İran makamları ise sistematik hak ihlali iddialarını tutarlı biçimde reddediyor.</p><p>2022'de kurulan Bağımsız Uluslararası Olgu Tespit Misyonu, daha önce Şubat 2024'te yayımladığı bir raporda İran makamlarının ciddi insan hakları ihlalleri işlediğine ve bu ihlallerin büyük bölümünün insanlığa karşı suç kapsamına girdiğine dair "makul gerekçeler" bulunduğu sonucuna varmıştı. Yeni rapor, misyonun uzmanları tarafından 47 üye ülkeden oluşan BM İnsan Hakları Konseyi'ne sunulmak üzere hazırlandı.</p><p>İran ve ABD'nin Cenevre'deki daimî misyonları, Reuters’in yorum taleplerine derhal yanıt vermedi. ABD yetkilileri daha önce askeri operasyonların silahlı çatışma hukukuna uygun biçimde yürütüldüğünü savunmuştu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İran, Hürmüz'de Togo bayraklı petrol tankerini vurdu</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iran-hurmuzde-togo-bayrakli-petrol-tankerini-vurdu-7397/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iran-hurmuzde-togo-bayrakli-petrol-tankerini-vurdu-7397/</id>
<published><![CDATA[2026-09-18T08:48:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-18T08:48:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7A4A7E-F7F1F2-5158B7-12DA75-524E8D-0672B3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri tarafından yapılan yazılı açıklamada, Togo bayrağı taşıyan "Trend" adlı petrol tankerinin dün ABD ordusunun "kışkırtması" ve "aldatmasıyla" Hürmüz Boğazı'ndan "yasa dışı" şekilde geçmeye çalışırken hedef alındığı belirtildi.</p><p></p><p>Geminin vurularak durdurulduğu ve gemide yangın çıktığı aktarılırken, Boğaz'dan "yasa dışı" geçmeye çalışan herhangi bir geminin "imha edileceği" kaydedildi.</p><p></p><p>İran, ABD-İsrail'in 28 Şubat'taki saldırılarının ardından başlayan savaşta Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri durdurmuş ve "izinsiz" geçmek isteyen gemileri hedef almaya başlamıştı. 17 Haziran'da İran-ABD arasında imzalanan mutabakat zaptı sonrasında Boğaz'dan geçişlere izin verilmişti. İran, ABD ile mutabakatın uygulanması konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle 8 Temmuz'da yeniden alevlenen savaşın ardından 12 Temmuz'da Boğaz'ı yeniden kapatmıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD vize vermemişti: Mahmud Abbas BM'ye video mesajla hitap edecek</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-vize-vermemisti-mahmud-abbas-bmye-video-mesajla-hitap-edecek-1795/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-vize-vermemisti-mahmud-abbas-bmye-video-mesajla-hitap-edecek-1795/</id>
<published><![CDATA[2026-09-18T08:33:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-18T08:33:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6F522C-C40A8F-2987D0-26E3FA-CA6766-CAAC8B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, ABD'nin Filistin heyetine vize vermeyi ikinci kez reddetmesinin ardından Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın gelecek hafta düzenlenecek üst düzey oturumda önceden kaydedilmiş video aracılığıyla konuşmasına izin veren kararı kabul etti.</p><p></p><p>Karar, 152 ülkenin desteği, 4 çekimser ve aralarında ABD ve İsrail'in de bulunduğu 3 ret oyuyla kabul edildi.</p><p></p><p>Karar, Washington yönetiminin, New York'ta düzenlenecek sonbahar BM Genel Kurulu toplantısının başlamasına günler kala Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) üyeleri ve Filistin yönetimi yetkililerinin ülkeye girişini engelleyen vize yaptırımlarını uzatmasının ardından geldi.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İran'ın ABD üslerine verdiği yoğun hasarı gösteren fotoğraflar</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iranin-abd-uslerine-verdigi-yogun-hasari-gosteren-fotograflar-3580/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iranin-abd-uslerine-verdigi-yogun-hasari-gosteren-fotograflar-3580/</id>
<published><![CDATA[2026-09-17T11:15:06+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-17T11:15:06+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_191F23-5554E7-C06423-654AA2-421F37-D03E5D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Aktif görevdeki askeri personel tarafından sağlanan fotoğraflarda, parçalanmış bir radar uçağı, devrilmiş römorklar ve ağır hasar görmüş binalar görülüyor.</p><p></p><p>Tarihi olmayan fotoğraflar, ABD'nin Suudi Arabistan ve Kuveyt'teki üslerinde ve tesislerinde çekildi.</p><p></p><p>CBS'nin ismini açıklamadığı bir askeri yetkili "Bu, üslerimizde meydana gelen ve Amerikan kamuoyuna henüz iletilmeyen büyük bir hasar" dedi.</p><p></p><p>Yetkili yaşananları "Gözlerimiz kapalı bir şekilde orada duruyor ve yüzümüze yumruk yiyorduk" diye tarif etti.</p><p></p><p>Beyaz Saray, BBC'nin sorularını ABD Merkez Komutanlığı'na yönlendirdi. Merkez Komutanlığı, yorum talebine yanıt vermedi.</p><p></p><p>BBC tarafından bağımsız olarak doğrulanmamış fotoğraflar, Pentagon'un denetleme biriminin Ortadoğu'daki ABD üslerinde bulunan yüzlerce bina ve yapının hasar gördüğünü ve yıkıldığını doğrulayan raporunun yayınlanmasından bir gün sonra görüldü.</p><p></p><p>Fotoğraflardan birinde, Suudi Arabistan'daki Prens Sultan Hava Kuvvetleri Üssü'nde tahrip olmuş bir Boeing E-3 Sentry uçağı görülüyor. Uçak ikiye ayrılmış, kuyruk kısmı bir metal yığını haline gelmişti.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202026/us-2.jpg" alt="us-2"></p><p></p><p><b><i>Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'ın yaklaşık 100 km güneydoğusunda bulunan Prens Sultan hava üssünde imha edilmiş bir Boeing E-3 Sentry uçağı görülüyor.</i></b></p><p></p><p>Fotoğrafın tarihi belirtilmemiş olsa da BBC'nin doğrulama birimi BBC Verify daha önce Mart ayında aynı radar uçağına ait olduğu anlaşılan benzer bir fotoğrafı teyit etmişti.</p><p></p><p>Boeing E-3 Awacs uçakları, olası tehditlere karşı erken uyarı sağlamak amacıyla uzun menzillerde potansiyel hedefleri tespit etmek ve izlemek için kullanılıyor.</p><p></p><p>O dönemde bir ABD yetkilisi Reuters'e, İran'ın hava üssüne düzenlediği saldırıda 12 ABD personelinin yaralandığını, bunlardan ikisinin durumunun ağır olduğunu söylemişti.</p><p></p><p>Kuveyt'teki Camp Beuhring Üssü'nden olduğu belirtilen, tarih belirtilmemiş iki fotoğrafta ise çökmüş karavanlar ve bölgeden yükselen dumanlar arasında paramparça olmuş büyük bir çadır benzeri yapı görülüyor.</p><p></p><p>Kuveyt'teki Camp Buehring'de İran saldırısı sonucu tesisler imha oldu.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202026/us-1.jpg" alt="us-1"></p><p></p><p><b><i>Kuveyt'teki Camp Buehring'de İran'ın düzenlediği bir saldırıda hasar gören bir yapıdan yükselen duman görülüyor.</i></b></p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202026/us-3.jpg" alt="us-3"></p><p></p><p><b><i>Kuveyt'teki Camp Buehring'de İran saldırısında hasar gören bir yapıdan yükselen duman görülüyor.</i></b></p><p></p><p>Bir diğer görselde ise Kuveyt'teki Arifjan Kampı'nda İran'ın düzenlediği bir saldırı sonucu hasar gören dört katlı bir bina görülüyor.</p><p></p><p>Mart ayında, uydu iletişim donanımı da dahil bölgede hasar meydana geldiği bildirilmişti, ancak bu görüntünün aynı saldırıdan olup olmadığı net değil.</p><p></p><p>Hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi yönetimlerde ulusal güvenlik yetkilisi olarak görev yapmış Brian Katulis, görsellerdeki hasarın "Amerika'nın savunmasını yeterince hazırlamadığını" gösterdiğini söyledi.</p><p></p><p>Ortadoğu Enstitüsü'nden kıdemli araştırmacı Katulis, "Çin ve Rusya gibi ABD'nin düşmanlarının İran'a hedef belirlemede yardımcı olduğuna dair güçlü kanıtlar var" diye ekledi.</p><p></p><p>"Trump yönetimi bu zaafları gidermek için hiçbir şey yapmadı."</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202026/us-4.jpg" alt="us-4"></p><p><b><i><br /></i></b></p><p><b><i>Kuveyt'teki Camp Arifjan'da çekilen bu fotoğrafta bir binadaki hasar görülebiliyor.</i></b></p><p></p><p>Bu görüntüler, Pentagon'un denetleme biriminin yayınladığı ve İran'ın saldırılarının "çatışma sırasında Kuveyt, Bahreyn, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Irak, Umman ve Ürdün'deki ABD üslerinde yüzlerce bina ve yapıyı hasara uğratıp, yok ettiğini" vurgulayan raporun hemen ardından yayınlandı.</p><p></p><p>Raporda ayrıca, ekipman kayıplarının toplamda 3,7 milyar dolar olduğu belirtildi. Genel olarak, ABD'nin 29 Haziran'a kadar savaşa 33,4 milyar dolar harcadığı ifade edildi.</p><p></p><p>Raporda, savaşın başlamasının ardından geçen aylarda "onlarca ABD uçağının imha edildiği veya hasar gördüğü" belirtiliyor.</p><p></p><p>Belgede, hasar gören uçaklardan birkaçının listesi yer alıyor. Bunlar arasında "İran mühimmatı tarafından Suudi Arabistan'da yerde hasar gören veya imha edilen" beş yakıt ikmal uçağı da bulunuyor.</p><p></p><p>Kongre Bütçe Ofisi'nin ayrı bir raporunda, E-3 uçağının artık üretimde olmadığı ve daha modern bir muadili olan E-7 ile değiştirilmesi gerektiği belirtiliyor.</p><p></p><p>Bütçe Ofisi, yalnızca E-3 uçağının maliyetinin 500 milyon dolar olduğunu ve savaşta kaybedilen ekipmanların (uçaklar, insansız hava araçları ve yüksek irtifa alan savunma sistemi dahil) tahmini toplam maliyetinin 1,9 milyar dolar olduğunu belirtti.</p><p></p><p>Savunma bakanlığının bilgi taleplerine yanıt vermemesi nedeniyle incelemede "belirsizlik" olduğunu ve bu nedenle kurumun hükümet veri tabanlarına ve kamuya açık raporlara bel bağlamak zorunda kaldığını vurguladı.</p><p></p><p>Rapora göre, ABD ordusunun yapmayı planladığı onarım ve yeniden yapılanma çalışmalarının kapsamı da henüz net değil.</p><p></p><p>Ortadoğu Enstitüsü'nden Brian Katulis, "Bu maliyetler, Trump yönetiminin değerli askeri kaynakları nasıl israf ettiğini ve karşılığında pek bir şey elde edemediğini gösterse de" asıl zararın ABD'nin genel askeri hazırlığına verildiğini söyledi.</p><p></p><p>"Amerika Birleşik Devletleri, askeri varlıklarını Asya'dan Orta Doğu'ya kaydırmak zorunda kaldı. Bu da Amerika'yı ve Asya'daki ortaklarını Çin'e karşı daha savunmasız ve kırılgan hale getirdi" dedi.</p><p></p><p>"Ayrıca, ABD'nin mühimmatının tükenmesi, Rusya'yı Amerika'nın NATO müttefikleriyle zaaflarını araştırmaya ve Ukrayna'ya karşı savaşını sürdürmeye daha istekli hale getiriyor."</p><p></p><p>ABD'nin ekipman kayıplarını karşılayacak mali kaynaklara sahip olmasına rağmen, zaten bütçe sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu ve Ortadoğu'da veya dünyanın başka yerlerinde muhtemel çatışmaların tırmanmasına hazırlanmak için yeterince hızlı hareket edemeyebileceğini de sözlerine ekledi.</p><p></p><p>ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a ortak saldırılar düzenlemesiyle başlayan çatışmaya son verilmesi için Beyaz Saray üzerinde kamuoyu ve siyasi baskı artıyor.</p><p></p><p>Savaşın başlamasından bu yana İran, Körfez'deki ABD üslerine ve müttefik devletlere, ayrıca İsrail'e defalarca saldırdı.</p><p></p><p>ABD Temsilciler Meclisi, İran'daki savaşı sona erdirmek için 15 Eylül Salı gecesi üçüncü kez oylama yaparak, Başkan Donald Trump'ı Kongre onayı olmaksızın ABD askeri müdahalesini sona erdirmeye zorlayacak bir tasarıyı onayladı.</p><p></p><p>Kasım ayındaki ABD ara seçimleri öncesinde Temsilciler Meclisi'nde bu konudaki son oylama olabilecek tercih birkaç Cumhuriyetçinin de desteğiyle kabul edildi.</p><p></p><p>Tasarı, onaylanma yolunda belirsiz bir durumla karşı karşıya. ABD Senatosu konuyu ele alıp almayacağına dair henüz bir açıklama yapmadı.</p><p></p><p>Aynı gün, görev süresi sona ermekte olan Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Thomas Massie de, İran savaşının ABD için maliyetine ilişkin yeni ayrıntıların ortaya çıkmasıyla birlikte Savunma Bakanı Pete Hegseth'i görevden alma girişiminde bulunacağını açıkladı.</p><p></p><p>Trump yönetimi Hegseth'i destekledi ve ABD Adalet Bakanı Todd Blanche gazetecilere Hegseth'in "olağanüstü bir iş çıkardığını" söyledi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD ile Husiler Umman'da gizlice görüştü</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-ile-husiler-ummanda-gizlice-gorustu-365/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-ile-husiler-ummanda-gizlice-gorustu-365/</id>
<published><![CDATA[2026-09-17T10:31:13+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-17T10:31:13+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C9AC10-C1358B-A41F0E-763695-4DBFDD-6FF515.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD'li yetkililer ile Yemen'deki İran destekli Husiler, Suudi Arabistan'ın Yemen'deki Husi ilerleyişi karşısında Washington'dan askeri destek talep ettiği bir dönemde Umman'da bir araya geldi.</p><p></p><p>Reuters'ın beş kaynağa dayandırdığı habere göre, daha önce kamuoyuna açıklanmayan görüşme hafta sonu Umman'ın başkenti Maskat'taki ABD Büyükelçiliği'nde gerçekleştirildi. Kaynaklardan ikisi, bölgesel krizlerde arabuluculuk rolüyle öne çıkan Umman yönetiminin görüşmenin organize edilmesine yardımcı olduğunu belirtti.</p><p></p><p>Görüşmede Husilerin ABD gemilerini hedef alma niyetinde olmadığını ve Washington ile Mayıs 2025'te varılan ateşkese bağlı kaldığını ABD'li yetkililere ilettiği aktarıldı.</p><p></p><p>Suudi gemileri kapsam dışında</p><p></p><p>Görüşmenin en dikkat çekici unsurlarından biri ise Husilerin ticari gemilere yönelik saldırılar konusunda verdiği mesaj oldu.</p><p></p><p>Reuters'a konuşan Yemenli bir kaynak, Husilerin ticari gemileri hedef almayacaklarını, ancak Suudi Arabistan'a ait gemilerin bu taahhüdün dışında tutulacağını söyledi.</p><p></p><p>Bu gelişme, Husilerin son dönemde Suudi Arabistan'a karşı yürüttüğü saldırılar ve Riyad'ın Yemen'deki Husi ilerleyişi karşısında Washington'dan destek istemesiyle birlikte değerlendiriliyor.</p><p></p><p>Suudi Arabistan, 2015'ten bu yana Husilere karşı savaşan koalisyona öncülük ediyor. Yemen'deki çatışmalar son yıllarda büyük ölçüde yatışmıştı ancak Husilerin temmuz ayında Kızıldeniz'deki Suudi gemilerine abluka ilan etmesiyle çatışmalar yeniden yoğunlaştı.</p><p></p><p><b>Husiler Kızıldeniz kıyısında ilerledi</b></p><p></p><p>Husiler geçen hafta Yemen'in Kızıldeniz kıyısının büyük bölümünde kontrolü ele geçirirken, stratejik öneme sahip Moha Limanı ve Babülmendep Boğazı'nın girişindeki Perim Adası'nı da ele geçirdi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Husiler, Suudi Arabistan'ın F-15 jetini düşürdü</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/husiler-suudi-arabistanin-f-15-jetini-dusurdu-657/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/husiler-suudi-arabistanin-f-15-jetini-dusurdu-657/</id>
<published><![CDATA[2026-09-16T09:33:24+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-16T09:33:24+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F05936-C8D953-21088C-CF6F79-B398BD-3164A3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, yaptığı açıklamada Suudi Arabistan'a ait F-15 savaş uçağının Yemen'in Marib vilayeti üzerinde düşürüldüğünü söyledi. Seri, uçağın yerel üretim bir karadan havaya füze kullanılarak vurulduğunu belirtti.</p><p></p><p>Suudi Arabistan makamlarından ise söz konusu uçağın düşürüldüğüne ilişkin henüz resmi bir doğrulama gelmedi.</p><p></p><p><b>Suudi Arabistan: Mekke'ye yönelen İHA imha edildi</b></p><p></p><p>Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon ise ülkenin hava savunma sistemlerinin Mekke'ye doğru ilerleyen bir İHA'yı engelleyerek imha ettiğini açıkladı.</p><p></p><p>Koalisyon sözcüsü Turki el-Maliki, İHA'nın Mekke'nin yasaklı hava sahasına girmeden önce 15 Eylül akşamı Suudi hava savunma güçleri tarafından düşürüldüğünü bildirdi. Suudi makamları, İHA'nın Husiler tarafından gönderildiğini savundu.</p><p></p><p>Koalisyon açıklamasında olayın, Husilerin Mekke'yi hedef aldığı öne sürülen ikinci girişim olduğu belirtildi. İlk olayın 27 Temmuz 2017'de balistik füzeyle gerçekleştirildiği iddia edildi.</p><p></p><p><b>Husiler: Mide bulandırıcı bir yalan</b></p><p></p><p>Husilerin siyasi büro üyelerinden Hizam el-Esad ise Suudi Arabistan'ın Mekke'ye yönelik saldırı girişimi iddiasını reddetti.</p><p></p><p>El-Esad, X hesabından yaptığı açıklamada, "Mekke'yi hedef aldığımız yönündeki iddialar, daha önce de kullanılmış ve artık kimseyi kandırmayan mide bulandırıcı bir yalandır" ifadelerini kullandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Netanyahu ile Ben-Gvir arasındaki anlaşmazlık tırmanıyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/netanyahu-ile-ben-gvir-arasindaki-anlasmazlik-tirmaniyor-5748/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/netanyahu-ile-ben-gvir-arasindaki-anlasmazlik-tirmaniyor-5748/</id>
<published><![CDATA[2026-09-16T08:58:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-16T08:58:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D0CFEB-AD917E-C6043E-2A0127-699621-28654F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İsrail merkezli Kanal 12 televizyonunun haberinde, 27 Ekim'de yapılması planlanan erken genel seçim tarihinin netleşmesinin ardından, Ben-Gvir'in bir sonraki koalisyon hükümetinde yer alıp almayacağı konusunda taraflar arasında görüş ayrılıklarının baş gösterdiği belirtildi.</p><p></p><p>Haberde, Netanyahu’nun Ben-Gvir ve Likud Milletvekili Tally Gotliv ile bir görüşme yaptığı ve Yahudi Gücü Partisinin kuracağı bir sonraki koalisyonda yer alacağı yönünde güvence verdiği iddia edildi.</p><p></p><p>- Yahudi Gücü Partisi iddiaları yalanladı</p><p></p><p>Yahudi Gücü Partisinden yapılan açıklamada ise haberdeki iddialar reddedilerek, "Son haftalarda Bakan Ben-Gvir ile Başbakan arasında herhangi bir görüşme gerçekleşmemiş ve bu yönde bir mesaj iletilmemiştir." ifadesine yer verildi.</p><p></p><p>Açıklamada, Netanyahu'nun çeşitli çevrelere Yahudi Gücü Partisinin yeni hükümette yer almayacağını söylediği aktarılarak, şunlar kaydedildi:</p><p></p><p>"Netanyahu, hükümette Ben-Gvir yerine Yeş Atid/Yashar çizgisindeki Gadi Eisenkot'u ortak olarak görmek istiyor."</p><p></p><p>Ben-Gvir de ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda Netanyahu'ya tepki göstererek, partisi Yahudi Gücü'nün kendisine Likud içindeki bazı üyelerden daha sadık olduğunu savundu ve kendisinin Eisenkot ile değiştirilme çabalarını eleştirdi.</p><p></p><p>İsrail'de 120 sandalyeli meclisin üyelerini belirlemek için genel seçimlerin 27 Ekim'de yapılması planlanıyor.</p><p></p><p>Nispi temsil sistemi nedeniyle ülkede hükümet kurulumu partiler arası koalisyon ittifaklarına dayanıyor.</p><p></p><p>Aralık 2022'den bu yana İsrail tarihinin "en aşırı sağcı" hükümetine başkanlık eden Netanyahu, yolsuzluk suçlamaları ve Gazze'deki saldırılar nedeniyle uluslararası baskılarla karşı karşıya bulunuyor.</p><p></p><p>Netanyahu hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından Gazze'de işlenen savaş suçları nedeniyle çıkarılmış tutuklama kararı da yer alıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İran Keşm Adası'nda MQ-9 tipi İHA düşürdü</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iran-kesm-adasinda-mq-9-tipi-iha-dusurdu-941/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iran-kesm-adasinda-mq-9-tipi-iha-dusurdu-941/</id>
<published><![CDATA[2026-09-16T08:33:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-16T08:33:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D21040-F60499-0A1CAE-5BE4BD-D3CDBC-6F05BA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Devrim Muhafızları Ordusundan yapılan yazılı açıklamada, yerel saatle 02.29'da Keşm Adası semalarında MQ-9 tipi bir İHA'nın İran hava savunma sistemi tarafından tespit edilerek vurulduğu belirtildi.</p><p></p><p>Açıklamada ayrıca bunun düşürülen 52'nci MQ-9 tipi İHA olduğu kaydedildi.</p><p></p><p>ABD ordusundan ise konuya ilişkin henüz açıklama yapılmadı.</p><p></p><p>İran resmi haber ajansı IRNA, gece saatlerinde Keşm Adası açıklarında patlama sesleri duyulduğunu bildirmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Husilerin S. Arabistan'a saldırılarında 13 kişi yaralandı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/husilerin-s-arabistana-saldirilarinda-13-kisi-yaralandi-4634/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/husilerin-s-arabistana-saldirilarinda-13-kisi-yaralandi-4634/</id>
<published><![CDATA[2026-09-15T09:29:17+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-15T09:29:17+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A46025-840A28-079493-479681-CF1804-0CBD75.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap Koalisyonu Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Husilerin, Suudi Arabistan'daki sivil altyapıya ve sivillere yönelik saldırılarına devam ettiğini belirtti.</p><p></p><p>Maliki, Hamis Muşayt, Ebha ve Taif şehirlerinde sivil altyapıya füze ve İHA'larla düzenlenen saldırılarda 13 sivilin yaralandığını, 7 ev ile 2 aracın hasar gördüğünü kaydetti.</p><p></p><p>Tuğgeneral Maliki, Koalisyon Güçleri'nin Husileri caydırmak ve düşmanca saldırılarıyla mücadele etmek için gerekli tüm operasyonel önlemleri alacağını vurguladı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İran'ın şartları yerine getirilene kadar görüşme yok"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iranin-sartlari-yerine-getirilene-kadar-gorusme-yok-4705/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iranin-sartlari-yerine-getirilene-kadar-gorusme-yok-4705/</id>
