<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom">
<link href="https://birlesikbasin.com/modules/blog/atom.php?cid=22" rel="self" type="application/rss+xml" />
<id>tag:gazetebirlik.com,2015:cid-22</id>
<title type="text">Birleşik Basın</title>
<link href="https://birlesikbasin.com" />
<generator>Birleşik Basın</generator>
<updated>2026-07-27T08:35:22+03:00</updated>
<entry>
<title type="text">"İsrail ile güvenlik anlaşması yapmaya çalışıyoruz"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/israil-ile-guvenlik-anlasmasi-yapmaya-calisiyoruz-4641/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/israil-ile-guvenlik-anlasmasi-yapmaya-calisiyoruz-4641/</id>
<published><![CDATA[2026-07-27T08:35:22+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-27T08:35:22+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6A444F-C88AAF-A1B6F1-B14E40-5686B4-03B2F3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>26 Şubat akşamı El Cezire kanalında Arapça olarak yayımlanan röportajında Suriye lideri, ülkesine yönelik daha dengeli bir İsrail politikasını teşvik edecek bir anlaşma için çok sayıda ülkenin katkı sağladığını belirtti.</p><p></p><p>Suriye'de devlete ait Sana haber ajansının aktardığında göre Şara, olası bir anlaşmanın, İsrail'in 1973'ten bu yana işgal ettiği Golan Tepeleri üzerindeki Suriye'nin haklarından taviz verilmesi anlamına gelmeyeceğini söyledi.</p><p></p><p>Suriye'nin İsrail ile herhangi bir çatışmadan kaçındığını belirten Şara, bir güvenlik düzenlemesinin krize daha geniş ve daha kapsamlı bir çözümün önünü açabileceğini ifade etti.</p><p></p><p>Açıklamaları İsrail'in Suriye'nin güneyine yönelik saldırılarının sürdüğü bir dönemde geldi.</p><p></p><p>Şara, Kasım 2024'te yönetime geldikten bir gün sonra İsrail işgal altındaki Golan Tepelerindeki tampon bölgenin kontrolünü "geçici olarak" ele geçirdiğini duyurdu.</p><p></p><p>İsrail ordusu Suriye genelinde yüzlerce noktayı havadan vurdu.</p><p></p><p>BBC Monitoring haber izleme birimine göre, Şam merkezli Enab Baladi haber sitesi, Şara'nın açıklamalarının, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'in 25 Temmuz'da Şam'a gerçekleştirdiği ziyaretle aynı döneme denk geldiğine dikkat çekti.</p><p></p><p>Site, aynı gün İsrail güçlerinin Guterres'in ziyaretine "önden karşılık vererek" Dera ve Kuneytra'nın güney kırsalında kara operasyonları düzenlediğini bildirdi.</p><p></p><p>Haberde, ordunun Kuneytra'daki tarım alanlarını topçu ateşiyle hedef aldığı belirtildi.</p><p></p><p>Enab Baladi'ye göre Kuneytra Valisi, Guterres ile yaptığı görüşmede İsrail güçleri tarafından Suriyelilerin gözaltına alınmasını ve "sivillere yönelik ihlalleri" ele aldı.</p><p></p><p>Enab Baladi ayrıca 25 Temmuz'da yayımladığı bir haberde, Birleşmiş Milletler Ateşkesi Denetleme Gücü'nün (UNDOF) rolünün şu anda tartışıldığını, Birleşmiş Milletler'in İsrail'in sınır ihlalleri ve gözaltılarına karşı daha etkin bir rol üstlenmesi yönündeki çağrıların arttığını aktardı.</p><p></p><p><b>'Lübnan'a askeri müdahale düşünmüyoruz'</b></p><p></p><p>El Cezire İngilizce yayınına göre, Şara röportajında Suriye'nin, komşusu Lübnan'a herhangi bir askeri müdahalede bulunma niyeti olmadığını söyledi.</p><p></p><p>8 Temmuz'da ABD Başkanı Donald Trump ile Ankara'daki NATO Zirvesi'nde yaptıkları görüşmenin ardından yaptığı açıklamada Suriye'nin Hizbullah ve Lübnan konusunda da yardımcı olabileceğini söylemişti.</p><p></p><p>Suriye lideri, bu katkının diplomatik çabalara odaklandığını belirtti.</p><p></p><p>Şam'ın Lübnanlı yetkililerle ülkenin mevcut krizi aşmasına ve güvenli bir yola girmesine nasıl yardımcı olabileceğine ilişkin yöntemleri görüştüğünü belirtti.</p><p></p><p>Sana'ya göre Şara, bölgenin devlet otoritesi dışında faaliyet gösteren silahlı grupların oluşumunu teşvik eden politikaların bedelini ödemeyi sürdürdüğünü de sözlerine ekledi.</p><p></p><p>Şara, Suriye Demokratik Güçleri'nin Şam yönetimine entegrasyonu konusundaki soruya da, sürecin beklenenden yavaş ilerlediğini söyleyerek yanıt verdi.</p><p></p><p>Ancak hükümetinin sürecin başarıya ulaşması konusunda kararlılığını sürdürdüğünü vurguladı.</p><p></p><p>Şara, ülkesindeki Rus askeri üsleri konusunda görüşmeler yürüttüklerini de söyledi. Çok sayıda Rus üssünün tek bir üs etrafında toplanması konusunda mutabakata varıldığını belirtti.</p><p></p><p>Hmeymim Hava Üssü ile Tartus'taki bazı tesislerin geleceğine ilişkin müzakerelerin sürdüğünü kaydetti.</p><p></p><p>"Rusya ile yeni sayfa açıyoruz" diyen Şara, Rusya ile ilişkilerinin yalnızca eski yönetimle değil Suriye devletiyle olduğunu vurguladı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Mesaj alışverişi sürüyor ama önceliğimiz İran'ı savunmak"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/mesaj-alisverisi-suruyor-ama-onceligimiz-irani-savunmak-3846/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/mesaj-alisverisi-suruyor-ama-onceligimiz-irani-savunmak-3846/</id>
<published><![CDATA[2026-07-27T08:12:14+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-27T08:12:14+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_96DE26-A128F0-A3F158-A92729-576A03-21982A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran devlet televizyonunun haberine göre, Bekayi, ABD’lilerin İran ile mesaj alışverişinde bulunduğunu belirtti.</p><p></p><p>Bekayi, "Ancak bizim için öncelik egemenliğimizi, toprak bütünlüğümüzü ve ABD’nin işlediği savaş suçlarına karşı halkımızı savunmaktır." dedi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Netanyahu, Trump'ın çekilme isteğini reddedecek</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/netanyahu-trumpin-cekilme-istegini-reddedecek-8949/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/netanyahu-trumpin-cekilme-istegini-reddedecek-8949/</id>
<published><![CDATA[2026-07-27T07:45:35+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-27T07:45:35+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_07409D-5B79E2-3D92BD-A5F26F-607950-B86C54.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İsrail’de yayın yapan Kanal 13 televizyonunun haberinde, Netanyahu'nun ABD’ye hareket etmeden önce düzenlediği haftalık kabine toplantısında, Washington yönetiminin İsrail ordusunun Lübnan, Suriye ve Gazze Şeridi’nde işgal ettiği alanlardan çekilmesini talep ettiği aktarıldı.</p><p></p><p>Netanyahu'nun kabine üyelerine, "Buna şiddetle karşı çıkacağım ve onlara hayır diyeceğim." dediği belirtilen haberde, Trump'ın İsrail ordusunun çekilmesini istediği Gazze Şeridi'ne Uluslararası İstikrar Gücü'nün (ISF) girişine Tel Aviv yönetimince onay verildiğine dikkati çekildi.</p><p></p><p>Kanal 13'e konuşan kaynaklar, Tel Aviv yönetiminin Hamas tamamen silahsızlanana ve Gazze Şeridi’nden çıkarılıncaya kadar İsrail ordusunun "Sarı Hat" üzerindeki kontrolünü sürdüreceği ve geri çekilme olmayacağı ilkesini savunduğunu söyledi.</p><p></p><p>Kaynaklar, şu aşamada ISF'de Uganda ve Fas gibi İsrail’le dost ülkelerden yalnızca yaklaşık 200 temsilci bulunduğunu ifade etti.</p><p></p><p>İsrail kabinesinin ISF'ye "Uluslararası Kuruluşlar İçin Dokunulmazlıklar" yasası çerçevesinde dokunulmazlık tanınmasını onayladığına işaret eden kaynaklar, bu güçlerin İsrail ordusunun işgali dışındaki bölgelerde ve orduyla tam koordinasyon içinde faaliyet göstereceğini vurguladı.</p><p></p><p>Bir yetkili, "Herhangi bir ISF unsurunun ülkeye girişi başbakan, savunma bakanı ve dışişleri bakanının ayrı ayrı onayına tabi olacaktır. İsrail, hangi ülkelerin güç gönderebileceğini yalnızca barış anlaşmamız bulunan ve uluslararası alanda ülkeye veya yetkililerine karşı faaliyet yürütmeyen devletler arasından seçecektir." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Gazze'de 10 Ekim 2025'te ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesine rağmen İsrail, saldırı, yıkım ve ablukaya devam ediyor. Gazze'nin yaklaşık yüzde 70'ini işgal eden İsrail, Filistinlileri bölgenin yüzde 30'unu aşmayan bir alana sıkıştırdı.</p><p></p><p>Washington yönetiminin son dönemde İsrail'e Suriye, Lübnan ve Gazze Şeridi'nde işgal ettiği bölgelerden çekilmesi yönünde baskı yaptığı basına yansıyor.</p><p></p><p>Netanyahu'nun yarın Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya geleceği bildirilmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Suriye'ye uygulanan yaptırımların kaldırılması çağrısı"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/suriyeye-uygulanan-yaptirimlarin-kaldirilmasi-cagrisi-258/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/suriyeye-uygulanan-yaptirimlarin-kaldirilmasi-cagrisi-258/</id>
<published><![CDATA[2026-07-27T07:14:45+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-27T07:14:45+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E1BBD0-BEFB30-2DA2C0-06E942-20D056-2E9CC8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, devrik Beşşar Esed rejimi döneminde ülkeye uygulanan tüm yaptırımların derhal kaldırılması çağrısında bulundu.Guterres, Suriye’ye gerçekleştirdiği iki günlük ziyaretin ardından Şam'da basın mensuplarına açıklamalar yaptı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yardım bütçeleri küçülürken ihtiyaç büyüyor!..</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/yardim-butceleri-kuculurken-ihtiyac-buyuyor-5529/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/yardim-butceleri-kuculurken-ihtiyac-buyuyor-5529/</id>
<published><![CDATA[2026-07-27T07:02:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-27T07:02:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_13981E-A59B26-719449-235369-6984F1-89C4BD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Shakhsanam KURBANOVA</p><p></p><p>Birleşmiş Milletler'e bağlı beş kurumun ortaklaşa hazırladığı yıllık "Dünyada Gıda Güvenliği ve Beslenmenin Durumu" (SOFI 2026) raporuna göre, 2025 yılında dünya genelinde açlıkla mücadele eden insan sayısı 645 milyona geriledi. Bu rakam, küresel nüfusun yüzde 7,8'ine denk geliyor ve art arda üçüncü yıl kaydedilen bir iyileşmeyi işaret ediyor. Ne var ki raporu hazırlayan uzmanlar, kazanımların bölgeler arasında eşit dağılmadığını ve İran krizi gibi jeopolitik şokların bu ilerlemeyi hızla tersine çevirebileceğini vurguluyor.</p><p>RAKAMLAR NE ANLATIYOR?</p><p>FAO, IFAD, UNICEF, Dünya Gıda Programı (WFP) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından imzalanan rapora göre açlık oranı 2024'te yüzde 8,1, 2022'deki zirve noktasında ise yüzde 8,6 seviyesindeydi. Bu da 2022'den bu yana açlıkla mücadele eden insan sayısında 43 milyonluk, geçen yıla kıyasla ise yaklaşık 14 milyonluk bir azalışa işaret ediyor. Buna karşın 2025'te 2,1 milyar insan orta veya ciddi düzeyde gıda güvensizliği yaşamaya devam etti; bu da bir önceki yıla göre yaklaşık 86 milyon kişilik bir iyileşme anlamına geliyor.</p><p>İyileşmenin büyük bölümü Güney Amerika ve özellikle Güney Asya'da yoğunlaşırken, Afrika kıtası tabloda geride kalmaya devam ediyor. Kâr amacı gütmeyen Action Against Hunger'ın verilerine göre Afrika'da 309 milyon kişi, yani her 5 kişiden biri açlıkla boğuşuyor ve kıta nüfusunun yüzde 66,6'sı sağlıklı bir beslenmeyi ekonomik olarak karşılayamıyor.</p><p>FAO Genel DirektörüQu Dongyu, "Açlık kader değildir. Güçlü ekonomik politikalar, sosyal koruma ve daha verimli, kapsayıcı ve dayanıklı tarım-gıda sistemlerine sürdürülebilir yatırımlarla açlık eğrisini bükebiliriz."</p><p>SOFRA SADECE DOYURMAKLA KALMIYOR, PAHALILAŞIYOR</p><p>Bu yılki raporun alt başlığı, sağlıklı bir diyetin yüksek maliyetini anlamaya ve bu maliyetle mücadeleye ayrıldı. Rapora göre dünya nüfusunun neredeyse üçte biri sağlıklı bir diyeti ekonomik olarak karşılayamıyor. FAO Baş Ekonomisti Máximo Torero, meyve, sebze ve hayvansal gıdaların fiyatını depolama, işleme, taşıma ve perakende aşamalarında biriken maliyetlerin şişirdiğini; yetersiz altyapı, zayıf soğuk zincir sistemleri ve güvenilmez enerji arzının bu sorunu derinleştirdiğini belirtiyor.</p><p>Torero'nun asıl uyarısı ise ileriye dönük: İran'a yönelik hava saldırılarının sürdüğü ve Hürmüz Boğazı'nda gerilimin tırmandığı bu günlerde, enerji ve gübre fiyatlarındaki olası bir sıçramanın gıda enflasyonunu yeniden hızlandırabileceğini söylüyor. Torero'ya göre krizin etkisi üretim ve verimlilik üzerinden hissedilecek ve bu durum ileride açlığı yeniden artırabilecek; yapılan simülasyonlara göre 2030 yılında hâlâ 510-520 milyon kişi açlıkla mücadele ediyor olabilir.</p><p>YARDIM BÜTÇELERİ KÜÇÜLÜRKEN İHTİYAÇ BÜYÜYOR</p><p>Tabloyu daha da zorlaştıran bir başka veri, kalkınma yardımlarındaki sert düşüş. Action Against Hunger'ın açıklamasına göre, OECD Kalkınma Yardım Komitesi (DAC) üyesi ülkelerin resmi kalkınma yardımları 2025'te bir önceki yıla kıyasla yüzde 23,1 azaldı. Bu kesinti, örgütün 20 ülkede 50'den fazla projeyi kapatmak zorunda kalmasına yol açtı; Madagaskar'da beş alt üsten üçü ve 10 gezici klinik kapandı, bu da 5 binden fazla akut yetersiz beslenmeli çocuğun tedavisini doğrudan etkiledi. Burkina Faso'da ise 2025-2026 arasında sekiz üsten altısı kapatıldı.</p><p>Rapor, tüm bu tabloya rağmen kadınlar, küçük çocuklar ve kırsal topluluklar arasındaki eşitsizliklerin sürdüğünü ve beslenme kalitesinin dünya genelinde geride kaldığını da not ediyor. Buna karşın Afrika'da 2030 Gündemi'nin kabulünden bu yana ilk kez bir iyileşme sinyali alınmış olması, raporun öne çıkardığı nadir olumlu ayrıntılardan biri.</p><p>SOFI 2026'nın genel resmi, iyimserlikle ihtiyatı bir arada barındırıyor: Açlık üç yıldır geriliyor, ama bu kırılgan eğilim hem bölgesel eşitsizlikler hem de İran krizi gibi ani şoklar karşısında hızla tersine dönebilir. FAO yetkilileri, 2030 hedeflerine ulaşmak için mevcut ilerlemenin çok daha kararlı bir siyasi iradeyle desteklenmesi gerektiği konusunda ısrarcı.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Brezilya - Arjantin gerginliği tırmanıyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/brezilya-arjantin-gerginligi-tirmaniyor-1270/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/brezilya-arjantin-gerginligi-tirmaniyor-1270/</id>
<published><![CDATA[2026-07-27T06:54:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-27T06:54:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6C90AF-F354C3-644CED-2A97C6-0F25F7-C1D89E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ulusal basında yer alan habere göre, Brezilya Dışişleri Bakanlığından konuya ilişkin açıklama yapıldı.</p><p></p><p>Açıklamada, Milei'nin Sao Paulo'da Lula da Silva ile Yüksek Mahkeme Yargıcı Moraes'i hedef alan açıklamalarının ardından Buenos Aires Büyükelçisi Julio Bitelli'den ülkeye dönmesinin istendiği belirtildi.</p><p></p><p>Yüksek Mahkeme Başkanı Luiz Edson Fachin de Moraes'i hedef alan ifadeleri nedeniyle Milei'yi kınayarak yargının bağımsızlığına vurgu yaptı.</p><p></p><p>İktidardaki İşçi Partisinin (PT) Genel Başkanı Edinho Silva ise Milei'yi Brezilya'nın kurumlarına ve Devlet Başkanı Lula da Silva'ya saygısızlık etmekle suçladı.</p><p></p><p>Milei, Sao Paulo'daki Pacaembu Stadyumu'nda düzenlenen Liberal Parti kongresinde yaptığı konuşmada, eski Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro'ya destek verirken, Lula da Silva ile Bolsonaro hakkında ev hapsi kararı veren Yüksek Mahkeme Yargıcı Moraes'i sert sözlerle eleştirmişti.</p><p></p><p>Bolsonaro hakkında verilen ev hapsi kararını "hukuksuz" olarak nitelendiren Milei, "Lula hapisteyken yabancı liderleri kabul etmekten çekinmezken, Brezilya adaleti haksız yere ev hapsinde tutulan dostumu ziyaret etmeme izin vermedi." ifadesini kullanmıştı.</p><p></p><p>- Bolsonaro'nun oğlu, devlet başkanı adayı ilan edilmişti</p><p></p><p>Kongrede Bolsonaro'nun oğlu Senatör Flavio Bolsonaro'nun, Liberal Parti tarafından devlet başkanı adayı gösterilmesine karar verilmişti.</p><p></p><p>Milei, Brezilya lideri Lula da Silva'yı sert sözlerle eleştirerek, Flavio Bolsonaro'dan ekim ayındaki seçimlerde "sosyalist çöplüğü durdurmasını" istemişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Hindistan'da öğrenciler kazandı: Sınav sistemi değişiyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/hindistanda-ogrenciler-kazandi-sinav-sistemi-degisiyor-3318/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/hindistanda-ogrenciler-kazandi-sinav-sistemi-degisiyor-3318/</id>
<published><![CDATA[2026-07-27T05:18:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-27T05:18:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F0A90A-B3B4FC-66B779-EA39ED-97174C-C7B1E5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Hindistan Başbakanı Narendra Modi, sınav sorularının sızdırılması nedeniyle ülke genelinde haftalardır devam eden protestoların ardından sınav sistemini kapsamlı şekilde yeniden düzenlemek amacıyla yeni bir görev gücü kurulacağını duyurdu.</p><p></p><p>Modi, Instagram üzerinden yayımladığı video mesajında, teknoloji girişimcisi Nandan Nilekani'nin başkanlık edeceği görev gücünün sınav sistemini daha güvenilir ve şeffaf hale getirmek için çalışacağını söyledi.</p><p></p><p>"Sınav sistemimiz güvenilir ve şeffaf olmalı, teknolojiden de azami ölçüde yararlanmalıdır" diyen Modi, sınav sorularının sızdırılmasıyla mücadeleye yönelik yeni yasa tasarısının pazartesi günü parlamentoya sunulacağını açıkladı.</p><p></p><p>Modi, yeni düzenlemeyle mevcut yasal çerçevenin sıkılaştırılacağını ve sınav sorularını sızdıranlara yönelik cezaların ağırlaştırılacağını belirtti.</p><p></p><p><b>Eğitim Bakanı istifa etti</b></p><p></p><p>Bu açıklama, dün Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan'ın istifa etmesinin ardından Modi'nin konuya ilişkin yaptığı ilk kamuoyu açıklaması oldu. Pradhan, mayıs ayında yaşanan sınav sorusu sızıntılarının ardından haftalarca süren protestolar nedeniyle yoğun baskı altındaydı.</p><p></p><p>Gençlerin öncülüğündeki Hamamböceği Halk Partisi (CJP) hareketi, hükümetin taleplerini kabul etmesinin ardından cumartesi günü gösterileri sona erdirdi.</p><p></p><p>Hükümet, sınav sisteminde reform yapılmasının yanı sıra protestocular hakkında açılan davaların düşürülmesini ve sınav sorularının sızdırılmasının ardından intihar eden öğrencilerin ailelerine tazminat ödenmesini de kabul etti.</p><p></p><p>Görev gücüne başkanlık edecek Nandan Nilekani, Hindistan'ın dijital kimlik sistemi Aadhaar'ın geliştirilmesine öncülük etmesi ve ülkenin önde gelen yazılım şirketlerinden Infosys'in kurucu ortaklarından biri olmasıyla tanınıyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Trump'ın dev pankartlarına 1 milyon dolarlık harcama</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/trumpin-dev-pankartlarina-1-milyon-dolarlik-harcama-1500/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/trumpin-dev-pankartlarina-1-milyon-dolarlik-harcama-1500/</id>
<published><![CDATA[2026-07-27T05:02:00+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-27T05:02:00+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C56CDF-F35241-E972ED-79A213-2DDF43-EAB1C8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD'de Adalet Bakanlığı'nın Başkan Donald Trump'ın yüzünün yer aldığı devasa pankartları Washington DC'deki genel merkezine asmak için yaklaşık 1 milyon dolar harcadığı bildirildi.</p><p></p><p>Adalet Bakanlığı'nın merkezi, Robert F. Kennedy Adalet Bakanlığı Binası.</p><p></p><p>Politico'nun ulaştığı kayıtlara göre bakanlık, binanın dış duvarlarının temizlenmesini, dış aydınlatmanın yenilenmesini ve Trump'ın yüzünün yer aldığı "Kutlama Pankartları"nın asılmasını kapsayan "RFK Güzelleştirme Projesi" için ocak ayında bir sözleşme imzaladı.</p><p></p><p>Belgelere göre Adalet Bakanlığı proje için toplam 892 bin 192 dolar 7 sent harcadı. Kayıtlara göre bu hafta "ek bir anlaşma" kapsamında projeye 54 bin 768 dolar daha harcandı.</p><p></p><p>Politico'ya göre, bakanlığın Trump pankartlarına tam olarak ne kadar harcadığını gösteren kalemler sansürlendi. Adalet Bakanlığı, bilgilerin karartılmasını "ticari sırların" korunması gerekçesiyle açıkladı.</p><p></p><p>Adalet Bakanlığı sözcüsü, "Pankartlar, mevcut bir Adalet Bakanlığı inşaat sözleşmesi kapsamında yürütülen, tarihi RFK binası için daha geniş bir güzelleştirme projesinin parçasıydı" dedi.</p><p></p><p>Adalet Bakanlığı olarak, büyük ülkemizin 250. yılını ve Başkan Trump'ın talimatıyla Amerika'yı yeniden güvenli hale getirme yolundaki tarihi çalışmalarımızı kutlamaktan gurur duyuyoruz.</p><p></p><p>Adalet Bakanlığı'nın genel merkezi, başkentte dış cephesine Trump'ın portresi asılan tek bina değil. Bu tür pankartların ilki yılın başlarında Tarım Bakanlığı binasına asılmış ancak daha sonra kaldırılmıştı. Abraham Lincoln'ın tasvir edildiği başka bir pankartın yanına yerleştirilen bu çalışma, bakanlığa 16 bin 400 dolara mal olmuştu.</p><p></p><p>Başkan ayrıca Washington DC'deki çeşitli yapılara kendi adını vermeye çalışıyor. Adını Kennedy Center'a ekletmiş ancak daha sonra kaldırmak zorunda kalmıştı. ABD Barış Enstitüsü'nün dış cephesine de kendi adını yazdırmıştı.</p><p></p><p>Trump'ın pankartları başkentin yakınındaki Virginia'nın Alexandria kenti merkezli Llorente Enterprises tarafından üretildi. Adalet Bakanlığı'nın dışındaki pankartlarda, Trump'ın yüzünün yanı sıra "AMERİKA'YI YENİDEN GÜVENLİ YAP" ifadesi de yer alıyor.</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Temmuz%202026/afis.jpg" alt="afis"></p><p></p><p><b><i>Başkan Donald Trump'ın yüzünün olduğu pankart, Washington DC'deki Çalışma Bakanlığı genel merkezinin dış cephesinde asılı duruyor</i></b></p><p></p><p>Başkanı ve pankartları eleştiren Senatör Adam Schiff, bu fotoğrafları asan kurumları soruşturuyor.</p><p></p><p>Geçen hafta, İçişleri Bakanlığı'nın Trump'ı George Washington'la birlikte gösteren pankartları için 39 bin dolarlık bir sözleşme imzaladığını tespit ettiğini söyledi.</p><p></p><p>Senatör, pankartların kamu vergilerinin israfı olduğunu söyledi.</p><p></p><p>"Bu, Amerikalıların zor kazanılmış paralarının korkunç bir israfı olmakla kalmıyor, aynı zamanda alenen yasalara aykırı" dedi.</p><p></p><p>Kongre, vergi mükelleflerinin parasının propaganda ve kişisel yüceltme amacıyla kullanılmasını uzun zaman önce yasakladı. 8 kat yüksekliğindeki Donald Trump portresi de kesinlikle propaganda kapsamına giriyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Başkanlığa bir kez daha aday olacağım"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/baskanliga-bir-kez-daha-aday-olacagim-2601/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/baskanliga-bir-kez-daha-aday-olacagim-2601/</id>
<published><![CDATA[2026-07-25T09:28:49+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-25T09:28:49+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_ADBCFB-FF45D3-79CB3D-899E18-B7859F-C70DBD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Trump, Beyaz Saray Muhabirleri Derneğinin (WHCA) başkent Washington'daki Waldorf Astoria otelde düzenlenen yemeğinde konuştu.</p><p></p><p>İlki 25 Nisan'da yapılan ve silahlı saldırı nedeniyle yarıda kesilen etkinliğin bugünkü programına yeniden katılan Trump, önce şaka olduğunu söylediği dördüncü kez başkanlık adaylığı konusunu konuşmasını bitirirken tekrar dile getirdi.</p><p></p><p>Trump, "ABD başkanlığına dördüncü kez aday olma niyetim var. Resmi bir adım atacağım. Aslında sanırım bunu zaten yaptım; üç kez kazandım, şimdi bunu tekrar yapacağım." ifadelerine yer verdi.</p><p></p><p>Konuya, "Basına ne kadar önem verdiğimi göstermek ve reytinglerinizi kurtarmak adına bir duyuru yapmaktan memnuniyet duyuyorum." sözleriyle giren Trump, yeniden başkanlığa adaylığını açıklamasının salondaki gazeteciler için "bir nevi özel haber niteliğinde" olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Trump, yeniden başkanlık için aday olmanın ve yarışı kazanmanın kendisi için "kolay olacağını" belirttiği konuşmasında, "Ben bu işi yürütme konusunda çok iyiyim." diye ekledi.</p><p></p><p>ABD Başkanı, yeniden başkanlık yarışına gireceğine dair açıklama yaparken seçim çalışmalarında kullandığı kırmızı renkli şapkayı cebinden çıkararak taktı.</p><p></p><p>Şapkada "TRUMP 2028" yazdığı görülürken, Trump'ın açıklaması karşısında gazetecilerle dolu salon bir süreliğine sessizliğe büründü.</p><p></p><p>- Adaylık konusunda daha önce çelişen açıklamalarda bulunmuştu</p><p></p><p>Trump, 5 Mayıs 2025'te yaptığı bir açıklamada 8 yılın sonunda başkanlık görevini devredeceğini söylemişti.</p><p></p><p>ABD Başkanı Trump daha önce, 1 Nisan 2025'te ise üçüncü dönem için adaylığına bir şekilde izin verilmesi durumunda, eski ABD Başkanı Barack Obama'yı rakip olarak görmeyi "çok istediğini" söylemişti.</p><p></p><p>ABD Anayasası'nın 22. ek maddesinde, "Hiç kimse cumhurbaşkanlığı makamına iki kereden fazla seçilemez." ifadesi yer alıyor.</p><p></p><p>Öte yandan, ABD Kongresi'nin hem Temsilciler Meclisi hem de Senato kanadının üçte ikisinin veya eyalet meclislerinin üçte ikisinin desteğiyle bu kuralın değiştirilme ihtimali bulunuyor.</p><p></p><p>- WHCA gala yemeğinde silahlı saldırı</p><p></p><p>25 Nisan'da Washington Hilton'da düzenlenen akşam yemeği, güvenlik kontrol noktası yakınında silah sesleri duyulmasının ardından Gizli Servis ajanlarının Trump'ı salondan tahliye etmesiyle aniden sona ermişti.</p><p></p><p>Yetkililer daha sonra, birkaç yönetim yetkilisini hedef almayı planladığı iddia edilen 31 yaşındaki Cole Tomas Allen'ı tutuklamıştı.</p><p></p><p>Allen, ABD Başkanı'na suikast girişiminde bulunmak da dahil olmak üzere dört federal suçlamayla yargılanıyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Netanyahu'ya tutuklama isteyen Başsavcı Kerim Han'ın görevden alındı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/netanyahuya-tutuklama-isteyen-bassavci-kerim-hanin-gorevden-alindi-7030/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/netanyahuya-tutuklama-isteyen-bassavci-kerim-hanin-gorevden-alindi-7030/</id>
<published><![CDATA[2026-07-25T09:13:09+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-25T09:13:09+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_91D8AE-3852A3-384123-86D2ED-FB852D-587DEB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Meclisten yapılan yazılı açıklamada, Roma Statüsü'ne taraf devletlerin 24 Temmuz 2026'da New York'ta Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi'nde, Han hakkında disiplin işlemlerinin görüşüldüğü özel bir oturum düzenlediği belirtildi.</p><p></p><p>Gizli oylamada 82 taraf devletin oyuyla oluşan mutlak çoğunlukla alınan kararda, Kerim Han'ın "ciddi suistimal ve görev ihlali" işlediğinin belirlendiği ve kendisinin Roma Statüsü'nün 46'ncı maddesi uyarınca görevden alındığı ifade edildi.</p><p></p><p>Açıklamada, Meclis Başkanlığının, sürece taraf olan herkesin mahremiyetine ve haklarına gereken saygının gösterilmesi çağrısını sürdürdüğü kaydedildi.</p><p></p><p>- UCM: Mahkeme görev ve faaliyetlerini sürdürüyor</p><p></p><p>Mahkemeden yapılan diğer açıklamada da Han'ın Mayıs 2025'te izne ayrılmasından ve 8 Haziran 2026'daki askıya alınmasından bu yana olduğu gibi Savcılık Ofisinin yönetiminin Başsavcı yardımcıları tarafından sürdürüleceği aktarıldı.</p><p></p><p>Açıklamada, UCM'nin bu süreç boyunca personelin profesyonelliği sayesinde görev ve faaliyetlerini sürdürdüğüne işaret edilerek, mahkemenin mağdurlar için hesap verebilirliği ve adaleti sağlama taahhüdünü koruduğu vurgulandı.</p><p></p><p>- Soruşturma süreci</p><p></p><p>UCM Başsavcısı Kerim Han, Mayıs 2024'te İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant için tutuklama emri talebinde bulunduktan sonra, kendisine yönelik cinsel taciz iddialarının ortaya atılmasının ardından Mayıs 2025'te gönüllü olarak izne ayrılmıştı.</p><p></p><p>Martta UCM tarafından görevlendirilen üç yargıçtan oluşan bağımsız bir heyet, BM soruşturmasının Han hakkında "görevi suistimal veya ihlal tespit etmediği" sonucuna varmıştı.</p><p></p><p>Üç yargıçtan oluşan bağımsız bir heyetin raporuna rağmen UCM Taraf Devletler Meclisi Bürosu 8 Haziran'da yaptığı toplantıda, Han'ın görevini "ağır şekilde suistimal" ettiği yönündeki kararın ardından Başsavcı'yı geçici olarak görevden almış ve Han hakkındaki nihai kararı, mahkemeyi kuran 125 taraf devletten oluşan Meclisin 24 Temmuz'daki özel oturumunda yapılacak oylamaya bırakmıştı.</p><p></p><p>Han'ın avukatları, bugün yapılan ve Han'ın görevden alındığı oylamada kendilerine savunma yapma ve akreditasyon hakkı tanınmadığını, sürecin hukuka aykırı, usul yönünden adil olmayan ve delillerle desteklenmeyen bir şekilde yürütüldüğünü öne sürmüştü.</p><p></p><p>Kerim Han, Şubat 2021'de UCM Başsavcılığına seçilmiş ve 16 Haziran 2021'de yemin ederek UCM'nin üçüncü savcısı olarak görevine başlamıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"ABD ile görüşmeler son derece karışık"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-ile-gorusmeler-son-derece-karisik-8759/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-ile-gorusmeler-son-derece-karisik-8759/</id>
<published><![CDATA[2026-07-25T08:11:16+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-25T08:11:16+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_AF50BB-593A51-13A983-7B498B-90D9EC-67FCAE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Morelos eyaletine bağlı Cuernavaca kentinde düzenlediği basın toplantısında konuşan Sheinbaum, Trump yönetiminin 60'tan fazla ülkeye getirdiği yeni ve çift haneli gümrük vergilerine değindi.</p><p></p><p>Sheinbaum, "(ABD ile müzakereler) bu karmaşık bir durum. İlk olarak, çünkü dünya dinamiğini tamamen değiştiriyor. Başkan (Donald) Trump, ABD'yi yeniden sanayileştirme vizyonuna sahip. ABD dışına; başta Çin'e, diğer Asya ülkelerine ve aynı zamanda Meksika'ya, Kanada'ya ve diğer ülkelere giden imalat sanayisinin ABD'ye geri dönmesini istiyor." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>ABD ile Meksika arasındaki ikili ticaretin önemini hatırlatan Sheinbaum, "İki komşu ülke arasındaki ikili ilişkide, hatta ticari ortakların da ötesinde, bir ülkenin refahının diğerinin refahı aleyhine aranması kabul edilemez. Meksika'nın refahı Amerika Birleşik Devletleri'ne yardımcı olur, ABD'nin refahı da Meksika'ya yardımcı olur." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Sheinbaum, ABD ile yapılan Serbest Ticaret Anlaşması'nı (T-MEC) hatırlatarak, "Meksika'ya ne mi oluyor? Eskisi gibi aynı kalıyor. Serbest ticaret anlaşması kapsamında ihraç edilen tüm ürünler, araçlar ve çelik hariç olmak üzere sıfır gümrük vergisine sahip. Şu anda halihazırda sahip olduğumuzun dışında yeni bir gümrük vergimiz bulunmuyor. Uzun vadeli bir anlaşmaya varabilmek için de ABD ile birlikte çalışıyoruz" diye konuştu.</p><p></p><p>ABD Ticaret Temsilciliği (USTR), zorla çalıştırma yoluyla üretilen malların ithalatını yasaklamada ve bu yasağı etkin şekilde uygulamada yetersiz kaldıkları gerekçesiyle 1974 tarihli Ticaret Yasası'nın 301. Bölümü kapsamında yürütülen soruşturmalar sonucunda 60 ticaret ortağına yüzde 10 veya yüzde 12,5 oranında gümrük vergisi uygulanacağını duyurmuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">S. Arabistan'ın Yen Bu kentine Husilerden 3. saldırı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/s-arabistanin-yen-bu-kentine-husilerden-3-saldiri-2004/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/s-arabistanin-yen-bu-kentine-husilerden-3-saldiri-2004/</id>
<published><![CDATA[2026-07-25T08:05:33+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-25T08:05:33+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3FC228-8DF8A7-E70993-C08DEE-65072E-F0E22F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğünden yapılan açıklamalarda, Kızıldeniz kıyısındaki Yenbu kenti ile ülkenin güneybatısında yer alan Cazan bölgesinde olası tehlikelere karşı uyarı sisteminin devreye girdiği belirtildi.</p><p></p><p>Ulusal Acil Durum Erken Uyarı Platformunun Yenbu kentinde üçüncü kez olası tehlikeye karşı uyarı sistemini devreye aldığı duyurulan açıklamalarda, vatandaşlar ve bölgede bulunan kişilere resmi makamların talimatlarını takip etmeleri uyarıları yapıldı.</p><p></p><p>Sivil Savunma Müdürlüğünün daha sonraki açıklamalarında ise "Yenbu ve Cazan bölgelerindeki tehlikenin geçtiği" bildirildi.</p><p></p><p>- Ne olmuştu?</p><p></p><p>İran destekli Husiler, 20 Temmuz'da Suudi Arabistan'a yönelik, Riyad'ın Yemen'de kontrol ettiği bölgelere abluka uyguladığını öne sürerek "deniz seyrüsefer yasağı" olarak nitelendirdikleri bir uygulama başlattıklarını duyurmuştu.</p><p></p><p>Husiler, 22 Temmuz'da da Kızıldeniz'de Suudi Arabistan'a ait iki petrol tankerini balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla hedef aldıklarını açıklamıştı.</p><p></p><p>Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap Koalisyonu, Yemen'in Hudeyde vilayetinde, Husilere ait bazı hedefleri vurduklarını ancak Hudeyde Limanı'nı hedef almadıklarını bildirmişti.</p><p></p><p>Husiler, Hudeyde'ye yönelik saldırılardan Suudi Arabistan'ı sorumlu tutarak, söz konusu saldırıların karşılıksız kalmayacağı tehdidinde bulunmuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yeni yönetimin askeri garnizonda yemin etmesine izin vermeyecek</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/yeni-yonetimin-askeri-garnizonda-yemin-etmesine-izin-vermeyecek-2885/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/yeni-yonetimin-askeri-garnizonda-yemin-etmesine-izin-vermeyecek-2885/</id>
<published><![CDATA[2026-07-25T07:07:57+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-25T07:07:57+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_77FE24-685D10-E11ACB-22D3DA-9A8CE0-00402C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Başkent Bogota'daki Bolivar Müzesi'nde konuşan Petro, seçilmiş Cumhurbaşkanı Espriella'nın yemin törenini askeri bir garnizonda düzenleme ısrarını eleştirdi.</p><p></p><p>Petro'nun konuşmasından önce, Cumhurbaşkanı Sarayı Casa de Narino'dan, Bolivar Müzesi'ne kadar sembolik bir yürüyüş düzenlendi.</p><p></p><p>Özgürlük Kahramanı Simon Bolivar'ın kılıcını askeri törenle müzeye teslim eden Petro,"Bolivar'ın kılıcı faşizmin değil, Cumhuriyetin, özgürlüklerin ve hakların hizmetinde olmalıdır. Bolivar'ın kılıcı cumhuriyeti korumak üzere burada sergilenmeli." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Petro, Espriella'yı hedef alarak, şunları söyledi:</p><p></p><p>"Kolombiya'da hiçbir sivil makamın göreve başlama töreni için herhangi bir askeri garnizon veya tesis hazırlamasına izin vermiyorum. Ne Ordu, ne Deniz Kuvvetleri ne de Ulusal Polis, sivillerin göreve başlama törenleri için askeri tesislerde tek bir sandalye bile hazırlamamalı, tek bir alan dahi tahsis etmemelidir."</p><p></p><p>Espriella, 7 Ağustos'taki yemin töreninin Cauca yönetim bölgesindeki Popayan kentinde bulunan bir askeri garnizonda yapılmasını istediğini açıklamış ve hükümetin itirazına rağmen bu kararından vazgeçmeyeceğini defalarca dile getirmişti.</p><p></p><p>- Senato onayı</p><p></p><p>Söz konusu vaadin hayata geçirilebilmesi için Anayasa'da öngörülen bazı usullerin yerine getirilmesi gerekiyor. Anayasa'ya göre cumhurbaşkanı Kongre huzurunda göreve başlıyor.</p><p></p><p>Törenin Bogota'daki geleneksel mekanı dışında yapılabilmesi ise Kongre'nin onayına bağlı.</p><p></p><p>Senato, 22 Temmuz'da yaptığı oylamada cumhurbaşkanlığı göreve başlama töreninin Cauca yönetim bölgesinde düzenlenmesini 32'ye karşı 55 oyla kabul etmişti.</p><p></p><p>Ancak oturum, yeterli çoğunluk sağlanamadığı gerekçesiyle kapatıldığı için törenin tam olarak nerede yapılacağı netleşmemişti.</p><p></p><p>Teklif, göreve başlama töreninin tarihte ilk kez Kongre Binası dışına taşınmasını ve silahlı çatışmalardan en fazla etkilenen, yasa dışı silahlı grupların etkin olduğu Cauca yönetim bölgesinde düzenlenmesini öngörüyordu.</p><p></p><p>Petro, görev süresinin son anına kadar Silahlı Kuvvetlerin başkomutanı olduğunu hatırlatmış, görevi devredene kadar yemin töreni için askeri tesislerin kullanılmasına izin vermeyeceğini söylemişti.</p><p></p><p>Seçimi az farkla iktidar partisinin adayı sol görüşlü Ivan Cepeda'nın önünde tamamlayan sağcı Espriella, 7 Ağustos'ta görevi Petro'dan devralacak.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">SpaceX, Starship roketiyle 20 uydu fırlattı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/spacex-starship-roketiyle-20-uydu-firlatti-8411/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/spacex-starship-roketiyle-20-uydu-firlatti-8411/</id>