<published><![CDATA[2026-09-15T09:22:00+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-15T09:22:00+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_99BEA0-084831-F7E587-FE88FC-564865-4BE3D6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Rızai, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, Trump'ın yeniden müzakere söylemlerine geri dönmesine yanıt verdi.</p><p></p><p>"ABD Başkanının 'müzakere yok'tan 'konuşmaya hazırız'a kadar karışık mesajlarına aldanmayın." ifadesini kullanan Rızai, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Petrol ve boğazlarla ilgili dengeler değişti. Durumu kurtarmaya çalışmak, yaklaşan şeyi durdurmaya yetmeyecek. İran'ın şartları yerine getirilene kadar görüşme yok. Nokta!"</p><p></p><p>Son haftalardaki açıklamalarında İran ile görüşmeyeceklerini söyleyen Trump, dünkü açıklamasında "müzakereye açık" olduklarını belirtmişti.</p><p></p><p>İranlı yetkililer, ABD ile müzakerelere yeniden başlanması için Washington'un ablukayı ve ekonomik baskıları kaldırması, dondurulan İran varlıklarını serbest bırakması ve İsrail'in Lübnan'a ve Gazze'ye yönelik saldırılarının durdurulması gibi 17 Haziran'da iki ülke arasında imzalanan mutabakatta yer alan şartların karşılanmasını istiyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kızıldeniz'de enerji cephesi yeniden kızışıyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/kizildenizde-enerji-cephesi-yeniden-kizisiyor-428/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/kizildenizde-enerji-cephesi-yeniden-kizisiyor-428/</id>
<published><![CDATA[2026-09-14T10:49:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-14T10:49:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_46515C-EC8443-C57BEF-6DE473-23031B-DF64A0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Shakhsanam KURBANOVA</p><p></p><p>Yemen'deki İran destekli Husi hareketi, Suudi Arabistan'ın güneybatısındaki Jazan kentinde bulunan Saudi Aramco rafinerisini dronla vurduğunu duyurdu. Suudi Enerji Bakanlığı tesiste çıkan yangının söndürüldüğünü, can kaybı olmadığını açıklarken, saldırı Riyad ile Husiler arasındaki 2022 ateşkesini giderek daha kırılgan hale getiren saldırı zincirinin son halkası oldu.&nbsp;</p><p></p><p>Husi askeri sözcüsü Yahya Saree, saldırının "çok sayıda balistik füze ve dron" kullanılarak gerçekleştirildiğini, Aramco'nun Jazan rafinerisinin bir dronla "başarılı ve hassas biçimde" hedef alındığını duyurdu. Saree, operasyonun Suudi Arabistan'ın Sa'da ve Hajjah vilayetlerinin hava sahasını ihlal etmesine yanıt olarak düzenlendiğini belirtti. Aynı gün Husiler, Yemen'in Kızıldeniz kıyısındaki Mokha limanında Suudi destekli güçlere yönelik ayrı bir saldırı daha üstlendi; AFP'ye göre bu saldırıda en az 11 kişi öldü, 32 kişi yaralandı.&nbsp;</p><p></p><p>TESİSİN ÖNEMİ VE TEKRARLANAN SALDIRILAR&nbsp;</p><p></p><p>Jazan kompleksi, günlük 400 bin varil ham petrol işleme kapasitesiyle Suudi Arabistan'ın nispeten yeni ve modern rafinerilerinden biri; benzin, ultra düşük kükürtlü dizel, jet yakıtı ve benzen üretiyor. Bloomberg ve Energy News Beat'in aktardığına göre, 9 Ağustos saldırısı tesise yönelik son iki hafta içindeki üçüncü saldırı girişimiydi; Temmuz sonunda da Jazan ve Suudi Arabistan'ın başlıca batı kıyısı ihracat kapısı Yanbu'daki petrol tesisleri hedef alınmıştı. Aramco CEO'su Amin Nasser, tekrarlanan saldırıların üretimde geçici kesintilere yol açtığını ancak şirketin operasyonlarını hızla toparlayabildiğini, saldırıların maddi veya mali açıdan kayda değer bir etkisi olmadığını söyledi.&nbsp;</p><p></p><p>YENİ İTTİFAKLAR VE ARTAN GERİLİM&nbsp;</p><p></p><p>NBC News'in haberine göre saldırı, Suudi Arabistan'ın ABD-İsrail-İran savaşının yarattığı bölgesel istikrarsızlığa karşı Türkiye ve Pakistan ile bir savunma paktı imzalamasından yalnızca iki gün sonra gerçekleşti. Bu da saldırıyı, Riyad'ın bölgesel güvenlik mimarisini yeniden şekillendirme girişimiyle eş zamanlı bir mesaj olarak öne çıkarıyor. Wikipedia'nın derlediği kayıtlara göre, Mart 2026'da Ras Tanura rafinerisine yönelik iddia edilen bir İran saldırısı da benzer şekilde küresel petrol fiyatlarında ani sıçramalara ve Suudi propan-bütan ihracatının haftalarca durmasına yol açmıştı; bu da enerji altyapısına yönelik saldırıların bölgesel çatışmanın merkezi bir aracı haline geldiğini gösteriyor.&nbsp;</p><p></p><p>NE BEKLENİYOR&nbsp;</p><p></p><p>Al Jazeera ve Energy News Beat'in izlediği saldırı örüntüsü, Husilerin Jazan'ı tekrar tekrar hedef aldığını gösteriyor: 18 Ağustos'ta tesise yönelik üçüncü bir saldırı daha kaydedildi. Analistler, bu tekrarlanan vuruşların tek başına Suudi üretim kapasitesini kalıcı olarak sekteye uğratmasa da, sigorta maliyetlerini, tanker trafiğini ve bölgesel risk primini yukarı çekmeye devam edeceğini değerlendiriyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Husilerin ilerleyişi deniz taşımacılığı krizini tetikleyebilir mi?</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/husilerin-ilerleyisi-deniz-tasimaciligi-krizini-tetikleyebilir-mi-5972/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/husilerin-ilerleyisi-deniz-tasimaciligi-krizini-tetikleyebilir-mi-5972/</id>
<published><![CDATA[2026-09-14T09:28:39+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-14T09:28:39+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_DD5B5A-1EA307-81A68D-A39890-548EF2-69E649.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yetkililer, hükümet yanlısı güçlerin 11 Eylül Cuma günü Perim Adası'ndan çekildiğini söyledi.</p><p></p><p>İran destekli Husiler, bir hafta süren hızlı ilerleyişin ardından artık Yemen'in Kızıldeniz kıyılarının tamamını kontrol ediyor.</p><p></p><p>Bir görgü tanığı, silahlı kişilerin "Babülmendep kıyısı boyunca konuşlandığını ve askeri araçlarla devriye gezdiğini" söyledi.</p><p></p><p>Perim Adası'nın ele geçirilmesi, askeri kaynaklara göre Husilerin bir gün önce liman kenti Moha'yı ele geçirmesinin ardından gerçekleşti.</p><p></p><p>Moha sakinleri, Husi savaşçılarının Çarşamba gecesi hükümet yanlısı güçlerle yaşanan şiddetli çatışmaların ardından kente girdiğini, bunun da birçok ailenin evlerini terk etmesine yol açtığını söyledi.</p><p></p><p>Bir kişi, BBC Arapça'ya yaptığı açıklamada bunun herhangi bir uyarı olmadan gerçekleştiğini söyledi. "Bölge genelinde panik yaşandı" diyen kişi, "İnsanlar, yardım edecek kimse olmadan sokaklarda yatan yaralıların üzücü görüntüleri arasında kaçmak zorunda kaldı" ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Grubun bir haftadan uzun süre önce Suudi Arabistan destekli hükümet yanlısı güçlere karşı başlattığı son saldırıdan bu yana yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği bildiriliyor ve Birleşmiş Milletler (BM) en az 46 bin kişinin yerinden edildiği uyarısında bulundu.</p><p></p><p>Cibuti Ekonomi Bakanı İlyas Musa Davaleh, çatışmalar nedeniyle yalnızca 24 saat içinde 1.400 kişinin boğazı geçerek ülkesine ulaştığını söyledi.</p><p></p><p>Gerilimin tırmanması petrol fiyatlarındaki yükselişte de rol oynadı.</p><p></p><p><b>Suudi Arabistan deniz taşımacılığına yönelik tehditler</b></p><p></p><p>Husiler, uluslararası deniz taşımacılığına herhangi bir tehdit oluşturmadıklarını belirterek, yalnızca Suudi Arabistan'a ait gemileri hedef alacaklarını yineledi. Suudi Arabistan, ABD ile İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşın Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatmasından bu yana petrol ihracatı için bu güzergâha dayanıyor.</p><p></p><p>Ancak deniz taşımacılığı şirketlerinin bu açıklamalara temkinli yaklaşması muhtemel. Zira grup daha önce Gazze savaşı sırasında yalnızca İsrail bağlantılı gemilere saldıracağını söylemiş, ancak gerçekte görünürde herhangi bir İsrail bağlantısı olmayan birçok gemiyi de hedef almıştı.</p><p></p><p>Bu arada Husi askeri sözcüsü Yahya Seri, Telegram'da yaptığı paylaşımda grubun "geniş çaplı ve yüksek etkili bir askeri operasyon" duyuracağını söyledi.</p><p></p><p><b>Babülmendep neden önemli?</b></p><p></p><p>Babülmendep Boğazı'nın Arap Yarımadası tarafında Yemen, Afrika tarafındaysa Cibuti ve Eritre bulunuyor.</p><p></p><p>Hint Okyanusu ve Aden Körfezi'nden gelen gemiler Süveyş Kanalı'na ulaşmak için bu boğazdan geçmek zorunda.</p><p></p><p>115 km uzunluğunda ve 36 km genişliğindeki boğaz, 1869'da Süveyş Kanalı'nın açılmasıyla, uluslararası gemi ticaretinin zorunlu geçiş noktalarından biri haline geldi.</p><p></p><p>Avrupa ve Asya arasındaki en kısa deniz yolu Süveyş Kanalı'ndan geçiyor.</p><p></p><p>Kızıldeniz koridoru, küresel deniz trafiğinin en yoğun olduğu noktalardan biri. Dünyadaki tüm deniz ticaretinin dörtte biri bu rotayı kullanıyor.</p><p></p><p>Küresel petrol ticaretinin %20'si fiilen kapalı durumdaki Hürmüz Boğazı'ndan yapılıyordu. Babülmendep Boğazı da kapatılırsa, deniz yoluyla yapılan küresel petrol ticaretinin %12'lik bir kısmı daha kısıtlanmış olacak.</p><p></p><p>ABD Enerji Enformasyon İdaresi'ne göre her gün yaklaşık 5 milyon varil petrol, Ortadoğu ve Asya'dan Batı'ya gönderilirken bu boğazdan geçiyor.</p><p></p><p>Buna ek olarak küresel LNG (sıvılaştırılmış doğalgaz) ticaretinin %8'i de Babülmendep Boğazı üzerinden yapılıyor.</p><p></p><p>Bu da boğazın, küresel enerji arzının can damarlarından biri olduğu anlamına geliyor.</p><p></p><p>Hürmüz Boğazı'nın fiili olarak kapanmasıyla Kızıldeniz'in küresel ticaretteki yeri daha da arttı.</p><p></p><p>Suudi Arabistan, Yanbu limanından çıkan petrol akışı için Babülmendep Boğazı'nı geçiş noktası olarak kullanmaya başladı. Riyad her gün doğudaki petrol sahalarından buraya boru hattıyla milyonlarca varil petrol gönderiyor.</p><p></p><p>Ham petrol ve gaza ek olarak, Doğu ile Batı arasındaki ana ticaret hattının üzerindeki Babülmendep Boğazı'ndan her gün onlarca kargo gemisi geçiyor.</p><p></p><p>Babülmendep Boğazı'nın kapanması beş yıl önce yaşanan bir deniz kazasıyla benzer etki yaratabilir. Mart 2021'de Panama bayraklı Ever Given konteyner gemisi Süveyş Kanalı'nda karaya oturarak trafiği bloke etmişti.</p><p></p><p>Dünyanın en işlek ticaret yollarından birisinin yaklaşık bir hafta devre dışı kalmasıyla, küresel tedarik zinciri sekteye uğramış, fiyat artışları yaşanmıştı.</p><p></p><p><b>Husilerin rolü</b></p><p></p><p>Yemen, Husilerin hükümeti devirmesiyle 2014 yılında başlayan iç savaş nedeniyle büyük yıkıma uğradı.</p><p></p><p>Çatışma, Suudi Arabistan liderliğindeki Arap devletleri koalisyonunun hükümet yönetimini yeniden tesis etme girişimiyle 2015 yılında müdahalede bulunmasının ardından tırmandı.</p><p></p><p>Çatışmalarda 150 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği ve BM'ye göre 22 milyondan fazla insanın yardıma ihtiyaç duyduğu, dünyanın en ağır insani krizlerinden birinin ortaya çıktığı bildiriliyor.</p><p></p><p>BM aracılığıyla 2022 yılında bir ateşkes üzerinde anlaşmaya varıldı, ancak bu ateşkes temmuz ayında İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'a karşı bir "deniz ambargosu" ilan etmesi ve Suudi havaalanları, petrol tesisleri ile Kızıldeniz'deki tankerlere füze ve İHA saldırıları başlatmasıyla çözülmeye başladı.</p><p></p><p>Husiler, ambargonun Husi kontrolündeki bölgelerdeki limanlar ve havaalanlarına yönelik Suudi ablukasına misilleme olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Gazze Savaşı sırasında Husiler, Babülmendep Boğazı'nda 100'den fazla ticari gemiye füze ve İHA'larla saldırdı; iki gemiyi batırdı ve dört denizcinin ölümüne neden oldu.</p><p></p><p>Kasım 2023'te grup, bir helikopter kullanarak Kızıldeniz'de Japonya tarafından işletilen ve mülkiyeti İngiltere'ye ait bir yük gemisini ele geçirdi.</p><p></p><p><b>Yemen'deki isyancı Husiler kimdir?</b></p><p></p><p>Husiler yalnızca İsrail bağlantılı gemileri hedef aldıklarını iddia etse de, saldırıların ayrım gözetmeden gerçekleştiği geniş çapta kabul ediliyor ve bunun sonucunda dünyanın en büyük deniz taşımacılığı ve petrol şirketlerinden bazıları bölgeden geçişlerini askıya aldı.</p><p></p><p>Bu saldırılar zamanla azaldı. ABD Husilerin geri adım attığını öne sürdü; Husiler buna karşılık geri adım atan tarafın ABD olduğunu savundu. Ancak analistler, saldırıların yeniden başlamasından endişe ediyor.</p><p></p><p>Husilerin stratejik öneme sahip Babülmendep Boğazı'nın kontrolünü ele geçirmesi İran'a ABD ve İsrail ile savaşında avantaj sağlayabilir ve küresel petrol arzını daha da riske atabilir.</p><p></p><p><b>Küresel deniz ticareti baskı altında</b></p><p></p><p>Babülmendep Arapça "gözyaşı kapısı" ya da "keder kapısı" anlamına geliyor.</p><p></p><p>Bu, bölgedeki güçlü akıntılar, öngörülemez rüzgarlar, korsanlık faaliyetleri ve çatışmalar gibi tehlikeleri yansıtan bir isim.</p><p></p><p>2008 ve 2012 yılları arasında Babülmendep Boğazı ve çevresindeki sularda çok sayıda korsanlık eylemi yaşanmıştı. Bunların çoğu, Somalili grupların fidye istemek için yaptığı kaçırma eylemleriydi. Bu olaylar uluslararası deniz ticareti şirketlerini bölgedeki güvenliğin artırılması için adım atmaya zorlamıştı.</p><p></p><p>Babülmendep'ten geçişlerin kapanması, Hürmüz Boğazı'ndaki durum nedeniyle zaten baskı altında olan enerji piyasası krizini daha da derinleştirebilir.</p><p></p><p>Savaş öncesi varil fiyatı 70 Amerikan doları civarında olan Brent petrol fiyatları, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerle 120 dolara kadar çıktı.</p><p></p><p>Ancak etkileri sadece petrolle sınırlı değil. Birçok tüketim malından tarımsal ürünlere kadar çok geniş bir ürün yelpazesi savaştan etkilendi.</p><p></p><p>Bir deniz ticaret yolunun daha savaş nedeniyle kapanması, küresel çapta fiyatları daha da artırıp, savaşın ekonomik etkilerini daha da derinleştirecektir.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Husiler, Suudi Arabistan'da silah depolarını hedef aldı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/husiler-suudi-arabistanda-silah-depolarini-hedef-aldi-9608/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/husiler-suudi-arabistanda-silah-depolarini-hedef-aldi-9608/</id>
<published><![CDATA[2026-09-13T08:36:55+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-13T08:36:55+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_CFF591-5C0853-AB22F6-C2FA11-5B172E-743D74.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan'ın güneyinde Yemen sınırı yakınındaki Şarure şehrinde kendilerine saldırı düzenlenmek için kullanıldığı iddia edilen bir askeri üssü hedef aldıklarını belirtti.</p><p></p><p>Seri, Şarure'deki silah depolarını ve komuta kontrol merkezini çok sayıda balistik füze ve İHA'larla hedef aldıklarını iddia etti.</p><p></p><p>Husilerin Askeri Sözcüsü, Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları "ülkenin iç kesimlerine taşıma ve şiddetlendirme" tehdidinde bulundu.</p><p></p><p>Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap Koalisyonu'nun Yemen'de Husilere yönelik askeri operasyonlarına misilleme olarak, Husiler sık sık Suudi Arabistan'ın sınır bölgelerini ve güney vilayetlerini hedef alıyor.</p><p></p><p>Bölgedeki askeri alanlar ve hayati öneme sahip tesisler, zaman zaman Yemen sınırından fırlatılan İHA ve balistik füzelerle saldırılara maruz kalıyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Hürmüz Boğazı'nda bir gemi türü belirsiz mühimmatla vuruldu</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/hurmuz-bogazinda-bir-gemi-turu-belirsiz-muhimmatla-vuruldu-8944/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/hurmuz-bogazinda-bir-gemi-turu-belirsiz-muhimmatla-vuruldu-8944/</id>
<published><![CDATA[2026-09-13T08:34:39+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-13T08:34:39+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D09A7A-AAF7A1-F5A0A9-2B8B9A-E27216-A16DEC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>UKMTO'dan yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı'nda bir geminin vurulduğu bildirildi.</p><p></p><p>Gemiye türü belirsiz bir mühimmatın isabet ettiği aktarılan açıklamada, mürettebatın durumu, hasar tespiti ve geminin çevreye etkisiyle ilgili herhangi bilginin edinilemediği aktarıldı.</p><p></p><p>İncelemenin yürütüldüğü belirtilen açıklamada, gemilere dikkati seyretme ve şüpheli durumları bildirme tavsiyesinde bulunuldu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Hürmüz, ABD ablukayı ve saldırıları durdurursa açılacak"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/hurmuz-abd-ablukayi-ve-saldirilari-durdurursa-acilacak-9282/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/hurmuz-abd-ablukayi-ve-saldirilari-durdurursa-acilacak-9282/</id>
<published><![CDATA[2026-09-12T09:55:17+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-12T09:55:17+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A3BEF0-13B297-9C86AA-8C2ADE-C8CF14-496FC6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Hürmüz Boğazı'nın ABD'nin ablukayı ve saldırılarını durdurması halinde açılacağını söyledi. Pezeşkiyan, Hindistan'ın India Today televizyon kanalına verdiği röportajda, ABD ile savaş ve İran'a uygulanan ekonomik baskılara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p></p><p>ABD'nin savaş yoluyla hedeflerine ulaşamadığını savunan Pezeşkiyan, "Savaş yoluyla hedeflerine ulaşamadılar ve bu yüzden ekonomik baskılara yöneldiler ancak biz durmayacağız" ifadelerini kullandı.</p><p></p><p><b>'Deniz yolu hayatımızın bağlı olduğu bir yol değil'</b></p><p></p><p>İran'a ABD tarafından uygulanan deniz ablukasına işaret eden Pezeşkiyan, "Elbette deniz yolu hayatımızın bağlı olduğu bir yol değil ve bu şekilde de hedeflerine ulaşamayacaklar" dedi.</p><p></p><p>Pezeşkiyan, Hürmüz Boğazı'nın ise ABD'nin ablukayı ve saldırılarını durdurması halinde açılacağını belirtti.</p><p></p><p>İran ile Umman arasında Hürmüz Boğazı konusunda yürütülen görüşmelere de değinen Pezeşkiyan, Arap ülkelerinin dışişleri bakanlarının bu hafta pazartesi günü Maskat'ta bir araya geleceğini kaydetti.</p><p></p><p>Pezeşkiyan, toplantıda Umman-İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan ortak bir güzergah oluşturulmasına ilişkin anlaşmanın imzalanacağını ve söz konusu anlaşmanın Uluslararası Denizcilik Örgütü'ne duyurulacağını ifade etti.</p><p></p><p>İran Cumhurbaşkanı, "Topraklarından bize (ABD tarafından) saldırı yapılan ülkeler bu toplantıda hazır bulunuyor" dedi.</p><p></p><p><b>İran, Hürmüz Boğazı dışındaki sularda da 'kısıtlı bölge' oluşturacağını açıklamıştı</b></p><p></p><p>İran, birkaç gün önce, ABD'nin ülkeye yönelik deniz ablukasına karşılık Hürmüz Boğazı dışındaki sularda da yeni bir “kısıtlı bölge” oluşturacağını açıklamıştı. İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Hüseyin Muhibbi, daha önce Hürmüz Boğazı ile sınırlı olan deniz trafiğini yönetme ve kontrol etme uygulamasının kapsamının genişletildiğini belirtmişti.</p><p></p><p>Yeni düzenleme kapsamında oluşturulacak “kısıtlı bölgenin” bir bölümünün Çabahar çevresinden başlayarak Umman Körfezi ve Arap Denizi güzergahlarına uzanacağı bildirilmişti. Muhibbi, bölgenin kesin koordinatları ve diğer ayrıntılarının daha sonra açıklanacağını ifade etmişti.</p><p></p><p>İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai de 8 Eylül'de yaptığı açıklamada, ABD'nin İran'a yönelik ablukasına karşılık Basra Körfezi ve çevresinde bir “yasak bölge” oluşturacaklarını duyurmuştu.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"ABD İran'ın tüm şartlarını kabul etmedikçe müzakere yok"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-iranin-tum-sartlarini-kabul-etmedikce-muzakere-yok-8420/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-iranin-tum-sartlarini-kabul-etmedikce-muzakere-yok-8420/</id>
<published><![CDATA[2026-09-12T09:02:39+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-12T09:02:39+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_AE9B12-755F3E-DCE6AA-BECD5B-F03423-04EF34.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Azizi, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, "Müzakere yok. Amerikalı taraf, İran'ın tüm şartlarını kabul etmedikçe görüşme ve müzakere hiçbir fayda sağlamaz." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>İranlı yetkililer, ABD ile müzakerelere yeniden başlanması için Washington'un ablukayı ve ekonomik baskıları kaldırması, dondurulan İran varlıklarını serbest bırakması ve İsrail'in Lübnan ile Gazze'ye yönelik saldırılarının durdurulması gibi şartlar öne sürüyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Husiler Babülmendep Boğazı'ndaki stratejik adayı da ele geçirdi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/husiler-babulmendep-bogazindaki-stratejik-adayi-da-ele-gecirdi-6370/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/husiler-babulmendep-bogazindaki-stratejik-adayi-da-ele-gecirdi-6370/</id>
<published><![CDATA[2026-09-12T08:36:48+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-12T08:36:48+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_EA1CF8-2BBDF3-F7820A-048103-5DF636-046D90.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Perim Adası olarak da bilinen Meyyun Adası, Asya ile Avrupa'yı birbirine bağlayan ticaret yolunun güney giriş kapısı olan Babülmendep Boğazı'nda yer alıyor.</p><p></p><p>Daha önce de Husi milisleri, Suudi Arabistan destekli hükümet yanlısı güçlerin elindeki stratejik liman kenti Muha'yı ele geçirmişti.</p><p></p><p>BBC muhabiri Paul Adams, Husilerin hızlı ilerleyişinin çoğu gözlemciyi şaşırtmış göründüğünü belirtiyor.</p><p></p><p>Husiler yaptıkları açıklamada, "Suudi gemileri hariç tüm şirketler için deniz seyrüseferinin güvenli olduğunu" belirtiyor ve askeri operasyonlarının "başarılı" olduğunu iddia ediyor; ancak açıklamada Meyyun Adası'ndan bahsedilmiyor.</p><p></p><p>ABD ve İsrail'in İran'la savaşı nedeniyle Basra Körfez'deki Hürmüz Boğazı fiilen kapatıldığından beri Suudi Arabistan petrol ihracatı için Kızıldeniz'e yöneldi.</p><p></p><p>Uluslararası Göç Örgütü'ne göre, geçen hafta çatışmaların şiddetlenmesinden bu yana Yemen'de en az 46.000 kişi yerinden edildi. Yüzlerce kişi de hayatını kaybetti.</p><p></p><p>Husi milisleri, uluslararası deniz taşımacılığına herhangi bir tehdit oluşturmadıklarını belirttiler ancak Suudi Arabistan'a ait gemileri hedef alacakları yönündeki tehditlerini yinelediler.</p><p></p><p>Husi milisleri ile Yemen hükümeti ve Suudi Arabistan arasındaki çatışmanın tırmanması, petrol fiyatlarındaki artışa katkıda bulundu.</p><p></p><p>Suudi Arabistan önderliğindeki koalisyon da hükümet yanlısı güçleri desteklemek amacıyla Yemen'in batısındaki Husi kontrolündeki bölgelere hava saldırıları düzenledi.</p><p></p><p>Husi milisleri ise Suudi Arabistan'ın güneyindeki şehirlere ve petrol tesislerine füze ve insansız hava araçları ile saldırılar düzenledi.</p><p></p><p>Muha sakinleri, Husi savaşçılarının 9 Eylül gecesi hükümet yanlısı güçlerle yaşanan şiddetli çatışmaların ardından şehre girdiğini ve bunun üzerine birçok ailenin evlerini terk etmek zorunda kaldığını belirtti.</p><p></p><p>Yerinden edilmiş kent sakinleri, Yemen'in uluslararası alanda tanınan Başkanlık Liderlik Konseyi ve hükümetinin bulunduğu Aden şehrine doğru doğuya ilerliyor.</p><p></p><p>Muha'nın ele geçirildiğine dair Husi'lerden henüz açıklama gelmedi.</p><p></p><p>Ancak Husi'lerin yönettiği Al Masirah TV'ye göre, grubun Yüksek Siyasi Konseyi Perşembe günü yaptığı açıklamada, çatışmaların "Suudi düşman güçlerinin bölgeden çıkarılmasının ardından batı kıyısı ilçelerinde sona erdiğini" belirtti.</p><p></p><p>Hükümet yanlısı Ulusal Direniş Güçleri'nin lideri Tarek Salah da, batı kıyısındaki komuta merkezini "güvenli bir yere" taşıdığını söyledi.</p><p></p><p>Bir Yemenli askeri kaynak, AFP haber ajansına, Husi savaşçılarının Muha'nın yaklaşık 80 km kuzeybatısındaki Kızıldeniz'deki Zukar Adası'nı da ele geçirdiklerini söyledi.</p><p></p><p><b>Muha neden önemli?</b></p><p></p><p>Muha'nın önemi Kızıldeniz'deki konumu ve küresel ticaret için en önemli deniz yollarından biri olan Babülmendep Boğazı'na yakınlığından kaynaklanıyor.</p><p></p><p>Özellikle Kızıldeniz'deki deniz seyrüseferi ve enerji tedarikinin güvenliği konusunda endişelerin arttığı bir dönemde stratejik önemi arttı.</p><p></p><p>Babülmendep Boğazı'nın kuzeyinde yer alan liman kenti boğaza sadece 75 km uzaklıkta.</p><p></p><p>Muha'nın şehir olarak ünü, kahve üretimi ile başladı. On altıncı yüzyıldan beri şehir, Yemen'in en önemli limanlarından biri haline geldi ve Yemen yaylalarında yetiştirilen tahıllar, Hindistan, Doğu Afrika, Osmanlı İmparatorluğu ve Avrupa'ya ihraç edilmeden önce buraya taşınıyordu.</p><p></p><p>17. ve 18. yüzyıllarda Hollandalı, İngiliz ve Fransız ticaret şirketleri şehirde temsilcilikler kurdu ve zamanla Muha'dan türetilen "Mocha" adı, küresel pazarlarda Yemen kahvesinin eşanlamlısı haline geldi; daha sonra ise bu isim, günümüzde bilinen çikolatalı kahve içeceğine atfedildi.</p><p></p><p>Suudi Arabistan, Yemen'deki İran destekli Husilerin ülkedeki enerji tesisleri ve sivil altyapılara onlarca insansız hava aracı (İHA) ve füzeyle düzenlediği saldırılarda 73 kişinin yaralandığını açıkladı.</p><p></p><p>8 Eylül Salı günü düzenlenen saldırılarda Suudi Arabistan'ın güneybatısındaki dört şehir hedef alındı. Suudi Arabistan ordusu ve Enerji Bakanlığı'ndan yapılan açıklamalarda, bazı petrol tesislerinde saldırılar sonucu çıkan yangınların operasyonların geçici olarak durmasına neden olduğu belirtildi.</p><p></p><p>Yemen'deki Suudi liderliğindeki koalisyon "tehlikeli tırmanışa" karşılık vereceklerini açıkladı.</p><p></p><p>Husiler ise saldırıların Suudi Arabistan'ın son dönemde Yemen'in kuzeybatısındaki kontrol ettikleri bölgelere düzenlediği onlarca saldırıya misilleme olduğunu savundu.</p><p></p><p>İran destekli Şii grup, Suudi Arabistan'ı 7 Eylül'de el-Hazm kentinde bir cezaevine saldırarak en az 11 kişiyi öldürmekle suçladı. Enkaz altında 20 tutuklu daha bulunduğu iddia edildi.</p><p></p><p>Arap ülkelerinden oluşan Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon, Yemen'de on yılı aşkın süredir devam eden iç savaşta Husilere karşı Yemen hükümetini destekliyor.</p><p></p><p>Dört yıldır süren gayri resmi ateşkes, temmuz ayında Husi milislerin Suudi Arabistan'a karşı "deniz ambargosu" ilan etmesi, ve Suudi havaalanlarına, petrol tesislerine ve Kızıldeniz'deki tankerlere füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenlemesiyle bozulmaya başladı.</p><p></p><p>Yemen'deki Suudi öncülüğündeki koalisyonun sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, Husi saldırılarını "terörist milislerin sorumsuz ve düşmanca yaklaşımını teyit eden tehlikeli bir tırmanış" olarak nitelendirdi ve koalisyonun örgütü caydırmak için "tüm gerekli operasyonel önlemleri alacağını" belirtti.</p><p></p><p>Husi askeri sözcüsü Yahya Sarea ise Suudi ordusunu son üç günde Yemen'in Marib, el-Bayda, Hudeyde, Taiz ve el-Ceyf vilayetlerine 120'den fazla hava saldırısı düzenlemekle ve "ağır suçlar" işlemekle suçladı.</p><p></p><p>Sözcü, Husi milislerinin bu "acımasız saldırıya" "onlarca balistik füze ve insansız hava aracıyla" karşılık verdiğini ve bunların "önemli hasara" yol açtığını iddia etti.</p><p></p><p><b>Türkiye ve Pakistan'dan kınama</b></p><p></p><p>Kısa bir süre önce Suudi Arabistan ile Mekke Savunma Anlaşması'nı imzalayan Türkiye ve Pakistan da Husi saldırılarını kınadı.</p><p></p><p>Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada saldırılar, "en güçlü şekilde" kınanarak "Husilere saldırgan eylemlerine bir an önce son vermeleri çağrısında bulunuyoruz" denildi.</p><p></p><p>"Suudi Arabistan'ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne olan desteğimizi yineliyoruz" ifadesine yer verildi.</p><p></p><p>Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif de X hesabından paylaştığı mesajda saldırıları kınayarak, Suudi yönetimi ve halkı ile "kararlı bir dayanışma" içinde olduklarını açıkladı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Husilerin S. Arabistan'a saldırıları Mekke İttifakı için 'sınama' mı?</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/husilerin-s-arabistana-saldirilari-mekke-ittifaki-icin-sinama-mi-5570/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/husilerin-s-arabistana-saldirilari-mekke-ittifaki-icin-sinama-mi-5570/</id>
<published><![CDATA[2026-09-11T08:44:24+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-11T08:44:24+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9CB993-681B55-96DB42-DC9243-56F0FA-C14023.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Riyad, onlarca insansız hava aracı ve füzeyle yapılan saldırılarda 73 kişinin yaralandığını açıkladı.</p><p></p><p>Suudi Arabistan'ın Mekke Savunma İttifakı ortakları Türkiye ve Pakistan saldırıları kınadı.</p><p></p><p>Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Asif, 9 Eylül'de yaptığı açıklamada "Provoke edilmeyen saldırıların ve Yemen'deki mevcut çatışmanın etkilerinin Suudi Arabistan'a ulaşması" durumunda ittifakın "devreye gireceğini" söyledi.</p><p></p><p>Mekke Savunma İttifakı'nın kurucu anlaşmasına göre bir müttefiğe yapılan saldırı tüm müttefiklere yapılmış sayılıyor.</p><p></p><p><b>'Devreye girerse Türkiye de dahil olacak'</b></p><p></p><p>Khawaja Asif, aynı gün basın mensuplarına yaptığı açıklamada Husiler tarafından Suudi Arabistan'a düzenlenecek bir saldırının Pakistan'a da yapılmış sayılacağını söyledi.</p><p></p><p>Asif, Geo News yayınında Mekke Savunma İttifakı için "Bu üç ülkenin bir araya gelip kendi çıkarları için başkasına saldırdığı bir anlaşma değil. Herhangi bir üye devlete saldırı olursa üç üye devlet de gerekli şekilde karşılık verecek" diye konuştu.</p><p></p><p>Pakistanlı bakan ayrıca "Bu ikili değil üçlü bir anlaşma, dolayısıyla devreye girerse Türkiye de dahil olacak" dedi.</p><p></p><p>Türkiye Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada ise saldırılar, "en güçlü şekilde" kınanarak "Husilere saldırgan eylemlerine bir an önce son vermeleri çağrısında bulunuyoruz" denildi.</p><p></p><p>Bunun yanı sıra "Suudi Arabistan'ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne olan desteğimizi yineliyoruz" ifadelerine yer verildi.</p><p></p><p>Ancak Mekke İttifakı'na atıfta bulunulmadı.</p><p></p><p><b>'Mekke ittifakı için bir sınama'</b></p><p></p><p>İngiltere'deki Birmingham Üniversitesi'nden Ortadoğu uzmanı Umer Karim, Husilerin Suudi Arabistan'a ciddi bir askeri tehdit teşkil ettiğini ve bu tehdidin hem Mekke Savunma İttifakı'nı hem de Suudi Arabistan ve Pakistan'ın arasındaki ikili savunma anlaşmasını tetikleyebileceğini söylüyor.</p><p></p><p>BBC Urduca'ya konuşan Karim, Pakistan silahlı kuvvetlerinin halihazırda Suudi Arabistan'da bulunduğunu ve İslamabad'ın Riyad'ın başını çektiği deniz savunma ittifakının da tarafı olduğunu hatırlatıyor.</p><p></p><p>Bahsi geçen ittifak, Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'ndaki seyrüsefer özgürlüğünü korumak amacıyla geçen temmuz ayında ilan edilmişti.</p><p></p><p>Pakistan ve Suudi Arabistan, Eylül 2025'te Stratejik Karşılıklı Savunma Anlaşması imzaladı.</p><p></p><p>Karim, Husi yönetiminin meşru bir devlet olmamasından dolayı bu gruba askeri müdahalenin siyasi olarak daha mümkün olduğunu savunuyor.</p><p></p><p>Katar'daki Georgetown Üniversitesi'nden Profesör Mehran Kamrava ise Yemen meselesinin en başından beri Mekke İttifakı için bir "sınama" olduğunu söylüyor.</p><p></p><p>BBC Urduca servisine konuşan Kamrafa, Pakistan Savunma Bakanı'nın açıklamalarına ithafen "Pakistan'ın Suudi Arabistan tarafından Yemen'e düzenlenecek ve saldırganlık olarak görülebilecek bir saldırıya katılmayacağını gösteriyor" diyor.</p><p></p><p>Kamrafa, "Yani Suudi Arabistan'tan 2015'te olduğu gibi Yemen'e saldırır ya da askeri müdahalede bulunursa Pakistan ve Türk orduları buna dahil olmayacak" ifadelerini kullanıyor.</p><p></p><p>Yemen'de Husilerle hükümet güçleri arasındaki iç savaş 2014'ten bu yana sürüyor ve Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap ülkeleri koalisyonu Mart 2015'ten bu yana savaşta Yemen hükümetine destek veriyor.</p><p></p><p><b>'Türkiye'nin yükümlülüğü yok'</b></p><p></p><p>Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM) Direktörü Sinan Ülgen, Mekke Savunma İttifakı antlaşmasının henüz TBMM'den geçmediğini hatırlatıyor.</p><p></p><p>BBC Türkçe'ye konuşan Ülgen, anlaşma meclisten geçene kadar Türkiye'nin yükümlülüğü olmadığını söylüyor ve şu değerlendirmeyi yapıyor:</p><p></p><p>"Daha TBMM onayına sunulmamış bir anlaşma temelinde Türkiye'nin bir yabancı devlet ile beraber çatışmaya girmesi zaten anayasal olarak da doğru değil."</p><p></p><p>EDAM direktörü, Türk dışişlerinden yapılan yazılı açıklamada Mekke İttifakı'na atıfta bulunulmamasını da bu çerçevede yorumluyor.</p><p></p><p>Ülgen, Husilerin Suudi Arabistan'a saldırısının ittifak için bir "sınama" olduğu yorumları hakkında ise şunu söylüyor:</p><p></p><p>"Pakistan ile Suudi Arabistan arasında zaten ikili bir askeri anlaşma var, sınanacaksa o sınanacak.</p><p></p><p>"Şu anda Türkiye bakımından sınanacak bir şey yok. [Mekke ittifakı açısından] Daha çok erken bir aşamadayız."</p><p></p><p><b>Husiler kimdir?</b></p><p></p><p>Husiler, Yemen'deki Şii Zeydiler azınlığının oluşturduğu silahlı bir grup ve 2014 yılından bu yana Yemen'de hükümetle iç savaş halinde.</p><p></p><p>Grup, 1990'lı yıllarda dönemin Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih'in yolsuzluğa bulaştığını söyledikleri rejimine karşı mücadele için kurulmuştu.</p><p></p><p>İsimlerini hareketin kurucusu Hüseyin El Husi'den alıyorlar. Aynı zamanda kendilerine Ensar Allah adını da veriyorlar.</p><p></p><p>Hamas ve Hizbullah ile birlikte İsrail, ABD ve genel olarak Batı'ya karşı İran öncülüğündeki "direniş ekseni"nin bir parçası olduklarını söylüyorlar.</p><p></p><p>Grup, Hamas'ın 7 Ekim 2023 saldırıları ve İsrail'in Gazze'ye yönelik operasyonlarından sonra defalarca Kızıldeniz'den geçen gemileri hedef aldı.</p><p></p><p>Kızıldeniz'de Husi saldırılarına karşı gemi trafiğinin güvenliğini sağlamak için farklı uluslararası koalisyonlar oluşturuldu.</p><p></p><p>Yemen iç savaşında 2022'deki ateşkesle birlikte yaşanan durulma, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı savaşın ardından karşılıklı saldırılarla test ediliyor.</p><p></p><p>Husiler, başkent Sana da dahil, çoğunluğu ülkenin batısında olmak üzere Yemen topraklarının yaklaşık üçte birini kontrol ediyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD savaş uçakları, İran'ın Ürdün'e saldırılarında hasar aldı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-savas-ucaklari-iranin-urdune-saldirilarinda-hasar-aldi-4242/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-savas-ucaklari-iranin-urdune-saldirilarinda-hasar-aldi-4242/</id>
<published><![CDATA[2026-09-10T09:07:41+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-10T09:07:41+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_153763-5D679D-9D536A-9ED951-37AA98-577418.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>CBS News'in konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde, İran'ın 8 Eylül'ü 9 Eylül'e bağlayan gece, ABD'nin Ürdün'deki Muvaffak Salti Hava Üssü'ne saldırısına ilişkin detaylar paylaşıldı.</p><p></p><p>Bu saldırıda ABD'nin yaklaşık 8 "F-15" savaş uçağının hasar aldığını öne süren kaynaklar, hasarların az olmasına rağmen uçakların servise gönderilmek zorunda kalındığını belirtti.</p><p></p><p>Ayrıca "Warthog" olarak bilinen 1 "A-10 Thunderbolt" taarruz uçağının da kanadının kırıldığını aktaran kaynaklar, olayda hiçbir ABD askerinin ölmediğini kaydetti.</p><p></p><p>- Ne olmuştu?</p><p></p><p>İran Devrim Muhafızları Ordusu, 8 Eylül'ü 9 Eylül'e bağlayan gece, ABD'nin Ürdün'deki askeri üssünü balistik füzelerle hedef aldığını açıklamıştı.</p><p></p><p>Açıklamada, ABD'ye misilleme saldırılarının, saldırganlıkların durmasıyla sonuçlanana kadar devam edeceği vurgulanmıştı.</p><p></p><p>Ayrıca Ürdün ordusu da ülke topraklarının İran kaynaklı balistik füze saldırısına maruz kaldığını, hava savunma sistemlerinin 18 füzeyi imha ettiğini ve 2 füzenin boş alanlara düştüğünü bildirmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İran, ABD'nin 2 savaş gemisini balistik füzelerle vurdu</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iran-abdnin-2-savas-gemisini-balistik-fuzelerle-vurdu-6407/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iran-abdnin-2-savas-gemisini-balistik-fuzelerle-vurdu-6407/</id>
<published><![CDATA[2026-09-09T10:14:37+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-09T10:14:37+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B09778-B50DA0-5377D4-4B52CA-18335A-71F78E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Devrim Muhafızları Ordusundan yapılan yazılı açıklamada, ABD'nin İran'a ait petrol tankerlerine yönelik saldırılarına karşılık olarak ABD donanmasına ait iki muhribe balistik füzelerle saldırı düzenlendiği belirtildi.</p><p></p><p>Açıklamada, seyir füzeleri ve Aegis hava savunma sistemiyle donatılmış DDG-119 ve DDG-53 borda numaralı muhriplerin saldırılarda isabet aldığı ve her iki gemide de önemli hasar meydana geldiği öne sürüldü.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Hürmüz Boğazı'nda çözüm umudu!..</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/hurmuz-bogazinda-cozum-umudu-9001/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/hurmuz-bogazinda-cozum-umudu-9001/</id>
<published><![CDATA[2026-09-09T09:44:54+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-09T09:44:54+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_864E31-965600-1589FE-0EBA5B-47EB5A-315B0D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Shakhsanam KURBANOVA</p><p></p><p>Yatırımcılarla paylaşılan değerlendirmesinde Trump, anlaşmanın "yarın ya da ertesi gün" gerçekleşebileceğini söyledi. Bu açıklama, bir gün önce Katar'ın ABD ile İran arasında boğazın yeniden açılmasına dair bir taslak öneri hazırlandığını duyurmasının ardından geldi. Haberlere göre İran, Avrupalı ülkelerin boğazdaki mayınları temizlemesine izin vermeyi de değerlendiriyor; bu adım bölgedeki deniz taşımacılığının normalleşeceğine dair güveni artıran bir başka gelişme oldu.</p><p>PİYASALARDA KARIŞIK SEYİR</p><p>Gelişme, borsalarda net bir yön oluşturmadı. Dow Jones Sanayi Ortalaması yüzde 0,5 yükselerek bir önceki günkü rekor kapanışının ardından yeni bir tarihi zirveye ulaştı. Buna karşılık, teknoloji ağırlıklı Nasdaq Composite endeksi yüzde 0,8 gerileyerek dört günlük yükseliş serisini sonlandırdı; S&amp;P 500 endeksi de rekor seviyesinden yüzde 0,2 civarında geri çekilerek günü ekside kapattı.</p><p>PETROL FİYATLARI YATAY SEYRETTİ</p><p>Anlaşma beklentisine rağmen küresel referans ham petrol türü Brent varil başına 79 doların üzerinde işlem görürken, ABD'nin referans ham petrolü WTI varil başına yaklaşık 75 dolar seviyesinde seyretti. Piyasa katılımcıları, olası anlaşmanın bölgedeki arz güvenliği risklerini azaltabileceğini, ancak İran ile yapılan görüşmelerin kırılganlığı nedeniyle temkinli bir iyimserlik sergilediklerini belirtti.</p><p>BİLANÇO SEZONU DA ETKİLİ OLDU</p><p>Aynı gün açıklanan şirket bilançoları da piyasa hareketinde belirleyici oldu. Uzay şirketi SpaceX, halka açık şirket olarak ilk çeyrek raporunda beklentileri aşan gelir açıklamasına rağmen, yapay zekâ altyapısına yönelik yüksek harcamaların gölgesinde hisseleri yüzde 13 geriledi. Çipsetçi AMD ise güçlü bir üçüncü çeyrek görünümü sunmasına karşın, analistlerin "mükemmel" değil sadece "iyi" sonuçlar bulmasıyla hisselerinde değer kaybı yaşandı. Buna karşın yapay zekâ çip devi Nvidia'nın hisseleri günü yüzde 3'ün üzerinde yükselişle tamamladı. Yatırımcılar ayrıca gün içinde açıklanan Eli Lilly, Novo Nordisk, Walt Disney, Shopify ve Uber gibi şirketlerin çeyreklik sonuçlarını da yakından izledi.</p><p>NEDEN ÖNEMLİ?</p><p>Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği stratejik bir dar geçit olması nedeniyle küresel enerji güvenliği açısından kritik kabul ediliyor. Boğazın istikrarlı biçimde yeniden açılması; enerji fiyatlarında öngörülebilirliği artırabilir, tedarik zincirlerindeki riskleri azaltabilir ve bölgesel jeopolitik gerilimin ekonomiye yansıyan maliyetini hafifletebilir. Ancak görüşmelerin henüz taslak aşamasında olması ve tarafların resmi bir anlaşmayı teyit etmemiş olması, gelişmenin kalıcılığı konusunda soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İran, Hürmüz Boğazı'nda 20 gemiyi hedef aldı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iran-hurmuz-bogazinda-20-gemiyi-hedef-aldi-6912/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iran-hurmuz-bogazinda-20-gemiyi-hedef-aldi-6912/</id>
<published><![CDATA[2026-09-09T09:15:45+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-09T09:15:45+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_46944F-08F073-8869D1-CEA5A1-58E972-F36D9D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran ile ABD arasındaki gerilimde dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı yeniden gündemde.</p><p></p><p>İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansı'nın aktardığına göre Devrim Muhafızları Ordusu Basın Halkla İlişkiler Birimi, bölgede gerçekleştirilen saldırılara ilişkin yazılı açıklama yayımladı.</p><p></p><p>Açıklamada, ABD ordusunun Basra Körfezi'nde 5 İran tankerini hedef aldığı ileri sürüldü. İran, Hürmüz Boğazı çevresinde gerçekleştirildiğini açıkladığı saldırıların buna karşılık olduğunu bildirdi.</p><p></p><p><b>İran: 2 ABD gemisi ve 8 tanker hedef alındı</b></p><p></p><p>Devrim Muhafızları, gerçekleştirilen saldırılarda ABD'ye ait 2 geminin ve 8 tankerin hedef alındığını açıkladı.</p><p></p><p>İran tarafı, hedef alınan unsurlarda ağır hasar meydana geldiğini öne sürdü.</p><p></p><p>Açıklamadaki saldırı ve hasar iddialarına ilişkin ABD makamlarından aktarılan bağımsız bir doğrulama ise bulunmuyor.</p><p></p><p><b>'Yasaklı bölgeden geçen 10 gemi vuruldu'</b></p><p></p><p>İran'ın açıklamasında dikkat çeken bir başka ayrıntı ise Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye çalışan diğer gemilere ilişkin oldu.</p><p></p><p>Devrim Muhafızları, ABD ordusunun teşviki ve desteğiyle hareket ettiğini ileri sürdüğü ve Hürmüz Boğazı'ndaki "yasaklı bölgeden" geçmeye çalışan 10 farklı geminin daha hedef alındığını bildirdi.</p><p></p><p>Böylece İran'ın açıklamasına göre bölgede hedef alınan deniz unsurlarının toplam sayısı 20'ye ulaştı.</p><p></p><p><b>Hürmüz Boğazı için kontrol mesajı</b></p><p></p><p>Devrim Muhafızları açıklamasında yalnızca saldırılara ilişkin bilgi vermekle kalmadı, Hürmüz Boğazı'nın kontrolüne ilişkin de dikkat çeken bir mesaj verdi.</p><p></p><p>Açıklamada, boğazın kontrol ve gözetiminin İran Devrim Muhafızları Donanması'nın elinde olduğu vurgulandı.</p><p></p><p>İran'ın bu açıklaması, bölgede askeri gerilimin yanı sıra uluslararası deniz taşımacılığının güvenliğine ilişkin endişelerin de yeniden yükselmesine neden olabilecek nitelikte.</p><p></p><p><b>Dünyanın kritik enerji geçiş noktalarından biri</b></p><p></p><p>Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ni Umman Körfezi ve açık denizlere bağlayan stratejik konumu nedeniyle küresel enerji ticaretinin en hassas noktalarından biri olarak kabul ediliyor.</p><p></p><p>Bölgedeki askeri hareketlilik veya ticari gemilerin seyrini etkileyebilecek gelişmeler, bu nedenle yalnızca İran ve ABD arasındaki gerilim açısından değil, küresel petrol ve enerji piyasaları açısından da yakından takip ediliyor.</p><p></p><p>İran'ın 2 ABD gemisi, 8 tanker ve 10 diğer geminin hedef alındığı yönündeki açıklamasının ardından gözler, Washington'dan gelecek açıklamalara ve Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelere çevrildi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İsrail, İngiltere'nin Doğu Kudüs'teki konsolosluğunu kapatıyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/israil-ingilterenin-dogu-kudusteki-konsoloslugunu-kapatiyor-1896/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/israil-ingilterenin-dogu-kudusteki-konsoloslugunu-kapatiyor-1896/</id>