<published><![CDATA[2026-07-25T06:58:49+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-25T06:58:49+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8C3087-94CF7F-9F5BC6-567888-DB18B7-D895CC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>SpaceX'in ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, Starship roketinin 13. test uçuşunu başarıyla tamamladığı aktarıldı.</p><p></p><p>Roketin 20 adet Starlink V3 uydusunu yörüngeye yerleştirdiği kaydedilen açıklamada, Texas eyaletindeki Starbase tesisinden fırlatılan uzay aracının, Hint Okyanusu'na yumuşak iniş yaptığı belirtildi.</p><p></p><p>Starship, 16 Ocak 2025'te yapılan 7'nci, 7 Mart 2025'te yapılan 8'inci ve 28 Mayıs 2025'teki 9'uncu test uçuşlarında parçalanmıştı. Starship roketinin 10'uncu test uçuşu, Texas'taki bulutlu hava nedeniyle ertelenmiş, ardından başarıyla tamamlanmış, 11'inci test uçuşu da 13 Ekim 2025'te başarıyla yapılmıştı.</p><p></p><p>Sonuncu test uçuşu olan 12'nci uçuşta ise roket başarıyla fırlatılmış, ancak seyir sırasında bazı motor arızaları yaşadığı için iniş noktası olan Hint Okyanusu'na düşerek "beklenmedik" şekilde alev almıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD'de yangın faciası, 6'sı çocuk 8 ölü</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abdde-yangin-faciasi-6si-cocuk-8-olu-3416/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abdde-yangin-faciasi-6si-cocuk-8-olu-3416/</id>
<published><![CDATA[2026-07-25T06:00:25+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-25T06:00:25+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8E9CC0-F456DA-D568F9-6018BF-06B71D-8719B7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yetkililer, Michigan'ın Grand Haven bölgesindeki bir evde çıkan yangına ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><p></p><p>Söz konusu yangının ardından eve giren yetkililer, 6'sı çocuk olmak üzere 8 kişinin cansız bedenine ulaşıldığını kaydetti.</p><p></p><p>Çocukların yaşlarının 5 ila 15 arasında değiştiğini belirten yetkililer, hayatını kaybedenlerin bazılarında kurşun yaralarının olduğu bilgisini paylaştı.</p><p></p><p>Yetkililer, evde yaşayan herkesin hayatını kaybetmiş olduğuna ve yangının "kasıtlı" çıkarıldığı ihtimalinin üzerinde durulduğuna işaret etti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Hürmüz'de gemilere verilecek zarar İran parasıyla karşılanacak"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/hurmuzde-gemilere-verilecek-zarar-iran-parasiyla-karsilanacak-6701/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/hurmuzde-gemilere-verilecek-zarar-iran-parasiyla-karsilanacak-6701/</id>
<published><![CDATA[2026-07-24T10:13:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-24T10:13:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1C3206-E720C5-937178-A230FE-C45CAF-5EA621.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Trump, sosyal medya hesabından İran'a ilişkin açıklamada bulundu.</p><p></p><p>ABD Başkanı, bir sonraki duyuruya kadar, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere, kargolara verilecek veya bunlarla ilgili oluşacak her türlü zararın "ABD'nin elinde bulunan ve kontrol ettiği İran parasıyla karşılanacağını" bildirdi.</p><p></p><p>Bu zararların çok büyük olabileceğini kaydeden Trump, bunu "yapılması gereken ve hakkaniyetli bir adım" olarak nitelendirdi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD, 60 ticaret ortağına tarife uygulayacak</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-60-ticaret-ortagina-tarife-uygulayacak-2211/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-60-ticaret-ortagina-tarife-uygulayacak-2211/</id>
<published><![CDATA[2026-07-24T10:11:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-24T10:11:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D28913-2A9452-89E549-7D6133-0A9A79-B53130.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>USTR'den yapılan açıklamaya göre, çeşitli ekonomilerin zorla çalıştırma yoluyla üretilen malların ithalatına yasak getirmemesi ve bu yasağı etkin şekilde uygulamamasıyla bağlantılı eylem, politika ve uygulamalara ilişkin 301. Bölüm soruşturmaları kapsamında nihai karar verildi.</p><p></p><p>Karar kapsamında, belirli ürün muafiyetlerine tabi olmak üzere ABD'nin ithalatının yüzde 99,4'ünü kapsayan 60 ticaret ortağına yüzde 10 veya yüzde 12,5 oranında gümrük vergisi getirildi.</p><p></p><p>Söz konusu gümrük vergisi, zorla çalıştırma yoluyla üretilen ürünlerin ithalatına yasak getiren, karşılıklı ticaret anlaşmalarıyla bu yasağı taahhüt eden veya kısmi rejim uygulayan ticaret ortaklarına yüzde 10, böyle bir ithalat yasağı getirmeyen ticaret ortaklarına ise yüzde 12,5 olarak uygulanacak.</p><p></p><p>Arjantin, Bangladeş, Kamboçya, Kanada, Ekvador, El Salvador, Guatemala, Honduras, Hindistan, Endonezya, Ürdün, Malezya, Meksika, Pakistan, Sri Lanka, Trinidad ve Tobago ile Birleşik Krallık yüzde 10 oranında gümrük vergisine tabi olacak.</p><p></p><p>Avrupa Birliği (AB) ve Tayvan menşeli ürünler için En Çok Kayrılan Ülke vergi oranı dikkate alınarak toplam vergi yükü yüzde 10, Japonya, Güney Kore ve İsviçre ürünleri için ise yüzde 12,5 olacak.</p><p></p><p>Çin, Hong Kong, Avustralya, Yeni Zelanda, Filipinler, Singapur, Tayland, Vietnam, Türkiye, Rusya, Norveç, Kazakistan, Bahreyn, Mısır, Irak, İsrail, Kuveyt, Libya, Fas, Umman, Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Cezayir, Angola, Nijerya, Güney Afrika, Bahamalar, Brezilya, Şili, Kolombiya, Kosta Rika, Dominik Cumhuriyeti, Guyana, Nikaragua, Peru, Uruguay, Venezuela için ise gümrük vergisi oranı yüzde 12,5 olarak uygulanacak.</p><p></p><p>Söz konusu vergiler 24 Temmuz itibarıyla ABD'ye giriş yapan veya depodan çekilen ürünler için geçerli olacak.</p><p></p><p>ABD yönetimi, mart ayında zorla çalıştırılan iş gücüyle üretilen malların ithalatını yasaklamada ve bu yasağı etkin şekilde uygulamada yetersiz kaldıkları gerekçesiyle 60 ticaret ortağı hakkında 1974 tarihli Ticaret Yasası'nın 301. Bölümü kapsamında soruşturma başlatmıştı.</p><p></p><p>USTR'nin yeni tarife açıklaması, ABD Başkanı Donald Trump'ın 1974 tarihli Ticaret Yasası'nın 122. Bölümü kapsamında uygulamaya koyduğu ve 24 Şubat'ta yürürlüğe giren, en fazla 150 gün süreyle uygulanabilen yüzde 10 oranındaki küresel tarifenin süresinin dolmasına kısa süre kala geldi.</p><p></p><p>ABD Başkanı Trump, söz konusu tarifeyi, ABD Yüksek Mahkemesi'nin Uluslararası Acil Ekonomik Yetkiler Yasası'na (IEEPA) dayandırılarak uygulanan tarifelerin yasaya aykırı olduğuna hükmetmesinin ardından duyurmuştu.</p><p></p><p>Yüzde 10 oranındaki küresel tarifenin uygulanmasına ilişkin 150 günlük süre 24 Temmuz Cuma günü sona eriyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD'nin, İran'a yönelik 13. saldırı dalgası tamamlandı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abdnin-irana-yonelik-13-saldiri-dalgasi-tamamlandi-2398/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abdnin-irana-yonelik-13-saldiri-dalgasi-tamamlandi-2398/</id>
<published><![CDATA[2026-07-24T09:55:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-24T09:55:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B37D9B-413D77-8AD5C4-26D8DF-B74702-57BFD5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>CENTCOM'un, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, konuya ilişkin açıklama yapıldı.</p><p></p><p>Açıklamada, 13. saldırı dalgasının TSİ 04.00'te "başarıyla" tamamlandığı belirtilerek, İran'ın komuta merkezleri, insansız hava aracı (İHA) depolama tesisleri, iletişim ağları, kıyı izleme merkezleri ve denizcilik kapasitelerinin hedef alındığı aktarıldı.</p><p></p><p>Saldırıların amacının İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemiler ve sivil denizcilere yönelik tehdidinin azaltılması olduğuna işaret edilen açıklamada, "Uluslararası su yolu (Hürmüz), İran Devrim Muhafızları Ordusunun son dönemdeki saldırılarına rağmen açıktır. ABD ordusunun desteğiyle ticari gemiler serbestçe boğazda hareket edebilmektedir." ifadeleri kullanıldı.</p><p></p><p>Açıklamada, 50 bin ABD askerinin halihazırda Orta Doğu'da görev yaptığı bilgisi paylaşıldı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İran'ın dondurulan fonları tehlikeli bir emsal"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iranin-dondurulan-fonlari-tehlikeli-bir-emsal-8346/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iranin-dondurulan-fonlari-tehlikeli-bir-emsal-8346/</id>
<published><![CDATA[2026-07-24T09:53:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-24T09:53:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2E4340-BA365D-0FFCC3-5EB444-349E1D-4DFE7F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Erakçi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ABD Başkanı Donald Trump'ın "Hürmüz Boğazı'nda gemiler ve kargolara verilecek her türlü zararın ABD'nin elinde bulunan ve kontrol ettiği İran parasıyla karşılanacağı" yönündeki açıklamasına tepki gösterdi.</p><p></p><p>İran'ın dondurulan varlıklarına işaret eden Erakçi, "Başka bir ülkenin varlıklarına el koyarak, gelecekteki alakasız talepleri karşılamak, tehlikeli bir emsal teşkil eder." ifadelerine yer verdi.</p><p></p><p>Dondurulan varlık veya fonlardan "faydalananlara" hitaben Erakçi, "Hükümetler el koymayı normalleştirdiğinde, kimsenin varlığı güvende olmaz. Bunun sonucunda ortaya çıkacak kaos ne güzel ne de barışçıl olacaktır." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>ABD Başkanı Trump, dün sosyal medyadan yaptığı açıklamada, bir sonraki duyuruya kadar Hürmüz Boğazı'nda gemiler ve kargolara verilecek her türlü zararın "ABD'nin elinde bulunan ve kontrol ettiği İran parasıyla karşılanacağını" belirtmişti.</p><p></p><p>ABD'nin İran'a yönelik saldırıları ve Tahran'ın misillemeleri sürerken, Washington ile Tahran arasında yürütülen müzakerelerdeki temel anlaşmazlık başlıklarından biri de ABD'nin dondurduğu İran fonlarının serbest bırakılması olarak öne çıkıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD saldırılarında ölü sayısı 55'e, yaralı sayısı 629'a çıktı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-saldirilarinda-olu-sayisi-55e-yarali-sayisi-629a-cikti-1023/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-saldirilarinda-olu-sayisi-55e-yarali-sayisi-629a-cikti-1023/</id>
<published><![CDATA[2026-07-24T09:34:41+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-24T09:34:41+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_221913-C573B5-69EE3C-150C84-577ABF-519C7F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Kermanpur, ABD'nin son saldırılarına ilişkin güncel bilançoyu paylaştı. Kermanpur, hayatını kaybedenlerin sayısının 55'e, yaralı sayısının ise 629'a ulaştığını açıkladı.</p><p>Sosyal medya platformundan paylaşım yapan Kermanpur, "ABD saldırılarının başlamasından bu yana 629 kişi yaralandı, 55 kişi hayatını kaybetti." ifadelerini kullandı.</p><p>Kermanpur, paylaşılan istatistiklerin 27 Haziran ile 23 Temmuz tarihleri arasındaki dönemi kapsadığını belirtti. Verilerin ayrıca, 27 Haziran gecesi imzalanan mutabakatın ardından ABD ile İran arasında yaşanan ilk karşılıklı saldırılarda yaşamını yitirenleri de içerdiği kaydedildi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Madrid'deki orman yangınları nedeniyle "acil durum" ilan edildi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/madriddeki-orman-yanginlari-nedeniyle-acil-durum-ilan-edildi-3850/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/madriddeki-orman-yanginlari-nedeniyle-acil-durum-ilan-edildi-3850/</id>
<published><![CDATA[2026-07-24T06:49:17+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-24T06:49:17+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0E1FEF-9E8B8B-F573D2-9B95D6-2E5943-BC03C6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İspanyol yayın kuruluşu RTVE'ye göre, İspanya İçişleri Bakanlığından, Madrid ve çevresinde devam eden orman yangınlarına ilişkin yazılı açıklama yapıldı.</p><p></p><p>Açıklamada, Bakan Grande-Marlaska'nın orman yangınları nedeniyle "acil durum" ilan ettiği belirtildi.</p><p></p><p>Öte yandan yetkililer, yangınların yerleşim yerlerini tehdit etmesi ve kontrolden çıkması ihtimaline karşı tedbir amaçlı tahliyeleri de değerlendiriyor.</p><p></p><p>Madrid bölge yönetimine göre, orman yangınlarında durum "kritik" seviyede kalmaya devam ederken, bölgedeki 3 büyük yangın henüz kontrol altına alınabilmiş değil.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Guyana açıklarında feribot alabora oldu, 72 ölü</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/guyana-aciklarinda-feribot-alabora-oldu-72-olu-5002/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/guyana-aciklarinda-feribot-alabora-oldu-72-olu-5002/</id>
<published><![CDATA[2026-07-24T06:42:51+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-24T06:42:51+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_EFB342-F8052D-944493-12829C-FCAD9E-446671.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Polisin kazaya ilişkin başlattığı soruşturmada, feribotun kaptanı, 1 mürettebat üyesi ve feribotun yükleme işlemlerini denetlemekle sorumlu denizcilik müfettişi gözaltına alındı.</p><p></p><p>Alabora olan MV Barima feribotundaki can kaybının 72'ye ulaştığı, 76 kişinin ise kurtarıldığı aktarıldı.</p><p></p><p>Kazadan kurtulanlar basına yaptıkları açıklamalarda, feribotun aşırı yüklü olduğunu düşündüklerini ifade etti.</p><p></p><p>Guyana Başbakanı Mark Phillips, arama kurtarma ekiplerinin arama alanını genişlettiğini ve feribotta bulunan tüm kişileri bulmaya kararlı olduklarını belirtti.</p><p></p><p>Feribotun sigortası olmadığını kaydeden Phillips, cenaze masrafları ve diğer ilgili giderlerin hükümet tarafından karşılandığını belirtti.</p><p></p><p>Phillips, resmi kayıtlarda feribotta 133 yolcu bulunduğunun yer aldığını, ancak yapılan incelemelerde feribotta 18'i mürettebat olmak üzere toplam 179 kişinin bulunduğunun belirlendiğini söylemişti.</p><p></p><p>MV Barima feribotu, Georgetown'dan Port Kaituma'ya yaptığı sefer sırasında 19 Temmuz'da alabora olmuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">BD'den İran'ın Huzistan eyaletine füze saldırısı: 2 ölü</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/bdden-iranin-huzistan-eyaletine-fuze-saldirisi-2-olu-2626/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/bdden-iranin-huzistan-eyaletine-fuze-saldirisi-2-olu-2626/</id>
<published><![CDATA[2026-07-23T09:06:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-23T09:06:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_52214B-2AF92C-0243CE-9270F9-8E7BE2-646AB8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran devlet televizyonunda yer alan Huzistan Valiliği açıklamasına göre, İran ile Irak arasında bulunan Şelemçe sınır kapısındaki yolcu terminali ABD füzelerinin hedefi oldu.</p><p></p><p>Saldırıda ilk belirlemelere göre 2 kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi.</p><p></p><p>Valilikten yapılan açıklamada, söz konusu terminalde arama-kurtarma çalışmalarının sürdüğü ve sınır kapısının geçişlere açık olduğu kaydedildi.</p><p></p><p>Öte yandan eyalete bağlı Endimeşk kenti yakınlarındaki bir noktanın da ABD'ye ait füzelerce hedef alındığı belirtildi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kızıldeniz'de Suudi Arabistan gemisi vuruldu</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/kizildenizde-suudi-arabistan-gemisi-vuruldu-2324/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/kizildenizde-suudi-arabistan-gemisi-vuruldu-2324/</id>
<published><![CDATA[2026-07-23T08:31:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-23T08:31:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_559887-6174B8-315D49-F51EBD-2EF967-069D95.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA'da yer alan habere göre yetkili bir kaynak, Suudi bir şirkete ait "ENCELIA" isimli geminin Kızıldeniz'de seyir halindeyken saldırıya uğradığını bildirdi.</p><p></p><p>Saldırı sonucu geminin baş kısmında yangın çıktığını aktaran kaynak, tüm mürettebatın sağlık durumunun iyi olduğunu kaydetti.</p><p></p><p>Kaynak ayrıca, ilgili makamların geminin ve mürettebatın güvenliğini sağlamak, deniz çevresini korumak için gerekli tüm tedbirleri aldığını vurguladı.</p><p></p><p>Söz konusu saldırıların, ticari gemilerin ve mürettebatının güvenliğini garanti altına alan uluslararası hukuk ve teamüllerin ihlali olduğu ifade edildi.</p><p></p><p>Yemen'deki İran destekli Husiler (Ensarullah Hareketi), Kızıldeniz'de Suudi Arabistan'a ait iki petrol tankerini insansız hava araçları (İHA) ve füzelerle hedef aldıklarını açıklamıştı.</p><p></p><p>Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, yaptığı görüntülü açıklamada, "ENCELIA" ve "LAYLA" isimli, Suudi Arabistan'a ait iki petrol tankerine saldırı düzenlediklerini belirtmişti.</p><p></p><p>İran destekli Husiler, 20 Temmuz'da, Suudi Arabistan'a karşı "deniz ablukası uygulamaya başladıklarını" duyurmuştu.</p><p></p><p>Ensarullah’ın Askeri Sözcüsü Seri, yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan'ı "yaklaşık 12 yıldır Yemen halkına yönelik kapsamlı abluka uygulamak, ülkenin kaynaklarını yağmalamak, limanlar ile havalimanlarını kara, deniz ve havadan kuşatarak halkın çektiği sıkıntıları dayanılmaz bir noktaya taşımakla" suçlamıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kuveyt ile Irak arasındaki Abdali Sınır Kapısı geçici olarak kapatıldı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/kuveyt-ile-irak-arasindaki-abdali-sinir-kapisi-gecici-olarak-kapatildi-1520/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/kuveyt-ile-irak-arasindaki-abdali-sinir-kapisi-gecici-olarak-kapatildi-1520/</id>
<published><![CDATA[2026-07-23T07:15:04+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-23T07:15:04+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_CFB4F1-870FC5-8CE0F2-F50EB6-387F1F-A9E333.jpeg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p></p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Irak resmi haber ajansı, adını vermediği Iraklı üst düzey bir yetkiliye dayandırdığı haberinde, Kuveyt ile Irak arasında yer alan Abdali Sınır Kapısı'nda patlama yaşandığını aktardı.</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Habere göre söz konusu yetkili, saldırı sonrası sınır kapısının geçici olarak kapatıldığını belirtti.</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Öte yandan Kuveyt ordusundan yapılan yazılı açıklamada, Abdali Sınır Kapısı'nın Kuveyt tarafına kamikaze İHA'larla saldırı düzenlendiği bildirildi.</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Saldırı nedeniyle sınır kapısında hasar meydana geldiği ancak can kaybı yaşanmadığı ifade edildi.</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Kara kuvvetleri birliklerinin inceleme ve patlayıcı imha ekiplerinin de sahanın güvenliğinin sağlanması ve risklerden arındırılması için prosedürlere uygun olarak güvenlik operasyonlarına başladığı ve İHA kalıntılarının kaldırıldığı kaydedildi.</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Açıklamada, saldırının menşeine ilişkin ise bilgi verilmedi.</p><p>ABD ordusu dün akşam İran'ın Irak sınırında yer alan Selemçe Sınır Kapısı'na saldırı düzenlemiş, 2 kişi hayatını kaybetmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Meksika'da bir gazeteci silahlı saldırı sonucu öldürüldü</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/meksikada-bir-gazeteci-silahli-saldiri-sonucu-olduruldu-5157/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/meksikada-bir-gazeteci-silahli-saldiri-sonucu-olduruldu-5157/</id>
<published><![CDATA[2026-07-23T05:50:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-23T05:50:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_AE16F8-14B9EA-C542FE-8EC269-5F0A8D-4B5465.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yerel polisin açıklamasına göre, gazeteci Francisco Alejandro Leyva, Oaxaca eyaletinin başkentine bağlı San Pablo Etla kasabasındaki restoranda kahvaltı yaptığı sırada silahlı saldırıya uğradı.</p><p></p><p>Saldırıda gazeteci Leyva olay yerinde yaşamını yitirirken, bir kadın da yaralandı.</p><p></p><p>Oaxaca Valisi Salomon Jara, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada cinayeti kınadı.</p><p></p><p>Jara, eyalet savcılığına soruşturmanın ifade özgürlüğüne karşı işlenen suçlardan sorumlu federal makamlarla koordinasyon içinde yürütülmesi talimatını verdiğini belirtti.</p><p></p><p>Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün verilerine göre, Leyva, Meksika'da 2026 yılında suikasta kurban giden yedinci gazeteci oldu.</p><p></p><p>Leyva'nın Facebook'taki haber sayfasında yaptığı son paylaşımda, yerel yetkililerin de katıldığı Guelaguetza Festivali'nin organizasyonuna yönelik eleştirilere yer verildi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İran savaşında 18 ABD askeri öldü"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iran-savasinda-18-abd-askeri-oldu-8971/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iran-savasinda-18-abd-askeri-oldu-8971/</id>
<published><![CDATA[2026-07-22T09:18:10+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-22T09:18:10+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3C4A2E-3397A4-11E2F1-2E9232-B9E0F6-8B0432.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ABD'nin dahil olduğu savaşlara dair veriler paylaştı.</p><p></p><p>Afganistan, Irak, Vietnam, Kore ve İran savaşındaki ölü sayılarını karşılaştıran Trump, "İran Askeri Çatışması: 4 ay, 18 ölü." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>- Ölen ABD askeri sayısı 17'ye yükselmişti</p><p></p><p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın 17 Temmuz'da Ürdün'deki ABD üssünü hedef alan saldırısında 2 askerin hayatını kaybettiğini, 1 askerin ise kayıp olduğunu duyurmuştu.</p><p></p><p>Pentagon, 2 askerin kimliğinin belirlendiğini ve olaya ilişkin soruşturmanın sürdüğünü kaydetmişti.</p><p></p><p>CENTCOM, Irak'ta da 18 Temmuz'da İran'ın insansız hava aracına (İHA) ait patlamamış mühimmatın kontrollü imhası sırasında 1 askerin hayatını kaybettiğini açıklamıştı.</p><p></p><p>Irak'taki olayla birlikte ABD ve İsrail'in şubatta İran'a saldırılarıyla başlayan savaşta öldüğü açıklanan ABD askerlerinin sayısı 17'ye çıkmıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD İran'ın Kürdistan ve Hemedan eyaletlerini bombaladı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-iranin-kurdistan-ve-hemedan-eyaletlerini-bombaladi-5593/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-iranin-kurdistan-ve-hemedan-eyaletlerini-bombaladi-5593/</id>
<published><![CDATA[2026-07-22T08:33:55+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-22T08:33:55+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7C67AE-EEF6FC-DF71A9-7EAC27-F800D3-A75045.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Fars Haber Ajansına göre, Bane Kaymakamı Muhammed Rızayi, ABD güçlerinin ilçeye hava saldırısı düzenlediğini söyledi.</p><p></p><p>Hemedan Valiliğinden yapılan açıklamada ise Kebuder Aheng ilçesinin ABD güçleri tarafından hedef alındığı kaydedildi.</p><p></p><p>Saldırılardaki can ve mal kaybına ilişkin henüz açıklama yapılmadı.</p><p></p><p>ABD'nin gece saatlerinde saldırı başlattığını duyurmasının ardından İran'ın farklı bölgelerinden çok sayıda patlama sesi duyulduğu bildirilmişti.</p><p></p><p>Huzistan, Sistan-Belucistan, Hürmüzgan, Buşehr, Kirmanşah eyaletlerinin çeşitli bölgeleri ve Tebriz kenti ABD'nin füze ve hava saldırılarının hedefi olmuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Zelenskiy, Genelkurmay Başkanı Sırskiy'i görevden aldı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/zelenskiy-genelkurmay-baskani-sirskiyi-gorevden-aldi-7838/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/zelenskiy-genelkurmay-baskani-sirskiyi-gorevden-aldi-7838/</id>
<published><![CDATA[2026-07-22T07:43:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-22T07:43:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2D639E-BA38C1-A3DD51-5E0C4C-4FA854-AD75C1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Zelenskiy, paylaştığı günlük görüntülü mesajında, Rusya-Ukrayna Savaşı kapsamındaki son gelişmeleri değerlendirdi.</p><p></p><p>Ordunun üst düzey yetkilileriyle de bir araya geldiğini aktaran Zelenskiy, Ukrayna Genelkurmay Başkanlığında yapılması planlanan bazı değişiklikleri kendileriyle ele aldığını belirtti.</p><p></p><p>Zelenskiy, Oleksandr Sırskiy'nin yerine Genelkurmay Başkanı olarak Ukrayna Ordusu Müşterek Kuvvetler Komutanı Tuğgeneral Mykhailo Drapatiy'nin atanmasına karar verdiğini açıkladı.</p><p></p><p>Savaşın başında başkent Kiev'in savunmasında, daha sonra Harkiv bölgesinde yürütülen karşı saldırıda ve Ukrayna'nın Rusya'nın Kursk bölgesine düzenlediği saldırılarda Sırskiy'nin etkili rol oynadığını belirten Zelenskiy, hizmetlerinden dolayı Sırskiy'e teşekkür ederek, "Yarın tüm bu kararları resmileştireceğiz." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>- Savunma Bakanı ile askeri kanat arasındaki anlaşmazlık</p><p></p><p>Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, 16 Temmuz'da yaptığı açıklamada, Savunma Bakanı Fedorov ile Genelkurmay Başkanı Sırskiy ve ekibi arasında anlaşmazlıklar bulunduğunu söylemişti.</p><p></p><p>Zelenskiy, aynı akşam Fedorov'un yerine vekaleten Ukrayna Güvenlik Servisi Geçici Başkanı Yevgeni Khmara'nın getirildiğini bildirmişti.</p><p></p><p>Kiev başta olmak üzere Odessa, Lviv ve ülkenin çeşitli kentlerinde 16 Temmuz'da Fedorov'a destek gösterileri başlamıştı.</p><p></p><p>Oleksandr Sırskiy, Zelenskiy'nin kararıyla 8 Şubat 2024'te Ukrayna Genelkurmay Başkanı olarak atanmıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Nikaragua'da seçimler artık yapılmayacak"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/nikaraguada-secimler-artik-yapilmayacak-5179/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/nikaraguada-secimler-artik-yapilmayacak-5179/</id>
<published><![CDATA[2026-07-22T06:41:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-22T06:41:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F98AA7-DD2C49-F6FCEA-7DCABB-0A6493-44D452.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Başkent Managua'da Sandinista Devrimi'nin 47. yıl dönümü kutlamaları kapsamında binlerce destekçisine seslenen Ortega, ABD müdahalesini ve ülkenin egemenliğini gerekçe göstererek seçimlerin bir daha yapılmayacağını duyurdu.</p><p></p><p>Ortega, "Burada Yankiler (ABD) veya Somozacılar (darbeciler) tarafından kurulan partilerin yeniden hükümete geleceği hikayesi bitti. Asla, asla, asla&hellip; Yankiler onlara ne kadar para verirse versin başaramayacaklar. Darbe yanlılarının, vatan hainlerinin önüne bir duvar örecek yasaları yapmamız gerekiyor." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Muhalefeti kamu kaynaklarını hedef almakla suçlayan Ortega, "Okullar üzerinden para kırma (zenginleşme) derdindeler. Ama unutsunlar: Burada hükümeti ve iktidarı ele geçirmeye çalışabilecekleri seçimler bir daha asla yapılmayacak." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>- Muhalefet "sert" tepki gösterdi</p><p></p><p>Nikaragua'da 2023'te vatandaşlıktan çıkarılan muhalif isimlerden Felix Maradiaga Saenz, anayasanın iktidarın çıkarlarına göre sürekli ihlal edildiğini ya da değiştirildiğini savundu.</p><p></p><p>Bir dönem tutuklandıktan sonra sürgüne gönderilen ve 2023'te vatandaşlığı elinden alınan muhalif lider Juan Sebastian Chamorro ise Ortega'nın yıllardır fiilen uyguladığı tek parti yönetimini artık açıkça ilan ettiğini söyledi.</p><p></p><p>Chamorro, Ortega'nın Çin, Kuzey Kore ve Küba'dakilere benzer kalıcı bir tek parti sistemi kurmayı hedeflediğini öne sürdü.</p><p></p><p>Ulusal basında çıkan habere göre, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da Ortega'nın sözlerine tepki gösterdi.</p><p></p><p>Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla yayımlanan açıklamada Rubio, Daniel Ortega'nın seçimleri tamamen kaldırma yönündeki ifadelerinin rejiminin "gerçek otoriter niteliğini" gözler önüne serdiğini belirtti.</p><p></p><p>- Ortega yönetimi</p><p></p><p>80 yaşındaki Ortega, Somoza ailesinin diktatörlüğünü sona erdiren Sandinista Devrimi'nin zaferinin ardından 1980'li yıllarda Nikaragua'yı yönetti.</p><p></p><p>2007'de yeniden iktidara gelen Ortega, o tarihten bu yana ülkenin yönetiminde bulunuyor. Son yıllarda ise muhalefeti sistematik biçimde bastırmakla suçlanan Ortega yönetimi, çok sayıda sivil toplum kuruluşunu kapattı, gazetecileri, insan hakları savunucularını ve aktivistleri hedef alan uygulamalarıyla uluslararası eleştirilere konu oldu.</p><p></p><p>Ülkede çok sayıda sivil toplum kuruluşu, üniversite, medya organı ve dini dernek kapatılırken, hükümeti eleştiren birçok kişinin mal varlığına el konuldu.</p><p></p><p>Bu adımlar, Ortega yönetiminin muhalefete yönelik baskıyı giderek artırdığı yönündeki eleştirileri daha da güçlendirdi.</p><p></p><p>Birleşmiş Milletler (BM) Nikaragua Uzmanlar Grubu, Ortega hükümetinin bazı eylemlerinin insanlığa karşı suç teşkil edebileceğini savunuyor.</p><p></p><p>Managua hükümeti ise bu raporları reddederek bunları sözde müdahaleci girişimler olarak nitelendiriyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Petro, seçimin iptali için başvuruda bulundu</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/petro-secimin-iptali-icin-basvuruda-bulundu-326/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/petro-secimin-iptali-icin-basvuruda-bulundu-326/</id>
<published><![CDATA[2026-07-22T06:32:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-22T06:32:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_05C917-4CBD58-C81825-060E37-334B55-CEB401.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Petro, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki açıklamasında, isim vermeden seçimi kazanan Espriella'yı hedef aldı.</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı seçiminin iptaline ilişkin başvuru belgesini paylaşan Petro, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"İşte burada 2026 başkanlık seçimlerinin iptaline ilişkin başvuru yer alıyor. Metindeki hukuki ve teknik ifadeler, kamuoyunun daha kolay anlayabilmesi için hazırlanacak videolarla açıklanacak. Başvuru, sayıları 70 bini bulan ve kendilerini 'dijital tanıklar' olarak adlandıran bir grup tarafından sunuldu. Başvuruda, seçim sayım yazılımı tarafından internete yüklenen belgelerin meta verilerinde tespit edilen izler sayesinde, Kolombiyalı seçmenlerin oyları üzerinde algoritmik manipülasyon yapıldığının ortaya çıkarıldığı öne sürüldü."</p><p></p><p>- Espriella, görevi 7 Ağustos'ta devralacak</p><p></p><p>Ulusal Seçim Konseyi (CNE) tarafından resmen seçilmiş cumhurbaşkanı ilan edilen Espriella, 7 Ağustos'ta görevi mevcut cumhurbaşkanı Petro'dan devralacak.</p><p></p><p>Espriella, ABD Başkanı Trump'a yakınlığıyla bilinen 47 yaşındaki bir avukat ve milyoner iş insanı olarak öne çıkıyor.</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı seçiminin ikinci turunda, Vatan Savunucuları Hareketi adayı sağcı Espriella oyların yüzde 49,66'sını, iktidar partisi Tarihsel Pakt İttifakı'nın sol görüşlü adayı Ivan Cepeda yüzde 48,70'ini almıştı.</p><p></p><p>Petro, cumhurbaşkanı seçimini sağcı Espriella'nın az farkla kazanmasının ardından sandık sonuçlarının araştırılmasını talep etmişti.</p><p></p><p>Espriella, İsrail ile ilişkileri "daha önce hiç olmadığı kadar" güçlendirme sözü vermişti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD, İran'a karşı "yeni bir saldırı dalgası" başlattı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-irana-karsi-yeni-bir-saldiri-dalgasi-baslatti-2121/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-irana-karsi-yeni-bir-saldiri-dalgasi-baslatti-2121/</id>
<published><![CDATA[2026-07-21T08:38:18+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-21T08:38:18+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_83C3D0-604048-192638-E2AC3E-B24402-FC6CDC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>CENTCOM, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, İran'a yönelik yeni saldırı hakkında bilgi verdi.</p><p></p><p>Açıklamada, ABD kuvvetleri bugün doğu saatiyle 16.00'da "İran'a yönelik yeni bir saldırı dalgası başlatıldığı" ifade edildi.</p><p></p><p>Söz konusu saldırı dalgasının ABD Başkanı Donald Trump'ın talimatı doğrultusunda başlatıldığı bilgisi paylaşıldı.</p><p></p><p>Açıklamada, yeni saldırıların Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilere yönelik saldırılarda kullanılan İran askeri kapasitesini "daha da zayıflatmayı" amaçladığı kaydedildi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İran'ın saldırılarda 100 ABD askeri yaralandı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iranin-saldirilarda-100-abd-askeri-yaralandi-4376/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iranin-saldirilarda-100-abd-askeri-yaralandi-4376/</id>