<published><![CDATA[2026-09-09T09:05:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-09T09:05:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_18A009-81FF4C-703404-2AC7CC-CAA564-82E3FE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband parlamentoda yaptığı konuşmada "yerleşimci teröristler" tarafından "etnik temizlik" gerçekleştirildiğini ifade ederek, İsrail hükümetini bu duruma "göz yummakla" suçladı.</p><p></p><p>Miliband İngiltere'nin artık İsrail-Filistin sorununda "sadece çağrı yapmak" yerine eyleme de geçecekleri ve daha aktif politika izleyecekleri yeni bir döneme girdiğini de duyurdu.</p><p></p><p>Ayrıca Miliband, uluslararası hukuka göre yasadışı sayılan Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerine yönelik yaptırımlar konusunda Fransa ve Kanada'nın da İngiltere'ye katılacağını belirtti.</p><p></p><p>İngiltere Başbakanı Andy Burnham da 9 Eylül'de Guardian gazetesinde yayımlanan yazısında, yaptırımların "İsrail halkını değil, İsrail hükümetinin kabul edilemez politikalarını ve bu politikaların Filistinlilere yaşattığı acıları hedef aldığını" belirtti.</p><p></p><p>İngiltere geçen yıl da Fransa ve Kanada ile birlikte Filistin'i devlet olarak tanıma kararı almıştı.</p><p></p><p>Toplamda 12 ülke İsrailli yerleşimcilere yönelik yaptırım kararı aldı.</p><p></p><p>Danimarka, İspanya, Finlandiya, İrlanda, İzlanda, Norveç, Polonya, Portekiz ve İsveç'in de aynı adımı atacağı duyuruldu.</p><p></p><p>ABD ise ambargo kararına karşı çıktı.</p><p></p><p>ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, BBC'ye yaptığı açıklamada, İngiliz firmalarının birçok ABD eyaletinde iş yapmasının "yasaklanabileceğini" söyledi.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202026/midland.jpg" alt="midland"></p><p></p><p><b><i>İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband</i></b></p><p></p><p><b>İsrail'den karşı yaptırımlar</b></p><p></p><p>İsrail tarafında ise tepkiler yükseldi ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, İngiltere büyükelçisinin sınırdışı edilmesi çağrısında bulundu. İsrail ayrıca, Doğu Kudüs'teki İngiltere Konsolosluğu'nun kapatılacağını duyurdu.</p><p></p><p>İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, konsolosluğun kapatılması kararının yanı sıra, Kiryat Gat'taki Gazze'de ateşkesin denetlenmesi için oluşturulan Sivil-Askeri Koordinasyon Merkezi'nden İngiltere temsilcilerinin çıkarılacağını kaydetti.</p><p></p><p>İngiltere'nin işgal altındaki Batı Şeria'da Filistin Yönetimi'ne ait güçlerin eğitimine yönelik faaliyetlerin de durduruldu.</p><p></p><p>Saar, "İsrail karşıtı faaliyetlere karıştıkları" gerekçesiyle büyük çoğunluğu milletvekili 12 İngiliz vatandaşının İsrail'e girişini yasaklayacaklarını açıkladı.</p><p></p><p>Görevdeki altıncı haftasını dolduran İngiltere Dışişleri Bakanı Miliband, geçen hafta İsrail politikasını yeniden şekillendirme niyetini belirtmişti.</p><p></p><p>İngiltere'nin Batı Şeria yerleşimlerinden gelen mallar ile İsrail'de üretilen ürünler arasında nasıl bir ayrım yapacağına dair ayrıntılar belirsizliğini korurken, yıllık sekiz milyar doları aşkın ikili ticaret hacmi üzerindeki etkinin asgari düzeyde kalması bekleniyor.</p><p></p><p>Temmuz ayından bu yana görevde olan İngiltere Başbakanı Andy Burnham, 7 Eylül Pazartesi günü ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde Ortadoğu konusunu ele aldı ve ofisinden yapılan açıklamaya göre "iki devletli çözümün önemini" vurguladı.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202026/burnham.jpg" alt="burnham"></p><p></p><p> <b><i>20 Temmuz 2026'da İngiltere Başbakanı oldu.</i></b></p><p></p><p><b>Burnham: İsrail'in Filistin topraklarını işgali hukuka aykırı</b></p><p></p><p>Yaklaşık iki buçuk ay önce başbakanlık koltuğuna oturan Andy Burnham, İngiliz Guardian gazetesine, yaptırım kararını neden aldıklarını açıklayan bir yazı yazdı.</p><p></p><p>"Günümüzün zor ve tehlikeli dünyasında, Brexit'in de üzerinden 10 yıl geçmişken, Britanya liderlik etme ve değerlerini savunma konusunda özgüvenini kaybetme riski yaşıyor. Bunun olmasına izin vermeyeceğim" ifadeleriyle başlayan yazıda Burnham, yaptırımların İsrail halkını hedef almadığını belirtti.</p><p></p><p>Ortadoğu'da yıllardır iki devletli çözümü savunduklarını hatırlatan İngiltere Başbakanı, eylemle desteklenmediği sürece bu sözlerin anlamsız olduğunu yazdı.</p><p></p><p>"Çok uzun zamandır eyleme geçmekte tereddüt ediyoruz, İsrail karşıtı olmakla suçlanmaktan korkuyoruz" diyen Burnham, "Bugün dikkatli bir değerlendirme sonrası, İsrail halkını değil, şu anki İsrail hükümetinin kabul edilemez politikalarını hedef alan adımları açıkladık" diye devam etti.</p><p></p><p>Filistin halkının acısının dünyanın vicdanında yara açtığını vurgulayan Burnham, "Biliyorum ki Birleşik Krallık genelinde bu konu hakkında çok derin duygular besliyor, ben de dahil olmak üzere" yazdı.</p><p></p><p>Burnham, ilk adım olarak Filistin'deki kanunsuz İsrail yerleşimlerinde üretilen mallara yönelik yaptırımlar açıkladıklarını, ikinci olaraksa, ilk kez Britanya hükümetinin resmi görüşünde değişiklik yaparak, Filistin topraklarındaki İsrail işgalinin hukuka aykırı olduğunu kabul ettiklerini belirtti.</p><p></p><p>Burnham bu kararın, Uluslararası Adalet Divanı'nın kararından bağımsız olmakla birlikte, uyumlu olduğunu ekledi.</p><p></p><p><b>Batı Şeria'daki yeni işgalci İsrail yerleşimleri</b></p><p></p><p>Sorun İsrail'in Batı Şeria'daki E1 yerleşim projesi. Miliband ve diğer Batılı siyasetçiler, bu projenin Filistinlilerin kendi devletleri için talep ettikleri toprakları böleceğini vurguluyor.</p><p></p><p>Birleşmiş Milletler ve İngiltere dahil çoğu ülke, Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerini yasadışı kabul kabul ediyor ve Batı Şeria'yı askeri işgal altındaki bir bölge olarak görüyor.</p><p></p><p>İsrail ise Batı Şeria'nın işgal altında değil, statüsü tartışmalı bir bölge olduğunu savunuyor ve Yahudilerin bu topraklar üzerinde tarihi bir hak iddiası bulunduğunu öne sürüyor.</p><p></p><p>İngiltere ve diğer Avrupa ülkeleri Ağustos ayında İsrail'in E1 yerleşim planlarını eleştirmiş, Çalışma ve Emeklilik Bakanı Pat McFadden ise yaptırımların arkasında bu gelişmelerin yattığını belirtmişti.</p><p></p><p>McFadden, 8 Eylül Salı günü Times Radio'ya yaptığı açıklamada, "Tehlikenin daha acil bir hal almasının nedeni, son hafta ve aylarda genişleyen yerleşim faaliyetleri" dedi.</p><p></p><p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu 27 Ekim'de yapılacak genel seçimlerde koltuğunu korumaya çalışıyor. Anketler, iktidar koalisyonunun birkaç sandalye kaybedebileceğini ve çoğunluğu sağlayamayabileceğini gösteriyor.</p><p></p><p><b>Başka hangi Avrupa ülkeleri yerleşimcilerin ürünlerini yasakladı?</b></p><p></p><p>İspanya, İrlanda ve Hollanda, Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerinden gelen malların ithalatını halihazırda yasaklamıştı ama bu yasakların tamamı henüz yürürlüğe girmedi.</p><p></p><p>McFadden, İsrail'in İngiltere için önemli bir ticaret ortağı olmaya devam edeceğini ve tüm İsrail mallarına yönelik bir boykot uygulanmayacağını belirtti.</p><p></p><p>Yerleşim yerlerinden gelen mallar ağırlıklı olarak taze tarım ürünleri ve şaraptan oluşuyor. İsrail'in toplam ticaret hacminin yalnızca çok küçük bir kısmını teşkil ediyor.</p><p></p><p>Diplomatlar, İsrail'den gelen bazı malların menşei belirtilmeksizin yerleşim birimlerinden elde edilen ürünleri içerebilmesi nedeniyle, bir ithalat yasağının uygulanmasının zor olabileceğini ifade ediyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Hürmüz konusunda ilerleme kaydettik"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/hurmuz-konusunda-ilerleme-kaydettik-944/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/hurmuz-konusunda-ilerleme-kaydettik-944/</id>
<published><![CDATA[2026-09-08T15:30:17+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-08T15:30:17+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D6323F-18E1EE-F1EFDF-B7D2B4-21977B-55F67B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Japon mevkidaşı Motegi Toşimitsu ile telefonda görüştü.</p><p></p><p>Görüşmede, bölgedeki durumun ABD'nin İslamabad Mutabakatı'ndaki taahhütlerini yerine getirmemesinden kaynaklandığını savunan Erakçi, "Çözüm basit. Amerikan tarafının imzaladığı İslamabad Mutabakat Zaptı'ndaki taahhütlerine geri dönmesi, normale dönüşün yolunu açacaktır." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Umman ile Hürmüz Boğazı konusundaki görüşmelere ilişkin Japon mevkidaşına bilgi veren Erakçi, iki ülke arasında boğazdan geçici bir trafik güzergahı belirleme konusunda görüşmelerde önemli ilerleme kaydedildiğini aktardı.</p><p></p><p>Japonya Dışişleri Bakanı Motegi ise bölgede güvenliğin ve Hürmüz Boğazı'nda serbest ve güvenli trafiğin sağlanması amacıyla bölge ülkeleri ve ilgili ülkeler arasında sürekli istişare ve diplomatik koordinasyonun gerekli olduğunu belirtti.</p><p></p><p>İki bakan ayrıca, bazı ikili ve konsolosluk konularındaki sorunları ele alma hususunda da mutabık kaldı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">S. Arabistan'daki bazı petrol tesislerine saldırı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/s-arabistandaki-bazi-petrol-tesislerine-saldiri-5129/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/s-arabistandaki-bazi-petrol-tesislerine-saldiri-5129/</id>
<published><![CDATA[2026-09-08T09:11:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-08T09:11:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FFED3C-D7D687-E7A0EF-AA9558-501BC1-DDC9DE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, Yemen'deki Husilerin ülkenin güneyindeki bazı enerji tesislerini hedef aldığını; bazı bölgelerde yangınların çıktığını bildirdi.</p><p></p><p>Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Yemen'deki Husilerin ülkenin güney bölgesindeki bir dizi enerji tesisi ile altyapısını hedef aldığı ifade edildi.</p><p></p><p>Açıklamada, saldırıların bazı bölgelerde yangına neden olduğu; bazı operasyonel faaliyetlerin geçici olarak durmasına yol açtığı belirtildi.</p><p></p><p>Uzman saha ekiplerinin yangınların kontrol altına alınması; bölgelerin güvenliğinin sağlanması ve hasarın değerlendirilmesi için çalışmalara başladığı aktarılan açıklamada, yetkili makamların söz konusu saldırıların yansımalarıyla ilgilenmeye devam ettiği vurgulandı.</p><p></p><p>Açıklamada, operasyonel planlara uygun olarak tesislerin ve çalışanların güvenliğini ve işlerin devamlılığını sağlamak için gerekli önlemleri aldığı kaydedildi.</p><p></p><p>Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap Koalisyonu Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki, yaptığı açıklamada, İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'ın Ebha, Hamis Muşayt, Cazan ve Necran kentlerindeki sivil ve ticari tesislere saldırısında 73 kişinin yaralandığı belirtmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İngiltere ile İsrail arasında tansiyon yükseldi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/ingiltere-ile-israil-arasinda-tansiyon-yukseldi-7531/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/ingiltere-ile-israil-arasinda-tansiyon-yukseldi-7531/</id>
<published><![CDATA[2026-09-08T08:39:00+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-08T08:39:00+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6C6001-7F4930-572B4A-6A3440-9FBEF8-241BED.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İngiltere ile İsrail arasındaki gerilim, Londra’nın işgal altındaki Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerine yönelik yeni kısıtlamalara hazırlandığı haberleriyle tırmandı. Planlanan önlemlerin yerleşimlerde üretilen tarım ürünlerinin yanı sıra bu bölgelerle gerçekleştirilen mal ve hizmet ticaretini kapsaması bekleniyor.</p><p></p><p>İngiltere yönetiminin hazırlığına İsrail hükümetinin aşırı sağcı kanadından sert tepkiler geldi. Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, tartışmayı bambaşka bir noktaya taşıyarak İngiltere ile Arjantin arasında uzun yıllardır egemenlik sorunu olan Falkland Adaları'nı gündeme getirdi.</p><p></p><p><b>İngiltere'den Batı Şeria için yeni hamle</b></p><p></p><p>İngiltere’nin hazırladığı önlemlerin Avam Kamarası'nda açıklanması bekleniyor. Planın, Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinden gelen tarım ürünleri ile bu bölgelerde gerçekleştirilen mal ve hizmet ticaretine yönelik kısıtlamalar içermesi öngörülüyor.</p><p></p><p>Londra’nın tepkisinin merkezinde İsrail’in E1 bölgesinde yaklaşık 1200 konut inşasına yönelik ihalesi bulunuyor. İngiltere yönetimi, söz konusu adımın Doğu Kudüs’ü çevresinden izole edebileceğini, iki devletli çözüm ihtimalini tehlikeye atacağını ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu savunuyor.</p><p></p><p><b>Ben-Gvir'den dikkat çeken Falkland çağrısı</b></p><p></p><p>Londra’nın yaptırım hazırlığının ardından İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Başbakan Binyamin Netanyahu’ya dikkat çeken bir çağrıda bulundu.</p><p></p><p>Ben-Gvir, İngiltere’nin denizaşırı toprağı olan Falkland Adaları'nın Arjantin toprağı olarak tanınmasını istedi. İsrailli bakan, Arjantin’in "Malvinas" adını verdiği adaların Arjantin halkından güç kullanılarak alındığını öne sürdü ve İngiltere’ye yaptırım uygulanması çağrısı yaptı.</p><p></p><p>Bu çıkış, Batı Şeria üzerinden başlayan diplomatik gerilimi, İngiltere’nin en hassas dış politika başlıklarından biri olan Falkland anlaşmazlığına taşıdı.</p><p></p><p><b>İngiliz büyükelçinin sınır dışı edilmesini istedi</b></p><p></p><p>İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de İngiltere hükümetini hedef alan sert bir açıklama yaptı. Smotrich, İsrail’deki İngiltere Büyükelçisi Simon Walters’ın derhal sınır dışı edilmesini talep etti.</p><p></p><p>Smotrich, Londra yönetimini İsrail’i hedef almakla suçlayarak, "İngiliz büyükelçisini bu akşam derhal sınır dışı edin" çağrısında bulundu. İsrailli bakan açıklamasını, "İngiliz mandası sona ermiştir" sözleriyle sürdürdü.</p><p></p><p><b>Falkland meselesi neden bu kadar hassas?</b></p><p></p><p>Falkland Adaları, İngiltere ile Arjantin arasındaki en uzun süreli egemenlik anlaşmazlıklarından birinin merkezinde bulunuyor. Güney Atlas Okyanusu’ndaki yaklaşık 12 bin kilometrekarelik takımada, İngiltere’nin denizaşırı toprağı statüsünde.</p><p></p><p>Arjantin ise Malvinas adını verdiği adaların kendi egemenliğinde olduğunu savunuyor. İki ülke arasındaki anlaşmazlık 1982 yılında savaşa dönüşmüş, yaklaşık 10 hafta süren Falkland Savaşı İngiltere’nin askeri zaferiyle sonuçlanmıştı.</p><p></p><p>Bu nedenle Ben-Gvir’in Falkland çıkışı, yalnızca İngiltere’nin Batı Şeria politikasına yönelik bir tepki değil, Londra açısından tarihsel ve diplomatik açıdan son derece hassas bir başlığa doğrudan gönderme niteliği taşıyor.</p><p></p><p><b>Batı Şeria'da şiddet tırmanıyor</b></p><p></p><p>Diplomatik gerilimin merkezindeki Batı Şeria’da ise İsrailli yerleşimciler ile Filistinliler arasındaki şiddet olayları sürüyor. El-Mugayyir köyündeki erkek okulunun çevresinde güvenlik kaygılarının artması üzerine okul yönetimi yerleşkenin etrafına dikenli teller çekti.</p><p></p><p>Birleşmiş Milletler verilerine göre 2025'in başından 2026 Temmuz sonuna kadar Batı Şeria’da 316 Filistinli öldürüldü, 5 bin 600'den fazla kişi yaralandı. Bölgede artan şiddet ve yeni yerleşim projeleri, İsrail ile bazı Avrupa ülkeleri arasındaki diplomatik gerilimin temel başlıklarından biri haline geldi.</p><p></p><p><b>İsrail'de bir başka gündem: Yurt dışına göç</b></p><p></p><p>İsrail Meclisi’nde aynı dönemde ülke dışına İsrailli göçü de gündeme geldi. Meclis Araştırma ve Bilgi Merkezi verilerine göre yurt dışında yaşadıktan sonra İsrail’e dönenlerin sayısında dikkat çekici bir gerileme yaşandı.</p><p></p><p>2009'da 10 bin 903 kişi İsrail'e geri dönerken, bu sayı 2025'te 4 bin 483'e geriledi. Bu, yaklaşık yüzde 58'lik düşüşe karşılık geliyor. İsrail Meclisi bünyesindeki komisyonda ayrıca yaklaşık 1 milyon İsraillinin yurt dışında yaşadığı tahmini paylaşıldı.</p><p></p><p>İngiltere’nin Batı Şeria’ya yönelik hazırladığı yeni önlemlerin kapsamının açıklanmasıyla birlikte, Londra-Tel Aviv hattındaki diplomatik gerilimin nasıl şekilleneceği yakından izleniyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Suudi Ardabistan'daki Aramco tesisi vuruldu</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/suudi-ardabistandaki-aramco-tesisi-vuruldu-3809/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/suudi-ardabistandaki-aramco-tesisi-vuruldu-3809/</id>
<published><![CDATA[2026-09-07T15:02:17+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-07T15:02:17+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BEC7F7-779ED5-42DA88-252EBC-6B9D9D-6242FD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Financial Times gazetesinin kaynaklara dayandırdığı habere göre tesis vurulduktan sonra hasar tespiti için çalışmalar yapılıyor.</p><p></p><p>Kaynaklar, son saldırının geçen ayki Husilerin saldırısıyla benzer çapta olduğunu belirtti.</p><p></p><p>Aramco konuyla ilgili henüz açıklama yapmadı.</p><p></p><p>Husiler, Ağustos ayında Suudi Arabistan'ın Cizan bölgesindeki rafinerisine insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırı düzenlemişti.</p><p></p><p>Husilere bağlı SABA haber ajansının ismi açıklanmayan askeri bir kaynağa dayandırdığı habere göre, Cizan bölgesindeki Saudi Aramco rafinerisi İHA'larla hedef alındı. Saldırının isabetli olduğu öne sürüldü.</p><p></p><p>Haberde, saldırının Yemen'in Saada ve Hacce vilayetlerinin hava sahalarının ihlal edilmesine karşılık gerçekleştirildiği iddia edildi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İran, ABD ordusuna ait insansız deniz aracını hedef aldı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iran-abd-ordusuna-ait-insansiz-deniz-aracini-hedef-aldi-1456/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iran-abd-ordusuna-ait-insansiz-deniz-aracini-hedef-aldi-1456/</id>
<published><![CDATA[2026-09-06T09:26:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-06T09:26:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_252F2C-72120A-B26F5E-815778-F1AB58-158401.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yayımlanan bildiride, Hürmüz Boğazı'nda İran'ın kontrolündeki bölgeye girmeye çalışan ABD ordusuna ait bir insansız deniz aracının hedef alındığı belirtildi.</p><p></p><p>Bildiride, Hürmüz Boğazı'nın İran'ın yönetiminde bulunduğu ve ABD'nin her türlü hareketine "kesin bir şekilde" karşılık verileceği ifade edildi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İran'dan ABD'ye uyarı: "Sonraki saldırılar daha şiddetli olacak"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/irandan-abdye-uyari-sonraki-saldirilar-daha-siddetli-olacak-7782/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/irandan-abdye-uyari-sonraki-saldirilar-daha-siddetli-olacak-7782/</id>
<published><![CDATA[2026-09-06T09:13:52+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-06T09:13:52+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FB6D90-39A2C0-DDB8D3-96F547-1FB11A-E1645D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran Silahlı Kuvvetlerinin savaşı yürüten birimi Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü Albay İbrahim Zülfikari, ABD'nin İran'a uyguladığı deniz ablukasını sürdürmesi ve İran gemilerine yönelik saldırılara devam etmesi halinde ABD'nin bölgedeki askeri gemilerini hedef almaya devam edeceklerini belirtti.</p><p></p><p>Zülfikari, "Sonraki saldırılar daha şiddetli olacak" ifadesini kullandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD-İran savaşı nasıl sona erebilir?</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-iran-savasi-nasil-sona-erebilir-8738/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-iran-savasi-nasil-sona-erebilir-8738/</id>
<published><![CDATA[2026-09-05T09:43:06+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-05T09:43:06+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_485EEF-B33940-F7D841-B66217-737ACC-24463C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Saldırılardan bir süre önce de ABD, İran'a ve bu ülkeyle ticaret yapanlara karşı kapsamlı bir ekonomik abluka uygulama kararı aldığını açıkladı.</p><p></p><p>ABD'nin amacı, İran'ı müzakereye zorlamak ve Hürmüz Boğazı'ndaki gemilere yönelik saldırılarını durdurmaktı.</p><p></p><p>ABD ve İsrail'in Şubat ayında savaşmaya başlatmasından bu yana, bu önemli ticari denizcilik güzergahı fiilen kapalı.</p><p></p><p>İki tarafın Haziran ayında imzaladığı ve 60 gün içinde kalıcı bir ateşkes ve anlaşmayla sonuçlanması amaçlanan Mutabakat Zaptı'nın süresi doldu.</p><p></p><p>Çatışma yedinci ayına girerken, olayların nasıl gelişebileceğine dair üç uzmanın görüşlerini aldık.</p><p></p><p><b>ABD, İran'da düğüne füze isabet edip etmediğini araştırıyor</b></p><p></p><p>Sorun şu ki, ABD'nin İran'daki stratejik hedeflerinin ne olduğunu hala kesin olarak bilmiyoruz. Beyaz Saray, siyasi açıdan neleri kabul etmeye razı olduğunu sürekli olarak yeniden değerlendiriyor.</p><p></p><p>Askeri gücün hızlı bir zafer için yeterli olacağı varsayılmıştı ancak bu istenen etkiyi yaratmadı.</p><p></p><p>Gördüğümüz şey, ABD'nin hem askeri hem de ekonomik olmak üzere farklı kozlarını kullanmaya çalışması.</p><p></p><p>Şu anda yönetim bir tür sükunetle yetinmiş gibi. Bence ablukanın sürdürülmesinden ve İran'ın boğazdaki denizcilik güzergahını aksatma kabiliyetine karşı periyodik saldırılardan memnunlar.</p><p></p><p>ABD yetkilileri, yeni yaptırımların İran rejimini daha zayıf bir konumda müzakere masasına oturmaya zorlamak için yeterli olacağını umuyor.</p><p></p><p>Son günlerde ABD güçleri, Hürmüz Boğazı'ndan petrol fiyatlarında şok yaşanmasını veya küresel ekonomik çöküşü önleyecek miktarda petrol geçişini sağlamayı başarmış gibi görünüyor. Ancak savaşa başlarken ABD'nin hedefleri bunlar değildi.</p><p></p><p>Bence İran, bir çözüme ulaşmak için yüksek bir bedel talep edecek ve bu da Trump yönetimi için siyasi anlamda sürdürülemez bir durum olmaya devam edecek.</p><p></p><p><b>İran, ABD'nin tavizlerini bekleyecek</b></p><p></p><p>Bence son saldırılar İran'ın savaşla ilgili hesaplarını gerçekten değiştirmiyor.</p><p></p><p>Tahran, ekonomisinde artan bir baskıya ve son birkaç aydır gördüğümüz aralıklı saldırıların devamına hazırlanıyor. Amaçları, daha büyük bir çatışmaya yol açmamak için bu saldırılara orantılı bir şekilde karşılık vermek olacak.</p><p></p><p>Ekonomik açıdan bakıldığında, bu durum elbette İran ekonomisine zarar verecek ki Aralık ile Ocak aylarındaki gösterilerinden de bildiğimiz gibi, ülke ekonomisinin yapısal sorunları var.</p><p></p><p>Ancak İran tarafında ekonomik sıkıntının, müzakereler de dahil, İran'ın hesaplarını yakın gelecekte değiştireceğine dair bir algı olduğunu düşünmüyorum.</p><p></p><p>Bu, İran'ın bir çıkış yolu aramadığı anlamına gelmiyor ancak bence gördüğümüz şey, ABD'nin mutabakat zaptına geri dönmesini veya en azından bir tür taviz vermesini bekliyor olması.</p><p></p><p>Tahran, ABD'nin baskısına boyun eğmek veya yaptırımlara veya ek saldırılara yanıt olarak kendi yaklaşımını değiştirmek istemiyor.</p><p></p><p><b>Ateşkes anlaşmasına geri dönmek</b></p><p></p><p>Askeri hareketlilikteki son artış İran'ın teslim olmasına yol açmayacak. Ekonomik baskının da işe yaraması pek olası değil çünkü İran'la ticaret yapan Çin, Rusya ve diğer birçok ülke ABD'nin tek taraflı yaptırımlarını desteklemeyecek.</p><p></p><p>İran, Hürmüz Boğazı'ndaki istikrarsızlığı sürdürmeye devam edebilir, küresel ekonominin can damarına bir parmak basmış durumda.</p><p></p><p><b>Beyaz Saray'ın çıkış stratejisi ne?</b></p><p></p><p>ABD bunu zaten buldu. Trump, Haziran ayındaki mutabakat zaptında belirtilen anlaşmayı müzakere etmek için sürekli bir çaba gösterebilirse, bu bir çıkış yolu olacak.</p><p></p><p>Bu anlaşma, İran İslam Cumhuriyeti'ndeki sertlik yanlılarını zayıflatacağı için ABD'ye bir tür zafer kazandırmakla kalmayacak, aynı zamanda İran'ın nükleer silah elde edemeyeceği konusunda herkesi rahatlatacaktı.</p><p></p><p>Mutabakat zaptında, İran'a uygulanan tüm ABD yaptırımlarının kaldırılması gibi kesin bir çözüm maddesi yer alıyor.</p><p></p><p>Bu yaptırımların kaldırılması zamanla İran'ın güçlü İslam Devrim Muhafızları Ordusu'nu (İDGK) zayıflatacaktır.</p><p></p><p>Dış dünya ile İran arasında yeni bir ekonomik etkileşim, kademeli olarak radikal siyasi ve sosyal değişimleri zorlayacak, böylece sonuçta çok farklı bir nitelikte İslami rejim ortaya çıkacaktır.</p><p></p><p>Elbette, İran ekonomisine Devrim Muhafızları'nın yoğun nüfuzu nedeniyle bunu başarmak kolay olmayacak. Ancak yeterli zaman verilirse ve ABD ile ortakları stratejik sabır gösterirse işe yarayabilir.</p><p></p><p>Şimdilik, herkes için kötü olan, karmaşık ve sonuçsuz bir durumla devam edeceğimizi düşünüyorum.</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İran rejimini devireceğiz"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iran-rejimini-devirecegiz-8695/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iran-rejimini-devirecegiz-8695/</id>
<published><![CDATA[2026-09-04T13:44:32+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-04T13:44:32+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2D121B-C63B9F-03E8FE-AD92BF-485865-E04309.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Orta Doğu hattında tansiyon düşmezken, İsrail kanadından bölgesel dengeleri altüst edecek doğrudan bir rejim değişikliği çıkışı geldi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, askeri komuta kademesiyle gerçekleştirdiği kritik güvenlik toplantısında, Tahran'ı hedef alan en sert mesajlarından birini verdi. Ülkede yaklaşan erken seçim atmosferinde güvenlik kartını sahaya süren Netanyahu, İsrail ordusunun operasyonel kabiliyetlerine işaret ederek İran rejimini devirmeyi temel stratejik hedef olarak belirlediklerini duyurdu.</p><p></p><p><b>Tel Aviv'deki Kirya karargahında kritik güvenlik zirvesi</b></p><p></p><p>İsrail Başbakanlık Ofisi tarafından yapılan resmi açıklamaya göre kritik temaslar, başkent Tel Aviv’deki Savunma Bakanlığı Kompleksi Kirya'da gerçekleşti. Toplantıya Savunma Bakanı Yisrael Katz, Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ve üst düzey komutanlar katıldı.</p><p></p><p>Güvenlik zirvesinde komuta kademesine hitap eden Netanyahu, bugüne kadar uyguladıkları caydırıcılık adımlarıyla İran tehdidini geri püskürttüklerini savundu. Tahran yönetiminin tökezlediğini iddia eden İsrail Başbakanı, karşı tarafın içsel ve bölgesel olarak "tarihin en zayıf dönemini" yaşadığını öne sürdü.</p><p></p><p><b>'Ulaşılabilir ve yakın': Rejim değişikliği masada</b></p><p></p><p>Konuşmasında çıtayı doğrudan yönetim krizine taşıyan Netanyahu, hedefin ulaşılamaz bir hayal olmadığını savundu:</p><p></p><p><b>"Önümüzdeki ana görev İran rejimini devirmek ve bu konudaki yeteneklerimize güveniyoruz."</b></p><p></p><p>İran'ın İsrail’in sert karşılık verme kapasitesinden çekindiği için doğrudan bir hamle yapamadığını ileri süren Başbakan, ülke içinde siyasi birliğe sahip olduklarını iddia etti. Ancak açıklamanın zamanlaması, iç siyasetteki sancılı tabloyu gözler önüne seriyor.</p><p></p><p><b>27 Ekim seçimleri öncesi anket baskısı</b></p><p></p><p>Sertleşen askeri retoriğin perde arkasında, İsrail iç kamuoyundaki seçim baskısı dikkat çekiyor. 27 Ekim'de sandık başına gitmeye hazırlanan ülkede yayınlanan kamuoyu yoklamaları, Netanyahu hükümeti için alarm veriyor:</p><p></p><p>Eisenkot Yükselişte: Eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot liderliğindeki Yashar Partisi, seçim anketlerinde yarışı önde götürmeyi sürdürüyor.</p><p></p><p>Taktiksel Tehditler: Sandıkta geriye düştüğü gözlenen Netanyahu'nun, iç siyasetteki zemin kaybını örtbas etmek ve kamuoyunu konsolide etmek amacıyla dış cepheye yönelik tehdit dilini zirveye taşıdığı belirtiliyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İran, Hürmüz'de "kara liste"ye aldığı gemilerin sayısının 56'ya çıkardı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iran-hurmuzde-kara-listeye-aldigi-gemilerin-sayisinin-56ya-cikardi-4231/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iran-hurmuzde-kara-listeye-aldigi-gemilerin-sayisinin-56ya-cikardi-4231/</id>
<published><![CDATA[2026-09-03T09:00:48+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-03T09:00:48+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_DC33B0-79D946-1D5B5E-BEE30B-7A2721-B57615.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri yönetmek için kurduğu "Fars Körfezi Boğaz Yönetimi" (PGSA) adlı kurumun internet sitesinde paylaşılan bilgiye göre, kara listeye "kurallara uymayan" 11 gemi daha eklendi ve toplam kara listeye alınan gemi sayısı 56'ya ulaştı.</p><p></p><p>PGSA internet sitesinde, "Hürmüz Boğazı için İran protokollerini ihlal eden gemiler, gelecekteki geçişlerinde para cezası, alıkonulma veya el koyma da dahil olmak üzere kısıtlamalarla karşılaşacaklardır." ifadelerine yer verildi.</p><p></p><p>Listede yer alan gemilerle işbirliği yapan diğer gemilerin de kara listeye alınacağı bilgisi verildi.</p><p></p><p>Son güncellemeyle birlikte İran, 2 Eylül itibarıyla aralarında Birleşik Arap Emirlikleri merkezli ADNOC Logistics, onun iştiraki Navig8 ve Suudi Bahri şirketlerinin de bulunduğu LNG, LPG ve ham petrol tankerlerinden oluşan toplam 56 gemiyi kara listeye almış oldu. Listede Çin ile bağlantılı 2 geminin de olması dikkati çekti.</p><p></p><p>İran, 24 Ağustos'ta Hürmüz Boğazı'nda "seyir kurallarını ihlal eden" 45 tankeri kara listeye aldığını duyurmuştu.</p><p></p><p>Tahran yönetimi, ABD-İsrail'in 28 Şubat'taki saldırılarının ardından başlayan savaşta Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri büyük oranda kısıtlamıştı. 17 Haziran'da İran-ABD arasında imzalanan mutabakat zaptı sonrasında Boğaz'dan geçişlere izin verilmişti. İran, ABD ile mutabakatın uygulanması konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle 8 Temmuz'da yeniden alevlenen savaşın ardından 12 Temmuz'da Boğaz'ı yeniden kapatmıştı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İran'dan, Erbil'deki ABD üslerine füze saldırısı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/irandan-erbildeki-abd-uslerine-fuze-saldirisi-4479/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/irandan-erbildeki-abd-uslerine-fuze-saldirisi-4479/</id>
<published><![CDATA[2026-09-02T08:59:45+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-02T08:59:45+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_AE29CF-FAF1ED-FA1E69-8D4270-6335CF-AB1B5C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada, ABD'nin dün akşamki saldırılarına misilleme amacıyla Irak'ın Erbil kentindeki ABD üslerine füze ve İHA saldırısı düzenlendiği belirtildi.</p><p></p><p>Açıklamada, saldırıda ABD ordusuna ait bir bakım merkezinin ve teknik ekipman depolarının imha edildiği ayrıca üs içerisindeki ABD casus balonunun yönlendirme sisteminin vurulduğu öne sürüldü.</p><p></p><p>Ayrıca üssün yakıt depolarının ateşe verildiği ve bazı ABD askerlerinin öldürüldüğü iddia edildi.</p><p></p><p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), dün akşam saatlerinde, İran'da Devrim Muhafızları Ordusu hedeflerine saldırı başlattığını açıklamıştı.</p><p></p><p>ABD ordusunun saldırı başlattığını açıklamasının ardından İran basını, Keşm Adası, Bender Abbas, Sirik, Çabahar ve Kunarek'te patlama sesleri duyulduğunu bildirmişti.</p><p></p><p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), dün akşam saatlerinde, İran'da Devrim Muhafızları Ordusu hedeflerine saldırı başlattığını açıklamıştı.</p><p></p><p>ABD ordusunun saldırı başlattığını açıklamasının ardından İran basını, Keşm Adası, Bender Abbas, Sirik, Çabahar ve Kunarek'te patlama sesleri duyulduğunu bildirmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD İran' Hürmüz çevresi ile güney bölgelerini hedef aldı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-iran-hurmuz-cevresi-ile-guney-bolgelerini-hedef-aldi-4730/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-iran-hurmuz-cevresi-ile-guney-bolgelerini-hedef-aldi-4730/</id>
<published><![CDATA[2026-09-02T08:51:39+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-02T08:51:39+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5783CE-D0F5F7-123757-068290-83793B-7F2440.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD'nin İran'a yönelik saldırı tehditlerinin ardından, dün akşam saatlerinde ülkenin güneyindeki kentlerden patlama sesleri duyulduğuna ilişkin haberler gelmeye başladı. Ardından CENTCOM, İran genelinde Devrim Muhafızlarına ait olduğunu ileri sürdüğü hedeflere saldırılar düzenlediğini açıkladı.</p><p></p><p>İran basını, Hürmüz Boğazı üzerindeki Keşm Adası, Sirik şehri, stratejik liman kenti Bender Abbas, güney kıyılarındaki Asuliye, Çabahar ve Kunarek'te patlama sesleri duyulduğunu belirtti. Kirman eyaletindeki Ciroft Havaalanı'nın hedef alındığı bildirildi.</p><p></p><p>Hürmüzgan Vali Yardımcısı Ahmed Nefisi,</p><p></p><p>ABD'nin Sirik'e bağlı Kuheştek kentinde düğün töreninin düzenlendiği bir konutu vurduğunu açıkladı. Nefisi, ilk belirlemelere göre saldırıda en az 4 kişinin hayatını kaybettiğini, 68 kişinin yaralandığını bildirdi. Huzistan bölgesinde ise 7 kişinin öldüğü, 8 kişinin yaralandığı belirtildi.</p><p></p><p>İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'ye ait MQ-9 tipi insansız hava aracını (İHA) düşürdüğünü duyurdu. Açıklamada, ABD'nin saldırılarının "Hürmüz Boğazı'nın kilidini daha da sıkılaştırdığı" tehdidine yer verildi.</p><p></p><p>İran Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamada da "ABD ordusu bölgede saldırganlığını sürdürmekte ne kadar ısrar ederse, daha büyük ve ağır kayıplara katlanmak zorunda kalacaktır." ifadelerine yer verildi.</p><p></p><p>Gecenin ilerleyen saatlerinde İran basını, Keşm Adası ve Bender Abbas kentinde yeni patlama seslerinin duyulduğunu aktardı. CENTCOM ise çarşamba gününün ilk saatlerinde İran'daki hedeflere yönelik saldırılarını tamamladığını açıkladı.</p><p></p><p>İran ordusu da Ürdün, Bahreyn ve Irak'taki ABD üslerine füze ve insansız hava araçlarıyla misillemede bulunduğunu duyurdu.</p><p></p><p>- Bölge ülkelerinde sirenler çaldı, gerilim yeniden tırmandı</p><p></p><p>İran'ın bölgedeki ABD üslerine yönelik misilleme başlattığını duyurmasının ardından, sosyal medyada bölge ülkelerinden gökyüzünde ışık hüzmelerinin görüldüğü ve patlama seslerinin duyulduğu görüntüler paylaşıldı.</p><p></p><p>Ürdün ordusu, ülke hava sahasına giren 13 balistik füzeden 10'unun engellendiğini, 3'ünün ise boş araziye düştüğünü açıkladı. Bazı hava yolu şirketleri Ürdün seferlerini iptal etti.</p><p></p><p>Kuveyt, İran'dan İHA ve füzelerle düzenlenen saldırılara karşı halka uyarıda bulunurken, hava savunma sistemlerinin devreye alındığını duyurdu.</p><p></p><p>Bahreyn de hava savunma sistemlerinin İran'dan düzenlenen İHA saldırılarını engellediğini açıkladı.</p><p></p><p>Öte yandan İsrail ordusu, Lübnan'dan fırlatılan insansız hava araçları nedeniyle ülkenin kuzeyindeki bazı bölgelerde sirenlerin çaldığını ve önleyici füzelerin ateşlendiğini bildirdi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Hürmüz'de iki tanker birden vuruldu</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/hurmuzde-iki-tanker-birden-vuruldu-2461/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/hurmuzde-iki-tanker-birden-vuruldu-2461/</id>
<published><![CDATA[2026-09-01T11:52:32+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-01T11:52:32+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8B6BDF-C9319E-502E14-9C24E3-D5D3B3-C88220.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Danışmanlık şirketi, Suudi Arabistanlı Bahri nakliye şirketi tarafından işletilen dev ham petrol tankeri Sidr'in, Umman'ın Khasab kentinin kuzeydoğusunda seyir halindeyken vurulduğunu belirtti.</p><p></p><p>Sinokor tarafından işletilen Senegal Prosperity gemisi ise aynı ülkenin doğusunda seyir halindeyken üç mermiyle vuruldu. Marisks'e göre her iki gemi de Basra Körfezi'nden çıkıyordu.</p><p></p><p>Bahri ve Sinokor, olayla ilgili henüz açıklama yapmadı.</p><p></p><p>Daha önce, İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları, bir tankerin Hürmüz Boğazı’ndan çıkış transitini tamamlarken nereden geldiği bellei olmaya üç adet mermiyle vurulduğunu bildirdi. Kurum, söz konusu geminin kimliğini açıklamadı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İran'ın dövizi var ve hem de yeterince var"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iranin-dovizi-var-ve-hem-de-yeterince-var-5985/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iranin-dovizi-var-ve-hem-de-yeterince-var-5985/</id>
<published><![CDATA[2026-09-01T11:16:15+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-09-01T11:16:15+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_494117-CE737B-E4E3F2-762C02-BD36A8-13DE7B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Mehr Haber Ajansı'na göre, Himmeti, Tahran'da düzenlenen 36. İslami Bankacılık Konferansı’nda ülkesinin ekonomik durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p></p><p>İran’a uygulanan yaptırımların ve ekonomik kuşatmanın çok geniş kapsamlı olduğunu belirten Himmeti, ülkenin ihtiyaç duyduğu dövizin temin edilmesi, halkın geçim ihtiyaçlarının karşılanması ve fabrikalar ile üretim birimlerinin temel ihtiyaçlarının giderilmesi gerektiğini dile getirdi.</p><p></p><p>İran’ın alacaklarının ve döviz kaynaklarının tahsilat sürecinin devam ettiğini, ülkenin iç rezervlere de sahip olduğunu ifade eden Himmeti, ayrıca çeşitli nedenlerle ayrıntıları açıklanamayan bazı kaynakların da bulunduğunu belirtti.</p><p></p><p>ABD Başkanı Trump'a hitaben "İran’ın dövizi var ve hem de yeterince var." ifadelerini kullanan Himmeti, ülke ekonomisinin çöktüğü yönündeki iddiaların doğru olmadığını vurguladı.</p><p></p><p>İran Merkez Bankası Başkanı Himmeti, "düşmanlarının" her hafta ülkesine yeni yaptırımlar uyguladığını ancak ülkedeki ekonomik sistemin faaliyetlerini sürdürdüğünü belirterek, piyasaya 2 milyar dolara kadar döviz arz etmeye hazır olduklarını açıkladı.</p><p></p><p>Döviz piyasasında oluşan dalgalanmanın yatışacağını savunan Himmeti, son dönemde döviz kurunda yaşanan artışın gerçek ekonomik faktörlerden çok "psikolojik ortamdan" kaynaklandığını savundu.</p><p></p><p>Savaşın ve bazı altyapılara verilen zararların işsizliği artırdığına işaret eden Himmeti, küçük ve orta ölçekli üretim birimlerinin finansmanına öncelik verildiğini vurguladı.</p><p></p><p>ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından İran'a ilişkin açıklamada bulunmuş, İran'ın "resmen çökmüş bir ulus" olduğunu ve "öldüğünü" ileri sürmüştü.</p><p></p><p>Trump, "Onların (İran’ın) donanması yok, hava kuvvetleri yok, dövizi yok, askerlerine veya polislerine maaş ödemiyorlar." ifadelerini kullanmıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Gerekirse tüm Gazze'yi işgal ederiz"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/gerekirse-tum-gazzeyi-isgal-ederiz-7151/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/gerekirse-tum-gazzeyi-isgal-ederiz-7151/</id>
<published><![CDATA[2026-08-31T12:12:51+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-31T12:12:51+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0A9CEF-9DECBF-C5EA40-058821-21B870-E3D9E9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İsrail siyasetinde 27 Ekim seçimleri yaklaşırken, kamuoyu yoklamalarında koltuğunu kaybetme riskiyle yüzleşen Başbakan Binyamin Netanyahu, canlı yayında tüm bölgeyi sarsacak tehditlerde bulundu. Hükümete yakınlığıyla bilinen Kanal 14 televizyonuna konuşan Netanyahu; Gazze, Lübnan, Suriye, Batı Şeria ve İran eksenindeki askeri faaliyetlerin henüz tamamlanmadığını öne sürerek yeni operasyonların sinyalini verdi.</p><p></p><p><b>İran ve Gazze i̇çin gözdağı: 'Tümünü i̇şgal ederiz'</b></p><p></p><p>Tahran yönetiminin zayıfladığını ve sallantıda olduğunu iddia eden Netanyahu, İran'ın nükleer programı hedeflerinden vazgeçmediğini ileri sürdü. Başbakanlık görevinde kaldığı sürece nükleer silah üretimine izin vermeyeceklerini savunan İsrail Başbakanı, Hamas'ın silah bırakmaması durumunda ordunun "tüm Gazze'yi işgal edeceğini" açıkladı. Bir Filistin devleti kurulmasına asla izin vermeyeceğini de yineleyen Netanyahu, bölgedeki kalıcı işgal hedeflerini açıkça dile getirdi.</p><p></p><p><b>Batı Şeria'daki gasba sahip çıktı, Londra'yı hedef aldı</b></p><p></p><p>İşgal altındaki Batı Şeria'da Filistin köylerine saldıran yasa dışı yerleşimcileri "az sayıda genç" olarak nitelendiren Netanyahu, bu baskınların kontrolsüz yapılmaması gerektiğini söyledi. Toprak gasbının devlet gücüyle yürütülmesi gerektiğini "Orada ordu var, polis var, hükümet var" sözleriyle savunan Netanyahu, yerleşimci şiddetinin medya tarafından abartıldığını iddia etti. Netanyahu ayrıca sosyal medya paylaşımları üzerinden İngiltere hükümetini de sert bir dille eleştirdi.</p><p></p><p><b>Seçim anketlerinde çöküş: Eisenkot öne geçti</b></p><p></p><p>Netanyahu’nun liderliğindeki Likud Partisi, son kamuoyu araştırmalarında eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot liderliğindeki Yashar Partisi'nin gerisinde kalmış durumda. Siyasi analistler, sandıkta hezimete uğramaktan çekinen İsrail Başbakanı'nın, oy tabanını konsolide etmek amacıyla güvenlik merkezli bir "korku propagandası" yürüttüğünü ve bu doğrultuda söylemlerini giderek radikalleştirdiğini değerlendiriyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İran, Ürdün'deki iki ABD hava üssünü vurdu</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iran-urdundeki-iki-abd-hava-ussunu-vurdu-6073/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iran-urdundeki-iki-abd-hava-ussunu-vurdu-6073/</id>