<published><![CDATA[2026-07-21T08:35:19+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-21T08:35:19+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_54607B-3340DE-5B264E-994878-79A7AA-72A2F8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>CBS News'e isminin gizli kalması koşuluyla konuşan ABD'li yetkililer, İran'ın füze saldırısı düzenlediği ABD üslerinde çok sayıda askerin yaralandığını iddia etti.</p><p></p><p>Haberde, "Orta Doğu bölgesindeki üslere düzenlenen çok sayıda İran hava saldırısında, yaklaşık 100 Amerikalı askerin yaralandığı, yaralıların çoğunun görevlerine geri döndüğü" belirtildi.</p><p></p><p>Pentagon Sözcüsü Sean Parnell de televizyon kanalına yaptığı açıklamada, 7 Temmuz'dan bu yana yaklaşık 100 kişinin "bir dereceye kadar yaralandığının tespit edildiğini" ve bunların yüzde 96'sının görevine geri döndüğünü doğruladı.</p><p></p><p>Parnell, "Mücadeleye geri dönmeye kararlılar. Yaşanan yaralanmaların büyük çoğunluğu hafif beyin sarsıntılarıydı." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>- Pentagon'un kamuoyuyla paylaşmadığı iddiası</p><p></p><p>New York Times (NYT) gazetesi, "ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon), İran'ın son dönemde ABD güçlerine yönelik saldırılarından bazılarını ve bunlarda çok sayıda ABD askerinin yaralandığı" bilgisini kamuoyuyla paylaşmadığını iddia etmişti.</p><p></p><p>Gazeteye konuşan ABD'li yetkililer, Ürdün'de 2 ABD askerinin öldüğü ve birinin de kaybolduğu saldırı öncesinde, İran'ın bu ülkedeki ABD güçlerine 3 farklı saldırı daha düzenlediği, bu saldırılarda çok sayıda ABD askerinin yaralandığı, ABD'ye ait birçok helikopterin hasar aldığı iddiasında bulunmuştu.</p><p></p><p>- İran ile savaşta ölen ABD askeri sayısı 17'ye yükselmişti</p><p></p><p>CENTCOM, İran'ın 17 Temmuz'da Ürdün'deki ABD üssünü hedef alan saldırısında 2 askerin hayatını kaybettiğini, 1 askerin ise kayıp olduğunu duyurmuştu.</p><p></p><p>Pentagon, bu 2 askerin kimliğinin belirlendiğini ve olaya ilişkin soruşturmanın sürdüğünü kaydetmişti.</p><p></p><p>CENTCOM, Irak'ta da 18 Temmuz'da İran'ın insansız hava aracına (İHA) ait patlamamış mühimmatın kontrollü imhası sırasında 1 askerin hayatını kaybettiğini açıklamıştı.</p><p></p><p>Irak'taki olayla birlikte ABD ve İsrail'in şubatta İran'a saldırılarıyla başlayan savaşta öldüğü açıklanan ABD askerinin sayısı 17'ye çıkmıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Burnham, başbakanlığın ilk günde 6 yabancı liderle görüştü</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/burnham-basbakanligin-ilk-gunde-6-yabanci-liderle-gorustu-5533/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/burnham-basbakanligin-ilk-gunde-6-yabanci-liderle-gorustu-5533/</id>
<published><![CDATA[2026-07-21T08:32:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-21T08:32:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C20264-CC571A-9A1415-E2F151-83690D-8B88E4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Başbakanlık Ofisi 10 Numara'dan yapılan açıklamada, Burnham'ın görevindeki ilk gününde yabancı liderlerle gerçekleştirdiği telefon görüşmelerine ilişkin bilgi verildi.</p><p></p><p>İlk telefon görüşmesini ABD Başkanı Trump ile yapan Burnham, ABD'yi FIFA Dünya Kupası'na ev sahipliği dolayısıyla tebrik etti.</p><p></p><p>Burnham, ileride gerçekleştireceği bir ziyarette Trump'a ülkesinin sunduğu imkanları göstermek istediğini belirterek, yeniden sanayileşme ve ülke genelinde ekonomik büyüme hedeflerini içeren vizyonunu anlattı.</p><p></p><p>İngiltere'nin savunma alanındaki taahhütlerini yerine getireceğini vurgulayan Burnham, ülkesinin ve müttefiklerinin güvenliğine önem verdiklerini ifade etti.</p><p></p><p>Trump ise görüşmede Burnham'a Orta Doğu'daki son gelişmelere ilişkin bilgi verdi. Burnham da İngiltere açısından Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin önemine dikkati çekti.</p><p></p><p>- Ankara'daki NATO Zirvesi'nin dünyaya güçlü bir mesaj verdiğini söyledi</p><p></p><p>Burnham, ikinci telefon görüşmesini Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile gerçekleştirerek, başbakanlığı döneminde İngiltere'nin Ukrayna'ya desteğinde herhangi bir değişiklik olmayacağını vurguladı.</p><p></p><p>Zelenskiy'yi en kısa sürede İngiltere'ye davet eden Burnham, iki ülkenin birlikte atabileceği adımları ele almak istediğini ifade etti.</p><p></p><p>AB Komisyonu Başkanı von der Leyen ile görüşmesinde ise Burnham, İngiltere ile Avrupa arasındaki yakın ilişkilerin her iki tarafın da yararına olduğunu belirtti.</p><p></p><p>Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile yaptığı görüşmede Ukrayna'ya desteğin sürdürülmesi ve Orta Doğu'da gerilimin düşürülmesi için birlikte çalışmanın önemine dikkati çeken Burnham, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile görüşmesinde de Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi dolayısıyla tebriklerini ileterek, zirvenin dünyaya güçlü bir birlik mesajı verdiğini söyledi.</p><p></p><p>Eski Savunma Bakanı John Healey'i Maliye Bakanlığı görevine getirmesinin savunma alanındaki vizyonunu yansıttığını ifade eden Burnham, görevindeki ilk gün kapsamında AB Konseyi Başkanı Costa ile de görüştü.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD, Kanada'ya yüzde 50 tarife uygulayacak</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-kanadaya-yuzde-50-tarife-uygulayacak-3267/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-kanadaya-yuzde-50-tarife-uygulayacak-3267/</id>
<published><![CDATA[2026-07-21T08:26:29+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-21T08:26:29+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_118528-511792-89E394-47BFAB-471AF9-06F87A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın, Kanada'nın ABD ticaretine yönelik "ayrımcı" uygulamalarına karşılık olarak 1930 tarihli Tarife Yasası'nın 338. Bölümü uyarınca Kanada menşeli belirli ürünlere yüzde 50 oranında ek gümrük vergisi uygulanmasını öngören üç ayrı başkanlık bildirisini imzaladığı belirtildi.</p><p></p><p>Açıklamada, söz konusu adımla Kanada'nın ABD ticaretine yönelik "ayrımcı muamelesinden" kaynaklanan yük ve dezavantajın dengelenmesinin, otomobiller, alkollü içecekler ve süt ürünleri gibi kritik Amerikan ihracat kalemleri için eşit rekabet koşullarının sağlanmasının amaçlandığı ifade edildi.</p><p></p><p>Her bir bildirinin Kanada'dan ithal edilen farklı ürün gruplarına yüzde 50 oranında ek vergi getirdiği belirtilen açıklamada, bu kapsamda şaraptan hokey sopalarına ve çimentoya kadar çeşitli ürünlerin bulunduğu kaydedildi.</p><p></p><p>Açıklamada, söz konusu tarifenin bir ürünün ABD-Meksika-Kanada Anlaşması (USMCA) kapsamında olup olmadığına bakılmaksızın tüm ilgili mallara uygulanacağı bildirildi.</p><p></p><p>Beyaz Saray'ın açıklamasında, enerji ürünleri, potas, 232. Bölüm kapsamında tarifeye tabi ürünler ile balık veya kritik mineraller gibi bazı ürünlerin uygulama dışında tutulacağı belirtildi.</p><p></p><p>- Yeni tarife 19 Ağustos'ta yürürlüğe girecek</p><p></p><p>Açıklamada ayrıca, söz konusu tarifenin başkanlık bildirilerinin imzalanmasından 30 gün sonra yani 19 Ağustos'ta yürürlüğe gireceği kaydedildi.</p><p></p><p>Tarifenin gerekçelerine de değinilen açıklamada, Kanada'nın ABD'den ithal edilen otomobillere belirli tarifeler ve kotalar uygularken, diğer ülkelerden yapılan ithalatlara aynı uygulamaları getirmediği ifade edildi.</p><p></p><p>Açıklamada, Nisan 2025-Mart 2026 döneminde Kanada'nın ABD'den yaptığı motorlu araç ithalatının 2024-2025 döneminin aynı zaman aralığına kıyasla yaklaşık yüzde 22 azaldığı kaydedildi.</p><p></p><p>Kanada'da eyalet ve bölgelerin çoğunun ABD menşeli alkollü içeceklerin satın alınmasını, dağıtımını veya perakende satışını durdurduğuna işaret edilen açıklamada, Mart 2025-Şubat 2026 döneminde Kanada'nın ABD'den yaptığı alkollü içecek ithalatının yıllık bazda yaklaşık yüzde 81 azaldığı bilgisi paylaşıldı.</p><p></p><p>Açıklamada, Kanada'nın "karmaşık ve korumacı" olarak tanımlanan süt ürünleri sistemi de yeni tarifenin gerekçeleri arasında gösterildi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İran, Bahreyn ve Kuveyt'teki ABD üslerini hedef aldı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iran-bahreyn-ve-kuveytteki-abd-uslerini-hedef-aldi-9123/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iran-bahreyn-ve-kuveytteki-abd-uslerini-hedef-aldi-9123/</id>
<published><![CDATA[2026-07-21T08:23:30+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-21T08:23:30+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B63F88-62F02B-4AA62C-DC9A7C-42B552-534BD5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Devrim Muhafızlarından yapılan açıklamada, Bahreyn'in El-Muharrak bölgesindeki bir ABD radarı ile bir hava savunma sisteminin ve Er-Rifa bölgesindeki Patriot hava savunma sisteminin füze ve İHA saldırısıyla vurularak imha edildiği öne sürüldü.</p><p></p><p>Açıklamada, operasyonların devamında Kuveyt'te ABD'ye ait uzun menzilli bir radar sahası, haberleşme merkezi, uydu iletişim sistemleri ile Ali El-Salim Üssü'ndeki MQ-9 İHA'ların bulunduğu hangarın hedef alındığını ve çok sayıda İHA'nın imha edildiğini veya ağır hasar gördüğünü savundu.</p><p></p><p>Ayrıca, yine Kuveyt'teki Ahmed el-Cabir Üssü'nde konuşlu erken uyarı radarı, füze savunma radarı, FPS-117 radarı, Patriot hava savunma sistemi ve uydu haberleşme sistemlerinin vurularak imha edildiği öne sürüldü.</p><p></p><p>Öte yandan, İran Ordusu da Kuveyt'teki üç ABD üssünü kamikaze İHA'larla hedef aldığını açıkladı.</p><p></p><p>Ordudan yapılan açıklamada, "Yıldırım Operasyonu"nun 19'uncu aşaması kapsamında Kuveyt'teki Arifcan, El-Udeyri ve Ahmed el-Cabir üslerine kamikaze İHA saldırıları düzenlediği öne sürüldü.</p><p></p><p>Arifcan Üssü'ndeki idari binalar ve yön bulma antenlerinin, El-Udeyri Kampı'ndaki helikopter park alanının ve Ahmed el-Cabir Üssü'ndeki ABD askerlerinin konuşlandığı binanın hedef alındığı belirtildi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kağıt üzerinde ateşkes, sahada savaş</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/kagit-uzerinde-ateskes-sahada-savas-987/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/kagit-uzerinde-ateskes-sahada-savas-987/</id>
<published><![CDATA[2026-07-20T21:46:30+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-20T21:46:30+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_122CE5-5BE761-30B01C-7BE486-2DB860-2C33BD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p><b>Shakhsanam KURBANOVA</b></p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 12pt;"></p><p>Gazze Şeridi'nde resmî olarak yürürlükte olan ateşkes, sahada büyük ölçüde işlemiyor. Filistin makamlarının güncel verilerine göre, anlaşmanın imzalandığı günden bu yana bölgede binden fazla can kaybı yaşandı; insani örgütler ise durumu "kâğıt üzerinde ateşkes, fiiliyatta çatışma" sözleriyle özetliyor.</p><p>Gazze Şeridi'ndeki çatışmaları durdurmayı amaçlayan ateşkes anlaşması 10 Ekim 2025'te yürürlüğe girmişti. Ancak aradan geçen dokuz aya rağmen, bölgedeki sivillerin günlük yaşamı bombardıman, topçu atışı ve nokta operasyonlarıyla şekillenmeye devam ediyor. Gazze Şeridi'ndeki Filistin Hükümeti Medya Ofisi'nin yayımladığı son rapora göre, İsrail ordusu ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana bölgede 3 bin 600'ün üzerinde ihlal gerçekleştirdi.</p><p>RAKAMLARLA DOKUZ AYIN BİLANÇOSU</p><p>Filistin makamlarının derlediği veriler, ateşkes sürecinin resmî söylemle sahadaki gerçeklik arasındaki farkı somut biçimde ortaya koyuyor. Rapora göre, anlaşmanın yürürlüğe girdiği tarihten bu yana en az bin 110 kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 3 bin 600 kişi yaralandı ve 142 Filistinli bölgede alıkonuldu.</p><p>SON GÜNLERDE ART ARDA SALDIRILAR</p><p>Geride kalan hafta, ateşkese rağmen süren saldırıların yoğunlaştığı bir dönem oldu. 19 Temmuz Pazar günü İsrail topçu birlikleri, Gazze kentinin doğusundaki Zeytun Mahallesi'ni hedef aldı; sağlık kaynakları saldırıda biri kadın olmak üzere 3 Filistinlinin hayatını kaybettiğini, çok sayıda kişinin de yaralandığını aktardı. Bir gün önce, 17 Temmuz'da ise Han Yunus'un batısındaki El-Mavasi bölgesinde bir aracı hedef alan hava saldırısında 5 kişi hayatını kaybetmişti.</p><p>Bu saldırılar tekil vakalar değil. 12 Temmuz'da Sabra Mahallesi'ne düzenlenen İHA saldırısında 4 sivil hayatını kaybetmiş, 14 Temmuz'da Tel el-Heva ve Selahaddin Caddesi çevresindeki saldırılarda ölü ve yaralılar bildirilmişti. Aynı günlerde Gazze kentinin kuzeyindeki Tuffah ve Cibaliye mahallelerinde İsrail güçlerinin evleri patlayıcılarla kullanılamaz hale getirdiği yönünde haberler de yer aldı.</p><p>ARABULUCULAR NE DİYOR?</p><p>Filistin makamları, ateşkesin garantör ve arabulucu ülkelerine çağrıda bulunarak İsrail'in anlaşmanın tüm maddelerine uymaya zorlanmasını istedi. Bölgedeki insan hakları örgütleri ise süregelen saldırıları, imzalanan metnin sahada karşılığının bulunmadığının kanıtı olarak gösteriyor ve gündelik yaşamın yıkım, belirsizlik ile arama-kurtarma çalışmaları etrafında şekillendiğini aktarıyor.</p><p>Sahadaki tablo, insani yardım erişimi açısından da kırılgan görünüyor. Sivil savunma ekipleri, güvenlik koşullarının yetersizliği nedeniyle enkaz altındaki kayıpları çıkarma çalışmalarında zorlanıyor; bölgede gıda kıtlığı ve yıkımın sürdüğü aktarılıyor.</p><p>SONUÇ: KAĞITTAKİ ANLAŞMA, SAHADAKİ GERÇEKLİK</p><p>Dokuz ay önce imzalanan ateşkes, uluslararası kamuoyunda çatışmaların sona erdiği bir dönüm noktası olarak sunulmuştu. Ancak güncel veriler, anlaşmanın sahada beklenen etkiyi henüz göstermediğini ortaya koyuyor. Bölgedeki insani durumun seyri, önümüzdeki günlerde arabulucu ülkelerin baskısının artıp artmayacağına ve tarafların anlaşmanın maddelerine ne ölçüde uyacağına bağlı olarak şekillenecek.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Hamas' liderliğine Halil el-Hayye seçildi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/hamas-liderligine-halil-el-hayye-secildi-6040/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/hamas-liderligine-halil-el-hayye-secildi-6040/</id>
<published><![CDATA[2026-07-20T16:58:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-20T16:58:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9E99DF-6FCEFD-2A0805-5B7394-B44760-B80667.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Hamas'tan yapılan yazılı açıklamada, Hayye'nin, İsrail'in Gazze'deki saldırıları sırasında girdiği çatışmada hayatını kaybeden Yahya Sinvar'ın yerine hareketin Siyasi Büro Başkanı olarak seçildiği ifade edildi.</p><p></p><p>Sinvar, İran'ın başkenti Tahdan'da suikasta uğrayarak hayatını kaybeden Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye'nin ardından 6 Ağustos 2024'te bu göreve seçilmişti. İsrail ordusu, Gazze'ye yönelik saldırıları sırasında 17 Ekim 2024'te Sinvar'ın öldürüldüğünü duyurmuştu.</p><p></p><p>- Halil el-Hayye kimdir?</p><p></p><p>Hamas'ın Siyasi Büro Başkanlığına seçilen Halil el-Hayye, 1960 yılında Gazze'de doğdu. Lisans eğitimini Gazze'de tamamlayan Hayye, 1997 yılında "Sünnet-i Nebeviye ve Hadis İlimleri" alanında doktora derecesi aldı.</p><p></p><p>Birinci İntifada sırasında Hamas'a katılan Hayye, bu süreçte Gazze'de yarı zamanlı öğretmen olarak görev yaptı.</p><p></p><p>Hamas'ın eski lideri Yahya Sinvar'a yakınlığıyla bilinen Hayye, 2006 yılında Gazze'yi temsilen Filistin Yasama Meclisi üyeliğine seçildi.</p><p></p><p>Hayye, Hamas'ın 2021'de düzenlenen son dönem seçimlerinde "Arap ve İslam Dünyasıyla İlişkiler Ofisi Başkanlığı" görevine getirildi.</p><p></p><p>Hamas'ın önde gelen isimlerinden biri olan ve Sinvar'ın yardımcılığını da yapan Hayye, Sinvar'ın ardından Ekim 2024'te hareketin Gazze sorumluluğu görevini üstlendi.</p><p></p><p>İsrail'in birçok kez suikast girişiminin hedefi olan Hayye, bu saldırılardan kurtulmayı başardı. Ancak Hayye, kendisi ve ailesine yönelik farklı tarihlerde düzenlenen İsrail saldırılarında, 4 oğlu ve 5 torunu başta olmak üzere çok sayıda yakınını kaybetti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Yeterince iyi olamadık ve daha iyisini yapmak zorundayız"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/yeterince-iyi-olamadik-ve-daha-iyisini-yapmak-zorundayiz-125/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/yeterince-iyi-olamadik-ve-daha-iyisini-yapmak-zorundayiz-125/</id>
<published><![CDATA[2026-07-20T16:52:43+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-20T16:52:43+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_599A9D-BBD685-E7DF84-2E61B0-21E8DA-E67572.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Burnham, göreve getirilmesinin ardından Başbakanlık Ofisi 10 Numara'nın bulunduğu Downing Sokağı'nda bulunan gazetecilere açıklama yaptı.</p><p></p><p>Kral 3. Charles'ın hükümeti kurma davetini kabul ettiğini ve 2016'dan bu yana 7. başbakan olduğunun farkında olduğunu belirten Burnham, "Bu, hem muhasebe yapmayı hem de yeni bir kararlılığı gerektiren bir andır." dedi.</p><p></p><p>- "Yeterince iyi olamadık ve daha iyisini yapmak zorundayız"</p><p></p><p>Burnham, siyasetçi kuşağının çıtayı yükseltmesi ve bu yeni meydan okumaya ayak uydurması gerektiğinin altını çizerek, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"İngiltere'nin dünyaya yeniden istikrarını kazanabileceğini göstermesi gerekiyor. Önümüzdeki görev budur, siyaseti işler hale getirmek. Evlerindeki insanların siyasetten bıktığını biliyorum. Sizi duyuyorum ve size karşı dürüst olmak istiyorum. Yeterince iyi olamadık ve daha iyisini yapmak zorundayız."</p><p></p><p>Bir "dönüm noktası" gerçekleştireceklerini dile getiren Burnham, son 40 yılın en büyük değişimlerini hayata geçireceklerini söyledi.</p><p></p><p>Burnham, siyaseti işbirliğine dayalı, puan toplama yerine sorun çözmeye odaklı hale getireceklerini belirterek, "Yetkiyi bu binadan çıkarıp ülkenin her mahallesine, her posta koduna taşıyacağız. Böylece insanlar daha fazlasını yapabilecek ve bunu yaparken yeni bir ekonomi inşa edecekler." dedi.</p><p></p><p>Hayatın temel ihtiyaçlarını yeniden daha güçlü bir kamu denetimi altına alarak bu ihtiyaçları insanlar için yeniden erişilebilir ve karşılanabilir hale getireceklerini kaydeden Burnham, kamu alımlarını İngiliz sanayisini desteklemek için kullanarak ülkeyi yeniden sanayileştireceklerini vurguladı.</p><p></p><p>- "10 yıllık plan açıklayacağım"</p><p></p><p>Burnham, "Bu yılın ilerleyen dönemlerinde İngiltere için yeni bir plan açıklayacağım. 10 yıllık bu plan, bugün bulunduğumuz noktadan, nereden gelirsek gelelim, hangi siyasi partiyi desteklersek destekleyelim hepimizin ulaşmak istediğine inandığım İngiltere'ye giden yolu ortaya koyacak." diye konuştu.</p><p></p><p>Diğer taraftan insanlara şimdiden biraz nefes aldırmak, hayat pahalılığı karşısında destek olmak için hemen atabileceği adımlar da olduğuna işaret eden Burnham, bunlardan bazılarını yarından itibaren açıklayacağını duyurdu.</p><p></p><p>Burnham, "İnsanların iyi yaşayabilmesini sağlayacağız. Başarısızlığın bedelini ödeyen değil, insanların başarılı olmasına yatırım yapan, önleyici bir devlet anlayışı inşa edeceğiz. Bu çalışma bugünden itibaren başlıyor. Birazdan bu kapıdan gireceğim ve ülkemizde sokakta uyumayı sona erdirmek için ilk talimatımı vereceğim." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>- Yeni Başbakan Andy Burnham kimdir?</p><p></p><p>Liverpool yakınlarındaki Aintree'de 7 Ocak 1970'te doğan Andrew (Andy) Murray Burnham, ilk ve orta eğitimini Katolik okullarında aldıktan sonra Cambridge Üniversitesinden mezun oldu.</p><p></p><p>Katolik sosyal öğretilerinin siyasi anlayışının temelini oluşturduğunu anlatan ancak dindar olmadığını söyleyen Burnham, 1991-1994 yıllarında ulaştırma, ticaret ve gemi taşımacılığı üzerine yayımlar yapan dergilerde gazetecilik yaptı.</p><p></p><p>İşçi Partisine 15 yaşında katılan Burnham, Kültür, Medya ve Spor Bakanı Chris Smith'in 3 yıl danışmanlığını yaptıktan sonra 2001'de milletvekili seçildi.</p><p></p><p>Tony Blair ve Gordon Brown hükümetlerinde Sağlık, Hazine, Kültür ve İçişleri bakanlıklarında çeşitli devlet bakanlığı pozisyonlarında bulunan Burnham, 2010'dan sonraki muhalefet yıllarında Gölge Eğitim, İçişleri ve Sağlık bakanlığı görevlerini yaptı.</p><p></p><p>Burnham, 2 kere İşçi Partisi liderliği için yarışıp kaybettikten sonra 2017'de Manchester Belediye Başkanı seçildi.</p><p></p><p>Manchester Belediye Başkanlığında attığı adımlar ve yerel yönetimlerin bütçeleri ve yetkileriyle ilgili yürüttüğü mücadeleler nedeniyle "Kuzey'in Kralı" ünvanını aldı.</p><p></p><p>İşçi Partisi, 2024'te tek başına iktidara gelirken Keir Starmer da başbakan oldu ancak bir yılın sonunda Starmer'a olan destek azalmaya başladı. Burnham'ın adı ise yeni lider olarak öne çıktı.</p><p></p><p>Jeffrey Epstein'in yakın arkadaşı Peter Mandelson'u bu bağlantılar bilinmesine rağmen Washington Büyükelçisi olarak ataması, partinin mayıstaki İngiltere, Galler ve İskoçya'da yapılan yerel ve ulusal parlamento seçimlerinde ağır yenilgi alması ve ekonomi politikaları nedeniyle Starmer'ın istifa etmesini isteyenlerin sayısı çoğaldı.</p><p></p><p>Starmer, şubattaki bir ara seçimde milletvekili olma ihtimali bulunan Burnham'ın adaylığını engelleyerek olası bir liderlik yarışının önüne geçti ancak parti kurulları, hazirandaki Makerfield ara seçiminde Burnham'ın aday olmasını sağladı.</p><p></p><p>Burnham'ın 18 Haziran'da milletvekili seçilmesinin ardından partinin başına geçmek için önünde tek engel olan Starmer, 4 gün sonra istifa ettiğini ve liderlik yarışını başlatma kararı verdiğini açıkladı.</p><p></p><p>İşçi Partisi, 17 Temmuz'da yapılan seçime tek aday olarak giren Burnham'ın yeni parti lideri olduğunu duyurdu. Bu açıklamanın ardından Starmer, bugün görevinden istifa ettiğini Kral 3. Charles'a iletti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Trump İran'da savaşı genişletmeye hazırlanıyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/trump-iranda-savasi-genisletmeye-hazirlaniyor-1920/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/trump-iranda-savasi-genisletmeye-hazirlaniyor-1920/</id>
<published><![CDATA[2026-07-20T12:40:13+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-20T12:40:13+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_53CF68-D38841-7AF70A-9C48ED-A4DAF2-993CD4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD ile İran'ın karşılıklı saldırıları aralıksız devam ederken Amerikan medyasında çıkan haberlere göre Washington, bölgeye ek savaş ve yakıt ikmal uçağı önderme kararı aldı. Bu gelişme savaşın yeniden şiddetleneceği endişesine yol açıyor.</p><p></p><p>Amerikan ordusu; küresel petrol, doğal gaz ve gübre ticareti için hayati öneme sahip Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilerine yönelik Tahran kaynaklı saldırıları gerekçe göstererek üst üste dokuzuncu gece de İran'daki hedefleri bombaladı. Ülkenin birçok bölgesinden patlama haberleri geldi.</p><p></p><p>ABD Merkez Komutanlığınca (CENTCOM), sabahın erken saatlerinde sona eren son saldırı dalgasına ilişkin yapılan bilgilendirmede, askerî komuta merkezlerinin, hava savunma ve kıyı gözetleme tesislerinin, roket fırlatma ve insansız hava aracı (İHA) üslerinin yanı sıra iletişim ağlarının vurulduğu kaydedildi.</p><p></p><p><b>Donald Trump: İran'a yine çok sert darbe indirdik</b></p><p></p><p>İspanya ile Arjantin arasındaki 2026 FIFA Dünya Kupası finalini stadyumda takip ettikten sonra gazetecilere açıklamalarda bulunan ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik son saldırıların, önceki günlerde bölgede hayatını kaybeden ABD askerlerinin "onuru" için gerçekleştirildiğini dile getirdi.</p><p></p><p>İran'ın saldırılarında ölen iki asker için, "Bu harika insanlar, bu harika vatanseverler, İran'ın nükleer silah elde etmemesi için orada görevdeydiler" diyen Trump, "Bu gece onlara (İran) yine çok sert bir darbe indirdik" ifadesini kullandı.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Temmuz%202026/iran-2.jpg" alt="iran-2"></p><p></p><p><b><i>İran'ın güneyindeki Bender Abbas yakınlarındaki bir köprü ABD saldırısında yıkıldı</i></b></p><p></p><p>İran haber ajansı Tasnim'in ABD saldırıları ile ilgili haberlerine göre, gece boyunca ülkenin kuzeyindeki Tebriz, Umman Körfezi kıyısındaki liman kenti Çabahar, Sistan-Belucistan eyaletine bağlı Konarak, Huzistan eyaletindeki liman kenti Manşehr ve Basra Körfezi kıyısındaki bir başka liman kenti Bender İmam Humeyni saldırılara hedef oldu.</p><p></p><p>İran Devrim Muhafızları'na yakın Fars haber ajansı ise Hürmüz Boğazı yakınlarındaki Sirik bölgesi ve Buşehr eyaletinde patlamalar yaşandığını aktardı.</p><p></p><p>Bu arada İran halkı arasında, savaşın daha da tırmanması halinde başkent Tahran'ın yeniden bombalanabileceğine dair endişenin arttığı belirtiliyor.</p><p></p><p><b>Kuveyt ve Bahreyn misilleme füzelerine hedef oldu</b></p><p></p><p>İran ordusu ise ABD'nin saldırılarına misilleme olarak Amerikan askerlerine ev sahipliği yapan bölge ülkelerine saldırmayı sürdürüyor.</p><p></p><p>Kuveyt ordusu, gece saatlerinde bir kez daha saldırıya uğradığını, hava savunma sistemlerinin İran'dan gelen "düşman İHA'larını" püskürttüğü açıklandı.</p><p></p><p>ABD'nin bölgedeki bir başka müttefiki Bahreyn'de de gece boyunca birçok kez sirenler çaldı. Bahreyn İçişleri Bakanlığı, sabah saatlerinde yaptığı açıklamada, vatandaşlardan sakin kalmalarını ve güvenli bir yere gitmelerini istedi.</p><p></p><p>Hürmüz Boğazı'nda ise, İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları (UKTMO) tarafından aktarılan bilgilere göre bir gemi alev aldı. Olayın Umman'ın kuzey ucunda meydana geldiği belirtildi. Söz konusu olayla ilgili araştırma devam ederken bölgedeki gemilere dikkatli olmaları uyarısı yapıldı.</p><p></p><p>İran Boğaz'da trafiğin kontrolünün kendisinde olduğunu ve gemilerin Umman kıyısı yerine kendi kıyıları boyunca rota izlemesi gerektiğini savunuyor.</p><p></p><p><b>Trump: İran ağır kayıplar verdi</b></p><p></p><p>ABD Başkanı Trump, Tahran'ın Hürmüz Boğazı üzerinde egemen olduğu yönündeki açıklamalarına ise bir kez daha karşı çıktı. "Boğaz'ı biz kontrol ediyoruz; onlar hiçbir şeyi kontrol etmiyorlar. Ne olacağını göreceğiz" ifadelerini kullanan Trump, İran'ın savaşta çok ağır kayıplar verdiğini öne sürdü.</p><p></p><p>"Askerî açıdan neredeyse her şeylerini kaybettiler" diyen Trump, "Geriye çok az şey kaldı. Birkaç roketleri var. Birkaç İHA'ları var" dedi.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Temmuz%202026/iran-1.jpg" alt="iran-1"></p><p></p><p><b><i>ABD, Ortadoğu'daki üslerinde yakıt ikmal uçaklarının sayısını artırıyor</i></b></p><p></p><p>Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, kısa süre önce ABD yetkililerine dayandırdığı bir haberinde Trump'ın İran'a yönelik operasyonları genişletmeye hazır olduğunu okuyucuları ile paylaşmıştı. Gazeteye göre seçenekler arasında hava saldırılarının yoğunlaştırılması, Hürmüz Boğazı yakınlarındaki İran adalarının işgali için kara birliklerinin konuşlandırılması ve "Kazma Dağı" olarak bilinen bir nükleer tesisinin bombalanması yer alıyor.</p><p></p><p><b>ABD Ortadoğu'da hava gücünü artırıyor</b></p><p></p><p>WSJ'ye göre ABD, Almanya'nın Eifel bölgesindeki Spangdahlem hava üssünden çok sayıda F-16 tipi savaş uçağını Ortadoğu'ya kaydırıyor. Ayrıca İngiltere'deki RAF Lakenheath üssünden F-35 savaş uçaklarının yanı sıra yakıt ikmal uçakları da bölgeye gönderilecek. Aynı iddialar New York Times (NYT) gazetesinde de yer aldı.</p><p></p><p>Bu arada ABD ordusu, Cumartesi günü Kuzey Irak'ta düşürülen bir İran İHA'sındaki patlamamış mühimmatın imhası sırasında bir askerin öldüğünü duyurdu. Böylece, İran savaşında ölen ABD askerlerinin sayısı 17'ye yükseldi.</p><p></p><p><b>Petrol fiyatı yeniden artışa geçti</b></p><p></p><p>İran ile ABD arasında Haziran ayında varılan geçici ateşkese rağmen çatışmaların giderek şiddetlenmesi ve Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğinin yeniden durma noktasına gelmesi petrol fiyatları yeniden yukarı taşıyor.</p><p></p><p>Hafta sonunda, uluslararası piyasalarda yüzde 4'ün üzerinde artış kaydeden ham petrolün varil fiyatı 91 doların üzerine çıkarak 11 Haziran'dan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İngiltere'de başbakanlar neden sürekli değişiyor?</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/ingilterede-basbakanlar-neden-surekli-degisiyor-1508/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/ingilterede-basbakanlar-neden-surekli-degisiyor-1508/</id>
<published><![CDATA[2026-07-20T12:35:48+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-20T12:35:48+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_DD83F8-6005BB-C66C34-E68F01-B4A10C-D7E5DA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Starmer son 10 yılda istifa eden veya seçmenler tarafından görevden alınan altıncı başbakan oldu.</p><p></p><p>Şüphe duyan varsa, bunun İngiliz siyasetinde normal olmadığını belirtelim.</p><p></p><p>Başbakanlık makamı 18. yüzyılda oluşturulduğundan bu yana, her başbakanın ortalama görev süresi beş yıl oldu.</p><p></p><p>Son 10 yılda ise bu süre neredeyse 18 aya kadar düştü.</p><p></p><p>Peki bu olağanüstü değişim neden kaynaklanıyor?</p><p></p><p>Elbette, altı vakanın her birinde farklı nedenler var.</p><p></p><p>David Cameron, 2016'da İngiltere'nin Avrupa Birliği üyeliğinin devamı konusunda referandum çağrısında bulunup, kaybetmesi nedeniyle istifa etti.</p><p></p><p>Theresa May de İngiltere'nin üyelikten ayrılması (Brexit) kararının kurbanlarından biriydi. May İngiltere'nin AB ile yeni ilişkisini düzenleyen müzakereleri yürüttü ve önerdiği anlaşmayı milletvekillerinin defalarca reddetmesi üzerine sonunda istifa etmek zorunda kaldı.</p><p></p><p>Boris Johnson ise daha çok karakteri, dürüstlüğü konusundaki şüpheler ve muhakeme yeteneği nedeniyle istifaya zorlandı.</p><p></p><p>Muhafazakar milletvekilleri, Johnson'ın bir zamanlar olduğu gibi seçimlerde etkili bir unsur olmaktan çok bir yük haline geldiğini düşündü.</p><p></p><p>Liz Truss, yatırımcılara vergi indirimleri için harcama kesintileri olmadan yapılan planlarına finans piyasalarının verdiği tepki nedeniyle istifa etmek zorunda kaldı.</p><p></p><p>Listedeki son Muhafazakar Rishi Sunak ise 14 yıllık Muhafazakar hükümetlerden bıkmış seçmenler tarafından görevden alındı.</p><p></p><p>Son kurban Starmer'a gelince, iktidardaki İşçi Partisi'nden milletvekillerinin desteğini kaybettiği için gidiyor. Milletvekilleri, Starmer'ın hiç popüler olmamasının partileri için önemli bir tehdit oluşturduğuna inanıyor.</p><p></p><p>Ancak bu bireysel düşüş öykülerinin ötesinde, İngiltere'de siyaseti daha acımasız ve kanlı hale getiren ve seçmenleri kutuplaştıran çok daha fazla şey var.</p><p></p><p>Peki, başka neler oluyor?</p><p></p><p><b>Daha derin bir mutsuzluk</b></p><p></p><p>Kamuoyu yoklamaları, odak grupları ve anekdot niteliğindeki veriler, seçmenlerde politikacıların mutsuzluğun üç temel nedenini kavrayamadığı hissinin olduğunu gösteriyor.</p><p></p><p>Birincisi, kötüleşen yaşam standartları. Bu durum 2008 küresel mali krizine kadar uzanıyor.</p><p></p><p>Dolayısıyla, İngiltere'nin 2016'dan beri altı başbakanı olmasının nedenlerine bakarken, o zamandan başlayabiliriz.</p><p></p><p>Ve bunu bir bağlama oturtmak gerekirse, yaşam standartları 19. yüzyılın başlarındaki Napolyon Savaşlarından bu yana bu şekilde kötüleşmemişti.</p><p></p><p>İnsanlar mali zorluk çekerken ve hükümetlerin, bir sonraki neslin bir öncekinden daha iyi durumda olacağına dair kutsal, dile getirilmemiş vaadi yerine getirmediğini hissederken, ruh halinin kötü olması şaşırtıcı değil.</p><p></p><p>Anketlerin, ekonomik karamsarlığın yüksek enflasyon ve grevlerin yaşandığı 1978'den bu yana en yüksek seviyede olduğunu gösteriyor olması politikacılar için endişe verici bir durum.</p><p></p><p>İkinci etken, İngiltere'de hiçbir şeyin düzgün işlemediği, ulaşım, adalet veya başka herhangi bir kamu hizmetinin yetersiz kaldığı hissiyatı.</p><p></p><p>Bu elbette kısmen, düşük ekonomik büyümenin yaşam standartlarını olumsuz etkilemesinin bir sonucu.</p><p></p><p>Büyüme eksikliği, ardı ardına gelen hükümetleri altyapıya ve eğitim ve sağlık hizmetleri gibi insanların değer verdiği şeylere yatırım yapacak gelirlerden mahrum bıraktı.</p><p></p><p>Üçüncü etken ise sosyal uyum veya daha doğrusu algılanan uyum eksikliği konusundaki yaygın endişe.</p><p></p><p>Anketler, insanların %80'inden fazlasının ülkenin bölünmüş olduğunu hissettiğini gösteriyor.</p><p></p><p>Birçok insan da bu bölünmüşlük hissini son yıllardaki yüksek göç seviyelerine ve bazılarına göre zaten burada bulunan bazı toplulukların entegre olamamasına bağlıyor.</p><p></p><p>Ve haklı veya haksız olarak birçok seçmen, İngiltere'nin nasıl değiştiği konusundaki öfkelerinin son başbakanlar tarafından anlaşılmadığını düşünüyor.</p><p></p><p>Bir başka deyişle, İngiltere, diğer Avrupa ülkeleri gibi, çok ırklı, çok kültürlü ve çok uluslu bir toplumda nasıl geçineceğimiz sorusuyla hala boğuşuyor.</p><p></p><p>Belki de değişen diğer şey, ve İngiltere bu konuda yalnız değil, insanların sadece bazı şeylere kızgın olmaları değil, aynı zamanda bunu göstermekten daha az çekinmeleri.</p><p></p><p>Bunun sosyal medyadan mı yoksa başka faktörlerden mi kaynaklandığı bilinmiyor, ancak insanlar birkaç yıl öncesine kadar düşünülemez bir şekilde, başbakanlar da dahil politikacılara açıkça düşmanlık besliyorlar.</p><p></p><p><b>Yönetilemez mi?</b></p><p></p><p>Peki ülke bir şekilde yönetilemez hale mi geldi? Bu yüzden mi 10 yılda yedinci başbakanı göreve gelecek?</p><p></p><p>Çoğu politikacı bu kadar ileri gitmez. Daha karmaşık bir dünyada, daha parçalanmış ve bölünmüş bir nüfusla yönetmenin daha zor hale geldiğini, ancak imkansız olmadığını söylerler.</p><p></p><p>Fakat 2008'deki mali krizden ve 2016'daki Brexit referandumundan bu yana ülkenin üzerinde asılı duran kasvet ve karamsarlık bulutunu dağıtmayı başaramayan altı başbakanın ardından, yedinci başbakanın daha fazla şansının olup olmayacağı konusunda elbette şüpheler var.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Burnham Başbakan olarak ilk konuşmasını yapacak</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/burnham-basbakan-olarak-ilk-konusmasini-yapacak-2314/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/burnham-basbakan-olarak-ilk-konusmasini-yapacak-2314/</id>