<published><![CDATA[2026-08-31T10:00:52+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-31T10:00:52+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A68736-49936F-5FD223-E65A9E-FFDE1A-476B5F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'nin Hürmüz Boğazı yakınlarındaki Lark Adası'na düzenlediği saldırıyla ilgili yazılı bir açıklama yayımladı.</p><p></p><p>Açıklamada, misilleme saldırıları kapsamında, Ürdün'deki Kral Hüseyin ve Muvaffak Salti hava üslerinin balistik füzelerle vurulduğu aktarıldı.</p><p></p><p>Saldırılarda, üslerdeki 'teknik ve bakım altyapıları ile savaş uçaklarının konuşlandığı alanların' hedef alındığını ve üslerde "'ağır hasar' meydana geldiği belirtildi.</p><p></p><p>Açıklamada "Her saldırı daha güçlü bir karşılıkla cevaplandırılacaktır" denilerek, Hürmüz Boğazı üzerindeki İran kontrolünün zayıflatılmasına yönelik girişimlerin sonuç vermeyeceği ifade edildi.</p><p></p><p>İran'ın Fars Haber Ajansı, ABD'nin Lark Adası'na düzenlediği ve sivillerin de hayatını kaybettiği saldırının Ürdün'den gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini aktardı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD Lark Adası'na saldırdı, Tahran'dan karşılık geldi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-lark-adasina-saldirdi-tahrandan-karsilik-geldi-9921/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-lark-adasina-saldirdi-tahrandan-karsilik-geldi-9921/</id>
<published><![CDATA[2026-08-31T09:45:23+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-31T09:45:23+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_649999-6ACF87-35F58C-2327A7-ABA372-307570.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>CBS News, ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) sözcüsü Tim Hawkins'in "İran Devrim Muhafızları güçlerinin Hürmüz Boğazı'na deniz mayını yüklü roketler fırlatmaya hazırlandığı gözlemlendi" sözlerini yayımladı.</p><p></p><p>İran Devrim Muhafızları, 30 Ağustos Pazar günü gerçekleşen saldırıda çok sayıda kişinin öldüğünü ve yaralandığını belirterek "karşılık ve cezalandırma" sözü verdi.</p><p></p><p>İran devlet medyasına göre, daha sonra Ürdün'deki ABD askeri hedeflerine saldırı düzenlediğini açıkladı.</p><p></p><p>Ürdün ordusu, Devrim Muhafızları'nın açıklamasından kısa bir süre sonra, 31 Ağustos'un ilk saatlerinde sekiz füzeyi engellediğini bildirdi.</p><p></p><p>ABD, bu ayın başlarında boğazın ana nakliye yolundaki tüm mayınları temizleme işlemini tamamladığını açıklamıştı.</p><p></p><p>Lark Adası, önemli liman kenti Bender Abbas'ın hemen açıklarında ve küresel denizcilik için hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı'nın kıyısında yer alıyor.</p><p></p><p>İran şu anda tanker trafiğini kontrol için bu adanın üzerinden geçiriyor ve gemilerden geçiş için 1,5 milyon sterlin talep ettiği bildiriliyor.</p><p></p><p>İran Devrim Muhafızları Sözcüsü Hüseyin Muhibbi, saldırıyı "Trump rejiminin stratejik ve ölümcül bir hatası" olarak nitelendirdi ve "düşman bu yanlış hesaplamanın sonuçlarını hem ekonomik hem de askeri alanda ödeyecek" dedi.</p><p></p><p>İran Devrim Muhafızları'na bağlı Tasnim haber ajansı, saldırının insansız hava araçlarıyla gerçekleştirildiğini bildirdi.</p><p></p><p>Ajans, saldırıda iki kişinin öldüğünü ve iki kişinin de yaralandığını belirtti.</p><p></p><p>Trump geçen hafta, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı abluka altına alma çabalarının bir parçası olarak yerleştirdiği tüm mayınların imha edildiğini veya kaldırıldığını söyledi.</p><p></p><p>İran'ın, yeni mayın döşeyen herhangi bir gemi veya teknenin imha edileceği konusunda uyarıldığını belirtti.</p><p></p><p>İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Trump'ın iddiasını "propaganda" amaçlı bir aldatmaca olarak nitelendirdi.</p><p></p><p>Washington'ın 24 Ağustos'ta Tahran'ı daha da izole etmeyi ve müttefiklerine yönelik ikincil yaptırımları genişletmeyi amaçlayan yeni bir yaptırım kampanyası açıklamasının ardından İran, yeniden ekonomik baskıyla karşı karşıya kalmıştı.</p><p></p><p>İranlı yetkililer ve devlet medyası, bu kampanyayı büyük ölçüde ABD'nin önceki ekonomik önlemlerinin bir devamı olarak değerlendirdi ve bu önlemlerin Washington'ın son çatışmadaki askeri başarısızlığının ardından geldiğini savundu.</p><p></p><p>ABD ve İsrail, 28 Şubat'ta İran'a geniş çaplı saldırılar düzenledi.</p><p></p><p>İran ise İsrail'e, ABD üslerine ve Körfez'deki ABD müttefik devletlerine saldırarak ve Hürmüz Boğazı'nı deniz trafiğine fiilen kapatarak karşılık verdi.</p><p></p><p>İran savaşı altı ayı aşkın bir süredir devam ediyor.</p><p></p><p>Savaş başlamadan önce dünyanın petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazının yaklaşık %20'si bu yollardan taşınıyordu.</p><p></p><p>Orijinali İngilizce olan bu makalenin çevirisinde yapay zekadan yararlandık. Yayınlanmadan önce çeviriyi bir BBC gazetecisi kontrol etti. Yapay zekayı nasıl kullandığımız hakkında daha fazla bilgi burada.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Bölge ülkeleri arasındaki anlaşmalar yeni bir dönemin müjdecisi"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/bolge-ulkeleri-arasindaki-anlasmalar-yeni-bir-donemin-mujdecisi-1162/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/bolge-ulkeleri-arasindaki-anlasmalar-yeni-bir-donemin-mujdecisi-1162/</id>
<published><![CDATA[2026-08-30T09:25:52+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-30T09:25:52+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_CE4164-ED4820-95DBCA-C08BDA-1D4750-EE819B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD gibi yabancı güçlerin bölge ülkeleri için kalıcı bir güvenlik sağlayamayacaklarının anlaşıldığını belirterek, bölge ülkelerinin kendi aralarında yaptıkları anlaşmaları "yeni bir dönemin müjdecisi" olarak nitelendirdi.</p><p></p><p>Son yıllarda bölgede yaşanan gelişmelerin, ABD gibi yabancı güçlerin bölge ülkeleri için kalıcı güvenlik sağlayamayacağının Müslüman ülkeler tarafından fark edilmesini sağladığını belirten Kalibaf, "bölge dışı güçlerin varlığına ve müdahalesine dayalı güvenliğin kırılgan ve bağımlı" olduğunu ifade etti.</p><p></p><p>Kalibaf, "Ancak Müslüman ülkelerin iradesine ve bölge ülkelerinin kardeşçe işbirliğine dayalı güvenlik istikrarlı, onurlu ve kalıcı olabilir" değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p><b>Yeni bir dönemin başlangıcını müjdeleyebilir</b></p><p></p><p>Bölge ülkeleri arasındaki savunma anlaşmaları ve işbirliklerine işaret eden Kalibaf, yeni bölgesel anlaşmaların ve düzenlemelerin oluşmasının, bölge ülkelerindeki yaklaşım değişikliğinin işaretlerinden biri olduğunu belirtti.</p><p></p><p>Kalibaf, şu ifadeleri kullandı:</p><p></p><p>Bugün bu uyanışın işaretleri, yeni bölgesel anlaşmaların, işbirliklerinin ve düzenlemelerin oluşmasında görülebilir. Yeni bölgesel anlaşmalar ve düzenlemeler, Müslüman komşuların dışarıdan gelenlere değil, kendi kapasitelerine güvendikleri ve yıpratıcı rekabet yerine işbirliği ve kardeşlik yolunu seçtikleri yeni bir dönemin başlangıcını müjdeleyebilir.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İslamabad Mutabakatı uygulanırsa Hürmüz Boğazı açılır"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/islamabad-mutabakati-uygulanirsa-hurmuz-bogazi-acilir-1690/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/islamabad-mutabakati-uygulanirsa-hurmuz-bogazi-acilir-1690/</id>
<published><![CDATA[2026-08-29T09:15:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-29T09:15:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C63C5D-52D4C3-F2AC11-C69F61-0CA73D-5FACD2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Devlet televizyonunda konuşan İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ülkesinin iç ve dış meselelerini değerlendirdi.</p><p></p><p>Umman ile Hürmüz Boğazı konusunda gerçekleştirdikleri görüşmelerde, Hürmüz Boğazı'nın "üzerinde anlaşmaya varılan harita temelinde" yeniden açılabileceğinin kabul edildiğini belirtti.</p><p></p><p>İran Cumhurbaşkanı, "Şu anki görüşmeler sürecinde, Hürmüz Boğazı için bir yol haritası geliştirildi. Bu yol haritası Devrim Rehberi'ne (İran lideri Ayetullah Mücteba Hamaney) sunuldu ve Devrim Muhafızları, askeri güçler ve müzakere ekibindeki kardeşlerimiz tarafından da kabul edildi." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>"Eğer bu güzergah o çerçevelere göre açılırsa, ABD de taahhütlerini yerine getirmelidir." diyen Pezeşkiyan, Washington'un deniz ablukasını ve yaptırımları kaldırması, İran’a ait dondurulmuş varlıkları serbest bırakması ve İsrail’in Lübnan’daki eylemlerini durdurması için baskı yapması gerektiğini ifade etti.</p><p></p><p>Pezeşkiyan, "Hürmüz Boğazı'nın açılması, İslamabad Mutabakat Zaptı'nda belirtilen ve karşı taraflarca kabul edilen çerçeveye uygundur ve uygulanmalıdır." dedi.</p><p></p><p>- "Komşu ülkelerle iyi ilişkiler kurmalıyız"</p><p></p><p>Konuşmasının bir başka bölümünde komşularla ilişkinin önemine değinen Pezeşkiyan, "Sevgili ve şehit liderimizin (ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybeden İran'ın eski lideri Ayetullah Ali Hamaney) görüşleri temelinde diplomasiyi güçlendirmeli ve komşu ülkelerle iyi ilişkiler kurmalıyız ancak bu ilişkilerde yavaş ilerliyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Pezeşkiyan, "İran'ın komşularının çoğu İslam ülkeleridir ve onlarla ortak bir dil bulmalı, bölgenin güvenliğini birlikte garanti altına almalıyız. Bu hedefe ulaşmak ise diyalog ve etkileşim gerektirir. Pakistan, Afganistan, Suudi Arabistan, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Umman, Mısır, Azerbaycan ve Türkmenistan ile ortak bir anlayış geliştirmek istiyoruz. Bunun için zemin hazır, sadece bakış açılarımızı düzeltmemiz gerekiyor." diye konuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Toplumsal uyuma zarar veren her türlü eylem yasak"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/toplumsal-uyuma-zarar-veren-her-turlu-eylem-yasak-6800/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/toplumsal-uyuma-zarar-veren-her-turlu-eylem-yasak-6800/</id>
<published><![CDATA[2026-08-29T07:41:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-29T07:41:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D46399-AC382A-8F7703-A88689-F85AD7-9DEC0B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran dini lideri Hamaney, "Hükümet Haftası" vesilesiyle bir mesaj yayımladı.</p><p></p><p>ABD-İsrail planları, yaptırımlar ve ablukaya rağmen İran hükümetinin ortaya koyduğu çabaları takdir eden Hamaney, hükümeti enflasyon, işsizlik, piyasa yönetimi, büyüme, yatırım, yerli üretimi artırma ve İran ekonomisinde ABD dolarının rolünü azaltma konularına ciddi şekilde odaklanmaya çağırdı.</p><p></p><p>Hamaney, ekonomik sorunların çözümünün anahtarının "direniş ekonomisi" ve yerli üretime daha fazla dayanmak olduğunu belirterek, yerli üretimin yetersiz kaldığı durumlarda ithalatın akıllıca kullanılması gerektiğini kaydetti.</p><p></p><p>İran dini lideri, ülkeye karşı düşmanca eylemlerin ekonomik ve diğer sonuçları olabileceğini ancak daha etkili ve akıllı yönetimle bunların etkisinin sınırlanabileceğini savundu.</p><p></p><p>Tüm yetkililerin milli birlik ve toplumsal uyumun korunmasına öncelik vermesi gerektiğini belirten Hamaney, "Şüphesiz ki, geçmişte sevgili halkımıza doğrudan veya dolaylı zarar veren milli ve kamusal güdüleri zayıflatan ve hayali ikilikler, örneğin savaş veya müzakere, uzlaşma veya aşırıcılık, taviz veya savaş kışkırtıcılığı gibi söylemler, bundan sonra da aynı etkiye sahip olabilir. Bu nedenle, toplumsal uyuma zarar veren her türlü eylemin kesinlikle yasak olduğunu ilan ediyorum." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Hamaney, "zayıflıkların ve eksiklerin" açıkça vurgulanmasının ülkenin düşmanlarına fayda sağlayabileceği uyarısında bulunarak, İran’ın gücünün vurgulanmasının önemine değindi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD'nin ekonomik çıkarlarını güçlü bir şekilde hedef alacağız</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abdnin-ekonomik-cikarlarini-guclu-bir-sekilde-hedef-alacagiz-1930/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abdnin-ekonomik-cikarlarini-guclu-bir-sekilde-hedef-alacagiz-1930/</id>
<published><![CDATA[2026-08-28T09:46:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-28T09:46:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E23211-47004E-07D396-69F12C-2E97B5-40F2DB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Hizbullah'ın Lübnan merkezli yayın organı olan Al-Manar televizyonuna konuşan Rızayi, bölgedeki son gelişmeler ve ABD'nin ülkesine uyguladığı ekonomik baskılara ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><p></p><p>Rızayi, "Eğer abluka devam ederse, ABD'nin ekonomik çıkarlarını yüzde 100 oranında, büyük bir şiddet ve güçle hedef alacağız." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Hürmüz Boğazı’nın tamamen yeniden açılmasını ABD’nin İran’ın şartlarını yerine getirmesine bağlayan Rızayi, bu şartların başında, başta Lübnan ve Gazze olmak üzere Batı Asya’daki savaşların durdurulmasının geldiğini belirtti.</p><p></p><p>Şartları içeren listesinin ABD tarafına iletilmek üzere hazırlandığını belirten Rızayi, şu aşamada boğazın ortasından gemilerin geçişi için geçici bir güzergaha izin verildiğini, gelecekteki deniz trafiğinin ise Washington ile yapılacak bir mutabakata bağlanacağını söyledi.</p><p></p><p>İran'ın petrol satışlarının yaptırımlar öncesindeki seviyeye döndüğünü dile getiren Rızayi, yüzer depolardaki stokların boşaltılmasının yanı sıra, ihracat için yeni güzergahlar oluşturduklarını ve bunların kademeli olarak genişlediğini belirtti.</p><p></p><p>"İran, Binyamin Netanyahu'yu cehenneme gönderecek." diyen Rızayi, Lübnan'daki durumu ciddiyetle takip ettiklerini ve İsrail'in Lübnan'da işgal ettiği bölgelerden çekilmek zorunda kalacağını vurguladı.</p><p></p><p>- Rızayi, Trump'ın oğlunun başına ödül konulduğu iddiasını yalanladı</p><p></p><p>İran'ın, ABD Başkanı Donald Trump’ın oğlu Barron Trump'a saldırı planı hazırladığına yönelik soru üzerine Rızayi, söz konusu iddianın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu tarafından ABD Başkanı’nı kandırmak ve korkutmak amacıyla ortaya atılmış bir yalan olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Rızayi, Netanyahu’nun "İranlıların Trump’a suikast planı yaptığı" yönündeki sahte haberleri yayarak, ABD Başkanı’nı korkuttuğunu ve karar alma süreçlerini olumsuz etkilediğini öne sürdü.</p><p></p><p>İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Rızayi, "Biz bir karar alırsak hiçbir şey bunun uygulanmasına engel olamaz. Ancak bu haberler Netanyahu’nun saçmalıklarından ibarettir." dedi.</p><p></p><p>İran devlet televizyonu, yayınladığı videoda, ABD Başkanı Trump'ın oğlu Barron'un başına 10 milyon dolarlık ödül konulduğunu açıklamıştı.</p><p></p><p>Videoda, Barron'un nerelerde bulunduğuna, eğitimine, korumalarına ve kişisel ilgi alanlarına ilişkin bilgiler verilirken, kendisine ulaşabilecek kişilere yönelik çeşitli yönlendirmeler yapıldığı ve suikast düzenleyecek kişiye 10 milyon dolarlık ödül verileceği belirtilmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Hürmüz Boğazı'nda bir tanker vuruldu</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/hurmuz-bogazinda-bir-tanker-vuruldu-6001/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/hurmuz-bogazinda-bir-tanker-vuruldu-6001/</id>
<published><![CDATA[2026-08-27T09:08:16+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-27T09:08:16+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8226DC-9B17A4-CB0EF0-A93866-3FCD6D-695D34.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>UKMTO'nun ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı'nda bir denizcilik olayına ilişkin ihbar alındığı bildirildi.</p><p></p><p>Açıklamada, yerel makamların aktardığı bilgilere göre bir tankere kaynağı bilinmeyen bir mühimmatın isabet ettiği, gemide çıkan yangının söndürüldüğü kaydedildi.</p><p></p><p>Tüm mürettebatın güvende olduğu ve ulaşılamayan kimse bulunmadığı aktarılırken, olayın herhangi bir çevresel etkiye yol açmadığı ifade edildi.</p><p></p><p>Yetkililerin olaya ilişkin inceleme başlattığı belirtilen açıklamada, bölgedeki gemilere dikkatli seyretmeleri ve şüpheli durumları UKMTO'ya bildirmeleri tavsiye edildi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD yaptırımları İran'ın gölge ekonomisini çökertir mi?</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-yaptirimlari-iranin-golge-ekonomisini-cokertir-mi-1618/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-yaptirimlari-iranin-golge-ekonomisini-cokertir-mi-1618/</id>
<published><![CDATA[2026-08-26T08:40:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-26T08:40:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F39D32-AE2519-D61EEE-42E9B9-BC924F-AC93AD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Washington'ın İran'a yönelik ekonomik yaptırımlarda yeni bir aşamaya geçildiğini açıkladı. Bu kez yalnızca yaptırım altındaki İran kurumları değil, Tahran'ın para ve mal akışını sürdürmek için kullandığı uluslararası ağlar da hedefte.</p><p></p><p>Bessent, 24 Ağustos'taki açıklamasında ABD'nin "beş ekonomik can damarı" olarak nitelendirdiği dijital varlıklar, teknoloji, altın, havacılık ve deniz taşımacılığı alanlarını hedef alacağını söyledi. İran'ın yasa dışı yollarla para transfer etmesine yardımcı olan yabancı kuruluşları da uyardı:</p><p></p><p>"İran için kara para aklamayı kolaylaştıran her kuruluş, ABD dolarına dayalı finans sisteminden çıkarılacak. Geri sayım şimdi başlıyor."</p><p></p><p>Bu yaklaşım, zaten ağır yaptırımlar altındaki İran ekonomisine yalnızca yeni kısıtlamalar getirmek yerine ikincil yaptırımları sıkılaştırma çabasını yansıtıyor. Böylece İran dışındaki şirketler, finansal aracılar ve ticaret ortakları üzerinde de baskı kurulması hedefleniyor.</p><p></p><p>ABD, yaklaşık 60 kişi, kuruluş ve gemiye yönelik önlem açıkladı. Ancak büyük Çin bankalarını hedef almaktan kaçındı. Bu da Washington'ın İran'ın geriye kalan en büyük ticaret ortağı Çin'e karşı yaptırımları ne ölçüde uygulamaya hazır olduğunun sınırlarını ortaya koyuyor.</p><p></p><p><img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/uploads/2026%20-%2008%20-%20Agustos/iran-1.jpg" alt="iran-1"></p><p></p><p><b><i>ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Washington'ın İran'a yönelik ekonomik baskısını genişleterek yaptırımları ülkenin uluslararası para ve ticaret ağlarına taşıyor.</i></b></p><p></p><p><b>İran'ın yaptırımları aşma yolları kapatılıyor</b></p><p></p><p>İran yıllardır para transfer etmek için resmi bankacılık sisteminin dışındaki ağlara dayanıyor.</p><p></p><p>Döviz büroları, altın, kripto paralar, paravan şirketler ve şeffaf olmayan deniz taşımacılığı ağları İran'ın yaptırımları aşmasına yardımcı oluyor.</p><p></p><p>ABD'nin son stratejisi, yabancı aracılar açısından maliyeti yükselterek bu yöntemleri zorlaştırmayı amaçlıyor. Yeni önlemler İran açısından hassas bir dönemde geliyor.</p><p></p><p>ABD'nin, İran petrol sevkiyatını sekteye uğratma çabaları sürerken ülkenin petrol ihracatı sert biçimde geriledi. İran petrolünün başlıca müşterisi Çin'e yapılan sevkiyat, Temmuz ayında günlük 823 bin varilken Ağustos'ta yaklaşık 534 bin varile düştü. Bu miktar yılın daha önceki döneminde yaklaşık 1 milyon 580 bin varile kadar çıkmıştı.</p><p></p><p>Reuters haber ajansının resmi verilere dayandırdığı bilgilere göre İran'da gıda fiyatları Temmuz ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 128 arttı.</p><p></p><p>İran para birimi o kadar değer kaybetti ki gayrimenkul ve otomobil satışları dahil birçok işlem artık ABD doları üzerinden yapılıyor. İlanlarda bile zaman zaman fiyatlar dolar cinsinden veriliyor.</p><p></p><p><img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/uploads/2026%20-%2008%20-%20Agustos/iran-3.jpg" alt="iran-3"></p><p></p><p><b><i>İran'ın para ve mal akışını sürdürmek için dayandığı gayriresmi ağlar üzerindeki baskı artarken, yaptırımların ekonomik etkisi gündelik yaşamda da daha görünür hale geliyor.</i></b></p><p></p><p><b>Yükselen enflasyon İranlı işletmeleri vuruyor</b></p><p></p><p>Ekonomik baskı sıradan işletmelerde giderek daha görünür hale geliyor.</p><p></p><p>Başkent Tahran'da yapı malzemeleri satan bir işletmeci DW'ye, enflasyonun öylesine ağırlaştığını, bazı durumlarda malları elde tutmanın satmaktan daha kârlı hale geldiğini söylüyor:</p><p></p><p>"Bir ürünü depomda bir ay tutarsam, fiyatı bugün satarak elde edeceğim kârdan daha fazla artabiliyor."</p><p></p><p>Aynı zamanda taş kesme işi de yapan işletmeci, eski sözleşmeleri yerine getirmenin giderek daha zorlaştığını belirtiyor:</p><p></p><p>"Çünkü birkaç hafta sonra yerine alınacak malzemenin fiyatı çok daha yüksek olabiliyor. Fiyatları artırmak da kolay bir çözüm değil. Fiyatı belli bir seviyenin üzerine çıkarırsam, kimsenin satın almaya gücü yetmiyor."</p><p></p><p>Kısıtlamalar özel şirketlerin tedarikçilere ödeme yapmasını, ham madde ithal etmesini ve istihdamı korumasını da güçleştiriyor.