<published><![CDATA[2026-07-20T09:09:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-20T09:09:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A1DD12-C0DE12-E20304-D8AE53-516EBB-94F002.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İngiltere'de başbakanların sık değiştiğinin farkında olduğunu; siyasetin daha istikrarlı ve sorumlu olması gerektiğini söylemesi bekleniyor.</p><p></p><p>Ayrıca bu dönemi "düşünme ve kararlılık" dönemi olarak nitelendirmesi ve İngiltere'nin karşı karşıya olduğu zorluklar konusunda dürüst olması gerektiğini ifade etmesi bekleniyor.</p><p></p><p>Burnham, Pazartesi günü Kral III. Charles ile yapacağı görüşmenin ardından Keir Starmer'ın yerini resmen alarak İngiltere'nin 59. ve son 10 yıldaki yedinci başbakanı olacak.</p><p></p><p>Daha önce Muhafazakar Parti lideri Kemi Badenoch, ülkenin "zor kararlar alabilecek, İşçi Partisi milletvekillerine karşı durabilecek" birine ihtiyaç duyduğu bir dönemde göreve gelecek başbakanın "insanları memnun etmeye çalışan biri" olduğunu söyledi.</p><p></p><p>"Bu görev bir popülerlik yarışması değil. Bu binanın dışındaki tüm insanların hayatını iyileştirmekle ilgili Ve o ne yapacağını söylemedi. Bunların hepsi havada kalan şeyler" dedi.</p><p></p><p>Burnham, 379 milletvekilinin desteğini almasının ardından tek aday olduğu kısa bir yarış sonrasında 17 Temmuz Cuma günü resmen İşçi Partisi lideri ilan edildi.</p><p></p><p>Bazı muhalefet partileri, başbakanlığı için bir yetki almasını sağlamak amacıyla Burnham'a genel seçim çağrısı yapmasını söyledi.</p><p></p><p>Bununla birlikte, İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Lucy Powell, Burnham'ın 2024 genel seçimlerinde partinin seçim beyannamesinde verdiği sözlere sadık kalacağını, ancak daha iddialı bir yaklaşım sergileyeceğini vurguladı.</p><p></p><p>Powell, BBC'dan Laura Kuenssberg'in programında yaptığı açıklamada, "Beyanname vaatlerini yerine getirmek için gereken daha kapsamlı ve cesur adımları biliyor" dedi.</p><p></p><p>Pazartesi sabahı yapacağı ilk konuşmasında Burnham'ın iç politika önceliklerini açıklaması bekleniyor.</p><p></p><p>Makerfield milletvekili ve Manchester'ın eski belediye başkanı olan Burnham, siyasi istikrarın yaşam maliyeti konusunda "insanlara daha fazla nefes alma alanı sağlamakla" birlikte somut iyileşmeler getirmesi gerektiğini savunması bekleniyor.</p><p></p><p>Ancak Burnham'ın üst düzey ekibine kimi atayacağı henüz net değil.</p><p></p><p>Başbakan olduktan sonra kıdemli bakanlarını atamaya başlaması bekleniyor.</p><p></p><p>Özellikle kritik önemdeki maliye bakanlığı görevinin kime verileceği konusunda yoğun spekülasyonlar yapılıyor.</p><p></p><p>Enerji Bakanı Ed Miliband başlangıçta en olası aday gibi görünüyordu ancak son günlerde İçişleri Bakanı Shabana Mahmood, Hazine'de Rachel Reeves'in yerini alabilecek bir başka isim olarak öne çıktı.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Temmuz%202026/burnham-1.jpg" alt="burnham-1"></p><p></p><p><b><i>Burnham, Londra'daki Green Park'ta koşuya çıktı.</i></b></p><p></p><p>Göreve gelecek başbakanın ekibi, Burnham'ın görevinin ilk aylarında atması beklenen bazı adımlara ilişkin ipuçlarını şimdiden verdi.</p><p></p><p>Bunlar arasında, tüm yetişkin vatandaşlara devlet tarafından dijital kimlik verilmesi planının iptal edilmesi de bulunuyor. Bu adım, "önceliklerin yeniden belirlenmesi" olarak tanımlandı.</p><p></p><p>Kuzey Denizi'nde yeni petrol ve doğal gaz sondajı planlarının da gündeme gelmesi bekleniyor; bu planlar, su ve enerji şirketlerinin kamu denetimine alınması ve yeni sosyal konut inşa programı gibi Burnham'ın bir dizi önleminin bir parçasını oluşturuyor.</p><p></p><p>Ancak çevre aktivistleri, enerji faturalarını düşürmeyeceğini öne sürerek Burnham'a, Kuzey Denizi'nde yeni sondaj ruhsatları verilmeyeceği vaadinde bulunan İşçi Partisi'nin 2024 seçim beyannamesine sadık kalması çağrısında bulundu.</p><p></p><p>Petrol ve doğal gaza ilişkin planların ayrıntıları henüz netleşmemiş olsa da, göreve başlayacak olan başbakanın beyannamede yer alan taahhüde bağlı kalması ve yalnızca halihazırda ruhsatı bulunan sahalarda petrol ve doğal gaz üretimi yapması bekleniyor.</p><p></p><p>ABD Başkanı Donald Trump, 19 Temmuz Pazar günü sosyal medya üzerinden yaptığı bir paylaşımla, daha fazla sondaj yapılmasına yönelik bu hamleyi memnuniyetle karşıladı.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Temmuz%202026/burnham-2.jpg" alt="burnham-2"></p><p></p><p><b><i>Burnham'ın Pazartesi günü yapacağı konuşma öncesinde başbakanlık konutunun dışında hazırlıklar yapıldı.</i></b></p><p></p><p>Burnham'ın İngiltere'nin bir sonraki başbakanı olacağı haftalardır belli olsa da, göreve resmen 20 Temmuz Pazartesi günü başlıyor.</p><p></p><p>Burnham'ın Başbakan olma yolundaki son adımları, Keir Starmer'ın Pazartesi günü Kral III. Charles ile görüşerek resmen istifasını sunmasıyla başlayacak.</p><p></p><p>Kral kısa bir süre sonra Burnham ile görüşecek ve ondan hükümet kurmasını isteyecek.</p><p></p><p>Burnham kabul ettiğinde, resmen ülkenin 59. başbakanı olacak.</p><p></p><p>Burnham, Buckingham Sarayı'nda olması beklenen toplantıdan ayrıldıktan sonra konuşma yapmak üzere Downing Street'e gidecek.</p><p></p><p>Burnham, 17 Temmuz Cuma günü resmen İşçi Partisi lideri olduktan sonra yaptığı konuşmada, "İngiltere siyasetinde son 40 yılın en önemli değişim anı" olacağı sözünü verdi.</p><p></p><p>Bunu yaparken halka beş vaatte bulundu; bunlar arasında diğer partilerle "özellikle İşçi Partisi'ne özgü" bir yönde çalışmak ve yetkiyi Westminster'dan yerel yönetimlere devretmek yer alıyordu.</p><p></p><p>Orijinali İngilizce olan bu makalenin çevirisinde yapay zekadan yararlandık. Yayınlanmadan önce çeviriyi bir BBC gazetecisi kontrol etti. Yapay zekayı nasıl kullandığımız hakkında daha fazla bilgi burada.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Ateşkes sağlanmazsa tırmanışa hazırlanın"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/ateskes-saglanmazsa-tirmanisa-hazirlanin-4616/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/ateskes-saglanmazsa-tirmanisa-hazirlanin-4616/</id>
<published><![CDATA[2026-07-20T09:00:18+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-20T09:00:18+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9A1E4A-D4857A-416E30-3450E2-34EECE-56D9F0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İsrail basınından Kanal 13 televizyonunun haberinde, Trump’ın arabulucu ülkelere gönderdiği iddia edilen mesaja yer verildi.</p><p></p><p>Haberde, Trump'ın arabulucu ülkelere ilettiği mesajda, "Bu hafta ateşkes sağlanamazsa tırmanışa hazırlanın." ifadesinin yer aldığı öne sürüldü.</p><p></p><p>Ayrıca haberde, Katar'ın ateşkes karşılığında Hürmüz Boğazı'nın İran'ın kontrolünde 10 gün süreyle deniz taşımacılığına açılmasını taraflara teklif ettiği de öne sürüldü.</p><p></p><p>Doha'da önerilen taslağın, ABD'nin, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığı güzergahlarının yeniden açılması karşılığında İran'a yönelik saldırıları durdurmasını içerdiği aktarıldı.</p><p></p><p>Yine Kanal 13'e konuşan ABD'li üst düzey bir yetkili ise söz konusu taslağın kabul edilme ihtimalinin düşük olduğunu belirterek, "Anlaşma ihtimalinin düşük olduğunu düşünüyoruz." dedi.</p><p></p><p>Üst düzey bir İsrailli yetkili ise son 24 saatte gerilimin tırmanma ihtimalinin önemli ölçüde arttığını savundu.</p><p></p><p>Söz konusu İsrailli yetkili, İran'dan fırlatılan füzelerin Eilat kentine isabet etmesi halinde İsrail'in karşılık vermek zorunda kalabileceğini söyledi.</p><p></p><p>İsrail'in İran'dan gelebilecek füze saldırılarına karşı hazırlıklarını artırdığı kaydedilen haberde, Tahran'a da "Saldırı planları hazır." mesajı gönderildiği aktarıldı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD, Irak'ta da bir askerini kaybetti</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-irakta-da-bir-askerini-kaybetti-5328/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-irakta-da-bir-askerini-kaybetti-5328/</id>
<published><![CDATA[2026-07-20T08:52:21+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-20T08:52:21+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_EA5F17-7D1B80-935D75-3DB4AE-4BC367-8B2432.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından açıklama yaptı.</p><p></p><p>Açıklamada, 17 Temmuz'da İran'ın Ürdün'deki ABD üssüne düzenlediği saldırının ardından 2 ABD askerinin hayatını kaybettiği, 1 askerin ise kaybolduğunun daha önce duyurulduğu hatırlatıldı.</p><p></p><p>ABD askeri personelinin kapsamlı arama çalışmaları sonucunda bugün erken saatlerde olay yerinde kimliği henüz doğrulanmayan ceset kalıntıları bulduğu belirtilen açıklamada, kalıntıların kimliğinin belirlenmesine yönelik inceleme sürecinin devam ettiği ifade edildi.</p><p></p><p>Açıklamada ayrıca, 18 Temmuz'da kuzey Irak'ta düşürülen tek yönlü İran saldırı İHA'sına ait patlamamış mühimmatın kontrollü imhası sırasında 1 ABD askerinin hayatını kaybettiği, olayda bir askerin de hafif yaralandığı bildirildi.</p><p></p><p>CENTCOM, dün yaptığı açıklamada, Ürdün'deki ABD üssünü hedef alan İran saldırısında 2 askerin hayatını kaybettiğini, 1 askerin ise kayıp olduğunu duyurmuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Bahreyn'de halka güvenli yerlere gitme çağrısı yapıldı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/bahreynde-halka-guvenli-yerlere-gitme-cagrisi-yapildi-9031/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/bahreynde-halka-guvenli-yerlere-gitme-cagrisi-yapildi-9031/</id>
<published><![CDATA[2026-07-20T08:43:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-20T08:43:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_DEEEAC-ABC511-AB2B8E-380624-62FD16-D319BB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bahreyn İçişleri Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, sirenlerin devreye alındığı belirtildi.</p><p></p><p>Geceden bu yana 2'nci kez tekrarlanan açıklamada, vatandaşlar ve ülkede ikamet edenlere sakin olmaları ve en yakın güvenli yere gitmeleri çağrısında bulunuldu.</p><p></p><p>Öte yandan ABD’nin Manama Büyükelçiliği, İran’ın Bahreyn’in başkenti Manama’nın merkezindeki bazı noktaları hedef alabileceğine ilişkin bilgilere sahip olduğunu açıklayarak ABD vatandaşlarından dikkatli olmalarını ve yerel makamların talimatlarına uymalarını istemişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Peru'da 5.5 büyüklüğünde deprem: Ölü ve yaralılar var</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/peruda-55-buyuklugunde-deprem-olu-ve-yaralilar-var-3054/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/peruda-55-buyuklugunde-deprem-olu-ve-yaralilar-var-3054/</id>
<published><![CDATA[2026-07-20T06:17:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-20T06:17:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_98C5F6-55C759-48E961-726BBF-03A495-B2A7E0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu, yerel saatle 21.24'te Peru'da bir deprem meydana geldiğini duyurdu.</p><p>And Dağları bölgesinde meydana gelen depremde en az 5 kişi yaşamını yitirdi, 20'den fazla kişi yaralandı. Deprem, yaklaşık 300 kişinin evlerini terk etmek zorunda kalmasına neden oldu.</p><p>Bölgede bazı binaların yıkıldığı, bazılarının ise hasar gördüğü; kilise ve manastırın da zarar gören yapılar arasında olduğu bildirildi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Trump'ın imzasının ne kadar geçersiz olduğu kanıtlanmıştır"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/trumpin-imzasinin-ne-kadar-gecersiz-oldugu-kanitlanmistir-8122/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/trumpin-imzasinin-ne-kadar-gecersiz-oldugu-kanitlanmistir-8122/</id>
<published><![CDATA[2026-07-19T12:07:29+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-19T12:07:29+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D70B81-7DB09B-A73371-520498-500C8D-56D4A5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Hamaney'in resmi sosyal medya hesaplarından ABD ile imzalanan mutabakata ilişkin mesaj paylaşıldı.</p><p></p><p>Hamaney, mesajında "Büyük Şeytan'ın mutabakatı tekrar ihlal etmesi, ABD Başkanı'nın imzasının ne kadar değersiz ve geçersiz olduğu gerçeğini bir kez daha herkese ispatlamıştır. Zorbalık ve vahşet ABD zihniyetinin ayrılmaz parçasıdır." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>İran halkının, yasama, yürütme ve yargı erki başkanlarına duyduğu güveni sürdüreceğini ve ulusal çıkarların korunması için sahada olmaya devam edeceğini belirten Hamaney, ülkede birlik ve beraberliğin korunmasının önemine işaret etti.</p><p></p><p>Hamaney, ABD'nin, "savaş çığırtkanlığına" devam etmesi halinde İran ve direniş cephesinin unutulmaz dersler vereceğini bilmesi gerektiğini, İran Silahlı Kuvvetlerinin son günlerde ortaya koyduğu girişimlerin bunun örneği olduğunu kaydetti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Hürmüz'deki ateş Latin Amerika'ya sıçradı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/hurmuzdeki-ates-latin-amerikaya-sicradi-3220/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/hurmuzdeki-ates-latin-amerikaya-sicradi-3220/</id>
<published><![CDATA[2026-07-19T11:45:43+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-19T11:45:43+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7F0169-E674FA-E4D2EA-59563A-669D6C-494257.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p><b>Shakhsanam KURBANOVA</b></p><p></p><p>Ortadoğu’da yeniden alevlenen ABD-İran çatışması, dünyanın diğer ucunda Latin Amerika ekonomilerini iki farklı yönden aynı anda vuruyor. Washington’ın İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden başlatması ve karşılıklı saldırıların üçüncü güne taşınmasıyla birlikte Brent petrol geçtiğimiz hafta bir ayın en yüksek seviyesi olan varil başına 85,92 dolara kadar yükseldi; bu, şubat sonunda savaşın başlamasından bu yana yaşanan yüzde 19’luk artışın son halkasını oluşturuyor. Bölgenin büyük petrol ihracatçıları için bu tablo bir gelir şölenine dönüşürken, aynı fiyat artışı enflasyonu tetikleyerek merkez bankalarının işini zorlaştırıyor.</p><p>HÜRMÜZ’DE TRAFİK ÇÖKTÜ, FİYATLAR YÜKSELDİ</p><p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın İran’daki askeri hedeflere yönelik saldırılarını art arda beşinci güne taşımasının ardından dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’ndan geçen tanker sayısı iki ayın en düşük seviyesine indi. Reuters’ın aktardığına göre, ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukayı yeniden ilan etmesinin ardından boğazdan yalnızca yedi gemi geçiş yaparken, bir önceki gün bu sayı 13’tü. Uluslararası Enerji Ajansı, 2026 küresel petrol dengesini daha önce öngördüğü arzın üzerinde bir tablodan günlük 1,78 milyon varillik bir açığa çevirdiğini açıkladı ve ticari stokların hızla eridiği uyarısında bulundu.</p><p>Küresel petrol piyasalarında standart bir göstergesi olan Brent crude, eylül vadeli kontratlarda 8 saatlik dilimde yüzde 3,8’e varan artışla 85,92 dolara ulaşarak 15 Haziran’dan bu yana görülen en yüksek seviyeyi test etti; bu, bir önceki günkü yüzde 9,6’lık sıçramanın da üzerine eklendi. IMF’nin küresel büyüme tahminini yüzde 3,0’a indirirken küresel enflasyon beklentisini yüzde 4,7’ye yükseltmesinin arkasında da büyük ölçüde bu tablo yatıyor.</p><p>BREZİLYA, GUYANA VE KOLOMBİYA İÇİN BEKLENMEDİK GELİR</p><p>Hürmüz’deki kesintinin ardından alıcıların Ortadoğu’daki boğaz noktalarına bağımlı olmayan Brezilya ve Guyana gibi üreticilere yönelmesiyle Güney Amerika, 2026’da dünya genelinde en fazla yeni petrol ihracatı yaratan bölge konumuna yükseldi. Ocak-mayıs döneminde bölgenin ihracatı 155 milyon varil artarak bu artışa en büyük katkıyı sağlayan bölge olarak Kuzey Amerika’yı geride bıraktı. Bölgenin en büyük üreticisi Brezilya, günlük 5 milyon varil petrol eşdeğerinin üzerinde üretimini korurken bu rakam yıllık bazda yaklaşık yüzde 16 arttı. Nüfusu bir milyonun altında olan Guyana ise günlük 913 binin üzerinde varil üretimiyle dikkat çekiyor. Amerikalar Diyaloğu (Inter-American Dialogue) araştırma merkezine göre yüksek petrol fiyatları Brezilya, Guyana, Meksika ve Kolombiya gibi ihracatçılar için doğrudan bir kazanç anlamına gelirken, ulusal petrol şirketleri ve devlet hazineleri ihracat gelirlerindeki artıştan anında yararlanıyor.</p><p>Buna karşın tablo bölge genelinde tek tip değil. BM’nin Latin Amerika ve Karayipler Ekonomik Komisyonu (ECLAC), bölgedeki ülkelerin çoğunluğunun net hidrokarbon ithalatçısı olduğunu ve bu ülkelerin şokun her aktarım kanalından olumsuz etkilendiğini vurguluyor. Meksika, ham petrol ihracatçısı olmasına rağmen düşen üretimi ve yurt içi yakıt sübvansiyonlarının maliyeti nedeniyle bu windfall’ın dışında kalıyor; Fitch, ülkedeki net mali etkiyi "büyük ölçüde nötr" olarak değerlendiriyor.</p><p>BREZİLYA MERKEZ BANKASI FRENE BASTI</p><p>Petrol gelirlerindeki artışın gölgesinde kalan asıl sorun enflasyon. Brezilya Merkez Bankası’nın Para Politikası Kurulu (Copom), Haziran’daki toplantısında Brezilya ekonomisinde kullanılan temel gösterge faiz oranı (Selic) faizini çeyrek puan daha indirerek yüzde 14,25’e çekti; bu, mart ayında başlayan gevşeme döngüsünde art arda üçüncü indirim oldu ve oy birliğiyle alındı. Ancak kurul, mayıs ayında enflasyonun hem başlıkta hem de çekirdekte hızlanarak yüzde 1,5-4,5 aralığındaki hedefin üst sınırını aştığını belirterek daha önceki toplantılara kıyasla belirgin şekilde daha şahin bir ton benimsedi. Yıllık enflasyon mayısta yaklaşık yüzde 4,7 ile yüzde 3’lük hedefin oldukça üzerinde seyrediyor.</p><p>Kurul, kararına ilişkin açıklamasında Ortadoğu’daki çatışmaların derinliğinin ve süresinin faiz kalibrasyonundaki gelecek adımları belirleyeceğini vurgulayarak "sükûnet ve temkinlilik" çağrısında bulundu. Analiz şirketi FocusEconomics’e göre Copom, açık bir yol haritası vermekten kaçınarak gelecekteki adımları veriye bağlı tutuyor; EIU analistleri ise bankanın yıl sonuna kadar yalnızca bir kez daha, çeyrek puanlık bir indirime gideceğini öngörüyor. Kurulun bir sonraki toplantısı 3-4 Ağustos’ta gerçekleşecek. Bu temkinli duruşa rağmen Selic, halen büyük ekonomiler arasındaki en yüksek politika faizlerinden biri olmaya devam ediyor ve bu da ülkeyi getiri arayan yabancı yatırımcılar için cazip kılıyor.</p><p>BÖLGEYİ İKİYE BÖLEN ŞOK</p><p>Goldman Sachs, petrol şokunun etkisiyle Latin Amerika’nın 2026 büyüme tahminini yüzde 2’den yüzde 1,9’a indirirken, net enerji ithalatçısı olan Meksika ve Şili için tahminleri daha da sert şekilde aşağı yönlü revize etti; Meksika için büyüme beklentisi yüzde 1,3’e, Şili için yüzde 1,9’a çekildi. ECLAC ise bölge genelinde 2026 büyüme tahminini yüzde 2,2’ye indirirken enflasyonun yüzde 3 civarında seyredeceğini öngörüyor. Kurumun değerlendirmesine göre bölge, Basra Körfezi’ne sınırlı doğrudan ticari bağımlılığı ve içinde barındırdığı büyük hidrokarbon ihracatçıları sayesinde diğer bölgelere kıyasla şoku nispeten daha iyi karşılayabilecek konumda; ancak bu genel tablo, ülkeler arasındaki derin farklılıkları gizliyor.</p><p>Uzmanlar, riskin yalnızca doğrudan enerji faturasıyla sınırlı kalmadığını da vurguluyor. Rio Times Online’ın aktardığına göre, Hürmüz Boğazı’ndan geçen tankerler için savaş riski sigorta primleri, geminin değerinin yüzde 0,125’inden yüzde 0,2-0,4’üne kadar yükseldi; en büyük tankerler için bu, geçiş başına çeyrek milyon dolarlık ek maliyet anlamına geliyor. Bu maliyetlerin nihayetinde dünyanın bir yerinde bir hane halkının faturasına yansıdığı belirtiliyor. Ayrıca ABD 10 yıllık tahvil getirisinin 2007’den bu yana en yüksek seviyesine çıkması, bölge ekonomilerini sıkıştıran ikinci bir kanal olarak öne çıkıyor; bu da hem ihracatçı hem ithalatçı ülkeler için finansman koşullarını zorlaştırıyor.</p><p>Sonuç olarak analistler, Latin Amerika’nın bu krizden tek bir kazanan ya da kaybeden olarak çıkmayacağını, tablonun ülkeden ülkeye keskin farklılıklar göstereceğini vurguluyor: Brezilya, Guyana ve Kolombiya gibi ihracatçılar hazine gelirlerinde şişkinlik yaşarken, Meksika ve Şili gibi ithalatçılar hem büyüme kaybı hem de enflasyon baskısıyla aynı anda mücadele ediyor. Bölgenin ortak paydası ise şu: savaş Ortadoğu’da sürdükçe, Latin Amerika’nın hem kazananları hem kaybedenleri için belirsizlik derinleşmeye devam edecek.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ürdün'de iki ABD askeri öldürüldü</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/urdunde-iki-abd-askeri-olduruldu-3085/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/urdunde-iki-abd-askeri-olduruldu-3085/</id>
<published><![CDATA[2026-07-19T10:27:15+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-19T10:27:15+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3E7F47-E4E82A-7B26CD-4E044F-AD2511-CEBE66.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), güçlerinin İran'ın askeri kabiliyetlerini başarıyla vurduğunu belirtirken, İran devlet medyası Hürmüz Boğazı'ndaki Keşm Adası'nın hedef alındığını duyurdu.</p><p></p><p>CENTCOM ayrıca, Cuma günü Ürdün'de iki ABD askerinin ölümüne yol açan saldırıdan sorumlu İran Devrim Muhafızları birliklerini de hedef aldığını açıkladı. Aynı saldırıda kaybolan bir asker de hala bulunamadı.</p><p></p><p>Son saldırılara karşılık olarak İran ordusu, Kuveyt'teki iki ABD üssüne insansız hava araçlarıyla saldırı düzenlediğini açıkladı.</p><p></p><p>ABD ve İran son günlerde birbirlerine yönelik saldırılarını artırırken, her iki taraf da kritik altyapıyı hedef almakla suçlanıyor.</p><p></p><p>İran'daki Tasnim Haber Ajansı'na göre Cumartesi günü Kuveyt'teki Amerikan askerî "Camp Udairi deposu ve Ali Al Salem Hava Üssü'ne intihar dronlarıyla büyük çaplı saldırılar" düzenlendi.</p><p></p><p>CENTCOM üst üste sekizinci gece gerçekleştirilen ABD saldırılarının, "İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemiciliği tehdit etme kapasitesini daha da zayıflatmak amacıyla" tasarlandığını duyurdu.</p><p></p><p>Açıklamada, saldırıların ayrıca "dün gece Ürdün'de Amerikan askerlerine saldırı düzenleyen İslam Devrim Muhafızları güçlerini süratle cezalandırmak" amacı taşıdığı belirtildi.</p><p></p><p>Bu gelişme, Washington'un İran limanlarına yönelik ablukasını yeniden yürürlüğe koyduğu ve Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapattığını ilan ettiği, ön ateşkesin başlamasından bir aydan kısa süre sonra çökmesiyle yeniden alevlenen bir haftalık çatışmanın devamı oldu.</p><p></p><p>ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, askerlerinin ölümüne sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımla tepki gösterdi, "Yolunuz açık olsun kahramanlar. Fedakârlıkları kararlılığımızı daha da güçlendiriyor" dedi.</p><p></p><p>Bu ayın başlarında kaybolan bir Amerikan Deniz Kuvvetleri pilotunun öldüğünün ilan edilmesinin ardından, çatışmadaki ABD can kaybı 16'ya yükseldi. Bu, kayıp sayısında bu hafta içindeki ikinci artış oldu.</p><p></p><p>İran Sağlık Bakanlığı, son üç haftadaki ABD saldırılarında en az 50 kişinin öldüğünü ve 500'den fazla kişinin yaralandığını açıkladı.</p><p></p><p>ABD de İran da sivil altyapıyı hedef almakla suçlanıyor.</p><p></p><p>ABD bu suçlamaları reddederek, İran'ın köprüler ve bir tren istasyonunun vurulduğunu duyurmasının ardından "yalnızca askerî hedeflere ve askerî lojistik altyapıya saldırılar düzenlediğini" belirtti.</p><p></p><p>Cumartesi günü Körfez İşbirliği Konseyi, Kuveyt'in bir elektrik santrali ile bir su arıtma tesisinin vurulduğunu açıklamasının ardından Tahran'ı sivil altyapıyı hedef almakla suçladı.</p><p></p><p>Uluslararası hukuka göre sivillere veya sivil alanlara saldırmak savaş suçu.</p><p></p><p>Bununla birlikte bazı durumlarda bir köprü veya elektrik santrali gibi sivil tesisler, düşmanın savaş çabalarını desteklemek amacıyla kullanıldıklarında koruma statülerini kaybedebilir.</p><p></p><p>Washington ve Tahran haziran ayında savaşı sona erdirmeye yönelik geçici bir anlaşmaya vardı, ancak anlaşma birkaç hafta içinde çöktü.</p><p></p><p>Başkan Donald Trump 8 Temmuz'da anlaşmanın "sona erdiğini" ilan etti.</p><p></p><p>Cumartesi gecesi İran'ın Dini Lideri Mojtaba Hamaney yazılı bir açıklamada, Amerika'nın "anlaşmayı tekrar tekrar ihlal etmesinin temel bir gerçeği ortaya çıkardığını" söyledi ve ekledi:</p><p></p><p>"ABD başkanının imzası tamamen değersizdir ve güvenilirlikten yoksundur."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Hindistan'da "Hamam Böceği" açlık grevine polis müdahalesi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/hindistanda-hamam-bocegi-aclik-grevine-polis-mudahalesi-6451/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/hindistanda-hamam-bocegi-aclik-grevine-polis-mudahalesi-6451/</id>
<published><![CDATA[2026-07-19T06:10:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-19T06:10:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3C725B-4427AB-8BE9D0-0A1BBD-E7364D-1F5066.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Hindistan'da eğitim reformu talep eden Hamam Böceği Halk Partisi (Cockroach Janta Party) bağlantılı aktivist Sonam Wangchuk, sağlık durumunun kötüleşmesi üzerine hastaneye kaldırıldı.</p><p></p><p>Wangchuk 20 gündür açlık grevindeydi.</p><p></p><p>Polis, aktivistin zorla başkent Yeni Delhi'deki bir hastaneye sevk edildiğini, bazı protestocuların bu müdahaleyi engellemeye çalışması üzerine kısa süreli arbede yaşandığını açıkladı.</p><p></p><p>Komiser Yardımcısı Sachin Sharma, Wangchuk'un hastaneye yatırılmasının tıbbi tavsiye ve mahkeme talimatı doğrultusunda gerçekleştirildiğini savundu.</p><p></p><p><b>Hamam Böceği Halk Partisi: Hükümet Wangchuk'u kaçırdı</b></p><p></p><p>Hamam Böceği Halk Partisi ise sosyal medyadan yaptığı paylaşımda hükümetin, Parlamento'ya doğru düzenlemeyi planladıkları yürüyüşten iki gün önce 59 yaşındaki mühendis ve eğitim reformu savunucusu Wangchuk'u "kendisinin veya ailesinin rızası olmadan zorla kaçırdığını" öne sürdü.</p><p></p><p>Olayın ardından, Boston Üniversitesi öğrencisi ve Hamam Böceği Halk Partisi'nin kurucusu Abhijeet Dipke, kendisinin de açlık grevine başlayacağını duyurarak ülke çapında protesto çağrısı yaptı.</p><p></p><p>Wangchuk ve destekçileri, Yeni Delhi'de polis bariyerleriyle çevrili, kamu gösterileri için ayrılmış bir protesto alanı olan Jantar Mantar'da bulunuyordu.n</p><p></p><p>Yetkililer, Wangchuk'un hastaneye sevkinin ardından Jantar Mantar çevresine ilave polis konuşlandırırken bölgeye yeni bariyerler yerleştirdi.</p><p></p><p><b>Hamam Böceği Hareketi nasıl ortaya çıktı?</b></p><p></p><p>Hamam Böceği Halk Partisi, geçen Mayıs ayında Hindistan Yüksek Mahkemesi Başkanı Surya Kant'ın bir davanın duruşması sırasında bazı işsiz gençleri hamam böceklerine benzetmesinin ardından ortaya çıkmıştı. Destekçiler bu hakareti dayanıklılığın bir simgesi olarak benimserken bunu hiciv niteliğinde bir siyasi kampanyaya dönüştürdü.</p><p></p><p>Hareket, üniversite sınav sorularının önceden sızdırıldığı iddiaları nedeniyle Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan'ın istifasını talep ediyor. Parti ayrıca, sınav sisteminde kapsamlı reformlar yapılmasını ve soru sızıntıları ya da sınav sonuçları nedeniyle intihar eden öğrencilerin ailelerine tazminat ödenmesini istiyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Almanya'da taşıyıcı annelik tartışması istifa getirdi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/almanyada-tasiyici-annelik-tartismasi-istifa-getirdi-7218/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/almanyada-tasiyici-annelik-tartismasi-istifa-getirdi-7218/</id>
<published><![CDATA[2026-07-19T06:06:15+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-19T06:06:15+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_304050-1E7B71-A648CE-8A330F-4AD0C0-2A97C4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Almanya'da muhafazakâr Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partilerinin Meclis Grup Başkanı Jens Spahn, ABD'de taşıyıcı annelik yoluyla çocuk sahibi olması nedeniyle yaşanan tartışmalar üzerine istifa etti. Spahn'ın "Taşıyıcı annelik yoluyla çocuk sahibi olma yönündeki özel kararım ile siyasetçi olarak benden beklenenler arasında denge kurmak tahmin ettiğimden daha zor oldu" ifadelerini kullandığı belirtildi.</p><p></p><p>Başbakan Friedrich Merz'in de partisi olan CDU, taşıyıcı annelik uygulamasına kesin şekilde karşı çıkarken Spahn ve eşinin bu yolla kısa süre önce bebeklerini kucaklarına aldığı yönündeki haberler kamuoyunda büyük tartışmalara yol açmıştı.</p><p></p><p>Almanya'da taşıyıcı annelik yasakken ABD'de serbest.</p><p></p><p><b>İkiyüzlülük suçlamaları</b></p><p></p><p>Geçen Şubat ayındaki kongresinde CDU, Almanya'da taşıyıcı annelik yasağının korunması yönünde oy kullanmıştı. Bild gazetesinin haberine göre Spahn'ın anlaştığı taşıyıcı anne, bu kongre sırasında yaklaşık dört aylık hamileydi.</p><p></p><p>Spahn'ın taşıyıcı annelik kararı, CDU içinde eleştirilere yol açtı. Bazı parti üyeleri Spahn'ın istifasını isterken, diğer siyasetçiler de politikacıyı ikiyüzlülükle suçladı.</p><p></p><p>Spahn, eleştirilere cevaben Cuma günü Bild gazetesine verdiği röportajda kendisini savunmaya çalışmış, taşıyıcı annelik konusu da dahil olmak üzere uzun süre kendi içinde mücadele verdiğini, ancak sonunda bu yöntemle çocuk sahibi olmaya karar verdiğini söylemişti.</p><p></p><p>Spahn açık eşcinsel kimliği ile biliniyor. Siyasetçi 2017'den beri Daniel Funke ile evli.</p><p></p><p><b>Embriyo Koruma Kanunu'nun ateşli savunucusuydu</b></p><p></p><p>46 yaşındaki CDU'lu politikacı, 2018-2021 yıllarında Angela Merkel kabinesinde Sağlık Bakanı olarak görev yapmıştı. Spahn o dönem 1990 sonunda kabul edilen ve taşıyıcı anneliği de yasaklayan Embriyo Koruma Kanunu'nun en ateşli savunucularından biriydi.</p><p></p><p>Almanya'da sadece Embriyo Koruma Kanunu değil Aile Hukuku kapsamında da "taşıyıcı annelik" yasaklanıyor. Bunu mümkün kılan hekimler ceza yasası kapsamında suç işlemiş sayılırken bu yönteme başvuran ailelere ise ceza öngörülmüyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ukrayna'dan Rusya'ya yoğun İHA saldırısı; Çok sayıda ölü var</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/ukraynadan-rusyayayogun-iha-saldirisi-cok-sayida-olu-var-2494/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/ukraynadan-rusyayayogun-iha-saldirisi-cok-sayida-olu-var-2494/</id>
<published><![CDATA[2026-07-18T18:55:47+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-18T18:55:47+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6C69D0-81180B-345AC6-41D78E-099E02-712F01.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bu gece ve sabaha karşı Rusya'ya yönelik geniş çaplı bir İHA saldırısı düzenleyen Ukrayna, dünyanın en büyük e-ticaret merkezlerden Wildberries'in iki lojistik merkezini hedef aldı. Moskova yakınlarında Kotovsk'ta bulunan depolarda çıkan yangınlar can kaybına ve onlarca kişinin yaralanmasına yol açtı; ülkenin en büyük e-ticaret altyapılarından biri kısa sürede kullanılamaz hale geldi.</p><p>250 bin metrekarelik dev depo alevlere teslim oldu</p><p>Rusya'nın ikinci büyük lojistik kompleksi olarak nitelendirilen Elektrostal'daki tesis, yaklaşık 250 bin metrekarelik bir alanı kaplıyor. Ukrayna haber sitesi Telegraf'ın aktardığına göre, Rus insansız hava savunma birimlerinden biri kompleksin isabet aldığını doğrularken, yangının yaklaşık 188 bin metrekarelik bölümü etkilediği belirtildi. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, bölgeden yükselen siyah duman bulutunun kilometrelerce uzaktan görülebildiği aktarılıyor.</p><p>Can kaybı ve yaralı sayısında kaynaklar arası farklılık</p><p>Moskova Bölgesi Valisi Andrey Vorobyov'un açıklamasına dayanan habere göre, Elektrostal'daki saldırıda bir kişi hayatını kaybederken 37 kişi yaralandı. Ancak aynı olaya ilişkin farklı saatlerde yapılan resmi açıklamalarda yaralı sayısı 24 olarak da geçti; bölgesel makamların ilk açıklamalarıyla sonraki güncellemeler arasındaki rakamlarda tutarsızlık gözlelerden kaçmadı.&nbsp;</p><p>Saldırının en ağır bilançosu ise Tambov bölgesindeki Kotovsk'ta yaşandı. Tambov Valisi Yevgeni Pervişov'un açıklamalarına göre, gece vardiyasında çalışan 7 personel hayatını kaybetti, 25 kişi yaralandı; yaralılardan birinin durumunun kritik olduğu belirtildi. Vali ayrıca bölge üzerinde hava savunma sistemlerinin 28 İHA'yı düşürdüğünü açıkladı.</p><p>Wildberries Kurucusundan Açıklama</p><p>Haber sitesi Prufy'nin aktardığına göre, Wildberries'in kurucusu Tatyana Kim, olayın ardından sosyal medya hesabından bir açıklama yayımlayarak yaşananları "trajedi" olarak nitelendirdi. Şirketin RWB (Wildberries &amp; Russ birleşik yapısı) bünyesindeki basın birimi ise her iki tesiste de tahliye çalışmalarının hızla başlatıldığını, Elektrostal'daki yangına itfaiye ve acil durum ekiplerinin müdahale ettiğini duyurdu.</p><p>Milyarlarca rublelik hasar öngörüsü</p><p>Rus haber kaynaklarının aktardığına göre iki depodaki yangınların yol açtığı stok kaybı, tesislerin yeniden inşası ve satıcıların uğrayacağı gecikme kaynaklı zararlar nedeniyle toplam maliyetin milyarlarca rubleyi bulması bekleniyor. Analistler, saldırının ülke çapında e-ticaret fiyatlarını da bir süreliğine yukarı çekebileceğini değerlendiriyor.</p><p>Genel tabloda yoğun bir gece</p><p>Rus makamlarının açıklamalarına göre söz konusu gece, ülke genelinde 774 İHA'nın düşürüldüğü yoğun bir saldırı dalgasıyla geçti. Fontanka'nın haberine göre, son beş yılda Rusya'daki e-ticaret devlerinin lojistik tesisleri güvenlik ihlalleri nedeniyle zaman zaman yangınlarla anılsa da, Temmuz 2026'daki bu saldırılar resmi olarak doğrudan İHA hedefi alınan ilk büyük ölçekli örnekler arasında sayılıyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Andy Burnham resmen İşçi Partisi lideri seçildi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/andy-burnham-resmen-isci-partisi-lideri-secildi-731/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/andy-burnham-resmen-isci-partisi-lideri-secildi-731/</id>
<published><![CDATA[2026-07-18T09:19:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-18T09:19:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B53B54-35FA5E-467A52-B102B8-FEE05E-FD6154.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Partinin eski lideri ve Başbakan Keir Starmer 22 Haziran'da istifa etmişti.</p><p></p><p>Burnham parti lideri olduktan sonra yaptığı ilk konuşmasında, "kuzeyin, güneyin, doğunun, batının, İskoçya'nın, Galler'in ve Kuzey İrlanda'nın lideri olacağını" söyledi. Ülkeyi ortak bir amaç etrafında birleştirme sözü verdi.</p><p></p><p>Burnham konuşmasında beş vaatte bulundu:</p><p></p><p>İşçi Partisi içindeki çekişmelere son vermek: Burnham, parti içinde "tek bir İşçi Partisi kültürü" oluşturma ve "sinsi kulis faaliyetlerini" ortadan kaldırma sözü verdi.</p><p>"Yeni bir siyaset" inşa etmek: Siyasetin ihmal ettiği "büyük meseleleri" çözme sözü verdi. Örnek olarak sosyal bakım hizmetlerini gösterdi.</p><p>Diğer partilerle çalışmak, ancak "İşçi Partisi'ne özgü" bir çizgide kalmak: Partinin ne "Yeşillerden daha Yeşil" olmaya ne de [göçmen karşıtı] "Reform Partisi'nden daha Reformcu" olmaya çalışacağını söyledi.</p><p>Birleşik Krallık'ın tamamının lideri olmak: Manchester Belediye Başkanı olarak İngiltere'nin kuzeyini "olabildiğince duymaya çalıştığını" belirten Burnham, artık "aynısını ülkenin her yeri için yapmak" istediğini söyledi.</p><p>Yetkiyi Westminster'dan yerel yönetimlere devretmek: İnsanlara yaşadıkları yerlerde daha fazla yetki verilmesini savundu. Buna belediye ve sosyal konut inşa etme ya da şehir merkezlerini ve yerel alışveriş bölgelerini iyileştirme gibi alanlarda karar alma yetkileri de dahil.</p><p></p><p>Geçen ay Makerfield bölgesinden milletvekili seçilen Burnham, 22 Haziran'da milletvekili yemini ettiği gün, Başbakan Keir Starmer istifasını açıklamıştı.</p><p></p><p>Burnham, İşçi Partisi'nin toplam 403 milletvekilinden 349'unun desteğini alarak liderlik için başka adayın çıkmasını matematiksel olarak imkânsız hale getirdi.</p><p></p><p>17 Temmuz Cuma günü resmen parti lideri ilan edilen Burnham, 20 Temmuz'da İngiltere'nin yeni başbakanı olacak.</p><p></p><p><b>Geçen ay milletvekili seçildi</b></p><p></p><p>İşçi Partisi'nin 7 Mayıs'taki yerel seçimlerde ağır kayıplar alması ve Burnham'ın ara seçim zaferi sonrası, partinin milletvekillerinden Başbakan Keir Starmer'a istifa etmesi yönünde çağrılar artmıştı.</p><p></p><p>Keir Starmer da Burnham'ın milletvekili olarak yemin ettiği 22 Haziran'da, istifa edeceğini açıklamıştı.</p><p></p><p>Starmer, istifasını kararını açıklarken, "Partimizi bir sonraki genel seçime götürmek için en uygun kişi ben miyim?" sorusuna verilen yanıtı duyduğunu söylemişti.</p><p></p><p>Burnham daha önce 2010 ve 2015'te iki kez İşçi Partisi lideri olmak için yarışmış ancak iki seçimi de kaybetmişti.</p><p></p><p>Son açıklamasında başarısız liderlik girişimlerine atıfta bulunarak şakayla karışık, "Umarım üçüncü denemede şansım yaver gider" dedi.</p><p></p><p><b>Burnham'dan Gazze özrü</b></p><p></p><p>Andy Burnham, Manchester'da yaptığı bir konuşmada, Başbakan olması halinde hayata geçirmek istediği politikaları açıkladı.</p><p></p><p>Gündemindeki öneriler arasında, şehirde yeni bir başbakanlık birimi kurulması da var.</p><p></p><p>Burnham, bu birimin, konut ve ulaşım gibi alanlarda yerel yönetimlere daha fazla kontrol yetkisi vermekle görevlendirileceğini söyledi.</p><p></p><p>Burnham; İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda'da oluşan Birleşik Krallık'ın tüm bölgelerinde, su ve enerji sektörlerinde "kamunun kontrolünü artırma" sözü verdi ancak bunun pratikte ne anlama geleceğini henüz açıklamadı.</p><p></p><p>Burnham, daha önce X'te yayımlanan bir videosunda da, İşçi Partisi'nin İsrail'in Gazze'deki askeri harekatına verdiği ilk tepki için özür diledi; partinin "doğru davranmadığını" ve liderliği altında daha iyisini yapması gerektiğini söyledi.</p><p></p><p>İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Hamas'ın 7 Ekim'deki saldırılarının ardından İsrail'in Gazze'de başlattığı harekat sonrası, İsrail'in "meşru müdafaa" hakkı olduğunu savunmuştu.</p><p></p><p>Burnham, Times gazetesine çıkan makalesinde, Başbakan Keir Starmer'ın ulusal güvenlik danışmanı Jonathan Powell'ın görevini sürdürmesini istediğini doğruladı.</p><p></p><p>Powell, 1997-2010 yılları arasında başbakanlık yapan Tony Blair döneminde hem Başbakanlık Özel Kalem Müdürü olarak görev yapmış, hem de Kuzey İrlanda barış sürecini yürüten İngiliz heyetinin başındaki isim olmuştu.</p><p></p><p>Burnham ayrıca belirli bir hedef belirtmeden savunma yatırımlarında "sürdürülebilir bir artış" görmek istediğini, ancak askeri tedarikteki maliyet aşımları veya gecikmeler konusunda "kamuoyuna karşı daha açık" olmak istediğini söyledi.</p><p></p><p>İngiltere Başbakanı Keir Starmer, görevindeki son kararlarından birinde, hükümetin diğer bölümlerindeki harcamaları kısarak önümüzdeki dört yıl içinde askeri harcamaları 15 milyar sterlin artırmaya yönelik bir planı kamuoyuna açıklamış ancak ayrıntıları halefine bırakmıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Hürmüz'de mayınlı bölgede 2 gemide patlama meydana geldi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/hurmuzde-mayinli-bolgede-2-gemide-patlama-meydana-geldi-8938/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/hurmuzde-mayinli-bolgede-2-gemide-patlama-meydana-geldi-8938/</id>
<published><![CDATA[2026-07-18T09:06:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-18T09:06:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1029DA-C4581D-2264D8-333BF7-65A4CB-2E8500.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın güneyindeki mayınlı güzergahtan geçmeye çalışan 2 petrol tankerinin patladığı ve alev aldığı belirtildi.</p><p></p><p>Açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın ABD'nin eylemleri nedeniyle "güvensiz ve tamamen kapalı" olduğu ifade edilerek, ABD'nin saldırıları sona erene kadar Boğaz'dan "kimyasal gübre veya bir damla petrol ve doğal gaz bile ihraç etmenin mümkün olmadığı" aktarıldı.</p><p></p><p>Denizcilerin kendi güvenlikleri için mayınlı güzergaha girmemesi gerektiği uyarısında bulunuldu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD, İran'ın Yezd kentine uçaklarla yeni saldırılar düzenledi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-iranin-yezd-kentine-ucaklarla-yeni-saldirilar-duzenledi-3282/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-iranin-yezd-kentine-ucaklarla-yeni-saldirilar-duzenledi-3282/</id>
<published><![CDATA[2026-07-18T09:01:56+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-18T09:01:56+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_78279E-EA7F8E-A0E5C4-AE0CB7-B8E83B-E6762D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran'ın Tesnim Haber Ajansı Yezd muhabirinin aktardığına göre, Amerikan savaş uçaklarının gece yarısı Yezd'in bazı bölgelerine düzenlediği saldırıların ardından aynı noktalarda yeniden patlama sesleri duyuldu.</p><p></p><p>Haberde, birkaç dakika önce hedef alınan bölgelerde yeni patlamaların meydana geldiği, aynı zamanda kent semalarında Amerikan savaş uçaklarının seslerinin duyulduğu belirtildi.</p><p></p><p>Vurulan bölgelerde meydana gelen hasarın boyutuna ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmazken, yetkililer saldırı bölgelerine operasyon ve inceleme ekiplerinin sevk edildiğini açıkladı.</p><p></p><p>İran'ın Ahvaz ve Yezd kentlerine ABD tarafından kısa süre önce saldırılar düzenlendiği bildirilmişti.</p><p></p><p>ABD savaş uçaklarının Yezd eyaletindeki bazı noktalara saldırılar düzenlediği ve eyalet çevresinde 5 patlama sesi duyulduğu kaydedilmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İran, Bahreyn'de ABD üssü ve bağlantı köprülerini bombaladı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iran-bahreynde-abd-ussu-ve-baglanti-koprulerini-bombaladi-4535/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iran-bahreynde-abd-ussu-ve-baglanti-koprulerini-bombaladi-4535/</id>
<published><![CDATA[2026-07-18T08:45:15+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-18T08:45:15+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_89CE5C-3934BC-26E89E-77076B-05FA78-3FD9AE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran ordusundan yapılan açıklamada, ABD'nin saldırılarına karşılık olarak gerçekleştirilen 15'inci dalga operasyonlar kapsamında Bahreyn'de ABD güçlerinin kullandığı üsse saldırılar düzenlendiği belirtildi.</p><p></p><p>Kamikaze İHA'larla gerçekleştirilen saldırılar kapsamında Şeyh İsa Hava Üssü'ndeki uçak sığınakları, park alanları ve yakıt depolama tesislerinin vurulduğu aktarıldı.</p><p></p><p>Diğer yandan Bahreyn genelinde çeşitli bağlantı köprülerinin de saldırılarda hedef alındığı kaydedildi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Çin'de büyüme 2022'den bu yana en düşük seviyede</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/cinde-buyume-2022den-bu-yana-en-dusuk-seviyede-9750/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/cinde-buyume-2022den-bu-yana-en-dusuk-seviyede-9750/</id>
<published><![CDATA[2026-07-18T07:21:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-18T07:21:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8AF35F-E3A573-B68494-18C368-D62260-328FA8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p><b>Shakhsanam KURBANOVA</b></p><p></p><p>Çin, hem ekonomik hem de jeopolitik cephede aynı hafta içinde iki ayrı sınavdan geçti. Ulusal İstatistik Bürosü'nün çarşamba günü açıkladığı verilere göre ülke ekonomisi nisan-haziran döneminde yıllık bazda yüzde 4,3 büyüyerek 2022'nin son çeyreğinden bu yana en zayıf performansını sergiledi. Aynı hafta yayımlanan Pew Research Center anketi ise Çin'in, ABD'yi dünya genelindeki olumlu algı sıralamasında ilk kez neredeyse yirmi yıldır süren ölçümler tarihinde geride bıraktığını gösterdi. İki gelişme, Pekin'in ekonomik kırılganlığının uluslararası itibarındaki yükselişle aynı anda yaşandığı çelişkili bir tabloyu ortaya koyuyor.</p><p>İHRACAT GÜÇLÜ, İÇ TALEP ZAYIF</p><p>Ulusal İstatistik Bürosü verilerine göre yüzde 4,3'lük büyüme, yılın ilk çeyreğinde kaydedilen yüzde 5'lik genişlemenin belirgin şekilde altında kaldı ve ekonomistlerin Reuters anketinde öngördüğü yüzde 4,5'lik medyan tahminin de gerisinde kaldı. Çeyrekten çeyreğe bakıldığında ekonomi yalnızca yüzde 0,9 büyüdü. Yılın ilk yarısı toplamında büyüme yüzde 4,7 ile hükümetin yıl için belirlediği yüzde 4,5-5 aralığının içinde kalmayı başardı; bu dönemde üretilen toplam çıktı yaklaşık 69,57 trilyon yuana (yaklaşık 10,25 trilyon dolar) ulaştı.</p><p>Yavaşlamanın arkasında, ülke ekonomisini ikiye bölen derin bir yapısal çatlak yatıyor. ING Bank Büyük Çin Baş Ekonomisti Lynn Song'a göre bu, Covid-19 kısıtlamalarının etkili olduğu 2022'nin dördüncü çeyreğinden bu yana kaydedilen en yavaş çeyreklik büyüme oranı. Yapay zekâ yatırım dalgasının ve elektrikli araçlara yönelik güçlü küresel talebin desteklediği ihracat, haziran ayında yıllık yüzde 27 artarken, yılın ilk yarısında toplam ihracat artışı yüzde 17,6'ya ulaştı. Buna karşılık haziran ayı perakende satışları yalnızca yüzde 1 civarında artarak zayıf seyrini korudu, sabit sermaye yatırımları yıllık bazda negatif bölgede kalmaya devam etti ve emlak yatırımları yılın ilk yarısında yüzde 18 geriledi.</p><p>İRAN SAVAŞININ PETROL FİYATLARI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ</p><p>İkinci çeyrek verileri, 28 Şubat'ta patlak veren ABD-İran savaşının etkisinin görüldüğü ilk tam çeyreği kapsıyor. Macquarie analistleri, dış talebin 2026'nın başından bu yana Çin ekonomisinin "parlak noktası" olmayı sürdürdüğünü, ancak bu talebin gücünün Pekin'in iç piyasaya ne kadar destek vermesi gerektiğini belirleyeceğini vurguluyor. Çin, savaşın küresel ekonomiye verdiği zarardan büyük ölçüde kaçınmayı başarsa da, yükselen petrol fiyatları ve artan ticaret engelleri, deflasyonist baskılarla birleşerek büyümeyi geniş tabanlı şekilde canlandırmayı zorlaştırıyor.</p><p>Başbakan Li Qiang, daha güçlü konjonktür karşıtı önlemler çağrısında bulunurken, gözler temmuz sonunda toplanacak Politbüro'ya çevrildi. Buna karşın ekonomistler, daha keskin bir düşüş yaşanmadıkça yalnızca ölçülü bir mali teşvik paketi bekliyor. Reuters'ın anket yaptığı analistler, 2026 tüm yıl büyümesinin yüzde 5'ten yüzde 4,6'ya gerilemesini öngörüyor.</p><p>NEREDEYSE 20 YILDA BİR İLK</p><p>Ekonomik tabloya paralel olarak açıklanan Pew Research Center anketi ise çok daha çarpıcı bir siyasi gerçeği gözler önüne seriyor. 8 Şubat-13 Mayıs arasında altı kıtada 42.151 kişiyle yapılan görüşmelere dayanan araştırmaya göre Çin, incelenen 36 ülke ve bölgeden 25'inde ABD'den daha olumlu algılanıyor. Kanada ve Meksika gibi Washington'ın komşuları da bu listede yer alıyor. ABD yalnızca Polonya, Filipinler, Güney Kore, Hindistan, Japonya ve İsrail olmak üzere altı ülkede önde; beş ülkede ise algı neredeyse eşit durumda.</p><p>Pew'in ortak direktörü Laura Silver, bunun kuruluşun yaklaşık yirmi yıllık küresel anket geçmişinde Çin'in ABD'den daha olumlu görüldüğü ilk dönem olduğunu belirtiyor. Silver'a göre Çin, pandemi sonrası toparlanmasının ardından "daha güvenilir bir ortak" olarak algılanmaya başlarken, ABD'ye yönelik olumsuz algı özellikle Trump yönetiminin İran'a karşı savaşı başlatmasının ardından belirgin biçimde derinleşti. Silver, savaşın patlak vermesiyle ABD'nin barış ve istikrara katkı sağlamadığı yönündeki algı arasında doğrudan bir ilişki olduğunu ifade ediyor.</p><p>Değişimin en sert yaşandığı ülkelerden biri, Washington'ın en yakın müttefiklerinden Kanada oldu: ABD'ye yönelik olumlu görüş 2023'te yüzde 57 iken bugün yüzde 33'e gerilerken, Çin'e yönelik olumlu görüş aynı dönemde yüzde 14'ten yüzde 44'e yükseldi. Orta gelirli 17 ülkeyi kapsayan ayrı bir veri setinde ise katılımcıların yüzde 75'i ABD'nin başka ülkelerin iç işlerine karıştığını düşünürken, aynı ifadeye Çin için katılanların oranı yalnızca yüzde 45'te kaldı.</p><p>ÇELİŞKİLİ TABLO NE ANLAMA GELİYOR?</p><p>Analistler, Çin'in iç ekonomisindeki kırılganlığa rağmen küresel imajını güçlendirmeyi başarmasını, Pekin'in dış politikada istikrar ve öngörülebilirlik vurgusuyla açıklıyor. Buna karşın ekonomik cephede tablo daha karışık: ING Bank, siyasi destek gelmediği takdirde büyümenin kademeli olarak yavaşlamaya devam edeceği uyarısında bulunurken, Çin merkez bankasının düşük ama pozitif seyreden enflasyon ortamında çeyrek içinde bir faiz indirimine gidebileceğini öngörüyor. Uzmanlara göre yavaşlayan Çin ekonomisi, küresel tedarik zincirlerini çeşitlendirmek isteyen çokuluslu şirketlerin "Çin artı bir" stratejisini hızlandırabilir; bu da başta Hindistan olmak üzere alternatif üretim merkezleri için fırsat yaratabilir.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İsrail'de meclis feshedildi, seçim 27 Ekim'de</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/israilde-meclis-feshedildi-secim-27-ekimde-1593/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/israilde-meclis-feshedildi-secim-27-ekimde-1593/</id>
<published><![CDATA[2026-07-18T07:15:09+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-18T07:15:09+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0DBEEF-F8E6B4-2BF77F-F9D348-69D6BA-C42469.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ekim ayında sandığa gitmeye hazırlanan İsrail'de Knesset, Cuma sabaha karşı kendini feshetme kararı aldı.</p><p></p><p>120 üyeli Knesset'te 62 oyla kabul edilen karar, 27 Ekim'de yapılacak seçimlerin önünü açtı.</p><p></p><p><b>Meclis'te oylama maratonu</b></p><p></p><p>Netanyahu hükümeti, son oturumda, konumunu sağlamlaştırmak ve İsrail'in ultra-Ortodoks topluluğu içerisindeki müttefiklerini memnun etmek amacıyla bir dizi tartışmalı yasayı Meclis'ten geçirdi.</p><p></p><p>İktidar koalisyonu başsavcının yetkilerini kısıtlayan, askerlik kaçaklarının tutuklanması uygulamasını donduran ve hükümetin medya üzerindeki denetimini genişleten yasalar da dahil olmak üzere çok sayıda yasa tasarısını kabul etti. Öte yandan siyasi partilere yönelik fon desteğinin artırılması kararı da onaylandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Almanya'da Porsche ve Rolex'lere el mi konulacak?</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/almanyada-porsche-ve-rolexlere-el-mi-konulacak-2504/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/almanyada-porsche-ve-rolexlere-el-mi-konulacak-2504/</id>
<published><![CDATA[2026-07-18T07:04:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-18T07:04:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8251AF-38033E-9EA299-DF3373-156D9B-0B830E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Almanya'da 2027 federal bütçe taslağına ve gelecek yıllar için hesaplanan gelir-gider dengesine bakan herkes kaygı verici rakamlarla karşılaşıyor. Yaklaşık 555 milyar euroluk harcama öngörülüyor ve Almanya'nın gelecek yıl yaklaşık 200 milyar euro borçlanması bekleniyor. Sonraki yıllar için de tablo iyi görünmüyor.</p><p></p><p>Alman hükümetinin bu nedenle yüksek gelirler üzerinde ciddi biçimde düşünmesi sürpriz değil. İlk göze çarpan kalem, devletin her yıl vergi ve mali suçlar nedeniyle kaybettiği milyarlar. Kesin rakamlar yok. Ancak uzmanlar yıllık kaybın 100 ila 200 milyar euro arasında olduğunu tahmin ediyor.</p><p></p><p>Bunun yalnızca bir bölümü bile daha etkili denetimler ve daha yüksek cezalarla tahsil edilebilse Almanya'da federal hükümet, eyaletler ve belediyeler bundan yararlanabilir.</p><p></p><p><img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/uploads/2026%20-%2007%20-%20Temmuz/70914600_906.jpg" alt="70914600_906"></p><p></p><p><b><i>Vergi kaçakçılığı ve kara para aklama, Almanya'da yalnızca bütçe açığı değil, adalet tartışması da oluşturuyor. Hükümet, yeni planla şüpheli servetlerin, nakit akışlarının ve karmaşık şirket ağlarının daha sıkı izlenmesini hedefliyor</i></b></p><p></p><p><b>Vergi suçlarını araştırmak için 1500 yeni personel</b></p><p></p><p>Adalet Bakanı Stefanie Hubig vergi adaletinin önemini şöyle vurguluyor:</p><p></p><p>"Bu ülkedeki yurttaşların büyük çoğunluğu vergilerini ödüyor. Hem de bunu olağan, güvenilir ve gösterişsiz biçimde yapıyor. Ama gelirlerini vergi idaresinden kaçıranlar da var."</p><p></p><p>Bunun kayıt dışı çalışmadan yurt dışına vergi kaçırmaya, paravan şirketlerden gizli kasalara ve çeşitli hilelere kadar uzandığını belirten Hubig, bu tür uygulamaların özünü şöyle tanımladı:</p><p></p><p>"Tek bir amaca hizmet eden bir düzenleme: Vergi dairesini yanıltmak."</p><p></p><p>Hubig, Maliye Bakanı Lars Klingbeil ile vergi kaçakçılığı ve kara para aklamayla daha etkili mücadele için 26 maddelik bir eylem planı hazırladı. Gümrük idaresi bünyesinde "Vergi ve Mali Suçlarla Mücadele Ortak Merkezi" kurulacak. Kara para aklama ve vergi suçlarına ilişkin soruşturma, analiz ve kovuşturma süreçlerini bir araya getirmek için bin 500 yeni kadro planlanıyor.</p><p></p><p><img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/uploads/2026%20-%2007%20-%20Temmuz/77994628_906.jpg" alt="77994628_906"></p><p></p><p><b><i>Almanya Adalet Bakanı Stefanie Hubig (solda) ve Maliye Bakanı Lars Klingbeil, başkent Berlin'de vergi suçları ve kara para aklamayla mücadele için 26 maddelik eylem planını tanıttı. Plan, daha sıkı denetim, yeni soruşturma birimleri ve şüpheli varlıklara daha hızlı el koyma imkânı öngörüyor</i></b></p><p></p><p><b>Paravan kişilere karşı yapay zeka</b></p><p></p><p>Klingbeil, kurulacak ortak merkezin temel unsurlarından birinin yeni bir veri analiz merkezi olacağını şöyle anlattı:</p><p></p><p>"Yapay zeka büyük veri yığınlarının taranmasına karmaşık şirket ağlarının çözülmesine ve paravan kişilerin daha iyi tespit edilmesine yardımcı olacak."</p><p></p><p>Eyaletlerdeki vergi müfettişleri, Federal Kriminal Dairesi ve gümrüğün mali soruşturmacıları önemli dosyalarda daha yakın işbirliği yapacak.</p><p></p><p>Klingbeil, hükümetin ana hedefini şu sözlerle anlattı:</p><p></p><p>"Kimse, yakalanmayacağına güvenememeli. Dürüst olanlar enayi yerine konmamalı. Suç yöntemleriyle ceplerini dolduran vergi kaçakçıları bunun yanlarına kâr kalacağını düşünmemeli."</p><p></p><p>Almanya'da uzun süre tam da bu yaşandı. Bunun örneklerinden biri "Cum-Ex" skandalı. Devlet, 10 yılı aşkın süre boyunca hisse senedi temettüleri üzerinden yalnızca bir kez ödenen ya da hiç ödenmeyen sermaye kazancı vergilerinin birden fazla kez iade edilmesine izin verdi. Skandal ancak 2011'den itibaren çok sayıda soruşturmaya, dava sürecine ve bankaların, yatırımcıların ve denetim kurumlarının sorumluluğuna ilişkin siyasi tartışmalara yol açtı.</p><p></p><p><img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/uploads/2026%20-%2007%20-%20Temmuz/64412671_906.jpg" alt="64412671_906"></p><p></p><p><b><i>Cum-Ex, Almanya'nın en büyük vergi skandallarından biri olarak görülüyor. 2007-2013 yılları arasında hisse temettüleri üzerinden haksız vergi iadeleriyle devlete milyarlarca euroluk zarar veren bu tür yöntemlerin, yeni eylem planıyla daha erken tespit edilmesi ve paravan yapılar üzerinden gizlenmesinin önlenmesi hedefleniyor</i></b></p><p></p><p><b>Ceza muafiyetine son</b></p><p></p><p>Vergi kaçakçılığında ceza muafiyeti sağlayan kendiliğinden bildirim imkânı da sürekli tartışılıyor. Bu uygulama Almanya'da 1919'dan bu yana var. Arkasındaki düşünce şu: Vergi mükelleflerini şimdiye kadar gizledikleri gelirleri gönüllü olarak açıklamaya yöneltmek ve böylece devletin kaybettiği vergileri sonradan tahsil edebilmesini sağlamak.</p><p></p><p>Bu düzenleme, 2008'den itibaren yurt dışında vergilendirilmemiş varlıklar bulunan anonim banka hesaplarına sahip çok sayıda Alman'ın ortaya çıkarılmasıyla büyük önem kazandı.</p><p></p><p>Alman mali makamlarının, İsviçre bankalarındaki Alman müşterilerin verilerini içeren birkaç vergi CD'si satın almasının ardından yalnızca 2011 ve 2012'de yaklaşık 30 bin kendiliğinden bildirim yapıldı. Yakalanmaktan endişe edenler, önce vergi dairesine gidip hesaplarını açıkladı ve ödenmemiş vergileri sonradan ödedi.</p><p></p><p>Ceza muafiyeti sağlayan kendiliğinden bildirim uygulaması Sosyal Demokratların her zaman rahatsız olduğu bir konuydu. Klingbeil bu yaklaşımı şöyle özetledi:</p><p></p><p>"Suç işleyenler artık kendilerini bu kadar kolay satın alarak kurtaramamalı."</p><p></p><p><b>"Porsche ve Rolex'e el konacak"</b></p><p></p><p>Klingbeil, Hubig ile birlikte özellikle ağır suçların daha sert cezalandırılması için de bastırıyor. Organize çete biçiminde işlenen vergi suçları için ceza üst sınırı 10 yıldan 15 yıl hapis cezasına çıkarılacak. Ayrıca vergi suçlarının ağır biçimleri yeniden "ağır suç" sayılacak; bu durumda asgari ceza bir yıl hapis olacak.</p><p></p><p>Klingbeil ve Hubig'in eylem planı, şüpheli yollarla elde edilen varlıklara el konulması için daha fazla imkân da öngörüyor. Şimdiye kadar bu ancak kara para aklama gibi somut bir suçun kanıtlanması ve ceza mahkumiyeti sonrasında mümkün oluyordu.</p><p></p><p>Gelecekte gümrüğün varlıklara 180 gün süreyle el koyabilmesi hedefleniyor. Klingbeil bu düzenlemenin etkisini şöyle anlattı:</p><p></p><p>"Bu durumda önce Porsche ve Rolex'e el konacak. Bu, faillerin gerçekten canını yakacak."</p><p></p><p>İlgili kişilerin daha sonra bu varlıkları yasal yoldan edindiklerini kanıtlaması gerekecek.</p><p></p><p><img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/uploads/2026%20-%2007%20-%20Temmuz/62887219_906.jpg" alt="62887219_906"></p><p></p><p><b><i>Rolex gibi lüks saatler, vergi kaçakçılığı ve kara para aklama soruşturmalarında kolay saklanabilen, değeri yüksek varlıklar arasında sayılıyor. Yeni düzenleme, kaynağı açıklanamayan bu tür servet unsurlarının önce el konulup daha sonra yasal kökeninin kanıtlanmasını öngörüyor</i></b></p><p></p><p><b>Dijital ve analog alanda daha sıkı denetim</b></p><p></p><p>Kripto para alım satımı da yeniden düzenlenecek. Şimdiye kadar kripto paralar, alım ile satış arasında bir yıldan fazla süre geçtiğinde vergiden muaf tutuluyor. Bu değişecek. Klingbeil dijital alandaki yeni denetim araçlarına şöyle işaret etti:</p><p></p><p>"Blok zinciri analizlerini de yerleştireceğiz. Dijital alandaki vergi suçları klasik soruşturma yöntemlerinden giderek daha fazla kaçıyor ve buna tepki vermemiz gerekiyor."</p><p></p><p>Ancak devlet analog ticari hayatta da daha yakından bakmak istiyor. Özellikle büyük miktarda nakdin tezgâh üzerinden geçtiği alanlarda. Yıllık cirosu 100 bin euronun üzerinde olanların 2028'den itibaren zorunlu olarak yazar kasa kullanması gerekecek. Örneğin mücevher ve antika satıcıları bundan etkilenecek.</p><p></p><p><img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/uploads/2026%20-%2007%20-%20Temmuz/73140233_906.jpg" alt="73140233_906"></p><p></p><p><b><i>Kripto paralar, vergi kaçakçılığı ve kara para aklama soruşturmalarında giderek daha önemli bir iz sürme alanına dönüşüyor. Hükümet, blok zinciri analizleriyle dijital işlemleri daha görünür kılmayı ve suç gelirlerinin kripto varlıklar üzerinden gizlenmesini zorlaştırmayı hedefliyor</i></b></p><p></p><p><b>2027 için bir milyar euro ek gelir planlanıyor</b></p><p></p><p>Açıklanan eylem planının mümkün olan en kısa sürede yasama sürecine aktarılması hedefleniyor. İlk sonuçların ağustos ayında alınması bekleniyor. Klingbeil, önlemlerin büyük ölçüde koalisyon ortağı CDU/CSU ile görüşüldüğünü söyledi. Koalisyon içinde bu konuda farklı görüş bulunmadığını şöyle vurguladı:</p><p></p><p>"Buna kesinlikle inanıyorum, koalisyonda hepimiz bunu böyle görüyoruz. Bu nedenle burada hiçbir uyumsuzluk yok."</p><p></p><p>Federal Maliye Bakanı, 2027 bütçe planlamasında ilk gelirleri şimdiden kesin biçimde hesaba katıyor. Vergi suçlarıyla mücadeleden bir milyar euro ek gelir öngördü. Ancak bu miktarın çok daha yüksek olabileceğini düşünüyor.</p><p></p><p><b>Olumlu tepkiler</b></p><p></p><p>Finanzwende adlı sivil toplum kuruluşu, SPD'li bakanların planlarını memnuniyetle karşıladı. Kuruluşun basın açıklamasında, vergi kaçakçılığıyla mücadelenin artık görünüşe göre daha ciddiye alındığı ve daha güçlü biçimde ilerletildiği belirtildi. Şimdi planların eyleme dönüşmesi gerektiği vurgulandı.</p><p></p><p>Muhalefetteki Yeşiller de olumlu görüş bildirdi. Hükümetin büyük bir hamle yaptığı belirtildi. Ancak CDU/CSU'nun ve eyaletlerin, yakında ortaya çıkması muhtemel lobi talepleriyle bu paketi yumuşatma eğilimine kapılmaması gerektiği uyarısı yapıldı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Seçim sisteminin yabancı müdahalelere karşı savunmasız"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/secim-sisteminin-yabanci-mudahalelere-karsi-savunmasiz-9791/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/secim-sisteminin-yabanci-mudahalelere-karsi-savunmasiz-9791/</id>
<published><![CDATA[2026-07-17T08:52:35+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-17T08:52:35+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_60F13E-424A4A-2E67CF-4DB215-B4FFF3-62868C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Trump, Beyaz Saray'dan yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, ABD'deki mevcut seçim sistemini eleştirdi.</p><p></p><p>"Bu akşam, seçim sistemimizdeki şok edici zafiyetleri ortaya koyan kritik istihbarat bilgilerinin derhal gizliliğinin kaldırıldığını ve yayınlandığını duyuruyorum." diyen Trump, bu bilgilerdeki kanıtların ABD seçim sisteminin daha önce hiç düşünülmemiş seviyelerde siber saldırılara, istismara ve yabancı müdahaleye karşı tehlikeli bir şekilde savunmasız olduğunu gösterdiğini kaydetti.</p><p></p><p>Trump, "Daha da rahatsız edici olanı ise bu hayati bilgilerin yıllarca sizden gizlenmiş ve örtbas edilmiş olmasıdır." diyerek eski Demokrat başkanlar Joe Biden ile Barack Obama'yı suçladı.</p><p></p><p>Çin'in 2020'den bu yana 220 milyon ABD seçmen bilgisini ele geçirerek tarihteki en büyük seçim verisi ihlalini gerçekleştirdiğini öne süren Trump, "Bu rezaleti daha da artıran şey ise istihbarat teşkilatımızdaki birçok yapının Çin'in seçimlere sinsi müdahalesine ilişkin bilgileri aktif olarak bastırmak ve küçümsemek için çalıştığı, hem başkandan hem de ABD halkından örtbas ettiği gerçeğidir." dedi.</p><p></p><p>Çin hükümetinin ABD Başkanı olarak kendisi hakkında olumsuz haber yazan ABD'li gazetecileri tespit edip büyük miktarda paralar ödediğini dile getiren Trump, FBI'ın elde ettiği bazı ham istihbarata göre Çin'in ABD seçimlerine müdahale faaliyetlerinin Biden için yasa dışı oy pusulaları üretme girişimini bile içerdiğini bildirdi.</p><p></p><p>Trump, "Bugün, Ulusal İstihbarat Direktörlüğü Ofisi'nden ve CIA'den bu kadar önemli bilgilerin nasıl ve neden gizlendiğini araştırmasını, örtbas etme olayına karışanları görevden almasını ve uygun görülmesi halinde bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunmasını istiyorum." diye konuştu.</p><p></p><p>- "Bu sistem savunulamaz durumda"</p><p></p><p>Çin, Rusya, İran, Kuzey Kore ve devlet dışı gruplar da dahil ABD düşmanlarının ABD seçim altyapısını tehlikeye atma yeteneğine sahip olduğunu düşündüklerini anlatan Trump, ayrıca ABD İç Güvenlik Bakanlığının bir incelemesine göre, ABD seçimlerine kayıtlı yaklaşık 278 bin yabancı uyruklu kişiyi tespit ettiklerini de kaydetti.</p><p></p><p>Trump, "Bu açıklamalar kimsenin savunamayacağı kadar bozuk ve savunmasız bir seçim sisteminin varlığını ortaya koyuyor. Bu sistem savunulamaz durumda. Yüz milyonlarca ABD seçmen dosyası yabancı hükümetlerin elinde, makinelerimiz ve oy sayım sistemlerimiz siber saldırılara, manipülasyona ve yolsuzluğa açık." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>"Bu durum, herhangi bir üçüncü dünya ülkesinden daha kötü. Bizimki gibi seçim sistemine sahip hiçbir üçüncü dünya ülkesi yok." açıklamasında bulunan Trump, ABD'de güvenli ve adil bir seçim sisteminin tesisi için partiler üstü bir yaklaşımla çözüm bulunması gerektiğini söyledi.</p><p></p><p>Trump, bu bağlamda kasımda yapılacak ara seçimlerin dürüst olması gerektiğini belirterek, bunun için Kongre'nin, oy kullanma sırasında kimlik ibrazını mecbur kılan ve mektupla oy kullanmayı sınırlayan Amerika'yı Kurtarma Yasası'nı (SAVE America Act) bir an önce geçirmesi gerektiği çağrısında bulundu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İran, Bahreyn'deki ABD üssünü vurdu</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iran-bahreyndeki-abd-ussunu-vurdu-1200/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iran-bahreyndeki-abd-ussunu-vurdu-1200/</id>
<published><![CDATA[2026-07-17T08:39:04+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-17T08:39:04+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_DE792F-49E714-09B0D9-4B81F6-B56E40-1EF136.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran ordusundan yapılan yazılı açıklamada, ABD'nin saldırılarına karşılık olarak gerçekleştirilen 11. dalga operasyonlar kapsamında Bahreyn'de ABD güçlerinin kullandığı üsse saldırılar düzenlendiği belirtildi.</p><p></p><p>Açıklamada, "İran ordusu, düşmanın kentsel altyapıyı ve masum insanları hedef alan düşmanca eylemlerine karşılık, birkaç saat önce Yıldırım Operasyonu'nun 11. aşamasında Bahreyn'deki Sakhir üssünde bulunan terörist ABD ordusunun helikopterleri ile P-8 keşif uçaklarını Areş yıkıcı insansız hava aracı saldırılarıyla hedef aldı." ifadelerine yer verildi.</p><p></p><p><b>Kuveyt’te ABD’ye ait birçok nokta hedef alındı</b></p><p></p><p>İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD’nin İran’daki telekomünikasyon ve demir yolu çalışanları ile trafikte seyir halindeki araçlara yönelik saldırılarına misilleme olarak Kuveyt’te bulunan ABD noktalarına saldırı düzenlediğini duyurdu.</p><p></p><p>Devrim Muhafızları Ordusu, ABD’ye yönelik saldırılar hakkında bildiri yayımladı.</p><p></p><p>Bildiride, ABD’nin, İran’ın zayıfladığı yönündeki yanlış düşüncelere kapılarak müzakerelerin ortasında saldırılarına yeniden başladığı, telekomünikasyon ve demir yolu çalışanları ile seyir halindeki araçlara saldırı düzenleyerek çok sayıda sivilin hayatını kaybetmesine yol açtığı belirtildi.</p><p></p><p>Bildiride ayrıca, Devrim Muhafızları Ordusu’nun Nasr-2 Operasyonu’nun 12. Dalgası ile ABD saldırılarına karşılık Kuveyt’te bulunan füze savunma tespit ve erken uyarı radarı, silah depoları, karadan karaya füze fırlatma rampası ile bu sistemlere ait çok sayıda yedek füzeyi hedef aldığı kaydedildi.</p><p></p><p>Öte yandan Devrim Muhafızları Ordusu, ABD’ye yönelik misilleme operasyonlarının devam edeceği uyarısında bulundu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD, yabancı öğrenciler için vize kurallarını sıkılaştırıyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-yabanci-ogrenciler-icin-vize-kurallarini-sikilastiriyor-4204/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-yabanci-ogrenciler-icin-vize-kurallarini-sikilastiriyor-4204/</id>
<published><![CDATA[2026-07-17T06:08:53+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-17T06:08:53+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3D9652-6F0B21-5CFAEF-88605C-7A9DB1-C4BC2F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İç Güvenlik Bakanlığı'nın Eylül ayında uygulamaya konacağını açıkladığı yeni kurallar, yabancı öğrencilerin ülkede kalış süresinin dört yılla sınırlanması gibi maddeler içeriyor.</p><p></p><p>Yeni kurallara göre öğrencilerin, dört yıllık öğrenim süresi sonunda ülkede kalabilmek için hükümetten izin almaları gerekecek. Mevcut kurallara göre, eğitim kurumları öğrencilerin vize süresini uzatma yetkisine sahipti.</p><p></p><p>Ayrıca program değiştirme ve üniversiteler ile kolejler arasında geçiş yapma olanakları da kısıtlanacak.</p><p></p><p>İç Güvenlik Bakanlığı yeni kuralların gerekçesinin, "yaygın vize suistimaliyle mücadele etmek ve ulusal güvenliği güçlendirmek" olduğunu açıkladı.</p><p></p><p>Uluslararası Eğitimciler Birliği yeni kuralları "yanlış yönlendirilmiş ve gereksiz" diyerek eleştirdi.</p><p></p><p><b>Şu an vize şartları nasıl?</b></p><p></p><p>Daha önce F-1 vizesi ve J-1 değişim vizesiyle gelen yabancı öğrenciler, ABD'ye "kalıcı oturum izni" kapsamında kabul ediliyordu; bu da, eğitimlerini tamamlayana kadar ülkede kalabilmelerine olanak sunuyordu.</p><p></p><p>Yeni kurallar, bu kalış süresine zaman sınırı getiriyor.</p><p></p><p>İç Güvenlik Bakanı Markwayne Mullin, "Yabancı öğrenciler onlarca yıldır ABD'ye süresiz olarak kabul ediliyor ve bu da binlerce öğrencinin ABD'den ayrılmak zorunda kalmamak için sürekli olarak yeni kurslara kaydolarak göçmenlik sistemimizi kötüye kullanmasına neden oluyor" dedi.</p><p></p><p>ABD'deki lisans programlarının çoğu genellikle dört yıl sürse de, doktora gibi yüksek lisans programları genellikle daha uzun sürüyor.</p><p></p><p>ABD'deki uluslararası öğrencilerin çoğunun, özellikle bilim ve teknoloji alanlarındaki lisansüstü programlarına kayıtlı olduğu biliniyor.</p><p></p><p>Bu programların tamamlanması ve araştırma sonuçlarının bilimsel yayın olarak yayımlanması genellikle daha uzun sürüyor.</p><p></p><p>Araştırma fonlarındaki yetersizlikler ve öğrencilerin kişisel koşulları da eğitim süresinin uzamasına neden olabiliyor.</p><p></p><p><b>Mezuniyetten sonra kaç gün kalabilecekler?</b></p><p></p><p>Yeni kurallar uyarınca yabancı öğrencilerin mezun olduktan sonra ABD'den ayrılmaları veya farklı bir vize türüne geçmeleri için tanınan süre de 60 günden 30 güne indirildi.</p><p></p><p>Yeni kuralları eleştirenler arasında, yabancı öğrenci kayıtları konusunda okullara danışmanlık yapan, kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olan NAFSA (Uluslararası Eğitimciler Birliği) da var.</p><p></p><p>NAFSA CEO'su Fanta Aw, yeni düzenlemenin "uzun yıllardır etkili şekilde işleyen bir sisteme belirsizlik, bürokrasi ve korku aşıladığını" söyledi ve bu düzenleme için ortada yeterli bir gerekçe olmadığını savundu.</p><p></p><p>Yeni kurallar, Donald Trump yönetiminin yabancı öğrenci sayısını azaltma ve ABD'ye göçü kısıtlama yönündeki daha geniş kapsamlı yaklaşımının bir parçasıdır.</p><p></p><p>Trump yönetimi daha önce de, bazı seçkin üniversitelerdeki yabancı öğrenci sayısını sınırlamaya çalışmış ve ABD dış politikasını eleştiren öğrencilerin vizelerini iptal etme girişimlerinde bulunmuştu.</p><p></p><p><b>Gazeteci vizelerine de kısıtlama</b></p><p></p><p>Eylül ayında yürürlüğe girmesi beklenen düzenlemeler, gazetecilere verilen vizeye de kısıtlama getiriyor.</p><p></p><p>"I Visa" olarak bilinen gazeteci vizesi mevcut kurallara göre birkaç senelik verilebiliyor.</p><p></p><p>Ancak yeni kurallar bu vizenin 240 günle sınırlanmasını öngörüyor. Hatta gazeteci Çinliyse, vizeleri 90 günle sınırlanacak.</p><p></p><p>Orijinali İngilizce olan bu makalenin çevirisinde yapay zekadan yararlandık. Yayınlanmadan önce çeviriyi bir BBC gazetecisi kontrol etti. Yapay zekayı nasıl kullandığımız hakkında daha fazla bilgi burada.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Göçmenlerin yerine gazileri işe almayı hedefliyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/gocmenlerin-yerine-gazileri-ise-almayi-hedefliyor-9714/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/gocmenlerin-yerine-gazileri-ise-almayi-hedefliyor-9714/</id>