</p><p></p><p>DW'ye konuşan bir başka İranlı ticaret şirketi çalışanı, şirket çalışanlarının yüzde 70'inden fazlasının son altı ay içinde işten çıkarıldığını anlatıyor:</p><p></p><p>"Şirket çeşitli kişisel bakım ürünleri için ham madde ithal ediyor ve daha önce ödemelerini Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki döviz büroları üzerinden gerçekleştiriyordu. Artık hiçbir döviz bürosu bizimle çalışmak istemiyor."</p><p></p><p><img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/uploads/2026%20-%2008%20-%20Agustos/iran-2.jpg" alt="iran-2"></p><p></p><p><b><i>İran para biriminin dolar karşısındaki sert değer kaybı, hızla yükselen fiyatlarla birlikte işletmelerin maliyetlerini artırıyor ve ekonomik belirsizliği derinleştiriyor.</i></b></p><p></p><p><b>Yurt dışındaki İranlı işletmeler de baskı altında</b></p><p></p><p>Etkiler İran dışında faaliyet gösteren İranlı iş insanlarına da yayılıyor.</p><p></p><p>Dubai'ye taşınan İranlı bir iş insanı DW'ye, daha önce İran'da çeşitli kozmetik ve hijyen ürünleri markalarına sahip olduğunu anlattı. İthalat kısıtlamaları ve ham madde teminindeki zorluklar sonunda onu ülke dışına taşınmaya zorladı.</p><p></p><p>Dubai'de işler daha kolay yürüyordu. Ancak savaşın ardından durum değiştiğini söylüyor:</p><p></p><p>"Bugünlerde İran pasaportuna sahip olmak neredeyse her işlemi daha zor hale getiriyor."</p><p></p><p>İranlı girişimcilerin bankaların hesaplarını açık tutup tutmayacağı ya da oturum kurallarının sıkılaştırılıp sıkılaştırılmayacağı konusunda giderek daha fazla belirsizlik yaşadığını belirtiyor:</p><p></p><p>"İstikrarın olmadığı ve geleceğin belirsiz olduğu bir ortamda gerçekten iş yapamazsınız."</p><p></p><p><img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/uploads/2026%20-%2008%20-%20Agustos/iran-4.jpg" alt="iran-4"></p><p></p><p><b><i>İranlı girişimcilerin önemli merkezlerinden Dubai de bölgedeki savaş ve ticari belirsizliklerden etkileniyor.</i></b></p><p></p><p><b>Yeni yaptırımlar Tahran'ın tutumunu değiştirir mi?</b></p><p></p><p>Londra'da yaşayan siyasal ekonomi yorumcusu Alireza Salavati, ABD'nin yeni önlemlerinin İran'ın temel stratejisinde köklü bir değişiklik yaratacağı konusunda kuşkulu.</p><p></p><p>DW'ye konuşan Salavati, İran'ın zaten başlıca sektörlerinin çoğunda yaptırımlara tabi olduğunu vurguluyor:</p><p></p><p>"Yeni kısıtlamaların tamamen yeni ekonomik baskı araçları oluşturmaktan çok mevcut ağlara yönelik yaptırımların uygulanmasını genişletmesi bekleniyor. Başlıca etkileri muhtemelen psikolojik olacak ve enflasyon beklentilerini daha da güçlendirecek."</p><p></p><p>Salavati ayrıca ekonomik baskının, geleneksel olarak daha ılımlı siyasete alan açan geriye kalan orta gelirli ve profesyonel kesimleri de zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor:</p><p></p><p>"Baskı, hızlı bir siyasi değişimi tetiklemek yerine kutuplaşmayı derinleştirebilir ve devleti zaten sınırlı olan sübvansiyonları ve sosyal yardımları daha da azaltmaya yöneltebilir."</p><p></p><p><b>Kayıt dışı ekonomi büyüyecek mi?</b></p><p></p><p>Ortada bir başka paradoks daha var. Washington resmî finans kanallarını ne kadar kısıtlarsa, gayriresmî kanallar geliştirme teşviki de o kadar güçleniyor.</p><p></p><p>İran'ın yaptırımlar altında şekillenen ekonomisi zaten karmaşık aracı ağları, kripto para transferleri, paravan şirketler, nakit işlemler ve gayriresmi döviz piyasaları oluşturmuş durumda.</p><p></p><p>Salavati, bir kanalın kapatılmasının işlemleri durdurması anlamına gelmediğini, ancak maliyetlerin artmasına neden olabileceğini kaydediyor:</p><p></p><p>"Daha geniş çaplı sonuç muhtemelen dönüştürücü olmaktan çok yıpratıcı olacak. Bunun sonucunda daha büyük ve daha az denetlenebilen bir kayıt dışı ekonomi ortaya çıkabilir."</p><p></p><p>Yeni yaptırımlar Tahran'ın ticareti finanse etmesini, döviz elde etmesini ve mevcut ekonomik ağlarını sürdürmesini zorlaştırabilir. Ancak ilk aşamadaki yük, savaşın neden olduğu aksaklıklar ve aşırı enflasyonla zaten mücadele eden şirketlerin, çalışanların ve hanelerin üzerine biniyor.</p><p></p><p>ABD'nin baskısının İran yönetiminin tutumunu değiştirip değiştirmeyeceği ise belirsizliğini koruyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Hürmüz Boğazı'ndaki güney koridoru kapatıldı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/hurmuz-bogazindaki-guney-koridoru-kapatildi-3264/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/hurmuz-bogazindaki-guney-koridoru-kapatildi-3264/</id>
<published><![CDATA[2026-08-26T08:12:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-26T08:12:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BB6236-270511-337B2B-87EDB7-9E8685-6356C4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran devlet televizyonuna konuşan Garibabadi, Umman ile Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığı güzergahına ilişkin varılan anlaşmanın ayrıntıları hakkında bilgi verdi.</p><p></p><p>İran ile Umman arasında Hürmüz Boğazı'nda ortak koridorun etkinleştirilmesi konusunda anlaşmaya varıldığını belirten Garibabadi, bunun güney koridorunun kapatılması anlamına geldiğini ifade etti.</p><p></p><p>Yapılan anlaşma kapsamında boğazdaki taşıma güzergahının geçici olarak 7 mil genişliğinde olmasının kararlaştırıldığını dile getiren Garibabadi, Umman'ın güney güzergahını tamamen kapatmayı kabul ettiğini ve halihazırda İran silahlı kuvvetlerinin güney güzergahından geçişe izin vermediğini vurguladı.</p><p></p><p>Garibabadi, söz konusu güzergahın geçici olduğunu ve Umman ile kalıcı bir güzergah konusunda müzakere edileceğini söyledi.</p><p></p><p>Hürmüz Boğazı'nın hala kapalı olduğunu ve İran'ın boğaz üzerinde tam kontrol sahibi olduğunu savunan İranlı yetkili, gemilerin boğazdan geçtiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi.</p><p></p><p>Garibabadi, ABD ve diğer ülkelerin, “Hürmüz Boğazı'nın yalnızca İran'ın belirlediği düzenlemeler çerçevesinde açılacağını” bilmesi gerektiğini vurguladı.</p><p></p><p>- "Boğazın açılması için ABD taahhütlerini yerine getirmeli"</p><p></p><p>"Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik herhangi bir adım atılmadan önce ABD, ihlal ettiği tüm taahhütlerini eksiksiz şekilde yerine getirmelidir." diyen Garibabadi, şöyle devam etti:</p><p></p><p>"Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, ancak tüm cephelerde savaşın sona erdirilmesi, ablukanın kaldırılması ve Yemen'in durumunun çözüme kavuşturulması karşılığında gerçekleşecektir."</p><p></p><p>Garibabadi, İran ile Umman arasında bugün varılan mutabakatların metninin yayımlanmayıp basın açıklaması yapılmasının nedeninin ise, Tahran yönetiminin henüz herhangi bir taahhütte bulunmamış olmasından kaynaklandığını söyledi.</p><p></p><p>- Boğaz'daki mayın sorunu</p><p></p><p>Bazı ABD'li yetkililerin, mayınların temizlendiği, bazılarının da temizlenmesi için gemi gönderileceği yönündeki açıklamalara ilişkin soru üzerine Garibabadi, "Eğer ABD mayınların tamamen temizlendiğini iddia ediyorsa neden bir ABD gemisi geçiş yapmıyor? Eğer temizlediler ise neden geçmiyorlar? İran'dan başka kimse bu mayınların yerini bilmiyor." dedi.</p><p></p><p>ABD'nin mayın tarama gemileri gönderme planlarına tepki gösteren İranlı yetkili, "ABD'nin mayın tarama gemileri bölgeye girerse bizim için hedef olur. Trump'ın mayın temizlemeye ilişkin açıklamaları sadece piyasaları sakinleştirmeye yöneliktir." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>- Pakistan üzerinden ABD'ye iletilen mesaj</p><p></p><p>Garibabadi, Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Münir'in Tahran ziyaretinde İran'ın ABD'ye gönderdiği mesajda başka bir müzakereye gerek olmadığının, ABD'nin yapılan İslamabad mutabakatına uyması ve Hürmüz Boğazı'nın açılması için mutabakat zaptındaki taahhütlerini yerine getirmesi gerektiğinin iletildiğini söyledi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Umman açıklarında petrol tankeri vuruldu</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/umman-aciklarinda-petrol-tankeri-vuruldu-8558/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/umman-aciklarinda-petrol-tankeri-vuruldu-8558/</id>
<published><![CDATA[2026-08-25T08:33:09+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-25T08:33:09+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A28CCF-871036-A8148A-CE426E-4DC8AE-F5AF46.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İngiltere Deniz Ticaret Operasyonlarından (UKMTO) yapılan yazılı açıklamada, Umman'ın kuzeydoğusundaki Şisa bölgesinin yaklaşık 9 deniz mili açığında bir petrol tankerinin makine dairesine bilinmeyen bir cismin isabet ettiği kaydedildi.</p><p></p><p>Makine dairesinde hasar oluştuğu ve geminin kullanılamaz hale geldiği aktarıldı.</p><p></p><p>Açıklamada, mürettebatın güvende olduğu, herhangi bir çevre kirliliği ya da sızıntının rapor edilmediği dile getirildi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"ABD'nin yeni yaptırımlarına karşı hazırlıklıyız"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abdnin-yeni-yaptirimlarina-karsi-hazirlikliyiz-1605/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abdnin-yeni-yaptirimlarina-karsi-hazirlikliyiz-1605/</id>
<published><![CDATA[2026-08-25T08:00:43+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-25T08:00:43+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8361AE-70368A-CB00A6-579C7D-790076-24F24F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran devlet televizyonuna konuşan Medenizade, hükümetin ülkenin ekonomik işleri için iki yıllık bir plan hazırladığını ve mevcut gelişmeler dahil tüm senaryoların bu plan kapsamında ele alındığını ifade etti.</p><p></p><p>Medenizade, "Hükümet, ABD yaptırımlarına karşı koymak için uzun süredir planlama yapıyor ve yeni yaptırımlara karşı da tamamen hazırlıklı." dedi.</p><p></p><p>İran hükümetinin uzun süredir bu koşullara hazırlık yaptığını belirten Medenizade, düşmanların farklı dönemlerde İran halkının ve yöneticilerinin kararlılığını sınamaya çalıştığını söyledi.</p><p></p><p>Savaşın İran ekonomisine zarar verdiğini kabul eden Medenizade, çelik ve petrokimya sektörlerinin saldırılardan etkilendiğini belirtti.</p><p></p><p>Medenizade, hasar gören tesislerin kısa sürede yeniden faaliyete geçirilmesi için çalışmalar yürütüldüğünü, yeniden inşa sürecinin başlatıldığını ve piyasada oluşan eksikliklerin giderilmeye çalışıldığını kaydetti.</p><p></p><p>- Deniz ablukası askeri savaşın bir parçası</p><p></p><p>Deniz ablukasını da askeri savaşın bir parçası olarak nitelendiren Medenizade, bunun İran halkına yönelik başka bir yaptırım olduğunu belirterek, "Ülkenin ekonomik damarlarını kesmeye yönelik girişimler yeni değil. Bu damarları uzun süredir kesmeye çalışıyorlar." dedi.</p><p></p><p>Tek kutuplu dünya düzeninin sona erdiğini kaydeden Medenizade, yaptırımların İran açısından yeni olmadığını vurgulayarak, küresel finans akışının ABD'nin İran'ın ekonomik ve ticari kanallarını tamamen kesebileceği bir yapıda olmadığını söyledi.</p><p></p><p>- İran halkının ekonomik açıdan gördüğü zarar</p><p></p><p>Medenizade, "Elbette, halkın ciddi şekilde zarar gördüğünün farkındayız. Zira düşmanların geçen yıldan bu yana başlattığı bir dizi girişim nedeniyle ülkeye yüksek enflasyon dayatıldı. Bunun hiçbir etkisinin olmadığını söylemek mümkün değil." diye konuştu.</p><p></p><p>Medenizade, hükümetin halkın yaşadığı sıkıntıların farkında olduğunu belirterek, "Enflasyonun, döviz baskısının ve kıtlığın ne anlama geldiğini biliyoruz. Hükümetin bütün çabası, düşmanın ülkenin finansal ve ekonomik akışını durdurmaya yönelik girişimlerini engellemek oldu." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>- Hükümet ekonomik baskılara karşı planlarını hazırladı</p><p></p><p>Ekonomi Bakanı Medenizade, hükümetin ekonomik baskılara karşı planlarını önceden hazırladığını ve bunlarla ilgili gerekli görüşmelerin yapıldığını söyledi.</p><p></p><p>ABD Hazine Bakanı'nın, ABD Başkanı'nın yeni yaptırımlara destek vermeleri için diğer ülkelerin liderleriyle görüştüğüne ilişkin açıklamasını değerlendiren Medenizade, ekonomik kanalların bir veya iki görüşmeyle hedeflenen şekilde kesilebilecek yapıda olmadığını ifade etti.</p><p></p><p>ABD'nin daha önce İran'ın deniz yollarını kısıtlamaya çalıştığı durumlarda alternatif güzergahlara yöneldiklerini belirten Medenizade, petrol ihracatını durdurma veya ülkeye bütçe açığı oluşturma girişimlerine karşı da çeşitli önlemler aldıklarını vurguladı.</p><p></p><p>Para ve döviz piyasalarında da baskı uygulandığını ve bunun bazı vatandaşları psikolojik ve spekülatif hareketlere sürükleyebileceğine işaret eden Medenizade, bunun ABD'nin hedeflediği sonuca ulaşacağı anlamına gelmediğini bildirdi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Husilere acı verici darbeler indirmeyi sürdüreceğiz"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/husilere-aci-verici-darbeler-indirmeyi-surdurecegiz-8577/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/husilere-aci-verici-darbeler-indirmeyi-surdurecegiz-8577/</id>
<published><![CDATA[2026-08-25T06:57:00+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-25T06:57:00+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_96D28F-44C87C-761C10-88DA55-3D4BE7-07F1C2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yemen resmi ajansı SABA'da yer alan habere göre, Alimi, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da Almanya Savunma Bakanlığı Müsteşarı Nils Bolter'i kabul etti.</p><p></p><p>Alimi, "Husilerin, Muha ve Marib'e yönelik terör saldırıları da dahil şehirlere, limanlara ve sivil tesislere yönelik saldırılarıyla gerginliği tırmandırdığını" söyledi.</p><p></p><p>"Silahlı kuvvetler yüksek bir yeterlilik ve hazırlık gösterdi." diyen Alimi, güçlerinin çeşitli cephelerde Husilerin "komuta ve kontrol merkezlerine, toplanma alanlarına ve terörist unsurlarına acı verici darbeler indirmeye devam edeceklerini" kaydetti.</p><p></p><p>Alimi, uluslararası topluma "silah, askeri amaçlı bileşen ve teknoloji kaçakçılığı ağlarının izlenmesinde daha büyük bir rol üstlenmesi, terörist grupların finansmanı ve silahlandırılmasına karışan kişi ve kuruluşlara karşı tedbirlerin sıkılaştırılması ve bu unsurların Husi milislerine ulaşmasını engellemek için uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesi" çağrısında bulundu.</p><p></p><p>Yemen'de Nisan 2022'den bu yana görece sakinlik hakim olsa da başkent Sana'yı ve bazı vilayetleri Eylül 2014'ten beri kontrollerinde tutan Husiler ile hükümet güçleri arasında zaman zaman çatışmalar yaşanıyor.</p><p></p><p>Husiler, 9 Ağustos'tan itibaren birçok kez El-Muha Limanı ile ilçe merkezini balistik füzeler ve İHA'larla hedef almıştı. Saldırılarda çok sayıda Yemenli hayatını kaybetmiş, birçok kişi de yaralanmıştı.</p><p></p><p>Suudi Arabistan, öncülük ettiği Arap Koalisyonu aracılığıyla Yemen hükümetine destek verirken, Riyad ve müttefikleri İran’ı Husilere destek sağlamakla suçluyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İran, ABD'yi petrol akışını durdurmakla tehdit ediyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iran-abdyi-petrol-akisini-durdurmakla-tehdit-ediyor-9353/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iran-abdyi-petrol-akisini-durdurmakla-tehdit-ediyor-9353/</id>
<published><![CDATA[2026-08-24T12:24:47+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-24T12:24:47+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6CEDDE-67822B-27BE5E-B5B4D3-1A3171-F4D186.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, bugün (TSİ 20.00) basın toplantısı düzenleyecek. Basın toplantısı, 1979’dan bu yana neredeyse kesintisiz ekonomik yaptırımlara maruz kalan İran’a yönelik daha sert önlemlerin açıklanacağı yönündeki beklentiler eşliğinde gerçekleştirilecek. Bessent, dün (Pazar) Financial Times gazetesinde yayımlanan görüş yazısında, “Şafak sökerken ekonomik hesaplaşma günü başlıyor; bu, bir rakibe karşı yürütülen tarihin en büyük finansal savaşıdır” ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Savaşan iki ülke, haftalardır birbirlerine yönelik herhangi bir askeri saldırı düzenlemedi. Ancak yaklaşık altı aydır devam eden çatışmayı sona erdirmek amacıyla ciddi müzakerelere de başlamadı.</p><p></p><p>İran, Pakistan Genelkurmay Başkanı General Asım Münir’in bölgedeki barış ve güvenliğin yeniden tesis edilmesine yönelik çabalar kapsamında bugün (pazartesi) Tahran’ı ziyaret edeceğini açıkladı. Pakistan hükümetinden bir kaynak ise Münir’in, ABD’nin yeni yaptırımlar uygulama tehdidi de dahil olmak üzere son gelişmeleri ele alacağını söyledi.</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Suriye ve İsrail heyetleri Ürdün'de görüştü</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/suriye-ve-israil-heyetleri-urdunde-gorustu-9418/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/suriye-ve-israil-heyetleri-urdunde-gorustu-9418/</id>
<published><![CDATA[2026-08-24T12:21:37+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-24T12:21:37+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4C1401-DAE09D-2015EF-7DD561-D837A6-6D1B67.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Suriyeli ve İsrailli yetkililer, son dönemde artan saldırıları durdurmayı ve gerilimi azaltmayı amaçlayan görüşmeler gerçekleştirdi.</p><p></p><p>Suriye devlet haber ajansı SANA, Şam heyetine Dışişleri Bakanı Esad Şeybani'nin başkanlık ettiğini, heyette ayrıca istihbarat ve ordu yetkililerinin yer aldığını bildirdi.</p><p></p><p>Görüşmeler Pazar günü Ürdün'ün başkenti Amman'da ABD'nin arabuluculuğunda yapıldı.</p><p></p><p>Toplantıya dair SANA'ya bilgi veren ismi açıklanmayan bir kaynak, görüşme ile "iki ülke arasında artan tansiyonu düşürmenin hedeflendiğini" söyledi.</p><p></p><p>Aynı kaynağın aktardığına göre görüşmede, İsrail'in Golan Tepeleri'ndeki işgali ve Suriye'nin güneyindeki köylerde devam eden İsrail askeri faaliyetleri de gündeme geldi.</p><p></p><p><b>Ebu Zuhur saldırısı</b></p><p></p><p>Amman'daki toplantı, İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarının son günlerde yoğunlaşması üzerine gerçekleşti.</p><p></p><p>Özellikle İsrail'in Suriye'nin kuzeyindeki Ebu Zuhur Havalimanı'na düzenlediği saldırı hem Şam'ın hem de Ankara'nın tepkisini çekmişti.</p><p></p><p>Türkiye'nin bu üsse asker konuşlandırmak istediği, saldırıdan hemen önce Türk askeri heyetinin bölgede incelemelerde bulunduğu iddia ediliyor.</p><p></p><p>Ebu Zuhur Türkiye sınırına yakın bir noktada yer alıyor.</p><p></p><p>2024 sonunda Beşar Esad'ın devrilmesinden bu yana İsrail Suriye'ye sık sık hava saldırıları düzenledi, Golan Tepeleri'ndeki işgalini önemli ölçüde genişletti.</p><p></p><p>Suriye ile İsrail teknik olarak 1948'den bu yana savaş hâlindeyken, Washington bir yılı aşkın süredir bu iki ülke arasında güvenlik anlaşmasına aracılık etmeye çalışıyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Hürmüz'de gemi trafiği hafta sonu durma noktasına geldi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/hurmuzde-gemi-trafigi-hafta-sonu-durma-noktasina-geldi-7634/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/hurmuzde-gemi-trafigi-hafta-sonu-durma-noktasina-geldi-7634/</id>
<published><![CDATA[2026-08-24T09:21:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-24T09:21:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1AB906-B2B293-4F42D9-90EDE1-669C4B-F9C40B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Petrol ticareti için kritik önemdeki Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiği, ABD ve İran'ın engellemeleri ile saldırılar nedeniyle hafta sonunda neredeyse durma noktasına geldi.</p><p></p><p>Veri analiz şirketi Kpler'in Pazartesi günü yayımlanan ilk tablosuna göre, boğazdan Cumartesi ve Pazar toplam geçiş sayısı 20'nin altında kaldı.</p><p></p><p>Pazar günü yalnızca dört gemi boğazdan geçiş yaparken, Cumartesi 13 transit geçiş kaydedildi. Bazı gemilerin saldırılardan korunmak veya gizlilik için transponderlerini kapatması nedeniyle rakamların daha sonra güncellenebileceği belirtildi.</p><p></p><p>Transponder kıyı istasyonlarına gemilerin kimlik ve seyir bilgilerini gönderen bir iletişim cihazıdır.</p><p></p><p>Cuma günü 16 geçiş gerçekleşmiş, iki adet boş ham petrol tankeri iletişim cihazlarını kapatarak Körfez'e giriş yapmıştı. Bu gemilerden birinin Irak'a, diğerinin Bahreyn'e yöneldiği bildirildi.</p><p></p><p>Öte yandan Hürmüz'den son üç günde doğal gaz taşımaya uygun sekiz gemi geçiş yaptı. Bunların altısı boş olarak Körfez'e girerken, ikisi İran'dan yüklenen sıvılaştırılmış doğal gazı (LPG) taşıdı.</p><p></p><p><b>Gemilere yönelik saldırılar sürüyor</b></p><p></p><p>Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları (UKMTO) geçen hafta trafiğin baskı altında kaldığını, birçok geminin saldırılar sonrası rotasını değiştirdiğini veya geçiş planlarını iptal ettiğini bildirdi.</p><p></p><p>Transponder verilerine göre geçen yedi günlük dönemde 89 gemi boğazdan çıkarken 103 gemi giriş yaptı.</p><p></p><p>UKMTO, geçişlerin çatışma öncesi seviyelerin yaklaşık yüzde 90 altında olduğunu ve savaş dönemi 24–26 Haziran'da kaydedilen zirveden bu yana düşüşün sürdüğünü açıkladı.</p><p></p><p>Kuruluş, 6 Temmuz'dan bu yana bölgede 23 füze saldırısı yaşandığını, bu saldırıların gemilerin köprü, makine dairesi ve gövde bölümlerinde hasara yol açtığını bildirdi.</p><p></p><p>Bu arada Kpler verilerine göre Husilerin tehdit ettiği Babülmendep Boğazı'nda da trafik dalgalı seyretti. Pazar günü 24 ticari gemi geçiş yaparken, bu sayı Cumartesi 32, Cuma günü ise 22 olarak kaydedilmişti.&nbsp;</p><p></p><p>Yemen'deki İran destekli Husiler, Tahran'la dayanışma için Kızıldeniz'e açılan Babülmendep'i kapatmakla, böylece ABD'nin müttefiki Suudi Arabistan'ı zor durumda bırakmakla tehdit ediyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Suriye açıkladı: İsrail ile temas kesildi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/suriye-acikladi-israil-ile-temas-kesildi-8292/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/suriye-acikladi-israil-ile-temas-kesildi-8292/</id>