<published><![CDATA[2026-07-16T09:57:29+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-16T09:57:29+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7C084E-CBD2AE-CC4B6A-FABB21-1C9095-4928C7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>The New York Times'ın haberine göre, Trump, Pensilvanya eyaletinde düzenlenen bir askeri yatırım zirvesi sırasında düzensiz göçmenler hakkında konuştu.</p><p></p><p>Hükümetin düzensiz göçmen kamyon şoförlerine karşı sıkı önlemler aldığını belirten Trump, bu kişilerin yerine gazilerin istihdam edilmesinin hedeflendiğini belirtti.</p><p></p><p>Trump, "Ordumuz için ağır kamyon sürmüş olan her Amerikalı, otomatik olarak ticari sürücü belgesi almaya hak kazanacak." ifadesini kullanırken, konuyla ilgili detay paylaşmadı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Macron'un otelinin yakınında peş peşe patlamalar</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/macronun-otelinin-yakininda-pes-pese-patlamalar-4559/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/macronun-otelinin-yakininda-pes-pese-patlamalar-4559/</id>
<published><![CDATA[2026-07-16T09:20:53+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-16T09:20:53+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_808C9D-FA16A9-8A7A51-4D15E8-48F5A3-B6C5B8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Olay yerine çok sayıda ambulans sevk edilirken, meydana gelen 2 patlamada aralarında 4 güvenlik görevlisinin bulunduğu 18 kişi yaralandı.</p><p></p><p>Patlamanın Şam'ı ziyaret eden Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un kaldığı otelin yakınında bir noktada gerçekleştiği aktarıldı.</p><p></p><p>Patlama sırasında Macron'un Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile görüşmek için Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda olduğu belirtildi.</p><p></p><p><b>Patlamalarda 18 kişi yaralandı</b></p><p></p><p>Suriye devlet televizyonundan yapılan açıklamada, Şam'daki patlamalarda 4'ü polis memuru olmak üzere 18 kişi yaralandı.</p><p></p><p>Şam’ın Hamidiye Çarşısı'na giden yol üzerindeki Adalet Sarayı yanındaki bir kafede 2 Temmuz’da bombalı terör saldırısı düzenlenmiş, 10 kişi ölmüş 21 kişi yaralanmıştı.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İran, Hürmüz'den sonra Babülmendep'i de mi kapatacak?</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iran-hurmuzden-sonra-babulmendepi-de-mi-kapatacak-223/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iran-hurmuzden-sonra-babulmendepi-de-mi-kapatacak-223/</id>
<published><![CDATA[2026-07-16T07:48:22+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-16T07:48:22+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9C9154-C77E67-5D2F53-D95385-4CF748-9AB4A6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran yönetimi, baskıyı artırmak için Hürmüz Boğazı'nın ardından Kızıldeniz'de de gemi trafiğini yavaşlatmayı planlıyor.</p><p></p><p>Tahran destekli Husilerin siyasi büro üyesi Muhammed Farah, pazartesi günkü açıklamasında, ABD'nin Suudi Arabistan'ı Yemen'e saldırması için kışkırttığını öne sürerek, bunun sürmesi halinde Babülmendep Boğazı'nın kapatılabileceği tehdidini savurmuştu:</p><p></p><p>Mevcut durum daha da kötüleşirse, Babülmendep Boğazı ve Hürmüz Boğazı operasyonel bir ittifak kapsamında kapatılacaktır. Bu durumda petrol fiyatları, korkunç bir şokla varil başına 200 dolara fırlayacaktır.</p><p></p><p>Reuters'ın analizine göre, Kızıldeniz'i Aden Körfezi'ne bağlayan boğaz Tahran yönetiminin savaştaki "son kozu" olabilir. Ortadoğu uzmanı Fawaz Gerges, İran'ın ABD'ye hem Hürmüz hem de Kızıldeniz'deki gemi trafiğini aynı anda sekteye uğratabileceği mesajı vermek istediğini söylüyor:</p><p></p><p>İran sonuna kadar gitmeye hazır görünüyor. Tahran hem yakın çevresinde hem de daha geniş bir alanda gerginliği tırmandırıyor. Buradan sadece Hürmüz Boğazı'nın değil Babülmendep Boğazı'nın da risk altında olduğu mesajı çıkıyor.</p><p></p><p>Analistlere göre çatışmanın Körfez'den Kızıldeniz'e doğru yayılması küresel ticaret ve enerji tedarikindeki krizi daha da derinleştirecek. Bu durum Washington ve Tahran'ı yeniden müzakere masasına oturmaya zorlayabilir.</p><p></p><p><b>BAE’den Hürmüz’e alternatif rota: “Savunma amaçlı bir girişim”</b></p><p></p><p>İran devletine ait medya kuruluşu Press TV'nin analizinde de Washington ve Tahran arasındaki mutabakat zaptının tek taraflı olarak Beyaz Saray tarafından bozulduğu, Devrim Muhafızları'nın da savunmadan saldırı odaklı bir stratejiye geçtiği yazılıyor.</p><p></p><p>Analizde, "İki ayrı bölgede küresel deniz taşımacılığını tehdit etme kapasitesinin, İran'ın stratejik nüfuzunu önemli ölçüde artırdığı" vurgulanıyor. Böyle bir hamlenin, özellikle Asya ekonomileri üzerindeki "arabuluculuk yapmak ya da taraf seçmek" baskısını artıracağı ifade ediliyor.</p><p></p><p>Hürmüz ve Babülmendep'in aynı anda kapatılmasının Avrupa'dan Çin, Hindistan ve Japonya'ya kadar geniş bir etki yaratacağı belirtiliyor.</p><p></p><p>Reuters'ın görüş aldığı&nbsp; King's College London'dan Andreas Krieg ise Tahran'ın sadece topyekun savaşın kaçınılmaz olduğunu düşünmesi halinde Husileri kullanarak Babülmendep'i kapatma yoluna gireceğini ifade ediyor.</p><p></p><p>Körfez ülkeleriyse diplomatik çözüm yolunun gittikçe çıkmaza girmesinden endişeli. Suudi Arabistanlı düşünce kuruluşu Körfez Araştırma Enstitüsü'nden Abdulaziz Sager şunları söylüyor:</p><p></p><p>İran'ın zafer kazanması da yenilmesi de bölge için sonuçlar doğuracak. Körfez ülkelerinin çoğu, bu durumun daha istikrarlı bir bölgesel güvenlik ortamı oluşturması halinde, ikinci seçeneğin getireceği bedelleri daha kabul edilebilir bulabilir.</p><p></p><p>ABD Başkanı Donald Trump, 13 Temmuz'daki açıklamasında, Hürmüz'deki deniz ablukasının yeniden yürürlüğe girdiğini ve boğazdan geçen gemilerden ABD tarafından ücret alınacağını duyurmuştu. Bir gün sonraki açıklamasında bu kararından geri dönerek Körfez ülkeleriyle ticaret anlaşmaları yapılacağını söyledi. CNN'in aktardığına göre özellikle Körfez ülkeleri devreye girerek Trump'ı bu fikirden vazgeçirmiş.</p><p></p><p>Husiler, Gazze savaşının başlamasının ardından Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırılar düzenlemişti. Büyük denizcilik şirketlerinin gemilerini Afrika'nın güneyinden dolaştırmasına yol açan saldırılar, taşıma maliyetlerini artırmış ve ABD'yle Britanya'nın Yemen'e hava saldırıları düzenlemesine neden olmuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Reform oylaması Meloni için hezimet oldu</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/reform-oylamasi-meloni-icin-hezimet-oldu-8445/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/reform-oylamasi-meloni-icin-hezimet-oldu-8445/</id>
<published><![CDATA[2026-07-16T07:43:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-16T07:43:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_656A00-7D9298-16AD91-6D3085-1B6419-C4DBB8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İtalya'da Giorgia Meloni'nin seçim yasası reformuna ilişkin değişiklik önergesi parlamentonun alt kanadı olan Temsilciler Meclisi'ndeki oylamada 1 oy farkla reddedildi.</p><p></p><p>Reddedilen önerge, Başbakan Meloni'nin partisi İtalya'nın Kardeşleri (FdI) tarafından sunulmuştu. Önerge, seçmenlere parti listelerindeki adaylar arasında tercihli oy kullanma imkanı tanıyordu.</p><p></p><p>Ancak teklif, yapılan gizli oylamada 188 milletvekilinin aleyhte, 187'sinin lehte oy kullanmasıyla 1 oy farkla reddedildi. Oylama sonucu İtalyan siyasetinde deprem etkisi yarattı.</p><p></p><p>Meloni: Bataklık yine kazandı</p><p>Parlamentodaki oylama sonuçları "Meloni için ağır hezimet" olarak yorumlanıyor. Zira bu sonuçlar, iktidardaki koalisyon hükümetini oluşturan partilerin fire verdiğini ortaya koyuyor.</p><p></p><p>Oysa Başbakan Giorgia Meloni'nin koalisyon ortakları Lig ve Forza Italia Meloni'ye destek sözü vermişti.</p><p></p><p>2022'den beri üç sağcı ve muhafazakâr partiden oluşan bir koalisyonla ülkeyi yöneten Meloni, oylama sonrasında "Elimizden geleni yaptık. Bataklık yine galip geldi" açıklamasını yaptı.</p><p></p><p>Oylama sonucunun "üzerinde düşünmeyi gerektirdiğini" kaydeden Giorgia Meloni, bunun "İtalyanlar için kaçırılmış bir fırsat" olduğunu savundu.</p><p></p><p>Bu, Meloni'nin birkaç ay içinde yaşadığı ikinci siyasi başarısızlık. Daha önce de İtalyan yargı sisteminde reform yapılmasına yönelik referandum Başbakan için yenilgiyle sonuçlanmıştı.</p><p></p><p>Muhalefetten Meloni'ye "istifa" çağrısı</p><p>Merkez sol muhalefet partileri bugünkü oylama sonucunu coşkuyla karşıladı.</p><p></p><p>Muhalefet, koalisyon hükümetinin oylamada fire verdiğini, bunun Meloni'nin artık parlamento çoğunluğu üzerinde tam kontrole sahip olmadığını gösterdiğini savunuyor. Meloni gelecek yıl yapılacak seçimlerde iktidarda kalmak için seçim kurallarını kendi lehine yeniden yazmaya çalışmakla da suçlanıyor.</p><p></p><p></p><p>Sol muhalefet partileri art arda açıklamalarla Meloni'ye istifa çağrısı yapıyor.</p><p></p><p>Giorgia Meloni, yaz tatili sonrasında görevde kalmaya devam ettiği takdirde tek bir kesintisiz dönemde, en uzun süre görev yapan İtalya başbakanı olacak.</p><p></p><p>Meloni uzun süredir seçim sisteminin köklü şekilde değiştirilmesini savunuyor ve İtalya'nın istikrarlı yönetime ihtiyaç duyduğunu söylüyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Merz'ten Trump'a: Seçimlerimize karışmayın</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/merzten-trumpa-secimlerimize-karismayin-312/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/merzten-trumpa-secimlerimize-karismayin-312/</id>
<published><![CDATA[2026-07-16T07:40:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-16T07:40:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_96BCC1-1AE470-57219D-632C85-2C024F-DF8B81.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Trump yönetiminin, "ifade özgürlüğü ve dini özgürlüklere" destek iddiasıyla Avrupa'da göçmen karşıtı, milliyetçi siyasi yapılara destek için 5 milyon dolarlık fon oluşturması Berlin'de rahatsızlığa yol açtı.</p><p></p><p>Başbakan Friedrich Merz, bir gazetecinin sorusu üzerine ABD yönetiminin bu insiyatifine ilişkin görüşünü paylaşırken, Washington'u uyardı.</p><p></p><p>Gazeteci, Merz'e "Sizce bu girişim, bir müttefikin demokrasi savunuculuğu kapsamında mı yer alıyor? Yoksa bunu Avrupa'nın siyasetine müdahale olarak mı görüyorsunuz?" sorusunu yöneltti.</p><p></p><p>Almanya Başbakanı Merz, işte bu soruyu şu sözlerle yanıtladı:</p><p></p><p>"Ben her daim, Amerikan seçimlerine müdahale etmediğimizi söylemişimdir. Bu tutumumuzu da her zaman muhafaza ettik. Bunun karşılığında ben de, Amerikan hükümetinin veya hükümete yakın kurumların, Alman seçimlerine müdahale etmesini istemiyorum. Belki tamamlayıcı olması için şunu da eklemeliyim: Almanya’daki siyasi partilere yurt dışından finansman sağlamak yasa dışıdır. Bu, yasa dışıdır. Özellikle dünyadaki dostlarımızın da, Almanya’da kendimiz için belirlediğimiz bu yasal kurallara uyacaklarını varsayıyorum."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Peter Magyar "Orban devletini" tasfiye ediyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/peter-magyar-orban-devletini-tasfiye-ediyor-4346/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/peter-magyar-orban-devletini-tasfiye-ediyor-4346/</id>
<published><![CDATA[2026-07-16T07:39:17+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-16T07:39:17+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B3DC00-C6F0D3-141D9C-1CB792-6CB6EC-40F796.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Viktor Orban, iktidarı kaybetme ihtimaline karşı önlem aldığını düşünüyordu. Macaristan devleti ve idaresindeki çok sayıda üst düzey kilit makam, hükümeti tarafından yıllar sonrasına kadar sadık isimlerle doldurulmuştu. Bu kişilerin görevden alınması ise parlamentoda üçte iki çoğunlukla alınacak karara bağlanmıştı. Orban bazı kurumları da bu yolla adeta kalıcı hale getirmek istemişti. Bunun ardındaki hesap şuydu: Başka her hükümetin çalışması mümkün olduğunca sabote edilecekti. Orban da perde arkasından, başbakan olmasa bile belirleyici olmaya devam edecekti.&nbsp;&nbsp;</p><p></p><p>Ancak 12 Nisan'da iktidardan seçimle uzaklaştırılan otokratın hesaba katmadığı şey, partisi Fidesz'in (Genç Demokratlar Birliği) ağır seçim yenilgisi ve muhalefet partisi Tisza'nın (Saygı ve Özgürlük) tarihî düzeyde yüksek sayılabilecek üçte iki çoğunluk elde etmesiydi. Macaristan'ın yeni Başbakanı Peter Magyar ve parlamento grubu şimdi bu çoğunluğu bolca kullanıyor ve Orban sistemini hızla tasfiye ediyor. Magyar buna "Araf Operasyonu" adını veriyor.</p><p></p><p>Bu operasyonun en önemli bölümü de Peter Magyar'ın geçen hafta Ankara'da katıldığı NATO Zirvesi ve ardından Türkiye'de yaptığı tatil sonrası, Pazartesi günü (13.07.2026) hayata geçirildi: Macaristan Parlamentosu, Magyar ve hükümetinin Haziran sonunda önerdiği kapsamlı anayasa değişikliklerini kabul etti.</p><p></p><p>Değişikliklerle bir yandan Orban sisteminin önemli görevlileri makamlarını bırakmak zorunda bırakılıyor. Bunlar arasında Cumhurbaşkanı Tamas Sulyok ve dört Anayasa Mahkemesi yargıcı da var. Peter Magyar, Sulyok'u ve Anayasa Mahkemesi Başkanı Peter Polt gibi başka isimleri defalarca "Orban'ın kuklaları" diye nitelemiş ve seçim kampanyası sırasında onların görevden alınmasını sağlayacağını açıklamıştı.</p><p></p><p>Diğer yandan anayasa değişiklikleri, hukuk devletini hedef alan Orban'ın ağır kısıtlamalarını iptal ediyor. Örneğin Anayasa Mahkemesi, eski yetkilerine yeniden kavuşuyor ve yargının bağımsızlığı genel olarak güçlendiriliyor. Yalnızca üçte iki çoğunlukla değiştirilebilecek yasaların sayısı azaltılıyor. Ayrıca yasa dışı yollarla elde edilen varlıkların geri alınması için bir kurum kuruluyor. Son olarak milletvekillerinin en fazla üç dönem görev yapabilmesi öngörülüyor.</p><p></p><p>Ne kadar ileri gidilebilir?</p><p>Popülist ve otokratik rejim sistemlerinin bertaraf edilip yerlerine demokrasinin yeniden kurulup kurulamayacağı sorusu, AB'de en geç Orban'ın 2010'dan itibaren yükselişe geçmesinden bu yana yoğun biçimde tartışılıyor. Bu tartışma, haksızlıkları gidermek için ne kadar ileri gidilebileceği ya da gidilmesi gerektiği sorusunu da içeriyor.</p><p></p><p>Peter Magyar hükümeti için iki ayın ardından şu söylenebilir: Hiç de çekingen davranmıyor. Donald Tusk hükümetinin Polonya'da sahip olmadığı gerekli çoğunluğa sahip olduğu için, bunun nasıl yapılabileceğini yüksek hızda gösteriyor. Aynı zamanda Tisza partisinde ve Macarların önemli bir bölümünde, Orban rejimiyle radikal biçimde hesaplaşma yönünde siyasi irade bulunuyor.</p><p></p><p>Hava, Orta ve Güneydoğu Avrupa'nın bazı ülkelerinde 1989 dönüşüm yılında yaşanan atmosfere benziyor. Macaristan'da pek çok kişi "sistem değişiminden" söz ediyor. Bu anlaşılır bir durum. Çünkü Orban ve çevresindeki dar güç çevresi, 16 yıl boyunca birçok Macar'ın sonunda giderek daha katlanılmaz bulduğu bir kendini beğenmişlik ve keyfilikle hüküm sürdü. Bu koşullar altında Orban devletinin radikal biçimde geri dönüştürülmesii de olağan şartlardakinden farklı bir ışık altında görünüyor.</p><p></p><p>Peter Magyar, anayasa değişikliklerine yönelik bütün itirazları reddetti. Magyar'a göre mevcut Temel Yasa'ya dokunmamak "Macar ulusuna ihanet" olurdu. Çünkü bu metin, Orban'ın partisi Fidesz ile ona bağlı küçük Hristiyan Demokrat Halk Partisi'nin (KDNP) kurduğu mafya sisteminin, yani "Cosa Nostra'nın temel belgesi" idi. Gerçekten de Orban, son 15 yılda anayasayı kendi ihtiyaçlarına göre biçimlendirmişti. Üstelik bunu, birçok anayasa hukukçusuna göre bir anayasada yeri olmayan ayrıntılara kadar yapmıştı.</p><p></p><p>Orban demokrasinin sonunu ilan ediyor</p><p>Orban'ın partisi Fidesz ile KDNP'nin parlamento grupları, Pazartesi günkü oturumu boykot etti ve oylamaya katılmadı. Orban ve başka Fidesz siyasetçileri günlerdir anayasa değişiklikleriyle birlikte "Macaristan'da demokrasinin ve hukuk devletinin sonunun" geleceğini söylüyordu.</p><p></p><p>Fidesz'in Budapeşte'de protesto mitingi çağrısına ise geçen Perşembe (09.07.2026) yalnızca birkaç bin kişi katıldı. Bu, daha önce Fidesz mitinglerine gelen on binlerce, hatta yüz binlerce kişiyle keskin bir tezat oluşturuyordu. O mitinglere katılım çoğu zaman Orban'ın devlet gücü tarafından dayatılıyordu.</p><p></p><p>Ancak Orban cephesindeki çözülme bununla da sınırlı değil ve hızla devam ediyor. Pazartesi günkü oylamadan kısa süre önce, bir dönem Orban'ın iktidar hiyerarşisinde üçüncü isim olan Fidesz Grup Başkanı Gergely Gulyas istifasını açıkladı. Gulyas, artık grubu yönetebilecek durumda olmadığını söyledi. Ağır seçim yenilgisinin ardından milletvekilliği görevinden vazgeçen, ancak birkaç hafta önce yeniden Fidesz Genel Başkanı seçilen Viktor Orban ise bu sırada ABD'deki Futbol Dünya Kupası'na gitmek üzere yoldaydı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD ordusu testosteron eksikliği taramasına başlayacak</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-ordusu-testosteron-eksikligi-taramasina-baslayacak-9974/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-ordusu-testosteron-eksikligi-taramasina-baslayacak-9974/</id>
<published><![CDATA[2026-07-16T07:25:17+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-16T07:25:17+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D7EC85-F19456-F22309-B890F5-98F948-426DBC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>X'te "Yüksek-T [testosteron] Departmanı" başlığıyla paylaşılan bir videoda Hegseth, askerlerin "en iyi şekilde görev yapabilmeleri için doğru testosteron seviyelerine sahip olduklarından emin olmak" amacıyla bu tarama programını onayladığını belirtti.</p><p></p><p>Testosteron seviyesi düşük olan askerlere gönüllü hormon replasman tedavisi sağlanacak ve 30 yaş altı personel için testler isteğe bağlı olacak.</p><p></p><p>Hegseth kadın personelin de bu taramaya tabi tutulup tutulmayacağına dair bir bilgi vermedi. Kadınların da testosteron seviyeleri yaş aldıkça düşüyor.</p><p></p><p>BBC konuyla ilgili yorum almak için Pentagon'la iletişime geçti.</p><p></p><p><b>'Savaşçılarımıza en iyi sağlık hizmetini sunuyoruz'</b></p><p></p><p>Hegseth Çarşamba günü yayınlanan videoda, "Savaşçılarımıza dünyanın en iyi sağlık hizmetini sunmakla yükümlüyüz ve bu program da bu yükümlülüğümüzün bir parçası" diye konuştu.</p><p></p><p>"Uzun vadeli sağlığınıza dikkat etmek, sadece bir sonraki görevlendirmeniz için değil, hayatınızın geri kalanı için de yeterli güç ve dirence sahip olacağınız anlamına gelir" diyen Hegseth, "Böylece üniformanızı çıkardıktan çok sonra da uzun süre yaşamınızı en iyi şekilde sürdürebilirsiniz" diye ekledi.</p><p></p><p>ABD ordusunda yapay kas geliştirme gibi tıbbi olmayan amaçlarla ve doktor reçetesi olmadan testosteron kullanımı kesin kurallarla yasaklanmış durumda.</p><p></p><p>Hegseth videoda yeni programın "yapay performans artırımıyla ilgili olmadığını" söyledi.</p><p></p><p><b>'Derhal yürürlüğe girecek'</b></p><p></p><p>Pentagon sözcüsü Sean Parnell, zorunlu testosteron eksikliği taramasının 30 yaş ve üzeri tüm aktif görevli ve yedek birlik personeli için derhal yürürlüğe gireceğini belirtti.</p><p></p><p>'Bu protokolun, bakanlığın hedefe yönelik bir testosteron tedavisi sunmasını olanak sağlayacağını' ifade eden Parnell, taramanın "sağlıklı, yetkin ve üstün savaş kabiliyetine sahip bir savaş gücünün sürdürülmesini garantileyeceğini" söyledi.</p><p></p><p>Pentagon kadın personelle ilgili sorularıysa yanıtsız bıraktı. Kadın askerlerin test edilip edilmeyeceği ve kadın askerlerin perimenopoz dönemine girdiklerinde östrojen bazlı hormon tedavisi için değerlendirilip değerlendirilemeyeceği sorulduğunda Pentagon, Hegseth ve Parnell'in açıklamalarına ekleyecek bir yorumunun olmadığını belirtti.</p><p></p><p>Illinois eyaletinden Demokrat Senatör Tammy Duckworth, Hegseth'in videosuna yanıt olarak, "Bu bana cinsiyet uyumunu destekleyici bir hizmet gibi geliyor" yazdı ve Hegseth'in daha önce trans bireylerin ordudan çıkarılması yönündeki talimatına işaret etti.</p><p></p><p>Irak Savaşı gazisi ve Senato Silahlı Kuvvetler Komitesi üyesi olan Duckworth, Savunma Bakanı'na hem erkek hem de kadın personelin hormon testlerine erişiminin sağlanması çağrısında bulundu.</p><p></p><p>Duckworth, Associated Press'e (AP) yaptığı açıklamada, "Cesur askerlerimizin tamamı için hormon taramalarını genişletelim ve doğurganlık sorunlarının erken teşhis edilmesine yardımcı olalım" dedi ve araştırmaların, ordudaki hem kadın hem de erkek personelin, genel nüfusa kıyasla "orantısız şekilde daha yüksek kısırlık oranlarına sahip olduğunu" gösterdiğini hatırlattı.</p><p></p><p><b>Testosteron ve sağlık ilişkisi</b></p><p></p><p>ABD Gıda ve İlaç İdaresi'nin (FDA) orduda testosteron taraması ve kullanımı konusundaki uzmanlar paneline geçen yıl başkanlık eden Dr. Mohit Khera, BBC'ye yaptığı açıklamada, 30 yaş üstü tüm erkeklerin taramadan geçmesi gerektiğini, çünkü testosteron düzeyinin bir kişinin mevcut ve gelecekteki genel sağlık durumunun en önemli göstergesi olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Baylor Tıp Fakültesi üroloji profesörü Khera, düşük testosteron seviyesinin erkekleri "kas kütlesi ve enerji açısından dezavantajlı duruma düşürebilceğini ve bunun savaşta sorun yaratabileceğini" belirtti.</p><p></p><p>Ancak Khera, "Bir kişide herhangi bir belirti yoksa ona rastgele testosteron vermemeye dikkat etmelisiniz" diye de ekledi.</p><p></p><p>Khera'ya göre, hormon replasman tedavisinin kas kütlesinde artış, yağ birikiminde ve depresyon riskinde azalma gibi faydaları var; "Ayrıca zamanla kemik mineral yoğunluğuna da yardımcı olabiliyor."</p><p></p><p>Ancak bunun herkes için uygun olmadığını da sözlerine ekliyor.</p><p></p><p>Khera, "Genç erkekler testosteron alırlarsa, bu onları kısırlaştırabilir. Dikkatli olmak gerekiyor. Bir kişi üreme çağındaysa, bunun onu kısırlaştırabileceğini anladığından emin olmanız gerekir" diyor.</p><p></p><p>Ayrıca bunun teorik olarak kardiyovasküler riskte artışa da yol açabileceğini de belirtiyor.</p><p></p><p><b>Neden şimdi?</b></p><p></p><p>Hegseth'in açıklaması, ABD Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr. ve bazı diğer yetkililerin benzer açıklamalarının ardından geldi.</p><p></p><p>Kennedy ve diğerleri, doktorların erkeklere testosteron reçete etmesinin önündeki engellerin kaldırılmasından yana.</p><p></p><p>Sağlık Bakanı bunu ulusal "doğurganlık krizi"ne çözüm olarak gündeme getirmişti.</p><p></p><p>FDA da geçen ay testosteron replasman tedavisi ürünlerinin etiketlerindeki güvenlik ve etkinlik bilgilendirmelerinin kaldırılmasını talep etmiş ve testosteron ürünlerine yönelik reçeteleme sınırlarının gevşetilmesini tavsiye etmişti.</p><p></p><p>ABD Başkanı Donald Trump da Ocak 2025'te göreve gelir gelmez bir kararname imzalayarak trans bireylerin orduya katılmasını yasaklamış ve mevcut trans bireylerin de ordudan atılmasını istemişti. Ancak bu kararname hakkındaki yasal süreç devam ediyor.</p><p></p><p>Orijinali İngilizce olan bu makalenin çevirisinde yapay zekadan yararlandık. Yayınlanmadan önce çeviriyi bir BBC gazetecisi kontrol etti. Yapay zekayı nasıl kullandığımız hakkında daha fazla bilgi burada.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD'nin Libya'daki derin adımları</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abdnin-libyadaki-derin-adimlari-9632/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abdnin-libyadaki-derin-adimlari-9632/</id>
<published><![CDATA[2026-07-16T06:52:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-16T06:52:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_790B4F-71DC62-C47C53-61105A-0E04FD-63ED9A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Washington'ın Libya kurumlarını birleştirmeye ve tek bir yürütme organına yönelmeye dönük girişimlerini destekleme amacıyla yürüttüğü seferberlik ile Afrika Sahil bölgesindeki -özellikle Mali'deki gerginliklerin tırmanması- gelişmeler arasında sıkışan Moskova, Batı ve Kuzey Afrika'daki bölgesel ve uluslararası nüfuzunu korumaya yönelik jeopolitik bir sınavla karşı karşıya. Bu durum, Libya'nın Rusya için Akdeniz ve Afrika Sahil bölgesine açılan bir kapı niteliği taşıması nedeniyle daha da önem kazanıyor. Peki Moskova, bölgedeki nüfuz araçlarını yeniden düzenleyerek genişlemesini koruma konusunda başarılı olabilecek mi?</p><p></p><p><b>Hareket kabiliyeti önündeki zorluk</b></p><p></p><p>Washington merkezli Stratejik Politika ve Barış Merkezi Müdür Halid el-Muşeyti, Rusya'nın Libya'daki rolünün önceki yıllara kıyasla belirgin bir gerileme yaşadığını belirtiyor. Muşeyti, diplomatik düzeyde bile geçtiğimiz yıldan bu yana Libya'nın üst düzey Rus yetkililerin ziyaretine tanık olmadığını, buna karşılık ABD'nin Libya'daki diplomatik ve istihbarat hareketliliğinin art arda sürdüğünü, bunun da Rus varlığında görece bir gerilemeyi yansıttığını vurguluyor.</p><p></p><p>Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı analize göre Muşeyti, bu gerilemeyi Moskova'nın askeri ve ekonomik kapasitesinin büyük bölümünü tüketen Ukrayna savaşıyla meşgul olmasına bağlıyor. Bu durumun Rusya'yı ister genel olarak Afrika'da ister özellikle Libya'da olsun, nüfuzunu genişletmesine imkan tanımayan bir konuma soktuğunu düşünen Muşeyti ayrıca, bölgedeki ABD varlığının artmasının, Rusya'nın nüfuzunu güçlendirmeye yönelik herhangi bir hareketini daha da zorlaştırdığına dikkati çekti.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Temmuz%202026/libya-1.jpg" alt="libya-1"></p><p></p><p><b><i>Libya'nın güneydoğusunda Libya Ulusal Ordusu tarafından düzenlenen Onur Kalkanı 2 Askeri Tatbikatından bir kare</i></b></p><p></p><p>Independent Arabia'ya konuşan Muşeyti, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, ABD Başkanı Donald Trump ile gerginliği artırabilecek her türlü adımdan, özellikle bu adımların Afrika'da veya Libya'da Rus genişlemesi olarak yorumlanabilecek nitelikte olması durumunda, kaçınmaya özen gösterdiğini belirtti. Bu tür adımların, Moskova ile Washington arasında olası bir yakınlaşma veya mutabakatı engelleyebileceğini kaydetti.</p><p></p><p>Rusya'nın mevcut aşamadaki önceliğinin, dış nüfuzunu genişletmeye çalışmaktan ziyade, başta Afrika Sahil bölgesindeki nüfuzunun sarsılma ihtimali, Libya'daki konumunu koruma ve Ukrayna savaşından etkilenen kaynaklarını yönetme gibi doğrudan zorluklarını idare etmek olduğunu belirten Muşeyti, bu durumu, Rusya'nın Libya'daki faaliyet düzeyinin önceki dönemlere kıyasla gerilemesi olarak açıkladı.</p><p></p><p>Muşeyti, Rusya'nın Libya dosyasındaki tek nüfuz aracının, Akdeniz ve Afrika Sahil bölgesine açılan başlıca bir sıçrama noktası olarak değerlendirdiği Libya'daki genişlemesini korumak amacıyla, ABD girişimiyle ilgili olarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde alınacak herhangi bir kararı engellemek olduğunu belirtti.</p><p></p><p><b>Çıkar çatışması</b></p><p></p><p>Öte yandan uluslararası hukuk ve diplomatik ilişkiler profesörü Yusuf bin Osman, Libya'da yaşanan jeopolitik dönüşümlerin, krizin artık iktidar mücadelesi veya devlet inşası süreçlerindeki tıkanıklıkla sınırlı olan iç boyutla açıklanamayacağını, aksine büyük güçlerin stratejik çıkar hesapları ve nüfuz alanlarını yeniden şekillendirme düşüncesiyle hareket ettiği daha geniş bir uluslararası tablonun parçası haline geldiğini vurguladı.</p><p></p><p>ABD ile Rusya arasında Libya sahnesinde artan rekabetin, Libya dosyasının yerel bir krizden, hayati konumlar ve güç dengeleri üzerindeki uluslararası rekabet alanlarından birine dönüştüğünü yansıttığına işaret eden Bin Osman, bu rekabetin bazı boyutlarıyla, Washington ile Sovyetler Birliği arasındaki Soğuk Savaş döneminin, tarafların doğrudan çatışma yerine genellikle bölgesel vekil sahalar üzerinden mücadeleyi yürüttüğü mantığının izlerini taşıdığını kaydetti.</p><p></p><p>Mevcut çatışmanın artık kapitalizm ile komünizm arasındaki ideolojik boyuta dayanmadığını ifade eden Bin Osman, aksine enerji, stratejik konumlar ve bölgesel ile uluslararası dengeleri etkileme kapasitesiyle ilişkili çok daha pragmatik değerlendirmelerin bu süreci yönlendirdiğini söyledi.</p><p></p><p>Bin Osman, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p></p><p>“Tarihsel bir bakış açısıyla, Rusya'nın Libya ve Akdeniz bölgesine olan ilgisi mevcut dönemin ürünü değildir. Akdeniz'in güneyine erişim sağlamak ve Avrupa'ya yakın bölgeler ile Afrika'nın derinliklerindeki varlığı güçlendirmek, Sovyet döneminden bu yana Moskova için stratejik bir hedef teşkil etmiştir. Soğuk Savaş'ın sona ermesinin ardından Rus nüfuzunun gerilemesinin ardından Moskova, son yıllarda bölgesel krizlerin geride bıraktığı siyasi ve güvenlik boşluklarından yararlanarak stratejik bölgelere geri dönmek suretiyle uluslararası bir güç olarak konumunu yeniden kazanmaya çalıştı."</p><p></p><p>Öte yandan ABD, Libya'yı Akdeniz, Kuzey Afrika ve Sahil bölgesindeki güvenlik denkleminin önemli bir parçası olarak görüyor. Bin Osman'a göre ABD’nin bu sebeple artan hareketliliği, Washington'ın Libya sahnesindeki varlığını yeniden güçlendirme isteğinden bağımsız değerlendirilemez. Bu istek, ister kurumların birleştirilmesi ve bölünmenin sona erdirilmesi süreçlerini destekleme yoluyla, isterse başında Rusya'nın geldiği rakip güçlerin genişlemesini sınırlama yoluyla olsun her durumda da geçerli. Bin Osman, ABD'nin genişlemesinin Moskova'yı Libya'daki konumunu koruma amacıyla araçlarını gözden geçirmeye itebileceğini, ancak bunun mutlaka bir tırmanışla değil, stratejisini yeni dönüşümlere uyarlayarak gerçekleşebileceğini değerlendirdi.</p><p></p><p><b>İttifakların Yeniden Düzenlenmesi</b></p><p></p><p>Diplomatik düzeyde Rusya'nın, Libya denklemi içinde belirli bir tarafla sınırlı kalmamak amacıyla siyasi varlığını yoğunlaştırmaya ve farklı Libyalı taraflarla iletişim kanallarını genişletmeye yönelebileceğini açıklayan Bin Osman'a göre siyasi düzeyde ise Rusya, ittifaklar ağını yeniden düzenleyerek ve gelecekteki herhangi bir çözüm sürecinde kendisine rol garanti edecek daha esnek ilişkiler kurmaya çalışabilir.</p><p></p><p>Bin Osman, Moskova'nın Libya'daki ittifaklar ağını yeniden düzenlemesinin, Çin ile ilişkisi veya Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) içinde bazı ülkelerle tutumların yakınlaşması gibi uluslararası düzeyde bilinen geleneksel ittifakları kastetmediğini belirtti. Bin Osman'a göre burada Rusya'nın sahadaki varlığını sürdürmek için dayandığı bölgesel ve yerel nüfuz ağı kastediliyor.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Temmuz%202026/libya-2.jpg" alt="libya-2"></p><p></p><p><b><i>Rusya, belirli bir tarafla sınırlı kalmamak için Libya’daki çeşitli taraflarla iletişim kanallarını genişletme yönünde adım atabilir</i></b></p><p></p><p>Bin Osman, özellikle Libya özelinde Moskova'nın, siyasi aktörler, resmi kurumlar ve etkili yerel liderleri kapsayacak şekilde doğu ve batıdaki farklı Libyalı güç merkezlerine daha fazla açılarak iletişim çemberini genişletebileceğini ve nüfuzunu tek bir eksene hapsetmeyebileceğini belirtti. Bu yönelim, Rusya'nın gelecekteki herhangi bir siyasi çözüm sürecinde taraf olarak varlığını garanti altına almasını amaçlıyor. Zira Bin Osman'a göre önümüzdeki dönem, yalnızca önceki nüfuz araçlarına dayanmaya izin vermeyebilir ve ilişkiler kurmada daha fazla esneklik gerektirebilir.</p><p></p><p>Güvenlik boyutunda ise Moskova, etki araçlarından biri olarak nüfuz kartlarını elinde tutmaya devam edebilir. Ancak Bin Osman'a göre Rusya, Libya'daki nüfuzun geleceğinin yalnızca güçle değil, devlet inşası süreçlerini ve kurumların yeniden yapılandırılmasını etkileme kapasitesiyle belirleneceğinin farkında olarak, bu kartları güvenlik gücü ile diplomatik hareketi bir araya getiren daha geniş bir yaklaşım içinde bütünleştirmeye çalışabilir.</p><p></p><p>Bölgesel düzeyde ise Bin Osman, Rusya'nın Mısır ve Kuzey Afrika ile Ortadoğu'da Libya dosyasında doğrudan etkiye sahip diğer bazı bölgesel aktörlerle koordinasyonunu güçlendireceğini, bunun yanı sıra Afrika Sahel bölgesindeki uzantılarını da koruyacağını değerlendirdi. Zira Libya, Moskova açısından Akdeniz ile Afrika'nın derinlikleri arasında stratejik bir bağlantı noktası haline gelmiş durumda.</p><p></p><p>Bin Osman, Rusya'nın karşı karşıya bulunduğu en büyük zorluğun çift yönlü baskılarla mücadele etmesi olduğunu açıklıyor. Bir yandan, özellikle Mali ve diğer bazı Sahil ülkelerindeki artan Rus varlığının hassasiyeti göz önüne alındığında, Batı ve ABD'nin Rusya'nın Afrika Sahil bölgesindeki nüfuzunu sınırlama girişimi bulunuyor. Diğer yandan ise Libya'daki yeni ABD hareketliliği, Akdeniz ve Avrupa'ya yakın stratejik bir noktaya baskı uyguluyor.</p><p></p><p>Bin Osman, Moskova'nın kendisini çok daha karmaşık bir denklemle karşı karşıya bulacağını belirtiyor. Bu denklemin başında, güneyde Afrika Sahil bölgesindeki kazanımlarını korurken, aynı zamanda kuzeyde Libya'daki konumunu kaybetmemek geliyor. Bu durum Rusya'yı, mutlaka yeni müttefikler arayışına girmekle sınırlı kalmadan, ilişkilerini çeşitlendirerek siyasi, diplomatik ve güvenlik alanlarındaki manevra alanını genişletmeye itebilir. Bin Osman, Rusya'nın sahneden çekilme durumunda olmadığını, aksine Afrika Sahil bölgesinden Akdeniz'e uzanan nüfuz koridorunu korumaya çalıştığı bir yeniden konumlanma sürecinde bulunduğunu vurguladı. Bu süreçte ABD ise bu alanı daraltmaya ve güç dengelerini kendi konumlanması ile müttefikleri lehine yeniden şekillendirmeye çalışıyor. Bin Osman, Libya'nın, her iki tarafın da stratejik hedeflerine ulaşmak için siyasi, diplomatik ve güvenlik araçlarını kullanma kapasitesini sınayan bir test alanına dönüşebileceğinin de altını çizdi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"ABD'nin bölgedeki saldırı altyapısını yok edeceğiz"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abdnin-bolgedeki-saldiri-altyapisini-yok-edecegiz-5903/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abdnin-bolgedeki-saldiri-altyapisini-yok-edecegiz-5903/</id>
<published><![CDATA[2026-07-16T06:17:04+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-16T06:17:04+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7B66BE-B5B147-2C5C24-EBF35A-83B272-2C501A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Muhibbi, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, "Düşman, savaşın mevcut denklemini sürdürerek yıpratma savaşına gireceğini düşünmemeli." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Tuğgeneral Muhibbi, "İran'ın operasyonları şu anda ABD'nin bölgedeki saldırı altyapısını yok etmeye odaklanmış durumda. Ardından sonraki adımlar başlayacak." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Los Gallardos orman yangınında can kaybı 12'ye yükseldi</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/los-gallardos-orman-yangininda-can-kaybi-12ye-yukseldi-7387/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/los-gallardos-orman-yangininda-can-kaybi-12ye-yukseldi-7387/</id>
<published><![CDATA[2026-07-16T02:52:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-16T02:52:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5C6E90-6E1626-C5B274-9AB7C0-09DBCE-A0063C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p><b>Shakhsanam KURBANOVA</b></p><p></p><p>Endülüs Bölgesi Acil Durumlar Sorumlusu Antonio Sanz'ın açıklamasına göre yangın şu ana kadar 6.600 hektarlık alanı yakıp kavurdu. Yangın nedeniyle yerinden edilen kişi sayısı 1.448'e ulaşırken, bunlardan 164'ü resmi barınma merkezlerine yerleştirildi; diğerleri ise yakın bölgelerdeki Mojácar ve Vera gibi kasabalarda akrabalarının yanında veya otellerde kaldı. Kurbanların bir kısmının, alevlerin sardığı araçların içinde bulunduğu bildirildi.</p><p>YANGININ NEDENİ ÇÜRÜMÜŞ ELEKTRİK DİREĞİ</p><p>Soruşturma kayıtlarına göre yangının çıkış noktası, bir elektrik hattı kablosunun düşmesiyle ilişkilendiriliyor; bölgedeki bir direğin çürümüş ve özel mülkiyette olduğu yönünde bulgular basına yansıdı. Saatte 20-30 kilometre hızında esen, zaman zaman 40 kilometreye ulaşan güneybatı rüzgârı, söndürme çalışmalarını büyük ölçüde zorlaştırdı. Yangının doğu kesiminde, ekiplerin uyguladığı "teknik yangın" yöntemiyle olumlu sonuçlar alınırken, batıdaki daha engebeli arazide El Marchal yerleşimine doğru ilerleyen alevler endişe kaynağı olmaya devam etti.</p><p>KİMLİK TESPİTİ SÜRÜYOR, HAYVANLAR İÇİN KURTARMA SEFERBERLİĞİ</p><p>Guardia Civil'in Kriminalistik Biyoloji Departmanı, hayatını kaybeden 12 kişinin genetik profillerini çıkarmayı tamamladı, ancak otopsi süreci kimliklerin netleştirilmesi konusunda henüz sonuçlanmadı. Öte yandan hayvan koruma örgütleri, Guardia Civil ile koordineli şekilde yangın bölgesinde mahsur kalan evcil hayvanları kurtarmak için lojistik bir operasyon başlattı; vatandaşlardan kaybolan hayvanları bildirmeleri istendi. Endülüs yönetimi, yerinden edilen yaklaşık 600 kişinin Los Castaños, Almocaízar, Alfaix ve Los Gallardos kamp alanına güvenli dönüşünü de duyurdu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Trump'tan U‑dönüşü: Hürmüz ücreti iptal</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/trumptan-udonusu-hurmuz-ucreti-iptal-5192/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/trumptan-udonusu-hurmuz-ucreti-iptal-5192/</id>
<published><![CDATA[2026-07-15T09:33:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-15T09:33:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0C3802-B050C2-1D1BF0-A00BA5-E49AD5-6C6FCF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD ile İran arasındaki çatışmalar, Ortadoğu'da hem deniz hem de hava taşımacılığını yeniden tehlikeye soktu.</p><p></p><p>Avrupa Birliği Havacılık Güvenliği Ajansı (EASA), tırmanan gerilim nedeniyle bugün havayolu şirketlerini bölgede gerçekleştirilecek uçuşlar konusunda uyardı.</p><p></p><p>EASA uyarısında, Bahreyn, Kuveyt, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) hava sahasında ve Umman Körfezi suları üzerinde uçuş gerçekleştirilmesinden kaçınılmasını istedi, uyarının 29 Temmuz'a kadar geçerli olacağı kaydedildi.</p><p></p><p><b>Petrol fiyatları dört haftanın en yüksek seviyesine ulaştı</b></p><p></p><p>ABD ile İran arasında alevlenen ve bölgeye yayılan çatışmalar bölge halklarını ve aynı zamanda küresel ekonomiyi tehdit ediyor.</p><p></p><p>Çatışmaların odağında, küresel enerji tedariği açısından kilit öneme sahip Hürmüz Boğazı yer alıyor.</p><p></p><p>Hürmüz'ün yeniden savaş alanına dönmesiyle birlikte petrol fiyatları son dört haftanın zirvesine ulaştı.</p><p></p><p>ABD Başkanı Donald Trump'ın, cumartesi günü Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapattığını duyuran İran'a tepki olarak attığı adımlar da endişeleri artırıyor.</p><p></p><p><b>ABD ve İran'ın karşılıklı Hürmüz restleşmeleri sürüyor</b></p><p></p><p>İran limanlarına ablukayı yeniden yürürlüğe koyacaklarını duyuran Trump, dün Hürmüz Boğazı'ndan sağlayacakları güvenli geçiş karşılığında ticari gemilerden ücret alacaklarını duyurmuştu.</p><p></p><p>ABD ordusunu artık "Hürmüz Boğazı'nın Koruyucusu" olacağını iddia eden Trump, bunun karşılığında, ticari gemilerle sevkiyatı yapılan kargo değerlerinin yüzde 20'si oranında bir ücret alacaklarını söylemişti.</p><p></p><p>Bunun üzerine İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de bir açıklama yaparak "ABD Başkanı kesinlikle haklı. Ticari gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan güvenli ve emniyetli bir şekilde geçişini sağlayan her kim olursa olsun, bu hizmet karşılığında tazminat almalıdır" görüşünü savundu.</p><p></p><p>Arakçi ayrıca "İran, her zaman bu boğazın koruyucusu olmuştur ve sonsuza dek öyle kalacaktır. Yüzde 20 elbette çok fazla. Adil davranacağız" sözlerini kaydetti.</p><p></p><p><b>Trump bir gün sonra geri adım attı</b></p><p></p><p>Ancak Trump, bu planından bir gün sonra geri adım attı. Trump bugün Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, "son derece verimli görüşmeler" yürüttüğünü belirterek, geçiş ücretinin yerine ABD ile Körfez ülkeleri arasında yapılacak ticaret ve yatırım anlaşmalarının devreye gireceğini duyurdu. Söz konusu yatırımların "büyük ölçekli" olacağını savunan Trump, hangi ülkelerle görüştüğüne dair bilgi vermedi.</p><p></p><p>Trump, Irak Başbakanı Ali el-Saidi ile düzenlediği basın toplantısında da "kimsenin Hürmüz için ücret talep etmemesi gerektiğini" söyleyerek, "Ücret konseptini sevmiyorum" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, ABD'nin dün duyurduğu geçiş ücreti planının fiilen rafa kaldırıldığı şeklinde değerlendirildi.</p><p></p><p><b>İran'ın saldırısında bir Hintli gemici öldürüldü</b></p><p></p><p>Ama her iki taraf, Hürmüz'de güveni sağlayacak bir uzlaşı sağlamak yerine, karşılıklı saldırılarla bölgeyi daha büyük istikrarsızlığa sürüklüyor.</p><p></p><p>ABD, İran'ı vurmaya devam ederken, Tahran rejiminin de boğazda iki tankeri seyir füzeleri ile hedef aldığı bildirildi.</p><p></p><p>ABD'nin müttefiki BAE tankerine düzenlenen saldırıda bir Hint mürettebatın öldüğü, 10 Hint mürettebatın da yaralandığı açıklandı.</p><p></p><p><b>VDR'den Trump'a "hukuken kabul edilemez" tepkisi</b></p><p></p><p>Alman Armatörler Birliği (VDR), geçiş ücretinin "hukuken kabul edilemez" olduğunu ve bu tür bir uygulamanın "uluslararası sulardan serbest geçiş ilkesini zedeleyeceğini" duyurmuştu.&nbsp;</p><p></p><p>VDR Başkanı Martin Kroeger, Wirtschaftswoche dergisine verdiği röportajda "Bugün Hürmüz Boğazı, yarın Malakka Boğazı... Bu nereye varacak?" sorusunu gündeme taşımıştı.</p><p></p><p>Kroeger, "sivil ticari deniz taşımacılığının, jeopolitik çatışmalarda bir piyon haline getirilmemesi gerektiğini de" sözleriyle tepkisini dile getirmişti.</p><p></p><p><b>Hapag-Llyod: Temelden yanlış</b></p><p></p><p>Alman Kargo devi ve dünyanın en büyük beşinci konteyner taşımacılığı şirketi Hapag-Llyod da bir açıklama ile Trump'a tepki göstermişti.&nbsp;</p><p></p><p>Şirket, "Uluslararası sulardan geçiş için ücret almak temelden yanlış olur" açıklamasını yapmıştı.&nbsp;</p><p></p><p>Açıklamada, Panama Kanalı ve Süveyş Kanalı gibi büyük altyapıların finansmanı için ücretlerin gerekçelendirilebileceğini, ancak savaş öncesinde küresel petrol ve gaz arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı için aynı argümanın geçerli olmadığı vurgulanmıştı.</p><p></p><p><b>ABD ücretsiz geçişi savunuyordu</b></p><p></p><p>Petrol ve doğal gaz tedariki için hayati bir güzergah olan Hürmüz Boğazı'nın kontrolü, ABD-İran çatışmasında başlıca gerilim noktalarından biri haline geldi.</p><p></p><p>Hürmüz Boğazı'ndaki çatışmalar enerji fiyatlarının yükselmesine yol açarken, küresel enflasyon endişelerini de körüklüyor.</p><p></p><p>Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kontrol etme ve geçiş ücreti alma girişimlerine sert itirazlarda bulunmuştu.</p><p></p><p>Avrupa başkentleri de, ABD ve İsrail'in İran'a 28 Şubat'taki saldırısı öncesinde olduğu gibi tüm gemilerin, ücretsiz bir şekilde boğazdan geçmesinin sağlanması gerektiğini savunuyor.</p><p></p><p>ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile "nihai barışın tesisi" hedefiyle altına imza attıkları İslamabad Mutabakat Zaptın'da her iki taraf, Hürmüz Boğazı'ndaki ablukalarını karşılıklı olarak kaldırmasını taahhüt etmişti.</p><p></p><p>Ayrıca İran'ın zaptın imzalanması sonrasında ticari gemilerin boğazdan güvenli geçişi için gerekli düzenlemeleri yapması, ticari gemilerin geçişinin hemen sağlanması ve 30 gün içinde de gerektiği takdirde deniz mayınların temizlenmesinin tamamlanması öngörülmüştü.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD'nin eylemleri İslamabad anlaşmasını ortadan kaldırdı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abdnin-eylemleri-islamabad-anlasmasini-ortadan-kaldirdi-502/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abdnin-eylemleri-islamabad-anlasmasini-ortadan-kaldirdi-502/</id>
<published><![CDATA[2026-07-15T09:28:09+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-15T09:28:09+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6972EF-CB3ECB-1AD9E3-1BD52B-1C61A7-682451.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Devlet televizyonuna bağlı Genç Gazeteciler Kulübü'ne (YJC) konuşan Garibabadi, ABD ile mutabakata rağmen yeniden alevlenen savaşı değerlendirdi.</p><p></p><p>Garibabadi, ABD'nin İslamabad Mutabakat Zaptı olarak adlandırılan ve 14 Haziran'da varılan mutabakatı askeri saldırılar ve deniz ablukasını yeniden uygulama girişimi nedeniyle tamamen ihlal ettiğini belirterek, "ABD, mutabakatın tüm altyapısını ve temel çerçevesini parçaladı." dedi.</p><p></p><p>İran'ın ABD'ye askeri karşılıklar verdiğini ve vermeye devam edeceğini aktaran Garibabadi, "İran, bu şartlarda mutabakata ilişkin hiçbir yükümlülük hissetmiyor. Şu anda hakkında konuşacağımız hiçbir mutabakat kalmadı. ABD, mutabakat zaptını ihlal etmek konusunda her şeyi yaptı. Hiçbir ülke İran'ın taahhütlerini yerine getirmesini beklememelidir." ifadelerini kullandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İran'ın tüm enerji santrallerini ve köprülerini yıkacağız"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iranin-tum-enerji-santrallerini-ve-koprulerini-yikacagiz-5302/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iranin-tum-enerji-santrallerini-ve-koprulerini-yikacagiz-5302/</id>
<published><![CDATA[2026-07-15T09:05:51+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-15T09:05:51+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4609A1-73ADAE-CE5A2A-F6A889-C1973B-D9C057.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Trump, Fox News'e ABD'nin İran'a yönelik saldırılarını ve Hürmüz Boğazı'ndaki son durumu değerlendirdi.</p><p></p><p>İran'ı "çok sert vurduklarını" belirten Trump, "Kıyı boyunca, sahil şeridi boyunca sahip oldukları her şeye vuruyoruz." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Trump, "Bu gece onlara çok sert vuracağız. Yarın gece de onlara çok sert vuracağız. Ondan sonraki gece de onlara çok sert vuracağız. Masaya oturup müzakere etmezlerse tüm enerji santrallerini, tüm köprülerini yıkacağız." dedi.</p><p></p><p>Hürmüz Boğazı'nı "açık tutmak zorunda olduklarını" aktaran Trump, "Bir ücret talep edecektim ancak bunun yerine (Körfez ülkeleri) ABD'de çok para harcamayı tercih ediyorlar ki açıkçası bu daha iyi." dedi.</p><p></p><p>Trump, ayrıca Hürmüz'e yönelik saldırıların "kendisi yeter diyene kadar" devam edeceğini kaydetti.</p><p></p><p>İran'ın Basra Körfezi'ndeki ana petrol terminali olan Hark Adası'na iki kez saldırdıklarını belirten Trump, "Adayı ele geçirmeye gelince, eğer onları yeterince geriye ve yeterince derine kadar geri püskürtebilirsek, bunu yaparım." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Trump, İran ile müzakere etmenin tek yolunun "güç kullanmak" olduğunu savunarak kendilerinin de bunu yaptığını vurguladı.</p><p></p><p>Hürmüz Boğazı'nın geçmek isteyenlere açık olduğunu belirten Trump, sadece İran için kapalı olduğunu ifade etti.</p><p></p><p>ABD Başkanı Trump, İran'ın enerji santrallerini ve köprülerini hedef alma tehdidini daha önce de dile getirmiş ancak sivil hedeflerin vurulmasının savaş suçu olması eleştirileri yapılmış, bu seçenek devreye sokulmamıştı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Saldırılar sürecek ama anlaşma mümkün"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/saldirilar-surecek-ama-anlasma-mumkun-6350/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/saldirilar-surecek-ama-anlasma-mumkun-6350/</id>
<published><![CDATA[2026-07-14T07:57:56+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-14T07:57:56+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D5E03C-260D9F-751368-568C52-C3AF26-D9C94D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Trump, Oval Ofis'te düzenlenen imza töreninde basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.</p><p></p><p>İran'a yönelik ABD saldırıları ve olası diplomatik çözüm süreci hakkında konuşan Trump, "Çok büyük miktarda mühimmatımız var. Yıllardır sahip olmadığımız seviyelere ulaştık ve onları çok ağır şekilde vuruyoruz ve bu devam edecek." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Askeri operasyonların yanı sıra İran'a yönelik deniz ablukasını da yeniden uyguladıklarını belirten Trump, "Ablukayı yeniden devreye sokuyoruz. Bu abluka sadece İran için geçerli. İran'la iş yapanlar geçemeyecek, diğer herkes geçebilecek." dedi.</p><p></p><p>Trump, müzakerelerden tamamen vazgeçmediğini söyleyerek, "Bir anlaşmanın halen mümkün olduğunu düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>İran'ın askeri kapasitesine ciddi zarar verdiklerini öne süren Trump, İran donanmasını bir ay içinde etkisiz hale getirdiklerini, hava kuvvetlerinin artık "fiilen var olmadığını", füze üretim kapasitesinin yüzde 89'unu ve insansız hava aracı üretim kapasitesinin ise yüzde 92'sini yok ettiklerini iddia etti.</p><p></p><p>Trump, İran'la iki gün önce bir anlaşmaya vardıklarını ancak Tahran'ın daha fazla müzakere talep ederek geri adım attığını ve İran'ın nükleer silah edinmesini engellemek için düzenlenen saldırıların gerekli olduğunu savundu.</p><p></p><p>ABD'nin Körfez bölgesindeki faaliyetlerine de değinen Trump, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Bahreyn ve Kuveyt gibi müttefiklerini koruduklarını ve bu korumanın maliyetinin söz konusu ülkeler tarafından karşılanması gerektiğini söyledi.</p><p></p><p>Trump, "Dünyanın çok zengin bir bölgesini koruyoruz. Bunun karşılığında bize ödeme yapılmasını istiyorum." ifadelerini kullandı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Lula da Silva, Trump'ı "korsanlıkla" suçladı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/lula-da-silva-trumpi-korsanlikla-sucladi-8157/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/lula-da-silva-trumpi-korsanlikla-sucladi-8157/</id>
<published><![CDATA[2026-07-14T07:50:32+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-14T07:50:32+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A70375-3FA7F5-6C80B7-B51507-C1B681-EC1C23.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sao Paulo kentinde katıldığı bir etkinlikte konuşan Lula da Silva, Trump'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen tüm kargolardan geçiş ücreti alınacağı yönündeki açıklamasına tepki gösterdi.</p><p></p><p>Lula da Silva, "Uzun süre korsanlıkla mücadele eden ABD gibi önemli bir ülke, şimdi kendisi bir korsana dönüşemez. (Hürmüz Boğazı) buradan vergi almak gibi bir hakları yok. Hürmüz Boğazı'nda yaşananların sorumluluğu ABD'ye aittir. Daha önce kapalı değildi." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>ABD'nin İran'a saldırısından önce Hürmüz Boğazı'nın seyrüsefere açık olduğunu anımsatan Lula da Silva, Trump yönetiminin "felaketleri fırsata çevirerek bundan kazanç sağlamaya çalıştığını" savundu.</p><p></p><p>Lula da Silva, Orta Doğu'da süren savaşın dünya ekonomisine "ciddi" zarar verdiğini belirterek, "Savaşın bedeli sofralara yansıyor. Petrol fiyatları arttıkça fasulyenin, pirincin, domatesin ve soğanın fiyatı da yükseliyor." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nda İran'a yönelik ABD deniz ablukasının yeniden yürürlüğe girdiğini ve boğazdan geçen tüm kargolar için yüzde 20 geçiş ücreti alınacağını açıklamıştı.</p><p></p><p>Bölgede güvenliğin sağlanmasının maliyetine dikkati çeken Trump, "Dünyanın son derece istikrarsız bu bölgesinde güvenlik ve emniyetin sağlanması için gerekli tüm masraflar kapsamında, boğazdan geçen tüm kargolardan yüzde 20 oranında geçiş ücreti alınacaktır." ifadelerini kullanmıştı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kuzey Makedonya Meclisi kabine değişikliklerini onayladı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/kuzey-makedonya-meclisi-kabine-degisikliklerini-onayladi-4190/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/kuzey-makedonya-meclisi-kabine-degisikliklerini-onayladi-4190/</id>
<published><![CDATA[2026-07-14T06:04:24+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-14T06:04:24+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_41F434-CCD2DE-0DDE7C-031327-15228A-807B7C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kuzey Makedonya Meclisi, Başbakan Mickoski tarafından önerilen kabine değişikliklerini görüşmek üzere toplandı.</p><p></p><p>Meclis öncelikle, Adalet Bakanı Igor Filkov, Topluluklararası İlişkiler Bakanı Ivan Stoilkovic, Sağlık Bakanı Azir Aliu, Yerel Yönetimler Bakanı Zlatko Perinski, Kültür ve Turizm Bakanı Zoran Ljutkov, Sosyal Politika, Demografi ve Gençlik Bakanı Fatmir Limani, Tarım, Orman ve Su İdaresi Bakanı Cvetan Tripunovski ve 2022-2030 Roman Entegrasyon ve Uygulama Stratejisinden Sorumlu Bakan Şaban Saliu'nun görevden alınma kararlarını onayladı.</p><p></p><p>Daha sonra yapılan oylamada, Adalet Bakanlığına Jeton Shasivari, Yerel Yönetimler Bakanlığına Stoilkovic, Sağlık Bakanlığına Sasho Klekovski, Topluluklararası İlişkiler Bakanlığına Agon Ferati, Tarım, Orman ve Su İdaresi Bakanlığına Borçe Serafimovski, Sosyal Politika, Demografi ve Gençlik Bakanlığına Gjoko Velkovski, Kültür ve Turizm Bakanlığına Sedat Sulejmani, 2022-2030 Roman Entegrasyon ve Uygulama Stratejisinden Sorumlu Bakanlığına Ercan Demir'in getirilmesi oylandı.</p><p></p><p>Tüm yeni bakanların ayrı ayrı oylandığı 120 sandalyeli Meclis'te, her biri için 69 "evet" oyu kullanılırken, hayır veya çekimser oy kullanılmadı.</p><p></p><p>Başbakan Mickoski, milletvekillerine hitaben yaptığı konuşmada, makamın kendi başına bir amaç değil, halka hizmet etmenin bir aracı olduğunu vurguladı.</p><p></p><p>Muhalefetin erken seçim çağrıları arasında yapılan kabine değişikliği, iktidardaki İç Makedon Devrimci Örgütü-Makedonya Ulusal Demokratik Birliğinin (VMRO-DPMNE) öncülüğündeki iktidar koalisyonunun göreve gelmesinin ikinci yılında gerçekleşmesi dikkati çekti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Warner Bross'un satışı mahkemelik oldu</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/warner-brossun-satisi-mahkemelik-oldu-6932/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/warner-brossun-satisi-mahkemelik-oldu-6932/</id>
<published><![CDATA[2026-07-14T03:16:08+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-14T03:16:08+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_10D430-00CB51-ABA778-FBA888-7C44DA-40CFA3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>California Başsavcısı Rob Bonta tarafından yapılan açıklamada, "Hollywood tarihindeki en büyük" olarak nitelendirilen birleşmenin, Hollywood'un beş büyük film dağıtımcısından ikisini ve beş büyük temel kablolu televizyon kanalı sahibinden ikisini bir araya getireceği belirtildi.</p><p></p><p>Birleşmenin Paramount ile Warner Bros. arasındaki rekabeti ortadan kaldıracağına işaret edilen açıklamada, bunun ülke genelindeki sinema salonlarına, temel kablolu yayın dağıtıcılarına ve nihayetinde izleyicilere zarar vereceği savunuldu.</p><p></p><p>Açıklamada, söz konusu birleşmeye izin verilmesi halinde oluşacak yeni şirketin, yalnızca ABD pazarında sinema filmlerinin yaklaşık üçte birini ve temel kablolu televizyon programlarının da yaklaşık üçte birini kontrol edeceği aktarıldı.</p><p></p><p>California Başsavcısı Bonta liderliğindeki 12 eyalet başsavcısından oluşan koalisyonun, Paramount'un Warner Bros. Discovery'yi 110 milyar dolarlık anlaşmayla satın almasına karşı dava açtığı belirtilen açıklamada, iki şirketten yargı süreci tamamlanana kadar birleşmeyi sonuçlandırmamalarının talep edildiği kaydedildi.</p><p></p><p>Açıklamada, Başsavcı Bonta'nın davayı Arizona, Colorado, Connecticut, Massachusetts, Minnesota, Nevada, New Jersey, New Mexico, New York, Oregon ve Washington başsavcılarıyla birlikte açtığı bildirildi.</p><p></p><p>Davanın California Kuzey Bölge Mahkemesi'nde açıldığı ifade edilen açıklamada, birleşmenin tekelleşmeye yol açabilecek veya rekabeti önemli ölçüde azaltabilecek birleşmeleri yasaklayan Clayton Yasası'nın 7. Bölümü'nü ihlal ettiği öne sürüldü.</p><p></p><p>- Paramount'un Warner Bros. Discovery'yi satın alma süreci</p><p></p><p>Paramount, 8 Aralık 2025'te Warner Bros. Discovery'nin tamamını hisse başına 30 dolar nakit karşılığında satın almak üzere, toplam 108,4 milyar dolarlık işletme değerine denk gelen bir teklif sunduğunu duyurmuştu.</p><p></p><p>Paramount'un söz konusu teklifi, Netflix'in WBD ile anlaşmaya vardığını açıklamasının ardından gelmişti.</p><p></p><p>Netflix, 5 Aralık 2025'te Warner Bros.'un film ve televizyon stüdyoları ile HBO Max ve HBO'yu da kapsayacak şekilde, 72 milyar dolarlık öz sermaye değeri ve 82,7 milyar dolarlık toplam işletme değeri üzerinden satın alma için WBD ile anlaşmaya vardığını açıklamıştı.</p><p></p><p>WBD Yönetim Kurulu'nun başlangıçta Netflix ile yapılan anlaşmayı desteklemesine karşın, Paramount teklifini şubat ayında hisse başına 31 dolara yükselterek revize etmişti.</p><p></p><p>WBD yönetiminin bu hamleyi "üstün teklif" olarak kabul etmesi üzerine Netflix, fiyat artırımına gitmeyerek çekilme kararı almıştı.</p><p></p><p>Süreç, 27 Şubat'ta Netflix ile olan anlaşmanın feshedilmesi, Paramount Skydance'in 2,8 milyar dolarlık fesih bedelini ödemesi ve WBD ile kesin bir birleşme anlaşmasına varıldığının duyurulmasıyla nihai aşamaya taşınmıştı.</p><p></p><p>ABD Adalet Bakanlığı Antitröst Birimi, 12 Haziran'da Paramount Skydance'in Warner Bros. Discovery'yi satın alma planının pazarda rekabeti bozmayacağına karar vermişti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD'nin Körfez üsleri ateş altında</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abdnin-korfez-usleri-ates-altinda-1870/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abdnin-korfez-usleri-ates-altinda-1870/</id>
<published><![CDATA[2026-07-13T11:41:16+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-13T11:41:16+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3B268C-C8D49A-A0B7D2-D5CE72-7F4294-7439EC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p><b>Shakhsanam KURBANOVA</b></p><p></p><p>İran ile ABD arasındaki çatışma, hafta sonu boyunca süren karşılıklı saldırılarla yeni bir tırmanış evresine girdi. İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), Kuveyt, Bahreyn, Ürdün ve Katar'daki ABD askeri varlıklarını hedef aldığını duyururken, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) da İran topraklarında onlarca hedefi vurduğunu açıkladı.</p><p>KÖRFEZ'DE DÖRTLÜ HEDEF: KUVEYT, BAHREYN, ÜRDÜN VE KATAR</p><p>IRGC'nin açıklamasına göre, Kuveyt'teki Ali Al Salem Hava Üssü'ndeki Patriot hava savunma sistemleri ile Ahmed el-Cabir Hava Üssü'ndeki FPS radar sistemi vuruldu. İkinci dalga saldırılarda ise Bahreyn'deki Şeyh İsa Hava Üssü ve Ürdün'deki Prens Hasan Hava Üssü hedef alındı. Kuveyt ordusu, İran'dan fırlatılan üç balistik füze, bir seyir füzesi ve on dronu düşürdüğünü, ancak düşen enkaz parçalarının bir kişiyi yaraladığını bildirdi. Ürdün hükümet sözcüsü Muhammed el-Momani ise ülkeye yönelik tüm ateşin havada etkisiz hale getirildiğini duyurdu.</p><p>ABD, İRAN'IN GÜNEY VE BATISINDA GENİŞ ÇAPLI VURUŞLAR GERÇEKLEŞTİRDİ</p><p>İran devlet medyası, ABD saldırılarının Hürmüz Boğazı yakınındaki Keşm Adası ve Bender Abbas dahil olmak üzere ülkenin güney ve batı kesimlerindeki geniş bir alanı, ayrıca Irak sınırındaki Huzistan eyaletini kapsadığını aktardı. Pazartesi sabahı erken saatlerde ABD Donanması'nın 5. Filo karargâhının bulunduğu Bahreyn'de de füze alarm sirenleri çaldı. CENTCOM, önceki dalgada İran'da yaklaşık 90 hedefi vurduğunu, hava alanı pistleri ve füze fırlatma rampalarını içeren görüntüler yayımlayarak duyurmuştu.</p><p>HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA TIKANIKLIK, PETROL FİYATLARINDA SIÇRAMA</p><p>Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, Hürmüz Boğazı'nda yaklaşık 6.000 denizcinin halen mahsur kaldığını belirterek taraflara "azami itidal ve gerilimin düşürülmesi" çağrısında bulundu. Katarlı LNG tankeri Al Rekayyat'ın da Umman kıyılarında mermi isabet ederek hasar gördüğü ve bölgede hareketsiz kaldığı bildirildi. Gerilimin etkisi enerji piyasalarına da yansıdı; Brent petrol fiyatı Pazar günü yüzde 3,92 artışla varil başına 78,99 dolara, ABD ham petrolü ise yüzde 3,44 yükselişle 73,87 dolara çıktı.</p><p>NİSAN'DAKİ ATEŞKES ÇÖKÜYOR MU?</p><p>Nisan ayında sağlanan geçici ateşkes anlaşması, son günlerde art arda yaşanan saldırı-karşı saldırı döngüsüyle ciddi biçimde zorlanıyor. Kriz, İran'ın Şubat ayında öldürülen eski Yüksek Lideri Ayetullah Ali Hamaney için düzenlenen çok günlük cenaze törenleri sırasında da tırmanmıştı. Diplomatik girişimler sürerken Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile yaptığı görüşmede tarafları imzalanan mutabakat metnini uygulamaya ve diplomasiye bağlı kalmaya çağırdı.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"ABD saldırıları biterse Hürmüz açılır"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-saldirilari-biterse-hurmuz-acilir-9379/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-saldirilari-biterse-hurmuz-acilir-9379/</id>
<published><![CDATA[2026-07-13T10:03:04+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-13T10:03:04+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_EB6B86-A7F263-19DA51-435F51-ABB0CB-FEF533.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Fars Haber Ajansı, İran Devrim Muhafızları Odusundan yapılan açıklamayı yayımladı.</p><p></p><p>Açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın deniz trafiğine yeniden açılmasının tek şartının, ABD ordusunun boğazdaki müdahalelerine son vermesi ve kıyı devletlerinin kendi kara suları üzerindeki egemenliğine saygı göstermesi olduğu belirtildi.</p><p></p><p>Açıklamada ayrıca, ABD saldırılarına misillemenin 5'inci aşaması kapsamında, Bahreyn'in Cüfeyr bölgesindeki ABD ordusuna ait tesis ve altyapının, Umman'daki FPS uzun menzilli hava radarı ile deniz hedef tespit radarının, füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alınarak imha edildiği öne sürüldü.</p><p></p><p>Söz konusu açıklamada, ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki müdahalelerinin sürmesi halinde, küresel petrol ve doğal gaz piyasalarını etkileyecek daha büyük gelişmelerin yaşanabileceği uyarısında bulunuldu.</p><p></p><p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilere yönelik "saldırma kapasitesini zayıflatmak" amacıyla gece yarısından sonra yeni saldırılar başlattığını duyurmuştu.</p><p></p><p>Bu açıklamanın ardından İran'ın Bender Abbas, Sirik ve Cask kentleri ile Keşm Adası'nda patlama sesleri duyulduğu bildirilmişti.</p><p></p><p>İran ordusu ise ABD saldırılarına karşılık, bölgedeki "düşman üslerini" hedef alan geniş çaplı füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları başlattığını duyurmuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD, İran'a yeni saldırı başlattı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-irana-yeni-saldiri-baslatti-3457/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-irana-yeni-saldiri-baslatti-3457/</id>
<published><![CDATA[2026-07-13T08:32:33+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-13T08:32:33+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C2EBD2-6904FC-ADCDB0-5AC09C-FE47BB-353AF4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>CENTCOM, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, İran'a yönelik yeni başlatılan saldırılara ilişkin bilgileri paylaştı.</p><p></p><p>Açıklamada," CENTCOM kuvvetleri, bugün (ABD) doğu yakası yerel saatiyle 17.00'de, Hürmüz Boğazı'ndan serbestçe geçiş yapan sivil denizcilere ve ticari gemilere saldırma kapasitesini zayıflatmayı sürdürmek amacıyla, İran'a yönelik yeni saldırılar başlattı." ifadelerine yer verildi.</p><p></p><p>CENTCOM'un açıklamasında, bu saldırıların gerçekleştirilmesi talimatının, İran güçlerinden hesap sorulması amacıyla ABD Başkanı Donald Trump tarafından verildiği vurgulandı.</p><p></p><p>ABD, dün başlattığı saldırılarda, kara ve deniz konuşlu savaş uçakları, insansız hava araçları (İHA) ve savaş gemilerinden fırlatılan hassas güdümlü mühimmatlarla İran'a ait yaklaşık 140 askeri hedefin imha edildiğini bildirmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İran'dan Hürmüz'den izinsiz geçen 2 gemiye müdahale</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/irandan-hurmuzden-izinsiz-gecen-2-gemiye-mudahale-2799/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/irandan-hurmuzden-izinsiz-gecen-2-gemiye-mudahale-2799/</id>
<published><![CDATA[2026-07-13T08:27:15+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-13T08:27:15+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D036BB-D958C0-5CD836-EDC051-891153-DFB206.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yapılan açıklamaya göre, Hürmüz Boğazı'nda iki gemiye müdahale edildi.</p><p></p><p>Söz konusu gemilerin sistemlerini kapatarak İran'ın belirlediği rota dışında Hürmüz Boğazı'nı geçmeye çalıştığı ve Devrim Muhafızları Ordusu'nun her iki gemiyi de durdurduğu belirtildi.</p><p></p><p>Yaşanan bu gelişme üzerine ABD ordusunun İran'ın güney kıyılarına saldırı düzenlediği, İran Silahlı Kuvvetleri'nin misilleme olarak Ürdün'deki Prens Hasan Hava Üssü'nde bulunan füze ve yakıt depolarını füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef aldığı kaydedildi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tayland'da çıkan bar  yangınında 27 kişi öldü</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/taylandda-cikan-bar-yangininda-27-kisi-oldu-8993/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/taylandda-cikan-bar-yangininda-27-kisi-oldu-8993/</id>
<published><![CDATA[2026-07-13T08:19:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-13T08:19:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C7207C-19D8CF-5B62AA-2DA47C-63B36B-F178B3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bangkok'un Chatuchak bölgesinde itfaiye ekipleri, yerel saatle 00.00 sularında bir barda yangın çıktığına ilişkin ihbar aldıklarını belirtti.</p><p></p><p>Yetkililer, yangına müdahale eden itfaiye ekiplerinin mekandaki kişileri tahliye çalışmalarına başladığını ifade etti.</p><p></p><p>Tayland Başbakanı Anutin Charnvirakul, olay yerinde basına yaptığı açıklamada, yangında ilk belirlemelere göre 27 kişinin hayatını kaybettiğini, çok sayıda yaralının hastaneye kaldırıldığını bildirdi.</p><p></p><p>Anutin, yangının sebebine ilişkin soruşturma başlatıldığını kaydetti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İngiltere'de sıcaktan iki ayda 2 bin 700'den fazla kişi öldü</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/ingilterede-sicaktan-iki-ayda-2-bin-700den-fazla-kisi-oldu-6124/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/ingilterede-sicaktan-iki-ayda-2-bin-700den-fazla-kisi-oldu-6124/</id>
<published><![CDATA[2026-07-13T06:25:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-13T06:25:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1D0297-6E1F82-88E4B9-76FE78-3C4E91-71050E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Uluslararası bilim insanlarının oluşturduğu World Weather Attribution (WWA) bünyesinde Imperial College London, İngiltere Meteoroloji Ofisi (Met Office) ve Londra Hijyen ve Tropikal Tıp Okulu araştırmacıları, İngiltere ve Galler'de mayıs ve haziranda görülen rekor sıcak hava dalgalarının ölümlere etkisini analiz etti.</p><p></p><p>Buna göre, mayısta 550 kişinin vefatı aşırı sıcaklarla ilişkilendirildi. Mayısta sıcaklıklar en yüksek 35,1 dereceye kadar çıkmış ve mayıs ayı için rekor seviye olmuştu.</p><p></p><p>Özellikle haziranın ikinci yarısında yaşanan sıcak hava dalgası nedeniyle ise 2 bin 200 kişinin vefat ettiği tahmin edildi. Geçen ayki sıcak hava dalgasında Met Office üst üste en az üç kez kırmızı alarm vermiş ve sıcaklıkların sağlık etkilerine karşı uyarmıştı.</p><p></p><p>Böylece İngiltere ve Galler'de mayıs ve hazirandaki sıcak hava dalgalarının 2 bin 700'den fazla ölüme yol açtığı tahmin edildi.</p><p></p><p>Haziran 2026, İngiltere'de kayıtlardaki en sıcak haziran ayı olmuştu. Sıcaklıklar bazı bölgelerde 36 dereceyi aşmıştı.</p><p></p><p>Batı Avrupa'nın en şiddetli sıcakları yaşadığı haziranda Almanya'da yaklaşık 5 bin 500, Fransa'da 2 bin ve Belçika'da 1200 kişinin vefatı sıcaklıklarla ilişkilendirilmişti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Michigan ve Ohio'da parazit kaynaklı salgın</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/michigan-ve-ohioda-parazit-kaynakli-salgin-4288/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/michigan-ve-ohioda-parazit-kaynakli-salgin-4288/</id>
<published><![CDATA[2026-07-13T02:13:48+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-13T02:13:48+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_29D52B-61D29A-A2A4E6-9B1AF8-3C0A08-FC5170.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p><b>Shakhsanam KURBANOVA</b></p><p></p><p>Cyclospora cayetanensis adlı tek hücreli parazitin neden olduğu enfeksiyon, genellikle kontamine gıda veya suyla bulaşıyor. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC), salgının kaynağını belirlemek için soruşturma yürütüyor; şu ana kadar kesin bir kaynağa dair kamuya açık bir doğrulama yapılmadı.</p><p>Vaka sayısının 1.000'i geçmiş olması, bölgesel ölçekte görülen cyclosporiasis salgınları arasında dikkat çekici bir büyüklüğe işaret ediyor. Sağlık yetkilileri, semptom gösteren kişilerin tıbbi yardım almasını ve gıda güvenliği uyarılarını takip etmesini öneriyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kongo'da Ebola salgınında ölü sayısı 600'e dayandı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/kongoda-ebola-salgininda-olu-sayisi-600e-dayandi-807/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/kongoda-ebola-salgininda-olu-sayisi-600e-dayandi-807/</id>