<published><![CDATA[2026-08-23T13:32:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-23T13:32:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C73A63-B4A195-A57BFF-D467A8-F8272F-39C01A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Uluslararası haber ajansı Reuters'a konuşan Şeybani, Suriye ile İsrail'in bu yılın başlarında güvenlik anlaşmasına ilişkin "kağıt üzerinde neredeyse her konuda uzlaştığını" ancak Şam yönetiminin İsrail'in anlaşmayı hayata geçirme konusunda samimi bir irade taşıdığına ikna olmadığını belirtti.</p><p></p><p>Şeybani, "Bir anlaşmaya varmak için gerçek bir iradelerinin olduğunu görmedik" dedi.</p><p></p><p>Suriye Dışişleri Bakanı, Şam'ın önceliğinin bir güvenlik anlaşmasına ulaşılmasından önce İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarının sona ermesi olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Şeybani, "Önceliğimiz, bir güvenlik anlaşmasına varılmadan önce bile İsrail saldırganlığının durdurulması" ifadelerini kullandı. Ardından barış ve Golan Tepeleri konularının gündeme gelebileceğini söyledi.</p><p></p><p>Tel Aviv ile Şam arasında gerilimin sürdüğünü ifade eden Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani, "İsrail ile temasımız kesildi" ifadesini kullandı.</p><p></p><p><b>Güvenlik anlaşması ne öngörüyordu?</b></p><p></p><p>Reuters'ın aktardığına göre taslak anlaşma, İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarını durdurmasını ve Beşar Esad yönetiminin devrilmesinin ardından İsrail güçlerinin ele geçirdiği bölgelerden çekilmesini öngörüyordu.</p><p></p><p>Anlaşmayla ayrıca İsrail sınırı yakınındaki Suriye topraklarında birden fazla güvenlik bölgesi oluşturulması planlanıyordu.</p><p></p><p>Taslak kapsamında, yalnızca Birleşmiş Milletler güçlerinin bulunacağı bir tampon bölgenin yanı sıra, Suriye güçlerinin farklı seviyelerde konuşlandırılabileceği başka bölgeler de oluşturulması öngörülüyordu.</p><p></p><p>Şeybani'nin açıklaması, Şam ile Tel Aviv arasında güvenlik düzenlemesine ilişkin temasların sürdüğü bir dönemde geldi. Suriye tarafı, İsrail'in ülkedeki askeri faaliyetlerinin ve hava sahası ihlallerinin sona erdirilmesini görüşmelerin temel koşullarından biri olarak görüyor.</p><p></p><p>Şeybani daha önce de İsrail ile doğrudan ve dolaylı temasların kesildiğini açıklamış, ancak diplomatik kanalların açık tutulduğunu ve güvenlik anlaşmasına ilişkin görüşmelerin yeniden başlamasını beklediklerini belirtmişti.</p><p></p><p>Suriye ayrıca ordusunun yeniden yapılandırılması konusunda Türkiye'den aldığı desteği sürdüreceğini açıklamıştı.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Bu filmi daha önce izledik, aynı palavra, farklı zorbalar"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/bu-filmi-daha-once-izledik-ayni-palavra-farkli-zorbalar-6516/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/bu-filmi-daha-once-izledik-ayni-palavra-farkli-zorbalar-6516/</id>
<published><![CDATA[2026-08-22T09:29:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-22T09:29:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_31C177-A6A64E-A02D60-AA6194-9BD86B-2283FB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi yaptığı açıklamada, ABD'nin İran'a uyguladığı yaptırımların defalarca başarısız olduğunu belirterek, eski ABD Başkanı Barack Obama'nın yaptığı tehditleri hatırlattı.</p><p></p><p>Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Arakçi, şu ifadeleri kullandı:</p><p></p><p>14 yıl önce: “Tarihin en yıkıcı yaptırımları.” Başarısız oldu.</p><p>8 yıl önce: “Maksimum baskı.” Başarısız oldu.</p><p>5 ay önce: “Koşulsuz teslimiyet.” Başarısız oldu.</p><p>Bugün: “Gelmiş geçmiş en ezici ekonomik operasyon.” Bunun da başarısız olması kaçınılmaz.</p><p></p><p>Bu filmi daha önce izledik. Aynı palavra. Farklı zorbalar.</p><p></p><p>Yaptığı paylaşımda Arakçi, Obama’nın Ekim 2012’de sosyal medyada yaptığı ve eski başkanın, dönemin ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın İran’a yönelik 'yaptırım tarihindeki en yıkıcı yaptırımları' uygulama vaadine atıfta bulunduğu sosyal medya paylaşımının ekran fotoğrafını kullandı.</p><p></p><p>Geçtiğiiz günlerde ABD Başkanı Donald Trump, Tahran'ın Washington ile bir anlaşmaya varma fırsatını değerlendirmediğini ve bu nedenle ABD'nin İran'a karşı geniş çaplı bir ekonomik operasyon başlattığını söylemişti.</p><p></p><p>Arakçi ise bu operasyonu, ABD'nin kendi krizinden dikkatleri dağıtmak için yapılan ve Washington için daha büyük bir yenilgiye yol açacak bir girişim olarak nitelendirmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İsrail'in vurduğu üste Türk askeri varlığı planı yok"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/israilin-vurdugu-uste-turk-askeri-varligi-plani-yok-6891/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/israilin-vurdugu-uste-turk-askeri-varligi-plani-yok-6891/</id>
<published><![CDATA[2026-08-20T08:04:41+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-20T08:04:41+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4B7E19-95BCE1-D41ED2-0FB7AB-5DA64A-0490CB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>El-Şeybani, Türk askeri yetkililerin üssü eğitim ve daha kapsamlı askeri iş birliği faaliyetleri çerçevesinde ziyaret ettiğini vurguladı.</p><p></p><p>Suriyeli bakan tesisin büyük ölçüde boş olduğunu ve henüz faaliyete geçmediğini söyledi ve herhangi bir Türk askeri yığınağı yapıldığı iddiasını reddetti.</p><p></p><p>El-Şeybani, Çarşamba günü Axios'a yaptığı açıklamada, "Orada bir Türk üssü kurma, kalıcı bir Türk askeri varlığı oluşturma veya sahada Türk kuvvetleri konuşlandırma gibi bir niyet yoktu" dedi.</p><p></p><p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu İsrail'in saldırı öncesinde Suriye'yi üste Türk varlığına izin vermemesi konusunda uyardığını söyledi.</p><p></p><p>Netanyahu, "Mesajımız çok netti: Yapmayın. Sanırım mesajı tam olarak anlamadılar" diye de ekledi.</p><p></p><p>El-Şeybani ise İsrail'in söz konusu bombardıman için meşru bir gerekçesi bulunmadığını savundu.</p><p></p><p>Bakan Suriye'nin, gerilimin düşürülmesi konusunda İsrail ile müzakerelere açık olduğunu belirtti. El-Şeybani, gelecekteki herhangi bir anlaşmanın her iki tarafın güvenlik kaygılarını ele alması ve Suriye'nin egemenliğine saygı göstermesi gerektiğini vurgulayarak, İsrail'in askeri operasyonlarını sürdürmesinin bölgesel istikrarsızlığı artıracağı uyarısında bulundu.</p><p></p><p><b>Reuters: Mossad Başkanı Suriyeli bakanla görüştü</b></p><p></p><p>Bu arada Reuters haber ajansı, konu hakkında bilgi sahibi üç kaynağa dayandırdığı haberinde, İsrail'in Suriye'de hava üssünü bombalamasından sadece birkaç gün önce, İsrail istihbarat teşkilatı başkanı ile Suriye Dışişleri Bakanı geçen hafta bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Bu görüşmede Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığı ele alındı.</p><p></p><p>Reuters'ın haberi bağımsız kaynaklarca doğrulanırsa, Mossad Başkanı Roman Gofman ile Suriye Dışişleri Bakanı Esad el-Şeybani arasında 14 Ağustos'ta gerçekleşen bu görüşme, İsrail ile Devlet Başkanı Ahmed el-Şara liderliğindeki Şam yönetimi arasında bugüne kadar kurulan en üst düzey temaslardan biri olma özelliğini taşıyor.</p><p></p><p>Habere göre kaynaklar, dört gün önce Gofman ile Şeybani arasında gerçekleşen görüşmede, Türkiye'nin Suriye'ye yönelik askeri desteği konusunun öne çıktığını belirtti.</p><p></p><p>Kaynaklardan biri, görüşmenin "İsrail'in; Türkiye'nin askeri varlığını artırması, silah satışı, insansız hava aracı (İHA) tedariki ve diğer hususlarla ilgili soruları" üzerine yoğunlaştığını ifade etti.</p><p></p><p>Reuters Milli Savunma Bakanlığı konuyla ilgili yorum yapmaktan kaçındığını, Dışişleri Bakanlığı'nın da görüş talebine henüz yanıt vermediğini de vurguladı.</p><p></p><p><b>'Çatışmasızlık mekanizması'</b></p><p></p><p>Bu arada ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail'in Türkiye sınırı yakınındaki bir Suriye hava üssünü vurmasının ardından ABD'nin İsrail, Türkiye ve Suriye arasında bir çatışmasızlık mekanizması kurmak için çalıştığını söyledi.</p><p></p><p>Aynı zamanda ABD'nin Türkiye Büyükelçisi olan Barrack, Türkiye'nin İsrail saldırıları konusunda önceden uyarılmadığını belirtti.</p><p></p><p>Büyükelçi, Ankara'nın olası bir askeri karşılığına atıfta bulunarak, Türkiye'nin kendi topraklarına doğru yönelen uçakları gözlemlemesi sonucu "anlaşılır bir şekilde kendi karşılığını vermek üzere hazırlık yapmış olabileceğini" ekledi.</p><p></p><p>Reuters'ın telefonla sorularını yanıtlayan Barrack, "Neyse ki sağduyulu yaklaşımlar durumun daha da kötüleşmesini engelleyebildi" dedi.</p><p></p><p>Suriye devlet televizyonu, 18 Ağustos Salı günü Ebu Zuhur havaalanı pisti ve depolama tesisine sekiz hava saldırısı düzenlendiğini duyurdu. Saldırıda herhangi bir yaralanma bildirilmedi.</p><p></p><p>ABD, saldırıyı "gereksiz bir tırmanma" olarak nitelendirerek İsrail'e yönelik nadir görülen bir kınama açıklaması yaptı. Türkiye de saldırıyı kınadı.</p><p></p><p>İsrail, saldırılar hakkında doğrudan yorum yapmasa da, Suriye'nin güvenlik statükosunu "ihlal etmenin eşiğinde" olduğunu belirterek, Şam'ı Türk birliklerinin hava üssüne konuşlanmasına izin vermekle suçladı.</p><p></p><p>Suriye ve Türkiye, saldırıların bölgedeki gerilimi tırmandırma tehdidi oluşturduğunu belirtti ve saldırılardan İsrail ordusunu sorumlu tuttu.</p><p></p><p>Barrack Reuters'a yaptığı açıklamada, Suriye hava üssüne yönelik İsrail saldırılarının, "Doğru olsun ya da olmasın, Türkiye'nin yakın gelecekte bu üsteki varlığını artırabileceğine dair bir algıyı yansıttığını" söyledi.</p><p></p><p>"Bu durum İsrail, Suriye ve Türkiye'yi kapsayan bir çatışmasızlık mekanizmasına duyulan ihtiyacı ortaya koyuyor. Gelecekte yaşanabilecek iletişim hatalarını önlemek amacıyla bunun kurulması için aktif şekilde çalışıyoruz" diyen Barrack, "Şu anki önceliğimiz gerilimi düşürmek ve daha ölçülü bir yaklaşım için alan açmak" diye devam etti.</p><p></p><p>Türkiye sınırının yaklaşık 70 kilometre uzaklıkta bulunan üs, 2013'ten bu yana kullanım dışı ve 14 yıllık iç savaş sırasında birkaç kez el değiştirdi.</p><p></p><p>Aralık 2024'te Suriye'de yönetimi ele geçiren isyancı güçler üssün kontrolünü de devraldı.</p><p></p><p><b>ABD: 'Gereksiz bir tırmanma'</b></p><p></p><p>ABD'nin Türkiye Büyükelçisi ve Donald Trump'ın özel temsilcisi Tom Barrack, sosyal medyada yayınladığı ilk açıklamasında da saldırıları eleştirdi.</p><p></p><p>Barrack, X platformundaki mesajında, "İsrail'in Ebu Zuhur Hava Üssü'ne yönelik teyit edilmiş hava saldırılarının, bölgesel istikrara katkıda bulunmayan gereksiz bir tırmanma teşkil etmesinden derin endişe duyuyoruz" dedi.</p><p></p><p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisinden yapılan açıklamada ise "İsrail ve Suriye, güvenlik konularında statüko konusunda anlaştılar; Suriye ise Türk birliklerinin Halep yakınlarındaki bir hava üssüne konuşlanmasına izin vererek bu statükoyu ihlal etmenin eşiğindeydi" ifadesine yer verildi.</p><p></p><p>Suriye Dışişleri Bakanlığı saldırıları "bölgesel güvenlik ve istikrarı tehlikeye atan, haksız bir saldırganlık eylemi" olarak nitelendirdi.</p><p></p><p><b>İletişim Başkanlığı: 'İsrail'in iddiaları gayriciddi'</b></p><p></p><p>Türkiye ise Ebu Zuhur hava üssüne herhangi bir askerinin konuşlanıp konuşlanmadığını doğrulamadı. Ancak Ankara, İsrail'in bu üssün tehdit oluşturduğu yönündeki iddiasını reddetti.</p><p></p><p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, İsrail Başbakanlığının Türkiye'ye yönelik iddiaları "gayriciddi" olarak nitelendirildi ve "İsrail'in Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan hukuksuz hava saldırılarını meşrulaştırmayı amaçlamaktadır" denildi.</p><p></p><p>"Dile getirilen ithamlar, Netanyahu'nun İsrail'deki seçimler öncesinde bölgedeki yayılmacı ve istikrarsızlaştırıcı politikalarını sürdürme niyetinden kaynaklanmaktadır" ifadeleri kullanıldı.</p><p></p><p>Türkiye Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Suriye'nin İdlip şehri kırsalında yer alan Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'ne 18 Ağustos'ta "İsrail tarafından düzenlenen hava saldırılarını güçlü şekilde kınıyoruz" denildi.</p><p></p><p>Suriye, Beşar Esad hükümetinin iki hafta içinde devrilmesiyle sonuçlanan saldırılar sırasında hasar gören askeri tesislerini yeniden inşa etmeye çalışıyor.</p><p></p><p>Türkiye, Esad'ın devrilmesinden sonra Suriye'de yönetime gelen Ahmed Şara başkanlığındaki geçiş yönetimi ile yakın irtibat halinde ve yardım sağlarken, İsrail her iki ülkeye de derin bir şüpheyle bakmaya devam ediyor.</p><p></p><p>İsrail, Şara iktidara geldiğinden beri Suriye'nin orta ve güney kesimlerine hava saldırıları düzenledi. Hava üssüne yapılan son saldırılar ise Mart ayından bu yanaki en önemli saldırı oldu.</p><p></p><p>Orijinali İngilizce olan bu makalenin çevirisinde yapay zekadan yararlandık. Yayınlanmadan önce çeviriyi bir BBC gazetecisi kontrol etti. Yapay zekayı nasıl kullandığımız hakkında daha fazla bilgi burada.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Çıkarları göz önünde bulundurarak müzakere edeceğiz"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/cikarlari-goz-onunde-bulundurarak-muzakere-edecegiz-4050/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/cikarlari-goz-onunde-bulundurarak-muzakere-edecegiz-4050/</id>
<published><![CDATA[2026-08-20T08:00:35+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-20T08:00:35+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3489A6-417202-F1AAE4-FDAFE5-C15DDA-EA20D1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran resmi ajansı IRNA'ya göre, Tahran'da düzenlenen ve çeşitli alanlarda aktif kadınlar ve uzmanların katıldığı "Bugünün Kadınları, Yarının İran'ı" başlıklı özel toplantıda Pezeşkiyan, ABD ile savaş ve müzakere ihtimaline ilişkin konuştu.</p><p></p><p>İran'ın saldırılara karşı toprak bütünlüğünü savunduğunu ve savaşı bir hedef olarak görmediğini söyleyen Pezeşkiyan, şunları ifade etti:</p><p></p><p>"Müzakereler sürecinde, gücümüzün zirvesinde, bilgelik, onur ve çıkarları göz önünde bulundurarak adım adım ilerleyeceğiz. Amacımız savaşı sona erdirmek, kuşatmayı kaldırmak, bloke edilmiş kaynakları serbest bırakmak ve ardından nükleer görüşmeler yapmaktı."</p><p></p><p>ABD ile müzakerenin "teslimiyet" anlamına gelmediğini belirten Pezeşkiyan, Çin'i örnek göstererek, "Çin gibi ülkeler ekonomik rekabet yoluyla kendilerini kanıtlıyorlar. Vatanı korumak, halka hizmet sunmak ve yabancılara karşı ulusal aidiyet duygusunu hissetmek de esastır. Zor zamanlarda halkın desteğini takdir etmeliyim." diye konuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Savaş İsrail'e 140 milyar dolara mal oldu</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/savas-israile-140-milyar-dolara-mal-oldu-4338/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/savas-israile-140-milyar-dolara-mal-oldu-4338/</id>
<published><![CDATA[2026-08-18T07:57:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-18T07:57:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7CD8E0-5F6F37-D87702-B2EDE3-2D5003-B4DC15.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tel Aviv’deki bağımsız uzmanların tahminlerine göre, İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana yürüttüğü savaşın maliyeti şimdiye kadar yaklaşık 420 milyar şekele (140 milyar dolar) ulaştı. Bu rakamın kısa süre içinde yarım trilyon şekele (167 milyar dolar) yükselmesi ve savaşın İsrail ekonomisi üzerindeki etkisinin gelecek yıllar boyunca devam etmesi bekleniyor.</p><p></p><p>İbranice Haaretz gazetesine bağlı ekonomi gazetesi The Marker tarafından yapılan araştırmada, “Güvenliği sağlamak için ödediğimiz bu ağır ve eşi görülmemiş bedelin üzücü yanı, bize hiçbir güvenlik sağlamamış olmasıdır” değerlendirmesinde bulunuldu.</p><p></p><p><b>Yeterli güvenlik sağlansaydı</b></p><p></p><p>Gazete, eski üst düzey bir İsrailli ekonomi yetkilisinin şu sözlerine yer verdi: “Yeterli güvenliğe ulaşmış olsaydık, önümüzdeki on yılda güvenlik bütçesini iki katına çıkarmaya gerek kalmazdı.”</p><p></p><p>Gazetenin haberine göre savaş nedeniyle İsrail’in kamu borcu 400 milyar şekel arttı. Önümüzdeki yıllarda yüz milyarlarca şekel daha artması beklenen askerî harcamaların finanse edilmesi gerekecek. Özellikle “silah ve mühimmatın savurganca kullanılması ve yedek kuvvetlere aşırı ve olağan dışı ölçüde başvurulması” bu maliyeti artırıyor.</p><p></p><p>Ancak bu harcamaların nasıl finanse edileceği henüz net değil.</p><p></p><p>Gazete, eski üst düzey bir subayın şu değerlendirmesini aktardı: “Savaş gereğinden fazla uzadı. Siyasi kademe siyasi uzlaşmalarla ilgilenmiş olsaydı, aynı sonuçlara, hatta daha iyi sonuçlara, daha kısa süren bir savaşla ulaşılabilirdi.”</p><p></p><p>Habere göre İsrail, önümüzdeki 10 yılda güvenlik alanında yaklaşık 1,5 trilyon şekel harcayacak. (1 dolar yaklaşık 3 şekel.)</p><p></p><p>Gazete ayrıca Savunma Bakanlığı Genel Müdürü Amir Baram tarafından hazırlanan bir belgede, İsrail’in güvenlik açısından “son derece zorlu bir on yıla” hazırlandığını aktardı. Bu durum, yıllık 3,8 milyar dolarlık ABD güvenlik yardımının 2029’dan itibaren tamamen kesilebileceğinin öngörüldüğü bir dönemde ortaya çıkıyor.</p><p></p><p><b>Yedek askerlerin maliyeti</b></p><p></p><p>Habere göre normal dönemlerde İsrail ordusundaki yedek asker sayısı yaklaşık 6 bin iken, savaşın başlamasından sonraki günlerde 220 bin yedek asker göreve çağrıldı. Bu durum, söz konusu birliklerin yemek, maaş ve barınma giderlerini karşılamak için hızla kaynak ayrılmasını gerektirdi.</p><p></p><p>Şarku’l Avsat’ın TheMarker’dan aktardığına göre “savaş boyunca hiç kimse ekonomik hesaplama yapmaya çalışmadı, para bir kıstas olmadı ve yedek askerlere gerek olmadığı veya daha düşük maliyetli çözümler bulunabileceği durumlarda bile yedekler uzun süre görev yaptı.”</p><p></p><p>Üst düzey subay ise ordunun bu kadar büyük sayıdaki yedek askeri bünyesine katmaya hazırlıklı olmadığını söyledi. Subay, Gazze’de savaşa katılan askerî tümenlerden birinin Gazze Şeridi’ne girmek üzere hiçbir zaman yeterli hazırlığa sahip olmadığını ve askerlerin elinde uygun teçhizat bulunmadığını ifade etti.</p><p></p><p>Görevinizi yapın, parayı düşünmeyin</p><p></p><p>Gazete, dönemin Savunma Bakanlığı Genel Müdürü ve bugün İsrail Genelkurmay Başkanı olan Eyal Zamir’in subaylara “Görevinizi yapın, parayı düşünmeyin” mesajı verdiğini belirtti.</p><p></p><p>Başbakan Binyamin Netanyahu ise Hamas’ın saldırısına yol açan güvenlik başarısızlığı, çok sayıda İsraillinin hayatını kaybetmesi ve yaklaşık 200 bin İsraillinin evlerinden ve yerleşimlerinden tahliye edilmesinin yarattığı şokun etkisiyle, “Herkes için para var. Talimatım açık: Muslukları açın ve ihtiyacı olan herkese para akıtın” dedi.</p><p></p><p><b>Mühimmat stokları yetersizdi</b></p><p></p><p>İsrail ordusunun Ekim 2023’ün sonlarında Gazze Şeridi’ne yönelik kara harekâtına başlamasının ilk döneminde savaşın en az üç ay sürmesi bekleniyordu. Ancak ordunun mühimmat stokları daha kısa süreli savaşlar için hazırlanmıştı.</p><p></p><p>Genelkurmay Başkanlığı’nda görev yapmış eski bir subay, gazetenin aktardığına göre, “Aslında kısa süreli savaşlar için gereken mühimmat stokundan bile daha azına sahiptik; fiilî tüketim ise planlananın iki katıydı” ifadesini kullandı.</p><p></p><p><b>Vergi artışı</b></p><p></p><p>Savaşın uzun süreceği ve İran ile Yemen de dâhil olmak üzere başka, daha uzak cephelere yayılacağı anlaşılınca Maliye Bakanlığı yetkilileri savaşı finanse etmek amacıyla çeşitli kararlar almaya başladı.</p><p></p><p>Bunların başında 2025 yılında 35 milyar şekel tutarında vergi artışı geliyor. Bu karar, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları Moody’s, Standard &amp; Poor’s ve Fitch’in İsrail’in kredi notunu düşürmesinin ardından alındı. Vergilerin artırılmaması hâlinde kredi notunun daha da düşeceği ve bunun ağır bir mali krize yol açacağı endişesi etkili oldu.</p><p></p><p>Vergilerin önümüzdeki seçimlerden sonra daha da artırılması bekleniyor. Seçimlerin ise 75 gün sonra yapılması öngörülüyor.</p><p></p><p><b>Kararlar ve sorular</b></p><p></p><p>Gazete, aralarında ekonomik ve güvenlikle ilgili bir dizi kararın seçimlerden sonra alınmasının beklendiğini belirtti. Bunların arasında güvenlik bütçesinin artırılması ve yedek askerlerin göreve çağrılmaya devam edilmesi de bulunuyor.</p><p></p><p>Gazete haberini şu sorularla noktaladı: İsrail finans piyasalarının ve ekonomisinin, devasa güvenlik bütçeleri ve azalan Amerikan yardımı karşısında güçlü kalmaya devam etmesi mümkün olacak mı? Ortaya çıkan bu tabloda savaşın maliyetini gerçekte kim ödeyecek?</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
</feed>