<published><![CDATA[2026-07-13T02:08:30+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-13T02:08:30+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_167121-421A34-0BD52F-F87A00-9E1CA0-E8A559.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p><b>Shakhsanam KURBANOVA</b></p><p></p><p>Salgının en çok vurduğu Ituri bölgesinde tükenmiş sağlık çalışanları, salgının başladığı Mayıs ayından bu yana maaş alamadıklarını öne sürerek bu hafta greve gitti. Resmi bir grev ilan edilmemiş olsa da bazı çalışanlar görevlerini bırakmış durumda; bölgede çalışanlar bir tedavi merkezinin önünde lastik yakarak protesto düzenledi.</p><p>Yetkililer, virüsün kontrol altına alınabildiğinden daha hızlı yayıldığını belirtiyor. Sağlık çalışanlarının iş bırakması, salgına karşı zaten zeminde zayıflayan müdahaleyi daha da kırılgan hale getirdi ve uzmanlar, ödemelerin gecikmesinin saha kapasitesini doğrudan tehdit ettiği konusunda uyarıyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Tek taraflı anlaşmalar dönemi sona erdi"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/tek-tarafli-anlasmalar-donemi-sona-erdi-4577/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/tek-tarafli-anlasmalar-donemi-sona-erdi-4577/</id>
<published><![CDATA[2026-07-12T09:09:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-12T09:09:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8AF1E9-7A6312-81F9EF-CD3546-CB0E07-CB756C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD’nin İran’a yönelik saldırıları sonrası, "Tek taraflı anlaşmalar dönemi sona erdi." dedi.</p><p></p><p>ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, İran ile ABD arasındaki mutabakat zaptının 5. maddesinin görsel metnini paylaşan Kalibaf, açıklama olarak, "Tek taraflı anlaşmalar dönemi sona erdi." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Kalibaf ayrıca ABD’ye "Ya sözünüzde durun ya da bedelini ödeyin." uyarısında bulundu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İran, Katar ve Bahreyn'i bombaladı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iran-katar-ve-bahreyni-bombaladi-5579/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iran-katar-ve-bahreyni-bombaladi-5579/</id>
<published><![CDATA[2026-07-12T09:03:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-12T09:03:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9CFE75-E84F5B-24BDB0-8EB024-EC2396-4D3CB1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Katar Savunma Bakanlığı, ülkeye yönelik devam eden füze saldırıları nedeniyle hava savunma sistemlerinin aktif hale geldiğini belirtti.</p><p></p><p>İran'ın Körfez ülkelerine yönelik saldırısı sonrası başta Katar olmak üzere bölge ülkelerinde sirenler çaldı.</p><p></p><p>Katar'da füze saldırısı sonrası İçişleri Bakanlığı tarafından bölge sakinlerinin telefonlarına "ulusal acil durum" uyarısı gönderildi.</p><p></p><p>İran'dan düzenlenen füzeler nedeniyle hava savunma sistemlerinin aktif hale geldiği Katar'da başta başkent Doha olmak üzere birçok bölgede patlama sesleri duyuldu.</p><p></p><p>Öte yandan Katar Savunma Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, hava savunma sistemlerinin füze saldırıları nedeniyle devreye girdiği ifade edildi.</p><p></p><p>İran Devrim Muhafızları Ordusu Donanması, "yabancı müdahalenin yol açtığı istikrarsız güvenlik durumu nedeniyle, Hürmüz Boğazı'nın ikinci bir duyuruya kadar kapatıldığını" duyurmuştu.</p><p></p><p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı'nda bir ticari geminin hedef alınması sonrası İran'a karşı bir dizi saldırı düzenlediğini açıklamıştı.</p><p></p><p>Öte yandan Bahreyn İçişleri Bakanlığı, İran saldırıları nedeniyle ülke genelinde bir kez daha sirenlerin çaldığını duyurarak halka güvenli bölgelere yönelmeleri çağrısında bulundu.</p><p></p><p>Bahreyn İçişleri Bakanlığının, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, saldırılar nedeniyle ülke genelinde bir kez daha sirenlerin çaldığı belirtildi.</p><p></p><p>Açıklamada, halktan sakin olmaları, en yakın güvenli yere yönelmeleri ve haberleri resmi kanallardan takip etmeleri istendi.</p><p></p><p>Bakanlık kısa bir süre önce, ülkeyi hedef alan saldırılar nedeniyle sirenlerin çaldığını duyurmuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD, Mahşer, Hindican ve Abadan kentlerini bombaladı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/abd-mahser-hindican-ve-abadan-kentlerini-bombaladi-7956/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/abd-mahser-hindican-ve-abadan-kentlerini-bombaladi-7956/</id>
<published><![CDATA[2026-07-12T09:02:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-12T09:02:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A6F195-B5AEA1-C12597-51B964-3E30B0-1E9D76.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran resmi haber ajansı İRNA’ya göre, Huzistan Eyaleti Vali Yardımcısı Veliullah Heyat, üç şehrin ABD tarafından vurulduğunu belirtti.</p><p></p><p>Mahşer, Hindican ve Abadan'ın ABD tarafından hedef alındığını bildiren Heyat, söz konusu şehirlere çeşitli sayıda füzenin isabet ettiğini kaydetti.</p><p></p><p>Heyat, saldırılarla ilgili incelemelerin devam ettiğini ve olası hasara ilişkin açıklamanın daha sonra yapılacağın duyurdu.</p><p></p><p>Öte yandan, İran Silahlı Kuvvetleri, Ürdün’de Prens Hasan üssündeki ABD’ye ait MQ-9 insansız hava aracı deposunun hedef alındığını duyurdu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İran Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapattığını açıkladı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iran-hurmuz-bogazini-yeniden-kapattigini-acikladi-4194/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iran-hurmuz-bogazini-yeniden-kapattigini-acikladi-4194/</id>
<published><![CDATA[2026-07-12T08:55:14+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-12T08:55:14+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_550F31-667BE5-4C64CF-E1CA15-15799A-B7FA1A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri tarafından yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı'nda yabancı müdahale ve gemilerin "yetkisiz rotalarda" seyretmeye çalışmasının güvenlik sorunlarına yol açtığı öne sürüldü.</p><p></p><p>Daha önce yabancı müdahalelerin ve gemilerin rotalarının izinsiz şekilde belirlenmesine karşı uyarıda bulunulduğu belirtilerek, birkaç saat önce bazı gemilerin bu uyarıları dikkate almadığı ve "yetkisiz rotalarda" ilerlemeye çalıştığı ifade edildi.</p><p></p><p>Uyarılara rağmen rotasını değiştirmeyen ve deniz güvenliğini tehlikeye attığı öne sürülen gemilerden birinin, Devrim Muhafızları Ordusu Donanması tarafından uyarı atışlarıyla durdurulduğu aktarılarak, "Bu olay sonucunda ve yasadışı yabancı müdahale nedeniyle ortaya çıkan bu istikrarsız güvenlik durumu sebebiyle, Hürmüz Boğazı ikinci bir duyuruya kadar kapatılacak." denildi.</p><p></p><p>Açıklamada, Hürmüz Boğazı bölgesinde Amerikan müdahaleleri sona erene kadar hiçbir gemiye geçiş izni verilmeyeceği belirtilerek, "Amerikan-Siyonist düşmanın topraklarına girmesine izin veren ülkeler, bu müdahalenin sonuçlarından sorumlu tutulacaktır." ifadelerine yer verildi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Son ABD saldırılarında 17 kişi öldü</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/son-abd-saldirilarinda-17-kisi-oldu-3981/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/son-abd-saldirilarinda-17-kisi-oldu-3981/</id>
<published><![CDATA[2026-07-12T08:28:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-12T08:28:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7D96F2-DD1FFA-A40661-8AE59D-538CC7-CB1D11.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran Sağlık Bakanlığı, ABD'nin 8-9 Temmuz'daki saldırılarında altı şehirde 17 kişinin öldürüldüğünü ve 100'den fazla yaralı olduğunu açıklarken İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney, savaşın ilk gününde İsrail ve ABD saldırılarında öldürülen babasının "intikamının" alınması gerektiğini söyledi.</p><p></p><p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ile planlanan görüşmeler öncesinde Umman'a ulaştı.</p><p></p><p>Arakçi X'te, ülkesinin ateşkese ilişkin "sözünü tuttuğunu" belirterek ABD'nin yeni yaptırımlarla anlaşmayı ihlal ettiğini yazdı. Anlaşmanın yalnızca karşılıklı uyum olması durumunda işe yarayacağını söyledi.</p><p></p><p>Öte yandan ABD Umman'da yapılması planlanan müzakerelerin bir parçası olarak İran'ın Hürmüz Boğazı'nın açık olduğunu kamuoyuna duyurmasını ve ticari gemilere ateş açmayı durduracağına dair taahhütte bulunmasını istiyor.</p><p></p><p>ABD medyası, ismi açıklanmayan yetkililere dayandırdığı haberlerde, Tahran'ın Başkan Donald Trump'ın danışmanlarına gemilere ateş açılmasının bir hata olduğunu özel olarak kabul ettiğini, ancak İranlıların sorumluluğu ülke içindeki kontrolden çıkmış bir gruba yüklediğini aktardı.</p><p></p><p>Trump, Beyaz Saray'ın ateşkese aykırı olarak değerlendirdiği Hürmüz Boğazı'ndaki bu haftaki çatışmalara rağmen tarafların görüşmeleri sürdürme konusunda anlaştığını söyledi.</p><p></p><p>Cumartesi günkü müzakerelere ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Ortadoğu görüşmelerinde yoğun şekilde rol alan iki isim - özel temsilci Steve Witkoff ile Trump'ın damadı Jared Kushner - liderlik edecek.</p><p></p><p>ABD ve İran, Haziran ayında İran'ın ticari gemilere güvenli geçiş sağlamasını da içeren bir ateşkes anlaşması imzalamıştı.</p><p></p><p>BBC'nin ABD'deki yayın ortağı CBS News'e konuşan üst düzey ABD yetkililerine göre Tahran, sertlik yanlısı bir grubun ticari gemilere ateş açarak müzakereleri baltalamaya çalıştığını söyledi.</p><p></p><p>Bir yetkili, "Onlar [İranlılar] masaya geri dönüp 'Hata yaptık. Yanlış yaptık. Konuşmaya devam edelim' dediler" dedi.</p><p></p><p>10 Temmuz Cuma günü gazetecilere verilen brifingde ABD'li yetkililer, bölgesel arabulucular aracılığıyla Tahran yönetimine Hürmüz Boğazı'nın açık olduğunu ve ticari gemilere ateş açılmayacağını ilan eden bir açıklama yayımlaması talebinin iletildiğini söyledi.</p><p></p><p>Reuters'ın aktardığına göre bir yetkili, "Ya bu açıklamayı verecekler ya da bunun onlar açısından iyi bir sonucu olmayacak" dedi.</p><p></p><p>CBS'e göre Beyaz Saray ayrıca İran'ın gemilere ateş açmanın bir hata olduğunu kamuoyu önünde kabul etmesini istiyor.</p><p></p><p>Bu arada Katar'dan bir heyet, gerilimi azaltmak ve Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüseferi kolaylaştırmak amacıyla yapılacak görüşmeler için 10 Temmuz Cuma günü İran'a gitti.</p><p></p><p>Trump, aynı gün Truth Social'da yaptığı paylaşımda, "İran İslam Cumhuriyeti bizden 'görüşmeleri' sürdürmemizi istedi. Biz de bunu kabul ettik, ancak ABD onlara en açık ifadelerle ateşkesin BİTTİĞİNİ bildirdi!" yazdı.</p><p></p><p>11 Temmuz Cumartesi günü erken saatlerde Trump, İran'ın kendisine suikast planladığı yönündeki haberlere de yanıt verdi.</p><p></p><p>Truth Social'da yaptığı paylaşımda, böyle bir saldırıya karşılık olarak ABD ordusunun ülkenin tüm bölgelerini "tamamen yok edeceğini ve yerle bir edeceğini" söyledi.</p><p></p><p>Wall Street Journal ve diğer ABD medya kuruluşları bu hafta İsrail'in Washington'a İran'ın kısa süre önce ABD başkanına suikast düzenlemeye yönelik bir plan hazırladığına dair istihbarat paylaştığını bildirdi.</p><p></p><p>İran'ın öldürülen dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in cenazesinde de Trump'ın ölümüne yönelik açık çağrılar yapıldı.</p><p></p><p>Cenazesi Temmuz ayı başında toprağa verilen Hamaney, İran'ın ABD ve İsrail'le savaşa girdiği 28 Şubat'ın ilk gününde Tahran'daki konutuna düzenlenen İsrail saldırısında öldürülmüştü.</p><p></p><p>Körfez bölgesinde Temmuz'da tekrar alevlenen çatışmaların ardından 10 Temmuz Cuma günü yeni bir saldırı haberi gelmedi.</p><p></p><p>Hafta içi ABD'nin tavsiye ettiği rota üzerinden Umman sularında seyreden üç gemi vuruldu.</p><p></p><p>İran ise güvenli tek geçiş yolunun kendi karasularından geçen ayrı bir rota olduğunu defalarca söyledi.</p><p></p><p>ABD ile İran'ın, ateşkesi uzatmayı ve "tüm cephelerdeki" çatışmaları sona erdirmeyi amaçlayan 14 maddelik bir mutabakat zaptıyla ikili ilişkilerde ilerleme kaydedilmişti.</p><p></p><p>Anlaşmanın bir parçası olarak İran ve Umman'ın, diğer Körfez ülkeleriyle birlikte boğazın gelecekteki yönetimini ve denizcilik hizmetlerini tanımlamak üzere görüşmeler yapması gerekiyor.</p><p></p><p>Çatışma sırasında İran, boğaz üzerindeki egemenliğini vurgulamaya çalıştı; buna "güvenli geçiş izinlerini" yöneteceğini söylediği "Basra Körfezi Boğaz İdaresi"nin kurulması da dahildi.</p><p></p><p>İran'ın Fars haber ajansı, ABD ile yapılan yeni anlaşma kapsamında boğazın nihayetinde Umman'la koordinasyon içinde İran tarafından yönetileceğini ve buna gemilerin su yolunu kullanması karşılığında olası "hizmet ücretlerinin" de dahil olabileceğini bildirdi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yeni bir sağlık kontrolü yaptırdı ve tam puan aldı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/yeni-bir-saglik-kontrolu-yaptirdi-ve-tam-puan-aldi-7948/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/yeni-bir-saglik-kontrolu-yaptirdi-ve-tam-puan-aldi-7948/</id>
<published><![CDATA[2026-07-12T08:08:55+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-12T08:08:55+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2AF9DF-4C486C-BDFFD2-F28649-8DB3C6-313064.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, yaptırdığı son sağlık kontrolüyle ilgili bilgileri paylaştı.</p><p></p><p>ABD Başkanı, "Walter Reed'de kapsamlı bir sağlık kontrolünü daha yeni tamamladım, bunu her altı ayda bir yaparım" ifadesine yer verdi.</p><p></p><p>Sağlık taraması esnasında ayrıca beyin sağlığıyla ilgili bir 'bilişsel test daha talep ettiğini' belirten Trump, kendisinin bunu yapan tek ABD Başkanı olduğunu, şu ana kadar üç kez girdiği bu testten 'her seferinde tam puan aldığını' aktardı.</p><p></p><p>Trump, "Tüm soruları doğru yanıtladım. Washington D.C.'de bunu başarabilecek çok az insan var" diye ekledi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Katar'ın eski Emiri Al Sani hayatını kaybetti</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/katarin-eski-emiri-al-sani-hayatini-kaybetti-4642/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/katarin-eski-emiri-al-sani-hayatini-kaybetti-4642/</id>
<published><![CDATA[2026-07-12T07:27:18+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-12T07:27:18+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4FBC75-B050E9-6F03AD-48DA28-C0D5E4-3BD0F9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Katar Emirlik Divanından yapılan açıklamada, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani'nin babası Şeyh Hamed bin Halife Al Sani'nin bugün sabah saatlerinde 74 yaşında vefat ettiği belirtildi.</p><p></p><p>Açıklamada, Şeyh Hamed'ın uzun süredir tedavi gördüğüne işaret edilerek, merhuma Allah'tan rahmet dilendi.</p><p></p><p>Katar Emiri olarak 1995-2013 döneminde görev yapan Şeyh Hamed bin Halife Al Sani, 2013 yılında yönetimi oğlu Şeyh Temim bin Hamed Al Sani'ye devretmişti.</p><p></p><p>- Katar'ın dönüşümüne yön veren lider</p><p></p><p>Yaklaşık 18 yıl Katar Emiri görevini yürüten Şeyh Hamed bin Halife Al Sani, doğal gaz gelirlerine dayalı ekonomik dönüşüm, altyapı yatırımları ve aktif dış politika hamleleriyle ülkesini bölgesel ve küresel ölçekte daha görünür hale getiren liderler arasında yer aldı.</p><p></p><p>Ocak 1952'de Doha'da dünyaya gelen Şeyh Hamed bin Halife Al Sani, ilk öğrenimini Katar'da tamamladıktan sonra Birleşik Krallık'taki Sandhurst Kraliyet Askeri Akademisi'nde eğitim gördü. 1971'de mezun olmasının ardından Şeyh Hamed, Katar Silahlı Kuvvetleri'ne katıldı ve ilerleyen yıllarda üst düzey askeri görevlerde bulundu.</p><p></p><p>1977 yılında Veliaht Prens ve Savunma Bakanı olan Şeyh Hamed, 1989'da ülkenin sosyal ve ekonomik politikalarının planlanmasından sorumlu Planlama Yüksek Konseyinin başkanlığına getirildi.</p><p></p><p>27 Haziran 1995'te emirlik görevini devralan Şeyh Hamed döneminde Katar, enerji sektöründeki yatırımlarını hızlandırdı. Kuzey Gaz Sahası'nın geliştirilmesiyle sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretimi ve ihracatı önemli ölçüde arttı. 2006 yılında dünyanın en büyük LNG ihracatçısı konumuna yükselen Katar, 2010 itibarıyla yıllık 77 milyon ton üretim kapasitesine ulaştı.</p><p></p><p>Resmi verilere göre, Şeyh Hamed'in emirliği döneminde ülkenin gayrisafi yurt içi hasılası 24 kattan fazla artarken, hidrokarbon sektörünün ekonomideki payı da önemli ölçüde büyüdü.</p><p></p><p>Şeyh Hamed döneminde eğitim, sağlık, altyapı ve bilim alanlarında kapsamlı yatırımlar yapıldı, 1995 yılında Qatar Foundation (Katar Vakfı) kuruldu, 1996'da Katar merkezli Al Jazeera televizyonu yayın hayatına başladı ve aynı yıl yerel basın üzerindeki sansür uygulamaları kaldırıldı. Enformasyon Bakanlığı ise 1998'de lağvedildi.</p><p></p><p>1999 yılında düzenlenen ilk belediye seçimlerinde kadınlar ilk kez seçme ve seçilme hakkını kullandı, 2004 yılındaki halkoylamasının ardından ise Katar'ın ilk daimi anayasası yürürlüğe girdi.</p><p></p><p>- Bölgesel ve küresel ölçekte etkin rol</p><p></p><p>Ekonominin uzun vadeli çeşitlendirilmesini hedefleyen "Katar Ulusal Vizyonu 2030" da Şeyh Hamed döneminde hazırlandı. Program, ülkenin bilgi temelli ekonomiye geçişini ve sürdürülebilir kalkınmayı hedefleyen temel politika belgelerinden biri olarak kabul ediliyor.</p><p></p><p>Dış politikada ise Katar, özellikle Orta Doğu ve Afrika'daki çeşitli krizlerde arabuluculuk girişimleriyle öne çıktı. Çok sayıda siyasi müzakereye ev sahipliği yapan Katar, uluslararası diplomatik temaslarda etkin rol üstlendi.</p><p></p><p>Şeyh Hamed döneminde Katar, Aralık 2010'da 2022 FIFA Dünya Kupası'na ev sahipliği yapma hakkını kazanan ilk Arap ülkesi oldu.</p><p></p><p>25 Haziran 2013'te emirlik görevini oğlu Veliaht Prens Şeyh Temim bin Hamed Al Sani'ye devreden Şeyh Hamed, Körfez ülkelerinde nadir görülen gönüllü iktidar devirlerinden birine imza attı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Hamaney sonrası İran'da yeni dönem resmen başladı</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/hamaney-sonrasi-iranda-yeni-donem-resmen-basladi-8512/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/hamaney-sonrasi-iranda-yeni-donem-resmen-basladi-8512/</id>
<published><![CDATA[2026-07-12T07:26:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-12T07:26:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F79D4E-E8D5EB-2E8EEA-F904D5-DCBFF2-123663.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>28 Şubat'ta ABD-İsrail saldırılarında öldürülen Ayetullah Ali Hamaney için düzenlenen devlet törenlerinin ardından İran'da yeni bir siyasi dönem başlıyor.</p><p></p><p>Meşhed'de geçen Perşembe yapılan defin işlemiyle birlikte Hamaney dönemi de resmen sona erdi; ikinci oğlu Mücteba'nın devri başladı.&nbsp;</p><p></p><p>Oğul Hamaney aslında 8 Mart'ta ruhani liderliğe seçilmişti. 56 yaşındaki yeni lider şimdiye kadar kamuoyu önüne çıkmadı, babası için düzenlenen devlet törenlerine bile katılmadı. Atanmasıyla birlikte, 1979 Devrimi'nden bu yana İran İslam Cumhuriyeti'nin üçüncü dinî lideri oldu.</p><p></p><p>İktidar değişimi, Ali Hamaney'in 37 yıllık yönetimi sırasında yaşanan derin kurumsal dönüşümün sonucu.</p><p></p><p>İran uzmanı ve siyasi analist Rıza Talebi'ye göre Ali Hamaney, İran İslam Cumhuriyeti'nin güç yapılarını adım adım köklü biçimde değiştirdi.</p><p></p><p>Talebi, DW'ye yaptığı açıklamada, "Devrimden sonra meşruiyetini devrimden ve kendi kişisel otoritesinden alan bir sistem kuran Ayetullah Ruhullah Humeyni'nin aksine, Ali Hamaney bu sistemi temelden dönüştürmeye başladı" diyor.</p><p></p><p>Talebi'ye göre, son 37 yılda dini otoritelerin ve Şii ilahiyat merkezlerinin temel siyasi kararlar üzerindeki etkisi kademeli olarak geriletildi. Bunların yerini güvenlik kurumları, dini liderlik makamı ve bu makamla bağlantılı siyasi ve askeri ağlar aldı.</p><p></p><p><b>Cenaze töreninden çıkan fotoğraf</b></p><p></p><p>Bu dönüşüm seçilmiş kurumların rolünü de değiştirdi. Talebi'nin analizine göre, özellikle cumhurbaşkanlığı seçimleri giderek önceden belirlenmiş bir siyasi çerçeve içindeki yarışlara dönüştü. Farklı siyasi kamplardan cumhurbaşkanları kendi vurgularını yapabildi ve belirli iç politika önceliklerini izleyebildi. Ancak dış politika, nükleer program ve bölge politikası gibi stratejik alanlarda hareket alanları sınırlı kaldı.</p><p></p><p>Törenlerde de siyasetçilerden çok güvenlik aygıtının temsilcileri, özellikle Devrim Muhafızları komutanları ön plandaydı.</p><p></p><p>Savaş, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başladı ve yaklaşık altı haftanın ardından kırılgan bir ateşkesle sonuçlandı. Bunu bir müzakere süreci izledi. İran devlet medyasının Mücteba Hamaney'e atfettiği bir açıklamada, Hamaney'in "ilke olarak" temelde farklı bir pozisyon benimsediği ifade edildi. Ancak sonunda müzakerelere onay verdi.</p><p></p><p>Açıklamada, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı sıfatıyla "İran halkının haklarını ve direniş ekseninin çıkarlarını koruma ve bunun sorumluluğunu üstlenme güvencesi" vermesinin ardından Hamaney'in uzlaşıya onay verdiği belirtildi.</p><p></p><p>Pezeşkiyan'ın Mücteba Hamaney ile iyi ilişkilere sahip olduğu söyleniyor.</p><p></p><p><b>"Kendine güvenen Devrim Muhafızları"</b></p><p></p><p>Devrim Muhafızları'nın eski komutanlarından ve bugün Meclis Başkanı olan Muhammed Bakır Kalibaf ABD ile müzakere sürecinde önemli rol oynadı.</p><p></p><p>ABD ve İran 14 Haziran'da, daha kapsamlı bir anlaşmaya yönelik sonraki müzakerelere temel oluşturması öngörülen bir taslak olan Mutabakat Zaptı&nbsp; üzerinde uzlaşmış olsa da zemin oldukça kırılgan. Hürmüz Boğazı'ndaki gerginliklerin ardından ABD Başkanı Donald Trump geçen hafta "ateşkesin bittiğini ancak müzakerelerin süreceğini" açıkladı. Son birkaç günde karşılıklı saldırılar yaşandı.</p><p></p><p>İran dış ve güvenlik politikası uzmanı siyaset bilimci Hamidrıza Aziz, X platformunda, "İran, Mutabakat Zaptı'nın 5'inci maddesini şöyle yorumluyor: 'İran devleti düzenlemeleri yapacak' ifadesi (Hürmüz'ün) yeniden açılışı için gerekli düzenlemeleri yalnızca İran'ın yapabileceği anlamına geliyor" diye yazdı.</p><p></p><p>İran, Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolü en önemli stratejik müzakere pozisyonlarından biri olarak görüyor. Bu nedenle kendisinin onayı olmadan, örneğin Umman suları üzerinden ve ABD ya da uluslararası örgütlerin katılımıyla alternatif deniz taşımacılığı rotalarının oluşturulmasını engellemeye çalışıyor.</p><p></p><p>ABD ile çatışmanın tırmanmasında Devrim Muhafızları belirleyici bir rol oynuyor. Fransa'da yaşayan ve yeni siyasi ve toplumsal hareketler üzerine çalışan araştırmacı Mücteba Necefi'ye göre özellikle ABD, İsrail ve İran arasındaki savaş, Devrim Muhafızları'nın siyasi ve toplumsal bir güç olarak özgüvenini artırdı.</p><p></p><p>Necefi'ye göre kriz, 2015 nükleer anlaşmasını imzalayan eski Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin destekçileri gibi ılımlı güçlerin daha fazla nüfuz kazanmasına yol açmadı.</p><p></p><p>DW'ye konuşan Necefi, sözlerini şöyle sürdürüyor:</p><p></p><p>"Devrim Muhafızları içinde bir iç mücadele göreceğiz ve gelecekteki yönelim bu eksen etrafında şekillenecek. İktidarın sert çekirdeği, şu anda bu ağın dışındaki ılımlı siyasi güçlere daha büyük tavizler vermek için bir neden görmüyor."</p><p></p><p>İran İslam Cumhuriyeti içindeki sert güç çekirdeğinin Mücteba Hamaney'i izleyip onunla birlikte yeni bir yönelime girip girmeyeceği ya da bazı haberlere göre ağır yaralandığı belirtilen Mücteba Hamaney'in bizzat bu güç merkezlerinin aracına dönüşüp dönüşmeyeceği belirsizliğini koruyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Nijerya'da Lassa ateşinden 221 kişi öldü</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/nijeryada-lassa-atesinden-221-kisi-oldu-291/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/nijeryada-lassa-atesinden-221-kisi-oldu-291/</id>
<published><![CDATA[2026-07-12T06:18:05+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-12T06:18:05+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_018DA7-396CA4-CD9C14-6CE6E1-45E175-5F52E6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Nijerya Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezinden (NCDC) yapılan açıklamada, ülkenin 23 eyaletine bağlı 111 yerel yönetim bölgesinde Lassa ateşi salgınının yayılmayı sürdürdüğü belirtildi.</p><p></p><p>Ülkede bir haftada 31 kişide Lassa vakasının tespit edildiği aktarılan açıklamada, ocak ayından bu yana Lassa ateşi nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısının 221'e çıktığı kaydedildi.</p><p></p><p>Açıklamada, ülkede Lassa ateşine bağlı vaka ölüm oranının arttığı belirtilerek, geçen yılın aynı döneminde yüzde 18,7 olarak kaydedilen ölüm oranının bu yıl yüzde 24'e yükseldiği aktarıldı.</p><p></p><p>Hastalıktan en fazla 21-30 yaş grubundaki kişilerin etkilendiği ifade edilen açıklamada, vakaların yaş aralığının 1 ila 93 olduğu kaydedildi.</p><p></p><p>- Geçen yıl 190 kişi yaşamını yitirmişti</p><p></p><p>Lassa virüsü nedeniyle ülke genelinde 2025'te 190 kişi hayatını kaybetmişti.</p><p></p><p>Nijerya hükümeti, 23 Ocak 2019'da Lassa ateşi nedeniyle acil durum ilan etmişti.</p><p></p><p>Mali, Togo, Gana, Liberya ve Sierra Leone gibi birçok Afrika ülkesinde görülen Lassa ateşine, Nijerya'da ilk olarak 1969'da ülkenin kuzeydoğusundaki Borno eyaletinde rastlanmıştı.</p><p></p><p>Fare dışkısıyla temas sonucu bulaşan hastalık, insandan insana geçebiliyor ve ölümcül kanamalı ateşe yol açıyor.</p><p></p><p>Yetkililer, halkı fare ve diğer kemirgenlerle temas etmemeleri yönünde uyarıyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İran, ABD ile görüşme isteğinde bulunmadı"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/iran-abd-ile-gorusme-isteginde-bulunmadi-2160/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/iran-abd-ile-gorusme-isteginde-bulunmadi-2160/</id>
<published><![CDATA[2026-07-11T10:19:24+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-11T10:19:24+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B8C203-2C95D8-753025-B1F103-5B1991-349622.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran devlet televizyonuna konuşan Bekayi, Tahran yönetiminin ABD ile müzakere talebinde bulunduğuna yönelik iddialara cevap verdi.</p><p></p><p>Bekayi, İran'ın ABD ile müzakere talebinde bulunduğu yönündeki iddiaları reddederek, bu konuda herhangi bir talepte bulunmadıklarını söyledi.</p><p></p><p>ABD ile varılan mutabakat zaptı hükümlerinin ihlal edilmesine atıfta bulunan Bekayi, İran’ın politikasının hala “taahhüde karşılık taahhüt” ilkesine dayandığını ve Washington'un verdiği taahhütleri ihlal etmesinin İran tarafından misillemeyle karşılanacağını belirtti.</p><p></p><p>Bekayi, “ABD ile herhangi bir müzakere talebimiz olmadı, ancak her zamanki sorumlu yaklaşımımız gereği, bölgesel arabuluculardan birinin İran'a gelip son durumu görüşme talebini reddetmedik.” ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Ziyaretin bugün Meşhed kentinde gerçekleştiğini aktaran Bekayi, arabulucuya ilişkin de “Katar tarafına görüşlerimizi ilettik.” dedi.</p><p></p><p>Bekayi, ABD’nin mutabakat zaptını ihlal etmesinin “bir alışkanlık haline” geldiği değerlendirmesinde bulunarak şöyle konuştu:</p><p></p><p>“Çarşamba ve Perşembe günleri yaşanan olaylar, mutabakat zaptının birinci ve ikinci maddelerinin açık bir ihlaliydi. İran petrolünün satışının iptaliyle ilgili yaptıkları açıklama, mutabakat zaptının bir başka maddesinin de açık bir ihlaliydi. Son zamanlarda duyurulan yeni yaptırımların uygulanması haberi de mutabakat zaptının dokuzuncu maddesinin açık bir ihlalidir.”</p><p></p><p>ABD Başkanı Donald Trump, yaptığı açıklamada İran'ın kendilerine müzakere talebinde bulunduğunu söylemişti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İran'a ateşkesin sona erdiği iletildi"</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/irana-ateskesin-sona-erdigi-iletildi-2599/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/irana-ateskesin-sona-erdigi-iletildi-2599/</id>
<published><![CDATA[2026-07-11T09:05:43+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-11T09:05:43+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F73C96-3695F7-4D3E0C-F34A8B-99188F-9164F0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Trump açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p><p></p><p>İran, görüşmeleri sürdürmemizi istedi. Biz de bunu kabul ettik. Ancak ABD, kendilerine hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde ateşkesin sona erdiğini açıkça bildirdi.</p><p></p><p></p><p><b>İran’dan ‘gelecek haftaya’ yalanlama</b></p><p></p><p>Öte yandan İran'da müzakere heyetine yakın bir kaynak, ABD ile görüşmelerin gelecek hafta yapılacağı yönündeki haberleri yalanladı.</p><p></p><p>Yarı resmi Fars Haber Ajansı’na göre kaynak, Pakistan'ın başkenti İslamabad'daki görüşmeler için hazırlıkların tamamlandığına dair iddiaların ve teknik görüşmelerin gelecek hafta devam edeceği yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını aktardı.</p><p></p><p><b>Son 24 saatte yaşananlar</b></p><p></p><p>ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik saldırı tehdidinin ardından ABD ordusunun gece saatlerinde başlayan bombardımanında, İran'ın Hürmüz Boğazı yakınındaki bölgeleri hedef alındı.</p><p></p><p>Saldırılarda, ülkenin güneyinde bulunan Hürmüzgan eyaletine bağlı Sirik ve Bender Abbas kentleri ile Ebu Musa Adası, Sistan ve Beluçistan eyaletine bağlı Çabahar ve Kunarek kenti, Buşehr eyaletine bağlı Buşehr şehri hedef alındı.</p><p></p><p>Buşehr’in güneyinde bulunan bir askeri üs iki füze ile vurulurken, Çabahar kentindeki iki deniz trafiği kontrol kulesi saldırıların hedefi oldu. Buşehr Nükleer Santrali'nin ise saldırılarda zarar görmediği açıklandı. Ayrıca yine Çabahar’da bulunan İmam Ali Hastanesi'ne de şarapnel parçaları isabet etti.</p><p></p><p><b>İran'dan mesaj</b></p><p></p><p>ABD saldırıları karşısında İran lideri Ayetullah Mücteba Hamaney'in danışmanı Muhsin Rızai, ABD'nin ülkeye saldırılarına ilişkin, "Saldırgan düşman ve işbirlikçileri şiddetle cezalandırılacak" ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Öte yandan İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, ABD'nin İran'ın güneyine yönelik saldırıları hakkında, "ABD'liler, onlara ezici bir karşılık vereceğimizi bilmeli" dedi.</p><p></p><p>ABD'li bir savunma yetkilisi, İran'ın güneyinde ve Buşehr Nükleer Tesisi yakınlarında meydana gelen patlamaların ABD güçleri tarafından gerçekleştirilmediğini söyledi. Yetkili, bölgede arabuluculuk girişimlerinin sürdüğünü ve Washington'ın gerilimin daha fazla tırmanmasını istemediğini belirtti.</p><p></p><p><b>Katar öncülüğünde arabuluculuk</b></p><p></p><p>Diplomatik kaynaklara göre Katar başta olmak üzere Pakistan ve bazı bölge ülkeleri, ABD ile İran arasında temaslarını yoğunlaştırdı. Tarafların yeniden müzakere masasına dönmesi için telefon diplomasisi yürütülürken, teknik heyetler arasındaki görüşmeler de kesintiye uğramadan devam ediyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Estonya, Rusya sınırına askeri üs kuruyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/estonya-rusya-sinirina-askeri-us-kuruyor-2957/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/estonya-rusya-sinirina-askeri-us-kuruyor-2957/</id>
<published><![CDATA[2026-07-11T07:18:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-11T07:18:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A67A0D-547B7B-95CBF0-43E3F6-9F1C7B-FE76BF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Estonya Savunma Yatırımları Merkezi Proje Yöneticisi Ando Voogma, Rusya sınırında yer alan Narva kentine kurulacak ana askeri yerleşkenin inşasına yıl sonunda başlanacağını açıkladı. Projenin tek aşamada yürütüleceğini belirten Voogma, tesisin 2028 yazında tamamlanmasının öngörüldüğünü ve ilk etapta üsse 150 askerin konuşlandırılacağını söyledi.</p><p></p><p>Estonya Genelkurmayı'ndan yapılan bilgilendirmeye göre, Narva’daki yerleşkede 1. Piyade Tugayı’na bağlı bir birim görev alacak. Toplam kapasitesi bin kişi olarak planlanan tesiste sürekli olarak yaklaşık 200 askerin sabit görev yapacağı belirtildi.</p><p></p><p>Estonya'nın sınırdaki tahkimat faaliyetleri daha önce de gündeme gelmişti. Ülkenin önde gelen gazetelerinden Postimees haziran ayında, sınırın Pskov kesiminde iki ay içinde 10 kilometrelik tanksavar hendeği kazıldığını ve bazı yerlerin "ejderha dişleri" olarak adlandırılan beton bariyerlerle güçlendirildiğini yazmıştı.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sudan'da kolera salgını kötüleşiyor</title>
<link href="https://birlesikbasin.com/haber/sudanda-kolera-salgini-kotulesiyor-9913/" />
<id>https://birlesikbasin.com/haber/sudanda-kolera-salgini-kotulesiyor-9913/</id>
<published><![CDATA[2026-07-11T06:59:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-11T06:59:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_17B4B3-33BBA3-C18394-2E5335-1573EA-15EC84.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>DSÖ Sudan Temsilcisi Shible Sahbani, Cenevre'de düzenlediği basın toplantısında, kolera salgınının ülkenin özellikle Darfur ve Kordofan bölgelerindeki birçok eyaleti etkilediğini söyledi.</p><p></p><p>Sahbani, şu ana kadar 1330'dan fazla kolera vakası ile 114 ölümün doğrulandığını belirterek, Kuzey Kordofan'da çatışmalardan kaçan yüz binlerce kişi nedeniyle gerçek can kaybı sayısının daha yüksek olabileceğini ifade etti.</p><p></p><p>Ülkede yeniden yayılan kolera salgınının kötüleştiğini aktaran Sahbani, yağmur mevsiminin başlamasıyla vaka ve can kayıplarının artabileceği uyarısında bulundu.</p><p></p><p>Sahbani, hesaplamalara göre kolerada vaka ölüm oranının yüzde 13,7'ye ulaştığını, bu oranın "son derece yüksek" olduğunu ve yağmur mevsiminin başlamasıyla salgının daha da kötüleşmesinden endişe duyduklarını dile getirdi.</p><p></p><p>Kuzey Kordofan'ın Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasındaki çatışmaların merkez üssü olmaya devam ettiğini belirten Sahbani, bölgedeki sağlık hizmetlerinin ağır baskı altında olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Sahbani, özellikle Kuzey Kordofan'ın merkezi El Ubeyd kentine salgının yayılmasından endişe duyduklarını belirterek, sağlık tesislerinin kapasitesinin aşıldığını ve sağlık hizmetlerine erişimin son derece kısıtlı olduğunu ifade etti.</p><p></p><p>DSÖ'nün Ubeyd'de 25 binden fazla kişiye yetecek sağlık malzemesini önceden konuşlandırdığını aktaran Sahbani, bunun yeterli olmadığını vurgulayarak uluslararası ortaklara ve bağışçılara sağlık malzemeleri ile insani yardımların bölgeye ulaştırılması için destek çağrısında bulundu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
</feed>